Etiket: ziyaret

  • 16 baro başkanı sürece dair Meclis’te DEM Parti ile görüştü-VİDEO

    16 baro başkanı sürece dair Meclis’te DEM Parti ile görüştü-VİDEO

    PİRHA- 16 kentin baro başkanı, Meclis’te DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve parti heyetiyle görüştü. Görüşmede yeni anayasa çalışmaları ve Kürt sorununun çözümüne yönelik süreç ele alındı. Bakırhan, diğer meslek örgütleri, odalar ve sivil toplum örgütlerinden de sürece katkı için benzer çalışmalar beklediklerini kaydetti.

    16 baro başkanı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Grubu’nu ziyaret etti. Baro başkanlarını DEM Parti Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan ve beraberindeki heyet karşıladı.

    DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Türkdoğan, Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli ve milletvekillerinin katıldığı ziyarette, yeni anayasa çalışmaları ve Kürt sorununun dair sürecin yasal olarak nasıl ilerleyeceği, Meclis’in bu konudaki yaklaşımı ve planlamalar hakkında bilgi alışverişi yapıldı. Barolar, sürece ilişkin hazırladıkları ve içinde yasal, anayasal ve toplumsal konularda çalışmaların olduğu dosyalarını Bakırhan’a teslim ettiler. Süreci desteklediklerini belirten baro başkanlarına ziyaretleri için teşekkür eden Bakırhan, sürecin bölgesel ve uluslararası gelişmelerin, 40 yıldır kendini tekrar eden Kürt sorununun konuşarak, müzakereyle ve demokrasiyle çözülmesi süreci olduğunu ifade etti.

    “BU SÜRECİ BARIŞLA TAÇLANDIRMAYAN KAYBEDER”

    Bakırhan, hem Ortadoğu’daki hem Türkiye’deki gelişmelerin herkesi bu çözüme zorladığını belirttiği konuşmasında, “Bu süreç, 50 yıllık savaş ve çatışmanın sonlandırılması, Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesi sürecidir. Bu süreci, barış süreciyle taçlandırmayan, kim olursa olsun, kaybeder. Demokratik olmayan bir ülkede yaşanan sorunlar en çok hukuku ilgilendiriyor. Bu konuda da en çok sizler zorlanıyorsunuzdur” dedi. “Bahçeli’nin çıkışı, Öcalan’ın dünyada ezber bozan çağrısı ve örgütünün buna olumlu yanıt vermesi bizi çok umutlandırdı” diyen Bakırhan, “DEM Parti olarak başından beri sürece inandık ve katkı veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında süreci anlatmak için toplantılar yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    ‘SÜRECE KATKI İÇİN BENZER ÇALIŞMALARIN YAPILMALI’

    Bakırhan görüşmede baro başkanlarına yaptıkları çalışmaları çok kıymetli ve önemli gördüklerini belirterek, diğer meslek örgütleri, odalar ve sivil toplum örgütlerinden sürece katkı için benzer çalışmalar beklediklerini kaydetti. Bakırhan, Kürt halkının sürece inandığını ve desteklediğini belirterek, “Kürt’ü kardeş gören bir yaklaşımı egemen kılmamız gerekiyor. Bu süreç eğer yürürse Türkiye demokratikleştirecek, bölgedeki yangınlardan korunacak” dedi.

    Bakırhan, baro başkanlarına önerileri ve raporlarını çalışmalarda değerlendireceklerini söyledi.

    16 BARO BAŞKANI 

    Ziyarete katılan baro başkanlarının isimleri şöyle:

    Adıyaman Barosu Başkanı Bilal Doğan, Ağrı Barosu Başkanı Serdar Günakın, Batman Barosu Başkanı Abdulhamit Çakan, Bingöl Barosu Başkanı Yusuf Ketenalp, Bitlis Barosu Başkanı Gülhan Bayram Sekmen, Dersim Barosu Başkanı Doğukan Kudat, Diyarbakır Barosu Başkanı Abdülkadir Güleç, Hakkari Barosu Başkanı Ergün Canan, Iğdır Barosu Başkanı Ahmet Tutulmaz, Kars Barosu Başkanı Nejat Yağcı, Muş Barosu Başkanı Kadir Karaçelik, Siirt Barosu Başkanı Muhammed Alptekin, Şanlıurfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel, Şırnak Barosu Başkanı Abdullah Fındık ve Van Barosu Başkanı Sinan Özaraz.

    PİRHA/ANKARA

  • KRT TV emekçilerinin eylemi 13. gününde; HDK Eş Sözcüsü Beştaş’tan ziyaret

    KRT TV emekçilerinin eylemi 13. gününde; HDK Eş Sözcüsü Beştaş’tan ziyaret

    PİRHA- 28 Mart’tan bu yana hakları için iş görmekten kaçınma haklarını kullanan KRT TV emekçilerinin eylemi 13 gündür devam ediyor. HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş KRT TV emekçilerini ziyaret ederek sorunlarını dinledi. 

    Kültür Radyo Televizyon (KRT) çalışanları, ücretlerin ödenmemesi, kötü çalışma koşulları, iş yükü ve yemek ücreti nedeniyle iş bırakarak kurumun içinde başlattıkları direnişe devam ediyor.

    13 gündür eylemde olan KRT TV’deki basın emekçilerinin 28 Mart’tan bu yana ücret ve 3 aylık yemek parası ödenmiyor.

    İşveren Fırat Bozfırat ile bugün saat 14.00’te ilk görüşme yapılması bekleniyordu ancak Bozfırat gelmedi.

    Bozfırat, görüşme için avukatı ve haber müdürü Recep Eser’i gönderdi. Görüşmeye ilişkin basın emekçileri açıklama yaptı.

    Çalışanlar adına hazırlanan açıklamayı, KRT Program editörü Fatih Yapıcı okudu. Açıklamada, “Fırat Bozfırat bir kez daha sözünü tutmadı, hep tutumuyor. Masadan kaçtı. İyi niyetimizle bekledik. 28 Mart’tan bu yana hesabımıza bir para girişi yok” denildi.

    Açıklamanın devamında,Son olarak Çalışma Bakanlığı geçen hafta itibarıyla devreye girdi. Yarın büyük bir teftişe başlıyor. Geçen hafta evrak istendi. Çalışma Bakanlığı müfettişi de bir aksilik olmadığı takdirde yarın burada olacak. Devam ediyoruz mücadeleye, direnmeye. Başka seçenek bırakılmadı bize. Mücadele ederek alacaklarımızı alacağız” diye belirtildi.

    HDK EŞ SÖZCÜSÜ BEŞTAŞ’TAN ZİYARET

    Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, maaşları ödenmemesi, kötü çalışma koşulları nedeniyle 13 gündür iş bırakma eyleminde olan KRT televizyonu çalışanlarını ziyaret etti.

    4 Haziran’da iş bırakma eylemine giden Kültür Radyo Televizyon (KRT) televizyonu çalışanlarını ziyare eden Meral Danış Beştaş, işyerinde sürdürülün eylemdekileri ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

    DİSK Basın-İş ise kamuoyunu ve basın emekçilerini sürecin takipçisi olmaya çağırdı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Piri Sevdin Ocağı’ndan Ali Doğan: Ziyaretgahlarımız barışın mekanlarıdır-VİDEO

    Piri Sevdin Ocağı’ndan Ali Doğan: Ziyaretgahlarımız barışın mekanlarıdır-VİDEO

    PİRHA- Alevilik inancında ziyaretler/jar û diyarların en önemli mekanlar olarak yaşamın tüm alanında kendini hissetirdiğini ve toplumsal ilişkilerin bunun üzerinden şekil aldığını söyleyen Piri Sevdin Ocağı evladı Ali Doğan, “Bu mekanlar barışın, dostluğun, iyiliğin oluşması, toplumdaki kötülüklerin ortada kaldırılmasının da mekanlarıdır. En çözülmeyen sorunlar bu mekanlarda çözülmüştür” diye belirti.

    Alevilik inancı inkar edilmeye, inanç merkezleri (dergah, ziyaretgah, türbe vb.) yıkılmaya, yok edilemeye, tanınmaya devam edilse de, yurttaşlar yönlerini ocaklarına, ziyaretgahlarına dönüyor.

    Alevilerin tarihsel yaşam alanlarının her köyünde, bir ziyaretgah vardır. Ziyaretgahlara gidilir, dua, niyaz edilir, istekler, talepler olur ve manevi güç alınarak ayrılınır. Alevi geleneğinde ziyaretler vazgeçilmezdir. Eskiden her sonbahar mevsiminde hasat tamamlandığında köylüler toplanır, kurbanlarını alıp ziyarete giderlerdi. Çeşitli dileklerde bulunanların dileği kabul görmüşse yalın ayak giderek ziyarete olan itikatini sunardu. Aynı zamanda tüm toplumsal sorunların da ayrıca çözüm mekanları olan ziyaretgahlara iktidarların yönelimi de her dönem yaşandı.

    Piri Sevdin Ocağı evladı Ali Doğan ile Dersim’deki ziyaretlerin toplum için olan ifadesini ve inanç mekan ilişkisini konuştuk.

    “BU DEĞERLERİ TOPLUMUN İNANCINDAN ÇIKARIRSANIZ GERİYE BİRŞEY KALMAZ”

    PİRHA: Ziyaretler bizim için ne ifade ediyor?

    Ali DOĞAN: Komumuzun inanç, itikat, kültür yaşamında ziyaretler kadim bir geleneğimizdir. Bu kadim geleneği büyüklerimiz bize güne kadar gelmiş, halen gözle görülen bir gelenektir. Bizde ziyaret, evliya, nişange, daravuli, ulu ağaçlar, çeşme gözeleri, bunlar Hakk’ın birer nişangeleri olarak bu noktalarda Hakk’ı görmüşler. Onlarla gidip haklarını hak etmişler. Yaşamımızda en önemli değerlerden biridir.

    Şimdi bu değerleri toplumun inancından, itikatından, kültüründen çıkar geriye bir şey kalmaz. Gün itibariyle de bizimkiler bu geleneği eskisi gibi olmasa da canlı bir damar olarak toplumda yaşıyor. Şimdi bizim büyüklerimiz mahkeme kapısı bilmemiş, evliya ve ziyareti üzerine yemin içmiştir. Duasını ona yapmıştır, bedduasını ona yapmıştır. Bu mekanları ziyaret ederek vicdanıyla onların huzurunda kendi vicdanıyla dar ve didar olmuştur. Bu bir gelenektir. Her yörede bakın büyüklerimiz ne diyor? Yaşadığı bölge için evliyalar ve ziyaretler diyarıdır. Hızır’ın mekanıdır. Yani evliya, ziyaret, nişange, dalavuli ve Hızır’ın mekanıdır. Şimdi onlar bu coğrafyayı böyle tanımlamış. Yaşadıkları bu bölgeyle böyle ilişkilenmiş. Şimdi Dersim’in hangi noktasına gidersen git mutlaka bir nişange ile karşı karşıya gelirsin. Dersim’in neresine gidersen git Hızır’a ait bir iz vardır, bir nişange vardır. vardır. Bir emanet vardır. Yani ya bir kaya vardır, ya bir taş vardır, ya bir çeşme vardır, ya işte gol çeto, gol la hazır deniliyor.

    “KADASTROYA, MAHKMEYE GEREK YOK; YÜZÜNÜ GOMILGAN’A DÖN!”

    Yani bunun gibi Dersim’in her tarafına yayılmış her köyün, her mezraya ziyareti ve bu şeyleri vardır. Bunlar bizim inancımıza, itikatımıza, kültürümüze böyle işlemiş. Benim nenem bir ocak kadınıydı. İlk sabah yüzünü güneşe ve bu evliyalara dönerek güne başlıyordu. Şimdi bu sadece benim nenemin yaşamı değil. Bu seninkisi de, diğer ikisinin de, diğer başkasınında yaşamı. Bir toplumu kavramlaşmış ismi vardır, bizde de bu kom olarak isim bulur. Bizimki komun bir yaşamıdır.

    Evliyalar, nişangeler, ulu ağaçlar, çeşme gözeleri, bunlar Hakk’ın mekanları. Bizimkiler bunları taş olarak görmemişler, ağaç olarak görmemişler. Onda neyi görmüşler? Onda Hakk’ı görmüşlerdir. Onunla ikrarlaşmışlardır. O evliyalarla bir bağ kurmuşlardır. Dert, dilek, dua, bedualarını onlarla yapmışlardır. Kendi içindeki sorunları onlarla çözmüşlerdir. Biz yetiştik yani, sınır meselesi oluyordu. Yüzünü Golmılgan’a döndüyordu. Taşını indir. Bitti. Diğeri indirmiyordu. Niye? Eğer diyordu ‘haklıysan yüzünü Golmılgan’a dön, taşını indir.’ Yani ben kabul ediyorum. Yani kadastroya, mahkemeye gitmeye gerek yok. Çünkü bu kadar bizim yaşamımıza, inancımıza, kültürümüze girmiş mekanlardır. Onun için yani bugün evliyalar diyarı denmesinin nedeni budur. Dersim’in her yöresinde ziyareti ve evliyası vardır.

    Yani o kutsanmıştır. Onlarla iç içe yaşamış bir toplum. O toplumun kültürü bunlarla oluşmuş. Hakk’ı bununla oluşmuş. Yani onun üstüne yemini içiyor. Bir haksızlığa uğradığı zaman bedavasını ona yapıyor, ona iletiyor. Şimdi bu mekanların bizim yaşamımızdaki yeri budur.

    “TEBERİK EN KUTSAL DEĞERDİR, ONUN ÜZERİNE YEMİN EDİLİR”

    Ziyaretlere nasıl gidiliyordu veya nasıl gidilmeli?

    Bizde kadimden gelen bir geleneğimiz vardır. Belki son nesil bilmeyebilir. Ama teberik kültürü, teberik geleneğinde eskiden hangi eve gitseydin en yakın evliyanın teberiği orada olurdu. Bir şey olduğu zaman nasıl ki işte diyelim ki Kur’an’a el basarım, İncil’e el el basarım denilirse, bizde de getir o ziyaretin teberiğini el basalım. Teberik neydi? Teberik evde en kutsal değerdi ve her evde mutlaka bir ziyaretin teberiği vardı. Bu bir gelenek, kadimden gelen bir gelenek.

    Ve bu gelenek aynı zamanda her evin en baş köşesinde duran, kutsanan, üstüne yemin içilen teberik. Bu teberikler nedir? Bizimkiler bu mekanlarla ilişkilenirken gidip onların huzurunda vicdanlarıyla dar ve didar oluyorlar. Yani adam ziyarete gidiyor. Ziyarete giderken ne yapıyor? Oraya gidiyor. Onun huzurunda önce vicdanıyla dar duruyor. Bu bir taş da olabilir, bir çeşme gözesi de olabilir, onun huzurunda dara durur. Vicdanı ile dar ve didar olur. Ona karşı yaptığı şey ile kendi vicdanını sorgusunu yapar.

    DAR DİDAR OLMA MEKANLARIYDI

    Şimdi bu mekanlar bu kültürün, inanca sahip olan herkes için dar ve didar olma mekanlarıdır. Bu çok önemli. Bizim büyüklerimiz bunu yaşayarak yapıyordu. Yani bunun en açık örneği, bize en yakın iki nokta vardı. Bizim aile mutlaka her sonbaharda bu iki noktaya gidiyordu. Biri Çarkapı’ydı, biri Golmılgan ziyaretiydi. Dedem saatlerce konuşuyordu işte. Yani yaptığı hatayla, onun huzurunda kendisiyle yüzleşip vicdanıyla dar didar oluyordu.

    “ZİYARETE KÜS GİDİLMEZ, GİDERSE DE KÜS DÖNÜLMEZ”

    İnanç- mekan ilişkisi nasıl olmalıdır?

    Her yıl her sonbaharda mutlaka kimsenin çağırmasına ve anons etmesine gerek olmadan mutlaka ailece bir ziyarete gider, dert dileklerini iletirler. Onun huzurunda vicdanıyla dar didar olup geri gelir ve teberiğini alır, eve gelir. Onun üstüne yemin içer. Ona bağlı kalacağına dair o teberikle onu evine getirir. Bizde bir gelenektir, ziyaretlerin üstüne küsülü (küs) gidilmez. Ziyaretlerin üstüne küsülü giderse orada küsülü dönülmez. Şimdi bu mekanlar en zor dönemlerdeki toplum içerisindeki en zor sorunlar bu mekanlarda çözülmüş. Bu mekanlara gidip cem civat yapılarak onların huzurunda dar ve didara durulmuş, oranın teberiği almış teberikle geri gelinmiş ve barışılmıştır.

    O MEKANDAKİ HERKES HAK KILLESİ KESEREK İLİŞKİ KURUYORDU

    Ben yetiştim mesela. Diyelim ki bizimkiler Çarkapı’ya gidiyordu. 60’lı yıllardaki Çarkapı’ya gitmeyi ben çok iyi biliyorum. En az 1,5 kilometre kalınca bütün herkes ayakkabılarını eline alıyordu. Yalın ayak. Herkes kendince ilişki kuruyordu. Herkes kendince orayla dileğini, isteğini, hatasını yüzleşerek üstüne gidiyordu. Killesini kesiyordu, çırasını yakıyordu. O mekanda bulunan herkesle de Hak kellesi keserek ilişki kuruyordu. İki küsülü adam olsaydı onları da kesmek zorunda kalırdı. O mekanda küstürüp da birine Hak kellesi (kıllesi) kesmemek geleneğe ait ayrı bir şeydi. Yani bu evliyalarla ilişkilenmenin en büyük şeyi buydu. Bu evliyalara küs gidilmez. Küs gidilirse küs geri gelinmez.

    İLK VARDIĞIMIZ, İLİŞKİ KURDUĞUMUZ MEKANLARDIR

    Dersim’de bu kadar ilk insanın vardığı, ilk ilişki kurduğu evliyalardır. Dersim’in hangi köyüne gidersen git sana ziyaret gösterirler. Sana bir evliya gösterirler, bir çeşme gözesi gösterirler, bir kaya gösterirler. İşte Hızır’ın atının ayak hızı vardır. Hızır’ın nişangesidir. Veya falan ziyaretin nişangesidir. Şimdi bunlar bizim toplumumuzun kadimden gelen ve inancımıza, itikadımıza, kültürümüze işlemiş değerlerimizdir. Bak çok ilginç. Mesela düşün ki ben Ağuçan Ocağı’na gittim. 2000 yıllarında oraya bakan, orada yaşayan bir kadının değiştirisi oldu. Ne zaman ki silah ile ziyaretlerimizin üstüne gelindi. Ne zaman ki silahlarla ziyaretlerin önünde geçildi. Bu memleketin bin bereketi kaçtı. Silah bu memlekete girince Çoyê Hak (Hakk’ın sopası) devri bitti. Demek ki belli bir döneme kadar bu evliyaları, bu ocakları temsil eden kültürümüzde Çoy Hak kültürü vardır.

    BARIŞIN OLUŞMASINDAKİ MEKANLARDIR

    Bu mekanlar barışın, dostluğun, iyiliğin oluşması, toplumdaki kötülüklerin ortada kaldırılmasının da mekanlarıdır. En çözülmeyen sorunlar bu mekanlarda çözülmüştür. Bu mekanlarda hal edilmişti. Veya bir köyde bir sorun olduğu zaman bu evliyaların teberigiyle halledilmişti. Teberik toplumumuzun en kadim değeridir. Yani bu mekanların daha halen hatırlayamadığımız bir sürü inanç, itikat ve kültür ve yaşamımızda yerleri vardır. Ama gün itibarıyla bunlar nasıl işliyor? Bunlar tartışma konusudur. Fakat gelenek boyutuyla baktığımız zaman diyelim ki bizim büyüklerimizin kal u beladan beri getirdikleri gelenek ve kültür böyledir.

    PİRHA/DERSİM

  • Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ıncı gününde Şair Şükrü Erbaş, işçileri ziyaret etti. Erbaş, “Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ncı gününde Şair Şükrü Erbaş ve Dersim Büro Emekçileri Sendikası yöneticileri ile Emek Partisi Dersim İl Örgütü yöneticileri destek verdi.

    “KAYYIM, İNTİKAM ALMA OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ”

    Kayyımın son yıllarda siyasi iktidarın yönetme aracına dönüştüğünü ifade eden Şair Şükrü Erbaş, “Kayyım, kendine muhalif olan yönetim mekanizmalarını halkın elinden alan tuhaf bir yönetme biçimine dönüştü. Bir taraftan fazla işçi çalıştığı için işçiler işten atılırken iktidarın elinde olan belediyelerde bu durum önemli değil. Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü. Bu uygulamanın dışına çıkabilmek için tek çözüm bu siyasi iktidarın dışına çıkmaktır” dedi.

    “ŞÜKRÜ HOCA, HER ZAMAN MAZLUMUN VE EZİLENİN YANINDA OLMUŞTUR”

    Direnişte olan işçilerden Ali Mükan, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Şükrü hocamız bize güç vermiştir, şiire başladığı günden bugüne kadar 50 yıldır hep mazlumun ve ezilenin yanında olmuştur. Bugün bize umut oldu kendisine teşekkür ederim.”

    PİRHA/DERSİM

  • Sırrı Süreyya Önder için Dersim’de taziye kuruldu: Hep mücadele içerisinde yer aldı-VİDEO

    Sırrı Süreyya Önder için Dersim’de taziye kuruldu: Hep mücadele içerisinde yer aldı-VİDEO

    PİRHA-Sırrı Süreyya Önder için Dersim’de kurulan taziyeye ziyaretler bugün de devam etti. Taziyeye Dersim’deki siyasi parti, sivil toplum örgütleri ve inanç kurumlarının temsilcileri ziyaret etti. 

    İstanbul’da tedavi gördüğü hastanede 3 Mayıs’ta hayatını kaybeden ve 4 Mayıs’ta son yolculuğuna uğurlanan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder için Dersim’de kurulan taziyeye ziyaretler bugün de devam etti.

    Taziyeye İnsan Hakları Derneği(İHD) Dersim Şubesi, Ezilenlerim Sosyalist Partisi (ESP) Dersim il yönetimi, MYK üyeleri, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), CHP Dersim il ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda yurttaş ziyaret etti.

    Taziyede Şıx Çoban Ocağı Piri İbrahim Kete’nin okuduğu gülbengin ardından lokmalar pay edildi.

    “SANATI VE SİYASİ DURUŞUYLA UZUN BİR MÜCADELE VERDİ”

    Sırrı Süreyya Önder’in büyük mücadeleler verdiğini belirten ESP MYK Üyesi Orhan Çelebi, “Halklar için sanatı ve siyasi duruşuyla uzun bir mücadele verdi. Yaşamı halk için bir yaşamdı, kaybı bizim için büyük bir kayıptı” diye belirtti.

    Mayıs ayının acılarla dolu olduğunu söyleyen yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, “4 Mayıs’ta Dersim’de katledilenleri andık, Sırrı Süreyya Önder 50 yıldır halkların kardeşliği için faşizme karşı mücadele ediyor. Sırrı Süreyya Önder hep mücadeleyle yaşamını tamamladı” diye ifade etti.

    “HEP MÜCADELE İÇERİSİNDE YER ALDI”

    Sırrı Süreyya Önder’in hep mücadele içerisinde yer aldığını vurgulayan SMF MYK Üyesi Mustafa Aytaç, “Bütn baskılara, gözaltılara, işkencelere, tutuklamalara karşı baş eğmeyen bir duruşu vardı. Biz de onun anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” diye konuştu.

    Sanat ve siyaseti birleştiren ender kişiliklerden olduğunu ifade eden DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, “Türkmen kültürünün tarihsel direnişini hayatında sentezlemişti. En son siyaset yaptığı politik anlamda haklar ve inançları da kendi yaşamına evirmiş bir canımızdı. Bir sanatçı, muhalif, entelektüel bir kişilikti. Sırrı Süreyya Önder’in anısı önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Sırrı Süreyya için taziyeler kabul edilmeye başlandı-VİDEO

    Sırrı Süreyya için taziyeler kabul edilmeye başlandı-VİDEO

    PİRHA-Yaşamını yitiren TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder için Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde taziye kuruldu.

    18 gündür yoğun bakımda tedavi gören Sırrı Süreyya Önder, saat 16:10’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. Önder için Şişli İlçesindeki Nazım Hikmet Kültür Merkezinde taziyeler kabul edilmeye başlandı. Taziyeler DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, HDP Eş Genel Başkanı Sultan Özcan, DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan ve Önder’in ailesi tarafından kabul ediliyor.

    Sırrı Süreyya Önder yarın (4 Mayıs Pazar) İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacak.

    Önder’in cenaze programının detayları ise şöyle:

    – Saat 11:00’de Taksim AKM’de anma etkinliği düzenlenecektir.

    – İkindi namazından sonra Leventteki Barbaros Camiinden cenaze namazı kılınacaktır.

    – Ardından Önder’in cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığında defnedilecektir.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AKD: Mersin Cemevi ile ilgili kurum içi hukuk yollarını çalıştırma kararını aldık

    AKD: Mersin Cemevi ile ilgili kurum içi hukuk yollarını çalıştırma kararını aldık

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi, Mersin Cemevi ile ilgili tüzük kuralları çerçevesinde kurum içi hukuk yollarını çalıştırma kararını aldıklarını açıkladı.

    Hüda Par’ın Mersin Cemevini ziyaretinin ardından Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı. AKD Genel Merkezi, 26 Nisan tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısı sonrasında Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi Cemevi için tüzük kuralları çerçevesinde kurum içi hukuk yollarını çalıştırma kararını aldıklarını kamuoyu ile paylaştı.

    “YÖNETİMİMİZ, İÇ HUKUK YOLLARINI ÇALIŞTIRMA KARARI ALMIŞTIR”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nin açıklamasının tam metni şöyle:

    “23.04 2025 tarihinde Mersin Şubemize HÜDA-PAR’ın yapmış olduğu ziyareti ve bunu normalleştirmeye çalışanları doğru bulmadığımızı net bir dille belirtiriz. Ayrıca kamuoyu ile paylaşılan sadece siyasî bir partinin rutin ziyareti gibi gösterilen açıklama, Alevi toplumunun vicdan ve adalet duygusunda ziyaretten daha büyük bir yara açmıştır.

    Laik ve seküler yaşama karşı; temel haklar, özgürlükler ve yaşam hakkı yokmuş gibi davranan, kadın cinayetlerini meşru gören, kadını karanlık bir silüet olarak tanıyan ve tanıtan bu yapının Alevilik ile uzaktan yakından ne bir bağı nede paydaşlığı olamaz.

    Bu ziyaretin özellikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda gerçekleşmesi de manidardır.

    1990’lı yıllarda hücre evlerinde kendileri gibi düşünmeyen ve yaşamayan insanlara işkence yaparak domuz bağı ile öldüren bir yapının siyasî uzantısı olan HÜDA-PAR’ın kadın düşmanı, ırkçı, cinsiyetçi, laiklik düşmanı politikalarını ve söylemlerini görmezden gelmemiz mümkün değildir.

    Madımak Oteli önünde atılan “Hizbullah gelecek dertler bitecek” sloganları ve yapılan onlarca cinayetler toplumsal hafızamızda dün gibi tazeyken böyle bir ziyareti kabul etmek ve ziyareti meşru kılacak açıklama yapmak yol kazasıdır. Bu yol kazası ile ilgili 26.04.2025 tarihinde Genel Yönetim kurulumuz toplantısını yapmış, tüzük kuralları çerçevesinde kurum içi hukuk yollarını çalıştırma kararını ivedilikle almıştır.

    Örgütümüz toplumsal eşitlik, vicdan, adalet, duygusundan uzaklaşmadan Laik ve seküler yaşamı savunma mücadelesine kararlılıkla devam edecektir. Düsturumuzda MİHMAN ALİ’dir fakat her mihman Ali değildir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumlarından Sırrı Süreyya Önder’e ziyaret

    Alevi kurumlarından Sırrı Süreyya Önder’e ziyaret

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Britanya Alevi Federasyonu yöneticileri DEM Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in tedavisinin sürdüğü hastaneye ziyarette bulundu.

    DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’in 15 gündür yoğun bakımda tutulduğu hastaneye ziyaretler sürüyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Britanya Alevi Federasyonu (BAF) yöneticileri Sırrı Süreyya Önder’in tedavisinin devam ettiği Florence Nightingale Hastanesi’ni ziyaret etti.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Binali Sağlam, Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Müslüm Dalkılıç ve yöneticilerden oluşan heyeti DEM Parti İstanbul Milletvekilleri Celal Fırat ve Çiçek Otlu karşıladı.

    Alevi kurum yöneticileri Önder’in sağlık durumu hakkında bilgi aldı, geçmiş olsun dileklerini iletti.

    Ziyaretlerde Önder’in ülkede barışın kurulması yönündeki çabası ve toplumun tüm kesimlerine hitap eden kişiliğine dair konuşmalar yapıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu ziyaret etti. İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçiler işlerine geri dönünceye kadar dost kurumlarımıza işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ziyaret etti.

    “İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Ülkenin her yerinde uygulanan işçi düşmanı politikaları reddettiklerini söyleyen DEDEF Kadın Meclisi Sözcüsü Hediye Zengin, “Dersim Belediyesi’nden işinden atılan işçi arkadaşlarımızın yeniden işine geri alınması için talepte bulunuyoruz. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak işçilerin yanındayız” diye belirtti.

    “İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLACAĞIZ”

    İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçilerin işlerinden atılması bütün haklarının da ellerinden alınması ve açlığa mahkûm edilmeleri demektir. İşçiler işlerine geri dönünceye kadar Dersim Dernekleri Federasyonu olarak dost kurumlarımızdan işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • İmralı’da bayram görüşü gerçekleşti

    İmralı’da bayram görüşü gerçekleşti

    PİRHA-Abdullah Öcalan ve İmralı’daki tutuklular Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yakınlarıyla görüşme gerçekleştirdi.

    İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile tutuklular Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş, Ramazan Bayramı izni kapsamında bugün yakınlarıyla görüşme gerçekleştirdi.

    Abdullah Öcalan’ın yeğeni Ömer Öcalan ve kardeşi Mehmet Öcalan, Konar’ın kardeşi Ali Konar, Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım ile Aktaş’ın kız kardeşi Sabiha Aslan’ın görüşmeye gittiği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kayapınar Belediyesi eş başkanlarından Diyarbakır Cemevine ziyaret

    Kayapınar Belediyesi eş başkanlarından Diyarbakır Cemevine ziyaret

    PİRHA- Kayapınar Belediyesi Eş Başkanları Berivan Gülşen Sincar ve Cengiz Dündar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Cemevine dayanışma ziyaretinde bulundular. Ziyarette, tüm inanç gruplarının birlikte yaşayabilmesinin barışın temel dayanağı olacağı belirtildi. 

    Kayapınar Belediyesi Eş Başkanları Berivan Gülşen Sincar ve Cengiz Dündar, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şubesi Cemevine dayanışma ziyaretinde bulundular.

    Meclis üyeleri ve başkan yardımcılarının da dahil olduğu ziyarette Alevilerin maruz kaldığı ayrımcılığa karşı dayanışmanın önemi vurgulanırken, tüm din ve inanç gruplarının birlikte yaşamasının toplumsal barışa da vesile olacağı belirtildi.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • DEM Parti, CHP’yi ziyaret etti: Barış sürecinin, hiçbir şekilde heba edilmemesi çok kıymetli-VİDEO

    DEM Parti, CHP’yi ziyaret etti: Barış sürecinin, hiçbir şekilde heba edilmemesi çok kıymetli-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti İmralı Heyeti’nde yer alan Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü. Kürt sorununa karşı yapıcı bir tutum içinde olduklarını vurgulayan Özgür Özel, “Eğer 2013-2015 süreci olması gerektiği gibi yönetilseydi o günden bugüne akan gözyaşı ve kan akmayacaktı. O yüzden geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmak gerekir. TBMM dışında oluşturulan zeminlerde bir çözüm arayışı doğru bir arayış olmaz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti’nde yer alan Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüştü. CHP Genel Merkezi’nde yapılan görüşmede DEM Parti heyeti, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Örgütlemeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin tarafından karşılandı. Yapılan toplantı sonrası ortak açıklama yapıldı.

    “DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜN ZEMİNİNİN GÜÇLÜ BİR BİÇİMDE HAZIRLANMASI GEREKİYOR”

    Abdullah Öcalan’ın çağrısı üzerine görüşmelere başladıklarını söyleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “1 Ekim’den bu yana sayın Bahçeli’nin de grup toplantılarında dile getirdiği; Kürt sorununun çözümüne dair ve PKK’nin silah bırakmasına dair çeşitli diyalog süreçleri mevcuttu. Bu diyalog süreçlerinde yepyeni bir sayfa açıldı. Bu sayfa İmralı’dan gelen çağrıyla birlikte açıldı. Barış ve Demokratik Toplum çağrısıyla birlikte yepyeni bir sayfa açıldı. Çağrının ana teması, Kürt sorununun çatışma ve şiddetten arındırılarak, yasal, siyasi ve demokratik bir zeminde çözümüne dair ipuçları veriyor. Bu çağrının muhatabı bir yandan sayın Öcalan’ın kendi örgütüdür, öte yandan Türkiye’deki bütün siyasal ve toplumsal dinamikler, iktidarı ve muhalefetiyle birlikte tüm siyasi partiler, aynı zamanda devletin kendisidir.

    Bu sürecin özellikle yasal ve hukuki zemine kavuşması için elbette kimi ortamların hazırlanması çok kıymetli ve önemli olacaktır. Sayın Özel ve heyetiyle birlikte bunları da istişare ettik. Parlamentonun süreçte üstleneceği rolün toplumsal barışa ne kadar büyük bir katkı sağlayacağının altını çizmek istiyorum. Bu çağrının karşılık bulmasının zeminin güçlendirilmesi bakımından bir çatışmasızlık sürecinin başlaması çok kıymetli olacak. Sayın Öcalan, PKK’ye kendini feshetmesiyle ilgili çağrı yaptı. PKK de olumlu yönde karşılık verdi. Koşulların hazırlanmasıyla birlikte, kendi kongrelerini toplayabilecekleri bir zeminin oluşmasıyla birlikte bu süreci başlatacaklarına dair bilgi vermişlerdi. Çatışmasızlık sürecinin özellikle altını çizmek istiyorum. Çünkü bu fesih sürecinin gerçekleşebilmesi, bu demokratik dönüşümün gerçekleşebilmesinin zeminin güçlü bir biçimde hazırlanması gerekiyor” diye konuştu.

    “BUNDAN SONRA PARLAMENTO ZEMİNİNDE ATILACAK ADIMLAR ÖNEMLİ”

    Çatışmasızlık sürecinin başlamasının önemli olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, “Başta bu görüşmeler olmak üzere bundan sonra parlamento zemininde atılacak adımların önemi. Yani bu süreçte bir yasallığın başlaması çok önemli. Bahsini ettiğim görüşmeler bunun içindedir. Sürecinin gerçekleşebilmesi, bu demokratik dönüşümün gerçekleşebilmesinin zeminin güçlü bir biçimde hazırlanması gerekiyor. Ana muhalefet partisi başta olmak üzere diğer muhalefetin bu konuda bugüne kadar verdiği olumlu mesajlar çok kıymetli. Bu süreç çok önemli bir süreç. Barış sürecinin, bu girişimlerin hiçbir şekilde heba edilmemesi çok kıymetli. O nedenle herkesim tarafından bu sürecin sahiplenilmesi ve bu çorbada herkesin emeğinin ve tuzunun olması çok önemli. Bu anlamıyla elbette devlete ve iktidara çok önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bugün CHP’nin bu görüşmemizde Kürt sorununun çözümünü içeren demokratikleşme paketi hazırlıkları ile ilgili bizleri bilgilendirdiler. Ben bu kıymetli çalışma ve hazırlık için yine kendilerine teşekkürlerimizi sunuyorum. Bu dönem, meclisin, siyasetin ve bütün demokratik zeminin inisiyatif alması gereken bir dönem” dedi.

    “BİZ ÇÖZÜMSÜZLÜK SİYASETİNİN İNSANLARI DEĞİLİZ”

    Gruplarının halkın sorunlarını çözmek üzere halktan yetki istediğini belirterek konuşmasına başlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Halkın verdiği yetki de bu yöndedir. Çatışmalı bir süreç terk edilecekse, terör örgütü silahlarını bırakacaksa, kendisini lağvedecekse, artık hiçbir ana ağlamayacaksa, şehitler gelmeyecekse, Türk’ün ve Kürt’ün annesi ağlamayacaksa, kan duracaksa, yetimler olmayacaksa, milletin verdiği görev bu sürece katkı sağlamaktır. Zaten eğer milletvekili olup, milletten bu yetkiyi alıp da böyle bir sürece ne olursa olsun karşı olmak demek, akan kan ve gözyaşının devam etmesine, ‘benim bir çözümüm yok, ben orada yokum’ demektir. Biz bu siyasetin insanları değiliz” dedi.

    “SORUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ZEMİN PARLAMENTODUR”

    Kürt sorununa karşı yapıcı bir tutum içinde olduklarını vurgulayan Özgür Özel, “Bu sorunun çözülmesi için gayret sarf edeceğiz. Zemin neresidir? Zemin parlamentodur. Bu konuda geçtiğimiz hafta grup toplantısında da sayın Numan Kurtulmuş’a inisiyatif alması noktasında bir çağrıda da bulunmuştum. Bunu da tekrar etmek isterim. Parlamentoda bu sorunla ilgili çalışmalar başladığında biz kendi görevimizi yerine getirmiş, milletin bize verdiği görevi yerine getirmiş bir biçimde orada olacağız. Bunu da önümüzdeki süreç içerisinde parlamentodaki muhataplarımızla da paylaşacağız. Bizim hedefimiz hem Kürtler hem Türkler hem Aleviler hem Sünniler… etnik kimliği ya da inancı ne olursa olsun herkes için tam demokrasi tam özgürlük ve herkesin kendisini eşit gördüğü bir toplum. Bunun için yapılması gereken yasal düzenlemelerin tamamının yapılması gerekiyor. Burada meseleyi ikiye ayırmak lazım. Bir eksik olan ve yapılması gereken yeni yasal düzenlemeler var. İkincisi mevcut yasaların adil ve demokratik uygulanması, kötüye kullanılmaması var. Bununla ilgili adımlar kararlılıkla atılması gerekiyor. Buradan kim karlı çıkacak? Buradan bir bütün olarak Türkiye karlı çıkacak. Bu işi bir siyasi partinin karına ya da zararına, siyasi ikbal hedeflerine, bir takım ufak hesaplara alet edersek hepimiz kaybederiz” diye ifade etti.

    “GEÇMİŞTE YAPILAN HATALARDAN DERS ÇIKARMAK GEREKİYOR”

    2013-2015 sürecinde muhalefetin dışlandığını söyleyen Özel, “Bugünle ilgili de baştan olumsuzlamak istemem ama görünen o ki ülkeyi yöneten iktidar partisi özellikle AKP, Cumhuriyet Halk Partisi’ni, muhalefeti dışlayarak ve onların görüşlerini değersizleştirerek yol alma niyetindeler. Buradan bir kez daha uyarıyorum ki kaybederiz, bütün Türkiye kaybeder. Eğer 2013-2015 süreci olması gerektiği gibi yönetilseydi o günden bugüne akan gözyaşı ve kan akmayacaktı. Bu kadar yuvaya ateş; evladın, eşin, annenin, babanın yüreğine ateş düşmeyecekti. O yüzden geçmişte yapılan hatalardan ders çıkarmak gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisi dışında oluşturulan zeminlerde bir çözüm arayışı doğru bir arayış olmaz. Bizim 7-8 başlık ve ana tema üzerinde çalıştığımız, çok sayıda kanunda ve 20’den fazla kısımda çalışmalarını yaptığımız bir demokratikleşme paketi var. Bu paketin hayata geçmesi durumunda Kürt sorununda da çok önemli bir ilerlemenin kaydedileceği, hele hele Türkiye’nin dünyadaki algısı, ekonomisine yapacağı katkılar, şu anda en gerilerde olduğumuz endekslerde bizi çok daha ileriye götürecek, Türkiye’yi demokratikleşme üzerinde yeniden bir kalkınma sürecine sokacak bir süreçten kimse mahrum kalmayacak. Ama bunlar reddedilir ve yapılmazsa sorunun çözümü mümkün olmayacak. Çünkü demokratikleşme içermeyen hiçbir çözüm kalıcı olmuyor. Ama Türkiye’de kimse bundan karlı çıkmayacak” diye konuştu.

    “DEMOKRASİ DIŞINDA BİR ÖNERİMİZ YOK”

    Sürece katkı sunmamayı doğru bir yaklaşım olarak görmediklerini belirten Özel, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Biz dışlanırsak, süreç baltalanırsa, bu sorun bu dönemde çözülmezse; Adalet ve Kalkınma Partisi, parti çıkarları için, kişisel çıkarları için bunu heba etmiş bir siyasi hareket olarak tarihin sayfalarındaki yerini alır. Türkiye de önüne bakar. Türkiye’nin önüne bakacağı süreci beklemek yerine bugün ortaya çıkabilecek bu süreci hep birlikte sahiplenmek gerekiyor. Bunun için 3 önerimiz var; Demokrasi, demokrasi, demokrasi. Bunun dışında bir önerimiz yoktur.”

    PİRHA/ANKARA

  • Demokrasi İçin Birlik Meclisi, CAN Tv ve PİRHA’yı ziyaret etti-VİDEO

    Demokrasi İçin Birlik Meclisi, CAN Tv ve PİRHA’yı ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-16 Şubat’ta ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’ gerçekleştirecek Demokrasi İçin Birlik Meclisi, CAN Tv ve Pir Haber Ajansı’nı ziyaret etti. Suriye’de Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtlere karşı ağır bir tehdit ortamı ortaya çıktığını söyleyen Salih Zeki Tombak, “Hem dayanışmayı yükseltelim hem de bu konuda duyarlılığı arttıralım diye bir konferans düzenliyoruz” dedi.

    Demokrasi İçin Birlik Meclisi, 16 Şubat Pazar günü saat 16.00’da Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’ gerçekleştirecek.

    Demokrasi İçin Birlik Meclisi üyeleri Salih Zeki Tombak, Esen Aslandoğan ve Yeşim Kantekin, yapılacak konferans için CAN Tv ve Pir Haber Ajansı’nı ziyaret etti.

    “SURİYE’DE YAŞANAN KATLİAMA KARŞI DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM”

    Ortadoğu’daki son gelişmelerle beraber halkların yaşamlarının tehlike altında olduğunu belirten Demokrasi İçin Birlik Meclisi üyesi Salih Zeki Tombak, “Filistin halkı soykırıma uğruyor yine Suriye’de Aleviler, Hristiyanlar, Dürziler ve Kürtlere karşı ağır bir tehdit ortamı ortaya çıktı. Ortadoğu’daki gelişmelerin Türkiye’ye bire bir yansıması var. İktidarın trolleri Siyasal Alevilik kavramını ortaya koyup provokasyon yapmak istediler. Geçmişte kapılarımıza çarpı işareti koyuyorlardı şimdi ise sosyal medyada tehdit ediyorlar. Hem dayanışmayı yükseltelim hem de bu konuda duyarlılığı arttıralım diye bir konferans düzenliyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Adıyaman’da 6 Şubat’ta hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı-VİDEO

    Adıyaman’da 6 Şubat’ta hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da 6 Şubat’ta depremlerinde hayatını kaybedenler mezarları başında ağıtlar yakılıp, anıldı.

    6 Şubat 2023’te Maraş merkezli depremler 11 ilde yıkıma neden oldu. Resmi verilere göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi de yaralandı. On binlerce kişi evsiz kaldı.

    MEZAR BAŞINDA ANMA

    Adıyaman’da 6 Şubat’ta depremlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları, sabah saatlerinde Karapınar Mezarlığı’na gelerek mezar ziyaretleri yapıp, lokmalar dağıttı. Mezarlığa gelen yurttaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının mezarlarının başında ağıtlar yakarak andı.

    Mezarlıkta bir duvarda ‘Burada yatanların hakları helal değildir’ yazılaması yapılması ve depremde hayatını kaybeden bir çocuğun mezarına oyuncaklar bırakılması da dikkatleri çekti.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Milletvekili Celal Fırat, Adıyaman’da depremzedelerle bir araya geldi-VİDEO

    Milletvekili Celal Fırat, Adıyaman’da depremzedelerle bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 6 Şubat depreminde 32 kişinin hayatını kaybettiği Adıyaman’ın Bulam beldesini ziyaret etti. Vatandaşlarla bir araya gelen Fırat, Bulam Belediyesine de ziyaret gerçekleştirdi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremleri nedeniyle resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişi öldü 100 binden fazla kişi de yaralandı. Depremin üzerinden iki yıl geçmesine karşın Adıyaman’da sorunlar giderilmedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, 6 Şubat depreminde 32 kişinin hayatını kaybettiği, 400 evin yıkıldığı Adıyaman’ın Bulam beldesini ziyaret etti.

    Celal Fırat ayrıca, Pınarbaşı (Bulam) ilçe belediyesi, Zerban Ziyareti, Kotur Köyü, Bulam Beldesi, Pınarbaşı Kültür Evi’ne de ziyarette bulundu.

    “ÜLKEDEKİ SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ LAZIM”

    Milletvekili Celal Fırat, DEM Partili Pınarbaşı Belediyesi’nde başkan ve personelle bir araya geldi. Ülkede sevginin ve barışın egemen olmasını istediklerini söyleyen Fırat, “Herkesin ele ele vererek başta Kürt ve Alevi sorunları olmak üzere bütün sorunların çözülmesi lazım. Belediyelerimize kayyım atanıyor, halkın iradesi gasp ediliyor. Türkiye’de artık adaletin kalmadığı bir süreci yaşıyoruz” dedi.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Alevi örgütleri: Katil Colani’yi Ankara’da protokol ile karşılamak işlediği suçları aklamaktır!

    Alevi örgütleri: Katil Colani’yi Ankara’da protokol ile karşılamak işlediği suçları aklamaktır!

    PİRHA- Alevi örgütleri, cihatçı selefi örgüt HTŞ lideri Ebu Muhammed Colani’nin Ankara’da resmi törenle karşılanacak olmasına tepki göstererek, “Yargılanması gerekirken onu protokolde karşılamak işlediği suçları aklamaktır. Onun taktığı kravat elindeki kanı kapatamaz. O, Suriye’de on binlerce Ezidi, Kürt, Hristiyan ve Alevi’nin katilidir” dedi. 

    Türkiye’nin hala terör örgütü listesinde yer alan Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) lideri Ebu Muhammed Colani (Ahmed Şara) Erdoğan tarafından Ankara’da resmi törenle karşılanacak.

    Colani’nin, saat 17.00’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmesi bekleniyor. İkili Saray’da görüşecek.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Colani’nin resmi törenle karşılanmasına tepki göstererek, Colani’nin insanlık suçu işleyen bir katil olduğuna vurgu yaptı.

    “COLANİ KATİLDİR; PROTOKOL İLE KARŞILAMAK İŞLEDİĞİ SUÇLARI AKLAMAKTIR”

    ‘Gelen Kişi Katildir’ başlığıyla yapılan açıklama şöyle:

    “İnsanlığa karşı sayısız suçları işlemiş Alevi düşmanı katil Colani ülkemizden ve Suriye’den defol!

    Uluslararası çete liderini devlet başkanı statüsü ile karşılamak başta Ortadoğu halkları olmak üzere biz Alevilere de parmak sallamaktır. AKP’nin 22 yıllık iktidarları döneminde birçok antidemokratik uygulamalarla karşı karşıya bırakıldık fakat bu durum hepsini de aşan bir haldir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu Dünya’da birçok ülkenin terörist ilan ettiği Colani katildir, teröristtir.

    Yargılanması gerekirken onu protokolde karşılamak işlediği suçları aklamaktır.

    Onun taktığı kravat elindeki kanı kapatamaz. O, Suriye’de on binlerce Ezidi, Kürt, Hristiyan ve Alevi’nin katilidir. Colani Suriye halklarının katliamından sorumludur. Milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesinden sorumludur.

    Katil Colani ülkemizden ve Suriye’den DEFOL!”

    PİRHA/ANKARA

  • Arap Alevilerden DEM Parti’ye ziyaret-VİDEO

    Arap Alevilerden DEM Parti’ye ziyaret-VİDEO

    PİRHA – Alevi kanaat önderleri, DEM Parti Meclis grubunu ziyaret etti. Ziyarette, Suriye’de yaşayan Alevilerin karşı karşıya olduğu katliam ve tehditler konuşuldu.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı.

    Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesi ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Hataylı Arap Alevi kanaat önderleri, DEM Parti Meclis grubunu ziyaret ederek Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü. Görüşmede Suriyeli Alevilerin karşı karşıya olduğu saldırı ve tehditler konusu ele alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’den İzmir Dersim Derneği’ne ziyaret-VİDEO

    Yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Sarıgül’den İzmir Dersim Derneği’ne ziyaret-VİDEO

    PİRHA- İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği, yerine kayyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ü ağırladı. Ziyarette kayyımlara karşı mücadele çağrısında bulunuldu.

    22 Kasım tarihinde kayyım atanarak görevden alınan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği’ni ziyaret etti.

    Konak ilçesinde bulunan dernek binasındaki ziyarete İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri katıldı.

    “HALKIN SEÇİLMİŞLERİ İRADEMİZDİR”

    Ziyarette ilk sözü alan İzmir Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Eş Başkanı Hasan Ali Kılıç, Dersim’in seçilmişlerine yönelik gaspı kabul etmediklerini ifade ederek, “Kayyımlara karşı İzmir’de bir duruş sergiledik. Yüreğimiz Dersim ve Ovacık halkından yanaydı. Demokrasi deniyorsa demokrasiye uyulması gerekiyor. Demokrasi Dersim’de rafa kalktı. Halkın seçme ve seçilme hakkı gasp edilmişse burada hak hukuk yoktur. Bu anti demokratik uygulamaları kabul etmeyeceğimizi bildiriyoruz. Cevdet Konak, Birsen Orhan, Mustafa Sarıgül halkın seçilmişleridir ve irademizi temsil ettiklerini buradan bildiriyoruz” dedi.

    Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ise Dersim’in çoklu kimliklerinin sistemin hedefi olduğunu kaydederek, “Kayyımların başlı başına hukuksuz olduğunu düşünüyoruz. Bu sistemin en çok sancı duyduğu konular Dersim’in çoklu kimlikleri. 10 yıl önce gündemde olmayan boş bir davada savunma dahi alınmadan apar topar bir ceza verildi ve 48 saat içinde kayyım atandı.İnanç ve dil noktasında dirençli bir yerde olduğumuzu ispatlamış durumdayız. Mesele Dersim olduğu zaman her zaman mücadele ediyorduk. Madencilere karşı durarak bir karşı duruş çabası içine girmiştik. Bizler bu karşı duruş yüzünden cezalandırıldık” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri HDK’yi ziyaret etti

    Alevi Bektaşi Federasyonu ve bileşenleri HDK’yi ziyaret etti

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ile federasyonun bileşenlerinin temsilcileri, Halkların Demokratik Kongresi(HDK) Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret ettiler.

    Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, ABF ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD)Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, PSAKD GYK üyesi ve Gaziosmanpaşa Şube Başkanı Hıdır Çam ve Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu’ın da aralarında olduğu heyet, HDK’nin 13. Dönem Kongresi’nden sonra yeni göreve gelen HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu’nu ziyaret etti.

    Ziyarette, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmeler konuşuldu. Özellikle Suriye’de gelişen durum karşısında orada yaşayan Alevilerin ve Kürtlerin bir katliama maruz kalma tehdidi altında olduğu ve buna karşı ortak neler yapılabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

    Cumhuriyetin ikinci yüzyılının hak ve özgürlükler temelinde demokratik Cumhuriyete evrilmesi konusunda ortak mücadele etme kararlılığına vurgu yapıldı. İlerleyen günlerde ise ortak kararlar çıkarılması konusunda görüş birliğine varıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tuncel’den Dersim Belediyesi’ne ziyaret; ‘Kürtlere karşı özel bir hukuk uygulanıyor’-VİDEO

    Tuncel’den Dersim Belediyesi’ne ziyaret; ‘Kürtlere karşı özel bir hukuk uygulanıyor’-VİDEO

    PİRHA-TJA aktivisti Sebahat Tuncel, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesinin ardından Dersim Belediyesi’ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Tuncel, “İktidar, yargıyı İstiklal Mahkemelerinden bu yana Ağır Ceza Mahkemeleri de dahil olmak üzere Kürtleri ve muhalifleri dizayn etme aracı olarak kullanıyor” dedi.

    20 Kasım 2024 tarihinde Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’e “örgüt üyeliği ” iddiasıyla yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Verilen cezalara tepki gösterilerek 3 gündür Dersim’de protestolar sürüyor.

    Tevgera Jinen Azad (TJA), aktivisti Sebahat Tuncel, Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesinin ardından Dersim Belediyesi’ne dayanışma ziyaretinde bulundu. Sebahat Tuncel’i Dersim Belediyesi önünde Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni ve Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri karşıladı.

    “KÜRTLER FİİLEN VATANDAŞLIKTAN ÇIKARTILMIŞ GÖRÜNÜYOR”

    Hem dayanışma hem de Türkiye’de Kürtlere karşı yargı eliyle sistematik olarak uygulanan baskı politikasına karşı durmak için Dersim’de olduğunu belirten Sebahat Tuncel, “Aynı zamanda Dersim ve Kürdistan halkına dayatılan sömürge hukukuna karşı itiraz etmek için buradayız” dedi.

    Tuncel, şöyle devam etti:

    “Bir halk, belediye başkanı, milletvekili seçiyor ama zaman geçtikten sonra seçilen kişiler hakkında davalar açılıp cezalar veriliyor. Kayyım rejimine dayanak olarak sunulan davalara baktığımızda arkadaşlarımız sadece siyaset yaptıkları için yargılanıyor. İktidar, yargıyı İstiklal Mahkemelerinden bu yana Ağır Ceza Mahkemeleri de dahil olmak üzere Kürtleri ve muhalifleri dizayn etme aracı olarak kullanıyor. Cevdet Konak’a verilen ceza da bu çerçeveden değerlendirilmesi gerekiyor. AKP iktidarı, 2015 yılından beri aynı siyaseti uyguluyor. Bugün buraya gelmemizdeki temel amaç artık buna ‘edi bese’ demek. Siyaseti nasıl yapacağız? Muhalefet konuşamaz, onlar konuşunca hak, anayasal hak, Kürtler konuşunca suç. Onlar siyaset yapınca siyasi partiler kanununa göre hak, ama biz konuşunca “Terörle mücadele” kanunları ile karşımıza çıkıyor. Onlara hak olan bizlere, neden Kürtlere hak değil?  Burada mesele Kürtlerin vatandaşlıktan çıkarılması, vatandaş gibi görülmemesidir. Kürtler fiilen vatandaşlıktan çıkartılmış görünüyor. AKP-MHP konuşunca hak, Kürtler konuşunca ceza. Bunun anlamı Kürtlere karşı özel bir hukuk uygulanıyor.”

    PİRHA/DERSİM