Etiket: taciz

  • 3 öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen öğretmen tutuklandı

    3 öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen öğretmen tutuklandı

    Silopi’de 3 öğrenciye cinsel tacizde bulunduğu iddia edilen öğretmen tutuklandı.

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde erkek yurdunda kalan 3 lise öğrencisi, yurtta öğretmenlerinin cinsel tacizine uğradıklarını bildirdi.

    Çocukların yaşadıklarını okul yönetimine anlatması üzerine, emniyete haber verildi. Cinsel tacize dair Silopi Savcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında 3 öğrencinin ifadesine başvuruldu. Öğrencilerin ifadeleri doğrultusunda öğretmen Sadun V. gözaltına alındı.

    Savcılık ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen Sadun V., “çocuğa cinsel istismar” suçundan tutuklayarak, cezaevine gönderdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Elazığ’da 4 kız öğrenciyi taciz eden İsmail Bayraktar, tutuklandı

    Elazığ’da 4 kız öğrenciyi taciz eden İsmail Bayraktar, tutuklandı

    PİRHA-Elazığ’da 4 kız öğrenciyi taciz eden Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü antrenörü İsmail Bayraktar tutuklandı. 

    Elazığ’da 4 kız öğrenci, Elazığ Sosyal Yardımlaşma Spor Kulübü antrenörü ve bir lisede de öğretmen olarak görev yapan İsmail Bayraktar, hakkında kendilerine tacizde bulunduğu iddiasıyla savcılığa şikayette bulundu.

    Başlatılan soruşturma kapsamında Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından açığa alınan İsmail Bayraktar, savcılık talimatıyla gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen İsmail Bayraktar, savcılıktaki sorgusunun ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • 9 öğrenciye tacizde bulunan fail tutuklandı

    9 öğrenciye tacizde bulunan fail tutuklandı

    PİRHA- Elazığ’da bir lise müdürü G.C., önce 8 öğrenciye yönelik taciz suçundan gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak bir öğrencinin daha şikayeti üzerine tekrar gözaltına alınan G.C., “çocuğun cinsel istismarı” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Elazığ, 8 öğrenciye cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanan ve mahkemeye çıkarıldıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan lise müdürü G.C., bir öğrencinin daha şikayeti üzerine tutuklandı. Lise öğrencisi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), okul müdürü G.C. tarafından taciz edildiğini bildirdi. Bu şikayetin ardından, 7 öğrenci daha okul müdürü G.C.’nin tacizlerine maruz kaldıklarını ifade ettiler.

    Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucunda fail G.C., 28 Mart’ta gözaltına alındı ve ertesi gün nöbetçi mahkeme tarafından adli kontrolle serbest bırakıldı.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü, fail G.C. hakkında idari bir soruşturma başlattı ve müdürü zorunlu izne ayırdı.

    Daha sonra G.C. hakkında başka bir öğrenci tarafından şikayette bulunuldu. Çocuğun şikayeti üzerine Elazığ Cumhuriyet Savcılığı, G.C. hakkında yakalama kararı çıkardı. Avukatıyla birlikte adliyeye giden G.C., savcılık ifadesi alındıktan sonra tutuklanması talebiyle Elazığ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi.

    Mahkeme, G.C.’yi “çocuğun cinsel istismarı” suçundan tutuklayarak cezaevine gönderdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Şırnak’ta kadını taciz eden uzman çavuş darp edildi

    Şırnak’ta kadını taciz eden uzman çavuş darp edildi

    PİRHA- Şırnak’ta sokakta bir kadını taciz eden uzman çavuş, yurttaşlar tarafından darp edildi. 

    Şırnak’ta akşam saatlerinde bir uzman çavuşun bir kadını taciz ettiği belirtildi. Edinilen bilgilere göre, Dicle Mahallesi’nde uzman çavuş bir kadını taciz etti. Tacize müdahale eden çevredeki yurttaşlar uzman çavuşu darp etti.

    Hastaneye kaldırılan uzman çavuşun durumunun kritik olduğu öğrenildi.

    Olay hakkında soruşturma başlatıldığını duyuran Şırnak Valiliği, 4 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tarikat yurdunda 10 öğrenci taciz ve istismar edildi

    Tarikat yurdunda 10 öğrenci taciz ve istismar edildi

    PİRHA – Antalya’nın Alanya ilçesinde Süleymancılar cemaatine ait Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’nda kalan 10 erkek öğrenci taciz ve istismar edildi.

    Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’nda 10 erkek öğrenciye taciz ve istismarda bulunduğu belirtilen eğitmen G.R.U. (21) hakkında toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Mağdur öğrencilerin ifadeleri, hazırlanan iddianamede yer aldı.

    Süleymancılar cemaatine ait Sugözü Erkek Öğrenci Yurdu’nda görevli G.R.U’nun, geçen yıl 14 yaş altındaki 5 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu yönünde suç duyurusunda bulunuldu. Şikâyet sonrası ifadesi alınıp, serbest bırakılan G.R.U. hakkında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, suç duyurusunda bulundu. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatı ile G.R.U., 21 Kasım 2023’te yeniden gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen G.R.U., tutuklandı.

    10 MAĞDUR ÇOCUK OLDUĞU ANLAŞILDI

    Olayla ilgili yürütülen soruşturma ve alınan ifadeler kapsamında taciz ve istismara uğrayan öğrenci sayısının 10 olduğu tespit edildi. G.R.U. hakkında 9 öğrenciye yönelik “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar”, “çocuğa karşı cinsel taciz”, “çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri vermek ya da bunların içeriğini göstermek”, 1 öğrenciye yönelik ise “nitelikli cinsel istismar” suçlamasıyla toplam 94 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. İddianame, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi.

    ÖĞRENCİLERİN İFADELERİ İDDİANAMEDE

    İddianamede öğrencilerin ifadeleri de yer aldı. Öğrenciler, G.R.U’nun özel bölgelerine dokunduğunu, müstehcen tekliflerde bulunduğunu, cinsel çağrışım uyandırabilecek oyun oynattığını, kendisine karşı konulduğunda fiziksel şiddet uyguladığını, müstehcen içerikli videolar izletip, o konularda konuştuğunu, bazı çocukları ‘karı-koca’ şeklinde eşleştirdiğini, ‘gel seni karım yapayım’ dediğini beyan etti.

    G.R.U. ise ifadesinde, “Zaman zaman çocuklarla şakalaştığını iddia ederek suçlamaları reddetti.

    Ek olarak alınan bazı ifadelerde de G.R.U.’nun çocuklara zorla hırsızlık yaptırdığı, birbirlerinin çantalarından eşya aldırıp, kendisine getirttiği, kantinden çocukların parasıyla kendisine bir şeyler aldırttığı, telefondan oynadığı oyuna çocukların parasıyla eşya almak için para yüklettiği, oyunda yenildiği zaman da sinirlenip, çocuklara vurduğu iddiaları da yer aldı.

    Diğer yandan G.R.U’nun öğrencilere uyguladığı şiddet, bir öğrencinin cep telefonu kaydı ile ortaya çıktı. Görüntülerde G.R.U’nun öğrencilere bağırdığı ve vurduğu anlar yer aldı.

    “OĞLUMA CİNSEL İLİŞKİ TEKLİF ETMİŞ”

    Adının açıklanmasını istemeyen bir öğrenci velisi olayla ilgili açıklamada bulundu. Veli, “Oğlum, taciz olayını yeğenlerime anlatmış. Biz de o gün öğrendik. Beni binanın arka tarafına çektiler. ‘Teyze bir şey söyleyeceğiz’ dediler ve söylediler. O anda beynimden aşağı kaynar sular döküldü. Çocuklardan isimleri aldım. Gerçekliğini öğrenmeye çalıştım. O anda sinirlenerek G.R.U’yu aradım. Hoca, ‘Öyle bir şey yok’ dedi. 5 dakika sonra yurda gittik. G.R.U. kaçmıştı. Oğlum bize olayların çok defa yaşandığını anlattı. Oğlum, G.R.U’nun kendisine de cinsel ilişki teklif ettiğini ve kabul etmeyince çok kötü davrandığını söyledi. Dayak olayları da çıktı. Bir videoda dayak anı görülüyor. Normalde de geldiği günden beri bütün çocuklara dayak atıyormuş. Herkes dayak yiyormuş” dedi.

    “NE KADAR KÖTÜ ŞEY VARSA ÇOCUKLARA YAPMIŞ, YAPTIRMIŞ”

    Çocukların parasal ihtiyaçlarına yetemez olduklarını anlatan veli, “G.R.U’nun çocukların parasıyla kantinden istediğini aldığını, çocukların eşyalarını çaldığını biliyorum. Her türlü şiddet var. Psikolojik şiddet var. Dayak var, hırsızlık var. G.R.U. ne kadar kötü şey varsa çocuklara yapmış, yaptırmış. Oğlum ilk senesinde yurttan çok memnundu. Ben de memnundum ama ta ki bu G.R.U. gelene kadar. G.R.U. geldikten sonra çocuğumun psikolojisi bozuldu. Çocuğum öyle olunca benim de bozuldu. Gerçekten psikolojim altüst. Şu an yıkık bir enkaz gibiyim” diye konuştu.

    “BİR SÜRÜ ÇOCUĞUN MAĞDUR OLDUĞUNU ÖĞRENDİK”

    Mağdur çocuklardan birinin yakını da şunları anlattı:

    “Bize geldi, yaşananları anlattı. Kaldığı yurtta tecavüz, taciz, hırsızlık, cinsel içerikli videolar izletildiğini, söyledi. Bunu 1 kişi yapıyormuş. Daha sonra yurda gittik, konuştuk ama şahsın orada olmadığını söylediler. Şikâyette bulunduk ve soruşturma süreci başladı. Bu süreçte kendi çocuğumuzun arkasını ararken; bir sürü çocuğun mağdur olduğunu öğrendik.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Cinsel saldırıya uğrayan hemşirenin davasının karar duruşması 25 Ocak’ta; SES’ten çağrı -VİDEO

    Cinsel saldırıya uğrayan hemşirenin davasının karar duruşması 25 Ocak’ta; SES’ten çağrı -VİDEO

    PİRHA – Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Mart 2023’te bir asistan doktorun nöbetteki hemşireye cinsel saldırıda bulunmasına ilişkin açılan davanın karar duruşması 25 Ocak’ta görülecek. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi Kadın Sekreteri Sevgi Kızılırmak, dayanışma çağrısı yaparak, “Amacımız failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” dedi.

    Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde 19 yıldır hemşire olarak görev yapan H.Z. 11 Mart 2023 tarihinde ameliyathane nöbetçisi olarak kaldığı hastanede nöbetçi odasında istirahat ederken, iddiaya göre asistan doktor S.E. odaya girdi. H.Z. kendisi uyurken odaya giren S.E.’den rahatsız oldu ve dışarı çıkmasını istedi. Ancak dışarı çıkmayı kabul etmeyen S.E., odada H.Z.’ye cinsel saldırıda bulundu.
    H.Z., olayın ardından psikiyatri bölümünde görevli bir doktorun yanına giderek başına gelenleri anlattı ve polisi de arayarak şikayetçi oldu. Gözaltına alınan S.E., ifadesinin ardından serbest bırakıldı. S.E. daha sonra açığa alındı. Son görülen duruşmada ise savcı, S.E. hakkında beraat istemişti.

    25 Ocak’ta saat 11.00’de karar duruşması görülecek. İstanbul KESK Kadın Meclisi duruşma öncesi failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması istemiyle Bakırköy Adliyesi önünde saat 10.30’da açıklama yapacak.

    Konuya dair PİRHA‘ya konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bakırköy Şubesi Kadın Sekreteri Sevgi Kızılırmak, 25 Ocak’ta görülecek duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

    “MAĞDUR OLAN ARKADAŞIMIZ BAŞKA HASTANEYE SÜRGÜN EDİLDİ”

    Mağdurun, Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde çalışan kadın sağlık emekçisi aynı zamanda Sağlık Emekçileri Sendikası’nda örgütlü olduğunu söyleyen Sevgi Kızılırmak, yaşanan olayı şöyle anlattı:

    “2023 yılının Mart ayında çalıştığı Ameliyathane biriminde nöbet esnasında, dinlenme odasında aynı nöbette çalışan bir asistan hekim tarafından cinsel saldırıya maruz kaldı. Bu olayın akabinde sendika ve yanımızda olan kadın örgütleriyle hukuki süreci başlattık. Dava süreci yaklaşık bir senedir devam ediyor. Geçen görülen duruşmada savcının faille alakalı bir beraat istemi olmuştu. 25 Ocak’ta tekrar bir duruşma görülecek. Bu süreç içerisinde arkadaşımız travma sonrası stres bozukluğu yaşadı.”

    Mağdur H.Z’nin çalıştığı hastaneden başka bir hastaneye sürgün edildiğini de dile getiren Kızılırmak, “Fakat fail sadece açığa alındı, bir tutuklama söz konusu olmadı. Bu hukuksuzluk ve cezasızlıkla birlikte sadece açığa alınmasını bir ödül olarak görüyoruz. Eğer beraat ederse mesleğe iade olacağını düşünüyoruz” dedi.

    “ERKEK DOKTOR OLMAK BU ÜLKEDE BİR AYRICALIK MI?”

    Daha öncesinde de Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde sistematik tacizlerin yaşandığını ifade eden Kızılırmak, “Buradaki örgütlü kadın arkadaşlarımızdan bize gelen bilgiler var. Fakat bunlar hakkında hastanenin hiçbir açıklaması veya önlemi yok” diye konuştu. Kızılırmak, ardından şu soruları sordu:

    “Hastane kimi korumaya çalışıyor? Erkek doktor olmak bu ülkede bir ayrıcalık mı? Bakanlık neden bu tacizleri görmemezlikten geliyor? Bütün bu taciz, tecavüz, şiddet olaylarını dillendirdiğimiz zaman neden bu konuda herhangi bir ceza verilmiyor ve arkadaşlarımız bu korkuyla neden çalışma alanlarındalar? Nöbetlerimiz 24 saatten bazen 30 saat üzerine çıkıyor. Çalıştığımız yerde birkaç kişiden başka kimse olmayabilir. Kadın arkadaşlarımız tedirgin. Nöbetteki diğer arkadaşlardan ya da hasta yakınlarından neler yaşayacaklarını bilmiyorlar. Gerçekten de insanlar nöbette kafasını bir yere 5 dakika koyup uyuyamıyor. Lavaboya girerken bile rahatsızlar çünkü bir cezalandırma yok.”

    “ÖRGÜTLÜ KADINLAR OLARAK BERAAT KARARINA TEPKİLİYİZ”

    Faile ceza verilmemesini ödül olarak gördüklerini belirten Kızılırmak, “Bu cinsel saldırı olayının arkasında failin yine dediği ‘kız arkadaşımdı’ söylemine karşılık HTS kayıtlarında bir tane arama kaydına ulaşmadık. Bu söylemleri tanıyoruz. Bütün kadın cinayetlerinde ve cinsel saldırılarında failin söylediği şey ‘kız arkadaşımdı, seviyordum’, ‘ilgisi vardı’ ya da ‘o beni taciz ediyordu’ söylemleri. Fakat Sağlık Bakanlığı içerisinde bir hastanede ve gerçekten İstanbul’un orta yerinde böyle bir olayın örtülmeye çalışılması, hala hukuk sisteminin bununla ilgili hiçbir ceza vermemiş olması aksine ödüllendirilip beraat etmesi sonucu mağduru çaresizleştiriyor ve faili de güçlendiriyor. Tekrarlama olasılığı ise çok yüksek. O yüzden bu konuda örgütlü kadınlar olarak tepkiliyiz. Hep birlikte hareket edeceğiz. Arkadaşımız çalışmaya devam ediyor fakat zorluklar içerisinde.”

    “HASTANE YÖNETİMLERİNİN YÜZDE 76’SI TACİZ, TECAVÜZ OLAYLARININ ÜZERİNİ KAPATIYOR”

    Yaşanılan durumun bir tane olmadığını, istatistiklere göre hastane yönetimlerinin yüzde 76’sının taciz, tecavüz olaylarının üzerini kapattığını söyleyen Kızılırmak, “Hastanelerdeki hiyerarşik yapı, bütün yönetim kadrolarının erkeklerden oluşması, kadınlara yönetimlerde yer verilmemesi, kadınların görmezlikten gelinmesi, hekim dışı personeli yardımcı sağlık personeli olarak görmeleri bizim için çok büyük bir baskı yaratıyor”dedi.

    Kızılırmak, şunları da ekledi:

    “Çoğu kadın oradaki davranışları bir süre sonra normalleştiriyor. Fakat biz bunların takipçisiyiz. Bu konulardaki hassasiyetimizle ses olmaya çalışıyoruz. Kadın sağlık emekçilerinin şu an hiçbir güvencesi yok. İçeriden ve dışarıdan taciz olaylarıyla birebir yüz yüzeyiz.”

    “HERKESİ 25 OCAK’TA BAKIRKÖY ADLİYESİ’NE DAYANIŞMAYA BEKLİYORUZ”

    25 Ocak’ta karar duruşması olacağını söyleyen Kızılırmak,“Amacımız failin beraatinin engellenmesi ve tutuklanması. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Erkek aklıyla yönetilen hukuku kesinlikle kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    Kafa kol ilişkisiyle gelişen doktor-hastane ilişkisinin farkında olduklarını da söyleyen Kızılırmak, “Bütün kadın örgütlenmelerini, bütün sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını kadın erkek ayırt etmeksizin herkesi o gün Bakırköy Adliyesi’ne bekliyoruz. Sağlık emekçisi ve tüm iş kollarındaki kadınlar orada olacak. Ve hiçbir kadın da yalnız değil. Bir kişi bile olsak orada olacağız” dedi.

    Kızılırmak, şunları kaydetti:

    “Sendikamızdaki mücadele yalnızca emek örgütlenmesi değildir. Toplumdaki her olay, kadına yönelik, doğaya yönelik her olay bizim için hassasiyet taşır. O yüzden herkesi 25 Ocak’ta Bakırköy Adliyesi’ne dayanışmaya bekliyoruz. Kendisini çaresiz hisseden bütün kadınlar için o gün orada olalım.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • İstanbul’da taksi şoförü adliyeye giden kadın avukatı taciz etti

    İstanbul’da taksi şoförü adliyeye giden kadın avukatı taciz etti

    AYM başvurusu için adliyeye giden avukat Emine Özhasar, bindiği taksinin şoförü tarafından taciz edildi. Taksicinin, “18 yaşında anca varsın. Beni çıplak görmek ister misin?” demesi üzerine araçtan inmek isteyen Özhasar, taksici durmayınca can havliyle kapıyı açıp, “Beni kaçırıyor” diye bağırarak yardım istedi. Özhasar, taksici hakkında suç duyurusunda bulunacak. 

    T24’ten Sibel Yükler’in haberine göre, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) Hukuk Birimi avukatlarından Emine Özhasar, bir gazetecinin yargılandığı dava kapsamında Anayasa Mahkemesi (AYM) başvuru yapmak üzere bugün saat 12.51 civarında İstanbul Gümüşsuyu’ndan 34 TFL 23 plakalı taksiye bindi.

    Bindiği taksinin şoförüne Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne gideceğini söyleyen avukat Emine Özhasar, “İndiğimde fiş verebilir misiniz?” diye sordu.

    Taksi şoförü ise Özhasar’a, “Ben 18 yıllık taksiciyim, fiş diye bir şeyi hiç duymadım, fiş diye bir şey yok” diyerek, fiş vermeyi reddetti. Avukat Özhasar ise fiş vermenin yasal bir zorunluluk olduğunu söyledi.

    “‘BENİ KAÇIRIYOR’ DİYE BAĞIRDI” 

    Özhasar’a “Ben 66 yaşındayım” diye karşılık veren taksi şoförü, ardından “Sen küçük duruyorsun, 18 yaşında anca varsın. Beni çıplak görmek ister misin?” diyerek Özhasar’ı taciz etmeye başladı.

    Tacize uğrayan Özhasar, taksicinden hemen arabayı durdurmasını istedi ancak durmadı. Korkuya kapılan Özhasar, Gümüşsuyu Caddesi üzerindeyken seyir halindeki aracın kapısını açıp “Beni kaçırıyor” diye bağırarak yardım istedi.

    Bir süre daha aracı sürmeye devam eden taksici, yoldaki insanların dikkat kesildiğini fark edince aracı durdurdu. Özhasar, taksiden can havliyle inip kurtulabildi.

    DOSYA ARAÇTA KALDI, SUÇ DUYURUSU YAPILACAK

    Taksicinin tacizi nedeniyle araçtan can havliyle inen Özhasar’ın Anayasa Mahkemesi başvuru dosyası ise takside kaldı.

    Avukat Özhasar ve MLSA Hukuk Birimi, taksi şoförü hakkında suç duyurusu yapacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Eda Kaya gözaltında yaşadıklarını anlattı: Şantaj, tehdit ve taciz ettiler-VİDEO

    Eda Kaya gözaltında yaşadıklarını anlattı: Şantaj, tehdit ve taciz ettiler-VİDEO

    PİRHA-Balıkesir Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi öğrencisi Eda Kaya, 30 Kasım’da arkadaşının duruşmasını takip etmek üzere gittiği İstanbul Adliyesi önünde gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Maslak’taki İl Jandarma Komutanlığı’nda tacize uğradığını ve tehdit edildiğini söyledi. Kaya, “Ailem üzerinden tehdit edildim, özel hayatımızın gizliliği ifşa edilerek yapılan bir şantaja maruz kaldım” dedi.

    Balıkesir Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi öğrencisi Eda Kaya, 30 Kasım’da arkadaşının duruşmasını takip etmek üzere gittiği İstanbul Adliyesi önünde gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Maslak’taki İl Jandarma Komutanlığı’nda tacize uğradığını ve tehdit edildiğini söyleyerek PİRHA‘ya yaşadıklarını anlattı.

    “NEDEN GÖZALTINA ALINDIĞIM SÖYLENMEDİ”

    30 Kasım’da bir arkadaşının mahkemesine katıldıktan sonra Çağlayan Adliyesi’nden çıkarken gözaltına alındığını söyleyen Eda Kaya, şunları söyledi:

    “Bu gözaltı bana tebliğ edilmeyen yasa dışı şekilde yapılmış bir gözaltıydı. Çünkü adliye kapısından çıktım ve üç erkek iki kadın üzerime çullanarak ismimi seslenerek gözaltına alınıyorsun diyerek beni bir araca zorla bindirdiler. Maslak İl Jandarma Komutanlığı’na götürüleceğim söylendi ancak araç içerisinde benim de sürdürdüğüm tartışmalardan sonra aslında oraya götürülmediğimi anladım ve nereye götürüldüğümü ısrarla sordum, araçta çok tartışma çıktı. Sonrasında belli telefon görüşmeleri yaşadılar ve beni Zekeriyaköy ilçe Jandarma Komutanlığı’na götürmeye karar verdiklerini söylediler. Aynı gece orada gözaltında kaldım. Sabah beni gözaltına alan ekip, Zekeriyaköy İlçe Jandarma Komutanlığı’ndan beni çıkardı ve Maslak il Jandarma Komutanlığı’na götürdü.

    TEM Müdürlüğü’ne götürüldüm, hakkımdaki gözaltının neden olduğu bana orada da söylenmedi. Dosyada gizlilik olduğuna yönelik bir açıklama yapıldı. Ben orada susma hakkımı kullandığımı ifade vermeyeceğimi ve savcı çıkarılmak istediğimi söyledim. Sonrasında parmak izi ve fotoğraf çekimi yapılacağı söylendi. Ancak ben ilk defa gözaltına alınmıyorum. Benim devlette parmak izimde var, fotoğrafım da var. Bunun keyfi bir işlem olduğunu söyledim ve gözaltının başından bu yana keyfiyetinden kaynaklı hiçbir işlemi kabul etmedim ve direnme hakkımı kullandım.”

    2022 Temmuz ayında tutuklandığını ifade eden Eda Kaya, “Vatan Emniyet Müdürlüğü’nde bana işbirliği ve ajanlaştırma politikasıyla gelen kendisini MİT mensubu olarak tanıtan kişiyle karşılaştım ve orada da aynı şeyin yaşanacağını anladım. Aynı katta bulunan bir müdürlük odasına götürüldüm ve orada bulunan tüm askerler odadan çıkartıldı ve onların çıkmasıyla iki MİT personeli odaya girdi. Ben onları tanıdığım için ve amaçlarını bildiğim için slogan attım. Bu sefer de şantajlarına ve tehditlerine başladılar. Ailem üzerinden tehdit edildim, özel hayatımızın gizliliği ifşa edilerek yapılan bir şantaja maruz kaldım. Sinkaflı küfürlerle dakikalarca taciz edildim. Sürekli hakaret ettiler, başka hiçbir şey konuşmadılar. Arkadaşlarım ve ailem hakkında fotoğrafları internete yayacaklarını ve bizi tırnak içerisinde rezil edeceklerini söylediler” dedi.

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”

    Gözaltında yaşadığı tacizi aktaran Eda Kaya, “Daha sonra bana sana en başından beri yanlış yaklaştık Eda diyerek sapıkça cümlelerle bana yaklaşmaya başladılar. Ondan sonra saçlarıma dokunarak saçların çok güzel güzelim gibi laflarla kendisinin tahrik olduğunu gösteren cümlelerle tacizine başladı. Göğüslerime, göğüs arama, bacaklarıma ve kollarıma dokunarak tacizini sürdürdü. Ben bunu bağırarak ve engel olarak slogan atmaya devam ettim. Taciz ve tehditlerinde sonuç alamayınca odayı terk ettiler. Daha sonrasında beni gözaltına alan kişiler odaya girdi durumu onlara anlattım, teşhir ettim. Onlarda burada kamera var, böyle şeyler burada yaşanmış olamaz dediler. Kamera görüntülerini almak için yeltendiler ancak sonrasında savcılık ifadem bitene kadar sessizliklerini korudular. Sonrasında ben savcılık ifadesine çıktım ve serbest bırakıldım” diyerek suç duyurusunda bulunacağını vurguladı.

    Cihan BERK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Gergerlioğlu, karakol komutanlığında yaşanan tacizi ve işkenceyi İçişleri Bakanı’na sordu

     

  • Gergerlioğlu, karakol komutanlığında yaşanan tacizi ve işkenceyi İçişleri Bakanı’na sordu

    Gergerlioğlu, karakol komutanlığında yaşanan tacizi ve işkenceyi İçişleri Bakanı’na sordu

    PİRHA – Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Eda Kaya’nın gözaltında maruz kaldığı işkence ve tacizi Meclis kürsüsünden dile getirdi. Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Yerlikaya’nın, bu konu hakkında açıklama yapmasını istedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Maslak İl Jandarma Komutanlığında gözaltında olan Eda Kaya’nın tacize uğradığını söyledi.

    Konuyu, Meclis Genel Kurulunda dile getiren Gergerlioğlu, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’dan konuyla ilgili açıklama yapmasını istedi.

    “İŞKENCE, CİNSEL TACİZ, TEHDİT, ŞANTAJ”

    1934’de bugün kadınlara seçme seçilme hakkının tanındığını, fakat 2023’te bugün kadınların gözaltında tacize ve işkenceye uğradığını söyleyen Gergerlioğlu, “Maslak İl Jandarma Komutanlığı’nda kendini istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce küfür ve tacize uğrayan Eda Kaya hakkında İçişleri Bakanlığı’nı açıklamaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Eda Kaya gözaltındayken iki sivil şahsın odaya girerek kendilerini istihbaratçı olarak tanıttığını ifade eden Gergerlioğlu, “35 yaşlarında, renkli gözlü, kemik çerçeveli gözlük kullanan, 1.85-1.90 boylarında, normal kiloda olan şahıs; müvekkile ‘Seninle tekrar görüşeceğiz demiştim’ diyerek sinkaflı küfürler etmiş. Eda Kaya’nın vücut bölgelerine dokunmaya başlamış. Eda Kaya’nın yaşadığı olaylar baştan aşağı psikolojik işkencedir. Cinsel taciz, tehdit, şantaj ve hakaret içeren fiiller ile başka insanlar aleyhine ifade vermesini isteyen bu kişiler hakkında avukatları suç duyurusunda bulundu! Bir an evvel İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bu konu hakkında açıklama yapmasını bekliyorum” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Tacizci doktor Dersim’de protesto edildi: Tacizi aklama, yargıla-VİDEO

    Tacizci doktor Dersim’de protesto edildi: Tacizi aklama, yargıla-VİDEO

    PİRHA-Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan doktorun göreve başlamasına tepki gösteren Dersim Kadın Platformu ve SES Dersim Şubesi, Dersim’in Pertek ilçesinde ‘Tacizi aklama, yargıla’ diyerek yürüyüş gerçekleştirip açıklama yaptı.

    Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan doktor İsmail Hakim, 2022 yılının Şubat ayında tutuklandı, geçtiğimiz günlerde ise beraat ederek Pertek İlçe Devlet Hastanesinde göreve başladı.

    Duruma tepki gösteren Dersim Kadın Platformu ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Dersim Şubesi üyeleri, Pertek İlçe Devlet Hastanesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya sendika ve platform üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamada, ‘Tacizi aklama, yargıla’ pankartı açıldı. Açıklamayı SES Dersim Şube Eş Başkanı Serap Kahraman okudu.

    “ÇALIŞTIĞI HER HASTANEDE KADINLARI TACİZ ETTİĞİ BİLİNMEKTEDİR”

    ‘2015 yılında Pertek 70’inci Yıl Cumhuriyet İlçe Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başlayan İ. Hakîm çalıştığı süre boyunca hastalarını taciz etmekle gündeme gelmiştir’ diyen Serap Kahraman, “Bu tacizler defalarca basın yolu ile kamuoyunda gündem olmuştur. En son olayda tacize uğrayan  İki kadın hastanın savcılığa başvuru yapması neticesinde şahıs Nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanmıştır. 05. 06.2023 günü göreve başlatılan Hakim’in çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz ettiği bilinmektedir. Tacizci doktorun 2008 yılında görev yaptığı İzmir’de 37 kadın hasta tarafından şikayet edildiğini belirten Kahraman, “Ancak adli soruşturma başlatılmadan sadece idari soruşturma yapılmış ve maaş kesim cezası verilmiştir. 24 Nisan 2008 günü İzmir İl sağlık müdürlüğüne verilen ifadeler raporlastırılmıs ancak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmemiştir. İ.Hakîm’in o dönem ilişkisi olduğu FETÖ tarafından olayın üstünün kapatıldığı iddia edilmiştir” dedi.

    “DURUMUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    2009 yılında Tunceli Devlet Hastanesi’nde acil serviste çalıştığı esnada taciz ettiği kadın hastaların yakınları tarafından dövülüp Ovacık’a ardından da Hozat’a geçici görevle gönderildiğini belirten Kahraman, “Hozat’ta bir çok kadın hastayı taciz etmiş, verilen 3 şikayet dilekçesi ise işleme konulmamıştır. Kadın hastaların ve yakınlarının tepkisine sessiz kalınmış ve sadece ihtar ve puan silme cezası verilmiştir.  Son olarak Pertek’te çalıştığı sırada taciz ettiği kadın hastaların şikayeti ile tekrar gündeme gelen i.Hakim Asliye Ceza Mahkeme’sinin beraat kararı ve idarenin onayıyla görevine başlaması halkta tepki ve endişeye yol açmıştır. Çalıştığı her hastanede kadın hastaları taciz eden ve hakkında toplam 52 şikayet bulunan bu kişinin göreve başlaması hele ki ödül gibi aynı hastanede göreve başlaması insanlık onuruna, kadın ve çocuk sağlık hakkına erişimine, fiziksel ve ruhsal sağlığa dönük bir baskılama ve görmezden gelmedir. Kadın düşmanı politikalar bitene, haklarımızı kazanana kadar mücadeleye devam edecek, bu durumun takipçisi olacağız” diye konuştu.

    Açıklama, ‘Tacizi aklama, yargıla’, ‘Tacizci doktor istemiyoruz’ sloganları eşliğinde yapılan yürüyüşle son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • EHP’den 6 yaşından bu yana istismara uğrayan H.K.G’ye destek-VİDEO

    EHP’den 6 yaşından bu yana istismara uğrayan H.K.G’ye destek-VİDEO

    PİRHA- Emekçi Hareket Partisi, bugün 6 yaşından bu yana istismara uğrayan H.K.G için Anadolu Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, “Emekçi Hareket Partililer olarak, sana söz veriyoruz. Asla yalnız yürümeyeceksin, biz de senin her zaman yanında olacağız” dedi.

    Hiranur Vakfı kurucularından Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşında evlendirilmesi ve cinsel istismara maruz bırakılmasına ilişkin davanın duruşması, Yusuf Ziya Gümüşel ve Kadir İstekli’nin tutukluluğunun devamına karar verilerek 17 Temmuz’a ertelendi.

    Emekçi Hareket Partisi (EHP), bugün 6 yaşından bu yana istismara uğrayan H.K.G için Anadolu Adliyesi’ndeydi. EHP yaptığı açıklamada, “Emekçi Hareket Partililer olarak, sana söz veriyoruz. Asla yalnız yürümeyeceksin, biz de senin her zaman yanında olacağız. Ve başka çocuklar istismara uğramasın, başka kadınlar şiddetle, cinayetle karşılaşmasın diye mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Sevgili kardeşimiz H.K.G.,

    Seni 6 yaşında gelinlik giydirenlerden önce tanımak isterdik.

    Ama ne iyi ki, sana dayatılanın aksine başka bir dünyanın var olduğu bir radyo programıyla sana ulaşmış. Senin mücadelen ve cesaretin de bize ulaştı.

    Kolay atılamayacak bir adım attın. Doktorları, bürokratları hatta iktidarı bile etkileyebilen tarikat düzeninin içinden sıyrılıp sesini duyurdun. Cesaretin öyle bir etki yarattı ki, şarlatanların gerçek yüzü açığa çıktı. İsteseler bile 6 yaşında bir çocuğun evlendirilmesinin arkasında duramadılar. Bu sefer “Bir kereden bir şey olmaz” diyemediler.

    “ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN”

    Senin durumunda daha pek çok çocuğun olduğu gerçeği bize ne kadar acı gelse de, o karanlıktan kurtulmuş olman sarıldığımız bir umut. Senin için adliyenin kapısına dayananlar, eylemlere katılanlar bizim için her zaman bir umut. Sen de umudunu asla kaybetme.

    Emekçi Hareket Partililer olarak, sana söz veriyoruz.
    Asla yalnız yürümeyeceksin, biz de senin her zaman yanında olacağız.
    Ve başka çocuklar istismara uğramasın, başka kadınlar şiddetle, cinayetle karşılaşmasın diye mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının tacize uğradığı iddiası üzerine soruşturma

    Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının tacize uğradığı iddiası üzerine soruşturma

    PİRHA-Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı ‘Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının, il dışı gezisinde kurum personeli E.Ç.’nin tacizine uğradıkları iddiası üzerine valilik idari, savcılık da adli soruşturma başlattı.

    Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı sevgi evinde kalan kız çocukları, kurum çalışanı E.Ç.’nin de eşlik ettiği Urfa ve Mardin gezisine katıldı. Gezi sırasında, iddiaya göre, bazı kız çocukları, E.Ç.’nin kendilerine tacizde bulunduğunu, kurumda çalışan başka personele anlattı. Personel de bunu kurum psikoloğuna iletti. Psikolog, çocuklar ve E.Ç. ile görüşerek durumu kuruma bildirdi. Tunceli Valiliği, soruşturma başlatarak, olayla ilgili tutulan tutanakları cumhuriyet başsavcılığına gönderdi.

    VALİLİK VE SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

    İdari soruşturma başlatan Tunceli Valiliği’nce iddiaların asılsız olduğunun anlaşıldığı ancak adli makamların da durumu incelemesi için raporların savcılığa gönderildiği belirtildi.

    Yapılan açıklamada, şöyle denildi:

    “İddialara ilişkin süreç konunun hassasiyeti nedeniyle titizlikle takip edilmiş, söz konusu iddiaların tarafımıza ulaşmasına müteakip Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzce ivedilikle inceleme başlatılmış, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’müz ve Sağlık Müdürlüğü’müz tarafından konunun uzmanı psikolog görevlendirilmeleri yapılmıştır. Uzman psikolog ve sosyal çalışma uzmanları tarafından yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlarda iddiaların asılsız olduğu değerlendirilse de konunun adli makamlarca da incelenmesi için tanzim edilen raporlar Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.”

    Valiliğin raporları göndermesinin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da çok yönlü adli soruşturma başlattı.

    PİRHA/DERSİM

  • Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de üniversite öğrencisinin taciz edilmesine tepki gösterdi-VİDEO

    Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de üniversite öğrencisinin taciz edilmesine tepki gösterdi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de bir kadın öğrencinin diş hekimi Mehmet Demirbaş tarafından sözlü ve fiziksel olarak tacize uğramasına tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Ardı arkası kesilmeyen taciz iddiaları araştırılsın ve gerekli cezai yaptırımlar uygulansın. Tacizleri ifşa etmekten ve mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” denildi.

    Demokratik Öğrenci Meclisi, Dersim’de bir kadın öğrencinin diş hekimi Mehmet Demirbaş tarafından sözlü ve fiziksel olarak tacize uğramasına tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Tacize, tecavüze, kadın kırımına ve erkek devlete karşı mücadelemizi büyütüyoruz’ pankartı açıldı.

    “HER GEÇEN GÜN DAHA FAFZLA TACİZ İDDİALARIYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Demokratik Öğrenci Meclisi, tarafından yapılan açıklamada, “Dün sabah saat 10.00’da üniversite öğrencisi kadın arkadaşımız çalışmak için gittiği bir diş kliniğinde kendisini diş hekimi olarak tanıtan Mehmet Demirbaş tarafından sözlü ve fiziksel olarak tacize uğradı. Son zamanlarda sonu gelmeyen taciz olaylarıyla karşı karşıyayız, gün geçmiyor ki kadın arkadaşlarımıza karşı bu tarzda yönelimler gerçekleşmesin. Türkiye’de kadınların şiddete, tacize, tecavüze ve cinsel istismara uğramadığı bir gün bile yok. Geçen sene Munzur Üniversitesi’nde 45 kadın arkadaşımız bölüm hocaları tarafından tacize uğradı. Her geçen gün daha fazla taciz iddialarıyla karşı karşıyayız bu sene burs ve maddi yardımlar gibi tekliflerle kadın arkadaşlarımızla iletişim kurulup ahlaksızca teklifler gerçekleştirilmiştir. Ardı arkası kesilmeyen taciz iddiaları araştırılsın ve gerekli cezai yaptırımlar uygulansın. Tacizleri ifşa etmekten ve mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı’na yürüdü: 6 yaşındaki kızımız için adalet istiyorum

    Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı’na yürüdü: 6 yaşındaki kızımız için adalet istiyorum

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekilleriyle birlikte Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Radikal islamcı İsmail Ağa tarikatına bağlı Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan çocuğa cinsel istismar olayıyla ilgili bakanlık önünde açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “2 yıldır kimin arkasına saklandınız? Fotoğraf çektirdikleriniz mi size ‘bu olayı kapatın’ diye baskı kuruyor?” diye sordu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grubunu bu sabah olağanüstü toplantıya çağırdı.

    Toplantının ardından Kılıçdaroğlu, CHP yöneticileri ile milletvekilleriyle birlikte Meclis’ten Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Saat 09.00’da yapılan basına kapalı toplantı yaklaşık 10 dakika sürdü.

    İsmail Ağa tarikatına ait Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan çocuğa cinsel istismar/tecavüz olayıyla ilgili Adalet Bakanlığı önüne giden Kılıçdaroğlu, olayın 2 yıldır bakanlık tarafından bilinmesine rağmen işlem yapılmamasına tepki gösterdi.

    “POLİSLERİN GÖREVİNİ YAPMASINI KİM ENGELLİYOR?”

    Kılıçdaroğlu, bakanlık önünde yaptığı konuşmada şunları aktardı:

    “Aile Bakanı açıklama yapıyor. 2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz diyor. 2 yıldır ne yaptınız Allah aşkına? Yüzünüze gözünüze dursun. Sistematik bir tecavüz var ve 2 yıldır gıkınız bile çıkmıyor. Bereket versin gazeteciler var bu ülkede. Haber yaptılar da bu olayı duyduk. Adalet Bakanlığı’nın önündeyiz. Adaleti sağlayacak olan kurumun önündeyiz. Adalet Bakanlığı sessizliğini koruyor. Aile Bakanlığı’nın ne yaptığını zaten kimse bilmiyor. Bir de fotoroman var. Polislerin elini kolunu bağlamış durumdalar. Polislerimiz bu olayları bilmiyor mu? Kim onların görevlerini yapmasına engel oluyor? Güçlerini kimden alıyorlar? 6 yaşındaki bir evladımızın uğradığı bu haksızlık karşısında kimler suskunluğunu koruyor?

    “EVLATLARIMIZ İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Buraya bu kızımızın sesi olmak için geldim. Bu kızımız adalet istiyor. Kızımıza seslenmek isterim. 84 milyon insan senin yüreğinle aynı acıyı paylaşıyor. Bu ülkenin sağcısı-solcusu, doğulusu-batılısı kim olursa olsun bu haksızlık karşısında öfkeleniyor. Ben onların öfkesini dile getirmek için buradayım. Hep birlikte bu haksızlığa karşı mücadele etmek zorundayız. Emin olun bu haksızlığa dayanamıyorum. Biz devletin görev yapmasını istiyoruz, nefes almasını istiyoruz, haksızlığın üzerine gitmesini istiyoruz. Adaletsizlik karşısında susanın dilsiz şeytan olduğu bir ülkede olmak istemiyoruz. Artık siyasal iktidarın, polisin, savcının elini kolunu bağlamasını istemiyoruz. Haksızlıkla ilgili olan tablo tahammül edeceğimiz bir tablo değil. Ülkenin bu kadar derdi varken, siyasal iktidarın hâlâ görevini yapmaması, devlet aygıtını çalıştırmaması tahammül edilecek bir durum değildir. Devleti yönetemiyorlar. Haksızlıkları sindirebiliyorlar. ‘2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz’ ne demek? 2 yıldır kimin arkasına saklandınız? Fotoğraf çektirdikleriniz mi size ‘bu olayı kapatın’ diye baskı kuruyor. Adalet Bakanlığı’na gelmemin nedeni adalet istemem. Evlatlarımız için adalet istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Dersim’de H.V. isimli şahıs tacizden tutuklandı

    Dersim’de H.V. isimli şahıs tacizden tutuklandı

    PİRHA-Dersim’de kendisini ‘şifacı’ olarak tanıtan H.V. isimli şahıs bir kadına yönelik taciz suçlamasıyla tutuklandı. 

    Dersim’de kendisini ‘şifacı’ olarak tanıtan ve her konuşmasında, “Ben öldüm, geri gönderildim” diyen H.V. isimli şahıs bir kadına yönelik taciz suçlamasıyla tutuklandı.

    Edinilen bilgilere göre parktaki kamera kaydı görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından H.V. isimli şahıs gözaltına alındı. Hakkında daha önce de şikayetler olduğu öğrenilen H.V tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Dersim’de uzman çavuşlar tarafından kadınlara uygulanan şiddet her geçen gün artıyor’-VİDEO

    ‘Dersim’de uzman çavuşlar tarafından kadınlara uygulanan şiddet her geçen gün artıyor’-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de uzman çavuşların kadınlara yönelik şiddetinin her geçen gün arttığını belirten HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz, Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Canan Ay, EMEP Dersim İl Yöneticisi Elif Özer ve İHD Dersim Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Nilüfer Aktağ, “Kadınları öldüren, şiddet uygulayan geziyor, bununla beraber bu gücü gören erk devlet anlayışı, kadınlara yönelmeye başlıyor. Uzman çavuşlara bu cesareti veren cezasızlık politikası ve erk devlet anlayışıdır” vurgusunda bulundular.

    Uzman çavuşların kadınlara yönelik taciz, tecavüz ve katletme olayları cezasızlık politikasıyla birlikte Kürdistan coğrafyasında her geçen gün artarak devam ediyor.

    22 Ağustos’ta Dersim’in Ovacık İlçe merkezinde bulunan TOKİ evlerinde yaşayan bir kadın, aynı apartmanda oturan uzman çavuş tarafından şiddete uğradı. 27 Ağustos’ta ise Dersim’de yoldan geçen kadına sözlü tacizde bulunan uzman çavuş, tepki gösterenlere 3 el ateş açtı.

    HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz, Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Canan Ay, EMEP Dersim İl Yöneticisi Elif Özer, İHD Dersim Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Nilüfer Aktağ uzman çavuşların son zamanlarda giderek artan kadınlara yönelik şiddet olaylarını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DERSİM’İ YAŞANAMAZ BİR KENT HALİNE GETİRMEK İÇİN KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET OLAYLARI ARTTI”

    Dersim’i yaşanamaz bir kent haline getirmek için kadınlara yönelik şiddet ve taciz olaylarının arttığını belirten HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz, “Savaş sürecini yoğun bir şekilde hissettiğimiz Dersim’de kadınlar üzerinden psikolojik savaş ortamı yaratılıyor. Kadınlar üzerinden yaratılan savaş ortamı uzman çavuşlar eliyle yaptırılıyor. Kadınların tacize ve şiddete uğraması hafife alınacak bir şey değil, halkın yaşananlara tepkisi oldu ancak uzman çavuşların kadınlara yönelik taciz ve şiddetinin devamının gelmemesi için mücadele etmemmiz gerekiyor” diye belirtti.

    “KADINLARA YÖNELİK SALDIRILARIN ARTMASININ NEDENİ UYGULANMAYAN YASALAR”

    Sistematik olarak yasaların kadınları koruyamadığı bir süreçten geçtiklerini vurgulayan Dersim Belediyesi Başkan Yardımcısı Canan Ay, “Kadınları öldüren, şiddet uygulayan geziyor, bununla beraber bu gücü gören erk devlet anlayışı, kadınlara yönelmeye başlıyor. Uzman çavuşlara bu cesareti veren cezasızlık politikası ve erk devlet anlayışıdır. Kadınlara yönelik saldırıların artmasında en önemli faktör uygulanmayan yasalar ve erk devlet anlayışıdır. Bugün kadın cinayetleri işlendiği zaman yasaların failleri serbest bıraktığını gören erk anlayış kadına taciz, çocuğa istismar cesaretini kendinde görebiliyor” diye ifade etti.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASI SEBEBİYLE KADINLARA YÖNELİK ŞİDDET OLAYLARI ARTMAKTA”

    Dersim’de uzman çavuşların kadınlara yönelik şiddetinin her geçen gün arttığını söyleyen EMEP Dersim İl Yöneticisi Elif Özer, “Yaşananlar AKP iktidarının tek adam politikasının sonucu. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmamasının getirdiği rahatlığın sonucunda bir cezasızlık politikası sebebiyle kadına yönelik şiddet olayları artarak devam etmekte. Kadınlara yönelik uzman çavuş şiddetine karşı halkın tepkisi oldu ancak yaşananlara örgütlü bir şekilde tepki koymak daha anlamlı olacaktır” dedi.

    “TÜRKİYE’DE KADINA YÖNELİK ŞİDDET ARTMAKTA”

    Türkiye genelinde kadına yönelik şiddettin her alanda arttığını dile getiren İHD Dersim Şubesi Kadın Komisyonu Üyesi Nilüfer Aktağ, “Hem sivil hem de devlet kaynaklı güçlerce şiddetin dozajı artmakta, tabi ki Dersim gibi savaş koşullarının olduğu yerlerde, kadına yönelik şiddet devletten güç alan erkeklerce direkt uygulanabiliyor. Dersim gibi muhalif  olan şehirlerde toplumsal mücadele zayıfladıkça bu tür şiddet olayları elbette artacaktır çünkü bunlarla ilgili bir karşı koyuşun olamayacağı ve toplumun kendini bu noktada savunamayacağı düşünülecektir. Bu noktada da kadınlar her zaman ilk şiddete maruz bırakılan, ilk  hedef alınanlar olunuyor. Bölgedeki demokratik koşullar ve toplumsal mücadelelerin zemini zayıfladıkça erkek devletten güç alan erkek devlet memurları bu tür şiddet olaylarında fail sayıları artabiliyor” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Van’da gazetecilere silah çeken polisler, Ankara’da odalarını basıp tehdit etti-VİDEO

    Van’da gazetecilere silah çeken polisler, Ankara’da odalarını basıp tehdit etti-VİDEO

    PİRHA- Sahada haber takibi yapan gazetecilere yönelik polislerin engellemesi, saldırısı ve baskısı artıyor. İki günde gerçekleşen 4 olayda gazeteciler keyfi biçimde engellenerek, darp, tehdit ve tacize maruz kaldı.

    Sahada haber takibi yapan gazetecilere yönelik polislerin engellemesi, saldırısı ve baskısı her geçen gün artarak devam ediyor.

    Son iki günde yaşanan dört olayda gazeteciler, polis tarafından keyfi biçimde engellenerek taciz ve tehdide maruz kaldı.

    POLİSTEN GAZETECİYE: SENİ VURURUM, KİMSE BULAMAZ

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Van’da gerçekleştirdiği 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingi sonrasında ise yürüyüşe geçen kitleyi takip eden gazeteciler, polisler tarafından darp edildi.

    Bianet’te yer alan habere göre polisler, kitleyi takip eden gazetecilerden Mesut Bağcı’yı yere yatırarak, darp etti ve kamerasını kırdı.

    Kendisini TEM Şube’den olarak tanıtan bir sivil polis ise, Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Berivan Kutlu ile JİNNEWS muhabiri Zelal Tunç’u ölümle tehdit etti. Polis, gazetecilere ‘Seni vururum, kimse seni bulamaz’ dedi.

    Aynı polis, JİNNEWS muhabiri Elfazi Toral’a da silah çekti. Söz konusu anlar diğer gazetecilerin görüntülerine yansıdı. Polisler aynı zamanda sık sık gazetecilerin görüntü almasını engelleyerek, kameralarını kırmaya çalıştı.

    Emniyet Müdürlüğü’nden bazı polislerin, kentteki kimi gazetecileri aradığı ve konuya dair herhangi bir görüntünün servis edilmemesi yönünde tehdit ettiği de öğrenildi.

    Ekipmanları kırılan, darp edilen ve ölümle tehdit edilen gazeteciler, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi üzerinden suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

    İSTANBUL’DA SİVİL POLİS KADIN GAZETECİYİ TACİZ ETTİ

    Dün İstanbul’daki 1 Eylül Dünya Barış Günü eyleminde ise, bir polis Bianet muhabiri Tuğçe Yılmaz’a fiziki tacizde bulundu. Sivil polisin tacizine uğrayan Bianet muhabiri Tuğçe Yılmaz yaşadıklarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Arbede ile olmuş, yanlışlıkla olmuş bir şey değil. Sivil polis kasten, doğruca göğsümü sıktı” derken, “Haber izlemeye gittiğim etkinlikte yalnızca tacize uğramakla kalmadım, haberimi de geçemedim. Hem saldırıya uğradım hem de haberci olarak mesleğimin gereğini yerine getirmem engellendi” dedi.

    Dün İstanbul’un Beykoz ilçesine bağlı Tokatköy’de ‘kentsel dönüşüm’ gerekçesiyle yapılmaya çalışılan ve halktan tepki alan yıkımları takip etmeye çalışan gazeteciler de polis tarafından engellenerek, darp edildi.

    Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz polis tarafından alandan uzaklaştırıldı ve darp edildi.

    POLİS ANKARA’DA GAZETECİLERİN ODASI BASARAK VE TEHDİT ETTİ

    Bugün Ankara’da yaşanan olayda ise, gözaltındaki eski THK Üniversitesi Rektörü Ünsal Ban’ın adliyeye getirildiği anları fotoğraflayan gazetecilerin odası Gasp Büro Amiri olduğu belirtilen bir polis tarafından basıldı. Polisler, gazetecileri fotoğrafların yayımlanmaması için tehdit etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Seyidoğlu Gıda genel müdürünün şiddetine uğrayan Tülay Torun: Hiç kimse susmasın-VİDEO

    Seyidoğlu Gıda genel müdürünün şiddetine uğrayan Tülay Torun: Hiç kimse susmasın-VİDEO

    PİRHA-Gıda mühendisi olarak çalıştığı Seyidoğlu Gıda’nın İstanbul Hadımköy’de bulunan üretim fabrikasında şirket genel müdürü Mehmet Göksu’nun sözlü ve fiziki şiddetine maruz bırakılan Tülay Arslan Torun için TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada “Son dönemlerde giderek artan kadına yönelik şiddet, ev içi ve sokaklardan sonra iş yerlerine de sıçramıştır” denildi.

    Seyidoğlu Gıda Genel Müdürü Mehmet Göksu tarafından sözlü ve fiziki şiddete uğradığını ifade eden gıda mühendisi Tülay Arslan Torun için Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Tülay Arslan Torun’un da katılırken, sürece dair konuştu.

    İddiaya göre Seyidoğlu Gıda’nın İstanbul Hadımköy’de bulunan üretim fabrikasında müdür olarak çalışan gıda mühendisi Tülay Arslan Torun, şirket genel müdürü Mehmet Göksu tarafından sözlü ve fiziki şiddete maruz bırakıldı. Şirket müdürü Göksu‘nun yangın hortumuyla Torun’un üzerine basınçlı su tuttu kaydedildi. Göksu ise iddiaları reddetti.

    “PEK ÇOK KADIN İŞYERİNDE KÖTÜ DAVRANIŞA MARUZ KALMAKTADIR”

    Konuya ilişkin TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde yapılan açıklamayı yönetim kurulu üyesi Zelal Kal okudu. “Üyemiz Tülay Arslan Torun’a iş yerinde firma sahibi tarafından yapılan şiddeti kınıyoruz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul-Arnavutköy’de bulunan gıda işletmesinde fabrika müdürü olarak çalışan İstanbul şube kadın üyemiz Gıda Mühendisi Tülay Arslan Torun, 25.07.2022 tarihinde iş yerinde firma sahibinin sözlü ve fiziksel şiddetine maruz kalmıştır. Meslektaşımız iş yeri sahibi tarafından yangın hortumuyla basınçlı su kullanılarak darp edilmiştir.

    Üyemiz savcılığa şikâyetini yapmış ve yasal süreç başlatılmıştır. Son dönemlerde giderek artan kadına yönelik şiddet, ev içi ve sokaklardan sonra iş yerlerine de sıçramıştır. Toplumun her alanında ayrımcılığı aşmaya çalışan kadınlar özellikle iş yerlerinde de engellerle karşı karşıya gelmektedir. İş yaşamında kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığı; eğitim ve mesleki eğitimde eşitsizlik, iş bulma ve işe alınma, ücret, çalışma koşulları, işyerindeki tutumlar, terfi, işten çıkarma ve benzeri alanlarda ve kimi zaman mobbing ile birlikte kendisini göstermektedir. Öyle ki pek çok kadın işyerinde, kötü ve olumsuz davranışa, şiddete, baskı ve hakarete maruz kalmaktadır.

    “CEZASIZLIK UYGULAMASININ SON BULMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Bu konuda iş yaşamında alınan güvenlik tedbirlerine özellikle sosyal güvenlik ve iş güvenliği tedbirlerine bakıldığında kadınlara yönelik psiko- sosyal etmenlerin göz ardı edildiği görülmektedir. İş yerlerinde kadını küçük görerek, vasıfsızlaştırmaya çalışan, iş bitirme yeteneğinin olmadığını belirten ithamlarda bulunma, kişiliğini ve fikirlerini önemsememe, bağırma, davranışlarını sürekli olarak eleştirme, kadınların herhangi bir konuda eril bir fikre muhtaç olduğu kanısını benimsetmeye çalışma, emir yağdırma, toplantılarda ya da diyaloglarda sözlerini kesme, kadına zorla bir şey yaptırma ya da bir şey yapmaktan alıkoyma amacıyla, kadının iradesi dışında gerçekleşen fiziksel ve psikolojik zarar verici eylemlere sıkça rastlamaktayız. Gıda Mühendisleri Odası olarak bu tip şiddet eylemlerin her zaman karşındayız.

    Ayrıca kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için İstanbul Sözleşmesinin eksiksiz ve etkin bir şekilde kabul edilip uygulanması gerekmektedir.  TMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak, meslektaşımız Tülay Arslan Torun`un yanındayız, kendisine uygulanan şiddette sorumluluğu bulunan kişilerin gereken cezayı almaları için tüm hukuksal yöntemleri uygulayacağız. Toplumsal alanda artan şiddetin bir yansıması olarak değerlendirdiğimiz işyerinde yaşanan patron şiddetini kınıyor, işverenin hiçbir çalışanına şiddet ve baskı uygulama hakkı olmadığını savunuyor, şiddet uygulayanlara yönelik cezasızlık uygulamasının son bulmasını talep ediyoruz.”

    “HİÇ KİMSE SUSMASIN, SUSTUKÇA BU OLAYLAR BÜYÜYOR”

    Açıklamanın ardından söz alan Tülay Arslan Torun ise yaşadıklarını anlattı. Torun şöyle konuştu:

    “Bundan sonra hiçbir zaman tekrar çalışamayacağım. Ekmek parası kazanamayacağım. Üç tane evladım var. Annelik hakkımı elimden aldı. Senin ne hakkın var annelik hakkımı almama? Ekmek kazanma hakkımı elimden almama ne hakkın var? Lütfen hiç kimse susmasın. Zaten sustukça bu olaylar büyüyor. Bir kişi de çıksın, cesaretli olsun. Bu şekilde kalmamalı. Duyulsun, görülsün. Her şeyin para olmadığını, her insanın para ile satın alınamayacağını, bazı insanların gerçekten onuru ve gururu için yaşayacağını bilmeleri gerekiyor.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Koçyiğit: Muş’ta yaşanan kadın cinayetlerine dair araştırma komisyonu kurulsun!

    Koçyiğit: Muş’ta yaşanan kadın cinayetlerine dair araştırma komisyonu kurulsun!

    PİRHA – Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Muş’ta yaşanan kadın cinayetlerine dair Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını talep etti. 

    HDP Muş Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Muş’ta yaşanan kadın cinayetlerini Meclis gündemine taşıdı. Konuyla ilgili Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını isteyen Koçyiğit “Kadınlar hemen her gün cinsel şiddete, tacize ya da tecavüze uğrarken geçtiğimiz hafta seçim bölgem Muş’ta bir kadın cinayeti daha yaşandığı haberi basına yansımıştır. Kadınlara yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemek için alınması gereken tedbirlerin, izlenmesi gereken politikaların belirlenmesi amacıyla Anayasa’nın 98’inci TBMM İç Tüzüğü’nün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve talep ederim” ifadelerini kullandı.

    “KADINA YÖNELİK HER TÜRLÜ ŞİDDET GÜNDEN GÜNE ARTMAKTA”

    Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, erkekler tarafından Mayıs 2022’de en az 32 kadının öldürülüp, en az dört kadının da tecavüze maruz kaldığını belirtti. Koçyiğit, ülke genelinde günde en az 3 kadının öldürüldüğü ve onlarca kadının şiddete maruz kaldığını ifade ederek araştırma komisyonu kurulmasına dair şu gerekçeleri sıraladı:

    “Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet artık cins kırımı boyutuna ulaşmıştır. Bunlardan bir örnekte geçtiğimiz hafta Muş’ta yaşanmıştır. Muş Merkez Hürriyet Mahallesinde yaşayan 92 yaşındaki Hasbike Güngör adlı kadın 72 yaşındaki evli olduğu erkek tarafından av tüfeği ile öldürüldüğü haberi basına yansımıştır. Yaşanan kadın cinayetine dair soruşturmanın başlatıldığı ve devam edildiği açıklanmıştır.

    Muş’ta geçmiş yıllarda da basına yansıyan kadın cinayeti haberlerine bakıldığında, 2014 yılında Muş’un Bulanık ilçesinde Nezahat Yolcu isimli 7 çocuk annesi kadın, evli olduğu erkek Abdusselam Yolcu tarafından pompalı silah ile vurularak öldürülmüştür. Yine Muş’un Malazgirt ilçesinde Nevzat Taşdemir isimli erkek evli olduğu Sevim Taşdemir’i evde döverek öldürmüştür. Bir başka örnek Muş’un Malazgirt ilçesine bağlı Qêranlî köyünde yaşayan ve 6 çocuğu olan Fatma Altınmakas, evli olduğu Kazım Altınmakas’ın kardeşi Sinan Altınmakas’ın sistematik tecavüzüne uğrayarak, tehdit edildiği gerekçesiyle 12 Temmuz 2020’de Konakkuran Jandarma Karakolu’na suç duyurusunda bulunmuş ve şikâyet sonrası Sinan Altınmakas gözaltına alınmıştır. Ne var ki erkeğin tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkeme ‘dosyadaki mevcut delil durumu, şüphelinin sabit ikametgâh oluşu, delilleri karatma ihtimalinin olmaması’ gerekçeleriyle serbest bırakmıştır. Fatma Altınmakas’ın jandarma karakoluna yaptığı şikâyet başvurusunda, ifade işlemlerinde Kürtçe tercüman bulundurulmadığı için uğradığı şiddeti anlatamadığı ortaya çıkmış ve Sinan Altınmakas’ın serbest bırakıldığı gün Fatma Altınmakas, Kazım Altınmakas tarafından öldürülmüştür. Dava süreci devam ederken cinayette adı geçen diğer şüpheliler dosyaya dahil edilmemiştir.

    Kadınların öldürülmesinin yanında bir de fiziksel, psikolojik, cinsel, ekonomik vb. her türlü şiddet günden güne artmaktadır. Artan bu veriler karşısında ise etkili yasal düzenlemelerin olmaması ve hatta İstanbul Sözleşmesi gibi kadınları her türlü ayrımcılığa ve şiddete karşı koruyan uluslararası bir sözleşmeden çıkılması daha da derinleşen şiddet örneklerini ortaya çıkarmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bütünlüklü politikaların geliştirilmemesi, kadınların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal alanlardan her geçen gün dışlanması, kadın hakları için mücadele eden kadınların ve kurumların hedef haline getirilmesi mevcut sorunun daha da katmerlenmesine sebep olmuştur. Kadına yönelik şiddetle mücadele, erkek şiddetinin önlenmesine dair etkili politikaların geliştirilmesi, kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve gerekli tedbirlerin alınması adına meclis araştırması açılmasını arz ederiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Munzur Üniversitesi’nde araştırma görevlisinden öğrencilere taciz ve hakaret iddiası

    Munzur Üniversitesi’nde araştırma görevlisinden öğrencilere taciz ve hakaret iddiası

    PİRHA-Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde araştırma görevlisi olan İlyas K.’nin kız öğrencilere mesajlar attığı, erkek öğrencilere ise küfür ve hakaretlerde bulunduğu iddia edildi. Sürekli kendilerini taciz ettiği gerekçesiyle 95 kişi geçen hafta toplu olarak şikâyet dilekçesi yazıp rektörlüğe verdi. 

    Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde araştırma görevlisi olan İlyas K.’nin kız öğrencilere taciz içeren mesajlar attığı, erkek öğrencilere ise küfür ve hakaretlerde bulunduğu iddia edildi.

    Konuya ilişkin 95 öğrenci Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’ne dilekçe verirken, öğrencilerden bazıları karakolda da şikayetçi olup ifade verdi.

    “SINIFTA TELEFONUMU UNUTTUĞUM İÇİN BANA HAKARET ETTİ”

    Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi Fatih Güngör, “Sınavda görevli olan İlyas K., 3-4 ay önce sınavdan çıkarken sınıfta telefonumu unutmuştum sınıfa geri geldiğimde bana hakaret etmeye başladı, bir üniversite hocasının bunu yapacağını hiç düşünmemiştim. ‘Lan, it niye telefonunu sınıfta bırakıyorsun’ diye bana hakaret etti, ben de ‘benimle böyle konuşamazsınız’ dedim. Bana ‘sana soruşturma açacağım, seni bitireceğim benim arkam sağlam’ dedi. Sadece telefonumu unuttuğum için böyle hakaretlere ilk kez maruz kaldım. Bir başka öğrenci kapıyı kapattığında rüzgârdan dolayı sert kapandığı için öğrenciye hakaret edip sınav kâğıdına kopya yazdı” dedi.

    “SÜREKLİ BİZİ TACİZ ETTİĞİ İÇİN ŞİKAYETÇİ OLDUK”

    İsmini vermek istemeyen Munzur Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencisi ise, “İlyas K. araştırma görevlisi olarak görev yapmakta ve derslerimize girmektedir. Geçen dönem İnstagram’dan bana istek gönderdi ben de bizim bölümde araştırma görevlisi olduğu için isteği kabul ettim. İnstagram’dan kendisini ekledikten sonra telefon numaramı istedi ben de derslerimize gireceğini düşündüğüm için telefon numaramı verdim, daha sonra gece Whatsap’tan bana mesaj attı ‘Seni çıkartamadım resmini atar mısın’ dedi. Daha sonra ise ‘Yurtta mısın, yurttaysan seni arabayla alıyım benim eve gideriz’ diye mesaj attı. Ben de kendisine sen ne münasebetle bana böyle mesajlar atarsın, dedim. Bana sakın beni mahkemeyle uğraştırma, konuştuğumuzu da kimseye söyleme dedi. Ertesi gün okulda bulunduğum gün bana Whatsap’tan ‘Ben odamdayım gelebilir misin, görüşelim’ şeklinde mesaj attı. Bana bu şekilde iki gün boyunca mesajlar attı ben kendisine cevap vermeyince gönderdiği mesajlarını sildi. İlk dönem sınıfa gözetmen olarak geldiğinde sınav boyunca sık sık bana bakarak beni rahatsız etti. İkinci dönemde kendisinin gözetmen olduğunu bildiğim için onun girdiği sınava girmedim. İlyas K., sürekli bizi taciz ettiği için 95 kişi geçen hafta toplu olarak şikâyet dilekçesi yazıp rektörlüğe verdik” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM