Etiket: okullara imam atanması

  • Gazeteci Dilek’ten laiklik mitingine çağrı: Herkes mutlaka bu mitinge katılmalı- VİDEO

    Gazeteci Dilek’ten laiklik mitingine çağrı: Herkes mutlaka bu mitinge katılmalı- VİDEO

    PİRHA – Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi Mahbip Dilek, okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek. 100 kadar kurumun destek vereceği mitinge Sesim Gazetesi imtiyaz sahibi, gazeteci Mahbip Dilek çağrı yaptı.

    “OKULLARDA İMAMA DEĞİL EĞİTİM VERECEK ÖĞRETMENE İHTİYAÇ VAR”

    Dilek miting çağrısında şunları söyledi:

    “Gazetemizin manşeti de tamamen ÇEDES ile alakalıydı. Tabii ki karşıyız. Okullarda imama değil, eğitim verecek öğretmenlere ihtiyaç var. Burada bütün ülkedeki genel anlamda özellikle kadınların, gençlerin bu mitinge katılması gerekiyor. Herkesi davet ediyorum biz de orada olacağız.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Bülbül: Laik eğitim, eşit yurttaşlık için herkesi Gündoğdu meydanına bekliyoruz-VİDEO

    Bülbül: Laik eğitim, eşit yurttaşlık için herkesi Gündoğdu meydanına bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA – 27. Dönem HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, okullara imam atanması (ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge katılım çağrısı yaptı. Bülbül,”laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de saat 17.00’de İzmir Gündoğdu meydanına bekliyoruz” dedi.

    ÇEDES protokolü kapsamında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasına tepkiler sürerken Eğitim-Sen, Alevi örgütleri ve veli derneklerinin öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de büyük bir miting yapılacak. Mitinge destek çağrıları gelmeye devam ediyor.

    27. Dönem HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, ÇEDES projesine karşı gerçekleştirilecek olan mitinge çağrı yaptı.

    Bülbül, “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık” mitingine katılım çağrısında bulunarak, “Alevi toplumu, Eğitim ve Bilim Emekçileri, Türkiye’de laik demokratik, eşitlikçi, ana dilde eğitim isteyen aydınlar, yurtseverler, devrimci demokratlar, sosyalistler ve eşitlik isteyen herkesi, 16 Eylül 2023 tarihinde saat 17.00’de İzmir Gündoğdu meydanında laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık talebi ile mitingde buluşmak, yürümek ve ortak şiiri oluşturmak amacıyla meydana bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • PSAKD MYK üyesi Günaltay’dan İzmir’deki laiklik mitingine çağrı: İnsan seli oluşturalım-VİDEO

    PSAKD MYK üyesi Günaltay’dan İzmir’deki laiklik mitingine çağrı: İnsan seli oluşturalım-VİDEO

    PİRHA – PSAKD MYK üyesi Önder Günaltay, okullara imam atama kararını eleştirdi. 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitinge katılım çağrısı yapan Günaltay, “Projenin detaylarını incelediğimizde neler yapacakları, öğrencileri gezi adı altında nerelere götürecekleri belli değil. Merdiven altı Kuran kurslarını yaygınlaştıracaklar” uyarısında bulundu. 

    AKP’nin eğitim alanındaki dinci politikalarının en sonuncusu ÇEDES protokolü oldu. İzmir ve Eskişehir’deki okullara “manevi danışmanlık” adı altında imamlar atanmaya başlandı. Alevi toplumu başta olmak üzere birçok kesimden bu uygulamaya tepki gecikmedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan söz konusu protokolün iptali için 16 Eylül’de İzmir’de bölgesel miting yapılacak.

    Eğitim-Sen, veli dernekleri ve Alevi örgütlerinin birlikte organize ettiği mitinge dair Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) MYK üyesi Önder Günaltay ile konuştuk.

    “MERDİVEN ALTI KUR’AN KURSLARINI YASALLAŞTIRACAKLAR”

    Önder Günaltay, okullara imam atama projesinin ne gibi tehlikeler barındırdığını anlattı.

    AKP’nin çevre politikalarının doğaya zarar vermekten öte gitmediğini ifade eden Günaltay, şunları kaydetti:

    “ÇEDES’in açılımı ‘Çevreme duyarlıyım değerlerime sahip çıkıyorum’ şeklinde. Ancak hükümete baktığımızda ne çevre ne de değer politikası inandırıcı değil. Şu 20 yıldaki yönetimde orman yangınları ve çevre politikalarındaki yanlışlıklar, inandırıcı olmadıklarını gösteriyor. Değerlerine sahip çıktıklarını belirtiyorlar! Peki öğretmenler bu ülkenin bir değeri değil mi? Projenin altında paravan şeylerin döndüğü belli. Çağdaş, bilime, ilime dayalı eğitim öncelik olması gerekirken Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri ile birlikte sanki imam hatip mezunlarına istihdam durumu yokmuş da bu çevreye böylesi bir yer açalım durumu oluşturmuşlar.

    Atanacak olan imam hatip mezunları, hocalar, hacılar; artık kimler olursa, hedefleri bu zamana kadar merdiven altı olan Kur’an kurslarını yasallaştırmak olacak. Projenin detaylarını incelediğimizde neler yapacakları, öğrencileri gezi adı altında nerelere götürecekleri belli değil. Demek ki din kültürü derslerinin asimile etme durumu azaldı ki bu şekilde bir proje geliştirerek çocukları 1. sınıftan 12. sınıfa kadar daha farklı asimile etmeye çalışacaklar. Bu projenin İzmir ve Eskişehir’den sonra tüm Türkiye’ye yayılması çok tehlikeli.”

    “HERKESİN SES ÇIKARTMASI GEREKİYOR”

    Okullara İmam atama projesine karşı toplumun tüm kesiminden itiraz yükselmesi gerektiğini söyleyen Günaltay, “Çocukların geleceği için, bilime dayalı, çağdaş eğitim alma isteği olan bütün gençlerin, velilerin, buna itiraz etmesi gerekir. Şu anda üniversite mezunları yurt dışına iltica etmek istiyor. Eğitim sistemi tamamen özelleştirilmiş durumda. Oluşturulmaya çalışılan alan sadece din kültürü üzerine. Hatta eskiden ‘Din kültürü ve ahlak bilgisi’ şeklinde adlandırılıyordu şu anda ahlak olmadığı için sadece din üzerine… Çağdaş, laik, eğitim isteyen herkesin 16 Eylül’de yapılacak mitingde hep birlikte ses çıkartması gerekiyor” diye konuştu.

    “İZMİR’DE İNSAN SELİ OLUŞTURULMASI GEREKİYOR”

    Önder Günaltay, PSAKD olarak mitinge dair yaptıkları çalışmaları da şöyle özetledi:

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi kurumları, bölgesel olarak sivil toplum örgütleri ve demokrasi güçleri ile birlikte toplantılar gerçekleştiriyor. İzmir mitingi bölgesel bir miting olacak. Muğla, Denizli, Eskişehir, Balıkesir gibi illerde genel başkan yardımcılarımız bu mitinge destek veren kurumların yöneticileri ile birlikte toplantılar gerçekleştiriyor. Mitingin nasıl olacağını, işleyişini, dövizlerin neler olacağını bütün detayları ile çalışmaları sürdürüyorlar. Bunun yanında sosyal medya çalışmaları; yani videolar çekilip paylaşımları yapılıyor. Bunlardan daha da önemlisi çağdaş, laik ve demokratik eğitim isteyen herkesin, İzmir’e gelmesi ve bir insan seli oluşturması gerekiyor.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Doğan’dan laik eğitim mitingine çağrı: Eğitimin dinselleşmesine izin vermeyelim-VİDEO

    Doğan’dan laik eğitim mitingine çağrı: Eğitimin dinselleşmesine izin vermeyelim-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge çağrı yaptı. Doğan, “Laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır” dedi. 

    16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması (ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek. Mitinge Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, katılım çağrısı yaptı.

    “EĞİTİMİMİZİN DİNSELLEŞMESİNE İZİN VERMEYELİM”

    Doğan, miting çağrısını şöyle yaptı:

    “16 Eylül’de İzmir’de eğitim kurumlarının, Alevilerin, Veli-Der’in ve tüm toplumsal kesimlerin, yapacağı laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır. Eğitimimizin dinselleşmesine izin vermeyelim. Tüm toplumsal kesimleri miting meydanında görmek istiyoruz.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Antalya’da okullara imam projesine tepki: Laik eğitim anlayışına temelden aykırı-VİDEO

    Antalya’da okullara imam projesine tepki: Laik eğitim anlayışına temelden aykırı-VİDEO

    PİRHA- İktidarın, siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası olarak tanımladıkları ÇEDES uygulamasının bir an önce kaldırılmasını isteyen Antalya’daki kurumlar; eğitim emekçileri başta olmak üzere, öğrencileri, velileri ve demokratik kamuoyunu birlikte tutum alarak mücadeleye etmeye çağırdı. 

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık” mitingi yapacak.

    Eğitim-Sen Antalya Şubesi 0kullara imam atanması olan ÇEDES projesine karşı basın açıklaması yaptı. Basın toplantısına Eğitim Sen, Alevi bileşenleri, Veli Der, Halkevleri  ve birçok kurumun temsilcisinin yanı sıra Eğitim Sen Genel Sekreteri İkram Atabay ve Genel Örgütlenme Sekreteri Ramazan Gürbüz de katıldı.

    ÇEDES Projesi ile ilgili basın toplantısı düzenleyen Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Nurettin Sönmez, “ÇEDES Projesi iptal edilsin. Laik eğitim ve laik yaşamı savunuyoruz” dedi.

     “YAŞAMIN HER ALANINA MÜDAHALE”

    İktidar eliyle eğitimin ve toplumsal yaşamın dini kurallara göre biçimlendirilmesine yönelik uygulamaların eğitimin bütün kademelerinde ve toplumsal yaşamın her alanında sirayet ettiğini söyleyen Sönmez, “Dini ve manevi değerleri merkeze alan ÇEDES Projesi, laik-bilimsel eğitim anlayışına ve pedagoji bilimine aykırı bir içerikte hazırlanmış ve uygulanmaya başladı. Proje ‘Öğrencilere milli, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerimizin benimsetilmesi amacıyla tüm lise, ortaokul, ilkokul ve anaokulları ile il merkezi ve ilçelerde bulunan tüm cami ve Kur’an kurslarını kapsıyor” diye belirtti.

    ‘TEK DİN, TEK MEZHEP’ YAKLAŞIMI

    Sönmez, iktidarın din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda “tek din, tek mezhep” yaklaşımıyla hareket ettiğine vurguda bulunarak şöyle devam etti:

    “Laiklik ilkesi ve laik eğitim, toplumdaki farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler, hem inananlar hem de inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. Hiçbir toplum birbirinin aynı ve tamamen aynı düşünen, aynı inancı paylaşan, aynı ‘manevi değerleri’ benimsemiş insanlardan oluşmaz. Laiklik anlayışı gereği farklı, inanç, düşünce ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin, sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inancın benimsediği manevi değerleri tüm okullarda ‘tek doğru’ olarak öğretmeye çalışması farklı inançtan öğrencilere yönelik açık bir dayatmadır. Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda “eşit yurttaş” olarak kabul edilmesi, devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız yaklaşmasına, günlük yaşamın her alanında okulda, üniversitede, işyerinde, sokakta, farklı kimlik, inanç ve dünya görüşleri arasında ayırım yapılmamasına bağlıdır. ÇEDES projesi bu yönüyle hem laikliğe hem de laik eğitim anlayışına temelden aykırıdır.”

    MÜCADELE ÇAĞRISI

    İktidarın, siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası olan ÇEDES’e karşı tüm toplumsal kesimleri mücadeleye çağıran Sönmez, “Türkiye’de yıllardır bizzat iktidar eliyle hayata geçirilen ve birbirinden ayrı olması gereken eğitim alanı ile inanç alanlarının birbirine karıştırılmasına yönelik her türlü uygulamadan derhal vazgeçilmelidir. Çocuklarımızın siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirilen ÇEDES ve benzeri projelerin parçası haline getirilmesini istemiyoruz. Bu konuda eğitim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimizi, velilerimizi ve demokratik kamuoyunu birlikte tutum almak zorundadır. Okullarımızın dini içerikli faaliyet ve etkinliklerin değil, laik ve bilimsel eğitimin mekânları olması için bütün eğitim ve bilim emekçilerini, öğrenci ve velilerimizi birlikte mücadeleye davet ediyoruz. Bugün laikliği savunmak, otoriterleşme karşısında demokrasiyi, tek tipleştirme karşısında özgürlüğü ve nihayet eşitsizlikçi politikalar karşısında eşitliği savunabilmenin en temel zemini ve aracıdır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • KESK Genel Meclis Üyesi Yıldırım: Devlet, okullarda çocuklara yemek vermek zorunda- VİDEO

    KESK Genel Meclis Üyesi Yıldırım: Devlet, okullarda çocuklara yemek vermek zorunda- VİDEO

    PİRHA – KESK Genel Meclis Üyesi Ebru Yıldırım, son yıllarda yaşanan ekonomik krizle birlikte eğitimdeki sorunların çok daha fazla karşılarına çıktığını söyledi. Yıldırım, okullara imam atanmasının ve din derslerinin sorun olduğunu belirterek, sendikaların buna karşı çıkması gerektiğini söyledi. Yıldırım ayrıca, devletin okullarda çocuklara yemek vermek zorunda olduğunun da altını çizdi. 

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2023-2024 Eğitim ve Öğretim Yılı Çalışma Takvimi sonrasında okulların açılacağı tarih belli oldu. Buna göre okullar 11 Eylül tarihinde açılacak, ve yeni eğitim öğretim yılı başlayacak.

    KESK Genel Meclis Üyesi Ebru Yıldırım, yeni dönemde okullardaki sorunlar üzerine PİRHA‘ya konuştu.

    Yıldırım, yoksul öğrenciler açısından eğitim içerisinde yaşadıkları sorunların her zamankinden fazla olduğunu dile getirerek, “Zaten medyadan da takip edenler biliyordur ki karşımızda bambaşka sorunlarla çocukların yaşadıklarını ifade etmek mümkün” dedi.

    Eğitimi sınıfsal boyutuyla da ele alan Yıldırım, “Son 2-3 yıldır sınıfsal ayrışmanın çok derinleştiğini söyleyebiliriz. Bu hem özel okul ve devlet okulu ayrımının görünümünü arttırıyor ama aynı zamanda okullar içerisinde öğrenciler arasındaki sınıfsal farklılığı görmek çok mümkün” diye konuştu.

    “İMAM ATANMASI VE DİN DERSLERİ BAŞLI BAŞINA BİR SORUN”

    İmamların yerinin okullar olmadığını söyleyen Yıldırım, “Bir kere herhangi bir dinin başat kabul edilerek devlet okullarında yer alıyor olması başlı başına bir sorun. İmam atanmasından önce din derslerinin okullarda yer alıyor olması başlı başına bir sorun idi. Benim de bağlı olduğum Eğitim-Sen yıllardır bunun mücadelesini gerek eylemlerde gerek belagat itibarıyla veren bir sendika” dedi.

    İmam atanmaları meselesinin sınıfsal bir tarafı olduğunu da düşündüğünü söyleyen Yıldırım, “Mesela imam atamaları sadece devlet okulları için geçerli. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı’nın ifade ettiği biçimiyle baktığımızda bu imam atamalarının özel okullar için geçerli olmadığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “SENDİKALAR KARŞI ÇIKMALI”

    Yıldırım, okullara imam atamasıyla alakalı olarak da eğitimcilerin bireysel olarak yapabileceği şeylerin sınırlı olduğunu, sendikaların bu meseleyi ele alırken bir program dahilinde karşı çıkmaları gerektiğini de ekledi.

    “DEVLET ÇOCUKLARA YEMEK VERMEK ZORUNDA”

    Devletin okullarda çocuklara yemek vermesi gerektiğini belirten Yıldırım, şunları konuştu:

    “Toplumun açlıkla karşı karşıya kaldığı böyle bir süreçte okullarında bu çocuklara en az bir kez yemek sağlaması devletin asli görevlerinden bir tanesi. Yoksa çocuklara sadece nasıl besleneceklerini söyleyerek bu işin altından ne onlar kalkabilir ne de öğretmenler kalkabilir. Evet nasıl besleneceklerini söylememiz bizim görevimiz olabilir ama olmayan bir paranın varlığından haberdarken bunu ifade etmenin hiçbir anlamı yok. Devlet görevini yapmak zorunda, bu çocuklara yemek vermek zorunda.”

    “DEVLET, ÇOCUK İŞÇİLİĞİNİN İNSANLIK DIŞI OLDUĞUNU KABUL ETMELİ”

    Çocuk işçiliği ve pedofili üzerine de konuşan Yıldırım, çocuk işçiliği ve pedofili hakkında yapılması gerekenleri de anlattı.

    Yıldırım, “Devlet bir kere çocuk işçiliğinin yasak olduğunu, çocuk işçiliğinin 2023 gibi bir yılda olamayacağını, çocuk işçiliğinin en basit deyimle insanlık dışı olduğunu kabul etmek zorunda. Çocuk işçiliğini önleyecek formüller geliştirmek zorunda. Çocuk işçiliğini meşrulaştıracak MESEM gibi projeleri bırakmak zorunda. Bununla birlikte kız çocuklarına pozitif ayrımcılık yapmak zorunda. Kız çocuklarının okuyabilmeleri için önlerinin açılmasında pek çok proje geliştirilebilir. Bununla birlikte İstanbul Sözleşmesi’nin okullarda müfredata alınması gerekir. Bir bütün olarak müfredatın kendisi Sünni, Türk, erkek ve heteroseksüel. Bunu da söylemek gerekiyor.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Muşlu’dan ‘laik eğitim’ mitingine çağrı: Tarikatlara öğrenci devşirmek istiyorlar- VİDEO

    Muşlu’dan ‘laik eğitim’ mitingine çağrı: Tarikatlara öğrenci devşirmek istiyorlar- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen MYK Üyesi Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan ‘Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık Mitingi’ne’ çağrı yaptı. Muşlu, okullara imam atanarak tarikatlara öğrenci devşirilmek istendiğini kaydetti. 

    ÇEDES protokolü kapsamında okullarda imam, vaiz ve hatiplerin görevlendirilmesine karşı Eğitim Sen, Veli-Der ve Alevi örgütleriyle birlikte 100 kadar demokratik kitle örgütünün de desteklediği, 16 Eylül’de İzmir’de ‘Laik Eğitim Laik Yaşam Eşit Yurttaşlık Mitingi’ gerçekleştirecek.

    Konuya ilişkin Çanakkale’de bir dizi görüşme yapan Eğitim Sen MYK Üyesi Genel Yüksek Öğretim ve Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Çanakkale Merkez Cemevi’ni ziyaret etti.

    “ÇEDES İLE TARİKATLARA ÖĞRENCİ DEVŞİRİLMEK İSTENİYOR”

    Çanakkale Eğitim Sen Şube Başkanlığı’nda basın açıklaması yapan Muşlu, ÇEDES projesi ile İzmir’de 842 okulda ‘manevi danışman’ ve çeşitli din görevlileri için dini telkin ve dinsel etkinlik alanı oluşturulduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “ÇEDES ile vaiz, imam ve Kur’an kursu öğreticilerinin, ilahiyat fakültesi mezunlarının eğitim kurumu olan okullarda ‘manevi danışman’ olarak görev yapmalarının önü açılmaktadır. Manevi danışmanlarla öğrencilerin okul dışında Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı kamplarında buluşmaları sağlanacaktır. ÇEDES projesi ile Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığına, tarikat ve cemaatlere öğrencileri devşiren bir işlev görmüş olacaktır” diye konuştu.

    TÜM KURUMLARA MİTİNGE KATILIM ÇAĞRISI

    “İktidarın ÇEDES projesini iptal etmesi için 16 Eylül 2023’te yakın kentlerin de katılımıyla İzmir’de bölgesel bir miting yapacağız. Alevi kurumlarının, veli derneklerinin, çok sayıda demokratik kitle örgütünün öncülüğünde, destekleyici yüzü aşkın kurumun, kadın örgütlerinin desteği ile gerçekleştireceğiz” diyen Muşlu, iktidarın baskılarına karşı tüm emek ve demokrasi güçlerine mitinge katılma çağrısı yaptı.

    PİRHA/ÇANAKKALE

  • AABK Eşit Başkanlarından laik eğitim mitingine katılım çağrısı-VİDEO

    AABK Eşit Başkanlarından laik eğitim mitingine katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- AKP hükümetinin okullara imam atamasını engellemek ve laik eğitim, laik yaşam için İzmir’de Eğitim-Sen ve Alevi örgütlerinin öncülüğünde 16 Eylül’de bir miting yapılacak. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, herkesin İzmir’de yapılacak mitinge katılmasını ve gerici eğitime karşı direniş sergilemesini istediler.

    Eğitim Sen, veli dernekleri ve Alevi örgütleri, okullara imam atanması olarak bilinen ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de Gündoğdu Meydanı’nda miting yapacak.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanları Nevin Kamilağaoğlu ve Hüseyin Mat, herkesin İzmir’de yapılacak mitinge katılmasını ve gerici eğitime karşı direniş sergilemesini istediler.

    KAMİLAĞAOĞLU: BİR DİRENİŞ SERGİLİYORUZ

    Nevin Kamilağaoğlu, “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Türkiye Alevi kurumlarının eğitimle ilgili projesini gerçekleştiriyoruz. Yaşam koşulları Türkiye’de çok zor ve Türkiye’de Eğitim-Sen başta olmak üzere tüm Alevi kurumları 16 Eylül’de İzmir’de laik yaşam, eşit yurttaşlıkla ilgili miting gerçekleştirecekler. Biz de ayrıca Avrupa Parlamentosu’nun önünde 11 Eylül’de Strazburg’ta ÇEDES projesine karşı bir basın açıklaması yapacağız. Biz devletin okullara imam atamasına karşı bir direniş sergiliyoruz ve tüm kurumları, tüm halkımızı ayın 16’sında İzmir’de büyük mitinge davet ediyorum. Siz katılmazsanız biz bir eksik oluruz. Mutlaka bu direnişi sergilememiz lazım” dedi.

    MAT: TÜRKİYE SİYASAL İSLAM BAĞLAMINDA ELE GEÇİRİLİYOR

    Hüseyin Mat ise, “Türkiye, tam anlamıyla siyasal İslam bağlamında ele geçirilmesi konusunda yeni projelerle karşı karşıya. Bu anlamıyla laik, eğitim, laik, yaşam ve eşit yurttaşlıktan yana olan ve çağdaşlıktan yana olan herkesi 16 Eylül’de, İzmir’de yapacağımız meydana davet ediyoruz. Orada buluşmak dileğiyle” ifadelerini kullandı.

    SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİ İŞLEME DAHİ KONULMADI

    Bu arada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, MEB ile Diyanet arasında imzalanan ve tepki çeken ‘ÇEDES’ protokolü hakkında Halkın Kurtuluş Partisi’nin (HKP) verdiği suç duyurusu dilekçesinin ‘işleme konulmamasına’ karar verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucunda il valileri, il milli eğitim müdürleri ve il müftüleri hakkındaki dosyanın “işleme konulmaması” yönünde karar verdi. Karara göre ÇEDES projesi laiklik ilkesine aykırı bulunmadı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO

    ‘İktidar, dindar nesil yetiştirmek için laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaşıyor’-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin okullara imam atamasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticisi Barış Aksoy, AKP iktidarının dindar ve kindar nesil yetiştirmek için eğitimi gericileştirdiğini vurguladı. Aksoy, “Amaçları insanları laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaştırmak” dedi. 

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ önceleyerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)’ kapsamında okullara ‘manevi danışmanlık’ hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği YK üyesi Barış Aksoy okullara imam atanmasını PİRHA’ ya değerlendirdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği YK üyesi bir öğretmen olarak geleceğe dair kaygı duyduğunu belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği YK üyesi Barış Aksoy, 2011 yılında 4+4+4 sistemine geçildiğinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şöyle bir ifadesi olmuştu: Biz dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz.
    Bugünleri  geçmişte verdiği  mesajlarda çok net bir şekilde görmüş olduk” dedi.

    Temel hedefin bilimsel ve laik eğitiminden uzaklaşmak olduğunun altını çizen Aksoy, “Hünkarın yolunda giden insanlar olarak ‘bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ felsefesini hayatımızın her noktasında pekiştirmiş olan insanlar olarak Cumhuriyetimizin kurduğu değerleri geliştirmek adına mücadele eden bireyler olarak eğitimdeki bu yok oluşu maalesef üzülerek seyrediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “TÜRKİYE HER GÜN GERİYE GİDİYOR”

    Aksoy, şunları kaydetti:

    “Kamunun tamamı cemaatinin eline geçmiş. Birçok il milli eğitim müdürlükleri müftülüklerle çeşitli projeler yaptılar, bunları durdurmak için sendikalar, dernekler davalar açtılar. Bu davaların birçoğu kazanıldı. Yalnız burada temel sıkıntı mücadeleyi sadece hukuk alanında veriyor olmamız. Toplumsal mücadelemizi gerçekleştiremiyoruz. Laik bilimsel eğitimden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Tek derdimiz çocuklarımızın mümkün olduğunca eşit koşullarda, bilimsel ana dilinde eğitim hakkına sahip olmasıdır. Bunu söyleme nedenimiz bilimsel eğitime olan inancımızdır. Türkiye maalesef günden güne geriye gitmektedir. 15 yıl önce 3 tane üniversitesi ilk 500 içinde olan Türkiye, artık ilk 500 içerisinde bir üniversiteye sahip bulunmamaktadır.”

    “Eğitimdeki başarısızlığın nedenlerini bize anlatmakla yükümlü olan iktidar, bunu bize açıklaması gerekirken daha da geriye götürecek projeler hayata geçirmeye çalışıyor” diyen PSAKD Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Barış Aksoy, “Bunun bilinçli bir çalışma olduğunu görüyorum. Bazı kurumlar ‘eğitimi yapboz tahtası haline çevirdiler sürekli yeni projeler üretiyorlar’ diyor. Aslında yapboz tahtası haline çevirmiyorlar, yapmak istedikleri şu: İnsanları laik, bilimsel, kamusal eğitimden uzaklaştırmak” diye konuştu.

    “LAİK EĞİTİMDEN VAZGEÇMEMELİYİZ”

    Bir arkadaşının çocuğunu din dersinden uzaklaştırmak için özel okula kaydını aldığını söyleyen Aksoy, “İktidar eğitimi bir yandan gericileştirirken, diğer yandan da özelleştirilmesinin adımlarını atıyor. Burada aslında çerçevenin tamamını görerek hareket etmek gerekiyor. Evet laikliği istiyoruz, kamusal eğitim, bilimsel eğitim, istiyoruz. Bundan vazgeçmemeliyiz. Laik bir eğitim zaten aynı zamanda bilimseldir, bilimsel eğitim de zaten laik olmak zorundadır. Bunun asgari müştereği kesinlikle budur” dedi.

    Gerici eğitime karşı sadece basın açıklamalarının yeterli olmayacağını belirten Aksoy, geçen yıl Antalya’da Eğitim- Sen, Veli-Der ve Alevi kurumları olarak Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptıklarını ancak etkili olmadığını, herkesin çocuğunu yargı kararları doğrultusunda din dersine göndermemesi gerektiğini kaydetti.
    Aksoy, “Maalesef Eğitim-Sen üyesi öğretmenlerimiz, KESK üyesi kamu emekçilerimiz, Alevi örgütlerinin yöneticileri de gerekli duyarlılığı göstermemiştir” ifadesini kullandı.

    “SADECE BİR ALEVİ VELİ BAŞVURDU”

    Aksoy şöyle devam etti:

    “Yıllardır bulunduğum her ortamda bir Eğitim-Senli öğretmen ve Alevi kurumu yöneticisi olarak her fırsatta ısrarla söylüyorum. Geçtiğimiz yıl bu konuda davalar açacağımız yönünde tüm üyelerimize mesajlar çektik. Üyelerimizin dışında da birçok insana zorunlu din derslerini çocuklarının almaması için müracaatlarda bulunmasını ve yargısal süreci de bizzat Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin takip edeceğini söylememize rağmen bize başvuran Alevi veli sayısı sadece 1 kişi oldu. Bu aslında kendi öğütlerimizin, üyelerimizin de samimiyetsizliğini ciddi bir şekilde gösteriyor. Bir yandan da bunun için gerekli güvenceyi ve coşkuyu veremiyoruz insanlara. Bu da olayın bir başka boyutu.”

    “VELİLER DE GEREKLİ MÜCADELEYİ YÜKSELTMELİ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şubesi YK üyesi Barış Aksoy, “Laik eğitimi savunan bütün kurumların bir arada mücadele etmesi gerekiyor. Eğitim Sen, Eğitim-İş ve laik eğitimden yana olan hangi sendikalar varsa bunun bir parçası olması gerekiyor. Alevi kurumlarının tamamının zaten olmazsa olmazıdır bu. Çocuklarının geleceğinden kaygı duyan velilerimiz var ve yine bunların da bu konuda gerekli mücadeleyi yükseltmeleri gerekir” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO

    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO

    > ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO

     

     

  • Veli Der Şube Başkanı: İktidarın kuşatmasına karşı 16 Eylül mitinginde buluşalım-VİDEO

    Veli Der Şube Başkanı: İktidarın kuşatmasına karşı 16 Eylül mitinginde buluşalım-VİDEO

    PİRHA- 12 Eylül askeri darbesi ile eğitime dahil edilen zorunlu din dersinin AKP iktidarı döneminde siyasal İslam ideolojisinin farklı uygulamalarıyla kalıcılaştırılmak istendiğini söyleyen Öğrenci Veli Derneği İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, 16 Eylül mitingine çağrı yaparak bu hamleye karşı toplumsal kesimleri tavır almaya çağırdı.

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler, okullara imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık” mitingi yapacak.

    Öğrenci Veli Derneği İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası olarak tanımladığı okullara imam atanması uygulamasına karşı güçlü bir şekilde karşı konulması için çağrı yaptı.

    Aydın, demokratik kitle örgütlerinin topyekün olarak bir karşı koyuşu örgütlemesi gerektiğini kaydetti.

    “PROJE 2021 YILINDA HAZIRLANDI”

    Okullara imam atanması projesi olan ÇEDES’in 2021 yılında hazırlandığını kaydeden Aydın, “Bu proje 2021 yılındaki Diyanet Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasındaki protokol ile hazırlandı. Geçtiğimiz öğretim yılında bu projenin pilot bölgeleri olarak İzmir ve Eskişehir’in seçilmesinin tesadüf olmadığını düşünüyorum. Buradaki tepkileri ölçerek bir sonraki eğitim yılında ona göre strateji belirleyerek hayata geçirme planları var. Yaz dönemine getirilmesi ile çok fazla bunun propagandasını yapamadık. Eğitim-Sen’in çağrısı üzerine bir üst çatı oluşturularak 16 Eylül mitingi örgütlendi. İzmir’deki demokratik kitle örgütlerine önemli görevler düşüyor. Bununla ilgili alan çalışmalarına ise 1 Eylül’de başlıyoruz” diye konuştu.

    “AKP İKTİDARI OKULLARA KALICI DİN ADAMI GÖREVLENDİRMESİ YAPIYOR”

    Aydın, 12 Eylül darbesiyle anayasaya konulan zorunlu din derslerinden sonra, imam hatip okulları, 4+4+4 uygulamalarla farklı inançların baskı altına alındığını ifade etti. İktidarın, ÇEDES uygulamasıyla siyasal-ideolojik hedeflerini kalıcılaştırmak istediğini belirten Aydın, şunları kaydetti:

    Çeşitli zamanlar ve çeşitli tarikatlarla protokoller uygulanmıştı. Ancak bu ÇEDES projesi bunlardan farklı olarak daha geniş kapsamlı ve kalıcı bir proje. Bugüne kadar ki protokollerde okullara kalıcı olarak din adamı görevlendirilmesi yapılmamıştı. İktidarın kendi siyasal İslam ideolojisini kalıcılaştırma hedefi doğrultusunda bu eğitimi iyice oturtmak istiyor. Eğitimin dinselleştirilmesi 12 Eylül ile başladı. 12 Eylül öncesi seçmeli olan din dersleri anayasaya sokularak zorunlu hale getirildi. Ülkede yaşayan çeşitli farklı inançlar başta olmak üzere laik yaşamı benimseyen tüm kesimleri etkiliyor. İmam Hatiplerin yaygınlaştırılması ve AKP iktidarı döneminde din eğitiminin eğitim sisteminin ana eksenini oluşturması çok önemlidir. Başlangıç noktası 2013 yılında 4+4+4 eğitim sistemine geçilmesiyle başlandı. Bunu önleyebilseydik bunların birçoğunu yaşamıyor olacaktık. Zorunlu din dersinin yanına birde seçmeli din dersleri konuldu” dedi.

    “REJİM DEĞİĞİKLİĞİNE UYGUN TOPLUM OLUŞTURULMAK İSTENİYOR”

    AKP iktidarında eğitim politikalarının büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturulduğuna ve eğitimin bunun bir aracı haline getirildiğine vurgu yapan Aydın, “Siyasal iktidar bu ülkede bir rejim değişikliğine gitti. Bu rejim değişikliğine uygun bir toplum profili oluşturmak istiyor. Bu da ancak eğitim sistemi ile mümkün ve büyük bir araçtır. 13 yaşından küçük çocuklara dini eğitim verilmesinin bilimsel olmadığını kendileri de biliyor. 20. Milli Eğitim Şurası’nda 4-6 yaş çocuklara dini eğitim verilmesi kararı alındı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı yüzlerce anaokulu açıldı” şeklinde konuştu.

    “KUŞATMAYA KARŞI 16 EYLÜL MİTİNGİNDE HERKESİ GÖRMEK İSTİYORUZ”

    Öğrenci Veli Derneği İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Turgut Aydın, yaşamın tüm alanına yönelik ‘işgal’ durumu yaşandığını söyleyerek, şöyle devam etti:

    “ÇEDES uygulaması ile ilgili 100’e yakın kurum bir araya geldi. Bunun önemsenmesi gerekir. İktidarın eğitime yönelik saldırılarına karşı oluşan bu yapı tepkisini göstermeye devam edecektir. Başta eğitim olmak üzere yaşamımızın her alanı siyasal islamın kuşatması altında. ÇEDES projesi de bu kuşatmanın bir parçası olarak iktidarın eğitim sisteminin siyasal-ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme projesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüm kamusal alanlar tarikat ve cemaatler tarafından işgal edilmiş durumdadır. Derinleşen ekonomik kriz din ile ilişkilendirilerek halkın tepkileri bastırılmak isteniyor. Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de yapılacak mitingde herkesi aramızdan görmekten mutluluk duyacağız.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

  • Çeşme’de Alevi derneğinde toplanan sivil toplum örgütlerinden, 16 Eylül mitinge çağrı

    Çeşme’de Alevi derneğinde toplanan sivil toplum örgütlerinden, 16 Eylül mitinge çağrı

    PİRHA- PSAKD Çeşme Şubesi öncülüğünde bir araya sivil toplum örgütleri, siyasi parti ve eğitim sendikaları, okullara imam görevlendirilmesini öngören ÇEDES projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de düzenlenecek mitinge katılım çağrısı yaptı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Çeşme Şubesi Cemevinde bir araya gelen STK ve siyasi parti temsilcileri miting öncesinde görüş ve önerilerini sunarak bir yol haritası belirledi.

    Çeşme PSAKD’daki buluşmaya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkez Denetleme Kurulu Başkanı Sedat Mutlu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Çeşme Şubesi Başkanı Elif Demirelli, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Çeşme Şube Başkanı Gülay  Canikli Canbek, Çeşme Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Yasemin Çınargür Ahilik, Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Deniz Ahilik’in yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

    “TALEPLERİMİZİ YOK SAYANLARA KARŞI 16 EYLÜL MİTİNGİNE”

    PSAKD Genel Merkez Denetleme Kurulundan Sedat Mutlu, iktidarın toplumun taleplerini yok sayan, baskıcı tutumuna karşı tüm kesimleri 16 Eylül’de düzenlenecek mitinge davet etti.

    Mutlu, “Siyasi iktidarın yıllardır savunduğumuz taleplerimizi yok sayan dayatmacı anlayışına karşı en güçlü ve etkili yanıtı vermek için, iktidarın baskılarına, ayrımcı uygulamalarına maruz kalanları, kendilerinin ve çocuklarının geleceğinden endişe edenleri, bütün emek ve demokrasi güçlerini, 16 Eylül 2023’te yapacağımız İzmir mitingine talepleriyle katılmaya ve güç vermeye davet ediyoruz. Laiklikten, demokrasiden, özgürlüklerden ve eşit yurttaşlıktan yana olan tüm kurumları ‘Laik Eğitim, Laik Yaşam, Eşit Yurttaşlık Mitingi’ne güçlü biçimde katılmaya davet ediyoruz. Tüm kadınların ve gençlerin, eğitim ve bilim emekçilerinin, laiklik konusunda duyarlı tüm yurttaşlarımızın, velilerin katılımını bekliyoruz” diye konuştu.

    VELİLERE OKULLARA İMAM ATANMASI PROJESİ ANLATILACAK

    Belirlenen yol haritasına göre ilerleyen günlerde PSKAD Çeşme Şubesi, diğer STK’lar ve siyasi parti temsilcileri bir araya gelerek, okullara imam atanması olan ÇEDES projesinin iptali için bilgilendirme amaçlı, velilere yönelik çalışma ve basın toplantısı düzenleyecekler.

    PİRHA/İZMİR

  • ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO

    ‘Seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir; eylem planı oluşturmalıyız’-VİDEO

    PİRHA- Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, AKP’nin okullara imam atamasına tepki göstererek, “Bu kadar geniş çapta bir saldırı Türkiye’deki seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir. İnsanların çağdaş modern yaşama istekleri gasp ediliyor” dedi. Deniz, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitinge yüz binlerin katılacağını da söyledi. 

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında bir protokol olarak imzalandı. Bu protokol ile özellikle seküler yaşamın hakim olduğu illerden İzmir, Tekirdağ ve Eskişehir’deki okullar hedef alınarak imam ve din görevlileri okullara atandı. AKP iktidarının eğitimde her geçen gün dincileştirme politikasının dozunu arttırdığı günlerde son olarak ‘ÇEDES’  projesiyle okullara imam atanmasına tepkiler sürüyor.

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, okullara imam atanması projesini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “SİYASAL İSLAMIN TÜRKİYE’DE VÜCUT BULMASINA ÇABA HARCADILAR”

    Deniz, eğitim sisteminin dinselleştirildiğine dikkat çekerek, “Alevilerin 35 yıllık taleplerinden biri zorunlu din derslerinin kaldırılmasıydı. Maalesef ki bu talebimiz ciddiye alınmadı. O da yetmedi seçmeli din dersleri açarak hem dindar ve kindar nesiller yetiştirmeye hem de siyasal islamın Türkiye’de vücut  bulmasına çaba harcadılar. Geçen sene yine anasınıflarında zorunlu din dersleri için adımlar atmışlardı ama Alevi kurumlarının öncülüğünde 20 noktada eş zamanlı olarak eylem yapıldı. O eylem etkili oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, eğitim şurasının teklifini uygulamaktan vazgeçti. Bu anlamda toplumsal gücün talepleri ısrarlı şekilde dile getirildiğinde hükümet bunu dikkate alıyor” dedi.

    “TÜRKİYE’DE YAŞAYAN İNSANLARIN MODERN YAŞAMA İSTEĞİ GASP EDİLİYOR”

    Aydın Deniz, ÇEDES protokolünün, seküler yaşamın, farklı  inançların ve farklı toplumların kendilerini özgürce ifade etmesine karşı bir kısıtlama olduğunu dile getirerek, “Türkiye’de yaşayan insanların çağdaş modern yaşama istekleri gasp ediliyor. Karma eğitimin kaldırılması gibi daha da ileri adımlar atılarak tartışılan konular var. Siyasal islam ve şeriata yönelik ne kadar istekleri varsa bunları dillendirmeye çalışacaklar. Bu kadar geniş çapta bir saldırı Türkiye’deki seküler kesimin yaşam haklarına müdahaledir” ifadelerini kullandı.

    “OKULLARDA SİVİL İTAATSİZLİK EYLEMLERİ YAPILMASI GEREKİYOR”

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitingi hatırlatarak şöyle devam etti:

    “Alevi kurumlarının öncülüğünde, tüm demokrasi güçleriyle 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda buluşacağız. Ama bir mitingle bu taleplerin etki alanı yaratması mümkün değil. Laik yaşamı korumak için bir eylem planı oluşturmak zorundayız. İl ve ilçe Milli Eğitim müdürlükleri önünde itirazlarımızı dile getireceğiz. Okullarda sivil itaatsizlik eylemlerinin yapılması gerekiyor. İmamların girdiği derslere öğrencilerimizi sokmayacağız. Biz imamdan eğitim almak istemiyoruz. ÇEDES protokolüne karşı durmak Türkiye’nin geleceğine sahip çıkmak anlamına geliyor. Bu ülkede şeriat ve gericiliğe kim karşı duruyorsa ortaklaşmak ve ortak mücadeleyi sürdürmek zorunda. 16 Eylül’de yüz binlerce insanı Gündoğdu Meydanı’nda toplayarak sesimizi daha iri ve diri olarak çıkartmak istiyoruz.”

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO

    > ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO

  • Alevi örgütleri ve Eğitim-Sen ‘Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık’ mitingine hazır -VİDEO

    Alevi örgütleri ve Eğitim-Sen ‘Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık’ mitingine hazır -VİDEO

    PİRHA-Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan ÇEDES projesinin iptali ve laik eğitim için 16 Eylül’de İzmir’de yapılması planlanan mitingin hazırlıkları tamamlandı, örgütler mitinge dair tüm detayları bugünkü toplantıda konuştu. Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul, “İnsanların inançlarının istismar edildiğini kamuoyuna anlatmak durumundayız. Laiklik mücadelesi eşit yurttaşlık mücadelesidir” dedi. 

    Okullara ‘Değerler Eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesine tepkiler sürüyor.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), Alevi örgütleri ve dernekler okullara ‘değerler eğitimi’ adı altında imam, hatip ve vaiz görevlendirilmesini öngören “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesinin iptal edilmesi için 16 Eylül’de İzmir’de “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık” mitingi yapacak. PSAKD Genel Merkezi’nde yapılan ikinci toplantıda örgüt temsilcileri bir araya gelerek mitinge dair kararlar aldı.

    “LAİKLİK MÜCADELE EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELESİDİR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Prof. Dr. Nejla Kurul, Ankara’dan başlayarak İzmir’e kadar uzanacak miting için düzenlenen toplantı ile ilgili “Bugün “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık talep ediyoruz, ÇEDES’e hayır” 16 Eylül bölgesel mitinginin ikinci geniş toplantısını yaptık. 100’e yakın kurumun sesi ve sözü olan bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantının sonucunda 16 Eylül mitinginin çok güçlü gelmesi için özellikle çevre illerden katılımın önemli olduğunu söylemek istiyoruz. Çünkü laikliğin yaşamsal bir konu olduğunu biliyoruz. Her gün bir ya da iki kadın hayatını kaybediyor ve kimi zaman bu kayıpların arkasında aşırı ataerkil bir yapılaşma, kadını ikincilleştiren bir yapının olduğunu biliyoruz. Okullarımız dinselleştirmenin çok hakim olduğu bir sürecin parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Daha dün Mardin Kızıltepe’de HÜDAPAR’ın kongresini bir İmam Hatip okulunda yaptığını duyuyoruz. İnsanların inançlarının istismar edildiğini kamuoyuna anlatmak durumundayız. Aynı zamanda Türkiye’de milyonlarca Alevi yurttaşı var, farklı inançlar var. Bu yönden baktığımızda laiklik mücadelesi eşit yurttaşlık mücadelesidir. 12 Eylül günü Ankara’dan yola çıkacağız, Eskişehir’e ulaşacağız. Eskişehir’de bir basın açıklaması yapacağız, siyasal partilerle, emek ve meslek örgütleri ile görüşmelerimiz olacak. Ardından Denizli, ardından Muğla, ardından Aydın ve İzmir’e doğru yola çıkacağız” dedi.

    “MİTİNGLERİ DİĞER İLLERİMİZDE DE YAPACAĞIZ”

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise mitinglerin başka şehirlerde de yapılacağının altını çizerek, yapılan toplantı ile ilgili şunları söyledi:

    “Alt bileşenleri 100’ün üzerinde kurumun temsil edildiği, 16 Eylül İzmir’deki miting toplantımızı gerçekleştirdik. Bu toplantıda 16 Eylül’deki İzmir mitingini nasıl yapacağımıza, hangi kurumlar ile yapacağımıza dair kararlarımızı netleştirdik. İlk mitingimizi İzmir’de yapıyoruz çünkü İzmir ÇEDES projesinde Eskişehir ve Tekirdağ ile beraber pilot bölge seçilmişti. Mitingleri daha sonraki aşamalarda diğer illerimizde de yapacağız İzmir’de yapılan miting laikliğe karşı yürütülen seküler yaşama karşı yürütülen şeriatçı yapıyı destekleyen ve eğitimde şeriatçı bir eğitim sistemini hedefleyen AKP hükümeti ve bunun zihninin karşında durmaya yönelik yapacağımız ilk miting olması açısından önemli.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanması kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesidir’-VİDEO

    PİRHA- AABK Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, AKP’nin okullara imam atamasına tepki göstererek, “Sessiz kaldığımız sürece bu projeler daha da artacak. Buna şimdiden itiraz etmek lazım. Laiklikten, özgürlükten, demokratik cumhuriyetten yana olan her canı 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapılacak mitinge bekliyoruz” dedi. 

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında bir protokol olarak imzalandı. Bu protokol ile özellikle seküler yaşamın hakim olduğu illerden İzmir, Tekirdağ ve Eskişehir’deki okullar hedef alınarak imam ve din görevlileri okullara atandı. AKP iktidarının eğitimde her geçen gün dincileştirme politikasının dozunu arttırdığı günlerde son olarak ‘ÇEDES’  projesiyle okullara imam atanmasına tepkiler sürüyor.

    Alevi kurumları, öğrenci veli dernekleri ve eğitim kurumları okullara imam atanmasını protesto etmek amacıyla 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda buluşacak.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, okullara imam atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ AÇISINDAN CİDDİ BİR TEHLİKE UNSURU”

    Hüseyin Mat, Türkiye’de özellikle 20 yılda AKP iktidarıyla birlikte devletin laiklikten uzaklaştığı, siyasal islamın bütün kodlarıyla toplumlar üzerinde baskı kurduğunu belirterek, “AKP ile geliştirilen projelerle kadrolar büyütülmeye çalışılıyor. Hem imam hatiplerdeki sayıların artmasıyla, hem ilahiyat fakültelerinin sayısının artmasıyla, buradan mezun olan insanlara istihdam ihtiyacı doğuyor. Bu insanlara yeni yeni alanlar açıyorlar. Her okula bir imam atanma projesi var. Bu hem devlet içindeki kadroların büyütülmesi hem de kadroların siyasal islamcılar tarafından işgal edilmesi anlamına geliyor. Bu da Türkiye’nin geleceği açısından ciddi bir tehlike unsuru” dedi.

    “BİZİM İMAMA İHTİYACIMIZ YOK, BİLİM İNSANINA İHTİYACIMIZ VAR”

    “Laiklikten yana olan herkesi baskılamaya yönelik bir durumla karşı karşıyayız” diyen Mat sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye halklarının bir arada yaşayabilmesinin en önemli koşullarından biri laiklik. Türkiye’nin olmazsa olmazı laikliktir. Cumhuriyet tarihinde laiklik, hiçbir zaman anayasadaki gibi uygulanmamıştır ama eskiden sözde bir laiklik vardı şimdi onu da konuşamıyoruz. Bu sürece birilerinin dur demesi lazım. Bu sorunlar sadece Alevilerin sorunu da değil. Birlikte yaşamaktan yana olan herkesin sorunu. Okullara imam atama projesi İzmir, Eskişehir ve Tekirdağ gibi seküler yaşamın yoğun olduğu şehirlerde yapılıyor. Burada başarılı olduklarında Türkiye’nin her okuluna imamlar gönderilecek. Bizim imama ihtiyacımız yok. Bizim bilim insanına, pedagojik eğitimini almış danışmanlara ihtiyacımız var.

    “AKP TÜRKİYE’Yİ ŞERİATA GÖTÜRÜYOR”

    Bu iktidar Türkiye’yi adım adım şeriata götürüyor. Şeriat dediğimiz unsur gözümüzü kapatıp sabah açtığımız anda gelmeyecek. Zamanla bu iş yürütülüyor. O yüzden bu işe itiraz etmek lazım. Hem Türkiye’deki hem avrupadaki Alevi hareketi 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda Eğitim Sen ve diğer sendikalarla birlikte bir eylem kararı aldı. Sessiz kaldığımız sürece bu projeler daha da artacak. Buna şimdiden itiraz etmek lazım. Laiklikten, özgürlükten, demokratik cumhuriyetten yana olan her canı bu mitinge bekliyoruz.”

    Dilan ŞİMŞEK- Rozerin TEK / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

    > ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO

  • ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO

    ‘Türkiye’de eğitim yağmalanıyor, buna dur demek zorundayız’-VİDEO

    PİRHA- Hükümetin ÇEDES projesi kapsamında okullara imam ve din görevlileri atamasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, diğer alanlarda olduğu gibi Türkiye’de eğitimin de yağmalandığını vurguladı. Akyol, “Buradaki amaç cumhuriyetin ana temellerini tamamen ortadan kaldırarak, bir şeriat devleti kurmak” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı il/ilçe spor müdürlükleri/gençlik merkezleri ile Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Diyanet Gençlik Merkezleri iş birliğinde yürütülmekte olan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi adı altında okullara imam atanmasına yönelik tepkiler yükseliyor.

    Projenin amacının “Öğrencilerimizin millî, manevi, ahlaki, insani ve kültürel değerlerimizi benimseyen, koruyan, geliştiren ve kendi yaşantılarında inşa eden fertler olmalarına, çağın ve geleceğin becerileriyle donanmış, bu donanımı insanlık hayrına sarf edebilen, bilime sevdalı, kültüre meraklı ve duyarlı, aklıselim, kalbi selim ve zevki selim sahibi, bedensel ve sosyal bakımdan dengeli bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak” olduğu iddia ediliyor. Ancak, projenin asıl odağında dini bir eğitim sistemini merkeze aldığı çok açık.

    Anayasaya da aykırı olmasına rağmen, pedagojik eğitimi bulunmayan imam ya da Kur’an kursu öğreticileri, İzmir ve Eskişehir başta olmak üzere çeşitli illerde görevlendirilmeye başlandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, okullara imam atanmasına ilişkin PİRHA’ ya konuştu.

    Hükümetin cumhuriyetin ana temellerini tamamen ortadan kaldırmak istediğini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, “Belki bir şeriat devletini arz ediyorlar. Bunu sadece buradaki hükümet, buradaki yürütme değil, bunun ciddi anlamda dışarıdaki servisler tarafından da desteklendiğine inanıyorum, bu bir gerçek” dedi.

    “ÇEVRENİZE DUYARLIYSANIZ NEDEN ÇEVRE KATLİAMLARINA SES ÇIKARMIYORSUNUZ?”

    Akyol, “Bugünkü yürütme, çeşitli denemelerden sonra imam hatiplerin alabildiğine önünü açtıktan sonra din derslerini bir ders yerine 3-5 derse çıkardı, başarılı olamadı şimdi de ÇEDES diye bir proje ortaya attı” ifadesini kullandı.

    “Çevreme duyarlıyım, değerlerime saygılıyım, dediğinde aslında benim yaşadığım bu bölgede biraz da komik geliyor” diyen Aksoy, “Geçenlerde Muğla Şubeleri olarak Akbelen’de direnen arkadaşlara büyük bir kazan aşure götürüp dağıttık. Ben orada 10-12 gündür direnenler içerisinde bir tane imam görmedim. Bu nasıl çevreye duyarlılıksa bir tane müftü görmedim. Orada olmasına da gerek yok. Bunun bir çevre katliamı olduğuna dair bir demeç de duymadım. Çevreye duyarlı olmak, çevresindeki insana, çevresindeki börtü böceğe, çevresindeki hayvana, hayata saygı duymak ona sahip çıkmaktır. Duyarlı olmanın anlamı budur” diye konuştu.

    DİN DERSLERİNİ ÇOĞALTARAK SONUÇ ALAMADILAR, ÇEDESİ DEVREYE SOKTULAR”

    İzmir, Eskişehir gibi belli pilot bölgeleri seçip orada uygulamaya geçeceklerini söyleyen Akyol konuşmasına şöyle devam etti:

    “Buradaki okullara imam atayacaklar. Bu imamlar gereken bilimsel eğitimi almamış, sadece dini eğitim almış. Öğrenciye ne verebilir? Pedagojik olarak ne verebilir, ahlaki olarak, bilimsel olarak ne verebilir? Bu iletişim çağında biz nesilleri bilimsel bir gerçekliğe dayandırarak yetiştirmek zorundayız, doğmalardan artık kurtulmak zorundayız. Biz eğer bu dünyada ülke olarak var olabileceksek bilimi ve bilgiyi yakalamak zorundayız. Çağımızın en önemli değerlerinden bir tanesi bilgi. Şu anda o bilgiyi yakalamadığımız sürece, doğma düşüncelerle sonumuz Ortadoğu’daki Afganistan’daki gibi bir rejimidir.”

    “HERKES KARŞI ÇIKMALI”

    “Yarım yamalak bir demokrasi var, o da tamamen altüst edildi” diyen Akyol,” Yağmalanmadık bir şey kalmadı. Şimdi de eğitimimiz yağmalanıyor. Aslında buna dur demek gerekiyor. Buna dur demek sadece Alevi toplumuna has bir şey değil, bu ülkede yaşayan her bir bireye düşen bir görev” dedi.

    Akyol, “Karanlığa gitmememiz için önümüzün aydınlık olması gerekiyor” diyerek, “Bizim hünkarımız binlerce yıl önceden demiş ‘İlimden gidilmeye yolun sonu karanlıktır’ diye. Buna bile bu çağda hala 1000 yıl sonra bile erişemiyorsak, bu cümleyi kavrayamıyorsak hala tarihin tekerleğini geriye doğru götürmeye çalışıyorsak, bu topluma yazık, günah, bu insanlığa yazık, bu topraklara yazık. Bilimin teknolojinin geldiği bir çağda böyle bir şey savunmak bile gerçekten üzücü” şeklinde konuştu.

    “ZAMLARIN ALLAH TARAFINDAN GELDİĞİNE İNANAN BİR TOPLUM YARATILMAK İSTENİYOR”

    “Yürütmenin verdiği zamların Allah’tan geldiğine inanan bir nesil yaratılıyor. Bu nesli daha da çoğaltmak istiyorlar. Bunun bizi götüreceği yer karanlıktır” diyen Akyol, Alevi kurumlarının ve Eğitim-Sen’in öncülüğünde 16 Eylül’de İzmir’de büyük bir miting yapacağını hatırlattı.

    Okullara imam atanması sorununun sadece Alevilerin sorunu olmadığının altını çizen Akyol, “Bu sorun gerçekten kendisinin laik, demokrat, muhafazakâr, liberal olarak hisseden, yaşayan bütün kesimlerin sorunu olması gerekiyor. Özellikle kadınlar bu konuda düşünmeleri gerekiyor. Bugün Afganistan’da olanlar belli. Tarihimizde yaşadığımız şeyleri görüyoruz. Burnumuzun dibinde diğer Irak’ta, İran’da yaşananları görüyoruz. IŞİD diye bir örgüt çıkardılar ortaya, onların zalimliğini gördük. Bu bizi bir yere götürmeyecek. Gerçekten üzülüyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO
    > ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

  • Ateşoğulları: İktidar kendi Aleviliğini oturtmaya çalışıyor, Aleviler tepkisiz kalmamalı- VİDEO

    Ateşoğulları: İktidar kendi Aleviliğini oturtmaya çalışıyor, Aleviler tepkisiz kalmamalı- VİDEO

    PİRHA- Yazar Kamil Ateşoğulları, Hacı Bektaş Veli’nin portresinden aslan ve ceylanın kaldırılmasına tepki göstererek, “İktidar kendi kafasındaki Aleviliği oturtmaya, kendi düşüncelerini egemen kılmak istiyorlar. Aleviler buna tepkisiz kalmamalı” dedi. Ateşoğulları ayrıca okullara imam atanmasına karşı İzmir’de 16 Eylül’de yapılacak mitinge katılım çağrısı yaptı. 

    Yazar Kamil Ateşoğulları, Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerini ve Alevi gündemlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SÜNNİ GENÇLERİN BU ETKİNLİKLERE GETİRİLMELERİ YARARLI OLUR”

    Etkinliklerde ulaşım ve konaklama sorunlarının çözülmesi gerektiğini ve programların içeriğinin daha derinlikli bir çerçevede hazırlanması gerektiğini belirten Ateşoğulları, bu etkinliklere Aleviliği tanımaları açısından Sünni gençlerin getirilmesinin de yararlı olacağına değindi.

    “ALEVİLİĞİ ORTADAN KALDIRMAK İSTİYORLAR”

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde, Hacı Bektaş Veli portresinden aslan ve ceylanın kaldırılmasını yorumlayan Ateşoğulları, “Onlar kendi kafalarındaki Aleviliği oturtmaya çalışıyorlar. Osmanlıdan beri çok can verilmiş ama ne Osmanlı ne Selçuklu ne de Cumhuriyet o noktaya gelemedi. Aleviliği ortadan kaldırarak kendi düşüncelerini egemen kılmak istiyorlar. Her türlü olanakları olduğu için bu cüreti bulabiliyorlar. Bütün suç devletin ama Alevilerin bu gibi durumlara biraz tepkisiz kalmasından da kaynaklanıyor” sözlerini kullandı.

    16 EYLÜL’DEKİ MİTİNGE ÇAĞRI

    Kamil Ateşoğulları, ÇEDES protokolü kapsamında okullara din görevlilerinin atanmasına toplumun tüm kesimlerinin tepki göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Konuya ilişkin 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak olan büyük mitinge katılma çağrısı yapan Ateşoğulları, şu sözleri dile getirdi:

    “Pek de demokratik olmayan cumhuriyeti İslam cumhuriyetine döndürme hesabı içindeler. Bunu çok iyi görüp ona göre tavır almak gerekiyor. Burada Alevi derneklerine büyük görev düşüyor. Genel politikalar çizip, o politikalar içerisinde belli programları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu sadece Alevilerin sorunu değil, demokrat tüm kesimlerin bir arada olması gerekir. Bu sebeple herkesin İzmir’deki mitinge katılmasını, Alevilerin Aleviliğe demokratik kesimlerin demokrasiye sahip çıkmaları gerekiyor.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/PİRHA

  • AKP, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyor’-VİDEO

    AKP, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyor’-VİDEO

    PİRHA- Eğitim-Sen İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, AKP’nin okullara imam atayarak, okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalıştığını söyledi. Mike, “Çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak için bu gerici yapılanmayı püskürtmemiz gerekiyor” diyerek, 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak mitinge herkesi davet etti.

    Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında bir protokol olarak imzalandı. Bu protokol ile özellikle seküler yaşamın hakim olduğu illerden İzmir, Tekirdağ ve Eskişehir’deki okullar hedef alınarak imam ve din görevlileri okullara atandı. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının eğitimde her geçen gün dincileştirme politikasının dozunu arttırdığı günlerde son olarak ‘ÇEDES’  projesiyle okullara imam atanmasına tepkiler sürüyor.

    “DİNDAR NESİL YETİŞTİRME HAMLESİ”

    Alevi kurumları, öğrenci veli dernekleri ve eğitim kurumları okullara imam atanmasını protesto etmek amacıyla 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda buluşacak. 16 Eylül’de yapılacak miting öncesi PİRHA mikrofonuna konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, “Eğitim bilimsel bir alan. Bu alanda özellikle pedagoji bilimi öne çıkar. Pedagoji bilimine göre çocukların sağlıklı bir gelecek için bilimsel bir eğitime ihtiyaçları var. Bilimsel eğitim, onların yeteneklerini, zeka düzeylerini geliştirecek algılarını güçlendirecek bir hale getirmektir. Her bakımdan tam donanımlı hale getirme işidir. Devletler, eğitimi genel olarak kendi politik hatlarına göre dizayn etmek istiyorlar. Çocuğun üstün yararı dediğimiz kriteri es geçiyorlar. Bizde de ne yazık ki son yıllarda AKP iktidarıyla birlikte dindar nesil yetiştirme hamlesiyle şekillenmiş durumda”dedi.

    ÖNCE İMAM HATİPLER ŞİMDİ DE OKULLARA İMAM ATAMASI

    Mike, AKP iktidarı boyunca eğitimde dinci politikaların öne çıktığını ifade ederek, “Önce imam hatiplerin yaygınlaştırılması daha sonra tüm okullarda dini içerikli ders programlarının yoğunlaştırılması yetmedi, bazı dernek ve cemaatlerle Milli Eğitim Bakanlığı protokol yaparak çeşitli dersleri müfredata sokmaya çalıştı. Biz Eğitim Sen olarak dönem dönem davalar açtık. Çünkü bunlar anayasaya ve pedagoji bilimine uygun olmayan şeyler. Anayasada da eğitim için laik, demokratik ve bilimsel vurgusu var. Bununla birlikte açtığımız davaları kazandık. Birçok protokol iptal edildi. Fakat Milli Eğitim Bakanlığı yeni protokoller yapmaya devam ediyor. En son Diyanet İşleri Başkanlığı ile yaptıkları ÇEDES projesi var. Bu projeyle birlikte Diyanetin görevli kıldığı kişilerin okullarda eğitim vermesi sağlanıyor. Diyanetin okullara görevlendireceği kişiler herkesin bildiği gibi imamlar. Okula imam sokulma meselesi buradan ortaya çıkıyor” dedi.

    ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI İÇİN 16 EYLÜL’DE MİTİNGE

    “Okullarda imamların cirit attığı bir dönemi olgunlaştırmaya çalışıyorlar” diyen Eğitim Sen) İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mesut Mike, şöyle devam etti:

    “Bunu önce tartışmaya açtılar, toplum içerisinde tepkisizliği görünce de pratiğe geçirdiler. Biz Eğitim Sen olarak buna karşı sesimizi yükseltiyoruz. Eylem ve etkinlikler düzenliyoruz. Özellikle son yıllarda Alevi kurumlarının laik eğitimi sahiplendiğini biliyoruz. Sadece Alevi kurumları değil, dindar kesimlerden de bize destek veren aileler var. Onlar da dini eğitimin okullarda çocuklara verilmeye çalışmasını doğru bulmuyor. Zaten eğitimin ve devletin laiklik ilkesine aykırı olan bir durum. Bu aykırılığı dile getirmek ve çocuğun üstün yararını gözeten laik, bilimsel eğitim yapısının oluşturulması adına tüm aileleri, velileri, öğrencileri, eğitim emekçisi arkadaşlarımızı 16 Eylül’de yapılacak olan İzmir mitingine bekliyoruz. Çocuklarımız geleceğine sahip çıkmak için bu gerici yapılanmayı püskürtmemiz gerekiyor.”

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

  • Hacıbektaş’ta eğitim panelinde, dinselleşmeye karşı ortak mücadele çağrısı- VİDEO

    Hacıbektaş’ta eğitim panelinde, dinselleşmeye karşı ortak mücadele çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş ilçesinde Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi’nde ‘Gerici Eğitim Politikalarına Karşı Laik ve Bilimsel Eğitim’ konulu panel gerçekleştirildi. Panelde okullara imam atanmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri  Sinan Muşlu, kapsamlı bir mücadelenin gerekliliğine vurgu yaptılar.

    60. Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Gerici Eğitim Politikalarına Karşı Laik ve Bilimsel Eğitim’ paneli yapıldı. Alevi kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz‘ın yönettiği panelde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ve Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Sinan Muşlu konuşmacı olarak yer aldı.

    CUMA ERÇE: OKULLARA İMAM ATANMASI SADECE ALEVİLERİN SORUNU DEĞİL

    Okullara imam atanmasını kapsayan ÇEDES projesi gibi çok sayıda projelerin yürütüldüğüne dikkat çeken Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Okullarda kuran kursu açmaya, mescit yapmaya başladılar. Karma eğitimi ortadan kaldırarak, karma eğitimi ortadan kaldırmaya çalışacaklar. Yaşamın tümden dinle gericilikle yönetilmesi anlamında ciddi bir çalışma var” diye konuştu.

    ÇEDES projesine sadece Alevilerin karşı çıkmaması gerektiğini ifade eden Erçe, topyekün bir mücadelenin şart olduğunu belirterek şu sözleri kullandı:

    “Bugüne kadar özellikle zorunlu din dersleri, eğitimde gericileşme konusunu Aleviler hep gündemlerinde tuttular ama bunlar sadece Alevilerin meselesi değil. Bugüne kadar kapsamlı bir mücadele yapılamadı. Bu ülke karanlığa doğruluyor ise hepimiz boğulacağız. O yüzden hep birlikte mücadele etmekten başka çaremiz yok.”

    SİNAN MUŞLU: EĞİTİM İKTİDARLARDAN ÖZERK BİR YAPIDA OLMALI

    Eğitim-Sen Eğitim ve Yükseköğretim Sekreteri Sinan Muşlu da, muhafazakar bir toplum yaratmaya dair kapsamlı bir kuşatma olduğunu, bunun da eğitim yoluyla yaygınlaştırılmaya çalışıldığını ifade etti.

    Türkiye’de her iktidarın kendi politikalarına göre eğitimi şekillendirdiğini söyleyen Muşlu, “Eğitim alanı iktidarlardan özerk bir yapıda olmalıdır. Her iktidar kendi eğitim politikalarını dayatıyor. ÇEDES de dayatmalara bir örnek. Değerler eğitimi denilerek zararsız bir forma sokmaya çalışıyorlar. ÇEDES’in değerler eğitimine baktığımız zaman inanç, dua, ibadetler, peygamber sevgisi gibi başlıkların olduğunu görüyoruz. Oysa ki bunlar uluslararası evrensel değerler içinde yer almıyor” dedi.

    Muşlu, tüm bu saldırılara karşı mücadele vurgusu yaparak, konuyla ilgili 16 Eylül’de İzmir’de Alevi kurumlarının öncülüğünde yapılacak olan mitinge çağrı yaptı.

    Panel, soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

    ‘Okula imam atanması asimilasyondur; aileler tavır göstermeli’-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin okullara imam atamasına tepki gösteren Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, “İnanç bireyin kendi özgür iradesiyle belirlediği bir yaşam biçimidir. Bu devletin kuralına sığdırılamaz” dedi. “Ben Aleviyim benim çocuğum Alevi kültürü ile yetişmek durumundadır” diyen Deprem, okullara imam atanmasının asimilasyon politikası olduğunu kaydetti. 

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)’ kapsamında okullara ‘manevi danışmanlık’ hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor.

    Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor. Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem okullara imam atanmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Dinine, diline, ırkına, mezhebine bakmadan insana insan gözüyle bakan tek felsefenin Alevilik olduğunu ifade eden Deprem,”Kindar ve dindar bir Müslüman nesil yetiştirmeyi slogan edinmiş, Ebussuut’un fetvalarını esas alarak örgütlenmeyi esas alan bir yapı, bu konuda hiçbir eleştiri dahi kabul etmemektedir” dedi.

    “ALEVİLİĞİ KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA HAPSEDEMEZSİNİZ

    Deprem, “Dinde inanç bireyin kendi özgür iradesiyle belirlediği bir yaşam biçimidir. Sen bunu devletin bir kuralına sığdıramaz, Aleviliği özellikle Kültür Bakanlığı’na hapsedemezsin” dedi.

    “Ben Aleviyim benim çocuğum Alevi kültürü ile yetişmek durumundadır” diyen Deprem, ”Vatandaş olarak benim talebim okullarda Alevi çocuklara Aleviliğin öğretilmesidir. Herkesin kendi toplumsal inançsal kültür değerleri açısından orada eğitim görmesi… O olmuyorsa da laiklik temelinde okula herhangi bir dini veya inancın ilkelerini dayatmak bir zulümdür, yok etme, bir imha ve inkâr, asimilasyon hareketidir” diye ifade etti.

    “ÇOCUKLARIMIZIN KENDİ İNANÇSAL DEĞERLERİMİZ ÜZERİNDEN BÜYÜMESİNİ İSTİYORUZ”

    “Ailelerin çok iyi düşünmesi ve çok iyi bir tavır sergilemesi gerekmektedir. Biz çocuklarımızın kendi toplumsal inançsal değerlerimiz üzerinden büyümesini istiyoruz. Bir başkalarının çocuklarımıza zorla başka inanç, başka bir anlayış öğretmelerini istemiyoruz. Alevilerin topluca hareket etmesi zorunluluktur” diyen Deprem, “Bu zorunluluk içerisinde gerekirse biz çocuklarımıza kendimiz eğitim veririz. Din eğitimi için okula göndermeyiz, bunu kabul etmiyoruz” ifadesini kullandı.

    “CEMEVLERİMİZDE ÇOCUKLARIMIZA İNANÇSAL EĞİTİMİ KENDİMİZ VEREBİLİRİZ”

    Cemevlerinde eğitim verilebileceğini belirten Sinemilli Ocağı pirlerinden Süleyman Deprem, şöyle devam etti:

    “Cemevlerinde eğitimimizi veririz. Hatta bugün eğitim adına ucube bir sistem gelişmiş, çocuklar bilimden uzak eğitilmiyorlar kendi haline bırakılmış durumda. O anlamıyla şu anda bir cemevlerimizde eğitim okulları açabiliriz. Buna hakkımızda var, gücümüz de var, yeteneğimiz de var. Bunu çok iyi değerlendirmemiz lazım. Demokratik kurumlarla, sendikalarla dayanışma içerisinde olmalıyız. Bir dönem cezaevinde tutuklulara hükümlülere imam gönderdiler. Biz de o zaman cezaevindeki Alevilere her hafta bir dede gitmesini sağlayacağız, deyip onu ileri sürdüğümüzde, bu olay sönümlendi. Alternatifini ortaya  koymak zorundayız.Bu anlamda görev bize düşüyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO
    > ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO

     

  • ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO

    ‘Türk-islam sentezini hayata geçirmek için yapılmış bir asimilasyon politikasıdır’- VİDEO

    PİRHA- Eğitim Sen Hatay Şubesi Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, okullara din görevlilerinin atanmasını eleştirerek, “Bu eğitim sistemi Türk-islam sentezini hayata geçirmek amacıyla yapılmış bir asimilasyon politikasıdır” dedi. Aymaz, sınıfsal açıdan değerlendirerek, “Özel okullar, bu uygulamaya karşı çıkacak, bu durumda çocuğunu özel okula gönderemeyen aileler bu asimilasyona katlanmak zorundalar. Bu da ciddi bir sınıf farkı doğuruyor” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında, birçok kentte okullara imam ve din görevlisi atandı.

    Geçmişte de benzer projelerle eğitim alanı laiklikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmeye çalışılmıştı. Şimdi de ‘Manevi danışmanlık’ adı altında din görevlilerinin okullara atanması başta eğitimciler olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden tepki topluyor. Tekçi, dinci zihniyetle uygulamaya konulan bu projeye özellikle eğitimcilerden itiraz sesleri yükseliyor.

    Söz konusu uygulama ile ilgili Eğitim Sen Hatay Kadın Sekreteri Mutlu Aymaz, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ÇEDES, SINIF FARKI DOĞURUR”

    ÇEDES protokolü ile okullara din görevlilerinin atanmasını asimilasyon olarak adlandıran Mutlu Aymaz, “Bu eğitim sistemi bir noktadan sonra özel hayata bir müdahaledir. Türk-islam sentezini hayata geçirmek amacıyla yapılmış bir asimilasyon politikasıdır” diye konuştu.

    Konuyu özel ile devlet okulları kapsamında da ele alan Aymaz, ÇEDES’in doğuracağı sınıfsal farka dikkatleri çekti:

    “Bu uygulama özel okullarda nasıl uygulanacak sorusunu da sormamız gerekiyor çünkü kapitalist sistemin kar ve para hırsı vardır. Dolayısıyla veliyi karşısına almak istemez. O zaman çocuğunu özel okula gönderemeyen aileler bu asimilasyona katlanmak zorundalar mı? Kişi hakları nerede kalıyor? Bu uygulamanın sınıf farkı doğurduğu çok açık”

    “ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ŞART”

    Söz konusu uygulamanın bütünüyle tam bir fecaat olduğunu söyleyen Aymaz, “Öğretmenlik mesleğinin ayaklar altına alınmasını, ‘kim olursa olsun yeter ki devlet izniyle olsun’ diyerek sınıfta ders verilmesi anlayışı çok yanlış. Eğitimle, öğrenci ile nasıl iletişim kurulur bilmeyen ve eğitimini almayan kişilerin derse girip öğrencilere değerler eğitimini vermesi çok mantıksız” sözlerini kullandı.

    Aymaz, laik eğitim anlayışına karşı saldırılara karşı örgütlü mücadele yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:
    > Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > ‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > ‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > ‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > ‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO
    >‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO
    > ‘Okullara imam atanması Alevi inancını katleder; çocuklarınıza inancımızı öğretin’-VİDEO

    > ‘Kamusal alan okullar yoluyla dincileştiriliyor; tarikatlar eleman yetiştiriyor’ -VİDEO
    > ‘Okullara imam atanmasına, dini eğitime karşı birlikte mücadele edelim’-VİDEO