Etiket: öğrenci

  • Ratingen Alevi Kültür Merkezi Türkiye’de 4 öğrenciye burs veriyor

    Ratingen Alevi Kültür Merkezi Türkiye’de 4 öğrenciye burs veriyor

    PİRHA- Almanya’nın Ratingen şehrinde faaliyet yürüten Alevi kültür merkezinin 2020 yılının başından beri, Türkiye’de 4 üniversite öğrencisine burs verdiği belirtildi. 

    Başkanlığını Özgün Kutan Baran’ın yaptığı NRW Ratingen Alevi Kültür Merkezi’nin İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin’de 4 öğrenciye her ay düzenli olarak burs verdiği kaydedildi. Bursun öğrencilerin okulu bitirinceye kadar verileceği öğrenildi.

    Ratingen Alevi Kültür Merkezi’nin geçen yıl yapılan 22. kongresinde yönetime, en genci 20 yaşında 10 kadın seçilmişti.

    Özgün Kutan-Baran, dernek başkanlığına seçildikten sonra yaptığı açıklamada, “Biz kadınlar sadece mutfakta değil, hayatın her alanında var olmak istiyoruz. Güçlü kadın güçlü toplum demektir. Kadınlarımız yeter ki, kendilerinde var olan güce inansınlar, istesinler ve ben de varım desinler. Önceliğimiz eğitim çalışmaları, kültür-sanat faaliyetleri, çocuklarımız ve gençlerimiz olacak. Ekibime güveniyorum” demişti.

    PİRHA/ ALMANYA

     

  • Yüz yüze eğitim, okul öncesi ve 1. sınıflar için bugün başlıyor

    Yüz yüze eğitim, okul öncesi ve 1. sınıflar için bugün başlıyor

    Uzun bir sürenin ardından okullar bugün açılıyor. Anaokulu ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri ilk olarak 2 gün devam, 5 gün okula gitmeme şeklinde bir uygulama ile okula gidecek. Okullarda öğrencileri, öğretmenlerin ve toplum sağlığının riske atılmaması için birtakım önlemlerin alındığı belirtildi. 

    Mart ayından beri kapalı kalan okullarda yüz yüze eğitim okul öncesi ve 1. sınıflar için bugün başlıyor. Bu hafta 21-25 Eylül’de gerçekleştirilecek uyum programı hem okul öncesi kurumlarda hem de ilkokul birinci sınıflarda ‘bir gün yüz yüze eğitim’ şeklinde yapılacak.

    Öğrencinin pandemi koşullarında okula gidip gitmemesiyle alakalı herhangi bir netlik kazandırmayan MEB, bu konuyu da velinin inisiyatifine bıraktı.

    Veli yazılı bir başvuruda bulunmaksızın kendi isteğiyle öğrencisinin uzaktan eğitime devamını sağlayabilecek. Okul öncesi eğitim kurumlarında 30’ar dakikalık beş etkinlik saati olacak şekilde bir gün, ilkokul birinci sınıflarda ise 30’ar dakikalık beş ders saati ve aralarda 10’ar dakikalık teneffüsler olacak şekilde bir gün üzerinden planlanacak.

    HAFTADA İKİ GÜN

    Uyum haftasından sonraki 28 Eylül-2 Ekim tarihlerini kapsayan hafta ve devamında da haftada iki gün her biri 30’ar dakikalık beş ders saati yüz yüze eğitim yapılacak. Yine bu haftalarda Türkçe dersi haftada 2 gün 3’er ders saati olmak üzere 6 ders saati, matematik haftada 2 gün 1’er ders saati olmak üzere 2 ders saati, hayat bilgisi haftada 2 gün 1’er ders saati olmak üzere 2 ders saati yüz yüze eğitimle verilecek. Söz konusu derslerin yüz yüze işlenemeyen ders saatleriyle ilkokul 1’inci sınıf programındaki diğer dersler ise EBA TV ve EBA portal canlı sınıf uygulamalarıyla uzaktan eğitim sistemleriyle verilecek. Bilgisayara ve internete erişimi olmayan öğrencilerin bundan nasıl yararlanacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

    Kurslar da yüz yüze

    Öte yandan 8 ve 12. sınıflar okullarda açılan destekleme ve yerleştirme kurslarında yüz yüze eğitim almaya devam ediyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, bu yılki sınavlarda öğrencilerin tüm müfredattan sorumlu olacaklarını açıkladı. Selçuk’un açıklamalarına göre, ilkokulda sınav olmayacak. Ortaokullar, liseler için sınavlar okullarda yapılacak. Bu sınavlar randevulu sistemle yapılabilecek.

    (HABER MERKEZİ)
  • İmam hatip ortaokulu mezunlarının yarısı imam hatip lisesini tercih etmedi

    İmam hatip ortaokulu mezunlarının yarısı imam hatip lisesini tercih etmedi

    LGS’ye giren öğrenciler, en çok fen liselerini tercih ederken ilk tercihine imam hatipleri yazanların oranı yüzde 11,1’de kaldı. İmam hatip ortaokulu mezunlarının yarısı imam hatip lisesini tercih etmedi.

    BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 1 milyon 472 bin 88 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilen Liseye Geçiş Sınavı’nın (LGS) sonuç raporunu yayımladı. Rapora göre, ilk sırada fen lisesini tercih eden öğrencilerin oranı yüzde 46,7 oldu. İlk tercihini imam hatip lisesinden yana kullanan öğrencilerin oranı ise yüzde 11,1.

    İktidarın ve MEB’in imam hatip liseleri ile meslek liselerini özendirme çabasına karşın öğrencilerin büyük oranda akademik eğitim veren liseleri tercih ettiğini gözler önüne seren rapor, ortaöğretimdeki akademik başarısızlığının da bir kez daha altını çizdi.

    AKADEMİK BAŞARI DÜŞÜK

    Rapora göre, öğrencilerin doğru cevap sayısı ortalaması derslere göre şu şekilde, oldu:

    ♦ Türkçe: 20 soruda 10 doğru

    ♦ İnkılap tarihi ve Atatürkçülük: 10 soruda 5 doğru

    ♦ Matematik: 20 soruda 4,89 doğru

    ♦ Fen Bilimleri: 20 soruda 10,21 doğru

    Yabancı dil testinde ise doğru cevap sayısı 0-4 arasında değişen öğrencilerin oranının yüzde 67 olduğu bildirildi. Öğrencilerin yüzde 56’sının sınav puan aralığı 200-299 arasında değişti. Merkezi Sınav Puanı ile yerleşen öğrencilerin cinsiyetlerine bakıldığında kız öğrencilerin tüm alanlarda erkeklerden daha başarı olduğu görüldü.

    BİRİNCİ TERCİH FEN LİSESİ

    İlk üç sırada en çok tercih edilen okul türü Anadolu liseleri oldu. Birinci tercihlere en çok yazılan okul türü yüzde 46,7 ile fen liseleri oldu. Fen lisesinden sonra en fazla sırası ile Anadolu, Anadolu imam hatip ve meslek liseleri tercih edildi.

    FEN VE ANADOLU LİSELERİ DOLDU

    Anadolu imam hatip liselerine yerleşen öğrencilerin yalnızca yüzde 50,61’inin imam hatip ortaokulu mezunlarından oluştuğu kaydedildi. Sınavla öğrenci alan fen, sosyal bilimler ve Anadolu liselerinin kontenjanları tamamen doldu.

    Özel ortaokul mezunlarının tamamına yakını Anadolu liseleri, fen liseleri ya da sosyal bilimler liselerine yerleşirken, özel okuldan mezun olup da imam hatip lisesini tercih eden öğrenci sayısının yok denecek kadar az olduğu ifade edildi.

    EBEVEYNLER BAŞARIYI ETKİLEDİ

    Ebeveyni üniversite mezunu olan öğrencilerin sınav puan ortalaması 374 olurken ilkokul mezunu olanların sınav puan ortalaması 267 olarak hesaplandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır’da İslamcı örgütlerden imam hatiplere zorunlu kayıt için gizli toplantı

    Diyarbakır’da İslamcı örgütlerden imam hatiplere zorunlu kayıt için gizli toplantı

    Eğitim Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, Öğrencilerin imam hatip okullarına yönlendirilmesi için valilik öncülüğünde 38 İslamcı sivil toplum örgütüyle gizli toplantı yapıldığını duyurdu. Sezer, Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu zorunlu girişimi durdurmaya çağırdı.
    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır Şubeleri, hükümetin imam hatip okullarının çoğaltılması ve çocukların bu okullara yönlendirilmesi politikasına ilişkin Diyarbakır 1 No’lu Şube’de açıklama yaptı. Toplantıda konuşan Eğitim-Sen Diyarbakır 2 No’lu Şube Eşbaşkanı Zuhal Sezer, iktidarın eğitim alanındaki sorunları çözmek yerine eğitimi dinselleştirmekle uğraştığına işaret etti.
    VALİLİK ÖNCÜLÜĞÜNDE GİZLİ TOPLANTI
    İktidarın eğitimi dinselleştirme politikasına bağlı olarak Diyarbakır’da bazı örgütlerin ve sendikaların gizli toplantılar aldığına dikkat çeken Sezer, “Bunun son örneği 28 Temmuz’da Diyarbakır Büyükşehir Öğretmenevi’nde Valiliğin öncülüğün de 38 İslami STÖ, Eğitim Bir-Sen ve il-ilçe Milli Eğitim Müdürlerinin katılımıyla yapılan toplantıdır. Bu gizli değildiyse neden sadece bir kesim davet edildi?” diye tepki gösterdi.
    İMAM HATİPLERE ZORUNLU KAYIT
    Valilik öncülüğünde yapılan toplantıya katılan kurum ve kuruluşların toplantıyı resmi hesaplarından niçin yayınlamadığını soran Sezer, şöyle dedi:
    “İlimizin eğitim sorunları tartışılmayıp her ilçeye zorunlu olarak İmam Hatip okullarına kayıt edecekleri öğrenci rakamları neden emir olarak iletildi? Bu toplantı eğer eğitim sorunlarını çözmek amacı taşıyorsa Eğitim Sen ve diğer sendikalar ile eğitimin diğer paydaşları ve uzmanlar neden yoktu?”
    ‘ÇOCUKLAR İSTEDİĞİ OKULA GİTSİN’
    Diyarbakır’da 508 bin öğrencinin yanı sıra sadece 38 bin imam hatip öğrencisi olduğunu anımsatan Sezer, “Bütün yönlendirme çabasına rağmen Diyarbakır halkı bu okullara itibar etmemektedir. Bu halkı eğitimin bu boyutunda hiç olmasa rahat bırakın ve çocuklarımızın istediği okullara gitmesi için imkânlar yaratın” diye konuştu.
    “İmkânları sınırlı öğrencileri neden buralara zorluyorsunuz” diye soran Sezer, toplantıya katılan 38 STÖ’ye eğitime hizmet etmek istiyorlarsa Diyarbakır’da Özel İmam Hatip okulu açmaları önerisinde bulundu.
    “DÜZENLİ DEVAM ETMEYEN 293 ÖĞRENCİ NEREDE NE YAPIYOR?”
    Sezer, normal ortaokulların kontenjanlarını düşürerek öğrencileri fiilen imam hatiplere kaydetmek girişimlerine derhal son verilmesini isteyerek, “Bağlar ilçemizin bir İmam Hatip Ortaokulu’nda 360 öğrenciden okula sadece 67 öğrenci düzenli olarak devam etmektedir. Peki soruyoruz okula düzenli devam etmeyen 293 öğrenci nerede ve ne yapıyor?” diye sordu.
     BAKANLIĞA DURDURUN ÇAĞRISI
    Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu konuda sorumluluk almaya ve bu uygulama girişimlerini derhal durdurmaya çağıran Sezer, Eğitim-Sen olarak yaratılmak istenen karanlığa karşı halkı yan yana durmaya, birlikte mücadele etmeye çağrısında bulundu. (MA)
  • YKS sonuçları açıklandı

    YKS sonuçları açıklandı

    Üniversite adaylarının beklediği YKS sonuçları açıklandı. Adaylar YKS sonuçlarına ÖSYM’nin resmi internet sitesi üzerinden ulaşabiliyor.

    Yaklaşık 2.5 milyon öğrencinin katıldığı YKS sonuçları açıklandı. Sabah saatlerinde ÖSYM tarafından açıklan sonuçların, 28 Temmuz’da açıklanması bekleniyordu. Üniversite adayları, T.C. Kimlik numarası ve aday şifresiyle sonuçları öğrenebiliyor.

    ÖSYM’DEN DUYURU

    ÖSYM, sınav sonuçları duyurusunu şu ifadelerle yaptı:

    “27-28 Haziran 2020 tarihlerinde uygulanan Yükseköğretim Kurumları Sınavına (2020-YKS) ait değerlendirme işlemleri tamamlanmıştır.

    Adaylar, sınav sonuçlarına 27 Temmuz 2020 tarihinde saat 07.30’dan itibaren ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden T.C. Kimlik numaraları ve aday şifreleri ile erişebilirler.

    YKS TERCİHLERİ NE ZAMAN YAPILACAK?

    ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2020-YKS) ile ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı.

    Aygün, açıklamada şu bilgilere yer verdi:

    “2020-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu bugün yayımlayacağız. 2020-YKS tercihleri 6 Ağustos tarihinde başlayacaktır.

    Adaylarımız tercihlerini 6-14 Ağustos tarihleri arasında http://ais.osym.gov.tr’den yapacaklardır. Adaylarımıza hayırlı olmasını dilerim.”

  • CHP’li Kaya’dan YKS uyarısı: Yeterli tedbirler alındı mı?-VİDEO

    CHP’li Kaya’dan YKS uyarısı: Yeterli tedbirler alındı mı?-VİDEO

    PİRHA- Yükseköğretim Kurumları Sınavı öncesi bir açıklama yapan CHP Yıldırım Kaya, sınavlarda güvenlik tedbirlerinin alınmadığını, sınavlarda sosyal mesafe kurallarına uyulmadığını belirterek, “LGS’de yaşanan güvenlik sorunları YKS’De yaşanmaması için ilave tedbirler alınmış mıdır?” diye sordu. 

    CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevi yürüten Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, LGS sınavıyla ilgili eksikliklerin aynısının Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda da (YKS) yaşanmaması için ÖSYM Başkanına önerilerde bulundu. Kaya, “ İnadım inat dediniz sınavı yapmakta ısrar ediyorsunuz hiç olmazsa tedbirler alın ki çocuklarımız mağdur olmasın” dedi.

    Kaya, sınavlara Covid-19 olumsuz etkisi olduğunu belirterek, güvenlik tedbirlerinin alınmadığını, sınavlarda sosyal mesafe kurallarına uyulmadığını, sınıflarda mesafenin 40 cm’ye kadar düştüğünü söyledi.

    Trabzonda Düzköy İlçesi’nde LGS sınavına gelen 4 öğrenciye okul idarecilerinin “Siz başarısızsınız, okulun sınavını düşürürsünüz diyerek öğrencileri sınava almadıklarını hatırlattı.

    Van Muradiye’de de 28 çocuktan sadece 8’nin sınava alındığını, gerekçenin ise “siz başarısızsınız, okulun puanını düşürürsünüz” şeklinde olduğunu kaydetti.

    “YETERLİ TEDBİRLER ALINDI MI?”

    Manisa’da ise koronavirüslü öğrencinin sınava alındığını belirten Kaya, şu soruları yöneltti:

    “*LGS’de yaşanan güvenlik sorunları YKS’De yaşanmaması için ilave tedbirler alınmış mıdır?

    *Covid-19 tanısı konan ya da durumundan şüphelenen öğrenci ve velilere ilişkin ne gibi tedbirler alındı?

    *1 milyon 670 bin öğrencinin katıldığı LGS’de 25 kişilik sınıflarda gözetmenler hariç 20 kişi sınava girerken sosyal mesafe kuralı nasıl uygulanacak?

    *Boyu çok uzun ve kilolu gençlerimiz ilkokul sıralarında sınava girerek mağdur olmamları için ek bir önlem aldınız mı?

    *Öğrenci ve velilerin okul önlerinde sosyal mesafe kurallarına aykırı toplanmalarını engellemek için yeterli güvenlik tedbirleri alınacak mı?

    *Bilim kurulunun bu konuda görüşü alındı mı? Bu konuda görüş almayı düşünüyor musunuz?

    *Sınav öncesi kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik yeterli tedbirleri aldığınıza dair bir açıklama yapacak mısınız?

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Didim Cemevinin yardım kampanyaları ve kültürel çalışmaları devam ediyor

    Didim Cemevinin yardım kampanyaları ve kültürel çalışmaları devam ediyor

    PİRHA – Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi Derneği, koronavirüs salgını nedeniyle başlatmış olduğu yardım kampanyalarına devam ediyor. Öte yandan cemevinin kültürel çalışmaları da hız kesmeden sürdürüyor. 

    Didim Cemevi, koronavirüs salgını nedeniyle ihtiyaç sahibi ailelere yardım kampanyasını ve kültürel çalışmalarını devam ettiriyor.

    Türkiye’de normalleşme süreciyle işsizlik sorununun çözülmediğine dikkat çeken Didim Cemevi, yaptığı paylaşımda şunları belirtti:

    “Ülke olarak son iki haftadır normalleşme sürecine geçmemize rağmen işsiz olanlar işlerine başlamalarına rağmen henüz bu çalışma ev ekonomisine yansımadı. Bizler de bu sebeple 2 aydır devam eden kampanyamızı büyük bir enerjimizle devam ettiriyoruz. Cemevine katkı sunanların bağışlarıyla hazırlanan koliler ihtiyaç sahiplerine verildi. Bu anlamda kampanyamız devam edecektir.” 

    “ÜLKENİN DÖRT BİR YANINA KİTAP YARDIMI”

    Öte yandan Didim Cemevi, koronavirüs salgınına karşı devam ettirdiği yardım kampanyasının yanında kültürel çalışmalarına da devam ediyor. 5 yıldır 50 üniversite öğrencisine burs veren cemevi, yine her sene eğitim öğretim yılı başlamasıyla orta öğretim öğrencilerinin kitap defter, okul kıyafeti gibi ihtiyaçlarını karşılıyor. 

    Didim Cemevi, kültürel çalışmalar kapsamında ülkenin dört bir yanına kitap gönderildiği ve bu kapsamda cemevine kitap getirilmesi çağrısı yaparak şunları kaydetti:

    “İmkânlarımız doğrultusunda ülkenin dört bir yanında bulunan derneklere, cemevlerine ve okullara kitap yardımı yapıyoruz. Kütüphanelerini daha etkin ve zengin hale getirmeleri ve okuyucu kitlesinin ihtiyaçlarına bir nebze katkı sunmak için. Bugün de Didim Cemevi olarak İstanbul’da bulunan Sosyalist Liseliler Derneği önderliğinde Siirt’teki kütüphanelere destek amaçlı kitaplarımızı gönderdik. Eğitime ilime, bilime karşı çıkanlara inat okuyalım, okutalım. Dostlar evinizde okuduğunuz kitaplar varsa Didim Cemevimizin kütüphanesine getirmenizi rica ederiz.”

    PİRHA/İZMİR

  • Özel okullara çağrı: Ücretlerin bir kısmını iade edin

    Özel okullara çağrı: Ücretlerin bir kısmını iade edin

    Tüketici Başvuru Merkezi (TBM) Hukuk Komisyonu Üyesi Avukat Ahmet Salgut, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle örgün eğitim veremeyen özel okulların, velilerin ödemiş oldukları ücretlerin bir kısmının iade etmeleri gerektiği söyledi.

    Özel okullar, her ne kadar online eğitim vermeye devam etmişse de bunun yüz yüze eğitimin yerini tutmadığını belirten Salgut yaptığı açıklamada, “Okullardaki eğitim süreci zorunlu sebeplerle kesintiye uğramıştır. Yaklaşık üç ay tüm okullar örgün eğitim-öğretim veremedi. Özel okullar bazı velilerden eğitim sezonu başında okul, servis ve yemek ücretlerini peşin olarak aldı, bazı veliler de halen okul taksitlerini ödemektedir. Böylece özel okul velilerinden, vaat edildiği ölçekte ve kalitede verilmeyen hizmetin ücreti alınmaktadır. Covid-19 nedeniyle oluşan külfet sadece velilere yüklenmemelidir” dedi.

    “BİR ÇOK VELİ İŞİNİ KAYBETTİ”

    Avukat Ahmet Salgut, salgından ötürü birçok velinin işini kaybettiğini ya da ücretsiz izinle kısa çalışma ödeneğine bağlandığından gelir kaybına uğradığını işaret ederek şunları söyledi:

    “Velilerle, okul yönetimlerinin aralarında çekişmelerinin hizmet kalitesi ve ödemelerle ilgili kısımları 6502 sayılı Tüketici Kanunu kapsamındadır. Tüketici Kanunu’nun 13. Maddesi’ne göre hizmet ayıplıdır.

    Bu maddenin göndermesiyle 15. maddede yer alan seçimlik haklardan ‘ayıp oranında indirim’ seçeneği kullanılabilir. Ayrıca Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 56. maddesinde de dönem arasında ayrılma olduğunda, okul ücretinin yüzde 10’u ve eğitim görülen sürenin bedelinin düşülerek, kalan tutarın iadesini öngörülüyor.

    Üstelik mücbir sebep nedeniyle yüzde 10’luk tazminat kesintisinin de yapılmaması gerekiyor. Bu nedenle özel okulların kayıt sırasında taahhüt ettikleri eğitimi aynı kalitede veremediği aşikardır. Diğer yandan kira, temizlik, enerji gibi genel giderleri asgariye indiği, personel giderleri için de devlet destekleri bulunduğuna işaret eden veliler, ilköğretim kurumlarında üç aylık süre için ödemiş oldukları ücretin yüzde 50’sini, anaokullarında ise yüzde 75’inin iadesini talep etmektedirler.”

  • CHP’li Kaya’dan Bakan Selçuk’a idam tepkisi: Bu anlayış virüsten daha tehlikeli

    CHP’li Kaya’dan Bakan Selçuk’a idam tepkisi: Bu anlayış virüsten daha tehlikeli

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tatil edilen okullarda eğitimin aksamaması adına hayata geçirilen uzaktan eğitim programı kapsamında bugün ilk ders evlerinde öğrencilere gösterildi. Öğrencilere koronavirüs ile mücadele kapsamında eğitim verilmesi beklenirken, Adnan Menderes’in idamı öğrencilere ilahiler eşliğinde izletildi.

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okulların kapalı olmasından dolayı hayata geçirilen uzaktan eğitim programı için bugün öğrenciler ilk ders için bilgisayarların başına oturdular. Program başlangıcında Türkiye’nin şu anki koronavirüs tehlikesi ile karşı karşıya olma durumu hakkında öğrencilere bilgi verilmezken, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesinde cunta yönetimi tarafından idam edilen Adnan Menderes’in idam sahnesi ile başlangıç yapıldı. Eğitim-Sen Kurucu Genel Başkanı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, yaptığı açıklama ile Ziya Selçuk’u göreve davet etti. Kaya Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a  “Sarayın Eğitim Bakanı olma bu ülkenin bakanı ol” dedi.

    “İDAM SEHPALARI İZLETEREK ÇOCUKLARI SİYASETİNİZE ALET ETMEYİN”

    CHP’nin Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, “Çocuklarımıza Adnan Menderes’in idamı izletilip ilahiler dinletildi. Çocuklarımıza idam sahnesinin animasyonla ayrıntılı olarak izletilmesi hangi ruh halinin ve zihniyetinin ürünüdür” dedi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un uzun bir süredir program hakkında sürekli kamuoyuna açıklamalar yapmasına da değinen Kaya “Bakan Bey sürekli konuşuyordu hepimiz merak ettik şimdi ne olduğunu anladık” dedi.

    “BU ANLAYIŞ KORONAVİRÜSTEN DAHA TEHLİKELİDİR”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, “Uzaktan eğitim sistemini tam anlamıyla kuramayan, çocuklarımıza bu programdan faydalanmasını sağlamayanlar çocuklarımızı kendi siyasetlerinde kullanmaya kalkıyorlar. Çocuklarımıza korku salan yüreklerine kin ve nefret tohumu ekmeye çalışan bu anlayış  koronavirüsten daha tehlikelidir” dedi.

    “ART NİYETLİSİNİZ”

    CHP’li Yıldırım Kaya, “İlk derste siz öğrencilere önümüzdeki süreci anlatmıyor da 60’lı yıllarda ki Adnan Mendereslerin idam sahnesini anlatıyorsanız bunda bir art niyet vardır. Müfredatta olmayan, hurafelerin anlatıldığı, ilahilerle bir dersin olamayacağını ilkokul birinci sınıftaki öğrenci bilir. Sizin gözünüzü beyninizi kindarlık bürümüş hala hiçbir şeyin farkında değilsiniz, hala siz ayrımcılık yapıyor, eğitimde siyasi bir davranışı hayata geçiriyorsunuz. Ziya Selçuk’un yapması gereken bu çocuklara sahip çıkmaktır” dedi.

     

  • Eğitim-Sen: Koronavirüsüne karşı okullar tatil edilmeli

    Eğitim-Sen: Koronavirüsüne karşı okullar tatil edilmeli

    PİRHA -Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüsü kısa sürede tüm dünyada yayıldı. Türkiye’de de bir vakanın karantinaya alınmasından sonra tedbirlerin en üst düzeye çıkarılması için yetkililer çağrıda bulunmaya devam ediyor. Eğitim-Sen de Türkiye’de 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmenin bulunduğunu hatırlatarak, okulların derhal tatil edilmesi çağrısında bulundu. 

    Çin’in Wuhan kentinde başlayan korona virüs salgını kısa süre içinde dünyanın dört bir yanına yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) koronavirüs hakkındaki acil durum ilanının ardından birçok ülkede hastalığın yayılmasının önüne geçmek için önlemler alınmasına rağmen virüs ilerlemeye ve can almaya devam etmekte.

    Eğitim- Sen koronavirüs için yazılı açıklama yaptı. Koronavirüsün özellikle kalabalık ortamlarda ortaya çıktığı, 18 milyon öğrenci, 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin olduğu okullar ve eğitim kurumlarının olası bir salgından etkilenmemesi için yapılması gerekenlerin MEB tarafından gündeme getirildiği belirtildi. 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın öğretmenin günün büyük bölümünü geçirdiği okullarda, enfeksiyona sebep olan virüslerin oluşması ve yayılmasının engellenmesi için gereken adımların acilen atılması gerektiği kaydedilen açıklamada, bütün eğitim kurumlarının en kısa sürede dezenfekte edilmesi gerektiği vurgulandı.

    “OKULLAR DERHAL TATİL EDİLMELİDİR”

    MEB’e bağlı okulların büyük bölümünde temizlik konusunda ciddi sorunların olduğu, hatta bazı okullarda bütçe yetersizliği gerekçe gösterilerek kayıt dönemlerinde öğrencilerden temizlik malzemesi talep edildiği hatırlatılan açıklamada şunlar belirtildi:

    “Okulların önemli bir bölümünde görevli eğitim emekçilerinin sayısı son derece yetersizdir ve yıllardır talep etmemize rağmen yeterli personel ataması yapılmamıştır. Bu durum, okulların kısa süre içinde dezenfekte edilmesini engellemektedir.

    MEB’in bütün okullarda kapsamlı bir hijyen işlemi uygulanacağını ve elle temas edilen bütün alanların hafta sonları ve eğitim dışı zamanlarda dezenfekte edileceğini açıklaması yeterli değildir. Çok sayıda ülkenin nüfusundan fazla öğrenciye sahip olan Türkiye’de koronavirüs salgını gibi ciddi bir tehdit kapımızda iken, eğitim öğretime devam etmek salgının öğrenciler arasında yayılması riskini arttırma ihtimalini gündeme getirmektedir.

    MEB’in yapması gereken, koronavirüs salgınının daha hızlı yayılma ihtimalini göz önünde bulundurarak okulları derhal tatil etmesidir. MEB, Sağlık Bakanlığı ile koordineli olarak kapsamlı hijyen işlemlerini en kısa sürede tamamlamalı, hijyen ve dezenfekte işlemlerinin tamamlanmasının ardından salgının gelişme ve yayılma durumuna göre eğitim öğretime devam edilip edilmemesine karar verilmelidir.

    Öğretmen ve öğrencilerin yaşamını tehdit etme ihtimali ortadan kalkmadığı sürece eğitim öğretime devam etmek, 18 milyon öğrenci ve 1 milyonu aşkın eğitim emekçisinin salgının potansiyel hedefi haline getirilmesi anlamına gelecektir. Böylesine ciddi bir tehdit karşısında MEB, eğitim iş kolunda örgütlü sendikalarla acilen bir araya gelmeli ve okullarda yapılması gereken hazırlıklarla ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, sendikalar ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) gibi meslek örgütleri ile koordineli bir şekilde hareket etmelidir.”

    “MEB BİLGİ PAYLAŞIMINDA ŞEFFAF OLMALI”

    Koronavirüsünden dolayı birçok fuarın iptal edildiği otellerin açılışlarının ertelendiğine dikkat çekilen açıklamada, okullarla ilgili alınacak önlemlerde hala belirsiz olmasının kaygı yaratığı belirtildi.

    Son olarak Eğitim-Sen, “MEB’i konu ile ilgili bilgi paylaşımında daima şeffaflık ve açıklık ilkesine uygun hareket etmeye ve derhal eğitim öğretime ara verme kararı almaya davet ediyoruz”denildi.

    Öte yandan yeni tip koronavirüs (kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler kapsamında okullardaki tüm sosyal etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı’nca iptal edildi. MEB, okullarda yapılması planlanan toplantı, çalıştay, sempozyum, konferans, forum, ödül töreni, spor müsabakası, yarışma gibi sosyal etkinliklerin iptaline ilişkin yazıyı illere gönderdi .

    (HABER MERKEZİ)

  • Açık liseye giden öğrenci sayısı 1.5 milyon; büyük çoğunluğu kuran kurslarında

    Açık liseye giden öğrenci sayısı 1.5 milyon; büyük çoğunluğu kuran kurslarında

     İstanbul’da Açık Lise öğrencilerinin çoğunun yasal ya da “merdiven altı” Kuran kurslarında olduğu ortaya çıktı. Çoğu da yoksul aile çocukları.

    Cumhuriyet’te yer alan habere göre, açık liseye giden öğrenci sayısı, son 5 yılda yaklaşık yüzde 65 arttı, kayıtlı öğrenci sayısı yaklaşık 1.5 milyona ulaştı. Bu öğrencilerin yüzde 23’ünü, yani yaklaşık 250 binini 14 -17 yaş arasında zorunlu eğitim çağındaki çocuklar oluşturuyor.

    Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) üyesi, eğitimci Gülsün Kaya, “Açık Öğretim Lisesi’nin işlevi, cemaat ve tarikatlara öğrenci devşirmek midir”, “Liseli gençler, örgün eğitimin dışına düştüğü için mi AÖL’ye kaydoluyor ve cemaatlerin, tarikatların eline düşüyor, yoksa cemaatlerin, tarikatların eline düştüğü için mi örgün eğitimden ayrılıyor” sorularını soruyor.

    2012’de  4+4+4 olarak bilinen 6287 numaralı yasayla ilk dörtten sonra imam hatip ortaokullarına ve ikinci dörtten sonra da açık liseye gitmenin yolunun açıldığını anımsatan Kaya, “Açık lise, 17 yaş altı çocukları da bünyesine aldı. Mesleki ve Teknik Açık Öğretim Lisesi dışındaki AÖL öğrencilerine hiçbir yüz yüze eğitim uygulanmıyor. Zorunluluk olmadıkça açık lise, bu yaş gençlerine uygun değildir” dedi.

    İSTANBUL’DA 300 BİN ÖĞRENCİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ’NDE

    AÖL’de yaklaşık 300 bin öğrenciyle İstanbul’un başı çektiğini, açık lise öğrencilerinin en yoğun olduğu üç ilçeden birinin 9 bin 500 öğrenci ile Küçükçekmece olduğunu anlatan Kaya, ÇYDD’nin geçen yıl bu ilçedeki AÖL öğrencileri için bir proje geliştirmeye karar verdiğini söyledi.

    Projenin duyurulması için ilçedeki her yerin afişlerle donatıldığını ancak öğrenci ve ailelere bir türlü ulaşılamadığını anlatan Kaya, o yaşananları şöyle anlattı:

    “Hedef kitle, yani örgün liselerde tutunamadığı için AÖL’ye kayıt yaptıran, zorunlu eğitim çağında olan 14 -17 yaş grubu öğrencileri ortada yoktu. AÖL’nin öğrencileri neredeydi?

    ÖĞRENCİLER TEK TEK ARANDI, TAMAMINA YAKINI KURAN KURSUNDA

    Onlar da okulları gibi ‘hayalet’ miydi? Proje grubu, 14-17 yaş arası AÖL’ye kayıtlı, ilçe sınırları içinde oturan 500 öğrenciye doğrudan ulaşmaya karar verdi. Öğrencilere tek tek telefon edildi.

    Telefona bazen anne-babalar çıktı; tamamına yakını çocuklarının yatılı bir Kuran kursunda olduğunu, çocukların vereceğimiz bilgileri zaten orada aldıklarını, fazladan bir de dinlerini öğrendiklerini söylediler.

    Bazen telefona öğrencinin kendisi çıktı. Bir işte çalıştığını, zamanı olmadığını, zamanı olsaydı katılmak isteyeceğini söyleyenler oldu. Bazısı Kuran kursuna gittiğini, bunun dışında bir şeyle ilgilenmediğini dile getirdi.”

    HAYALET OKUL! 

    Zorunlu eğitim çağındaki çocukların Açık Öğretim Lisesi’ne geçebilmesine olanak sağlayan yasanın, öğrenci sayısında patlama yaşanmasına neden olduğuna dikkat çeken Kaya, şöyle devam etti:

    “Bu öğretim yılında, erken yaşta ilkokula başlatılan 600 bin çocukla birlikte 1 milyon 800 bin öğrenci ortaokulu bitirecek. Bu öğrencilerin 150 bininin -önceki yıllara bakarak- sınavla öğrenci alan liselere yerleşeceğini varsayarsak 1 milyon 600 bin öğrenciden imam hatip liselerine gitmek istemeyen, özel okula gitmek için de koşulları uygun olmayan binlerce, on binlerce öğrencinin gideceği tek okul Açık Öğretim Lisesi olacak. ‘Gideceği okul’ derken sözün gelişi, aslında öğrencinin gideceği bir okul yok; Açık Öğretim Lisesi bir yer, bir mekân, bir okul değil! Bu okul, hayalet bir okul. Gerçekten ‘açık’, duvarı yok! Bu ‘okul’ bir isim listesinden ibaret. Böyle olduğu için de 1.5 milyon öğrencisi olan okulun tek bir müdürü var!”

    ÇOĞUNLUĞU YOKSUL AİLE ÇOCUKLARI

    Açık Öğretim Lisesi’yle ilgili iki bilimsel araştırmadan birini araştırmacı Zeynep Özdoğan’ın yaptığını ve sadece 4 AÖL öğrencisine ulaşabildiğini vurgulayan Gülsün Kaya, “Özdoğan’ın ve ÇYDD Küçükçekmece Şubesi üyeleri olarak bizim çalışmamızın ortaya çıkardığı sınırlı gözlem gösteriyor ki, zorunlu eğitim çağında Açık Öğretim Lisesi’ne geçen öğrenciler, öğretim süreçlerinde bir biçimde ayrımcılık yaşamışlar ve girdikleri merkezi sınavda da istedikleri sonucu alamamışlar. Bu nedenle eğitime olan inançlarını büyük ölçüde yitirmişler. Bunlara ailelerinin ekonomik koşulları da eklenince bu çocukları bekleyen ‘gelecek’ gelmiş: Ya çocuk işçiliği ya da sonucunun nasıl biteceği belli olmayan cemaat ve tarikatların çatısı altına girmek.

    ‘Zorunluluk’ olmasa AÖL’de de olmayacaklar. Çok büyük bir çoğunluğu yoksul aile çocuğu olan ergenlik çağındaki yüz binlerce çocuk, uzaktan eğitim sistemiyle asla daha iyi bir yaşam şansına sahip olamayacak; AÖL, var olan eşitsizlikleri derinleştirip yeniden yeniden üretecek” diye konuştu.

    “MERDİVEN ALTI” KURAN KURSU

    Proje için aranan telefon numaralarından bazıları birden fazla öğrenciye aitti, yani bir telefon numarasının karşısında birçok farklı öğrencinin adı yazıyordu. Telefona çıkan kişi ya da kişiler, öğrencinin aranmasından duydukları rahatsızlığı dile getirerek çocuklarla konuşulmasına engel oldular. Telefona çıkan kişiler, bir cemaat ya da tarikata mensup “merdiven altı” yatılı Kuran kursu yöneticisiydi.

    Bu yoğun çalışmaların sonunda sadece dört öğrenci “İçimdeki Mucit” adlı ücretsiz eğitim programına  kayıt yaptırdı. Bu dört öğrencinin ikisi de daha sonra karar değiştirdi, programa katılmaktan vazgeçti.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Eski Eğitim-Sen Başkanı Dinçer: Hükümet Alevilerin taleplerini yerine getirmeli-VİDEO

    Eski Eğitim-Sen Başkanı Dinçer: Hükümet Alevilerin taleplerini yerine getirmeli-VİDEO

    PİRHA-Eski Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, eğitimin dinselleşmesine dikkat çekerek, AKP hükümetinin eğitim politikalarına tepki gösterdi. Dinçer, AKP’nin kendi ideolojisine uygun sistem yarattığını belirterek, Alevilerin din dersinden muaf olma taleplerinin de bir an önce yerine getirilmesini istedi. AKP’nin freni patlamış kamyon gibi hareket ettiğini belirten Dinçer, birlikte mücadeleye vurgu yaptı. 

    Haberin videosu

    Eski Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, mevcut eğitim sistemini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Dinçer, okul öncesine kadar dini eğitimin yaygın hale gelmesine tepki göstererek, “Bu hükümetten ya da böyle bir islamcı partiden, bu politikaları yapmasının dışında ne beklenebilir ki” diye sordu. Hükümetin toplumun farklı kesimlerinin taleplerini görmezden geldiğini belirten Dinçer, Alevilerin din öğretiminin zorunlu olmaktan çıkarılmasını istediğini hatırlattı ve bu talebin bir an önce yerine getirilmesini istedi.

    Dinçer, “AİHM kararları var ama AKP hükümeti bir türlü Anayasada bir değişiklik yaparak Alevilerin bu taleplerini yerine getirmiyor. Başka talepleri olan kesimler de var. Örneğin ana dilinde eğitim talebi olan bir kesim var. Hükümet bunları da görmezden geliyor, yok sayıyor. Ancak kendi ideolojisine uygun olarak, çocuklarımızın beyinlerini yıkamaya, bu doğrultuda çocuklarımızı yönlendirmeye, aileleri, velileri ikna etmeye çalışarak yoluna devam ediyor” diye konuştu.

    “BİRLİKTE MÜCADELE OLMAZSA AKP, FRENİ PATLAMIŞ KAMYON GİBİ POLİTİKALARI SÜRDÜRECEK”

    Bilimsel, laik, demokratik, özgürlükçü eğitim talebinin her daim gündem olduğunu ifade eden Dinçer, şöyle devam etti:

    “Cinsiyetçi, erkek egemen bu eril eğitimin değişmesini istiyoruz. Erkek egemen eğitim olunca tamamen ona özgü kadrolar, yöneticiler oluyor, her alan bunlarla bağlantılı. Müfredat da böyle. Ders kitaplarındaki resimler, şekiller hep böyle. Rehber öğretmenlere yönelik hazırlanan kılavuzda türbanlı öğretmenler ya da türbanlı anneler sevecen, başı açık anneler sert mizaçlı olarak yansıtılıyor. Benzer örnekleri çoğaltmak o kadar mümkün ki. Buna karşı özellikle demokratik kitle örgütlerinin, sivil toplum örgütlerinin, sendikaların ve siyasal yapıların ciddi bir şekilde bir araya gelip beraber mücadele etmesi gerekiyor. Yoksa AKP, freni patlamış kamyon misali veya başka bir ifade ile züccaciye dükkanına girmiş fil misali bu politikalarını aymaz bir biçimde, fütursuzca uygulamaya devam edecektir. Özellikle topluma büyük bir korku salarak bunu yapmayı sürdürecektir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’de gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakıldı

    Dersim’de gözaltına alınan öğrenciler serbest bırakıldı

    PİRHA- Dersim’de 14 Şubat günü polis tarafından yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Munzur Üniversitesi öğrencisi 8 kişi serbest bırakıldı.

    14 Şubat günü Dersim’de birçok eve ve öğrenci yurtlarına yapılan polis baskınlarında Munzur Üniversitesi öğrencisi olan 8 kişi gözaltına alınmıştı.

    Örgüt üyeliği ve örgüt propagandası gerekçesiyle gözaltınan alınan Tunceli Emniyet Müdürlüğü’nde ifade verdikten sonra savcılığa sevk edildi.

    Savcılık ifadesinin ardından bir kişi adli kontrol şartı olmak üzere 7 kişi serbest bırakıldı.

    Bir öğrenci ise tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkan kişi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • HDP Gençliği’nden gözaltıları protesto: Baskılar bizi yıldıramaz – VİDEO

    HDP Gençliği’nden gözaltıları protesto: Baskılar bizi yıldıramaz – VİDEO

    PİRHA – HDP Dersim Gençlik Meclisi, 14 Şubat günü Dersim’de polislerce yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan öğrencilere ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Sabote edilmek istenen gençlik çalışmalarımızı daha büyük bir moral ile yürüteceğimizi tekrardan dile getiriyoruz. Hukuksuzca gözaltında tutulan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın” denildi. 

    https://youtu.be/dHylUX9MxbI

    14 Şubat günü sabah saatlerinde Dersim’de birçok eve ve öğrenci yurtlarına polislerce baskın yapılmış, 7 öğrenci gözaltına alınmıştı.

    “GÖZALTINDAKİ ÖĞRENCİLERDEN HAK İHLALİNE KARŞI AÇLIK GREVİ”

    Pazartesi günü mahkemeye sevk edilmesi beklenen öğrenciler,  tutuldukları Tunceli Emniyet Müdürlüğü’nde hak ihlallerine karşı açlık grevi başlattılar.

    Konuya ilişkin HDP il binasında basın açıklaması yapan Halkların Demokratik Partisi Gençlik Meclisi üyeleri, gözaltıları protesto etti.

    “GENÇLİK YAPIMIZA ÖZEL VE KİRLİ BİR KONSEPT UYGULANMAKTADIR”

    “Bildiğiniz üzere AKP –MHP faşist bloğu ‘Kürt siyasi hareketini’ tasfiye etmek için sistematik olarak geliştirdikleri baskı ve gözaltı furyasını başlatmış durumdadır. Gün geçmiyor ki arkadaşlarımız gözaltına alınıp işkenceye uğramasın. Tüm bu saldırılarla birlikte gençlik yapımıza daha özel ve kirli bir konsept uygulanmaktadır. Yaklaşan 4. Olağan Büyük Kongremiz öncesi her gün onlarca arkadaşımız gözaltına alınıp, tutuklanmaktadır” denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “GENÇLİK SİNDİRİLİP BİTİRİLMEK İSTENİYOR”

    “Gençlik bu baskılarla sindirilip bitirilmek istenmektedir.

    14 şubat şafak operasyonuyla alınan; Hazal Öztemel, Mustafa Abdaloğulları, Şiyar Şevli, Dilaver Paksoy, Kahraman Yıldız, Cengiz Fidan ve Firaz Tekol arkadaşlarımız hukuksuz bir şekilde gözaltında tutulmaktadır.

    “ARKADAŞLARIMIZ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN”

    Demokratik toplumun kadın hareketi ile birlikte en temel dinamiği olan gençlik hareketi 68’lerden aldığı devrim mirası ve “GENÇ BAŞLADIK, GENÇ BAŞARACAĞIZ” şiarı ile mücadelesini her zamankinden daha fazla ilerletmektedir. Bu temelde sabote edilmek istenen gençlik çalışmalarımızı daha büyük bir moral ile yürüteceğimizi tekrardan dile getiriyoruz. Son olarak hukuksuzca gözaltında tutulan arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın.”

    Açıklama, ‘Baskılar bizi yıldıramaz’ sloganı ve alkışlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim, Diyarbakır ve Van’da ev baskını: Çok sayıda gözaltı var

    Dersim, Diyarbakır ve Van’da ev baskını: Çok sayıda gözaltı var

    PİRHA – Dersim, Diyarbakır ve Van’da polislerce yapılan operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı. 

    Dersim merkezde de sabah saatlerinde üniversite öğrencilerinin kaldığı yurt ve evlere polislerce baskın düzenlendi. Baskınlarda çok sayıda öğrenci gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen öğrenciler Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor.

    DİYARBAKIR HDP YÖNETİCİLERİ GÖZALTINA ALINDI

    Diyarbakır’da da sabah saatlerinde bir çok adrese eş zamanlı baskın düzenlendi. Diyarbakır’daki baskınlarda, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütü yöneticisi İrfan Söner, HDP Bağlar İlçe Eşbaşkanı Mehmet Atlıhan ve HDP Yenişehir İlçe Eşbaşkanı Sadrettin Kaya gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen HDP’liler, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    VAN’DA GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI

    Van’da sabah saatlerinde düzenlenen ev baskınlarında Mezopotamya Ajansı muhabiri Yunus Duman da gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Duman, İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı TEM Şube’ye götürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • İTÜ’de kantin fiyatlarını boykot eden öğrenciler okuldan uzaklaştırıldı

    İTÜ’de kantin fiyatlarını boykot eden öğrenciler okuldan uzaklaştırıldı

    İTÜ’de yemek ve okuldaki özel işletmelerin kantin fiyatlarını boykot eden 7 öğrenciye uzaklaştırma cezası verildi.

    İstanbul Teknik Üniversitesi’ndeki (İTÜ) özel işletmelerin kantin fiyatlarının çok yüksek olması nedeniyle 18 Aralık 2019’da tarihinde boykot kararı alan öğrenciler kampüste öğrenci kantini kurmuş öğrencilere çay, kahve gibi ürünleri ücretsiz dağıtmıştı.

    Sürdürdükleri boykota, İTÜ yönetiminin tüm baskılarına ve tehditlerine rağmen devam eden öğrencilere yönetim tarafından soruşturma açılmıştı. Bununla da yetinmeyen İTÜ Rektörlüğü, aldığı bir kararla 7 öğrenciye “bir yarıyıl için uzaklaştırma” cezası verdi.

    İTÜ Rektörlüğü tarafından hazırlan görevlendirme yazısında, uzaklaştırma cezası alan öğrencilere, “‘Öğrenme ve öğretme hürriyetinin engelleyici veya yükseköğretim kurumlarının işleyiş ve huzurunu bozucu eylemlerde bulunmak’ ve ‘izin almadan toplantılar düzenlemek’ eylemlerini işlediğiniz tespit edilmiştir” denildi.

    Uzaklaştırma cezası alan İTÜ öğrencisi suçunun sadece okulda çay dağıtmak olduğunu belirterek, “Hiçbir hukuki dayanağı olmadan alınan bu karar kabul edilemez. Kantin fiyatlarına karşı aldığımız boykot kararının ardından gerek rektörlük gerekse güvenlik tarafından her türlü baskıya maruz kaldık. Kendi okulumuzda darp edilen arkadaşlarımız dahi oldu. İTÜ yönetiminin aldığı bu kararı kabul etmiyoruz, gerekli yerlere başvuracağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Üniversitesi öğrencilerinden baskılara karşı dayanışma çağrısı

    Munzur Üniversitesi öğrencilerinden baskılara karşı dayanışma çağrısı

    PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencileri, Çemişgezek ilçesinde öğrencilerin maruz kaldığı baskılara karşı dayanışma çağrısında bulundu.

    Munzur Üniversitesi Çemişgezek Meslek Yüksekokulu öğrencileri, son zamanlarda hem depremde mağduriyet yaşadıklarını hem de ilçede taciz, şiddet ve birçok şekilde baskı gördüklerini açıklamışlardı.

    Gençlik Komiteleri adına yapılan açıklamada, Çemişgezek’te okuyan öğrenciler için bir dayanışma çağrısı yapıldı.

    “ÖĞRENCİLER BASKI ALTINDA”

    Açıklamada, “1954 yılından kalma Munzur Üniversitesi Çemişgezek Meslek Yüksokulu fakülte binası, Elazığ depremi sonrası büyük hasar aldı ve senato kararı ile binanın merkez kampüse taşınması kararı alındı. Çemişgezek esnafının itirazları doğrultusunda başka bir bina bulunup oraya taşınması kararı alınınca fakülte, siyasi rant odaklı şahısların hedefi oldu. Üstelik ilçede yurdun bulunmaması nedeni ile öğrencilerin kalmak zorunda oldukları yüksek fiyatlı kiralık dairelerin çoğu depremden zarar görmüş durumda. Çemişgezek Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin yaşadığı sorunlar bunlarla kalmıyor. Yoğun baskılar altında olan öğrenciler, korkularından dolayı bu meşru davalarında bir adım bile atamıyorlar” ifadeleri yer aldı.

    TACİZ, ŞİDDET VE TEHDİT İDDİALARI 

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Özellikle de kadın öğrencileri rahatsız etme, taciz hatta kaldıkları evleri basıp tehdit etme gibi olaylar da yaşanması öğrencileri oldukça tedirgin ediyor. Bu gibi durumlar ilçenin küçük olmasından dolayı duyulmuyor. Öğrenci arkadaşlarımız bizden destek bekliyor ve bu sorunların çözülmesi için çağrıda bulunuyorlar.

    Bizler Munzur Üniversitesi öğrencileri olarak Dersim’den sesleniyoruz. Gençliğin ‘İletişim, dayanışma ve mücadele ağı’nı kurmak için ileri diyoruz, dört bir yandan herkesi dayanışmaya çağırıyoruz.

    PİRHA/DERSİM

  • Öğrencilerden Gülistan için açıklama: Arama bölgesinde intihar etmediği kesinleşti-VİDEO

    Öğrencilerden Gülistan için açıklama: Arama bölgesinde intihar etmediği kesinleşti-VİDEO

    PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencileri, bir haftadır haber alınamayan Gülistan Doku’ya ilişkin basın açıklaması yaptılar. Açıklamada, Gülistan Doku’nun arama çalışmalarına katılan bazı ekiplerin bölgede intihar olayının yaşanmadığını teyit ettikleri belirtilirken yoğun polis ablukasına tepki gösterildi. 

    Haberin Videosu

    Munzur Üniversitesi Öğrencileri, 5 Ocak gününden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku’nun bulunması ve olayın aydınlatılması için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdiler.

    Açıklamaya kurum temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katılırken olağan üstü polis ablukasına tepki gösterildi.

    Açıklamada, aramaların gerçekleştiği Dinar Köprüsü mevkiinde çalışmalara katılan ekipler tarafından, Dinar Köprüsü’nde intihar vakası yaşanmadığının kesinleştiğine dair bilgi verildiği söylendi.

    Öğrenciler, Gülistan Doku bulunana kadar alanlarda olacağını yineleyerek ‘Dersim uyuma Gülistan’a sahip çık, direne direne kazanacağız’ sloganlarıyla eylemi sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

  • AKD: Cemevi kapılarımız her türlü ihtiyaç için öğrencilere açık

    AKD: Cemevi kapılarımız her türlü ihtiyaç için öğrencilere açık

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD), yaptığı yazılı açıklamada cemevi kapılarının her türlü ihtiyaç için öğrencilere açık olduğunu belirtildi. 

    İstanbul Üniversitesi öğrencisi Sibel Ünli’nin: “Yemek kartımda sadece 1 TL kalmış, gidecek yerim yok, iş arıyorum” şeklinde tweetler atıktan sonra intihar etmesi, Türkiye’deki her kesimden insanı derinden sarstı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği başta olmak üzere birçok cemevi kapılarını öğrencilere her türlü destek için açtığını duyurmuştu. Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi de yaptığı yazılı açıklamada cemevlerinin kapılarının öğrencilere açık olduğunu belirtti.

    Yapılan yazılı açıklamada, AKD’ye ait tüm cemevi kapılarının öğrencilere, barınma, konaklama ve yiyecek- içecek konusunda ihtiyacı olan insanlara açık olduğu kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD’den öğrencilere çağrı: İhtiyacınız için şubelere başvurabilirsiniz

    PSAKD’den öğrencilere çağrı: İhtiyacınız için şubelere başvurabilirsiniz

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, öğrencilere çağrıda bulunarak, her türlü ihtiyaç için genel merkeze ya da şubelere başvuruda bulunmaları istendi. 

    Özellikle son zamanlarda öğrencilerin ceplerinde para bulunmadığı için intihar ettikleri basına yansımıştı. Buna dair Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi (PSAKD) yazılı açıklama yaparak öğrencilere çağrıda bulundu. Her türlü ihtiyaçlar için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi’ne, şubelerine ve cemevlerine başvurabilecekleri kaydedilen açıklamada, “Bir tas aşımız varsa sizlerle paylaşırız” denildi.

    Ders çalışmak isteyenlerin ise derneğe bağlı mekanları kullanabilecekleri belirtilen açıklamada, kalacak yer veya başka ihtiyaçlar için yönlendirme yapacaklarına dikkat çekildi.

    Açıklamada, “Gücümüz yettiğince ve elimizden geldiğince sizlere yardımcı olmaya çalışırız. Milliyetiniz, dininiz, inancınız, kimliğiniz, düşünceniz ne olursa olsun rahatlıkla yanımıza gelebilirsiniz. Alevi, Sünni, Müslüman, Hristiyan, Türk, Kürt, Ermeni, Arap ve başka hangi kimlikten olursanız olun bizim için fark etmez. Derdinizi paylaşacak birilerini ararsanız gönlümüz size açıktır” denildi.

    Öte yandan İzmir Bergama Cemevi de kapılarını barınma ve yemek sorunu yaşayan öğrencilere açtı. Cemevinden yapılan duyuruda,  “Barınma ve yemek sorunu yaşayan tüm öğrencilere kapımız sonuna kadar açıktır” ifadesi kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)