Etiket: öğrenci

  • Elbistan’dan Londra’ya eğitimci serüveni-VİDEO

    Elbistan’dan Londra’ya eğitimci serüveni-VİDEO

    PİRHA- Dr. Derya Döndü Durmaz tesadüfler eseri geldiği Londra’da çocukları üniversite için eğitiyor, yol gösteriyor.

    Dr. Derya Döndü Durmaz, Londra’da açtığı özel okulda öğrencilere ders veriyor. Durmaz’ın İngiltere yerleşme macerası ise tesadüfler zincirinden oluşuyor.

    Elbistan’ın Demircilik köyünde doğan Durmaz, lise mezuniyetine kadar Elbistan’ta yaşamış. Üniversiteyi bitirdikten sonra ise tekrar Elbistan’a dönerek psikoloji öğretmeni olarak çalışmaya başlamış. Durmaz, okulu bir şikayet üzerine teftişe gelen bir müfettişin önerisi ile yüksek öğretim kurumunun yurtdışında master ve doktora yapmak için öğretim görevlilerine burs veren bir sınava girmiş. Bu sınavda başarılı olan Durmaz Londra’ya yerleşerek hem master, hem de doktorasını yapmış.

    Dokuz yıldan sonra Türkiye’ye döneceği zaman diliminde kızının bir sınavı kazanması ile beraber tekrar orada kalmaya karar veren Durmaz, Türkiye’ye dönmediği için yüklü bir tazminat da ödemek zorunda kalmış.

    Şimdiki işine de tesadüfen girdiğini dile getiren Durmaz devamını şöyle anlatıyor:

    “Doktora tezimde bazı bulgularım vardı. Küçük gruplarda öğrenimin daha etkili olduğu, çocuklarla hem psikolojik hem pedagojik eğitsel yönde de daha fazla ilgilenebileceğimi fark ettim. Önce kendi evimde gönüllü olarak bir grup çocuğa ders vermeye başladım. Daha sonra baktım gerçekten ciddi bir talep var. Bu işi part time bir iş haline getirdim. Bu arada doktoramı yapıyordum. Kızım beşinci sınıftaydı. Kazandığı okula ben hazırladım. Ona ders vermeye başladım. Onunla beraber iki çocuk daha katıldı. Ve ben bunların hepsine çok güzel okullar kazandırdım. Bu başarı aslında beni çok olumlu etkiledi. İnsanlar arasında tanındım. Öğrenci sayım benim kaldıramayacağım, kapasitemin kaldıramayacağı miktarda arttı. Biz artık bir kurum sahibi olmaya karar verdik. Bina satın aldık ve yeni binamıza taşındık. Kendi binamızda kurumsallaştık.”

    Elif TABAK/LONDRA

  • Dersim’de gözaltına alınan öğrencilerden 3’ü tutuklandı

    Dersim’de gözaltına alınan öğrencilerden 3’ü tutuklandı

    • PİRHA – Dersim’de anma etkinliğine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 19 öğrenciden 16’sı serbest bırakılırken 3 öğrenci ise tutuklandı.

    Dersim merkezde geçtiğimiz gün sabah saatlerinde çok sayıda ev ile Munzur Erkek Öğrenci Yurdu, Ehlibeyt Erkek Öğrenci Yurdu ve Kredi Yurtlar Kurumu Kız Öğrenci Yurdu’na polis tarafından eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 19 öğrenci gözaltına alınmıştı.
    Adliyeye sevk edilen 12 öğrenci ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.

    14 Aralık 2015’de Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarını protesto yürüyüşüne katılan ve polisler tarafından öldürülen 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Şerdıl Cengiz için yapılan anmaya katılarak “örgüt propagandası” yapmakla suçlanan öğrencilerden 7 kişi bugün adliyeye sevk edildi.
    Öğrencilerden 4’ü serbest bırakılırken Ş.B., C.F., ve M.E. ise tutuklandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevi öğrencilerden öğretim üyesine tepki: Aleviliği kirletmeyin-VİDEO

    Alevi öğrencilerden öğretim üyesine tepki: Aleviliği kirletmeyin-VİDEO

    PİRHA- Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Alevilik ile ilgili düzenlenen panelde, Maraş Katliamı’na ilişkin Prof. Dr. İbrahim Gül’ün ‘Ayrılıkları kaşıdıkça kanar” sözüne öğrenciler tepki gösterdi.

    Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hacı Bektaş Veli Araştırmaları Topluluğu, “Sorularla Alevilik” adı altında bir panel düzenledi.

    OMÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Gül panelist olarak katılırken Mehmet Şahin bağlama eşliğinde “Alevi Bektaşi Nefesleri” söyledi.

    “ALEVİLİĞİ HAKKI İLE ANLATAMIYORSANIZ ANLATMAYIN”

    Öğrenciler Maraş Katliamı’nın 40. yıl dönümüne ilişkin ne düşünüyorsunuz sorusuna ilişkin panelist Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Gül “Ayrılıkları kaşıdıkça kanar” şeklinde cevap verdi. Öğrenciler, “Aleviliği hakkı ile anlatamıyorsanız burada anlatmayın çünkü Alevilik önderleri ve yolu gereği çok fazla bedel ödemiş bir yoldur” diyerek tepki gösterdi.

    ÖĞRENCİLER SALONU TERK ETTİ

    Öğrenciler, “Alevilik Cumhuriyet döneminde bile katliamlara maruz kalmış hesabı sorulmamıştır. Bugün Maraş Katliamı valilik tarafından engellenmiştir. Bu noktada biz Aleviler bu katliamları unutmayacağız ve unutturmayacağız. Eğer bugün burada Aleviliğe yönelik sorulan sorulara cevap veremiyorsanız Aleviliği kirletmemek ve yanlış anlatmamak gerektiğini düşünüyoruz” diyerek salonu terk ettiler.

    PİRHA/SAMSUN

  • Dersim’de gözaltına alınan 6 öğrenci daha serbest bırakıldı

    Dersim’de gözaltına alınan 6 öğrenci daha serbest bırakıldı

    PİRHA – Dersim’de anma etkinliğine katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 16 öğrenciden 12’si serbest bırakıldı.  

    Dersim merkezde önceki sabah saatlerinde çok sayıda ev ile Munzur Erkek Öğrenci Yurdu, Ehlibeyt Erkek Öğrenci Yurdu ve Kredi Yurtlar Kurumu Kız Öğrenci Yurdu’na polis tarafından eş zamanlı baskınlar düzenlenerek 16 öğrenci gözaltına alınmıştı.
    Adliyeye dün sevk edilen 8 öğrenci ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştı.
    14 Aralık 2015’de Diyarbakır’ın Sur ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasaklarını protesto yürüyüşüne katılan ve polisler tarafından öldürülen 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Şerdıl Cengiz için yapılan anmaya katılarak “örgüt propagandası” yapmakla suçlanan öğrencilerden S.P.,  B.D., B.D., L.P. ise bugün Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi. 4 öğrenci, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    Emniyette tutulan 4 öğrencinin de yarın adliyeye sevk edileceği bildirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Kenanoğlu, liselilerin taciz isyanını Meclis gündemine taşıdı

    Kenanoğlu, liselilerin taciz isyanını Meclis gündemine taşıdı

    PİRHA – HDP’li Kenanoğlu İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde yaşanan taciz skandalını ve taciz isyanı sonrası 15 öğrenciye 5 gün süreyle okuldan uzaklaştırma cezası verilmesini TBMM gündemine taşıdı. 

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde yaşanan taciz skandalını Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi.

    Kenanoğlu, önergede, İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde bulunan Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi’nde 2016 yılında bir öğrencinin coğrafya öğretmeninin kendisini sürekli taciz etmesi üzerine okul yönetimine, ilçe milli eğitim müdürlüğüne ve il milli eğitim müdürlüğüne konuyla ilgili şikayette bulunduğunu belirtti. Kenanoğlu önergede, öğrencinin coğrafya öğretmeni hakkında yaptığı şikayet başvurularının, okula gelen müfettişler tarafından öğretmene verilen uyarı cezası ile geçiştirildiğini kaydetti.

    HDP’li Kenanoğlu, geçen hafta protesto gösterisine katılan 15 öğrenciye 5’e günlük okuldan uzaklaştırma cezası verildiğini hatırlatarak, öğrencilerin cezalandırılmasını son derece hatalı bulduğunu ifade etti. Ali Kenanoğlu, bu kararın taciz mağduru başka öğrencilerin maruz kaldıkları tacizi teşhir etme noktasında engelleyici bir emsal teşkil edeceğini söyledi.

    Ali Kenanoğlu, bu bağlamda Milli Eğitim Müdürü İsmet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti;

    • Tacizci öğretmen hakkında 2016 yılında yapılan şikayetleri savcılığa bildirmeyerek benzer vakaların tekrar yaşanmasının önünü açan okul müdürü hangi gerekçelerle hala görevine devam etmektedir?
    • 2016 yılında inceleme yapmak üzere okula gelen müfettişler, taciz hakkında yeterli delillerin kendilerine sunulmuş olmasına rağmen tacizci öğretmenin görevine son vermek yerine ne sebeple göreve devam etmesi yönünde bir karar vermişlerdir?Yeni tacizlerin yolunu açan bu kararın altına imza atan müfettişler görevlerine devam etmektedirler mi?
    • Tacizi protesto eden Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi öğrencileri hakkında verilen okuldan uzaklaştırma kararının neticesinde, taciz mağduru öğrencilerin maruz kaldıkları tacizi teşhir etmelerini engelleyeceği ön görülememekte midir?
    • Türkiye’nin gündemine oturan bu konuyla ilgili bizzat milli eğitim bakanının talimatıyla başlatılan soruşturmanın akıbeti kamuoyuyla ne zaman paylaşılacaktır?

     PİRHA / İSTANBUL

  • Kangal Türküsü Halk Konserinin 8’ncisi gerçekleşti-VİDEO

    Kangal Türküsü Halk Konserinin 8’ncisi gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA – Kangal Dernekleri Federasyonu Kangallı öğrencilere burs vermek için İstanbul Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde ‘Eğitime Destek İçin Bir Olalım’ şiarı ile Kangal Türküsü Halk Konseri etkinliğinin 8’ncisini düzenledi.

    Her yıl yaklaşık yüz öğrenciye burs vermek için Kangal Dernekler Federasyonu İstanbul Cemil Candaş Kültür Merkezinde  ‘Eğitime Destek İçin Bir Olalım’ şiarı ile  ‘Kangal Türküsü Halk Konseri’ etkinliğinin 8.’ncisi düzenledi.

    ‘Kangal Türküsü Halk Konseri’ etkinliğine HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, HDP 25.  Dönem Milletvekili Çilem Küçükkeleş, Alevi kurumları ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Bu yıl sekizincisi düzenlenen Kangal Halk Türküsü Konseri etkinliğine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuşan Kangal Federasyonu Başkanı Hasan Aslan, “Biz Kangal Dernekler Federasyonu olarak her yıl bu etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. Amacımız buradan elde edeceğimiz gelirle özellikle üniversite okuyan Kangallı kız öğrencilere burs imkanı sağlamaktır” dedi.

    Aslında bu devletin görevi ama ülkemizde maalesef parasız eğitim koşulları ve yurt olanakları sağlanmıyor” diyen Aslan, “Biz ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak adına bu etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Ortalama her yıl yüz öğrenciye burs vermeyi hedefliyoruz. Ancak bu yıl ekonomik kriz bizleri de etkiledi. Bu yıl ‘Kangal Türküsü Halk Konserinin’ etkinliğinin 8’ncisini düzenledik” diye konuştu.

    Kangal Türküsü Halk Konseri etkiliğinde sanatçı Abdal Haluk Tolga İlhan, Özge Çam ve Cem Doğan sahne aldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Ulusoy, 100 öğrenciye burs sağlanacağını açıkladı

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Ulusoy, 100 öğrenciye burs sağlanacağını açıkladı

    PİRHA- Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Veliyettin Hürrem Ulusoy, maddi imkanı kısıtlı öğrencilere verecekleri burs konusunda bir fon hesabı oluşturduklarını duyurdu. Yazılı açıklama yapan Ulusoy, 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılında; Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans olmak üzere toplam 100 öğrenciye 5 Kasım 2018’de başlamak üzere 10 ay süre ile düzenli bir şekilde burs desteği sağlanacağını kaydetti. 

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Veliyettin Hürrem Ulusoy, vakfın maddi imkanı kısıtlı öğrencilere vereceği burs fonu konusunda yazılı bir açıklama yaptı.

    Ulusoy, Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı olarak, amaçlarının başta ocaklar ve Alevi Bektaşi örgütlülüğü/STK’ları ile el ele verip, Alevi Bektaşi toplumunun problemlerinin çözümünde bir olmak, beraber olmak ve Yolu asli esaslarına göre sürdürmek olduğunu belirtti.

    Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin ışığına yakışır nitelikte tarihi görevlerini yüklenecek biçimde bir dergâh binası yapmak istediklerini ifade eden Ulusoy,”Doğa ve çevre sorunlarına karşı duyarlılığı artırmak ve sorunların çözümü için katkı sunmak, Hakk’a Yürüme Erkânı öncelikli olmak üzere, diğer tüm erkânlarımızı Yolumuz’un temel ilke ve esaslarına uygun halde yürütülmesine çalışmaktır” dedi.

    BURS FONU HESABI OLUŞTURULDU

    Ulusoy, devam etmekte olan bu çalışmaların yanı sıra maddi imkanları kısıtlı öğrencilere verecekleri burs konusunda bir fon hesabı oluşturduklarını belirterek şu bilgileri verdi:

    “Hünkâr Hacı Bektaş Veli Vakfı olarak; üniversitelerde ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyinde öğrenim gören başarılı ve maddi imkânları yetersiz öğrencilere burs desteği sağlamak için bir fon hesabı oluşturduk. Oluşturulan bu fondan;
    -2015-2016 Eğitim Öğretim Yılında; Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans olmak üzere toplam 24 öğrenciye,
    -2016-2017 Eğitim Öğretim Yılında; Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans olmak üzere toplam 56 öğrenciye,
    -2017-2018 Eğitim Öğretim Yılında; Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans olmak üzere toplam 77 öğrenciye,
    destek sağlanmıştır.
    2018-2019 Eğitim Öğretim Yılında; Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans olmak üzere toplam 100 öğrenciye 5 Kasım 2018’de başlamak üzere 10 ay süre ile düzenli bir şekilde burs desteği sağlayacağız.”

    YOLA GÖNÜL VERMİŞ CANLARIN MADDİ VE MANEVİ DESTEĞİ

    Hünkar Hacı Bektaş Veli Vakfı Başkanı Veliyettin Hürrem Ulusoy, Alevi Yolu’na gönül vermiş canların maddi ve manevi desteğiyle bu hizmetleri yapacağına inancı olduğunu vurgulayarak, “Bu kapsamda yapmış olduğunuz/olacağınız bağış ve katkılarınız ve duyarlılığınız için çok teşekkür eder; sağlık, mutluluk ve çalışmalarınızda başarılar dilerim” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Matematik kitabının ilk 16 sayfası din dersi konularını içeriyor-VİDEO

    Matematik kitabının ilk 16 sayfası din dersi konularını içeriyor-VİDEO

    PİRHA- Kağıthane Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda öğrencilere matematik kitabı diye dağıtılan ders kitabın ilk 16 sayfasının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi konularını içerdiği görüldü. Bu durumun yanlış baskıyla ortaya çıktığının anlaşıldığı belirtildi. 

    İstanbul’da Kağıthane Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda öğrencilere matematik kitabı diye dağıtılan kitabın ilk 16 sayfasının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi konularını içerdiği görülüyor.

    Kapağında, Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Matematik-8 ders kitabı yazan kitabın kapağını açınca Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi yazıyor. Kitabın 16 sayfası, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi konularını içeriyor, sonraki sayfalar ise matematik bilgileriyle devam ediyor. Bu durum, öğrencilerde ve velilerde şaşkınlık yarattı.

    “KİTAPLAR ÖZENSİZ BASILIYOR”

    PİRHA‘ya bu durumu değerlendiren Eğitim-Sen İstanbul 3 No’lu Şube yönetiminden Ayşe Panuş, okullarda kitapların hala tam olarak dağıtılmadığını, gelen kitapların da özensiz basıldığını söyledi.

    Ayrıca okullarda sorunların iyice büyüdüğünü belirten Panuş, ilk ve ortaokulların ayrıştırılma kararı alındığını ancak hala ayrılmadığını, ayrılan okullara da hala müdür ve müdür yardımcıları atanmadığını kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • ‘Eğitim aracılığı ile yeni rejim inşa ediliyor’-VİDEO

    ‘Eğitim aracılığı ile yeni rejim inşa ediliyor’-VİDEO

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karma eğitimin kaldırılmasına tepki gösteren Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan, “Son dönem karma eğitimle ilgili olan tartışma özellikle eğitim yaşantısında meydana gelen dönüşüm ve değişimle beraber değerlendirildiğinde esasında daha bütünlüklü bir tartışmanın şu an sadece görünür yüzü karşımıza çıkıyor. Eğitim siyasi iktidarın inşa etmeye çalıştığı yeni rejimin kurucu bir unsuru, kurucu bir öğesidir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB),  Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği’nde gerçekleştirdiği değişiklik tartışma yarattı. Düzenlemeyle önceki yönetmelikte yer alan “Çok programlı Anadolu lisesi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve mesleki eğitim merkezinde karma eğitim yapılır” maddesi yürürlükten kaldırıldı.

    Eğitim Sen Genel Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Özgür Bozdoğan karma eğiminin okullarda kaldırılmasına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Esasında karma eğitim daha öncede Türkiye’de eğitim yaşantısı içinde kimi çevreler tarafından tartışılmaya çalışılmış, tartışılması denenmiş ama ortaya konan argümanların bilimle herhangi bir şekilde alakası olmadığı için geçerli ve tutarlı olmadığı için ciddiye alınmış bir tartışma değildir” diyen Bozdoğan, “Son dönemdeki karma eğitimle ilgili olan tartışma özellikle eğitim yaşantısında meydana gelen dönüşüm ve değişimle beraber değerlendirildiğinde esasında daha bütünlüklü bir tartışmanın  şu an sadece görünür yüzü karşımıza çıkıyor. Eğitim siyasi iktidarın inşa etmeye çalıştığı yeni rejimin kurucu bir unsuru, kurucu bir öğesidir” dedi.

    “EĞİTİM ARACILIĞI İLE YENİ REJİM İNŞAA EDİLİYOR”

    Eğitim aracılığı ile yeni bir rejimin inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Bozdoğan, “Özellikle karma eğitimi kaldırarak Anadolu liselerinde akademik eğitim veren kurumların kontenjanlarının baskı altına alınması, sınırlandırılması, daha çok öğrencilerin mesleki teknik okullarından imam hatip okullarına yönlendirilmesi, bununla beraber  öğrencilerin ilgi tercih ve yeteneklerine göre bir okullaşma politikası değil de; İktidarın beklentilerine göre oluşturulmuş olan okullaşma politikasının uygulanmaya çalışılması karma eğitim tartışmalarıyla beraber düşünüldüğünde çok daha anlamlı bir hale geliyor” ifadelerini kullandı.

    Karma eğitim olmazsa ne olur, karma eğitim olmazsa öğrencilerin burada görecek zararlar nedir? sorularının sorulması gerektiğini ifade eden Bozdoğan, “Esasında biz okul yaşantısını, eğitim yaşantısını toplumsal yaşam ile kamusal yaşam ilişkilerinin yeniden üretildiği, öğrencinin bireyin sosyal, bireysel, bilimsel becerilerini geliştirdiği ve gelecek yaşama hazırlandığı ortak yaşamlar olarak düşünürüz” dedi.

    “KIZ ÖĞRENCİLER EVE HAPSEDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Oluşan tablonun kendisi şu an yaşamın kendisinde var olan gerçekliği değil, iktidar tarafından istenilen bir gerçekliğin yansıması olacağını belirten şöyle devam etti:

    ” Okulu bir bütün olarak düşündüğümüzde okul yaşantısını kız ve erkek öğrenciler olarak ayırdığınızda oradaki bütünlüğü yaşama aykırı bir şekilde ayırmış ve doğal olmayanı doğalmış gibi eğitim yaşantısının içine sokacaksınız. Daha önemlisi kız öğrencisinin okuldaki var oluşunu  doğasına aykırı bir şekilde toplumsal yaşamdan kopararak  eril bir toplumda, eve hapis edilmeye çalışılan üzerinde kontrol kurulmaya çalışılan bir birey olarak kadının çok daha olumsuz bir yaşantıyı kabul etmesi olacak.”

    “EĞİTİM ALANI MÜCADELE ALANI OLACAKTIR”

    Bir hegemonyayı tesis etme meselesi ve bu hegemonya tesis edilirken karma eğitimin bu şekilde tartışılması ve uygulanmaya çalışılması da bu hegemonyayı oluşturmanın bir aracı olarak görüldüğünü dile getiren Bozdoğan, “Biz eğitim ve bilim emekçiler sendikası Eğitim-Sen olarak kurulduğumuzdan bu yana tüm öğrencilerimizin, tüm yurttaşlarımızın, eşit, parasız, kamusal, ana dilinde laik bilimsel bir eğitim alması için her zaman savunucusu olduk. Bundan sonrada savunmaya devam edeceğiz” diye konuşan Bozdoğan sözlerini şöyle tamamladı:

    “Özellikle karma eğitim tartışmalarıyla  orta eğitime geçiş sisteminin yarattığı olumsuzluklarla, ulaşılabilir, erişilebilir okulları inşa etmek yerine, taşımalı eğitim yoluyla köy okullarının kapatılarak çocukların bir biçimi ile yurtlara, pansiyonlara mahkûm edildiği, ailelerinden koparıldığı ve eğitim almalarının önündeki zorlukların her geçen gün arttığı bir ortamda önümüzdeki dönem bizler açısından da bu alanların tamamı birer mücadele alanı olacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Aladağ yangını sonrası çifte terfi

    Aladağ yangını sonrası çifte terfi

    Aladağ yangınının ardından aileleri azarlayan Akpınar Ankara İl Milli Eğitim Müdürü oldu. Yargılanan Aktaş ise okul müdürü yapıldı.

    Aladağ’daki tarikat yurdunda 11’i çoçuk 12 kişinin ölümüne sebep olan yangın çifte terfi getirdi. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne görevden alınan Vefa Bardakçı’nın yerine, Adana Aladağ’daki yurt yangınında 11’i çok 12 çocuğun yaşamını yitirdiği dönemde Adana İl Milli Eğitim Müdürü olan Turan Akpınar getirildi.

    Öte yandan aynı dönemde Aladağ İlçe Milli Eğitim Müdürü olan ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca görevinden alınıp sosyal bilgiler öğretmenliğine getirilen Mehmet Aktaş okul müdürlüğüyle ödüllendirildi.

    Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişlerinin hazırladığı raporda, yurtta yangın söndürme tatbikatının yapılmadığı gibi tespitlere karşın müdürlüğün, eksikliklerin giderilip giderilmediğinin takibini yapmadığını ve ardından yangın faciasının gerçekleştiğini söyleyen eğitimciler Bardakçı’nın Ankara Milli Eğitim Müdürü olarak “mükafatlandırılmasına” tepki gösterdi.

    YANGININ ÜSTÜNÜ ÖRTMEKLE SUÇLANIYORDU

    Aladağ’daki facianın üstünü örtmekle suçlanan Akpınar’ın, yangında çocuklarını kaybeden aileleri azarladığı iddia edildi. Akpınar’ın çocuklarının zorla tarikat yurduna yönlendirildiğini anlatan acılı ailelere, “Çocuklarınızı isteyerek bu yurda verdiniz, sizin söylediklerinize inanmıyorum, ne derseniz deyin inanmam” dediği ileri sürüldü. Olayın ardından Akpınar hakkında herhangi bir soruşturma açılmazken Akpınar, terfi ettirildi. Önce Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar yardımcısı yapılan Akpınar, Müsteşarlık makamının kaldırılmasıyla Milli Eğitim Müşavirliği görevine getirildi. Akpınar’ın yeni görevi ise “Ankara Milli Eğitim Müdürü” oldu.

    İsimler eski

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında dönüşüm amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalarda Ankara Milli Eğitim Müdürü Vefa Bardakçı geçen hafta görevden alındı. Bakanlık’tan edinilen bilgiye göre, Bardakçı’nın görevinden alınmasında liselere geçişte sınavla öğrenci alacak okulların belirlenmesi sürecindeki plansızlık rol oynadı. Bardakçı’nın yerine göreve, Aladağ’daki yurt yangını sırasında Adana Milli Eğitim Müdürü olan Turan Akpınar getirilmesi şaibeli isimlerle yola devam edileceğini gösterdi.

    (BirGün)

  • Harçları protesto ettiği için parmağı kırılan üniversiteliye tazminat ödenecek

    Harçları protesto ettiği için parmağı kırılan üniversiteliye tazminat ödenecek

    Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde üniversite harçlarını protesto ederken jandarmanın saldırıyla parmağı kırılan üniversiteliye tazminat ödenecek.

    1 Eylül 2006’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde öğrenciler üniversite harçlarını protesto etmek için rektörlük önünde bir araya gelmişti. Özel güvenlik biriminin rektörlük önüne çağırdığı jandarma amiri “Kırın şunların kafasını” diyerek komut vermiş, jandarmanın saldırısı sırasında Elif Aydın Dost isimli üniversitelinin parmağı kırılmıştı. Dost’un açmış olduğu davada emri veren jandarma amirine 11 ay 20 gün hapis cezası verilmiş, daha öncesinde sicilinin temiz olması gerekçe gösterilerek infazı ertelenmişti.

    Sendika.org’un haberine göre; kararı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyan Dost’un dosyasını inceleyen AYM, cezanın cezasızlık niteliğinde olduğunu ve “kamu görevlilerine hoşgörü ile yaklaşıldığı izlenimi” verebileceğini belirtirken Dost’un parmağının kırılmasına neden olan saldırıyı “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele” olarak tanımladı.

    AYM, saldırının insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi ve usul boyutlarının ihlal edildiğini kaydederek davanın, daha önce görüldüğü Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri gönderilmesine, Dost’a 20 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi. (HABER MERKEZİ)

  • Türkiye’de tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı 70 bine dayandı

    Türkiye’de tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı 70 bine dayandı

    Tarihinin en yüksek mahkûm öğrenci sayısına ulaşan Türkiye’de tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı 70 bine dayandı.

    Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı çarpıcı boyutlara ulaştı. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre, Ceza İnfaz Kurumları’ndaki hükümlü ve tutuklu öğrenci sayısı 70 bine dayandı. Hükümlü ve tutuklu öğrencilerin 36 bin 33’ünü lise ve dengi okullar ile önlisans ve lisans programlarına kayıtlı öğrenciler oluştururken açıköğretim programlarına kayıtlı tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı ise 33 bin 268 oldu.

    699 İLÇENİN NÜFUSUNDAN FAZLA

    Cezaevlerinde 2013 yılı itibarıyla 2 bin 776 olan tutuklu ve hükümlü öğrenci sayısı dört yılda 25 kat artarak 69 bin 301’e yükseldi. Tutuksuz yargılanan ve yargılaması devam eden öğrencilerle birlikte 100 binin üzerine çıktığı tahmin edilen cezaevindeki öğrencilerin sayısı Türkiye’deki 699 ilçenin nüfusunu geride bıraktı. Adalet Bakanlığı, kayıt dondurarak eğitim öğretim hakkı kısıtlanan öğrencilere ilişkin verileri “Kayıtlarımızda yok” gerekçesiyle paylaşmadı. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bugüne 4 kat artarak 230 bin 735’e ulaşan cezaevlerindeki mahkum sayısının üçte birini öğrenciler oluşturdu.

    DEVAMSIZLIK NEDENİYLE BİR ÇOK DERSİ GEÇEMEDİLER

    Hapishanelerdeki öğrencilerin karşılaştığı sorunların başında, yeni eğitim ve öğretim yılında kayıtlarını yenileyememeleri geldi. Binlerce tutuklu ve hükümlü öğrenci, maddi imkansızlık nedeniyle eğitim masraflarını karşılayamadığı için eğitimlerine devam edemedi. Devam zorunluluğu olan derslere mahkum oldukları için devam edemeyen öğrenciler, devamsızlık nedeniyle birçok dersi geçemedi.

    Her üç mahkûmdan birinin öğrenci olduğuna dikkati çeken CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, “Türkiye tarihinin en yüksek mahkum öğrenci sayısına AKP iktidarı döneminde ulaşıldı” diye konuştu. İlgezdi, cezaevlerindeki kötü muameleden, zor koşullarda eğitimlerine devam eden mahkum öğrencilerin de payını aldığını ifade etti.

    (MUSTAFA MERT BİLDİRCİN/BİRGÜN)

  • Elazığ’da Milli Eğitim ve İl Müftülüğü öğrencileri camilere taşıyor

    Elazığ’da Milli Eğitim ve İl Müftülüğü öğrencileri camilere taşıyor

    Elazığ’da ‘Okul Cami Buluşması’ projesi adı altında ortaokul ve lise öğrencileri camilere götürülüyor.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile İl Müftülüğü ortaklığında yapılan organizasyonlarda reşit olmayan öğrenciler de bulunmaya zorlanıyor.

    Haftanın belirli günlerinde camilere götürülen öğrenciler dün ise Mescidi Rahman Camisi’ne götürüldü.

    ‘Okul Cami Buluşması’ projesinin sadece dini konularla ilgili olmadığını belirten İl Müftüsü Yusuf Sarıkaya, “Sosyal alanda da hedef, sağlıklı gençlik yetiştirmektir. Diğer bir taraftan imam hatip okullarımız var. Buraları camilerimizi kullansın istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    2016-2017 eğitim öğretim yılında başlatılan ‘Okul Cami Buluşması’ projesi 2017-2018 öğretim yılının sonuna kadar devam edecek.

    (Kaynak-SiyasiHaber)

  • Öğrenciler intihara teşvik ediliyor: Bir an önce ahirete kavuşmalı

    Öğrenciler intihara teşvik ediliyor: Bir an önce ahirete kavuşmalı

    Eğitim-Sen Muğla Şubesi Muğla’daki ortaokullarda vakıf ve cemaatlerin ders saatleri içinde gerici sunum yapmasına yönelik basın toplantısı düzenledi.

    Eğitim-Sen Muğla Şubesi, Muğla’daki ortaokullarda yapılan gerici, cinsiyetçi ve bilim dışı yapılan eğitimleri bugün bir basın toplantısı gerçekleştirdi.

    Muğla’da ortaokullarda gerçekleşen ve değerler eğitimi adı altında verilen gerici sunuma değinilen açıklamada Eğitim-Sen Şube Başkanı Nuran Aldan, “Toprağın altı bu dünya, toprağın üstü ise öldükten sonraki yaşam olarak tariflenmektedir. Özellikle  erinlik ve orta ergenlik dönemindeki çocuklar soyut ve dinsel bilginin iradi özümsemesini gerçekleştirecek yetilerle tam olarak donanmış değildir. Çocuk bu bilgileri ancak ezbere sorgulamadan hatta korku veya kaygı ile kazanabilmektedir. Sevap, günah, kıyamet, ahiret, melek, şeytan gibi tam olarak anlamlandıramayacağı kavramlarla karşı karşıya kalan çocuk psikolojik veya davranışsal birtakım sorunları yaşayabilecektir. Defter notunda görülen anlatımlar 10-12 yaşındaki çocuklara; dünyada süre giden yaşamı değersizleştirip bir an önce asıl yaşama (ahirete) kavuşmaya teşvik anlamı taşımaz mı?” ifadeleri kullanıldı.

     

    Aldan açıklamasında “2017 yılında gerici, cinsiyetçi, bilim dışı modelin eğitim sistemine yerleştirilmesiyle Eğitim’de Acil Durum Sirenlerinin çaldığı bir yıl olarak geçtiği, 2018’in Laik, Bilimsel, Demokratik bir eğitimi ve ülkeyi kazanma yılı olmasını dilerim” dedi.

    Çocuklara yapılan sunumun defter notu.

     

  • 150 bin öğrencinin dersliği ve öğretmeni yok; dört sınıf birarada

    150 bin öğrencinin dersliği ve öğretmeni yok; dört sınıf birarada

    150 bin öğrenci, derslik yetersizliği nedeniyle iki, üç, hatta dört sınıf bir arada eğitim görüyor.

    2019’da tam gün eğitime geçileceğini söyleyen Milli Eğitim Bakanlığı’nın binlerce okulunda derslik yetersizliği nedeniyle farklı sınıf düzeyindeki çocukların birlikte okumak zorunda kaldığı ortaya çıktı.

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, Türkiye genelinde yaklaşık 150 bin öğrenci iki, üç, hatta dört sınıf bir arada eğitimlerine devam etmeye çalışıyor. Bakanlığın verilerine göre 6 binin üzerinde öğretmen de birden fazla sınıf düzeyine aynı anda eğitim vermeye uğraşıyor.

    MEB’in CHP Bartın Milletvekili Muhammet Rıza Yalçınkaya’nın soru önergesine verdiği yanıt, Başbakan Yıldırım ve Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın tam gün eğitim projesinin hayale yakın olduğunu gösterdi.

    MEB Strateji Geliştirme Başkanlığı, 150 bine yakın öğrencinin hâlâ birleştirilmiş sınıflarda eğitim almak zorunda olduğunu açıkladı.

    Dönem başında bazı okullarda velilerin “Verilen eğitimden nasıl kalite beklersiniz? Çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz” diyerek tepki gösterdiği birleştirilmiş sınıflarda, bakanlığın verilerine göre 2016-2017 öğretim döneminde Türkiye genelinde iki sınıf bir arada okuyan öğrenci sayısı 98 bin 732 olarak yer aldı. Üç sınıf bir arada okuyan öğrenci sayısı 4 bin 423, dört sınıf bir arada okumak zorunda kalan öğrenci sayısı ise 31 bin 165 olarak açıklandı.

    İKİ SINIF BİRARADA OKUTAN ÖĞRETMEN SAYISI 4 BİN 423

    MEB’in yanıtında, iki sınıf bir arada okutan öğretmen sayısı 4 bin 423 olarak yer aldı. Üç sınıfı birden okutan öğretmen sayısı 449, dört sınıfta aynı anda öğretime devam etmeye çalışan öğretmen sayısının da 1731 olduğu belirtildi.

    Bakanlık, CHP’li Yalçınkaya’nın birleştirilmiş sınıflara ilişkin çözümler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin sorularına ise yanıt vermedi. (HABER MERKEZİ)

  • Kredi ve Yurtlar Kurumu bütçesinden dini vakıfların yurtlarına yardım yapılacak

    Kredi ve Yurtlar Kurumu bütçesinden dini vakıfların yurtlarına yardım yapılacak

    PİRHA – Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun yeni yönetmeliğiyle Ensar, TÜRGEV, TÜGVA ve İlim Yayma gibi dini vakıfların yurtlarına “yemek yardımı” adı altında öğrenci başına bütçe aktarılacak. Öncelik devlet yurtlarının olmadığı bölgelere verilecek. Öğrencilerin sosyal medya paylaşımlarına dikkat edilecek. Dini eğitim verilip 15 Temmuz ruhu gençlerde kalıcı hale getirilecek.

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı Kredi ve Yurtlar Kurumu, Bakanlar Kurulu tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıf ve kamu yararına çalışan derneklere ait yükseköğretim yurtlarına “beslenme ve barınma” yardımına ilişkin yönetmelik yayımladı. Bu kapsamda hükümetten dini vakıflara yeni bir bütçe kapısı yaratılmış oldu. Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun (KYK) yeni yönetmeliğiyle artık Ensar, TÜRGEV, TÜGVA ve İlim Yayma gibi dini vakıflara öğrenci başına bütçe aktarabilecek. Yönetmelikte ayrıca “devlet büyüklerine hakaret eden öğrenciler yararlanamaz” maddesi de yer aldı.

    YARDIM İÇİN TEK KRİTER KAMU YARARI OLMAYACAK

    Bakanlığın yeni yönetmeliği ile beslenme ve barınma yardımı almak isteyen vakıf ve dernekler, derneğin kamu yararına çalıştığına ve yardımdan faydalanmak istediklerine yönelik dilekçe ile yapacakları başvurunun ardından bu yardımdan yararlanabilecek. Yardımlar öğrenci adına vakıf veya derneklere KYK bütçesinden ödenecek. Ancak yardım için tek kriter kamu yararı olmayacak. Başvurunun ardından yapılacak değerlendirme kapsamında KHK yurtlarının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde yurtları bulunan vakıf ve derneklere öncelik verilecek. Bu da devletin yurt açmak yerine tarikatlara bıraktığı küçük il ve ilçelerdeki dini vakıfların ‘öncelikli’ beslenmesine neden olacak. Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer unsur ise “yardımdan yararlanamayacak öğrenciler’e ilişkin şartların açıklandığı bölümde yer aldı.

    “SOSYAL MEDYADA HAKERETTE BULUNAN ÖĞRENCİ YARDIM ALMAYACAK”

    Bakanlık, “Devlet büyüklerine karşı basın, sosyal veya görsel medyada hakarette bulunan ya da bu nedenle Cumhuriyet Savcılığınca haklarında kamu davası açılan” öğrencilere yardım yapmama kararı aldı. Ayrıca KYK veya diğer resmi kuruluşların yurtlarından süresiz çıkarma cezası veya öğretim kurumlarından altı aydan fazla uzaklaştırma cezası alan öğrenciler de yardım alamayacak.

    “15 TEMMUZ RUHUNU GENÇLERDE KALICI HALE GETİRİLMESİ”

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2018 bütçesine ilişkin TBMM Plan Bütçe Komisyonu’daki sunumda bakanlığın gençlere yönelik dini etkinlikleri damgasını vurdu. Bakanlığın 216 sayfalık sunumunda, Dini İlimler Akademisi kapsamında öğrencilere “Temel dini bilgiler, Kuranı Kerim Meali, Hz. Muhammed’in Hayatı, Peygamberler Tarihi” eğitimleri; Değerler Atölyesi’nde de “İslam ve Ahlak Düşüncesi, Türk İslam Bilginleri, Anadolu’nun Manevi Kandilleri” eğitimleri verildiği açıklandı.

    “Memleketim Merhaba” programında 15 Temmuz ruhunun gençlerde kalıcı hale getirilmesi, “Bunu Konuşalım” programı kapsamında da “Osmanlı’dan günümüze kadar farklı odaklar tarafından zihinler üzerinde oynanan oyunlar, darbe girişimleri ve ayaklanmalar” hakkında gençlerin bilgilendirmesi amaçlandı. Bakanlık sunumunda ayrıca, “Gençler sabah namazında buluşuyor”, “Çaya geliyoruz” gibi etkinlikler ve yapılan gençlik kamplarında verilerin dini eğitimleri anlatıldı. (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır’da 200 öğrenci zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı

    Diyarbakır’da 200 öğrenci zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı

    Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesinde 5 ayrı okulda yedikleri öğle yemeğinin ardından rahatsızlanan 200 öğrenci hastaneye kaldırıldı

    Kocaköy ilçesinde taşımalı eğitim veren okullarda öğle saatlerinde yemek yiyen öğrenciler okul çıkışında rahatsızlandı. Mide bulantısı, baş dönmesi ve karın ağrısı şikayetleri olan öğrencilerden bir kısmı öğretmenler tarafından hastaneye kaldırılırken, bazı öğrenciler ise eve gittikten sonra şikayetler üzerine hastaneye kaldırıldı.

    BAZI ÖĞRENCİLERİN MİDESİ YIKANDI 

    Kocaköy Devlet Hastanesi’ne kaldırılan öğrencilerin midelerinin yıkandığı öğrenildi. Bazı öğrenciler de buradaki ilk müdahalenin ardından Diyarbakır’a sevk edildi.

    Toplamda 200 öğrencinin zehirlendiği Atatürk İlkokulu, Atatürk Ortaokulu, İmam Hatip Ortaokulu, Kocaköy Lisesi ve 15 Temmuz İlkokulu’na aynı şirketin yemek verdiği belirtildi.

    BAZI ÖĞRENCİLER TABURCU EDİLDİ

    5 farklı okulda yedikleri yemekten zehirlenen öğrencilerden 33’ü taburcu edildi. Diğer öğrencilerin Diyarbakır’da çeşitli hastanelerde tedavileri sürüyor.

  • İktidar eliyle tarikat yurtlarına öğrenciler teslim ediliyor

    İktidar eliyle tarikat yurtlarına öğrenciler teslim ediliyor

    Devlet tarafından üniversite öğrencilerine sağlanan yurt oranı sadece yüzde 8. Aşırı pahalı yurtlar, öğrencileri tarikat ve İslamcı vakıf yurtlarına yönlendiriyor.

    Üniversite tercih sonuçları açıklanırken, son günlerdeki eğitimde tarikat ve İslamcı vakıf etkisi tartışması kalacak yer sorunuyla bir kez daha gündeme geldi.

    Birgün Gazetesi’nden Çağlar Ballıktaş’ın haberine göre, üniversite öğrencileri devlete ait yurt oranının genel toplam içinde sadece yüzde sekiz olması ve iyi imkanlara sahip yurtların aşırı pahalı olması nedeniyle tarikatlar ya da İslamcı vakıflar tarafından işletilen yurtlara mecbur bırakılıyor.

    Bu tür dini vakıflar ve tarikatlar ise kendilerine “adam kazandırma” mantığı ile hareket ederek hem ucuza barınma imkanı sunuyor hem de öğrencilere kendi gündemini ve programını dayatıyor.

    ÖSYM’nin bugün açıklayacağı üniversite tercih sonuçları, öğrenciler için kalacak yerin yanısıra pek çok başka sorunun da habercisi.

    Yetersiz kapasite ve sayıdaki devlet yurtlarında kalan öğrenci sayısı 556 bin olurken Türkiye’de toplamda devlet eliyle işletilen 686 yurt bulunuyor. Oysa geçen yıl devlet okullarında öğrenim gören öğrenci sayısı ise 6 milyon 629 bin 961’e ulaşırken, bu rakamlara göre öğrencilerin sadece yüzde 8,3’ü devlet yurtlarında kaldı.

    KYK’nin sitesinde yer alan açıklamada, yeni öğretim yılına 748 adet yurt ve 600 binden fazla kapasite ile girileceği duyurulmasına rağmen öğrencilerin yurt problemine çözüm bulunacak seviyeye ulaşılamadı. Bu yıl üniversitelere bir milyon kişinin yerleşeceği tahmin edilirken, devlet yurtlarının kapasitesinin yine ilk hafta dolacağı öngörülüyor.

    Bu nedenle daha ucuz bir seçenek olan tarikat yurtları öğrenci kapma yarışına girişiyor.