Etiket: sezai temelli

  • HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Nasıl o barajları yıktıysak, kayyımları da yıkacağız

    HDP Eş Genel Başkanı Temelli: Nasıl o barajları yıktıysak, kayyımları da yıkacağız

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Meclis’te partisinin grup toplantısında gündemdeki konulara dair konuştu. Temelli, son üç gündür yapılan HDP operasyonları ve bugün Diyarbakır merkezli 9 ilde yapılan polis operasyonlarına dair, “Bizler sokakta, Meclis’te inatla bir araya gelerek barış ve demokrasi mücadelemizi yükseltmeye devam ediyoruz. Bu mücadeleye yükselten 3 gündür gözaltına alınan arkadaşlarımızı saygıyla selamlamıyorum. Asla yılmayacaklar, boyun eğmeyecekler” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Temelli’nin konuşmasından öne çıkan bölümler şunlar:

    “Yüksel Direnişi’nin bugün 700’üncü günü. Faşizmin gözlerine bakarak meydanları bırakmayan Yüksel Direnişiçilerini selamlıyoruz.

    10 EKİM ANKARA KATLİAMI

    Yarın 10 Ekim, savaşa inat barış dediği için katledilen 103 yoldaşımızı anacağız. Bize dönük bütün katliam davalarında bir tek kamu görevlisi, bir tek polis memuru, bir tek emniyet müdürü bile yargılanmadı. AKP’li siyasetçilerden de ölenlerle ilgili tek söz duymadık. Tam tersine dönemin başbakanı oylarının yükseldiğini söyledi. Ölen canlar üzerinden pazarlığa tutuşan bir zihniyetten bahsediyoruz.

    TUTUKLU HAVALİMANI İŞÇİLERİ

    34 havalimanı işçisi ortaçağ karanlığına isyan ettiği için tutuklu. Saray sadece insanların emeği değil, canı üzerinden de yükseliyor. HDP olarak işçilerin yanında olmaya devam edeceğiz.

    Tank altında ölen çocukların, intihar eden işçilerin, göstere göstere katledilen kadınların ülkesine döndü Türkiye. İktidarın tanıtım filmidir bu cinayetler. Bu filme son verecek güç biziz. ‘Bir ülkeyi tanımak için o ülkede ölen insanlara bakın’ diyor yazar.

    Demokrasi sorununun çözümü Kürt sorununun çözümü demektir. Bu sorunu çözmeden Türkiye’nin demokrasiye kavuşması mümkün değildir.

    Dolmabahçe mutabakatının sonlandırılması bizleri katliamlarla anılan bir dönemi yaşamamaza neden oldu. Barış ve müzakere masasını devirenler katliamların, yıkımın sorumlusudur. O masayı devirenler bu savaşın bu yıkımın sorumlusudur.

    EKONOMİK KRİZ

    Hem iktisadi krizin içinde boğuluyorlar hem de bu savaş politikalarında ısrar ediyorlar. Kriz var, ciddi anlamda bir yoksullaşma var, işsizlik artıyor, savunma harcamaları da artıyor.

    Savaş politikaları iktidarda kalmalarının nedenidir. AKP, ekonomik iktisadi sorunları savaş koşullarını sürekli diri tutarak aşma çabasında. O yüzden bu denli barışa düşmanlar, o yüzden benim arkadaşımı gece gündüz gözaltına alıyorlar. Çünkü barıştan ve HDP’den korkuyorlar! Derinleşen ekonomik kriz ile birlikte yine millet, vatan, sakarya edebiyatına sarıldılar.

    Bakın Bahçeli ne dedi? “Bu az yeme, çok yeme meselesi değildir.” Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yediniz ama kursağınızda kalacak bu yedikleriniz. Her siyasal kriz çıktığında ya iç mihraklar var, ya dış mihraklar var. Bir de sızma mihraklar var. McKinsey olayı… Anlaşılan damat bu işin için de…

    Bugün Türkiye heyecanla bekliyor, Damat enflasyonla mücadele programını açıklayacak. Ben tiyoyu aldım. Ortada büyük bir daire etrafında küçük daireler.

    Şirket kıdem tazminatı vermiyor, devlet sessiz kalıyor. Devlet adeta kayıt dışı. Devlet sigortasız işçi çalıştıran yüzlerce şirkete teşvik verdi.

    Her sabah zam ile uyanıyor halk. Bugün yine akaryakıta zam yapıldı. Enflasyonun nedeni üzerine araştırma yapıyorlar. Her gün zam yapılan ülkede zaten enflasyon artar. Her faturada en az 4-5 tane vergi var. Bu adaletsizlik ülkeyi topyekün bir adaletsizliğe sürüklüyor.

    Hayat pahalılığını zabıta ile önlemeye çalışıyorlar. Bir de Ticaret Bakanı var bu ülkede. Bütün bu enflasyonun sebebi 114 firmaymış. Merak ediyorum bu firmalar ne diyecek?

    Bütün krizi işçilerin, firmaların üzerine yıkmakla uğraşıyorlar.

    YEREL SEÇİMLER

    Yerel seçimlere 6 aydan az bir süre kaldı. HDP’yi ağızlara dolamaya başladılar. Son gözaltılar da AKP’nin seçim çalışmasıdır. Nasıl seçim çalışması yaptıklarını 24 Haziran’dan çok iyi hatırlıyoruz. Gözaltılar, saldırılar, jandarmalar, valiler… Hepsi yerel seçim çalışmasına dahildir. Erdoğan HDP’yi meşru bir parti olarak görmüyormuş. Görme. Sen meşru musun? Sen ucu ucuna sandıktan çıkmış bir iktidarsın. Seçimlerde hile olduğu ortada. HDP halktır, ve meşruiyetini halktan alıyor. HDP senin gibi meşruiyetini sandık hırsızlarından almıyor.

    Erdoğan HDP’yi muhatap almıyormuş. Kim seni mahatap alıyor ki? Bizim muhatabımız Türkiye halklarıdır. Sen kimsin! Biz de seni muhatap almıyoruz.

    Şimdi de “Bunlar adayları Kandil’de belirlerse kayyım atarız.” diyor. Tehdit, şantaj… Bizim yolumuz faşizme karşı mücadele yolu. Senin ne istediğin önemli değil, halklarımızın ne dediği önemli. Sana papuç bırakmayacağız. 40 yıl boyunca sen boyun eğmiş bir halk gördün mü? Siyasi irademize dün olduğu gibi bugün de sahip çıkmaya devam edeceğiz. Nasıl o barajları yıktıysak, kayyumları da yırtıp atacağız. Sen anca çöpleri toplamaya gelirsin. Bu kayyumları görmezden gelirken büyük bir demokrasi ayıbıyla karşı karşıyalar. Kayyum sadece Van’ın değil, Trakya’nın da sorunu. Gelin yan yana duralım ve hep birlikte bu ceberrut iktidara son verelim.

    Bizim belediyelerimizle ilgili konuşmaya başladı ya, bizim hiçbir belediyemizde Sayıştay raporlarıyla kanıtlanmış bir tek kuruş yolsuzluk yok. Atadıkları kayyımlarsa yolsuzluğa bulaştı, kayyımı bile görevden almak zorunda kaldı, hırsızlığın boyutuna bakın!

    Doğayı beton zihniyetinden kurtarmak için şimdi yan yana gelme zamanı. Kentlerime barışı, demokrasiyi getirme zamanı.” (HABER MERKEZİ)

  • HDP son kez Van ve İzmir’den seslendi

    HDP son kez Van ve İzmir’den seslendi

    PİRHA- HDP, seçime bir gün kala son kez hem Türkiye’nin hem doğusundan ve batısından seçmene seslendi. Van’da Sezai Temelli, İzmir’de ise Pervin Buldan konuştu.

    Van’da Beşyol Meydanı’nda halka seslenen HDP Eş Başkanı Sezai Temelli, Erdoğan’ın konuşmasına atıfta bulunarak  “demiş ki; “Diyarbakır’da açık ara öndeyiz.” Ben gördüm Van’da da açık ara öndesiniz. Bunların açık ara öndeyiz dediği şehri terk ettikten sonra tabelaya olan mesafeleri. Açık ara gidiyorlar, toplandılar gidiyorlar. Kayyumlarıyla gidiyorlar.’ dedi.

    HDP, İzmir’de  Gündoğdu Meydanı’ndaki  HDP Eş Başkanı Pervin Buldan ve Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in konuştuğu mitingde Selahattin Demirtaş’ın Edirne Cezaevi’nde kaydedilen son TRT konuşmasını canlı olarak yayınladı.

    HDP İzmir mitingine Selahattin Demirtaş’ın katılması için Adalet Bakanlığı’na başvuru yapmış ancak başvuru reddedilmişti. Buldan da konuşmasında Erdoğan’ın HDP hakkındaki “HDP hala bu milleten nasıl oy alıyor inanamıyorum” sözlerine “Biz de kendisine şöyle diyoruz kolayı var; Bilal’e sor sana tane tane anlatsın HDP nasıl oy alıyor. Recep Beyin günde 30 ayrı kanalda canlı yayında verdiği mesajlar bir tane ketıl etmez. Bizim ketılımız bile onların TV yayınlarından daha çok kitle topluyor. Çünkü Demirtaş’ın verdiği mesajlar bu ülkenin geleceğidir.” diyerek  yanıt verdi.

    Erken seçim kararının alınmasından sonra İstanbul ve Şırnak Cizre ile başlattığı seçim çalışmasında Halkların Demokratik Partisi  finali Batı’da İzmir’de, Doğu’da Van’da seçmenle buluşarak, seçim maratonunu 78 mitingle kapatmış oldu.

    EŞ BAŞKANLAR ANKARA’DA OLACAK

    HDP Seçim süreci boyunca yaşanabilecek olan gelişmelere anında müdahale edilmesi için 50 il ve 510 ilçede kriz merkezi kuran HDP, 3 bin kişiyle anlık olarak yaşanan gelişmeleri takip etmesi için görevlendirildi. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli seçim bölgesi olan Van’da, Pervin Buldan ise İstanbul’da oylarını kullanacak. Ardından Ankara’ya geçecek olan HDP Eş Genel Başkanları, gün boyunca gelişmeleri genel merkez binasında takip edecek.

     

     

  • Temelli: İkinci tura kalacak muhalefet adayına hep birlikte destek vereceğiz

    Temelli: İkinci tura kalacak muhalefet adayına hep birlikte destek vereceğiz

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Antalya’da yaptığı konuşmada, “İkinci tura kalacak muhalefet adayına hep birlikte destek vereceğiz. Bu Demirtaş ise Demirtaş, İnce ise İnce. Ama birinci turda herkes kendi adayını destekleyecek” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, Kepez ilçesindeki Turgut Özal Spor Salonu yanındaki miting alanda partililere seslendi.

    Temelli’den önce il eş başkanları ile milletvekili adayları sahneye çıkarak vatandaşları selamladı.

    Ardından konuşan Temelli, 24 Haziran’da önlerine çıkan barajları yıkacaklarını söyledi.

    HDP’nin seçim sürecinde saldırılara maruz kaldığını dile getiren Temelli, “Artık kral çıplak, kimse oyuna gelmeyecek, oylarımızla oyunlarını bozacağız. Önce Kobani ile yalanlarına başladılar. 2014 yılında yaşananları sanki 2015’te yaşanmış gibi gösterdiler. ‘Kobani düşecek’ dedi, Kobani düşmedi ama 24 Haziran’da sen düşeceksin. Kobani’ye yönelik Meclis’te verdiğimiz 12 araştırma önergesini AKP reddetti. Yasin Börü’yü bu işe alet etti. Orada olanlar hepsi canımızdı. Ama siz ölenleri bile ayırdınız” diye konuştu.

    SURUÇ OLAYLARI

    İnsanların ölmesinden heyecan beklendiğini söyleyen Temelli, şöyle devam etti:

    “Afrin’in heyecanı yetişmedi diye bir de Kandil senaryosu geldi. Bu heyecan da olmadı. Sırada arkadaşlarımıza saldırı geldi. Hiçbir insan, halk birbirine saldırmıyor. Saldıranların tipleri aynı, fotoğrafları var. Stantlar olmayınca Suruç yaşandı. 4 insan öldü. İnsanların gözünün içine baka baka yine yalan söylediler. Bir İçişleri Bakanı var ki ülkede insanlar birbirini kırsın diye tahrik ediyor ve yalan söylüyor. Suruç’ta herkes her şeyi biliyor. Önce esnaf ziyareti yapılıyor, sonra silahlı çetelerle gidiliyor. Nerede görülmüş silahlı seçim çalışması. 3’ü bir aileden. Bunları suçlu gibi gösteriyorlar. Bu 3 insan hastanede öldürüldü. Kameralar orada kırıldı ama kayıtlar var. Nasıl öldürüldüklerine dair otopsi raporları var ama vermiyorlar. Mesele suçluyu yakalamak değil mesele HDP’yi baraj altında bırakmak. Masum insanların kanları ellerine bulaşıyor. Bu iktidardan ülkeyi kurtarmak bizim boynumuzun borcu olsun.”

     

  • Sezai Temelli Adıyaman’dan seslendi: Bu ülkede Erdoğan sorununu HDP çözecek-VİDEO

    Sezai Temelli Adıyaman’dan seslendi: Bu ülkede Erdoğan sorununu HDP çözecek-VİDEO

    PİRHA- HDP Adıyaman’da düzenlediği seçim mitingine binlerce kişi katıldı. Miting öncesi yüzlerce aracın katılımıyla şehir merkezine seçim konvoyu oluşturuldu. Alanda kadınların öncülüğü ile coşkulu halaylar çekildi. Sezai Temelli konuşmasında, Adıyaman’da yaşayanların yaşadığı sorunlara değinerek “Çiftçinin sorununu çifti kadınların sorununu kadınlar çözecek sen aradan çık” ifadelerini kullandı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adıyaman İl örgütü seçim çalışmaları kapsamında Sakarya Caddesi’nde miting düzenledi. HDP Eşgenel Başkanı Sezai Temelli’nin ve Adıyaman Milletvekili Adaylarının Kahta İlçesi’nde bir araya gelerek konvoy oluşturtuldu. Yüzlerce aracın katıldığı HDP konvoyu Adıyaman merkezde şehir turu atıldı. Araçlarıyla ve yaya olarak yoldan geçen ve birçok yurttaş zafer işareti yaparak konvoyu selamları. Evlerinin penceresine çıkan kadınlar ise zılgıt çalıp zafer işareti yaptı. Mitingten saatler önce alanda bir araya gelen yüzlerce HDP’li alana geldi. Polis kontrolünde üst aramasının ardından alana kitle alana geldi. Gazeteciler ise GBT kontrolünün ardından alana girebildi. Miting öncesi binlerce HDP’li davul zurna eşliğinde halaylar çekti. Mitingte “Makarnacılar değil tütüncüler seninle başkan”, “Promter bozuldu siyaset bitti” dövizleri ve sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Jin jiyan azadi”, “HDP halktır halk burada” sloganları atıldı. Binlerce kişinin katıldığı miting devrim şehitleri adına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Sanatçı Mikail Aslan’ın sahne alarak coşkulu anlar yaşattı. Daha sonra adaylar tek tek söz alarak halkı selamladı. Adaylardan Daha sonra aday Birsen Tunç, farklı kimlik ve inançlarla meclise gitmeye hazır olduklarını söyledi.

    Açılış konuşmasını HDP Adıyaman İl Eşbaşkanı Mehmet Selim Özbek, daha sonra HDP Adıyaman milletvekili Adayları tanıtıldı. İlk konuşmayı aday İsmet Ardıç konuştu, Daha sonra aday Birsen Tunç, farklı kimlik ve inançlarla meclise gitmeye hazır olduklarını söyledi. Mahmuz Özdemir ise, iktidarın on yıl önce bu meydanlarda OHAL’i kaldırdığını söylediğini bu gün ise bütün Türkiye’de OHAL’in uygulandığını belirtti.

    Hayriye Korkmaz Türkiye’de kadınların kesinlikle HDP’de olması gerektiğini dile getirerek, intihara sürüklenmesi, yok sayılan kadınların sorunlarını HDP’nin çözeceğini vurguladı. Kimsenin kadınların yaşam tarzına, değerlerine saldırmasına asla izin vermeyeceklerini ifade eden Hayriye, ev emekçisi kadınların ve yok sayılan kadının emeğinin iade edilmesi için çalışacaklarının altını çizdi AKP-MHP’nin savaş iktidarına karşı ezilen haklar olarak her zaman barışı savunacaklarını dile getirdi. HDP’nin en önemli ittifaklarından birininde kadın ittifakı olduğunu vurgulayan Hayriye, ne zaman kadınlar kazandıysa o zaman Türkiye’nin kazanacağını belirtti.

    “25 HAZİRAN’DA KİMLER SANDIĞA GÖMÜLECEK GÖRECEĞİZ”

    Adaylardan Hasan Basri Yorulmaz AKP iktidarının 15 Temmuz darbe girişimini kendisine fırsat bilerek yüzlerce yöneticilerini, eş başkanları ve yöneticilerini tutukladığını vurgulayarak, “onlar sandı ki HDP’liler artık sokağa çıkamayacak. Adalet ve kalkınma partisi adaletin ruhuna fatiha okununuz. Adıyaman da AKP’nin varlığına son verdiğimiz gibi Türkiye’de son vereceğiz. HDP olarak yeni bir siyasal akım geliştirdik. Halkın içinden halkın sorunlarını çözmeye geliyoruz. Biz iktidara geliyoruz. Bunlar HDP’yi baraj altında bırakır düşüncesiyle 24 Haziran’da seçime gittiler ama kimler sandığa gömülecek 25 Haziran’da bunu göreceğiz. Biz seçime kadar çalmadık kapı, gitmedik köy bırakmayacağız. Bakalım tütünü yasaklayan zihniyet Adıyaman’dan oy alabilecek mi?” dedi.

    HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım AKP’nin tek başına iktidara gelme şansının olmadığını dile getirerek, tek başına iktidara gelmesi için HDP’nin baraj altında kalması gerektiğini ancak bunun hayal olduğunu HDP’nin barajının yıkıp geçeceğini belirtti.

    HDP Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın eşi ile yaptığı telefon konuşmasında halka seslendiği sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Ardından HDP Eşgenel Başkanı Sezai Temelli konuştu. Büyük bir alkış zılgıt ve coşkuyla karşılanan Temelli  konuşmasından önce halka karanfil dağıttı.

    “UZUN İNCE BİR YOLDA GİDİYORSUN GÜLE GÜLE”

    Temelli’nin konuşmasından satır konuşması şöyle:

    Nerede bir güzellik iyilik varsa bunlar iyiliğe güzelliğe insana düşman işte şimdi 24 Haziran’da bu iyiliğe inanan düşman olanların hep birlikte bir arada son vereceği. Çoğu gitti azı kaldı. 24 Haziran’a kadar aralıksız çalışacağız. Bunlar anladılar gideceklerini vakit gitme vaktidir. Geçen gün bir şiir okuyor Aşık Veysel’den, ‘Uzun ince bir yoldayım’ doğru gidiyorsun gül güle.

    “ERDOĞAN SORUNUNU HDP ÇÖZECEK”

    Bunca zulüm bunca işkence hala aynı akılla devam ediyorlar. Bir kişide iyi giden bir şeyden bahsetsin. Herkes yakınıyor. Herke işsizlikten, yoksulluktan, haksızlıktan, savaştan. yoksulluktan yakınıyor. Bunlar şimdi gelmiş sanki bu 16 yılı birlikte yaşamamı gibi. Yolsuzlukla, yolsuzluk ve yasaklardan söz ediyorlar. Sanıyor ki insanları bu halkı bu onurlu halkı bir kez daha kandırabilecek.

    16 yıldır geldiğimiz bu noktadan sonra diyor ki Kürt sorunu yoktur. Kürt sorun vardır ama Erdoğan sorunu da vardır. Kürt sorununu da Erdoğan sorununu da HDP çözecek.

    “O SARAYIN MUMU SÖNSÜN DİYE 24 SAAT ÇALIŞACAĞIZ”

    Adıyaman’ın dağ gibi sorunları var. Bugüne kadar sorunları çözmemişler, bugün gelmişler çözeceğiz diyorlar. Tütün sorunun çözecekmiş ne zaman 24 Haziran’da çözecekmiş. Ya bizim oyumuz satılık mı sanıyorsunuz biz kendi sorunumuzu çözeriz. Yeter ki sen aradan çık. Çiftçinin sorunu çiftçi kadınların sorununu kadınlar çözecek sen aradan çık.

    Bu ülkede Kürt sorunu yok diyerek bu ülkedeki Kürtleri, insan hakları ve farklıları yok sayıyor. Hep birlikte barış içinde yaşamak için 24 Haziran’a kadar yedi gün yirmi dört saate kadar çalışacağız. O sarayın mumu sönsün diye çalışacağız. Ondan sonrası kolay, çünkü HDP’nin güçlü programı var. Bizim üzerimizden hesapların oyununu 24 Haziran’da bozacağız. 80 değil yüz seksen vekili meclise göndereceğiz. Onları boş hayalleri kursaklarında kalacak.”

    Temelli’nin ardından Koma Gule Xerzan’ın söylediği türküler ile miting sona erdi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevilerin en temel hakları seçim malzemesi yapılamaz’ -VİDEO

    ‘Alevilerin en temel hakları seçim malzemesi yapılamaz’ -VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli Adıyaman mitingi öncesi Karapınar Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarette, 16 yıldır iktidar olan AKP Alevilerin ibadet yerlerini yasal statüye kavuşturacağını söylüyor. Ancak bunlar zaten Alevilerin en temel hakları, seçim malzemesi yapılamaz” dedi. 

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli Adıyaman Karapınar Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarette Adıyaman milletvekili adayları, HDP Adıyaman Behçet Yıldırım, Alevi Kültür Dernekleri Adıyaman Şube Başkanı Rıza Tanrıverdi, Kureyşan Ocağı pirlerinden Garip Bozkurt dede görüşmede yer aldılar.

    Kureyşan Ocağı pirlerinden Garip Bozkurt yaptığı konuşmada, “Cemevlerimi ibadethane saymayıp terörüslerin yetiştiği ve cümbüş evi olduğunu söyleyen zihniyete karşı bizi ziyaret etmeniz bizi onurlandırdı. İyi ki halen bu memlekette barışı, demokrasiyi savunan insanlar var. Umutlarımızı ileriye taşıyabilecek ve bu umutları gerçekleştirmek için mücadele eden insanların var olması bizi mutlu ediyor” ifadelerini kullandı.

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de, cemevine tamamen bir ziyaret amacıyla geldiklerini söyleyerek,! cemevleri bizim için siyaset yapma yeri değil. Bu tamamen bir ziyaret” diyerek sözlerine başladı.

    “ANCAK ALEVİ TOPLUMU İLE DEMOKRATİKLEŞİLEBİLİR”

    Temelli konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bugün demokratikleşme adına hakiki bir adım atılacaksa Alevi toplumu ile birlikte atılmalı. Alevilerin talepleri karşılanmadığı sürece Türkiye’de demokrasi sorunun çözülmesi mümkün değil. Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş ve bizim programımız Türkiye’ye siyaseti dayatmak değil tam tersine herkesle birlikte siyaset yapmak. Türkiye’yi bu OHAL’den kurtarmaya davet siyasetidir. Çünkü Türkiye’nin bir geçiş programına ihtiyacı var. 16 yıllık bir tahribat söz konusu. Erdoğan 16 yıldır iktidarda değillermiş gibi cemevlerinin yasal statüye kavuşturacağı söylüyor. Bu zaten Alevilerin en temel haklardan biridir. Bir hak için seçim propagandası, malzemesi yapılmaz. Ahlaki ve etik bir sorundur. Alevilerin çok önemli hak talepleri var. Bu da onlardan biri.”

    “YÜZLEŞMEMİZ GEREKEN ACILAR VAR”

    “Geriye gittiğimizde Koçgiri, Dersim, Maraş, Sivas, Gazi gibi yüzleşmemiz gereken acılar vardı. Bu acıyla yüzleşmeden de Türkiye bunu aşamıyor ve bir döngüye giriyoruz. Bu koca toplum gelip duvara çarpıyor yine tek adamlık, diktatörlük ve hak gaspları ile karşılaşıyoruz” diyen Temelli şu çağrıda bulundu:

    “Gelin tüm farklılıklarımız ile ortak bir zeminde buluşalım. bendi geleceğimize kaderimize karar vermek zorundayız. Bu döngünün içinde kalıp haklarımız gasp edildiği iktidara tutsak olarak kalacağız ya da yeter artık diyeceğiz.”

    ADIYAMAN/PİRHA

     

  • HDP Ekonomi Bildirgesini açıkladı: Güven ortamına ihtiyaç var

    HDP Ekonomi Bildirgesini açıkladı: Güven ortamına ihtiyaç var

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 24 Haziran seçimi için hazırladığı Ekonomi Bildirgesi’ni açıkladı.

    İstanbul’da yapılan basın toplantısında bildiriyi açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli’ye, Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan ve İstanbul Milletvekili Adayı Erol Katırcıoğlu eşlik etti.

    Temelli, ekonomik kriz ile demokrasi krizi arasında bağ olduğuna dikkat çekti, “Siyaset tercihte bulunmaktır. Ekonomi politikalarında da tercihimizi yoksullardan, emekten, barıştan, kadından, doğadan yana kullanacağız” dedi.

    “EKONOMİK KRİZDEN ÇIKIŞ İÇİN GÜVEN ORTAMI”

    14 sayfalık bildirge Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı sırasındaki ekonomik göstergelere yer veriliyor. Ekonomik krizden çıkış için öncelikle güven ortamına ihtiyaç olduğuna işaret ediliyor.

    Programda HDP’nin, ilk adıma OHAL’in kaldıracağını, özgürlükleri kısıtlayan uygulamaları sonlandıracağı, demokratik kurumları ve kuralları işler hale getireceği, yargı bağımsızlığını sağlayacağını, demokrasi krizini çözeceği belirtiliyor

    Sorunların çözümü için de üç program ortaya koyuyor. Bunlar; Hakça Dağıtım Programı, Sosyal Haklar Programı, Borçsuz Yaşam Programı.

    HAKÇA DAĞITIM PROGRAMI

    Hakça Dağıtım Programı, asgari ücreti ve en düşük emekli gelirini 3 bin TL’ye çıkarma, kamu çalışanlarına bin lira zam, işsizlik ödeneği gibi vaatler içeriyor.

    Temelli, emekli gelirinin arttırılmasıyla emeklilerin çalışmaya devam etmek zorunda kalmayacağını böylece istihdam yaratılacağını belirtti.

    Bu kapsamda HDP’nin vaatleri ve bütçe çalışması şöyle:

    SOSYAL HAKLAR PROGRAMI

    Sosyal Haklar Programı gençlere aylık 500 lira, yoksullara elektrik, doğal gaz, su konusundaki düzenlemeler içeriyor.

    BORÇSUZ YAŞAM PROGRAMI

    Borçsuz Yaşam Programı ile tüketici kredisi ve kredi kartı borçlarının faizlerinin silinerek uzun vadeli yapılandırılması öngörülüyor. Bu kalemden 25 milyon kişinin yaralanacağını, bütçeye 50 milyar yük getireceği belirtiliyor.

    FİNANSMAN

    HDP’nin ekonomi programının finansmanı nasıl sağlanacağına dair atılacak adımlarda şu maddeler öne çıktı:

    * Vergide adalet. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacak.

    * Bütçe hakkını demokratik şekilde uygulayacağız. Meclisin bütçe yapım ve denetleme hakkı sağlanacak.

    * Güvenlikçi politikalar yerine barışçıl politikalar ile tasarruf sağlayacağız.

    * İsraf ekonomisine son vereceğiz. Cumhurbaşkanlığı bütçesini yüzde 90 oranında düşüreceğiz.

    * Özelleştirilen şeker fabrikalarını kamulaştıracağız.

    Temelli bu adımlarla sağlanacak 390 milyar bütçeye karşın, üç programın 416 milyar maliyeti olduğunu aradaki farkın ekonomi içinde çözüleceğini, programlarla 5 milyon 560 bin kişiye istihdam yaratılacağını belirtti.

    “35 SAAT ÇALIŞMA, İŞ GÜVENCESİ, TARIMA DESTEK”

    HDP’nin Ekonomi programında öne çıkan diğer vaatler şöyle:

    * Resmi haftalık çalışma saatlerini ücret kaybına yol açmaksızın 35 saate indireceğiz.

    * Güvenceli iş imkanlarını çoğaltacağız.

    * KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri işlerine döndüreceğiz.

    * Taşeron işçiliği özel sektörde de kaldıracağız.

    * Hakça Dağıtım Programımızla (HDP) KOBİ’lere yönelik istihdam ve yatırım odaklı şeffaf bir teşvik sistemi kuracağız.

    * Yerel kalkınmayı esas alacağız. KOBİ’leri desteklemek amacıyla Yerel Kalkınma Bankaları’nı kuracağız.

    * Çiftçiye mazot, gübre, ilaç ve tohum desteğini iki katına çıkaracağız.

    * Tarımsal arazilerin konutlaşması ve sanayileşmesinin önlenmesi amacıyla Tarımsal Sit Alanları tesis edeceğiz.

    * Eğitimi kamuoyu denetiminde, nitelikli kamu okullarında gerçekleştireceğiz. Sağlık sektöründe, kamu sağlığını tehdit eden piyasalaştırma ve özelleştirme uygulamalarını sonlandıracağız.

    * KYK burslarını karşılıksız hale getireceğiz. Bursları her öğrenci için en az 750 TL’ye çıkaracak, bu miktarı yüksek lisans ve doktora için kademeli olarak artıracağız.

    * Toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kadınlar üzerine yüklenen bebek bakım yükünü hafifleteceğiz. Her mahalleye 1 kreş açacağız. (BİANET)

  • Gazeteciler ‘sansürsüz’ ekran için Tele1’de buluşuyor

    Gazeteciler ‘sansürsüz’ ekran için Tele1’de buluşuyor

    Erken seçim sürecinde ‘dayanışmayı büyütmek’ için biraraya gelen Banu Güven, Ertuğrul Mavioğlu ve Eyüp Burç gibi birçok gazeteci “sansürsüz, barajsız, engelsiz, özgür, eşit, adaletli, bağımsız, çok sesli bir seçim ekranı için” Tele-1’de buluştuklarını duyurdu.

    24 Haziran erken seçimlerine bir aydan az bir süre kala aralarında Banu Güven, Ayşegül Doğan, Ertuğrul Mavioğlu, Hilmi Hacaloğlu, Eyüp Burç gibi isimlerin de olduğu birçok gazeteci, seçim gündemini Tele-1 ekranına taşıyor. #SansürüYeniyoruz etiketi ile dün izleyicilere seslenen gazeteciler, “sansürsüz, barajsız, engelsiz, özgür, eşit, adaletli, bağımsız, çok sesli bir seçim ekranı için” Tele-1’de buluştuklarını duyurdu. Gazeteciler seçim süresince Tele-1 ekranlarında farklı görüşler ve yorumlarla stüdyoda ve sahada seçimi takip edecek.

    Banu Güven, Hilmi Hacaloğlu, Ayşegül Doğan, Ünsal Ünlü soruyor, HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli yanıtlıyor. Türkiye’nin Seçimi, bugün 21:00’de Tele1 ekranlarında başlıyor.

  • YSK, 19 ilde sandıkların taşınması ve birleştirilmesi kararını kabul etti

    YSK, 19 ilde sandıkların taşınması ve birleştirilmesi kararını kabul etti

    YSK, Kürt illerinde 270 bin seçmenin kayıtlı bulunduğu sandıkların taşınması ve birleştirilmesi kararını kabul etti. 19 ilde pek çok ilçe ve köyü kapsayan karar sonrası konuşan HDP Eş Genel Başkanı Temelli, başvurunun Anayasa Mahkemesi’nde görüşülmeden önce karara bağlanmasına tepki gösterdi ve kararı “İnsanların oy kullanmasını engellemeye dönük bir hamledir” sözleriyle değerlendirdi.

    Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Kürt illerinde 270 bin seçmenin kayıtlı olduğu pek çok ilçe ve köyü kapsayacak şekilde sandık taşıma ve sandık birleştirme talebinin karara bağladı. 19 ilde sandık taşıma kararı alındı.

    YSK Başkanı Sadi Güven ile yapılan görüşmenin ardından HDP Milletvekili Mithat Sancar’ın “Yeni bir mühürsüz oy vakasıyla karşı karşıya kalma ihtimalimiz yüksektir” uyarısında bulunduğu kararda, 5 kilometre uzaklıktaki sandık taşıma taleplerinin kabul edildiği öğrenildi.

    Bu şekilde verilen taşıma kararlarında seçmen sayısının ise dikkate alınmadığı belirtildi.

    TEMELLİ: YSK BASKI VE VESAYET ALTINDA

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, YSK’nın 19 ilde sandık taşıma kararına tepki gösterdi.

    Mardin Milletvekili Mithat Sancar ve HDP’nin YSK Temsilcisi Mehmet Tiryaki’nin konuyla ilgili YSK Başkanı Sadi Güven’le görüştüğünü hatırlatan Temelli, “Kendileriyle görüşme yapmamıza, uyarmamıza rağmen YSK’nın bu şekilde davranması nasıl baskı ve vesayet altında olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    “Bölgede insanların oy kullanmasını engellemeye dönük bir hamledir” ifadeleriyle kararı değerlendiren Temelli ayrıca CHP’nin sandık taşıma kararlarına dayanak olan seçim kanunu değişikliğini Anayasa Mahkemesi’ne taşıdığını hatırlatarak, “YSK, Anayasa Mahkemesi’nin vereceği kararı beklemeliydi” dedi.

    Anayasa Mahkemesi, iptali istenen başvuruyu 31 Mayıs’ta görüşecek.

  • ‘Çözüm sürecinin yeniden başlayacağı, cemevlerine hukuki statü verileceği kadar yalan’-VİDEO

    ‘Çözüm sürecinin yeniden başlayacağı, cemevlerine hukuki statü verileceği kadar yalan’-VİDEO

    PİRHA-Seçim çalışmaları kapsamında İstanbul’da bulunan İkitelli Cemevini ziyaret eden HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli halkın sorularını yanıtladı. Temelli 24 Haziran’da Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi halinde çözüm sürecinin yeniden başlatılacağı söylentilerine ilişkin “Cemevlerine hukuki statü verileceği ne kadar yalansa bu da o kadar yalan” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli seçim çalışmaları kapsamında İstanbul’da bulunan İkitelli Cemevini ziyaret etti. Burada halkın sorularını yanıtlayan Temelli, 24 Haziran’da Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi halinde çözüm sürecinin tekrar başlayacağı söylentilerine açıklık getirdi. Temelli, çözüm sürecinin başlayacağının cemevlerine hukuki statü verileceği kadar yalan olduğunu kaydetti.

    Ziyarette İkitelli Cemevi Başkanı Bekir Güler, cemevi dedesi Ali Güler, kadın kolları, cemevi gençliği ile Alevi yurttaşlar hazır bulundu. İkitelli Cemevi Başkanı Bekir Güler, ilk kez bir siyasi parti başkanının kendilerini ziyaret etiğini belirterek, Temelli’ye teşekkürlerini sundu. Toplantıda söz alan canlar, Temelli’ye HDP’nin Alevi adaylarından Turgut Öker’in adaylığının YSK tarafından kabul edilmemesi, seçim güvenliği, HDP’nin Alevilere güvenmesi, adayların basında eşit propaganda hakkına sahip olmaması, yüzde 10 barajı ve ikinci tur seçimleri gibi konularda sorular yönelttiler.

    “VALİLER BİZZAT AKP KAMPANYASINDA”

    Sorulara yanıt veren Temelli, artık hiç kimsenin AKP’ye de hükümete de güveni kalmadığını vurguladı. HDP’nin barajı geçemediği taktirde AKP’nin 400 vekil dediği projenin hayata geçeceğini belirten Temelli, HDP’nin 7 Haziran’daki oyu aldığı taktirde biraz daha fazla vekil alacaklarını ve baraj altında kalacakları taktirde 80 vekile göz dikileceğini kaydetti. “HDP’nin barajı yüzde 10 değil yüzde 13’tür” diyen Temelli, tüm yurttaşları duyarlı olmaya çağırdı. 16 Nisan referandumunda oyların çalındığına dikkat çeken Temelli, “Hırsızlıklarına uygun yasa çıkardılar. Seçim yasası çaldıklarının kılıfıdır. Bunu öyle bir hale getirdiler ki valilere bile yetki vermişler. Valiler köy köy, mezra mezra, ilçe ilçe dolaşıyorlar, herkesi tehdit ediyorlar muhtarlara kadar. ‘AKP’ye oy çıkmazsa başınıza şu gelir’ hikayesi yine başlamış. Valiler bizzat AKP kampanyasında çalışıyor. Onun ötesinde valiler YSK’ya başvuruyorlar. 19 ilin valisi sandık birleştirme talebinde bulunuyor. Sandıkları da ya karargaha ya korusu köylere taşımak istiyorlar. Şimdiden o kılıfa uygun YSK üzerinde baskı oluşturuyorlar” şeklinde konuştu.

    “BARAJ HDP’NİN DEĞİL DEMOKRASİNİN ÖNÜNE KONDU”

    Temelli YSK’ya da şöyle seslendi: “YSK 16 Nisan’da yaptığı gibi bir anayasal kurum, anayasa suçu işleyemez. YSK kuvvetler ayrılığı ilkesi çerçevesinde kurulmuş bir anlayışla var edilmiş bir kurumdur. Vatandaşın siyasi iradesine, oy iradesine sahip çıkmakla yükümlüdür. İktidarın hesabı namına çalışamaz. Kararlarını verirken de demokrasi sürecine engel olmaması gerekir. Bu anlamda YSK’yı buradan bir kez daha uyarıyorum.” Muhalefet partileriyle sandık güvenliği konusunda görüşmeler yaptıklarını ifade eden Temelli, tüm yurttaşların oylarına ve sandıklara sahip çıkmaları gerektiğine de işaret etti. Barajın HDP’nin değil demokrasinin önüne konmuş bir baraj olduğuna dikkat çeken Temelli, barajın yıkılamaması halinde seçimlerde ikinci tur muhabbetinin olmayacağını da kaydetti.

    “SAMİMİ DEĞİLLER”

    HDP dışındaki partilerin demokrasi ve haklar konusunda samimi olmadıklarını söyleyen Temelli, “Eğer samimi olsalardı bugün hala cemevlerinin statüsü konuşulmazdı. Samimi olsalardı sizin en temel haklarınız bugüne kadar giderilmiş olurdu. Hiçbir şey yapılmadı” ifadelerini kullandı.

    “ÇOĞULCU SİSTEMİ VAR ETMELİYİZ”

    HDP’nin Alevi adaylarından Turgut Öker’in adaylığının YSK tarafından kabul edilmemesine de değinen Temelli şunları belirtti: “Turgut Öker’in neden adaylığı kabul edilmedi? Cumhurbaşkanına hakaret etmiş. Yahu bu cumhurbaşkanı her gün bize hakaret ediyor. Soruyoruz ‘Ne yapıyorsunuz?’ diyor ‘Ben AKP genel başkanıyım.’ Biz ona bir şey söylediğimizde diyor ‘Ben cumhurbaşkanıyım’. Böyle anlamsız bir sistemden kurtulmamız lazım. Partili cumhurbaşkanlığı sistemi bu ülkenin kültürüne de tarihine de kimyasına da hiçbir şeyine uymaz. Madem bir aradayız çoğulcu bir sistemi var etmeliyiz. Bunu var ettikten sonra gerisi kolay. Emeklinin de işi kolay, işçinin de işsizin de kadının da işi kolay.” (HABER MERKEZİ)

  • Temelli’den Demirtaş çağrısı: Hakimler cesur olmalı

    Temelli’den Demirtaş çağrısı: Hakimler cesur olmalı

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın serbest kalmasını isteyerek, hakimlerin cesur olması için çağrı yaptı. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluk durumuna ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

    Temelli, Demirtaş’ın avukatlarının geçtiğimiz hafta yaptıkları tahliye başvurusunun yarın (21 Mayıs) sonlanmasını beklediklerini söyledi.

    24 Haziran seçimlerinde HDP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul milletvekili olan Selahattin Demirtaş, Edirne F Tipi Cezaevinde 4 Kasım 2016’dan beri tutuklu. Demirtaş, 15 Mayıs’ta avukatları aracılığıyla Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine tahliye başvurusu yaptı.

    “TÜM ADAYLAR PROPAGANDA OLANAKLARINDAN YARARLANMALI”

    Temelli’nin açıklamasından satır başları şöyle:

    “Mahkemeye tahliye konusunda başvuru yaptığımızda da dile getirdiğimiz üzere gerek Anayasa gerekse 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun uyarınca seçimlere ilişkin ilkelerin en belirgin olanları eşitlik ve serbestlik ilkeleridir.

    “Bu ilkeler seçime katılacak adayların kullanacakları olanak ve yetkiler için de geçerlidir. Eşitlik ve serbestlik ilkesinin hayata geçmesi açısından tüm adayların propaganda olanaklarından yararlanması gerekir.

    “ANAYASA İHLALİDİR”

    “Açık – kapalı yer toplantıları, radyo-TV koşullarının tutukluluk koşullarında yerine getirilmesi mümkün değildir. Her ne kadar Demirtaş tutuklu olsa da cumhurbaşkanı adayı olarak seçime katılma hakkını kullandıysa da seçim faaliyetlerine katılımının engellenmesi Anayasa’nın ihlali niteliğindedir.

    “Demirtaş 4 Kasım 2016’dan bu yana tutukludur. Bu durum seçilme hakkının ağır ihlalidir. Ayrıca seçmen açısından da seçme hakkının ağır ihlalidir.

    “Diğer beş adayın her türlü aracı kullanarak seçim çalışması yürütmesi cumhurbaşkanlığı seçiminin meşruiyetine gölge düşürmektedir. Halen milletvekili olan ve 6 milyon seçmenin oyunu alan Demirtaş cumhurbaşkanı seçimine tutukluluk şartlarında katılıyor olması serbest seçim hakkını ortadan kaldırmaktadır.

    “Yargılamaya konu fiiller, Demirtaş’ın yaptığı konuşmalar, açıklamalardır. Bu faaliyetler mutlak dokunulmazlık kapsamındadır. Demirtaş çıktığı her mahkemede buna vurgu yaparak konuşmasına başlar. Kaldı ki bugün tutuklu bulunduğu dava dosyasını hazırlayan savcılar FETÖ’den yargılanmakta ve tutuklu bulunmaktadır.

    “DOKUNULMAZLIKLARIN İPTALİ ANAYASA’YA AYKIRI” 

    “Bugün aynı zamanda 20 Mayıs. Yani dokunulmazlıkların kaldırılmasının yıl dönümü. Demokratik siyasete darbenin yıl dönümü. Dokunulmazlıkların kaldırıldığı süreçte bunun Anayasa’ya aykırı olduğunu, mutlak dokunulmazlık kapsamında ele alınması gerektiğini dile getirmiştir. Bunun anayasa suçu olacağını söylemiştir. O dönemde yeterli sayımız olmadığı için AYM’ye gidemedik, ama gidilseydi iptal edilecekti.

    “Demirtaş tüm duruşmalarında hakimlere çağrı yapmaktadır. Hakimler de bu meseleyi AYM’ye taşıyabilir ancak hiçbir hakim bu hakkını kullanmadı.

    “DİĞER CUMHURBAŞKANI ADAYLARININ ÇAĞRISI ÇOK KIYMETLİ”

    “Demirtaş 18 aydır hukuka aykırı bir şekilde alıkonuluyor. Bu, Türkiye açısından bir meşruiyet krizinin kaynağıdır. Bugün Demirtaş’ın serbest bırakılması 24 Haziran’dan sonra Türkiye’nin önündeki demokrasi barajını yıkmak ve Türkiye’nin önünü açmak açısından çok önemli bir adım olacaktır.

    “Diğer cumhurbaşkanı adayları Demirtaş’ın serbest bırakılması konusunda çağrı yaptılar. Bu çağrılar çok kıymetlidir. Çünkü burada alışılagelmiş siyasi davranışın ötesinde bir adım söz konusudur. Türkiye’nin çok uzaklaştığı demokrasi kültürüne katkıdır. Biz burada bu çağrıyı yapan cumhurbaşkanı adaylarına, çağrılarına sahip çıkmaları ve ısrarcı olmaları yönünde çağrımızı yineliyoruz.

    “HAKİMLERİ CESUR OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    “Bir başka çağrıyı da yargıya yapıyoruz. Yargı bağımsızlığını hayata geçirmek hakimlerin elinde. Yargı üzerindeki, mahkemeler üzerindeki bu vesayete son vermeleri gerekiyor. Bu dava tüm yargıya örnek oluşturacak bir davadır. Demirtaş’ın tutukluluk halinin incelemesini yapacak hakimleri cesur olmaya çağırıyoruz.

    “İfade ve düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı bir yerde demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Ama bugün seçme ve seçilme hakkı da ihlal edilmektedir. Bu ihlale de son vermek hakimlerin elinde. Önemli bir kapıyı açacaktır.

    “Hilelerin konuşulduğu bir ortamda seçime gittiğimiz gerçekliğine rağmen halklarımızın umudu var. Bu umudun körelmemesi için Demirtaş’ın özgür kalmasını istiyoruz. Bu herkesin ortak talebi. Demirtaş Türkiye’nin adayıdır ve Türkiye’nin adayı serbest kalmalıdır. 24 Haziran seçimleri üzerindeki karanlık gölgenin kaldırılmasını istiyoruz. Tüm kamuoyuna duyarlı olmaları çağrımızı da yineliyoruz.”

  • Alevilerle bir araya gelen HDK-HDP: Sözümüzü birlikte söyleyelim – VİDEO

    Alevilerle bir araya gelen HDK-HDP: Sözümüzü birlikte söyleyelim – VİDEO

    PİRHA – Halkların Demokratik Kongresi ve Halkların Demokratik Partisi temsilcileri Alevi kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıda konuşan HDK Eş sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milyonlarca Alevinin sözünün parlamentoya yansımadığını kaydetti. Toplantıda konuşan HDP Eş Başkanı Sezai Temelli ise, Alevilere çağrıda bulunarak, “Bu barajı hepimize konulan bir baraj. Bu barajı ancak hep birlikte yıkabiliriz. 7 Haziran’da, 1 Kasım’da yıktık şimdide yıkmalıyız” dedi. 

    HDP-HDK 24 Haziran baskın seçim öncesi Alevi kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantıya, Halkların Demokratik Kongresi Eş Başkanı Gülistan Kılıç Koçyiğit, Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, HDP 25. Dönem Milletvekili Çilem Küçükkeleş, HDP PM Üyesi Nesimi Aday, HDK GYK Üyesi Çiğdem Kılıçgün Uçar, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Aydın Deniz, PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, PSAKD Esenler Şubesi Yöneticisi Sezgin Kartal, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, PSAKD Beyoğlu Şube Başkanı Erdal Baba, PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir, Demokratik Alevi Derneği Yöneticisi Selda Güneş, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Alevi Kültür Derneği  Sultangazi  Pirsultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, PSAKD Karayolları Cemevi Başkanı Hıdır Çam ve Avukat İbrahim Sinemillioğlu katıldı.

    “ALEVİLER OLARAK İSMİMİZİ SÖYLEDİĞİMİZ TEK PARTİ HDP’DİR”

    Toplantının açılış konuşmasını HDP 25. Dönem Mersin Milletvekili Çilem Küçükkeleş yaptı. Küçükkeleş, HDP ile buluşmanın önemli olduğunu dile getirdi. Küçükkeleş, sözlerine şöyle devam etti;

    “Aleviler olarak isimlerimizi söylediğimiz tek parti HDP’dir. Çok partide yer aldık ama HDP, ‘Aleviyiz buradayız’ dediğimiz bir yerdir. Bizim adımıza söz söyleyen değil sözümüzü birlikte söylediğimiz bir partidir. HDP tarif eden değil toplumların kendilerini anlatabilecekleri kürsüler, sandalyeleri, meclisleri oluşturmaya çalışan bir siyasi parti. Bizim ilk defa Aleviler olarak ismimizi, inancımızı söyleyerek siyaset yaptığımız tek siyasi parti. Tabiki Alevilerin yerine söz söyleyen değil birlikte söyleştiğimiz bu buluşmalardan çıkardıkları değerleri siyasete taşımak bizim boynumuzun borcu. Yoksa HDP, HDP olmaktan çıkar. Alevi siyasetinin kalbinin attığı yer bizce İstanbuldur.”

    Küçükkeleş, Alevilerdeki rızalık kavramına dikkat çekerek, belirledikleri gündemler dışında, gündem eklemek isteyenlerin olup olmadığını sordu. Toplantı rızalığın alınmasıyla başladı.

    “ALEVİLER BU GİDİŞATI DEĞİŞTİREBİLİR”

    Küçükkeleş’in ardından söz alan HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDK’nin kurulma sürecini hatırlatarak, HDK’nin toplumun kendi öz gücünü kurması olarak somutlaştığını söyledi. Belirli bir süre sonra HDK’nin daha sonra oluşturduğunu dile getiren Gülistan, “Temel olan halk ve toplumdur. O inanca, halka kimliğe ait kim varsa, onun kendi sözünü söylemesini önemsiyoruz. Ayrıca halk ve siyaset arasında bir köprü görevi gördüğümüzü söylemek isterim. Bu coğrafyada yaşamak için yeri gelmiş sessizliğe gömülmüşüz, asimile olmuşuz bugün bütün bunları geride bırakacak bir alana kapı açmış durumdayız. Aleviler olarak da bunu değiştirecek gücümüz var. Aleviler olarak bu gidişatı değiştirebiliriz” dedi.

    “HALA ALEVİLERİN EVLERİ İŞARETLENİYOR”

    Milyonlarca Alevinin sözünün parlamentoya yansımadığını kaydeden Koçyiğit, Mevcut siyasetin kendisini “Evet Alevi olabilirsin, Kürt olabilirsin ama bütün bu inancını kapıda bırakacaksın ve yeni bir kimlikle bizimle siyaset yapabilirsin” yaklaşımı ile dayattığını ifade etti. Gülistan Koçyiğit, “Halen Alevilerin evleri çarpı ile işaretleniyor. Halen okullarda çocuklarımız din derslerinde asimile ediliyor. Cem evlerimiz yasal statüye sahip değil. O zaman gerçekten bir yol ayrımında olduğumuzu düşünüyoruz. Sadece seçim meselesi değil. Bu inancın bir evladı olarak, ‘Bizim sesimize sorunlarımıza kulak vermeleri gerekiyor.’ Böyle sesleniyoruz” sözlerini kullandı.

    “ALEVİLER SİYASETE YÖN VEREBİLİRLER”

    HDP’nin seçim bildirgesinden de Alevilere dair tutumun belli olduğunu kaydeden Koçyiğit, “Kendimizi daha fazla var edebiliriz. Alevilerin sorunlarını nasıl aşabiliriz? Bunu da tartışıyoruz. Aleviler tabiki hiçbir partinin arka bahçesi değildir. Ama siyasete yön verebilirler. Bunu da ancak kendi öz örgütlülükleri ile yapabilirler” diye konuştu.

    HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, son olarak, “Biz siyaset üstü olarak yan yana gelmek ve sorunlarımızı tartışmak ve bütün siyasetlere de kendi gündemimizi götürmek zorundayız. Bu da ancak kendi öz gücümüz ve öz örgütlülüğümüzle olacaktır” dedi.

    “BİRLİKTE OMUZ OMUZA FAŞİZME DUR DİYECEĞİZ”

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise Alevilerle ilgili bir çalışma yaparken HDK’nin içinden geldikleri için zorlanmadıklarını söyleyerek, “ Bu işe başlarken ‘Siyaseti toplumsallaştıracağız ve toplumu siyasetleştireceğiz’ dedik. Siyaseti beraber yapacağız. Siyaset bir haktır bu hakta o hakkın sahipleri ile yapılabilir” dedi. 50 yıldır bu topraklarda değişmeyen tek şeyin faşizmin olduğunu vurgulayan Temelli, “50 yıldır bu topraklarda değişmeyen bir şey var. O da Faşizme karşı omuz omuza mücadeledir. Bu şiar hala haklı bir şiar olarak karşımızda duruyor. Eğer 24 Haziran’dan sonra nasıl bir tablo bizi bekliyor dersek, faşizmin kurumsallaşması ve tek adam rejimin ömrünün sürdürmesi karşımızda duruyor. Buna karşı birlikte omuz omuza mücadele etmek önemlidir. 24 Haziran’da birlikte bir mücadele yürütmesek karanlık bir tablo ile karşı karşıya kalacağız” diye konuştu.

    “ALEVİLERİ ÖTEKİLEŞTİREN BİR HAT VAR”

    “Partili cumhurbaşkanlığı denen sistemin bu ülkeyi nereye götüreceği ortada” diyen Temelli,  16 yıllık AKP iktidarından bahsederek, “İktidarda kalmanın yegane yolunun nefret söylemini olağanlaştıran ve kamplaştıran bir iktidar olmasıdır. Bunun bir nedeninin de Türk – İslam sentezidir” dedi. Temeli, ittihat aklının en büyük mağdurlarının başta Aleviler ve Kürtler olduğunu söyleyerek, bunun bugünde tekrarlandığını belirtti. Bu kamplaştırmadan en çok zarar görenlerin arasında Aleviler olduğunu söyleyen Temelli, “Son 5 yıl boyunca AKP’nin Alevileri giderek ötekileştiren, kendini büyütmeye çalışan bir hattı var. 24 Haziran seçimlerine giderken, bunu da güçlendirmeye çalışıyor. Özellikle Alevi toplumunu yakından ilgilendiren bir dışlama, ötekileştirme, yoksa sayma senaryosuydu. O düşmanlaştırıcı söylemi de besledi. Sosyal yaşamdan tüm inançları dışladılar” diye konuştu.

    GELİN BİRLİKTE DEĞİŞTİRELİM DEDİK”

    AKP’nin 16 yıllık süreçte eğitim alanıyla çok uğraştığını ifade Temelli, eğitim sisteminin çok kez değiştirildiğini vurguladı.  Toplumsal alandaki dışlamanın en çok da eğitim sistemi ile gerçekleştirdiklerini dile getiren Temelli, “Buna karşı mücadele etme zamanıdır. 7 Haziran seçimlerinden beri söylediğimiz bir cümlemiz var. ‘Yeni yaşam.’ Biz yeni yaşam anlayışımızla bu iktidar anlayışına karşı bir manifesto oluşturduk. Bu yeni yaşama tüm toplulukları buna davet etti. Gelin birlikte değiştirelim dedik” dedi.

    “SORUN VE ÇÖZÜMLERİ ORTAKLAŞTIRACAĞIZ”

    HDP’nin özellikle düşmanlaştırıldığını ve HDP ile işbirliği yapanların tamamen dışlandığı bir çizgi oluşturulduğuna dikkat çeken Temelli, şöyle devam etti: “Toplumun bütün kesimleri söz sahibi olmalılar. Bunu başarırsak diktatörden kurtulabiliriz. Biz bu çoğulculuğu koruyarak geldik. Çoğulculuğun hakim olduğu bir şeyle başarabiliriz. Bildirgemizi de bunun üzerinden kurduk.  Biz yeni bir toplum sözleşmesi yazmalıyız. 24 Haziran’dan sonra bu yeni toplum sözleşmesini birlikte yazmalıyız. Cumhurbaşkanı adayımız Selahattin Demirtaş da buna vurgu yapıyor. ‘Ben cumhurbaşkanı olduğumda bana verilecek yetkileri kullanmayacağım ama ortak bir toplum sözleşmesi için üzerime düşeni yapacağım’ diyor. Biz de bunu yapacağız. Alevi, Kürt, Süryani Ermeni ve toplumun tüm ötekileştirilenlerinin sorunlarını ortak bir çözüm ortaya koyarak çözmeye çalışacağız. Bunu yapacak olanlar bizleriz. Burada bütün farklılıklar temsil eden bir yerden bakıyoruz.”

    “HALA CEMEVLERİ YASAL STATÜYE KAVUŞMADI”

    Yaşanan Alevi katliamlarını da hatırlatan Temelli, birçok kırım politikasının olduğunu sözlerine ekleyerek, “Öncelikle bunlarla da yüzleşmek önemlidir. Türkiye halkı bunla yüzleşmese toplumsal bir sözleşme yapması sağlıklı değildir.  Yok sayarak yol alamayız. Bütün bunlarla yüzleştikten sonra birlikte yol almaya devam edebiliriz” diye konuştu.  Temelli, “Baktığımızda cem evlerinin yasal dayanaktan yoksun olması Türkiye’nin bir ayıbı. Bu ayıbı aşmayan bir iktidar var. Aslında bunu aşmak istemiyor. Bu karşıtlıktan besleniyor. Bununla iktidarını süreklileştiriyor. Bu yapılamayacak bir şey değildir. Bir yasaya bakar. İşte burada siyasi niyet çok net kendini ortaya çıkarıyor” diye belirtti.

    “Özgürlükçü laikçi programımızla eğitim sisteminin dönüştürmeyi amaçlıyoruz” diyen Temelli, “Tüm inançların kendini eğitim sisteminde yer alabileceği, bir sisteme ihtiyaç vardır. Özgürlükçü laiklik bunu esas alıyor” dedi. Temelli, “Devletin kendi anlayışını dayattığı din bir çözüm değil bugün yaşanan çözümsüzlüğün başıdır. Eşit yurttaşlık hakkının hakim olması gerekiyor. Yurttaşlar arasında bir hiyerarşi kurarsanız çözüm bulamazsınız ancak eşit yurttaşlık yaratırsanız çözüm olabilirsiniz” diye ifade etti.

    “HDP OLARAK İTTİFAKI SOKAKTA YAPTIK”

    Temelli son olarak şunları söyledi: “Bu barajı hepimize konulan bir baraj. Bu barajı ancak hep birlikte yıkabiliriz. 7 Haziran’da, 1 Kasım’da yıktık şimdide yıkmalıyız. Bu kara tablo karşısında hep birlikte dur diyebiliriz.  Partilerin yan yana gelmesine ittifak denilmez pazarlık denilir. Eğer gerçekten bir ittifak yapmak istiyorsanız bunu sokakta yaparsınız. Bizde bunu yaptık.”
    Konuşmaların ardından toplantı basına kapalı bir şekilde devam etti. (HABER MERKEZİ)

  • HDP: Seçimlere kendi adayımızla gireceğiz

    HDP: Seçimlere kendi adayımızla gireceğiz

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Temelli, seçime kendi adaylarıyla gireceklerini söyledi. 

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, “Gece gündüz çalışacağız. 7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi 24 Haziran’da tamamlayacağız. Kendi adayımızla gireceğiz” dedi.

    Seçim güvenliği konusunun ihmal edilmemesini isteyen Temelli, şunları kaydetti:

    “KENDİ ADAYIMIZLA GİRECEĞİZ”

    “Mahallelerde, seçim güvenliği meclisleri oluşturalım. Bu meclisler, sandıklara sahip çıksın. Gece gündüz çalışacağız. 7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi 24 Haziran’da tamamlayacağız. Kendi adayımızla gireceğiz. Emek, demokrasi güçlerinin sesi olacağız. Emek, demokrasi güçlerinin ortaklaştığı Türkiye’nin adayıyla gireceğiz. Türkiye partisi olduğumuz için Türkiye adayıyla gireceğiz. Güçlü adayla gireceğiz çünkü, bizim programımız güçlü.”

    Öte yandan grup toplantısına katılan bazı işçiler, iş elbiseleri ve baret takarak toplantıyı izledi. Toplantıya katılan bazı HDP milletvekilleri de baret taktı. Grup toplantısına katılanlar sık sık “Yaşasın 1 Mayıs” sloganı attı.

    Temelli’nin konuşmasından satır başları şöyle:

     

     

    “ÜNİVERSİTE ARAZİLERİ RANT ALANI HALİNE GELDİ”

    “Eğitim alanı, sağlık alanı en çok etkilenen alanlar. Üniversitelerdeki bu tahribatın bedelini gelecek kuşaklar ödeyecek.

    Bakın sürekli üniversite açıyorlar. Bu üniversiteler üniversite değil. Gençliğin kapatılma mekanları. Üniversiteler ticarethaneye çevriliyor. Şimdi de İstanbul Üniversitesi bölünüyor. Akademik bir kaygı ile değil. İstanbul Üniversite arazileri bu iktidar gözünde rant alanı haline getirilmiş. Gezi’de olduğu gibi göz koyarak bu arazilerden rant elde etmek istiyorlar.”

    “BUNLAR TARİHTEKİ SON KÜRT AKP VEKİLLERİ”

    “Ankara Valisi Bijî 1ê Gulan’ı yasaklamış. İyice şaşırdılar. Meclis Başkanı bağırıyor, “Kürt illeri dedirtmem” diyor. Yahu senin Kürt milletvekillerin var. Onlar ne diyorlar, sabahları sana “rojbaş” diyorlar. Senin kulağın duymuyor “bonjour” sanıyorsun. Tabi onlar Kürt sorununa Fransız yaklaştıkları için normal. Bunlar tarihteki son Kürt AKP vekilleri. Bundan sonra böyle bir şey olmayacak. Sizin Kürt illerindeki tabelalarınızı bile kargo şirketleri asacak, çünkü orada size oy verecek tek bir Kürt olmayacak.”

    “YANGINDAN MAL KAÇIRALIM SEÇİMLERİ”

    “Seçimlere gidiyoruz. Panik seçimler. Bir an önce yapılsın yangından mal kaçıralım seçimleri. “16 Nisan’da oyları çaldık, kılıfı hazırladık, işi bir an önce bitirelim diyorlar. Evet, bu iş bitecek. Çöktürme planlarınız, OHAL’leriniz, zulmünüz 24 Haziran’da son bulacak. Bizler savaş karşıtları, emek demokrasi güçleri bizler Newroz’da 1 Mayıs’ta yan yana gelenler bu işe 24 Haziran’da son vereceğiz.

    Bugün Türkiye bir yönetim krizi yaşıyor. 16 Nisan’daki Anayasa değişikliğinin tek maddesi uygulandı: Partili Cumhurbaşkanlığı. Onun yarattığı krizle Türkiye baş edemiyor. Bir konuşuyor “Cumhurbaşkanıyım” diyor, bir konuşuyor “AKP Genel Başkanıyım” diyor. Cevap veriyoruz, bütün arkadaşlarımızı hakaretten yargılanıyor. Bu tehditlerden korkup sana cevap vermeyeceğimizi sanıyorsan yanılıyorsun. En güzel cevabı da 24 Haziran’da vereceğiz.”

    “SEÇİM GÜVENLİĞİ MECLİSLERİ OLUŞTURMALIYIZ” 

    “Seçim güvenliği konusunu ihmal etmememiz gerekiyor. Bizler yerel seçim güvenliği meclisleri oluşturmalıyız. Bu seçim bizim demokrasi ve barış mücadelemizin önemli bir uğrağı. Tüm halklarımızla mahallelerde seçim güvenliği meclisleri var edelim. Bu meclisler sandıklara sahip çıksın. Hep birlikte oyumuza sahip çıkalım. Sırf seçim aritmetiği için değil geleceğimiz için. Çünkü bunlar sadece oylarımıza değil irademize de göz koyma derdinde.

    7/24 çalışacağız, 7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi de 24 Haziran’da tamamlayacağız

    Bu işin şifresi 7/24. 7 gün 24 saat çalışacağız. Işıklarımız sönmeyecek. 7 Haziran’da yarım bıraktığımız işi de 24 Haziran’da tamamlayacağız.”

    “SİZİN SINIRINIZ OSMANİYE”

    “Siz Kürt düşmanlığı yaparak Kürt illerini yok sayarak, Kürdistan lafından irkilerek var oldukça bir daha Kürdistan’a ayak basamayacaksınız. Madem Mersin’den kurt işareti yaptınız sizin sınırınız Osmaniye’dir.

    Eğer siz Kürt düşmanlığı yapıyorsanız, milliyetçi hezeyanlara yol veriyorsanız, savaş politikalarıyla ayakta duruyorsanız, bunun bedelini hem Kürtler hem Türkiye emekçileri ödüyor. O yüzden bu yıl alanlarda hem emekçiler hem savaş karşıtları hem de halklarımız buluşacak. Bijî 1ê Gulanê sesi Türkiye’yi inletecek.”

  • İstanbul Newrozu’nda alan hınca hınç doldu-VİDEO

    İstanbul Newrozu’nda alan hınca hınç doldu-VİDEO

    PİRHA-Ezilenler Newroz alanlarından nota verdi: Zulüm artık son bulsun. Newroz için on binlerce kişi alanlara çıktı. İstanbul’da Bakırköy Halk Pazarı’nda kutlanan Newroz’da direniş, dayanışma, özgürlük mesajları verildi.

    Newroz alanını dolduran binlerce kişi alkışlar, zılgıtlar, türküler, halaylar ve sloganlar eşliğinde Newroz ruhunu coşkulu bir şekilde canlandırdılar.

    Kürtçe ve Türkçe sunumun yapıldığı kutlamada demokrasi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşuna duruldu.

    “NEWROZ HALKLARIN FAŞİZME KARŞI DİRENİŞİ, İSYANIDIR”

    Tertip komitesi adına halkı selamlayan Ali Rıza Bilgin, Kürtçe, Zazaca ve Türkçe sürdürdü konuşmasını. Kürt halkının Orta Doğu’da Dehak’a karşı gösterdiği direnişin bugün Orta Doğu’da sürmekte olduğunu kaydetti. “Çağın direnişini selamlıyoruz” diyen Bilir, “2018 Newroz’u geleceğin yaşamını belirleyecek olan bir Newroz’dur. Özellikle halklarımız açısından. 2018 Newroz’u halklarımızın faşizme karşı direnişidir, isyandır, özgürlüğün direnişidir, gelecek yaşamın inşasının direnişidir” şeklinde konuştu.

    Protokolde çok sayıda siyasi parti temsilcisi, sivil toplum örgütü temsilcisi, sendikalar, Barış Anneleri ve Alevi Bektaşi Federasyonu Başkan Yardımcısı Hasan Gülüm yer aldı.

    Sanatçı Gülsever Medar söylediği türkülerle halkı coşturdu.

    Avustralya İşçi Marşı ile ilgili hazırlanan sinevizyonun gösterilmesinin ardından protokolde bulunan misafirler tarafından Newroz ateşi yakılarak halkların umudu yükseltildi.

    “İNSANLIĞIN BİRBİRİNE VERDİĞİ SÖZDÜR”

    Kurumlar adına ortak açıklamanın Türkçesini Emep İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros okudu. Newroz’un Ortadoğu halkalrınının, ezilenlerin canı, kanı ile beslenen Dehak’lara dur dediği gün olduğunu hatırlatan Barbaros, Newroz’un bir efsaneden ibaret olmadığını şu sözlerle vurguladı: “Newroz halkların kendi geleceklerini kendi elleriyle kurabileceklerine olan inancın kendisidir. Newroz başkaldırıdır, bütün tiranlıkları sona erdirmek için kavilleşen insanlığın birbirine verdiği sözdür. Dayanışmadır, yoldaşlıktır.

    Halkları milliyetlerine, inançlarına ve mezheplerine göre ayırıp yönetenlerin toplumun bir kesimini makbul bir kesimini ise ikinci sınıf ilan edenlerin şoven oyunlarını bozmak için bir araya geldiklerini kaydeden Barbaros, “Çünkü Newroz halkların eşitlik çağrısıdır.” Dedi.

    “EDİ BESE DEMEK İÇİN SESLENİYORUZ”

    Ortadoğu’da süren paylaşım savaşında halkların kaderine yine ölüm, acı ve sürgünün düştüğüne işaret eden Barbaros, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen barış istiyoruz. İnsansız hava araçları, F 16’ların, mayınların ve bombaların; iş birliği yapmış devletlerin ölüm kusan oyuncaklarıyla çocukların geleceği karamasın diye artık yeter, edi bese demek için sesleniyoruz. Bunun için buradayız; el eleyiz. Çünkü Newroz barış demektir. Susmayacağız”

    “BURAYA KADAR”

    Seçilmiş siyasetçilerin tutuklanmasına, gazetecilerin gözaltına alınmasına rağmen seslerini yükselteceklerini ifade eden Barbaros, OHAL’e, bir gece çıkarılan KHK’lerle on binlerce kişinin işten atılmasına, doğanın talanına, kölelik yasalarına ve hukuksuzluğa, yerli milli kalkınma masallarıyla halkı uyutanlara ‘Buraya kadar’ demek için birlikte olduklarına dikkat çekti.

    “Newroz alanlarından ezilenlerin verdiği nota şudur: Zulüm artık son bulsun” diyen Barbaros, “Ve biz defalarca başardık, yine başaracağız. O halde vazgeçmek yok, o halde yılmak yok, o halde geri adım atmak yok. Çünkü Newroz ateşi halkların özgürlüğe adağıdır.” Şeklinde konuşan Barbaros, bütün baskılara rağmen halklar olarak özgürlük, ekmek ve barış taleplerinin peşini bırakmayacaklarını belirtti.

    “NEWROZ ALANLARINDAN 1 MAYIS’A”

    Tek adam yönetimine sığmayacaklarına dikkat çeken Barbaros, “Taleplerimizi Newroz’dan 1 Mayıs’a hep birlikte taşıyacağız. Pankartlarımızı Newroz alanlarından 1 Mayıs alanlarına dalgalandıracağız. Söz veriyoruz. Bütün mücadele alanları bizim şarkılarımızla coşacak. Çünkü Newroz kardeşlik halayıdır, isyanın ateşidir. Yakın ateşi, kurum özgürlüğün halayını. Demiri örste ezenlerin kardeşlik türküsü çınlasın alanlarda.

    HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik de anadili olan Kürtçe seslenerek özgürlüğü, kardeşliği, barışı ve umudu yükselteceklerini haykırdı.

    Arkasından Grup Vardiya, seslendirdiği türkülerle halkı coşturdu.

    Cezaevinde bulunan HDP eski eş genel başkanlarının ve milletvekillerinin gönderdiği mektup okundu. Ardından HDK Eş Sözcüsü Onur Hamzaoğlu’nun ceza evinden gönderdiği mektup okundu.

    “BU ZULÜM SONLARINI GETİRECEK”

    Kürtçe ve Türkçe halkı selamlayan Koçyiğit, yalanın, iftiranın ve talanın tüm dünyayı, Ortadoğu’yu ve Türkiye’yi kavurduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Çünkü bir avuç iktidar sahibi daha uzun süre o koltukta kalmak istiyor. Kurdukları zulüm düzenini devam ettirmek istiyor. Daha fazlasını istiyorlar. Daha fazla kan, gözyaşı, yıkım bir avuç milyonerin cebini dolduruyor. Bugün bunlara özenenler Ortadoğu’da halkları ve inançları birbirine kırdırmaya çalışanlar birliyorlar ki yaptıklarının sonu gelecek. Onun için her geçen gün daha fazla şiddete saplanıyorlar. Bu zulüm onların sonunu getirecek.”

    “AFRİN İŞGAL EDİLDİ AMA ASLA DÜŞMEYECEK”

    “Suriye savaşı başladığında ne rejimden ayan ne uluslararası güçlerden yana tavır koymayan eşit, demokratik bir yaşam kurmaya çalışan Afrinliler ne yaptılar bu ülkeye? Bu ülke tarafından işgal ediliyorlar. Bir gün olsun bir çakıl taşı attılar mı?” diyen Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bize diyorlar ki biz Afrin’i işgal etmiyoruz kurtarıyoruz. Madem kurtarıyordun niye Afrinliler seni bayraklarla karşılamadı. Niye gidip Afrin Belediyesi’ne bayrak astın.

    Afrin işgal edildi ama asla ve asla düşmeyecek.

    Bugün özelde Afrin’e ama toplamda bütün Kürtlere yönelik politikalara baktığımız zaman temel bir şey olduğunu görüyoruz. Kendi ülkesindeki Kürt sorununu çözememiş bir iktidarın yeryüzünde Kürtler adına ne varsa ona karşı koyması onu yok etme girişimidir.

    Kürt, Türk, Alevi, Sünni, Çerkes, Arap bütün inançlar, halklar yan yana gelmek ve demokratik direnişi yükseltmek zorundayız. Gün demokratik direniş günüdür, mücadele günüdür.”

    “BU ATEŞ YANMAYA DEVAM EDECEK”

    HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli de binlerce yıl önce zalimlere karşı yakılan Newroz ateşinin ateşin ve güneşin çocukları tarafından yakılmaya devam ettiğine işaret ederek “Zulüm neredeyse mücadele orada yükseliyor. Bugün yaktığımız Newroz ateşi bir direniş ateşi, mücadele ateşi. Bizi yan yana olmaya çağıran bir ateş. Bu ateş yanmaya devam edecek.” Dedi.

    “AFRİN AFRİNLİLERİNDİR”

    Temelli, Afrin’in kuşatılmasına yönelik şunları söyledi: “Afrin bir barış demokrasi vahasıydı. Orada Kürtler, Araplar, Türkmenler, Ezidiler, Süryaniler buluştu. Ve orada bu 7 yıl içinde barış içinde yaşadılar. Tüm dünyaya radikal demokrasi örneği gösterdiler. Buna tahammül edemeyenler Afrin’i kuşattı. Afrin halkına zulmetmeye, bu demokrasi barış vahasını yok etmeye girdiler. Afrin Afrinlilerindir. Afrinliler bugün oradan çekildiyse bunları teşhir etmek için çekilmiştir. Afrinliler yarın Afrine geri dönecektir. Onurlu bir barış için bütün dünyanın ikiyüzlülüğünü teşhir etmek içindir bu hamle.

    Bu savaşı ancak halklar, emekçiler durdurabilir. Bizler mücadeleyi yükselterek bu savaşı durdurabiliriz. Bunu biz başarabiliriz. Nasıl 16 Nisan’da hayır dediysek şimdi de alanlarda, meydanlarda faşizmi yıkacağız bu gidişata dur diyeceğiz.”

    Kaldıraç polis engeli nedeniyle alana alınmazken 6 kişinin de gözaltına alındığı bilgileri verildi. (HABER MERKEZİ)

  • HDP’nin yeni Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli

    HDP’nin yeni Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli

    HDP 3. Olağan Kongresi baskı ve gözaltılara rağmen toplandı. Yapılan oylamada, Pervin Buldan ve Sezai Temelli Eş Genel Başkan olarak belirlendi.

    HDP 3. Olağan Kongresi günlerdir süren gözaltılara, güvenlik önlemi adı altında engellemelere ve baskılara rağmen Ankara’da toplandı.

    Kitlesel katılım ve coşkunun damga vurduğu kongrede, tek adam rejimine karşı mücadele ve barış mesajı verildi. Kongrede delege oylarının tamamını alan Pervin Buldan ve Sezai Temelli Eş Genel Başkan seçildi.

    HDP 3. Olağan Kongresi tüm baskı, gözaltı ve engellemelere rağmen “Dirençliyiz, Umutluyuz, Kararlıyız” sloganıyla Ankara Spor Salonu’nda toplandı. Kongre yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi.

    Ankara Valiliği’nin kongreye gelenlere koyduğu ‘çanta yasağı’ da genişletildi. Yasaklara ruj, çakmak gibi eşyalar dahi eklendi. Üç farklı arama noktası kuruldu. Gazetecilere sarı basın kartı şartının yanı sıra laptop, şarj aleti, kulaklık gibi birçok engel konuldu. Bu nedenle birçok gazeteci sorunun çözülmesi için uzun süre arama noktasında bekledi. Kongre için saat 10.00’da toplanma çağrısı yapılmıştı. Ancak saat 10.15’te sahnenin arkası dahi dolmuş, salon tıklım tıklımdı. Milletvekilleri hep birlikte salonun ortasında tur atarak partilileri selamladılar. Kongre programının başladığı dakikalarda salonda oturacak yer bulamayanlar ayakta, giremeyenler de dışarıda bulunuyordu. Kongrenin başlamasından itibaren salondaki coşku saatlerce sürdü.

    EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, HDP eski milletvekili ve EMEP MYK üyesi Levent Tüzel, Halkevleri Eş Genel Başkanı Dilşat Aktaş ve Nuri Günay, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, TKP Genel Başkanı Erkan Baş, CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, EHP Genel Başkanı Sibel Uzun, KESK Eş Genel Başkanları Aysun Gezen ve Mehmet Bozgeyik, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, TTB ve birçok sendika, demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı. Öte yandan yurtdışından birçok sol, sosyalist ve devrimci örgüt ve partilerden kongreye temsilciler geldi. Geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan HDK ve bileşenlerinin eş bakanları, yöneticileri de kongreye selam gönderdiler.

    POLİSİN SLOGANLARA MÜDAHALE TEHDİDİ

    Oldukça kalabalık olan salonda polis, sloganları gerekçe göstererek “yasadışı sloganlar atılması” durumunda müdahale edileceği tehdidinde bulundu.

    GAZETECİLER GİRİŞTE ENGELLENDİ

    Basın mensuplarının salona bilgisayarlarını içeriye alabilmeleri polis engeline takılırken, tüm girişimler sonuçsuz kaldı ve hiçbir basın mensubu bilgisayarını içeriye koyamadı. Gazetecilerin verdiği bilgiye göre, AA başta olmak üzere birçok basın kuruluşunun İçişleri Bakanlığı’yla bu yasağın kalkması için iletişime geçti. Uzun süren görüşme trafiğinin ardından kongrenin başlamasına dakikalar kala gazetecilerin bilgisayarlarıyla salona girmelerine izin verildi.

    Kongrenin başlamasına dakikalar kalırken, salon tamamen doldu. Bu nedenle önceden kapalı kalması planlanan bölümlere de yurttaşlar alınmak zorunda kaldı.

    BEŞTAŞ VE ÖNDER AÇILIŞ KONUŞMASI YAPTI

    Meral Danış Beştaş, Kürtçe açılış konuşmasına gelen katılımcıları selamlayarak başladı. Beştaş, “Bugüne kadar HDP kongresini toplayamaz diyorlardı. Ama şu salon onlara en net cevaptır. Bugün faşizm, zulüm ve karşısında birlikteyiz. Dünden bu yana kongreye katılımları engellemek için her şeyi yaptılar. Yapmadıkları bir şey kalmadı. Ancak gelişinizi engelleyemediler. O nedenle emeğiniz kutsaldır. Yeniden hoş geldiniz” dedi.

    Kongrenin özgürlük, barış ve birlikteliğe vesile olması temennisinde bulunan Beştaş, tutuklu milletvekilleri ve belediye başkanlarının rehin olarak tutulduklarını söyledi ve kendilerine salondan selam gönderilmesini istedi. Selamlaması salonda büyük alkış topladı.

    Sırrı Süreyya Önder de “Bu dayanışmaya hepiniz hoş geldiniz. Bu barış ve özgürlük şölenine şeref verdiniz” diyerek konuşmasına başladı.

    Önder, şöyle konuştu:

    “Bu halk ne zaman ihtiyaç olsa kundakta çocuğunu bırakıp özgürlük ve barış mücadelesi için seferber olmuştur. Ne mutlu size ne mutlu sizin temsilciniz olana. Bu iradenin gücünü kırmak için zalimce zorbaca zindanda tutulan başa eş genel başkanlarımız ve bütün vekil arkadaşlarımızı ve belediye başkanlarımızı selamlıyoruz. Onların bize devrettiği bayrağı biz de devredene kadar yere düşürmeme sözü veriyoruz.”

    Önder, “An itibariyle salonda ve dışarıda yer alan misafirlerimizin katılımcılarımızın sayısı 32 bine ulaşmıştır” dedi.

    “HALKLAR MI KAZANACAK TEK ADAM MI?”

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay açılış konuşmasında, iktidarın siyasi darbe ile OHAL ve KHK’lerle halkı sindirmeye çalışarak tek adam rejimlerini dayatmaya çalıştıklarını söyledi. Kemalbay, “Biz özgürlük ve demokrasi için mücadelemizi sürdürüyoruz. 2018 yılında halklar mı kazanacak, tek adam mı kazanacak sorusunun yanıtını arayacağız. O yüzden bütün toplumsal muhalefeti ezilenlerin, hele de kadınların gençlerin taleplerini birleştirmek boynumuzun borcu olsun” dedi.

    Erdoğan ve AKP rejiminin bu mücadeleden korktuğu için herkese saldırdığını belirten Kemalbay, sadece HDP’ye değil, TTB, KESK, Furkan Vakfı, gazeteciler de dahil olmak üzere herkese saldırdığını ifade etti. Türkiye’de tek adam rejiminin ilan edilemesi için itildiği karanlıkta artık halkın nefes alamadığını belirten Kemalbay, “İşçiler, emekçiler seslerini bedenlerini yakarak duyurmaya çalışıyorlar” dedi.

    “ASKERİN TABUTUNA DİRSEĞİ KOYUP KONUŞAMAYIZ”

    Türkiye’nin Afrin’e saldırmasının Türkiye halkları için hiçbir gerekçesi olamayacağını ifade eden Kemalbay, Afrin’deki sivil ve çocuk ölümlerine dikkat çekti. Kemalbay, bunun sorumlularının uluslararası mahkemelerde yargılanacaklarını söyledi. Asker ölümlerine de tepki gösteren Kemalbay, “Askeri de yaşatmalıyız. Askerlerin tabutuna dirseğimizi koyup konuşamayız” dedi.

    Kemalbay konuşmasında konferans sonuçlarına da yansıyan özeleştirelere de değindi. Dönemin ihtiyaçlarına yanıt verecek bir mücadeleyi geliştiremediklerini kaydeden Kemalbay, “Özellikle Sur’da Cizre’de direnişlerde yaşamını yitirenlerin mücadelesini büyütmekte yeterince başarılı olamadık. Halklarımızın bize gösterdiği cesareti çok daha iyi değerlendirebiliriz” dedi.

    DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ’IN MESAJI OKUNDU

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden onbinlerin katıldığı partisinin kongresine mesaj gönderdi. 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan ve büyük kongrede aday olmayacağını açıklayan Demirtaş’ın kongre mesajını divan eş başkanı Sırrı Süreyya Önder okudu. Kalbim olanca sıcaklığıyla kongre salonunda atıyor” diyen Demirtaş, “Direnişe faşizmin cevabı tutuklama olacaksa, bin tane daha yeni hapishane yapsalar, bizi dolduracak yer bulamamalılar” diyerek partililere çağrıda bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nden kongreye mesaj gönderdi. 4 Kasım 2016 tarihinden bu yana tutuklu olan, hem milletvekilliği hem de parti üyeliği düşürülen Yüksekdağ’ın kongre mesajını divan eş başkanı Meral Danış Beştaş okudu.  Bugün yeni bir ufkun yükseldiğini belirten Figen Yüksekdağ, “Ankara’dan Afrin’e bizleri birleştiren aynı ufka bakıyor olmaktır. Ve bütün inancımızla bir kez daha söylüyoruz; Savaşa karşı, ölüme karşı yaşam zaferimiz olacak” dedi.

    BALUKEN: AMAÇ MÜCADELEMİZİ TASFİYE

    HDP’nin tutuklu eski Grup Başkanvekili İdris Baluken de mesajında “Bu tarihi kongremizin gerçekleşmemesi için üç yıla yakın bir süredir yürütülen siyasi soykırım operasyonlarının amacı siyasi mücadelemizi tamamen tasfiye etmekti. Bugün gerçekleştireceğimiz kongre siyasi soykırım operasyonlarının sonuca varamadığının kanıtıdır. Aynı şekilde halklarımızın kongremize yönelik taşıdığı coşkunun kendisi siyasi soykırım operasyonlarına en büyük cevaptır. İçerideki koşullar ne olursa olsun, mücadelemizin zafere ulaşacağı güne kadar kararlı irademizi tereddüt etmeden sürdüreceğimizi tüm halkımızın bilmesini isteriz” dedi.

    LEYLA HALİD: SAVAŞA KARŞI SESİMİZİ SİZLERLE YÜKSELTİYORUZ

    Kongrede konuşan, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Üyesi Leyla Halid de Türkiye sokaklarında gördüğü manzarayı Filistin’e benzettiğini belirterek, Afrin savaşına değindi. Halid, şöyle konuştu:

    “Sizlere Filistin halkının selamını getirdim. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Genel Sekreteri, İsrail zindanlarında yatıyor. Onları ve tüm yoldaşlarını ve ayrıca Selahattin Demirtaş ile yoldaşlarını selamlıyorum.

    Zindanların kimlikleri yoktur. Zindanlar aynıdır. Hepsinin işlevi demokrasiyi ve özgürlüğü engellemektir. Bunu biz Fransız zindanlarından öğrendik. Bizler, sizinle dayanışma içinde olarak yeryüzündeki tüm zindanları yıkıp onların yerlerine kültür merkezleri ve okullar açacağız.

    “TÜRKİYE’DEKİ MANZARAYI FİLİSTİN’DE GÖRÜYORUZ”

    Bugün Ankara’da iki görüntü gördüm. Sokaklardaki ve bu salonun etrafındaki polis güçlerini gördüm. Aynı manzarayı biz Filistin’de görüyoruz. Ancak bu salona girdiğim zaman Türkiye halklarını ve Kürdistan halklarını gördüm. Bu salondan yükselen sesler bütün zindanlardaki zincirlerin sesini bastıran, her taraftan yankılanan halkların sesidir.”

    ADAYLARIN KONUŞMASI

    3. Olağan Büyük Kongresi’nde eş genel başkan adaylarının konuşmasına geçildi.

    BULDAN: ÇÖZÜM SAVAŞ’TA DEĞİL BARIŞTADIR

    “Kararlılık ve cesaret yol haritamızdır” diyen HDP Eş Genel Başkan Adayı Pervin Buldan, “Çözüm savaşta değil barıştadır. Çözüm ölme ve öldürmede değil, yaşama ve yaşatmadadır.” çağrısında bulundu.

    Buldan’ın konuşmasının satır başları şöyle:

    “Bütün ayrıştırmalara, ötekileştirmelere, düşmanlaştırmalara karşı HDP kardeşliğin, bir arada eşit ve özgürce yaşamın kendisidir. Partimiz; Türkiye’nin çoğulcu çok kimlikli yapısını oluşturan Kürt, Türk, Laz, Arap, Çerkez, Alevi, Ermeni, Süryani ve Ezidi halklarını, tüm inançları, ezilen, ötekileştirilen tüm kimlikleri temsil eden Türkiye demokrasisi için bir siyasi değerdir. İşte bizi güçlü kılan da temsil ettiğimiz bu değerler ve ortak vatanı hep birlikte inşa etme iddiamız, kararlılığımızdır. Karşımızdaki güçler tekçiliği ne kadar dayatırsa dayatsın biz çoğulculuğu, farklılığı, çok renkliliği savunmaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.

    “HDP DİZ ÇÖKMEDİ BU DA ONLARA DERT OLSUN”

    “HDP, onurlu ve büyük insanlık yürüyüşünün adıdır. HDP barıştır, HDP özgür yaşamdır. Ve bu büyük yürüyüşü kimsenin engellemeye gücü yetmeyecektir. Seyit Rıza’nın ‘Ben hilelerinizle baş edemedim, bu bana ders olsun. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim. Bu da size dert olsun’ demişti. HDP tüm baskılara rağmen diz çökmedi, çökmeyecek, buda onlara dert olsun.”

    “Değerli dostlar, hepinizin bildiği üzere hem küresel hem bölgesel olsun büyük yıkımların yaşandığı oldukça zorlu ve karanlık bir süreçten geçiyoruz. Yakın tarihte olduğu gibi Ortadoğu ve yaşadığımız bölge kirli hesapların ve savaşların hedefi konumunda. Bir yanda emperyal politikalar ve bunu sonucu olarak sürdürülen vesayet savaşları, yıkımlar diğer yanda ise halkların özgürlük ve demokrasi mücadelesi onurlu direnişi var. Suriye’de yaşanan acı ve yıkıma hepimiz tanığız. Orada Suriye halklarının kendi geleceğine dair karar vermesini engelleyen bir savaş sürdürülüyor. Ne yazık ki; Türkiye de, Afrin’e başlattığı saldırı ile Suriye’deki bu kanlı sürecin içerisine dahil oldu.”

    “Oysa Rojava halkları birkaç yıldan bu yana özelde Suriye, genele tüm Ortadoğu’ya model olabilecek demokratik bir yönetimin inşası için muazzam bir çaba sürdürüyordu. O topraklarda var olan bütün etnik aidiyetlerin ve inançların eşit şartlarda birlikte yaşama olanağı yaratıldı. Din, dil, ırk, inanç, mezhep ve cinsiyet ayrımcılığının olmadığı eşit ve ekolojik bir toplum. Türkiye’ye bugüne kadar bir tek kurşun sıkmamış, dayanışma ve dostane ilişkiler kurmayı önermiş bu halka devlet aklı ne yazık ki yüzyıldır yürüttüğü hasmane politikalarla cevap vermeği yeğ tuttu. Geçmişten bugüne karakollarla, mayın tarlalarıyla toplumsal olarak sınırın bu tarafından ayrıştırılan Efrin halkı günümüzde sınıra örülen duvarlarla dışlandı. Ve şimdi ise kendi topraklarındaki varlıklarına da açılan savaş ile son verilmek isteniyor.”

    Yurtiçinde ve yurtdışında barıştan yana açık tutum alıyoruz. Barışı savunuyoruz. Çünkü geçmişten bugüne tüm zamanlarda insanlık tarihi tanık olmuşturki savaşlar en büyük felaket en büyük yıkımdır. O nedenle barış elzemdir. Barış ahlaklı olandır, erdemli olandır. Barış kötülüklere, kötülüklerden beslenenlere karşı durmaktır. Barış varlığımızı, evlatlarımızı, geleceğimizi kurtarmaktır.

    “ANNELERİN AYAKLARININ ALTINA CEHENNEMİ SERDİNİZ”

    “Yıllardır bu toplumu ırkçı söylemlerle, sahte tehdit algılarıyla ölmeye, öldürmeye ikna etmeye çalıştılar. Fakat biliniz ki hiçbir anne savaşlarda ölsün, sakat kalsın diye çocuk doğurmaz. 40 yıldır evlat acısıyla yaktığınız annelerin ayaklarının altına cehennemi serdiniz. Mersin’den İstanbul’a Isparta’dan Hakkâri’ye Ardahan’a Samsun’a… Hiçbir anne babaya evladının, hiçbir kadına nişanlısının, eşinin, sevgilisinin, hiçbir çocuğa babasının tabutunu göndermeyin. Zira hiçbir mertebe dindirmez bu acıyı, hiçbir mükâfat dolduramaz yitirilmiş canların yokluğunu.”

    “TTB’Yİ DAYANIŞMAYLA SELAMLIYORUM”

    “Tüm bunlara karşı oluşturulan bu otoriter rejimin gölgesinde savaşa karşı durmak, ses çıkarmak, barışı yaşamı savunmak anında infazı gerektirecek bir suç haline getirildi. Oluşturulan bu hukuksuz ortamda estirilen milliyetçi-militarist ruhla sanatçısından, aydınına, gazetecisine, doktoruna sıradan yurttaşına herkesimden insan gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, yaşamı tehdit ediliyor. O nedenle yaşamı savunmanın haklılığından ve bunu ifşa eden hakikat yanlılarından alabildiğine korkuyorlar. Bunca baskı bunca zulüm zorbalık bu nedenledir. Ben buradan bu vesile ile yaşamdan barıştan yana tavır alan, Türk Tabipleri Birliği’nin değerli yöneticilerini, değerli barış akademisyenlerini, onurlu basın emekçilerini saygı ve dayanışmayla selamlıyorum.

    Akabinde toplumun tüm duyarlı kesimlerine buradan sesleniyorum. Milliyetçi-Tekçi rejimin isteklerine, uygulamalarına, felaketlerine mecbur değilsiniz. Ülke olarak buna mecbur değiliz!”

    “ÇÖZÜM YAŞAMA VE YAŞATMADADIR”

    “Bu gidişat durdurulmazsa ülkemiz uçuruma doğru hızla sürüklenecek. Buradan bir kez daha iktidara çağrı yapıyoruz.  Yol yakınken, bu ülke daha kan kaybetmeden bu politikalarınıza son verin. Acı ve yıkımlara neden olan savaş politikalarından vazgeçin. Çözüm savaşta değil barıştadır. Çözüm ölme ve öldürmede değil, yaşama ve yaşatmadadır.”

    TEMELLİ: İKTİDAR YAŞAMIN HER ALANINA SALDIRIYOR

    Pervin Buldan’ın ardından diğer aday Sezai Temelli kürsüye çıktı. Temelli, salonu selamlayarak konuşmasına başladı.

    Temelli, “Umutla ve cesaretle geldiniz ama gelirken bir rekora da imza attınız. Dünyanın GBT (Güvenlik Bilgi Taraması) rekorunu kırdınız” diyerek, dünden bu yana kongreye katılmak için yollarda olan binlerce kişinin yaşadıklarına dikkat çekti.

    İktidar milli mutabakat yoluyla, kirli ittifak yoluyla sadece ekonomiye değil yaşamın her alanına saldırıyor. En çok zarar gören de yine emekçiler. Sadece 2017 yılında 2 bin 6 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Güvencesiz çalışmak iş hayatı haline dönmüştür. İş yerinde güvenlik koşulları yoktur. Türkiye ucuz emek cehennemine dönmüştür. İktidarın ötekileştirdikleri bu cehennemin en çok sömürülenleridir. Emekçiler sadece sömürüye maruz kalmamaktadır. İşsizlik baskısı en şiddetli baskıdır.

    “ADALETSİZLİĞE DUR DEME ZAMANI GELMİŞTİR”

    Asgari ücret Türkiye’de açlık sınırının altındadır. Bugün asgari ücret alanlar hiçbiri insan ihtiyacını karşılayamaz durumdadır. Enflasyonla uygulamış olduğu yanlış iktisadi politikalarla. İşsizlik, enflasyon çift hanelidir, halk yoksuldur. Bu çift hanelerden kurtulmanın yolu tüm emekçilerle tüm çiftçilerle bu mücadeleyi yükseltmektir. Hükümet ne zaman hesapları tutturamasa yeni vergiler çıkarmakta ve yükünü yoksullara yıkmaktadır. En ciddi adaletsizlik vergi adaletsizliğidir. Her 100 liralık verginin 70 lirası dolaylı vergi. Bu dolaylı vergilerle hükümet savaşı, sarayı finanse etmektedir. Buna dur deme zamanı gelmiştir.

    BU ÜLKEYİ YÖNETMEYE ADAYIZ

    Onları bir arada tutan, onları yurttaş yapan aslında bütçe hakkıdır. Bütçe hakkının gasp edilmesi sosyal haklarımızın gasp edilmesidir. Hükümet, bu faşist zihniyet yoksulluk üzerinden kitle desteği sağlıyor. Yoksullara yönelik sosyal yardımları kendisi bahşediyormuş gibi sunmaktadır. Bu süreci biz yöneteceğiz nasıl kendimizi yöneteceğiz diye yola çıktıysak şimdi de bu ülkeyi biz yöneteceğiz. Buna imkanımız var. En önemli hedef budur. Halklarımızla emekçilerle kadınlarla tüm toplumla beraber bu ülkeyi yönetme adayız. Bunun için önümüzdeki süreçte demokrasi cephesinde yer alan herkesle yan yana mücadelemizi yükselteceğiz.

    16 Nisan’da bunu gösterdik. Herkes kendi hayırıyla geldi. Şimdi gene yan yana gelebiliriz. Bu yoksulluğu, bu savaşı bitirebilir. Buna inanmalı bunun için çalışmalıyız.

    “CESARETİ HERKESE BULAŞTIRACAĞIZ”

    Bizler nasıl buraya umudu yüklenerek geldiysek şimdi bu kararlılıkla mahallelerimize, iş yerlerimize sokaklarımıza döneceğiz. Bir kez daha örgütleneceğiz, bir kez daha güçleneceğiz. Hep beraber radikal demokrasi anlayışımızla Kürdüyle, Türküyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Romanıyla, Hıristiyanıyla sınıf mücadelesi aklıyla örgütleneceğiz ve iktidara gideceğiz. İşte stratejik hedefimiz bu. Tüm örgütlerimiz mahallelerde, iş yerlerinde, tarlalarda halkla buluşacak. Bizler kara deryalarda bir feneriz. Umudun yolcularıyız. Dönen dönsün yolundan biz dönmeyiz. Cesaretliyiz, kararlıyız. Cesareti herkese bulaştıracağız. Unutmayın biz haklıyız. Mutlaka kazanacağız.”

    PERVİN BULDAN VE SEZAİ TEMELLİ EŞ GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ

    823 delegenin oy kullandığı kongrede Pervin Buldan ve Sezai Temelli oyların tamamını alarak Eş Genel Başkan seçildi.

    Oylamanın ardından teşekkür konuşması yapan Sezai Temelli, “O kadar uzun bir teşekkür listesi var ki, kolaylaştırmak için şöyle yapalım: Herkes herkese teşekkür etsin, herkes herkese sarılsın hepimizin verdiği sözler var. Bu sözleri tutacağız. Mutlaka kazanacağız.” diye konuştu.

    Teşekkür konuşması yapan Pervin Buldan da, “Emeği geçen tüm arkadaşlarımıza, Türkiye’nin her yerinden gelen halklarımıza , bugün burada bu emeği sarf eden tüm arkadaşlarıma, yoldaşlarıma en içten sevgilerimi sunuyorum. Hepimizin yolu açık olsun. Hep birlikte kazanacağız. Selahattin başkanın dediği gibi o gemiyi limana ulaştıracağız” ifadelerini kullandı.

  • HDP’nin eş başkan adayları kesinleşti

    HDP’nin eş başkan adayları kesinleşti

    PİRHA – HDP, 11 Şubat’ta 3. Olağan Kongresi’ni gerçekleştirecek. HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay, kongreye ilişkin yaptığı açıklamada, “Pervin Buldan ve Sezai Temelli kongremizde eş genel başkan adayları olarak oylanacaklar” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 11 Şubat’ta gerçekleştireceği 3. Olağan Kongresi’ne sayılı günler kala eş başkan adayları kesinleşti.

    HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, Kongre Mutabakat Komisyonu’ndan çıkan iki eş başkan adayının İstanbul milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ile partide Ekonomiden ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcılığı görevinde olan Sezai Temelli olduğunu duyurdu.

    Kemalbay, “İstanbul Milletvekilimiz Pervin Buldan ve 25. Dönem Milletvekilimiz Sezai Temelli, mutabakat komisyonundan çıkan isimler oldu. Kongremizde eş genel başkan adayları olarak oylanacaklar” diye konuştu.

    “HALKIN UMUDU OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kemalbay ayrıca kongreye ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

    “Kongremizde yurt dışından da konuklarımız olacak. AP Sol Grup Başkanı, Fransa Komünist Partisi Genel Sekreteri, İspanya’dan Podemos, Yunanistan’dan Syriza bizlerle olacak. Kıbrıs’tan, Filistin’den katılımcılar olacak. Biz, engellemeler karşısında önlemlerimizi aldık. En güzel mesajlarımızla kongremizde bir arada olacağız. Halkın umudu olmaya devam ettiğimizi göstereceğiz.”

  • İçerenköy Cemevi’nde oruç açımına katılan HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay: Son sözü direnenler söyler-VİDEO

    İçerenköy Cemevi’nde oruç açımına katılan HDP Eş Genel Başkanı Kemalbay: Son sözü direnenler söyler-VİDEO

    PİRHA – HDP Halklar ve İnanç Komisyonu ile birlikte Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi İçerenköy Cemevi’nde Muharrem lokmasına katılan HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, ötekileştirmelere karşı dayanışmanın devam etmesi gerektiğini belirtti.

    Haberin Videosu

    HDP Eş Genel Başkanı, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu ile birlikte Muharrem orucunun 9. gününde İçerenköy Cemevi’nde Muharrem lokmasına katıldı. Kemalbay’ın yanı sıra lokma dağıtımına HDP İstanbul Milletvekilleri Garo Paylan, Sezai Temelli, HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Çilem Küçükkeleş ile çok sayıda Alevi yurttaş katıldı.

    “DİRENENLER SON SÖZÜ SÖYLER”

    HDP heyeti lokma paylaşımından önce cemevi yönetimini ziyaret ederek dayanışma mesajları verdi. Ardından lokma dağıtımına geçildi. Lokma dağıtımı İmam Zeynel Abidin Ocağı pirlerinden Erdoğan Temiz’in gülbeng vermesiyle başladı. Burada kısa bir konuşma yapan Kemalbay, “Tarihte ve günümüzde zalimler var. Hz. Hüseyin gibi şimdi de zalime, zulme direnenler var. Direnenler son sözü söyler” dedi.

    Konuşmasında birlik ve dayanışma mesajları veren Kemalbay, “Sizlerle lokma paylaştığımız için mutluyuz. Birlikte mücadele edeceğiz. Yan yana ve omuz omuzayız” şeklinde konuştu.

    Lokmaların ardından muharrem muhabbetine geçildi. Muhabbet erkanını da İmam Zeynel Abidin Ocağı pirlerinden Erdoğan Temiz yürüttü. 12 imamların Kerbela’da nasıl şehit olduğunun anlatıldığı muhabbet erkanında mersiyeler, deyişler okundu. (HABER MERKEZİ)

  • Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti: Dersim’i barajlarla boşaltmak istiyorlar

    Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti: Dersim’i barajlarla boşaltmak istiyorlar

    HDP’nin düzenlediği 1. Enerji Çalıştayı Dersim’de yapıldı. Çalıştayın ilk gününde enerji- politika ilişkisinin yanı sıra ekolojiye etkisi de tartışıldı.

    Dersim’de 1. Enerji Çalıştayı gerçekleşti. HDP’nin Dersim’de düzenlediği 1. Enerji Çalıştayı’na HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü, HDP PM Üyesi Cevdet Konak, HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün,  Mehmet Yusufoğlu ve HDP MYK üyesi Sezai Temelli katıldı.

    HDP’nin 1. Enerji Çalıştayı Dersim’de Demokratik Alevi Derneği toplantı Salonu’nda düzenlendi. Çalıştayın açılışında konuşan HDP İl Eş Başkanı Murat Polat, Dersim’i “acıların coğrafyası” olarak tanımlayarak, “Biz sadece ormanlarımızın yakılmadığı, vadilerimizin barajlarla sular altında bırakılmadığı, dağlarımızın talan edilmediği bir Dersim’de yaşamak istiyoruz” dedi.

    “DERSİM’İ BARAJLAR İLE BOŞALTMAK İSTİYORLAR”

    HDP PM üyesi Cevdet Konak Dersim’i boşaltmaya dönük devlet politikasının geçmişten günümüze sürdüğünü belirterek, buna rağmen Dersim’in direnişin kalesi olduğunu söyledi.

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş ise devletin toplumsal muhalefetin güçlü olduğu Dersim’i barajlarla boşaltmak istediğini söylerken, HDP Dersim Milletvekili Ali Can Önlü ise Dersim’deki ekolojik tahribatın sadece doğanın değil toplumun dilinin, kimliğinin, inancının tahribatı olduğunu ifade etti.

    “KAPİTALİZME ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ”

    HDP Parti Meclisi üyesi Prof. Dr. Beyza Üstün, ekolojiden bahsedilince tüm canlıların kendi bedenleri içindeki ağdan da bahsedildiğini belirterek başladığı “Enerji perspektifi ile enerji politikalarını irdelenmesi” başlıklı sunumunda ekoloji ve sermaye arasındaki çelişkiyi anlattı. Enerji üretim modellerinin karşısına alternatif modeller önermeye de karşı çıkan Üstün, “Bugün yaşadığımız süreçlerin içinde çözüm ararsak bilelim ki Kapitalizme çözüm üretiyoruz” dedi.

    “BU KADAR ENERJİYE İHTİYAÇ YOK”

    “Enerji politikalarının ekonomi politiği” sunumunda Mehmet Yusufoğlu, enerji üretimi ve tüketimindeki yanlış politikalara ve israfa değindi. “Bu kadar enerjiye ihtiyaç yok” diyen Yusufoğlu, daha Antalya’ya demiryolu yapmamış hükümet ‘size HES yapacağım’ diyemez. Türkiyenin en büyük enerji çıktısı petroldür” dedi.