Etiket: silivri cezaevi

  • Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi!

    Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi!

    PİRHA- Yerine kayyum atanan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan Özer, “Bu davam barış için bir samimiyet testidir. Benim de desteklediğim barış sürecinde bunlar oluyor. 11 Temmuz’da silahların yakılmasıyla yeni bir sürece girdik ancak barış süreciyle benim tutuklu olmam arasında büyük çelişki var” dedi. Mahkeme Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verdi. Başka bir davadan kaynaklı Özer, cevaevinde kalmaya devam edecek.

     

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Cezaevi’nin karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu Ahmet Özer getirildi.

    Silivri’deki duruşma saat 10.00’da başladı. ‘PKK/KCK üyesi olmak’ ile suçlanan Özer hakkında 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Belediye başkanı seçildikten 7 ay sonra tutuklanan Özer, yaklaşık 9 aydır Silivri Cezevi’nde tutuluyor.

    Duruşmayı, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Dilek Kaya İmamoğlu ile bazı partililer de izledi.
    Savcı, Ahmet Özer’in tutukluluğunun devamını talep etti. Ahmet Özer, “Davam barış için samimiyet testidir” diyerek şunları ifade etti:

    “İlk günden beri masumiyet karinem çiğnendi. Benim terör örgütü üyesi olmadığım ilk günden beri belli, bir ülke nasıl bu duruma düşer? Ben bile bu tür iddialarla yargılanıyorsam diğer insanlar ne yapar acaba diye düşünmeden edemiyorum. Gerek muhalefetten gerek iktidardan siyasilerin avukatım da olan kızıma geçmiş olsun diye aramaları benim kim olduğumun ispatıdır.

    Bu davam barış için bir samimiyet testidir. Benim de desteklediğim barış sürecinde bunlar oluyor. 11 Temmuz’da silahların yakılmasıyla yeni bir sürece girdik ancak barış süreciyle benim tutuklu olmam arasında büyük çelişki var. Sayın Feti Yıldız’ın dün yaptığı paylaşım da bunu teyit ediyor. Ahmet Özer bir referans noktasıdır diyen kim? İktidarın ortağı olan bir siyasetçi. Bunu neden söylüyor? Çünkü onlar da benim terör örgütü üyesi olmadığımı biliyorlar. Bir barış süreci yapılacaksa Ahmet Özer neden hala içeride? Karar Gazetesi yazarı Fehmi Koru yazmış bunu. Ben sırf barış süreci oluyor diye tahliye olmak istemiyorum, zaten ben bir terör örgütü üyesi değilim. Bunu bence sizin mahkemeniz de bu iddiaları ortaya atan savcılık makamı da biliyor. Hakkımda bu bomboş dosya oluşturulduktan sonra 1 Kasım itibariyle bir gizli tanık ve dosya dosya gezdirilen bir tanık tutup bu dosyaya getirildi. Türkiye’nin bir kısmı dışlanarak toplumsal barış gerçekleşemez. Mahkemeler, kolluk o ülke için var, ülkemizin topyekün huzuru için var. Bir oyun oynuyor değiliz, her şey bu sürecin bir parçasıdır. Toplum bu yaman çelişkiyi hayretle izlemektedir.”

    Yapılan savunmanın ardından mahkeme Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu 56 kişi daha tahliye edildi!

    Tutuklu 56 kişi daha tahliye edildi!

    PİRHA- İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasıyla başlayan protestolara katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan 59 kişi hakkında daha tahliye kararı verildi. Son iki günde toplan 161 kişi tahliye edildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonla başlayan protestolarda gözaltına alınan ve tutuklanan 59 kişi daha tahliye edildi.

    İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi, tutuklama kararlarına yapılan itirazları karar bağladı. Mahkeme, tutukluların derhal tahliyelerine hükmetti. İstanbul 49. Asliye Ceza Mahkemesi de dün 102 kişi hakkında tahliye kararı vermişti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Mahir Polat, Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi!

    Mahir Polat, Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi!

    PİRHA- Silivri Cezaevi’ne konulan ve sağlık sorunları bulunan Mahir Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini duyruldu.

    İBB’ye yönelik yapılan operasyon kapsamında 23 Mart’ta tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, sağlık sorunları nedeniyle bir süredir tahliye bekliyor. Dün (6 Nisan Pazar) açıklama yapan Polat’ın avukatı Erkam Erdem, tutuklu bulunan Polat’ın tansiyon ölçümlerini paylaşarak hayati tehlikesinin sürdüğünü söyledi.

    Hayati tehlikesi süren tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk ediliyor. Polat’ın avukatı Erkam Erdem, sanal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Polat’ın ATK’ye sevk edildiğini duyurdu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Mahir Polat Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi

    Mahir Polat Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi

    PİRHA-Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada rahatsızlanarak hastaneye sevk edilen ve anjiyo olan Mahir Polat, Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da tutuklanmıştı. Polat, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada rahatsızlanarak hastaneye sevk edilmiş ve anjiyo olmuştu. Polat, anjiyo işleminin ardından tekrar cezaevine geri gönderilmişti.

    Avukat Erkam Erdem, Silivri Cezaevi’nde tutulan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’ın Adli Tıp Kurumu’na sevk edildiğini açıkladı.

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, Polat’ın sağlık durumuna ilişkin sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayarak söz konusu sevk kararının gerçekleştiğini duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tayfun Kahraman’ın eşi: Kronik hastalığı olan Mahir Polat’a aynı eziyeti reva görüyorlar

    Tayfun Kahraman’ın eşi: Kronik hastalığı olan Mahir Polat’a aynı eziyeti reva görüyorlar

    PİRHA-Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Kahraman, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde rahatsızlanarak hastaneye sevk edilen ve anjiyo olduktan sonra tekrar cezaevine geri gönderilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la ilgili olarak, “MS hastası Tayfun’a hastane sevki sırasında eziyet ettiler. Herkes gördü. Şimdi bir sürü kronik hastalığı olan Mahir’e aynı eziyeti reva görüyorlar” dedi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da tutuklanmıştı. Polat, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada rahatsızlanarak hastaneye sevk edilmiş ve anjiyo olmuştu. Polat, anjiyo işleminin ardından tekrar cezaevine geri gönderilmişti.

    Gezi davası hükümlüsü MS (Multiple skleroz) hastası Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç Kahraman, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde rahatsızlanarak hastaneye sevk edilen ve anjiyo olduktan sonra tekrar cezaevine geri gönderilen İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat’la ilgili olarak X hesabından paylaşım yaptı.

    MAHİR POLAT, TAYFUN KAHRAMAN İÇİN PAYLAŞIM YAPMIŞTI

    Mahir Polat, tutuklanmadan önce 22 Aralık 2024 tarihinde tutuklu bulunan Gezi davası hükümlüsü Tayfun Kahraman’a destek vererek, X hesabından şu paylaşımı yapmıştı:

    “Canım Tayfuncum, canım arkadaşım Sesimizi duyan değerli insanlar, Tayfun MS hastası. Halinden ne kadar acı çektiği görüyor musunuz? Hastalığı nedeniyle ne kadar zorlandığını en yakından bilenlerden birisiyim. Hangi partiden, hangi siyasi görüşten olursanız olun ne olur bu ülkede kimseyi vicdansızlığa terk etmeyelim.”

    KAHRAMAN’IN EŞİ DE POLAT İÇİN PAYLAŞIM YAPTI

    Kahraman’ın eşi Meriç Kahraman da, X hesabından Polat’ın 22 Aralık 2024’te attığı tweeti alıntılayarak, şunları yazdı:

    “MS hastası Tayfun’a hastane sevki sırasında eziyet ettiler. Herkes gördü. Şimdi bir sürü kronik hastalığı olan Mahir’e aynı eziyeti reva görüyorlar. Herkes görüyor. Henüz kimse yargılanmadı. Tayfun gibi haksız yere tutuklu olduğunu cümle âlemin bildiği Mahir’i yoğun bakım odasından aldılar, Silivri’ye yeniden götürdüler. Birileri çıkıyor ve “Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsızdır” diyor. Kim inanıyorsa artık…

    “Herkes görüyor zulmünüzü”
    Bizim gibi herkes görüyor zulmünüzü. Niyetinizi de biliyoruz. Ölümden öte köy yok ama ölmeyeceğiz! Acımızı içimize atmayacağız! Susmayacağız! Avaz avaz bağıracağız! 86 milyona tek tek anlatacağız! Bayramlarımızı zehir ettiniz! Çiçek gibi insanların hayatlarıyla oynuyor, çocuklarını babasız bırakıyorsunuz! Bahçeleriniz bahar görmesin!”

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde ilk mesajını gönderdi: O sandık gelecek!

    İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde ilk mesajını gönderdi: O sandık gelecek!

    PİRHA-  Silivri Cezaevi’nde ilk mesajını gönderen İmamoğlu, “O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak” dedi.

    ‘Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine konan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cezaevinden ilk mesaj geldi.

    İmamoğlu, ön seçim sonucuna dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Silivri Cezaevi’nden beni çok mutlu eden bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Cumhuriyet Halk Partimizin Cumhurbaşkanlığı önseçiminde rekor düzeyde bir katılım gerçekleşti. 15 milyon vatandaşımız oy kullandı. İktidarın zulmünden, tarumar edilen ekonomiden, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan canı yanan bu ülkenin on milyonları sandıklara koştu.

    Erdoğan’a “artık yeter” dedi. Bu gece Saraçhane’de ve ülkemin dört bir yanındaki meydanlarda haykıran milyonlara selamlarımı gönderiyorum. O sandık gelecek, millet bu iktidara unutamayacağı bir tokat atacak.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Silivri Cezaevi’nde tutulan kanser hastası KESK’li İsmet Aslan’a ilaçları verilmiyor

    Silivri Cezaevi’nde tutulan kanser hastası KESK’li İsmet Aslan’a ilaçları verilmiyor

    PİRHA- Marmara 5 Nolu L Tipi Cezaevi’nde tutulan KESK’li İsmet Aslan’a kanser ilaçlarının verilmeyerek, tedavisinin engellendiği belirtildi.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nda (KESK) Toplu Sözleşme ve Hukuk İşleri Uzmanı olarak 20 yıldır görev yapan İsmet Aslan, 7 Ekim 2024 tarihinde yapılan ev baskınıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak Marmara (Silivri) Cezaevi’ne gönderildi. Dosyasına gizlilik kararı getirilen Aslan’ın “gizli tanık” ifadeleri gerekçesiyle tutuklandığı kaydedildi.

    KESK’in, Aslan’ın serbest bırakılması için başlattığı uluslararası kampanya kapsamında Cumhurbaşkanlığı ve Adalet Bakanlığı’na protesto mektupları gönderilmesinin yanı sıra 4 bin imza toplandı.

    TEDAVİSİ ENGELLENİYOR

    Marmara 5 No’lu L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan İsmet Aslan, cilt kanserinin bir türü olan Mycosis Fungoides (MF) hastalığıyla mücadele ediyor. Düzenli tedavi gerektiren bu hastalık, cezaevi koşulları nedeniyle ilerleme gösterdi. Ancak, Aslan’ın kullandığı ilaçlar cezaevi idaresinin anlaşmalı olduğu eczaneden temin edilmesine rağmen, güvenlik gerekçesiyle kendisine verilmediği belirtildi.

    Aslan’ın, insan hakları örgütlerinin ve avukatlarının çağrılarına rağmen tedaviye erişemediği, cildinde dökülmelerin başlandığı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel’den, Silivri Cezaevi ziyareti

    CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel’den, Silivri Cezaevi ziyareti

    PİRHA – CHP Grup Başkanı ve Genel Başkan Adayı Özgür Özel, Silivri Cezaevi ziyareti ardından açıklama yaptı. Özel, “Herhangi birisinin içeride tutulduğu her dakikanın büyük bir utanç vesilesi olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk tarihine, siyasi tarihine kara lekelerle yazıldığını ifade etmek isterim” diye konuştu.

    Özgür Özel, Silivri Cezaevi’nde Gezi tutukluları Can Atalay, Osman Kavala, Tayfun Kahraman, Ali Hakan Altınay ile gazeteci Merdan Yanardağ’ı ziyaret etti. Özel, ziyareti sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “2280 gündür Osman Kavala tutuklu ve AİHM’in kendisi hakkında verdiği karara rağmen Anayasa Mahkemesi, kendisiyle ilgili başvuruyu karara bağlamamış durumda. Her ne kadar kendileri bu süreci metanet ve sabırla takip ediyor olsalar da küçük çocuklarının, ailelerinin ve yaşlı anne ve babalarının buraya ziyaretleri noktasında yaşananlar açısından bakıldığında bütün vatandaşlarımızın ortak talebi bir an önce Yargıtay sürecinin olumlu yönde tamamlanması. Hep birlikte Gezi davası ile ilgili hukuk, adalet bekliyoruz. Daha önce arkamdaki salonda takip ettiğimiz, kimisi açısından iki, kimisi açısından 3 kez beraatle sonuçlanmış bu sürecin, bir şekilde tekrar yargı sürecine taşınmış olmasını ve bu hale getirilmiş olmasını kabullenmek gerçekten mümkün değil.”

    “HER BİRİYLE ÖZGÜRLÜKTE KUCAKLAŞMAYI ÜMİT EDİYORUM”

    Can Atalay ile Soma davası üzerinden, bütün tutuklularla Gezi davası üzerinden, Merdan Yanardağ ile Ergenekon davaları üzerinden sürekli ilişki içinde olan birisi olarak geçen hafta ortaya koyduğumuz tutum belgemiz ve içinde bulunduğumuz süreçle ilgili ziyaretler kapsamında da burayı ziyaret ettim. Nasıl önceki genel başkanları, nasıl siyaset arkadaşlarımı ziyaret ediyorsak, buradaki dostlarımız da benim uzun yıllardır sürdürdüğüm mücadelede, adeta ailemin birer üyesi gibiler. Onlarla gelip hangi süreçte olduğumuzu paylaştık. Kendilerinin kıymetli fikirlerini aldık ve bundan sonraki süreçle ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Her biriyle bundan sonraki dönemde özgürlükte kucaklaşmayı ümit ediyorum. Herhangi birisinin içeride tutulduğu her dakikanın büyük bir utanç vesilesi olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk tarihine, siyasi tarihine kara lekelerle yazıldığını ifade etmek isterim.

    ÜMİT EDİYORUM EN KISA ZAMANDA ÖZGÜR KALIRLAR

    Özel, gazetecilerin görüştüğü kişilerin kendisinin genel başkan adaylığına destek verip vermediği sorusuna, “Cezaevi şartlarında, cezaevi mahremiyetine yakışır, çok dostça paylaşımlarımız oldu ama onların durumu gereğince bunu benim burada ifade etmem doğru olmaz. Ümit ediyorum en kısa zamanda özgür kalırlar, tahliyeleri sırasında bu soruyu kendileri yanıtlarlar” cevabını verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Celalettin Can: Aylarca bizi hapiste tutmaya çalışmaları kabul edilebilir değil – VİDEO

    Celalettin Can: Aylarca bizi hapiste tutmaya çalışmaları kabul edilebilir değil – VİDEO

    PİRHA – 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, Özgür Gündem Gazetesi’nde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığı için hapis cezası aldı.

    78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can’a, Özgür Gündem Gazetesi’nde nöbetçi genel yayın yönetmenliği yaptığı için 15 ay hapis cezası verildi.  28 Ağustos’ta İnfaz Savcılığı’na teslim olacağını söyleyen Can, aldığı hapis cezasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “DAYANIŞMA İÇİNDE OLMAK SUÇ DEĞİLDİR”

    Can, dayanışma içinde olmanın suç olmadığını belirterek şunları söyledi:
    “Ben bir gazeteciyim, yazarım. Toplumun sorunlarına karşı duyarlı bir insanım. Gazeteciliğin sorunlarına da fazlasıyla duyarlı bir insanım. Bizim Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışma içerisine girmemiz en doğal hakkımızdır. Dayanışma içinde olmak suç değildir. Suç kabul edilip bunun üzerinden ceza geliştirilmesi kabul edilemez bir şeydir. Ama maalesef bizim ülkemizde bunlar oluyor.”

    “DEMOKRASİ KARŞITI HAREKET TARZINI GERİLETECEĞİZ”

    Can, pazartesi günü İnfaz Savcılığı’na teslim olacağını belirterek, sonrasında ise Silivri Cezaevine götürülebileceğini ya da denetimli serbestlik hakkının kabul edilmesi durumunda özgür kalacağını aktardı. Celalettin Can, yaşadıklarına ilişkin “Aylarca bizi hapiste tutmaya çalışmaları kabul edilebilir bir şey değil. Bunu kınıyorum” diyerek şöyle devam etti:

    “Her şeye rağmen birbirimize sahip çıktıkça demokrasi karşıtı hareket tarzını gerileteceğiz. 21. yüzyıl Türkiye’sinde hala bir dayanışmanın bile bir ceza konusu yapıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Umarım demokrasi mücadelesini geliştirme imkanlarını iyi kullanabiliriz. Bunu geriletiriz ve bir daha böyle şeyler yaşanmaz.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Yanardağ’dan ilk mesaj: Boyun eğmeyeceğim!

    Yanardağ’dan ilk mesaj: Boyun eğmeyeceğim!

    PİRHA- Linç kmpanyası sonrası gözaltına alınıp tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, avukatı aracılığıyla gönderdiği mesajda, “Haksızlıklara hiçbir zaman boğun eğmeyeceğim” dedi.

    İmrali Cezaevi’nde bulunan ve yıllardır kendisinden haber alınamayan PKK lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecriti eleştirdiği için hedef haline getirilerek tutuklanan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, Silivri Cezaevi’nde avukatı aracılığıyla kamoyuna mesaj gönderdi.

    Avukatı Bilgutay Hakkı Durna, Yanardağ’ın sağlığının yerinde olduğunu belirtti. Yanardağ, mesajında, “Ben her şeye karşı engelleri aşacağımızı düşünüyorum. Herkesi sevgiyle selamlıyorum. Bir şeyin bilinmesini istiyorum. Haksızlıklara hiçbir zaman boğun eğmeyeceğim” sözlerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • İşkenceyle öldürülen tutukluya 14 bin TL yemek parası çıkarıldı

    İşkenceyle öldürülen tutukluya 14 bin TL yemek parası çıkarıldı

    PİRHA-  Geçen yıl Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde gardiyanların işkencesi sonucu yaşamını yitiren Ferhan Yılmaz’ın ikametgahına 14 bin TL yemek bedelli faturası tebliğ edilerek, 15 gün içerisinde ödenmesi istendi.

    6 Nisan 2022 tarihinde Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde gardiyanların işkencesi sonucu yaşamını yitiren Ferhan Yılmaz’ın ikametgâhına 14 bin TL yemek bedelli faturası tebliğ edildi.

    Yılmaz’ın İstanbul’da kayıtlı olduğu ikametgaha tebligat gönderen Balıkesir Vergi Dairesi Başkanlığı, 3 yıllık tutukluluğunun yemek bedeli olarak kestiği faturanın 15 gün içinde ödenmesini istedi. Vergi dairesi, paranın belirtilen sürede ödenmemesi halinde haciz için mahkemeye başvuracaklarını bildirdi.

     NE OLMUŞTU?

    Ferhan Yılmaz, 6 Nisan 2022 tarihinde Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 60 gardiyanın işkencesine maruz kalmış ve yaşamını yitirmişti. Yılmaz’ın işkence sonucu öldüğüne dair görgü tanıkları, koğuş arkadaşlarının anlatımı ve kameralara yansıyan görüntüler ortaya çıkmasına rağmen olayla ilgili açılan soruşturma hala devam ediyor.

    Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, olayın ardından ‘kalp krizi geçirdi’ diyerek işkence iddialarını reddetmişti. Ancak raporlarda Yılmaz’ın vücudunda işkence izleri tespit edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun: Gökhan Yıldırım asılsız ve uydurma iddialarla tutuklatılmıştır

    Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun: Gökhan Yıldırım asılsız ve uydurma iddialarla tutuklatılmıştır

    PİRHA-Ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun, Gökhan Yıldırım’ın tekrardan cezaevine götürülmesine tepki göstererek, “Tekirdağ ilgili savcılığı yeni bir ATK muayenesi ve dolayısıyla yeni bir sağlık raporu olmadan mevcut infaz erteleme kararını kaldırarak hukuksuz bir karara imza atmıştır” dedi.

    Adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu direnişinin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen Gökhan Yıldırım hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırılarak 22 Kasım’da tutuklanarak Silivri Cezaevine götürüldü.

    Ölüm orucu direnişçileri Sibel Balaç ve İleri Kızılaltun, Gökhan Yıldırım’ın tutuklanarak Silivri Cezaevine götürülmesine ilişkin yazlı açıklama yaptı.

    Yapılan açıklamada, Gökhan Yıldırım için daha önce verilen ve hem tıbbi açıdan hem de hukuki açıdan geçerliliğini koruyan ATK kararı hiçe sayıldığına dikkat çekilerek, “Bu karar kuşkusuz ki siyasidir. Karara imza atan Tekirdağ ilgili savcılığı bu siyasi kararın yasal kılıfını hazırlama işiyle görevlendirilmiştir” denildi.

    “GÖKHAN YILDIRIM’IN TEDAVİSİ DEVAM ETMEKTEDİR”

    “Gökhan Yıldırım’ın tahliye edildiği günden itibaren polis tarfından izlendiğinin aktarıldığı açıklamanın devamında, şunlar ifade edildi:

    “Tedavisi devam etmektedir, düzenli olarak doktor randevularına gitmektedir. Sağlık sorunları devam etmekte, gittiği her yere en az 2 kişi gitmektedir. Ağrıları sürmektedir. Kas oluşumu tamamlanmamış, yürüme bozukluğu sürmektedir.

    Tekirdağ ilgili savcılığı yeni bir ATK muayenesi ve dolayısıyla yeni bir sağlık raporu olmadan mevcut “infaz erteleme kararını kaldırarak hukuksuz bir karara imza atmıştır. ATK’nın raporu dikkate alınarak verilen bir “infaz durdurma kararı” siyasi olarak ve de asılsız polis iddiaları ile kaldırılmıştır. Bunun yasal bir izahı dahi yoktur söz konusu olan yaptık oldu zorbalığıdır. Gökhan Yıldırım’ın tutuklanması, adil yargılanma talebimizin ve mücadelemizin haklılığını, zorunluluğunu ve de aciliyetini bir kez daha göstermiştir. Bu talep ve mücadele tüm halkımızındır ve hep birlikte mücadele ile kazanımlar yaratmaya devam edeceğiz. ATK raporu ve verilen “infaz erteleme kararı” yeniden esas alınmalıdır. Bu kararı kaldıran son hukuksuz karar iptal edilmelidir. Gökhan Yıldırım asılsız ve uydurma iddialarla, soyut gerekçelerle tutuklatılmıştır. Adil yargılanma hakkımızı ve Gökhan Yıldırım’a özgürlük istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    >Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

     

  • Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    PİRHA-Müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyuran Halkın Hukuk Bürosu, Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünü açıkladı.

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyurdu. Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğü kaydedildi. Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eylemi yapmış ve sağlık durumu nedeniyle hakkında infaz erteleme kararı verildikten sonra ölüm orucunu bırakmıştı.

    “GÖKHAN YILDIRIM SERBEST BIRAKILSIN”

    HHB tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “255 gün ölüm orucu direnişin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen müvekkilimiz Gökhan Yıldırım hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırıldı. Gökhan Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünün bilgisi verildi.

    Gökhan Yıldırım hakkında 5 Şubat tarihinde ATK muayene randevusu olmasına rağmen tedavisi devam ederken infaz erteleme kararının kaldırılması yasadışıdır. Gökhan Yıldırım infaz erteleme kararında herhangi bir adli kontrol tedbiri altına alınmamıştır. Nöropatik ağrıları devam ederken evinin önünden gözaltına alınmıştır. İnfaz erteleme kararının kaldırılması için herhangi bir şart oluşmamıştır. Bu durum Gökhan Yıldırım’ın sağlığını riske atmaktadır. Gökhan Yıldırım serbest bırakılsın.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Kaftancıoğlu, Silivri Cezaevi’ne gönderildi

    Kaftancıoğlu, Silivri Cezaevi’ne gönderildi

     PİRHA- Yargıtay’ın cezasını onadığı CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, infaz işlemlerinin yapılması ardından Silivri Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Kaftancıoğlu,  denetimli serbestlik ile serbest bırakılacak. 
    Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 2012’deki dijital medya paylaşımlarına ilişkin yerel mahkemenin verdiği 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezasını onadı. Kaftancıoğlu, işlemlerin yapılması için İstanbul Adliyesi’ne gitti. Burada infaz işlemleri tamamlanan Kaftancıoğlu, daha sonra yeni açılan Silivri Kadın Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi.
    Kaftancıoğlu’nun avukatı Doğuşcan Aydın Aygün, müvekkilinin işlemlerinin ardından cezaevine gideceğini, orada da denetimli serbestlik kapsamında serbest bırakılacağını açıkladı.

    DÜŞMANLIK SİZDE KALSIN

    Kaftancıoğlu, adliye önünde “Hepimizin Gezi direnişi kutlu olsun” derken, twitter hesabından şu paylaşımda bulundu:

    “İnatla bana ‘devlet düşmanı’ yakıştırması yaparak algı oluşturmaya çalışan trol ve troliçeler; eğer bir şeye düşman olacaksam AKP’ye düşman olurdum ki onu bile olamam. Ruhumda yok çünkü, aynen sizlere bile düşman olamadığım gibi:) Düşmanlık sizde kalsın, nereden gelirse gelsin yanlış olanı eleştiri hakkı bende iftira, hakaret, küfür, yalan dolanla iş yapanlara düşmanlık edersem eğer size benzerim ki hayatta en korktuğum şey bu olsa gerek. Canlı, doğa ve vatan sevgimi ölçmeye ise ne aklınız ne de ufkunuz yeter.”
    (HABER MERKEZİ)
  • Kenanoğlu, Silivri Hapishanesi’ndeki işkence iddialarını Adalet Bakanlığı’na sordu

    Kenanoğlu, Silivri Hapishanesi’ndeki işkence iddialarını Adalet Bakanlığı’na sordu

    PİRHA- HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, iki mahpusun yaşamını yitirdiği Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’ndeki işkence ve toplu intihar iddialarına ilişkin önerge vererek, “Kamuoyuna da yansıyan Silivri 5 No’lu Cezaevinde yaşanan baskılar ve ölümler nedeniyle soruşturma açılmış mıdır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, iki mahpusun yaşamını yitirdiği Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’ndeki işkence ve toplu intihar iddialarını Adalet Bakanlığı’na sordu.

    Verdiği önergede, 11 Nisan 2022 tarihinde Silivri 5 No’lu L Tipi Hapishanesi’nde işkence, toplu intihar ve ölüm haberlerinin kamuoyuna yansıdığını belirten Kenanoğlu, konuya dair basında çıkan ses ve video kayıtları ile ailelerin beyanlarının söz konusu iddiaları doğrular nitelikte olduğunu ifade etti.

    “DELİL VE BEYANLAR, SÖZ KONUSU İDDİALARI DOĞRULUYOR”

    Kenanoğlu’nun Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e verdiği soru önergesinde şu ifadelere yer verildi:

    “11 Nisan 2022 tarihinde Silivri 5 No’lu Cezaevinde toplu intihar iddiaları ve ölüm haberleri kamuoyuna yansımıştır. Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde 60 gardiyanın baskı ve işkencesinin ardından 2 tutuklunun yaşamını yitirdiği öğrenilmiştir. Yaşamını yitirenlerden (tahliyesine 2 gün kalan) Ferhan Yılmaz’ın cenazesini Silivri Devlet Hastanesi’nden alan aile, cenazeyi Batman’ın Kanîrewa (Örmegözü) köyünde toprağa vermiştir. Ön otopsi raporunu almak isteyen aileye yetkililer, ‘6 ay sonra ancak verilir’ cevabını iletmiştir. Silivri Cezaevi’nde yaşananlara dair yetkililerden bilgi ve otopsi raporu alamayan aile, cenazede görülen işkence izlerinden dolayı çocuklarının katledildiğini belirtmektedirler. Basında çıkan ses kaydı, hastanede yapılan video çekimi ve yine ailenin bu konuyla ilgili verdiği beyanlar söz konusu iddiaları doğrular niteliktedir.

    “İŞKENCE NEDENİYLE 8 MAHPUS SİLİVRİ DEVLET HASTANESİ’NE KALDIRILDI”

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nin kamuoyuyla paylaştığı rapora göre, Silivri 5 No’lu Cezaevinde sayım sırasında mahpusların işkenceye maruz bırakıldıkları, intihara zorlandıkları, haklarında gerçeğe aykırı tutanak tutulduğu, ‘darp yoktur’ beyanına zorlandıkları ve işkence nedeniyle 8 mahpusun Silivri Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı, işkence ve kötü muamelenin sürdüğü, avukat görüşlerinin engellendiği aktarılmaktadır.

    Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nin Silivri Cezaevine gönderdiği heyetin açıklamasına göre; 60 kişilik koğuşa giren gardiyanların, mahpuslardan birine tokat attığı, ‘dışarı çık seninle dışarıda görüşeceğiz’ diyerek tehditlerde bulunduğu, yaşanan arbedede hasta bir mahpusun atak geçirdiği, ertesi gün 60’a yakın gardiyanın tekrar koğuşa geldiği, yanlarında bulunan kurum müdürünün mahpusları ‘size film çekeceğiz’ diyerek tehdit ettiği, gardiyanların 6 mahpusa işkence ettiği, yaşanan baskı ve şiddet üzerine bir mahpusun ayakkabı ipleriyle bahçede intihara teşebbüs ettiği, gardiyanlar ve sağlık çalışanlarının intihar teşebbüsünü görmelerine rağmen müdahale etmedikleri, ardından 6 mahpusun hap içerek intihara teşebbüs ettiği, mahpuslardan birinin yoğun bakımda olduğu, diğer mahpuslara da telefon yasağı getirildiği aktarılmıştır.

    “SİLİVRİ 5 NO’LU CEZAEVİNDE YAŞAMINI YİTİREN 2 MAHPUSUN ÖLÜM SEBEBİ NEDİR?”

    Yaşanan bu olaylar esnasında ‘yumuşak oda’ denilen hücreye atılan mahpusların botlarla kafasına basıldığı, mahpusların sürekli işkenceye maruz bırakıldığı ve intihara zorlandığı, gardiyanların ip vererek ‘kendini assana, öldürsene’ dediği mahpus yakınları tarafından aktarmaktadır. Yaşadıkları işkence ve kötü muamele nedeniyle hastaneye kaldırıldıktan sonra yaşamını yitiren Ferhan Yılmaz’ın ölüm nedenine ‘kalp krizi’ yazılmasına rağmen bedeninde morluklar olduğu iki gözünün patlak olduğu ve boynunda çamaşır ipiyle asılmış gibi bir izin olduğu edinilen bilgiler arasındadır.”

    Bu bağlamda;

    -Silivri 5 No’lu Cezaevinde yaşanılan olaylardan Bakanlığınız haberdar mıdır? Kamuoyuna da yansıyan Silivri 5 No’lu Cezaevinde yaşanan baskılar ve ölümler nedeniyle soruşturma açılmış mıdır?

    -Silivri 5 No’lu cezaevinde yaşamını yitiren 2 mahpusun ölüm sebebi nedir?

    -Silivri 5 No’lu cezaevinde yaşamını yitiren Ferhan Yılmaz’ın ön otopsi raporu aileye neden verilmemiştir?

    -Mahpuslar hakkında gerçeğe aykırı tutanak tutulduğu ve ‘darp yoktur’ beyanında bulunmaya zorlandıkları iddiaları doğru mudur?

    -Mahpusların ‘yumuşak oda’ denilen hücreye atıldığı, bahçeye çıkarılan mahpusların, gardiyanlar tarafından darp edildiği ve ip verilerek ‘kendini assana, öldürsene’ denildiği, intihara zorlandığı iddiaları etkin soruşturulacak mıdır?

    -Yaşanan bu hak ihlallerine rağmen ‘telefon yasağı’, avukat ve aile görüşlerine neden izin verilmemektedir?”

    PİRHA/ANKARA

  • Silivri Cezaevi’nde bir mahpus koronadan öldü

    Silivri Cezaevi’nde bir mahpus koronadan öldü

    İstanbul Bakırköy Başsavcılığı, Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları’ndaki bir hükümlünün, korona virüsü nedeniyle öldüğünü açıkladı. Savcılığın açıklamasına göre cezaevinde virüs tespit edilen hükümlü ve tutuklu sayısı 82’ye yükseldi.

    Bakırköy Başsavcılığı’nın açıklamasında , “8 Mayıs 2020 tarihinde yapılan basın açıklamasında; koronavirüs belirtileri gözlemlenen tutuklu/hükümlülere Kovid-19 testi uygulandığı, testleri pozitif çıkan 44 tutuklu/hükümlünün tedavilerinin devam ettiği kamuoyuna duyurulmuştu. Bu tarihten itibaren kurumda, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli bir şekilde rutin aralıklarla filyasyon çalışması yapılmıştır. Bugün itibariyle Silivri 7 Nolu L Tipi Cezaevinde 47, Silivri 8 Nolu L Tipi Cezaevinde 35 olmak üzere, COVİD-19 vaka sayısı 82’dir.” ifadelerine yer verildi.

    “Hayatını kaybeden hükümlünün tüberküloz, verem gibi kronik akciğer hastalıkları bulunduğu ve 7 Mayıs’ta sağlık kurumuna sevk edildiği belirtilen açıklama da devamla şunlar belirtildi: “Aynı tarihte Kovid-19 testinin negatif olduğu anlaşılmış olup tedavi sürecinde testi pozitife dönmüş ve hastanede yoğun bakımdaki tedavisi devam ettiği sırada, 21 Mayıs 2020 tarihinde saat 17.45’te hayatını kaybetmiştir. Tedavi süreci devam eden 82 tutuklu/hükümlünün genel sağlık durumları iyidir. Bu kişilerden hiçbir semptom göstermeyen 72 tutuklu/hükümlü doktor kontrolünde kendilerine ayrılan izole bir bölümde, 10’u da sağlık kurumlarında tedavi edilmektedir. Aileleri, tedavi süreçleri hakkında bilgilendirilmiştir.”

     

  • Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ölüm orucuna başladı

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ölüm orucuna başladı

    PİRHA- Süresiz açlık grevinde olan tutuklu Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ölüm orucuna başladı.

    Silivri Cezaevi’ndeki açlık grevinin 200. gününde olan İbrahim Gökçek, avukat Hüseyin Boğatekin ile yaptığı görüşmesinde ölüm orucuna başladığını duyurdu.

    Avukat Boğatekin’in sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadeler yer aldı:

    “Az evvel adalet ve özgürlük talebiyle 200 gündür açlık grevinde olan Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ile görüştüm. Bugün ”ölüm orucuna” başladığını, talepleri kabul edilmedikçe vazgeçmeyeceğini belirtti. Çok zayıflamıştı. Bitkin ama moralliydi.”

    Grup Yorum üyeleri, sürekli olarak baskın yapılarak terörize edilmeye çalışılan ve grubun çalışmalarını yürüttüğü İdil Kültür Merkezine polis baskınlarının son bulması, üyelerinin İçişleri Bakanlığı’nın arananlar listesinden çıkarılması, 3 yıldır devam eden konser yasaklarının kaldırılması ve tutsak Yorum üyelerinin serbest bırakılması talepleri için açlık grevi yapıyordu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Kenanoğlu mecliste konuştu: Zeynep Yıldırım ve Songül Çimen serbest bırakılsın – VİDEO

    Kenanoğlu mecliste konuştu: Zeynep Yıldırım ve Songül Çimen serbest bırakılsın – VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, mecliste yaptığı konuşmada,  Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ve yöneticisi Songül Çimen’in derhal serbest bırakılmasını istedi. 

    Haberin Videosu

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, mecliste kendisine verilen konuşma sırasında Armutlu Cemevi yöneticisi ve emektarı Songül Çimen’in kendisine mektup göndererek durumunu anlattığını söyledi.

    Kenanoğlu, Songül Çimen’in 60 yaşında, 2 çocuk annesi olduğunu on yıldır Armutlu Cemevi’nde yöneticilik yaptığını kaydetti.

    “SONGÜL ÇİMEN SIK SIK MİDE KANAMASI GEÇİRİYOR”

    Çimen’in gizli tanık yöntemleriyle tutuklandığını belirten Kenanoğlu, Silivri Cezaevinde olan Songül Çimen’in sık sık mide kanaması geçirdiğine, astım ve romatizma hastası olduğuna dikkat çekti.

    Kenanoğlu, ” ‘Camiye ayakkabılarıyla girdi’ diye kıyamet koparanlar, cemevlerine silahlarıyla ve postallarıyla girmekten çekinmiyorlar ki Armutlu Cemevine böyle girdiler. Bu zihniyeti cemevlerine saygıya davet ediyorum. Cemevlerimizden ve Armutlu Cemevinden ellerinizi çekin” dedi.

    Son olarak Kenanoğlu, Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ve Songül Çimen’in derhal serbest bırakılmasını istedi. (HABER MERKEZİ)

  • Cezaevinden tahliye olan Eren Erdem: Mücadelemize devam edeceğiz

    Cezaevinden tahliye olan Eren Erdem: Mücadelemize devam edeceğiz

    Eski CHP Milletvekili Eren Erdem, hakkında verilen tahliye kararının ardından cezaevinden çıktı.

    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesi, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek” suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezası verilen eski CHP milletvekili Eren Erdem’in yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesi yönünde hüküm verdi.

    Kararın ardından Erdem, Silivri Ceza İnfaz Kurumları’ndan tahliye edildi. Erdem, cezaevine ait bir minibüsle getirildiği TEM Otoyolu kenarındaki bir dinlenme tesisinde, CHP’liler tarafından karşılandı. Erdem, daha sonra gittiği CHP Silivri İlçe Başkanlığı’nda bir açıklama yaptı.

    “28 ŞUBAT’TA ZULME UĞRAYANLAR AYNI ZULMÜ UYGULUYOR”

    28 Şubat döneminde zulme uğrayanların şimdi aynı zulmü uyguladığını belirten Erdem, şunları söyledi:

    ”490 gün boyunca tek başıma 8 metrekarelik bir hücrede kaldım. Bu tür muameleler insanlara geri adım attırmak, düşüncelerinden taviz vermesi için yapılır. Ben partim için ne yaptıysam arkasındayım.

    CHP kamuoyuna çok teşekkür ederim, Cumhuriyet gazetesine ve diğer bütün özgür basın mensuplarına teşekkür ederim. Düşmanlarımıza benzediğimiz gün kaybettiğimiz gündür.

    Beni kendilerine 28 Şubat’ta zulmedenlere benzeyen bir güruh rehin aldı ama ben bana zulmedenlere benzememeye and içmiş bir siyasetçi, demokratım, cumhuriyet çocuğuyum. Cezaevine bir CHP’li olarak girdim ve bir CHP’li olarak çıktım. Mücadelemize devam edeceğiz. Demokratik, barışçıl platformdaki mücadelemizi sürdüreceğiz. En büyük temennim, cezaevinde bıraktığım, haksız yere orada olan arkadaşların da özgürlüklerine kavuşmasıdır.

    Ben Osman Kavala’yla yan yana koğuşlarda kaldım, aramızda bir cam vardı. Birbirimizle bağırarak konuşurduk, o sabahları erken kalkar, yürüyüş yapar, beni de teşvik ederdi. Ben 450 kilometre yürüdüğüm için yeter demiştim ama onun sayesinde 490 gün boyunca yürüdüm.

    ‘Nerede kalmıştık’, diye bir tweet atıyorlar ya. Ben de nerede kalmıştık diyorum. Herkes için adaleti, çoğulcu demokrasiyi savunmayı sürdüreceğiz. Biz Türkiye’de herkes FETÖ’nün sümüklü mendilini yüzüne sürdüğü dönemde Gülen’i ifşa etmiş bir adamım, ben hala onların açtığı davalarda yargılanıyorum.

    Beni içeride tutsalar ne fark eder. Ben içeride kaldım ama arkadaşlarım demokrasi mücadelesini devam ettirdiler ve bu bir sonuç getirdi.”

    Yargıtay sürecinin devam edeceğini aktaran Erdem, avukatlarının gerekli başvuruyu yapacaklarını dile getirdi.

  • Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi hala hazır değil

    Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi hala hazır değil

    PİRHA- Bir yıla yakın bir süredir cezaevinde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın iddianamesi bile henüz hazır değil. Yıldırım’ın dosyası ile ilgili bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu avukat Nadide Özdemir’in, dosya ile ilgili resmi girişimlerde bulunduğu sırada savcılık katibinin kendisine “Bunlar terör dosyaları. İddianamenin hazırlanmasının bir yıldan fazla sürmesi normal” dediğini aktardı. 

    PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım, 2018 yılının Temmuz ayında polisin PSAKD Sarıyer Şubesi Armutlu Cemevi’ne polis baskını yapmasının ardından olayla ilgili basın açıklaması yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. 24 Temmuz’da gece baskınıyla evinden gözaltına alınan Yıldırım, 26 Temmuz’da tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    8 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Yıldırım 2 ay önce Gebze Cezaevi’ne sürgün edildi. Halkın Hukuk Bürosu avukatları, Yıldırım ile birlikte Mesude Pehlivan, Nurhan Yılmaz ve Helin Bölek’in de Gebze Cezaevi’ne sürgün edildiği bilgisini verdi.

    “BU İDDİANAMENİN HAZIRLANMASININ UZUN SÜRMESİ NORMAL”

    Toplamda 10 aydır cezaevinde bulunan ve hala neyle suçlandığı belli olmayan Yıldırım’ın iddianamesi de henüz hazır değil. Yıldırım’ın dosyası için bilgi PİRHA’ya bilgi veren Halkın Hukuk Bürosu (HHB) avukat Nadide Özdemir’in, dosya ile ilgili resmi girişimlerde bulunduğu sırada savcılık katibinin kendisine “Bunlar terör dosyaları. İddianamenin hazırlanmasının bir yıldan fazla sürmesi normal” dediğini aktardı.

    Öte yandan Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş kızının serbest bırakılması için Armutlu cemevi’nin bahçesinde başlattığı oturma eylemine 300’güne yakındır devam ediyor. (HABER MERKEZİ)