Etiket: anma

  • İzmir’de 6 Şubat anması: Deprem Anıtı’na karanfiller bırakıldı-VİDEO

    İzmir’de 6 Şubat anması: Deprem Anıtı’na karanfiller bırakıldı-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depreminin yıl dönümünde İzmir’de gerçekleşen açıklamada, “Hem merkezi idarenin hem de yerel yönetimlerin depreme hazırlıklı olmak adına yapılması gereken hiçbir çalışmayı yapmadıklarını en acı şekilde gözler önüne sermiştir. Hayatta kalmayı başaranlarsa tek kelimeyle kaderleriyle baş başa bırakılmıştır” denildi.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 6 Şubat 2023’de Maraş merkezli yaşanan depremde yaşamını yitirenleri andı.

    Bayraklı ilçesinde bulunan Depren Anıtı’nda gerçekleşen anmada “Unutmadık, affetmiyoruz” pankartı ve “Çadır satan düzeni yıkacağız”, “Deprem değil rant yıktı” ve “Deprem vergilerine ne oldu” dövizleri taşıyan kitle sık sık “Deprem değil bu bir katliam”, “unutmak yok affetmek yok, helalleşmek yok” ve “Yüz binlerin katili saray rejimi” sloganları attı.

    Anmaya sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri, Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Kitle adına konuşan Harita Mühendisleri Odasından Tuğba Yıldırım, depremde yaşamını yitiren yurttaşları anarak 6 Şubat depremleri başta deprem olmak üzere yaşanan onca doğa kaynaklı afetten hiçbir ders alınamadığının altını çizdi. Yıldırım, “Hem merkezi idarenin hem de yerel yönetimlerin depreme hazırlıklı olmak adına yapılması gereken hiçbir çalışmayı yapmadıklarını en acı şekilde gözler önüne sermiştir. Çöken binaların altında kalıp kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımız devletin ilgili kurumlarının koordine olamaması, arama kurtarma çalışmalarının sağlıklı yürütülememesi nedeniyle göz göre göre can vermiştir. Hayatta kalmayı başaranlarsa tek kelimeyle kaderleriyle baş başa bırakılmıştır” dedi.

    “BENZER FELAKETLERİN YAŞANMAMASI İÇİN DERHAL ADIM ATILMALI”

    Yıldırım, benzer felaketlerin yaşanmaması adına gerekli adımların atılması çağrısında bulunarak, “Afetlerin bundan sonra felakete dönüşmesini istemiyorsak; bütünlüklü bir plan, program, bu programı uygulayacak bir devlet yapılanması ve güçlü bir siyasi irade şarttır. Benzer felaketleri bir daha yaşamamak için derhal adım atılmalıdır. Yapı denetimi sistemi TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir. Yapılaşmadan kaynaklanan risklerin bertaraf edilmesi için çağdaş bir “risk yönetim” sistemi oluşturulmalıdır. Güvenli yapılaşmanın sağlanması ve tüm bu süreçlerin sağlıklı işletilebilmesi için meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modeli benimsenmelidir. Depremlerde can kayıplarının önlenmesi için izlenmesi gereken tek yol, mühendislik ve mimarlık hizmetlerinin bilimsel-teknik doğruların ışığında kamucu bir yaklaşımla uygulanmasıdır. Ülkemiz, yurttaşlarımız bu büyük acıları hak etmiyor!” ifadelerini kullandı.

    Anma sonrası yaşamını yitirenlerin anısına Deprem Anıtı’na karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • Malatya’da Yürüyüş ve Açıklama – CANLI

    Malatya’da Yürüyüş ve Açıklama – CANLI

    Malatya Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğündeki kitle, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri meşaleli yürüyüş yaparak anıyor.

    PİRHA/MALATYA

  • Depremde yaşamını yitirenler Bornova Cemevi’nde anıldı, çerağlar uyandırıldı-VİDEO

    Depremde yaşamını yitirenler Bornova Cemevi’nde anıldı, çerağlar uyandırıldı-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Şubesi Cemevi’nde, Maraş merkezli depremlerin 2. yılında yaşamını yitirenler anılarak çerağ uyandırıldı.

    Maraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremlerin 2’nci yıl dönümü dolayısıyla anma programları devam ediyor.

    Maraş merkezli 11 ili etkileyen ve açıklanan resmi rakamlara göre 53 bin kişinin yaşamını yitirdiği 6 Şubat 2023 depreminin 2’nci yılında İzmir’de bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi’nde anma gerçekleştirildi.

    Atatürk Mahallesi’nde bulunan cemevi binasında gerçekleşen anmada Cemal Abdal Ocağı Pirlerinden İsmail Doğan’ın verdiği gülbeng sonrasında çerağ uyandırıldı.

    Anmada ayrıca yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Pir İsmail Doğan, bilim insanlarının adeta nokta gösterircesine yaptıkları uyarıların iktidarca görmezden gelindiğine değinerek, ihmaller silsilesinin on binlerce insanın yaşamını yitirdiğini kaydetti. Doğan, tedbirsizlik, ihmal ve rant odaklı politikalar nedeniyle felakete dönüşen bu depremlerden sonraki süreçlerin felaketi daha da büyüttüğüne vurgu yaparak, yaraların toplumun kendi dayanışmasıyla sarılmaya çalışıldığını söyledi.

    Anma nefeslerin seslendirilmesi sonrasında lokmaların pay edilmesiyle son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • 6 Şubat’ın 2. yılında Dersim’de anma: İktidar rantçı politikalarına derhal son versin-VİDEO

    6 Şubat’ın 2. yılında Dersim’de anma: İktidar rantçı politikalarına derhal son versin-VİDEO

    PİRHA- Maraş merkezli depremlerin ikinci yılında Dersim’de açıklama yapıldı. Açıklamada yetkililerin deprem riskine karşı hazırlık yapmadığı belirtilerek Dersim’deki olası bir depreme karşı alınması gereken önlemler için çağrı yapıldı. DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay da, iktidarın rantçı ve piyasacı yaklaşımlarını derhal sona erdirmesi çağrısında bulundu.

    6 Şubat 2023’de meydana gelen Maraş merkezli depremlerin ikinci yılında Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bir açıklama yaptı. Platformun çağrısıyla Seyit Rıza Meydanı’da bir araya gelen siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşlar adına basın açıklamasını Emek Partisi Dersim İl Örgütü Başkanı Ergin Tekin okudu.

    Ergin Tekin, 6 Şubat depremlerinin merkezi idarenin ve yerel yönetimlerin depreme karşı hazırlık yapmadığını en acı şekilde gözler önüne serdiğini belirtti.

    “RANTÇI VE PİYASACI YAKLAŞIMLARIN DERHAL SONA ERDİRİLMELİ”

    Çöken binaların altında kalan ve kurtarılmayı bekleyen yurttaşların, devletin ilgili kurumlarının koordinasyon eksikliği ve arama-kurtarma çalışmalarındaki yetersizlik nedeniyle hayatını kaybettiğini aktaran Tekin, şunları ifade etti:

    “Özellikle ilk 72 saatte kamu otoritesinin koordinasyon eksikliği, arama-kurtarma ekiplerinin yetersizliği ve gerekli ekipman eksikliği nedeniyle enkaz altında kalan yurttaşlarımıza çok geç ulaşılmış; sonuç olarak can kayıplarının artmasına neden olmuştur. Deprem öncesinde siyasi iktidar hiçbir önlem almadı, deprem sonrası uyguladığı politikalarla felaketin etkisini arttırdı. Siyasi iktidar, yaşanan felaketin sorumluluğunu üstlenmek yerine, depremin büyüklüğünü ve yıkıcılığını bahane ederek devletin işleyişindeki çöküşü örtbas etmeye ve faturayı başkalarına kesmeye devam etmektedir. Bilinmektedir ki, bu anlayış ve politikalar sürdüğü sürece, ülke her defasında benzer felaketlere hazırlıksız yakalanacaktır.

    Dersim’de olası bir depreme karşı alınması gereken önlemlerle ilgili valiliğin kamuoyunu bilgilendirmemesi, halkın güvenini ciddi şekilde sarsmaktadır. Devlet Hastanesi ve Munzur Ortaokulu başta olmak üzere kamu kurumlarının toplanma ve tahliye alanlarının yetersiz olması büyük bir risk oluşturmaktadır. Ayrıca, Mutu Köprüsü gibi kritik altyapı projelerinin tamamlanma süreci ve Munzur ile Pülümür vadileri başta olmak üzere genel ulaşım sisteminin afete uygun hale getirilmesi konusunda ciddi eksiklikler söz konusudur.”

    Rantçı ve piyasacı yaklaşımların derhal sona erdirilmesini; bilimin, tekniğin ve demokratik değerlerin rehberliğinde, halkın temel yaşam haklarını ön planda tutan politikaların hayata geçirilmesini ısrarla savunuyoruz. Afet yönetiminde yaşanan aksaklıkların giderilmesi ve gelecekte benzer acıların tekrarlanmaması için acil ve kapsamlı reformların gerçekleştirilmesini talep ediyoruz.”

    “AKP İKTİDARI YAŞANAN BU DEPREMDEN DE HALA BİR DERS ÇIKARMIŞ DEĞİL”

    Tekin’in ardından DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay da bir konuşma yaptı.

    iktidarın vatandaşlarını korumayan, ihmalkar tedbirlerini almayan politikaları yüz binlerce insanın hayatına mal olduğunu vurgulayan Günay, “Hala da depremin yaralarını sarmakla hala da depremzedeler, Konteynırlar da soğuk kış günlerinde yaşam mücadelesi vermeye devam ediyorlar. AKP iktidarının vatandaşının can güvenliğini korumadığını biz acı bir deneyimle bir kez daha deneyimledik. Kaybettiğimiz canlarımıza dair elbette ki hala acılarımız taze ama görüyoruz ki AKP iktidarı yaşanan bu depremden de hala bir ders çıkarmış değil. Dersim, Elazığ, Bingöl, Erzurum, Van gibi birinci dereceden deprem bölgesi olan kentlerde hala tedbirlerin alınmamış olması, hala okullar, hastaneler gibi deprem deprem tehlikesiyle karşı karşıya olan hasarlı binaların içerisinde tehlike arz eden binaların hala korunuyor olması, hala ayakta olması” dedi.

    “SİZİN ÖNCELİĞİNİZ TOPLUM SAĞLIĞIDIR”

    DEM Parti Genel Başkan Yardımcısı Ebru Günay, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ne olursa olsun bizler toplumsal dayanışmayla yararlarını sarmaya devam edeceğiz ama buradan bir kez daha da iktidara sesleniyoruz; Sizin önceliğiniz toplum sağlığıdır. Sizin önceliğiniz vatandaşlarınızın can güvenliğidir. Sizin önceliğiniz sermayenin korunması değildir.

    Devlet vatandaşının, yurttaşının can güvenliğini, mal güvenliğini, doğal afetlere karşı korumak zorundadır. Bu sorumluluk hala önünüzde duruyor ve gerekenlerin bir an önce yapılmasını buradan bir kez daha Dersim’den söylüyorum.”

    PİRHA/DERSİM

  • Adıyaman’da 6 Şubat’ta hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı-VİDEO

    Adıyaman’da 6 Şubat’ta hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da 6 Şubat’ta depremlerinde hayatını kaybedenler mezarları başında ağıtlar yakılıp, anıldı.

    6 Şubat 2023’te Maraş merkezli depremler 11 ilde yıkıma neden oldu. Resmi verilere göre 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti, 107 bin 213 kişi de yaralandı. On binlerce kişi evsiz kaldı.

    MEZAR BAŞINDA ANMA

    Adıyaman’da 6 Şubat’ta depremlerinde hayatını kaybedenlerin yakınları, sabah saatlerinde Karapınar Mezarlığı’na gelerek mezar ziyaretleri yapıp, lokmalar dağıttı. Mezarlığa gelen yurttaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının mezarlarının başında ağıtlar yakarak andı.

    Mezarlıkta bir duvarda ‘Burada yatanların hakları helal değildir’ yazılaması yapılması ve depremde hayatını kaybeden bir çocuğun mezarına oyuncaklar bırakılması da dikkatleri çekti.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • DAD Genel Merkezi, depremin 2. yılında yaşamını yitirenleri andı

    DAD Genel Merkezi, depremin 2. yılında yaşamını yitirenleri andı

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD),  Maraş merkezli depremin 2’nci yılında yaşamını yitirenler anarak, deprem kuşağında olan ülke gerçekliğinde iktidara sorumluluklarını hatırlattı. Açıklamada, “Dünden bugüne iktidarların sorunu görmezden gelen tutumları ve rant odaklı bir mimari ve şehirleşmeyi esas aldıkları, depremlerin birer felakete dönüşmesine neden oldukları da o kadar açık ve net bir gerçektir” denildi.

    Maraş merkezli 11 ili etkileyen ve açıklanan resmi rakamlara göre 53 bin kişinin yaşamını yitirdiği 6 Şubat 2023 depreminin 2’nci yılında Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaptı.

    Bilim insanlarının adeta nokta gösterircesine yaptıkları uyarıların iktidarca görmezden gelindiğine değinilen açıklamada ihmaller silsilesinin on binlerce insanın yaşamını yitirmesi ve yüz binlercesinin göç yollarına düşmesine sebep olduğunu kaydedildi.

    Tedbirsizlik, ihmal ve rant odaklı politikalar nedeniyle felakete dönüşen bu depremlerden sonraki süreçlerin felaketi daha da büyüttüğüne vurgu yapılan açıklamanın devamında depremin fırsata çevrilerek demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığı, etnik ve inançsal farklılık arz eden Alevi, Kürt, Arap halklarına gerekli yardımların ya hiç ya da çok sınırlı ulaştırıldığı hatırlatıldı.

    “UYARILAR İKTİDAR TARAFINDAN GÖRMEZDEN GELİNMİŞ VE FELAKETE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

    Demokratik Alevi Dernekleri‘nin depremin 2’nci yılına dair açıklaması şöyle:

    “6 Şubat 2023 Maraş, Elbistan ve Pazarcık merkezli yaşanan ve resmi rakamlara göre en az elli üç bin, fakat gerçekte çok daha fazla olduğuna inandığımız can kaybının ve On ilimizde büyük bir yıkımın yaşandığı depremlerin yıldönümünde acılarımız hala ilk günkü kadar tazedir.

    Depremler coğrafyasında olduğumuz ne kadar açık ve bilinen bir gerçek ise, dünden bugüne iktidarların sorunu görmezden gelen tutumları ve rant odaklı bir mimari ve şehirleşmeyi esas aldıkları, depremlerin birer felakete dönüşmesine neden oldukları da o kadar açık ve net bir gerçektir.

    Bilim insanlarının adeta nokta gösterircesine yaptıkları uyarılar, toplumun yükselen feryatları iktidar tarafından duymazdan-görmezden gelinmiş, felakete davetiye çıkarılarak on binlerce canımızın ölümüne, milyonlarca insanımızın evsiz kalmasına, yüz binlercesinin her şeylerini yitirerek ve arkalarında bırakarak göç yollarına düşmesine sebep olunmuştur.

    “HİZMET KURUMLARININ AİLE VE RANT KURUMLARINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜĞÜ ORTAYA ÇIKTI”

    Enkaz altında kalan canlarımız ve yakınları feryatlarını duyurmuş, son ana kadar yardım beklemiş fakat arama-kurtarma ekipleri inanılmayacak biçimde günlerce müdahale edememiş veya etmemiş, kurtarılabilecek binlerce can trajik biçimlerde yitirilmiştir. Tedbirsizlik, ihmal ve rant odaklı politikalar nedeniyle felakete dönüşen bu depremlerden sonraki süreçler felaketi daha da büyütmüştür. Arama-kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları, temel ihtiyaçların karşılanması, barınma, sağlık, güvenlik, eğitim hizmetleri yeterli ve sağlıklı biçimde yürütülememiş, vatandaşın vergileriyle kurulup yaşatılmakta olan hizmet kurumlarının aile ve rant kurumlarına dönüştürülerek çökertildiği açığa çıkmıştı.

    Ayrıca, depremin fırsata çevrilerek demografik yapının değiştirilmeye çalışıldığı, etnik ve inançsal farklılık arz eden Alevi, Kürt, Arap halklarına gerekli yardımların ya hiç ya da çok sınırlı ulaştırılarak, bazen de STÖ’lerin ya da halklarımızın dayanışma amacıyla deprem bölgelerine ulaştırdığı yardımların çeşitli biçimlerde ve Cemevleri örneğinde olduğu gibi kayyum atanmasıyla engellenerek göçertilmeye çalışıldığı somut bir durum olarak yaşanmıştı.

    “YİTİRDİĞİMİZ CANLARI SAYGIYLA ANIYORUZ”

    Bu yıkımların üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen insanlarımız hala çadırlarda ya da konteynırlarda, hijyen ve temel ihtiyaçlardan mahrum biçimde yaşamakta, göç edenler ise gittikleri yerlerde sayısız sorunla boğuşarak yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır.

    İnşa edilmekte, ya da edilecek olan konutların kurulacağı alanlar mağdur bölge halkının görüşleri alınmadan, sürece katmadan belirlenmekte, bölge insanlarının geçim olanaklarını ortadan kaldıracak ya da sınırlayacak biçimde arazilere el konularak yeni mağduriyetlere yol açılmaktadır.

    6 Şubat Maraş merkezli depremlerde yitirdiğimiz tüm canları saygı ve acıyla anıyor, geride kalanlara sabır diliyoruz. Bu vesileyle, ülkemizin depremler kuşağında olduğu gerçeğini ve tedbirler noktasında ki sorumluluklarını iktidara bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Ayrıca, depremler sürecinden ders çıkararak, ülkenin dört bir yanında tüm halkımızın tedbir ve dayanışma amaçlı kurumlaşmalara giderek hazırlıklı olması, yeni bir 6 Şubat felaketiyle karşı karşıya kalmamak için zorunluluk arz etmektedir.”

    PİRHA/DERSİM

  • 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler Adıyaman’da anıldı. Deprem bölgesinde sorunların devam ettiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bir yıl içerisinde depremin ortaya çıkardığı bütün sorunların giderileceğini söyleyen iktidar yetkilileri maalesef söylemiş oldukları sözleri yerine getirmedi” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu.

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğündeki kitle, eski devlet hastanesinden saat kulesine meşaleli yürüyüş yaptı. Yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ile çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşlar katıldı.

    ‘Yastayız unutturmayacağız’ pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok’ , ‘Katiller halka hesap verecek’ sloganları atıldı. Yurttaşlar yürüyüşte ellerinde ‘Em bir nakın’ , ‘Sesimi duyan var mı’ , ‘Affetmek yok’ dövizlerini taşıdı.

    “İKTİDAR BİR AN ÖNCE DEPREM BÖLGESİNDEKİ SORUNLARI GİDERSİN”

    Saat kulesi önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bir yıl içerisinde depremin ortaya çıkardığı bütün sorunların giderileceğini söyleyen iktidar yetkilileri maalesef söylemiş oldukları sözleri yerine getirmedi. Halen insanlar konteynerlerde kalıyorlar ve yaşam mücadelesi vermeye çalışıyorlar. İki yıl geçti iktidarı bir an önce sorunlarını giderilmesini belirtiyoruz. Deprem bölgesindeki halkımızla dayanışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Adıyamanlı yurttaşlar, saat kulesinin önünde depremin olduğu saat 04.17’de ‘Katiller halka hesap verecek’ sloganları attı.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz’ın mezarı başında anma: Büyük bir değerdi-VİDEO

    PSAKD Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz’ın mezarı başında anma: Büyük bir değerdi-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat Maraş Pazarcık merkezli depremde Hakk’a yürüyen Zülfikar Yılmaz, mezarı başında anıldı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adıyaman Şubesi ve yakın arkadaşları mezarı başında deyiş okuyup, semah döndü.

     

    Çerağ uyandırılarak başlayan mezar ziyaretinin ardından arkadaşları, Zülfikar hakkında konuşup şiir okudu, deyiş okudu. Arkadaşları sonrasında Zülfikar’ın mezarında semah döndü.

    Zülfikar’ın yaşamına değinen arkadaşı şöyle konuştu: “Zülfikar derin düşünen bir insandı. Kendisi konuşmalarıyla, tartışmalarıyla büyük bir değerdi. Bu felakete itildiğimiz için büyük bir üzüntü duyuyorum.”

    DAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Gürsel Korkmaz, Zülfikar Yılmaz ile ilgili konuştu. Korkmaz, “Zülfikarla biz Reya Haq inancını, Zülfikarla biz kominal yaşamı ve biz Zülfikarla birçok şeyi beraber yaşadık. Zülfikar’ın bize etkisi çoktur. Zülfikar’ın bu toplumda birçok insanla iletişimi ve arkadaşlığı vardı.”

    Konuşmaların ardından Zülfikar Yılmaz’ın mezarı başında deyiş okunup, semah dönüldü.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • ‘İktidar verdiği sözleri tutmadı, insanlar halen konteynerde yaşıyor’-VİDEO

    ‘İktidar verdiği sözleri tutmadı, insanlar halen konteynerde yaşıyor’-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat depremleri dolayısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi’nde anma düzenledi. 6 Şubat’ta tarihin en korkunç katliamlarından birisinin yaşandığını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “İktidar Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz diyor önce Adıyaman’ı, Maraş’ı, Malatya’yı, Hatay’ı inşa edin. Depremden 1 yıl sonra evleri yapacaklarını söylemiştiler ancak halen insanlar konteynerde yaşayan insanlar var” dedi.

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu, 6 Şubat depremleri dolayısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adıyaman Şubesi’nde  anma düzenledi. Anmaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, Alevi Bektaşi Fedarasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Esmender Çöçelli ve çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Konuşmalar öncesinde depremde yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunulurken, daha sonra depremle ilgili hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “İKTİDAR VERMİŞ OLDUĞU SÖZLERİ TUTMADI”

    İktidarın 6 Şubat depremlerinde sınıfta kaldığını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “İktidar vermiş olduğu sözleri tutmadı ve deprem bölgesindeki eksiklikler büyüyerek devam ediyor. İnsanlar depremin üzerinden geçen 2 yılda halen toz, inşaat içerisinde yaşam mücadelesi veriyorlar. AKP iktidarı umarım HTŞ’yi umursadıkları ve Suriye’yi gündemde tuttukları kadar deprem bölgesindeki insanların taleplerini de görürler” diye belirtti.

    “TÜRKİYE’DE DEPREM KONUSUNDA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ”

    KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, konuşmasında şunları ifade etti:

    1999 yılındaki Gölcük depremindeki dönemin başbakanı biz bu depremden çok şey deneyimledik der ancak 6 Şubat depremlerinin ardından geçen 24 yılda hiçbir şey değişmedi. Söz konusu emekçi halk olunca her seferinde kaynak yok deniliyor ve bize de ölüm reva görülüyor.”

    “İKTİDAR SURİYE’Yİ İNŞA EDECEĞİNE DEPREM BÖLGESİNİ YENİDEN İNŞA ETSİN”

    6 Şubat’ta tarihin en korkunç katliamlarından birisinin yaşandığını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “İktidar Suriye’yi yeniden inşa edeceğiz diyor önce Adıyaman’ı, Maraş’ı, Malatya’yı, Hatay’ı inşa edin. Depremden 1 yıl sonra evleri yapacaklarını söylemiştiler ancak halen insanlar konteynerde yaşayan insanlar var. Biz yaşadığımız katliamlarla yüzleşemediğimizde bize yeni katliamlar yaşatıldı. Eğer biz 6 Şubat depremleriyle yüzleşmezsek yeni depremler olacak” diye ifade etti.

    “İNSANLAR HALEN KONTEYNERLERDE YAŞIYOR”

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Esmender Çöçelli, “6 Şubat’ta yaşanan deprem faciasının üzerinden 2 yıl geçti. Halen insanların konteynerlerde yaşadığını görmek üzüntü verici, birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.

    “6 ŞUBAT’TA İKTİDARA İNAT BİRLİKTELİĞİMİZİ BÜYÜTTÜK”

    Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen sorunların devam ettiğini söyleyen ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “6 Şubat tarihinde Türkiye’nin ve Avrupa’nın dört bir yanından insanların uzattığı dayanışma elinin nasıl bir yumruğa dönüştüğünü bu topraklarda bu ülkeyi yönetenlerin bizi görmemesine inat birlikteliğimizi nasıl büyüttüğümüzü gördük” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından ağıtlar okundu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • İskenderun’da meşaleli yürüyüş: Şehrimizi yeniden kuracağız-VİDEO

    İskenderun’da meşaleli yürüyüş: Şehrimizi yeniden kuracağız-VİDEO

    PİRHA- Depremin 2. yıldönümünde İskenderun’da gerçekleşen meşalesi yürüyüşte, “Sorumlulardan hesap soracak, şehrimizi yeniden kuracağız” vurgusu yapıldı. 

    6 Şubat depremlerinin ikinci yılında yıkımın en büyük olduğu kentlerin başında gelen Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde yaşamını yitirenler için anma gerçekleştirildi. İskenderun 6 Şubat İnisiyatifi’nin düzenlediği anma programı, Deniz Alayı önündeki meşaleli yürüyüşle başladı.

    Yürüyüşte yaşamını yitirenlerin ve hala kayıp olan yurttaşların fotoğrafları taşındı. Kitle sık sık “Deprem değil, ihmal öldürdü”, “Depremi unutma unutturma”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saliha Aydeniz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Hacı Bektaş-ı Veli Cemevinde toplanan yurttaşlar, enkaz kalıntılarından yapılan anıta hayatını kaybedenler için mum yaktı. Yaşamını yitirenler için iki dakikalık saygı duruşunun ardından basın açıklaması okundu.

    “KAYIPLARIMIZ NEREDE?”

    Açıklamayı okuyan depremzede Birgül Güden, iki yıldır eğitimden sağlığa, hukuki haklardan temel ihtiyaçlara, barınmadan ulaşıma, altyapı ve üst yapı sorunlarına kadar her alanda büyük sorunlarla mücadele ettiklerini belirtti. Depremde kayıpların hala izine rastlanmadığına da vurgu yapan Güden, “Bizler tam iki yıldır sevdiklerimizi arıyoruz. Kayıplarımız bulunsun, diye haykırıyoruz. Depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen 142 vatandaşımıza dair hiçbir bilgimiz yok. Hayattalar mı hayattalarsa neredeler, hayatta değillerse mezarları var mı varsa nerede?” diye sordu.

    Depremde toplu ölümlerin yaşandığı apartmanların ve sitelerin davalarının sürdüğüne de değinen Güder, “Bu kadar yıkımın ve can kaybının yaşandığı bir memlekette hiçbir sorumlu istifa etmemiş, yargılanmamıştır. Kaybettiğimiz canlara ve kentimize sözümüz baki. Sorumlular yargılanana, yetkililer hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Güder, depremin ardından temel haklara erişimde ciddi ihlaller yaşandığına işaret ederek, şunları söyledi:

    “Bu durum bizleri büyük bir insani krizle karşı karşıya bırakmıştır. Kaybettiklerimize verdiğimiz sözü unutmuyoruz, unutmayacağız! Bizi enkaz altında bırakanları da bugün konteynerlere mahkum edenleri de tanıyoruz. Sorumlulardan hesap soracak, şehrimizi yeniden kuracağız. Bedelsiz kalıcı konutlarımıza nitelikli eğitim ve sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, kayıplarımıza, adil yargılanmalara ve insanca yaşam koşullarına erişene dek mücadele etmeye devam edeceğiz.”,

    Anma sonunda yaşamını yitirenler için lokmalar pay edilerek, deyişler seslendirildi.

    PİRHA/ İSKENDERUN

     

  • Hatay’da kitlesel 6 Şubat yürüyüşü: Sorumlulardan hesabı soracağız!-VİDEO

    Hatay’da kitlesel 6 Şubat yürüyüşü: Sorumlulardan hesabı soracağız!-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depremlerinin 2. yılında Hatay’da gerçekleşen kitlesel yürüyüşte, “Bugün buradan, molozların arasından, kentimizin kalbi Saray Caddesi’nden Hatay halkı olarak bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz; Kaybettiklerimize verdiğimiz sözü unutmuyoruz, unutmayacağız! Bizi enkaz altında bırakanları da bugün konteynerlere mahkum edenleri de tanıyoruz” denildi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde Hatay’da yürüyüş gerçekleştirildi.

    Yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, SOL Parti Başkanlar Üyesi Feray Aytekin Aydoğan, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz, TİP Sözcüsü Sera Kadıgil, SMF Sözcüsü Mahir Gürz, TBB Başkanı Erinç Sağkan, TMMOB Başkanı Emin Koramaz, Makine Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener ile depremzedelerin yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sicil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

    “Unutmak, affetmek yok” ve “Hatayı yeniden kuracağız” pankartlarıyla Saray Caddesine yürüyen kitle; “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Bu kenti yeniden kuracağız”, “Katil devlet hesap verecek”, “Katillerden hesap soracağız “,  “Faşizme karşı omuz omuza”, ‘sloganları attı.

    Burada yapılan açıklama yaşamını yitirenler için 1 dakikalık saygı duruşuyla başlarken basın açıklamasını Seda Yüce okudu. Yüce, Hatay’ın depremden en çok etkilenen kent olduğunu belirterek, “Bugün itibariyle depremlerin üzerinden tam iki yıl geçmiş oluyor. Hatay halkı olarak bizler, ilk günden bugüne taşından toprağına, havasından suyuna terk edilmiş memleketimizde yaşamaya çalışıyoruz. İki yıldır eğitimden sağlığa, hukuki haklarımızdan temel ihtiyaçlarımıza, barınmadan ulaşıma, altyapı ve üst yapı sorunlarına kadar her alanda büyük sorunlarla mücadele ediyoruz” dedi.

    “21 METREKARELİK TENEKE KUTULARINA MAHKUM EDİLİYORUZ”

    “Bizler hala 21 metrekarelik teneke kutularına mahkum ediliyoruz” diyen Yüce, “Toplu yaşamın getirdiği hijyen sorunları, elektrik ve su kesintileri yaşamlarımızı dayanılmaz hale getiriyor. Birçok konteyner çürümüş durumda. Nitelikli geçici barınma talebimizi sağır sultan duymuş, merkezi ve yerel iktidar duymamıştır. İnsanca yaşam koşullarından çok uzak konteynerlerde yaşamak istemiyoruz! Günlerce süren elektrik ve su kesintileri, internete erişememe, yolların durumu, beton mikserleri ve hafriyat kamyonlarının sebep olduğu trafik kazaları, kaldırımların onarılmaması yalnızca konteyner kentlerde yaşayanların değil bütün Hatay halkının terk edildiği manzaranın can alıcı noktaları” ifadelerini kullandı.

    “DEMOGRAFİK YAPIYI BOZACAK REZERV ALANI YASASI TEDİRGİN ETMEYE DEVAM EDİYOR”

    Yüce, Hatay’ın demografik yapıyı bozacak rezerv alanı uygulamalarının toplumda tedirginlikle karşılandığını dile getirerek, “Demografik yapıyı bozacak ve göç hareketlerini hızlandıracak, şehrin kültürel yapısına zarar verecek “meskun mahallelerde rezerv alan ilanını” düzenleyen yasa belirsizlikler ve sahadaki uygulamasıyla bizleri tedirgin etmeye devam ediyor. Kentin bir yanında binalar yükselirken diğer yanında rezerv alan tartışmaları sürmekte. Altyapı ve üstyapı sorunları dahi çözülmemiş bu evlerde ne zaman yaşayabileceğimizi, kendileri için ne kadar borçlandırılacağımızı bilmiyoruz. Rezerv alan tartışmalarının sürdüğü mahallerimizde ise barınma sorunumuzu nasıl çözeceğimize dair soru işaretlerimiz giderilmiş değil. Verilen hibe ve kredinin barınma sorunumuza çözüm olmayacağı aşikar” şeklinde konuştu.

    “142 KİŞİ NEREDE, HAYATTALAR MI?”

    Dezavantajlı olan grupların depremlerle birlikte daha da dezavantajlı hale geldiğine vurgu yapan Yüce, “Kadınlar, çocuklar, genç ve yaşlılar, sayıları artan engelli ve ampüte bireylerin temel ihtiyaçları dahi görmezden gelinmiştir. Dezavantajlı gruplar depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen eğitim, sağlık barınma gibi temel haklarına erişimde büyük zorluklar yaşamaktadır. Bizler tam iki yıldır sevdiklerimizi arıyoruz. Kayıplarımız bulunsun diye haykırıyoruz. Depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen 142 vatandaşımıza dair hiçbir bilgimiz yok. Hayattalar mı? Hayattalarsa neredeler, hayatta değillerse mezarları var mı varsa nerede?” diye sordu. 

    “SORUMLULARDAN HESAP SORACAK, HATAY’I YENİDEN KURACAĞIZ”

    “Kaybettiğimiz canlara ve kentimize sözümüz baki. Sorumlular yargılanana, yetkililer hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diyen Yüce şöyle devam etti:

    “Eğitim hakkımız, sağlık hakkımız, barınma hakkımız, güvenlik hakkımız, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımız, bilgi edinme hakkımız ve daha sayamadığımız nice hakkımız tam iki yıldır gasp edilmektedir. Bugün buradan, molozların arasından, kentimizin kalbi Saray Caddesi’nden Hatay halkı olarak bir kez daha sesimizi yükseltiyoruz; Kaybettiklerimize verdiğimiz sözü unutmuyoruz, unutmayacağız! Bizi enkaz altında bırakanları da bugün konteynerlere mahkum edenleri de tanıyoruz. Sorumlulardan hesap soracak, Hatay’ı yeniden kuracağız! Bedelsiz kalıcı konutlarımıza, nitelikli eğitim ve sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, kayıplarımıza, adil yargılanmalara ve insanca yaşam koşullarına erişene dek mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    “KOLEKTİF BİR SUÇ VAR”

    Adalet Peşinde Aileleri Platformu adına konuşan Döne Kaya, verdikleri adalet mücadelesini anlatarak, “Hepimiz ilk aylarda parça parça müteahhitlerin yakalandığını, yakalanmayanların da kaçtıklarını duyduk. Ancak yeniden iki yıl geçti ve bu müteahhitlerin sadece 189’u cezalandırıldı. Bizler hemen soruşturma aşamasında başvurularımızı yaptık. Ancak ilk sekiz dokuz ay bizleri oyaladılar. Sık sık savcılar değişti ve soruşturulmaması için ellerinden geleni yaptılar. Çünkü şu anki yargı sistemi, münferit kişiler üzerine suçları yıkmaya çalışıyor.  Ama biz biliyoruz ki 6 Şubat depremlerindeki yıkımların sebebi, müteahhitlik, yapı denetimi ve inşaat mühendisliğine bırakılmayacak kadar büyük, kolektif bir suç. O yüzden kamu görevlilerinin yargılanması için elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

    Açıklamaların ardından eylem sona erdi.

    PİRHA/HATAY

     

  • Hrant Dink katledildiği Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    Hrant Dink katledildiği Sebat Apartmanı önünde anıldı-VİDEO

    PİRHA-AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 18. yılında vurulduğu yerde anıldı. Hrant’ın arkadaşlarından Takuhi Tovmasyan, “19 Ocak 2007 Cuma günü tam bu saatte Canım Hrant’ımı vurdular. İstanbul’un orta yerinde hepimizin gözleri önünde Ermeni bir gazeteciyi katlettiler” dedi.

    AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink katledilişinin 18. yılında vurulduğu yerde AGOS gazetesinin eski binası olan Sebat Apartmanı önünde anıldı.

    18. yıldönümüne ilişkin yapılan anmada, eski gazete binasına, Dink’in fotoğrafının da yer aldığı, “Hafıza, hakikat, hayat, hasret, 18 yıldır” yazılı pankart asıldı. Anmada, Dink’in vurulduğu kaldırıma nar, karanfil ve Agos Gazetesi bırakıldı. Ayrıca Hrant Dink’in çok sevdiği parça olan ‘Sarı Gelin’ türküsü, hem Ermenice hem Türkçe olarak anma boyunca çalındı.

    Anmaya Dink’in ailesi, arkadaşları ve milletvekillerinin yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri, gazeteci ve yazarlar katıldı.

    Anmaya katılanlar tarafından “Buradayız Ahparig”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez”, “Katiller halka hesap verecek”, “Hrant için adalet”, “Faşizme inat kardeşimsin Hrant”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katilleri koruyan cinayete ortaktır” sloganları atıldı.

    “BARIŞ DEMEKTEN VAZGEÇMEYENLERİN SEBATIYLA BURADAYIZ”

    Gezi davası tutuklusu Çiğdem Mater, cezaevinden gönderdiği mektubuyla Hrant Dink anmasında bir kez daha “Buradayız” dedi. Mater, mektubunda şunları ifade etti:

    “Hrant Dink aramızdan alındığından bu yana 18 yıl geçti. Ben, üçüncü kez onu uzaktan anıyorum. Memleketteki cezaevlerinde pek çokları gibi. İstanbul’un ortasında, herkesin gözleri önünde, ‘geliyorum’ diyen bir milli mutabakat cinayetiyle öldürüldü. Ama o mutabakatın tahmin edemeyeceği bir şekilde uğurlandı. On binler, farklı gerekçelerle ama ortak bir vicdanla sokaklara aktı. Kimi bir hemşerisine veda etti, kimi bu şehrin kadim sakinlerinden birinin güpegündüz katledilmesine isyan etti. Kimi geçmişe, yüz yıl öncesine döndü; kimi kendi hikayesini, ailesini düşündü. O gün, belki de tarihimizde ilk kez, on binler, bir Ermeni kimliğini kabul etti ve var etti.”

    Mater, Dink’in cenazesinden bu yana geçen 18 yılda Türkiye’nin açılan o kapıların neresinde durduğunu sorgulayarak şöyle devam etti:

    “Bugün, o kapıların eşiğinde hâlâ sorularımız var. Kimimiz hapishaneden, kimimiz sokaklardan yanıt arıyoruz. Ama inatla buradayız. Bugün, Sebat Apartmanı önünde Hrant’ın vurulduğu yerde toplananlar arasında, henüz doğmamış bir kuşak var. Kuşaklar değişiyor, ama buradayız. Çünkü geçmişle yüzleşmeden geleceği inşa edemeyeceğimizi bilenlerin inadı ve umuduyla direniyoruz. Barış demekten vazgeçmeyenlerin sebatıyla buradayız.”

    “UMUDU VE DİRENCİ YAŞATMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    Oyuncu Eraslan Sağlam’ın okuduğu, Gezi davası tutuklusu iş insanı Osman Kavala, mektubunda şu ifadeleri kullandı:

    “Ben de kendimi orada, sizinle birlikte Hrant’ın vurulduğu yerde, Hrant’ın yanında hissediyorum. Her türlü zorbalığa rağmen, adaletin egemen olacağı günleri görmeyi umut ediyorum.”

    Kavala, bu dayanışmanın ve kardeşlik bağlarının, herkes için adaleti savunma kararlılığına güç verdiğini belirterek, şu mesajı iletti:

    “Unutturmamak için bir araya geldiğimiz bu kardeşlik ve dayanışma, zorbalıklara, katliamlara ve adaletsizliğe karşı direnişimizin en büyük göstergesidir. Hrant’ın vurulduğu yerde, onun yanında hissetmek, adaletin ve hakikatin er ya da geç egemen olacağına olan inancımızı pekiştiriyor. Bu umudu ve direnci yaşatmaya devam ediyoruz.”

    “SUÇU İKİ HALK ARASINDAKİ BARIŞI SAVUNMASIYDI”

    Basın açıklamasını, Hrant’ın Arkadaşlarından Yazar ve Yayıncı Takuhi Tovmasyan okudu.

    Tovmasyan‘ın okuduğu metinde şu ifadeler yer aldı:

    “Canım Hrant’ım canım kardeşim o korkunç 19 Ocak Cuma 2007 tarihinden bu güne tam 18 yıl geçti. Her yıl seni anmak için binlerce kardeşin burada toplandı. Senin insan sevginden adalet, demokrat sevginden, barış ve özgürlük aşkından bahsettiler. Sana kalkan elleri, iklimi lanetlediler.

    Hep birlikte biz de sana kalkan elleri lanetliyoruz.

    Canım Hrant’ım yüreğimizin sevinci de acısı da gerçekti seninle. Ama sevinçler az, acılar fazlaydı.

    19 Ocak 2007 Cuma günü tam bu saatte Canım Hrant’ımı vurdular. İstanbul’un orta yerinde hepimizin gözleri önünde Ermeni bir gazeteciyi katlettiler.

    Suçu iki halk arasında barışı savunması ve Ermeni Türkiye sınırının açılmasını istemesiydi. Bu sonuncusu insanları çok korkuttu. Bu topraklarda insanlar, bir fikir uğruna veya bir haber uğruna can verdi ve canları alındı.”

    Anma, sloganlarla sonlandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hrant Dink, katledilişinin 18. yılında için anılıyor-CANLI

    Hrant Dink, katledilişinin 18. yılında için anılıyor-CANLI

    18 yıl önce vurularak katledilen Hrant Dink için Agos Gazetesi önünde anma gerçekleştiriliyor.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Leyla Şaylemez mezarı başında anıldı: Kadın düşmanı güçler katletti!- VİDEO

    Leyla Şaylemez mezarı başında anıldı: Kadın düşmanı güçler katletti!- VİDEO

    PİRHA-  Paris’te 12 yıl önce Ömer Güney adlı tetikçi tarafından katledilen Leyla Şaylemez Mersin’de mezarı başında anıldı. DEM Parti Milletvekili Dilan Kunt Ayan, “Paris Katliamı’nda tetiği çeken Ömer Güney olsa da onun arkasındaki gücün ‘kadın düşmanı bir güç’ olduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak bizler kadın özgürlükçü var oluşumuzdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    9 Ocak 2013’te Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Leyla Şaylemez Mersin’de mezarı başında anıldı.

    Anmaya  Adana ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri Dilan Kunt Ayan ile Ali Bozan, Adana ve Mersin Barış Anneleri, TJA, Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan, DEM Parti Mersin ve Adana il ve ilçe örgütleri ile kentte bulunan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    Açıklama öncesinde yapılan yürüyüşte, sık sık “Jin, jiyan, azadi” sloganı atıldı. Daha sonra Şaylemez’in mezarı başına gelen kitle, Şaylemez başta olmak üzere Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Kürt kadın mücadelesinde yaşamını yitiren tüm kadınlar için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

    BARIŞ TALEBİ

    Anmada yapılan basın açıklamasında DEM Parti Kadın Meclisi Meral Gültekin, Paris Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Gültekin, “Kadınlara yönelik katliamlar, kadınların özgürlük mücadelesini durdurmayı başaramamıştır. Sakine, Fidan, Leyla ve Silopi’de katledilen yoldaşlarımızın mirası, bugün milyonlarca kadının mücadelesinde hayat bulmaya devam etmektedir. Onların düşleri, bizim mücadelemizdir” dedi.

    Ardından konuşan Barış Annesi Meryem Erbey, en büyük taleplerinin barış olduğunu dile getirerek, yıllardır süren savaşın, ölümlerin durması yönünde çağrıda bulundu.

    “TETİKÇİNİN ARKASINDAKİ GÜÇ KADIN DÜŞMANLIĞI”

    Son olarak anmada konuşan DEM Parti Milletvekili Dilan Kunt Ayan, Paris Katliamı’nda tetiği çekenin Ömer Güney olduğunu ancak onun arkasındaki gücün “kadın düşmanı” olduğunu vurguladı. Ayan, “Kadın kazanımlarını gasp eden zihniyeti çok iyi biliyoruz. Unutulmamalıdır ki her ne kadar Kürt halkını, Kürt kadınlarını yok etmek isteseler de bizler kadın özgürlükçü paradigmamızdan ve kadın özgürlükçü var oluşumuzdan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    2013 yılındaki çözüm sürecinde 3 Kürt kadının katledildiğini hatırlatan Ayan, “HDP o dönem yine barışın umudunun olduğu bir görüşme gerçekleşiyordu. O dönem Dolmabahçe mutabakatının imzalandığı dönemdir. Kürt halkının barışa en yakın olduğu, barış umudunu en çok ördüğü zamanlardı. Fakat ne oldu? İşte bu katliamla bunu yok etmek isteyen anlayışlara bir kez daha Kürt halkı cevap verdi. Ne olursa olsun son damlasına kadar Kürt halkı barış demekten, özgürlük demekten Kürt anneleri özgürlük demekten, Kürt halkı olarak mücadele etmekten bir adım dahi olsa vazgeçmeyeceğiz. Bunu çok iyi bilsinler” dedi.

    GAZETECİLERİN CENAZELERİN VERİLMEMESİNE TEPKİ

    SİHA saldırısı ile katledilen gazeteciler Cihan Bilgin ve Nazım Daştan’ın cenazelerinin günlerdir ailelerine verilmediğine de değinen Milletvekili Ayan, şöyle devam etti:

    “Barış’a en yakın olan Kürt halkının bu mücadelesine karşı bütün yetkililere kulak vermeye davet ediyoruz. Barışı hep birlikte inşa edebiliriz. Kardeşliği hep birlikte inşa edebiliriz. Bunun için Kürt halkı hazır. Kürt anneleri hazır ve var gücümüzle bizler tüm mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha burada Leyla’nın mezarı başından sesleniyoruz.”

    Konuşmaların ardından Leyla Şaylemez’in mezarına karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/ MERSİN

  • Sakine Cansız, katledilişinin 12. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Sakine Cansız, katledilişinin 12. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim İl Örgütü, Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde katledilen Kürt kadın siyasetçilerden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i parti binasında andı. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Sakine Cansız, Kürt halkını imha eden, yok eden bu inkârcı anlayışa karşı kavgasını vermişti. Sadece Sakine arkadaşımız değil. Katledilen kadınlardan devraldığımız kadın özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığında olacağız” dedi.

    Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiden Sakine Cansız, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü’nde anıldı.

    Anmaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, DEM Parti Milletvekilleri Ayten Kordu ve Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, siyasi parti temsilcileri, kurum temsilcileri katıldı. Katledilen kadınların fotoğraflarının yer aldığı anmada Sakine Cansız’ın “İnsanlık tarihi kadın ile başlar insanlık kadına yapılanlarla kaybeder” sözünün olduğu pankart asıldı.

    “MÜCADELELERİNİ SÜRDÜRME SORUMLULUĞUMUZ VAR”

    12 yıl önce Paris’te katledilen kadınları anarak sözlerine başlayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, şunları dile getirdi:

    “Sakine arkadaşın özgürlük mücadelesinin çok önemli yeri ve emeği var. Bu mücadelenin buraya gelmesinde, Sakine arkadaşın çok emeği var. ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ derdi Sakine arkadaş. Bu kavgasını Kürt halkını imha eden, yok eden bu inkârcı anlayışa karşı kavgasını vermişti. Sadece Sakine arkadaşımız değil. 6 arkadaşımızın hepsinin mücadelesi Kürt kadının özgürlük mücadelesinde önemli bir yere sahip. Katledilen kadınlardan devraldığımız kadın özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığında olacağız. Onların mücadelesine layık olmak, kadın mücadelemizi yürütmek konusunda bizim için her anma bir sorumluluk yüklüyor.”

    “SÖZ VERİYORUZ, BU KAVGA HİÇ BİTMEYECEK”

    Paris’in ortasında Kürt kadınların hedef alınmasıyla yeni bir savaş konseptinin devreye sokulduğunu ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, de “O günden bugüne Kürt kadınlarına dönük özel savaş gerçekleşti. Önceki suikastlar, katliamlar gibi Paris davasının da karanlıkta kalmasını isteyen devlet aklıyla karşı karşıyayız. Biz bunu karanlıkta bırakmayacağız ve mücadelelerine devam edeceğiz. Sakine heval Dersim gibi asi, direngen, Munzur gibi şeffaf ve akışkan. Diğer arkadaşlarımız da kendi alanlarında güçlü arkadaşlarımızdır. Erkek egemen akıl bunların mücadele azminden korktuğu için onları hedef aldı. Bugün tüm dünyada kadın mücadelesi hedef alınmış durumda. Ama ne mutlu ki biz Kürt kadınları olarak Jin, jiyan, azadî felsefesiyle bir model ortaya çıkardık ve onunla mücadeleyi sürdürüyoruz. Yaşamım hep kavgaydı diyen arkadaşa söz veriyoruz ki bu kavga hiç bitmeyecek” dedi.

    “SAKİNE CANSIZ’IN KAVGASINI HER YERDE SÜRDÜRECEĞİZ”

    Kadın mücadelesinin her alanda sürdüğünü belirten DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, ise şu ifadeleri kullandı:

    “Devlet aklı her alanda kadınların öncülüğünü yıkmak istiyor. Kadınların örgütlenmesini istemiyor. Avrupa’nın göbeğinde Paris’te kadın arkadaşlarımızın katledilmesi de bu zihniyetin devamıdır. Nagihan Akarsel, Hero Bahaddin, Gülistan Tara gibi arkadaşlarımız da özel olarak hedef seçilerek katledildi. Kadın mücadelesinden bu kadar bahsediyorsak, ‘Jin Jiyan Azadi’ diyebiliyorsak bunların emekleriyle olmuştur. Onların bayraklarını asla yerde bırakmayacağız. Onların mücadelesini yükselteceğiz. Hep kavgaydı yaşamım’ diyen Sakine Cansız’ın kavgasını her yerde sürdüreceğiz.”

    Parti binasında yapılan anmanın ardından Sakine Cansız’ın mezarı ziyaret edilerek karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti: Metin Göktepe de Nazım ve Cihan da hakikat mücadelemizde yaşayacak

    DEM Parti: Metin Göktepe de Nazım ve Cihan da hakikat mücadelemizde yaşayacak

    PİRHA- Metin Göktepe’nin katledilişinin 29. yılında DEM Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada, gazetecilerin gerçekleri halka ulaştırmak adına katledilmeyi, tutuklanmayı göze aldıkları belirtildi. Açıklamada, “Tüm bu saldırılara rağmen özgür basın geleneği ve bu geleneğin mirasçısı olan gazeteciler, bedeli ağır olsa da Metin gibi, Apê Musa gibi gerçekleri halka ulaştırmaktan geri durmuyor, kalemlerini özgürlük ve insanlık için kullanmaya devam ediyor” denildi. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Metin Göktepe’nin katledilmesinin 29. yılında yazılı açıklama yaptı. DEM Parti Basın Yayın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel imzasıyla yapılan açıklama, “Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Apê Musa, Nagehan Akarsel, Nazım ve Cihan başta olmak üzere gerçekleri halka ulaştırmak için yaşamını feda eden özgür basın şehitlerini bir kez daha anıyoruz” denildi.

    Metin ve onlarca gazetecinin bu topraklarda gazetecilik yaptığı, özgür basın ilkelerine bağlı kaldığı ve hakikatleri halka ulaştırdığı için katledildiği vurgulanan açıklamada, Cumhuriyet tarihi boyunca iktidarların toplumu denetim altına almak ve suçlarını örtbas etmek için her zaman gazetecileri hedef aldığına işaret edilerek, SİHA saldırısında katledilen gazetecilerin cenazelerinin getirilmesine izin verildiği hatırlatıldı.

    “ÖZLEMLE VE SAYGIYLA ANIYORUZ”

    DEM Parti tarafından yapılan yazılı açıklama şöyle:

    “Gözaltında işkenceyle katledilen Gazeteci Metin Göktepe’yi ölümünün 29’uncu yıldönümünde özlemle ve sevgiyle anıyoruz. Bu topraklarda katledilen her gazeteci, yürütülen amansız hakikat mücadelesinin unutulmaz birer neferi olarak mücadelemizde yaşıyor.

    Göktepe, cezaevinde katledilen iki tutuklunun cenazelerini takip ederken 8 Ocak 1996’da yüzlerce kişiyle birlikte gözaltına alındı. İşkenceyle katledilen Göktepe için dönemin İçişleri Bakanı “duvardan düşerek hayatını kaybetti” yalanını uydurdu. 1999’da görülen duruşmada 11 devlet yetkilisi Göktepe’nin katledilmesi nedeniyle suçlu bulundu. Ancak suçları sabit olmasına rağmen sanıklar kısa süreli cezalarla adeta ödüllendirildi.

    “KATLELDİLEN GAZETECİLERİN CENAZESİNİN GETİRİLMESİNE İZİN VERİLMİYOR”

    Göktepe cinayeti ne ilkti ne de son oldu. Cumhuriyet tarihi boyunca iktidarlar toplumu denetim altına almak ve suçlarını örtbas etmek için her zaman gazetecileri hedef aldı. Çiller hükümetinin iş başında olduğu 90’lı yılların karanlığında saldırıların hedefinde ilk önce Kürt gazeteciler yer aldı. 90’lardan bugüne ise Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü alanında durum daha vahim hale geldi. Bugün de gazeteciler katlediliyor, tutuklanıyor, sürgüne gönderiliyor, ev hapsine mahkum ediliyor. Nazım Daştan ve Cihan Bilgin hakikati yazdıkları için kısa süre önce SİHA saldırılarıyla katledildi. Cenazelerinin getirilmesine izin bile verilmiyor.

    “HAKİKATTE ISRAR EDEN BASIN EMEKÇİLERİNİ SELAMLIYORUZ”

    Tüm bu saldırılara rağmen Türkiye’deki özgür basın geleneği ve bu geleneğin mirasçısı olan gazeteciler, bedeli ağır olsa da Metin gibi, Apê Musa gibi gerçekleri halka ulaştırmaktan geri durmuyor, kalemlerini özgürlük ve insanlık için kullanmaya devam ediyor.

    Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Apê Musa, Nagehan Akarsel, Nazım ve Cihan başta olmak üzere gerçekleri halka ulaştırmak için yaşamını feda eden özgür basın şehitlerini bir kez daha anıyoruz. Onların bıraktığı mirası devralarak gazetecilikte ve hakikatte ısrar eden bütün özgür basın emekçilerini selamlıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Maraş ve Roboski Katliamlarında yaşamını yitirenler İzmir’de anıldı-VİDEO

    Maraş ve Roboski Katliamlarında yaşamını yitirenler İzmir’de anıldı-VİDEO

    PİRHA- Maraş ve Roboski Katliamlarının yıldönümünde İzmir’de gerçekleşen anmada yaşamını yitirenler anılarak, faillerin yargılanmaları için cezasızlık politikasından vazgeçilmesi çağrısında bulunuldu.

    46. yılına giren Maraş Katliamı ve Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyünde, 28 Aralık 2011 tarihinde 19’u çocuk 34 kişinin savaş uçakları ile katledilişinin yıldönümünde İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleşen açıklamaya siyasi partiler, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, yöre dernekleri, kadın örgütleri ve yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açıklamada “Roboski ve Maraş katliamlarını unutmadık, unutturmayacağız” yazılı pankart, “Gazetecilik suç değildir”, “Maraş’ın yarası hala kanıyor”, ve “Suriye’de Aleviler katlediliyor” yazılı dövizler taşındı. Kitle sık sık,  “Dersim, Maraş, Roboski unutulmaz hiçbiri”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganlarını attı.

    Basın metnini kitle adına Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Dönem Sözcüsü Nafiz Ceylan okudu.

    Roboski ve Maraş katliamlarının sorumlularının açığa çıkarılmadığını ve yargılananların ceza almadığını belirten Nafiz Ceylan,  “Maraş’ta yaşanan olaylarda devlet katliam bittikten, daha doğrusu faşistlerin saldırılarının mahalle mahalle, ev ev direnilerek püskürtüldüğünün anlaşılmasından sonra müdahale etti. 19 Aralık operasyonlarını yapan doğrudan devletin kolluk güçleri oldu. Roboski’deki 34 yoksul köylü yine  F-16’larla bombalanarak hayatını kaybetti. Bunca acı, bunca ölümün sorumluları ise hiçbir ceza almadı” dedi.

    “YARGILANMAMAK TEAMÜL HALİNE GELMİŞTİR”

    Ceylan, katliam faillerinin ödüllendirildiği ifade ederek, “Ülkede başta yaşam hakkı olmak üzere en temel insan haklarının, özgürlüklerin ve demokrasinin bir şenlik, bir bayram havası içerisinde kutlanabildiği etkinlikler olmasını arzu ederken çok büyük 3 katliamda yaşamlarını yitirenleri anmak ülkenin insan hakları konusundaki seviyesini göstermektedir. Bu ülkede faşizm, sistematik ve kurumsal bir kimliğe sahiptir. Gerçekleştirdiği insanlık düşmanı eylemlerin hiçbirisinden yargılanmamak, bir teamül haline gelmiştir. Bırakın yargılanmayı, katliamlara katılanlar, örgütleyenler ödüllendirilmekte, terfiler almakta, görevlerini layıkıyla yerine getirmenin hediyeleriyle yaşamlarını sürdürmektedirler. Bu ülkede faşizm daha doğmamış bebeklerin annelerinin karnından çıkartılıp katledilmesidir. Bu ülkede faşizm, insanların Alevi, Kürt veya devrimci oldukları için idam sehpalarında, sokak ortasında infazlarda, pogromlarda, kitlesel kıyımlarda veya bir baro başkanının canlı yayında, herkesin gözü önünde katledilmesidir. Bu ülkede faşizm, faşistlerin ve onları yönetenlerin eylemleri nedeniyle ceza almayacaklarını bildikleri için sistematik hale gelmiştir” diye belirtti.

    “KATLİAMLARIN, FAŞİZMİN HİÇBİR ÇEŞİDİNE ALIŞMAYACAĞIZ”

    Katliamları normalleştirilmek istenmesine karşı mücadele etmeye devam edeceklerini kaydeden Ceylan, “Bu ülkenin insanları bir gün mutlaka kardeşliğe, birlik ve dayanışmaya, bolluk ve refaha kavuşacaklardır. Gecelerinde aç yatılmayacak, bütün çocuklar şeker de yiyebilecektir. Bu güzel tablo ise ancak birlik, mücadele ve dayanışma ile elde edilebilecektir. Bağımsızlık, özgürlük ve demokrasi mücadelesi hiçbir zaman kısa soluklu olmamıştır. İnsan hakları, ancak can pahasına sürdürülen mücadeleler ile elde edilmiştir. Bizler katliamlara, faşizmin hiçbir çeşidine alışmayacak, halkımızı da alıştırmayacağız. Bunları normalleştirmeye çalışanlara karşı elbirliği ile mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu ülkede yeni Çorumların, Maraşların, Sivasların, 19 Aralıkların, Roboskilerin yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Maraş’ta katledilen Aleviler için Adıyaman’da anma: Aleviler size ne yaptı?-VİDEO

    Maraş’ta katledilen Aleviler için Adıyaman’da anma: Aleviler size ne yaptı?-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ta katledilen Aleviler için Adıyaman’da anma gerçekleştirildi. Kureyşan Ocağı Evladı Garip Bozkurt, ‘Maraş’ta Aleviler size ne yaptı?’ diye sorarken, Adıyaman Pir Sultan Abdal Derneği Eş Şube Başkanı Ali Sekman da Suriye’de katledilen Aleviler için ‘Suriye’de yaşanan zulme karşı yan yana olalım, sesimizi çıkaralım’ dedi. 

    Maraş Katliamı’ın 46’ncı yıldönümünde Adıyaman Rıza Tanrıverdi Cemevi’nde katledilen Aleviler için anma yapıldı. Cemevi’nde yapılan anmaya Kureyşan Ocağı Evladı Garip Bozkurt, Ağuçan Ocağı Evladı Hüseyin Güzel ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Eş Şube Başkanı Ali Sekman ve çok sayıda yurttaş katıldı.

     “BOZKURT: ALEVİLER SİZE NE YAPTI”

    Alevi halkının tarih boyunca katliamlara maruz kaldığını dile getiren Bozkurt, “Alevi toplumu üzerinde binlerce yıl süren bir zulüm var. 630 yıllık Osmanlı devletinin tarihi Alevi katliamlarıyla doludur. Hallacı Mansur’dan tutun Nesimi’ye, Pir Sultan Abdal’a, Hamdullah Çelebi’ye kadar yapılan zulmün haddi hesabı yoktur” şeklinde konuştu.

    “CUMHURİYET DÖNEMİ ALEVİ KATLİAMLARIYLA DOLUDUR”

    Yaşanan zulümlere karşı Alevilerin boyun eğmeyerek karşı geldiklerini, bunun karşılığında da baskılarla, katledilmelerle karşılaştıklarına değinen Bozkurt, şöyle devam etti:

    “Cumhuriyet dönemi Alevi katliamlarıyla doludur. Çorum’un, Sivas’ın, Maraş’ın, Malatya’nın, Gazi’nin, Gezi’nin… Nedir bu insanların suçu? Alevi olmaktı, demokrasiye inanmaktı, yobaza karşı boyun eğmemekti. Birileri çıkıp benden değilsen katli vaciptir diye, Allah’ın emriymiş gibi göstermeye çalışıyor. Bunlara tepki gösterdiğin zaman sen kafirsin, sen münafıksın suçlamalarıyla karşı karşıya kalıyor. Çağlar boyunca Aleviler ötekileştirilerek katledilmiştir. Bu katliamlardan bir tanesi de Alevilerin katledildiği yer Maraş’tır. Biz soruyoruz şimdi onlara: ‘Aleviler size ne yaptı?’ Çocuklarınızı mı öldürdü? Dininize mi karıştı?”

    “SURİYE’DEKİ ALEVİLERE YÖNELİK YAPILAN SALDIRALARA KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTELİM”

    Maraş Katliamı’nın yıldönümünde konuşma yapan Adıyaman Pir Sultan Abdal Derneği Eş Şube Başkanı Ali Sekman da  “Kerbela’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan günümüze ve bugün de yanı başımızda Suriye’de Lazkiye ve çevresinde yapılan saldırılar içimizde derin bir yara açmaktadır. Maraş’ta, Sivas’ta nice Alevi canlarımız gitti. İŞİD’in devamı olan terör örgütleri canlarımıza, mallarımıza, namusumuza göz dikiyorlar. Toplum olarak Suriye’de yaşanan zulme karşı yan yana olalım sesimizi çıkaralım, birlik olalım, dirlik olalım” diye konuştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Maraş’ta 46 yıl önce katledilen Aleviler için Berlin Cemevi’nde anma

    Maraş’ta 46 yıl önce katledilen Aleviler için Berlin Cemevi’nde anma

    PİRHA- Berlin Alevi Toplumu Cemevi, Maraş Katliamı’nın 46. yılında katledilen Aleviler için anma düzenledi. 

    Berlin Cemevi’nde Maraş’ta faşistler tarafından 7 gün boyunca katledilen Aleviler anıldı. Anmaya, Berlin Cemevi Yönetim, İnanç, Kadın, Gençlik (BDAJ), BDAS temsilcileri ile kardeş dernek temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    Etkinliği Ela Atlas ve Berivan Zara Aksu yönetirken, Anma selamlama konuşması ve katledilenler için saygı duruşuyla başladı. Onur Karaer Dede tarafından verilen gülbenk sonrasında ise çerağlar uyandırıldı.

    Maraş Katliamı’na ilişkin sinevizyon gösterildi ve Cemevi adına Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yüksel Özdemir konuşma yaptı. Katledilen canları anarak konuşmasına başlayan Özdemir, Maraş Katliamı’nın planlı programlı bir devlet katliamı olduğuna dikkat çekerek, bu katliamların nedeninin Alevilerin kendine özgü farklı bir inanç olmasından kaynaklandığının altını çizdi.

    Anma, Asmin Kök’ün okuduğu şiir, Berivan Zara Aksu’nun, Hüseyin Yıldız tarafından yazılan ve Maraş Katliamı’nı da içeren “Wenn Aleviten träumen“ isimli kitabından pasajlar okuması ve ardından Berlin Cemevi Yönetim, İnanç, Kadın, Gençlik Yönetim Kurulu üyesi İlayda Çakır’ın konuşmasıyla devam etti.

    Müzisyen Hüseyin Doğan da deyişler seslendirdi, sonrasında çerağlar sırlandı.

    Ulaş Yunus TOSUN / ALMANYA

     

     

  • Maraş’ta 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler Seferihisar’da anıldı

    Maraş’ta 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler Seferihisar’da anıldı

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın/Pogromu’nun 46. yılında, faşistler tarafından öldürülen Aleviler, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Seferihisar Şubesi’nde anıldı. Anmada katledilenler için çerağ uyandırıldı.

    Maraş Alevi Pogromu’nun 46.yılı dolayısıyla Alevi Kültür Dernekleri (AKD) İzmir Seferihisar Şubesi’nde anma gerçekleştirildi.

    Katliamda yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunun ardından, katledilenlerin fotoğraflarının olduğu alanda Baba Mansur Ocağı pirlerinden Ali Tekin’in verdiği gülbeng sonrasında çerağlar uyandırıldı.

    Anmada konuşan AKD Seferihisar Cemevi Başkanı Nevin Koç, “Bugün, 1978 yılında yaşanan ve tarihe kara bir leke olarak geçen, Maraş adının kanlı Maraş olarak değiştiği katliamın yıl dönümü. Örgütlü bir şekilde hayata geçirilen, gerici- faşist güçlerin saldırıları sonucu Maraş’ta kadın, çocuk, genç, yaşlı, hamile, hasta ayrımı yapılmaksınız Alevi vatandaşlarımız saldırıya uğradı. Devletin resmi kayıtlarına göre 111 kişi, canlı tanıkların ifadelerine göre ise 500’ün üzerinde insanımız vahşice öldürüldü, yüzlerce insanımız yaralandı, binlercesi evlerinden, yurtlarından koparıldı. Devlet günlerce süren katliamda Alevi vatandaşlarını korumayıp sessiz kaldığı gibi, sıkıyönetim ilan ederek adeta süren insan avına da davetiye çıkardı” dedi.

    Anma, Sanatçı Serdar Demir’in seslendirdiği ağıtlar ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR