Etiket: tokat

  • ‘Rüyamda gördüm’ diyerek inşaat başlattılar; Gönül Ana’nın mezarını ziyaret edemiyoruz’-VİDEO

    ‘Rüyamda gördüm’ diyerek inşaat başlattılar; Gönül Ana’nın mezarını ziyaret edemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Hubyar Köyü’ne bağlı Tekeli Dağı’ndaki Gönül Ana’nın mezarı göz göre göre tahrip edildi. Dede Erdoğan Sezer, bir kişinin, söz konusu mezarlığı rüyasında görüp üzerini kapatmak için inşaat başlattığını, ancak civardaki insanların buna rızalık vermediğini aktardı. Sezer, “Şimdi türbeye varıp niyaz dahi edemiyoruz. Bu durum beni çok üzdü” diye de belirtti.

    Tokat’ın 2640 rakımlı Tekeli dağının son düzlüğünde yer alan Gönül Ana’nın mezarlığı, yöre halkı tarafından kutsal görülüp ziyaret ediliyor. Hubyar Sultan’ın eşi olarak da bilinen Gönül Ana’nın mezarlığı, bugünlerde tuğla yıkıntıları içerisinde kaldı.

    Hubyar Ocağı’na mensup Erdoğan Sezer Dede, mezarlık çevresine yapılmak istenen inşaat nedeniyle yıkıntı oluştuğunu ve mezarlığın tahrip edildiğini aktardı. Konuya ilişkin video paylaşan Dede Erdoğan Sezer, konuya dair PİRHA’ya da görüş verdi.

    “RIZALIK OLMADAN BU İŞLER OLURSA…”

    Paylaştığı videoda ‘Gönül Ana üstünün kapanmasını istemez’ diyen Erdoğan Sezer Dede, rızasız inşaat yapmak isteyenleri eleştirdi. Tuğla ile örülen tüm duvarların fırtına sebebiyle yıkıldığını aktaran Sezer, “Bunu yapmak bir marifet ama bu ayıbı kaldırmak da ikinci bir marifet olması gerekir. Utanç verici bir hal. Destursuz lokma yenmez, destursuz yola gidilmez. Rızalık olmadan bu işler olursa ‘dağ başına kış gele, insan başına iş gelir’ hesabı…” ifadelerini kullandı.

    RÜYA GÖRÜP İNŞAAT YAPTI, MEZARI DA TAHRİP ETTİ!

    Fırtına sebebiyle yıkılan inşaatının malzemeleri metrelerce uzaklara da savruldu.

    “Toplumsal bir ayıp” yaşandığını belirten Erdoğan Sezer Dede, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Toplumun duyarlı davranması için o videoyu paylaştım. Sonrasında bazı kişiler arayıp videoyu kaldırmamı istedi. Eleştirenler de oldu. Kimi insanlar ‘biz bu inşaatı yapacağız’ diyorlar. Gönül Ana, üstünü rızalık olmadığından dolayı kapatmak istemiyor ama karşı taraf anlamak istemiyor! Gönül Ana, bizim öğretimizdeki anlatılanlara göre Yalıncak Sultan’ın kız kardeşi ve Hubyar’ın eşi oluyor. Gönül Ana’nın 13. yüzyılda Hakk’a yürüdüğü söyleniyor ancak net bir tarih yok. Bu ziyaret de sembol olarak mıdır yoksa gerçek bir mezar mıdır bilemiyoruz ama şimdiye kadar ceddimizden biz öyle gördük.

    “ŞİMDİ TÜRBEYE VARIP NİYAZ DAHİ EDEMİYORUZ”

    Bir talip, bu ziyareti rüyasında görmüş ve ‘burayı yaptıracağım’ demiş. Köy muhtarlığı ile ilişkiye geçiyorlar ama burada daha önce de başkaları değişik amaçla inşa yaptırmak istemişti, onlara da yaptırmamışlar. Şimdi bizim köydeki tekkelerde mahkemelik olayları olduğundan dolayı karşı taraf, köy muhtarlığına, burasının yapılmaması gerektiğini, köylünün rızasının olmadığı için müsaade etmemiş. Ve sonrasında mahkemeye vermişler. Ancak beni ilgilendiren boyutu şu; bir insan, bir türbeyi rüyasında görebilir, oraya bir kurbanlık ya da hizmet için bir aşevi yaptırması da çok doğaldır. Ama bunlar yapılırken de rızalık makamından geçmesi gerekir.

    Ben her sene Hubyar’a geldiğimde o zirvedeki yere kadar çıkar, ziyaretlerimi yaparım. O zirveye çıkarken Gönül Ana’nın mezarı yol üstünde olduğu için oraya da uğrarım. Geçen sene Gönül Ana’nın başına vardığımda üstündeki çatılar yapılmıştı. Ben espri yaptım ve ‘Gönül Ana, üstünün kapanmasını istemiyor’ dedim. Tahminimce 2. senesi dolmuştu ve sıvası falan yapılmamış, perişan haldeydi. Sonrasında dedim ki ‘Gelin bu çatıyı yapın.’ Bu sene ise gittiğimde o çatıyı bırak, duvarlar falan uçmuş ve türbenin üzerine yıkılmıştı. Şimdi türbeye varıp niyaz dahi edemiyoruz. Bu durum beni çok üzdü.”

    “MUHTAR TOPLUMU DUYARLILIĞA ÇAĞIRMALI”

    Türbe inşaatının yıkılmasının ardından köy muhtarıyla görüşme yaptığını da söyleyen Erdoğan Sezer Dede, aktarımını şu sözlerle sürdürdü:

    “Yeni seçilen muhtar, yaşananlara biraz agresif yaklaştı. Ben de ‘buyurun kamuoyunda bu durumu tartışalım’ diye belirttim. Yaptığım paylaşımları kaldırmam gerektiği yönünde birtakım talepte bulunup, yaptıklarımın yanlış olduğunu söyledi. Ben de görünen gözün kılavuz istemeyeceğini söyledim. ‘Yarın oraya bir Alevi can geldiği zaman mahçup olur, utanırım’ dedim. Toplumu duyarlılığa çağırması gerektiğini söyledim. Hatta ‘rüyasında gören can gelsin, burayı temizlesin’ dedim. Yoksa ben bir traktör alır, buraya gelir ve oraları temizletirim, benim için sorun yok ama bu yanlış olur. Muhtar, ‘o yazıları kaldıracaksın’ dedi. Ben de ‘Sayın Muhtar, madem siz bu kadar duyarlısınız, buranın tadilatını yapın. Sonrasında gidin kamuoyunu bilgilendirin’ dedim. Bir kamu görevlisinin görevi halkı bilgilendirmek, ihtiyaçları gidermektir. Oraya imar olmaz. Çünkü orası ormanlık Mera arazisi.”

    Eren GÜVEN/TOKAT

  • Tokat’ta 5,6 büyüklüğünde deprem

    Tokat’ta 5,6 büyüklüğünde deprem

    PİRHA-AFAD, Tokat’ta 5,6 büyüklüğünde deprem olduğunu duyurdu. Sarsıntı çevre illerden de hissedildi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre saat 18.11 sıralarında merkez üssü Tokat’ın Sulusaray ilçesi olan 5,6 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

    Sarsıntının 5,99 kilometre derinlikte olduğu belirlendi. Deprem çevre illerden de hissedildi. AFAD, depreme ilişkin gelişmeleri takip ettiklerini bildirdi.

    Sulusaray’da meydana gelen depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar devam ediyor. AFAD’ın verilerine göre, saat 18.31’de 3,5 büyüklüğünde artçı sarsıntı kaydedildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erkan’dan Alirıza Özdemir’e tepki: Aleviliği özünden koparanlarla yol yürümeyiz

    Erkan’dan Alirıza Özdemir’e tepki: Aleviliği özünden koparanlarla yol yürümeyiz

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir süredir başkanlığını yapan Alirıza Özdemir, Tokat’ta düzenlediği toplantıda AKP ve Erdoğan propagandası yaptı. Toplantıya davet edildiği için katılan Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan ise “Alevilerin sorunlarını çözeceklerini söylüyor ama o sorunların ne olduğu söylenmiyor” diyerek tepki gösterdi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, ‘Canlar Buluşuyor’ başlıklı toplantı yaptı. Tokat İl Özel İdaresi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe dedeler, babalar, Alevi köy muhtarları, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir, Tokat Valisi Numan Hatipoğlu ve Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muharrem Erkan katıldı.

    ÖZDEMİR’DEN ERDOĞAN’A ÖVGÜ

    Alirıza Özdemir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı merkezinde biri Arap, ikisi Babağan kolundan, 8’i de diğer ocaklardan olmak üzere 11 kişilik bir heyet oluşturduklarını, Alevilik ansiklopedisi hazırlayacaklarını söyledi. Daha önceki yıllarda kimsenin Aleviliği muhatap almadığını ancak gelinen noktada Alevileri muhatap alan bir devletin olduğunu iddia etti.

    Özdemir “1936’da Mustafa Kemal Atatürk Alevi Bektaşi Başkanlığı kuracaktı, hastalandığı için kuramadı, bu Recep Tayyip Erdoğan’a nasip oldu. Ben yol ve erkan bilen biriyim, devletin Alevi sorununa el atması gerekir. Devlet Alevilerin ihtiyaçlarını karşılamak için var, devlet artık Alevileri muhatap alıyor” diyerek AKP’yi övdü. Toplantının içeriği hakkında detaylı bilgi paylaşılmadı.

    MUHARREM ERKAN: ALEVİLERİ BİR YERLERE YEDEKLEMEK İSTİYORLAR

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, buluşmanın detaylarını Artı Gerçek’e değerlendirdi.

    Muharrem Erkan, “Alevilerin gerçek sorunlarını çözmekten çok Alevileri bir yerlere bağlamak, yedeklemek istiyorlar” sözleriyle tepkisini belirtti.

    Toplantıya çağrıldığı için katıldığını söyleyen Muharrem Erkan, Alevilerin gerçek sorunlarının çözülmediğini toplantıda da dile getirdiğini belirtti. Muharrem Erkan, toplantı ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Alevilerin sorunlarını tek tek çözeceklerini söylüyor ama o sorunların ne olduğu söylenmiyor.

    “Burada Aleviliğin serçeşmesi, Hacı Bektaş Veli Dergahı’ndan hiç söz etmeyip, devre dışı bırakıyorlar. Alirıza Özdemir’in anlattıkları siyasi söylem gibi geldi bana. Bizleri ayağına çağırıp, valiliğin toplantı salonunda bize nutuk atıyorsun. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Aleviler üzerinde oluşturacak bir başkanlığın da sorunları çözmekten uzak olacağı, sorunları katmerleştirecek gibi görünüyor. Çünkü özünden kopartılan Aleviliğin başka bir yapılanmaya dönüştürülerek bize dayatılacağı düşüncesi bizde hakim oldu. Niçin böyle düşünüyoruz?

    “HACI BEKTAŞ VELİ DERGAHI’NI, VELİYETTİN ULUSOY’U REDDEDEN YAPILARIN YANINDA YER ALMAYIZ”

    Geçmişte cami-cemevi projesi kapsamında Fethullah ile Cem Vakfı ile yol yürüyenlere nasıl güveneceğiz? Alevileri asimile etmeye, özünden koparmaya, Alevileri Şialaştırmaya çalışanlarla beraber yol yürüyorsanız biz orada olmayız. Bugün Alevilerin bir araya geleceği tek yer Alevilerin Serçeşmesi dediğimiz Hacı Bektaş Veli Dergahıdır, mürşidimiz Veliyettin Hürrem Ulusoy’dur. Alevilerin mürşidini devre dışı bırakan, yok sayan fakat Alevileri sahiplenen bu yaklaşımı doğru bulmuyoruz, orada da olmayız. Açılımlar sürecini yaşadık, konuştular, dinlediler, defterlerine not ettiler ama Alevilerin eşit yurttaşlık konusundaki talepleri ile ilgili bir adım bile atmadılar. Bizim kırmızı çizgimiz, Alevilerin mürşit ocağını, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı, Postnişini Veliyettin Hürrem Ulusoy’u reddeden, yok sayan bu yapıların yanında yer almayız, bunları doğru da bulmayız. Mürşit ocağını muhatap almayan bir anlayış bizim anlayışımız değildir.”

    “GÜLEN’İN KALINTILARIYLA NASIL YOL YÜRÜYECEĞİZ?”

    Geçmişte Fethullah Gülen ve Cem Vakfı’nın cami-cemevi projesini hatırlatan Erkan açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

    “Fethullah Güllen, İzzettin Doğan çizgisi cami cemevi projesiydi ve bu proje Aleviliği özünden koparan, bir yerlere yaslayan, yok etmeye yönelik çalışmalardı, hükümet de bütün bunları destekliyordu. Hükümet bunlarla iş birliğinde yanıldı diyelim. Yeniden bunların kalıntılarıyla yola devam edersen ikinci kez yaşadıklarımızı yaşarsak bunun adına ne diyeceğiz, Cem Vakfı ile nasıl yol yürüyeceğiz? Tokat Cem Vakfı Başkanı yolda bizi çeviriyor, ‘size beş vakit namaz kıldıracağız, sazın sapını münasip yerinize sokacağız’ diye bize hakaret ediyor. Gidip bu kişiyi yerinde ziyaret ediyorsunuz, elamanlarınız orada boy boy resimler veriyor. Sonra çıkıp Alevilere eşitiz diyeceksiniz. Tokat’ta Cem Vakfı’nın var elli üyesi, bizim 4 bin üyemiz ve siz gidip o yapıyla iş yapacaksınız. Bunlar kendileri gibi konuşan, kendileri gibi düşünenlerle beraberler ve bizi de oraya çekmek gayretindeler. Geçmişte Fethullah ile iş yapanlarla ortak hareket edersen, biz nasıl güveneceğiz sana?

    İHTİYACIMIZ MAAŞLI DEDE DEĞİL”

    Bizim devletle değil, hükümetin yanlış uygulamalarıyla sorunumuz var. Biz bütün siyasi partilere eşit mesafedeyiz ancak emekten, özgürlüklerden, eşitlikten, haktan ve halktan yana bir tavrımız var. Aleviler böyle bir çizgide duruyorlar. Biz Aleviler laik, demokratik, sosyal ve hukuk devleti olmasını, doğaya, çevreye sahip çıkılmasını, Alevi köylerine ayrımcılık yapılmamasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, asimilasyon politikalarından vazgeçilmesini, Alevilerin özgür iradeleriyle inançlarını yaşamasını istiyoruz. Bizim ihtiyacımız maaşlı dede, maaşlı cemevi görevlisi olmak değil insan hakları çerçevesinde eşit yurttaşlık haklarının yaşama geçirilmesidir.

    Bizim asıl talebimiz devletin laik olması ve laiklik ilkesinin korunması. Bizim isteğimiz laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti olması. Yine anayasamızın onuncu maddesinde yer aldığı gibi insanlar siyasi parti, görüş, düşünce, dini, dili, ırkından dolayı ayrıştırılmamalı, yasalar önünde eşit olmak, eşit yurttaşlık haklarına sahip olmak istiyoruz. Yavuz Sultan Selim ile birlikte devletin dini ve hatta mezhebi, dili oluştu, Arapça Türkçe’nin önüne geçti. Şu andaki gibi İran, Arabistan’da olduğu gibi devletin dini, mezhebi olduğu zaman farklı inançlara yaşama, var olma şansı vermez. Ama laik sistemde devlet tüm inançlara eşit mesafededir, hiçbirinin bir diğerine üstünlüğü yoktur. Devletin dini olmaz, kişinin, aklı yerinde olan bireyin dini olur. Devlette asıl yol gösterici bilim ve fendir, akıldır. Devlet bir dine ve mezhebe göre idare edilirse orada barış, eşitlik olmaz. Tarikatlar bir devlette söz sahibi ise, o tarikattan değilsen o devlette memur olma şansın yok. Dün devlette Fethullah cemaati etkiliydi ve yananları biliyoruz. Biz laik, demokratik, sosyal hukuk devletinden yanayız çünkü varlığımız buna bağlı.

    “ALEVİLİĞİ HEP BİR YERLERE ÇEKMEYE ÇALIŞTILAR”

    Aleviliği ve Alevileri hep bir yerlere çekme, bir yerlere yedekleme, bağlama, asimile etme gayretleri hep vardı ve bu günümüzde de devam ediyor. Hükümet ya doğrudan ya da dolaylı olarak birilerinin eli ile bunu yapmaya devam ediyor. İzzettin Doğan denilen kişi Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı’nı kurdu, adına kısaca Cem Vakfı denildi. Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı insanlarımıza Cem Vakfı olarak algılatılarak, insanımız aldatıldı. Daha sonra aynı yapı Fethullah Gülen ile ‘Cami Cemevi projesinde’ bir araya geldiler ve bu halka, bu devlete ihanet ettiler. Bir tarafta da İran Şiaları var ve bunlar Alevi değil. Anadolu Aleviliği, insanı merkez alan ve kendine özgü ilke, kural, ritüel ve inanç sistemleri, felsefesi var. Bizde laik devlet esastır, ayrımcılık yoktur, eşiklik vardır, kadın, erkek aynı statüdedir, bir arada ibadet eder ve hatta cinsiyet ayrımı bile yoktur.

    “DİYANETE KARŞIYIZ”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alirıza Özdemir’in bize söylemeye çalıştığı, bizlerin anladığı ve algıladığı şuydu: Alevilerin ihtiyaçlarını karşılayacaklarını söylüyor. ‘Biz size hizmet sunmak için varız’ diyor.
    Bir de şöyle bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu fark ettik. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir köydeki cemevlerine elaman alacaklarını söylüyor. Köylü vatandaşlar cemevine bakacak maaşlı bir devlet memuru olmak için yarışa girdi, köylü birbirine düştü. Muhtar köyden bir kişiyi belirlerken senin yakının, benim yakınım diye insanlar birbirine girecekler. Muhtarlar oğlunu, kızını, yakınını cemevi memuru olarak yazmaya başladılar. Köylüler birbirine girdi, bu yüzden köylerimizde ayrışmalar olmaya başladı. Anlatılanlara baktığımızda yapılmak istenen Alevi diyanetini kurmak istiyorlar. Biz Aleviler olarak zaten diyanete karşıyız, Diyaneti yasallaştırmak için Alevilerin ağzına bir parmak bal mı sürmek istiyorlar acaba? Zorunlu din dersleri, cemevlerinin yasal statüsü, eşit yurttaşlık, ayrımcılık gibi konularda bir şey konuşulmuyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Zabıtanın tezgahını kaldırmak istediği seyyar satıcı kendini yaktı – VİDEO

    Zabıtanın tezgahını kaldırmak istediği seyyar satıcı kendini yaktı – VİDEO

    PİRHA – Tokat’ın Erbaa ilçesinde seyyar satıcı Hakan Yıldırım, zabıta tezgahını kaldırmak isteyince kendini yaktı. Polis, soruşturma başlattı.

    Tokat’ın Erbaa ilçesinde Hükümet Caddesi girişinde, 47 yaşındaki Hakan Yıldırım’a ait mısır ve kestane tezgâhı belediyenin zabıta ekipleri tarafından kaldırılmak istendi. Belediye görevlilerin satışa izin vermemesi üzerine Yıldırım, yanında getirdiği benzin şişesini üzerine dökerek kendini ateşe verdi. Yıldırım’a çevredeki esnaf ve zabıta ekipleri müdahale etti. Yangın söndürme tüpüyle söndürülen Yıldırım, 112 Acil servis ekipleri tarafından Erbaa Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis soruşturma başlattı.

    (HABER MERKEZİ)

    https://twitter.com/SIFIR34HABER/status/1734644009618862094

  • Alevi köyü Günçalı’da maden faaliyetine ÇED raporu engeli

    Alevi köyü Günçalı’da maden faaliyetine ÇED raporu engeli

    PİRHA-Tokat’ta Alevi toplumu için önemli olan Çal Baba Ormanı’nda verilen altın madeni ruhsatına karşı köylüler nöbette. Dava süreci devam eden sondajlı arama faaliyeti için bir ÇED raporu ise bulunmuyor. 

    DW’de yer alan habere göre, Tokat’ın Killik ve Günçalı köyleriyle Çal Baba Ormanı’nı Türkiye’de madencilik faaliyetlerine açılan alanlardan bir tanesi oldu. Aleviler tarafından inançsal bir öneme sahip olan ve ziyaret merkezi olan orman, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından verilen ruhsat iznine göre şirkete 1477,24 hektar sahada 15 Nisan 2029 tarihine kadar faaliyet hakkı tanındı.

    HLC Kıymetli Madenler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) muafiyeti de aldı. Ancak yapılan sondajlı arama faaliyeti bu muafiyeti kapsamıyor.

    “YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEP EDİLDİ”

    Bölge halkı ve Ziraat Mühendisleri Odası tarafından Temmuz ayında ruhsat iptali davası açıldı. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne, açılan davanın dilekçesinde, maden arama ruhsatının iptali, yapılan işlemin “açıkça hukuka aykırı ve telafisi imkansız zararlar doğuracak olması” nedeniyle dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması talep edildi.

    Ormandaki anıt ağaçlara zarar verip ekolojik tahribata yol açacak bu çalışmalar dolayısıyla bölgede yapılan ibadetin de artık yapılamayacağına işaret edilen dilekçede, kâr uğruna kamu zararı çıkmaması için maden arama ruhsatının mutlaka iptal edimesi talep edildi.

    “RAPORA GÖRE, ALEVİLERİN YAŞANTISINA ÖZGÜ BİR İNANÇ MERKEZİ”

    19-23 Ağustos 2023 tarihleri arasında Günçalı Köyü ve Çal Baba mevkiinde, yöreye özgü sosyo-ekolojik ilişkilerin tespit ve analizi amacıyla, antropolojik bir ön araştırma da gerçekleştirildi.

    Araştırma dahilinde hazırlanan 12 Ekim tarihli güncel saha raporunda Çal Baba Ormanı’nın, Alevi kültürünün kendini var etmesinin temel koşulu olmuş ritüellere ev sahipliği yapması açısından çok önemli bir kutsal müşterek olduğu ve Alevi yaşantısına özgü bir inanç merkezi olarak tescillenmesinin yerinde olacağı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • KAB-FED Başkanı Erkan’dan, hakaret davasında cezanın hafifletilmesine tepki

    KAB-FED Başkanı Erkan’dan, hakaret davasında cezanın hafifletilmesine tepki

    PİRHA-KAB-FED Genel Başkanı Muharrem Erkan’a, Tokat Cem Vakfı Başkanı Melih Gündüz tarafından hakaret edilmesine dair görülen davada, Gündüz’e verilen 8 ay 22 gün hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi. Karara tepki gösteren Erkan, “Melih Gündüz’ e mahkemece verilen cezanın çok hafif olduğu düşüncesindeyiz. Bu tür olaylar yaşandığı için daha ağır cezalarla yaptırıma tabi tutulması gerekir” dedi. 

    Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu ( KAB-FED) Genel Başkanı Muharrem Erkan’a yönelik Tokat Cem Vakfı Başkanlığı’nı yürüten Melih Gündüz tarafından hakaret edildi.

    Hakaret sonrası Erkan, Gündüz hakkında şikayetçi olurken, mahkeme Gündüz’e 8’5 ay hapis cezası verdi. Mahkeme cezayı ertelerken, KAB-FED Genel Başkanı Erkan, yaşananlara dair değerlendirmede bulundu.

    Edepli olmak, döktüğünü dolduran, ağlattığını güldüren küstüğü ile barışan eline beline, diline sahip olan kendisine yapılmasını istemediği hal hareketleri bir başkasına yapmayan, kendi hakkına razı olup, başkalarının hakkını da kendi hakkı gibi koruyup koruyan, kişi, kişiler, canların Alevi olarak tanımlandığına dikkat çeken Erkan, şunları aktardı:

    “Karadeniz Alevi Bektaşi Federasyonu genel Başkanlığı, Kalender Çelebi Genel Başkanlığı, Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Başkan Yardımcılığı,  Tokat Pir Sultan Cemevi Başkanlığı, Hıdır Abdal Ocak Dedeliği yıllardır yürütürken, daha önce hiç görmediğim, tanımadığım Melih Gündüz 08/09/2022 tarih ve saat 16,50 de GOP Bulvarında insanların yoğun olarak hareket ettiği caddede inançsal olarak telli kuran olarak bildiğimiz Saz’a yönelik “Sazın sapını G….. S…” diyerek hakarette bulunmuştur.

    Şikayetimiz üzerine bu şahıs hakkında dava açılmış ve yapılan yargılama sonucu Tokat Cem Vakfı Başkanlığını yürüten Melih Gündüz hakkında Tokat 4. Asliye Ceza Mahkemesi, 09.01.2023 tarih ve 2022/411 Esas, 2023/1 sayılı kararı ile hakaretten dolayı 8 ay 22 gün hapis cezasına çarptırmıştır. Ancak bu ceza CMK 231/5 maddesi gereğince ilgili şahıs hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Bu tesadüfi bir olay olabilir mi? Daha önce hiç görüşüp konuşmadığım, tanımadığım bir kişinin bu şekilde davranması ne kadar doğru? İnsani ölçütler boyutunda kurum başkanı, inanç yerlerinin temsilcisi olması ne kadar doğru? Bu ve bunun gibi düşünceye sahip insanların bizlerin, bilim yuvası olarak bildiğimiz GOP Üniversitesi’nde görev alması, ne kadar doğru?

    “BU OLAY MÜNFERİT OLARAK GÖRÜLMEMELİDİR”

    Bu olay münferit bir olay olarak değerlendirilmemelidir. Melih Gündüz’ ün yapmış olduğu bu eylem benim şahsımda temsil ettiğim Alevi kurumları ile Alevi inanç ve öğretisine yapılmış bir saldırı olarak değerlendirmek gerekir. Bu saldırı benim şahsımda Alevilere yönelik asimilasyon politikasının bir parçasıdır. Bu olay nedeniyle Melih Gündüz’ e mahkemece verilen cezanın çok hafif olduğu düşüncesindeyiz. Bu tür olayların yaşandığı için daha ağır cezalarla yaptırıma tabi tutulması gerekir. Ayrıca ilgili şahsın çalışmış olduğu üniversite yönetimi de derhal harekete geçerek idari soruşturma başlatması gerekmektedir. Son gelişmeleri dikkatle izlemeye devam ediyoruz. Hakk büyüktür. Haklı olan her zaman kazanacaktır. İnancımız gereği kötülerden uzak durmak, onlar ile beraber olmamak bizim için bir ibadettir.”

    PİRHA/TOKAT

     

  • Alevi köyü Hubyar’a ayrımcılık yapılıyor; Vali, İçişleri Bakanlığına şikayet edildi-VİDEO

    Alevi köyü Hubyar’a ayrımcılık yapılıyor; Vali, İçişleri Bakanlığına şikayet edildi-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Almus ilçesindeki Hubyar köyünde çöpler toplanmazken Sünni köyü olan Çayönü (Değeryer) köyüne ise çöp konteyneri konuldu. Köylülerin dilekçeler verdiğini, sorunlarını valiye anlattıklarını ancak sorunlarının çözülmediğini belirten 27. dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Buradan valiye sesleniyoruz ayrımcılık yapma, vatandaşlarına eşit davran. Valiyi yapmış olduğu ayırımcılıktan dolayı İçişleri Bakanlığı’na şikâyet ettik” dedi.

    Tokat il merkezine 120 kilometre mesafede bulunan, Almus ilçesine bağlı Hubyar köyü, hem bir dergaha ev sahipliği yapıyor hem de bölgedeki Alevilerin inanç merkezi konumunda. Ancak devletin, Alevi köylerine yönelik ayrımcı politikası devam ediyor. Tokat’ın Almus ilçesindeki Hubyar köyünde çöpler toplanmazken Sünni köyü olan Çayönü (Değeryer) köyüne ise çöp konteyneri konulmuş durumda.

    27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, çektiği video ile Hubyar köyünde yaşanan ayrımcılığı anlattı.

    “AÇIK BİR ŞEKİLDE AYRIMCILIK VAR”

    İki köy arasındaki tek farkın Alevi köyü ve Sünni köyü olması olduğunu belirten Ali Kenanoğlu, “Ancak Hubyar köyü sadece Alevi köyü değil aynı zamanda Alevi inanç merkezi, binlerce insanın ziyaret ettiği bir yer. O nedenle bu köyde üretilen çöpler sadece köylülerin ürettiği çöpler değil. Bu nedenle Hubyar köyünün çöp sorununun çözülmesi için mutlaka valiliğin ve il özel idaresinin gerekli tedbirleri alması gerekiyor. Bu konuda dilekçeler verildi, köylüler sorunlarını valiye anlattı fakat bir türlü bu sorun çözülmüyor. O yüzden biz de bu durumu ayrımcılık olarak nitelendiriyoruz. Eğer Hubyar köyü Alevi inanç merkezi değil de Sünni inanç merkezi olsaydı orayı ihya ederlerdi, bunu çok iyi biliyoruz. İnsanlar diyor ki kendi sorununuzu çözün! Tabii kendi sorunumuzu çözeriz ama burada açık bir şekilde ayrımcılık var. Buradan valiye sesleniyoruz ayrımcılık yapma, vatandaşlarına eşit davran! Valiyi yapmış olduğu ayırımcılıktan dolayı İçişleri Bakanlığı’na şikâyet ettik. Bu şikâyet sonunda hiçbir şey olmayacak ama yaşanan ayrımcılığı belgeleyerek ortaya koymak için bunları yapmamız gerekiyor” dedi.

    PİRHA/TOKAT

    İLGİLİ HABERLER:
    -Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

  • Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Almus ilçesine bağlı bir inanç merkezi olan Hubyar köyünde çöpler toplanmıyor. Bir video yayımlayarak soruna dikkat çeken eski HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapıldığını belirtiyor.

    Tokat il merkezine 120 kilometre mesafede bulunan, Almus ilçesine bağlı Hubyar Köyü, hem bir dergaha ev sahipliği yapıyor hem de bölgedeki Alevilerin inanç merkezi konumunda. 16. yüzyılda yaşamış Hubyar Sultan’ın türbesini de içeren Hubyar Sultan Tekkesi Dergahı, Türkiye’deki en önemli Alevi inanç merkezlerinden biridir. Hubyar köyü, Alevilerin köklü ocaklarından Hubyar Sultan Ocağı’nın da merkezidir.

    “ÇÖP KONTEYNERİ VERİLMEDİĞİ İÇİN ÇÖPLER ETRAFA ATILIYOR”

    Bu konumundan dolayı özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan Hubyar Köyü’nde büyük çöp yığınları oluşuyor ve bunlar toplanmıyor. Aynı zamanda Hubyarlı olan 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, bir video yayımlayarak bu soruna dikkat çekti. Mahallelerin etrafında her sene büyük çöp yığınları oluştuğunu, bu çöplerin rüzgarda uçuşarak etrafa dağıldığını, ağaçların bile çöplerle dolduğunu belirten Kenanoğlu, “İdareciler çöp konteynerleri vermediği için insanlar çöplerini buralara atıyorlar. Bu çöpler nedeniyle yaban hayvanları ve özellikle ayı hep burda oluyor, dışkısını bırakıyor, çevreyi dağıtıyor. Kesilen kurbanların derileri de buraya atılıyor. Burada çöplerle beraber bir hayat oluşuyor ve etrafa çok kötü kokular yayılıyor” dedi.

    “ALEVİ İNANÇ MERKEZLERİNE YÖNELİK AYRIMCILIK YAPILIYOR”

    Köylülerin bu durumdan şikayetçi olduğunu, herkesin şikayetçi olduğunu ama herkesin de çöp atmaya devam ettiğini vurgulayan Kenanoğlu, “Ama biz çöpü buraya atanları suçlayıp işin içinden çıkamayız. Bu işte idarenin kabahati çok büyük. Çöp sorununa çözüm bulmayan yetkililer bunun en baş sorumlusudur. Neticede burası bir Alevi inanç merkezi, buraya gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Burayla ilgili çok müracaatta bulunduk. Muhtarlar dilekçe verdi. Milletvekiliyken defalarca görüştüğüm bütün yetkili makamlara, buranın çöp sorunun önemli olduğunu ifade ettim ama hala hiçbir şey yapılmadı” dedi.

    Kenanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Her defasında manevi değerlerden bahseden bir iktidar var ve bu iktidarın bir Alevi inanç merkezine yaklaşımını buradan görüyoruz ve sorguluyoruz. Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapılıyor. Burası Sunni inanç yapısına sahip bir dergaha ait olsa her türlü ihtiyacı karşılayacak hizmetler sunulurdu ama o kadar başvuruya, dilekçeye, ısrara rağmen buraya iki tane çöp konteyneri bile gönderilmiyor”

    Eyüp Hanoğlu/TOKAT

  • AKP, Alevi köylerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamayı teklif ediyor

    AKP, Alevi köylerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlamayı teklif ediyor

    PİRHA- Kültür Bakanlığı tarafından görevlendirilen ekiplerinin Alevi köylerini dolaşarak dedeleri maaşa bağlama teklifi tepki topluyor. Bakanlık görevlilerinin gittiği Tokat’ın Kuyucak köyünden Fevzi Gerçek adlı yurttaş, “Alevileri arkalarından hançerliyorlar. Eğer bizim köyde iki insanı örgütleseler, 4 bine yakın insanı devlet imkanıyla köylere gönderecekler. Bu da Alevi köylerinin yüreğinin tam ortasına kazık çakmaktır” dedi.

    AKP hükümeti, 9 Kasım 2022 tarih ve 32008 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurduğu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının çemberini genişletiyor.

    Kültür Bakanlığı tarafından görevlendirilen kişiler Alevi köylerine giderek, ‘dedeleri maaşa bağlama’ teklifinde bulunuyor.

    Bu köylerden biri de Tokat’ın Kuyucak köyü. Buraya giden Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri dedelere maaş bağlanması teklifinde bulundu.

    Kuyucak köyünden Fevzi Gerçek adlı yurttaşa ulaşarak konuya ilişkin bilgi aldık.

    “DEDELERİ MAAŞA BAĞLAMAK ALEVİ KÖYLERİNİN YÜREĞİNİN ORTASINA KAZIK ÇAKMAKTIR”

    Fevzi Gerçek, “Buraya gelenlerin dediğine göre 1800 Alevi köyüne devletin önermesiyle memurlar gidiyor. Alevi köylerine gidip ‘Dedeniz var mı? Burada cemevlerini kim organize ediyor? Cemevleri var mı? Cemevlerinin ihtiyaçları varsa karşılayalım’ diyorlar. Ne muhalefet, ne Alevi örgütleri, ne de benzer örgütlenmeler gelip halkı ‘Böyle bir çalışma var, sizi asimile etmeye çalışıyorlar’ diye uyarmadıkları için onlar da kabul ediyor” dedi.

    Gerçek, şunları ifade etti:

    “İş ilerledikçe yer yer Kültür Bakanlığı’ndan geldiklerinin altını çizerek, Alevi olduklarını söyleyip ‘Bu köyde cemevi varsa buraya maaşlı dede atayalım’ diyorlar. Ama asıl tehlike şurada. 1800 Alevi köyüne gitmişler. Eğer bizim köy gibi bir köyde iki insanı örgütleseler 4 bine yakın insanı devlet imkanıyla köylere gönderecekler. Bu da Alevi köylerinin yüreğinin tam ortasına kazık çakmaktır.”

    “ALEVİLERİ ARKALARINDAN HANÇERLEYECEKLER”

    Kuyucaklı yurttaş Fevzi Gerçek, iktidarın Alevi köylerini gezmesinin tehlikelerine dikkat çekerek şöyle devam etti:

    “Bu örgütlenme modelinin ne denli tehlikeli olduğu anlaşılıyor. Diyanete mi bağlısınız? diyene ısrarla ‘Ankara’dan geliyoruz, Kültür Bakanlığı’ndan görevlendirildik’ diyorlar. Yurttaşın tepkisi de Diyanete bağlı değilse yardımı kabul edebiliriz’ şeklinde oluyor. Kültür Bakanlığı’na bağlanmakla Diyanet’e bağlanmak arasında şekilsel farklar olsa da Alevileri arkalarından hançerleyecekleri gerçeği değişmiyor.

    BAKANLIK GÖREVLİLERİ: BURAYA JANDARMAYLA GELMEMİZ LAZIMDI

    Gelen görevliler tepki gösterdiğimiz için bize, “Böyle yerlere jandarmayla gelmemiz lazımdı” dedi. Bu gerektiği zaman bize sopayı gösterecekleri anlamına geliyor. Bu Kuyucak köyüne özgü bir uygulama değil. Burada Kültür Bakanlığı tarafından yapılacak uygulamalar öncesinde Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri bu işin ciddiyetini kavramalı ve çalışma yürütmelidir. Yoksa bundan sonra daha zor olacak, bir kısım köylerde kabul edilmiş olacak belki de.”

    Dilan ŞİMŞEK/PİRHA

  • Milletvekili Otlu, Alevilerin Çal Baba Ziyareti’nde maden arama projesini Meclis’e taşıdı

    Milletvekili Otlu, Alevilerin Çal Baba Ziyareti’nde maden arama projesini Meclis’e taşıdı

    PİRHA – İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Tokat’ta Alevi toplumunun inanç merkezi Çal Baba Ziyareti’ni de kapsayan maden faaliyetlerine karşı soru önergesi hazırladı. Otlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a, “Alevilerin yaşayacakları hak ihlali neden dikkate alınmamıştır?” diye sordu.

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu, Tokat Günçalı Köyü yakınlarındaki Çal Baba Ziyareti’nin yer aldığı bölgeye dönük maden arama ruhsatı verilmesi hakkında soru önergesi hazırladı.

    Milletvekili Çiçek Otlu, Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) 2022 yılı verilerine göre, Tokat ve çevresinde toplam 937 adet IV. Grup maden ruhsatı bulunduğunu belirtti.

    “YÖRE HALKININ TEPKİLERİ DİKKATE ALINMALI”

    Çiçek Otlu, önergesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Ruhsat alanında, Günçalı köyünün sırtlarında Alevilerin inanç önderi olan Çal Baba adıyla anılan ve kutsal olarak kabul edilen Çal Tepe Ormanı bulunmaktadır. Anıtsal nitelikteki ardıç ve meşe ağaçlarıyla kaplı Çal Baba Ormanı’nda yıllardır tek bir ağaç dahi kesilmemiştir. Yöre halkı, Alevilerin kutsal ziyaret merkezinin bulunduğu ormanlık alana maden arama ruhsatı verildiğini 14 Mayıs 2023 tarihinde firmanın sondaj çalışmalarına başlamasıyla öğrenmiştir. Tepkiler nedeniyle ara verilen sondaj çalışmaları Çal Baba İnanç Merkezi’ne, bölgenin ekosistemine, ormanlara, tarım alanlarına, yer altı ve üstü su varlıklarına, tarımsal sulamada kullanılan Güzelce Barajı’na ve yaşam alanlarına telafisi imkânsız zararlar verecektir.  Bölgede yetişen şeker pancarı, domates, buğday ve birçok tarımsal ürün olumsuz etkilenecektir. Anayasa’nın 56’ncı Maddesi ‘Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir’ diyerek vatandaşın sağlıklı, temiz bir çevrede bozulmamış bir doğada yaşama hakkını, Anayasanın 63’üncü maddesi ise ‘Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar’ diyerek, kültürel ve doğal miras alanlarının korunmasını güvence altına almıştır. Projenin iptaline ilişkin yöre halkının tepkilerinin dikkate alınması gerekmektedir.”

    “ALEVİLERİN YAŞAYACAKLARI HAK İHLALİ NEDEN DİKKATE ALINMAMIŞTIR?”

    Milletvekili Çiçek Otlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti:

    *Tokat ili için verilmiş yüzlerce maden arama/işletme ruhsatına rağmen; Günçalı, Killik, Çayören köylerini kapsayan 1477 hektarlık alanda, IV. Grup maden kategorisinde maden arama ruhsatı verilmesinin gerekçesi nedir?

    *Tokat Günçalı, Killik, Çayören köylerini kapsayan alana maden arama ruhsat verilirken burada Alevilerin inanç merkezi olduğu bilinmekte midir? Bilinmekte ise, projenin Alevilerin inanç merkezlerine vereceği zararlar ve Alevilerin yaşayacakları hak ihlali neden dikkate alınmamıştır?

    *Alevilerin inanç merkezini de yok edecek proje için yöre halkının bilgilendirilmediği, firmanın çalışmalara başlaması ile haberdar oldukları iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?

    *Çal Baba İnanç merkezini yok edecek proje için firmadan ne kadar ruhsat bedeli alınmıştır? Bu alanda ekonomik olarak hangi miktarda maden çıkartılacağı öngörülmektedir?

    *Tokat İlinde ve Türkiye genelinde, maden arama / işletme ruhsatı verilen başka hangi alanlarda kutsal sayılan inanç merkezleri vardır?

    *Maden arama faaliyetinin gerçekleşmesi halinde, proje alanı içerisindeki kaç ağacın kesileceği öngörülmektedir? Çal Baba inanç merkezinde yüz yıllardır tek bir ağacın dahi kesilmemiş olduğu bilginiz dâhilinde midir?

    *Bu alana maden arama ruhsatı verilirken bütüncül bir çevresel etki değerlendirmesi yapılmış mıdır? Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar ile iş birliği yapılmakta mıdır?

    *Bu alanda madencilik faaliyetinin yeraltı ve üstü su varlıklarına, tarım alanlarına vereceği zararlar nasıl engellenecektir? Yöre halkının geçim kaynağı olan tarımsal üretime vereceği zararlar nasıl telafi edilecektir?

    *Yöre halkının, Anayasada tanımlanan sağlıklı ve dengeli çevrede yaşama hakkını; kültürel ve doğal miras alanlarının korunması hakkını gasp edecek olan bu projenin iptal edilmesi için girişimleriniz olacak mıdır? “İnanç merkezindeki maden aramasına hayır” diyerek kampanya başlatan yöre halkının talebi dikkate alınacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Eraslan Karataş: Yeşil Sol Parti Tokat’ta oylarını arttırıyor-VİDEO

    Eraslan Karataş: Yeşil Sol Parti Tokat’ta oylarını arttırıyor-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Sözcüsü Eraslan Karataş, Alevi bölgelerinde partilerine ilginin yoğun olduğunu belirterek “Yeşil Sol Parti olarak çok olumlu bir hava yakaladık. Buradaki oy oranımızın artacağını düşünüyorum” dedi.  

    Seçimlere sayılı günler kala Yeşil Sol Parti Tokat örgütü de çalışmalarına hız verdi. Adaylar, sokak sokak, köy köy gezerek milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimi için yurttaşlara parti programını anlatmaya devam ediyor.

    KIRSAL ALANDAKİ ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERİLİYOR!   

    Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Sözcüsü Eraslan Karataş, il genelinde yaptıkları çalışmaları PİRHA’ya anlattı. Yeşil Sol Parti il örgütünün Tokat’ta 2021 yılında kurulduğunu belirten Karataş, “Tokat’ta bir zemin yakaladık” diyerek izlenimlerini şu sözlerle anlattı:

    “Bu süre içerisinde önce çevremizdeki arkadaşlarla işe başladık. Daha sonra kendimizi tanıtıp Yeşil Sol Parti’nin ne olduğunu anlatmaya başladık. 2002 yılında kurulan bir parti olduğumuzu söyleyerek özellikle Yeşil Sol Parti’yi çevreci, kadın örgütlenmesinin güçlü olduğu bir parti olarak anlatmaya çalıştık. Ve bir zemin yakaladık. Yer yer köylere gidip insanlarla bunları konuştuk. Bu seçim çalışmalarında da merkezden çok kırsal alanda çalışmalar yürüttük. Örneğin dün Reşadiye’deydik. Orada güzel karşılandık. Bilinçli insanlarla tartışmak, konuşmak kolay, yalnız kalıplaşmış insanlarla karşılaştığımızda bayağı zorlanıyoruz. Bizi ötekileştiriyorlar. ‘Siz bölücüsünüz’ gibi yaklaşımlar oluyor. Ancak biz, Yeşil Sol Parti’nin bütünleştirici olduğunu ve özellikle bir kadın partisi ve doğadan yana politikalar yürüttüğünü söylüyoruz.”

    “ALEVİ TOPLUMU BİZİ MEMNUNİYETLE KARŞILIYOR”

    Eraslan Karataş, Yeşil Sol Parti ismiyle yeni seçmenlere ulaşabildiklerini de anlatarak “HDP’ye dahil olmayıp Yeşil Sol Parti’ye gelen çok az kişi var. Bu insanlar bizim için çok kıymetli. HDP’yi bilip, tanıyan insanlar da bizimle ister istemez daha rahat ilişki kuruyorlar” diye konuştu.

    Eraslan Karataş, Tokat’taki Alevi toplumunun, Yeşil Sol Parti’yi memnuniyetle karşıladıklarını da belirterek şöyle devam etti:

    “Aleviler genelde çok ilerici gözükürler, belli bir noktaya kadar bu tamam ama o noktadan sonra ‘HDP’ ya da ‘Kürt sorunu’ denilince duraklıyorlar. Ama şu var ki saldırgan değiller. Bizimle tartışabiliyorlar, anlamak isteyenlerle tartışmak güzel. Bu da bizim için olumlu oluyor ama kalıplaşmış düşüncelere karşı yapacağımız bir şey olmadığını düşünüyoruz. Alevi kesimde de kalıplaşmış kararlar var.”

    “ÇOK SICAK BİR YAKLAŞIM VAR”

    CHP’nin tutumundan dolayı Alevi kesiminin Yeşil Sol Parti’ye yöneldiğini de belirten Karataş, “Yeşil Sol Parti’yi benimsiyor, kendi partileri gibi görüyorlar. Sadece Tokat’la sınırlı değil, diğer büyük kentlerle de ilişkisi olan insanlar bunu daha iyi görüyorlar. Mesela CHP’nin tutumundan rahatsız olanlar Yeşil Sol Parti’yi kendilerinden görüyorlar. Ama şu süreçte ‘Cumhur ittifakına karşı birlik olmalıyız. O yüzden burada milletvekili çıkarabilmemiz için CHP’ye vereceğiz’ diyebiliyorlar. Ama bizi benimsediklerini de gerçekten söylüyorlar. Çok sıcak bir yaklaşım var” diye konuştu.

    “OLUMLU BİR HAVA YAKALADIK”

    Eraslan Karataş, Tokat’ta Alevilerin oylarının Yeşil Sol Parti’ye nasıl yansıyacağı konusunu da değerlendirdi. Eraslan Tokat’ta Yeşil Sol Parti oylarının arttığını belirterek şunları söyledi:

    “Evet, Alevi köylerine gittiğimizde bizi sıcak karşılıyorlar. Çokça olumlu tepkiler alıyoruz. Ancak çekingen yaklaşımlar da söz konusu. Var olan tereddütlerini kırmaya çalışıyoruz. Bir oy Kılıçdaroğlu’na, bir oy da Yeşil Sol Parti’ye istiyoruz. Bu konuda bir sıkıntı olmuyor, hatta bu söylemimizi çok daha olumlu karşılıyorlar. Ancak sandığa bu oyların yansıması konusunda ‘Oylar kaybolmasın, bir milletvekili eksik gitmesin’ mantığı var. Bizler de güçlü bir şekilde parlamentoya girmemiz durumunda güçlü muhalefet oluşturabileceğimizi söylüyoruz. Tokat’ta Alevi bölgelerine gidiyoruz ve gönüllerinin bizde olduğunu söylüyorlar. Bu bizim açımızdan olumlu bir hava. Yani burada bizler Yeşil Sol Parti olarak çok olumlu bir hava yakaladık. Buradaki oy oranımızın artacağını düşünüyorum. Gelecekte de burada daha iyi bir örgütlenme ile daha güzel sonuçlar alabiliriz.”

    PİRHA/TOKAT

  • Yeşil Sol Parti’ye, Tokat Reşadiye’de yurttaşlardan destek-VİDEO

    Yeşil Sol Parti’ye, Tokat Reşadiye’de yurttaşlardan destek-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Tokat Milletvekili adayları, seçim çalışmaları kapsamında Reşadiye’de yurttaşlarla bir araya gelerek, seçimler hakkında bilglendirmede bulundu.

    Türkiye’de milyonlarca yurttaşı etkileyecek olan 14 Mayıs seçimlerinde geri sayım başladı. Tüm partilerde hummalı bir çalışma sürerken, Yeşil Sol Parti Tokat Milletvekili adayları Meltem Işık, Erol Tunç, Naciye İskender, Şaban Yeğin, Sibel Uzun il ve ilçe yöneticileriyle birlikte Tokat’ın Reşadiye ilçesinde çalışmalarını sürdürüyor.

    Yurttaşların yoğun ilgiyle karşıladığı Yeşil Sol Parti adayları seçim hakkında bilgilendirmede bulunurken, yurttaşlar da Cumhurbaşkanlığı seçiminde Yeşil Sol Parti’nin Kılıçdaroğlu’na destek vermesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

    PİRHA/TOKAT

  • ‘Ferhat Encü’ye atılan tokat barış, özgürlük ve demokrasi isteyenlere atıldı’-VİDEO

    ‘Ferhat Encü’ye atılan tokat barış, özgürlük ve demokrasi isteyenlere atıldı’-VİDEO

    PİRHA-HDP Sultangazi ilçe yönetiminden Zübeyde İnce, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetiminden Ali Kılıçgedik ile HDP çalışanı Nizamettin Öztürk, HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye polis tarafından tokat atılmasını PİRHA’ya değerlendirerek, Ferhat Encü’ye atılan tokadın barış, özgürlük ve demokrasi isteyenlere atıldığını belirterek, birlik çağrısında bulundular.

    HDP’nin Kadıköy’de hasta tutukluların serbest bırakılması için düzenlemek istediği yürüyüş engellenmiş ve HDP’li Encü buna tepki gösterince bir polis amiri Encü’ye tokat atmıştı. Polis ayrıca bu anları görüntüleyen Artı TV muhabiri Mehdi Zeki Kaya’yı gözaltına almış ve sonra serbest bırakmıştı.

    Polislerin, Kaya’nın çektiği görüntüleri silmeye çalıştığı da ortaya çıktı. Görüntüleri silmeye çalışan bir polisin, yanındakine, “Kamerayı sil. Bunun hard diski nerede ya? Görüntüyü oradan almamız lazım” dediği duyuluyor.

    HDP Sultangazi ilçe yönetiminden Zübeyde İnce, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) yönetiminden Ali Kılıçgedik ile HDP çalışanı Nizamettin Öztürk yaşananlara ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    “BU ZULME KARŞI SESSİZ KALANLAR VİCDANINI SORGULASINLAR”

    Yaşananlara sessiz kalanları eleştiren Zübeyde İnce, şöyle konuştu:

    “HDP üzerinden Kürt halkına büyük bir tokat atılmıştır. Bizler yıllardır bu sistemi çok iyi tanıyoruz. Sistemden gelen vahşetler ne ilk ne de sondur. İl başkanımız Ferhat Encü de bunu çok iyi biliyor. Çünkü Roboski katliamında ailesinin çoğunu kaybeden birisidir. Bizler bu vahşetin hesabını mutlaka sandıkta soracağız. Baskı, zulüm, tehdit, gözaltı ile Kürt halkına, sol ve sosyalistlere geri adım attırmayı düşünenler bilsinler ki bu halk bu zulme karşı direnecektir. Asla geri adım atmayacaktır. Bu ülkeye demokrasiyi, barışı, insanca bir yaşamı mutlaka getireceğiz. Kadıköy’de sokak ortasında işkence yapanlar bilsinler ki bu devran dönecektir. Bir gün hepsinin hukuk karşısında yargılanacağına inanıyorum. Bu vahşeti yapanları ve buna karşı sessiz kalanları kınıyorum. Bu zulme sessiz kalanlar kendi vicdanını sorgulasınlar.”

    “ENCÜ’YE ATILAN TOKAT İLE İKİNCİ BİR ROBOSKİ’Yİ YAŞADIK”

    DAD yöneticisi Ali Kılıçgedik ise, “Ferhat Encü’ye atılan tokat aslında bütün Türkiye halklarına atıldı. Roboski’de akrabaları öldürüldü. Ferhat Encü’ye atılan tokat ile ikinci bir Roboski’yi yaşadık. O halkın bir iradesidir. AKP’li birisinin kılına dokunsan hemen tutuklanırsın. Bize yapılanlar hep reva görülüyor. Kınıyoruz. Ferhat başkanın yanındayız” şeklinde konuştu.

    Nizamettin Özrtürk ise, Ferhat Encü’ye atılan tokadın, barış ve özgürlük isteyenlere atıldığını belirterek, “Bu saldırıyı kınıyorum. Özgürlük ve demokrasi isteyen ve mücadele edenlerin bugün daha fazla birlik içinde olması ve sokakta direnişi büyütmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA / İSTANBUL

  • HDP Dersim İl Örgütü’nden, HDP’li Ferhat Encü’ye polisin tokat atmasına tepki-VİDEO

    HDP Dersim İl Örgütü’nden, HDP’li Ferhat Encü’ye polisin tokat atmasına tepki-VİDEO

    PİRHA-HDP Dersim İl Örgütü, dün İstanbul Kadıköy’de adalet nöbeti eyleminde bir polisin HDP İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat atmasını Sanat Sokağı’nda yaptığı açıklamayla protesto etti. Açıklamada, “Bu tokat, sadece Ferhat Encü’ye değil AKP-MHP iktidarının giderek pervasızlaşan iktidar pratiklerine karşı adalet arayan Kürt halkına ve demokrasi güçlerine atılmıştır” denildi.

    Hasta ve infazı yakılan tutukluların aileleri tarafından bir yıldır sürdürülen adalet nöbeti eylemi, İstanbul Kadıköy’de yapılan kitlesel yürüyüşle sonlandırılmak istendi. Adalet nöbetini engellemeye çalışan polislerden biri Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat attı.

    HDP Dersim İl Örgütü, dün İstanbul Kadıköy’deki adalet nöbeti eyleminde bir polisin Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Eş Başkanı Ferhat Encü’ye tokat atmasına, Sanat Sokağı’nda yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamayı HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz okudu. Açıklamada, ‘Faşizme karşı halkın iradesini savunuyoruz’ pankartı açıldı.

    “TOKAT, DEMOKRASİ GÜÇLERİNE ATILMIŞTIR”

    Ferhat Encü’ye kameraların gözü önünde bir polis tarafından küfür edilip, tokat atıldığını ifade eden Nazlı Çelik Öz, “Bizim nazarımızda bu tokat, sadece Ferhat Encü’ye değil AKP-MHP iktidarının giderek pervasızlaşan iktidar pratiklerine karşı adalet arayan Kürt halkına ve demokrasi güçlerine atılmıştır. İktidarın yarattığı düşmanlık politikaları ve nefret iklimi kolluk güçlerini hadlerini aşan bir noktaya çekmekte ve iktidardan cesaret alan polisler hak ve adalet arayan herkese nefret kusmaktadır. Muhalefetin sindirilmek istendiği, adalet arayanların darp edildiği ve pervasızca saldırıların ayyuka çıktığı bu dönemde siyasal ve toplumsal itirazımızı daha gür sesle çıkarmaya devam edeceğiz” dedi.

    “AKP-MHP İKTİDARI ARTIK BİR ÇETE OLUŞUMUDUR”

    Basın açıklamasının ardından konuşan HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü de, şunları ifade etti:

    “Suç İşleri Bakanı tarafından hem annelerimiz hem de il eş başkanımız darp edilip gözaltına alındı. AKP-MHP iktidarı artık bir iktidar değil çete oluşumudur. Faşist iktidar halkımıza devletin bütün gücünü seferber ederek saldırıyor. Biz de demokrasi güçleri olarak bu saldırılara ortak mücadele ederek karşı koyacağız.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Peruza Kenanoğlu Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı

    Peruza Kenanoğlu Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, Tokat’ın Almus ilçesi Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, Tokat Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy dede tarafından yürütülen erkâna, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Adana Milletvekili Kemal Peköz, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Başkanı Eraslan Karataş, Sol Parti Tokat İl Başkanı Erdoğan Doğan, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Hubyar Vakfı Başkanı Kazım Çelik, HDP Çorum İl Eş Başkanı Şeref Karataş, HDP Samsun il yöneticisi Nuray Bedirkurum da katıldı.

    PİRHA/TOKAT

  • Peruza Kenanoğlu, Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı-VİDEO

    Peruza Kenanoğlu, Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, İstanbul Yenidoğan Cemevi’ndeki törenin ardından toprağa sırlanmak üzere Tokat Almus’un Hubyar Köyü’ne uğurlandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, İstanbul Sancaktepe’deki Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı. Peruza Kenanoğlu yarın Tokat ili Almus ilçesi Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Yenidoğan Cemevi’ndeki törene Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, DAD Genel Sekreteri Bülent Felekoğlu, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Oya Ersoy, Garo Paylan, Rıdvan Turan, Musa Piroğlu, HDP il ve ilçe yöneticileri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Danışmanı Murat Kantekin ile Can TV ve PİRHA çalışanları da katıldı.

    “ANNEMİZİ DOĞDUĞU TOPRAKLARDA SONSUZLUĞA UĞURLAYACAĞIZ”

    Annesinin tabutu başında kısa bir konuşma yapan Ali Kenanoğlu, “Bize annelik etmiş, evlatlar, torunlar yetiştirmiş. Biz de ona evlatlık etmeye çalıştık. Biz ondan razıydık. Umarım ki Hak da bizden razı olur. Annemizi doğduğu, yaşadığı, büyüdüğü, dağlarında, taşlarında ekin biçtiği topraklara götüreceğiz. Orada sonsuzluğa uğurlayacağız” dedi.

    Törenin ardından Peruza Kenanoğlu, Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanmak üzere Tokat’a uğurlandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

  • HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Kenanoğlu Hakk’a yürüdü. 28 Kasım Pazartesi günü İstanbul’dan Tokat’a uğurlanacak olan Peruza Kenanoğlu, salı günü Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun annesi Peruza Kenanoğlu Hakk’a yürüdü. Peruza Kenanoğlu 28 Kasım Pazartesi günü İstanbul Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlanacak, salı günü ise Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Ali Kenanoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Her yolun, her yolculuğun bir sonu var… Annem ‘Peruza Ana’ aramızdan göçtü. Ailemizin ve Annemin sevgili Can taliplerinin başı sağolsun. Mekanı ecdadımız Hubyar Sultan’ın Gönül Ana’nın yanı olsun. Annem 28 Kasım Pazartesi Saat 14:00 – 16:00 arası Yenidoğan Cemevi’nden yapılacak uğurlamayla Tokat Almus Hubyar Köyü’ne yolcu edilecek ve salı günü köyde toprağa sırlanacaktır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Murtaza Demir’e ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla hapis cezası-VİDEO

    Murtaza Demir’e ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla hapis cezası-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ta bulunan Keçeci Baba Dergahı’nın camiye çevrilmesine ilişkin yazdığı yazı nedeniyle yargılanan PSAKD Kurucu Başkanı ve Yazar Murtaza Demir, cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırıldı. Ceza ertelenirken, dosyanın istinaf yolu ise açık.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kurucu Başkanı/Yazar Murtaza Demir’in, Tokat’taki Keçeci Baba Dergahı’nın camiye çevrilmesi üzerine kaleme aldığı yazısı nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla yargılandığı davanın beşinci duruşması İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Demir hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasından beraat verirken, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasından 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına çarptırdı. Ertelenen cezanın istinaf yolu ise açık.

    “CUMHURBAŞKANINA MUHALİFİM AMA HAKARET ETMEDİM”

    Mütalaaya ilişkin savunma yapan Demir, “Dava uzun süredir devam ediyor. Cumhurbaşkanına hakaret etmek gibi bir durum söz konusu değildir. Cumhurbaşkanına muhalifim, çok eleştiririm doğru ama hakaret etmedim. Sosyal medya hesabımı ele geçirdiler. Asıl bana yapılan bir hakaret söz konusudur. Bunu yapanların ortaya çıkarılması gerekir. Alevilerin dergahlarına el koyuluyor ama bir yandan da cemevlerine yönelik düzenlemelere girişiliyor” dedi.

    “DEMİR’İN HESABI ELE GEÇİRİLDİ”

    Demir‘in avukatı Tugay Topbaş da sosyal medya hesabına ilişkin emniyetten gelen yazıya dikkat çekti. Topbaş, “Emniyetten gelen cevapta sosyal medya hesabının Murtaza Demir’e ait olabileceği gibi, Demir’e ait olmayabileceği de ifade edilmiştir. İhtimaller üzerinden ceza verilemez. Demir’in hesabı ele geçirilmiştir. Ele geçirenlerin açık paylaşımları vardır” ifadelerini kullandı.

    DEMİR HAKKINDA HAPİS CEZASI VERİLDİ

    Kararını açıklayan mahkeme Demir hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasından beraatine, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasından ise 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasına hükmetti. Cezayı erteleyen mahkeme, istinaf yolunun ise açık olduğunu belirtti.

    “TOPLUMU SUSTURMAYA ÇALIŞIYOR”

    Kararın ardından adliye önünde açıklama yapan Demir, iki yıldır süren dava sürecini özetlerken, şunları kaydetti:

    “Mahkeme sanki ceza vermek zorundaymış gibi davrandı. Kendileri de ikna olmamasına karşın böyle bir ceza verdiler. Bana cezayı mahkeme değil cumhurbaşkanının kendisi vermiş oldu. Cumhurbaşkanı hiçbir şekilde eleştiriye tahammül etmiyor. Bu ülkenin her sorununa karşı söz söylemeye çalışan insanlara zaman zaman gözdağı vererek, toplumu susturmaya çalışıyor.”

    “KURULACAK BAŞKANLIĞI ALEVİLER OLARAK KABUL ETMİYORUZ”

    Murtaza Demir, AKP tarafından ‘Alevi açılımı’ adı altında kurulacağı duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na da tepki göstererek, “Bu başkanlık aslında Alevilere hiçbir şey vermediği gibi, Alevilerin meşru haklarını da bir anlamda gasp etmeye ve devletleştirmeye çalışıyor. Bir kere cemevinin ibadet hakkını, ibadethane olduğunu tanımıyor. Cemevini ve Aleviliği bir alt kültür olarak görüyor. Aslında bize bir şey veriyor değil, bizden bir şeyler alıyor. İtikadımızı bizden alıyor, bir alt kültür olarak ikame etmeye çalışıyor. Aleviliğin geleneksel inancını bozmaya, devletleştirmeye, Alevi toplumunu da biat etmeye zorluyor. Aleviler olarak bu başkanlığı kabul etmiyoruz” dedi.

    “DEVLET, CAMİ DE CEMEVİ DE YAPMASIN”

    Demir, “Devlet cami de, cemevi de yapmasın. Devlet imamın da, dedenin de maaşını vermesin. İnanç bireyin özelidir, kamusal bir alan değildir. Buna kamunun para ayırması ancak bizim gibi geri ülkelerde görülür. Devletten herhangi bir talebimiz yoktur. Bizi olduğumuz gibi kabul etmesini, özgürlüğümüzü istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Bülbül, İçişleri Bakanlığı’na Zile’nin Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu

    Bülbül, İçişleri Bakanlığı’na Zile’nin Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu

    PİRHA- HDP Milletvekili Kemal Bülbül, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu. Bülbül, “Alevi köylerinin 9 kilometrelik tozlu yolundan sonra asfalt yol başlamaktadır. Her yıl can ve mal kaybına yol açan bu adaletsiz uygulamayı gidermek için ne yapacaksınız?” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Alevi köylerinin yollarının neden yapılmadığını sordu.

    Bülbül Meclis’e sunduğu soru önergesinde, ‘Devlete göre; vergi alırken Aleviler eşit yurttaş, hizmet götürürken yurttaş değil! İşte güncel örnek! Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören – Karşıpınar – Kuzalan köyleri Alevi köyleridir! Bu köylerin yolu yapılmamıştır. Neden?’ diye sordu.

    Bülbül, verdiği önergede Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören, Karşpınar ve Kuzalan isimli Alevi köylerinin 9 kilometrelik yolunun yıllardır yapılmamasından kaynaklanan can ve mal kaybı yaşandığına da dikkat çekti.

    “9 KİLOMETRELİK TOZLU YOLDAN SONRA ASFALT YOL BAŞLIYOR”

    Bülbül, Meclis’e sunduğu önergede şu soruları sordu:

    “1- İçişleri Bakanlığınız bütün eski valilerin sözlü taahhütlerine rağmen yapılmayan Tokat’ın Zile ilçesine bağlı Karacaören, Karşpınar, Kuzalan adlı Alevi köylerinin 9 kilometrelik yolunun asfaltlanması ile ilgili ne tür somut bir adım atmayı öngörmektedir?

    2- Valiliğin bir başka taahhüdü olan Karacaören’in ‘Organik Tarım Bölgesi’ yapılması ile ilgili olarak Bakanlığınız şu ana kadar ne tür bir girişimde bulunmuştur?

    3- Yılda 300 binden fazla kişinin ziyaret ettiği türbeler dolayısıyla bölgenin ‘İnanç ve Turizm Merkezi’ haline getirilmesi için Bakanlığınız tarafından ne tür somut girişimlerde bulunulmuştur?

    4- Alevi köylerinin 9 kilometrelik tozlu yolundan sonra asfalt yol başlamaktadır. Bakanlığınız her yıl can ve mal kaybına yol açan bu adaletsiz uygulamayı gidermek için ne tür bir girişimde bulunacaktır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    Tokat’ta yolu olmayan Alevi köyleri yaşanan afette dahi ayrımcılığa maruz kaldı!

    PİRHA – Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerine yol hizmeti götürülmemesi, yurttaşların tepkisini büyüttü. Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, “Tozlu ve çamurlu yollar sebebiyle yaşanan kazalar canımızdan bezdirdi. Yetkililere ‘araçlarınızı getirin, masrafları biz karşılayalım’ dedik ancak cevap dahi vermediler” dedi. 

    Tokat’ın Zile ilçesindeki Alevi köylerindeki yol çilesi bir türlü çözüme kavuşturulmuyor. 1200 hanenin bulunduğu Karacaören köyü başta olmak üzere birçok çevre köyün kullandığı yollar, asfalt olmaması nedeniyle yazın toz, kışın ise çamura dönüşüyor.

    ALEVİ KÖYLERİNDE YOL DAHİ YOKKEN SÜNNİ KÖYLERE SINIRSIZ HİZMET!

    Konuya ilişkin PİRHA’ya konuşan Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, şu sıralar köy yollarının balçıktan geçilmediğini belirterek, çamura batan araçları traktör yardımıyla çıkarttıklarını aktardı. Dursun Baş, Alevi olmalarından kaynaklı hiçbir hizmet alamadıklarını vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:

    “10 yıldır çalmadığımız kapı kalmadı. Çok rezil bir durumun içerisindeyiz. Kışın gelen cenazelerimizi 9 km berimizdeki Sünni köylerden alıp traktörlerle getiriyoruz. O köylere kadar asfalt geliyor. Ve her yıl o köylerin asfaltı yapılır. Mesela asfaltı olmayan bir Sünni köyü yok. Hatta bırakın ana yollarını, köylerinin içine dahi taşlarla yol döşendi. Biz köy içini değil sadece ana yolumuzun yapılmasını istiyoruz. Yol olmaması nedeniyle her yıl ortalama 10 ağır kaza oluyor. Araçlar perte çıkıyor. Yazın tozdan kaynaklı 5 metre önünüzü görmeniz mümkün değil.”

    “DEVLETİN, HİZMET ANLAMINDA VERDİĞİ HİÇBİR ŞEY YOK”

    Karacaören Cemevleri Başkanı Dursun Baş, Zile’deki Alevi köylerinin yaşadığı sorunun sadece yol ile bitmediğini de belirtti. Alevi toplumu tarafınca bölgede ziyaret edilen Anşa Bacı, Hasan Baba ve Rüstem Baba türbelerinin olduğuna işaret eden Dursun Baş, her yıl binlerce kişinin ziyaret amaçlı köylerine geldiklerinin de altını çizdi.

    Dursun Baş, başka illerden cenaze veya ziyaret için köylerine giden otobüs şoförlerinin, yolları gerekçe göstererek bir daha gelmek istemediklerini de belirterek şunları aktardı:

    “Bu yoğunluğa karşın devletin hizmet anlamında bize verdiği hiçbir şey yok. Köyümüzün cemevini, muhtarlığını, kütüphanesini, ağaçlandırmasını, köy içindeki yoluna, suyuna kadar imece usulü ile yaptık. Biz bu konularda da başvuru yapmıştık ancak hiçbir karşılık alamadık. Zile’den köyümüze 45 km sürüyor. Alevi köylerine gelindiğinde asfalt da bitiyor.

    Bizim kabemiz insandır. Bizdeki insan sevgisi başkadır. Bizler kimsenin inancına bir şey demiyoruz ancak kötü niyetli insanlar bu işi çok ileriye götürdü. Hizmet için 10 yıldır yalvarıyoruz. Biz hatta şunu da önerdik; ‘aracı, gereci gönderin, diyelim ki 200 bin liralık yakıta ihtiyacınız varsa onu bile karşılarız’ dedik. Tokat’taki bütün siyasetçilere bu sorunları paylaştık. Bunlara vali de dahil. Bizi muhatap dahi görmüyorlar. Yazılı dilekçelerimizi ciddiye alıp cevap dahi vermiyorlar.”

    AFET DURUMUNDA DAHİ AYRIMCILIK YAPILDI!

    Dursun Baş, 10 gün önce yaşanan sel baskınları nedeniyle yaşadıkları zorluklara da dikkat çekti. Hiçbir mülki amirin sel sürecinde köylerine uğramadığını söyleyen Baş, şu aktarımda bulundu:

    “Bir kaymakam, vali, kimse gelmedi. Ama civardaki bir Sünni köyün muhtarı sosyal medyadan ‘1 saat sonra bu köye gelmezseniz işinizi göreceğim’ diyerek tehdit ediyor. Gece bir bakıyorsunuz vali, kaymakam o köyde. Acı veren de işte bu durum. Ama ben yine şunu söylüyorum; madem öyle biz Alevilerden vergi almayın.”

    Eren GÜVEN / TOKAT