Etiket: tahliye

  • Şair İlhan Sami Çomak, İzmir’de sevenleriyle buluştu-VİDEO

    Şair İlhan Sami Çomak, İzmir’de sevenleriyle buluştu-VİDEO

    PİRHA- Şair İlhan Sami Çomak, 30 yıllık mahpusluktan sonra özgürlüğüne kavuşunca İzmir’de sevenleri ve dostlarıyla buluştu. Çomak ailesi İzmir Narlıdere’de bulanan Dayanışma Kafe’de 2 gün boyunca misafirlerini ağırlayacak. 

    1994 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’nde öğrenciyken gözaltına alınan ve müebbet hapis cezası verilen Şair İlhan Sami Çomak’ın tahliyesi keyfi gerekçelerle engellenmişti.

    30 yıl süren tutukluluğunun ardından 26 Kasım’da tahliye edilen Şair İlhan Sami Çomak, İstanbul’dan sonra İzmir’de de sevenleri ve dostlarıyla bir araya geldi.

    Bir kafede gerçekleşen buluşmada İlhan Sami Çolak’ı, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Narlıdere Cemevi yöneticileri, Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), DEM Parti İzmir il ve ilçe yönetimleri, Barış Anneleri, HDP İzmir İl binasında katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz’ın yanı sıra çok sayıda seveni ziyaret etti.

    Buluşmada İlhan Sami Çomak, hem duygu dolu anlar yaşadı hem de yeni hayatına dair düşüncelerini paylaştı.

    Çomak’ın ailesi İzmir Narlıdere’de bulanan Dayanışma Kafe’de 2 gün boyunca misafirlerini ağırlayacak.

    İLHAN SAMİ ÇOMAK KİMDİR?

    İlhan Sami Çomak 8 Mart 1973 tarihinde Bingöl Karlıova’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Bingöl’de tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü’ne 1992 yılında kaydını yaptırdı. 1994 yılında gözaltına alındı ve tutuklandı. Türkçe dışında anadili olan Kürtçe ile de şiirler yazdı. 2016 yılında “Gönderen: İlhan Sami Çomak” isimli belgesele konu oldu. Gitmeler Çiçek Kurusu, Açık Deniz, Günaydın Yeryüzü, Kedilerin Yazdığı İlahi, Bir Sabah Yürüdüm, Yağmur Dersleri, Dicle’nin Günlüğü, Geldim Sana, Hayattayız Nihayet, Karınca Yuvasını Dağıtmamak adlı kitapları yayımlandı. 2019 yılında Geldim Sana dosyasıyla Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülü’ne layık görüldü. Hayattayız Nihayet şiir kitabıyla 2022 yılında Metin Altıok Ödülü’nü aldı. Çomak yine 2022’de Norveç Kültür Bakanlığı ve Yazarlar Birliği İfade Özgürlüğü ve Halkevleri Özel Ödülü’nü de aldı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Şair İlhan Sami Çomak, özgürlüğüne kavuştu-VİDEO

    Şair İlhan Sami Çomak, özgürlüğüne kavuştu-VİDEO

    PİRHA-30 yıldır hapishanede olan şair İlhan Sami Çomak, tahliye oldu. 

    Hakkında verilen cezayı tamamladığı halde tahliyesi engellenen şair İlhan Sami Çomak 30 yıl sonra tahliye edildi. İlhan Sami Çomak adına yönetilen X hesabından yapılan paylaşımda “İlhan’ı aldık” paylaşımı yapıldı.

    Çomak’ın ailesi Ümraniye’de bulanan Vartolular Derneği’nde 2 günlük karşılama töreni düzenleyecek. Ardından İzmir’e doğru yola çıkılacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ergin Doğru: Ağır bedeller ödendi ancak bıraktığımız yerden devam edeceğiz-VİDEO

    Ergin Doğru: Ağır bedeller ödendi ancak bıraktığımız yerden devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan BDP Dersim eski il Eş Başkanı Ergin Doğru, dün tahliye edildi. Tahliye olduktan sonra PİRHA’ya konuşan Doğru, “Uzun yıllar sonra hem memleketimle hem de arkadaşlarımla bir araya gelmek güzel bir duygu. Zindanda olduğum 8 yılda ilgilerini esirgemeyen tüm halkımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    “Örgüt Üyeliği” ve “Örgüt Propagandası” suçlamasıyla tutuklanan ve 2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Dersim eski İl Eş Başkanı Ergin Doğru, tutukluluğun gözden geçirilmesi değerlendirilmesiyle mahkemece dün tahliye edildi.

    Ergin Doğru, tahliye olduktan sonra duygularını PİRHA’ya anlattı.

    “HERKES AÇISINDAN ZORLU BİR SÜREÇ YAŞANDI, ZİNDANLARDA BUNUN BİR PARÇASIYDI”

    Uzun yıllar sonra hem memleketiyle hem de arkadaşlarıyla bir araya gelmenin güzel bir duygu olduğunu söyleyen Ergin Doğru, “Ancak her güzelliğin buruk olan bir yanı da var. Mücadelenin bir alanından başka bir alanına geçmek yeni başlangıçlar olsa da geride bırakılanların bıraktığı bir hüzün de söz konusu. Herkes açısından zorlu bir süreç yaşandı, zindanlarda bunun bir parçasıydı. Kendi siyasal kimliğimizi, onurumuzu ve değerlerimizi korumak için çok zorlu dönemler geçirdim. Bu süreçte ağır bedeller de ödendi ve bunun sonucunda halen kendimizi var edebiliyoruz. Bundan sonraki süreçte çok önem verdiğimiz kendi ikrarımızı yaşayabilmek ve o ikrarı var edebilmek noktasında çabamız elbette devam edecek” dedi.

    “DEĞİŞİMİN OLUMLU MU YOKSA OLUMSUZ MU OLDUĞUNA DAİR İYİ TESPİT YAPILMASI GEREKİYOR”

    Bıraktıkları yerden devam edeceklerini ifade eden Doğru, “Dersim’de henüz gezebilme imkânım olmasa da birçok şeyin değiştiğini söylemek mümkün ancak değişimin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğunu iyi tespit edebilmek gerekiyor. Değişimden korkmamak gerekiyor ama değişmek adına da her türlü değerden de kopmamak gerektiğine inanıyorum. Zindanda olduğum 8 yılda ilgilerini esirgemeyen ve bu noktada gerek mektuplarla gerekse de gönderdikleri selamlarla tüm halkımıza teşekkür ediyorum. Dersim ikrarımızın sembolü olan bir yer o yüzden Dersim’de tekrardan ikrarımızı yaşamak mutluluk veriyor. Bu yolu devam ettirmek ve kendi erkanımızı sürdürebilme bu noktada bunu daha da yücelterek var olan saldırılar karşısında durabilmek önemlidir” diye konuştu.

    Nuray ATMACA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

  • Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

    Ergin Doğru, tahliye edildi-VİDEO

    PİRHA-BDP Dersim eski il Eş Başkanı Ergin Doğru, tahliye edildi.

    2016 yılından bu yana Elazığ Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan BDP Dersim eski il Eş Başkanı  Ergin Doğru, tahliye edildi.

    ERGİN DOĞRU KİMDİR?

    Elazığ 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Ergin Doğru, daha önce Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Başkanlığı görevinde bulundu. Demokratik Alevi Derneği’nin (DAD) ilk kurucu başkanlığını yaptı. Newedê Dersim, Dersim Gazetesi ve Dersim Araştırmaları Merkezi’nin (DAM) kuruluşunda yer aldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Köpeğe tecavüz eden erkek, Hayvanları Koruma Günü’nde tahliye edildi

    Köpeğe tecavüz eden erkek, Hayvanları Koruma Günü’nde tahliye edildi

    PİRHA – Bakırköy Florya’da bir sokak köpeğine tecavüz ederken suç üstü yakalanan Paşa T, ikinci duruşmada tahliye edildi. Adliye önünde yapılan açıklamada, köpeğe 3 yıldır sistematik tecavüz saldırısında bulunan erkeğin 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde tahliye edilmesine tepki gösterildi.

    Sokakta yaşayan köpeğe tecavüz ederken suç üstü yakalanan Paşa T, 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’nde tahliye edildi.

    SUÇ ÜSTÜ YAKALANDI

    Bakırköy Florya’da haziran ayında bir şahsın köpeği ormanlık alana götürdüğünü görenler durumdan şüphelenerek, telefon kameralarıyla olayı kayda alarak Paşa T’yi suç üstü yakaladı.

    VETERİNER TECAVÜZÜ BELGELEDİ

    Bölgedeki yaşam savunucularının ihbarının ardından gözaltına alınan erkek, tutuklandı. Köpeğin yapılan veteriner muayenesinde istismara maruz bırakıldığı belirlendi.

    HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI DURUŞMA SALONUNA ALINMADI

    Tutuklu yargılanan Paşa T, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmayı takip etmek için Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nin yanı sıra çok sayıda hayvan hakları savunucusu Bakırköy Adliyesine gitti. Fakat duruşma salonunun küçük olduğu bahanesiyle hayvan hakları savunucuları duruşma salonuna alınmadı.

    TECAVÜZ FAİLİ TAHLİYESİNİ İSTEDİ

    “Hayvanlara cinsel saldırı” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanan Paşa T, suç üstü yakalanmasına ve veteriner raporuna rağmen suçlamaları kabul etmeyerek, tahliyesini istedi. Paşa T, kendisine iftira atıldığını savunarak, karşı taraftan davacı olduğunu söyledi.

    İSTANBUL BAROSU HAYVAN HAKLARI MERKEZİ’NİN KATILIM TALEBİ KABUL EDİLDİ

    Duruşmaya Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu’nun talimatıyla Bakırköy Belediyesi müdahil olmuştu. Paşa T’nin yargılandığı davanın ikinci duruşmasında İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nin dava ve duruşmalara katılım talebi kabul edildi.

    Bakırköy Belediyesi avukatı ve Hukuk İşleri Müdürü Sinan Derman, sanığın kaçma şüphesi olduğu ve delillerin toplanmadığını belirterek tutukluğun devamını talep etti.

    ZİNCİRLEME SUÇ HÜKÜMLERİ UYGULANSIN”

    İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi avukatlarından Nur Sena Şengün ve Ayşe İlke Alkaç da, istismar fiilinin gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu belirterek, Paşa T’nin sokak hayvanlarına daha önce de tecavüz saldırısında bulunduğunu söyledi. Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını isteyen avukatlar, tutukluluğun devamını istedi.

    Taleplerin alınmasının ardından mahkemeye ara veren hakim sanığın savunmasını usulüne uygun alınmış olması, üzerine atılı suçun alt ve üst sınırı ile tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önüne alarak  tahliyesine karar verdi. Haftada bir imza adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Paşa T’nin yargılanmasına 27 Aralık’ta devam edilecek.

    Duruşmaya katılanlar Bakırköy Adliyesi koridorlarında karara tepki gösterdi.

    AVUKAT ERFAT: SANIK ÜST SINIRDAN İNDİRİMSİZ CEZA ALMALI

    Bakırköy Adliyesi önünde yapılan açıklamada konuşan Avukat Şerara Erfat, Paşa T’nin Alice köpeğe 3 yıldır tecavüz ettiğinin bilgisini verdi. Tahliye kararının 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde verilmesine tepki gösteren Erfat, “Bu sanığın en üst sınırdan, herhangi bir indirim almadan ceza alması için Alice’in yanında olduğumuzu herkesin bilmesini istiyoruz. Kararın 4 Ekim’de verilmesi hepimizi çok üzdü. Hayal kırıklığına uğradık” dedi.

    ŞENGÜN: 4 EKİM’E YAKIŞIR BİR KARAR BEKLİYORDUK

    İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi’nden Avukat Nur Sena Şengün de, hayvanların mağdur olduğu dosyalara müdahil olmaya devam edeceklerini söyledi. 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü’ne yakışır bir karar beklediklerini, savcının da tutukluluğun devamını istediğini kaydeden Şengün, “Bu bir son değil. Yargılamaya aynı şekilde devam edeceğiz. Sonunda hayvanların kazandığı bir Türkiye’de yaşayacağımıza inanıyoruz” dedi.

    Adliye önündeki açıklama, “Direne direne kazanacağız”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganlarıyla sona erdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de tutuklu 4 sosyalist tahliye edildi

    İzmir’de tutuklu 4 sosyalist tahliye edildi

    PİRHA – İzmir’de 22 Mart’ta tutuklanan ESP ve SGDF üyesi 4 kişi, ilk duruşmada tahliye edildi.

    İzmir’de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan ve ardından çıkarıldığı mahkemede 22 Mart’ta tutuklanan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri hakkında açılan davanın ilk duruşması İzmir 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmada “Örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklu yargılanan Hıdır Ali Kılıç, Ebru Yiğit, Sinem Çelebi ve Birkan Polat ile avukatları hazır bulundu.

    Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada ilk olarak savunması yapan Hıdır Ali Kılıç, üyesi olduğu ESP ve HDP binalarına girmenin, partisinin toplantısı ve basın açıklamalarına katılmanın suç olmadığını belirtti. Suçlamalar arasında Suruç Katliamı ile ilgili eylemlerin de olduğunu anımsatan Kılıç, “Kobane halkı ile dayanışma gösteren ve Suruç’ta katledilen 33’leri anmak suç değildir. 10 Ekim katliamını protesto etmek, Barış annelerinin, Cumartesi insanlarının mücadelesine destek vermek suç değildir. Polis jop ve kalkanlarla açıklama yapmamızı engellerse kitleye direnme çağrısı yapmak suç değildir. Ortada bir suçlu varsa; halkları, inançları yok sayan saray rejimidir” dedi.

    KİTAP VERMEK SUÇ SAYILDI

    Ardından savunmasını yapan Birkan Polat da tutuklanmalarına gerekçe olarak sunulan gizli tanığın savunmalarına değinerek, “İtirafçı, kendisine dergi kitap verdiğimizi söylüyor. Marksizm’e ait kitaplarda suç olan nedir? Marksizm dünya çapında benimsenen bir ideolojidir. ESP olarak tüm devrimcilerin mezar anmalarına katılırız. Lenin, Che, Rosa, Denizler, İbolar ve daha niceleri. Bu dünya sosyalist hareketin bir geleneğidir” diye belirtti.

    ‘ÜYELERİNLE NEDEN GÖRÜŞTÜN’ SUÇLAMASI

    Ebru Yiğit de, “İzmir, Artvin, Adana, Ankara’ya yaptığım seyahatler ve buralarda parti üye ve yöneticileri ile yaptığım görüşmeler suç sayılmış. ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı olarak üyelerimiz ve yöneticilerimizle görüşmeler yapmam kadar doğal bir şey olamaz. Vasisi olduğum Fethiye Ok ile yaptığım telefon görüşmeleri teknik takip sonucu elde edilmiş ve delil gibi sunulmuş. Her hükümlü ve tutuklunun yaptığı görüşmeler zaten kayıt altına alınıyor. Tutsaklara vasi olmak, görüşçü olmak suç olarak nitelendirilemez” ifadelerini kullandı.

    FİLİSTİN EYLEMİ DE DOSYADA

    Savunma yapan Sinem Çelebi ise şunları söyledi:

    “Anayasal hakkımı kullandığım için yargılanıyorum. 25 Kasım’da kadına yönelik şiddete karşı mücadele gününe katılmamı ve İzmir kadın platformunun taşıdığı pankartın arkasında olmamı suç saymışlar. İzmir’de ‘İsrail’le ticari ilişkiler kesilsin Filistin halkının yanındayız’ şiarıyla eylem yapıldı. Tüm dünyada yapılan eylemlerden sadece biridir ve yüzlerce kişi katılmıştı. Ancak sosyalist olduğum içim bu eylem nedeniyle de yargılanıyorum. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliye ve beraat talep ediyorum.”

    TAHLİYE KARARI

    Avukatlar ise müvekkillerinin katıldığı basın açıklaması ve parti faaliyetlerinin suç içermediğini vurguladı. Müvekkillerinin anayasal haklarını kullandığını belirten avukatlar, hepsinin tahliyesini ve beraat ettirilmesini talep etti.

    Kararını açıklayan mahkeme, tutuklu tüm sosyalistlerin  tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 1 Mayıs’ta tutuklananların tamamı tahliye edildi

    1 Mayıs’ta tutuklananların tamamı tahliye edildi

    PİRHA-Taksim’e yürümek isteyenlere yönelik 21 Mayıs sabahı yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 34 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşmasında 4 kişi daha tahliye edildi. Dosya kapsamında tutuklu kalmadı.

    1 Mayıs’ta İstanbul Fatih’te bulunan Saraçhane Parkı’ndan Taksim’e yürümek isteyenlere yönelik 21 Mayıs sabahı yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan, aralarında Gazete Patika muhabiri Ali Kadir Güler’in de bulunduğu 34 kişinin ilk duruşması görüldü.

    “Görevi yaptırmamak için direnmek”, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen dağılmamak”, “kasten yaralama”, “kamu malına zarar vermek” iddialarıyla açılan dava, Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 47’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 4 kişinin tutuklu 30 kişinin tutuksuz yargılandığı davanın duruşması kimlik tespitiyle başladı.

    Duruşmada ilk olarak söz verilen iddia makamı, tutuklu bulunan 4 kişinin tahliye edilmesini talep etti.

    Tutuklu yargılanan Hüdanur Keser, 1977 yılının 1 Mayıs’ında katledilen işçileri anıp savunmasına başladı. İşçilerin haklı olduğunu belirten Keser, İşçi ve Emekçi Bayramı’nı kutladıkları için yargılandıklarını ifade etti. Keser, “Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı 1 Mayıs alanı Taksim Meydanı’dır diyor. 1 Mayıs’ı kutlamak için polisin arama noktalarından geçerek Saraçhane Meydanı’na girdik. Polisin orantısız gücüne maruz kaldım. Fiziksel zarar gördük. O gün orada yasaları çiğneyen biz değildik. Ama biz yargılanıyoruz. 1 Mayıs hak arama günüdür. Anayasal bir haktır. 1 Mayıs alanı Taksim Meydanı’dır. Hukuksuz ve haksızca cezalandırılıyoruz. Tahliyemi talep ediyorum” dedi.

    “ÇALIŞMAK ZORUNDAYIM”

    Tutuklu yargılanan Cemalettin Apa da 30 yıldır açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya çalıştığını ifade ederek, 1 Mayıs’ı AYM kararları çerçevesinde kutlamak için Saraçhane’ye gittiğini belirtti. Apa, “30 yıldır emek veren bir işçiyim. Ben çalışmak zorundayım çalışmasam geçinemem. En çok vergiyi biz ödedik. Çalışmak zorundayım kaç aydır kiramı faturalarımı ödeyemiyorum” diyerek, tahliyesini istedi.

    “İŞÇİLERİN KAZANDIĞI BİR HAK”

    Tutuklu yargılanan Ömer Faruk Taştan ise şöyle konuştu: “Birçok emekçi ile sözlerimizi, taleplerimizi yükseltmek için Saraçhaneye gittim. 1 Mayıs işçilerin kazandığı bir haktır. Dayanışma içinde 1 Mayıs’ı kutlamak istedik. Taksim’e gitmek istedik. 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlamak suç sayılıyor. Tahliyemi talep ediyorum.”

    “İNSANCA YAŞAMI TALEP ETMEK SUÇ DEĞİLDİR”

    Tutuklu yargılanan Ümit Deniz, Saraçhane’de polis şiddetine maruz kaldığını vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi kararına rağmen polisin şiddetine maruz kaldık. Polis yoğun gaz ile müdahale etti. Alanı kitleler halinde terk ettik. Bugün burada suçlanan 1 Mayıs’tır. 1 Mayıs’ta dillendirilen talepleri, insanca çalışmayı, insanca yaşamı talep etmek suç değildir. 1 Mayıs’a katılmak, 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak suç değildir. Tahliyemi talep ediyorum” şeklinde konuştu.

    “HABER ALMA HAKKI DA ENGELLENDİ”

    Ardından söz alan Gazete Patika Muhabiri Ali Kadir Güler, Saraçhane’de haber takibi için gittiğini ve çok sayıda görüntü ile fotoğraflar çektiğini vurguladı. Gazetecilerin alanda polis şiddetiyle karşılaştığını belirten Güler, “Hemen hemen her eylemde ya da basın açıklamasında olduğu gibi söz konusu 1 Mayıs’ta da basın emekçileri olarak polis şiddetine maruz bırakıldığımızı ve işimizi yapma noktasında engellendiğimizi ifade etmek istiyorum. Muhalif basının engellendiği 1 Mayıs günü, ana akım yandaş medya ve bu medyaya mensup kişilerin sanki 1 Mayıs’a katılmak suçmuş gibi 1 Mayıs’a katılanları hedef göstermişlerdir. Ancak alanda gerçek haberi yapmaya çalışan muhalif devrimci basın çalışanı birçok muhabir arkadaşımız polis şiddetine maruz kalmıştır. Bu anlamıyla 1 Mayıs günü sadece insanların 1 Mayıs’ı kutlama hakkı değil, insanların en temel haklarından olan haber alma hakkının da kısıtlandığı ortadadır” ifadelerini kullandı.

    Diğer bir kısım yargılanan da yaptıklarının suç olmadığını belirterek, beraat talebinde bulundu.

    4 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

    Kararını açıklayan mahkeme, tutuklu bulunan Hüdanur Keser, Cemalettin Apa, Ömer Faruk Taştan ve Ümit Deniz’in tahliyesine karar vererek, kalan savunmaların tamamlanması için duruşmayı 4 Aralık’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hasta tutuklu Makbule Özer tahliye oldu

    Hasta tutuklu Makbule Özer tahliye oldu

    PİRHA-Hasta tutuklu Makbule Özer, 254 günün ardından cezasını tamamlayarak tahliye oldu.

    Van’ın Edremit ilçesinde “örgüte yardım etmek” iddiasıyla 9 Mayıs 2022 tarihinde tutuklanan ve 7 Eylül’de tahliye edilen 82 yaşındaki Makbule Özer, Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “cezaevinde kalabilir” raporu sonrası 22 Mart’ta tekrar tutuklandı.

    Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre; Hasta tutuklu Özer, 254 günlük tutsaklığının ardından cezasını tamamlayarak, tahliye oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’deki yangın büyüyor: Yüzlerce kişi tahliye edildi

    İzmir’deki yangın büyüyor: Yüzlerce kişi tahliye edildi

    PİRHA- İzmir’de devam eden orman yangınları nedeniyle, yüzlerce kişi evlerinden tahliye edildi.

    İzmir’in Karşıyaka ilçesi Yamanlar mevkiinde 15 Ağustos’ta çıkan yangın sürüyor. Yangın geniş bir alana yayılırken, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İzmir’deki yangından etkilenen ve tahliye edilen bölgeleri paylaştı. Yerlikaya’nın açıklamasına göre, Sancaklı Mahallesi’nde 170, Doğançay Mahallesi’nde 500, Zübeyde Mahallesi’nde 50, Onur Mahallesi’nde 80 olmak üzere toplam 800 yurttaş tahliye edildi. Bayındır ilçesinde çıkan yangında ise 100 yurttaş evlerinden tahliye edildi.

    Yangın bölgesinde açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, Karşıyaka’daki yangının piknik ateşinden çıktığını açıkladı. Ödemiş ilçesinde bağlı Beydağ’daki yangının, 2 çocuğun attığı sigara izmaritinden kaynaklandığı açıklandı.

    Karşıyaka’da başlayan ve devam eden yangına sabah saatlerine yeniden havadan müdahale başladı.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Cezaevinden 30 yıl sonra tahliye olan Erdal Laçin: Yaşama sarılacağız!-VİDEO

    Cezaevinden 30 yıl sonra tahliye olan Erdal Laçin: Yaşama sarılacağız!-VİDEO

    PİRHA-Erzurum Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edilen 30 yıllık mahpus Erdal Laçin, “İnsan farklı duygular yaşıyor. Bir yandan da içeride kalan arkadaşlar var, onlardan ayrılmanın verdiği hüzün var. Ama bir yandan da Dersim’e geri dönmek güzel bir duygu” dedi.

    1994 yılında müebbet hapis cezası alan ve 30 yıl cezaevinde tutulan Erdal Laçin, 31 Temmuz’da tahliye oldu. Laçin, 30 yıl boyunca Konya, Karaman, Hatay, Adana, Maraş ve Erzurum’da cezaevlerinde tutuldu.

    Erdal Laçin, 30 yıllık mahpusluktan sonra duygularını PİRHA’ya anlattı.

    “KENDİ TOPRAKLARIMA DÖNMEK MUTLULUK VERİCİ”

    30 yıl sonra kendi topraklarına dönmenin mutluluk verdiğini söyleyen Erdal Laçin, “Tabi insan farklı duygular yaşıyor. Bir yandan da içeride kalan arkadaşlar var, onlardan ayrılmanın verdiği hüzün var. Ama bir yandan da Dersim’e geri dönmek güzel bir duygu. Elbette mücadele devam ediyor o yüzden biz de yaşamımıza sarılacağız. 30 yıl önce geride bıraktığın insanlarla yeniden buluşmanın verdiği heyecan ve coşku var. Bir yandan da hüzün var. Eskiden yaşadığın evlerin, bahçelerin ve insanların değişimini hissediyorsun” dedi.

    Nuray ATMACA/DERSİM

  • Gazeteci Diren Keser tahliye oldu: Alevilerin sesi olmaya devam edeceğim- VİDEO

    Gazeteci Diren Keser tahliye oldu: Alevilerin sesi olmaya devam edeceğim- VİDEO

    PİRHA- Tarsus Kampüs Cezaevi’nde tutulan PİRHA Muhabiri ve CAN TV Programcısı Diren Keser bugün tahliye oldu. Cezaevi önünde konuşan Keser, “Alevilerin, kadınların, insan hakları mücadelesi verenlerin, özgürlüğe susamış olanların sesini duyurmaya devam edeceğim” dedi.

    Mersin’deki evinden 27 Şubat’ta evinden gözaltına alınarak Tarsus Kampüs Cezaevi’nde tutulan PİRHA Muhabiri ve CAN TV Programcısı Diren Keser bugün tahliye oldu.

    Diren Keser‘i cezaevi çıkışında eşi Nazlı Keser, PİRHA muhabirleri Fatoş Sarıkaya, Cebrail Arslan, Ersin Özgül, avukatı İbrahim Cinbaş, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü temsilcileri, Mersin Cemevi yönetimi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube yöneticileri ve dostları karşıladı.

    KESER, HASTA MAHPUSLARIN DURUMUNA İŞARET ETTİ

    Cezaevi önünde yaptığı konuşmada hasta mahpusların yaşadıkları sorunlara dikkat çeken Keser, “Alevi camiası, Alevi toplumu ve Aleviler için mücadele ediyorum. Bundan dolayı kısa bir süre de olsa mapushane yaşadık. Elbette çıkmak güzel ama içeride düşüncelerinden dolayı kalanlar var.  Hasta tutuklular, tek başına yaşam mücadelesi verenler, 80 yaşında ve 80 yaşın üstünde insanlar var. Umarım bu sese kulak verilir, bu çığlık duyulur çünkü onların özgürce yaşama hakları var, sağlıklarını korumaları gerekiyor. Dilerim onlar için bir an önce özgürlük gelir. Alevilerin, kadınların, insan hakları mücadelesi verenlerin, özgürlüğe susamış olanların sesini duyurmaya devam edeceğim. Bir tarafımız buruk ama sesimizi çıkarmak adına da sürdüreceğimiz bir yol var, o yolda yürüyenlere de aşk olsun” diye konuştu.

    NE OLMUŞTU?

    2015 yılında sosyal medya platformu olan Facebook’ta haber paylaşımları gerekçe gösterilen Keser hakkında, 2017 yılında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla Mersin 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açılmıştı. Aynı yıl görülen davada Keser’e mahkeme heyeti, 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezası vermişti. 2019 yılında yaklaşık 4 ay cezaevinde kalan Keser, cezaevinden tahliye olmuş ancak Yargıtay’ın 2 Şubat 2024 yılında cezayı tekrardan onamasının ardından 27 Şubat’ta tekrar gözaltına alınarak Tarsus Cezaevi’ne gönderilmişti.

    PİRHA/MERSİN

     

    İLGİLİ HABER

    Muhabirimiz Diren Keser tutuklandı

  • Cezaevinden 30 yıl sonra tahliye olan Barış Kılıç’a Dersim’de ziyaret-VİDEO

    Cezaevinden 30 yıl sonra tahliye olan Barış Kılıç’a Dersim’de ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Karakoçan Cezaevinden tahliye edilen 30 yıllık mahpus Barış Kılıç tahliye edildi. Memleketi Dersim’de karşılanan Kılıç, “Doğal ortamın en güçlü dinamiğinden bir tanesi annedir, etrafındaki insanlardır, halktır. Demokrasiye, barışa özlem duyuyoruz” dedi.

    Elazığ’da bulunan Karakoçan K-1 Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 30 yıllık mahpus Barış Kılıç tahliye edildi. Tahliye olan ve memleketi Dersim’e gelen Kılıç’ı DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, DEM Parti Dersim İl Örgütü ve çok sayıda kişi ziyaret etti.

    Ziyarette konuşan Kılıç, Annem 30 yıldır cezaevinde arkamdan gezmiş bir insan. Çok zorluklar yaşamış biridir. Aslında benim isteklerimden ziyade benim dışındaki insanların istekleri nasıldır. Cezaevinde çocukları ölen ailelerin duyguları nasıldır açmak gerek. Bazen dışarıya ilişkin neye özlem duyacağımızı  bazen insan unutuyor. Suya, bir ota, bir ağaca, toprağa, doğaya ait; doğal bir ortamda  yaşamayı özlem haline getiriyorsun. Doğal ortamın en güçlü dinamiğinden bir tanesi annedir, etrafındaki insanlardır, halktır. ‘Şuna çok özlem duydum’ diyeceğim bir şey yok. İnsanların biraz daha özlem duyduğu şeyi ifade etmek benim açımdan biraz daha mantıklı olandır. İnsanlarımız neye özlem duyuyorsa ben de ona duyuyorum. Demokrasiye, barışa özlem duyuyoruz” dedi.

    Kendisini karşılayanlarla tek tek selamlaşan Kılıç, teşekkür etti.

    BARIŞ KILIÇ KİMDİR?

    Dersim Nazmiye’de doğan ve 4 Temmuz 1994 yılında tutuklanıp Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılanan Kılıç müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kılıç, sırasıyla Maraş, Malatya, Edirne, Adıyaman, Eskişehir, Elazığ ve son olarak Karakoçan K-1 Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuluyordu.

    PİRHA/DERSİM 
  • PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün’ün tahliyesine karar verildi

    PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün’ün tahliyesine karar verildi

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün bugün görülen duruşmasında yurt dışına çıkış yasağıyla adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliyesine karar verildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün ‘tutuklu arkadaşlarına para gönderme’ ve ‘PSAKD’nin danışma kurulu toplantısı’ suçlamalarıyla yargılandığı davanın duruşması Çağlayan Adliyesi 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş, PSAKD Genel Merkez Yöneticisi Hıdır Çam, Grup Yorum üyeleri destek verdi.

    Mahkeme, Diyarbakır’dan SEGBİS ile bağlanmak isteyen Beyhan Gün’ün avukatı Cafer Koluman’ı duruşmaya bağlamadı. Duruşmada, Beyhan Gün’ün avukatı Naim Feyzullah Eminoğlu duruşmada hazır bulundu. Tutuklu PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün duruşmaya bizzat katıldı.

    FIRAT KAYA: BEN MÜZİSYENİM, BAĞLAMA ÇALIYORUM

    Duruşmada ilk olarak 6 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi önünde yapılan saldırıda 9 Şubat günü tutuklanan Grup Yorum üyesi Fırat Kaya dinlendi. Kaya, “6 Şubat Soruşturması kapsamında tutuklandığımız söylendi. Ama bana 6 Şubat ile alakalı hiçbir şey sorulmadı. Sonra İdil Kültür Merkezi’ne baskın yapıldı ve gözaltına alındım ve 9 Şubat’ta tutuklandım. Ben müzisyenim, müzik gizli saklı yapılacak bir şey olmadığından, yine 23. yine 26. Ağır Ceza gibi mahkemelere katılıyorum. Sonuçta tutuklanmış ve ben mesleğimi yapamamış oluyorum. Bu adil değil, ben neyden tutuklandığımı biliyorum. Dosya ile soruşturma birbirinden bağımsız. Ben adalet istiyorum. Gizli tanıkların bahsettiği süreçlerle benim hiçbir bağlantım yok. 2019’dan bu yana bütün dünyam müzik. Bağlama çalıyorum. Biz bir şeyleri yok etme derdinde değiliz. En fazla yapılan bestemizin kimsenin eline geçmesini istemediğimiz için yırtmışızdır.”

    BEYHAN GÜN: ÜSTÜME SÖYLENEN ŞEYLERİN HEPSİ ÇÜRÜDÜ, TAHLİYEMİ İSTİYORUM

    Tutuklu PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün, “Ben iki yıla yakındır tutukluyum. Zaten üstüme söylenen şeylerin hepsinin üstü çürüdü. Benimle birlikte 12 kişi tutuklandı. Benimle alınan herkes tahliye edildi. Tahliyemi istiyorum” dedi.

    BETÜL VARAN: BEN SAVUNMAMI YAPTIM

    Tutuklu Grup Yorum üyesi Betül Varan, savunmasında “Ekleyebileceğim bir şey yok. Ben savunmamı yaptım. Gizli tanıkların dosyadaki ifadelerinin tebliğini istiyorum” dedi.

    SEHER ADIGÜZEL: DOSYADAKİ İFADELERİN TEBLİĞİNİ İSTİYORUM

    Tutuklu Grup Yorum üyesi Seher Adıgüzel de “Gizli tanıkların dosyadaki ifadelerinin tebliğini istiyorum” dedi.

    AVUKAT KEŞKÜŞ: BERK ERCAN’IN DİNLENMEMESİNİ TALEP EDİYORUZ

    Tutuklu Grup Yorum üyeleri Fırat Kaya ve Betül Varan’ın avukatı Uğur Esat Keşküş mahkemeye yaptığı savunmada, “Tek bir sorulan soru vardı, ‘eylemcileri tanıyor musun?’ Fırat Kaya’nın tahliyesini talep ediyoruz. Betül Varan ile ilgili Berk Ercan’ın dinlenmesi talebi var. Ancak 2019 yılında Berk Ercan dinlendi. Biz tekrar Betül Varan yönünden Berk Ercan’ın dinlenmemesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    AVUKAT EMİNOĞLU: MÜVEKKİLİN BİRAN ÖNCE TAHLİYESİNİ İSTİYORUZ

    Tutuklu PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Beyhan Gün ve tutuklu Grup Yorum üyesi Seher Adıgüzel’in avukatı Naim Feyzullah Eminoğlu yaptığı savunmada şunları söyledi:

    “Bu dosya 13 sanıklı bir iddianameyle başladı. Biz o dosyayı incelediğimizde 11 sanığın tahliyesini görüyoruz. Müşteki 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ilk duruşmasında Beyhan Gün’ü tanımadığını söylemişti. Biz son iki üç celsede diğer tanık Serhat Çelik’i dinleyemiyoruz. Bir diğeri telefon konuşmaları, müvekkil PSAKD’nin Gazi Şubesi’ni aramış. Tek başına suç olmayan ancak polisin, savcının suç olarak müvekkile attığı suç var. Bir diğer mesele finans meselesi. Bu para gönderme meselesinde hapishaneye para yatırırsanız suç işlersiniz diye bir şey yok. Dolayısıyla müvekkilin bu aşamada tahliye edilmesini uygun görüyoruz. Müvekkilin biran önce tahliye edilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Mahkeme, Beyhan Gün, Grup Yorum üyesi Betül Varan ve Seher Adıgüzel’in tahliyesine, Grup Yorum üyesi Fırat Kaya’nın ise tutuklu yargılanmasına karar verdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verildi-VİDEO

    PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verildi-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmasında Odabaş’ın tahliyesine karar verildi.

    Marmara 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisi hasta tutuklu Eren Odabaş’ın duruşması İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya, Eren Odabaş’ın eşi ve ailesi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Ferhat Aktaş katıldı.

    “BEN TEDAVİ OLMAK İSTİYORUM, ÖLMEK İSTEMİYORUM”

    Hasta tutuklu Eren Odabaş mahkeme savunmasında şunları söyledi:

    “Ben herhangi bir örgütün üyesi değilim. Ben kanser hastasıyım, sigortalı çalışıyorum ama kendimi anlatamadım. 3 buçuk 4 aydır buradayım. 6 Şubat 2024 tarihinde Çağlayan Adliyesi önünde bir olay yaşanmış ve tutuklandım. Savcı tutuklandıktan sonra hukuki ve fiili bir bağlantım olmadığını söyledi. Benim tahliye olmam gerekiyordu ama tahliye olmadım. 6 yıl boyunca dışarda gezdiğim bir dosyada tutuklu olduğum bir dosyaya dönüştü. Ben tutuklanmadan 15 gün önce aynı savcılık tarafından ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verilmiş. 15 gün içerisinde ne değişti de ben örgüt üyesi oldum? Ben 2018 yılından beri kanser tedavisi görüyorum. Ben tedavi olmak istiyorum ölmek istemiyorum. Ben sakat kalmak istemiyorum. Uzvumun kesilme ihtimali var. 107 gün olmuş ben hala tedavi olamadım.

    “MEKTUBU BENİM YAZMIŞ OLMA İHTİMALİM VAR AMA HATIRLAMIYORUM”

    Mektubu benim yazmış olma ihtimalim var hatırlamıyorum ama video ve ‘Halk Okulu’ denen belge ile benim bir alakam yok. Rojda’yı 2016 yılında sürekli mahkemeye git gel yaptığım için o sıralardan tanıyorum. Öncesinde bir tanışıklığımız yok.

    “4 AYDIR KIZIMI FOTOĞRAFINDAN SEVİYORUM”

    Ben fiilen PSAKD Gazi Şehitleri Cemevi Yöneticisiyim ve mahallede de tanınan biriyim birileri benim ismimi kullanmış. Benim örgütle bir bağlantım yok, benim yaşama sebebim her şeyim kızım. Ben gece gündüz kızıma iyi bir hayat, gelecek verebilmek için çalışıyorum. Ben hem tedavi hem kızımın durumu 16 aylık bebek 4 aydır baba sevgisinden yoksun. Ben 4 aydır kızımı fotoğrafından seviyorum. Ben tutuksuz yargılanmayı talep ediyorum. Üzerime atılan suçların hiçbirini kabul etmiyorum.”

    AVUKAT DANACI: MÜVEKKİLİN BERAATİNİ VE TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUM

    Avukat Görgün Danacı ise mahkeme savunmasında şunları dile getirdi:

    “Müvekkil hakkında hiçbir makul şüphe olmamasına rağmen şüpheli sıfatıyla dosyada yer almıştır. Evde yapılan arama işlemi tamamen hukuka aykırı bir arama. Yapılan tüm işlemler hukuka aykırıdır. TEM tarafından hazırlanan rapor açıkça hukuka aykırıdır. Şüphe uyandıracak durumda olmamasına rağmen müvekkil Çağlayan’da gerçekleşen olay üzerine tutuklanıyor. Fiili bir gizlilik hali devam ediyor diye düşünmeye başladık bu dosya ile ilgili. Eren Odabaş ile ilgili suç isnat edilecek bir şey yok dosyada. Tamamen masumiyet karinesi ayaklar altına alınmış. Soruşturmayı yürüten savcı Eren Odabaş’ın tutuklanmadan 15 gün önce ‘kovuşturmaya yer yok kararı’ vermiştir. Bu karar tıpkı Berk Ercan ve İrem Kıvrak ile yapılan soruşturmada da verilmesi gerekiyordu. Müvekkil yumuşak doku kanseridir ve bu sebeple tahliye edilmelidir. Hayati risk olmasından kaynaklı ameliyat olamayışı, tamamen sağlık hakkına erişiminin engellenmesi bu hukuksuzlukların yanında müvekkile ağır bir işkenceyi de getirmiştir. Müvekkilin tutuklu yargılanması hukuksuzdur. Kaçma şüphesi, hakkında yakalama, gözaltı olmamasına rağmen müvekkil evinden gözaltına alınmıştır. Ceza Muhakemesi ilkeleri ve Ceza Muhakemesi kanunu bu dosyada tamamen ihlal edilmiştir. Müvekkilin beraatini ve tahliyesini talep ediyorum.”

    Savcı tutukluğa devam edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti ise Eren Odabaş’ın tahliyesine karar verdi. Duruşma 10 Kasım’a ertelendi. Mahkeme ayrıca Odabaş’ın yurt dışına çıkışını yasakladı ve adli kontrol kararı verdi.

    “BU TÜR YARGILAMALAR HUKUK DEVLETİ OLMA İLKELERİNİ ZEDELEYEN BİR ŞEYDİR”

    Duruşma sonrası yapılan açıklamada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Bizi en iyi tanıyan yaptığımız işleri en iyi bilen emniyet teşkilatıdır. Bizim bütün çalışmalarımız göz önündedir. Dolayısıyla bu konularda bir suç isnat edilirken çok daha dikkat edilmesinde yarar var. Herhangi bir olayla başka bir olayı birbirine karıştırmamak gerekir. Bu tür yargılamalar hukuk devleti olma ilkelerini zedeleyen bir şeydir. Biz her şeye herkese rağmen devletimizin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olma mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gültan Kışanak tahliye oldu: Herkes için özgür bir gelecek istiyorum-VİDEO

    Gültan Kışanak tahliye oldu: Herkes için özgür bir gelecek istiyorum-VİDEO

    PİRHA-Kobane Davası’nda tahliye olan Gültan Kışanak, “Arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşamadılar. Bu nedenle hepimiz çok buruk bir durumdayız. Bizim aslında tahliyeye değil özgürlük ve barışa ihtiyacımız var” dedi.

    Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Gültan Kışanak 7,5 yıl sonra tahliye edildi.

    Bugün görülen Kobane Davası’nda Kışanak hakkında “Devletin birliği ve bütünlüğünü bozmak” iddiası yönünden beraat kararı verildi. “Örgüt üyeliği” iddiası gerekçesiyle 8 yıl ceza verildi. Ceza yarı oranında arttırılarak 12 yıla çıkarılarak tahliye kararı verildi.

    Kışanak çok sayıda kişi tarafından cezaevi önünde zılgıtlar ve “Jin jîyan azadî” sloganlarıyla karşılandı.

    “HERKES İÇİN ÖZGÜR BİR GELECEK İSTİYORUM”

    Cezaevi önünde kısa bir konuşma yapan Gültan Kışanak, şunları söyledi:

    “Bugün Kobane Kumpas davasında ne yazık ki kumpası devam ettiren bir karar çıktı. Arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşamadılar. Bu nedenle hepimiz çok buruk bir durumdayız. Bizim aslında tahliyeye değil özgürlük ve barışa ihtiyacımız var. Umarım hep beraber bu ülkede sorunları özgürlük temelinde çözecek bir mücadeleyi birlikte yürütüp kazanacağız. Mesele tahliye olmak değil mesele bu ülkenin sorunları çözebileceği bir ortamı yaratmak. Kadınların, halkların, inançların özgür olduğu, kimliklerin ve dillerin sorun olmadığı bir ülkede yaşamak istiyoruz. İçeride ya da dışarıda özgür yaşamak istiyoruz. Dışarıda olmanın tek başına özgürlük olmadığını biliyorum. Hukukun, adaletin, barışın olmadığı yerde özgürlüğü ne yazık ki doyasıya teneffüs edemiyoruz. Bütün Türkiye için halklar için kadınlar için çocuklar için özgür bir gelecek istiyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Van’daki protestolar sırasında tutuklanan Muhammed Orhan tahliye oldu

    Van’daki protestolar sırasında tutuklanan Muhammed Orhan tahliye oldu

    PİRHA-DEM Parti Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından mazbatası verilmeyen Abdullah Zeydan için düzenlenen protestolarda gözaltına alındığı sırada gülümseyerek poz verdiği fotoğrafla gündeme gelen Muhammed Orhan, tahliye edildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) Van Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin ardından mazbatası verilmeyen Abdullah Zeydan için düzenlenen protestolarda gözaltına alınıp tutuklanan 18 yaşındaki Muhammed Orhan tahliye edildi.

    Muhammed Orhan, gözaltına alındığı sırada gülümseyerek poz verdiği fotoğrafla gündeme gelmişti. “Örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla 4 Nisan’da tutuklanan Orhan, avukatlarının yaptığı itiraz üzerine tahliye edildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 78 yaşındaki ağır hasta tutuklu Mehmet Güvel ölüm riskiyle karşı karşıya

    78 yaşındaki ağır hasta tutuklu Mehmet Güvel ölüm riskiyle karşı karşıya

    PİRHA-Buca Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan 78 yaşındaki ağır hasta tutuklu Mehmet Güvel, yaşamını kendi başına sürdüremiyor. Mehmet Güvel’in avukatı Doğa İncesu, müvekkilinin çok ciddi sağlık problemleri olduğunu belirterek, “Şu anda kendisi hapishanede ölüm riskiyle karşı karşıya. Hem yaşı hem de sağlık durumu sebebiyle bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz” dedi.

    İstanbul’da 6 Şubat’ta gözaltına alınan ve şu anda Buca Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Cem Dursun ile Oktay Kelebek, başka bir cezaevine sevk edilmesi ve 78 yaşındaki ağır hasta tutuklu Mehmet Güvel’in tahliye edilmesi talebiyle 39 gündür süresiz açlık grevinde.

    Mehmet Güvel, yüzde 80 engelli, wernicke korsakoff hastası, prostat kanseri ve denge sorunu yaşadığı için yaşamını kendi başına idame ettiremiyor.  Dışarıda tedavisi sürerken tutuklandı ve hapishanede tedavisine devam edemiyor.

    Mehmet Güvel’in avukatı Doğa İncesu, müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “YEMEĞİNİ YİYEMİYOR VE BANYOSUNU DAHİ YAPAMIYOR”

    Mehmet Güvel’in çok ciddi sağlık problemleri olduğunu belirten Doğa İncesu, “Mehmet Güvel, denge sorunu, hafıza sorunu yaşayan birisiydi ve bu halde tutuklandı. Şu anda Buca Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde kalıyor ve bulunduğu hapishanenin şartları da çok ağır. Mehmet Güvel’in yanında Cem Dursun ile Oktay Kelebek kalıyor. Onlar da hem başka bir hapishaneye sevk hem de Mehmet Güvel’in tahliye edilmesi için 39 gündür açlık grevinde. Mehmet Güvel, sağlık sorunlarından ötürü kendi yemeğini yiyemiyor ve banyosunu dahi yapamıyor. 39 gündür açlık grevinde olan Cem Dursun ile Oktay Kelebek Mehmet Güvel’e banyo yaptırıp, yemek hazırlıyor” dedi.

    “HAPİSHANEDE ÖLME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA”

    Mehmet Güvel’in sağlık durumu nedeniyle yanında kalan tutuklular için de ciddi bir zorluk olduğunu ifade eden İncesu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Mehmet Güvel’e prostat kanseri tanısı da konulmuştu sadece geceleri 6-7 defa tuvalete gidiyormuş. Dosyasında hiçbir delil olmamasına ve ciddi sağlık sorunlarının olmasına rağmen tahliye edilmiyor. Şu anda kendisi hapishanede ölüm riskiyle karşı karşıya. Hem yaşı hem de sağlık durumu sebebiyle bir an önce tahliye edilmesini istiyoruz.”

    Cihan BERK/İSTANBUL

  • 30 yıllık ağır hasta mahpusun tahliyesi yine ertelendi, ÖHD’den tepki-VİDEO

    30 yıllık ağır hasta mahpusun tahliyesi yine ertelendi, ÖHD’den tepki-VİDEO

    PİRHA-Özgürlük için Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, 30 yıllık ağır hasta mahpus Soydan Akay’ın tahliyesi, “iyi halli olmadığı” gerekçesiyle ikinci kez 6 ay ertelenmesine tepki gösterdi. Avukat Berivan Bekçi “Bu kararlardan kaynaklı yüzlerce siyasi mahpus, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme haklarından mahrum bırakılmaktadır ve mahpusların özgürlükleri kendisini mahkeme yerine koyan kurullar tarafından ellerinden alınmaktadır” dedi. 

    Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, Marmara 9 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan ve tahliyesi “iyi halli olmadığı” iddiasıyla 6 ay ertelenen ağır hasta mahpus Soydan Akay için, basın toplantısı yaptı. 12 Şubat’ta tahliye olması gereken fakat tahliyesi 6 ay ertelenen Soydan’ın ailesi de basın toplantısına katıldı.

    Açıklamayı ÖHD Hapishane Komisyonu Sekreteryasından Avukat Berivan Bekçi okudu.

    “SOYDAN AKAY, 2018 YILINDAN BERİ TEKLİ HÜCREDE TUTULUYOR”

    Soydan Akay’ın İdare ve Gözlem Kurulu’nun “iyi halli olmadığı” gerekçesi ile tahliye edilmediğini ifade eden Berivan Bekçi, “Soydan Akay, 30 yılı aşkındır cezaevinde tutulmakta olup ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmamasına ve kanser hastası olmasına rağmen, 2018 yılının Nisan ayından beridir tekli hücrede tutulmaktadır. Akay 6 yıldır cezaevi idaresinin yoğun gözetimi altındadır. Bu yoğun gözetime rağmen idare ve gözlem kurulu Soydan Akay hakkında düzenlediği raporda ‘mahkumiyetine esas oluşturan silahlı örgütten ayrılmadığına dair’ karar vererek hayatın olağan akışına aykırı bir karar vermiştir. Zira 5 yıldır avukat görüşmeleri dahi kamera ile kayıt altına alınarak izlenen ve yine 5 yıldır tekli hücrede tutulan, cezaevinde başka hiçbir mahpusla görüştürülmeyen bir mahpusun örgütle bağının olduğu iddiası devlet egemenliği altında bulunan bir cezaevinin güvenlik açığı olması dışında hiçbir şekilde açıklanamayacak bir durumdur.

    “KARAR İDARE VE GÖZLEM KURULLARININ KEYFİ DAVRANDIKLARINI GÖSTERİYOR”

    Soydan Akay’ın hapishanede tutulmasıyla İdare ve Gözlem Kurulu’nun ne kadar keyfi davrandıklarını gösterdiğini belirten Bekçi, şunları kaydetti:

    “Şu anda birçok cezaevinde İdare ve Gözlem Kurulları mahpusların iyi halli olup olmadığına karar verirken soyut ve sübjektif yorumlarda bulunmakta ve hukuka aykırı bir dayatma olmasına rağmen siyasi mahpuslardan pişman olduklarına dair beyan istemektedirler. Bu kararlardan kaynaklı olarak yüzlerce siyasi mahpus denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme haklarından mahrum bırakılmaktadır ve mahpusların özgürlükleri kendisini mahkeme yerine koyan kurullar tarafından ellerinden alınmaktadır.”

    “CEZAEVİNE GİRİŞ VAR AMA ÇIKIŞ YOK”

    Açıklamanın ardından söz alan Soydan Akay’ın avukatı Esra Bilen ise “Cezaevine giriş var ama cezaevinden çıkış yok. Cezaevine giriş bir hakim, mahkeme kararıyla oluyor. Ancak cezaevinden çıkış, hukuki değerlendirme yapamayan, hukuki güvenilirliği olmayan idare kurulları tarafından engelleniyor” diye ifade etti.

    “ÜLKEDE HER ŞEY DAHA KÖTÜYE GİDİYOR”

    Tahliye kararının bozulmasıyla birlikte ailenin de cezalandırıldığını vurgulayan Soydan Akay’ın yeğeni Kıvılcım Akay da şunları dile getirdi:

    “Bizim için ağır ve zor bir süreç. Çocukluğumdan beri bu sürecin içerisindeyim ve artık bir yetişkinim, hala ülkede bir şeylerin değişmediğini, daha kötüye gidişini görmek bizler için gerçekten çok ağır.”

    ÖHD İstanbul Şube Eş Başkanı İshak Demirel ise İdare ve Gözlem Kurulu’nun siyasi mahpusların tahliyesinin engellenmesi amacıyla planlı bir şekilde kanun kapsamına alındığını belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gazeteci Furkan Karabay için tahliye kararı

    Gazeteci Furkan Karabay için tahliye kararı

    PİRHA-Yazdığı bir haber nedeniyle tutuklanan Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay hakkında tahliye kararı verildi.

    Gerçek Gündem editörü Furkan Karabay, 28 Aralık 2023’te erişime açık mahkeme tutanaklarını haberleştirdiği için “Terörle mücadelede görev almış kişiyi hedef gösterme” iddiasıyla tutuklanarak Maltepe Cezaevi’ne gönderildi. Karabay’ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen mahkeme, Karabay hakkında tahliye kararı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Can Atalay: Ortada devlet krizi var, krizin çözülmesi herkesin sorumluluğudur

    Can Atalay: Ortada devlet krizi var, krizin çözülmesi herkesin sorumluluğudur

    PİRHA-AYM’nin hak ihlali kararına rağmen tahliye edilmeyen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, “Bir kırılma anındayız. Demokrasiden yana olanların mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay, işadamı Osman Kavala ile şehir plancısı Tayfun Kahraman’ı İstanbul’un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti.

    “AYM, İKİ KEZ HAK İHLALİ OLDUĞU YÖNÜNDE KARAR ALDI”

    Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklama yapan Çakırözer, “Hatay Milletvekili Can Atalay, seçilmesinden bu yana 7 ay geçmesine rağmen Silivri Cezaevi’nde tutuluyor. Anayasa Mahkemesi iki kez karar aldı hak ihlali olduğu yönünde. Maalesef Can Atalay, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelip görevine başlayabilmiş değil. Bugün kendisiyle görüştüm. Dün Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında mahkeme onunla ilgili kararı Yargıtay’a gönderdi” dedi.

    CAN ATALAY: ORTADA BİR DEVLET KRİZİ VAR

    Can Atalay ise Çakırözer aracılığıyla gönderdiği mesajında, şu ifadeleri kullandı:

    “Ortada bir devlet krizi var ve bu devlet krizinin çözülmesi iktidarıyla, muhalefetiyle memlekete karşı sorumluluk duyan herkesin sorumluluğudur. Bir kırılma anındayız. Zaten yoğun bakımda olan, demokrasimizden yana olan, hukuk düzeninin zerresine sahip çıkmak isteyen tüm politik ve toplumsal kesimlerin ayrı ayrı ama mutlaka ortak tutum alması tarihsel bir sorumluluktur.”

    (HABER MERKEZİ)