Etiket: veli haydar güleç

  • Siyaset akademileri davasında tutuksuz sanıklar dinlendi

    Siyaset akademileri davasında tutuksuz sanıklar dinlendi

    PİRHA- Bir yıllık tutukluluğunun ardından ilk duruşmada adli kontrol şartı ile tahliye olan Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç ile 2’si tutuklu 43 kişinin yargılandığı davanın duruşmasının ikincisi bugün Çağlayan Adliyesi’nde başladı. Duruşmanın ilk gününde tutuksuz sanıklar savunmalarını yaptı.

    Barış ve Demokrasi Partisi’nin 2011 yılındaki siyaset akademilerine yönelik hazırlanan iddianame kapsamında Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10’un yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in de yargılandıkları Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) siyaset akademilerine yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 43 kişi yargılanıyor.

    İlki Silivri Adliyesi’nden görülen duruşmada Büyükşahin ve Güleç’in de aralarında olduğu 6 tutukludan 4’ünün adli kontrol şartıyla serbest kalmasına, 2 kişinin de tutukluğunun devamına karar verilmişti.

    Davanın ikincisi bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. 43 kişinin yargılandığı duruşmanın 3 gün boyunca devam etmesi bekleniyor.

    Tutuklu ve tutuksuz sanıkların hazır bulunduğu duruşma kimlik tespiti ile başladı. Tutuklu sanık Semra Demir, ilk duruşmaya cezaevlerindeki tecride karşı açlık grevinde olduğu için katılmamıştı. Demir’in duruşmanın 3. günü dinlenmesine karar verildi. İlk iki gün ise tutuksuz sanıklar ifade verecek.

    Tutuksuz sanıklar ilk günkü ifadelerinde kendilerine atfedilen tüm suçlamaları reddederek, söz konusu olan 2011-2013 yılları arasındaki Barış ve Demokrasi Partisi’nin yaptığı siyaset akademilerinde görev almalarının, katılmalarının yasal olduğunu belirterek, akademinin yasal bir partinin tüzüğünde yer alan eğitim çalışmalarının bir parçası olduğunu dile getirdiler.

    BDP’nin, bütçeden herhangi bir destek almadığı için oluşturdukları ve iddianamede ‘kumbara’ olarak geçen bağışların parti üyelerinden makbuz karşılığında alınarak, giderler için kullanıldığını aktardılar.

    Katıldıkları belirtilen Gezi eylemleri, 1 Mayıs, basın açıklamalarının ise demokratik bir platformda ve ifade özgürlüğü kapsamında şiddete dayanmadığını belirten tutuksuz sanıklar, yine katıldıkları cenaze ve taziyelerin siyasi değil tamamen insani olduğuna ifade ettiler.

    Mahkeme yarın da tutuksuz sanıkların dinlenmesi ile devam edecek. Tutuksuz sanıkların ifadelerinin ardından 3. gün tutuklu sanık Semra Demir’in savunmasına yer verilecek. Duruşmanın 3. günü ise ara kararın çıkması bekleniyor.

    İddianamede sanıklara, “KCK yapılanması, siyaset akademisi, silahlı terör örgütüne üye olmak, sosyal medya paylaşımları, ortam dinlemeleri, tape kayıtları, basın açıklamaları, tecridi konu edinmeleri, Kürtçe defterler, Sebahat Tuncel’in olduğu bir eyleme katılmak, DTK üyesi olmak, yazılı dokümanlar, örgütsel kitap dergi bulundurmak” gibi suçlamalar yöneltiliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD Genel Merkezi: Eşitlik ve hukuk talebi olan canlara ses olmaya devam edeceğiz.

    DAD Genel Merkezi: Eşitlik ve hukuk talebi olan canlara ses olmaya devam edeceğiz.

    PİRHA- TV 10 Yönetim Kurulu başkanı Veli Büyükşahin, program yapımcı Veli Haydar Güleç’in görülen mahkemelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılması, cezaevinde bulunan Songül Tunçdemir, Zeynep Yıldırım ve devam eden açlık grevleri ile ilgili DAD Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada “Nehak’a karşı durulmaz ise Meydan Hakk Meydanı olmaz” diye ifade edildi.

    TV 10 Yönetim kurulu başkanı, Veli Büyükşahin program yapımcısı Veli Haydar Güleç görülen mahkemelerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. PSAKD çalışma yürüten Songül Tunçdemir, Zeynep Yıdrım’ın cezaevinde tutulması ve açlık grevleri ile ilgili Demokratik Alevi Derneği (DAD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı.

    DAD Eş genel başkanları Musa Kulu ve Selda Güneş ismi ile yapılan açıklamada, “Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç 16 ay sebepsiz bir şekilde cezaevinde tutuldu. Biz berat beklerken adli kontrol şartı ile bırakıldılar. Yine cezaevinde bulunan Songül Tunçdemir ve Zeynep Yıldırım’ın davalarında takipçisi olacağız ifadeleri kullanıldı.

    “Uzun zamandır Alevi kurumlar olarak beklediğimiz ve takipçisi olduğumuz. Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in haksız, hukuksuz tutsak edildikleri dava. 17, 18, 19 Nisan 2019 tarihinde görüldü. Kurumlar olarak tanığı olduğumuz içi boş iddianamelere tanık olduk” ifadelerini yer aldığı açıklama şöyle devam etti:

    “İki gün tiyatral iddianamelerle süren mahkemede bizler bu iddianameden beraat beklerken, baskı altındaki ideolojik angajmanlı mahkeme, son dönemlerin “ Demoklesin Kılıcı” moda uygulaması denetimli serbestlik kararı ile tahliye oldular. Kurum arkadaşlarının, yarenlerin, ailelerin gözleri aydın olsun. Bu hukuksuzluğa tanık olurken yine tutsak alınan Zeynep Yıldırım ve Songül Tunçdemir canlarımızın da davalarının takipçisi olacağız. Diğer tutsak ve Açlık grevinde bulunan, eşitlik ve hukuk talebi olan canlara ses olmaya devam edeceğiz. Nehak’a karşı durulmaz ise Meydan Hakk Meydanı olmaz. Hakk olanın yerini bulması umudu ve direnci ile. Tekrar canlarımıza geçmiş olsun diyor. Ailelerin gözü aydın olsun. Hakk aynanız, Xizir yardımcınız olsun.

    ADIYAMAN-PİRHA

  • TV10 yöneticileri Büyükşahin ve Güleç’ten savunma: Biz neden cezaevindeyiz?

    TV10 yöneticileri Büyükşahin ve Güleç’ten savunma: Biz neden cezaevindeyiz?

    PİRHA- KHK ile kapatılan TV10’un yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in, tutuklandıktan sonra tam 16 ay sonra ilk duruşmaları bugün görüldü. Büyükşahin ve Güleç, haklarında hazırlanan iddianamenin gerçekleri yansıtmadığını belirterek, haksızca cezaevinde tutulduklarını vurguladılar. 

    Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10’un yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in de aralarında olduğu 6’sı tutuklu 43 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması bugün İstanbul Silivri Cezaevi Kampüsü  22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Tam 16 ay sonra geçtiğimiz haftalarda haklarındaki iddianameleri hazırlanan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç, Halis Kanderli, Selahattin Yılmaz, Berkin Oruç ile tutuksuz sanıklar duruşmada hazır bulundu. Cezaevlerindeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan tutuklu Semra Demir ise duruşmaya katılmadı.

    Duruşmaya eski ve mevcut Alevi kurum temsilcilerinden Celal Fırat, Onur Şahin, Zeynal Odabaş, Bülent Felekoğlu, Servet Demir, İmam Balsever, Nergiz Güzel, Sümbül Beltir ile birlikte çok sayıda Alevi temsilci, Alevi yurttaşlar, HDP Milletvekili Kemal Bülbül, HDP MYK üyesi Çilem Küçükkeleş, HDP Parti Meclisi üyesi Nesimi Aday, eski TV10 çalışanları, tutukluların yakınları, avukatlar katıldı.

    Duruşma, sanıkların tespitinin ardından iddianamenin okunmasıyla başladı. Ardından da tutuklu sanıklar savunmalarını yaptılar. Sanıklar, savunmalarında iddianamedeki suçlamaları reddederek, yaptıkları faaliyetlerinin tümünün yasal olduğuna işaret ettiler.

    İddianamede sanıklara yönelik, “KCK yapılanması, siyaset akademisi, silahlı terör örgütüne üye olmak, sosyal medya paylaşımları, ortam dinlemeleri, tape kayıtları, basın açıklamaları, tecridi konu edinmeleri, Kürtçe defterler, Sebahat Tuncel’in olduğu bir eyleme katılmak, DTK üyesi olmak, yazılı dokümanlar, örgütsel kitap dergi bulundurmak” gibi suçlamalar yöneltildi.

    İddianamenin okunmasının ardından sanıklara savunma hakkı verildi.

    “İDDİANAMEYİ HAZIRLAYAN HAKİM FETÖ DAVASINDAN YARGILANIYOR”

    Selda Demir’in avukatı, delillerin yüzde 90’ının hukuksuz olduğunu söyleyerek, “Burada bulunanlar HDP’de siyaset yapılarlar. Hukuka aykırı dinleme yapılmıştır. Bu delillerin dosyadan çıkarılmasını ve duruşmaların Çağlayan Adliyesi’nde devam edilmesini talep ediyoruz.” dedi.

    Avukat Seyit Demir de, hukuka aykırı yol ve yöntemlerle alınan delillerin suç olarak kabul edilemeyeceğini söyledi. Demir, ortam sesi dinlemesi ile Veli Büyükşahin’i ve Veli Haydar Güleç’i yargılayan hakim Ferhat Sarıkaya’nın FETÖ davasında yargılandığına dikkat çekti.

    “HİÇBİRİ SUÇ TEŞKİL ETMİYOR, YASALDIR”

    Konuşmaların ardından tutuklu sanıkların savunmalarına geçildi.

    İlk savunmayı Ergin Oruç yaptı. Oruç, “HDP’de üye ve yönetici olarak görev aldım. Bu anayasal bir haktır. İddianamede gerekçe gösterilecek hiçbir şey yoktur. Tapeler üzerinden yapılan suçlamaları kabul etmiyorum. İddianamede siyasi partinin yasal çalışmaları ve görüşmeleri üzerinden suçlanıyorum. Bunların hiçbiri suç teşkil etmemektedir. Çözüm sürecinde yaptığım paylaşımlara gelince, o günkü durumun bana yansıması kadar doğal bir durum yoktur. Tutukluğumda mağdur oldum. Ailem üzerinde psikolojik etkileri oldu. Tahliye talebinde bulunuyorum” dedi.

    Halis Kanterci de, hakkındaki iddiaların doğru olmadığını söyledi. Kanterci, “Herhangi bir yasadışı faaliyetim söz konusu değil. Tapelerdeki konuşmalar yasal partideki arkadaşlarımladır” dedi. Kanterci, 7 yıl önceki Taksim’de yapılan basın açıklamasına katıldığını söyledi. Kanterci, “Basın açıklamasına polis müdahalesi olduğundan dağılıyorduk. Siyasi parti olarak basın açıklaması yapıyorduk. Newroza katıldık. İzinsiz gittik fakat kimseyi yönlendirmedik” ifadelerini kullandı.

    “İDDİANAMEYE ALEVİ DEDESİ DİYE YAZILMIŞ, BU AYRIMCILIKTIR”

    Kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ise siyaset akademilerine ilişkin suçlamalara değindi:

    Büyükşahin, “Partilerin tüzükleri olur. Bu kurumlarda kendi amaçları doğrultusunda toplantılar yapılır. 90’lı yıllardan beri siyasetin içindeyim. Her parti eğitim faaliyetlerinde bulunur. Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) de o dönem siyaset akademisi için İçişleri Bakanlığı tarafından da yasal olarak izin alınmıştır. Tapeleri doğru bile kabul etseler organizasyonu yapanlar parti yöneticileridir. Bunun mahkeme konusu olması ciddi bir haksızlık ve mağduriyettir. Bunları doğru kabul etsek bile telefon ve ortam dinlemelerinde BDP’nin program tüzüğü anlatılıyor. Ben de parti meclis üyesiydim ve ben de eğitim akademisinde demokrasi, çoğulculuk ve laiklik üzerinden sunum yaptım. Bu neden suç olsun. DTK toplantısına katıldığıma dair bir şey var. İktidar da olanların dahi katıldığı toplantılardı bunlar. Ben niye yargılanıyorum. Eğer suçsa aradan 7 yıl geçti neden beklendi bu kadar. Benim ne yapmamı bekliyordu. Dosya biraz daha kabarsın diye mi beklettiler. Burada iddia makamı açısından iyi niyet beklemiyordum. Daha önce de Adıyaman’da vekil adayı oldum. Destek istedim halktan. Fakat yaptığım görüşmelerim, birilerinin beni desteklemesi örgütsel doküman olarak değerlendiriliyor.

    Ayrıca Alevi bir yurttaşım. İddianameye de Alevi dedesi yazılmış. Bu mezhepçiliktir, ayrımcılıktır. Aleviler yıllarca baskı yaşamış bir halk. Ve benim için bunun yazılmasında iyi niyet aramıyorum.

    Avukat Cengiz Çiçek’in görüşmesinde, ‘Veli Büyükşahin’in Alevi dedesi olduğu Adıyaman’da yoğun oy aldığı, Adıyaman’da sevildiği’ açıklamaları iddianameye girmişti. Büyükşahin bu soruya şöyle cevap verdi:

    “Fezlekede böyle yazıyorlar. Devlet benim Alevi dedesi olduğumu biliyor da neden 9 gün kaldığım gözaltında 2 gün boyunca İstanbul emniyetinde IŞİD’li ile aynı hücrede kaldım? Aleviyim diye beni oraya koydu. Dosyaya bu şekilde yansıtmak suçtur. Benim hakkımda konuşan 3. kişiler beni bağlamaz. Örgütsel doküman olarak geçen, 2012 yılındaki BDP Merkezi Genel Kurulu dönemindeki liste. Bu, partinin 2012-2013 yıllarındaki yasal çalışmaları, telefon görüşmeleridir.”

    “CEZAEVİNDE NEDEN YATTIĞIMI BİLMİYORUM”

    TV10 programcısı Veli Haydar Güleç de, “Cezaevinde neden yattığımı bilmiyorum. Dosyada gizlilik kararı var. Emniyette gözaltında 9 gün kaldım. İfade almayacağız sadece sohbet edeceğiz dediler. Bu çok ilginç bir durum” dedi.

    Güleç savunmasını şöyle sürdürdü:

    “Siyaset Akademisi 7 yıl önce yaşanmış bir olaydır. Siyasetçinin görevi çözüm üretmektir. Hepimizin hayatı ile ilgili kararı siyaset alır. Siyasete girmek cesaret gerektirir. 90’lı yıllarda muhalefet baskı altındaydı. HEP, DEP, HADEP’in aktivistleri, yöneticileri öldürüldüler. Ülkeyi yönetenler vatandaşlardan çözüm üretimi sevmezler. Suya sabuna karışmayan bir siyaset istiyorlar. Biz de böyle olsaydık şu an cezaevinde olmazdık. 28 şubat gibi muhtıralar eksik olmadı. Kürt sorunu, Alevi sorunu, sağlık sorunları görmezden gelindi. Suni sorunlar yaratıldı. İnancımız devlet tarafından değil Aleviler tarafından belirlensin. Bizden toplanan vergilerle Sünni İslam vergileri toplanıyor. Bu ülkenin başbakanı Alevilere değer veriyorsa fedakarlık yapmalı. Biz bu ülkede başta emekçiler olmak üzere insanca yaşam istiyoruz. Vicdanım, aklım duyarsız kalmaz; ben insanım. FETÖ operasyonu hukukun itibarsızlaştığını gösterdi. Mahkemeler vatandaşların adalet aradığı yerdir. Fakat hukuka güven yok. Demokratik yerlerde böyle ifadelerle insanlar tutuklanamaz. FETÖ’nün hedefi Kürtler ve Aleviler. Alevilere sapkın, Kürtlere ise ‘ocaklarına ateş düşsün’ diyen zihniyet. Aradan 7 yıl geçmiş. 7 yılda darbe sonrası OHAL ilan edilmiş. Hürriyetler rafa kaldırılmış. O gün suç olmayan bugün suç olmuş. Bu bir intikamdır, bu bir Kurtla kuzu hikayesidir. Ortada sizi suçlayacak bir şey olmayınca. Ben duyarlı bir vatandaşım ve kendimi sorumlu hissettiğim için siyasetle uğraşıyorum. Bugün sanık sandalyesinde oturmamda siyasetle uğraşmamdandır. Ben suçlu değilim. Yaşam hakkını savunuyorum ve özgür bir ülke istiyorum. Kürtler, Kürt sorunu Cumhuriyet kurulduğundan beri yaşamıştır. Bu sorunların çözümü için uğraştım. Devlet sorunun sonuçlarıyla uğraşmıyor. Aleviyim, ailem Dersim Katliamı’nın tanığı ve sürgünlerindedir. Onlardan öğrendik yaşanmışlığı. Bu yüzden siyasetteki amacımız bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Alevilerin ibadetleri yasaklandı. Pirlerimiz hakaretlere uğradı. Ne istiyor Aleviler? İnanç statüsü. Bu temel insan hakkıdır.  Zorunlu din derslerine hayır diyoruz. Bu ülkenin başbakanı Almanya’da asimilasyon insanlık suçudur, dedi. Evet biz de katılıyoruz. Asimilasyon insanlık suçudur.

    “KIZIMA ANADİLİNİ ÖĞRETMEMİN ÖNÜNÜ KESTİNİZ”

    ATK (Adli Tıp Kurumu) dosyayı 2 kez savcıya gönderdi. Zaman kaybını düşünebiliyor musunuz? Savcı kasıtlı davrandı. O kadar ciddiyetsizlik olamaz. Hayatımız bu kadar mı ucuz? 7 yıl içerisinde hayatımı etkileyen çok şey oldu. Kızım oldu ve onu büyütmek en büyük hedefimdi. Benim bu süre zarfında kızıma anadilini öğretmemin önünü kestiniz. 7 yıl öncekiler suç teşkil etseydi o zaman karşımıza çıkardı. Meşru eylemlere katıldım. Cumartesi anneleri eylemine katıldım. Onlar bu ülkenin vicdanıdır. Bunlara katılmak suçsa bu suça ortağım. Ben barışı savunan bir insanım. Savaş yıkım, gözyaşıdır. İktidarın yönettiği kötülüğün bedelini bu ülkenin muhalifleri ödüyor. Sanki darbeyi muhalefet yapıyormuş gibi.

    Tüzük bir iç hukuktur. Parti çalışanı da bunu öğrenmek zorundadır. Belirtilen hiçbir iddianın dayanağı yoktur. Suç üretme vardır. Yasal bir siyasi parti illegal gösterilmeye çalışılıyor.”

    Güleç’in savunmasının ardından bugünkü duruşma sona erdirildi. Duruşma yarın (18 Nisan) devam edecek. Yarın da tutuksuz sanıklar ile avukatlar savunma yapacaklar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Zeytinburnu PSAKD: Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’e sahip çıkalım

    Zeytinburnu PSAKD: Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’e sahip çıkalım

    PİRHA- PSAKD Zeytinburnu Şube Başkanı Hakan Rakip,  TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in ile PSAKD eski Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşmalarına  katılım çağrısında bulundu. 

    Silivri Cezaevi’de tutuklu bulunan TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in yargılanmalarına yarın Silivri Cezaevi Kampüsü’nde başlanacak. 2 ay önce tutuklanarak Elazığ Cezaevi’nde konulan PSAKD’nin eski Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan’da.PSAKD İstanbul Zeytinburnu Şube Başkanı Hakan Rakip, PİRHA’ya açıklama yaparak, duruşmalara katılım çağrısında bulundu.

    “GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR SIRADAN DEĞİL”

    “Her kesim gibi Alevi toplumu da önemli bir sınavdan geçiyor” diye konuşan Hakan Rakip, Alevilerin hak talebi mücadelesine karşı gelişen gözaltı ve tutuklamaların doğru kavranması gerektiğinin altını çizdi.Bu tutuklamaların sıradanlaştırılmaması çağrısında bulunan Rakip, “Öyle ya da böyle bir darbe girişimi oldu ve bugüne değin darbe koşullarında yaşıyoruz. Ve bu darbe fırsatçılığı on yıllar boyunca zor şartlar altında kazandığımız örgütlülüğümüzü olabildiğince parçalara ayırmak için kullanıldı. Yüzyıllardır yaşam düzenini kendini yenileye yenileye sürdüren ve bir türlü kırılamayan Alevi toplumuna saldırısını gözaltı ve tutuklamalarla yöneltti. Zamanın Yezit ve Muaviye’si bugünün faşist güçleri AKP-MHP Alevi düşmanlığını tıpkı Yavuz Sultan Selim gibi sürdürmektedir” diye konuştu.

    “BİZE DÜŞEN ONLARIN MÜCADELELERİNE SAHİP ÇIKMAKTIR”

    Pir Sultan Abdal’ın “dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” sözlerini hatırlatan Rakip, bu sözleri şimdi ise tutuklu Alevi canların söylediğini vurguladı. Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Zeynep Yıldırım ve Songül Tunçdemir’in hala tutuklu olduğunu ifade eden Rakip, kendilerine düşenin ise onların mücadelelerine sahip çıkmak olduğunun altını çizdi.

    DURUŞMALARA KATILIM ÇAĞRISI

    Rakip, 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri’de görülecek TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in duruşmaları ile 22 Nisan’da Malatya’da görülecek olan PSAKD eski Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşmalarına  katılım çağrısında bulunarak şunları vurguladı:”Bir yılı aşkın süredir Silivri’de tutuklu bulunan Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Sarıyer Cemevi başkanımız Zeynep Yıldırım ve Elazığ Cezaevi’nde ise Songül Tunçdemir canımız bu ruhun taşıyıcılarıdır. Onlar Alevi mücadelesine ödedikleri bedelle yol gösteriyorlar. Bizlere düşen de resmiyette onların siyasette kendi davalarımıza sahip çıkmaktır, Yezid’in elinde yalnız bırakmamaktır. Onlar Yavuz olacaksa, Yezit olacaksa bize de onların karşısında el pençe divan durmayan yol önderlerimizin izine basmak düşer. Alevi felsefesini, kimliğini, değerlerini taşımak bunu gerektirir. Bu anlamda 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri’de Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in, 22 Nisan tarihinde de Songül Tunçdemir canın duruşmalarında yer almalıyız. Biz Alevi kurumları olarak orada olacağız, bütün canlarımızı da bekliyoruz.”

    Önder ÖZDEMİR / İSTANBUL

  • Sezgin Kartal: Cezaevlerindeki canlarımızı sahiplenelim-VİDEO

    Sezgin Kartal: Cezaevlerindeki canlarımızı sahiplenelim-VİDEO

    PİRHA- Alevi aktivist ve gazeteci Sezgin Kartal, Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç ile PSAKD eski Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in yaklaşan duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.   

    Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç’in 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk duruşmaları görülecek.

    2 ay önce tutuklanarak Elazığ Cezaevi’ne gönderilen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kartal Şubesi eski Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan Pazartesi günü saat 09.30’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Alevi hak talep mücadelesi veren canların cezaevinde olmasına tepki gösteren Alevi aktivist ve gazeteci Sezgin Kartal, Alevi kamuoyuna duruşmalara katılım çağrısı yaptı.

    “ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜ EN ZAYIF DÖNEMLERİNDEN BİRİNİ YAŞIYOR”

    Alevilerin bu tür olayları sahiplenmesinin zayıf olduğunu vurgulayan Kartal, Alevi örgütlülüğünün son 30 yılın en zayıf dönemlerinden birini yaşadığını kaydetti.

    Hükümetin baskı politikaları nedeniyle Alevi medyasının Alevi kamuoyuna ulaşmasının son derece kısıtlı olduğuna değinen Kartal, şunları belirtti:

    “Alevi toplumu kendilerini ilgilendiren gündemlerden son derece kısıtlı imkanlarla haberdar olabiliyor. Bu da şu anda cezaevlerinde olan canların sahiplenilmesinin de önüne geçiyor. Bugün cezaevlerinde canlarımız tutukluysa devlet bugün Alevilere dönük operasyonlarını rahatlıkla yapabiliyorsa burada sorgulanması gereken Alevi toplumunun kendisi değil Alevi kurumlarının örgütlülük düzeyi ve niteliğidir. Alevi kurumları kendilerine çeki düzen vermezse oraları Alevice yönetilmezse varılacak sonuç bugün zindanlarda çok sayıda başkanların, yöneticilerin, kanaat önderlerinin tutuklanması gözaltına alınmasıdır. Bunun önüne geçmek örgütlü gücümüze bağlı. Bir an önce Alevi kurumlarının bir arada Alevi yol felsefesine göre kendisini düzenlemesi ve buna göre yeni bir tartışmanın açılması gerektiğini düşünüyorum. Bunu başardığımız ölçüde faşizmin kendisiyle gerçekten sağlıklı bir mücadele hattını da geliştirmiş oluruz.”

    Önder ÖZDEMİR/İSTANBUL

  • ‘Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına kitlesel katılalım’-VİDEO

    ‘Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına kitlesel katılalım’-VİDEO

    PİRHA -KHK ile kapatılan Tv10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve yayın kurulu üyesi ve programcı Veli Haydar Güleç’in 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde; Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan’da Malatya’da görülecek  PSAKD Eğitim Sekreteri Ali Haydar Arıkuşu, herkesi duruşmalara davet etti. 

    KHK ile kapatılan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve yayın kurulu üyesi ve programcı Veli Haydar Güleç, 10 Ocak 2018 tarihinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmış, 18 Ocak ‘2018 tarihinde ise tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Bir yıllık tutukluluğun ardından iddianameleri hazırlanan Büyükşahin ve Güleç’in ilk duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan’da Malatya’da görülecek.

    Alevi kurum temsilcilerinden duruşmalara çağrı gelmeye devam ediyor.

    Aleviler üzerinde özellikle son dönemlerde baskının arttığını ve Türkiye’de AKP iktidarının kuruluşunu yaşarken ezmeye çalıştığı kesimlerden bir tanesinin Aleviler olduğunu söyleyen PSAKD Eğitim Sekreteri Ali Haydar Arıkuşu, tarihte de Alevilerin demokratik, özgürlükçü ve dayanışmacı ruhunun berteraf edilmeye çalışıldığını kaydetti.

    Alevilere yönelik baskıların sadece gözaltılar, tutuklamalar, ev işaretlemeleri olmadığını belirten Arıkuşu, Alevileri korkutma ve sindirmelerinin yanında aynı zamanda şirin görünerek, cemevlerini ziyaret ederek, cemelerinde çeşitli sözler verilerek Alevilerin bir şekilde kontrol altında tutulmaya çalışıldığını kaydetti.

    “İKTİDAR HERKESİ BİR YERLERE YAMAMAYA ÇALIŞIYOR”  

    “Zeynep Yıldırım, Songül Tunçdemir ve TV10 çalışanlarının çalışmalarına baktığımız zaman aslında Alevi olmaktan ve Alevi mücadelesi içinde olmaktan kaynaklı bir baskı içerisinde olduklarını gözlemleyebiliriz” diyen Arıkuşu, iktidarın en önemli göz boyama politikalarından birinin insanları bir yere yamamaya çalışmak olduğunu kaydetti.

    Arıkuşu, Alevilik inancı özgürleşinceye kadar; eşit yurttaşlık hakkı, cemevlerinin  ibadethane olma statüsü, zorunlu din derslerinin kaldırılması, dergahlarımızın açılıp ibadette hazır hale getirilmesi gibi taleplerini elde edene kadar mücadelelerinden asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

    DURUŞMALARA ÇAĞRI

    PSAKD Eğitim Sekreteri Ali Haydar Arıkuşu, bir yılı aşkın süredir tutuklukları süren Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in 17-18-19 Nisan’da görülecek duruşmalarına ve  Songül Tunçdemir’in de 22 Nisan’da Malatya’da görülecek duruşmasına katılım çağrısı yaptı.

    Zeynep Yıldırım’ın ise hala iddianamesinin bile olmadığına dikkat çeken Arıkuşu, herkese bu davalara sahip çıkma çağrısında bulunarak, “Çünkü biz sustukça bunlar durmayacak. Boyun eğmemek için direncimizi geleceğe taşımak için Aleviliği bir varlık olarak orada hissettirmek gerekiyor” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • PSAKD’den Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına çağrı- VİDEO

    PSAKD’den Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına çağrı- VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İstanbul Şubeleri 17-18-19 Nisan tarihlerinden Silivri’de görülecek TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in duruşmaları ile 22 Nisan’da Malatya’da görülecek olan PSAKD eski Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir’in duruşmalarına  katılım çağrısı yaptı. 

    Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç bir yılı aşkın süredir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım da 9 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şube önceki dönem başkanı Songül Tunçdemir ise 2 aydır Elazığ Cezaevi’nde.

    Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan Pazartesi günü saat 09.30’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Henüz iddianamesi bile hazır olmayan Zeynep Yıldırım’ın ise ne zaman hakim karşısına çıkartılacağı bilinmiyor.

    Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Songül Tunçdemir’in yaklaşan duruşmalarına Alevi kurumlarından katılım çağrıları da gelmeye devam ediyor.

    “BASKILARDAN ALEVİLER DE PAYINI ALDI”

    PSAKD İstanbul Şubeleri, bugün yaptığı yazılı açıklamayla duruşmalara katılım çağrısı yaparak tutuklu canların serbest bırakılmasını talep etti.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Yakın tarihte genel seçimler ile yerel seçimler süreci bitti. AKP seçimler sürecinde tekrar iktidarda kalmak için her türlü demokratik hak ve talep için mücadele edenlere karşı baskılar yaptı. Demokratik tek bir talep şiddetle bastırıldı. Milletvekilleri başta olmak üzere belediye başkanları aydınlar, yazarlar, sanatçılar, avukatlar ile ezilenden yana siyaset yapan ve haksızlıklara karşı mücadele eden parti ve kurum yöneticileri, üyeler gözaltına alındı ve tutuklandılar. Bağımsız haber yapan televizyonlar kapatıldı.

    Bu baskı ve tutuklamalardan Aleviler ve Alevi kurum üyeleri de payını aldılar. Alevilerin kendi lokmaları ile kurdukları TV10 kapatıldı. Genel yayın yönetmeni bir yıldır tutuklu bulunan Veli Büyükşahin ve programcısı Veli Haydar Güleç Silivri’de 17-18-19 Nisan’da davaları görülecektir.

    PSAKD bir önceki dönem GYK üyeliği yapmış ve aynı zamanda PSAKD Malatya ve Kartal’da şube başkalığı yapmış olan ve sadece Alevi hak mücadelesi yürüttüğü için KHK ile öğretmenlikten atılan Songül Tunçdemir’in ve uzun süredir Alevi hak mücadelesi yürüten ve Sarıyer’de Şube başkanlığı yapan Zeynep Yıldırım ile onlarca üyemiz haksız ve hukuksuz şekilde tutuklu olarak tutulmaktalar. Bilinmesini isteriz ki nerede haksızlık varsa karşı durmak bizim yol önderlerimizden aldığımız mirastır.

    DURUŞMALARA KATILIM ÇAĞRISI

    Bizler PSAKD İstanbul şubeleri olarak haksızca tutuklu bulunan tutuklularımızın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz. Başta Alevi kurumları olmak üzere demokrasiden yana olan herkesi haksız ve hukuksuz şekilde tutuklanan canlarımız için bizimle birlikte olmaya çağırıyoruz. PSAKD olarak yaptığımız çağrıyla bizler de İstanbul’dan önce 17-18-19 Nisan’da Silivri’de görülecek davada canlarımızı yalnız bırakmamayı, 22 Nisan’da Malatya’da görülecek davaya katılacağımızı belirtiyoruz.”

    “MÜCADELE SIRASI BİZDE”

    Ayrıca PSAKD Disiplin Kurulu Üyesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Üyesi Pir Hasan Doğan da TV10 davasının basite alınamayacak bir dava olduğunu vurgulayarak Alevi toplumuna davalara sahip çıkma çağrısında bulundu. Alevilerin tek tek gözaltına alınarak sindirilmeye çalışıldığını belirten Doğan, bu baskılara boyun eğmeyeceklerini ifade etti. Doğan, “Atalarımız geçmişte nasıl mücadele ettiyse bugün de sıra bizde. Biz kendi tarihsel misyonumuzu yerine getirmek zorundayız” dedi.

    Doğan, ayrıca 20 Nisan’da PSAKD Kartal Şubesi’nde basın açıklaması yaparak ardından otobüsle Malatya’ya doğru yola çıkacaklarını da ekledi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Tutuklu TV10 yöneticileri Alevi toplumunun sesiydi, sahip çıkın’-VİDEO

    ‘Tutuklu TV10 yöneticileri Alevi toplumunun sesiydi, sahip çıkın’-VİDEO

    PİRHA- Eski Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever, TV10 yöneticileri Veli Büyükşahin’in ve Veli Haydar Güleç’in 17-18-19 Nisan’da görülecek duruşmalarına katılım çağrısı yaptı. 

    Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in ve programcı Veli Haydar Güleç’in ilk duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    “BASKIYA KARŞI ORTAK HAREKET EDİLMELİ”

    Eski Demokratik Alevi Derneği Eyüp Şubesi Eş Başkanı İmam Balsever PİRHA’ya konuşarak mahkemeye katılım çağrısı yaptı.

    Alevilere yönelik ciddi bir baskı olduğunu vurgulayan Balsever, Alevi örgütlerinin Alevi toplumuna sahip çıkması gerektiğini işaret etti. Alevilerin faşizme, devletin baskısına ve zorbalığa karşı tüm toplumsal kesimlerle ortak hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Balsever, TV10 yöneticilerinin yaklaşan duruşmalarına da katılım çağrısı yaptı.

    DURUŞMALARA ÇAĞRI

    Balsever “Ortak bir akıl geliştirilmeli burayı çok güçlü sahiplenmeliyiz. Mahkeme süreçlerini Alevi toplumu, Kürtler, emekçiler sahiplenmelidir. Birlikte hareket etmeliyiz artık.” dedi.

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin’in ve programcı Veli Haydar Güleç’in bir yılı aşkın süredir hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulduklarını söyleyen Balsever, “Bu iki canımız Alevi toplumunun sesiydiler. Onların suçsuz günahsız bir şekilde cezaevinde olması vicdanlarımızı incitiyor. Tüm toplumu o gün bu davayı sahiplenmeye çağırıyorum.” diye ifade etti.

    NE OLMUŞTU?

    Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) siyaset akademilerine yönelik 2014 yılında başlatılan soruşturma kapsamında 15 kişi ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 18 Ocak 2018’de tutuklanmıştı. Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç de bahsi geçen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Bir yılı aşkın bir tutukluluğun ardından iddianameleri hazırlanan Büyükşahin ve Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Büyükşahin ve Güleç, sık sık cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle gündeme gelmişti. Ancak cezaevi yönetimi tarafından bu talepleri sürekli reddedilmişti. Büyükşahin, Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe göndermişti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu da gönderilen dilekçeyi Adalet Bakanlığı’na ileterek inceleme yapılmasını talep etmişti. (HABER MERKEZİ)

  • Eski TV10 çalışanlarından duruşmaya katılım çağrısı

    Eski TV10 çalışanlarından duruşmaya katılım çağrısı

    PİRHA- Bir yıla aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç için eski TV10 çalışanları açıklama yaparak duyarlı olan herkesin duruşmaya katılmaya çağırdı. 

    Bir yıla aşkın bir süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Eski TV10 çalışanları yaptıkları yazılı açıklamayla Alevi kurumlarını ve gazetecileri duruşmaya çağırdı.

    DOSYADA 7 KİŞİ TUTUKLU YARGILANIYOR

    Eski TV10 yöneticilerinin 1 yıldan fazla bir süredir Silivri Cezaevi’nde tutuldukları hatırlatılan açıklamada, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası AKP hükümeti tarafından KHK ile kapatılan Alevilerin sesi TV10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve yayın kurulu üyesi, programcı Veli Haydar Güleç’in 10 Ocak 2018 tarihinde İstanbul’daki evlerine yapılan baskınla gözaltına alındıkları ve 18 Ocak 2018 tarihinde ise tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderildiği hatırlatıldı.

    Yasal bir partinin siyaset akademileri çalışmalarına katılmalarına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 43 kişinin yargılandığı kaydedilen açıklamada, 43 kişiden 16’sının tutuklu olduğu dosya kapsamında 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tensip kararıyla 9 kişi tahliye edilirken 7 kişi ise hala tutuklu yargılandığı bilgisi verildi.

    DURUŞMA 17-18-19 NİSAN’DA

    Büyükşahin’in ve Güleç’in Silivri Cezaevi’nde tutuldukları süre içinde Alevi dedesi talebi de dahil pek çok taleplerinin yerine getirilmediği belirtilen açıklamada, 17-18-19 Nisan’da görülecek duruşmada Büyükşahin’in ve Güleç’in serbest bırakılmasını istendi.

    Alevi kurumları ve duyarlı olan herkesin duruşmaya katılması çağrısında bulunulan açıklamada, basın mensuplarının da davayı takip etmesi istendi. (HABER MERKEZİ)

  • ADFE Başkanı Fırat’tan Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına çağrı-VİDEO

    ADFE Başkanı Fırat’tan Büyükşahin, Güleç ve Tunçdemir’in duruşmalarına çağrı-VİDEO

    PİRHA- Alevi kurumlarının baskılar karşısında iyi bir refleks gösteremediklerini belirten Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat,  tutuklu bulunan Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Songül Tunçdemir’in yaklaşan duruşmalarına çağrıda bulundu. Fırat, bu kez iyi bir kamuoyu oluşturulması halinde canların serbest bırakılabileceğini söyledi. 

    Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç bir yılı aşkın süredir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım da 9 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şube önceki dönem başkanı Songül Tunçdemir ise 2 aydır Elazığ Cezaevi’nde tutuklu.

    Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan Pazartesi günü saat 09.30’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Henüz iddianamesi bile hazır olmayan Zeynep Yıldırım’ın ise ne zaman hakim karşısına çıkartılacağı bilinmiyor.

    Alevi kurumlarından yaklaşan duruşmalara katılım çağrıları da gelmeye devam ediyor. Alevi kurumlarının baskılar karşısında iyi bir refleks gösteremediklerini belirten Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, bu kez iyi bir kamuoyu oluşturulması halinde tutuklu bulunan canların serbest bırakılabileceğine işaret etti.

    “BİZ SARI ÖKÜZLERİMİZİ ÇOKTAN VERDİK”

    Uzun süredir Alevilere yönelik baskının devam ettiğine dikkat çeken Fırat, Alevi örgütlerinin bununla ilgili iyi bir refleks göstermediğini belirterek “Biz ancak birbirimizle uğraşıyoruz, böyle bir hastalığımız var. Bir eleştiri yapılacaksa sağda solda birbirimize laf yetiştirerek değil ortak bir noktada oturup beraber nasıl yol yürümeli, bu tür meselelere nasıl bir refleks göstermeli bunun için bir bellek hazırlamak lazım. Yoksa birbirimize laf yetiştirirsek bizi çok döverler. Diyorlar ya ‘sarı öküzü vermemek lazım’. Biz çoktan sarı öküzlerimizi verdik” diye konuştu.

    “ALEVİLER BU SÜRECİN DIŞINDA KALDI”

    Devam eden açlık grevlerine değinen Fırat, “İnsanlar adalet gelmesi için bedenlerini açlıkla ölüme terk etmişlerse, sözde 72 millete aynı gözle gören, ceberut mantık nerede varsa onunla mücadele ettiğimizi söyleyen biz Aleviler bu sürecin bence çok dışında kaldık” diyerek Alevilerin açlık grevleri konusundaki sessizliğini eleştirdi. Bu zulmün son bulmasını umut ettiklerini söyleyen Fırat, ADFE’nin bundan sonra bu tür konularla ilgili daha iyi bir refleksi olacağını kaydetti.

    DURUŞMALARA KATILIM ÇAĞRISI

    KHK ile kapatılan Tv10’da program yaparken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç ile birlikte çok çalıştıklarını dile getiren Fırat, Büyükşahin ve Güleç’in 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde, PSAKD Kartal Şube eski Başkanı Songül Tunçdemir’in ise 22 Nisan’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Okmeydanı Cemevi Başkanı: İyi bir adalet işletilirse her şey kendiliğinden yükselir -VİDEO

    Okmeydanı Cemevi Başkanı: İyi bir adalet işletilirse her şey kendiliğinden yükselir -VİDEO

    PİRHA- Alevi hak talep mücadelesi veren canların cezaevinde olmasına tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ((HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, tutukluların bir an önce serbest bırakılmasını talep etti.

    Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç bir yılı aşkın süredir, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım da 9 aydır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kartal Şube önceki dönem başkanı Songül Tunçdemir ise 2 aydır Elazığ Cezaevi’nde tutuklu.

    Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Songül Tunçdemir’in duruşması ise 22 Nisan Pazartesi günü saat 09.30’da Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Henüz iddianamesi bile hazır olmayan Zeynep Yıldırım’ın ise ne zaman hakim karşısına çıkartılacağı bilinmiyor.

    Alevi hak talep mücadelesi veren canların cezaevinde olmasına tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ((HBVAKV) Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, tutukluların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

    TÜRKİYE’DEKİ ADALET ALGISI

    Türkiye’deki adalet algısının kesimlere göre farklı işlediğine vurgu yapan Şahin, 22 Mayıs 2014 tarihinde Okmeydanı Cemevi bahçesinde polis kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt davasını hatırlatarak “Vuran belli, nasıl vurulduğu belli her şey açık ama 12 bin 100 lirayla mahkeme serbest bıraktı.” dedi.

    İnsanların bir muhalif söylemlerinden, bir programa ya da mitinge katılmalarından veya bir slogan atmalarından dolayı aylarca ve yıllarca suçsuz yere cezaevinde yatırıldığını ifade eden Şahin, “Bu hak mıdır, adalet midir? Bunların düzelmesini istiyoruz” diye belirtti.

    “HEPSİ ZİNCİRLEME BİRBİRİNE BAĞLI”

    Adalet kavramının gerçek manada işletilmesiyle birlikte ekonominin de düzelebileceğine vurgu yapan Şahin, “Tencere yanıyorsa ekonomik biter, insanlar iş bulamıyorsa ekonomi biter, insanlar evine ekmek götüremiyorsa ekonomi biter, insanlar suçsuz yere cezaevindeyse ekonomi biter. İyi bir adalet işletilirse her şey yerini bulursa, işsizlik biterse, daha güzel eğitim verilirse her şey kendiliğinden yükselir. Hepsi zincirleme birbirine bağlıdır.” diye konuştu.

    DURUŞMALARA KATILIM ÇAĞRISI

    Şahin ayrıca 17-18-19 Nisan’da Silivri Cezaevi Kampüsü’nde görülecek olan Tv10 yöneticileri Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç’in duruşmaları ile 22 Nisan’da Malatya’da görülecek olan PSAKD Kartal Şubesi önceki dönem başkanı Songül Tunçdemir’in duruşmalarına katılım çağrısı yaptı.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • Avukatlarından Tv10 yöneticilerinin duruşmasına katılım çağrısı-VİDEO

    Avukatlarından Tv10 yöneticilerinin duruşmasına katılım çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Tutuklu Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan’da Silivri Cezaevi Kampüsü’de bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Büyükşahin ve Güleç’in avukatları Seyit Demir ile Zülfikar Erden, iddianamede suç unsuru teşkil edebilecek herhangi bir şey bulunmadığını belirterek Alevi kamuoyuna duruşmaya katılım çağrısı yaptı. 

    KHK ile kapatılan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç, 10 Ocak 2018 tarihinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmış, 18 Ocak ‘2018 tarihinde ise tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Bir yıllık tutukluluğun ardından iddianameleri hazırlanan Büyükşahin ve Güleç’in ilk duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Büyükşahin ve Güleç’in yargılandıkları Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) siyaset akademilerine yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 43 kişi yargılanıyor. 43 kişiden 16’sının tutuklu olduğu dosya kapsamında 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği tensip kararıyla 9 kişi tahliye edilirken 7 kişi ise hala tutuklu yargılanıyor.

    Büyükşahin ve Güleç’in iddianamelerini değerlerinden avukatları Seyit Demir ile Zülfikar Erden, toplamda 60 klasör ve 1200 sayfa civarında bulunan iddianamede suç unsuru teşkil edebilecek herhangi bir şey bulunmadığını belirtti.

    “YARGITAY KARARLARI BERTARAF EDİLİYOR”

    Tutuklu olarak yargılanan Büyükşahin ve Güleç için henüz herhangi bir yargılamadan bahsedilemeyeceğini kaydeden avukat Seyit Demir, yapılan soruşturmanın 2001 yılında FETÖ’cü  cemaatçi polislerin açtıkları dosyadan ibaret olduğu ve o dönemde bile herhangi bir suç teşkil etmediği için tozlu raflara kaldırıldığını ifade etti. Cemaatçi polislerin bugünün cumhurbaşkanı olan Tayyip Erdoğan’ı, ailesini, bakanları dinlediklerini hatırlatan Demir, Yargıtay’ın cemaatin yapmış olduğu teknik takiplerin hukuka aykırı olduğu ve bunlarla herhangi bir hüküm kurulamayacağı yönünde sayısız kararlar verdiğini ekledi. Demir, ancak söz konusu Alevi muhalefeti ve Alevi basını olunca tüm bu kararların bertaraf edildiğine vurgu yaptı.

    İRONİK DAVALAR

    Demir, “Bu soruşturmanın olduğu dönemde bugünün cumhurbaşkanının açıklamaları var; ‘Analar ağlamasın’ diyerek geliştirdiği bir süreç var. O dönemde Pensilvanya’da bulunan Fethullah Gülen de ‘Ocaklarını söndürün, ocaklarına ateş salın’ diyor. Burada iktidar içinde iktidarın iki farklı kanadı arasında bir çatışma var ve aslında bu çatışmanın bir tezahürü. O dönemde yapılan teknik takipler zaten KCK yargılamalarına dönüştü, binlerce kişi gözaltına alındı, binlerce kişi suçsuz yere yıllarca tutuklu olarak yargılandı. O dönemde bile cemaatin polisleri bu dosyalarda dava açabilecek bir delil bulamamış ki bunları tozlu raflara terk etmiş. Ama çok ironik ki bugün bunlar dava olarak karşımıza çıktı.” dedi.

    BAZI ABSÜRD SUÇLAMALAR

    İddianamede Büyükşahin ve Güleç’in aleyhine delil kabul edilebilecek hiçbir husus olmadığını söyleyen Demir, dosyada yer alan absürd suçlamalardan şu örnekleri verdi:

    “Müvekkillerimiz ekolojik toplumdan bahsediyor, ekolojik toplumla ilgili kolluk görevlisi müvekkilimize ‘bu örgüt söylemi’ diyor. Bu mahkemede de sorgu hakimliğinde de ‘Bu örgüt söylemi değil mi?’ şeklinde soruluyor. Oysa ekolojik toplumu yasa dışı bir örgüt söylemi kabul edersek yeşiller hareketinin tüm dünyadaki üyelerinin cezaevlerinde olması gerekir, yargılanması gerekir. Müvekkilimiz yaptığı bir toplantıda kadın haklarından bahsediyor, toplantı da teknik takibe takılmış ve dinlenmiş, bu da örgüt söylemi olarak kabul ediliyor. Oysaki kadın hareketi geçmişi, tarihi çok köklü olan bir hareket. Feminist hareketler hala daha faal. Bunları yasa dışı örgüt söylemi kabul etmek en basit ifadeyle akla zarar beyanlar.”

    Şu anki hükümetin en küçük bir muhalif sese bile tahammülü olmadığına dikkat çeken Demir, “İktidar sadece sessizlik istemiyor tam bir sessizlik istiyor. En ufak bir aykırı sese de tahammül göstermiyor. Bütün bu dosya içeriği de bize bunu anlatıyor” dedi.

    “MUHALİFLERE KARŞI TOPYEKUN BİR DEVLET BASKISI VAR”

    Avukat Zülfikar Erden ise bu davanın Tv10’un kapatılması gibi hukuksal alt yapısı olmayan tamamen siyasi gerekçelerle açılmış bir dava olduğunu belirtti.

    Dosyanın 2011-2012 yılında cemaatçi polislerin yaptığı telefon ve ortam dinlemelerinden ibaret olduğunu hatırlatan Erden, bu ortam dinlemelerinde konuşulan konuların kadın sorunu, Alevi sorunu, Kürt sorunu gibi toplumsal sorunlarla ilgili olduğunu ifade etti.

    Üzerinden 7-8 yıl geçtikten sonra bu dosyanın davaya dönüştürülmesinin ne kadar siyasi bir karar olduğunu gösterdiğini dile getiren Erden, “Söz konusu dosyaların şimdi terör örgütü olarak lanse edilen, zamanında devletle, iktidarla kol kola olan FETÖ üyelerinin, cemaatin hazırladığı dosyalar olması ve buna rağmen bu dosyalar üzerinden siyasal iktidarın da muhaliflere karşı bir dava, soruşturma, baskı yoluna başvurması aslında zımnen de olsa hala cemaat ve iktidarın ne kadar kol kola, ortak hareket ettiğinin göstergesi. Çünkü bunun aslında bir hukuksal alt yapısı olmadığı için muhaliflere karşı topyekun bir devlet politikası, baskısı olduğunu görüyoruz” şeklinde ifade etti.

    ALEVİ KAMUOYUNA ÇAĞRI

    “Bütün bir toplumsal baskıyla ilgili olduğu için bu dosyanın bütün demokratik kamuoyu tarafından, toplum tarafından sahiplenilmesi çok önemli” diyen Erden, Alevi kamuoyuna, kurumlarına, derneklerine, demokratik kitle örgütlerine, sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere ve demokratik kamuoyuna Büyükşahin ve Güleç’in duruşmalarını sahiplenme ve duruşmaya katılım çağrısı yaptı.

    NE OLMUŞTU?

    Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) siyaset akademilerine yönelik 2014 yılında başlatılan soruşturma kapsamında 15 kişi ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 18 Ocak 2018’de tutuklanmıştı. Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç de bahsi geçen soruşturma kapsamında tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    Bir yılı aşkın bir tutukluluğun ardından iddianameleri hazırlanan Büyükşahin ve Güleç’in duruşmaları 17-18-19 Nisan tarihlerinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde bulunan 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Büyükşahin ve Güleç, sık sık cezaevinde inançlarını sürdürebilmek için Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle gündeme gelmişti. Ancak cezaevi yönetimi tarafından bu talepleri sürekli reddedilmişti. Büyükşahin, Alevi dedesiyle görüşme talepleriyle ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe göndermişti. Meclis İnsan Hakları Komisyonu da gönderilen dilekçeyi Adalet Bakanlığı’na ileterek inceleme yapılmasını talep etmişti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Tutuklamalar ve gözaltılar ile Alevilere bir mesaj verilmeye çalışılıyor’ – VİDEO

    ‘Tutuklamalar ve gözaltılar ile Alevilere bir mesaj verilmeye çalışılıyor’ – VİDEO

    PİRHA- Son süreçte artan tutuklamalara tepki gösteren Alevi Yazar Süleyman Zaman, “Özellikle Alevilere yönelik baskıların hızla arttığını görüyoruz. İnsanların artık hak aramaya korkmaya başladığı bir dönemdeyiz” dedi.

    Alevi Yazar Süleyman Zaman son dönemlerde Alevi kurumlarına yönelik yapılan baskılara ve artan tutuklamalara ilişkin konuştu.

    Alevilere yönelik baskıların hızla arttığına dikkat çeken Zaman, “Adaletsizliğin üst noktalara vardığını insanların artık hak aramaya korkmaya başladığı bir dönemdeyiz. Daha doğrusu toplumsal baskı uygulayarak insanların hak aramasını önlemeye dönük bu tutuklamaların bu baskıların aslında son dönemde daha fazla arttığını görüyoruz. Bu sadece günümüzde yaşanan bir durum değil. Geçmişte de Alevilere yönelik bu tür tutuklamaların, kıyımların, baskıların olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLERE DÖNÜK BİR MESAJ VERİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Aleviliğin ortaya koymuş olduğu eşitlikçi, özgürlükçü, dayanışmacı ve demokratik anlayışın, egemen anlayışı rahatsız ettiğini dile getiren Zaman, “Bir toplumsal hareketlilik oluşturabilir mi diye Alevi aydınlarından, Alevi yazarlarından, Alevi yöneticilerinden, korkulmaya başlandığını görüyoruz. Özellikle Alevilerin bu tür toplumsal olaylarla karışmaması için Alevilere dönük bir mesaj verilmeye çalışılıyor” şeklinde konuştu.

    Eğitimci ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticilerinden Songül Tunçdemir ile 9 aydır tutuklu olan Armutlu Cemevi Başkanı  Zeynep Yıldırım’ın halen neden yargılandıklarını bilmediklerini, dosyalarının dahi hazırlanmadığını söyleyen Zaman, “Yine bir yıldan fazladır TV 10 yöneticisi ve programcısı Veli Büyükşahin ve Veli Haydar Güleç tutuklu bulunmakta. Dolayısıyla tutuklu bulunanların varsa suçları bir an önce dosyası hazırlanıp mahkemeye çıkarılmaları, suçları yoksa da bir an önce serbest bırakılmaları gerekiyor. Adalet bunu diyor” dedi.

    “ADALETİN YOK EDİLDİĞİ TOPLUMSAL BİR YAPIYA DOĞRU GİDİYORUZ” 

    Adalet duygusunun yok edildiği toplumlarda kaosun oluşabileceğini dile getiren Zaman, konuşmasını şu cümlelerle noktaladı: “Kaos olmaması için adalet duygusunun insanların vicdanlarında öne çıkması gerekiyor. AKP, 17 yıl önce adalet anlayışı ile iktidara geldi. Fakat bunların hiç birisini yerine getiremediğini görüyoruz. Adaletin hızla yok edildiği toplumsal bir yapıya doğru hızla gidiyoruz. Özellikle Alevilere yönelik son dönemde baskıların artmasının altında bir mesaj olduğunu ve bir an önce bu tutuklamaların sona erdirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cezaevinde Alevi dedesi talep eden tutuklulara cevap: İmam verebiliriz

    Cezaevinde Alevi dedesi talep eden tutuklulara cevap: İmam verebiliriz

    PİRHA- Bir yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç bu Hızır orucunu cezaevinde tutmak zorunda kaldılar ve Alevi dedesiyle görüşme taleplerini yinelediler. Büyükşahin ve Güleç’in avukatı Seyit Demir, sürecin Aleviler için farklı işlediğini kaydetti. Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de Tv10 çalışanlarının bu talebinin Alevi kurumlarının ana talepleri içerisinde yer alması gerektiğini belirtti. 

    Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde olan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile programcı Veli Haydar Güleç, cezaevinde Aleviler için kutsal olan iki Hızır ve bir Muharrem ayı geçirdi. Büyükşahin ve Güleç, Hızır ve Muharrem aylarında inançları gereği yapacakları ibadetleri yapamadılar. Cezaevinde kaldıkları süre içerisinde tuttukları oruçlarda gerekli koşulların sağlanmadığı Tv10 çalışanlarının Alevi dedesiyle görüşme talepleri de reddedilmişti. Büyükşahin, bu konuda Alevi kamuoyunda farkındalık yaratmak için Alevi kurum başkanlarına mektup göndermiş ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe göndermişti.

    Öte yandan yine 14 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 8 Şubat 2019’da tahliye edilen Kemal Demir de tutuklu bulunduğu süre içerisinde inancı gereği yapması gereken ibadetleri cezaevinde eksik yapmak zorunda kalmış ve Alevi dedesi talebi de karşılanmamıştı.
    Yine CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem de bir Alevi dedesiyle görüşme talebi olmuş fakat reddedilmişti.

    Alevi tutukluların bu talepleri CHP ve HDP’li vekiller aracılığıyla meclis kürsüsünden dile getirilmişti.

    Şimdi de Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayında oruçlarını cezaevinde tutmak zorunda kalan Büyükşahin ve Güleç, inançları gereği oruçlarının ardından tutmaları gereken Hızır cemini de Alevi dedesiyle görüşme talepleri kabul edilmediği için tutamadılar.

    Bu Hızır orucunu da cezaevinde tutmak zorunda kalan Büyükşahin ve Güleç, cezaevinde lokma dağıttı ve inançları gereği kutsal olan bu ayda bir Alevi dedesiyle görüşmek için Adalet Bakanlığı’na dilekçe gönderdiler.

    SÜREÇ ALEVİLER İÇİN FARKLI İŞLİYOR

    Büyükşahin ve Güleç’in avukatı Seyit Demir, tutuklu ve hükümlülerin din adamıyla görüşme hakları olduğunu belirterek, “Yani bir yakını vefat eden bir kimse Sünni inancındaysa imam çağırıp onunla beraber duasını, ibadetini yapabiliyor. Ama Aleviler açısından bu şekilde çalıştırılmıyor. Bunun çalışmadığını pratik olarak gerek Veli Büyükşahin’in gerek Kemal Demir’in taleplerine verilen cevaplarda gördük.” dedi. Cezaevi yönetiminin Tv10 çalışanlarının Alevi dedesi taleplerine ‘İmam verebiliriz ancak Alevi dedesi çağıramazsınız’ şeklinde cevap verdiklerini hatırlatan Demir, bunun hem din ve vicdan hürriyetini hem de ibadet hakkının engellenmesi anlamına geldiğini kaydetti. Demir, bu anlayışın eski Cumhurbaşkanlarından Süleyman Demirel’in Alevilerin cemevi yapma taleplerine verdiği ‘İnanan orada cami var gitsin camide ibadetini yapsın’ cevabının güncel versiyonu olduğunu dile getirdi.

    AİHM’E BAŞVURACAĞIZ

    Bir Alevi dedesiyle görüşme taleplerinin reddedilmesinin müvekkillerini inançsal açıdan zor durumda bıraktığının altını çizen Demir, bu konuda haklarını sonuna kadar arayacaklarını iç hukuk yollarının tükenmesi halinde AİHM’e başvuracaklarını belirtti.

    KURUMLAR ANA TALEPLERİ ARASINA ALMALI

    Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz de cezaevindeki Tv10 çalışanlarının başlatmış olduğu cezaevinde Alevi dedesiyle görüşme talebinin, Alevi hak talep mücadelesi veren Alevi kurumlarının talepleri arasına alınması gerektiğini vurguladı. Baskı ve sindirme politikalarının arttığını ve bunun sonucunda tutuklamaların çok olduğunu belirten Deniz, cezaevlerinde insanları dizayn etme çabası olduğunu kaydetti. Bu sıkıntılı süreçte Alevilerin muhalif oldukları, bu sistemde inancını bulamadığı ve sistemi eleştirdiği için daha çok hedefte olduklarını ifade eden Deniz, cezaevinde bulunan ve bulunacak olan Alevilerin inançsal boyutta taleplerinin karşılanması için Alevi kurumlarının bu konuda bir yol haritası çizmek zorunda olduğunu kaydetti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cezaevinde iki Hızır, bir Muharrem

    Cezaevinde iki Hızır, bir Muharrem

    PİRHA- Bir yılı aşkın süredir cezaevinde bulunan Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin ile Veli Haydar Güleç bu Hızır orucunu da cezaevinde tutmak zorunda kaldılar. Cezaevinde iki Hızır bir de Muharrem ayı geçirip oruç tutan Tv10 çalışanlarının inançsal ritüelleri için Alevi dedesiyle görüşme talepleri ise hala karşılanmadı.

    Şubat Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayıdır. Bu ayda Hızır orucu tutan Aleviler, oruçlarının bitmesiyle Hızır cemi yapıp lokmalar dağıtırlar. Ancak cezaevinde bulunan Aleviler için bu, böyle işlemiyor.

    Bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile programcı Veli Haydar Güleç, cezaevinde Aleviler için kutsal olan iki Hızır ve bir Muharrem ayı geçirdi. Büyükşahin ve Güleç, Hızır ve Muharrem aylarında ibadetlerini yapamadılar. Cezaevinde kaldıkları süre içerisinde oruç tuttuklarında gerekli koşulların sağlanmadığı Tv10 çalışanlarının Alevi dedesiyle görüşme talepleri de reddedilmişti. Büyükşahin, bu konuda Alevi kamuoyunda farkındalık yaratmak için Alevi kurum başkanlarına mektup, Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe göndermişti.

    Öte yandan yine 14 ay Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 8 Şubat 2019’da tahliye edilen Kemal Demir de tutuklu bulunduğu süre içerisinde ibadetlerini cezaevinde eksik yapmak zorunda kalmış ve Alevi dedesi talebi ise karşılanmamıştı.

    Yine CHP’nin eski milletvekili Eren Erdem’in de bir Alevi dedesiyle görüşme talebi olmuş fakat reddedilmişti.

    Alevi tutukluların bu talepleri CHP ve HDP’li vekiller aracılığıyla meclis kürsüsünden dile getirilmişti.

    Şimdi de Aleviler için kutsal kabul edilen Hızır ayında oruçlarını cezaevinde tutmak zorunda kalan Büyükşahin ve Güleç, inançları gereği oruçlarının ardından tutmaları gereken Hızır cemini de Alevi dedesiyle görüşme talepleri kabul edilmediği için yapamadılar.

    “AÇLIK GREVİNDEKİLERE HIZIR OLUNMALI”

    Üryan Hızır Ocağı evlatlarından olan Büyükşahin, görüşçüsü aracılığıyla ocak süreklerine göre Şubat ayının ikinci Perşembesi başladığı Hızır orucunu, Şubat ayının üçüncü Perşembesi sonlandırdığını ve cezaevinde lokma dağıttığını söyledi.

    Cezaevinden Hızır mesajı gönderen Büyükşahin, şunları kaydetti.

    “Bu ay Aleviler için çok önemlidir. Aleviler Hızır orucu tutarlar bu ayda. Cezaevinde oruç tutmak zor ama daha önemli. Çünkü asıl önemli olan orucu zor koşullarda tutmak. Burada Hızır orucu tutan yok bizden başka ama herkes gelip ‘Hızır kabul etsin’ diyor. Oruç olduğum için yemek yiyemiyorum ama arkadaşlarım bana ayırıyorlar. Kantinden alınan ufak tefek peynir zeytinle kurulan soframız çok bereketli oluyor. Önemli olan birbirimize Hızır olmaktır. Burada da arkadaşlarım bana Hızır oluyor. Hızır her yerdedir. Dışarıda ve cezaevlerinde devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevleri var. Asıl zor koşulları olan cezaevlerinde insanların birbirlerinin Hızırı olması lazım.”

    Büyükşahin, inançları gereği kutsal olan Hızır ayı içerisinde bir Alevi dedesiyle görüşme talebiyle ilgili Adalet Bakanlığı’na dilekçe gönderdiğini de belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tutuklu TV10 yöneticilerinin duruşma tarihi belirlendi

    Tutuklu TV10 yöneticilerinin duruşma tarihi belirlendi

    PİRHA – Silivri Cezaevi’nde 1 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ve programcı Veli Haydar Güleç’in duruşma tarihinin 17-18-19 Nisan olarak belirlendiği öğrenildi. 

    10 Ocak 2018’de gözaltına alınan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin ile Tv10 programcı Veli Haydar Güleçi 1 yıl önce 18 Ocak’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

    TV10 yöneticilerinin duruşma tarihlerinin 17-18-19 Nisan olduğu belirtildi. Büyükşahin ve Güleç bu tarihlerde Silivri’de yargılanmaya başlayacaklar.

    Aynı dosyada tutuklu bulunan 8 kişi tahliye edilirken TV10 çalışanları ve beraberindeki 4 kişinin tutukluğu devam ediyor.

    Tahliye edilenlerin isimleri şöyle: Binali Palandöken, Mehmet Akar, Adnan Kaçmaz, M. Ali Altın, Cimşit Atalay, Yavuz Akar, Cemil Demirbaş, Celal Sakyen.

    (HABER MERKEZİ)

  • Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    Armutlu Cemevi Başkanı Yıldırım’dan mektup: Cezaevi soğuk, üşüyoruz

    PİRHA – Yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevi’nde tutuklu olan İstanbul Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Celal Fırat’a bir mektup göndererek, cezevinde yaşadığı hukuksuzluklara dikkat çekti. Yıldırım cezaevinin soğuk olduğunu, giyindikleri kalın elbiselerin bile kendilerinden alındığını kaydetti. 

    İstanbul’da evine yapılan baskınla gözaltına alınan Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım yaklaşık bir yıldır Silivri Cezevinde tutuklu bulunuyor.

    Alevi Dernekler Federasyon’u Başkanı Pir Celal Fırat yaklaşık bir yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan Zeynep Yıldırım’ın kendisine gönderdiği mektuba ilişkin Pir Haber Ajansına konuştu.

    “CEZAEVLERİ SOĞUK ÜŞÜYORUZ”

    Yıldırım’ın gönderdiği mektupta cezaevindeki hukuksuzluklara ve yaşadığı sıkıntılara değindiğini kaydeden Fırat, Yıldırım’ın ‘Cezaevinin soğuk olduğunu ve giydikleri kalın elbiselerin dahi kendilerinden alındığını, üşüdüklerini ve kendisini kimse ile görüştürmediklerini’ belirttiğini ifade etti.

    Pir Celal Fırat’ın aktardığına göre, Zeynep Yıldırım, cezaevinde yaşadıkları sıkıntıların son bulmasını, toplumun buna yönelik duyarlı olmasını istedi.

    “HERKES YAN YANA VE BERABER OLMALI”

    Yıldırım’ın cezevinde yaşadıkları tüm hukuksuzluklardan Adalet Bakanının ve cezaevi yönetiminin sorumlu olduğunu ifade ettiğini söylen Fırat, Yıldırım’ın mektubunda, ‘Türkiye’nin bugünkü gidişatına ilişkin üzüldüklerini, herkesin yan yana olmasını, beraber olmasını ve geçmişten ders çıkarılmasını istediğini kaydetti.

    ” TUTUKLU ARKADAŞLARIMIZIN TALEPLERİNİ HAYKIRMALIYIZ”

    Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım ile tutuklu TV10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ve Kemal Demir arkadaşlarımızın talep ve isteklerini daha gür bir şekilde haykırmamız ve iletmemiz lazım” diyen Fırat, “Veli Büyükşahin, Zeynep Yıldırım ve diğer arkadaşlar için Pazar günü Ankara’da tüm Alevi kurumları ile birlikte cezaevinden gelen mektuplara, hak taleplerine ve eğitime ilişkin bir açıklama yapacağız. Tüm Alevi kurumları ile bundan sonra ne yapabiliriz, nasıl çözüm üretebiliriz şeklinde aramızda tartışma yürüteceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevi kurumlarına ve vekillere çağrı: Etkili ve güçlü adımlar atın’

    ‘Alevi kurumlarına ve vekillere çağrı: Etkili ve güçlü adımlar atın’

    PİRHA – Bir yılı aşkındır Silivri Cezaevi’nde bulunan KHK ile kapatılan TV10 Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç Alevi kurumlarına ve vekillerine seslenerek, “Bugün Alevi kurumları ve vekillerine düşen görev direniş geleneğini yaşatmak ve uygulamaktır. Bu ülkede yaşanan sessizliği yırtıp sessiz çoğunluğun sesi olmak bugün bir görev ve zorunluluktur” dedi.   

    KHK ile kapatılan TV10 Yayın Kurulu Üyesi ve programcısı Veli Haydar Güleç, Silivri Cezaevi’nden kaleme aldığı ‘Alevileri bekleyen sorunlar‘ başlıklı bir mektup gönderdi.

    Veli Haydar Güleç, Alevi örgütlenmesinin ve kurumlaşmasının geride bıraktığımız 28 yıllık pratiğinde belli çabaları olsa da Alevi toplumunun sorunlarının çözümünde yeterli adımların atılmadığını ve sorunların çözümü konusunda devlet üzerinde yeterli baskının oluşmadığını kaydetti. Güleç, Devletin asimilasyon politikalarının hızlanarak devam ettiğini ve Alevi inancını kendine benzeştirmeye çalıştığının altını çizdi.

    “AKP, ALEVİLERİ OYALIYOR”

    AKP iktidarının çalıştay vb. yöntemlerle Alevileri oyaladığını belirten Veli Haydar Güleç, yapılan çalıştaylardan sonra hükümetin mevcut uygulamalara devam ettiğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği sözleri örnek göstererek dile getirdi.

    “Dönemin başbakanı-bugünün muktediri Alevilerle dalga geçer şekilde kamuoyuna şunları ifade ediyordu: “Hükümet olarak çalıştaylardan çıkardığımız sonuca göre Aleviler de bizim gibi Müslümandır. Müslümanların ibadet yeri tektir ve camidir. Aleviler de ibadetlerini camide yerine getirebilirler. İslamda ikinci bir ibadethane olmaz.”

    Güleç, yerel mahkemelerin zorunlu din derslerine ilişkin verdiği kararların görmezden gelindiğini ve AİHM kararlarının kabul görmediğini de vurguladı.

    “ALEVİ KURUMLARININ SESSİZLİĞİ KABUL EDİLEMEZ” 

    15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL’le birlikte diğer sorunlar gibi Alevi sorununun da hükümet tarafından rafa kaldırıldığını belirten Güleç, Alevi kurumlarına ve parlamentoda temsiliyet kazanan Alevi milletvekilerine; “Peki biz Aleviler hükümetin bu faşist anlayışını sineye mi çekeceğiz? Susturulmuş sessiz çoğunluğun bir parçası mı olacağız?” diye sordu.

    Güleç, gerek Alevi kurumlarının gerekse mecliste bulunan Alevi vekillerin görevini yeterince yerine getirmediğine işaret ederek, buna karşın iktidarın asimilasyon politikalarına tüm hızıyla devam ettiğinin altını çizdi. Alevi kurumlarının bu sessizliğinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Güleç, sözlerine şöyle devam etti:

    “Alevi kurumlarının uzun yıllardır verdiği mücadele sonucu elde edilmiş kimi kazanımları değerli buluyor ve önemsiyorum. Ama bu önümüzde duran büyük tehlikeyi görmemizi engellememeli. Çünkü ortaya konan çaba ve emek Alevilerin sorunlarının büyük ve önemli olanlarını çözmeye yetmemiştir. Çözülemediği gibi ileride telafisi mümkün olmayacak gelişmelerde orta yerde durmaktadır. Özellikle son birkaç yıldır Alevi kurumlarından dişe dokunur bir çalışma, faaliyet ve girişim ortaya konamamıştır. Deyim yerindeyse Alevi kurumları da Türkiye’nin diğer muhalif dinamikleri gibi sessizliğe gömülmüşlerdir. Seslerini bir tek dernek ve vakıf kongrelerinin salonlarında yapılan başkanlık seçimleri dolayısıyla duyabiliyoruz. Vakıf ve dernek başkanlığı bu dostlarımız için Alevi sorununun önüne geçmiştir.

    Alevi vekillerimiz ise meclis kürsüsünde yaptıkları 3, 5 dakikalık konuşmalarla Alevilere karşı görevlerini yerine getirdiklerini düşünerek vicdanlarını rahatlatıyorlar. Hem Alevi kurumları hem de vekiller bu davranışlarıyla Alevi toplumunun gelecekte yaşayacağı olumsuzlukların müsebbibi olmaktan kendilerini kurtaramazlar.

    Gidişat her geçen gün çocuklarımız ve geleceğimiz için tehlike çanları çalıyor. Özellikle okullarda inancımıza yönelik asimilasyona karşı mücadele edip sonuç alamazsak, tarih boyunca ağır bedeller ödenerek bize miras bırakılan ve korumamız gereken kadim inancımızı yitirebileceğimizi herkesin bilmesi gerekiyor. bugün Alevi asimilasyonu bir taraftan devlet eliyle okullarda gerçekleştirilirken diğer yanda ise birçok cemevinde bizzat kendi ellerimizle gerçekleştirilmektedir. Yüzyıllardan bugüne getirilmiş inancımız bugün göz göre göre içi boşaltılıp, özünden koparılarak başka inançların içinde eritilmeye çalışılıyor.”

    Devletin dışarıda uyguladığı inkar politikalarını Alevi bireyler olarak cezaevinde kendilerinin de yaşadığını belirten Güleç, cezaevi yönetiminden dede taleplerinin karşılanmadığını ve dilekçelerine bile cevap verilmediğini ifade etti.

    “HÜKÜMET TOPLUMU AÇLIĞA VE KORKUYA MAHKUM ETTİ”

    TV10 Yayın Kurulu Üyesi ve programcısı Veli Haydar Güleç, mektubunda Alevi kurumlarının zorunlu din dersi konusunda etkili adımlar atmadığını belirterek, OHAL rejimiyle başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere birçok muhalif kesim üzerinde baskı cenderesinin kurulduğuna vurgu yaptı.

    Tv10 sürecinde bir şeye tanık oldum: O da toplumda ciddi bir enerjinin olduğu ama Alevi kurumlarının bu enerjiyi kullanmada pek istekli olmadıklarını hissettim. Çünkü Alevi kurumlarının gerçekleştirdiği kimi etkinliklerin devlet tarafından ciddiye alınmadığı ve çözücü sonuçlar doğurmadığı biliniyordu. Bunlar bilindiği halde etkili ve güçlü adımlar atılmamıştır. Tüm Alevi toplumunu kapsayacak etkili eylemler düşünülmemiştir. Örneğin Tv10’da sık sık dillendirdiğimiz ve şahsen çok önemsediğim zorunlu din derslerini protesto etme konusu vardı. Alevi kurumlarının bütünlüklü olarak bu derse karşı alacağı bir kararın Alevi toplumunda ciddi bir karşılık bulacağına inananlardanım. Çünkü böyle bir karar tüm kamuoyunda tartışmalara ve çözüme hizmet edecektir. Fakat bunlar pek dikkate alınmıyor.

    Devletle kötü olmama ve mümkünse devletle karşı karşıya gelmeme politikası yola ve çocuklarımıza zarar vermekten başka bir işe yaramamıştır. Oysa demokratik yol ve yöntemler denenmeden devletin adım atacağına inanmak en basit ifadeyle safdilliktir. Devlet ve hükümet yetkilileri ile boy göstermek bir başarı gibi sunuldu çoğu zaman.

    Bugün düzene, sisteme muhalif olan Aleviler, Kürtler başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri zor bir süreçten geçiyor. Hükümet OHAL rejimiyle en çok bu kesimlere yönelmiştir. Faşizan politikalar sonucu on binlerce insan gözaltına alınıyor. Bunların büyük bir kısmı haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklanmaktadır. Hükümet tüm toplumu korku ve açlığa mahkum etmeye çalışmaktadır. Hak aramak için sokağa çıkanlar polis şiddetine maruz kalmakta, içeri düşenler de polis-yargı marifetiyle cezalandırılıp cezaevlerine doldurulmaktadır.”

    Veli Haydar Güleç, son olarak, Alevi kurumlarına ve vekillerine bu ülkede yaşanan sessizliği yırtıp sessiz çoğunluğun sesi olmaları çağrısında bulundu.

    Bir yılı aşkındır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç ile Kameraman Kemal Demir’in iddianameleri henüz yeni hazırlandı. Buna rağmen duruşma tarihleri hala belirlenmedi.

    PİRHA/İSTANBUL  

  • DAD eş başkanlarından tutuklu Tv10 çalışanları için Alevi kurumlarına çağrı-VİDEO

    DAD eş başkanlarından tutuklu Tv10 çalışanları için Alevi kurumlarına çağrı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanları Musa Kulu ve Selda Güneş tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme taleplerinin takipçisi olacaklarını ve önümüzdeki haftalarda tüm Alevi kurumları ile buna yönelik bir açıklama yapacaklarını duyurdu.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Tv10’un  Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç ile kameraman Kemal Demir, 1 yıldan fazladır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.

    Kameraman Kemal Demir’in ilk duruşması görülüp yetkisizlik kararı ile dosyası Mersin’e gönderilmiş,  Mersin’deki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesinin ardından dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmişti. Demir’in dosyası hala Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde bekletilirken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç’in iddianameleri ise bugünlerde hazırlandı.

    Son 1 yılı cezaevinde geçirmek zorunda kalan Tv10 çalışanları Hızır ve Muharrem oruçlarını da cezaevinde tutmuş ve bu yönde çeşitli taleplerde bulunmuşlardı. Talepleri içerisinde yer alan Alevi dedesi ile görüşme isteklerine resmi bir cevap verilmemişti. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuyla ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na dilekçe ve Alevi kurum temsilcilerine ise birer mektup göndererek yaşanan hak ihlaline dikkat çekmek istemişti.

    Demokratik Alevi Dernekleri DAD Eş Başkanları Musa Kulu ve Selda Güneş tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme talebine ilişkin Pir Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundular.

    “BU HUKUKSUZLUĞA  SON VERİLMELİ”

    Ülkede adalet ve hukukun nasıl ayaklar altına alındığına ve nasıl çifte standart uygulandığına dikkat çeken DAD Eş Başkanı Musa Kulu, “Bizim için şaşırtıcı bir şey yok. Ancak her insan temel insan hakkı olan kendi inancını yaşamalı. Hala hakkında hiçbir hüküm olmayan bu arkadaşlar 1 yılı aşkındır cezaevindeler. Bu arkadaşların durumu elbetteki insan olarak, can olarak bizi derinden etkiledi” dedi. Bunun bir insan hakkı ihlali olduğunu söyleyen Kulu, inancını, ibadetini, orucunu yaşamak isteyenlere bu hakkın verilmemesini adaletsizlik ve hukuksuzluk olarak tanımladı. Kulu, “Bunun başka bir izahı da yok ve bunu kamuoyu ile paylaşmak gibi bir sorumluluğumuz var. Çünkü mektup bize hitaben yazılmış ve  bize bu sorumluluğu da yüklemektedir. Biz bu anlamda şu anda hukuksuz bir şekilde cezaevinde yatan Veli Büyükşahin ve diğer arkadaşlara yönelik uygulanan bu  hukuksuz uygulamalardan bir an önce vazgeçilerek özgür bırakılmalarını talep ediyoruz.” dedi.

    DAD SÜRECİ TAKİP EDECEK

    DAD olarak süreci takip edeceklerini vurgulayan Kulu “Cezaevinde hukuksuz bir şekilde tutulan bu canların temel, hukuki ve yasal haklarının kendilerine tanınması için Adalet Bakanlığı ve cezaevleri nezdinde kurumsal olarak görüşeceklerini söyledi. Kulu, “Arkadaşları talep ettikleri pir ile beraber ziyaret etme girişimimiz olacak” dedi.

    Türkiye halklarının inanç ve farklılıklar açısından oldukça üzücü bir süreç yaşadığına işaret eden Kulu, bu ülkede hak ve hukukun çiğnenmediği, her insanın suçlu da olsa bir hakkının olduğunu dile getirdi. Tv10 yöneticilerinin hiçbir suça karışmadıklarını, hiçbir suç işlemediklerini sadece kendi inançlarını yaşamak ve inançlarını kendi emeği ve çabasıyla toplumla paylaşmak gibi bir çabası olduğunu ifade den Kulu, bu adaletsizliğin sona ermesini temenni etti.

    “HİÇBİR KÖTÜLÜK KENDİNİ SONSUZA KADAR VAR EDEMEZ”

    Kendisine benzemeyeni yok sayan, kendisinden olmayanı tutsak eden bu zihniyetin yeni olmadığını belirten DAD Eş Başkanı Selda Güneş ise, “İsmi hiç önemli değil. AKP olur ya da başka bir isimle anılır. Dünyanın başka yerinde başka bir isimle karşımıza çıkar. Ama biliyoruz ki yaptıkları bu zulüm her halükarda iyiye evrilecek. Çünkü hiçbir kötülük sonsuza kadar kendisini var etmeyecek” diye konuştu.

    Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın cezaevinde olduğunu hatırlatan Güneş, “Alevilere, Alevi kurumlarının başkanlarına, Alevi sözünü, itirazlarını, yaşama karşı söyleyenlere dönük operasyonlar ve tutuklamalar var.” dedi.

    ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRI

    Silivri Cezaevi’nde 1 yılı aşkındır tutuklu bulunan tutuklu TV10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç, Kemal Demir  ve PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım ile kısa bir süre önce dayanışmak için basın açıklaması yapılmak istendiğini fakat engellendiğini dile getiren Güneş şu çağrıda bulundu:

    “En temel hak olan kendini ifade etme, zulme itiraz etme hakkı ne yazık ki ‘Bana benzemeyenin sözü doğru değildir’ diyenler tarafından bastırılıyor. Silivri Cezaevi önündeki basın açıklaması engellendi. Ama canlarımız sesimizi duymuşlar. Kendilerine aşk olsun. Dayanışmaya bizler devam edeceğiz. Yeniden tüm Alevi kurumları ile birlikte canlarımızın yalnız olmadığını bir kere daha haykıracağız. Tüm Alevi kurumlarına da buradan çağrımızdır. Tüm kurumlarla birlikte bu süreci yeniden başlatmak istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ADFE Genel Başkanı: Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili kamuoyu yaratacağız-VİDEO

    ADFE Genel Başkanı: Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili kamuoyu yaratacağız-VİDEO

    PİRHA- Tutuklu Tv10 çalışanları Veli Büyükşahin, Veli Haydar Güleç ile Kemal Demir’in Alevi dedesiyle görüşme taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, ADFE olarak önümüzdeki günlerde yapacakları toplantıda bunu dile getireceklerini ve konuyla ilgili kamuoyu yaratmaya çalışacaklarını kaydetti.

    Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Tv10’un Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcısı Veli Haydar Güleç ile kameramanı Kemal Demir, 1 yıldan fazladır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Kameraman Kemal Demir’in ilk duruşması görülüp yetkisizlik kararı ile dosyası Mersin’e gönderilmiş, ardından Mersin’deki mahkemenin de yetkisizlik kararı vermesinin ardından dosya uyuşmazlık mahkemesine gönderilmiştir. Demir’in dosyası hala Ankara 5. Yargıtay dairesinde bekletilirken Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, programcı Veli Haydar Güleç’in ise hala iddianameleri bile hazır değil.

    Son 1 yıllarını cezaevinde geçirmek zorunda kalan Tv10 çalışanları Hızır ve Muharrem oruçlarını da cezaevinde tutmuş ve bu yönde çeşitli taleplerde bulunmuşlardı. Talepleri içerisinde yer alan Alevi dedesi ile görüşme isteklerine resmi bir cevap verilmemiştir. Tv10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, konuyla ilgili Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na dilekçe ve Alevi kurum temsilcilerine ise mektup göndererek yaşanan hak ihlaline dikkat çekmek istemişti.

    “BU ADALETİ VİCDANIMIZDA MAHKUM KILDIK”

    Alevi tutukluların karşılanmayan Alevi dedesiyle görüşme taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, diğer inançlara mensup insanların inanç önderleriyle görüşme haklarının olduğunu ancak Alevilere bu hakkın verilmediğini söyledi. Bu yapılanın zulüm olduğunu dile getiren Fırat, dışarıdaki yurttaşların inançlarını nasıl yaşıyorlarsa aynı şekilde tutuklu bulunan yurttaşların da inançlarını yaşayabilmeleri gerektiğini belirtti. 1 yıldır cezaevinde olan Tv10 çalışanlarının neyle suçlandıklarını bile bilmediklerini hatırlatan Fırat, “Hukuk adına tam bir garabet. İnsanları 1 yıl boyunca özgürlüklerinden alıkoymak ve bunu da demokrasi adına yapmak gerçekten Türkiye adına utanç verici. Kimsenin artık Türkiye’deki adalet, demokrasi ve hukuka güvenmesini beklemiyoruz. Biz bu adaleti, hukuku, yargıçları, mahkemeleri vicdanımızda mahkum kıldık” dedi.

    KAMUOYU YARATACAKLAR

    Alevi tutukluların dede talebiyle ilgili yetkili kişilerin yetkin bir çalışma yürütmeleri gerektiğini söyleyen Fırat, ayrıca Alevi örgütlerinin konuyu gündemlerine almaları gerektiğini kaydetti. Fırat, ADFE olarak önümüzdeki günlerde yapacakları toplantıda bu konuyu gündeme getirip kamuoyu yaratacaklarını da ekledi.

    PİRHA/İSTANBUL