Etiket: tahliye

  • Fincancı cezaevinden çıktı: Hakikati paylaşmak sorumluluğumuzdur

    Fincancı cezaevinden çıktı: Hakikati paylaşmak sorumluluğumuzdur

    Cezaevinden çıkan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, hakikat vurgusu yaparak “Her türden silahın önlenebilmesi, kullanımın yasaklanabilmesi ve ortadan kaldırılabilmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi.

    Türkiye’ni kimyasal silah kullanımına dair değerlendirmeleri ile birlikte araştırma çağrısında bulunduğu için tutuklanıp ceza verilen ve tahliye edilen Türk Tabip Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden çıktı. Fincancı’yı hak ve hukuk örgütleri temsilcileri Barış Anneleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Züleyha Gülüm ve pek çok kişi karşıladı. Alkış, sloganlarla karşılanan Fincancı daha sonra basın açıklaması yaptı.

    “HAKİKATİ PAYLAŞMAK SORUMLULUĞMUZDUR”

    Gazetecilerin ilgisine işaret eden Fincancı, “Haber yapmayanlar, sesini çıkarmayanları bir kenara koyuyoruz” dedi. Korkunun ecele faydasının olmadığını söyleyen Fincancı, “Ne gördükse, hakikat neyse onu paylaşmak biz insan hakları mücadelesi yürütenlerin ve hekimlerin sorumluğu olduğu gibi sizlerin de bunu kamuoyuna iletme sorumluğumuzdur. Bu günler geçtiğinde sorumluluğunu yerine getirmiş ve getirmemiş olanları hep birlikte göreceğiz” diye kaydetti.

    “ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

    Verilen cezaya da tepki gösteren Fincancı, “Bu çok anlamsız bir durum. Bir kanalın yayın politikasının suç olarak tanımlanmasının ve sonrada o ‘suçun’ bana atılması akıl alır gibi değil. Ben ancak kendi suçumdan sorumlu olabilirim. Bu suçta insanlığa karşı sorumluluk taşıma suçudur. Sonuç olarak biliyoruz. Daha önce  ‘savaş bir halk sağlığı sorunudur’ diyen hekim arkadaşlarımız var. Tabi ki biz insan hekimleri insan sağlığını önceleyeceğiz. Savaşlara karşı olacağız. Her türden silahın önlenebilmesi, kullanımın yasaklanabilmesi, ortadan kaldırılabilmesi için de elimizden geleni yapacağız. Çünkü yalnızca insanları ele almamak lazım. Üzerinde yaşadığımız bu yer küre ve evren için zararlı olan bu tür girişimlerin önünde durmak hepimizin sorumluğudur” diye konuştu.

    “MÜCADELEYE DEVAM”

    Mücadeleye devam edeceklerini belirten Fincancı, son olarak “Bu mücadelede yanımızda olan ve ne yazık ki hukuki ortadan kaldırılmış bir ülkede hukukta ve adalette ısrar eden avukatlarıma, mecliste bizimle yan yana duran, sesimizi orada da duyuranlara ve mücadele arkadaşlarıma teşekkür ederim. İyi ki varsınız. Biz mücadeleye devam edeceğiz. Bu mücadele bitmeyecek” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aysel Tuğluk tahliye edildi

    Aysel Tuğluk tahliye edildi

    PİRHA-Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan demans hastası Aysel Tuğluk tahliye edildi. 

    Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan demans hastası Aysel Tuğluk’a ilişkin dün Adli Tıp Kurumu (ATK) “Cezaevinde kalamaz” yönünde rapor verdi. Raporun açıklanmasının ardından avukatlar, daha önce Kocaeli İnfaz Hakimliği’ne verilen infaz erteleme talebini yineleyen bir dilekçe daha sundu. ATK raporu ve avukatların talebini değerlendiren İnfaz Hakimliği, Aysel Tuğluk’un tahliyesine karar verdi.

    ATK raporunun öğrenildiği saatten itibaren aile ve avukatları başta olmak üzere çok sayıda kişi dün geceden bu yana cezaevi önünde bekleyişe geçti. Kararın cezaevine gönderilmesi üzerine Aysel Tuğluk cezaevinden tahliye edildi.

    Aysel Tuğluk’u cezaevi kapısında, ailesi, avukatları, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivistleri, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, Muş eski Milletvekili Burcu Çelik, Parti Meclis (PM) üyeleri, Kocaeli İl ve Gebze İlçe Örgütleri, Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (MATUHAY-DER) ile çok sayıda kişi karşıladı.

    Aysel Tuğluk, tahliyesinin ardından tedavisinin yapılması için İstanbul’a götürüldü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ölüm orucundaki Sibel Balaç’ın infazının ertelenmesine karar verildi

    Ölüm orucundaki Sibel Balaç’ın infazının ertelenmesine karar verildi

    PİRHA-Adil Yargılanma talebi ile 298 gündür ölüm orucunda olan Öğretmen Sibel Balaç’ın infazının ertelenmesine karar verildi. Balaç, işlemleri bitirildikten sonra Etlik Şehir Hastanesi’nden tahliye edilecek.

    KHK ile ihraç edilen Öğretmen Sibel Baraç, ölüm orucunda kritik evreyi aşmıştı. Emniyet Genel Müdürlüğü, tam 10 gün 35 kilo kalmış olan Sibel Balaç’ın “güvenlik soruşturması”nı tamamlamamıştı. Bugün nihayet Balaç’ın infazının ertelenmesine karar verildi.

    Halkın Hukuk Bürosu, Twitter hesabından, “Adil yargılanma talebi ile 298 gündür ölüm orucunda olan müvekkilimiz Sibel Balaç’ın infazının ertelenmesine karar verildi. Müvekkilimiz işlemleri bitirildikten sonra Etlik Şehir Hastanesi’nden tahliye edilecek” dedi.

    Bu arada, cezaevlerinde adil yargılanma hakkı, hak ihlallerine son verilmesi, hasta tutukluların tahliye edilmesi gibi taleplerle yaklaşık 260 gün önce açlık grevine başlayan Gökhan Yıldırım  hakkında da infaz erteleme kararı verilmiş, Yıldırım tahliye edilmişti.

    SİBEL BALAÇ KİMDİR?

    Zihinsel engelliler öğretmenliği yapan Sibel Balaç, sürgün ve mobbinge uğradığını söyleyerek 2018 yılında görevinden istifa etti. Balaç, aynı yıl, Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) işinden ihraç edilen memur, öğretmen ve akademisyenlerin, Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirdikleri “işimi geri istiyorum” eylemlerine katıldı.

    Yüksel Caddesi’ndeki eylemcilerle birlikte 10 Aralık 2018’de gözaltına alınan Balaç, 18 Aralık’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yapılan yargılama sonucunda ‘23 Mart 2021’de- Balaç’a  8 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası verildi. Ceza, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı. Balaç, “adil yargılanma” olmak üzere “hasta mahpusların serbest bırakılması”, “hapishanelerdeki hak ihlallerinin ortadan kaldırılması” ve “ağırlaştırılmış infaz yasasının mahkumların lehine değiştirilmesi”, “cezaevinde kitap, dergi gibi kısıtlamalara son verilmesi”, “cezaevindeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması” ve “halkın hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin engellenmemesi” gibi taleplerle 29 Aralık 2021’de ölüm orucuna başladı. 298 gündür ölüm orucunda olan ve 35 kiloya düşen Öğretmen Sibel Balaç’ın bugün (12 Ekim) infazının ertelenmesine karar verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 39 gündür ölüm orucunu sürdüren İleri Kızılaltun tahliye edildi

    39 gündür ölüm orucunu sürdüren İleri Kızılaltun tahliye edildi

    PİRHA- 39 gündür ölüm orucunu sürdüren İleri Kızılaltun tahliye edildi. Kızılaltun, 15 Ekim 2021’den bu yana itirafçı iddialarıyla Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyordu.

    15 Ekim 2021’den bu yana itirafçı iddialarıyla Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İleri Kızılaltun 15 Ağustos gününden bu yana ölüm orucundaydı. Kızılaltun’un İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutukluluk incelemesi vardı. 90 günü geçmiş olması nedeniyle tutukluluk incelemesi duruşmalı olarak görüldü.
    İleri Kızılaltun, Silivri Cezaevi’nden SEGBİS ile duruşmaya bağlandı.
    Kızılaltun’un avukatları 6 Ekim’deki duruşmaya gerek olmadan tahliye edilmesini talep etti. Mahkeme heyeti de İleri Kızılaltun’un tahliye edilmesi kararını verdi.

    Halkın Hukuk Bürosu Twitter’da paylaştığı mesajda, “Müvekkilimiz İleri Kızılaltun, bugün görülen tutuk incelemesinde tahliye edildi. Silivri Kapalı Hapishanesi’nden bugün tahliye edilmesini bekliyoruz” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Hasta mahpus Hanefi Eser 30 yıl sonra tahliye oldu

    Hasta mahpus Hanefi Eser 30 yıl sonra tahliye oldu

    Hasta mahpus Hanefi Eser, 30 yıl sonra tutulduğu cezaevinden tahliye oldu.
    İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklular listesinde yer alan ve 29 Ekim 1992 tarihinde tutuklanan Hanefi Eser, 30 yıl sonra Kayseri Bünyan 2 No’lu T Tipi Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye oldu.
    Eser’in tahliyesini Rojeva Zindanan hesabı duyurdu. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
    “Hoşgeldin 30 yıl sonra. O zorlu senelerle 30 yıl direnerek gelen Hanefi Eser tahliye oldu. Nice cefalardan, işkenceli zamanlardan, açlık grevlerinden geçtin. Hoşgeldin halkına.”

    (HABER MERKEZİ) 

  • HDP’ye silahlı saldırı düzenleyen Muhammed Eren Sütçü tahliye edildi

    HDP’ye silahlı saldırı düzenleyen Muhammed Eren Sütçü tahliye edildi

    HDP Bahçelievler İlçe Örgütü’ne saldırı düzenleyen ve 2 kişiyi yaraladığı için tutuklanan Muhammed Eren Sütçü, tahliye edildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bahçelievler İlçe Örgütü’ne ırkçı saldırı gerçekleştiren ve “Silahla tehdit”, “Hakaret” ve “Silahla yaralamaya teşebbüs” suçlamalarıyla tutuklanan Muhammed Eren Sütçü tahliye edildi.

    Silahlı saldırı düzenleyen Sütçü’nün yargılandığı davanın ilk duruşması 7 Haziran’da Bakırköy 7’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Sütçü’ye yönelik suçlamaları gözeterek, dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğine kanaat getirdi. Bunun üzerine dosya, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 13’üncü Ceza Dairesi’ne gönderildi.

    Daire, Sütçü’ye yönelik suçlamalar nedeniyle dosyaya Ağır Ceza Mahkemesi’nin bakması gerektiğine hükmetti. Dosyaya bakan Bakırköy 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Muhammed Eren Sütçü’ye yönelik suçlamalar, tutuklu bulunduğu süre ve atılı suçun Sütçü lehine değişme durumunun olduğunu öne sürerek, tensiple tahliye kararı verdi. Mahkeme, ayrıca Sütçü hakkında devam eden ev hapsini de kaldırarak, 7 Aralık’a duruşma günü verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Şarkıcı Gülşen tahliye edildi

    Şarkıcı Gülşen tahliye edildi

    Şarkıcı Gülşen, tutukluluğuna yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine ev hapsi kararıyla tahliye edildi.   
    Nisan ayında verdiği konserde imam hatipliler ile ilgili söylemleri nedeniyle hedef gösterilen ve hakkında başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan şarkıcı Gülşen, ev hapsi kararı ile tahliye edildi. Avukatlarının yaptığı itirazın kabul edilmesi ardından tahliye edilen Gülşen’in, dosya davaya dönüşene kadar ev hapsinde kalacağı belirtildi. Tahliye kararının “Suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin toplanmış olması, kaçma şüphesinin bulunmaması, bakmakla mükellef yaşı küçük çocuğunun olması” nedenlerinden alındığı belirtildi.
    Gülşen’in gün içinde tutuklu bulunduğu İstanbul’daki Bakırköy Kapalı Cezaevi’nden çıkması bekleniyor.

     

    (HABER MERKEZİ)  

  • Kadir Şeker’in tahliyesine itiraz edildi

    Kadir Şeker’in tahliyesine itiraz edildi

    PİRHA- Yerel mahkeme tarafından verilen cezanın Yargıtay tarafından bozulması üzerine Kadir Şeker’in tahliye edilmesine Duran ailesinin avukatı itiraz etti.

    Konya’da, Ayşe Dırla’ya şiddet uygulayan Özgür Duran’a engel olmak isterken yaşamını yitirmesine neden olduğu gerekçesiyle 12 buçuk yıl hapis cezası verilen Kadir Şeker hakkında verilen tahliye kararına itiraz edildi.

    Tahliyeye itiraz eden Duran ailesinin avukatı Duygu Delibaş, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtti.

    İtiraz dilekçesinde, “Tahliye kararı usul ve yasaya aykırı olup, kamuoyu baskısıyla oluşan kamu vicdanını rahatlatmak adına verilmiş mahkemelerin tarafsız ve bağımsızlığını zedeleyici nitelikte bir karardır. Bu karar kabul edilemez niteliktedir. 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin tahliye kararı kaldırılarak sanığın hükmen tutuklanmasına karar verilmesi talep ederim” ifadelerine yer verildi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Hasta tutuklu Fesih Coşkun 30 yıl sonra cezaevinden çıktı

    Hasta tutuklu Fesih Coşkun 30 yıl sonra cezaevinden çıktı

    Müebbet hapis cezası verilen hasta tutuklu Fesih Coşkun, 30 yıl sonra cezaevinden çıktı.

    Yüzlerce hasta tutuklu tahliye edilmeyi bekliyor. Muş’un Malazgirt ilçesinde 1992 yılından Haziran ayında tutuklanan Fesih Coşkun, verilen müebbet hapis cezası nedeniyle 37 yaşında girdiği cezaevinden 67 yaşında çıktı. İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklu listesinde yer alan Coşkun, Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından verilen müebbet hapis cezası 7 Haziran’da sona erdi. Coşkun, son olarak sevk edildiği Afyon T Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliye edildi.

    Coşkun, cezaevi önünde ailesi ve yakınları tarafından karşılanarak, memleketi Malazgirt ilçesine gitti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Boğaziçili iki öğrenci hakkında tahliye kararı

    Boğaziçili iki öğrenci hakkında tahliye kararı

    Kayyım Rektör Naci İnci’nin şikayetinin ardından tutuklanan Enis Berke Gök ve Caner Perit Özen davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım Naci İnci’nin şikayeti sonrasında tutuklanan Ersin Berke Gök ve Caner Perit Özen ilk duruşmada tahliye edildi. 2’si tutuklu toplam 14 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununu ihlal etme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma”, “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme” ve “ulaşım araçlarını kaçırma veya alıkoyma” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 22’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma salonunda yer olmadığı gerekçesiyle yargılama 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi salonunda taşındı.

    Tutuklu yargılanan Ersin Berke Gök ve Caner Perit Özen duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada söz alan Ersin Berke Gök, kendisine yönelik suçlamaları reddetti. Gözaltına alınıp tutuklanma sürecini anımsatan Gök, telefonuna Anadolu Ajansı’na (AA) ait bir haber linkinin geldiğini, bu haber linkinde AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendilerini hedef gösterdiğini paylaştı. Daha sonra telefonla arandığına dikkati çeken Gök, “Büyük ihtimalle tutuklanacağımı söylediler. Okuldaki sivil polisler beni takip ediyordu. Bu sırada çevik kuvvet sivil polisler beni bekliyordu. Çıktığım anda üzerime çullandılar” dedi.

    GÖZALTINDA İŞKENCE 

    Gözaltında işkenceye maruz kaldıklarını paylaşan Gök, daha sonra tutuklandıklarını hatırlattı. Gök, “Faşizmin bir başka yüzü. İtmeler kakmalar, emir vermeler, verilmeyen yemekler, olmayan sıcak su, verilmeyen kitaplar, geç verilen ders notları, giremediğim dersler. Asla işleme alınmayan dilekçeler, verilmeyen mektuplar” diye konuştu.

    KAYYIMLAR GİBİ EL PENÇE DURMAYIZ

    Boğaziçi direnişine başından beri destek verdiğini ve hala destek vermeye devam ettiğini söyleyen Perit Özen, bu nedenle tutuklandığını ifade etti. Kendilerine dönük baskılara işaret eden Özen, “Kötülüğün sıradanlaştığı bir durum var ortada” diye kaydetti. Kayyum Naci İnci’nin bir TV programında kendilerini Vandal olarak tanımladığını paylaşan Özen, asıl vandalın kendisi olduğunu söyledi. Bizler yalnızca eğitim hakkı gasp edilmiş zavallı gençler değiliz, bizim bir mücadelemiz var. Kayyımlar gibi el pençe divan durup hesap vereceğimiz biri de yok” diye belirtti.

    TAHLİYE KARARI

    Gök ve Özen’in savunmaları ardından tutuksuz öğrenciler söz aldı. Mahkeme duruşmaya 14.00’de devam etmek üzere ara verdi. Aranın ardından avukatların savunması ile devam edildi. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu Gök ve Özen hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sürgündeki kadın milletvekillerinden Aysel Tuğluk açıklaması

    Sürgündeki kadın milletvekillerinden Aysel Tuğluk açıklaması

    PİRHA- Uzun süredir cezaevinde kalan ve hafıza kaybı yaşadığı açıklanan HDP önceki dönem Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un tahliye edilmesi için sürgünde yaşayan eski kadın milletvekilleri ortak bir açıklama yayınladı. Açıklamada, ağır hastalığı nedeniyle derhal tahliye edilmesi ve tedavisinin dışarıda yapılması İçin Adalet bakanlığı üzerinde demokratik bir baskı oluşturmak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini ifade ettiler.

    Türkiye’de bulunan cezaevlerinde hasta tutuklular tedavi edilmedikleri için bir bir yaşamını yitiriyor. Serbest bırakılıp tedavi edilmesi gereken binlerce tutukludan biri de Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde 2016 yılından beri tutuklu bulunan HDP’nin önceki dönem Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk.

    Aysel Tuğluk’un sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilmesi talebine toplumun her kesiminden destek gelmeye devam ediyor.

    Eski kadın milletvekilleri Selma Irmak, Leyla Birlik, Filiz Koçali, Yurdusev Özsökmenler, Dilek Öcalan, Nursel Aydoğan, Saadet Becerikli, Sibel Yiğitalp, Leyla İmret, Bedia Özgökçe Tuğba Hezer ve Besime Konca, ağır hasta tutuklu Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un serbest bırakılması talebiyle yazılı açıklama yaptı.

    Kandıra F Tipi Cezaevinde bulunan Tuğluk’un sağlık durumuna dikkat çekilen açıklamanın tamamında şunlar yer aldı:

    “Bir ülkede demokrasinin gelişim düzeyini belirleyen önemli kriterlerden biri cezaevleridir. Türkiye 384 cezaevi, 300 bine yaklaşan tutuklusu ve yaşanan insan hakkı ihlalleriyle Demokrasinin kırıntısının bile kalmadığı bir ülkedir.1605 hasta tutuklunun olduğu cezaevlerinde, hasta tutsaklar siyasi nedenlerle tahliye edilmeyip ölüme terkedilmektedir. İşte bu siyasi tutsaklardan biri Aysel Tuğluk’tur.

    Aysel Tuğluk, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı, 23. Dönem Diyarbakır, 24. Dönem Van Milletvekili olarak görev yapmış bir siyasetçi ve insan hakları savunucusudur. Milletvekilliği olduğu dönemde yaptığı açıklamalar ve konuşmalar nedeniyle 10 yıl ceza verilmiş olup, yaklaşık 5 yıldır Kandıra cezaevinde yatmaktadır.

    “ARKADAŞLARININ YARDIMIYLA YAŞAMINI SÜRDÜYOR”

    Kandıra Cezaevi’nde tutsak bulunan Aysel Tuğluk, 2 yıldan beri hafıza kaybı yaşamaktadır. Kocaeli Üniversitesi Hastanesi tarafından Demans teşhisi konulan Aysel Tuğluk, cezaevinde, ancak arkadaşlarının yardımıyla yaşamını sürdürebilmektedir.

    Cezaevi koşullarında hastalığı hızla ilerleyen Aysel Tuğluk’a Kocaeli Üniversitesi Adli Tıp Bölümü tarafından oybirliğiyle  “cezaevinde kalamaz” raporu vermiştir. Ancak Adalet Bakanlığının kesin rapor İçin gönderdiği İstanbul Adli Tıp kurumu tamamen siyasi bir yaklaşımla “Cezaevinde kalabilir” raporu vererek arkadaşımızın hastalığının her geçen gün ağırlaşmasana neden olmaktadır.

    Bizler, Aysel Tuğluk’un, AKP/MHP iktidarının, Partimiz HDP’ye yönelik yaptığı siyasi tasfiye operasyonları sonucunda Avrupa’da sürgünde yaşamak zorunda kalan, Milletvekili ve HDP Eş Genel Başkan yardımcılığı yapan ve kendisiyle birlikte çalışan arkadaşlarıyız. Eğer Türkiye’de kalsaydık, hukuk ve adaletten uzak olarak verilen cezalar nedeniyle aynı Aysel Tuğluk arkadaşımız gibi cezaevinde olacaktık.

    Biz, Aysel’in arkadaşları olarak, ağır hastalığı nedeniyle derhal tahliye edilmesi ve tedavisinin dışarıda yapılması için Adalet Bakanlığı üzerinde demokratik bir baskı oluşturmak amacıyla, basın ve yayın organlarına, Avrupa’daki parlamenterlere, insan hakları kurumlarına, sağlık örgütlerine, CPT’ye, Avrupa Parlamentosu’na ve dünyadaki kadın örgütlerine Aysel Tuğluk ile dayanışmaya davet etmek için mektup yazıp, temas kurduk, randevular aldık.

    Aysel Tuğluk ve onun şahsında tüm hasta tutuklular Özgür kalana kadar bu çalışmayı sürdüreceğiz.
    Aysel Tuğluk’un arkadaşları.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    1-Dersim Barosu: Aysel Tuğluk ve diğer hasta tutukluların infazı ertelensin
    2- Sanatçı Aynur Doğan, hasta tutuklu Aysel Tuğluk için adalet istedi
    3-Ali Kenanoğlu: Alevi kurumları, Aysel Tuğluk’a olan vefa borcunu ödemeli!
    4-‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talep edildi
    5- ‘Aysel Tuğluk, annesine yapılanları ve buna müsaade edenleri unutmadan yaşar’
    6-ATK, Aysel Tuğluk’un talebini reddetti
    7-‘Aysel Tuğluk bir an önce tahliye edilmelidir’
    8-Ulutaş ve Tunçdemir’den çağrı: Aysel Tuğluk geç olmadan tahliye edilmelidir!
    9-Dersimli kadınlardan çağrı: Aysel Tuğluk serbest bırakılsın; zalimlik yapılmasın
    10-‘Aysel Tuğluk yüreğindeki acıları belleğini karartarak susturdu bizler unutmayalım, hatırlatalım’
    11- Avukat Yoleri: Hasta mahpuslar, sağlığa erişim engeli nedeniyle yaşamlarını yitiriyorlar
    12-DAD Eş Genel Başkanı Kulu: Cezaevindeki her insanın sesine ses olmalıyız
    13-Figen Yüksekdağ: Zulüm yanıbaşımızda yaşıyoruz, Aysel Tuğluk’a dönük baskıya son verilmeli!
    14-68 kadın örgütünden Aysel Tuğluk için tahliye çağrısı!
    15-DEDEF Kadın Meclisi: Aysel Tuğluk ve tüm hasta mahpuslar serbest bırakılsın
    16-Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi
    >Aysel Tuğluk’un abisi Aladdin Tuğluk: Tek talebimiz doğru bir teşhis ile tedavi edilmesi
    >‘Aysel Tuğluk’un tahliye edilmemesi intikamcı bir yaklaşımdır’
    >Paris Alevi Kültür Merkezi’nden Aysel Tuğluk için tahliye çağrısı
    >DAD Kadın Meclisi’nden Aysel Tuğluk açıklaması: Bir an önce serbest bırakılmalı
    >Yazar Mehmet Kabadayı’dan Alevi kurumlarına Aysel Tuğluk çağrısı

     

     

     

  • 5 yıldır süren Özgür Gündem davasında 22 gazeteci beraat etti

    5 yıldır süren Özgür Gündem davasında 22 gazeteci beraat etti

    KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesine yapılan baskın sırasında gözaltına alınan ve 5 yıldır yargılanan 22 gazeteci, beraat etti.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesine yönelik yapılan baskında “polise mukavemet” iddiasıyla gözaltına alınan 22 gazetecinin yargılandığı davanın duruşması İstanbul 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya gazeteciler katılmazken, avukatları Özcan Kılıç, Cemal Polat, Sercan Korkmaz ve Oya Öznur hazır bulundu.

    Kimlik tespiti ardından söz alan Gülfem Karataş’ın avukatı Cemal Polat, müvekkilinin baskın sırasında bünyesinde çalıştığı İMC TV için haber takibi yaptığını ve o esnada gözaltına alındığını söyledi. Polat, “Müvekkil ne kadar sanık sandalyesinde olsa da mağdurdur” dedi. Karataş’ın gözaltına alındığı sırada saldırıya ve hakarete maruz kaldığını ifade eden Polat, iddianame ve mütalaaya işaret ederek, buralarda hakaretin kimin yaptığının yer almadığına dikkati çekti. Polat, beraat talebinde bulundu.

    Avukat Sercan Korkmaz da gazetecilerin mağdur olduğunu ancak sanık durumuna düşürüldüklerini söyledi. Dosyada açık fail ve fiilin olmadığına belirten Korkmaz, “İddia edilen suçun işlediğine dair kamera kayıtlarından söz ediliyor. Arama esnasında çekilmiş. Ancak dosyaya konulmamış” diye konuştu.

    AVUKAT KILIÇ: OLAYIN TANIĞIM

    Söz alan Avukat Özcan Kılıç ise söz konusu baskının tanığını olduğunu belirterek, yaşananları anımsattı. Kılıç, gazetenin kapatılmasının internet üzerinden emniyet tarafından servis edildiğini ardından ise polisin gazetenin bulunduğu cadde ve sokakları kuşattığın hatırlattı. Daha sonra polisin geldiğini ancak arama kararı göstermediklerini söyleyen Kılıç, “O gün orada 20 editör yanı sıra misafirler de vardı. Polis ile aramada için diyalog sürerken eli ve kolu sarılı bir polis gazetelere cinsiyetçi küfürler etmeye başladı. O esnada polis kamerası açıktı ancak dosyada yer almadı. Neden dosyaya konulmuyor ? İddiayı ispatlayacak ama konulmuyor. Küfre itiraz eden gazeteciler tekme tokat gözaltına alındı. Gözü kaşı patlayan oldu” diye ifadelerde bulundu.

    Kılıç, Özgür Gündem gazetesini kapatılmasının ihlal olduğuna dair Anayasaya Mahkemesi’nin (AYM) verdiği kararı ibraz ederek, kararın içinde bir kapatma aramasının nasıl olmayacağının tane tane anlatıldığını kaydetti. Yılmaz Bozkurt’un avukat Oya Öznur ise müvekkilinin olay gün gazete de misafir olduğunu, ancak buna rağmen darp edildiğini paylaştı. Bu konuda şikayette bulunduğunu aktaran Öznur, herhangi bir soruşturmanın dahi açılmadığını kaydetti. Ayrıca “hakaret” ve “polise mukavemet” iddiasına işaret eden Öznur, bu suçların şahsileştirilmediğini herkesin suçlandığını ve bunun doğru olmadığını söyledi. Ayrıca dosyada maddi bir gerçeğin olmadığını kaydeden Öznur, beraat talebinde bulundu.

    22’Sİ DE BERAAT ETTİ

    Savunmaların ardından kısa bir ara veren mahkeme, kararını açıkladı. Mahkeme, dosyada yer alan iddiaları ispatlayacak herhangi bir delilin olmadığını, ayrıca olayla ilgili kamera kayıtlarının bulunmaması, söz konusu suçlanan gazetecilerin suç işlediğinin sabit olmadığını bu nedenle beraat kararı verdi. Mahkeme ayrıca gazetecilere 5 yıldır verilmeyen dijital materyallerinin de verilmesine karar verdi.

    NE OLMUŞTU?

    Özgür Gündem gazetesi İstanbul 8’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından 16 Ağustos 2016’da kapatıldı. Gazetenin Taksim’de bulunan binasına yapılan baskında aralarında gazetenin genel yayın yönetmeni Zana Kaya ve yazı işleri müdürü İnan Kızılkaya’nın da bulunduğu 24 gazeteci gözaltına alındı. Kaya ve Kızılkaya çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanırken 22 gazeteci serbest bırakıldı. Kaya 5 ay, Kızılkaya ise 16 ay sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Mahkeme kararıyla kapatılan gazete ise 29 Eylül 2016’da çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile tekrar kapatıldı. Serbest bırakılana gazeteciler hakkında açılan davada, gözaltı esnasında el konulan haber materyallerinin kayıp olduğu öğrenildi. Polisin el koyduğu ve kayıp olan materyaller hakkında mahkeme, “kayıp olduğu için sahiplerine verilemeyecek” şeklinde karar vermişti. Ardından ise dava avukatları, söz konusu baskına ilişkin CD kayıtlarının olduğunu ve davaya sunulmasını istedi. Ancak bugüne kadar görülen duruşmalarda polisin iddiasını doğrulayacak bir kanıt olmamasına rağmen iddia makamının sunduğu mütalaasında ceza talebinde bulundu.

    (Mezopotamya Ajansı)

  • Kuran kursunda çocuğu cinsel istismar eden sanık tahliye edildi

    Kuran kursunda çocuğu cinsel istismar eden sanık tahliye edildi

    Tillo Kuran Kursu’nda 15 yaşındaki çocuğu istismar ettiği belirtilen D.M. tahliye edildi. 

    Siirt’te Molla Burhaneddin Medresesi’ne bağlı Tillo Yatılı Kuran Kursu’nda 15 yaşındaki çocuğu cinsel istismara maruz bıraktığı belirtilen sanık hakkında tahliye kararı verildi. Muş Karşıyaka Kuran Kursu’nda 12 yaşındaki M.H.Y’nin ölümüne ilişkin soruşturmada ise bir ilerleme yok.

     İSTİSMAR AYLARCA SÜRMÜŞ

    Tillo Yatılı Kuran Kursu’nda, 15 yaşındaki çocuğun 2019’da aylarca istismar edildiği belirtildi. T24’ün haberine göre istismar suçlamasıyla tutuklanan, Siirt Müftülüğü personeli sıfatıyla Kuran Kursu’nda öğreticilik yapan Molla Burhaneddin’in oğlu D.M., önceki gün aniden yapılan ara duruşma sonucunda tahliye edildi. D.M., istismara maruz bırakılan çocuğun ifadesini değiştirmesinin ardından serbest bırakıldı ancak psikoloğun ve savcılığın görüşü D.M.’nin tahliye edilmesinin aksi yönünde oldu. Erkek çocuğun, okuldaki öğretmeninin dikkatiyle ortaya çıkan olayın yaşandığı tarihte 15 yaşında olan çocuk, görüştüğü Çocuk İzleme Merkezi yetkililerine yaşadığı istismarı anlattı. Merkez, çocuğun anlatımlarının tutarlı olduğu, hayal ürünü olmadığı yönünde bir rapor hazırladı. Çocuk ifadesinde Eylül 2019’dan Mart 2020’ye kadar defalarca istismar edildiğini, D.M.’nin kendisini tehdit ettiğini anlattı. İfadesi alınan bir hizmetli de çocuğun kendisine sorunlar yaşadığını söylediğini aktardı.

    DAVA 26 KASIM’DA BAŞLAYACAKTI

    D.M. ise Siirt Savcılığı’na verdiği ifadesinde iddiaları yalanladı, tutuklanarak cezaevine gönderildi. D.M. hakkında 13 Ekim’de hazırlanan iddianamede, istismar suçlaması yer aldı. Ancak yargılama henüz başlamadan D.M. tahliye etti. Siirt Ağır Ceza Mahkemesi, önceki gün yaptığı ara celsede çocuğu yeniden dinledi. İfadesini değiştiren çocuk, D.M.’nin herhangi bir eyleminin olmadığını söyledi. Rapor, tanık ifadeleri ve savcılığın duruşmanın beklenmesini talep etmesine rağmen D.M. tahliye edildi. Dava 26 Kasım’da başlayacaktı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aleyna’yı katleden Ümitcan Uygun tahliye edildi

    Aleyna’yı katleden Ümitcan Uygun tahliye edildi

    Ankara’da Aleyna Çakır’ı katleden ancak uyuşturucu madde kullandığı sosyal medyada yayılması üzerine Ocak ayında tutuklanan Ümitcan Uygun, 6 ay sonra tahliye edildi. 

    Aleyna Çakır’ı katleden Ümitcan Uygun tahliye edildi.

    Ankara’da Aleyna’yı katleden ve bunu sosyal medyada yayınlamasına rağmen tutuklanmayan Uygun, iki kadınla birlikte uyuşturucu madde kullandığına ilişkin görüntülerin sosyal medyada yer alması üzerine gözaltına alınıp tutuklanmıştı.

    11 Ocak 2021’de tutuklanan Uygun, tahliye edildi. Uygun’un tahliyesini avukatı Hayri Çağatay Cengiz duyurdu.

    SOSYAL MEDYADA TEPKİ
    Öte yandan çok sayıda sosyal medya kullanıcısı Aleyna Çakır’ı katleden Uygun’un tahliyesine tepki gösterdi. #ÜmitCanUygun tagı kısa sürede tt oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Melek İpek cezaevinden çıktı

    Melek İpek cezaevinden çıktı

     Evli olduğu Ramazan İpek tarafından sistematik şiddete maruz bırakılan ve özsavunmasını kullanan Melek İpek tahliye edildi.

    Antalya’da 7 Ocak’ta kendisine işkence yapıp ölümle tehdit edilen eşi Ramazan İpek’i hayatta kalmak için öldürmek zorunda kalan Melek İpek, “meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez” hükmü gereğinde tahliye edildi.

    Melek İpek cezaevinden çıktı. İpek cezaevi çıkışı, “Çocuklarıma kavuştum, bu gece artık rahatça uyuyabileceğim” dedi.

    Antalya’da çocuklarına ve kendisine sistematik şiddet uygulayan eşi Ramazan İpek’i öldürmekten ötürü 108 gündür tutuklu bulunan Melek İpek, yargılandığı Antalya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen celsede “meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez” hükmü gereği tahliye edildi. Kararın ardından 2 saat içinde İpek’in Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nden tahliyesi gerçekleşti.

    Döşemealtı ilçesi Kovanlık Mahallesi’ndeki evine siyah bir minibüs içinde gelen İpek’i ailesi ve yakınları karşıladı. İpek, akrabalarına gözyaşları içinde sarıldı.108 gün sonra özgürlüğüne kavuşan İpek, her zaman adalete güvendiğini belirterek, “Çocuklarıma kavuştum. Bu gece artık rahatça uyuyabileceğim. En çok çocuklarımı özledim. Koğuş arkadaşlarıma teşekkür ediyorum, bana iyi davrandılar. Çocuklarımı çok özledim. İçerdeki tek tesellim onların dışarıda huzurlu ve mutlu olmalarıydı. İçeri girince çocuklarımla sadece sarılabildik. Avukatım Ahmet Onaran’a teşekkür ediyorum. Beni hiç yalnız bırakmadı. Dışarıdan haberleri onun sayesinde aldım. Söyleyecek kelimem yok şu an. Hayat yeniden başlıyor” diye konuştu.

    Mahkeme heyetinin karar için verdiği ara sırasındaki düşünceleri sorulan İpek, “Aslında tek düşündüğüm şey çıkabilir miyim, çocuklarıma kavuşabilir miyim acabaydı. Tek yapabildiğim şey dua etmekti” yanıtını verdi.

    Çok sayıda kadın ise sosyal medya hesaplarından “Günün güzel haberi” diyerek İpek’in tahliyesini paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Tutuklanan Boğaziçi’li 3 öğrenciye tahliye

    Tutuklanan Boğaziçi’li 3 öğrenciye tahliye

    Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu’yu Kadıköy’de protesto ederken tutuklanan Necmettin Erdem, Akın Karakuş ve Koral Hacıbeyoğlu tahliye edildi.

    Kadıköy’de, Boğaziçi Üniversitesi’ne atanan kayyım rektör Melih Bulu protestolarında tutuklanan öğrencilerin iddianamesi bugün kabul edildi.

    İddianamenin kabulü ile eylemlerde tutuklanan üniversiteliler Necmettin Erdem, Akın Karakuş ve Koral Hacıbeyoğlu tahliye edildi. Recep Acar ve Yunus Emre Karaca’nın da ev hapsi kararları kaldırıldı.

    Aynı davada yargılanan Ömer Şengel ise başka bir dosyadan tutuklu yargılanması sebebiyle tutukluluğunun devamına karar verildi.

    Kadıköy eyleminden dolayı yargılanan öğrencilerin duruşması 20 Ekim 2021’de İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tecavüzcü davul zurnayla tahliye edilince, mağdur çocuk intihara kalkıştı!

    Tecavüzcü davul zurnayla tahliye edilince, mağdur çocuk intihara kalkıştı!

    Mardin’in Kızıltepe ilçesinde amca Osman Çur’un sistematik istismarına maruz kalan Z.Ç., Osman Çur’un tahliye olması üzerine ikinci kez intihara kalkıştı.

    Halk Tv’den Fırat Yeşilçınar’ın haberine göre, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde amca Osman Çur’un sistematik istismarına maruz kalan Z.Ç., Osman Çur’un tahliye olması üzerine ikinci kez intihara kalkıştı.

    Daha önce de serbest bırakılan Osman Çur, hazırlanan DNA raporu sonucu “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. 17 yaşındaki Z.Ç.’nin öz amcası Osman Çur tarafından istismara maruz kalması gerekçesiyle açılan davada, mahkeme, tecavüzü DNA raporuyla kanıtlanan sanık Osman Çur’un tutuksuz yargılanmasına kararı verdi. İstismarcı Osman Çur davulla tahliye oldu, istismara maruz kalan kız intihara kalkıştı.

    Tahliye kararını duyan akrabaları davul ve zurna ile cezaevine gelerek Çur’un tahliyesini kutladı.

    Kararın ardından konuşan Z.Ç’nin ablası Pervin Şişman şu sözlerle karara isyan etti:

    “Biz mahkemenin mahkemesini beklerken böyle bir karar gördük. Davullu karşılama olduğu gün kardeşim intihara kalkıştı. Hastaneye kaldırıldı. Adalet nerede? Adalet bizi yanılttı. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Onlar utansın.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • 4 yaşındaki Leyla’yı katleden faile ödül gibi tahliye

    4 yaşındaki Leyla’yı katleden faile ödül gibi tahliye

    Bezirhane köyünde yaşayan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in katledilmesine ilişkin Yusuf Aydemir’e verilen müebbet hapis cezası İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu, sanık tahliye edildi.

    Ağrı merkeze bağlı Bezirhane (Bezirgane) köyünde 15 Haziran 2018 tarihinde kaybolan ve 18 gün sonra cenazesine ulaşılan 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayetinin 13 Ekim’de görülen karar duruşmasında Leyla’nın katledilmesinden sorumlu tutulan sanık Yusuf Aydemir’e müebbet hapis cezası verilmişti.

    Leyla Aydemir’i katleden Yusuf Aydemir’in tutukluluk haline ilişkin Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nde bugün görüldü. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi İstinaf Kararı’nda ceza verilen Yusuf Aydemir hakkında üzerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verdi. Mahkeme ayrıca diğer sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını da bozdu.

    Kararda, şu ifadelere yer verildi:

    “Sanık Yusuf Aydemir’in aşamalardaki inkara yönelik ve aksi ispat edilemeyen savunmaları, mağdur, katılan ve tanık beyanları, olay nedeniyle düzenlenen tutanak içerikleri, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanık Yusuf Aydemir’in üzerine atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil elde edilemediğinden atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine ve karar kesinleştiğinde dava konusu olay kapsamında gerçek fail veya faillerin tespiti hususunda gereğinin takdir ve ifası amacıyla Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerekirken, atılı suçlardan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi.”

    NE OLMUŞTU?

    Ağrı’nın Bezirhane (Bezirgane) köyünde 15 Haziran 2018 tarihinde kaybolan ve daha sonra yaşamını yitirmiş halde bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’i katleden Yusuf Aydemir, davanın 2 Ekim’de görülen karar duruşmasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası almış, diğer sanıklar Mehmet Ali Aydemir, Musa Aydemir, Besim Dursun, Hatun Dursun, Ayşe Artam ve Yıldırım Artam ise beraat etmişti. Dosya avukatı Erdoğan Tunç ise beraat eden sanıklar hakkında itirazda bulunmuştu. (MA)

  • ‘İnanç istismarı’ndan yargılanan sanık tahliye edildi!

    ‘İnanç istismarı’ndan yargılanan sanık tahliye edildi!

    Dini inanç ve duyguları istismar ederek “dolandırıcılık” yaptığı iddiasıyla tutuklu yargılanan sanık Burhan Dalğali’nin tahliyesine karar verildi.

    Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Burhan Dalğali, müşteki Ebubekir B. ve sanık avukatı katıldı. Duruşmada tanık olarak dinlenilen Seymen A, müştekiyle akraba olduklarını belirterek, “Burhan Dalğali, Esenler’de tanınan bir hocadır. Müştekiye 700-800 lira borç verdim. Burhan’a herhangi bir mesaj atmadım” dedi. Bunun üzerine söz alan sanık Dalğali, tanık ile müştekinin suç ortağı olduğunu ve tanığın yalan beyanda bulunduğunu söyledi.

    Sanık Dalğali, “Mesele 3 bin 200 lira değil. Bu insanlar bana kumpas kurdular, şantajda bulundular. 300 bin lira para istediler. Hem ailemin hem milletin gözünde irtibatımı düşürdüler. Bu adamın yüzünü gördüğümde içim yanıyor. Ben 3 bin 200 lira almadım” şeklinde konuştu. Müşteki Ebubekir B. de sanığın beyanlarına karşılık, “İftiradır, yalan söylüyor.” dedi.

    Cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluğunun devamını istedi. Mahkeme heyeti, sanık Burhan Dalğali’nin tahliyesine karar vererek, bir sonraki duruşmada müşteki ve tanığın dinlenmesi için duruşmayı erteledi.

    Öte yandan sanık Burhan Dalğali’nin, “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan yargılandığı başka bir davada tutuklu olduğu öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Taylan Kulaçoğlu tahliye edildi

    Taylan Kulaçoğlu tahliye edildi

    Sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklu yargılanan Taylan Kulaçoğlu, tahliye edildi.

    “İsimsizler Hareketi” adlı sosyal medya grubundaki paylaşımlar gerekçe gösterilerek tutuklanan Taylan Kulaçoğlu’nun yargılandığı davanın 3’üncü duruşması Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kulaçoğlu, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden duruşmaya katılırken, avukatları mahkemede hazır bulundu. Duruşmayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Kulaçoğlu’nun ailesi ve çok sayıda kişi izledi.

    Kimlik tespitinin ardından savunma yapan Kulaçoğlu, suçlamaları reddederek tahliyesini istedi. Ardından savunma yapan avukatlar, müvekkilinin tahliyesini talep etti.

    Savunmalardan sonra mahkeme heyeti, duruşmaya kısa bir ara verdi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Kulaçoğlu’nu adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar vererek, duruşmayı 24 Mart 2021 tarihine erteledi.

    (HABER MERKEZİ)