Etiket: varto

  • Vartolu kadınlar toprakları için nöbette: Sonuna kadar karşıyız-VİDEO

    Vartolu kadınlar toprakları için nöbette: Sonuna kadar karşıyız-VİDEO

    PİRHA-Varto’da yürütülen Jeotermal Enerji Santrali (JES) karşıtı nöbet eylemine katılan kadınlar, direnişin sesi oldu: “Bugüne kadar bize hizmet getirmeyenler, şimdi gelip doğamızı zehirleyemez. Biz siyaset değil, memleket savunması yapıyoruz.”

    Muş’un Varto ilçesinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı bölge halkının başlattığı kararlı nöbet eylemi dalga dalga büyüyor. Projenin doğaya, tarım alanlarına ve su kaynaklarına zarar vereceğini belirten köylülerin kurduğu direniş çadırı, metropollerden ve yurt dışından gelen kadınların katılımıyla daha da güçlendi. Var olan nöbet eylemine dahil olarak direnişin en ön safına geçen kadınlar, “Buraları terk edip gitmeyeceğiz” diyerek doğa talanına karşı seslerini yükseltti.

    Doğup büyüdükleri topraklara sahip çıkmak için nöbet alanında yer alan kadınlar, kararlılıklarını şu sözlerle dile getirdi

    “SUYUMUZUN ZEHİRLENMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Sevim Güneşer, çocukluğunun, gençliğinin ve evliliğinin bu topraklarda geçtiğini belirterek nöbet alanından projeye imza atanlara şöyle tepki gösterdi:

    “Biz bu köyün kadınıyız, burada doğup büyüdük. Kendi topraklarımızın bozulmasını, satılmasını istemiyoruz. Börtü böcek, toprak, her şey bizimdir ve değişmemesi lazım. Suyumuzun zehirlenmesini, meyve ağaçlarımızın kurumasını istemiyoruz. Eğer bu proje yapılırsa yarın ne bostan ekebiliriz ne de topraklarımızı ekip biçebiliriz.”

    “ŞEHİRDE NEFESSİZ KALIYORUZ BURASI BİZİM NEFESİMİZ”

    Geçmişte yaşanan 1966 Varto Depremi’ni hatırlatan Güneşer, devletin ve şirketlerin o dönemde halkı yalnız bıraktığını vurgulayarak, “O depremde büyük kayıplar oldu, her yer harabeye döndü. O zaman bir katkıları, bir yatırımları olmadı. İnsanlar kendi imkanlarıyla köylerini yeniden kurdu, doğasına sahip çıktı. Şimdi gençlerimiz bu topraklara böyle sahip çıkmışken, buranın bozulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

    Metropol hayatının boğuculuğundan kaçıp köylerinde nefes aldıklarını söyleyen Güneşer, şöyle devam etti:

    “Metropollerde kalıyoruz ama hep ‘Ne zaman toprağımıza, kentimize döneceğiz’ özlemini yaşıyoruz. Şehirlerde nefessiz kalıyoruz, buraya geldiğimizde nefes alıp mutlu oluyoruz. Sabrımız açılıyor. Lütfen sesimizi kesmesinler. Biz siyaset yapmıyoruz, sadece toprağımıza ve kentimize sahip çıkıyoruz. Bu şirketlerin paraya da toprağa da gözü doymaz. Biz nerelere gidelim? Taşımızın, ağacımızın yerinin değiştirilmesine izin vermeyeceğiz.”

    “ELİMİZDE BİR TEK KÖYÜMÜZ VAR ONU DA VERMEYİZ”

    Nöbete destek vermek için çadır alanına gelen Kadriye Kızıltepe ise köylerine olan bağlılıklarını şu cümlelerle özetledi:

    “Köyümüzü ve doğamızı seviyoruz, bu projeyi kesinlikle istemiyoruz. Destek amaçlı geldim. Ne kadar şehirde yaşarsak yaşayalım, hepimiz burada doğduk, büyüdük. Annem kışın şehirde kalsa da çoğunlukla buraya geliyor. Biz köy insanıyız. Elimizde bir tek köyümüz var onu da elimizden alırlarsa hiçbir şeyimiz kalmayacak. O yüzden sonuna kadar karşıyız.”

    “ALMANYA’DAN MEMLEKETİNE DESTEK ELİ”

    Projenin durdurulması için gurbetten gelerek köylülerin başlattığı eyleme dahil olan Aysel Güneşer de halkın yanında olduğunu belirtti. Dedelerinin mirasına sahip çıkacağını söyleyen Güneşer, “Almanya’dan bu direnişe destek olmak için geldim. Doğamızı korumak istiyoruz. Bu topraklar, bu yerler bize dedelerimizin mirasıdır. Kesinlikle topraklarımıza kimsenin zarar vermesini istemiyoruz. Sonuna kadar halkımızın yanındayız” diyerek mücadelenin dayanışmayla büyüyeceğini vurguladı.

    Vartolu kadınlar, köylülerin başlattığı JES karşıtı nöbet eyleminin tamamen iptal kararı gelene kadar büyüyerek devam edeceğini belirterek kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

    Nuray ATMACA/VARTO

  • Varto’da JES eylemi sürüyor – VİDEO

    Varto’da JES eylemi sürüyor – VİDEO

    PİRHA – Varto Çalıdere Köyü sınırlarına yapılması planlanan JES projesine karşı çadır nöbeti 18’inci gününde halaylarla devam etti.

    Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere Köyü’nde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santraline (JES) karşı devam eden çadır eylemi 18’inci gününde kararlılıkla devam ediyor.

    Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde, başlatılan nöbet alanına “Emeği sömürme, doğayı tüketme” ve “No hard mîrasê kal û bavikan o. Bavokê ameyoxî yo, JES newazenîme” (Bu topraklar dedelerimizden miras! JES İstemiyoruz) pankartları asıldı.

    Yüzlerce yurttaşın nöbet alanında yaşam alanlarına JES yaptırmayacaklarını belirterek, yetkilileri projeden vazgeçmeye çağırdı.

    PİRHA/VARTO

     

  • JES eylemi sürerken ilk sondaj çalışması yarın planlanıyor! VİDEO

    JES eylemi sürerken ilk sondaj çalışması yarın planlanıyor! VİDEO

    PİRHA – Varto Çalıdere Köyü sınırlarına yapılması planlanan JES projesine karşı çadır nöbeti 17’inci gününde büyük bir kararlılıkla devam ediyor.  İlk sondaj çalışmasının yarın (Çarşamba) yapılması planlanıyor. 

    Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıdere Köyü’nde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santraline (JES) karşı devam eden çadır eylemi 17’inci gününde kararlılıkla devam ediyor.

    Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde, başlatılan nöbet alanına “Emeği sömürme, doğayı tüketme” ve “No hard mîrasê kal û bavikan o. Bavokê ameyoxî yo, JES newazenîme” (Bu topraklar dedelerimizden miras! JES İstemiyoruz) pankartları asıldı.

    Çalıdere köyü mera sınırlarında başlayan ve 16 köyü etkileyecek olan projeye karşı yürütülen çadır nöbeti, çevre köylerin katılımıyla giderek büyüyor. Direnişin yeni nöbetçisi ise Sofyan Köyü oldu.

    İlk sondaj çalışmasının yarın (Çarşamba) yapılması planlanan projeye karşı destek için Vartolu yurttaşlar İzmir başta olmak üzere İstanbul, Kaocaeli’den  yola çıktı.

    HABER MERKEZİ

  • Vartolu kadınlardan JES’e karşı direniş çığlığı: Başımız gitse bile vazgeçmeyiz-VİDEO

    Vartolu kadınlardan JES’e karşı direniş çığlığı: Başımız gitse bile vazgeçmeyiz-VİDEO

    PİRHA – Varto’da yapılması planlanan JES projesinin doğaya ve yeraltı sularına zarar vereceğini söyleyen Vartolu kadınlar, “Başımız gitse bile biz mücadelemizden, doğamızdan vazgeçmeyeceğiz” dediler. 

    Varto’da 20 Mayıs’ta ilk sondaj çalışması planlanan Jeotermal Enerji Santrali’ne ilişkin halkın kaygıları giderek artıyor. 3 Mayıs’tan bu yana eylem çadırında nöbet tutan köylülerin mücadele kararlılığı ise sürüyor.

    “ATALARIMIZ BAŞ EĞMEDİ BİZDE EĞMEYİZ”

    Bölgede yaşamını sürdüren kadınlar JES projesinin yaşam alanlarına zarar vereceğini belirtti. Kadınların kaygıları giderek artarken, “Atalarımız nasıl ki bu vatan için başını eğmedi bizde toprağımız için başımızı eğmeden mücadelemize devam edeceğiz” dediler.

    Köyleri ve yaşamını sürdürdükleri toprakları için çağrı yapan kadınlar, “Canımızı, ciğerimizi onlara vermeyiz. Başımı keserim ama yine de vermem” dedi.

    Bu toprakların atalarından, dedelerinden kaldığını belirten kadınlar, “Biz nereye gideceğiz. Bu topraklar bizim” diyerek tepki gösterdi. Köyde hayvancılık yaparak yaşamını sürdürdüklerini kaydeden kadınlar, “Elimizdeki üç beş hayvanı da satarsak ne yer ne içeriz. Bizim geçim kaynağımız bunlar. Bizim evlerimiz burada, nereye gideriz” dedi.

    Son olarak kadınlar kadim inanç yerleri olan Alevi ziyaretlerinin arkalarında olduğunu, onları koruyacaklarını belirtti. Kadınlar hep beraber dua etti.

    HABER MERKEZİ

  • JES eylemi halkın kararlığı ile devam ediyor – VİDEO

    JES eylemi halkın kararlığı ile devam ediyor – VİDEO

    PİRHA – Varto Çalıdere Köyü’nde kurulan eylem çadırına 12. gününde de ziyaretler sürerken bölge halkının kararlığı dikkat çekiyor.

    Muş’un Varto ilçesine bağlı Çalıder köyü sınırları içerisinde planlanan Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) karşı kurulan çadır nöbeti 12’inci gününde devam ediyor.

    Projenin ilk sondaj tarihi olan 20 Mayıs’ın yaklaşmasıyla birlikte bölge halkının eylem kararlılığı sürüyor. Bu gün eylemi projeden etkilenecek 16 köyden Büyük Çaylar ve Çaylak köylüleri nöbeti devraldı.

    Eylem çadırına gelenler dayanışmayı büyütme çağrısında bulundu.

    HABER MERKEZİ

     

     

  • Kaymakamın’çadırları kaldırın’ söylemine karşı halk direnişte kararlı – VİDEO

    Kaymakamın’çadırları kaldırın’ söylemine karşı halk direnişte kararlı – VİDEO

    PİRHA- JES Projesinin yapılması planlanan köylerden 5 köy muhtarı dün kaymakam ile bir görüşme yaptı. Görüşmede Kaymakamın çadırların toplanmasını ve eylemin bitmesini istedi. Ancak Varto halkı bugün yaptığı toplantıda resmi evrak olmadan eylemi sonlandırmayacaklarını belirtti. 

    Varto’ya bağlı Çalıdere köyünde yapılmak istenen JES projesine karşı başlatılan çadır nöbeti 10. gününde devam ediyor. Eylemin sonlandırılması için Varto Kaymakamı Abdulkadir Işık dün 5 muhtarla görüştü. Edinilen bilgilere göre görüşmede vatandaşlara 10 kuyudan 9’unun ruhsat izin süresinin dolduğu ve firma tarafından bu alanlarda çalışma yapılmayacağı bilgisi verildi. Sadece nöbet alanında bir kuyunun olduğu, firmanın faaliyetini başka bir alana kaydıracağı belirtildi. Varto Kaymakamı Işık ayrıca çadırların kaldırılmasını, kaldırılmadığı takdirde müdahale edileceğini ifade etti.

    “ÇADIR YALNIZCA BARINMA ALANI DEĞİL, HALKIN İRADESİDİR”

    Bu gelişmeler ışığında bir halk toplantısı yapıldı. Toplantı sonuçları ise yapılan yazılı bir açıklama ile kamuoyu ile paylaşıldı.

    Açıklamada resmi bir yazı gelmeden eylemin sonlandırılmayacağı belirtildi. 19, 20 ve 21 Mayıs tarihleri ise, bölge halkının sürdürdüğü ekolojik direniş açısından kritik günler olarak ifade edildi. Bu tarihlerde kurulacak çadır alanlarında daha güçlü ve daha kitlesel bir buluşma hedefleniyor.

    Platform tarafından yapılan açıklamada, bu günlerde çadırlarda daha kalabalık, daha güçlü ve daha kararlı bir birlikteliğin sağlanmasının mücadelenin seyri açısından belirleyici olacağı vurgulandı. Açıklamada, çadırların yalnızca birer barınma alanı olmadığı, aynı zamanda halkın ortak iradesini, dayanışmasını ve geleceğe dair umudunu temsil ettiği ifade edildi.

    “GELECEĞE SAHİP ÇIKMA İRADESİ”

    Halk temsilcileri, Varto Ekoloji Platformu’nun kuruluşundan bu yana tüm karar alma ve yürütme süreçlerinde aktif rol aldıklarını belirterek, 19–21 Mayıs tarihlerinin bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti.

    Yapılan çağrıda, tüm Varto halkının belirtilen tarihlerde çadır alanlarında bulunmasının mücadelenin gücünü artıracağı ve kamuoyuna daha güçlü bir mesaj vereceği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, kitlesel katılımın yalnızca sayısal bir artış değil, aynı zamanda kararlılık ve ortak geleceğe sahip çıkma iradesinin göstergesi olduğu ifade edildi.

    Varto’da süren ekoloji nöbetinin önümüzdeki günlerde daha geniş katılımla devam etmesi bekleniyor.

    Öte yandan toplantıda resmi yazının verilmesi için bir diyalog grubunun oluşturularak kaymakamlık ve valilikten randevu alınması yönünde karar alındı.

    PİRHA/VARTO

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Elinde bastonuyla eylem çadırına koştu: JES istemiyoruz! – VİDEO

    Elinde bastonuyla eylem çadırına koştu: JES istemiyoruz! – VİDEO

    PİRHA – İlerlemiş yaşına rağmen elinde bastonuyla çadır eylemine katılan Xase Çetinkaya, gençlere, yaşlılara ve kadınlara yaşam alanlarını koruması için mücadele çağrısı yaptı. 

    Varto Çalıdere Köyü’nde JES projesine karşı 10. gününde eylem devam ediyor. Yaşamını sürdürdükleri, üretim yaptıkları toprakların Amerikan şirketleri tarafından talan edilmesine karşı genç, yaşlı, kadın ve çocukların tepkileri dinmiyor.

    Yaşı ilerlemiş Xase Çetinkaya da bastonunun yardımıyla çadır eylemine katılanlardan. Xase Çetinkaya, çadırda söylediği klamlarla hem destek oluyor hem de mücadele edenlere güç veriyor.

    Xase Çetinkaya, JES projesini istemediğini belirterek, “Eylem çadırına, genç, yaşlı, engelli, çocuk hepimiz bu JES projesine karşı çıkmak için geliyoruz. Köylerimizden Diyarbakır’a kadar yerleri yaracaklarını söylüyorlar. Biz bunu istemiyoruz” diyerek tepkisini dile getirdi.

    PİRHA/VARTO

     

     

     

     

     

  • Üreten kadınların JES isyanı: Bizi şehirlere mahkum edemezsiniz-VİDEO

    Üreten kadınların JES isyanı: Bizi şehirlere mahkum edemezsiniz-VİDEO

    PİRHA- Muş’un Varto ilçesinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı bölge halkı, özellikle de üretici kadınlar seslerini yükseltmeye devam ediyor. Hayvancılığın ve yerel inanç merkezlerinin (ziyaretlerin) tehlike altında olduğunu belirten Vartolular, projeye karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

    “BU YAŞTAN SONRA BİZİ ŞEHRE MAHKUM ETMEYİN”

    Varto’da geçimini hayvancılıkla sağlayan Güler Yurdusev Gedik, JES’in bölgedeki ekolojik dengeyi bozarak temel geçim kaynaklarını yok edeceğini ifade etti. Gedik, yaşam alanlarını savunma kararlılığını şu sözlerle dile getirdi:

    “Burada hayvancılık yapıyoruz. JES yapılırsa havamız, suyumuz ve doğamız kirlenecek. Biz bu yaştan sonra tekrar şehirlere gidemeyiz; biz burada yaşamaya alışmışız. Doğamızı korumak, üretimimizi ve kimliğimizi korumaktır.”

    “ZİYARETLERİMİZ VE TOPRAKLARIMIZ KUTSALIMIZDIR”

    Bölgenin manevi değerlerine ve toplumsal hafızasına dikkat çeken Ziynet Işık, JES projesinin sadece doğaya değil, kültürel mirasa da bir saldırı olduğunu vurguladı. Işık, dayanışmanın önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:

    “JES istemiyoruz. Burada ziyaretlerimiz var bu topraklar bizim. Kimse burayı elimizden alamaz. Eğer hep beraber, omuz omuza bir mücadele yürütürsek bu haklı mücadeleyi kazanırız.”

    VARTO HALKI DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYOR

    Projeye karşı çıkan vatandaşlar, JES’in yeraltı sularını kirleteceği ve bölgedeki meraları kullanılamaz hale getireceği konusunda uyarıda bulunuyor. Vartolu kadınlar, topraklarını terk etmemek ve temiz bir geleceği savunmak için tüm kamuoyunu destek vermeye davet etti.

    HABER MERKEZİ

  • DAD Ankara Şubesi: Varto’da doğaya açılan savaşı kabul etmiyoruz-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi: Varto’da doğaya açılan savaşı kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-  Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Muş’un Varto ilçesi Çallıdere (Xwarik) köyünde hayata geçirilmek istenen Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı Sakarya Caddesi’nde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, 16 köyü doğrudan etkileyecek olan projenin sadece ekolojik bir yıkım değil aynı zamanda inanç ve kültür merkezlerine yönelik bir saldırı olduğu vurgulandı.

    “DOĞA BİZİM KIBLEMİZDİR”

    DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak tarafından okunan açıklamada, JES projesinin bölgedeki tarım ve hayvancılığın yanı sıra Réya Heq Alevi inancının kutsal mekanlarını da hedef aldığı belirtildi. Karabudak, “İnancımızda doğa en kutsal olandır, kıblemiz doğadır. Bu projelerle sadece toprak işgal edilmiyor; bölgenin ruhu, değerleri ve toplumsallığı da hedef alınıyor. Bu bir eko-savaş halidir,” dedi.

    TOPLUMSAL YAPI VE GÖÇ POLİTİKASI VURGUSU

    Basın açıklamasında, Varto’nun farklı kimliklerin rızalık temelinde bir arada yaşadığı bir yerleşim yeri olduğu hatırlatılarak, rızasız yürütülen bu faaliyetlerin demografik yapıyı değiştirmeyi ve göçü tetiklemeyi amaçladığı ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Varto’da planlanan bu eko-kırım faaliyetleri, göç ve savaş politikasının bir devamıdır. Doğal dengenin bozulması ve su kaynaklarının kirletilmesi halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Rızasız yürütülen bu projelerle toplumsal yapı yeniden şekillendirilmek istenmektedir.”

    Kadınların öncülüğünde Çallıdere köyünde başlatılan çadır eylemine selam gönderilen açıklamada, tüm demokratik güçlere direnişi sahiplenme çağrısı yapıldı. Açıklama, “Zaman sahipsiz, mekân rızasız, mazlum çaresiz değildir” sözleriyle noktalandı. Ankara Sakarya Caddesi’nde gerçekleştirilen basın açıklamasına, İHD, Varto-Der, Dersimliler Derneği, DEM Parti Ankara İl Örgütü, Yeni Yaşam Derneği destek verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Varto’da JES’e karşı direniş 7. gününde: Yaşam alanlarımızı savunmaya çağırıyoruz-VİDEO

    Varto’da JES’e karşı direniş 7. gününde: Yaşam alanlarımızı savunmaya çağırıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde hayata geçirilmesi planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan tepkiler çığ gibi büyüyor. İlk sondaj çalışmasınının 20 Mayıs’ta yapılması planlanırken yöre halkının Çalıdere Köyü’nde kurduğu direniş çadırı eylemi kararlılıkla devam ediyor. 

    ÇADIR EYLEMİNE DESTEK BÜYÜYOR

    Eylemin 7. gününde alana yeni bir çadır daha eklenirken, çevre köylerden ve sivil toplumdan destek ziyaretleri sürüyor. JES projesine karşı kurulan direniş çadırını ziyaret eden Seyitali İncesu, yaptığı açıklamada topraklarının talan edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

    İncesu, projenin sadece insanları değil, tabiatın tüm unsurlarını tehdit ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

    “Tabiatta yaşayan kuşlar, böcekler, yılanlar; kısacası bütün hayvanların yaşamı tehdit altında. Bu talana karşı herkesi mücadeleye çağırıyoruz.”

    “HAYVANCILIK BİTECEK, JES İSTEMİYORUZ”

    Bölgenin temel geçim kaynağı olan hayvancılığın büyük risk altında olduğunu dile getiren Mehmet Durmuş ise yapılması planlanan sondaj çalışmalarına sert tepki gösterdi. JES projesinin bölgedeki hayvancılığı bitirme noktasına getireceğinin altını çizen Durmuş, projeyi kesinlikle istemediklerini ifade ederek, kurulan çadır eyleminin tüm kesimler tarafından sahiplenilmesi gerektiğini söyledi.

    HABER MERKEZİ

     

     

  • Varto’da halaylar eşliğinde direniş devam ediyor – VİDEO

    Varto’da halaylar eşliğinde direniş devam ediyor – VİDEO

    PİRHA – Varto Çalıdere Köyü’nde kurulan çadır nöbetine destek her geçen gün artıyor. Dün gece nöbete destek veren kadınlar halay çekerek mücadele vurgusu yaptı. 

    Varto’ya bağlı Çalıdere (Xwarik) Köyü’nde Amerikalı şirket jeotermal santrali kurmak istiyor. Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı’nın “çalışma” onayı verdiği projenin ÇED raporu da onaylandı. Şirket sondaj için harekete geçti. JES projesi sadece Çalıdere köyünü değil, çevredeki 16 köyü etkileyecek.

    Buna karşı Çalıdere Köyünde başlartılan çadır eylemi devam ediyor.

    Eyleme çevre köylerden ve çevre illerden gelen ekoloji platformları destek veriyor.Her gün faklı köylerden 5-10’ar kişilik gruplar gelerek destek veriyor. Dün gece çoğunluğu kadınlardan oluşan  nöbette grubunda klamlar söylendi halaylar çekildi.

    PİRHA/VARTO

     

  • Varto’daki JES projesi durdurulabilinir mi?

    Varto’daki JES projesi durdurulabilinir mi?

    PİRHA- Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerini kapsayan bölgede yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı hukuk cephesinden kritik bir açıklama geldi. Diyarbakır Barosu Çevre Komisyon Başkanı Avukat Ahmet İnan, projenin planlandığı sahanın uluslararası düzeyde koruma altında olan bir bölge olduğunu duyurdu.

    Planlanan JES projesinin bölgede ciddi bir ekolojik kıyıma yol açacağı belirtilirken, projenin hayata geçmesi durumunda yerel halkın temel geçim kaynakları olan tarım ve hayvancılığın geri dönülemez şekilde zarar göreceği vurgulanıyor.

    “BÖLGE ULUSLARARASI DÜZEYDE ÖNEMLİ DOĞA ALANI”

    Diyarbakır Barosu Çevre Komisyonu tarafından yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, jeotermal faaliyetlere açılmak istenen köylerin, Türkiye’nin de bakanlık düzeyinde üyesi olduğu Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak tescillendiği ortaya çıktı.

    Avukat Ahmet İnan, söz konusu alanların statüsel olarak korunması gerektiğine dikkat çekerek şu detayları paylaştı:

     “Bölge, dünyada eşine az rastlanan değerli endemik flora (bitki örtüsü) ve fauna (hayvan varlığı) türlerine ev sahipliği yapıyor. Önemli Doğa Alanı statüsünün mahkemeler nezdinde bağlayıcı bir niteliği bulunuyor”

    DANIŞTAY KARARLARI EMSAL OLACAK

    İnan, projenin durdurulması noktasında hukuki dayanakların güçlü olduğunu ifade ederek, Önemli Doğa Alanları ile ilgili daha önce verilmiş emsal Danıştay kararlarının bulunduğunu hatırlattı. Bu kararların, Varto ve Karlıova’daki doğa talanına karşı açılacak davalarda belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.

    HABER MERKEZİ

  • Varto ve Karlıova’da JES’e geçit yok: Nöbet köyler bazında sürecek!

    Varto ve Karlıova’da JES’e geçit yok: Nöbet köyler bazında sürecek!

    PİRHA- Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde yapılması planlanan Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine karşı başlatılan çadır nöbeti, 5. gününde yeni bir planlama ile devam ediyor. Xarike (Çaldere) köyünde sürdürülen merkezi eylem, alınan kararla birlikte artık bölgedeki köyler tarafından sırasıyla devralınarak sürdürülecek.

    Projenin çevreye vereceği zararlara karşı çıkan bölge halkı, direnişin sürekliliğini sağlamak amacıyla nöbet eylemini köyler bazına yaydı. Yeni planlamaya göre; her köy belirlenen takvim dahilinde nöbeti  üstlenecek ve eylem bu döngüyle devam edecek.

    Doğasını korumak için bir araya gelen köylüler, JES projesine karşı geri adım atmayacaklarını ifade ederek eylemin kararlılıkla süreceği mesajını verdi. Direnişi sürdüren bölge sakinleri, kamuoyuna ve çevre örgütlerine dayanışma çağrısını yineledi.

    HABER MERKEZİ

     

     

     

  • Varto halkı isyan etti: Endemik türler kökünden sökülerek yok ediliyor!

    Varto halkı isyan etti: Endemik türler kökünden sökülerek yok ediliyor!

    PİRHA – Muş’un Varto ilçesine bağlı Onpınar Köyü’nde, çevre illerden gelen toplayıcıların endemik bitki türlerini kökünden sökerek toplaması büyük bir tepkiye yol açtı. Köylülerin müdahalesiyle jandarma tarafından ceza kesilirken, köy halkı yayınladığı deklarasyonla “Doğamız kimsenin ticaretine sermaye değildir” diyerek ekolojik kıyıma karşı durma çağrısı yaptı.

    KÖYLÜLERİN TEPKİSİ ÜZERİNE JANDARMA MÜDAHALE ETTİ

    Varto’nun Onpınar Köyü, her yıl bahar aylarında olduğu gibi bu yıl da çevre illerden gelen ot toplayıcılarının akınına uğradı. Bölgeye özgü endemik bitkileri ticari amaçlarla ve bilinçsizce (kökünden sökerek) toplayan şahıslar, ekosisteme geri dönüşü olmayan zararlar verdi.

    Köylülerin uyarılarını dikkate almayarak toplama işlemine devam eden şahıslar üzerine yurttaşlar durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, endemik bitki talanı yapan kişilere ve araçlarına toplamda 600 TL cezai işlem uyguladı.

    “DOĞAMIZ BİRİLERİNİN SOFRASINA MEZE DEĞİLDİR”

    Yaşanan bu ekolojik tahribatın ardından Onpınar Köyü sakinleri yazılı bir açıklama yaparak kamuoyuna seslendi. Doğayı koruma çağrısı yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Her yıl ilkbahar aylarında çevre illerden bölgemize akın eden ‘ot toplayıcıları’, endemik bitki türlerimizi ve meralarımızı büyük bir yıkımla karşı karşıya bırakıyor. Çayır sarımsağı, dağ sarımsağı ve daha nice nadide türümüz; sırf birileri ‘otlu peynir’ yiyecek ya da üç kuruş kazanç sağlayacak diye kökünden sökülerek yok ediliyor.”

    “HAYVANCILIĞA VE GELECEĞİMİZE DARBE”

    Açıklamada, kontrolsüz toplamanın sadece bitki neslini tüketmekle kalmadığı aynı zamanda bölgenin temel geçim kaynağı olan hayvancılığı da vurduğu belirtildi:

    “Bu bitkiler bu toprakların mirası ve endemik zenginliğidir. Bilinçsiz toplama, bu türlerin neslini hızla tüketmektedir. Doğanın dengesini bozmak, bölgedeki hayvancılığa ve geleceğimize vurulan bir darbedir”

    Onpınar Köyü halkı, doğaya yönelik bu saldırılara karşı kararlı olduklarını belirterek açıklamayı şu sözlerle noktaladı:

    “Memleketimizin otuna, suyuna, toprağına sahip çıkıyoruz. Doğamızı talan edenlere, ekosistemimizi hiçe sayanlara geçit vermeyeceğiz. Doğa hepimizin, korumak ise hepimizin sorumluluğudur!”

    HABER MERKEZİ

  • Varto’da JES’e karşı başlatılan nöbet eylemi 3. gününde!-VİDEO

    Varto’da JES’e karşı başlatılan nöbet eylemi 3. gününde!-VİDEO

    PİRHA – Varto’da JES projesine karşı başlatılan çadır nöbeti üçüncü gününde devam ediyor. 

    Varto ve Karlıova’ya bağlı köyleri etkileyecek Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine tepkiler yükselmeye devam ediyor.  JES’e karşı Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde, sondajın planlandığı alanda başlatılan çadır nöbeti üçüncü gününde devam etti.

    Nöbet gece de gençlerin katılımıyla devam ederken, çevre köylerden çok sayıda ziyaretler de gerçekleşiyor.

    PİRHA/VARTO

     

  • Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    Sazcı: Alevi coğrafyasındaki projeler hem doğa hem de inanç kırımı faaliyetidir! -VİDEO

    PİRHA- JES ve maden arama çalışmalarının yapıldığı alanların çoğunlukla Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgeler olduğunu vurgulayan Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, “ Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” diyerek tepki gösterdi.

    Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Alevi coğrafyasına son yıllarda artarak devam eden doğa ve inanç kırımına dair konuştu.

    “İNANÇ VE DOĞA KIRIMI VAR”

    Mustafa Sazcı, otantik inancın, itikadın yaşandığı Varto ve çevresinde Koçlar babası, Seyit Nesimi dedesi gibi ziyaret makamlarının türbelerin ocak ilişkilerinin güçlü olduğu, yerler olduğunu belirterek,” Bu projelerle hem inanç hem de doğa kırımı yapılmak isteniyor” dedi.

    Mustafa Sazcı, iktidarın yalnızca Alevi Bektaşilerin yaşadığı bölgelerde değil, aynı zamanda ülkenin her tarafında, İkizdere’de İzmir’de, Ege’de birçok bölgede müdahalesinin söz konusu olduğunu ifade etti.

    “ZİYARET YERLERİMİZİN, TÜRBELERİMİZİN KORUNMASI İÇİN MÜCADELE YÜRÜTMELİYİZ”

    Doğadan kopartılmış bir Alevi Bektaşi inancının yaşamasının pek mümkün olmadığını dile getiren Sazcı, şunları söyledi:

    “Şehirlerde, gettolarda Alevi inancına karşı çeşitli tarikatların asimilasyon faaliyetlerini sürdürdüklerinin sebebinin ise Alevilerin doğal inanç ve doğal yaşam alanından koparıldığında bu inancı yaşamalarının mümkün olmadığını bildikleri için yapıyorlar.

    Varto’da, Amasya ve birçok yerde yapılmaya çalışılanlar inanç kırım faaliyetidir. Örnek vermek gerekirse Antalya’da doğayla iç içe olan Bali Baba Türbesi, Abdal Musa Türbesi yine Abdurrahmanlar Köyü’nde bulunan doğayla iç içe önünde pınarları olan Kâfi Baba Türbesi, Kaz Dağları’ndaki Sarıkız Türbesi yine etrafında doğayla iç içe olan dede, baba makamları var. Oradaki ziyaret yerlerimizin, türbelerimizin, makam ve nişanlarımız korunması için mücadele yürütmeliyiz.”

    İnsanın doğa üzerinde kendini tahakküm edebileceği bir alan olarak görmemesi gerektiğini vurgulayan Sazcı, “Biz doğanın bir parçasıyız. Onun üzerinde hüküm sahibi, karar sahibi, yetki sahibi değiliz. Biz bu coğrafyanın üzerinde var olan tüm doğal zenginlikleri ile birlikte yaşam alanına müdahale etmeden sürdürebilmeyi hedeflememiz gerekiyor” diye belirtti.

    DOĞA KIRIMINA KARŞI ALEVİ KURUMLARI YERELLERDEN DOĞRU MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMELİ”

    Taleplerinin sadece inanç makamlarının korunması değil, doğanın hiçbir alanına müdahale edilmemesi gerektiğinin altını çizen Kızıldeli Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Patronların, meclislerin ve belediyelerin doğaya karşı fütursuzca müdahale etmesine topyekûn karşı çıkmalıyız.

    Alevi Bektaş kurumları bulunduğu alanlarda ve özellikle köylülerle çiftçilik yapan canlarımızla birlikte bir mücadele komisyonu, bir inisiyatif oluşturarak mücadeleyi örgütlemesi gerekiyor. Yerelde verilen çeşitli mücadelelerin zaferlere ulaşabildiğini geçmişteki deneyimler gösterdi. Alevi Bektaşi kurumlarının, maden arama girişimlerine karşı yalnızca basın açıklamalarıyla değil, doğrudan alana giderek müdahale etmesiyle mümkün olabilecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Vartolu Kadınlar İnsiyatifi: Yaşamımız için mücadele edeceğiz!-VİDEO

    Vartolu Kadınlar İnsiyatifi: Yaşamımız için mücadele edeceğiz!-VİDEO

    PİRHA- Varto ve Karlıova’nın köylerini kapsayan JES projesine karşı etkinlik düzenleyen Vartolu Kadınlar İnsiyatifi, “Doğa, bizim hafızamızdır, kimliğimizdir, geleceğimizdir. Buna izin vermeyeceğiz” dedi. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, Varto ve Karlıovalıların mücadelesinin yanında olduklarını söyledi.

    Vartolu Kadınlar İnsiyatifi Varto ve Karlıova’nın köylerini kapsayan JES projesine karşı İstanbul Gazi’de bulunan bir düğün salonunda etkinlik düzenledi. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş’ın katıldığı etkinliğe kadınların yoğun katılımı oldu.

    “İNSANLAR YERİNDEN EDİLMEK İSTENİYOR”

    Etkinlik Gazi Cemevi Kadın Erbane Korosu’nun dinletisiyle başlarken, etkinlikte Vartolu Kadınlar İnsiyatifi adına konuşan Eylem Yalçınkaya, kadınlar olarak topraklarını, sularını, havayı, yaşamı savunmak için toplandıklarını belirterek, “Varto’nun dağlarını, derelerini, yaylalarını, çocuklarını ve geleceğini temsil ediyor. Bizler Vartolu Kadınlar İnisiyatifi olarak şunu çok iyi biliyoruz: doğa yalnızca üzerinde yaşadığımız bir yer değildir. Doğa, bizim hafızamızdır. Doğa, bizim kimliğimizdir. Doğa, bizim geleceğimizdir” dedi.

    Yapılmak istenen JES’in toprağın dengesini bozacağını, suyunu tüketeceğini, tarımı etkileyeceğini, hayvancılığıı zorlaştıracağını vurgulayan Eylem Yalçınkaya, “Bu; köylerin boşalması, insanların yerinden edilmesi, yaşamın sessizce geriye çekilmesi demektir. Biz bu hikayeyi daha önce başka yerlerde gördük. Doğanın nasıl sessizce yok edildiğini, köylerin nasıl boşaldığını, insanların nasıl göçe zorlandığını gördük” diye belirtti.

    “VARTO SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    Kadınlar olarak, Varto’nun toprağı şirketlerin değil, halkın olduğunu ifade eden Eylem Yalçınkaya, şunları dile getirdi:

    “Varto’nun suyu rantın değil, yaşamındır. Varto’nun geleceği projelerin değil, çocuklarımızındır. Dayanışma umudu çoğaltır. Birlikte olursak, kimse bizi yok sayamaz. Varto sahipsiz değildir. Doğa sahipsiz değildir. Biz kazanacağız. Yaşam kazanacak, Varto kazanacak.”

    Gazi Cemevi’nden Arzu Erdoğan ise, Alevilikte rızalığın olduğuna dikkat çekerek, halkın, kadınların, canlıların rızalığına almadan yapılan projelere direneceklerini söyledi.

    “İZİN VERMEYECEĞİZ”

    HDk Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da, Vartoluların direnişlerinin yanında olduklarının altını çizerek, “JES’e karşıyız. Çünkü birileri enerji üretimi adı altında yaşama, canlıya, doğaya, insana düşman projeler yapıyorlar. Doğanın sömürgeleştirilmesidir. Halkın rızası alınmadan yapılıyor. Bir çok kentte bunu yaşadık. Buna izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Meyman Tiyatro Grubu ve sanatçı Pınar Aydınlar sahneye çıktı.

    Etkinlik halaylarla son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İHD MYK Üyesi Servet Üstün Akbaba: JES projesi yaşam hakkının ihlalidir, vazgeçin!-VİDEO

    İHD MYK Üyesi Servet Üstün Akbaba: JES projesi yaşam hakkının ihlalidir, vazgeçin!-VİDEO

    PİRHA- İHD MYK Üyesi Servet Üstün Akbaba, Varto ve Karlıova ilçelerini etkileyecek JES projesinin yaşam hakkının ihlali anlamına geldiğine dikkat çekerek, JES’in yapılacağı alanın Alevi toplumunun yaşadığı, inanaç merkezlerinin olduğu bir bölge olduğunun altını çizdi: “Bundan vazgeçin.”

    Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerini kapsayan geniş bir alanda planlanan jeotermal kaynak arama ve santral projesine karşı tepkiler büyüyor. Muş Valiliği Komisyon Başkanlığı tarafından, Amerikan bağlantılı Ignis Enerji AŞ’ye verilen izinle başlatılmak istenen sondaj çalışmalarına karşı Varto ve Karlıova halkı, doğa ve yaşam alanlarını savunmak için ses yükseltiyor.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK Üyesi ve Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu’ndan Servet Üstün Akbaba, Varto’nun kadim geçmişe sahip bir coğrafya olduğunu belirterek, “Şimdi bir coğrafyadan bahsederken oradaki yaşam biçimlerini tehdit eden bir yer aslında. Yani oradaki insanların tarım arazileri var. Özellikle hayvancılıkla uğraşıyorlar. Bir mera meselesi var. İşte hayvanları otlatabilecekleri alanlar var. Bu proje başlarsa ekolojik bir tahribat yaşanacak” dedi.

    “JES YAŞAM HAKKINI İHLAL EDEN BİR PROJE”

    JES’in faliyete geçmesi durumunda doğal güzelliğinin tümüyle tahrip olacağını, yaşamın yok olacağını vurgulayan Akbaba, “Biz bir şiddet biçiminden bahsederken sadece yaşam hakkını tehdit eden fiziksel şiddetten bahsetmiyoruz. Türkiye’nin birçok bölgesinde ciddi anlamda ekolojik bir şiddet var. Akbelen’de, Bergama’da, Mersin’de yaşanıyor. Avrupa’dan getirilen çöplerin hepsi oraya yığılmış ve Türkiye neredeyse bir çöplüğe dönüştürülmüş durumda” diye belirtti.

    “İHD OLARAK MÜCADELENİN YANINDAYIZ”

    İnsan hakları savunucuları olarak, insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını savunduklarını ifade eden Akbaba, “Elbette Varto ve Karlova halkı duyarlı bir halk. Bu JES projesine izin vermeyecekleri ve mücadelelerini yükselteceklerine eminim. Biz İHD olarak bu mücadeleye katkı sunacağımızı, destek vereceğimizi belirtiyoruz” şeklinde konuştu.

    “İNANÇ MERKEZLERİ ETKİLENECEK”

    JES’in yapılacağı alanın Alevi toplumunun yaşadığı, inanaç merkezlerinin olduğu bir bölge olduğunun altını çizen Akbaba, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “16 Alevi köyü kendisini gerçekten dışlanmış görüyor. Bir mülksüzleştirme, coğrafyadan sürgün edilmedurumu da var. Çünkü orada yaşam da tehditli ediliyor.

    Orada ziyaret alanları var. Yani insanların ibadet alanları da etkilenecek. Goşkar Baba, Alevilerin inanç simgelerinden bir yer. Hızır Çeşmesi ve birçok yer JES’ten etkilenecek. Umarım bundan vazgeçerler.”

    PİRHA/HATAY

  • Tatan’da halk toplantısı: Topraklarımızda JES istemiyoruz!- VİDEO

    Tatan’da halk toplantısı: Topraklarımızda JES istemiyoruz!- VİDEO

    PİRHA- Tatan (Güzelkent) köylüleri, gerçekleştirdikleri halk toplantısıyla, köylerinde ve bölgede JES istemediklerini belirterek, “Yabancı şirketler gelip havamızı, suyumuzu, kirletmek istiyor. Doğamızın, inanç yerlerimizin, suyumuzun katledilmesine izin vermeyeceğiz” dediler.

    Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçelerinde 22 köyü kapsamına alan Jeaotermal Enerji Santrali(JES) projei, bölge halkının büyük tepkisini çekiyor. Projeye izin verilmesinin ardından direnişe geçen Varto ve Karlıova halkı, 15 Mayıs’ta başlanacak sondaj çalışmalarına karşı ilçe mitingleri gerçekleştiriyor.

    JES projesinin kapsam alanında bulunan Varto’nun Tatan (Güzelkent) Köyü’nde, JES’e karşı halk toplantısı gerçekleştirildi. Tatan köylülerinin kendi aralarında organize ettikleri toplantıya Varto Ekolojik Platformu, DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, İzmir Ekoloji Platformundan Hüseyin Özdağ, Tatan köyü muhtarı Mahmut Gül, Varto Ekoloji Platformundan Çayan Dursun katıldı.

    Yapılan konuşmalarda, JES’in doğa tahribatına yol açtığına vurgu yapılarak, projeyi iptal edene kadar mücadele edileceği ifade edildi.

    PİRHA/VARTO

  • Zeynel Can: Yaşam alanlarımız küresel sermayeye açılıyor -VİDEO

    Zeynel Can: Yaşam alanlarımız küresel sermayeye açılıyor -VİDEO

    PİRHA- Yıllardır jeotermal HES ve maden arama projeleriyle insanların yerleşik yaşam alanları doğa ve hayvancılığın yok edilmek istendiğini vurgulayan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can,Bu böyle gitmeyecek. Türkiye’de bu potansiyelin var olduğuna inanıyorum “dedi.

    Muş’un Varto ilçesinde Xwarik (Çallıdere) köyü sınırları içerisinde başlatılacak ve 16 Kürt-Alevi köyünü etkileyecek jeotermal enerji santraline (JES) Muş Valiliği İl Komisyon Başkanlığı onay verdi. Halkın tepkisi ise sürüyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Sekreteri Zeynel Can, Türkiye’de çevre meselesinin artık yakıcı ve birinci gündem maddelerinden biri haline geldiğini belirterek, yaşananların küresel sermayenin doğa üzerindeki baskısının bir yansıması olduğunu ifade etti.

    Varto’nun Çalıdere köyünde gündeme gelen jeotermal tesis girişiminin, köy muhtarının tebligatı imzalamamasıyla açığa çıktığını belirten Can, bu süreçte köylülerden gizlenerek yürütülen bir kamulaştırma planının ortaya çıkarıldığını söyledi. Can, meralara ve köy arazilerine el konulmak istendiğini vurguladı.

    JEOTERMAL, HES VE MADEN PROJELERİ YAŞAMI HEDEF ALIYOR”

    Bu girişimlerin tekil olmadığını, Türkiye’nin dört bir yanında benzer uygulamaların sistematik biçimde devreye sokulduğunu belirten Can, Muğla Akbelen’deki maden ruhsatlarından Karadeniz’deki HES projelerine, Erzincan İliç’te yaşanan maden faciasından siyanürlü altın arama faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir tabloya dikkat çekti.

    Küresel ölçekte doğal kaynakların paylaşımı üzerinden yürütülen politikaların Türkiye’ye de yansıdığını vurgulayan Can, uluslararası sermayenin doğrudan kaynaklar üzerinden pazarlık yürüttüğünü belirtti.

    YAŞAM ALANLARIMIZ İSTİLA EDİLİYOR”

    Yaşanan süreci yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik ve kültürel bir yıkım olarak tanımlayan Can, “Burada söz konusu olan şey basit bir yatırım değil, doğrudan bir habitatın, yani yaşam alanının istilasıdır. Yüzyıllardır süregelen bir yaşam kültürü, birikim ve doğayla kurulan denge yok sayılıyor. İnsanlar o topraklarda yaşıyor, hayvanlar, bitkiler, su kaynakları bir bütün oluşturuyor. Bu bütün parçalanmak isteniyor” diye konuştu.

    “NEOLİBERAL POLİTİKALAR DOĞAYI HEDEF HALİNE GETİRDİ”

    Türkiye’de uygulanan neoliberal politikaların bu sürecin temelini oluşturduğunu belirten Can, çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreçlerinin işlevsiz hale getirildiğini söyledi. Eskiden uzun ve çok aşamalı incelemelerden geçen projelerin artık hızla onaylandığını ifade eden Can, “Bugün geldiğimiz noktada en gerekli durumlarda bile ‘ÇED gerekli değildir’ kararları verilebiliyor. Hukuksal süreçler devre dışı bırakılıyor, mahkeme kararları dahi zaman zaman yok sayılıyor” dedi.

    Bu durumun yalnızca çevreyi değil, aynı zamanda hukuk sistemini de zayıflattığını belirten Can, Türkiye’de doğanın sistematik bir şekilde tahrip edildiğini ve bunun siyasal tercihlerle doğrudan bağlantılı olduğunu dile getirdi.

    “TOPLUMSAL DİRENİŞ KAÇINILMAZ”

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Veysel Can yaşananlara karşı geliştirilen bireysel direnişlerin dahi büyük önem taşıdığını vurguladı. Bu direnişlerin birleşerek toplumsal bir muhalefete dönüşmesi gerektiğini ifade eden Can, “Bugün bir köyde, bir ormanda verilen mücadele küçük görülebilir ama bunların toplamı büyük bir toplumsal bilinç yaratır. Bu bilinç de demokratik bir değişimin önünü açar” dedi.

    Mevcut iktidarın neoliberal politikaları kararlılıkla sürdürdüğünü belirten Can, bugün engellenen bir projenin yarın başka bir bölgede yeniden gündeme getirildiğine dikkat çekerek, çevre mücadelesinin süreklilik gerektirdiğini ifade etti.

    “ÇEVRECİLERE YÖNELİK BASKI ARTIYOR”

    Çevre mücadelesi veren yurttaşlara yönelik baskıların giderek arttığını belirten Can, doğasını korumaya çalışan insanların gözdağı verilerek susturulmak istendiğini söyledi. Ancak tüm bu baskılara rağmen toplumda güçlü bir çevre bilincinin oluştuğunu ifade eden Can, örgütlü mücadelenin bu süreci tersine çevirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti.

    Can, “Bu böyle gitmeyecek. Türkiye’nin demokratik birikimi ve toplumsal direnci bu süreci aşacak güce sahiptir” diyerek sözlerini tamamladı.

     Cebrail ARSLAN/ANTALYA