Etiket: tehdit

  • HDP, Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu

    HDP, Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu

    PİRHA – HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ı arayarak “Size artık yaşama hakkı yok” sözleriyle tehdit eden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulunuldu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ı arayarak tehdit etmesine ilişkin olarak yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Soylu hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

    “PARTİYE VE KÖY HALKINA DÖNÜK HER TÜRLÜ SALDIRIDAN SOYLU SORUMLUDUR”

    HDP’den yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, HDP’nin hiç bir ilgisinin bulunmadığı bir konuda haddini, yasal ve anayasal sınırlarını aşarak Eş Genel Başkanımız’la yaptığı konuşma içeriğini çeşitli mecralarda sürdürmektedir.

    Bunun bir tek nedeni vardır. Soylu, tekrar Bakan olabilmek, Saray’ın gözüne girebilmek, koalisyon ortağının desteğini alabilmek için HDP’yi kullanmaya çalışmaktadır.

    Kendisine siyasi ve insani ahlak sınırlarını hatırlatmakla yetiniyoruz. HDP’nin seçimlerde aldığı oyları ve barajı aşarak parlamentoda yer almasını hazmedemeyen bir anlayışın demokrasi ve insan hakları ile en ufak bir alakası yoktur.

    Eş Genel Başkanımız Pervin Buldan’ı, ‘size artık yaşama hakkı yok’ diyerek açıkça tehdit etmektedir. Ayrıca ‘o köyde taş taş üstünde bırakmayacağım’ diyerek bütün köy halkını da tehdit etmektedir. O bölgede sokağa çıkma yasağı ilan ederek, insan hakları ihlallerini yaparak köyde yaşayanları topluca cezalandırma yolunu seçmektedir.

    Üyelerimize, partimize ve köy halkına dönük her türlü olumsuzluğun ve saldırının tek sorumlusu, herkesi hedef gösteren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dur. Hukuk önünde hesap sormak için bugün kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğumuz bilgisini kamuoyu ile paylaşıyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • Okul müdüründen tehdit gibi uyarı: Açık giyinen sınıfta kalır

    Okul müdüründen tehdit gibi uyarı: Açık giyinen sınıfta kalır

    Urfa Viranşehir’deki İbni Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde okul müdürünün, başı açık öğrencileri çağırıp kıyafet ‘uyarısı’ yaptığı belirtildi. Müdürün, “Burnunuzdan getiririm. Kapalıysan sınıfı geçersin, açıksan kalırsın” dediği iddia edildi. 

    Olaya tanık olan bir öğrenci, “Müdürümüz mezuniyet törenimizden önce tüm başı açık kızları toplayıp tehdit etti. ‘Açık ve kısa giyinirseniz sizi sınıfta bırakırım. Burnunuzdan getiririm. Kapalıysan sınıfı geçersin, açıksan kalırsın” dedi.

    Cumhuriyete konuşan Okul Müdürü Salih Arslan “Biz çocukları çağırıp ‘Milli manevi ahlaki değerlere uygun olarak sizin yararınızı gözetmek zorundayız. İdare olarak ailelerinize ve yaşınıza uygun giyinmenizi istiyoruz’ dedik” diye konuştu.

    “DİZ ÜSTÜ VE DEKOLTE GİYİLMEYECEK”

    İbni Sina Mesleki ve Teknik Lisesi’nde yaşanan olayın ardından yine Cumhuriyet’e konuşan öğrenci, “Okul müdürü başörtülü kızları sınıfa gönderdi. Benim gibi başı açık arkadaşları da yanına çağırdı. Bize ‘mezuniyet töreninde diz üstünde ve dekolte giyilmeyecek’ dedi. Konu açıklık veya kapalılık değil. Konu bizim gibi başı açık arkadaşlara edilen hakaret. Ahlaksızlar, karaktersizler benzeri şeyler söyledi” dedi.

    ÖĞRENCİ VELİSİ: ÇOCUKLARIMIZIN BAŞINA BİR ŞEY GELİR DİYE KONUŞAMIYORUZ

    İsmini vermek istemeyen bir öğrenci velisi ise “Çocuğumun kıyafetine kimse karışamaz. Çocuklarımızın başına bir şey gelir diye çok konuşamıyoruz” dedi.

    Eğitim Sen Şanlıurfa Şube Başkanı İsmail Tutal ise “Olayı bize anlatan veliler var. Fakat korktukları için konuşamıyorlar. Bizim arkadaşların çocukları da orada öğrenci. Bu müdürün başka vukuatları da varmış. Olayı araştırırken öğrendik. Erkek çocuklara da ‘kısa çorap giymeyin. Böyle giyerseniz sizi geçirtmem. Terbiyesizlik yapmayın’ demiş. 12. sınıf öğrencilerin mezuniyet töreni öncesi de kız çocuklarının başına böyle bir olay geliyor. Hatta müdür bir kadın öğretmen tayin etmiş. Mezuniyet öncesi öğrencilerin kıyafetlerini kontrol etmek için. Eğer o uygun görürse mezuniyet törenine gidebileceklermiş. Kontrolden sonra kıyafeti uygun olmayan giderse eğer, müdür ‘orada rezil ederim, defolur gidersiniz’ demiş” diye konuştu. Konuyu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne taşıdıklarını belirten Tutal şöyle devam etti:

    “Milli Eğitim Müdürü’ne ulaşamadık. Ama yetkililer olayı duyduklarını ve soruşturma başlatıldığını söylediler. Daha önce de bu müdürün yaptığı şeyler oldu. Milli Eğitim Müdürü, müdürün arkasında durup koruyor. Bu çocukların kıyafetine karışma hakkını nasıl kendinde buluyorlar? Okul önünde basın açıklaması yapacağız”

    MÜDÜRDEN İDDİALARA YANIT

    Okul Müdürü Salih Arslan iddialara şöyle yanıt verdi:

    “Konuyla ilgili öğrencilerimiz farklı iddialarda bulunmuş. Duyunca üzüldük. Olay günü öğrencilerimize yardımcı olmak adına onları çağırdık. Onun dışındaki iddialar asılsız. Bazı öğrencilerimizin rahat giyinmek istemesinden kaynaklı böyle oldu.”  (Cumhuriyet)

  • Bir AKP’li belediye klasiği: Alevi köyüne önce oy sonra hizmet- VİDEO

    Bir AKP’li belediye klasiği: Alevi köyüne önce oy sonra hizmet- VİDEO

    PİRHA – Balıkesir İvrindi ilçesine bağlı Alevi köyü Soğanbükü o bölgedeki diğer Alevi köyleri gibi AKP’ye oy vermediklerinden dolayı hizmet alamıyor. Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar, “Biz köyün cemevini kendi imkanlarımız ile yaptık. Seçimde AKP’ye oy çıkmadığı için bizim köye hiçbir yardım ve hizmet gelmiyor. Bu iş Adem’den ve Kerbela’dan beri böyle” dedi.

    Balıkesir İvrindi’ye bağlı 500 haneli, 2000 nüfuslu Alevi köyü olan Soğanbükü inancından ve AKP’ye oy verdiğinden dolayı hizmet alamıyor. 1938’de Dersim Katliamı sürecinde sürgün edilenlerin yerleştirildiği Soğanbükü’nde yaşayan Aleviler yıllarca inançlarını ve ibadetlerini baskılardan dolayı gizli yaşamak zorunda kalmışlar. Bugün ise siyasal iktidarın ayrımcı ve ötekileştirici tutumu ile karşı karşıyalar. Köyün geçim kaynağı ise hayvancılık ve tarım.

    Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar, “Biz köyün cemevini kendi imkanlarımız ile yaptık. Bizlere devlet tarafından hiçbir yardım yok. Seçimde AKP’ye oy çıkmadığı için bizim köye hiçbir yardım ve hizmet gelmiyor. Bu iş Adem’den ve Kerbela’dan beri böyle. Biz eziliriz, ölürüz, yaralanırız ama kimseyi incitmeyiz. Bizim inancımızda eline, beline, diline sahip çıkma ve incinsen de incitme var. İvrindi kazasında tek Alevi köyü bizim köydür” diye konuştu.

    “BİZ OY DA VERMİYORUZ HİZMET DE İSTEMİYORUZ”

    “Yollarımız köyün okuluna kadar bile gelmiyor” diyen Uçar şöyle devam etti:

    “Belediye bizden bol bol para alıyor. Arsalarımız vardı belediye 20-30’a sattı. Ama arsaları Alevi mi Sünni mi kim aldı bilmiyoruz. Köyümüzün arsa satışı köyümüzün muhtarlığından İvrindi Belediyesi’ne geçti. Bu köyde 800’e yakın oy var. Bunlara AKP’ye oy verin diyemeyiz. Cahil insanlar değil. Ama oy versek hizmet getirecekler. Önce oy sonra hizmet diyorlar. Biz oy da vermiyoruz hizmet de istemiyoruz.”

    “DÜNYADA EN ZOR İBADET ALEVİ İBADETİDİR”

    Eskiden köylerine ocak dedelerinin de gelemediğini belirten Uçar, “Eskiden köyde cem yapmak da yasaktı. Gidip evlerde gizli gizli cem ve ibadet yapıyorduk. Dünyada en zor ibadet Alevi ibadetidir. Dünyada hiçbir ibadet Alevi ibadeti kadar zor değil. Zor derken yılda bir defa kurban keser cem yapar ve kime borcun, derdin varsa oradan ödersin” dedi.

    Alevilerin kadın erkek birlikte ibadet ettiklerini dile getiren Uçar, “Bizde kadın da aynı erkek de aynı. Komşu köylerde cami ve benzeri şeyler yaptığında en çok yardımı bizim köy yapıyordu. Ancak bizim köy cemevi yaptığında hiçbir köy yardım etmedi” diye konuştu.

    “ESKİDEN CEM YAPTIĞIMIZ İÇİN TEHDİT EDİLİYORDUK”

    Eskiden cem yaptıklarında tehdit edilip şikayet edildiklerini belirten Uçar şunları ifade etti:

    “80’den sonra cem yapmak daha serbest oldu. Ama ondan önce gidip şikayet ederiz diye bizi tehdit ediyorlardı. En zor inanç Aleviliktir. Çünkü Alevilerin ölüsü de yargılanır. Örneğin ben öldüm ama sana borçlu ve kırgın olarak gittim. Yani bir hata yaptım. Vefat eden kişi darda kalmasın diye dara çekeriz. Bugüne kadar hiçbir Alevi bir Sünni vatandaşa bir zarar vermemiştir. Ama hep yanan da yakılan da bizler olmuşuz. Biz yine isyan etmiyoruz. Çünkü bizde Allah inancı var.”

    “Zorunlu din derslerine tepki gösteren ben Aleviysem çocuğum Alevi inancına yönelik ders alsın çünkü Alevilik bir yoldur” diyen Soğanbükü Köyü Cemevi Yaptırma ve Yaşatma  Kültür Derneği Eski Başkanı Himmet Uçar son olarak şunları kaydetti:

    “Geçimimizi hayvancılık ve tarımcılık ile yapıyoruz. Eskiden pamuk ve tütün ekiyorduk ancak artık yapamıyoruz. Çünkü her şey bitti. Eskiden zeytin toplamaya giderdik artık tente işi çıktı köyde ancak 20-30 kişi gidebiliyor.”

    İsmet SEFER – Sevim KAHRAMAN / BALIKESİR

     

  • Boğaziçi öğrencilerinden Erdoğan’a yanıt: İfade hakkımızı savunuyoruz

    Boğaziçi öğrencilerinden Erdoğan’a yanıt: İfade hakkımızı savunuyoruz

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine yönelik, “Meydanı terör estirenlere bırakmayacağız” açıklamalarına Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencilerinden yanıt verdi. 

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine yönelik, “Meydanı terör estirenlere bırakmayacağız” açıklamalarına Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencilerinden yanıt geldi.

    “Hükümetin güvenlik politikalarını eleştirmek terör örgütü propagandası değildir” diyen üniversite öğrencileri “Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının devletin güvenlik politikalarını eleştirmeye hakkı olduğunu ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın fikrini ifade etme hakkını savunuyoruz” ifadelerini kullandı.

    Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin harekatı için lokum dağıtan gruba, bir grup öğrenci ‘savaşın lokumu olmaz’ diyerek tepki göstermişti. Yaşananlar üzerine 5 üniversiteli gözaltına alındı.

    SİYASET BİLİMİ ÖĞRENCİLERİ ERDOĞAN’A YANIT VERDİ

    Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine tepki gösterdi. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğrencileri şu ifadeleri kullandı:

    Türkiye’de ifade özgürlüğü giderek artan düzeyde bir saldırıyla karşı karşıya kalmış ve bu durum üniversitemize de yansımıştır. Hükümete doğrudan veya dolaylı yoldan yapılan her eleştiri terör ile bağdaştırılmakta, eleştirme cesaretini gösterenler ise ‘kamuoyunun hassasiyetleri’ üzerinden hedef gösterilmektedir. Bizler Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden öğrenciler olarak, üniversitemizin özgür ruhunu ve üniversitemizde bulunan herkesin fikrini ifade etme hakkını savunuyoruz. Arkadaşlarımız bu bağlamda haksız ithamlarla suçlanmaktadırlar. Arkadaşlarımızın düşünce ve ifade özgürlüklerine yapılan kısıtlama, hükümetin bir politikasını eleştirmenin teröristlikle eş değer tutulması ve bu şekilde yaftalanması ile başlamıştır.

    “GÖRÜŞLERİNİ AÇIKLAYAN HERKES TEHDİT ALTINDA”

    Arkadaşlarının okul içinde ve dışında hedef gösterildiğini kaydeden öğrenciler tarafından yapılan açıklama şöyle devam etti:

    Türkiye, Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’ne (ICCPR) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) taraf bir devlettir. Dolayısıyla, Türkiye’nin bu bağlayıcı sözleşmelerde yer verilen haklara saygı gösterme, bu hakları koruma ve teşvik etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 26. Maddesi, vatandaşlarının ifade özgürlüğü hakkını koruma altına almaktadır. Birçok uluslararası sözleşme ve anayasamızla koruma altına alınan bu hak ve özgürlüklere rağmen, son zamanlarda üniversitemizde bulunan muhalif seslerin kendilerini duyurması daha da güç bir hale gelmiştir. Hükümet tarafından eleştirel olarak değerlendirilen görüşleri ifade eden herkes internet üzerinden tehdit, gözdağı ve taciz, cezai kovuşturmalar, gözaltı, üniversiteden atılma ve sansüre maruz kalma tehlikesi altında bulunmaktadır. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının devletin güvenlik politikalarını eleştirmeye hakkı olduğunu ve gözaltına alınan arkadaşlarımızın fikrini ifade etme hakkını savunuyoruz. Hükümetin güvenlik politikalarını eleştirmek suç veya terör örgütü propagandası değildir. Bu soruşturmaların usulünde ve içeriğinde hak ihlali vardır. Hükümetin güvenlik politikalarını eleştirmek terör örgütü propagandası değildir.

    Boğaziçi Üniversitesi’ndeki her kesimin fikrini ifade ve protesto etme hakkını savunuyoruz. Biz Boğaziçililer geçmişte yaşanan hak ihlallerinin karşısında olan bir geleneğin parçası olarak, yarın da bugünlere baktığımızda, her kesimin özgür düşünce ortamının bugünlerde de savunulmuş olmasını istiyoruz.

  • Alevilere yönelik katliam çağrısı yapan ‘akademisyen’ hakim karşısına çıktı-VİDEO

    Alevilere yönelik katliam çağrısı yapan ‘akademisyen’ hakim karşısına çıktı-VİDEO

    PİRHA- Alevilere ilişkin nefret ve tehdit içeren söylemlerde  bulunan akademisyen Abdülkadir Şen’in Alevi kurumlarının suç duyurusu üzerine açılan mahkemesinin ikinci duruşması bugün Çağlayan 33.Asliye Ceza Mahkeme’sinde görüldü. Sanık duruşmaya gelirken, mahkeme duruşmayı 8 Haziran’a ertelendi. Pir Zeynel Şahan, Hazirandaki duruşmaya Alevilerin yoğun katılmasını istedi. 

    Haberin Videosu

    13 Aralık 2016 tarihinde Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli olan akademisyen Abdülkadir Şen, Alevilere yönelik katliam çağrısında bulunmuş, tehditler savurmuştu.

    Şen, sosyal medyadan şunları yazmıştı:

    “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu…”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şah İsmail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”

    “ŞAHLANDINIZ, YAVUZLAŞACAĞIZ” DEMİŞTİ

    “Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Şahlaştınız Yavuzlaşacağız” gibi ırkçı paylaşımlar yapan Abdülkadir Şen, Halep’in cihatçılardan temizlenmesi üzerine Alevilere yönelik katliam çağrısında bulunmuş, tehditler savurmuştu. Verilen tepkiler sonucu sosyal medya hesabını kapatan Şen’in görevine Üniversite tarafından son verilmişti.

    Bu yazılanlara tepki gösteren Alevi kurumlarından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADF), Alevi̇ Vakıfları Federasyonu (AVF), Kayseri Hacı Bektaşi Veli Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği ve  Sarıyer Kilyos Anadolu Erenleri Cemevi Derneği’nin şikayeti üzerine ise Şen hakkında dava açılmıştı. Sanık, ilk duruşmaya mazeret bildirerek katılmamıştı.

    Bugün Çağlayan Adliyesi’nde görülen duruşmaya sanık Şen katılırken, mahkeme duruşmayı 8 Haziran 2018 tarihine erteledi.

    Duruşma sonrası İstanbul Kağıthane Hacı Bektaş Veli Eğitim ve Kültür Derneği Başkanı ve Alevi Dernekler Federasyonu Başkan Vekili Pir Zeynel Şahan, 8 Haziran’da yapılacak duruşmaya daha yoğun katılım olması gerektiğini söyledi.

    “EN AĞIR ŞEKİLDE YARGILANMASINI TALEP EDECEĞİZ”

    Abdülkadir Şen’in Alevilere yönelik sözlerini bilinçli olarak sarfettiğini belirten Şahan, şunları ifade etti:

    “Zaman zaman böyle Alevileri, ülkeyi karıştırma adına bu tür söylemlerde bulunup yazılar yazıyorlar. Akademisyene yakışmayacak bir söylem ve davranıştır. Bunun karşısındayız. Toplumumuzun da bu konuda duyarlı olması ve bu tür davalarda yoğun katılım göstermesi gerekiyor. Duyarsızlık bizi üzüyor. Kurumlarımızın da bu konuda eksikliği var. Yeteri kadar haber yayamadık belki. Biz de kendimizi sorgulamalıyız. Herkesin duyarlılık göstermesini bekliyoruz. Bu ilk değil, son da olmayacak. Asırlardır Alevi inancına yönelik, Alevi toplumuna yönelik bu tür saldırılar oluyor. Bunun karşısında durmak gerekiyor. Kurumlar olarak bunun takipçisiyiz, takip edeceğiz. En ağır şekilde ceza almasını talep edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu: Türkiyeli aşırı sağcı grupların hedefindeyiz

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu: Türkiyeli aşırı sağcı grupların hedefindeyiz

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan Yılmaz Kahraman, kendilerinin de altı ay ve bir sene öncesine kadar bazı değişik kanallardan Almanya ve Avrupa’da suikast planları olduğuna yönelik bir tehdit olduğu duyumunu aldıklarını söyledi. 

    HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan dün Avrupa’da yaşayan Türkiyeli Alevi ve Ermeni toplumları temsilcileri ile AKP iktidarında ülkeyi terk eden gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderlerine yönelik bir saldırı olacağına ilişkin istihbarat aldıklarını açıkladı.

    “Geçtiğimiz hafta sonu çeşitli kaynaklardan doğrulanan bir istihbarat aldım” diyen Paylan “Başta Almanya olmak üzere Avrupa’da yaşayan Türkiyeli Alevi ve Ermeni toplumları temsilcileri ve AKP iktidarında ülkeyi terk etmek zorunda kalmış gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderlerine yönelik eylem hazırlığı içinde olan grupların, ses getirecek bir eylem için harekete geçtiği bilgisi tarafıma ulaştı” dedi.

    Paylan istihbaratın vahim tarafının saldırıları planlayan yapının Türkiye kaynaklı olduğu yönündeki bilgi olduğunu da sözlerine eklemişti.

    Bu iddialar üzerine DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’ndan Yılmaz Kahraman, kendilerinin de altı ay ve bir sene öncesine kadar bazı değişik kanallardan Almanya ve Avrupa’da suikast planları olduğuna yönelik bir tehdit olduğu duyumunu aldıklarını belirtti.

    Kahraman, bu durumu İçişleri Bakanlığı’na bildirdiklerini ve bakanlığa değişik kanallardan bu yönde bilgiler aldıklarını söyleyerek, uyarıda bulunduklarını aktardı. Kahraman, bakanlığın konfederasyon başkanına gerekli incelemelerin yapılacağını aktardığını ifade etti.

    Kahraman, daha önce de Almanya’daki cemevlerine saldırılar düzenlendiği ve duvarlarının işaretlendiğini aktardı. “Baden Württemberg eyaletinde ve Müllheim’da cemevlerimize saldırılar oldu, işaretlemeler oldu. Yine Emmerich Alevi Kültür Merkezi’ne de saldırı oldu” diyen Kahraman, tüm bu vakaların polise intikal ettiğini ancak herhangi bir şüphelinin yakalanamadığını kaydetti.

    Türkiye’de yaşanan gelişmelerin Almanya’da kendilerine de yansıdığını belirten Kahraman, aşırı sağcı Türkiyeli grupların da hedefinde olduklarını belirtti.

  • CHP ‘Sokağa çıkamaz hale gelirsin’ sözlerine meydan okudu

    CHP ‘Sokağa çıkamaz hale gelirsin’ sözlerine meydan okudu

    AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın “Sokağa çıkamaz hale gelirsin” şeklindeki sözleri tepki çekti. Adalet Yürüyüşü ve mitingle iktidarın ‘kimyasının bozulduğunu’ savunan CHP’li Levent Gök, “Bu söylem dikta özlemidir. AKP Genel Başkanı’nın bu tehditlerine pabuç bırakmayız” dedi.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Adalet Yürüyüşü’ne ilişkin, “Sokaksa sokak diyerek milleti ve devleti tehdit eden bu kişi sokağa çıkamaz hale geleceğini iyi bilmeli” sözlerine CHP’den sert tepki geldi.

    Erdoğan’ı ‘dikta özlemi içinde’ olmakla suçlayan Grup Başkanvekili Levent Gök, “CHP hiçbir vesayeti ve tehdidi kabul etmez ve pabuç bırakmaz” ifadelerini kullandı.
    TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Gök, Adalet Yürüyüşü ile ardından gerçekleştirilen mitingin, AKP iktidarı ve Saray’ın ‘kimyasını bozduğunu’ dile getirdi. “Bunu içlerine sindiremiyorlar” diyen Gök, Erdoğan’ın söz konusu açıklamasıyla Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit ettiğini vurguladı.

    Gök, şu ifadeleri kullandı;

    “Hiçbir olay gerçekleşmeden anayasal hakkımızı meşru sınırlar içerisinde kullanarak yaptığımız bu yürüyüşle ilgili AKP Genel Başkanı CHP liderini tehdit etti; ‘Sokağa çıkamaz hale gelirsin’ diye çok önemli bir tehdit sözü söyledi. CHP hiçbir vesayeti ve tehdidi kabul etmez ve pabuç bırakmaz. Cumhurbaşkanının bu söylemleri bir dikta özlemidir. Ana muhalefet partisini ve liderini tehdit etmek başka türlü izah edilemez. Zannediyor ki CHP bunlardan korkacak ve sinecek. AKP Genel Başkanı ve iktidar çevreleri bilmelidir ki CHP; bu tehditlere pabuç bırakmaz. CHP tehditle, baskıyla sindirilecek bir parti değildir. AKP Genel Başkanı’nın bu tehditlerine pabuç bırakmayız.”

    “TÖRENİN  HESABINI VERECEKSİN”

    Levent Gök’ün gündeminde, 15 Temmuz’un yıldönümü etkinlikleri de vardı. Meclis’teki anma töreninde CHP’ye söz hakkı verilmemesini eleştiren CHP’li vekil, “Hepimizin vergisiyle oluşturulan paraları Meclis bahçesinde bir tören adı altında kullanıyorlar. İşin içinde CHP yok. Çünkü CHP o gün için iyiydi onlar için, ondan sonra ‘CHP’yi bertaraf edelim’, öyle mi, bu kadar ucuz mu, bu kadar bedava mı Sayın Meclis Başkanı, bu törenin hesabını vereceksin” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Biz herhangi bir davet almadık, kendiliğimizden gidiyoruz” açıklaması için de “akla ziyan” yorumunu yapan Levent Gök, “Başbakan güya CHP’lilerin ve yurttaşların aklıyla alay ediyor. Devlet aklının bu kadar kokuştuğu, çürüdüğü ve iflas ettiği başka bir dönem hatırlamıyoruz” diye konuştu.

    Öte yandan Meclis Başkanlığı, CHP ile yaşanan davet tartışmasına ilişkin bir açıklama yayımladı.
    TBMM Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, anma etkinlikleri için programın önceden kesinleştiği, protokol listesinde yer alan herkese davetiyelerinin daha önce gönderildiği bildirildi. Açıklamada, “Etkinliklerin 15 Temmuz 2017 gecesi düzenlenecek ve milletimize açık olan bölümüne ilişkin program, siyasi parti grup başkanlıklarına ve milletvekillerimize bilahare iletilmiştir” denildi.

  • Tarikat liderinden Alevilere tehdit: Sınırları zorlamayın-video

    Tarikat liderinden Alevilere tehdit: Sınırları zorlamayın-video

    PİRHA- ‘Uşşaki’ isimli tarikat adı altında örgütlenen siyasal islamcı grubun başı ‘Fatih Nurullah’ isimli kişi, bu kez  ‘Adalet Yürüyüşü’ nedeniyle Alevilere tehdit savurdu. Nurullah, “Alevi kardeşlerimize mesajlar gidiyormuş, İstanbul’a geldiğimizde hazırlıklı olun diye. Buradan kendilerine söylüyorum böyle bir şeyi denemesinler. Biz böyle bir şeye papuç bırakmayız, bu millet zaten gergin, sınırları zorlamasınlar yoksa kendileri zararlı çıkar” diyerek tehdit ediyor. 

    https://youtu.be/DFX7dA1iyio

    Yasadışı şekilde örgütlenen ve AKP iktidarıyla birlikte palazlanan siyasal İslamcı yapılar, her gün bir başka skandal açıklamayla gündeme geliyor.

    Nurullah, gerici bir televizyon kanalında yaptığı konuşmasında yürüyüşe katılacak Alevi yurttaşları “Alevi kardeşlerimize mesajlar gidiyormuş, İstanbul’a geldiğimizde hazırlıklı olun diye. Buradan kendilerine söylüyorum böyle bir şeyi denemesinler. Biz böyle bir şeye papuç bırakmayız, bu millet zaten gergin, sınırları zorlamasınlar yoksa kendileri zararlı çıkar” diyerek tehdit ediyor.

    Fatih Nurullah adlı bu şahıs, 16 Nisan referandumdan sonra “1. Türkiye Cumhuriyeti son buldu, 2. Osmanlı kuruluyor, onun başı da Tayyip Bey birinci padişahımız olarak gözüküyor” şeklinde hilafet ve şeriat özlemini açıkça dile getirmişti.  (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Türkiye’nin en büyük sorunu yaşam kaygısı’-VİDEO

    ‘Türkiye’nin en büyük sorunu yaşam kaygısı’-VİDEO

    PİRHA-Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş’un, “Referandumda evet çıkarsa terör biter” şeklindeki açıklamasına tepki gösteren Hozat Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Ali Haydar Çavuş, “Halkı tehditle, terörle yıldırmaya çalışıyorlar” dedi. 

    Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Referandumda evet çıkmazsa terör artar, kaos çıkar” şeklindeki sözlerine Alevi kurum ve kuruluşlarından sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Kurtulmuş’un, sözlerine ilişkin Hozat Kültür ve Kalkınma Derneği Başkanı Ali Haydar Çavuş PİRHA‘ya konuştu.

    Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un yaptığı açıklamaya çokta yabancı olmadıklarını vurgulayan Ali Haydar Çavuş, “1 Kasım seçimlerinde de dönemin Başbakan’ı Ahmet Davutoğlu “İktidar olmazsak 90’larda olduğu gibi Beyaz Toroslar tekrar sokaklarda dolaşacak” şeklindeki açıklamaları ile açık açık halkı tehdit etmişti” diye konuştu.

    “YAPTIKLARI POLİTİKAYA KENDİLERİ DE İNANMIYOR”

    Çavuş, “Her zamanki politikaları… Halkı tehdit ve şantajla korkutup sindirmek istiyorlar. Yaptıkları politikalara kendileri de inanmadığı için şiddetle, tehditle, terörle, toplumu yıldırmaya çalışıyorlar” ifadesini kullandı.

    “TÜRKİYE’DE YAŞAM KAYGISI YAŞANIYOR”

    Türkiye’de en büyük ve en önemli sorunun yaşam kaygısı olduğunun altını çizen Çavuş şunları ifade etti:

    “Türkiye’de yaşam kaygısı var. İnsanlar artık işinden, aşından, ekmeğinden daha çok yaşamlarını sürdürebilecekler mi kaygısı ve endişesi içindeler. Her an nerede bombalar patlayacak, insanlar nerede yine katledilecek, evlerinin ne zaman basılacağı kaygısı, endişesi ve korkusu içinde yaşıyorlar. Açta kalsak sorun değil ancak yaşama kaygısı içinde yaşamak şuan Türkiye’nin en büyük sorunu olduğunu düşünüyorum.”

    Kurtulmuş ne demişti?

    “‘Referandumda ‘evet’ çıkmasın, diye terör örgütlerini de kullanarak Türkiye’de bir korku atmosferi oluşturabilirler, halkı canından bezdirecek bir noktaya getirebilirler. Bununla ilgili her türlü tedbirlerimizi alıyoruz. Allah’ın izniyle referandumda büyük oranda ‘evet’ çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler. Bu motivasyonlarını da kaybederler.”

    İsmet Sefer/İSTANBUL

    HABERİN VİDEOSU

    İsmet Sefer – İSTANBUL

  • ‘Referandumda hile ile Evet çıkarmak istiyorlar’ – VİDEO

    ‘Referandumda hile ile Evet çıkarmak istiyorlar’ – VİDEO

    PİRHA – Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Referandum da evet çıkarsa terör biter” açıklamasına yönelik tepkiler devam ediyor. Alevi önde gelenlerinden Servet Demir, referandumda hile yoluyla ‘Evet’ çıkarmak istediklerine işaret etti. 

    PİRHA’ya konuşan Alevi önde gelenlerinden Servet Demir, “ Talihsiz bir açıklama olarak gördüğünü belirterek, “14 yıldır iktidar olan AKP’nin tüm gücü elinde toplamasına rağmen ülkede derin krizlere yol açmıştır” dedi.

    “YANLIŞ POLİTİKALAR TERÖRÜ TÜRKİYE’NİN İÇ FAKTÖRÜ HALİNE GETİRDİ”

    AKP’nin ‘Büyük Türkiye Projesiyle’ iktidara geldiğini ancak ülkede gün geçtikçe ekonomik krizin büyüdüğünü, terör olaylarının arttığını vurgulayan Demir, şunları kaydetti:

    “Bu yanlış politikalar yüzünden terör Türkiye’nin iç faktörü haline gelmiştir. 1 Kasım seçimlerden sonra HDP’yi siyaset dışı bırakarak,  MHP ile birlikte mevcut tekçi bakışı Türkiye’de egemen kılınmaktadır. Tarihsel, felsefik, sosyal ve geleneksel anlamda bir birikime sahip olan Türkiye’de tüm yetkilerin bir kişiye verilmesi diğer farklılıkların yok sayıldığını ifade eden Demir, “Diktatörlük modelini egemen kılarak tüm hak ve özgürlükler yok sayılıp ülke savaşa sokulmak isteniyor.”

    “TERÖR OLAYLARINDAN İKTİDAR SORUMLUDUR” 

    Servet Demir, “Aslında iktidarın evet çıkmazsa ülkede bombalar patlar, kaos çıkar, terör örgütleri kol gezer gibi açıklamaları, zorba tutumları iktidarın kendine güvensizliğini gösteriyor” diyerek,  Türkiye’de yaşanan patlamalardan ve terör olaylarından iktidarın sorumlu olduğunun altını çizdi. Demir, istihbarat, askeri güç ve tüm yetkilerin bu iktidarın emrinde ve yetkisinde olduğuna işaret etti.

    “REFERANDUMDA HİLE HURDA İLE EVET ÇIKARMAK İSTİYORLAR”

    Demir OHAL’in devam ettirilmesine de tepki gösterdi.

    “OHAL’in devam ettirilerek seçime gidilmesinin nedeni halkın sağlıklı bilgi almasını engellemek, iktidara karşı kesimleri sindirmek ve karşısında muhalefet yapan tüm güçleri yok edip, referandumda hile hurda ile evet çıkarmak istiyorlar. Bunların hepsini, oyunun bir parçası olarak görüyorum.”

    HABERİN VİDEOSU

    İsmet SEFER – İSTANBUL

     

  • ‘7 Haziran seçimlerinde de beyaz Toros tehdidi vardı’-VİDEO

    ‘7 Haziran seçimlerinde de beyaz Toros tehdidi vardı’-VİDEO

    PİRHA – Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Referandum da evet çıkarsa terör biter” sözüne bir tepki de Baba Mansur Ocağı mensup Pir Mahir Şahin’den geldi.

    Başbakan yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, “‘Referandumda evet çıkmasın’ diye terör örgütlerini de kullanarak Türkiye’de bir korku atmosferi oluşturabilirler, halkı canından bezdirecek bir noktaya getirebilirler. Bununla ilgili her türlü tedbirlerimizi alıyoruz. Allah’ın izniyle referandumda büyük oranda ‘evet’ çıktıktan sonra da bu terör örgütleri, hiçbir şekilde sesi soluğu çıkmayacak noktaya gelirler. Bu motivasyonlarını da kaybederler” şeklinde yaptığı açıklamaya yönelik Alevilerden tepki gelmeye devam ediyor.

    PİRHA’ya konuşan Baba Mansur Ocağına mensup Pir Mahir Şahin, “Bu hükümet 7 Haziran seçimlerinde de eğer iktidar olmazsak yine beyaz Torosların sokaklarda dolaşıp 12 Eylül darbe dönemlerinin o faşist yüzüyle tekrar karşılaşacağımızı ifade etmişlerdi” hatırlatmasında bulundu.

    “TERÖRÜ TEHDİT OLARAK KULLANIYORLAR”

    Bunu referandumda evet çıkarmak ve başkanlık sistemine geçmek için bu tür söylemlerin bir tehdit olarak kullanıldığını belirten Şahin, “Numan Kurtulmuş’un ifade ettiği gibi referandumda evet çıkması için terörün, katliamların, dışlanmaların, tutuklamaların ve birçok kurum kuruluşun kapatılıp toplumun sesi kısılmaya çalışılacak. İktidarın bu söylemleri çok faşizan ve kendine güvenmeme durumudur” dedi.

    “DÖNEM DOĞRU DÜŞÜNÜP DOĞRU HAREKET ETME DÖNEMİDİR”

    İktidarın bu söylemlerine karşı tüm muhalif kesimlerin ve özellikle de Alevilerin birleşmekten başka çıkış yolunun olmadığının altını çizen Şahin, “Aleviler Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar ilk kez bu kadar örgütlenme ihtiyacı hissetmiştir. Kurtulmuş’un bu sözleri üzerine Alevilerin daha çok düşünmesi ve ona yönelik hareket etmesi gerek. Artık dönem doğru düşünüp doğru hareket etme dönemidir” ifadelerini kullandı.

    HABERİN VİDEOSU

    İsmet SEFER -İSTANBUL

  • Adana’daki Arap Aleviler tedirgin

    Adana’daki Arap Aleviler tedirgin

    Adana İl Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan 4 Kasım 2016 tarihli istihbarat raporunda Yumurtalık ilçesine bağlı Arap Alevi yurttaşların yaşadığı Ayvalık, Deveciuşağı, Hamzalı, Kaldırım, Kızıldam, Narlıören, Asmalı, Demirtaş, Gölovası, Kesmeburun, Kuzupınarı ve Sugözü mahallelerine yönelik keşif ve istihbarat faaliyetlerinde bulunan DAİŞ tarafından saldırı olabileceği uyarısı ortaya çıkmıştı.  Rapor kapsamında mahalle muhtarları ve kanaat önderlerine gönderilen yazıda ise şüpheli görülen kişilerin jandarmaya haber verilmesi istendi. Raporun kamuoyuna yansıması ardından Adana Alevi Platformu, köylerde incelemelerde bulundu. Jandarma uyarısı sonrası hem İçişleri Bakanlığı hem de Adana Valiliği soruşturma açarken, konuya ilişkin bakanlık Mülkiye Müfettişleri görevlendirdi.

    Dihabere konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Adana Şube Başkanı ve Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Şükrü Şahin, öncelikle Adana Valisi Mahmut Demirtaş’la görüştüklerini ardından Yumurtalık’ta bulunan iki köyde yurttaşlarla bir araya gelerek, görüş alış verişinde bulunduklarını belirtti. Bakanlık ve valilik tarafından uyarının tebliğ edilme şekline ilişkin soruşturma başlatıldığını anımsatan Şahin, köylerde yaptıkları inceleme neticesinde edindikleri bilgileri kendileriyle de paylaştıklarını söyledi.

    “KORKU VE TEDİRĞİNLİK İÇİNDELER”

    Jandarmanın uyarısı sonrası Yumurtalık ilçesinde bulunan Arap Alevi köylerine gittiklerini vurgulayan Şahin,”Bu iki köyde ciddi anlamda bir tedirginlik gözlemledik. İnsanlar kendilerini ciddi anlamda güvensizlik içinde hissediyorlar. Köylüler, ‘burada istihbarat toplayan birini görmedik ve duymadık. Böyle bir şey yaşamadık ama şimdi yaşamaktan korkuyoruz’ diyorlardı” şeklinde konuştu.

    “KORKU İMPARATORLUĞU YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Şahin, buralarda Suriyeli mültecilerin yoğunluklu bulunduğunu ve tarım işçiliği yaptığını ifade eden Şahin, Türkiye’de Suriyeli mültecileri denetim altına alma sorunu olduğunu aktardı.
    Suriye mülteci sirkülasyonu olduğunu vurgulayan Şahin, bunla ilgili köylerde önlem alınması gerektiğini söyledi. Şahin, Alevi ve Sünni köylerin yan yana olduğunu ve bugüne kadar hiç bir sorun yaşanmadığını ifade ederek, “Bu tarz istihbarat ve uyarılar yeni bir şey değil. Korku imparatorluğu yaratmaya çalışıyorlar. Sürekli Alevileri katliam ile tedirgin etmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “FAŞİZME KARŞI DEMOKRASİYİ SAVUNACAĞIZ”

    Ülkede Alevilere yönelik katliam tehdidinin hiç bir zaman bitmediğini dile getiren Şahin, şöyle devam etti: “Bu katliam tehdidi içinde Aleviler payını bir şekilde alır. Yakın bir tarihte İŞİD’vari bir tehdit beklemiyorum. Türkiye emperyalist ülkeler tarafından şuan bir satranç tahtası haline getirilmek isteniliyor. Bildiğiniz gibi bu satranç tahtasında piyonlarda vardır; şahlarda vardır. Bizler Aleviler olarak toplumumuzun ne şah ne de piyon olmasına izin vermeyeceğiz. Bu tahta üzerinde oyuncu olmayacağız. Bizler emperyalizme karşı tam bağımsızlığı, faşizme karşı ise demokrasi savunacağız.”

  • Arap Alevileri hedef gösterdi

    Arap Alevileri hedef gösterdi

    Sistemsel olarak yüzyıllar boyunca hedef haline gelen Alevi toplumuna dönük son haftalarda artan saldırılara bir yenisi daha eklendi. İnsani yardım gönüllüsü olduğu iddia edilen ve bir süre önce IŞİD üyesi olduğu gerekçesiyle gözaltına alınan ve daha sonra serbest bırakılan Nurullah Erkoç, Twitter hesabından, Arap Alevilerin çoğunlukta yaşadıkları yerleri tek tek belirterek hedef gösterdi.

    Nurullah Erkoç geçtiğimiz günlerde, Muş Alparslan Üniversitesinde araştırma görevlisi olan Abdülkadir Şen’de Twitter hesabındaki paylaşımlarıyla Alevileri hedef göstermesi üzerine işten atılmasına karşı Abdülkadir Şen’i destekleyen paylaşımlar yaptığı görülüyor.

    Adana da önceki gün ortaya çıkan ve Alevi köylerinin IŞİD tarafından saldırı olacağı haberi Alevi kurumlarını harekete geçirmiş, saldırının olacağı iddia edilen köyler ziyaret edilip çıkarılacak raporun da kamuoyu ile paylaşılacağı açıklanmıştı.

    Diren Keser- MERSİN

     

     

  • Alevileri tehdit eden ‘akademisyen’e bir suç duyurusu daha

    Alevileri tehdit eden ‘akademisyen’e bir suç duyurusu daha

    Halep’te cihatçıların temizlenmesinin ardından Aleviler için katliam çağrısında bulunan Abdülkadir Şen hakkında bir  suç duyurusunda da Alevi Bektaşi Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Av. Cafer Koluman ve Av. Selvinaz Gamze Tokhay bulundu.

    Sosyal medya hesabı üzerindeki paylaşımlarından dolayı Alevileri katliamla tehdit eden ve hakaretler savuran  Muş Malazgirt Üniversitesi Araştırma görevlisi Abdülkadir Şen hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

    “ALEVİLERE HEM HAKARET HEM TEHDİT” 

    Şen, twetter sayfasında ‘Cem evi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz, mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber, Lanetliler topluluğu…Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler; Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor. Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak, Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız, Yavuzlaşacağız.. Suriye Direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şah İsmail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın’ diye yazmıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu Yönetim Kurulu üyesi ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Av. Cafer Koluman ve Av. Selvinaz Gamze Tokhay,  bu tehditçi Akademisyen Şen hakkında Diyarbakır’da suç duyurusunda bulundu.

    HALKI KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK

    Suç duyurusu dilekçesinde şu ifadelere yer verildi:

    “Suç duyurusunda, şikayet edilen kişinin yorumlarıyla Türkiye’de yaşayan milyonlarca Alevi inancına mensup vatandaşları aşağıladığını, tehdit ettiğini ve başka inançlara mensup milyonlarca Türkiye vatandaşını kin ve düşmanlığa tahrik ederek, açıkça suç işlemeye tahrik ettiği belirtilerek, “Ülkemizin içinde bulunduğu süreç oldukça hassas bir süreçtir. Bu süreçte akademisyen kimliğine sahip olan kişilerin kullanacağı sözler ile yapacağı yorumların nereye varacağını iyice öngörmeleri gerekir. Yapılan yorumlar nedeniyle şikayet edilen kişinin takipçisi olanlar veya Alevi inancı dışındaki kişi ve gruplar; tahrik altında kalarak, Alevi inancına mensup vatandaşlara saldırma ihtimalleri de yüksektir. Nitekim ülkemizde bu tür kirli geçmişler yaşanmıştır. Geçmişte yaşanan bu olaylarda ise hep provokasyon olduğu hususu devlet yetkilileri tarafından vurgulanmıştır. Suç işlemeye tahrik ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu işleyen şikayet edilen hakkında gerekli soruşturmanın yapılarak hakkında TCK 214 ve 216. Maddelerine göre kamu davası açılmasını arz ederiz.”

            

  • Alevileri tehdit eden akademisyen açığa alındı

    Alevileri tehdit eden akademisyen açığa alındı

    “Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Şahlaştınız Yavuzlaşacağız” gibi mezhepçi paylaşımlar yaparak, nefret suçu işleyen Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli akademisyen Abdülkadir Şen, Halep’in cihatçılardan temizlenmesi üzerine Alevilere yönelik katliam çağrısında bulundu, tehditler savurdu. Şen, tepkiler üzerine hesabını kapattı. Muş Alparslan Üniversitesi konuya dair bir açıklama yaparak öğretim elemanının açığa alındığını duyurdu.

    Suriye’deki radikal İslamcı cihatçılara verdiği destekle bilinen Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli akademisyen Abdülkadir Şen, Halep’in Suriye ordusu tarafından kurtarılmasının ardından bir kez daha Alevilere yönelik katliam çağrısında bulundu, tehditler savurdu.

    Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan ve Marmara Üniversitesi’nde doktora yapan Şen tehditler ve hakaretler savurduğu tweetlerinin ardından gelen tepkiler üzerine Twitter hesabını kapattı.

    “ŞAHLAŞTINIZ, YAVUZLAŞACAĞIZ”   

    Şen, büyük tepki çeken tweetlerinde şöyle dedi: “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu…”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şahİismail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes hesabını buna göre yapsın”, “Herkes Rus konsolosluğuna gitsin, Ben de oradayım. Mecusi İran’ı ise asla unutmayın. Bu katliam Caferi/Şii haçlı ortaklığı ile yapıldı.”

    MUŞ ALPARLAN ÜNİVERSİTESİ’NDEN AÇIKLAMA: AÇIĞA ALINDI 

    Muş Alparslan Üniversitesi konuya dair bir açıklama yaparak öğretim elemanının açığa alındığını şu sözlerle duyurdu:

    “Üniversitemizde görevli bir öğretim elemanının kendisine ait sosyal medya hesabında belli bir inanç grubunu hedef alan paylaşımlarda bulunduğu, gelen tepkiler nedeniyle yanlış anlaşıldığını beyanla paylaşımlarını kaldırdığı idaremizce tespit edilmiştir. Konu hakkında idari tahkikat başlatılmış olup soruşturmanın selameti açısından ilgili personel açığa alınmıştır.”

  • Gerici akademisyenden Alevilere katliam tehdidi

    Gerici akademisyenden Alevilere katliam tehdidi

    Suriye’deki radikal İslamcı cihatçılara verdiği destekle bilinen Muş Alparslan Üniversitesi’nde görevli akademisyen Abdülkadir Şen, Halep’in Suriye ordusu tarafından kurtarılmasının ardından bir kez daha Alevilere yönelik katliam çağrısında bulundu, tehditler savurdu.

    Birgün’den Derviş Cemal’in haberine göre, Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan ve Marmara Üniversitesi’nde doktora yapan Şen, tehditler ve hakaretler savurduğu tweetlerinin ardından gelen tepkiler üzerine Twitter hesabını kapattı.

    ŞAHLAŞTINIZ YAVUZLAŞACAĞIZ   

    Şen, büyük tepki çeken tweetlerinde şöyle dedi:

    “Cemevi, Ali, insana saygı, Madımak, hoşgörü diyen ne kadar namussuz mezhepçi varsa Halep’te katillerle beraber. Lanetliler topluluğu…”, “Ey Halep’te çocukları, kadınları, sivilleri korkakça bombalayan rejimi savunan mezhepçiler: Sizi bu coğrafyada yeni Malazgirtler bekliyor”, “Bu coğrafyanın her köşesinde bir Malazgirt yaşanacak. Şah İsmail’in bağnaz mezhepçi piçleri hesap verecek. Şahlaştınız  Yavuzlaşacağız”, “Suriye direnişi başarısız olursa savaş Anadolu’da Şahİismail’in mezhepçi vahşileriyle yaşanacak. Herkes

               

    HER FIRSATTA ALEVİLERİ HEDEFE KOYUYOR    

    Her fırsatta cihatçı militanlara destek veren ve Alevileri tehdit eden Şen’in sosyal medya paylaşımlarının her biri ayrı bir nefret suçunu kapsıyor. Alevileri, Şiileri, Caferileri, solcuları tüm muhalifleri katliamlarla tehdit eden Şen’in paylaşımları büyük tepki çekiyordu.

    Muhalif akademisyenlerin her türlü paylaşımına cezai müeyyide uygulayan YÖK ve üniversite yönetiminin Şen’in küfürler içeren, ırkçı, mezhepçi paylaşımlarına ses çıkarmaması dikkat çekti.

    CİHATÇI ÇAĞRICISI MEZHEPÇİ AKADEMİSYEN    

    Şen, daha önce de cihat çağrıları yapmış, bütün militanların Suriye’de cihat yolunda savaşması gerektiğini yazmıştı. Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nde Ortadoğu Sosyolojisi ve Antropolojisi alanında doktora ve İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir bölümünde yüksek lisans yapan Şen, aynı zamanda Muş Alparslan Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapıyor. Şen’in “Tüm Yönleriyle Suriye Devrimi” adında bir de kitabı bulunuyor.

  • “Alevi olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim”

    “Alevi olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim”

    “Aleviyim, çocuğuma dayatılan namaz eğitimine itiraz ettim.” Bu sözler  Dr. Abuzer Meral’e ait.
    Yalova’da özel bir hastanede çalışan Dr. Abuzer Meral, ortaokula devam eden oğluna, zorunlu din dersi kapsamında sınıfta uygulamalı namaz eğitimi dayatmasına itiraz etmişti. Zorunlu din dersine itiraz ettiği için yandaş ve tetikçiliği ile bilinen Akit gazetesi tarafından hedef gösterilen Dr. Abuzer Meral işinden oldu.

    Sosyal medya üzerinden de linç kampanyasına tabi tutulan Meral, Facebook hesabında yaptığı açıklamada “Bir Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim” diye bunlar başımıza geldi, Çocuğum üç gündür okula gitmek istemiyor. Korkuyorum” diyor. Yaşadığımız bu yıpratıcı süreç beni ve ailemi çok etkiledi” dedi.

    TETİKÇİ AKİT HEDEF GÖSTERDİ!

    Akit adlı “gazete”de geçtiğimiz gün “Bu nasıl doktor” başlığıyla hedef gösterildikten sonra işinden olan Dr. Abuzer Meral, paylaşımı sosyal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

    “Sevgili arkadaşlar, bu ülkenin yürekli, onurlu, vicdanlı, çağdaş yurttaşların, yaşadığım bu sosyal linç ve hak gaspı karşısında göstermiş oldukları yoğun desteklerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.

    Bu süreçte beni tanıyan tanımayan inancın ve imanın Allah ile kul arasında olması gerektiğine inanan inançlı Müslümanlardan da azımsanmayacak düzeyde destek aldım. Sağ olsunlar. Bu ülkede hala ahlaklı vicdanlı insanlar Müslümanlar sanıldığı kadar az değil.”

    “HUKUKÇULARA GÖRE AKİT’E HUKUK İŞLEMİYOR”

    “Hukukçular, tetikçi Akit’in  bu tür linç girişimlerine açık haberleri hakkında açılmış tüm davalar adli olarak “düşünce ve ifade özgürlüğü” kapsamında ele alınmış” diyorlar değerlendirmesinde bulunan Meral, “Bir çok hukukçu, ve kurumdan yoğun destek aldım. Her türlü hukuki desteği vermeye hazır olduklarını söylediler. İki hukukçuya vekalet verdim. Hukukçuların araştırmalarına göre bu güne kadar tetikçi Akit gazetesinin geriye dönük bu tür linç girişimlerine açık haberleri hakkında açılmış tüm davalar adli olarak “düşünce ve ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirilmiş.” dedi.

    GAZETE DEĞİL, ÜLKEYİ YÖNETİYOR

    Dr. Meral “Bu kadar cesur ve cüretkar davranmalarının nedeni de anlaşılıyor böylelikle. 30 bin tirajlı İslamofaşit, gazete değil, ülkeyi yönetiyor adeta. En baba yazarlarının tıklanma sayısı on bini geçmiyor.

    Ve emin olun ki Müslümanların büyük bir çoğunluğu bu gazeteden nefret ediyor.

    Bu durum üzücü olsa da benim ve benim durumumda olan mağdurlar için bir avantaja dönüşmüş durumda. Açılan ve açılacak davalarda bu konuyu emsal olarak sunacağım.

    İlk gün yoğun, sonra azalan cahil psikopat islamofasitlerden gelen seviyesiz, ana avrat küfreden, ölümle tehdit edenlerden hukuki olarak hesaplaşacağım.” dedi.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TEMELİNDE BİR ARADA YAŞAMAYI ÖĞRENMELİYİZ”

    “Çocuğum üç gündür okula gitmek istemiyor. Korkuyorum diyor. Her şeyin farkında” diyen Meral

    “İnanç özgürlüğü, laik bir eğitim, zorunlu din derslerine karşı mücadelemiz devam edecek.

    Ya bu ülkede eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşamayı öğreneceğiz yada bu ülke cehenneme dönecek.

    Yasasin özgür laik demokratik Türkiye!” değerlendirmesinde bulundu.

    “ALEVİ YURTTAŞ OLARAK DEMOKRATİK HAKKIMI KULLANDIM”

    Meral bir başka değerlendirmesinde ise şu notları düşmüş: Yaşadığımız bu yıpratıcı süreç beni ve ailemi çok etkiledi.

    Ben sorumlu bir yurttaş olarak üzerime düşeni yaptığıma inanıyorum. Özgürlükçü, çoğulcu, Şiddet içermeyen her türden insani düşünce ve inançlara saygılı bir yurttaş olarak demokratik laik bir hukuk devletinde yaşamak istiyorum. Çocuklarımın da yaşamasını istiyorum. Bu anlamda bu olayın ana nedeni olan bir Alevi yurttaş olarak zorunlu din derslerine tepki gösterdim.Kişisel sayfamda anayasanın bana verdiği düşünce ve ifade hakkımı kullandım ve başıma bunlar geldi. Yaşadığım bu süreçte bu konuda toplumsal bir duyarlılık yarattığına inanıyorum. Bundan sonra bu işin takipçileri siyasi partiler ve kurumlar olacaktır. Bu mücadele devam edecektir.”

    Turabi KİŞİN

  • Suudi kadının öldürülmesi isteniyor

    Suudi kadının öldürülmesi isteniyor

    Sosyal medyada “İslami şartlara göre örtünmeden” fotoğrafını paylaşan bir Suudi kadının öldürülmesi isteniyor.

    Suudi Arabistan’da Melek eş-Şehri isimli bir kadın, “İslami şartlara göre örtünmeden” bir fotoğrafını paylaştı.

    Twitter’da fotoğrafını paylaşan kadın, önce fotoğrafını, sonra Twitter hesabını silmek zorunda kaldı.

    IBT tarafından yapılan habere göre, Suudi kadının öldürülmesi için çağrılar yapılmaya başlandı.

    Twitter üzerinden Melek eş-Şehri’nin öldürülmesi veya hapsedilmesi için kampanya başlatan Suudi kullanıcılardan biri, “kan istiyoruz” derken, bir başkası “onu öldürün ve cesedini köpeklere atın” yazdı.