Etiket: öğrenciler

  • Dersim’de üniversite öğrencilerinden yetkililere çağrı: Ulaşım sorununu çözün-VİDEO

    Dersim’de üniversite öğrencilerinden yetkililere çağrı: Ulaşım sorununu çözün-VİDEO

    PİRHA-Munzur Üniversitesi’nde yaklaşık 7 bin öğrenci öğrenim görüyor. Ulaşım sorunu yaşadıklarını ifade eden öğrenciler, “Az sayıda araç geliyor ve araçlar genelde dolu olduğu için üniversiteye yürüyerek ya da otostop çekerek gitmek zorunda kalıyoruz. Yetkililerden ulaşım sorunumuzu çözmesini istiyoruz” dediler.

    Munzur Üniversitesi 2023-24 eğitim döneminde 7 bini aşkın öğrenci öğrenim görüyor. Sene başından beri yetersiz yurt kapasitesi sebebiyle birçok öğrencinin barınma sorunu yaşadığı üniversitede, öğrencileri mağdur eden bir başka sorun da ulaşım.

    “UZUN SÜRE ARAÇ GELMİYOR”

    Ulaşım konusunda sıkıntı yaşadıklarını söyleyen öğrencilerden Rojin Şık, “Araçlar yarım saatte bir geliyor ancak dolu oldukları için binemiyoruz. Bize başka araç gelecek denmesine rağmen araçlar uzun süre gelmiyor. Ulaşım sorunumuzun giderilmesini istiyoruz” dedi.

    “ULAŞIM SORUNUMUZ ÇÖZÜLSÜN”

    Ulaşım sorunundan dolayı üniversiteye gitmekte zorlandığını belirten Esma Şahin de “Munzur Üniversitesi öğrencisiyim, Ehlibeyt KYK Kız Yurdu’nda kalıyorum. Az sayıda araç geliyor ve araçlar genelde dolu olduğu için üniversiteye yürüyerek ya da otostop çekerek gitmek zorunda kalıyoruz. Temel ihtiyaçlarımızı karşılamakta bile zorluk çekiyoruz. Çünkü yakınımızda bir market bile yok. 21. yüzyıldayız fakat eğitime ulaşmakta zorluk çekiyoruz. Araçlar bizi yurda çok uzak bir mesafede bırakıyor ve uzun bir mesafe yürümek zorunda kalıyoruz. Yetkililerden ulaşım sorunumuzu çözmesini istiyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK-Beritan AVCI/DERSİM

  • Britanya’da Alevilik dersi alan öğrenciler BAF’ı ziyaret etti

    Britanya’da Alevilik dersi alan öğrenciler BAF’ı ziyaret etti

    PİRHA- Britanya’da Alevilik dersi öğretilen okullardan biri olan Churchfıeld Okulu’nun öğrencileri, Britanya Alevi Federasyonu’nu ziyaret etti.

    Britanya’da Alevilik dersi verilen okullardan Churchfıeld Okulu’nun 1.sınıf öğrencileri, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Genel Merkezi’ni ziyaret ettiler. Ziyarette Alevilik inancı, kültürü ve genel merkezdeki faaliyetler hakkında öğrencilerle sohbet edilerek, sorular cevaplandı.

    PİRHA/ İNGİLTERE

  • Son 1 yılda MESEM’e gönderilen öğrenci sayısı 1 milyonu geçti-VİDEO

    Son 1 yılda MESEM’e gönderilen öğrenci sayısı 1 milyonu geçti-VİDEO

    PİRHA-Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, çıraklık Eğitim Merkezi’nin çocukları ucuz iş gücü olarak gördüğünü belirterek, “Patronların işine geliyor. Son 1 yılda MESEM’e gönderilen öğrenci sayısı 1 milyonu geçti” dedi.

    Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM), eski adıyla Çıraklık Eğitim Merkezi tepki çekiyor. Çünkü mesleki ve teknik lise öğrencileri, küçük ve orta işletmelerin tezgahlarında iş güvenliğinden uzak bir halde çalışmaya/çalıştırılmaya devam ediliyor. MESEM, çocuk işçiliğini özendiren bir uygulama.

    MESEM projesinin uygulamaya geçilmesinden bu yana işyerlerinde birçok çocuğun iş güvenliği ve sağlık yetersizliğinden dolayı elektriğe kapıldığı ya da kollarını makinalara kaptırdığı biliniyor.

    “MESEM, PATRONLARA UCUZ İŞ GÜCÜ SUNMAKTIR”

    Proje yönelik PİRHA’ya konuşan Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, MESEM’in son bir buçuk yıldır okula devam etmeyen ya da eğitimde başarılı olmayan çocukların mesleki eğitimi adı altında haftanın 4 günü işe gitmesi 1 gün de okula gitmesi üzerine kurulmuş bir proje olduğunu söyledi.

    PolatMESEM aslında çocukların devlet eliyle patronlara ucuz iş gücü olarak sunulmasıdır. Çocukları 9. ve 10. sınıfta daha hiçbir mesleki eğitim altyapısı olmadan işyerlerine gönderiyorsunuz ve bu şekilde lise diploması vereceksiniz” diyerek tepki gösterdi.

    “MESEM’E GÖNDERİLEN ÖĞRENCİ SAYISI 1 MİLYONU GEÇTİ”

    Bakanlığın bir süre önce bir karar ile MESEM kapsamında staja gidilen birçok kurumun yetkilerini geri aldığını, iş güvenliği noktasında eksikliklerin olduğuna dikkat çeken Polat, şunları ifade etti:

    “Geçen sene bazı çocuklar bu eğitim uygulamasındayken ya kolunu tornaya kaptırdı ya elini elektriğe çarptı ya yüksekten düşerek yaşamını yitirdi. Bu iş güvenliği ve sağlığı noktası ayrı bir problem. Çocukların ucuz iş gücü olarak sermaye sahiplerine, patronlara gönderilmesi de ayrı bir problem. Eğitimin dışına çıkılması ayrı bir problem. Son 1 yılda MESEM’e gönderilen öğrenci sayısı 1 milyonu geçti.”

    “BU PROJEDEN VAZGEÇİLSİN”

    Eğitim Sen Adıyaman Şube Başkanı Zeynal Polat, projenin üstünde durduklarını belirterek, “Buna dair de çalışma yürütüyoruz. Eğitim Sen olarak bir an önce bu projeden vazgeçilmesini istiyoruz. Hem ÇEDES hem de MESEM gibi projelerin sonlandırılması için mücadele yürütüyoruz, dava açıyoruz” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Nuray Kaya: Yurda gitmek için kullandığımız yol karanlık, güvenli değil-VİDEO

    Nuray Kaya: Yurda gitmek için kullandığımız yol karanlık, güvenli değil-VİDEO

    PİRHA-KYK yurdunda sağlıksız koşullarda kaldıklarını vurgulayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Nuray Kaya, “Arkadaşlarımızın yurda gitmek için kullandıkları yol çok karanlık ve hiç güvenli değil” dedi.

    Munzur Üniversitesi Uygulamalı İngilizce Çevirmenlik Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Nuray Kaya, yaşadıkları sorunları PİRHA‘ya anlattı.

    “BİR ODADA 7 KİŞİ KALIYORUZ”

    Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda sağlıksız şartlarda kaldıklarını vurgulayan Nuray Kaya, “Bir odada 7 kişi kalıyoruz. Yeni yapılan yurtta arkadaşlarımızla beraber çok mağduruz” dedi.

    Nuray Kaya şunları dile getirdi:

    “Arkadaşlarımızın haberi olmadan Tunceli 100. Yıl Kız Öğrenci Yurdu’na transfer ettiler ve devlet yurdu değil, özel bir yurtmuş. Ayda iki defa ödeme yapıldı ancak depozitoları transfer edildikleri yurttan geri ödenmedi. Arkadaşlarımızın yurda gitmek için kullandıkları yol çok karanlık ve hiç güvenli değil. Arkadaşlarımız hayvanların saldırısına maruz kalmaktalar. Okulun kapısının önüne alkollü insanlar, polisler ve uzmanlar gelmekte ve arkadaşlarımız onların tacizine maruz kalmaktalar. Biz yaşadıklarımızdan şikayetçiyiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Öğrencilerin İstanbul Üniversitesi’ne girişi yasaklandı, polis barikat kurdu-VİDEO

    Öğrencilerin İstanbul Üniversitesi’ne girişi yasaklandı, polis barikat kurdu-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Üniversitesi rektörlüğünün aldığı kararla tüm yerleşkelerin kapılarının ziyaretçilere açılmasına karşı öğrencilerin başlattığı direniş üçüncü gününde devam etti. Rektörlüğün uygulamalarını protesto etmek için Havuzlu yerleşkesinde forum yapmak isteyen öğrenciler “Fakülteler arası geçiş yasağı” olduğu için İstanbul Üniversitesi’ne alınmadı. 

    İstanbul Üniversitesi’nde öğrenciler, kayyım rektörün üniversite kampüslerini ziyaretçilere açmasına, diğer yanda ise öğrencilere kampüsler arası geçiş yasağı getirmesine karşı 3 gündür Beyazıt’ta eylemlerini sürdürüyor.

    Öğrenciler sık sık, ‘İstanbul üniversitesi müze değil, üniversite’, ‘söz, yetki, karar üniversite meclislerine’, ‘Üniversiteler AVM değildir’ sloganları attı.

    İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğrencileri, kampüsün üniversite bileşeni olmayanların ziyaretine açılmasını ve rektörlüğün uygulamalarını protesto etmek istedi ancak “Fakülteler arası geçiş yasağı” olduğu için İstanbul Üniversitesi’ne alınmadı.

    Öğrencilerin önüne polis barikatları kuruldu, öğrenciler üniversite içerisine alınmamalarını protesto etti.

    Üniversite öğrencileri, içeriye alınmadıkları için dışarıda Öğrenci Meclisi’ni kurdu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ankara Üniversitesi’nde öğrencilere saldıran ırkçılar püskürtüldü

    Ankara Üniversitesi’nde öğrencilere saldıran ırkçılar püskürtüldü

    PİRHA- Ankara Üniversitesi’nde MHP’li ırkçı bir grup, bugün de daha öğrencilere saldırdı. Öğrencilerin karşılık vermesi üzerine ırkçılar püskürtüldü.

    Ankara Üniversitesi (AÜ) Cebeci Kampüsü’nde MHP’li ırkçı bir grup, bugün bir kez daha öğrencilere saldırdı. Öğrenciler, sınava girmek üzere geldikleri İletişim Fakültesi önünde saldırıya uğradı. Irkçı grup, öğrencilere “Sizi sınavlara sokmayacağız” tehdidinde bulundu. Öğrencilerin karşılık vermesi üzerine ırkçılar püskürtüldü.

    Öğrenciler dün de ırkçı bir grubun saldırısında uğramıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üniversiteyi bırakan öğrenci sayısı 50 ilin nüfusunu geçti

    Üniversiteyi bırakan öğrenci sayısı 50 ilin nüfusunu geçti

    PİRHA-YÖKAK’ın üniversite raporuna göre, 2021 ve 2022’de 728 binin üzerinde öğrenci üniversiteyi bıraktı. En çok terk etme büyük şehirlerde olurken üniversiyi bırakan öğrenci sayısı Türkiye’deki 50 ilin nüfusunu geçti.

    Yükseköğretim Kalite Kurulu’nun (YÖKAK) Gösterge Değerleri Raporu, üniversite raporunu yayımladı. Rapora göre, 2021 ve 2022’de 728 binin üzerinde öğrenci üniversiteyi bıraktı.

    BirGün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre, 2021’de 338 bin 926, 2022’de 389 bin 564 öğrenci üniversiteleri terk etti. Raporda en dikkat çekici bölümlerden birisi üniversite terkinin en çok büyük şehirlerde yoğunlaşması oldu. Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerdeki üniversitelerden öğrenciler adeta kaçtı. Sadece İstanbul Üniversitesi’ni bırakan öğrenci sayısı son iki yılda 23 bine yaklaştı. Geçen yıl en çok üniversite terki ise Ege Üniversitesi’nde yaşandı. Ege Üniversitesi’ni terk eden öğrenci sayısı 12 bin 121 oldu.

    Rapora göre, 2022’de bırakılan üniversiteler ve öğrenci sayıları şöyle:

    • Ege Üniversitesi: 12 bin 121
    • Uludağ Üniversitesi: 11 bin 556
    • Kocaeli Üniversitesi: 10 bin 902
    • İstanbul Üniversitesi: 10 bin 573
    • Ankara Üniversitesi: 10 bin 175
    • Karabük Üniversitesi: 10 bin 120
    • Süleyman Demirel Üniversitesi: 8 bin 464
    • Dumlupınar Üniversitesi: 8 bin 379
    • Akdeniz Üniversitesi: 7 bin 870
    • Dokuz Eylül Üniversitesi: 7 bin 62

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de öğrenciler, asansör faciasını protesto etti-VİDEO

    Dersim’de öğrenciler, asansör faciasını protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Aydın’da Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu Zeren Ertaş’ın yaşamını yitirmesi Dersim’de öğrenciler tarafından protesto edildi.

    Aydın’ın Efeler ilçesindeki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda bir süredir arızalı olan ve şikayetlere rağmen onarılmayan asansörün düşmesi sonucu 22 yaşındaki Zeren Ertaş isimli öğrenci hayatını kaybetti.

    Ertaş’ın hayatını kaybetmesi büyük bir protesto dalgası yarattı. Türkiye’nin dört bir yanında yaşananlara tepki yükseliyor. Aydın’da Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda asansörün düşmesi sonucu Zeren Ertaş’ın yaşamını yitirmesi Dersim’de öğrenciler tarafından protesto edildi. Öğrenciler, “Susma sustukça sıra sana gelecek” ve “Katil KYK”  sloganları attı.

    PİRHA/ DERSİM

  • Aleviler, depremzede 5 bin öğrenciye okul çantası ve kırtasiye malzemesi gönderiyor

    Aleviler, depremzede 5 bin öğrenciye okul çantası ve kırtasiye malzemesi gönderiyor

    PİRHA-AABK ve ADFE ortaklığında yapılan projede 5000 öğrenciye okul çantası ve kırtasiye malzemeleri ambalajlanıp deprem bölgelerine gönderilecek. 

    6 Şubat’ta meydana gelen, on binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan, milyonlarca insanı etkileyen depremin üzerinden aylar geçmesine karşın sorunlar devam ediyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ortaklığında yapılan projede, 5 bin öğrenciye okul çantası ve kırtasiye malzemeleri ambalajlanıp deprem bölgelerine gönderilecek.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, sosyal medya hesabından projeye ilişkin şunları söyledi:

    “Deprem bölgelerine lokmalarımızla aralıksız destek olmaya devam ediyoruz. Aldığımız karar doğrultusunda 5000 öğrencimize (ilk, orta ve lise) sipariş verdiğimiz okul çantası ve bir öğrencinin A’dan Z’ye kadar ihtiyaç duyduğu kırtasiye malzemeleri elimize ulaştı. Okul çantası ve kırtasiye malzemelerinin ambalajlama işleri Bağcılar Alevi Toplumu Cemevimizde başladı. En kısa zaman içerisinde öğrencilerimize dağıtmaya başlayacağız. Emek ve desteklerinden dolayı Alevi Dernekleri Federasyonumuza ve Bağcılar Alevi Toplumu Cemevimize, sevgili başkanımız Zeynel Abidin Koç Dede nezdinde teşekkür ediyoruz. Lokmalarıyla desteklerini her daim sunan tüm Can’larımıza da çok teşekkür ediyoruz. Her zaman ve her yerde birbirimizin Hızır’ı olmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Okullara imam atanması çocuklar arasında ayrımcılık yaratır, mücadele edilmeli’- VİDEO

    ‘Okullara imam atanması çocuklar arasında ayrımcılık yaratır, mücadele edilmeli’- VİDEO

    PİRHA- ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam atanmasına tepki gösteren Eğitim-Sen Mersin Kadın Sekreteri Duygu Taner, söz konusu protokolün tek din, tek mezhep anlayışını dayattığını ve öğrenciler arasında ayrımcılığa neden olacağını vurguladı. Taner, tüm velilere, öğrencilere ve demokratik kitle örgütlerine mücadele etmeleri konusunda çağrıda bulundu. 

    Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında, birçok kentte okullara imam ve din görevlisi atandı.
    Geçmişte de benzer projelerle eğitim alanı laiklikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmeye çalışılmıştı. Şimdi de ‘Manevi danışmanlık’ adı altında din görevlilerinin okullara atanması başta eğitimciler olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden tepki topluyor. Tekçi, dinci zihniyetle uygulamaya konulan bu projeye özellikle eğitimcilerden itiraz sesleri yükseliyor.
    Söz konusu uygulama ile ilgili Eğitim-Sen Mersin Şubesi Kadın Sekreteri Duygu Taner, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “BU PROTOKOLLE EĞİTİMDE AYRIMCILIK YAPILIYOR”

    Duygu Taner, Milli Eğitim Bakanlığı’nın son yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı ve çeşitli dini vakıflarla protokoller imzalayarak eğitimde laikliği bozan bir rol üstlendiğini belirtti. Taner, bu protokollerin eşitlikten uzak, tek din tek mezhep anlayışını dayatarak öğrenciler arasında ayrımcılık yarattığını ifade ederek, “Aynı zamanda Milli Eğitim’in eğitim ve öğretim hizmetini yürütmek, bunun gözetimini yapmak ve denetlemek yetkisini uygunsuz bir biçimde Diyanet veya dini vakıflara aktarılması oldukça sıkıntılı. Bu çocukların okulda kamu yararına bir eğitim almasını engelleyen bir yerde duruyor” dedi.

    Taner, okullarda pedagojik formasyonu sağlamayan yetkililerin görevlendirilmesinin tehlikelerine ve ataması yapılmayan rehberlik öğretmenlerine de işaret ederek, “Dört yıllık eğitim fakültelerinde rehberlik ve danışman öğretmenlerimiz eğitim vermekte, yönlendirmekte uzman bir şekilde mezun oluyorlar. Bu arkadaşlarımızın atanmasına öncelik sağlanması, okullarda öğrencilere ayrımcılık yapmaksızın kapsayıcı bir biçimde, pedagojiye uygun bilimsel bir eğitimin yaygınlaşması açısından son derece önemli” sözlerini kullandı.

    BAKAN TEKİN’İN SÖZLERİNE TEPKİ

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan sözlerini de değerlendiren Taner, şunları söyledi:

    “Kız çocuklarının ve genç kızların eğitimde yeteri kadar yer alamamasının sebebi karma eğitime bağlanması, siyasal iktidarın kendi yaşam tarzını hayata sokmaya çalışmasının bir parçası olarak görüyorum. Eşitsizlikler, erken yaşta zorla evlendirmeler, yoksulluklar gibi birçok neden varken bunları bir kenara atıp karma eğitimin kız çocuklarının okula gitmesinde bir engelmiş gibi sunulması çok sıkıntılı ve yanlış. Kız çocuklarının eşit şartlarda eğitim alması, özgür bireyler olarak hayata kazandırılmaları açısından karma eğitim elzem.”

    Eğitim Sen olarak hem yürütmenin durdurulması hem de protokolün iptali için dava açtıklarını dile getiren Eğitim-Sen Mersin Şubesi Kadın Sekreteri Duygu Taner, tüm velilere, öğrencilere ve demokratik kitle örgütlerine mücadele etmeleri konusunda çağrıda bulundu.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO

  • Öğrencilerden, Boynukalın’a protesto: Karanlık, gerici zihniyet – VİDEO

    Öğrencilerden, Boynukalın’a protesto: Karanlık, gerici zihniyet – VİDEO

    PİRHA- Marmara Üniversitesi öğrencileri ilahiyat profesörü Mehmet Boynukalın’ın laiklik karşıtı paylaşımlarının ardından Göztepe Kampüsü önünde eylem yaptı. Öğrenciler, “Kız çocuklarının eğitim almama sebebi karma eğitim değil; karanlık, gerici zihniyettir. Bu yobazın üniversitede kendine hoca diye yer buluyor olması, akademinin içerisinde bulunduğu çöküşü gözler önüne sermektedir” dedi.

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katıldığı bir televizyon programında ailelerin kızlarını erkeklerle aynı okula göndermek istemediğini iddia ederek kız okulları açmaya yönelik söylemleri günlerdir tepki topluyor.

    AKP iktidarının laiklik karşıtı politikalarına bir destek de Marmara Üniversitesi profesörü Mehmet Boynukalın’dan geldi. Boynukalın Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Laiklik kız çocukları için ayrı okul açılmasına engel oluyorsa o laikliği kaldırmak gerekir” ifadelerine yer verdi.

    Boynukalın’a Marmara Üniversitesi öğrencilerinden tepki geldi. Göztepe Kampüsü önünde bir araya gelen öğrenciler, bir açıklama yaparak, “Örgütlü gericilik yıllardır yaptığı gibi bu topraklardaki ilerici olan her şeye savaş açmıştır. Kız çocuklarının eğitim almama sebebi karma eğitim değil; karanlık, gerici zihniyettir. Karma eğitimi değil, gerici zihniyeti ortada kaldırmak gerekir. AKP 21 yıl boyunca açıktan gericiliğin yolunu döşemiştir. Gericileri okulumuza hoca yapmıştır. Bu yobazın üniversitede kendine hoca diye yer buluyor olması, akademinin içerisinde bulunduğu çöküşü gözler önüne sermektedir. Laiklik akılcılığın ve bilimselliğin  önünü açan yegane unsurdur. Laikliğin bertaraf edilmesine yönelik adımlar ülkemizi Ortaçağ karanlığına götürmekten, yurttaşlık hukukunu al aşağı etmekten ve çocuklarımıza dinci ve kinci bir akıl vermekten öteye geçemez. Laikliğe saldırıp şeriat güzellemesi yapan bu akılların eğitim kurumlarımızı kendine kaldıraç olarak kullanması kabul edilemez” ifadelerine yer verildi

    “KARANLIĞA GEÇİT YOK”

    Öğrenciler, “Karanlığa Geçit Yok” pankartı taşıdı. Sık sık “Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok”, “Üniversiteler bizimdir, yobaza, faşiste bırakmayız” sloganı attı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mersin Cemevi, yüzlerce depremzede öğrenciye burs verdi – VİDEO

    Mersin Cemevi, yüzlerce depremzede öğrenciye burs verdi – VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi, depremzede öğrenciler için düzenlediği konserin gelirini 500 üniversite öğrencisine burs olarak verdi.

    Mersin Cemevi tarafından geçtiğimiz ay deprem felaketinden etkilenen öğrenciler için düzenlenen konserden elde edilen gelir, burs olarak öğrencilere takdim edildi.

    Mersin Cemevi’nde yapılan bir etkinlikle depremzede öğrencilere bursları verildi. Düzenlenen etkinliğe Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Ticaret Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, Mersin Cemevi Danışma kurulu üyeleri, yöre dernek başkanları ve üniversite öğrencileri katıldı.

    Etkinlik, Cemevi Zakiri Rıza Aydın’ın deyiş seslendirmesiyle başladı.

    “MERSİN CEMEVİ İNSANLARI BİRLEŞTİRDİ”

    Depremden etkilenen Malatya İnönü Üniversitesi öğrencisi Canan Bağcı, “Depremin üçüncü günü Mersin’e geldik. Mersin’in bize kucak açması bizim için çok özel durumdu. Mersin Cemevi’nin evrensel yaklaşımıyla Cemevi’ne gelen herkese mezhep ayrımı yapmadan evrensel bakarak insanları birleştirdi. Başta Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ve çalışanlarına başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

    “MERSİN CEMEVİ BÜYÜK SORUMLULUK ALDI”

    Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, deprem sürecinde belediye olarak yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. Özyiğit, inanç ve mezhep ayırt etmeksizin tüm depremzedelere aynı ölçüde yardımcı olduklarını ve Mersin Cemevi’nin de bu süreçte büyük sorumluluk aldığını söyleyerek, “Yenişehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Büyükşehir Belediyesi, Mersin Cemevi herkes elini taşın altına koyarak deprem yaralarını sarmak için mücadele etti. Bu süreçte hiçbir ferdin diline, dinine, mezhebine, inancına kimliğine, bakmaksızın kucağımızı açtık. Deprem yarası daha hala kapanmadı. Deprem sorunlarına samimiyetle elin taşın altına koyup çözüm üreten kurumlarından birisi de Mersin Cemevi’dir. Bu organizasyonu yapan Mersin Cemevi’ne çok teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.

    KILAVUZ: EĞİTİM DEPREM ALTINDA KALMAMALI

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, depremden sonra her türlü yardımı yaptıklarını ancak eğitim konusuna ayrıca önem verdiklerinden dolayı burs konseri düzenlediklerini dile getirdi. Kılavuz, burs için başlattıkları sürece dair şunları söyledi:

    “Mersin Cemevi de dahil olmak üzere, ülkedeki tüm Alevi kurumlarımız depremin daha ilk saatlerinden itibaren kaynaklarını ve kapılarını depremzede canlarımıza açtık. Her şey deprem altında kaldı, fakat eğitim deprem altında kalmamalıdır diyerek öğrencilere burs verelim fikri doğdu. Sayı olarak tartışmalarda 500 öğrenci fikri kabul gördü. Burs Konserine Sayın Musa Eroğlu, Ender Balkır, Ayfer Vardar sanatçılar bu konserde yer alacaklarını bildirdiler. Bu konser için 10 bin bilet dağıtımını hedefledik. Yurt içinden ve Yurt dışından hayırsever canımız anlamlı destek sundular. Nihayetinde 500 öğrencimize burs verebildik. Buradaki öğrenci canlarımızı her zaman burada mihman etmek için çağırdık. Cemevi olarak her zaman bir sıkıntı veya bir sorununuz olursa yanınızda olduğumuzu bilmeniz için çağırdık”

    Konuşmaların ardından öğrencilere bursları verildi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Irkçı saldırıya uğrayan İstanbul Üniversitesi öğrencileri serbest bırakıldı

    Irkçı saldırıya uğrayan İstanbul Üniversitesi öğrencileri serbest bırakıldı

    İstanbul Üniversitesi’nde ırkçı bir grubun saldırısı sonrası gözaltına alınan 26 öğrenci serbest bırakıldı.

    İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde bir grup ırkçı, sol görüşlü öğrencilere saldırmıştı. Saldırıya uğrayan 26 öğrenci polis tarafından ablukaya alındıktan sonra gözaltına alındı.

    Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen öğrenciler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de 1. Olağan İl Çalıştayını gerçekleştirdi-VİDEO

    Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de 1. Olağan İl Çalıştayını gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA-Yurtsever Öğrenci Gençliği, örgütlenme çalışmalarını “Demokratik Öğrenci Meclisi” çatısı altında birleştirme kararı alarak Dersim’de 1. Olağan İl Çalıştayı düzenledi. Çalıştayda, baskıcı yaşamı kabul etmeyerek birlik ve dayanışma içerisinde her alanda örgütlenerek mücadelelerini sürdürme mesajı verildi.

    Yurtsever Öğrenci Gençliği, örgütlenme çalışmalarını “Demokratik Öğrenci Meclisi” çatısı altında birleştirme kararı aldı. Demokratik Öğrenci Meclisi İzmir’de, Eskişehir’de, Dersim’de 1. Olağan İl Çalıştayları ve 3 Aralık’ta Van ve İstanbul’da merkezi çalıştay gerçekleştirecek.

    Dersim’de Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen çalıştayda, ‘Unutmadık bir Gülistan daha eksilmeyecek’, ‘Gençliğin bütün mücadelesi toplumun kesin zaferidir’, ‘Özgür-özerk üniversitelerle demokratik topluma’ pankartları asıldı. Çalıştayda Gülistan Doku, Kemal Korkut, Şerzan Kurt ve Şerdil Cengiz ile ilgili sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “TÜRKİYE VE KÜRDİSTAN’DA TEK ÇATI ALTINDA ÖRGÜTLENİYOR VE GÜÇLENİYORUZ”

    Savaş ve baskı sürecinde öğrenci gençlik il çalıştayının çözüm anlamında umut yarattığı belirtilerek, “İl çalıştaylarımızdan alınan güç ve heyecanla Van ve İstanbul’da gerçekleştirilecek merkezi çalıştaylarımızda daha da büyüteceğiz. Egemenler ve sömürgeci devletler insanlığa karşı suç işlemektedir. Tarihten ve geleneğimizden aldığımız ders ise devrimci-yurtsever gençliğin çözüm gücü olup özgürlüğü inşa edecektir. Yurtsever öğrenci gençliği olarak Türkiye ve Kürdistan’da tek bir çatı altında örgütleniyor ve güçleniyoruz. Demokratik Öğrenci Meclisi çatısı altında gerçekleştirdiğimiz 1. Olağan Çalıştayımız tarihi bir önemdedir” denildi.

    “TOPLUMDAKİ DEĞİŞİMİ GENÇLİĞİN NEREDE YER ALDIĞI BELİRLER”

    Gençlerin baskıcı yaşamı kabul etmeyerek birlik ve dayanışma içerisinde her alanda örgütlenerek mücadelelerini sürdürecekleri ifade edilerek, “Kadına yönelik şiddetin istatistikleri ve şiddetin cezalandırılması konusunda çalışmalar yoğun olmakla birlikte şiddetin ideolojik temelleri ve bunların karşısında sonuç alıcı yöntemlerin neler olduğu konusunda üzerinde daha fazla tartışmaya ihtiyaç vardır. Kadına yönelik şiddetin ideolojik dayanaklarını açığa çıkarmak daha fazla önem taşımaktadır. Bir toplumda değişimin olup olmayacağı veya nasıl olacağını gençliğin nerede yer aldığı belirler” diye belirtildi.

    Çalıştay müzik dinletisi ve halaylarla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Barınamıyoruz’ diyen öğrenciler yargılanıyor: Bize işkence ve darp layık görüldü

    ‘Barınamıyoruz’ diyen öğrenciler yargılanıyor: Bize işkence ve darp layık görüldü

    PİRHA- ‘Barınamıyoruz’ diyerek Ankara’ya gelen ancak gözaltına alınarak haklarında dava açılan öğrenciler savunmalarında, “Ankara yolunda aracımız durduruldu, basın açıklaması yapmak istediğimiz için yerlerde sürüklendik, dövüldük. Ne yemek yiyebiliyoruz ne barınabiliyoruz. Sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz. Çevremdeki tüm öğrenciler en az bir işte çalışıyor. Sadece bizim bölümden 30 öğrenci okulu bırakmak zorunda kaldı” dedi.

    ‘Barınamıyoruz’ eylemleri kapsamında geçtiğimiz yıl farklı şehirlerden Ankara’ya gelerek seslerini duyurmak isteyen ve gözaltına alınan 100 öğrenciden 49’u hakkında ‘Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama, hakaret’ iddiasıyla dava açılmıştı.

    Açılan davanın ilk duruşması, Ankara 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada, bazı öğrenciler ile avukatları hazır bulunurken, öğrencilerden şikayetçi olan polisler ise duruşmaya katılmadı.

    Kimlik tespitinin ardından dosyaya eklenen evrakların okunmasıyla başlayan duruşmada, silahlı polislerin hakimin talebi dışında duruşma salonunda olmasına avukatlar tepki gösterdi. Hakim, ‘Adliye güvenliği için buradalar. Talebe gerek yok’ yanıtını verdi.

    “DAVA AÇILMASI BİLE ANAYASAYA AYKIRI”

    İlk olarak yargılanan öğrencilerin avukatlarından Emre Erdal söz aldı. Davanın açılmasının dahi anayasa aykırı olduğunu belirten Erdal, toplantı kavramının tanımını hatırlatarak, öğrencilerin bu haklarını kullandığını belirtti. Erdal, ülkede enflasyon ve kira fiyatlarının korkunç boyutta olduğunu, ev sahiplerinin kiracıların evlerini bastığı bu koşullarda üniversite öğrencilerinin de barınamadığını bu nedenle öğrencilerin gösteri haklarını kullandıklarını kaydetti.

    “BU YASAKLAR, ‘SİZ YAPIN HUKUK ARKADAN GELİR’ SÖYLEMİNDEN DOĞUYOR”

    Dava konusunu eleştiren Erdal, “Ya savcılık makamı hukuk bilmiyor ya da bizi ve sizi kandırmaya çalışıyor. Herkes izin almadan gösteri yapma hakkına sahip ancak kanunla bu sınırlandırılabilir. Ülkemizde bu hak bildiri hükmüyle düzenlenmiştir. Araba durduruluyor, GBT yapılıyor, gidemezsiniz diyerek öğrencilere gözaltı oluyor. Tamamen barışçıl, tehlike ve şiddet içermeyen bu eylemlerin devlet, yargı tarafından engellenmesi hukuki değildir. Yasaklama kararı verilebilmesi için açık ve yakın bir tehlike olması gerekir, dosyamızda böyle bir şey yok. Ankara Valiliği’nin bu yasak kararının nedenini de biliyoruz. İçişleri Bakanının, ‘siz yapın hukuk arkadan gelir’ söyleminden doğduğunu biliyoruz. Ve derhal beraat kararı talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BARINACAK YERİM YOKKEN, BANA İŞKENCE VE DARP LAYIK GÖRÜLDÜ”

    Savunma yapan öğrencilerinden Çağla Güzel, “Ben bu ülkenin aydın geleceğiyim, benim okulumun yurdu yok, barınacak hiçbir yerim yok. Bana en kötü yurtlar bile layık görülmezken, anayasal hakkımı kullanırken işkence ve darp layık görüldü” dedi.

    Öğrencilerden Ezgi Ertürk ise, her yıl Meclis’e bütçe taslağı geldiğini belirterek, “Biz de geçen yıl gençlik ve eğitim bütçesinin görüleceği tarihte Ulus Meydanı’nda basın açıklaması yapacaktık. Ve Ankara yolunda aracımız durduruldu, basın açıklaması yapmak istediğimiz için yerlerde sürüklendik, dövüldük. Ankara’nın bütün yollarını gece saat 4’ten beri tuttuklarını öğrendik. Polis otobüslerinde yer olmadığı için kendi tuttuğumuz araç gözaltı aracına dönüştürüldü. İfade vermek için bile Ankara sınırına sokulmadık. 1 saat bozkırlarda bekledik Ankara’ya kilometrelerce uzak olan Kahramankazan karakolunda ifademizi aldılar” diye konuştu.

    “BARINAMADIĞIMIZ İÇİN SADECE TEK BİR BÖLÜMDEN 30 KİŞİ OKULU BIRAKTI”

    Yargılanan öğrencilerden İlayda Gökçer de savunmasında, temel eğitim haklarının ellerinden alındığını ve bunun artık şarkılara bağlandığını kaydederek şunları aktardı:

    “Ne yemek yiyebiliyoruz ne barınabiliyoruz. Öğrenciler olarak sürekli çalışmak zorunda kalıyoruz çevremdeki tüm öğrenciler en az 1 işte çalışıyor. Sadece bizim bölümden 30 öğrenci okulu bırakmak zorunda kaldı. Bizi engelleyenler kendi anayasalarını bile uygulamayan sistemin sonucudur. Bir arkadaşım sadece yurt ücretini 1 ay geciktirdiği için yurttan atıldı. Bütçe görüşmelerinin olduğu 12 Aralık’ta geldik çünkü bütçe görüşmelerinin muhatabı olarak görüyoruz kendimizi. Eğitimin temel hak olması diye bir şey kalmadı çünkü bu artık ekonomik şartlara bağlı hale geldi.”

    Batuhan Berk Duran ve Düşün Altuntaş da, savunmalarında suçlamaları reddederek, beraat talebinde bulundu.

    BİR SONRAKİ DURUŞMA MART AYINA ERTELENDİ

    Savunmaların ardından kararını açıklayan hakim, kendilerine hakaret edildiğini iddia eden 2 polisin sonraki celseye katılarak ifadelerinin alınmasına ve 4 öğrencinin adresinin tespit edilmesi için müzekkere yazılmasına karar vererek, duruşmayı 22 Mart 2023’e erteledi.

    PİRHA/ANKARA

  • 1 milyondan fazla çocuk okula aç gidiyor

    1 milyondan fazla çocuk okula aç gidiyor

     Bir yılda, beslenme çantasına en çok konulan ürünlerden zeytin yüzde 71, peynir yüzde 153, süt yüzde 208 zamlandı. 1 milyondan fazla çocuk okula aç gitti.

    Türkiye’de 1 milyondan fazla çocuğun okula aç gittiği tahmin ediliyor. Gıda maddelerine gelen yüksek zamlar karşısında alım gücü zayıflayan aileler, çocuklarının beslenme ihtiyaçlarını karşılayamıyor.

    BirGün’ün haberine göre; CHP Milletvekili Burhanettin Bulut, beslenme çantasına konulan gıda maddelerinin fiyatlarında yaşanan değişime yönelik çalışma yaptı. Buna göre Kasım 2021-Kasım 2022 döneminde zeytinin kilosu 52 TL’den 89 TL’ye, peynirin ise 81 TL’den 205 TL’ye çıktı. 200 ml’lik süt ise 2,25 TL’den 6,95 TL’ye fırladı. Aynı dönemde, okul kantinlerinde satılan ürünlerin fiyatına da fahiş artış kaydedildi. Kantinde ortalama gözleme fiyatı 12 liradan 20 liraya, yarım ekmek tost ise 9 liradan 15 liraya çıktı. 500 ml’lik su ise yüzde 100’lük artışla ile 3 TL’ye ulaştı.

    “İKTİDAR BESLENME ÇANTALARININ YARISINI ÇALDI”

    Ekonomik krizin zorluklarını çocukların aileleriyle birlikte çektiğini belirten CHP’li Burhanettin Bulut, “Bu ülkede beslenme çantası hazırlamak bile lüks oldu. Dar gelirli aileler, ilkokul çağındaki çocuklarını beslenme çantasına çeyrek ekmek arasına üç tane zeytin koyarak okula gönderiyor. Asgari ücretlinin sofrasına çöken iktidar, çocukların beslenme çantasının da yarısını çaldı. Aileler okulların hazırladığı günlük beslenme programına uyamıyor. Beslenme çantaları yetersiz, harçlıksız okula giden çocuklar açlıktan kırılıyor. Merkezi yönetim bütçesinden faize 565,6 milyar TL ayıran iktidar, çocuklara bir öğün ücretsiz yemeği çok görüyor. Okula giden bir çocuğun beslenme çantasını açsalar sefaleti, yoksulluğu görecekler” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Didim Cemevinin yaz konserinde mesaj: Kimseden Alevilik tanımı istemiyoruz

    Didim Cemevinin yaz konserinde mesaj: Kimseden Alevilik tanımı istemiyoruz

    PİRHA- Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevinin geleneksel yaz konserleri pandeminin ardından yeniden başladı. Konserden elde edilen gelirle öğrencilere burs verilecek. Konser öncesi bir konuşma yapan Didim Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Tunçer, “Alevilik vardır, Alevilik haktır. Kimseden Alevilik tanımı istemiyoruz. Bıraksınlar biz Aleviliği kendimiz yaşıyoruz” dedi. 

    Aydın’da Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevinin geleneksel yaz konserleri sürüyor. Cemevi bahçesinde gerçekleşen konserden elde edilen gelirle öğrencilere burs verileceğini belirten Didim Cemevi Derneği Başkanı Hüseyin İlhan, koronavirüs pandemisi sebebiyle konserlere bir yıl aranın ardından başladıklarını ifade etti. İlhan, pandemi sürecinde cemevi olarak yaptıkları yardım ve hizmetleri anlattı.

    Konser öncesinde kısa bir konuşma yapan Didim Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi Yüksel Tunçer, cemevinin çalışmaları içerisinde yer alınması gerektiğini belirterek, Alevilere yapılan saldırıların son dönemde yine arttığını ifade etti.

    Tunçer, “Bu faili belli olan saldırı girişimlerini boşa çıkarmak bizim elimizde. Duruşumuzla, dünyaya bakış açımızla, var olan evrensel değerler ve demokrasiye olan inancımızla bu fiili saldırıları boşa çıkarma şansımız var. Bu birliktelikleri sadece konser ve etkinliklerimizde değil, yaşamın her alanında fiili olarak ortaya koymak zorundayız. Önümüzde yaşanacak olan 2 yıllık süreç içerisinde Türkiye’deki yerel ve genel seçimlerde tercihlerimizi belirleme noktasında doğru temelde bir yaklaşım gösterelim. Geleceğimizi belirleme, çocuklarımıza güzel bir gelecek bırakma bağlamında bu irademizi ortaya koyalım. Biz eşit yurttaşlık temelinde yaşamak istiyoruz. Alevilik vardır. Alevilik haktır. Bu kimsenin lütfuna bırakılacak bir şey değil. Kimseden Alevilik tanımı da istemiyoruz. Bıraksınlar biz Aleviliği kendimiz yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Konserin sponsorluğunu üstlenenlere teşekkür edilerek, çiçek takdim edildi. Ardından sahneye çıkan Hüseyin Turan, deyiş ve türküleri seslendirdi.

    PİRHA/AYDIN

     

  • Yurttaşların KYK endişesi: Ana parayı da ödeyemeyiz; en önemli sorunumuz işsizlik -VİDEO

    Yurttaşların KYK endişesi: Ana parayı da ödeyemeyiz; en önemli sorunumuz işsizlik -VİDEO

    PİRHA- KYK borçlarının gündem olmasının ardından AKP yeni bir düzenlemeye giderek, kredi borçlarının faizlerinin silindiğini açıkladı. Yurttaşlara düzenleme hakkında ne düşündüklerini sorduk. Kredi borçlarını ödemenin çok zor olduğunu belirten yurttaşlar, işsizliğin de en önemli sorun olduğuna dikkat çektiler. 

    Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) tarafından kredilere yüzde 250 oranında zam getirildi. KYK kredisine yapılan zamla öğrencilerin mevcut borçları 2 buçuk kat arttı.

    Mezun olduktan sonra var olan borçlarını ödeyemeyen öğrenciler, yeni getirilen zamla birlikte tepkilerini sosyal medya da gösterdi. Gençlerin KYK borçlarından şikayet etmesi sonrasında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 10 Temmuz’da Twitter hesabından paylaşım yapmış ve “Gençlere sesleniyorum: Faizli KYK borçlarını ödemeyin! Bir sene içinde iktidara geliyoruz; sözünü verdiğim gibi, sizden sadece anapara talep edilecek, o da iş bulduğunuzda” demişti.

    KYK borçlarının gündem olmasının ardından AKP yeni bir düzenlemeye giderek, kredi borçlarının faizlerinin silindiğini açıkladı.

    “BİZ AİLESİ OLARAK ÖDEMEYE ÇALIŞACAĞIZ, ÖDEMEZSEK İCRAYA VERECEKLER”

    Yurttaşlara düzenleme hakkında ne düşündüklerini sorduk. İşte verilen cevaplar:

    -KYK kredisi aldım ve ödedim ama çok zor şartlarda bu ödemeyi gerçekleştirdim. Üniversiteden mezun olduktan sonra doğru dürüst bir iş bulamadım. Bu düzenleme ben ödedikten sonra geldi maalesef.

    -Günümüz ekonomik koşullarında ödemek çok zor bu rakamları. Faizler çok fazla. Faizlerin silinmesi bir nebze iyi oldu. Ancak yine de ödemekte zorlanacağız. Bizim evde bir öğrenci var. Bitirdi okulu ancak hala iş bulamadı. Biz ailesi olarak ödemeye çalışacağız, ödemezsek icraya verecekler. Başka çaremiz yok.

    -2500 lira emekli maaşım var. Çocuğum iş bulamadı. Bu borcu nasıl ödeyeceğiz bilemiyorum.

    -Ben üniversite bile okumadım. Çünkü ilerisini göremiyorum. Okusam da bir işe yarayacağını düşünmüyorum. Bu yüzden okumadım.

    -Ben yeni mezun oldum. Faizlerin silinmesi iyi oldu. İş aramaya başlayacağım. Bulursam ödeyeceğim.

    -Ben esnafım. İki çocuğum üniversitede. Birisi bitirdi. Kredi almadık çünkü ikiye üçe katlıyor, icra geliyor. Başımıza dert olur, ödeyemeyiz diye almadık. Çocuklar burada yanımızda okuyor. Dışarıda okutmamız zaten mümkün değildi. Böylelikle idare ediyoruz.

    “EN ÖNEMLİ SORUNUMUZ İŞSİZLİK”

    -Bir çocuğum üniversiteyi bitireli 2 yıl oldu ama iş bulamadı hala. Onun borcunu biz ödeyeceğiz.

    -Benim çocuğum üniversiteyi bitirdi ama hala işsiz. Kredi ödemesi geldi. İş bulabilirse ödemeye başlayacak. İşe girse de alacağı asgari ücret. Ama yanımızda kaldığı için idare edip bunu ödemeye çalışacağız.

    -Faizlerin silinmesi yeterli değil, tamamen borçların silinmesi gerekiyordu. Devletin öğrencilere bunu karşılıksız olarak vermesi gerekiyor. Ben mezun oldum ancak istediğim gibi bir iş hala bulamadım. Devlet gençlere istihdam yaratmalı.

    -Üniversiteyi bitireli 2,5 yıl oldu. Ancak hala iş bulamadım. KYK borcum var. Şu an sisteme giremediğim için ne durumda bilemiyorum ama ne kadar olursa olsun işsiz olduğum için ödeyemeyeceğim. Devletin bizlere istihdam yaratması gerekiyor. En önemli sorunumuz işsizlik.

    -Öğrencilik yıllarımdan kalan KYK borcum vardı. Geçen hafta tüm maaşıma el konuldu, hesaplarım bloke edildi. Toplam borcumu faizi ile birlikte almış oldular. Şimdi böyle bir düzenleme geldi ama ben yararlanamadım.

    “ASGARİ ÜCRET ALANLARIN BU MİKTARLARI ÖDEMESİ ÇOK ZOR”

    -129 bin lira borcum var. Tıp okuduğum için iş sıkıntım olacağını düşünmüyorum. Bu borcu mecburen ödeyeceğim ama tıp okumasaydık iş bulamazsak bu miktarları ödemek imkansız.

    -34 bin lira kredi aldım 120.000 lira geri ödemesi çıktı. Bunu bir şekilde ödemeye çalışacağım. Düzenleme faizin silinmesi iyi oldu.

    -Ben üniversite mezunuyum borcumu hala ödemedim. Çünkü hala işsizim. Muhtemelen ailem ödeyecek. Asgari ücret alanların da bu miktarı rahat bir şekilde ödeyebileceğini düşünmüyorum.

    -Ben şu anda üniversite okuyorum. Bir senedir alıyorum ancak bunu durduracağım. Çünkü gittikçe katlanıyor. Ödeyemeyeceğimi düşünüyorum.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN / ANKARA

  • ‘Üniversiteler özgürleştirilmeli, KYK borçları tamamen ortadan kaldırılmalı’-VİDEO

    ‘Üniversiteler özgürleştirilmeli, KYK borçları tamamen ortadan kaldırılmalı’-VİDEO

    PİRHA- 22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali kapsamında yapılan panelde konuşan Doç. Dr. Melda Yaman, üniversitelere yönelik baskıların her dönemde yaşandığının altını çizerek, bugün bu baskının bütün üniversitelerde yaşandığını belirtti. SYKP MYK üyesi Feyaz Çanak ise KYK borçlarının sadece faizlerinin silinmesinin vaat edilmesi yerine üniversitelerin parasız ve bilimsel hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Samandağ Kalkındırma Derneği ve Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen 22’inci geleneksel ‘Evvel Temmuz’ festivali devam ediyor.

    Moderatörlüğünü Yeşim Dokur’un yaptığı “2023′ Giderken Öğrenci Direnişlerinin Öğrettikleri” panele konuşmacı olarak Barış Akademisyeni Doç. Dr. Melda Yaman ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) MYK üyesi Feyaz Çanak katıldı.

    “NE KADAR GÜÇLENİRSEK VE DİRENİRSEK SALDIRILARA KARŞI GELEBİLİRİZ”

    Doç. Dr. Melda Yaman, tarihsel olarak üniversitelerin iktidarın aparatı ve politikalarını şekillendiren alanlar olduğunu belirtti. Üniversitelere yönelik baskıların her dönemde yaşandığının altını çizen Doç. Dr. Melda Yaman, “Uzun yıllardır taşra üniversitelerde yaşanan baskı altına alma durumu İstanbul Üniversitesi gibi üniversitelere taşınmış durumda. Bugün bütün üniversiteler vasatlık ve kötülük alanında eşitledi” diye konuştu.

    Üniversitelerin değiştirilip, dönüştürülmesi gereken alanların olduğuna vurgu yapan Melda Yaman, “Ne kadar güçlenirsek ve direnirsek saldırılara karşı gelebiliriz. Olup bitenin gerisinde durmasak, olacaklara dair geniş düşünebilsek ve perspektifler oluştursak başarabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

    “FAİZLERİ SİLMEK YERİNE KREDİ BORÇLARI TAMAMEN ORTADAN KALDIRILMALI”

    SYKP MYK üyesi Feyaz Çanak da öğrenci gençliğin yakın zamandaki direnişine dikkat çekerek, “Kılıçdaroğlu KYK borçlarının faizlerini silmekten bahsediyor. Faizlerini silmek yerine kredi borçlarının tamamen ortadan kaldırılması ve parasız, bilimsel üniversiteler olması gerekiyor” dedi.

    Öğrenci hareketlerinin yan yana geldiğinde ne kadar hareketli olduğunun altını çizen Çanak, geleceğe yön verecek bir birleşmeye ihtiyaç olduğunu söyledi.

    PİRHA/HATAY

     

  • Zorunlu din dersine karşı ‘okullara dilekçe verme kampanyası’ başlatıldı

    Zorunlu din dersine karşı ‘okullara dilekçe verme kampanyası’ başlatıldı

    PİRHA- Zorunlu din dersine karşı yeni bir kampanya başlatıldı. Aralarında Alevi kurumların, Eğitim-Sen’in, Veli-Der’in ve İnsan Hakları Derneği’nin bulunduğu çok sayıda kurum, zorunlu din dersine karşı okul yönetimlerine dilekçe vermek kampanyası başlattı. Ayrıca, AKP hükümetinin 15 yıldır mahkeme kararlarını uygulamaması nedeniyle isteyen aileler yeniden dava açabilecekler. 

    Alevilerin zorunlu din dersine karşı mücadelesi çeşitli biçimlerde sürüyor. 15 yıldır Avrupa İnsan Hakları, Danıştay ve Yargıtay’ın kararlarını uygulamayan AKP hükümetinin derhal din derslerini zorunlu olmaktan çıkarması için çağrılar yapılıyor.

    Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri, çok sayıda Alevi kurumu, Eğitim-Sen ve demokratik kitle örgütlerinin de aralarında olduğu çok sayıda kurum yeni bir kampanya başlattı.

    “Zorunlu din dersi insan haklarına ve hukuka aykırıdır; Hukuki mücadelemizde gelin canlar bir olalım” başlığıyla paylaşılan kampanya metninde okullara dilekçe verilerek, çocukların zorunlu din dersinden muaf tutulmalarının isteneceği belirtildi.

    “EĞİTİM SİSTEMİ TAMAMEN DİN EKSENLİ BİR YAPIYA BÜRÜNDÜRÜLDÜ”

    İşte kampanyanın tam metni:

    “Ülkemizde yaşayan Aleviler başta olmak üzere demokratik ve laik eğitimden yana olan yurttaşların, “din kültürü ve ahlak bilgisi” dersi adı altında dayatılan din dersinin kaldırılması taleplerini görmezden gelen siyasi iktidarlar, adım adım uyguladıkları politikalarla eğitim sistemini tamamen din eksenli bir yapıya büründürmüşlerdir.
    4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte 9-10 yaşlarındaki çocuklara din dersi dayatılmış, bu derse seçmeli adı altında yeni din dersleri eklenmiş, okulların tamamına yakını imam hatip okullarına dönüştürülmüştür. Dini konular neredeyse bütün derslerin müfredatlarına serpiştirilmiş ve ana sınıfında okuyan çocuklara dahi din dersi eğitimi gündeme getirilmiştir.
    Eğitim ve öğretimin tamamen gerici vakıf ve tarikatlara teslim edildiği bir dönemin içinden geçerken, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde Diyanet Akademisi kurularak, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen bazı faaliyetler bu akademinin ellerine bırakılmıştır.

    “TEK BİR DİN VE MEZHEP ÇOCUKLARIMIZA DAYATILIYOR”

    Zorunlu din dersi uygulamasına son vermek ve eğitim hizmetini demokratik, bilimsel ve laik ilkeler çerçevesinde örgütlemek, iktidarın sorumluğunda olmasına rağmen; AKP, zorunlu din dersinin kaldırılması ve laik bir eğitim talebinin karşılanması bir yana, tek bir din ve mezhebin eğitimini çocuklarımıza dayatmaktadır.
    Demokratik, laik eğitim ilkesi ile hiçbir şekilde bağdaşmayacak bu uygulama, okullara ve eğitim sistemimize bakışın da açık bir göstergesidir. Oysa ki evrensel, bilimsel ve demokratik ilkeler çerçevesinde örgütlenmiş bir eğitim sistemi çocuklarımızın kişisel gelişimlerinde olduğu kadar, içinde bulundukları toplumu ve dünyayı anlayabilmeleri açısından da hayati önem taşımaktadır. Bilimsellikten uzak eğitim sistemi, çocuklarımızın gelişimlerini olumsuz etkilemektedir. Eğitimin amacı bireyin kendini gerçekleştirmesini sağlamaktır. Oysa ülkemizdeki eğitim sistemiyle, düşünmeyen, sorgulamayan, biat eden nesiller hedeflenmektedir.

    “ANAYASA MAHKEMESİ DE ‘İHLAL’ DEDİ”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), 9 Ekim 2010’da aldığı karar bunu teyit etmektedir. AİHM, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersinde” öğrencilere Sünni İslam pratikleri öğretildiğini göz önünde tutarak derslerin çoğulcu, eleştirel, nesnel bir nitelik taşımadığı sonucuna varmıştır. Bu derste “Sünni İslam’dan başka bir dini veya felsefi inanca sahip olan ailelerin çocuklarına başka hiçbir seçim bırakılmadığına” hükmetmiştir.
    Son olarak Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, zorunlu din dersinin din özgürlüğünün ihlali olduğu gerekçesiyle 2014 yılında yapılan bireysel başvuruyu değerlendirmek üzere 7 Nisan’da toplandı ve 8 yıldır devam eden dosyada, ebeveynlerin eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

    OKULLARA DİLEKÇE VERME KAMPANYASI

    Bizler, sosyal, siyasal, kültürel, inançsal yaşamda ‘eşit yurttaşlık hakkı’ istiyoruz. Biz antidemokratik ve tektipleştirici, bilimden, akıldan uzak eğitim sistemine hayır diyoruz ve laik, demokratik, bilimsel eğitim istiyoruz. Dini referanslı, gerici bir eğitim sistemi, kendini demokrat olarak tanımlayan, özgürlüklerden yana herkesin sorunu olmalıdır.
    Demokrasi Konferansı Alevi Bileşenleri’nin başlatmış olduğu laik bir eğitim amaçlı kampanyadan hareketle, çocuklarımızın zorunlu din derslerinden muafiyeti için okullara dilekçe verme kampanyası başlatmış bulunuyoruz. Bu konuda duyarlı davranan 5 ailenin çocukları için vermiş oldukları dilekçeler sonucunda başlayan mahkeme sürecini daha da büyüterek, toplumsal kazanımlara dönüştüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.
    Demokratik kamuoyunu, laik, çağdaş yaşamdan yana olanları, çocuklarını başta dinsel baskı olmak üzere, her türlü baskıdan arınmış, özgür bir ortamda yetiştirmek isteyen herkesi, okullara dilekçe vermeye davet ediyoruz.

    Dava açmak veya kampanya ile ilgili bilgi almak için egitimdefirsatesitligi13@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.”

    İmzacı kurumlar şunlar:

    -PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
    -ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
    -AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
    -DEMOKRATİK ALEVİ DERNEKLERİ (DAD)
    -HUBYAR SULTAN ALEVİ KÜLTÜR DERNEĞİ
    -EĞİTİM VE BİLİM EMEKCİLERİ SENDİKASI (EĞİTİM SEN)
    -İNSAN HAKLARI DERNEĞİ (İHD)
    -DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK (DİB)
    -DEMOKRASİ KONFERANSI ALEVİ BİLEŞENLERİ
    -ÖĞRENCİ VELİ DERNEĞİ (VELİ-DER)
    -ALEVİ DÜŞÜNCE OCAĞI
    -HÜNKAR HACI BEKTAŞ VELİ KÜLTÜR, EĞİTİM, YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
    -YOL ERENLERİ
    -HALKEVLERİ
    -BİRLEŞİK DEVRİMCİ PARTİ
    -TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ
    -SODAP (SOSYALİST DAYANIŞMA PLATFORMU)
    -YEŞİL SOL PARTİ
    -ADAM-DER
    -ANKARA 78’LİLER MECLİSİ
    -ANKARA DÜŞÜNYEYE ÖZGÜRLÜK GİRİŞİMİ
    -DÜŞÜNCE SUÇU(?!)NA KARŞI GİRİŞİM
    -2017 BODRUM YURTTAŞ İNİSİYATİFİ
    -GÜNGÖREN DEMOKRASİ PLATFORMU
    -YURTTAŞ GİRİŞİMİ

    PİRHA/ İSTANBUL