Etiket: abd

  • Kalın’dan itiraf: İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık

    Kalın’dan itiraf: İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık

    France 24 televizyonuna konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, France 24 televizyonuna yaptığı açıklamada, “Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi.” dedi

    Kalın, Sarraf ile Erdoğan arasında kurulmaya çalışılan bağlantılarla ilgili soruyu ise “Cumhurbaşkanımız ile Zarrab veya bu dava arasında hiçbir bağ yok. Cumhurbaşkanının itibarına zarar vermeye çalışıyorlar” şeklinde yanıtladı.

     “BU BİR SİYASİ DAVA”

    “Bu politik bir dava mı?” sorusuna da Kalın, “Evet, bu siyasi bir dava. Kesinlikle siyasi bir dava.”yanıtını verdi.

    Kalın, “Bu çok ciddi bir iddia. ABD adalet sisteminin cumhurbaşkanınızı hedef aldığını mı söylüyorsunuz?” sorusuna, şu sözlerle karşılık verdi:

    “Bunu hep söyledik. Son derece siyasi motivasyonlu bir dava. Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi. ABD’liler bütün bunları biliyor. Şimdi, 3-4 yıl sonra karşımıza Türkiye’de daha önce Gülenciler tarafından gündeme getirilen ve reddedilen bu dava çıkarılıyor. Şimdi birebir aynı suçlama alınıyor ve aynı yargılamayı ABD’de yapıyorlar.”

     “TÜRKİYE, NATO’NUN GÜÇLÜ BİR MÜTTEFİKİ”

    İbrahim Kalın, NATO tatbikatında Atatürk ile Erdoğan’ın resimlerinin kullanılması olayının soruşturulması gerektiğini söyledi.

    Kalın, Türkiye’nin NATO’nun güçlü bir müttefiki olduğunu belirterek, “Pek çok tatbikata katıldık. NATO’nun 50 yıldan uzun zamandır parçasıyız. Tabii ki bu olay dikkatle incelenmeli, soruşturulmalı. Bunu kim yaptı, o resimleri oraya kim koydu vs. Bir askeri ittifak, böyle katı disiplinli bir sistemde böyle bir şey nasıl olabiliyor.” diye konuştu.

    Türkiye’nin bu konuda NATO’dan özür aldığını hatırlatan Kalın, bu olayın bir kaza olup olmadığına ilişkin soru üzerine şunları söyledi:

    “Detayları bilmiyorum. Göreceğiz. Şu ana kadar NATO’nun açıklamalarına dayanıyoruz. Bir soruşturma olacağını sanıyoruz, birkaç kişinin de kovulduğunu duyduk. Ancak böyle bir şeyin NATO’da nasıl olabildiğini ve bir daha böye birşeyin olmayacağını bilmek için uğraşıyoruz.. Fakat bunun herhangi bir ülkeye yapılması kabul edilemez. Özellikle de kurucu Cumhurbaşkanımız Atatürk’e ve mevcut Cumhurbaşkanımıza yapılması ve Türkiye’nin tepki göstermemesi beklenemez. Bu mümkün değil.”

    Kalın, “Türkiye NATO ile ilişkileri kesmeyi düşünüyor mu?” şeklindeki soruya, “Hayır.” yanıtını verdi. “NATO’nun hala sağlam ve açık bir müttefiki misiniz?” sorusunu ise “Öyleyiz, çünkü NATO’nun önemli bir müttefikiyiz.” diye cevapladı.

     TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

    Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde “FETÖ ve Reza Zarrab” davalarında yaşanan gerilimle ilgili bir soru üzerine Kalın, şunları kaydetti:

    “ABD ile uzun geçmişe dayalı stratejik ittifakımız var ancak son birkaç yılda, Obama yönetimine kadar geri giden, iki ana sorunumuz bulunuyor. Bir, ABD’nin Suriye’de DEAŞ’la mücadele adına PYD, YPG’ye verdiği destek. İkinci sorun da ABD’deki Gülenci şebeke. Gülenciler ABD’de yerleşikler ve sistemi charter okulları, vize sahtekarlığı ve para aklama yoluyla kendi avantajlarına kullanıyorlar. Şimdi de ABD sistemini Türkiye’ye karşı saldırıya geçmek için kullanıyorlar. Örneğin Zarrab veya Türkiye’deki kamu bankalarından biri olan Halkbank davaları bunun parçası.”

    İbrahim Kalın, Türkiye’nin ABD’den, yasal çerçevenin dışına çıkan hiçbir talebinin olmadığını belirterek, “(Fettullah Gülen’in) Türkiye’ye iadesini ABD ile 1960’larda imzaladığımız bir suçluların iadesi anlaşmasına dayalı olarak istedik şu anda.” diye konuştu.

    Türkiye’nin bu konuda ümidini yitirip yitirmediğinin sorulması üzerine de Kalın, “Bunun üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Açık ki bu ikili ilişkilerimizde olumsuz etkiye sahip. Çünkü eğer kilit bir müttefikinize karşı işleyen böyle bir grup insana ülkenizde izin verirseniz, buna başka nasıl karşılık vermemiz gerekir.” ifadelerini kullandı.

     ERDOĞAN İLE ZARRAB ARASINDA İLGİLİ BİR BAĞ YOK

    Kalın, Zarrab ile Erdoğan arasında kurulmaya çalışılan bağlantılarla ilgili soruyu ise “Cumhurbaşkanımız ile Zarrab veya bu dava arasında hiçbir bağ yok. Cumhurbaşkanının itibarına zarar vermeye çalışıyorlar” şeklinde yanıtladı.

    “Bu politik bir dava mı?” sorusuna da Kalın, “Evet, bu siyasi bir dava. Kesinlikle siyasi bir dava.” yanıtını verdi.

    Kalın, “Bu çok ciddi bir iddia. ABD adalet sisteminin cumhurbaşkanınızı hedef aldığını mı söylüyorsunuz?” sorusuna, şu sözlerle karşılık verdi:

    “Bunu hep söyledik. Son derece siyasi motivasyonlu bir dava. Biz, dışarıdan aldığımız enerjiye bağımlıyız, yaptırımlar esnasında İran ile bu ticareti yapmak zorundaydık. Bunu başka yollarla yapmayı denemek zorunda kalacağımızı söyledik. Bankalarımız, ekonomi bakanımız işin içine girdi. ABD’liler bütün bunları biliyor. Şimdi, 3-4 yıl sonra karşımıza Türkiye’de daha önce Gülenciler tarafından gündeme getirilen ve reddedilen bu dava çıkarılıyor. Şimdi birebir aynı suçlama alınıyor ve aynı yargılamayı ABD’de yapıyorlar.”

    “Kim bunlar? Trump yönetimi mi?” şeklindeki soru üzerine Kalın, “Bu Trump yönetimi değil. Sistem içindeki, yargı içindeki, Gülencilerin temasa geçtiği açık olan belli kişiler.” değerlendirmesini yaptı.

    Kalın, “Sizce ABD yargı sistemini Gülenciler mi kontrol ediyor? sorusu üzerine, “Bunu siz söylüyorsunuz. Benim söylediğim, bunun siyasi hala getirildiği ve davanın amacına, ima ettiklerine bakarsanız, bunun Türkiye’de daha önce yapmaya çalıştıkları ama başaramadıkları şey olduğu ortada.” görüşünü dile getirdi.

    Zarrab’ın ABD’deki soruşturmacılar ile iş birliği yapıp yapmadığına ilişkin ise Kalın, “Mahkeme detaylarını bilmiyorum. Bu bir yargı süreci. Tekrarlamak isterim ki yasal çerçevenin dışında hiçbir şey asla istemedik. Ancak maalesef hem Obama hem de Trump yönetimleri bu kilit önemdeki konuda birşey yapmadılar. Bu da iki kilit müttefikin ilişkilerini etkiliyor.” diye yanıt verdi.

     YPG İLE ABD İLİŞKİLERİ

    ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, YPG ve IŞİD arasında Rakka’da yapıldığı iddia edilen anlaşmayla ilgili soru üzerine de Kalın, şunları kaydetti:

    “Öncelikle, bu korkunç bir anlaşma. Bunu öğrendiğimizde tabii ki tepki gösterdik fakat bence bu PYD/YPG gibi bir terör örgütünü, DEAŞ gibi bir başka terör örgütüne karşı desteklemenin yanılgısını gösteriyor. Başından beri söyledik, bir terör örgütü ile diğer terör örgütünü kullanarak mücadele edemezsiniz. Yakın zamanda söylediğim gibi, kendi resmi belgelerinde PYD/YPG her zaman PKK’nın Suriye kolu olarak yer aldı. PKK bir terör örgütü mü? Evet, öyle. Emirleri aldıkları yer orası. Aslında PYD/YPG’nin emir komuta yapısına baktığınızda bütün kilit emirleri Kandil dağından ve PKK’dan alıyorlar. “

    “PYD/YPG’nin DEAŞ’a karşı en etkin güç olduğunu söylüyorlar. Ancak aslında durum bunun tersi.” ifadelerini kullanan Kalın, “ABD bu türden desteği başka herhangi bir gruba, mesela Özgür Suriye Ordusu’na, Türkmenlere veya Arap gruplara verseydi, onlar DEAŞ’a karşı en etkin grup haline gelirdi. Büyük askeri destek sağladılar.” diye konuştu.

     “2 BİN KİLOMETREKARE IŞİD’DEN TEMİZLENDİ”  

    Kalın, Türkiye’nin Fırat Kalkanı operasyonuyla IŞİD’e karşı önemli bir mücadeleye destek verdiğini anlatarak, bu operasyon kapsamında 2 bin kilometrekare toprağın IŞİD teröristlerinden temizlendiğini ve binlercesinin imha edildiğini söyledi. Kalın, Türkiye’nin Musul’da ve başka yerlerde de DEAŞ’la mücadele operasyonlarına destek verdiğini kaydetti.

    “Bizim başlıca kaygımız bunun yanlış insanlarla yapılması.” ifadesini kullanan Kalın, “Örneğin Irak’ta Iraklı askerleri, Başika kampında Musul gönüllülerini eğittik. Peşmerge ve Irak ordusuna DEAŞ’la mücadelede yardım ettik. Bunlar bir sorunumuz yok. Sorun, bunu kiminle yaptığınız. Bizim oradaki ana pozisyonumuz şu: PYD/YPG PKK’nin Suriye koludur ve onu meşrulaştıramazsınız. PKK’yı da DEAŞ’la mücadele ediyor diye meşrulaştıramazsınız.” değerlendirmesini yaptı.

  • ABD, Adalet Bakanlığı heyetine vize vermedi

    ABD, Adalet Bakanlığı heyetine vize vermedi

    ABD, Washington’da temaslarda bulunacak Adalet Bakanlığı heyetine vize vermedi. 

    ABD, Adalet Bakanlığı heyetine vize vermedi. Adalet Bakanlığı heyeti Washington’da temaslarda bulunacaktı. ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Metin Topuz’un ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından Washington ve Ankara karşılıklı olarak vizeleri askıya almıştı. İki ülke arasında başlayan gerilimi çözmek için geçen hafta ABD’den bir heyet Türkiye’ye gelmiş ve hükümet yetkilileri ile görüşmüştü. Genel olarak olumlu geçtiği belirtilen görüşmelerin devamında bir Türk heyeti de ABD’ye gitmek için hazırlık yapıyordu.
    Washington, vize kısıtlaması gerekçesiyle ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türk heyetinin vizelerini onaylanmadığını açıkladı.
  • ABD UNESCO’dan çekilme kararı aldı

    ABD UNESCO’dan çekilme kararı aldı

    PİRHA-İklim anlaşmasından çekilerek büyük tepki çeken Trump Yönetimi bu kez de Birleşmiş Miletler’in eğitim, bilim ve kültür alanlarında çalışma yürüten örgütü UNESCO’dan çekilme kararı aldı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı, kararın 31 Aralık itibarıyla yürürlüğe gireceğini açıkladı. Washington Yönetimi, 2011’de Filistin’in üyeliğe kabul edilmesinden bu yana UNESCO’yu eleştiriyordu. ABD’den bu yönde bir açıklama gelmese de kararın Filistin’in üyeliği ile ilgili olduğu yorumları yapılıyor.

    “KARAR BM AİLESİ İÇİN KAYIP”

    ABD’li yetkililer kararın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson tarafından alındığını ve başka ülkelerle müzakere edilmediği, ABD hükümetinin kendi içinde aldığı bir karar olduğunu kaydetti.

    UNESCO ise ABD’nin örgütten ayrılma karar sonrası resmi bir açıklama yayınladı. Açıklamada ABD’nin UNESCO’dan çekilmesinden derin üzüntü duyulduğu ve kararın hem UNESCO için hem de Birleşmiş Milletler ailesi için bir kayıp olduğu belirtildi.

    ABD UNESCO’NUN YILLIK BÜTÇESİNİN BEŞTE BİRİNİ KARŞILIYORDU

    Yıllık 80 milyon dolarlık katkıyla ABD UNESCO’nun yıllık bütçesinin beşte birini karşılıyordu ancak Filistin’in üyeliği ardından bu katkı askıya alınmıştı.

    1946’da kurulan UNESCO, eğitim, bilim ve kültür alanlarında uluslararası işbirliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Dünya Kültür Mirası listeleriyle tanınan Paris merkezli kurumun 195 üyesi bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • ABD açıkladı: 2014 yılından bu yana IŞİD’e 100 bin bomba atıldı

    ABD açıkladı: 2014 yılından bu yana IŞİD’e 100 bin bomba atıldı

    PİRHA- ABD Hava Kuvvetleri’nin açıkladığı verilere göre, IŞİD’le mücadele koalisyonuna bağlı askeri güçlerin Irak ve Suriye’de 2014 yılından beri düzenledikleri hava saldırılarında attıkları bomba sayısı 100 bini geçti.

    ABD Hava Kuvvetleri Merkezi Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre IŞİD ile mücadele koalisyonuna bağlı askeri güçlerin Irak ve Suriye’de 2014 yılından beri düzenledikleri hava bombardımanlarında attıkları bomba sayısı 100 bini geçti. Koalisyon Ağustos’taki rekor 5 bin 75 bombanın ardından, Eylül ayında IŞİD’e 3 bin 550 bomba attı ve böylece 2017 yılının başından bu yana 36 bin 351 bombanın atıldığı IŞİD’le mücadelede toplam atılan bomba sayısı 102 bin 82’ye yükseldi.

    AFGANİSTAN’DA EYLÜL AYINDA 751 BOMBA ATILDI

    Afganistan’da Eylül ayında gerçekleştirilen hava saldırılarının sayısı da son yedi yılın zirvesindeydi. ABD Hava Kuvvetleri Eylül ayında Taliban’a ve IŞİD’in Afganistan’daki uzantısına havadan 751 bomba attı. Bu da Ağustos ayındaki 503 bombalı saldırıyla karşılaştırıldığında yüzde 50 artış anlamına geliyor ve 2010 sonlarında gerçekleşen Sangin Savaşı’ndan bu yana en büyük bombalı hava saldırısı sayısı olarak kayıtlara geçti.

    2017 YILININ BAŞINDAN BU YANA AFGANİSTAN’DA 3 BİN 238 BOMBA ATILDI
    ABD Başkanı Donald Trump’un Afganistan’daki yeni stratejisiyle birlikte hem bombalı hava saldırıları artış gösterdi hem de ordunun satın aldığı uçak sayısında artış kaydedildi.
    Ağustos ayında Donald Trump Afganistan’daki askeri harekatlar için daha fazla hava saldırısına olanak tanıyan yeni bir strateji açıklamıştı. ABD Hava Kuvvetleri 2017 yılının başından bu yana Afganistan’da 3 bin 238 bomba attı

    (HABER MERKEZİ)

  • Türkiye’den ABD’ye vize çağrısı: Karardan geri dönün

    Türkiye’den ABD’ye vize çağrısı: Karardan geri dönün

    Türkiye ile ABD arasındaki vize krizinde yeni bir gelişme yaşandı. Türkiye, ABD’ye vize kararından geri dönülmesi çağrısı yaptı.

    ABD’nin Türkiye’ye vize işlemlerini durdurmasına yönelik kararın ardından Dışişleri Müsteşarı Ümit Yalçın dün ABD Büyükelçisi John Bass ile telefonda görüştü. Görüşmenin ardından ABD’nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Philip Kosnett‘in de Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı belirtildi.

    Görüşmede elçilik müsteşarına, ABD’nin vize kararının orantısız olduğu ve vatandaşlara yönelik mağduriyet yarattığı; ABD’nin vize işlemlerini askıya alması kararından dönülmesi yönündeki beklentinin de iletildiği bildirildi.

    ABD, büyükelçilik ve konsolosluklara giden ziyaretçi sayısını en aza indirgemek amacıyla Türkiye’deki tüm ABD diplomatik misyonlarındaki göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldığını açıklamıştı. Türkiye de karara misilleme olarak ABD vatandaşlarına yönelik vize işlemlerini askıya aldığını duyurmuştu.

  • Las Vegas’ta en az 58 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı IŞİD üstlendi

    Las Vegas’ta en az 58 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı IŞİD üstlendi

    PİRHA-Las Vegas’ta bir konsere düzenlenen saldırı sonucu en az 58 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla kişi de yaralandı. 58 kişiyi öldüren saldırganın intihar ettiği açıklanırken, IŞİD’in üstlendiği iddia edilen saldırının ABD tarihindeki ‘en büyük katliam’ olduğu belirtiliyor. 

    ABD’nin Nevada eyaletinde bulunan Las Vegas kentinde bir müzik festivaline silahlı saldırı düzenlendi.

    Las Vegas Polis Şefi Joe Lombardo’nun son yaptığı açıklamaya göre Mandalay Bay Hotel’in 32’in katından açılan ateş sonucu 58 kişi hayatını kaybetti, 515 kişi de yaralandı.

    Polisin yaptığı açıklamaya göre hayatını kaybedenlerin sayısının yükselebileceği belirtildi.

    Düzenlenen saldırının ABD tarihindeki “en büyük silahlı saldırı” olduğu aktarıldı. Öte yandan saldırının ardından ABD Başkanı Donald Trump bir başsağlığı mesajı yayınladı.

    Saldırganın kimliği açıklandı

    Yetkililer saldırganın Stephen Paddock isimli 64 yaşında bir erkek olduğunu ve Paddock’un saldırıdan sonra kendisini öldürdüğünü belirtti.

    Paddock’un otomatik ya da yarı otomatik silah kullandığı açıklanırken, saldırıya karıştığı düşünülen Marilou Danley ve aracının yerinin de bulunduğu duyuruldu. (HABER MERKEZİ)

  • Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi, dünya tepkili

    Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi, dünya tepkili

    Kuzey Kore, hidrojen bombası denedi. Kuzey Kore Haber Ajansı, Kuzey Kore’nin hidrojen bombası testinin ‘başarılı bir şekilde’ sonuçlandığını duyurdu.

    Sabah saatlerinde Kuzey Kore nükleer test alanının yakınlarında 6.3 büyüklüğünde bir deprem oldu. Japonya Meteoroloji İdaresine göre test sonrası oluşan sarsıntılar, geçtiğimiz yıl yapılan nükleer testlerden on kat daha şiddetli oldu.

    Japon Hükümeti depremin bir nükleer test sonucu olduğunu doğrularken, Başbakan Shinzo Abe, “Depremi hisseden Çin’in Yanji şehri sakinleri sarsıntıların yaklaşık 10 saniye sürdüğünü belirtirken, Çin Deprem İdaresi kaydedilen 6.3 şiddetindeki depremden sonra bir de 4.6 şiddetinde bir artçı deprem kaydedildiğini duyurdu.

    RUSYA: ENDİŞELİYİZ

    Rusya, Kuzey Kore’nin nükleer denemelerinden dolayı duyduğu endişeyi dile getirdi

    Rusya Dışişleri Bakanlığı, Kuzey Kore’nin kıtalararası balistik füzeleri için patlayıcı araç denemeleri nedeniyle duyduğu endişeyi dile getirdi.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “3 Eylül’de Kuzey Kore’nin kıtalararası balistik füzeleri için patlayıcı araç denemesi nedeniyle ciddi endişe duyuyoruz” denildi.

    Dışişleri Bakanlığı, bu eylemler ile Kuzey Kore’nin birkez daha BM Güvenlik Konseyi’nin kararlarını ve uluslararası kuralları ihlal ettiğini belirtti.

    JAPONYA: DEPREME NÜKLEER TEST SEBEP OLDU 

    Japonyo Dışişleri Bakanı Taro Kono gazetecilere yaptığı açıklamada yaşanan son depremin Kuzey Koredeki nükleer testi sonucu olduğunu duyurdu.

    Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, ABD ve Japonya liderlerinin bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini ve Kuzey Kore üzerindeki baskıyı en üst seviyeye çıkarma noktasında fikir birliğine vardıkları belirtildi.

    ÇİN: BU HATALI HAREKETLER DURMALI 

    Çin Dışişleri Bakanlığı resmi sitesinde yayınlanan açıklamada Çin’in Kuzey Kore’yi sert bir şekilde kınadığı ve bu ‘hatalı’ hareketleri durdurması gerektiği belirtildi.

    MERKEL VE MACRON’DAN KUZEY KORE’YE TEPKİ

    Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kuzey Kore’nin başarılı bir hidrojen bombası testi gerçekleştirdiğini duyurması üzerine, yapılan testi lanetlediler.

    Liderler olayı, ‘Kışkırtmanın yeni bir boyutu’ olarak değerlendirdi.

  • ABD savaş gemisi Çin Denizi’nde

    ABD savaş gemisi Çin Denizi’nde

    ABD ve Kuzey Kore arasında ‘nükleer savaşa’ yaklaşan kriz derinleşerek devam ederken, ABD donanmasına ait bir savaş gemisinin Çin Denizi’ne girdiği aktarıldı. Çin Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları, Güney Çin Denizi’ndeki Nanşa (Spratly) Adaları’na yakınlaşan ABD savaş gemisi nedeniyle Washington yönetimini “provokasyonla” suçladı.

    Olay sırasında yakınlarda Çin gemilerinin de bulunduğunu aktaran yetkili, Çin gemilerinden ABD’ye ait destroyere bölgeyi terk etme çağrısı yapılıp yapılmadığını bilmediğini ifade etti. Buna karşın, dünyanın iki büyük gücünün bu kadar yakınlaşması tansiyonun birden yükselmesine neden oldu.

    Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Gıng Şuang, olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada, ABD donanmasına ait USS John S. McCain adlı füze destroyerinin dün Çin hükümetinin izni olmaksızın Nanşa Adaları’ndaki yapay Meyci (Mischief) resifine yaklaştığını ifade etti.

    Ordu güçlerinin bunun üzerine söz konusu savaş gemisine uzaklaşması ihtarında bulunduğunu vurgulayan Gıng, “Çin’in egemenliği ve ulusal güvenliğine ciddi zarar veren bu eyleminden dolayı ABD’yi protesto ettiklerini” belirtti.

    Filipinler’in başkenti Manila’daki Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda Güney Çin Denizi’nde tansiyonun düşürülmesi için yapıcı adımlar atıldığına dikkati çeken Gıng, “Bazı bölge dışı ülkeler, sözde seyrüsefer özgürlüğü bahanesiyle bölgedeki olumlu havayı bozmaya çalışıyor.” ifadesini kullandı.

    ABD savaş gemisinin bölgedeki varlığının, “Güney Çin Denizi’nde tansiyonu kimin yükseltmeye çalıştığını ve hangi tarafın bölgeyi askerileştirdiğini açıkça gösterdiğine” değinen Gıng, “ABD’nin Güney Çin Denizi’ndeki askeri provokasyonları, Çin’in ulusal güvenlik kapasitesini daha da artıracak adımlar atmasına neden oluyor.” değerlendirmesini yaptı.

    ÇİN: GÜÇ GÖSTERİSİNE SON VERİN

    Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Vu Çien ise “ABD tarafı, hatasını düzelterek bölgede seyrüsefer özgürlüğü adı altındaki provokatif eylemlerine derhal son vermeli.” açıklamasını yaparak, Washington’a “Güney Çin Denizi’nde güç gösterisini durdurması” çağrısında bulundu.

    ABD’ye ait USS John S. McCain savaş gemisinin dün Çin’in yapay Mischief resifi yakınında seyrettiği öne sürülmüştü.

    Bu olay, Donald Trump’ın başkanlığı döneminde ABD donanma gemilerinin Çin’in yapay adalarına üçüncü yakınlaşması oldu.

  • ABD’de kürtaj izni erkeğe verildi!

    ABD’de kürtaj izni erkeğe verildi!

    PİRHA-ABD’nin Arkansas eyaletinde, kabul edilen yeni bir yasa ile kadınlar, kürtaj olmak için gebe kaldıkları erkekten izin almak zorunda kalacak. Mart ayında kabul edilen ve Temmuz ayının sonunda yürürlüğe girmesi tasarlanan yasa, aynı zamanda aile bireylerinin kürtaj sonrası fetüse ne yapılacağı konusunda hemfikir olmaları gerektiğini belirten bir madde de içeriyor.

    Söz konusu yasa ile kadınlar cinsel saldırı sonucunda bile gebeliği sonlandırmak için erkeğin fikrini almak zorunda bırakılacak. 18 yaşın altındaki kız çocuklarının aileleri de çocuklarının kürtaj olup olamayacağına karar verebilecek.

    Bu yasa ile kadınların kürtaj erişiminin zorlaştırılmasının tasarlandığını söyleyen kürtaj destekçileri, “yasal gereklilikler” gerekçesi altında sunulan bu yasaya karşı mücadele ediyor.

    “KADINLAR ÖZEL YAŞAM İŞGALİNE KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLLER”

    NARAL isimli kürtaj destekçisi (pro-choice) örgütün sözcüsü yasaya ilişkin yaptığı açıklamada, bu yasanın kadın ile doktoru arasına daha fazla engel koyarak kadınların temel sağlık hizmetlerine erişimini daha zor bir hale getireceğini belirtti.

    Amerika İnsan Hakları Örgütü (ACLU) ise yaptığı açıklamada “Her gün, Arkansas ve ABD’nin her bir ucundaki kadınlar, kanun koyucular klinikleri kapatmak ve kürtaj erişimini ortadan kaldırmak için yeni yollar buldukları için, ihtiyaç duydukları sağlık hizmetini alabilmek adına mücadele ediyor. Arkansaslı kadınlar daha fazla kısıtlamayı göze alamaz. En yakındaki kliniğe ulaşmak için yüzlerce mil gidecek ekonomik güçleri de yok. Ve tüm bu özel yaşam işgal ve ihlallerine katlanmak zorunda değiller” dedi.

    KÜRTAJDAN ÖNCE PSİKOLOJİK DESTEK

    Kürtaj işlemi gerçekleşmeden önce, kadınlar devlet tarafından yönlendirilen psikolojik danışmanlık hizmetini almak ve bu süreçten sonra da işlem için 48 saat beklemek zorunda. Üreme hakları kuruluşu Guttmacher Enstitüsü’ne göre, bu psikolojik destek ve danışmanlık, çoğunlukla kadınları hamileliğini sonlandırma kararından vazgeçirmeye yönelik bilgiler içeriyor.

    ABD’nin güneydoğusunda bulunan ve yaklaşık 3 milyonluk nüfusu olan Arkansas eyaletinde, kürtaj hizmeti veren yalnızca 4 kurum var.

  • ABD Katar ile “terör ve finansmanıyla mücadele” anlaşması imzaladı

    ABD Katar ile “terör ve finansmanıyla mücadele” anlaşması imzaladı

    PİRHA-ABD Körfez krizinin hafifletilebilmesi amacıyla Katar ile “terör ve finansmanıyla mücadelede” anlaşması imzaladı. Anlaşma salı günü dışişleri bakanları Rex Tillerson ve Muhammed bin Abdurrahman el Tani tarafından imzalandı. Katar’a yaptırım uygulayan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır ise yaptırımların kaldırılmayacağını duyurdu.

    ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın üst düzey danışmanı R.C. Hammond, Tillerson’ın Katar ziyareti sırasında iki ülke arasında ‘terör ve finansmanıyla mücadele’ anlaşması imzalandığını duyurdu.

    ANLAŞMA SONRASI BASIN AÇIKLAMASI 

    Tillerson ortak basın toplantısında “bu anlaşmanın terörizmin yeryüzünden silinmesine yardımcı olacağını’ ve öncelikli amacın terörün mali kaynaklarını kurutmak olduğunu” söyledi.

    Katar Dışişleri Bakanı el Tani de “terörün finansmanını önleme amacıyla ABD ile anlaşma imzalayan ilk ülke olduklarını” söyledi ve yaptırımcı ülkeleri anlaşmaya katılmaya davet etti.

    AMBARGO DEVLETLERİNİN YAPTIRIMLARI DEVAM EDECEK

    Katar ile diplomatik ilişkilerini dondurarak, yaptırım uygulayan ülkeler ise anlaşmanın yetersiz olduğunu ve bu ülkeye güvenilemeyeceğini duyurdu. Suudi Arabistan haber ajansının haberine göre ambargo devletleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, Katar terörü desteklemekten ve finanse etmekten vazgeçene kadar yaptırımların kaldırılmayacağını açıkladılar.

    NE OLMUŞTU?

    Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn, aşırılık yanlısı grupları desteklediği ve İran’la yakın ilişkilere sahip olduğu iddiasıyla geçen ay Katar ile tüm ilişkilerini kesmiş ve bu ülkeye ambargo uygulamaya başlamışlardı.

    4 ülkenin 13 maddelik talepleri arasında Katar’ın, el Cezire televizyonunu ve Türkiye’nin ülkedeki askeri üssünü kapatması da yer alıyordu. Bir diğer talep de, Katar’ın Körfez’de doğalgaz sahasını paylaştığı İran ile ilişkilerini sınırlandırmasıydı.

    Doha yönetimi tüm bu talepleri reddetmişti.

    Söz konusu liste ABD’nin Körfez ülkelerinden, Katar’dan ne istediklerini açıkça söylemelerini talep etmesi üzerine açıklanmıştı.

     

  • Martin Schulz: Trump, Putin ve Erdoğan zorba hükümdarlar gibiler

    Martin Schulz: Trump, Putin ve Erdoğan zorba hükümdarlar gibiler

    HABER MERKEZİ -Eski Avrupa Parlamentosu başkanı olan şimdilerde Almanya’da merkez-sol Sosyal Demokrat Parti’nin lideri Martin Schulz, Trump, Putin ve Erdoğan’ın ‘zorba hükümdarlar gibi davrandığını’ savundu.
    Almanya’da merkez-sol Sosyal Demokrat Parti’nin lideri Martin Sculz, Avrupa Birliği’nin (AB) Rusya, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Türkiye’de güç kaybeden demokrasiye karşı daha güçlü hale gelmesi gerektiğini savundu.

    Eski Avrupa Parlamentosu başkanı olan Schulz, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Başkanı Vladimir Putin ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “zorba hükümdarlar” olmakla suçladı.

    Reuters’ın haberine göre Schulz, şöyle dedi:  G-20 üyesi olan bazı ülkelerin liderleri zorba hükümdarlar gibi davranıyor: Erdoğan, Putin ve Trump. Avrupa’yı canlandırmalıyız ve daha güçlü hale getirmeliyiz. Sadece sözle olmaz, somut politikalarla bunu gerçekleştirmeliyiz.

  • ABD’den Avrupa’ya seyahat uyarısı

    ABD’den Avrupa’ya seyahat uyarısı

    PİRHA- ABD Dışişleri Bakanlığı, Avrupa’ya seyahat edecek olanları terör tehlikesine karşı uyardı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı, terör saldırısı tehdidinin devam ettiğine işaret ederek Avrupa ülkelerine seyahat etmeyi planlayan ABD vatandaşlarını uyardı. Açıklamasında somut bir şüphenin bulunmadığına dikkat çekilerek, özellikle yaz tatili öncesinde tehlikenin yüksek olduğu ifade edildi.
    Yetkili saldırı hedeflerinin alışveriş merkezleri, hükümet binaları, oteller, kulüpler, lokantalar, parklar, havalimanları ve başka kamuya açık alanlar olabileceğini belirtti. Bakanlığın seyahat uyarısında Fransa, Rusya, İsveç ve İngiltere’deki saldırılara da dikkat çekildi.
    Açıklamada, “IŞİD ve El Kaide’nin Avrupa’da terör saldırıları planlayıp uygulayabilecek kapasiteye sahip olduğuna” yer verildi.
    Avrupa’ya seyahat edeceklere yapılan uyarının 1 Eylül’e kadar geçerli olacağı açıklandı.

  • ABD: Türkiye IŞİD ile mücadelemize zarar veriyor

    ABD: Türkiye IŞİD ile mücadelemize zarar veriyor

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Mark Toner, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerine hava saldırılarını “bu tür hareketler koalisyonun İŞİD’in peşinden gitme çabasına ve savaşı yürüten alandaki ortaklarımıza zarar veriyor” diye değerlendirdi.
    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Mark Toner, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ezidi Kürtlerin yaşadığı Irak’ın Şengal bölgesi ile Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerine yapılan hava saldırılarını endişe verici bularak ABD ve koalisyon hükümetleri tarafından onaylanmayan bu durumu Türk hükümetine iletiklerini belirtti.

    Toner, telekonferans aracılığıyla düzenlediği basın toplantısında, “Endişemizi Türk hükümetine ilettik. Saldırılar ABD ya da koalisyon tarafından onaylanmadı” diye konuştu.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcü Vekili Mark Toner, Türkiye’nin Pazartesi günü Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyine yönelik yaptığı hava harekatından derin endişe duyduklarını söyledi. Hava harekatında peşmergelerin de yaşamını yitirdiğini belirten Toner, endişelerini Türk hükümetine doğrudan ilettiklerini belirtti ancak bunun hangi düzeyde yapıldığına açıklık getirmedi.

    Toner, “Bu hava operasyonları koalisyon tarafından onaylanmadı ve İŞİD’e karşı savaşta ortak güçlerimiz arasında istenmeyen can kayıplarına neden oldu. Türkiye’nin PKK ile ilgili endişelerini anlıyoruz ama bu tür hareketler koalisyonun İŞİD’in peşinden gitme çabasına ve savaşı yürüten alandaki ortaklarımıza zarar veriyor” diye konuştu.

    ÇAVUŞOĞLU: ABD VE RUSYA’NIN HABERİ VARDI

    Özbekistan’da bulunan Türk Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, ABD’nin açıklamasına ilişkin sorulan soruya, “Terör örgütlerine karşı ayrım yapmadan mücadele edeceğimizi her zaman söyledik. Bize yönelik tehditlere karşı operasyon yapacağımızı her zaman herkese söylüyoruz. Operasyon yapacağımızı bizzat müttefikimiz olan ABD’ye bildirdik. Askerlerini sınırımızdan 20-30 km güneye çekmelerini de kendilerine söyledik. Aramızdaki anlaşma gereği 2 saat önce ABD ve Rusya ile operasyon yapacağımız bilgisini paylaştık. Koalisyonun Katar’daki koordinasyon merkezi ile paylaştık. Burada bir bilgi paylaşımı yok deniyorsa, buna katılmadığımı açıkça söylemek isterim. Son birkaç hafta içinde ABD’li müttefiklerimize askeri ve diplomatik kaynaktan operasyon yapacağımızı defalarca bildirdik. Bizim gizli ajandamız yok. Buradan bize tehdit geliyor ve müdafaa meşru hakkımızdır” cevabını verdi.

     

  • ABD’de üniversitede Cem yapıldı

    ABD’de üniversitede Cem yapıldı

    ABD’de Indiana Üniversitesi’nde Alevi-Bektaşi öğretisinin tarihsel süreci anlatıldı, Cem ibadeti yapıldı. Türk Halk Müziği sanatçısı Dr. Yusuf Benli, ABD’deki Indiana Üniversitesi (Central Eurasian Studies at Indiana University) Avrasya Çalışmaları Merkezi’ndeki, “Post doktora’ çalışması kapsamında, ‘Alevi Bektaşi Günü’ ve Can’ların Cem’i adı verilen bir dizi aktivite düzenledi. Bu çalışmaya Arif Sağ, Yavuz Top, Erdal Erzincan, Tolga Sağ gibi sanatçılar da bizzat katılarak destek verdi. 

    Yusuf Benli, İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler lisans bölümünü bitirdikten sonra Haliç Üniversitesi Türk Müziği Konservatuarı’nda ‘Yedi Ulu Ozanın Alevi-Bektaşi Öğretisindeki Yeri ve Önemi’ konulu çalışma ile yüksek lisans yaptı. Ardından aynı üniversitede bağlamada ileri icra niteliğinin Alevi müziği ve kültürünün yaygınlaşmasına etkisi konulu tezi ile doktorasını tamamladı. Benli, ‘Post doktora’ çalışmasını yapmak üzere Indiana Üniversitesi’ne gitti ve orada 1 yıllık çalışma yaptı. Ardından, insanı merkeze koyan Alevi-Bektaşi öğretisinin varlığını inşaa etme ve geleceğe taşıma sürecini eğitim ve sanat yolu ile Cem üzerinden gerçekleştirerek, ideal birey ‘İnsan-ı Kamil’ niteliği ile güruhunaci (seçilmiş) ve güruhunazenin (nazik) bir toplum yaratmayı nasıl başardığına dair 18 panelist ve 12 sanatçının katılımı ile bir dizi aktivite ve toplantı düzenledi.

    CEM İBADETİ TÜM BOYUTLARI İLE ANLATILDI

    Indiana Üniversitesi’ndeki sempozyumda Alevi-Bektaşi öğretisinin tarihsel süreci, Cem ibadeti, semah, zakirlik, öğretinin etnomüzikolojik bağlamı, sanatsal iletişim boyutu, kültürel aktarımı, kültürel yayılımı, toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında kadın yeri ve önemi, muhabbet geleneği ile kendini nasıl yeniden inşaa ettiği, edebiyatı, mizahı, müziği gibi konular bir gün boyunca bilimsel boyutları ile ele alındı. Fotoğraf sanatçısı Nuran Ceylan tarafından Cem ritüeli fotoğraf sergisi, öğretinin kaligrafi sergisi ve geçmişten günümüze öğretiyi taşıyan ozanların fotoğraf sergisi açıldı.

    ABD’deki üniversitede, Türkiye’den giden Dede, Hüseyin Solmaz ve Zakir Halil Benli’nin yürüttüğü Cem ibadetinde aynı zamanda muhabbet geleneği ile deyişler, duazlar söylendi, semahlar dönüldü ve kamera kayıtları ile arşivlendi.

    İBADETE ÇOK SAYIDA SANATÇI KATILDI

    Dr. Yusuf Benli bir toplumun kendisini sanat ile nasıl var ettiğini ve geçmişten geleceğe kültürel belleğini sanatla nasıl oluşturduğunu tüm bilimsel yönleri ile ortaya koymaya çalıştıklarını anlatırken şöyle dedi:

    “Tezimde; Bu öğreti kendisini günümüze sanatla taşımıştır ve reformunu sanatla gerçekleştirmiştir’ iddiasını anlatmaya çalıştık. Çünkü; sanat tekrarlayan öğretiler yolu ile farkına varmadan müzik eşliğinde öğretinin taşıdığı bütün anlam kodlarını size ezberleterek öğretmektedir. Alevi öğretisindeki muhabbet geleneği bunun en iyi örneğidir.  Alevi öğretisi değerleri nesilden nesile aktarılarak toplumsal kültürel bellek yaratılmıştır. Arif Sağ, Yavuz Top, Musa Eroğlu Muhlis Akarsu’nun muhabbet çalışması bunu bize teyit etmektedir. Cumhuriyetin ilk dönemlerinden günümüze Alevi müziğinin kültürel aktarımla paralel olarak kültürel yayılım boyutlarını da ortaya koyduk. Aşık Veysel, Aşık Daimi, Aşık Davut Sulari, Mahsuni, Feyzullah Çınar ustalarımızdan bazıları. Ayrıca Alevi-Bektaşi öğretisinde Hakk’a yürüme erkanında müziğin yeri ve önemi tarihsel süreçleri ile dile getirildi. Heykeltıraş Zafer Sarı Alevi-Bektaşi ozanlarının heykel sergisini açtı. Sempozyuma Türkiye,  Almanya, Kanada  ve ABD’den alanlarından uzman İlhan Başgöz, Kemal Silay, Aykan Erdemir, Irene Markoff, Hıdır Temel, Yaşar Seyman, Erdal Şalikoğlu, Ferda Ereren, Özlem D.Varlı, Ersen Varlı, Necati Şahin, Tugay Yıldız, Mahmut Çeliker, Mercan Erzincan, Mesut Gülşen, Can Kalaycıoğlu, Meri Aslan ve Ezgi Benli gibi pek çok akademisyen ve sanatçı katıldı. Birlikte tarihe tanıklık ettiğimiz tüm akademisyen ve sanatçılara çok teşekkür ediyorum.” (HABER MERKEZİ)

  • Füze denemesinin ardından İran’a ABD’den yaptırım kararı: Bu daha başlangıç

    Füze denemesinin ardından İran’a ABD’den yaptırım kararı: Bu daha başlangıç

    Trump yönetimi, İran’ın balistik füze denemesinin ardından 25 şahıs ve kuruma yaptırım kararı aldı.
    Bu kararın sadece bir başlangıç teşkil ettiği, Washington’un İran’ın düşmanca eylemlerini artık görmezden gelmeyeceği belirtildi.
    Yaptırım  kararı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’in balistik füze denemesi yapan İran hükümetini ‘resmen uyardıklarını’ açıklamasının ardından geldi.

    Flynn füze denemesini işaret ederek, ABD’nin çıkarlarını tehdit eden ‘provokatif davranışları’ son bulmadığı müddetçe İran’a yeni ve daha ciddi yaptırımlar uygulanabileceğine dikkat çekti

    Trump ise İran’la iplerin gerilmesi neticesinde Twitter hesabı üzerinden “İran ateşle oynuyor, Obama’nın onlara karşı ne kadar ‘nazik’ davrandığını anlamıyorlar. Ama ben öyle değilim!” dedi.


    2015 yılında kabul edilen BM kararnamesiyle İran’a nükleer silah yapımında kullanılabilecek füzelerin geliştirilmesi yasaklanmıştı.

    İran’dan karşı yaptırım

    ABD’nin, İran’ın füze programına katkı sunduğu gerekçesiyle bazı İranlı şirket ve kişilere yaptırım kararına İran’dan yanıt gecikmedi.

    Tahran ‘yerel terörist gruplara destek verdikleri’ gerekçesiyle ABD’li şirket ve kişilere ‘yasal kısıtlamalar’ uygulayacağını açıkladı.

    İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise Twitter üzerinden, “Güvenliğimiz halkımızdan kaynaklandığı için tehditlerden etkilenmiyoruz. Asla savaş başlatmayacağız, ama kendi savunma imkanlarımıza güvenebiliriz” diye yazdı.

    Bakan Zarif, “Meşru müdafaa haricinde silahlarımızı kimseye karşı kullanmayacağız. Şikayet edenler de aynı açıklamayı yapabilir mi bakalım” dedi.

  • ABD’den Türkiye’ye yeni seyahat uyarısı

    ABD’den Türkiye’ye yeni seyahat uyarısı

    ABD Dışişleri Bakanlığı vatandaşlarını, “olası Türkiye ziyaretlerini gözden geçirmeleri” konusunda uyardı.

    ABD Dışişleri Bakanlığı web sitesinde yayımlanan uyarı yazısında, ABD vatandaşları artan terör saldırılarına dikkat çekilerek, Türkiye’nin Güneydoğu bölgesine gitmekten kaçınmaları tavsiye edildi.

    DHA’nın aktardığı habere göre bakanlık ayrıca, ABD devlet görevlilerinin İstanbul ve Türkiye’nin Güneydoğu bölgesine yapacakları resmi ziyaretlere kısıtlamalar getirdi.

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’deki terör saldırılarının büyük etkinlikler, turistlerin yoğun olduğu yerler, restoranlar, gece kulüpleri, ibadethaneler ve çeşitli ulaşım merkezlerinde gerçekleştirildiğini ve özellikle yabancıların cinayet ve adam kaçırma eylemlerinde hedef alındığını kaydetti.

    Bakanlık, vatandaşlarına, kişisel güvenlik önlemlerini gözden geçirmelerini, yerel haber kaynaklarını takip etmeleri ve her an tetikte olmalarını önerdi.

  • 7 ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklıyor

    7 ülkenin vatandaşlarının ABD’ye girişini yasaklıyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD’ye göçmen girişlerini sınırlayan ve sınır denetimlerini artıran bir dizi idari kararnameye imza atacağı ve kararnamede Orta Doğu ve Afrika’daki yedi ülkenin vatandaşlarına verilen vizelerin geçerliliğinin askıya alınması da yer aldığı belirtiliyor. 

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Çarşamba gününden itibaren ABD’ye göçmen girişlerini sınırlayan ve sınır denetimlerini artıran bir dizi idari kararnameye imza atacağı belirtiliyor.

    Trump da Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda, “Yarının (Çarşamba) Ulusal Güvenlik konusunda büyük bir gün olması planlanıyor. Birçok şeyle birlikte o duvarı da öreceğiz!” yazdı.

    Reuters’ın haberine göre bu kararnameler arasında mültecilerin kabulünün geçici olarak durdurulması ve Orta Doğu ve Afrika’daki yedi ülkenin vatandaşlarına verilen vizelerin geçerliliğinin askıya alınması da yer alıyor.

    Reuters’ın Kongre danışmanları ve göç uzmanlarına dayandırdığı haberinde, vatandaşlarına verilen vizelerin askıya alınacağı ülkeler Suriye, Irak, İran, Libya, Somali, Sudan ve Yemen olarak sıralandı.

    Trump, seçim kampanyası sırasında da Müslümanların ABD’ye girişini engelleyeceğini ve ABD’deki Müslümanların kayıt altına alınacağını söylemişti.

    ABD Başkanı, ayrıca kaçak göçmen girişini engellemek için ABD-Meksika sınırına duvar öreceğini ve ülkede yasadışı bulunan kişilerin sınır dışı edileceğini açıklamıştı.

  • Beyaz Saray: IŞİD’e karşı Rusya ile işbirliği yapabiliriz

    Beyaz Saray: IŞİD’e karşı Rusya ile işbirliği yapabiliriz

    Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer, “Rusya ya da herhangi bir ülkeyle birlikte IŞİD’le mücadele etmenin bir yolu varsa ve bu ulusal çıkarlara uygunsa bundan yararlanırız” dedi.

    Sputnik’te yer alan habere göre, ABD’de geçtiğimiz cuma günü düzenlenen yemin töreniyle birlikte göreve başlayan yeni başkan Donald Trump’ın Rusya ile ilişkilerde nasıl tutum alacağı hala tartışma konusu.

    Beyaz Saray Sözcüsü Sean Spicer tarafından yapılan açıklamada, Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında ‘şimdilik’ bir telefon görüşmesi için hazırlık yapılmadığını aktardı.

    Spicer Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn ile Rusya’nın Washington Büyükelçisi Sergey Kislyak’ın ise 2 kez telefonda konuştuğunu aktardı.

    Beyaz Saray Sözcüsü, IŞİD’e karşı mücadelede Rusya ile işbirliği konusunda ise, “Rusya ya da herhangi bir ülkeyle birlikte IŞİD’le mücadele etmenin bir yolu varsa ve bu ulusal çıkarlara uygunsa bundan yararlanırız” açıklamasında bulundu.

     

  • Trump karşıtı kadınlar: Ben kadınım, ben adaletim

    Trump karşıtı kadınlar: Ben kadınım, ben adaletim

    Dün resmen ABD’nin başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump, dünyanın farklı noktalarında sokaklara dökülen yüz binlerce kadın tarafından protesto edildi.

    ‘Women’s March’ diye adlandırılan eylemlerin merkezinde ABD’nin başkenti Washington vardı.

    Hürriyet’in haberine göre Trump’ın da yemin törenini gerçekleştirdiği alana akın eden kadınlar, alana sığmadı. Washington metrosunun yetkilileri, Trump’ın yemin töreninde 193 bin sefer yapıldığını açıklarken kadınların sokağa çıktığı bugün ise rakam 275 bin sefer olarak duyuruldu.

    Kongre binasında toplanmalarının ardından Beyaz Saray’a yürüyen kadınlar, ‘Trump, Rusya’yı tekrar büyük yapacak’, ‘Kadın haklarına saygı duy Trump’, ‘Ben onu (Hillary) destekliyorum’, ‘Ben kadınım, ben adaletim’ yazılı pankartlar taşıdı.

    Kadınların eylemine Trump karşıtı erkekler de destek olurken Obama döneminin dışişleri bakanı John Kerry de göstericilere köpeğiyle birlikte eşlik etti.

    “ÇÖPLÜK TRUMP”

    Trump karşıtı en büyük gösterilerden biri de İngiltere’nin başkenti Londra’da gerçekleşti. Londra caddelerinde on binlerce kişi “Irkçılığa hayır, Trump’a hayır”, “Çöplük Trump” diye slogan attı.

    Gösteriye, Londra Belediye Başkanı Sadık Han eşiyle birlikte katıldı. İngiltere’deki gösterilere 100 binden fazla insanın katıldığı duyuruldu.

    Trump karşıtı gösterilerin bir diğeri de Fransa’nın başkenti Paris’te gerçekleşti. Eyfel Kulesi yakınlarındaki Trocadero Meydanı’nda bir araya gelen çoğunluğunu kadınların oluşturduğu yaklaşık 2 bin gösterici Paris Barış Anıtı’na kadar yürüdü.

  • Trump resmen ABD’nin başkanı

    Trump resmen ABD’nin başkanı

    Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Demokrat aday Hillary Clinton‘la girdiği başkanlık yarışını sürpriz bir şekilde kazanan Cumhuriyetçi iş adamı Donald Trump başkanlık yeminini etti.

    Trump yeminin ardından yaptığı konuşmaya Barrack Obama’ya geçiş sürecinde sağladığı kolaylık nedeniyle teşekkür ederek başladı. Trump, tüm ABD vatandaşları olarak büyük bir ulusal tabanın parçası olduklarını belirterek “Ülkemizi yeniden yapılandıracağız ve dünyanın kaderine karar vereceğiz” dedi.

    Trump’ın yemin töreni konuşması şöyle:

    “ABD vatandaşları olarak şu anda büyük bir ulusal çabanın parçasıyız. Ülkemizi yeniden yapılandırıcağız. Uzun zamandır çok küçük bir zümre başkenten yönetimin meyvelerini topladı. Siyasetçiler zenginleşti, vatandaşlar fakirleşti. Önemli olan hükümeti hangi partinin kontrol ettiği değil. Önemli olan hükümetin halk tarafından kontrol edilmesidir.

    Artık değişim başlıyor. Ülkemizin unutulmuş erkek ve kadınları artık unutulmayacak. Dünyanın daha önce hiç görmediği bir hareketin parçası olarak geldiniz.”

    Trump’ın yemin metni şöyle:

    “ABD’nin başkanlık makamını sadakatle yürüteceğime ve elimden gelenin en iyisini yaparak ABD Anayasası’nı muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim.”

     

    WASHİNGTON SOKAKLARI KARIŞTI

    ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın yemin töreni öncesinde, Washington’da protestocularla polis arasında gerilim patlak verdi. Siyah kostümlü göstericilere polis gazla müdahale etmeye başladı.

    Trump’ın göçmen karşıtı ve ırkçı politikalarını protesto eden, ‘Sınırlar yoktur’ ve “Irkçıları keniden korkutun” yazılı pankartlar taşıyan siyah giysili bir grup eylemciyle polis arasında çatışma çıktı.