Yazar: cem ekinci

  • Gülistan Doku davasında 5 kişi daha tutuklanarak cezaevine gönderildi-VİDEO

    Gülistan Doku davasında 5 kişi daha tutuklanarak cezaevine gönderildi-VİDEO

    PİRHA Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına olan Ferhat Hanedan Güven, Cemile Yücer, Nurşen Arıkan, Celal Altaş, Zeynel Abarakov tutuklanarak cezaevine götürüldü.

    Gülistan Doku soruşturmasında toplam tutuklu sayısı 8’e yükseldi. 3 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    Ferhat Hanedan Güven, Cemile Yücer, Nurşen Arıkan, Celal Altaş, Zeynel Abarakov tutuklanarak cezaevine götürüldü. Tutuklanan Engin Yücer’in ise işlemlerinin bitmesinin ardından cezaevine gönderilmesi bekleniyor.

    Savcılık ifadesi biten Mustafa Türkay Sonel ve Şükrü Eroğlu’nun ise hakimlik sorgusu yapılacak.

    Öte yandan Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir’in de soruşturma kapsamında Dersim’e getirilmesi planlanıyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Gülistan Doku soruşturmasında 5 tutuklama kararı!

    Gülistan Doku soruşturmasında 5 tutuklama kararı!

    PİRHA Gülistan Doku dosyasında adliyeye sevk edilen 9 kişiden  5’i daha tutuklandı.

    Gülistan Doku soruşturması kapsamında bugün ifadeleri alınan şüpheliler Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Güven, Cemile Yücer, Engin Yücer tutuklanmaları talebiyle; şüpheli Uğurcan Açıkgöz ise yurtdışı yasağı şeklinde adli kontrol talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Mahkemeye sevk edilen Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Cemile Yücer, Engin Yücer, ‘suç delillerini gizleme ve yok etme’ suçlamasıyla tutuklanırken; Ferhat Hanedan Güven ise Aygül Doku’ya karşı yağma suçlamasıyla tutuklandı. Uğurcan Açıkgöz ise adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Adliyede olan diğer şüphelilerin ifadeleri devam ediyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Gökhan Ertok, etkin pişmanlık talebinde bulundu

    Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan Gökhan Ertok, etkin pişmanlık talebinde bulundu

    PİRHA- Gülistan Doku soruşturması dahilinde gözaltına alınıp tutuklanan Gökhan Ertok, ‘etkin pişmanlık talebinde’ bulundu.

    Gülistan Doku soruşturmasında, Gülistan kaybolduktan 13 gün sonra sim kartını kullandığı, yaklaşık 3 saat boyunca işlem yaptığı tespit edilen ve dün tutuklanan ihraç polis memuru Gökhan Ertok’un, etkin pişmanlıktan faydalanmak için talepte bulunduğu belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

  • İki kadın, tek karanlık: Rojwelat ve Gülistan’ın sırrını kim saklıyor?

    İki kadın, tek karanlık: Rojwelat ve Gülistan’ın sırrını kim saklıyor?

    PİRHA- Gülistan Doku soruşturmasında delil olarak kullanılabileceği gerekçesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca istenilen 2024’te katledilen Rojwelat Kızmaz’ın HTS kayıtları bulunamadı.

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 Kasım 2024’te Gülistan Doku’nun yakın arkadaşı Rojwelat Kızmaz’ın ölümüne dair Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’na delil olarak değerlendirilme ihtimali olan HTS kayıtlarını istediği müzekkere yazısı gönderdi. Batman Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı yılın 8 Kasım’ında kayıtların bulunmadığı yönünde dönüş yaptı.

    Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yazısı şu şekilde:

    “Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan bir soruşturmaya esas olmak üzere; ilgili sayılı yazımızda; Batman Cumhuriyet Başsavcılığında kayıp şahıs olarak aranmakta iken ölü olarak bulunan Rojvelat Kızmaz’ın yakın arkadaşı olan ve 05.01.2020 tarihinde benzer şekilde kaybolan ve halen kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun bulunmasına yönelik cumhuriyet başsavcılığımızın 2020/52 soruşturma sayılı dosyasında delil olarak değerlendirilme ihtimali bulunduğundan Rojvelat Kızmaz’ın 01.01.2020 tarihinden itibaren dosyamız içerisine alınan HTS kayıtlarının bulunması halinde bir örneğin cumhuriyet başsavcılığımıza gönderilmesinin istenildiği… Yapılan UYAP tetkiklerinde kapsamında HTS kayıtlarının bulunmadığı hususunda gereği rica olunur”

    ROJWELAT KIZMAZ’A NE OLDU?

    Batman’da 9 Şubat 2024’te evinden çıktıktan sonra kaybolan 26 yaşındaki Rojwelat Kızmaz, başvurulara rağmen aranmadı. 12 Şubat’ta Hasankeyf Baraj Göleti’nde yaşamını yitirmiş halde bulunan Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporuna göre Rojwelat Kızmaz’ın kaybolduktan iki gün sonra sabaha karşı yaşamını yitirdiği tespit edildi. Yetkililerin ihmallerine dair yapılan suç duyuruları, savcılık tarafından “kovuşturmaya yer olmadığı” kararıyla reddedildi.

    Rojwelat Kızmaz’ın MOBESE kayıtlarında görüldüğü, Hasankeyf’e gidişinin ve oradaki hareketlerinin net bir şekilde tespit edilebileceği belirtilmesine ve 2-3 saatlik bir çalışmayla bulunabilecekken, yetkililer herhangi bir adım atmadı.
    Ayrıca, Rojwelat Kızmaz’ın ölüm nedenlerini dijital medyada paylaşan bir kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” iddiasıyla İstanbul’da soruşturma açıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Anne Bedriye Doku rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı- VİDEO

    Anne Bedriye Doku rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı- VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku zanlıların adliye binasına getirilmesinin ardından fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.

    Gülistan Doku soruşturması kapsamında jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.

    Şüphelilerin adliye binasına girişi sırasında Doku ailesi, ‘Katiller’ diye bağırarak tepki gösterdi. Yaşanan olayların ardından anne Doku fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de bir kişi gözaltına alındı

    Dersim’de bir kişi gözaltına alındı

    PİRHA- Dersim’de sabah saatlerinde yapılan bir operasyonda İHD Dersim Şubesi yöneticilerinden Yaprak Kurban, ‘MKP-TKPML’ örgütü üyeliği soruşturması nedeniyle gözaltına alındı.

    Sabah saatlerinde yapılan operasyonda Dersim’deki evinden alınan Yaprak Kurban, ‘MKP-TKPML’ örgütü üyeliği suçlamasıyla gözaltına alındı.

    İstanbul merkezli yapılan bu operasyon kapsamında gözaltına alınan Kurban’ın İstanbul’a götürülmesi bekleniyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Anne Bedriye Doku: Tuncay Sonel tutuklansın!- VİDEO

    Anne Bedriye Doku: Tuncay Sonel tutuklansın!- VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun ailesi adliye önünde bekleyişini sürdürüyor. Anne Bedriye Doku, eski vali Tuncay Sonel’in tutuklanması çağrısını yaptı.

    Gülistan Doku’nun ailesi Tunceli Adliyesi önünde bekleyişini sürdürüyor. Adliye önünde açıklama yapan anne Bedriye Doku, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına seslenerek Tuncay Sonel’in tutuklanmasını talep etti

    Doku ailesi, Tuncay Sonel’in hala serbest dolaşmasından dolayı soruşturmaya müdahale etmesinden kaygı duyuyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Doku ailesi adliye önündeki bekleyişini sürdürüyor- VİDEO

    Doku ailesi adliye önündeki bekleyişini sürdürüyor- VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun ailesi soruşturma sonrası yaşanan yeni gelişmelerden sonra adliye önündeki bekleyişini sürdürüyor. Aile, “Esas sorumlu Tuncay Sonel tutuklana kadar adliye önünden ayrılmayacağız” diyor.

    Gülistan Doku’nun ailesi kızlarının kaybolduğu günden bu yana adalet bekleyişini sürdüyor. Doku ailesinin 6 yıldır devam eden mücadelelerinde geçtiğimiz günler haricinde somut bir adım atılmamıştı.

    Geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan gözaltı operasyonuyla soruşturma yeni bir evreye geçti. Ailenin adalet umutları yeniden yeşerirken, şimdiki tek talepleri eski vali Tuncay Sonel’in tutuklanması olarak öne çıkıyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Ayten Kordu’dan Meclis’e Gülistan Doku önergesi: Zincirleme delil karartma süreci aydınlatılmalıdır!

    Ayten Kordu’dan Meclis’e Gülistan Doku önergesi: Zincirleme delil karartma süreci aydınlatılmalıdır!

    PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Gülistan Doku soruşturması için Adalet Bakanlığı’na sorulmak üzere soru önergesi verdi. Aynı zamanda Meclis bünyesinde ‘Araştırma Komisyonu’ kurulması için de Meclis Başkanlığı’na önerge sundu.

    5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmada son dönemde yaşanan gelişmeler, dosyanın başından itibaren ciddi usulsüzlükler ve delil karartma iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Altı yılı aşkın süredir sonuçlanamayan soruşturma için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ve Adalet Bakanlığı’nın devreye girmesi istendi.

    “GÜLİSTAN İÇİN MECLİSTE ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALIDIR”

    Dersim Milletvekili Ayten Kordu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu önergeyle olayın cinayet boyutu, soruşturmanın yürütülüş biçimi ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının araştırılması için Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Kordu, “Kadınlara karşı işlenen ve üstü kapatılmaya çalışılan suçların tekrar yaşanmaması için etkin soruşturma yürütülmeli” dedi.

    Önerge gerekçesinde, olayın başından itibaren yanlış yönlendirmeler yapıldığı, soruşturmanın belirli bir senaryo doğrultusunda ilerlediği, delillerin sistematik şekilde karartıldığı vurgulandı. Kordu, TBMM’nin etkin bir şekilde devreye girmesinin hem Gülistan Doku dosyası hem de benzer kadın kayıplarının aydınlatılması açısından kritik olduğunu belirtti.

    KORDU: USULSÜZLÜK VE DELİL KARARTMA OLAYLARI AÇIĞA ÇIKARILMALIDIR

    Kordu, ayrıca Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmadaki usulsüzlük ve delil karartma iddialarını, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması üzerine yazılı soru önergesi verdi.

    Kordu’nun hazırladığı önergede, soruşturmanın başından itibaren ciddi usulsüzlükler, delil karartma şüpheleri ve kamu görevlilerinin olası müdahalesi olduğuna dikkat çekildi. Özellikle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu 13 kişinin gözaltına alınmasının, dosyanın “cinayet” şüphesine evrildiğini gösterdiği belirtildi.

    Önergede, Gülistan Doku’ya ait telefonun SIM kartının adli mercilere teslim edilmesi gerekirken, önce dönemin valisine ardından Ankara’da bir siber çeteye verildiği; bu sırada bir polis memurunun sosyal medya hesaplarına girerek veri transferi yaptığı ve bazı arkadaşların silindiğinin tespit edildiği ifade edildi. Bu gelişmelerin, organize ve zincirleme bir delil karartma sürecine işaret ettiği vurgulandı.

    Ayrıca HTS kayıtları ve banka hareketlerinde, dönemin valisi ile polis memuru arasında iletişim ve para transferi iddialarının bulunduğu; hastane kayıtları ve üniversiteye ait kamera görüntülerinin de üzerinde oynandığı öne sürüldü. Buna karşın dönemin Valisi, Başsavcısı, Emniyet Müdürü ve Munzur Üniversitesi yönetimi gibi üst düzey kamu görevlilerinin bugüne kadar soruşturma kapsamına alınmamış olması “ciddi bir eksiklik” olarak değerlendirildi.

    Ayten Kordu, önergesinde şu soruların yanıtlanmasını talep etti:

    1. Gülistan Doku dosyasında dijital delillerin silindiği iddiaları hakkında hangi adli işlemler yapılmıştır?
    2. HTS ve banka kayıtlarında delil karartma karşılığı para transferi olup olmadığına dair hangi incelemeler yürütülmüştür?
    3. Hastane kayıtlarının silindiği iddiası doğru mudur, bu konuda herhangi bir kamu görevlisi hakkında işlem yapılmış mıdır?
    4. Munzur Üniversitesi kamera kayıtlarının değiştirildiği iddiası kapsamında hangi işlemler gerçekleştirilmiştir?
    5. Cinayetin yurtdışındaki bir şüpheli üzerine yıkılmaya çalışıldığı iddiaları doğrultusunda, soruşturmanın kasten yanlış yönlendirilip yönlendirilmediğine ilişkin bir inceleme başlatılmış mıdır?
    6. Tüm delil ve iddialara rağmen, dönemin Valisi Tuncay Sonel ve diğer üst düzey kamu görevlileri neden halen soruşturma kapsamında değildir?

    PİRHA/ANKARA

     

  • Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınanlardan 4 kişi adliyeye sevk edildi-VİDEO

    Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınanlardan 4 kişi adliyeye sevk edildi-VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan 13 kişiden 4’ü Tunceli Adliyesi’ne sevk edildi.

    Pazartesi gece geç saatlerde başlayan Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 13 kişiden 4’ünün emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.

    Adliyeye sevk edilenler arasında eski polis memuru Gökhan Ertok, İl Özel İdare Memuru Erdoğan Elaldı ve Munzur Üniversitesi’nin kamera sorumluları Süleyman Önalan ve Savaş Gültürk var.

    Adliyeye getirilenlerin savcılık ifadelerinin alınması bekleniyor.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti ve TJA’dan Doku ailesine dayanışma ziyareti- VİDEO

    DEM Parti ve TJA’dan Doku ailesine dayanışma ziyareti- VİDEO

    PİRHA- Aralarında Ayla Akat Ata’nın da olduğu TJA ve DEM Partili kadınlar, Tunceli Adliyesi’nde bekleyen Doku ailesine dayanışma ziyaretinde bulundu.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci Sınıf Öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında 13 Nisan’da 13 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ifade işlemleri sürerken, Tunceli Adliyesi önünde bekleyen Doku ailesine dayanışma ziyaretleri de sürüyor. Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinen Azad-TJA) aktivistleri Ayla Akat Ata, Hülya Alökmen, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, aileyi ziyaret etti. 

    Dosya avukatı Ali Çimen ve aileden son gelişmelere dair bilgi alan kadınlar, dayanışma dileğinde bulundu. Doku ailesi, Meclis’te Gülistan Doku için komisyon kurulmasını isterken, kadınlar DEM Parti tarafından bu yönlü sunulan önergenin AKP-MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlattı.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Aygül Doku’dan kan donduran iddia: Gülistan’ı Vali Tuncay Sonel’in oğlu öldürdü-VİDEO

    Aygül Doku’dan kan donduran iddia: Gülistan’ı Vali Tuncay Sonel’in oğlu öldürdü-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, adliye önünde yaptığı açıklamada kan donduran bilgilere ulaştıklarını iddia etti. Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğünü, olay anında yanında olan arkadaşı Umut Altaş’ın ise bu durumu baroya bıraktığı notla itiraf ettiğini öne sürdü.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, ailenin adliye önünde yaptığı basın açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Abla Aygül Doku ve avukat Ali Çimen’in katıldığı açıklamada; cinayet, delil karartma ve firar iddiaları havada uçuştu.

    “BAROYA NOT BIRAKILDI: GÜLİSTAN’I VALİNİN OĞLU ÖLDÜRDÜ”

    Aygül Doku, edindikleri sarsıcı bilgilerin kaynağını açıklayarak söze başladı: “Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in arkadaşı Umut Altaş bize ulaştı. Umut, Dersim Barosu’na gidip bir not bırakıyor ve açıkça ‘Gülistan’ı öldüren Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir’ diyor. Dönemin savcısı ne yazık ki bu notla ilgilenmiyor. Biz daha sonra Umut’un ailesiyle görüşmeye gittik. Daha oturur oturmaz bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. O an kuşkulandık, çünkü bugüne kadar kimse bize bunu dememişti.”

    “OĞLUMUN TEK SUÇU VALİNİN OĞLUYLA ARKADAŞ OLMAKTIR”

    Umut Altaş’ın annesinin sözlerini aktaran Doku, ailenin itiraflarını şu şekilde dile getirdi: “Annesine neden böyle söylediklerini sorduğumuzda, ‘Benim oğlumun tek bir suçu var; valinin oğluyla arkadaş olmasıdır. Biz oğlumuzu bu çocuk tekin değil diye çok uyardık. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu, başını yaktı’ dedi. Umut Altaş bu olay olduğunda henüz 18 yaşındaydı ve bu vicdan azabını kaldıramadığı için baroya o notu bırakmış.”

    “TANIK UMUT ALTAŞ AMERİKA’YA KAÇIRILDI”

    Olayın ardından tanık olduğu iddia edilen Umut Altaş’ın yurt dışına gönderildiğini belirten Aygül Doku: “Umut’a telefonla ulaştım. Bana ‘Sana yardımcı olacağım, bana 2-3 gün ver’ dedi. Ancak sonrasında ailesi ve buradaki güçler tarafından susturuldu, bir daha ulaşamadık. Tuncay Sonel onu hemen Amerika’ya göndermiş. Umut, Gülistan öldürülürken o arabada olduğunu söylüyor. Eğer katil kendisi olsaydı bana yardımcı olacağını söylemezdi. Bugün Umut konuşmasaydı biz valinin oğlunun ismini bile bilmeyecektik.”

    “TUNCAY SONEL GÖREVDEN ALINMALI VE YARGILANMALI”

    Kardeşine planlı bir tuzak kurulduğunu savunan Doku, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak konuşmasını sonlandırdı: “Gülistan’a öldürülmeden önce resmen tuzak kurulmuş. Ortada bir cinayet ve bu cinayeti örtbas eden bir mekanizma var. Buradan sesleniyorum; dönemin valisi Tuncay Sonel bir an önce görevden alınmalı ve bu korkunç iddialar karşısında yargılanmalıdır. Kardeşimin akıbetini bir valinin oğlu ve arkadaşının suç ortaklığına teslim etmeyeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Gazeteci Cihan Berk’e ilk duruşmada tahliye çıkmadı:Yaptığım tek faaliyet gazeteciliktir-VİDEO

    Gazeteci Cihan Berk’e ilk duruşmada tahliye çıkmadı:Yaptığım tek faaliyet gazeteciliktir-VİDEO

    PİRHA- Yaptığı haberlerden dolayı tutuklanan gazeteci Cihan Berk’in yargılandığı davada ilk duruşma bugün görüldü. Tunceli 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Berk tahliye edilmezken, duruşma 3 Haziran’a ertelendi.

    Dêrsim’de 19 Aralık 2025’te evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan gazeteci Cihan Berk’in yargılandığı davanın ilk duruşması, Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklu yargılanan Berk, Elazığ 2 Nolu Cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, salonda avukatları ve ailesi hazır bulundu. Duruşma salonuna aile dışında kimse alınmadı.

    Kimlik tespitiyle başlayan duruşma Cihan Berk’in yaptığı savunma ile devam etti. Gazeteci Berk, tutuklu bulunduğu süre boyunca iki kez tutukluluk halinin değerlendirildiğini ama boş gerekçelerle, ‘tutukluluk halinin devamına’ karar verildiğini söyledi.
    Berk, yaptığı savunmada suçlamaları reddederek, faaliyetlerinin gazetecilik kapsamında olduğunu vurguladı. “Yaptığım tek faaliyet gazetecilik faaliyetidir. Hiçbir örgütsel faaliyet yürütmedim” diyen Berk, iddianamede yer alan suçlamaların mesleki çalışmalarına dayandırıldığını belirtti.

    Ebru Timtik hakkında yaptığı haberler ve hazırladığı sinevizyon gösteriminin suç unsuru olarak gösterildiğine dikkati çeken Berk, Timtik’in kimliğine ve mücadelesine işaret etti. Berk, “Ebru Timtik kimdir? Ebru Timtik, İstanbul Barosu’na kayıtlı bir avukattır. Hayatını hak ve hukuk mücadelesine adamış bir isimdir. Tutuklanarak cezaevine konulmuştur. Onunla ilgili yaptığım haberler suç olarak gösterilemez” ifadelerini kullandı.

    Tanıkların dinlenmesinin ve avukatların savunmasının ardından mahkeme heyeti ara verdi. Verilen aranın ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti gazeteci Cihan Berk’in tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 3 Haziran tarihine erteledi.

    ÖRGÜT ÜYELİĞİ SUÇLAMASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR’

    Kararın ardından Cihan Berk’in avukatları açıklamada bulundu. Gazeteci Cihan Berk’in kendisine yönelik iddianamede yöneltilen suçlamaları kabul etmediğini vurgulayan Berk’in avukatı Kenan Çetin, “Evinde oluşturduğu kitaplığın ve Ebru Timtik hakkında kitap yazma düşüncesinin suç unsuru olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ifade etti. Ayrıca, kendisine gönderilen mektupların ve cezaevinde görüştüğü ailelerle yaptığı görüşmelerin denetime tabi olduğunu; kitapların “kitap okuma komisyonu” tarafından incelendiğini, mektupların ise “okuma komisyonu tarafından görülmüştür” ibaresiyle kendisine ulaştırıldığını belirtti. Bu nedenle örgüt üyeliği suçlamasının gerçeği yansıtmıyor”

    11 MAYIS’TA TUTUKLULUK DEĞERLENDİRMESİ YAPILACAK

    Avukat Kenan Çetin, avukatları olarak “bu dosyada örgüt üyeliği suçlamasının oluşmaması gerektiğini, bunun tartışılmasının dahi doğru olmadığını” ifade ettiklerini dile getiren Çetin,”Zira örgüt üyeliği suçlamasının unsurları bellidir. Bir örgüte katılma, kod isim kullanma, silahlı ya da teorik eğitim alma, örgüte özgeçmiş sunma gibi durumlar söz konusu olmadan bu suçun oluşamayacağını dile getirdik. Cihan’ın hangi saatlerde işe gittiğinin, hangi haberleri yaptığının ve eve kaçta döndüğünün kayıt altında olduğunu; sigortalı bir işte çalışan, PİRHA Haber Ajansı’nda görev yapan ve onlarca habere imza atan bir gazeteci olduğunu belirttik. Dolayısıyla birkaç haberin cımbızlanarak farklı yayınlarda yer almasının, örgüt propagandası suçunu dahi oluşturmayacağını düşünüyoruz. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verdi. 11 Mayıs’ta tutukluluk değerlendirmesi yapılacak. 3 Haziran’da ise savcılığın mütalaasını hazırlamasının ardından karar duruşmasının olasılığı yüksek” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim’den Siverek’teki okul baskınına protesto: Bu şiddet münferit değildir!-VİDEO

    Dersim’den Siverek’teki okul baskınına protesto: Bu şiddet münferit değildir!-VİDEO

    PİRHA- Urfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırıya sert tepki gösteren Eğitim-Sen Dersim Şubesi, gerçekleştirdiği basın açıklamasında, “Ne bugün ne yarın; ne okulda ne sokakta: Şiddeti normalleştirmeyeceğiz!” dendi.

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan silahlı saldırı, çok sayıda eğitim emekçisi ile öğrencinin yaralanmasına yol açtı. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin okulun eski öğrencisi olduğu ve olayın ardından yaşamına son verdiği açıklandı. Yaşanan saldırının münferit bir olay olmadığı söylenirken, eğitim emekçileri sert tepki gösterdi.

    EĞİTİM-SEN DERSİM ŞUBESİ: “BU OLAY MÜNFERİT DEĞİLDİR”

    Açıklamayı Eğitim Sen Dersim Şubesi adına Eğitim-Sen Dersim Şube Sekreteri İlhan Öner okudu. Öner, açıklamada yaşananların münferit olmadığını vurgulayarak, daha bir ay önce İstanbul Çekmeköy’de meslektaşları Fatma Nur Çelik’in bıçaklı saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, benzer şiddet olaylarının tekrar etmesinin tesadüf olmadığını belirtti.

    İlhan Öner, şiddetin yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, “Şiddet kendiliğinden ortaya çıkan bir olgu değildir; toplumsal ve siyasal koşullar içinde üretilir. Eşitsizliklerin derinleştiği, gençlerin geleceğe dair umutlarının aşındığı, rehberlik ve sosyal destek mekanizmalarının zayıflatıldığı bir ortamda şiddet zemini güçlenmektedir” dedi.

    “SİYASİ İKTİDAR VE EĞİTİM YÖNETİCİLERİ SORUMLU”

    Öner, eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştiren ve okulları koruyucu alanlar olmaktan uzaklaştıran politikaların, bu tabloya zemin hazırladığını belirterek, siyasi iktidar ve eğitim yöneticilerini sorumlu tuttu.

    “Okulların güvenli, kapsayıcı ve kamusal alanlar olmaktan uzaklaşması uzun süredir izlenen politikaların sonucudur. Çözüm, güvenlik önlemlerini artırmak değil; eşitlikçi ve kamusal bir eğitim anlayışını yeniden kurmaktır” diyen Öner, iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi.

    “ŞİDDETİ NORMALLEŞTİRMEYECEĞİZ”

    Öner, yaralanan eğitim emekçileri ve öğrencilere acil şifa diledi ve açıklama, şu sözlerle son buldu:

    Ne bugün ne yarın; ne okulda ne sokakta: Şiddeti normalleştirmeyeceğiz!”

    Sendika, okulların şiddetin değil yaşamın alanı haline gelmesi ve sorumluların hesap vermesi için mücadele edeceklerini vurguladı ve açıklamanın sonunda 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Doku ailesi avukatı Ali Çimen: Gülistan’ın verilerini siber çeteye sildirdiler!-VİDEO

    Doku ailesi avukatı Ali Çimen: Gülistan’ın verilerini siber çeteye sildirdiler!-VİDEO

    PİRHA- Avukat Ali Çimen, Gülistan Doku’nun telefonundaki sim kartın dönemin üst düzey kamu görevlisine teslim edilip Ankara’da siber çeteye verildiğini ve sosyal medya verilerinin gece yarısı silindiğini açıkladı. Çimen, gözaltındaki itirafçının HTS ve banka kayıtlarının Tuncay Sonel’le bağlantısını ortaya koyduğunu belirterek, Sonel’in açığa alınmasını ve tutuklanmasını talep etti.

    Avukat Ali Çimen, 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Çimen, Gülistan’ın telefonundaki sim kartın dönemin üst düzey bir kamu görevlisine teslim edildiğini, ardından Ankara’da bir siber çeteye verildiğini açıkladı. Sim kartın 18 Ocak 2020’de bir polis memurunun telefonuna takıldığını ve gece yarısı Gülistan’a ait sosyal medya verilerinin silindiğini belirtti.

    Çimen, gözaltındaki itirafçının HTS ve banka kayıtlarının Tuncay Sonel’le bağlantısını ortaya koyduğunu ifade ederek, dosyaya müdahalelerin sürdüğünü söyledi. Sonel’in görevde kalmasının soruşturma açısından sakıncalı olduğunu vurgulayan Çimen, açığa alınmasını ve tutuklanmasını talep etti.

    “ESKİ VALİ TUNCAY SONEL SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLEREK GÖZALTINA ALINMALIDIR”

    Avukat Ali Çimen, 5 Ocak 2020’de kaybettirilen Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında yapılan gözaltılara dair açıklama yaptı. Gülistan Doku’nun kullandığı telefona ait sim kartının, dönemin üst düzey bir kamu görevlisine teslim edildiğini hatırlatan Çimen, bu sim kartın daha sonra Ankara’da siber bir çeteye verildiğini belirtti.
    Gülistan Doku’nun kullandığı telefona ait sim kartının, 18 Ocak 2020’de bir polis memurunun telefonuna takıldığını ve gece 04.00’da Gülistan Doku’ya ait sosyal medya hesaplarındaki verilerin silindiğini aktaran Çimen, “Bunu gerçekleştiren kişi daha önce bize mail yoluyla başvuran bir itirafçı. Şu an gözaltında. Bu gözaltındaki kişiyle Tuncay Sonel’in bağlantı içinde olduğu HTS ve banka kayıtlarıyla sabit hale geldi. Dolayısıyla Tuncay Sonel hakkında daha önce de şikayetlerimiz söz konusuydu. Halen onun mülkiye müfettişi olarak görev yapmasını dosya açısından çok sakıncalı olarak görüyoruz. Dosyaya müdahaleleri söz konusu. Bu nedenle bir an önce açığa alınıp, gerçekleştirdiği suçlarla ilgili gözaltına alınıp, tutuklanmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Hacker’in polis Gökhan Ertok olduğunu söyleyen Çimen, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı: “Bu Gökhan’ın özelliği hacker olmasıdır, bir siber çeteye hizmet etmesidir. Dolayısıyla Tuncay Sonel’in de bu siber çeteyle ilişkilenip, Gülistan Doku dosyasında kendileri aleyhine olabilecek olası delilleri silmesi için siber çeteyle bir ilişkiye girdiği görülüyor. Aralarında para trafiği de var. Birbirleriyle görüştüklerine dair HTS kayıtları da var. Bu yönüyle Tuncay Sonel’in eylemi artık gerçekleşmiştir. Yargılanmasını talep ediyoruz.” Çimen ayrıca tüm kadınlara Tunceli Adliyesine gelerek Doku ailesine destek verme çağrısında bulundu.

    Cem EKİNCİ/DERSİM

  • Kordu: 6 yıl sonra yapılan gözaltılar adalet mücadelesinin sonucu!- VİDEO

    Kordu: 6 yıl sonra yapılan gözaltılar adalet mücadelesinin sonucu!- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 6 yıl sonra yapılan gözaltıların adalet talebinin sonucu olduğunu vurgulayarak, “Gülistan Doku için adalet istemekten, erkek yargıyı eleştirmekten vazgeçmeyeceğiz. Kimler bu dosyayı 6 yıl boyunca kararttıysa, onlardan hesap sorulmasını istiyoruz. Bu işin peşini bırakmayacağız” dedi.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden tam altı yıl geçti. 5 Ocak 2020 tarihinde son kez görülen Doku’nun akıbeti hâlâ belirsizliğini koruyor. Ailesi, kadın örgütleri ve kamuoyu, kaybolduğu günden bu yana her yıl sokaklarda, meydanlarda ve sosyal medyada “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sormayı sürdürüyor. 

    “BU CİNAYET ÖRGÜTLÜ BİR KÖTÜLÜĞÜN SONUCUNDA YAŞANDI”

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, 6 yıldır kadın örgütleri, meslek odaları ve duyarlı yurttaşların sokaklarda, Meclis’te ve her alanda “Gülistan Doku nerede?” sorusunu sormaktan vazgeçmediğini belirtti. Bu sürecin sıradan bir kayıp vakası olmadığını ifade eden Kordu, şunları söyledi:

    “Bu çok organizeli bir kötülük. Dersim gibi güvenlik önlemlerinin en üst seviyede olduğu bir kentte bir üniversite öğrencisi kayboluyor ve ilk günden itibaren intihar algısı yaratılıyor. Aylarca suda arandı ama ısrarla suda olmadığı yönünde uyarılar yapıldı. Delillerin yok edildiğini, yok edilmek istendiğini defalarca söyledik. Buna rağmen soruşturma bir milim ilerlemedi” dedi.

    “ERKEK EGEMEN SİSTEM SUÇLU ERKEĞİ KORUYOR”

    Kordu, soruşturmanın 6 yıl boyunca sonuçsuz kalmasının erkek egemen yargı sisteminin bir yansıması olduğunu savunarak, dönemin valisi, emniyet müdürü, savcıları ve üniversite yönetimini işaret etti.

    “Bu dosyayı yürütenler neden gerçek bir soruşturma yapmadı?” diye soran Kordu, “Erkek yargı erkekleri koruyor. Kamu gücünü elinde bulunduranlar bu sürecin sorumlusu. Dönemin kamu görevlileri ve üniversite yönetimi sorgulanacak mı? Gerçekten hesap verecekler mi?” diyerek hesap sorulmasının önemine dikkat çekti.

    6 yıl sonra yapılan gözaltıların adalet talebinin sonucu olduğunu vurgulayan Ayten Kordu, asıl sorumluların hâlâ ortaya çıkarılmadığını ve dosyanın karartılmasına göz yumanların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Kordu sözlerini şöyle tamamladı:

    “Gülistan Doku için adalet istemekten, erkek yargıyı eleştirmekten vazgeçmeyeceğiz. Kimler bu dosyayı 6 yıl boyunca kararttıysa, onlardan hesap sorulmasını istiyoruz. Bu işin peşini bırakmayacağız.”

    PİRHA/DERSİM

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Dönemin valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin!

    EMEP Dersim İl Örgütü: Dönemin valisi Tuncay Sonel soruşturmaya dahil edilsin!

    PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin soruşturmada 13 kişi hakkında verilen gözaltı kararına dair açıklama yapan EMEP Dersim İl Örgütü, başta dönemin valisi Tuncay Sonel olmak üzere, dosyanın karartılmasına göz yuman tüm kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesini istedi. Parti, “Gerçek adalet ancak dosya tüm yönleriyle aydınlatıldığında sağlanacaktır” çağrısı yaptı.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirerek, sürecin eksik ve gecikmeli yürütüldüğüne dikkat çekti. Parti, başta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel olmak üzere, dosyanın karartılmasına göz yuman tüm kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesini talep etti.

    “SORUŞTURMA BUGÜNE KADAR ADİL YÜRÜTÜLMEDİ, BUNDAN SONRA ADALETE KAVUŞTURULMALIDIR”

    EMEP Dersim İl Örgütü tarafından yapılan açıklamada, yıllardır devam eden adalet mücadelesinin bu son gelişmeyle birlikte kısmen karşılık bulduğu vurgulandı. Açıklamada, “Aradan geçen yıllar boyunca dosya karartıldı, deliller toplanmadı, çelişkili beyanların üzerine gidilmedi. Kamu görevlileri korundu. Bu nedenle soruşturma bugüne dek adalete ulaşmadı” ifadeleri yer aldı.

    Açıklamada, yalnızca birkaç kişinin değil, dosyayı yıllardır örtbas eden tüm sorumluların yargı önüne çıkarılması gerektiği vurgulandı:

    “Başta dönemin valisi Tuncay Sonel olmak üzere, soruşturmanın etkin yürütülmesini engelleyen, ihmali bulunan, delillerin karartılmasına göz yuman veya süreci örtbas etmeye çalışan tüm kamu görevlileri soruşturmaya dahil edilmelidir. Gülistan Doku dosyasında gerçek adalet, ancak dosyanın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasıyla sağlanacaktır” denildi.

    EMEP Dersim İl Örgütü, açıklamasında kamuoyuna bir kez daha çağrıda bulunarak, “Gülistan Doku’nun akıbeti ortaya çıkarılsın, sorumlular hesap versin” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku davasında yeni gelişme: Gözaltılar var!-VİDEO

    6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku davasında yeni gelişme: Gözaltılar var!-VİDEO

    PİRHA- 2020 yılından beri akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku’nun davasında yeni bir gelişme yaşandı. 7 ilde yapılan operasyonda 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 12’si gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Dersim valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’de bulunuyor.

    Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuştu ve bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Yıllardır süren davada etkin soruşturma yürütülmemesi ve kamu görevlilerinin olayı örtbas ettiği yönündeki iddalar temel tartışma konusuydu.

    En son aile ve dava avukatları, yaptıkları açıklamalarda kendilerine yeni bilgilerin geldiği ve gelen bu bilgilerin soruşturmanın seyrini belirleyecek düzeyde olduğunu ifade etmişlerdi. Ayrıca kendilerine gelen bu bilgileri yargı kurumlarıyla paylaştıklarını ve yetkililerin gerekli adımları atması gerektiğini belirtmişlerdi.

    Bu kapsamda soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 7 ilde 13 şüpheli için “cinayet” şüphesiyle gözaltı kararı verilirken, 12’si gözaltına alındı. 13 şüphelinin dosyada ihmali olan kamu personeli olduğu öğrenildi. Gözaltına alınanlar arasında Zeinal Abakarov’da bulunuyor.

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar isimler ise şöyle:

    “Zeinal Abakarov, Engin Yücer, Cemile Yücer, Uğurcan Açıkgöz, Erdoğan Ellaldı, Mustafa Türkay Sonel, Gökhan Ertok, Savaş Gültürk, Süleyman Önal, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Şükrü Eroğlu.”

     

    PİRHA/DERSİM

  • Erzincan Kemah’ta 4.0 büyüklüğünde deprem!

    Erzincan Kemah’ta 4.0 büyüklüğünde deprem!

    PİRHA- Erzincan’ın Kemah ilçesinde meydana gelen 4.0 büyüklüğündeki deprem çevre bölgelerde de hissedildi. İlk gelen verilere göre herhangi bir can veya mal kaybının olmadığı ifade edildi.

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan bilgilere göre, Erzincan’ın Kemah ilçesi merkezli 4.0 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

    Depremin Kemah merkezli olarak meydana geldiği, sarsıntının Erzincan ve çevre illerde hissedildiği bildirildi.

    İlk gelen bilgilere göre can ve mal kaybı olmadığı yönünde. Bölgede tarama çalışmaları devam ediyor.

    PİRHA/ERZİNCAN

  • İliç davasında skandal!

    İliç davasında skandal!

    PİRHA-Erzincan’ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin hayatını kaybettiği faciada yeni bir skandal açığa çıktı. Anagold Madencilik şirketine danışmanlık hizmeti veren Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin, aynı zamanda İliç davasında da mahkemece ‘bilirkişi’ olarak atandığı ortaya çıktı.

    Erzincan’ın İliç ilçesinde Anagold Madencilik A.Ş’ne ait Çöpler Altın Madeni’nde 9 işçinin hayatını kaybettiği olayın 7. duruşması, yarın Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek. Mahkeme öncesi gelen son bilgilere göre, mahkemeye sunulan son bilirkişi raporunda Anagold Madencilik şirketine danışmanlık hizmeti veren ve ticari ilişkisi olduğu açığa çıkan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin de imzası bulunuyor.

    Davanın başından beri tarafsızlığı sorgulanan mahkeme heyetinin, Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’yi ‘bilirkişi’ olarak ataması yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Hem şirketle ilişkisi bulunan hem de mahkemeye ‘bilirkişi’ olarak atanan Prof. Dr. Zafir Ekmekçi’nin, durumu mahkemenin tarafsızlığına gölge düşüreceği dile getiriliyor.

    Tüm bu gelişmeleri faciada hayatını kaybeden Uğur Yıldız’ın kardeşi Duygu Yıldız’a sorduk.

    “BU DAVANIN BAŞINDAN BERİ TARAFSIZ VE ADİL BİR ŞEKİLDE YÜRÜMEYECEĞİNİ BİLİYORDUK”

    Bu haberi ilk duyduklarında büyük bir şok yaşadıklarını belirten Duygu Yıldız, “Haberi ilk gördüğümüzde büyük bir şok yaşadık. Zaten bu davanın en başından beri adil ve tarafsız yürütülmeyeceğini biliyorduk. Bu davanın güçlüyü kollayacağını, emekçiyi göz ardı edeceğini, yok sayacağını, yaşama hakkının ve canının bir kıymetinin olmadığını zaten biliyorduk. Ama bu kadar göz göre göre, fütursuzca, korkusuzca ve ahlak dışı davranacaklarını hiç düşünmediklerini” söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bizim düşüncemiz en azından davanın kitabına uygun bir şekilde yürütülmesiydi, böyle inanmıştık. Ama o kadar korkusuzlar ki, başlarına hiçbir şey gelmeyeceğinden o kadar eminler ki, her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. O cesaretteler. Devletin her mekanizmasını bu kadar kolaylıkla ele geçirebilen, bu kadar rahatlıkla hareket ettirebilen kimseyi biz görmedik.

    “Bu firmaya daha önce danışmanlık yapmış, belli bir ücret karşılığında hizmet vermiş bir kişi, uzman olarak atanabiliyor. Yani suçlulara bilirkişi raporu hazırlatılıyor. Bu kadar da olmaz. Taraflı olduklarını biliyoruz ama bu kadar da taraflı olunmaz.”

    “HİÇ Mİ ACILARIMIZA SAYGI DUYMUYORLAR”

    Yaşadıkları acılara hiç saygı duyulmadığını ifade eden Duygu Yıldız, “Hiç mi bu ülkede insanlara saygı duymuyorlar? Hiç mi bizim acımıza saygı duymuyorlar? Hiç mi empati kurmuyorlar? Bu kadar mı empatiden, vicdandan, ahlaktan uzaklar? Yani biz mi suçluyuz? Bu olaylarda suçlu biz mi oluyoruz? İşçi olduğumuz için, emekçi olduğumuz için, fakir olduğumuz için sanırım biz suçluyuz. Orada çalışıyorsak, herhâlde ölümü de kabul ediyoruz diye düşünüyorlar. Bu ülkede emekçinin, işçinin hakkı bu kadar mı? Bizim değerimiz bu kadar mı?” diye sordu.

    Olayda devletin ve hükümetin sorumluluğuna dikkat çeken Duygu Yıldız, “Bu devlet, bu katliamda evladını kaybetmiş ailelere hiç mi bir borç hissetmiyor? Adaleti tesis edebilmek adına hiç mi bir sorumluluk duymuyor? Denetimi yapmadın. Bari bu olaydan sonra, en azından bu ailelerin yüreğine bir nebze su serpebilirdin. Ama bunu bile çok görüyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Yıldız, madenin yeniden açılmak istenmesi tartışmalarına dair ise şunları söyledi:

    “Daha dava bitmedi ama biz madenin açılmasını konuşuyoruz. Bu davada kimin ne kadar suçlu olduğu, hangi üretim sürecinin yanlış olduğu bile daha netleşmemişken Mayıs’ta madeni açacaklarını söylüyorlar. Yani diyorlar ki: “Siz yaşarken ölmeyi de hak ediyorsunuz.” Bu ülke için kıymetli olan paradır, sermayedir, güçtür. Yaptırım gücü olan budur. Maalesef çok acı bir tabloyla karşı karşıyayız. Bize 53 gün boyunca büyük bir travma yaşattılar. Şimdi de iki senedir her gün gözümüze soka soka bu acıyı yaşatıyorlar. Yazıklar olsun. Hakkımızı helal etmiyoruz. Gün gelecek, devran dönecek. Biz de o zaman, kim suçluysa onun hesabını göreceğiz. Buna inanıyoruz. Bu devran eninde sonunda dönecek” dedi.

    PİRHA/ERZİNCAN