Etiket: anma

  • 104 kişi İzmir’de anıldı: Barışta hala ısrarcıyız!-VİDEO

    104 kişi İzmir’de anıldı: Barışta hala ısrarcıyız!-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden 104 kişiyi andı. Alsancak Garı önünde gerçekleşen kitlesel anma sonrasında yapılan yürüyüş sonrasında denize karanfiller bırakıldı.

    Ankara Gar Meydanı’nda 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen “Barış ve Demokrasi” mitingine katılanlara yönelik IŞİD’in gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısının üzerinden 10 yıl geçti.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde IŞİD saldırısı sonucu katledilenleri anmak için Alsancak Garı önünde 10 Ekim Barış Derneği “10 Ekim’i unutmayacağız, unutturmayacağız” pankartını açtı. Sık sık “Savaşa hayır barış hemen şimdi”, “Faşizme karşı omuz omuza” ve “Amed, Suruç Ankara katil sarayda”, “Katil IŞİD işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yanı sıra, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda kişinin katıldığı anmada yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

     “ADALET ARAYIŞINDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    “10 Ekim baskıya, zora karşı demokrasi ve özgürlüklerin savunulmasının adıdır” diyen Mustafa Özdağ, “Tarifi mümkün olmayan acılarla yaşamak, yaralara alışamadan katlanmak zorundayız. Bu yüzden 10. yılında ilk günkü öfkemizle, yasımızla ve kararlılığımızla buradayız: korkmuyoruz, yılmadık ve vazgeçmeyeceğiz. Emek, demokrasi, özgürlük ve barışı her zaman haykırarak savunmaya devam edeceğiz. 10 Ekim, iyileşmeyecek yürek yaralarımızın, parçalanmış bedenlerimizin ve emekten yana duruşumuzun adıdır; kadınlara, çocuklara yönelik şiddete karşı duruşumuzun, yaşam alanlarımızı savunuşumuzun adıdır. Baskıya, zora karşı demokrasi ve özgürlüklerin savunulmasının adıdır” diye konuştu.

    Katilleri tanıdıklarını belirten Özdağ, katliamdan sonra “Oylarımız arttı diye sırıtanlar”, “400 vekili verin bu iş bitsin” diyenler ve barış isteyen akademisyenlere tahammülsüzlük gösterenlerin asıl katiller olduğunu kaydederek, hakikatler ortaya çıkana ve sorumlular yargılanana kadar adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

    “SİYASİ BİR CİNAYETTİR”

    Ardından söz alan katliamda yitirilen Mesut Mak’ın eşi Evrim Mak, katliamın yalnızca IŞİD’in değil, devletin ihmaliyle gerçekleşen “derin bir siyasi cinayet” olduğunu ifade etti. Barış isteyen on binlerce insanın, devletin koruması olmadan adeta bir hedef tahtasına dönüştürüldüğünü dile getiren Evrim Mak şöyle konuştu:

    “Aramızdan koparılan o insanlar ne bir savaş çağrısı yapmışlardı ne de bir çatışmanın tarafıydılar. Onlar sadece emek, demokrasi ve barış diye haykırmak için Türkiye’nin dört bir yanından Ankara’ya gelmişlerdi. İnsani olan bu talepler neden birilerini bu kadar rahatsız etti? Çünkü barışın sesi, savaştan beslenenlerin kulağını tırmalıyordu. O gün patlayan bombalar yalnızca bedenlerimizi parçalamadı; devletin en temel görevi olan yurttaşlarının can güvenliğini sağlama yükümlülüğünü de yerle bir etti. Bu katliam sadece IŞİD militanlarının parmak izini taşıyan bir terör eylemi değildir. Aynı zamanda derin bir devlet zafiyetinin, kamu görevlilerinin ihmalinin, hatta bilinçli ihmali sonucu işlenmiş siyasi bir cinayettir. Barış isteyen on binlerce insan, devletin koruması olmadan adeta bir hedef tahtasına dönüştürüldü.”

    “ORGANİZE KATLİAM”

    Ardından konuşan 10 Ekim yaralısı Murat Akçalı, Gar katliamında yaşananları “bilerek ve isteyerek organize edilmiş bir katliam” olarak nitelendirerek, “Gar katliamının ardından bazıları için ‘oh oldu’ dediler; sonra statlarda yuhalananları hatırlarsınız. Bombalar patladığında can çekişirken, yanımda ölü insanlar yatarken, üzerimizde müdahale edenler olurken aynı zamanda atılan gazla insanların refleksle uzaklaştığını gördük; atılan gaz sıradan değildi. Burada söyleyecek çok şey var ama en önemlisi şu: katilleri biliyoruz. İki farklı hakime defalarca söyledim; burada ‘ihmal’ ya da ‘göz yumma’ gibi hafif ifadeler söz konusu değildir. Bence burada bilerek ve isteyerek organize edilmiş bir katliam var” diye belirtti.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Aleviler, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde iktidara seslendi: Kutsallarımızı geri alacağız-VİDEO

    Aleviler, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri’nde iktidara seslendi: Kutsallarımızı geri alacağız-VİDEO

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaptığı konuşmada, barış sürecine değinerek, “İnsanlar ‘bugünkü iktidarla ne işiniz var?’ diyebiliyorlar ama Meclis, bir siyasi partinin değil, milletindir. Eğer bir çözüm gelecekse bir siyasi partinin lütfuyla değil bu milletin barışa olan inancıyla gelecektir. Hiç şüphesiz cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Bu sorun bir an önce çözülmelidir” dedi. AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat ise,  iktidara seslenerek “Toplumsal barış için önce hakikatle yüzleşmek gerekir” dedi. 

    62. Ulusal, 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri devam ediyor. Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan akşam programına yurdun dört bir yanından binlerce kişi katıldı.

    Etkinlikler kapsamında ilk olarak Hacıbektaş Kültür ve Sanat Topluluğu Semah Ekibi, Adıyaman Yaşlılar Semah Ekibi ile Hacı Bektaş Abdallar ve Müzisyenler grubu sahne aldı.

    “HACI BEKTAŞ, YOLUMUZU AYDINLATTI”

    Programın ilerleyen saatlerinde protokol konuşmaları yapıldı. Gecenin ilk konuşmacısı Hacıbektaş Belediye Başkanı Ali Kaim oldu.

    Hacı Bektaş Veli felsefesine dikkat çeken Kaim, “Barış içinde insanların birbirlerini sevmesine dikkat çekmiştir. Toplumsal hayatta kadının yerine önem verip yolumuzu aydınlatmıştır. Hacı Bektaş, milyonlarca insanın iman noktası olmasına rağmen gerekli önemi gösterilmiyor. Bu konuyu ilgili makamlara buradan birkez daha iletiyorum” diye konuştu.

    SİLİVRİ’DEN HACIBEKTAŞ’A MESAJ!

    Programın devamında tutuklu olan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mesajı okundu.

    İmamoğlu, şu mesajı gönderdi:

    “Bugün Aramızda olama yaşımın hüznü çok derinden yaşıyorum. Bu toprakların insanları, hak ettikleri insanca yaşama, kardeşçe bir yaşama, onurlu bir hayata, adil bir ülkeye kavuşsunlar diye çıktığımız yolda baskıyla, hukuksuzlukla karşı karşıyayız. Zindanlar bizim için adaletin ve sabrın imtihan yeridir. Bu meydanda bulunan her can, zalime ‘Eyvallah’ dememeyi Alevi Bektaşi Yol’unun bir gereği sayar. Bizim Yol’umuz eşitliğin, uzlaşmanın yoludur. Camiler bizim olduğu kadar cemevleri de bizimdir. Bu ülkenin Sünnisi ile Alevisi ile Türkü ile Kürdü ile bu ülkenin evlatları adil ve eşitlik yurttaşlık temelinde kardeşçe yaşamalıdır.”

    “HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK!”

    Avrupa Alevi Birlikleri Kınfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat da program kapsamında konuşma yaptı. “Birarada olmanın gururunu yaşıyoruz” diyerek halkı selamlayan Mat, şu konuşmayı yaptı:

    “Biz Aleviyiz, Bektaşiyiz, Kızılbaşız. Biz rızasız lokmaya el uzatmayan inancın mensuplarıyız. Alevilik hak yoludur. Köle olan bu yola sığmaz. Türk, Kürt, Ermeni, Sünni, inanan, inanmayan… Sorun, bunları ‘sorun’ olarak gören zihniyettedir.

    Size bir haberimiz var, Alevi kurumları olarak dergahlarımızın gerçek sahiplerine iade edilmesi için hukuki süreci başlatmış bulunmaktayız. Kutsallarımızı geri alacağız ve yolumuza, sırrımıza, hakikatimize uygun bir şekilde yeniden faaliyete sokacağız. Alevilerin rızalık vermediği Hacı Bektaş Veli’nin ortaya koyduğu değerlerle asla örtüşmeyen bir ucube kuruma, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından korsan etkinlik yapıldı. Alevilere don biçmekten vazgeçin. Bu başkanlığı derhal kaldırın. Tanımıyoruz, yok hükmündedir. Alevi toplumunu kutuplaştırmaktan vazgeçin.

    Cemevileri Avrupa’da inaç olarak kabul edildi. Kiliseler, havralar, camiler hangi haklara sahipse cemevleri de o haklara sahip oldu. Latin Amerika’da yaşayan Aleviler de haklarına kavuştu. Buradan soruyoruz, kim doğrusunu yapıyor? Avrupa mı siz mi? Artık Alevileri tanımak zorundadır. Bu ülke hepimizin. Bizi köklerimizden koparamazsınız. Laik ve demokratik bir cumhuriyet için mğcadelemizi büyüteceğiz.

    Yeni bir Alevi açılımından bahsediliyor. Alevilerin talepleri güvence altına almalıdır. Aleviler olarak, cumhurbaşkanı yardımcısı olmak gibi bir talebimiz de yok. Biz eşit yurttaşlık istiyoruz. Alevilerle masaya oturmak istiyorsanız önce cemevlerini ibadet olarak kabul ettiğinizi açıklayın. Gerçek barış, sadece silahların susmasıyla değil, toplumsal barışla mümkündür. Barış sadece Diyarbakır’dan geçmez. Barış aynı zamanda Dersim’den, Hacıbektaş’tan da geçer. İnadına ‘onurlu barış’ diyoruz.

    “AÇILIN KAPILAR ŞAHA GİDELİM”

    Suriye’de Alevi katliamı barbarca devam ediyor. Peki Suriye’deki katliama kulak tıkayan bir anlayışla nasıl barışacağız. Derhal o bölgeye bir koridor açılmalı. Dünyanın neresinde Aleviler yaşıyorsa biraaraya gelmeli. Serimizi meydana, yüzümüzü pirin darına döndük.

    Amaçları, bize biat ettirmek, devletin Alevisi olmak. Bize dayatılan bu politikalar karşısında biat etmeyen bu örgütlerin yanında olmaya devam edecek misiniz? Duymayan iktidar bir kez daha duysun, Hakk aşkına açılın kapılar şaha gidelim.”

    “HERKESTEN YAPICI TAVIR BEKLİYORUZ”

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise konuşmasına “Eğer bu ülke arınacaksa mazlumun yanında cesaretle duranlarla kurtulacaktır” diye başladı.

    Özel, Mecliste kurulan komisyon çalışmalarına da değinerek şu konuşmayı yaptı:

    “Madımak’taki acı hala devam ediyor. Ama Hünkarın yolundan gidenler asla zalim olmadı. Bugün Alevilerin çözüm bekleyen, ertelenmiş, bazen söz verip unutulmuş, bazen siyasete alet edilmiş sorunları halen gündemdedir. İnsanlar ‘bugünkü iktidarla ne işiniz var?’ diyebiliyorlar ama Meclis, bir siyasi partinin değil, milletindir. Eğer bir çözüm gelecekse bir siyasi partinin lütfuyla değil bu milletin barışa olan inancıyla gelecektir. Biz de 29 maddelik bir Demokratikleşme Paketi sunduk. O pakette hem Kürt sorunun çözülmesi ile ilgili hem de Alevi canların sorunlarının çözülmesi açısından önemli içerikler bulunuyor. Hiç şüphesiz cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Bu sorun bir an önce çözülmelidir. Herkesten yapıcı, destekleyici bir tavır bekliyoruz.

    Biz doğru olacağız dostluk kapısını açık tutacağız ama yolumuzdan asla dönmeyeceğiz. Dergahın önündeki karadutun gölgesinde durmaya söz veriyorum. Hiçbir gün zalim olmamaya söz veriyoruz. Kardeşliğe inanmaya ve barışı korumaya and olsun.”

    “BU ÖDÜLÜ KALBİMİN ORTA YERİNE KOYUYORUM”

    Program, Hacı Bektaş Veli Ödül Törenleri ile devam etti. Bu yılın ‘Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü’ Mustafa Özgün Dedeye verildi. Özgün, yaptığı konuşmada “92 yaşındayım. 68 yıldır bu Yol’un ehli olmaya çalışıyorum. Her sene sorgudan, görgüden arınmaya çalışıyorum. Hakk ile Hakk olmaya çalışıyorum. Cümle canlara aşkı niyazlarımı sunuyorum. Bana verilen bu kıymetli ödülü, dünyada Pir Hacı Bektaş Veli’yi Hakk gören cümle canlar adına alıp, kalbimin orta yerine koyuyorum” dedi.

    “BU ÖDÜLÜ, KALBİ İLE ÇALANLAR ADINA ALIYORUM”

    ‘Kültür Sanat Ödülü’ ise Sanatçı Erdal Erzincan’a verildi. Erzincan’a ödülünü İBB Başkanvekili Nuri Aslan iletti.
    Sanatçı Erzincan, konuşmasında “Ben bu ödülü en sadık dostum bağlamama kabul ediyorum. Bağlamayı kalbi ile çalan herkesin adına alıyorum. Siyaset bize müsaade ederse biz toplumun akordunu da yapalım. Seçici kurula çok teşekkürlerimi iletiyorum. Sizlerden aldığım sıcak duyguları Silivri’ye iletiyorum. Onlardan biri de kardeşim. Hepsine hepsine sevgilerimi iletiyorum.”

    Bu yılın ‘Akademik Araştırmalar Ödülü’ ise Şah Hüseyin Şahin’e verildi. Şahin’e ödülünü DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan takdim etti.

    ‘Dostluk ve Barış Ödülü’ ise Sanatçı Zülfü Livaneli’ye verildi. Livaneli’ye ödülünü CHP Genel Başkanı Özgür Özel takdim etti.
    Özel “İyi ki dostluğun, barışın böyle bir temsilcisi var. Zülfü Livaneli’ye ödül vermek benim için ödüllerin en büyüğüdür” diye belirtti.

    Zülfü Livaneli ise konuşmasında “Ben 10 yaşında Aleviliğe aşık oldum. Türkiye’deki Alevi canlar, beni, müziğimi çok destekledi. Umarım daha aydınlık günlerde görüşeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Program, sanatçı Garip Kutlutürk, Dertli Divani, Türküler Sevdamız ile Mustafa Özarslan konserleriyle devam etti.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

  • Emine Ocak Almanya’da anıldı: Mücadelesi sözle ifade edilemez-VİDEO

    Emine Ocak Almanya’da anıldı: Mücadelesi sözle ifade edilemez-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin simge isimlerinden Emine Ocak, Almanya’nın Köln kentinde bulunan Porz AKM Cemevinde anıldı. Anmada kayıplar bulununcaya değin Ocak’ın mücadelesinin sahiplenileceği vurgusu yapıldı.

    Gözaltında kayıplara karşı ortaya çıkan Cumartesi Anneleri’nin simge ismi Emine Ocak, Almanya’da düzenlenen törenle anıldı.

    Köln kentinde bulunan Porz Alevi Kültür Merkezi Cemevi’nde yapılan anmada Emie Ocak ve Cumartesi Anneleri’ne dair sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Gözaltında kaybedilenler ve Emine Ocak’ın fotoğraflarının asıldığı salonda Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi ve Emine Ocak’ın mücadeledeki yeri anlatıldı.

    “HASAN OCAK KAMPANYASININ ÖZNESİ OLMUŞTU”

    Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Komite (ICAD) temsilcisi Baki Selçuk, “Gözaltına kaybetmeler 90’lı yıllarda bir devlet stratejisi olarak uygulanmaya başlanmıştı. Artık kitlesel kaybetme saldırıları başlamıştı” diyerek devletinin gözaltında kaybetme saldırısını devrimciler başta olmak üzere toplumsal muhalefete karşı bir politika olarak uyguladığını vurguladı.

    Hasan Ocak’ın kaçırılması sonrası yürütülen kampanyayı anlatan Baki Selçuk, Emine Ocak’ın bu kampanyanın öznelerinden olduğunu söyledi. Selçuk son olarak Emine Ocak’ın her türlü baskı ve saldırıyı göğüsleyerek Hasan Ocak’ı bulmak için mücadele ettiğini belirtti.

    “MÜCADELESİ SÖZLE İFADE EDİLEMEZ”

    1991 yılında gözaltında kaybedilen Hüseyin Toraman’ın ablası Sakine Toraman ise, “Bir anne daha hakikate ulaşamadan, evlatlarının kemiklerine ulaşamadan aramızdan ayrıldı. Kardeşim 1991 yılında kaybedildi ve Hasan Ocak ile aralarında 3,5 yıl var. Kardeşimin kaybedilişinin haberini yapan bir gazete olmadı. Çok yalnızdık. Kayıplar demokratik ve devrimci mücadeleye karşı devletin sistematik bir uygulaması haline geldi. O kadar çok kayıp vardı ki, bazı çocuklar Galatasaray Meydanı’nda büyüdü. Emine Ocak’ın devlet eliyle gerçekleştirilen kaybedilmelere karşı verdiği mücadele sözle ifade edilemez” diye konuştu.

    Emine Ocak’ı tanıyanların anılarını anlattığı anma, müzik dinletisiyle sona erdi.

    PİRHA/ALMANYA

  • İHD Gençlik Komisyonu’ndan Ankara’da düzenlenen Suruç Anması’nda yaşanan polis şiddetine tepki-VİDEO

    İHD Gençlik Komisyonu’ndan Ankara’da düzenlenen Suruç Anması’nda yaşanan polis şiddetine tepki-VİDEO

    PİRHA- İHD Ankara Şube Gençlik Komisyonu, 20 Temmuz Suruç Katliamının 10. yılı kapsamında Ankara’da düzenlenen Suruç Anması’nda yaşanan gözaltılara tepki gösterdi. Komisyonun yaptığı açıklamada, “İHD Gençlik Komisyonu olarak mücadelemize devam edeceğiz. Gençlerin haklarını gençler savunacak” denildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Gençlik Komisyonu, 20 Temmuz Suruç Katliamının 10. yılı kapsamında Ankara’da düzenlenen Suruç Anması’nda yaşanan polis şiddeti, gözaltılar ve kötü muameleye karşı basın açıklaması yaptı.

    İHD Ankara Şubesi’nde yapılan açıklamayı Turhan Gözlügöl okudu.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASI BİZE ÇOK GEÇMEDEN 10 EKİM GAR KATLİAMINI YAŞATTI

    Bundan 10 sene önce, “Beraber savunduk, beraber inşa ediyoruz!” diyerek yola çıkan 33 kişinin, IŞİD çeteleri tarafından katledildiğini, 100’den fazla insanın ise yaralandığını belirten Turhan Gözlügöl, şunları ekledi:

    “Aradan geçen yıllarda ise yaralılarımız defalarca kez hapishanelere atıldı, işkence gördü. Ancak maalesef ki bu saldırının arkasındaki planlayan güç, azmettirici yapı ve gerçek tetikçiler hiçbir zaman ortaya çıkmadı ve yalnızca tek tutuklu sanık olan Yakup Şahin bu davada 34 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırıldı. Suruç katliamı hukuk düzleminde hak ettiği sonucu almazken, Suruç ailelerimizden Besra Erol oğlunun mezarı başında yaptığı açıklama sebep gösterilerek hapsedildi.

    Ve maalesef bu cezasızlık politikası bize çok geçmeden 10 Ekim Gar Katliamını yaşattı. Gar katliamı yaşanmadan önceki ihmaller ve sonrasındaki örtbas etme çabaları doğrultusunda, IŞİD çetelerinin katliamlarının ardındaki devletin rolünün de gizlenmeye çalışıldığını biliyoruz.”

    “BİRÇOK ARKADAŞIMIZ ALANDA İŞKENCELERE MARUZ KALDI”

    20 Temmuz’da, Suruç Katliamının yıl dönümünde, Ankara Güvenpark’ta düzenlenmek istenen anmaya, her yıl olduğu gibi, polis saldırıları gerçekleştiğini belirten Gözlügöl, şunları kaydetti:

    “Aralarında İHD Gençlik Komisyonundan üyelerimizin de bulunduğu birçok arkadaşımız alanda işkencelere maruz kaldı, 41’i işkenceyle gözaltına alındı, polisin gözaltındaki türlü kötü muameleleriyle mücadele etmek zorunda kaldı. 41 gençten 23’ü ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı, 18’i ise mevcutlu gözaltında tutularak ertesi gün savcılığa ifade verdi. 4 kişi bu ifadelerin ardından salınırken 10’u tutuklama talebiyle, 4’ü adli kontrol talebiyle hakim karşısına çıkarıldı ve hakim 14 kişi adli kontrol tedbirleri uygulanmasına hükmetti. Bu unutturma ve var olan anmaları bastırma çabası ise eli kanlı IŞİD çeteleri tarafından işlenmiş olan bu gençlik katliamına yaptığımız anmaların 10 yıldır hala yasaklanmaya çalışıldığını gösteriyor.

    “İŞKENCE SUÇUNDA ZAMAN AŞIMI YOKTUR”

    İşkence suçunda zaman aşımı yoktur. Unutturmaya çalışmalarının, medyadan gizlemelerinin, tehditlerle ve ısrarlı takiplerle ajanlaştırma çalışmalarının sorumlularına gereken yaptırımların uygulanabilmesi için İHD Gençlik Komisyonu olarak mücadelemize devam edeceğiz. Suruç anmasında yaşanan işkencelerin takipçisi olduğumuzu, anmada ve sonrasında yaşanan her türlü hak ihlali haksız dava süreçlerinde gençlerin yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Bu mücadelemize ortak olmak isteyen bütün arkadaşlarımızı dayanışmaya davet ediyoruz. Hak ihlallerine karşı kendimizi hep beraber güçlü bir şekilde savunmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde hiçbirimizin yalnız olmadığını hatırlatmak istiyoruz. Gençlerin haklarını gençler savunacak.”

    “DEVRİMCİ GENÇLERİN TAMAMININ VÜCUDUNDA İŞKENCE İZLERİ VARDI”

    Ardından söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk ise gözaltı araçlarından adliye koridorlarına kadar işkence yapıldığını belirterek, “İşkenceyi kelepçelerin çıkarılmayışıyla gördük. Devrimci gençlerin adliyede yanlarındaydık ve tamamının vücudunda, özellikle de boynunda işkence izleri vardı. Zaten kendi beyanlarında da fiziksel, psikolojik ve cinsel işkencenin olduğunu beyan ettiler. Ankara Emniyeti özellikle son yıllarda kendini cinsel tacizle anılır duruma getirmiştir. Bunun da sistematik olduğu ortada. Ayrıca Suruç Katliamı’nın arkasından diz çöktürülmek, sindirilmek istenen gençliğin ortaya çıkardığı devrimci güç birliğinin de sindirilememesinin intikamının da bu saldırılarla açığa çıktığını görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • 33 Düş Yolcusu İçin Kadıköy’de Anma-CANLI

    33 Düş Yolcusu İçin Kadıköy’de Anma-CANLI

    Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 Düş Yolcusu Kadıköy’de anılıyor.

  • İngiltere Pir Sultan Abdal Anıtı önünde kitlesel Madımak anması

    İngiltere Pir Sultan Abdal Anıtı önünde kitlesel Madımak anması

    PİRHA- Britanya Alevi Federasyonu, Madımak’ta katledilenler için Pir Sultan Abdal Anıtı önünde anma düzenledi. Konuşmalarda katliamla yüzleşme çağrısı yapıldı.

    Sivas Madımak Katliamının 32. yılında, Britanya Alevi Federasyonu’nun çağrısıyla çok sayıda kişi, Londra’da bir araya gelerek Madımak Oteli’nde katledilen 33 canı andı.

    Anmaya Britanya Alevi Federasyonu, Britanya Demokratik Güç Birliği, AVEG-KON’a bağlı Göçmen İşçiler Kültür Derneği, Young Struggle, Sosyalist Kadınlar Birliği temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Anma programında sık sık “Sivas’ı yakanlar, AKP’yi kuranlar”, “Sivas’ı unutma, unutturma”, “Dersim, Sivas, Koçgiri, unutulmaz hiçbiri” sloganları atıldı.

    Madımak Oteli’nde kaybedilen 33 kişinin fotoğraflarının taşındığı anmada saygı duruşunda bulunularak semah dönüldü.

    SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Konuşmalarda, Sivas Katliamı’nın devletin bilgisi ve planıyla gerçekleştiğine vurgu yapıldı. Yapılan konuşmalarda, Sivas Katliamı’nın bu coğrafyada yaşanan ilk katliam olmadığı vurgulanarak tarih boyunca Rumlara, Hristiyanlara, Kürtlere yönelik de benzer kıyımlar yaşandığı ifade edildi. Yine Suriye’de Alevilere yönelik soykırım katliam saldırılarının da katliamcı ve soykırımcı politikaların devamı olduğuna işaret edildi.

    “KATLİAMLAR ÖRGÜTLÜ MÜCADELEYLE DURDURULABİLİR”

    Katliamların yalnızca anılarak değil, örgütlü mücadeleyle durdurulabileceğinin altı çizilen konuşmalarda, Aleviliğin zalime karşı bir direniş olduğu ifade edildi. Aleviler, Kürtler, sosyalistler, devrimciler, işçiler ve kadınların hedef alındığı bu dönemde, birleşik ve dayanışmacı mücadelenin önemine dikkat çekildi.

    Anma, Pir Sultan Abdal Anıtı önüne karanfillerin bırakılmasıyla son buldu.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Madımak Katliamında yitirilenler Avusturya’da anıldı-VİDEO

    Madımak Katliamında yitirilenler Avusturya’da anıldı-VİDEO

    PİRHA- FEDA çatısı altında hizmet yürüten Avusturya Alevi Kültür Merkezi, Madımak Katliamının 32. yılında Viyana’da gerçekleştirdiği anmada Alevilere yönelik tarihsel ve güncel tehditlere dikkat çekerek barıştan yana tutum alma çağrısı yaptı.

    2 Temmuz Sivas Katliamının 32. yılı dolayısıyla katledilen 33 can anılmaya devam ediyor.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde hizmet yürüten Avusturya Alevi Kültür Merkezi, Madımak Katliamında yaşamını yitirenleri Viyana’da düzenlediği program ile andı.

    ‘Sivas Şehitlerini Unutmadık, Unutturmayacağız’ pankartının açıldığı anmada yaşamını yitirenler için gülbengler eşliğinde çerağ uyandırıldı.

    Anmada Madımak Katliamının yalnızca bir tarihsel trajedi değil, aynı zamanda günümüzde devam eden baskıcı zihniyetin bir yansıması olduğunu belirtildi. Bölgede büyüyen savaş ortamına karşı, yeni bir barış sürecinin gündeme geldiği hatırlatılan açıklamada Alevilerin bu süreçte savaş karşıtı cephede yer alması gerektiği vurgulanarak, mücadeleyi büyütme mesajı verildi.

    PİRHA/AVUSTURYA

     

  • Freiburg Alevi Dergahı’nda Madımak anması ve lokma paylaşımı-VİDEO

    Freiburg Alevi Dergahı’nda Madımak anması ve lokma paylaşımı-VİDEO

    PİRHA- Muharrem Ayı’nın 7. gününde Freiburg Alevi Dergahı’nda lokmalar pay edildi, Madımak Katliamında yaşamını yitirenler anıldı.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde Almanya’da hizmet yürüten Freiburg Alevi Dergahı’nda Muharrem Ayı dolayısıyla lokmalar pay edildi.

    Lokma paylaşımı öncesinde Madımak Katliamının 32. yılı dolayısyla bir panel düzenlendi.

    Sakine Ana’nın gülbeng verdiği anmaya panelist olarak katılan Ayhan Erdoğan katliamlar tarihinin sürecine dair sunum gerçekleştirdi. Katliamda yaşamını yitirenler anısına şiirlerin okunduğu anmada ayrıca katliamı anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Anmanın ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Altınoluk’ta kitlesel yürüyüş ve anma: Barış, Madımak’la yüzleşmekle olur-VİDEO

    Altınoluk’ta kitlesel yürüyüş ve anma: Barış, Madımak’la yüzleşmekle olur-VİDEO

    PİRHA- Altınoluk’ta Madımak Katliamının 32. yılında yapılan yürüyüşle katledilenler anıldı, katliamla yüzleşilme çağrısı yapıldı. Anmada ayrıca katliamı anlatan ‘Pervaneler Dönsün’ oyununu sahnelendi.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi Cemevi, Madımak Katliamının 32. yılında yaşamını yitirenleri andı, Sivas Katliamını konu alan tiyatro oyunu olan ‘Pervaneler Dönsün’ oyununu sahneledi.

    Cemevi önünde toplanan kitle, sanat sokağından Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. En önde Madımak şehitlerinin fotoğraflarının yer aldığı pankart taşındı. Yöresel kıyafetli Alevi kadınlar, bağlamalarıyla ozanlar, dernek ve siyasi parti temsilcileri kortejde yer aldı.

    KALABALIK MEYDANA SIĞMADI

    Yürüyüşe Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, 25-26. dönem milletvekili Mehmet Tüm, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, DEM Parti, Emek Partisi, Sol Parti, SMF, TİP, emekli sendikaları ve çeşitli dernekler katıldı.

    Yürüyüş boyunca “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Katil İsrail, işbirlikçi AKP”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya da hiçbirimiz” gibi sloganlar atıldı.

    Meydana sığmayan kalabalık, çevredeki çay bahçeleri ve kaldırımlara yayıldı. Yürüyüş esnasında esnaflar da alkışlarla kitleye destek verdi. Saygı duruşuyla başlayan anmada basın açıklamasını Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan yaptı.

    “KATLİAMLAR ALEVİLERİN KADERİ OLMAYACAKTIR”

    Katliamla yüzleşme çağrısı yapan Veli Doğan, “Sivas’ta yakılan ateşle simgeleşen bu katliamla yüzleşmeyen hiçbir iktidar, barış ve eşit yurttaşlık iddiasında bulunamaz. Dêrsim, Çorum, Maraş, Gazi, Suruç, Roboskî, Ankara Gar, Gezi ve daha birçok katliam gibi, yaşanmış ve yaşanmakta olan her bir katliam, ülkemizin kara günleridir. Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Pirlerimizin, yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır” diye belirtti.

    Veli Doğan, son olarak Alevilerin içinde olmadığı bir barışın eksik ve adaletsiz olacağını ifade ederek, ” Alevi sorunu  ve hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez. Barış’ı en çok biz Aleviler istiyoruz. Barış, Madımak’la yüzleşmekle olur. Bu ateş sönmeyecek, Madımak utanç müzesi olana kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

    “UNUTMAYACAĞIZ”

    Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise “2 Temmuz kolay söyleniyor ama insanlık tarihine geçen büyük bir utançtır. Yalnızca bedenler değil, türküler, kardeşlik ve demokrasi de yakıldı” ifadelerini kullandı.

    MADIMAK’I KONU ALAN TİYATRO OYUNU SAHNELENDİ

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi Tiyatro Grubu’nun üyelerinin sergilediği, ‘Pervaneler Dönsün’ oyunu izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

    Anma, semahlar ve söylenen deyiş ve nefeslerle son buldu.

    Elif TABAK/BALIKESİR

  • Seferihisar’da anma: Madımak’la yüzleşilmeden demokratikleşme olmaz-VİDEO

    Seferihisar’da anma: Madımak’la yüzleşilmeden demokratikleşme olmaz-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Seferihisar ilçesinde Madımak’ta katledilenler için anma programı düzenlendi. Anmada, katliamla yüzleşme çağrısı yapılarak, yüzleşme olmadan demokratikleşmenin de olamayacağı kaydedildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Seferihisar Şubesi, Madımak katliamının 32. yılında cemevi önünde basın açıklamasını gerçekleştirdi. “Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz” pankartının açıldığı açıklamaya Seferhisar Demokrasi Platformu, CHP, DEM Parti ve SOL Parti’nin üyelerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Ayrıca basın açıklaması sonsa Yas-ı Kerbela Oruçları dolayısıyla lokmalar pay edildi.

    “KATLİAMI YAPANLAR CEZASIZ KALDI, AFFEDİLDİ”

    Basın açıklamasını yapan Serpil Deniz, katliamı yapanların büyük çoğunluğunun cezasız kaldığını, ceza alanların ise affedildiğini vurgulayarak, “İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu. Sivas Madımak Katliamı buna verilecek en bariz örnektir. Sivas katilleri ve onları savunan avukatlar el üstünde tutuldu, ödüllendirildi. Çünkü Sivas’ı yakanlar da aklayanlar da aynıydı” şeklinde konuştu.

    KATLİAMLA YÜZLEŞME ÇAĞRISI

    Katliamla yüzleşme çağrısı yapan Serpil Deniz, “Sivas’ta yakılan ateşle simgeleşen bu katliamla yüzleşmeyen hiçbir iktidar, barış ve eşit yurttaşlık iddiasında bulunamaz. Dêrsim, Çorum, Maraş, Gazi, Suruç, Roboskî, Ankara Gar, Gezi ve daha birçok katliam gibi, yaşanmış ve yaşanmakta olan her bir katliam, ülkemizin kara günleridir. Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Pirlerimizin, yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır” diye belirtti.

    “EN İYİ CEVAP DAHA FAZLA KENETLENİP ÖRGÜTLENMEKTİR”

    Serpil Deniz, yaşanan kutuplaşma, ayrımcılık ve toplumsal çatışmaların kalıcı biçimde çözümünün samimi ve demokratik bir yüzleşmeden geçtiğine işaret ederek şunları söyledi:

    “1921 Koçgiri, 1937-38 Dersim, 1978 Maraş, 1980 Çorum, 1995 Gazi ve diğer katliamlarla birlikte düşünüldüğünde, Alevi toplumunun maruz kaldığı bu tarihsel şiddet zinciri, sadece bir dönemin karanlık yüzünü değil, aynı zamanda yüzleşmekten kaçınılan bir devlet aklını da açığa çıkarır. Bugün burada bir kez daha haykırıyoruz. Bu haklı mücadelede vicdanı ve adaleti her alanda en önde tutacağız. Bizler yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barış da, demokrasi de, özgürlük de yeşermeyecegini çok iyi biliyoruz. Madımak Katliamı’nın gerçek faillerinin açığa çıkarılması ve yargılanması, otelin bir utanç müzesine dönüştürülmesi ve Alevi toplumunun tarihsel belleğinde yatan tüm travmalarla yüzleşilmesi, demokratik bir Türkiye’nin inşası açısından zorunludur. Katliamlarla yüzleşmek, yalnızca geçmişe değil, geleceğe karşıda bir sorumluluktur. Bu katliamı tezgahlayanlara verilecek en iyi cevap karanlığa teslim olmayacağız diyerek Sivas’ın hesabını sormak için daha fazla kenetlenip daha fazla örgütlenmek olacaktır”

    “ANILARI DEMOKRATİK TOPLUM VE EŞİT YURTTAŞLIK MÜCADELEMİZDE YAŞAYACAK”

    Serpil Deniz son olarak, “Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Tüm dostlarımızı faşist ve şeriatçı kuşatmaya karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. 32. yılında Madımak şehitlerini bir kez daha saygı ve özlem ile anıyoruz. Anıları demokratik toplum ve eşit yurttaşlık mücadelemizde sonsuza dek yaşayacaktır. Zaman Sahipsiz, Mekan Rızasız, Mazlum Çaresiz Değildir!” ifadelerini kullandı.

    Anma lokmaların paylaştırılmasıyla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • Ankara’da 2 Temmuz anması: Karanlığa teslim olmayacağız-VİDEO

    Ankara’da 2 Temmuz anması: Karanlığa teslim olmayacağız-VİDEO

    PİRHA- Sivas’ta katledilen 33 can için Ankara Tandoğan’da anma programı düzenlendi. Açıklamada, “Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz” denildi

    Sivas’ta, 2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği etkinliklerine katılan 33 aydın, akademisyen, yazar ve sanatçının Madımak Oteli’nde yakılarak katledilmesinin 32. Yılında Ankara Tandoğan Meydanı’nda anma etkinliği düzenlendi.

    Gençlik Caddesi’nden başlayan yürüyüşte katliamda öldürülenlerin fotoğrafları taşındı. “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Dün Maraş’ta bugün Sivas’ta, kurtuluş faşizme karşı savaşta” sloganları atıldı.

    “ALEVİLER OLMADAN DEMOKRASİ, LAİKLİK, BARIŞ OLMAZ”

    Katliamda hayatını kaybeden Gülsüm Karababa’nın ablası Nilgün Karababa, “32 yıldır çok zor süreçler yaşadık. Bu bir Alevi katliamıdır. Alevilerin olmadığı hiçbir şey olmaz. Demokrasi olmaz, laiklik olmaz, barış olmaz” dedi.

    “KATLİAMLAR ANCAK AMASIZ, FAKATSİZ YÜZLEŞİLEREK AYDINLATILABİLİR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan ABF Genel Saymanı Nurullah Esat Ünsal şunları ifade etti:

    “Madımak katılımının üzerinden 32 yıl geçti. Aydınlık geleceğimiz Madımak Oteli ateşe verilerek katledilmiştir.

    Katliamın üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen, katliamın hesabı verilmemiş, arkasındaki gerçek sorumlular açığa çıkartılmamıştır. Adalet yerini bulmamış vicdanımız yaralanmıştır. Katillerin çoğu affedilmiş, yurt dışına çıkarılmış yerleri yurtları belli olmasına rağmen katilleri savunanlar Türkiye’ye getirilmemiştir. Ayrıca ömür boyu yatması gereken katilleri serbest bıraktılar. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamaz. Devlet; Maraş, Sivas, Çorum, Malatya katliamları ile yüzleşmediği için Gazi, Ümraniye, 10 Ekim, Suruç gibi katliamları yaşadık. Katliamlar ancak amasız, fakatsiz yüzleşilerek aydınlatılabilir.”

    “SİVAS’TA YÜKSELEN SİYAH DUMAN ÜLKENİN DÖRT BİR YANINI SARDI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara ise, şunları söyledi:

    “Bizler bu ülkenin aydınlık yüzleriyiz. Sivas’ta yükselen siyah duman ülkenin dört bir yanını sardı. Bu ülke gericilere bırakılmayacak kadar önemli. Karanlığa karşı aydınlığa sarılanlar omuz omuza. Sivas için adalet, herkes için adalet. Bugün Kerbela şehitlerimiz için Yası Matem orucundayız. Sivas Kerbela’dır bizim için. Biz asla mücadeleden bir adım geride durmayacağız. Bizler Aleviler olarak sokakları asla gericilere, seriatçılara bırakmayacağız. Katilleri serbest bıraktılar. Ne Sivas’ı yakanları ne aklayıp serbest bırakanları ne de yüzleşmeyenleri unutacağız. Biz bu gençleri tarikatlara teslim etmeyeceğiz. Mücadelemizi inancımızla diri tutarak diyoruz ki; ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep ya hiç birimiz”.

    “YAŞANMIŞ HİÇ BİR KATLİAMLA HESAPLAŞILMADI”

    Tertip Komitesi adına açıklamayı Özgür Doğan okudu. Doğan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “İnsanlık tarihinin en kara, en utanç verici katliamlarından biridir 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı. Bu topraklarda direnişin simgesi, Alevi inancının hak, hakikat ve adalet yolundaki temel direklerinden biri olan Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın anısına düzenlenen etkinliklerin dördüncüsünde, semah dönen gençlerimiz, ozanlarımız, yazarlarımız, sanatçılarımız, aydınlarımız, bu halkın vicdanı ve geleceği olan 33 canımız 2 Temmuz 1993 Cuma günü Madımak Oteli’nde yakılarak katledildi.

    Katillerin sloganlar eşliğinde yaklaştığı, güvenlik güçlerinin seyirci kaldığı, dönemin siyasi iktidarının sessizliğiyle gölgelenmiş bu katliam, sadece Türkiye’nin değil, insanlık tarihinin kara lekesi; bu coğrafyada farklı olana, inanca, düşünceye ,aydınlığa ve insanlığa karşı işlenmiş bir insanlık suçudur.

    Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti.

    Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiç bir katliamla hesaplaşılmadı. Hesabı verilmedi. Çünkü katiller, bizzat siyasi iktidarlar tarafından korundu, bu tür cinayetler ve cinayet şebekeleri, gerici, ırkçı, faşist çeteler, örgütler cesaretlendirildi, dolayısıyla katliamlar teşvik edildi. Katiller ve onları koruyup kollayanlar, devlet protokollerinde yer buldu. Sivas Madımak Katliamı buna verilecek en bariz örnektir. Sivas katilleri ve onları savunan avukatlar el üstünde tutuldu, ödüllendirildi. Çünkü Sivas’ı yakanlar da aklayanlar da aynıydı.

    Değerli basın emekçileri, sevgili dostlar! katilleri de, bu katliamı planlayanları da, aklayanları da tanıyoruz. Zihniyetlerini biliyoruz. Ülkemizin ve hatta dünyanın geleceğini karartmak isteyen bu zihniyet ile mücadelemiz yeni değildir. Tarihimiz bu anlayış ile mücadele tarihidir. Tarihin hiçbir döneminde karanlığa teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barışta, demokrasi de, özgürlük te gelmeyecektir. 2 Temmuz’un hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz.”

    “YÜZLEŞME OLMADAN YAPILACAK HER TÜR ‘BARIŞ’, DAHA BAŞTAN ÇÖZÜLMEYE MAHKÛMDUR”

    “Katliamla yüzleşmeyen hiçbir iktidar, barış ve eşit yurttaşlık iddiasında bulunamaz” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Dersim, Çorum, Maraş, Gazi, Suruç, Roboski, Ankara Gar, Gezi ve daha bir çok katliam gibi, yaşanmış ve yaşanmakta olan her bir katliam, ülkemizin kara günleridir. Katliamlar, Alevilerin ve Türkiye halklarının kaderi değildir ve olmayacaktır. Pirlerimizin, yol önderlerimizin tarih boyunca sürdürdüğü hak ve hakikat mücadelesini büyüterek devam ettirecek ve sonunda kaybeden karanlık olacaktır. Bu ülke ve bütün halklar özgürleşecek, eşit yurttaşlığa dayalı laik ve demokratik Cumhuriyet mutlaka inşa edilecektir. Yolu Hacı Bektaş’tan, Dersim’den, Madımak’tan geçmeyen bir barış, Aleviler için eksik ve adaletsizdir. Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez. Aleviler her daim barıştan yanadır ancak, yüzleşme ve hesaplaşma olmadan yapılacak her tür ‘barış’, daha baştan çözülmeye mahkûmdur.

    Bugün bir yandan da ‘yeni anayasa’ tartışmaları yürütülüyor. Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir.

    32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur.”

    Anmada semahlar dönülürken; Hakan Erol, Nurgül Ateş, İnan Koca ve Sercan Kurt katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de Madımak anması: 2 Temmuz karanlığı yüzleşme ve toplumsal barış ile aydınlanır

    İzmir’de Madımak anması: 2 Temmuz karanlığı yüzleşme ve toplumsal barış ile aydınlanır

    PİRHA- Alevi örgütlerinin Madımak Katliamının 32. yılında İzmir’de gerçekleştirdiği anmada, “2 Temmuz karanlığı adalet, yüzleşme ve toplumsal barış ile aydınlanır” mesajı verildi.

    İzmir’deki Alevi örgütleri Madımak katliamının yıl dönümüne ilişkin İzmir Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması düzenledi. “Bu ülkede aydınların yakıldığını unutma. Yakanları affetmiyoruz aklayanları da” pankartının açıldığı açıklamada ayrıca ‘Sivas’ın ışığı sönmeyecek’, ‘’

    Kentte bulunan siyasi parti ve kurumların yanı sıra çok sayıda yurttaşın katıldığı açıklamada sık sık “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ı yakanlar, AKP’yi kuranlar” ve “Dün Maraş’ta, bugün Sivas’ta, çözüm faşizme karşı savaşta” sloganları atıldı.

    SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMINA TEPKİ

    Açıklama öncesinde söz alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Mehmet Bozkurt, Suriye’deki Alevi katliamını hatırlatarak, tıpkı Madımak gibi bu katliama da sessiz kalındığını ifade etti. Bozkurt, “İçişleri Bakanlığı, devlet erkanı, valilik bu duruma seyirci kaldı ve müdahale etmedi. Dünyanın gözü önünde, canlı yayında 33 canımız katledildi. Önceden planlanarak tertiplenmiş bu katliamın derin bir arka planı vardır. 32 yıldır bu karanlığa aydınlığa çıkması için mücadele ediyoruz. Failler serbest bırakıldı ve aramızda geziyorlar. Suriye’de bir Alevi katliamı yaşanıyor. Bu katliamın bir parçası da buradan gidiyor. İnsanların Şam yönetimi tarafından katledildiği belgelendi. Birkez daha söylüyoruz; ibadet yerlerimiz cemevlerimizdir. Alevileri asimile etmek için Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. Biz Alevi örgütleri bu kurumu tanımıyoruz. Alevileri temsil etmiyorlar” şeklinde konuştu.

    “KATLİAMLARLA HESAPLAŞILMADI”

    Kurumlar adına açıklamayı yapan Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkez Yönetcisin Bahar Kaplan, 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık tarihinin en kara ve utanç verici katliamlarında biri olduğu vurgulayarak, “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı” dedi.

    “BARIŞ; HAKİKAT VE YÜZLEŞME İLE SAĞLANIR”

    Barış ve demokratik çözüm sürecinin hakikat ve yüzleşme ile mümkün olacağını ifade eden Kaplan, “Bugünlerde ülkemizde sıkça toplumsal barış, birlik  gibi kavramlar dillendiriliyor. Elbette biz de barıştan yanayız. Elbette bu topraklarda yan yana, omuz omuza, eşit ve özgür yaşamak istiyoruz. Ama şunu açıkça söylüyoruz; gerçek bir barış, ancak geçmişle yüzleşilerek mümkündür. Barış; inkârla, üstünü örterek, “unutalım gitsin” diyerek değil; hatırlayarak, adaletle, hakikatle sağlanır. Biz Aleviler, bu ülkenin asli unsurları olarak artık sadece anmak değil, aynı zamanda anlaşılmak, tanınmak ve eşit yurttaşlık talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “YENİ ANAYASADA ALEVİLER KURUCU İRADE OLARAK KABUL EDİLMELİDİR”

    Kaplan, yeni anayasa tartışmalarında ezilenlerin ve Alevilerin hak taleplerinin olmayışını eleştirerek , “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK”

    2 Temmuz’un hesabının sorulana kadar, Sivas için adalet mücadelesini büyüterek devam ettireceklerini belirten Kaplan, “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Karanlığa karşı aydınlık için alanlardayız. Pir Sultan Abdal’ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Tüm dostlarımızı faşist ve şeriatçı kuşatmaya karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    Açıklama sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Avustralya Alevi Anıtı önünde Madımak anması

    Avustralya Alevi Anıtı önünde Madımak anması

    PİRHA- Avustralya Alevi Federasyonu, Madımak Katliamının 32. yılında Melbourne’de bulunan Alevi anıtı önünde anma gerçekleştirerek, çerağlar uyandırdı. 

    Avustralya Alevi Federasyonu, Melbourne şehrinde bulunan Alevi anıtı önünde, Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri andı. Anma, çerağların uyandırılması sonrasında saygı duruşuyla başladı. Ayrıca Alevi Anıtı önüne karanfiller bırakıldı.

    Anma ayrıca bu akşam Hallac-ı Mansur Cemevinde saat 19.00’da gerçekleşecek anmaya çağrı yapıldı.

    “HAFIZAMIZDA TAŞIDIĞIMIZ BİR YARA, ÇAĞRI”

    Avustralya Alevi Federasyonu’nun sanal medya hesabından yapılan paylaşımda şunlar kaydedildi:

    “Sivas Madımak Katliamı’nın 32. Yılında: Hafızamızda ve Yüreğimizde Yaşatıyoruz

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan ve toplum hafızasında derin izler bırakan Madımak Katliamı’nın üzerinden 32 yıl geçti. Bu acı olay, sadece kayıplarımızı değil; aynı zamanda adalet, vicdan ve toplumsal barış arayışını da yüreğimizde taşıdığımız bir dönüm noktasıdır.

    Tarihi hatırlamak, yalnızca geçmişi anmak değil; benzer acıların bir daha yaşanmaması için sorumluluk almaktır. Sessiz kalmamak, adalet talebini sürdürmek hepimizin ortak görevidir. 2 Temmuz, bir takvim yaprağından öte; toplumsal hafızamızda taşıdığımız bir yaradır, bir çağrıdır.

    ANMAYA ÇAĞRI

    Sivas’ta yitirdiğimiz canları; Dersim, Maraş ve Çorum’da hayatını kaybeden insanları saygıyla anıyoruz. Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, bu yıl da Melbourne’da sabah saatlerinde gerçekleştirdiğimiz anma ziyaretiyle, bu acıyı bir kez daha andık. Bu akşam düzenleyeceğimiz Anma Gecesi’nde ise, bu ortak hafızayı birlikte yaşatmak ve dayanışmayı büyütmek istiyoruz.

    Unutulan her gerçek, tekrar yaşanma ihtimali taşır. Bu yüzden hatırlamak; adalet ve insan hakları adına atılacak en insani adımdır. Anma ecesi, inancı, kimliği ya da düşüncesi ne olursa olsun; barışa, adalete ve insanlığa gönül veren herkesin katılımına açıktır. Hep birlikte anmak, hafızamızı canlı tutmak ve yarınlarımızı daha aydınlık kılmak dileğiyle…

    Tarih: 2 Temmuz 2025, Çarşamba

    Saat: 19:00

    Yer: Hallac-ı Mansur Cemevi

    (28-30 Williams Road, Coburg North)

    Aşk ile…”

    PİRHA/AVUSTRALYA

     

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler İstanbul’da anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız-VİDEO

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler İstanbul’da anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız-VİDEO

    PİRHA-Kartal 2 Temmuz Anma Platformu, Sivas Madımak’ta katledilenler için anma yaptı. Anmada, 2 Temmuz’da Sivas’ta ve bulundukları her yerde alanlara çıkma çağrısı yapıldı. 

    Kartal 2 Temmuz Anma Platformu tarafından, Neyzen Tevfik Meydanı’nda Sivas Madımak’ta katledilenler için anma yapıldı. Açıklamayı Eğitim-Sen 5 No’lu Şube Başkanı Ertuğrul Eroğlu okudu. Açıklamada, ‘Unutmadık, unutturmayacağız’ pankartı açıldı.

    “YAŞANMIŞ HİÇBİR KATLİAMLA HESAPLAŞILMADI”

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık tarihinin en kara ve utanç verici katliamlarında biri olduğu vurgulayan Ertuğrul Eroğlu, “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı” dedi.

    “UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    2 Temmuz’un hesabının sorulana kadar, Sivas için adalet mücadelesini büyüterek devam ettireceklerini belirten Eroğlu, “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Karanlığa karşı aydınlık için alanlardayız. Pir Sultan Abdal’ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Tüm dostlarımızı 2 Temmuz’da Sivas’a ve bulundukları her yerde alanlara çağırıyoruz. Faşist ve Şeriatçı Kuşatmaya Karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Madımak Katliamı’nın 32. yılında Narlıdere Cemevi’nde anma ve tiyatro gösterimi-VİDEO

    Madımak Katliamı’nın 32. yılında Narlıdere Cemevi’nde anma ve tiyatro gösterimi-VİDEO

    PİRHA- Narlıdere Cemevi, Madımak Katliamının 32. yılında yaşamını yitirenleri anarak, katliamı anlatan ‘Yandık yanmayı öğrendik’ oyununu sahneledi.

    Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Cemevi, Madımak Katliamının 32. yılında yaşamını yitirenleri andı, Sivas Katliamını konu alan tiyatro oyunu olan ‘Yandık yanmayı öğrendik’ oyununu sahneledi.

    Narlıdere Cemevi bahçesinde gerçekleşen anmaya çok sayıda kişi katıldı.

    Anmada “Sivas’ı unutma unutturma”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” sloganları atıldı.

    MADIMAK’I KONU ALAN TİYATRO OYUNU SAHNELENDİ

    Anma öncesinde Hakk’a yürüyenler için gülbenler eşliğinde çerağ uyandırıldı.

    Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Cemevi üyelerinin sergilediği ve Orhan Demir yönetmenliğinde gerçekleşen, ‘Yandık yanmayı öğrendik’ oyunu izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

    Anmada ayrıca Narlıdere Cemevi yöneticisi Gülay Serin, Madımak’ta kaybedilenler anısına şiir okudu.

    Basın açıklamasını Narlıdere Alevi Bektaşi Kültürünü Tanıtma Derneği Cemevi Başkanı Elvan Özdemir okudu.

    “HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUK OLAĞANLAŞTIRILIYOR”

    Ülkedeki ekonomik ve politik krizler ile birlikte insan hakları ihlaline dikkat çeken Elvan Özdemir, “Bugün Sivas’ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz. Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin, gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gaspediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor, bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor” diye konuştu.

    ALEVİLERİN YAŞAM ALANLARINA SALDIRI

    Alevilerin yaşam alanlarındaki madencilik faaliyetlerine tepki gösteren Elvan Özdemir, “Sivas, Tokat, Malatya Erzincan başta olmak üzere Alevi coğrafyası madencilik adı altında, maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekilmekte; kutsal mekânlarımız, ziyaretgahlarımız, derelerimiz, dağlarımız, yaşam alanlarımız talan edilmektedir. Bu yapılmak istenen şey, sadece sıradan bir doğa katliamı değil, aynı zamanda bir inanç, kültür ve hafıza kıyımıdır. Bu düzenin adı açıkça faşizmdir. Bugün yapılan şeyin adı, açıkça şeriatçı ve faşist bir kuşatmadır” dedi.

    “YENİ ANAYASA’DA ALEVİLER VE EZİLENLER YOK”

    Elvan Özdemir, yeni anayasa tartışmalarında ezilenlerin ve Alevilerin hak taleplerinin olmayışını eleştirerek , “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca “konu” değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

    2 TEMMUZ’DAKİ KİTLESEL ANMAYA ÇAĞRI

    Elvan Özdemir son olarak 2 Temmuz’da Sivas’ta kitlesel olarak gerçekleşen anmaya katılım çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Emekten, laiklikten, Eşitlikten yana olan, özgür ve kardeşçe yaşayacağımız aydınlık Türkiye diyen, halkına ses, karanlığa ışık olan tüm dostlarımızı 2 Temmuz’da Sivas’a ve bulundukları her yerde alanlara çağırıyoruz!”

    Açıklama alkışlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta kitlesel anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta kitlesel anıldı-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamının 32. Yıldönümünde yaşamını yitirenler Mamak’ta anıldı. Yapılan konuşmalarda katliamı yapanlar lanetlenirken, Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmediği belirtildi.

    2 Temmuz Sivas Katliamının 32. yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi çağrıcılığında anma programı düzenlendi.

    Tekmezar Parkı’ndan Tuzluçayır Meydanı’na yapılan yürüyüşe demokratik kitle örgütleri, köy dernekleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU ÜLKE KARANLIĞA VE GERİCİLİĞE TESLİM OLMAYACAK”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara, 32 yıl önce katledilen canların hesabının mutlaka sorulacağını belirterek şunları söyledi:

    “Katilleri AKP ve kendisine göre dizayn ettiği adaleti serbest bıraktılar. Sivas’ın hesabı sorulacak diyoruz. Sivas’ta bir ay boyunca bu katliama çağrı yapanlara gözünü kapatanlardan hesap sorulacak. Asla vazgeçmeyiz. Katillerden hesap soracak irade buradadır. Bugün 2 Temmuz anmasında Kerbela şehitlerimizin yaşını tutuyoruz. Yıllar önce yok edilmek isteyen canlarımızın, atalarımızın bugün Suriye’de katledilen canlardan farkı yok. Bütün katliamların hesabını sormak için omuz omuza, yoldaşca yürümek zorundayız. AKP’in baskısına direncimizle buradan fitil yaktık. Bizi bölmeye çalışan, kendi yandaşlarını yaratmaya çalışanlara karşı buradayız. Eşit yurttaşlık talebi ile buradayız. Bu ülke karanlığa ve gericiliğe teslim olmayacak. Yana yana olalım ki bu gericiler bize bir daha katliamlar yaşatamasın. İnancımızla sokaklarda olmaya devam edeceğiz.”

    “ZALİMDEN BİR GÜN HESABI SORACAĞIZ”

    PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Önder Günaltay, Genel Merkez adına yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

    “32 yıl önce bu topraklarda bir katliam yaşandı. O katliamın dumanları hala bu ülkenin üzerinde. Katliamı zaman aşımına uğrattılar, yetmedi katilleri serbest bırakılar. O da yetmedi Suriye’de yaşayan Alevi katliamına ses çıkarmadı bu devlet. Ne mutludur ki bize bu ülkenin aydınlık yüzüdür Aleviler. Hepimiz birer söz verdik. Unutmadık, unutturmayacağız. Burada mazlumlar olarak bir aradayız ama zalimden bir gün hesabı soracağız. Halkın iradesi ile seçilen belediyelere kayyım atandı. Sivas’la, Maraş,la yüzleşilmeden bu topraklara barış gelmez. Hepinizi Sivas’a Madımak Oteli önüne davet ediyoruz.”

    “KATİLLERİ DE, BU KATLİAMI PLANLAYANLARI DA, AKLAYANLARI DA TANIYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube üyeleri Yeşim Işık ve Yoldaş Mustafa Ceylan, basın metnini okudu.

    Basın metninde şu ifadelere yer verildi:

    “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti.

    Katilleri de, bu katliamı planlayanları da, aklayanları da tanıyoruz. Zihniyetlerini biliyoruz. Ülkemizin ve hatta dünyanın geleceğini karartmak isteyen bu zihniyet ile mücadelemiz yeni değildir. Tarihimiz bu anlayış ile mücadele tarihidir. Tarihin hiçbir döneminde karanlığa teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barış ta, demokrasi de, özgürlük te gelmeyecektir. 2 Temmuz’un hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz.

    MAARİF MODEL ELEŞTİRİSİ

    Bugün Sivas’ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz.

    Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin,gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gaspediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor,  bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor.

    Eğitim sisteminde dayatılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, gerici, tekçi bir kuşatmanın başka bir adıdır. Laik ve bilimsel eğitim yerine dinsel ve mezhepçi bir müfredat getirilerek, yeni karanlıklar örülmek istenmektedir. Bu model, yeni katliamların altyapısını hazırlamaktadır.”

    “ALEVİLER BARIŞTAN YANADIR”

    “Yolu Hacı Bektaş’tan, Dersim’den, Madımak’tan geçmeyen bir barış, Aleviler için eksik ve adaletsizdir” denilen açıklamada herkese 2 Temmuz’da alanlarda olması için çağrı yapıldı. Açıklama şu ifadeler ile devam etti:

    “Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez. Aleviler her daim barıştan yanadır ancak, yüzleşme ve hesaplaşma olmadan yapılacak her tür ‘barış’, daha baştan çözülmeye mahkûmdur.

    Bugün bir yandan da ‘yeni anayasa’ tartışmaları yürütülüyor. Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir.

    32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Ve biz buradan sesleniyoruz; 2 Temmuz’da bir kez daha Sivas’tayız! Aynı gün Ankara’da miting alanındayız. 2 Temmuz öncesi ve sonrası hemen her yerde alanlardayız. 33 canımızı anmak için alanlardayız.”

    SEMAHLAR DÖNÜLDÜ

    Yapılan konuşmalar ardından semahlar dönüldü. Dilek Kale ve ekibi, Birkan Sağlam, Sezer Aslan, İlmek Müzik Grubu, Dertli Divani katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Madımak Katliamının 32. yılında Antep’te anma-VİDEO

    Madımak Katliamının 32. yılında Antep’te anma-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Antep Şubesi ve Antep Tilkiler Köyü Dayanışma Derneği, Madımak Katliamın 32. yılında yaşamının yitirenleri anarak, 2 Temmuz’da Sivas’ta yapılacak anmaya çağırdı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antep Şubesi ve Tilkiler Köyü Eğitim Kültür Sağlık ve Dayanışma Derneği, Madımak Katliamının 32. yılında Yeşilsu Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamayı Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antep Şubesi Başkanı Mehmet Erkek okudu.

    “HER TÜRLÜ HUKUKSUZLUK OLAĞANLAŞTIRILIYOR”

    Ülkedeki ekonomik ve politik krizler ile birlikte insan hakları ihlaline dikkat çeken Mehmet Erkek, “Bugün Sivas’ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz. Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin,gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gaspediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor, bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor” diye konuştu.

    ALEVİLERİN KUTSALLARINA SALDIRI

    Alevilerin yaşam alanlarındaki madencilik faaliyetlerine tepki gösteren Mehmet Erkek, “Sivas, Tokat, Malatya Erzincan başta olmak üzere Alevi coğrafyası madencilik adı altında, maden ve enerji şirketlerine peşkeş çekilmekte; kutsal mekânlarımız, ziyaretgahlarımız, derelerimiz, dağlarımız, yaşam alanlarımız talan edilmektedir. Bu yapılmak istenen şey, sadece sıradan bir doğa katliamı değil, aynı zamanda bir inanç, kültür ve hafıza kıyımıdır. Bu düzenin adı açıkça faşizmdir. Bugün yapılan şeyin adı, açıkça şeriatçı ve faşist bir kuşatmadır” dedi.

    “YENİ ANAYASA’DA ALEVİLER VE EZİLENLER YOK”

    Yeni anayasa tartışmalarında ezilenlerin ve Alevilerin hak taleplerinin olmayışını eleştiren Mehmet Erkek, “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca “konu” değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

    2 TEMMUZ’DAKİ KİTLESEL ANMAYA ÇAĞIRDI

    Erkek son olarak 2 Temmuz’da Sivas’ta kitlesel olarak gerçekleşen anmaya katılım çağrısında bulunarak şunları söyledi:

    “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Emekten, laiklikten, Eşitlikten yana olan, özgür ve kardeşçe yaşayacağımız aydınlık Türkiye diyen, halkına ses, karanlığa ışık olan tüm dostlarımızı 2 Temmuz’da Sivas’a ve bulundukları her yerde alanlara çağırıyoruz!”

    PİRHA/ANTEP

  • Ataşehir’de Anma-CANLI

    Ataşehir’de Anma-CANLI

    PSAKD İstanbul Şubeleri, Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anıyor.

  • 32 yıl önce Sivas Madımak’ta katledilenler İzmir’de anıldı- VİDEO

    32 yıl önce Sivas Madımak’ta katledilenler İzmir’de anıldı- VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Şubesi Cemevi, Madımak Katliamının 32. yılında yaşamını yitirenleri anarak ‘Ozanlar Diyarı Kanlı Sivas Oratoryosu’ oyununu sahneye taşıdı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi, Madımak Katliamının 32. yılında yaşamını yitirenleri andı, Sivas Katliamı’nın belgesel tiyatro oyunu olan ‘Ozanlar Diyarı Kanlı Sivas Oratoryosu’ oyununu sahneledi.

    Bornova’da bulunan Ayfer Feray Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşen etkinliğe Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, siyasi parti ve Alevi kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    TİYATRO SAHNELENDİ

    Anma öncesinde Hakk’a yürüyenler için Kureyşan Ocağı Pirlerinden Niyazi Çelik’in verdiği gülbengler eşliğinde çerağ uyandırıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi üyelerinin sergilediği ve Elahattin Demirbaş’ın yazıp yönettiği, ‘Ozanlar Diyarı Kanlı Sivas Oratoryosu’ oyunu izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

    SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMINA TEPKİ

    Anmada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi Başkanı Barış Çelik,  Suriye’de Alevilere yönelik katliama dikkat çekerek, “Kimi zaman sürgünle, kimi zaman kıyımla, kimi zaman inkârla karşılaştık. Sivas bunlardan sadece biridir. Maraş’ta, Çorum’da, Dersim’de, Gazi’de yaşananları da unutmadık. Komşumuz Suriye de Alevilere yönelik baskı ve yaşanılan katliamıda lanetliyoruz. Suriye’deki halklara ses olalım. İran halklarına ses olalım, Gazze halklarına ses olalım” dedi.

    “BARIŞ; HAKİKAT VE YÜZLEŞME İLE SAĞLANIR”

    Barış ve demokratik çözüm sürecinin hakikat ve yüzleşme ile mümkün olacağını ifade eden Çelik, “Bugünlerde ülkemizde sıkça toplumsal barış, birlik  gibi kavramlar dillendiriliyor. Elbette biz de barıştan yanayız. Elbette bu topraklarda yan yana, omuz omuza, eşit ve özgür yaşamak istiyoruz. Ama şunu açıkça söylüyoruz; gerçek bir barış, ancak geçmişle yüzleşilerek mümkündür. Barış; inkârla, üstünü örterek, “unutalım gitsin” diyerek değil; hatırlayarak, adaletle, hakikatle sağlanır. Biz Aleviler, bu ülkenin asli unsurları olarak artık sadece anmak değil, aynı zamanda anlaşılmak, tanınmak ve eşit yurttaşlık talep ediyoruz” diye belirtti.

    “İNSANLIK SUÇU İŞLENDİ”

    Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ise, “Sivas Madımak’ta bir insanlık suçu işlendi. Bu dava zaman aşımına uğratılarak, avukatları vekil yapıldı. Zaman aşımına ‘hayırlı olsun’ diyenleri karşı direnmekten ve kazanmaktan başka şansımız yok” ifadelerini kullandı.

    DEYİŞLER VE NEFESLER SESLENDİRİLDİ

    Konuşmalar ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi Korosu üyeleri deyişler ve nefesler seslendirdi.

    tiyatro ve koroda emek verenlere plaket verilmesi sonrasında ‘Sivas’ın ışığı sönmeyecek’, ‘Sivas’ın hesabı sorulacak’ sloganlarıyla sonlandı.

    PİRHA/ İZMİR

     

  • Deniz Poyraz, katledilişinin 4. yıldönümünde mezarı başında anıldı-VİDEO

    Deniz Poyraz, katledilişinin 4. yıldönümünde mezarı başında anıldı-VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir İl Örgütü binasına düzenlenen silahlı saldırıda katledilen Deniz Poyraz, mezarı başında anıldı. Anmada, Poyraz’ın mücadelesinin yaşatılacağı vurgulanarak, “Mücadelesini büyüteceğiz” mesajı verildi.

    17 haziran 2021 tarihinde, Onur Gencer isimli failin Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir il binasına saldırı gerçekleştirmesi sonucu katledilen Deniz Poyraz, ölüm yıldönümünde mezarı başında anıldı.

    Anmaya Deniz Poyraz’ın ailesi, arkadaşları, Barış Anneleri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) il, ilçe örgütleri, DEM Parti milletvekilleri Adalet Kaya ve Burcugül Çubuk’un yanı sıra çok sayıda siyasi parti temsilcisi, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaş katıldı.

    Anma özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Anmada söz alan Barış Annesi Müzeyyen Kortak, Deniz Poyraz şahsında yaşamını yitirenleri saygıyla andığını ifade ederek “Şehitlerimiz bizim onurumuzdur, başımızın tacıdır. Biz var oldukça onların yolunda ilerleyeceğiz. Sebepsiz yere Deniz katledildi. Bunu kabul etmiyoruz” diye konuştu.

    “MÜCADELELERİNİ BÜYÜTECEĞİZ”

    Ardından söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya, Poyraz’ın örgütlü bir saldırı ile katledildiği vurgulayarak, “Bu saldırı, barışa, eşitliğe ve birlikte yaşama iradesine yönelik bir saldırıydı. Deniz, milyonlarca insanın temsilcisiydi. Bu saldırı, politik bir saldırıydı. Bu saldırı, bu zihniyetin yansımasıydı. Kadınların, Kürtlerin, emekçilerin sesini kısmaya çalıştılar ama başaramadılar ve başaramayacaklar. Deniz, gençti yaşamı seviyordu. Eşit bir yaşam hayali vardı. Biz bugün sadece yas tutmuyoruz, yeniden söz veriyoruz Deniz’in adını, hatırasını ve mücadelesini büyüteceğiz. Adalet, hakikat, onurlu barış için bu topraklarda mücadele edildi. Deniz’i ve tüm özgürlük şehitlerini özlemle, sevgiyle, saygıyla anıyorum. Onların mücadelesini, emeğini büyüteceğiz ve anılarını yaşayacağız. Deniz Poyraz ölümsüzdür” şeklinde konuştu.

    “YORULDUM DEDİĞİMDE AKLIMA DENİZ’İN YÜZÜ GELİYOR”

    Daha sonra söz alan Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz da mücadele etmenin önemine dikkat çekerek, “Bu mücadele, kadınların, gençlerin mücadelesidir. Biz ele ele verirsek kimse bizi yenemez. Kürtlerin başı diktir, canları yanmış. Ne koşulda olursa olsun sorumluluklarını yerine getiriyorlar. Ben yoruldum dediğimde aklıma Deniz’in yüzü geliyor. Ben hep geleceğim buraya” diye konuştu.

    Kitle, anmanın ardından mezara karanfiller bırakarak Deniz Poyraz için yapılacak panele geçecek. Ayrıca Poyraz için saat 19.30’da basın açıklaması yapılacak.

    PİRHA/İZMİR