Etiket: Dersim Kadın Platformu

  • ’25 Kasım’da savaşın karşısında barışı isteyen kadınlar olarak alanlarda olmalıyız’-VİDEO

    ’25 Kasım’da savaşın karşısında barışı isteyen kadınlar olarak alanlarda olmalıyız’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, ‘Mirabel kardeşlerden Mahsa Amini’ye sürüyor sürecek mücadelemiz’ şiarıyla 26 Kasım’da Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapacak. HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz, “25 Kasım’da savaşın karşısında barışı isteyen kadınlar olarak alanlarda olmamız lazım. Jin Jiyan Azadi sloganıyla alanlarda olacağız ve 26 Kasım’da tüm Dersimli kadınları bekliyoruz” dedi.

    Tüm dünyada başta kadınlar olmak üzere birçok kesim 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde alanlarda olacak.

    Dersim Kadın Platformu, ‘Mirabel kardeşlerden Mahsa Amini’ye sürüyor sürecek mücadelemiz’ şiarıyla 26 Kasım’da Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapacak.

    “25 KASIM’IN FARKINDALIĞINI YARATMAMIZ LAZIM”

    Mirabal kardeşlerden Mahsa Amini’ye kadar gelen süreçte sistem açısından sadece değişenin aktörler olduğunu dile getiren Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) temsilcisi Evrim Konak, “Kadına yönelik şiddet, gerici zihniyet, baskı, zulüm, fiziksel ve psikolojik şiddet değişmedi. Bu seneki sloganımız ‘Mirabel kardeşlerden Mahsa Amini’ye sürüyor sürecek mücadelemiz’ şiarıyla ülkenin birçok yerinde kadınlara çağrı yaptık. Kadınlar artık yaşamın bütün alanlarında daha güçlü bir şekilde seslerini çıkartıyorlar. Kadınlara 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nün farkındalığını yaratmamız lazım. Mirabel kız kardeşlerden Mahsa Amini’ye yaşasın mücadelemiz diyoruz ve bütün Dersimli kadınları 26 Kasım’da alanlara davet ediyoruz” dedi.

    “JİN JİYAN AZADİ SLOGANIYLA ALANLARDA OLACAĞIZ”

    25 Kasım ve 8 Mart’ın ruhunu yakalamak ve tekrar alanlarda olmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz de, şunları kaydetti:

    “Gülistan Doku’nun kaybedildiği bir kentte yaşıyoruz ve bir anne yıllardır evladını arıyor. Aynı zamanda Cumartesi Anneleri’de yıllardır süren mücadelelerine devam ediyor. Bu ülkede çocuklarının kemiklerine ulaşmak isteyen anneler var. Gülistan Doku’nun ailesinin ve Cumartesi Annelerinin taleplerini de haykıracağımız bir gün aslında 25 Kasım. Kadınlar olarak 25 Kasım’ın dışında da alanlarda olmamız gerekiyor, çünkü ülkede bir savaş gerçekliği var. 25 Kasım’da savaşın karşısında barışı isteyen kadınlar olarak alanlarda olmamız lazım. Jin Jiyan Azadi sloganıyla alanlarda olacağız ve 26 Kasım’da tüm Dersimli kadınları bekliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kadınların 25 Kasım bildirisini dağıtması polis tarafından engellendi-VİDEO

    Dersim’de kadınların 25 Kasım bildirisini dağıtması polis tarafından engellendi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu’nun, Ovacık’ta 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin bildiri dağıtması Tunceli Valiliği’nin beş günlük eylem ve etkinlik yasağı gerekçe gösterilerek polis tarafından engellendi. Kadınlar, polise tepki göstererek,”Bu ülkede kadınları koruyamayan ve yaşanabilir bir ortam yaratmayanlar kadınların sokağa çıkmasını engelliyor” dedi. 

    Tüm dünyada başta kadınlar olmak üzere birçok kesim 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde alanlarda olacak.

    Dersim Kadın Platformu’nun 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin Ovacık’ta bildiri dağıtmak istedi ancak Tunceli Valiliği’nin beş günlük eylem ve etkinlik yasağı gerekçe gösterilerek polis tarafından engellendi. Kadınlar engellemeye tepki göstererek açıklama yaptı.

    “KADINLARIN SOKAĞA ÇIKMASI ENGELLENİYOR”

    Yasak kararına tepki gösteren platform üyesi Nurşat Yeşil, “Bu ülkede kadınları koruyamayan ve yaşanabilir bir ortam yaratmayanlar kadınların sokağa çıkmasını engelliyor. Yasak ve engellemelerle bugüne kadar bir yere varılamadı, kadınlar olarak 25 Kasım’da ve diğer günlerde meydanlarda olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “25 KASIM’DA MEYDANLARDA OLACAĞIZ”

    Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı okuyan Raife Yılmaz ise, kadınların yaşam tarzlarına devletler eliyle müdahalenin arttığını belirterek, “Şiddet yaygınlaşırken İstanbul Sözleşmesi gibi kadınların yaşam hakkını güvence altına almayı amaçlayan temel bir hukuk metni tek adamın gece yarısı kararı ile alelacele iptal ediliyor. Şiddet failleri cezasızlık içeren yargı kararları ile deyim yerindeyse ödüllendiriliyor. Adeta bu ülkede iktidarı eleştirmek, kadınlara şiddet uygulamaktan, çocukları istismar etmekten ve daha nicelerinden daha büyük suç gibi görülüyor” diye belirtti.

    Yılmaz, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Yaşı, statüsü, nerede yaşadığı fark etmeksizin şiddete maruz kalan kadınların sayısı her geçen gün artarken biz de Dersim Kadın Platformu olarak şiddete maruz kalan kadınların yanında, faillerin karşısında olduğumuzu bir kez daha Ovacık’tan haykırıyoruz. Bize dayatılan zor yaşam koşullarına karşı kabullenişle değil mücadele ile cevap veriyoruz. Şiddete, eşitsizliğe, yolsuzluğa, zorbalığa değil; eşitliğe, barış içinde özgür bir yaşama layığız ve bunu kazanacağız demek için 25 Kasım’da meydanlarda olacağız.”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Gülistan Doku bulunana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’-VİDEO

    ‘Gülistan Doku bulunana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, üniversite öğrencisi Gülistan Doku’dan 1000 gündür haber alınmamasına ilişkin açıklama yaparak  “Tüm bu yok etme politikalarına karşı örgütlü kadın mücadelesini büyütüp olayların takipçisi olacağız. Failleri aklamanıza, korumanıza izin vermeyecek, hesap soracağız” dedi.

    Dersim Kadın Platformu, üniversite öğrencisi Gülistan Doku’dan 1000 gündür haber alınmamasına ilişkin Gola Çetu’da açıklama yaptı. Açıklamada, “Gülistan Doku 1000 gündür kayıp” pankartı açıldı. Platform adına açıklamayı Eylül Yantemur okudu.

    “1000 GÜNDÜR GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA BİR GELİŞME KAYDEDİLMEDİ”

    1000 gündür kayıp olan Gülistan Doku dosyasında bir gelişmenin kaydedilmediğini söyleyen Eylül Yantemur, “Kadınlar ve Doku ailesi olarak soruşturmanın çok yönlü sürdürülmesini talep etmelerine rağmen savcılık başta olmak üzere resmi kurum temsilcilerinin ‘intihar’ iddiaları üzerinde durdu. Dinar Köprüsü yönünden ilerleyen ve MOBESE kayıtlarına da yansıyan kadının Doku olduğu öne sürülerek, köprüden Uzunçayır Baraj Gölü’ne atladığı algısı yaratıldı. Toplamda 3 kez Uzunçayır Barajı’nda yapılan aramalarda sonuç elde edilmedi ve Doku’ya ait herhangi bir ize rastlanmaması üzerine 23 Kasım 2020’de arama çalışmaları tamamen sonlandırıldı” diye belirtti.

    “YETKİLİLER AİLEYE VERDİKLERİ SÖZLERİ TUTMADI”

    Dosyanın tek şüphelisi ve Gülistan’ın en son görüştüğü kişi olan Zaynal Abarakov’un 1000 gün boyunca sadece ifadesine başvurulduğunu belirten Yantemur, “Bugün geldiğimiz aşamada dosya ilk açıldığı durumda olup herhangi bir ilerleme kaydedilememiştir. Ailenin yetkililerle görüşmelerinin sonuçsuz kaldı ve verilen sözler tutulmadı. Şüpheliler hakkında herhangi bir işlem yapılmazken Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında dava açıldı. Tüm bunların sonucunda aile adliye önünde oturma eylemi başlatmış ve vali ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Vali ve savcının söylemleri şüphelileri aklayan tarzdadır. Annenin, “Gülistan bulunana kadar buradan gitmeyeceğiz” sözleri üzerine Valinin, “Ne isterseniz yapın” söylemi ve Ankara’da bakanlık önünde gerçekleştirdiği eylemde ise ailenin gözaltına alınması bize gösterdi ki, zanlı açıkça korunurken ailenin yaşadığı, kız kardeşimizin kaybolması, yetkililerin olayı önemsemeyip dosyayı kapattıklarını göstermektedir” dedi.

    “FAİLLERİ KORUMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Erkek şiddetine karşı acil önlem planı çağrılarına iktidarın kulak tıkadığını belirten Yantemur, “İktidar, kadınlar için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesi’nden imzayı çekti. Kadınlar olarak izlenen tüm bu yok etme politikalarına karşı örgütlü kadın mücadelesini büyütüp olayların takipçisi olacağız. Kaybolduğu ilk günden beri bu işin takipçisi olacağımızı ve Gülistan bulunana kadar da vazgeçmeyeceğimizi belirtmiştik. Buradan bu sözümüzü tekrarlıyoruz failleri aklamanıza, korumanıza izin vermeyecek hesap soracağız” diye konuştu.

    Açıklama sonrası kadınlar, Gülistan Doku’nun fotoğraflarını ve ellerindeki pankartı Mameki Köprüsü’ne asarak eylemi sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin katledilmesini saçlarını keserek protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kadınlar Mahsa Amini’nin İran rejimi tarafından katledilmesini Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip saçlarını keserek protesto etti.

    Jîna Mahsa Amini, İran İslam Cumhuriyeti’nin rejimin sözde ‘ahlak polisi’ tarafından başörtüsünü düzgün takmadığı gerekçesiyle başkent Tahran’da 14 Eylül’de işkenceyle gözaltına alındı. Polis karakoluna götürülen Mahsa, aynı gece kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    Dersim kadın Platformu öncülüğünde yüzlerce kadın, İran’da ahlak polisi tarafından katledilen Kürt kadın Mahsa Amini için Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdikten sonra basın açıklaması gerçekleştirdi. Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını Fatoş Argın Taşkale okudu. Kadınlar açıklamada sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Yaşadın kadın dayanışması” sloganları atıldı.

    “MAHSA AMİNİ’NİN SAÇ TELİ KADINLARIN ÖZGÜRLÜK DİRENİŞİNİN BAYYRAĞI OLMUŞTUR”

    Mahsa Amini’nin kadın düşmanı gerici, tekçi, erkek egemen molla rejiminin yürüttüğü politikaların sonucunda katledildiğini vurgulayan Taşkale, “Mahsa Amini’nin saç teli bugün başta İranlı kadınlar olmak üzere İran halkının ve dünya kadınlarının özgürlük direnişinin bayrağı olmuştur. Cesaretleri ve kararlıklarıyla tüm dünyaya örnek olan İranlı kadınlar özgürlükleri için canı pahasına İran’ın ve dünyanın her yerinde mücadele etmeye devam ediyor. İranlı kadınların ve mücadeleye katılan bir bütün halkın talebi İslam Cumhuriyetindeki cinsiyet ayırımcılığı kaldırılsın talebini aşmıştır. Bütün bu baskı ve zulmü yaratan rejimin değişmesi elzem olandır. Dinci faşizme karşı mücadele eden İranlı kadınlar yalnız değildir. Mahsa Amini katili dinci, faşist, gerici, molla rejimidir. Bizler Dersimli kadınlar olarak İran’da özgürlükleri için direnen kız kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. İranlı kız kardeşlerimizin mücadelesi bizlerin de mücadelesidir” dedi.

    Kadınların protestosu Mahsa Amini anısına saçlarını kesip oturma eylemi yaptıktan sonra sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Erkek devlet şiddetine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: Erkek devlet şiddetine boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, son dönemde yaşanan kadın katliamlarına tepki göstermek için Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. Türkiye’de kadınların şiddete, tacize, tecavüze ve cinsel istismara uğramadığı bir günün olmadığını belirten HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz, “Kadının bedeni üzerinden hüküm süren erkek devlet anlayışı, kadın bedenini teşhir eden bir zihniyetle iktidarını korumaya devam ediyor” dedi.

    Dersim Kadın Platformu, son dönemlerde artan kadın katliamlarına tepki göstererek Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yaparak basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nazlı Çelik Öz okudu. Açıklamada, ‘Kadın cinayetleri politiktir, erkek devlet şiddetine boyun eğmeyeceğiz’ pankartı açıldı.

    “KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN HÜKÜM SÜREN DEVLET ANLAYIŞI İKTİDARINI KORUMAYA DEVAM EDİYOR”

    Firdevs Babat’ın Şırnak’ın Uludere ilçesinde korucular tarafından tecavüz edildikten sonra katledilen, 17 yaşındaki bir genç kadın olduğunu dile getiren Öz, “Son zamanlarda taciz, tecavüzün yayılmacılığında rol alan özellikle üniformalı erkek devlet eliyle daha rahat hareket eden zihniyetin karşısında direnen her toplumda direngen yapısıyla kadınlar ilk düşürülmeye çalışılan olmuştur. Bu ülkede, bir kadının öldürülmediği, şiddete, tacize, tecavüze ve cinsel istismara uğramadığı bir gün olmuyor. Kadının bedeni üzerinden hüküm süren erkek devlet anlayışı, kadın bedenini teşhir eden bir zihniyetle iktidarını korumaya devam ediyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim’de kadınlardan İstanbul Sözleşmesi eylemi: Sözleşmeden vazgeçmeyeceğiz -VİDEO

    Dersim’de kadınlardan İstanbul Sözleşmesi eylemi: Sözleşmeden vazgeçmeyeceğiz -VİDEO

    PİRHA-Danıştay 10’uncu Dairesi’nin, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini reddetmesine tepki gösteren Dersim Kadın Platformu, basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nin tek adamın bir gece yarısı kararıyla iptali ve bu karara karşı açılan davanın reddedilmesi, devletin kadın cinayetlerine dair sorumluluğu almak yerine katillerin ve faillerin sırtını sıvazladığının kanıtıdır” denildi.

    Danıştay 10’uncu Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini reddetti. Kadın örgütleri ve barolar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edecek.

    Dersim Kadın Platformu, Danıştay’ın Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptal istemini reddetmesine tepki göstererek, Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı platform adına Nurşat Yeşil okudu. Basın açıklamasında ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ pankartı açıldı.

    “DANIŞTAY’IN VERDİĞİ HUKUKSUZ KARARI TANIMIYORUZ”

    İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmenin erkek şiddetine açıktan onay vermek anlamına geldiğini söyleyen Yeşil, “İstanbul Sözleşmesi’nin tek adamın bir gece yarısı kararıyla iptali ve bu karara karşı açılan davanın reddedilmesi, devletin kadın cinayetlerine dair sorumluluğu almak yerine katillerin ve faillerin sırtını sıvazladığının kanıtıdır” dedi.

    Yeşil şunları kaydetti:

    “Danıştay’ın verdiği karar Türkiye’de hukukun, adaletin katledilen her bir kadınla beraber bir kez daha katledilmesine atılan imzadır. Danıştay bu karar ile kadına yönelik şiddete onay vermiş oldu. Dersimli kadınlar olarak Danıştay’ın verdiği hukuksuz kararı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin etkin uygulanması için şimdiye kadar ülkenin dört bir yanında alanlarda meydanlarda mücadele ettik, etmeye devam edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’ni tek adamın insafına bırakmayacağız” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Katledilen kadınlar için Dersim’de sessiz yürüyüş!-VİDEO

    Katledilen kadınlar için Dersim’de sessiz yürüyüş!-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, katledilen kadınlar için sessiz yürüyüş düzenledi.

    Dersim Kadın Platformu, günden güne artan kadın cinayetleri ile yürütülen hukuki süreçlere dikkat çekmek amacıyla eylem yaptı.

    Dersim Kadın Platformu üyeleri, Sanat Sokağı’nda toplanarak yürüyüş gerçekleştirdi. Yurttaşlar, Seyit Rıza Meydanına kadar süren yürüyüş boyunca katledilen kadınların da fotoğraflarını taşıdı.

    Dersimli kadınlar, “Gülistan yoksa huzur yok” pankartını astıkları Seyit Rıza Meydanında oturma eylemi de yaptı. “İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz” sloganı atan platform üyeleri, erkekler tarafından katledilen kadınların isimlerini okuyarak hukuk süreçlerine de dikkat çekti. Kadın cinayetlerine yönelik verilen mahkeme kararlarını özetleyen yurttaşlar, sorumluların yeteri cezaları almadıklarına vurgu yaparak alkışlarla protesto eylemlerini sonlandırdı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Taciz iddialarının takipçisi olacağız-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: Taciz iddialarının takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden bir akademisyenin öğrencileri taciz etmesine tepki göstermek için basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Munzur Üniversitesi idarecileri ve akademisyenleri hakkında, özellikle çocuk gelişimi bölümünde neden bu kadar fazla cinsel taciz iddiası gündeme gelmektedir. Biliyoruz ki bu bir tesadüften çok daha fazlasıdır” denildi.

    Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden bir akademisyen hakkında, derslerine girdiği kadın öğrencileri taciz ettiği iddiasıyla öğrenciler tarafından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

    Dersim Kadın Platformu, Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümünden bir akademisyenin öğrencileri taciz etmesine tepki göstermek için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamayı platform adına Bişeng Asula okudu.

    “ÜNİVERSİTELİ KIZ KARDEŞLERİMİZ YALNIZ DEĞİLLER”

    Birkaç gün önce Munzur Üniversitesi Edebiyat bölümünde 45 öğrencinin bölüm hocaları tarafından tacize uğradıklarını söyleyerek harekete geçtiğini anımsatan Asula, “Bilim yuvası olması gerekirken, öğrencileri hayata hazırlayan güvenilir bir kurum olması gerekirken Munzur Üniversitesi hakkında her geçen gün daha fazla, daha çirkin, daha ciddi iddialar gündeme gelmektedir. Bu gidişata rektörlüğün birinci elden sorumluluğu bulunmaktadır. Zira rektörlük üniversitenin birinci elden idari sorumlusudur, bu iddialar hakkında disiplin soruşturmaları yürütmek ve gerekli tedbirleri almak bizzat rektörlüğün sorumluluğundadır. Biz bu kentte yaşayan kadınlar olarak, genç kadınları eğitim ve bilim  kurumlarında tacize maruz bırakıldığına dair iddiaların her zaman takipçisi olacağız. Üniversiteli kız kardeşlerimiz yalnız değiller” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Kadın mücadelesi erkek, devlet baskısına baş eğmeyecek-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: Kadın mücadelesi erkek, devlet baskısına baş eğmeyecek-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, Diyarbakır’da 25 kadının gözaltına alındığı operasyona tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Bedeli ne olursa olsun kadınların mücadelesini kriminalize etmeye yönelik gözaltılar, tutuklamalar, baskılar kadınları yıldıramayacak, korkutamayacaktır” denildi.

    Diyarbakır’da dün yapılan ev baskınlarında aralarında Rosa Kadın Derneği Başkanı Adalet Kaya, görevden alınan Sur Belediye Eş Başkanı Filiz Buluttekin ve sendikacıların bulunduğu 25 kadın gözaltına alındı.

    Dersim Kadın Platformu, haklarını aramak için mücadele eden kadınlara yönelik gözaltılara tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Kadın mücadelesi engellenemez, gözaltılar serbest bırakılsın’ pankartı açıldı. Basın açıklamasını Dersim Kadın Platformu adına Eğitim-Sen Dersim Şubesi Sekreteri Raife Yılmaz okudu.

    “HER ALANDA DAYANIŞMAMIZI BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Erk zihniyetin kadınlara kurduğu sistematik tahakkümü kırmanın tek yolunun örgütlü kadın mücadelesini yükseltmekten geçtiğini vurgulayan Yılmaz, “Bu mücadeleyi yürütürken karşımıza her türden engellemeler çıkacağının da farkındayız. Bedeli ne olursa olsun kadınların mücadelesini kriminalize etmeye yönelik gözaltılar, tutuklamalar, baskılar kadınları yıldıramayacak, korkutamayacaktır. Her alanda kadın mücadelesi ile kazandığımız hak ve özgürlüklerimizi kullanmaya ve kadın dayanışmasını erkek ve erkek-devlet tahakküm ve baskısını bitirinceye kadar büyüteceğiz. Diyarbakır’da hukuksuzca gözaltına alınan arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Kadın mücadelesi erkek ve erkek-devlet baskısına baş eğmeyecek, her alanda dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz “dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de 5 yıl sonra 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine izin çıktı-VİDEO

    Dersim’de 5 yıl sonra 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine izin çıktı-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 5 yıl sonra 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine izin çıktı. Dersim Kadın Platformu da 8 Mart’ta saat 11.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak miting için çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.

    Dersim’de 5 yıl sonra 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü mitingine izin çıktı. Dersim Kadın Platformu da 8 Mart’ta saat 11.00’de Seyit Rıza Meydanı’nda yapılacak miting için çalışmalarını sürdürüyor.

    Dersim Kadın Platformu, mahallelerde kadınları ziyaret ederek mitinge davet ederken, bir yandan da miting için pankart dikiyor.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim Kadın Platformu, 8 Mart programını açıkladı-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu, 8 Mart programını açıkladı-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin programını açıkladı. Yapılan açıklamada, “Yaratılan korku, baskı, şiddet ve ölüm duvarlarını yıkıp birleşme zamanıdır. Bizleri evlere kapatmaya çalışanlara, daha fazla yoksulluk, daha fazla şiddet, daha fazla geleceksizlik sunanlara itirazımız var” denildi. 

    Dersim Kadın Platformu 8 Mart programını KESK binasında yaptığı basın toplantısıyla deklare etti. Açıklamayı Dersim Kadın Platformu adına Nurşat Yeşil okudu.

    Ülkede yoksulluğun gün geçtikçe arttığını ve dayanılmaz hale geldiğini dile getiren Yeşil, “Bundan en fazla zarar görenler ise kadınlar oluyor. Tüm dünyada etkisini hala sürdüren Covid-19 sürecinde kadınlar katbekat yoksullaştırılmış, evlere kapanmak zorunda bırakılmış, ev içi emek değersiz kılınarak erkeğe ve devlete muhtaç hale getirilmiştir. Kadınlar açlıktan, soğuktan ve hastalıktan evlatlarını kaybetmekte; yaşamını güvencesiz sürdürmektedir. 8 Mart vesilesiyle bir kez daha kadın emeğini özgürleştirici politikaların yaşam bulmasının toplumsal refah için gerekliliğini savunuyoruz” diye belirtti.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ”

    Kadınların her gün ev içinde, sokakta, iş yerinde, kampüste erkek şiddetine, tacize maruz kaldığını vurgulayan Yeşil, “Haklarımıza ve hayatlarımıza göz diken kazanılmış haklarımızı gasp etmeye çalışan iktidara karşı, ‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’ diyoruz. Yaşamın zorlukları karşısında, sosyal yardımlara muhtaç edilen biz kadınların, medeni haklarını gasp edip ”devlet destekli nafaka modeli” diyerek getirilen sadaka modelini kabul etmiyoruz” dedi.

    5 Ocak 2020 den beri Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan haber alınamadığını hatırlatan Nurşat Yeşil, “Etkin bir soruşturma yürütülmeyerek, sorumlular korunarak, Gülistan’ı unutturmaya çalışıyorlar. Gülistan bulununcaya kadar Dersimli kadınlar olarak mücadelemiz sürecek, Gülistana Doku nerede diye sormaya devam edeceğiz. Var oluş gerekçelerimizden olan anadilimiz, ulus devlet politikalarıyla yasaklanarak,  asimilasyona uğratılmakta ve yok sayılmaktadır. Anadilimiz okullarda seçmeli ders olarak değil eğitim ve öğretim dili olarak okutulmalıdır” diye konuştu.

    “TÜM KADINLARI 8 MART’I COŞKUYLA KARŞILAMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Bugün Türkiye cezaevlerinde sağlık sorunlarından kaynaklı ölümün sınırında yaşayan onlarca siyasi tutsak bulunduğuna dikkat çeken Yeşil, şunları aktardı:

    “Cezaevlerinde İnsanlık vicdanın kabul edemeyeceği koşullarda ölüme terk edilen, her türlü sağlık hakkı elinden alınan, tedavi edilmeyen hasta kadın tutsaklar için mücadele etmeye devam edeceğiz. Hasta Kadın Tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Büyük inanışlarla kadın özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatan tüm kadın yoldaşlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyor; onların bize bıraktığı mirasla enternasyonel kadın dayanışmasının büyüyeceğine, toplumsal özgürlüğün kadın dayanışması ile gerçekleşeceğine, erkek egemen sistemin iflas ederek kadın özgürlükçü yaşamın esas kılınacağına olan inancımızla tüm kadınları 8 Mart’ı coşkuyla karşılamaya çağırıyoruz. Yaratılan korku, baskı, şiddet ve ölüm duvarlarını yıkıp birleşme zamanıdır. Bizleri evlere kapatmaya çalışanlara, daha fazla yoksulluk, daha fazla şiddet, daha fazla geleceksizlik sunanlara itirazımız var.”

    8 Mart günü kadınlar, Sanat Sokağı’ndan yürüyüş düzenleyip, Seyit Rıza Meydanı’nda miting yapacak.

    PİRHA/DERSİM

     

                                                     

  • Kadınlardan açıklama: 21 yaşındaki üniversite öğrencisi 2 yıldır nasıl bulunmaz?-VİDEO

    Kadınlardan açıklama: 21 yaşındaki üniversite öğrencisi 2 yıldır nasıl bulunmaz?-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasının ikinci yıl dönümü dolayısıyla, Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “2 yıl değil 2 bin yıl da geçse vazgeçmeyeceğiz” dedi. Abla Aygül Doku ise “21 yaşındaki üniversite öğrencisi bir insan bu ülkede 2 yıldır nasıl bulunmaz” diye sordu. 

    Dersim Kadın Platformu, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasının ikinci yıl dönümü dolayısıyla Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı Raife Yılmaz okudu.

    “2 YILDIR SORUŞTUURMADA HERHANGİ BİR İLERLEME SAĞLANMADI”

    Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair başlatılan soruşturmada 2 yıldır herhangi bir ilerlemenin sağlanmadığını belirten Yılmaz, “Savcılığın ‘intihar’ iddiası üzerinde durduğu, Dinar Köprüsü yönünden ilerleyen ve MOBESE kayıtlarına da yansıyan kadının Doku olduğu öne sürülerek, köprüden Uzunçayır Baraj Gölü’ne atladığı algısı yaratıldı. Ancak arama çalışmalarından bir sonuç alınmadı. Dosyanın tek şüphelisi ve Gülistan’ın en son görüştüğü kişi olan Zaynal Abarakov’un ise bu süre zarfında sadece ifadesine başvuruldu. Ailenin yetkililerle yaptığı görüşmeler sonuçsuz kaldı. Şüpheliler hakkında herhangi bir işlem yapılmaz iken abla Aygül Doku hakkında dava açılmıştır. Tüm bunların sonucunda aile adliye önünde oturma eylemi başlatmış ve Vali ile bir görüşme gerçekleştirmiştir. Vali ve savcının söylemleri şüphelileri aklayan tarzdadır. Annenin ‘Gülistan bulunana kadar buradan gitmeyeceğiz’ sözleri üzerine Valinin ‘ne isterseniz yapın’ söylemi yetkililerin bu olayı önemsemedikleri ve kendileri nezdinde kapattıklarının göstergesidir” dedi.

    Doku ailesi ve Dersim Kadın Platformu, Seyit Rıza Meydanı’ndaki basın açıklamasının ardından Gülistan Doku’nun intihar ettiği iddia edilen Dinar Köprüsü’ne gitti.

    İki yıldır bize destek verenlerin dışında bu olayda susanların olduğunu söyleyen abla Aygül Doku ise şunları söyledi:

    “AKP ve MHP milletvekilleri Gülistan’ın kediye duyduğu merhameti, siz Gülistan’a duymadınız. Gülistan için kurulması teklif edilen komisyon sizin oylarınızla reddedildi. Siz Gülistan’ın kediye duyduğu merhamete bile sahip değilsiniz. 21 yaşındaki üniversite öğrencisi bir insan bu ülkede 2 yıldır nasıl bulunmaz.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    > Gülistan Doku’nun ailesi 5 Ocak’a kadar adliye önünde oturma eylemi yapacak
    > Anne Doku: Adalet istiyorum!
    > Doku Ailesi: Gülistan’ı bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz
    > ‘Gülistan’ın başına gelen bizim de başımıza gelebilir; sokakta rahat gezemiyoruz’
    > Şaroğlu’ndan Gülistan Doku sorusu: Gerçeğin açığa çıkmasından mı endişe ediliyor?
    > Gülistan Doku’nun ailesinin başlattığı oturma eylemi 4. gününde devam ediyor
    > Doku ailesi: Kızımızın katilini arıyoruz ama kimse bize yardım etmiyor

  • ‘Kadınlara dayatılan ölüm siyasetine karşı yaşam siyasetini savunuyoruz’-VİDEO

    ‘Kadınlara dayatılan ölüm siyasetine karşı yaşam siyasetini savunuyoruz’-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, hasta kadın tutsaklar, Garibe Gezer ve Diyarbakır’da intihar eden KHK’lı SES üyesi Fatma Demirel’le ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, “Hapishanelerde kadınlara yönelik hak ihlallerinin son zamanlarda pandemi bahane edilerek daha da arttı” denildi.

    Dersim Kadın Platformu, Dersim Sanat Sokağı’nda hasta kadın tutsaklar, Garibe Gezer ve Diyarbakırda intihar eden KHK’lı SES üyesi Fatma Demirel’le ilgili basın açıklaması yaptı.

    Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını Yaprak Kurban okudu. Son yıllarda Türkiye’de kadınlara yönelik eşitsizlik ve ayrımcılığın giderek arttığını vurgulayan Kurban, “Bugün özelde kadın hakları genelde insan hakları alanında kazanılmış haklar birer birer gasp edilmektedir. Hapishanelerde kadınlara yönelik hak ihlallerinin son zamanlarda pandemi bahane edilerek daha da arttı. Zaten kısıtlı olan haklarına erişimin zorlaştı ve hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinden en fazla etkilenenler ise hasta tutsaklardır” dedi.

    “TÜM HASTA TUTUKLULARIN TAHLİYE EDİLMELERİ GEREKİYOR”

    Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un hapishanede kaldığı her gün hastalığının ilerlediğini ve yaşadığı sağlık problemleri arttığını belirten Kurban “Aysel Tuğluk, bir an önce tahliye edilip dışarıda tedavisinin yapılması gerekiyor. Özelde Aysel Tuğluk, genelde tüm hasta tutukluların fikri, düşüncesi ne olursa olsun bir ayrımcılığa maruz bırakılmadan tahliye edilmeleri gerekmektedir. Garibe Gezer’in, Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeyken işkence gördüğünü ve cinsel saldırıya maruz kaldı ve daha sonrasında ise intihar ettiği iddia edildi. Gezer’in avukatları Ekim ayında Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuş, süngerli oda olarak bilinen tek kişilik hücrede gardiyanların sistematik işkence ve cinsel tacizine, sonrasında ise revir doktorunun ayrımcılığına maruz kaldığını rapor etmişlerdi. Konu meclis gündemine taşınmış, ancak sorumlularla ilgili herhangi bir soruşturma açılmamıştı” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Kadınların en küçük haklarına dahi savaş ilan edildi

    Dersim Kadın Platformu: Kadınların en küçük haklarına dahi savaş ilan edildi

    PİRHA-25 Kasım dolayısıyla Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yapan Dersim Kadın Platformu, “Kadınların kağıt üstündeki en küçük haklarının dahi ortadan kaldırılması için iktidar adeta bir savaş ilan etmiş durumda” dedi. Açıklamada, “Adalet yok, hukuk yok, kadınların başvurup cevap alabilecekleri, destek bulabilecekleri devlet kurumlarının kapısı kadınların yüzüne çarpıyor” ifadeleri yer aldı.

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Şiddet Kaderimiz Değil Birlikte Değiştireceğiz” pankartı açıldı.

    Platform adına açıklamayı Dersim Yenigün Kadın Derneği Yöneticisi Fatoş Taşkale okudu. Taşkale, kadınların dünyanın dört bir yanında eşitsizliği, yoksulluğu, savaşları ve şiddeti üreten erkek egemen kapitalizme karşı alanlarda olduğunu söyledi.

    “KADINLARIN EN KÜÇÜK HAKLARINA DAHİ ADETA SAVAŞ İLAN EDİLDİ”

    Evde, sokakta, işyerinde ve siyasetteki şiddetin iç içe geçerek arttığını ifade eden Taşkale, iktidar politikalarının sonucu kadına yönelik şiddetin daha da arttığını savundu. İstanbul Sözleşmesi’ne atıfta bulunan Taşkale, “Kadınların kağıt üstündeki en küçük haklarının dahi ortadan kaldırılması için iktidar adeta bir savaş ilan etmiş durumda. Adalet yok, hukuk yok, kadınların başvurup cevap alabilecekleri, destek bulabilecekleri devlet kurumlarının kapısı kadınların yüzüne çarpıyor. Kürt kadın siyasetçiler, kadın kurumları bu kadın düşmanı politikalardan en çok pay alanlardan oluyor. Kayyımlar eliyle tasfiye edilmeye çalışılan kadın kurumları, kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda iktidarın nasıl bir yol haritası çizdiğini de gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    GÜLİSTAN DOKU’DAN HALA HABER YOK

    Kadına yönelik şiddetin her yerde olduğu gibi Dersim’de de arttığını ifade eden Taşkale, iki yıldır Gülistan Doku’dan haber alınamadığını hatırlattı. Yaşamak için mücadelenin tek seçenek olduğunu kaydeden Taşkale, her yerde kadınların mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

    PİRHA / DERSİM

     

  • Dersim Kadın Platformu: 25 Kasım’da kadınları alanlara bekliyoruz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: 25 Kasım’da kadınları alanlara bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü için Dersimli kadınları alanlara beklediğini açıkladı.

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü için Dersimli kadınları alanlara beklediğini açıkladı.

    Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil okudu. Kadına karşı şiddetin tarihçesi oldukça eskilere dayandığını belirten Yeşil, “İnsanlık tarihi boyunca, dünyanın dört bir yanında, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren kadınlar, eril zihniyetin sürdürücüsü iktidarların hedefi olmuştur. Kadınlar, şiddetin her türlüsüne maruz kalmalarına karşın, eşitlik ve özgürlük mücadelelerinden asla vazgeçmemiş, tam aksine mücadelelerini her gün yaygınlaştırmıştır” diye belirtti.

    “HAKLARIMIZ İÇİN ALANLARDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kadınların katledilmeye devam edildiğini vurgulayan Yeşil, “Bizler Dersim Kadın Platformu olarak kadın cinayetlerini durdurmak için, tacize ve tecavüze, haksız tahrik indirimine son vermek için, AKP’nin kadın düşmanı politikalarına dur demek için, güvencesiz, kayıt dışı, kölece çalışmaya hayır demek için, nefret suçlarına dur demek için, savaşa karşı onurlu bir barış inşa etmek için, emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz bizimdir demek için, haklarımızı ve hayatlarımızı elimizden almak isteyenlere karşı mücadeleyi büyütmek için alanlarda olmaya devam edeceğiz. Tüm Dersimli kadınları da  25 kasım günü alanlara bekliyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim Kadın Platformu: İktidar kadın katliamlarına zemin hazırlamıştır-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: İktidar kadın katliamlarına zemin hazırlamıştır-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaptığı Ezidi Katliamı’nın 7. yıldönümü, Antalya’da katledilen Azra Gülendam Haytaoğlu ve Maraş’ta katledilen Emine Gökkız için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “İktidar, bizim için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesinden imzayı çekerek kadın katliamlarına zemin hazırlamıştır” denildi.

    Dersim Kadın Platformu, IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de yaptığı Ezidi Katliamı’nın 7. yıldönümü, Antalya’da katledilen Azra Gülendam Haytaoğlu ve Maraş’ta katledilen Emine Gökkız için Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamasında ‘Şengal’de, Antalya’da, Maraş’ta katledilen kadınlar isyanımızdır’ pankartı açıldı.

    Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını Handan Kahraman Şanlı okudu.

    Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, kadına ve çocuğa yönelik cinsel istismar vakaları artarak devam ettiğini belirten Şanlı, “Her gün yeni bir kadın cinayetine uyanıyoruz. Antalya’da, vahşice Boğularak öldürülen Azra Gülendam Haytaoğlu beş parçaya ayrılıp, valizle ormana gömüldü. İzmir’de öğretmen olarak görev yapan Emine Gökkız tatil için gittiği Maraş’ta dolaşmaya çıkmış ve geçtiğimiz günlerde ormanlık alanda cesedi bulunmuştur. Yine dün ilimizde havuzlu bir kafede 16 yaşında bir çocuk askeri bir personelin tacizine maruz kalmıştır” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇEKİLENLER KADINA YÖNELİK ŞİDDETİ TEŞVİK ETMİŞLERDİR”

    Cinayetlere engel olması gerekenlerin kadını şiddete karşı koruyan yasaları iptal ederek yeni cinayetlere zemin hazırlandığını dile getiren Şanlı, “Her bir cümleleri kadınlara, LGBT+’lara şiddet olarak dönüyor. Erkek şiddetine karşı önlem alınması çağrılarımıza kulak tıkayan iktidar, bizim için hayati öneme sahip İstanbul Sözleşmesinden imzayı çekerek kadın katliamlarına zemin hazırlamıştır. Biz kadınların uzun yıllar mücadelesinin bir kazanımı olan İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddetle mücadelede en etkin yasa iken bunu uygulamayıp kaldırmışlardır. Oysa İstanbul Sözleşmesi, hukuki güvencemizdi. İstanbul Sözleşmesini hedef alıp Sözleşmeden çekilenler kadına yönelik şiddeti teşvik etmişlerdir” dedi.

    “TÜM KADINLARI HAKLARIMIZI KORUMAK İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Bugün IŞİD çetelerinin, Şengal’e saldırısı sonucu binlerce Êzidî’yi soykırıma maruz bırakmasının 7’inci yıldönümü olduğunu hatırlatan Handan Kahraman Şanlı, şunları kaydetti:

    “3 Ağustos 2014 tarihinde IŞİD çetelerinin, Şengal’e saldırısı sonucu binlerce Êzidî, soykırıma uğramış, o gün 6000 kadın ve çocuk esir alınmış, 400 bin Êzidî zorla göçertilmiştir. Esir alınan kadın ve çocuklara cinsel işkence uygulanmış, köle pazarlarında para karşılığında satılmış, zorla din değiştirmeye maruz bırakılmıştır. IŞİD çetelerinin özellikle Êzidî kadınlara uyguladığı bu yöntemler, Êzidî kadınların şahsında kadın iradesini teslim alma ve biat ettirme politikasının bir devamıdır. Eşitlik içinde ve şiddetsiz bir yaşam kurma gücünü ellerinde taşıyan tüm kadınları, sözleşmeyi ve mücadeleyle kazanılmış tüm haklarımızı korumak için birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu’ndan oyuncu Volga Sorgu’ya tepki!

    Dersim Kadın Platformu’ndan oyuncu Volga Sorgu’ya tepki!

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, kadına yönelik şiddet, ölüm tehdidi ve şantajla gündeme gelen sinema oyuncusu Volga Sorgu’nun “Veyvê Kıtavu-5” etkinliğine davet edilmesine tepki gösterdi.

    İstanbul’da 2019 yılında N.Ş. adında bir kadına şantaj yapmak, S.Ö. isimli kadına da şiddet uygulamak ve ölüm tehdidinde bulunmakla gündeme gelen sinema oyuncusu Volga Sorgu’nun Dersim’de yazar Emirali Yağan için düzenlenen “Veyvê Kıtavu-5 (Kitapların Düğünü)” etkinliğine çağrılmasına tepki geldi.
    Konuya ilişkin Dersim Kadın Platformu, yazılı açıklama yayınladı.

    “KADINLAR TACİZ MESAJLARINA MARUZ KALDI”

    Dersimli kadınların, daha önce de bu konuya tepki gösterdiğinin belirtildiği açıklamada, “Bu açıklamayı sosyal medya hesaplarından yayınlayan kadınlar, Volga Sorgu tarafından mesnetsiz, tehditkar, alaycı, sözlü taciz mesajlarına maruz kaldı. Volga Sorgu bununla da yetinmeyerek bu açıklamayı haberleştiren basına yönelik de hakaret söylemlerinde bulunmuştur. Kısaca özetlediğimiz bu duruma ilişkin, açıklamayı yapan kadınlar Volga Sorgu tarafından maruz kaldıkları şiddete ve yayınladıkları metinde de ifade ettikleri üzere, şiddet failine bazı kişiler tarafından itibar gösterilmesine yönelik eleştirileri ile platformumuza başvuruda bulunmuştur” denildi.
    “HER ZAMAN YAN YANA DURACAĞIZ”
    “Biz kadınlar yalnızca fiziksel değil, sözlü, yazılı her türlü erkek şiddetine karşı dayanışmamızı büyüterek yol alıyoruz” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Birimizin şiddet gördüğü koşulda hiçbirimizin güvende olmadığının bilinciyle, her zaman yan yana durmaktayız, duracağız. Kadına yönelik her türlü şiddet beyanını ya da fiilini görmezden gelen zihniyeti mahkum edeceğimizi bir kez daha yineliyor, Volga Sorgu’yu sosyal medya hesapları üzerinden yürüttüğü şiddete bir an önce son vererek kadınlardan özür dilemeye çağırıyor ve bundan sonra Dersim’de düzenlenecek herhangi bir etkinlikte taciz, şiddet suçları işleyen kişilere yer verilerek itibar gösterilmemesi konusunda daha titiz, duyarlı, hassas olunmasını bekliyor, bu ortamı sağlayanları eleştiriyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz demek için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Kadın kazanımlarına saldırıların son halkası yaşam güvencemiz olan İstanbul Sözleşmesinden geri çekilme kararı olmuştur. Bu karar, bir gece yarısı tek adamın imzası ile verilmiştir. Bu karar ile kadına yönelik şiddette bir kez daha imza atılmıştır” denildi.

    Dersim Kadın Platformu, AKP hükümetinin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini protesto etmek için Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz pankartı açıldı. Dersim Kadın Platformu adına açıklamayı Naciye Turan okudu.

    Sözleşmenin amacının ev içi şiddet dâhil kadına yönelik her türlü şiddeti önlemek, ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Turan, “Şiddeti önlemek için kadınları güçlendirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak ve yaygınlaştırmaktır. Sözleşmenin amacı şiddet mağdurlarının korunması için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler tasarlamak, şiddete karşı uluslararası işbirliğini yaygınlaştırmaktır. İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, şiddet faillerinin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için en ince ayrıntısına kadar titizlikle hazırlanmış ilk uluslararası sözleşmedir” dedi.

    “SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLMEK BİNLERCE KADININ KATLEDİLMESİNE ONAY VERMEKTİR”

    Kadın kazanımlarına saldırıların son halkası yaşam güvencemiz olan İstanbul Sözleşmesinden geri çekilme kararı olduğunu vurgulayan Turan, “Bu karar, bir gece yarısı tek adamın imzası ile verilmiştir. Bu karar ile kadına yönelik şiddette bir kez daha imza atılmıştır. Sözleşmeyi uygulamak yerine sözleşmeden geri çekilmek, binlerce kadının katledilmesine onay vermektir. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmek kadın düşmanlığı onaylamaktır. Kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bu süreçte iptal edilmek istenen İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olduğu 6 yıldan bu yana etkili bir biçimde uygulanabilseydi eğer katledilmiş pek çok kadın bugün yaşıyor olacaktı. Bu koşullarda sözleşmesinin iptali daha çok kadının erkekler tarafından korkusuzca katledilmesi anlamına geliyor” dedi.

    “HAKLARIMIZDAN VE HAYATLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

    Kadınların sesini, isyanını bastıramayacaksınız diyen Naciye Turan, “Tek adam rejiminiz, haklarımızı ve kazanımlarımızı gasp edemeyecek. Çözümsüz değiliz. Umudumuz diri ve güçlüyüz. Sözleşmenin resmen yürürlükten kalkacağı bugün tekrar söylüyoruz; ne İstanbul Sözleşmesi gibi kadınlar için yaşamsal önemdeki bir sözleşmenin tarafı olmak ne de sözleşmeden çekilme kararı vermek tek adamın iki dudağının arasından çıkan bir söze bağlı değildir. Kadınların yaşamlarına ilişkin böylesi önemli bir kararın, iktidarın kirli ittifak ilişkilerine kurban edilmesini kabul etmiyoruz. Eşitlik içinde ve şiddetsiz bir yaşam kurma gücünü ellerinde taşıyan tüm kadınları, sözleşmeyi ve mücadeleyle kazanılmış tüm haklarımızı korumak için birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Haklarımızdan, hayatlarımızdan ve İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Dersim Kadın Platformu’ndan 19 Haziran mitingine destek: Vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’ndan 19 Haziran mitingine destek: Vazgeçmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Türkiye’nin çekilme kararı aldığı ve kadına karşı şiddetin önlenmesini hedefleyen İstanbul Sözleşmesi, 1 Temmuz’da geçerliliğini kaybedecek. İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kalkacağı 1 Temmuz öncesi kadınlar 19 Haziran’da miting yapacak. Dersim Kadın Platformu Seyit Rıza Meydanı’nda yaptı açıklamada, “Haklarımızdan, kazanımlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi. 

    Türkiye’nin çekilme kararı aldığı ve kadına karşı şiddetin önlenmesini hedefleyen İstanbul Sözleşmesi, 1 Temmuz’da geçerliliğini kaybedecek.

    Erdoğan’ın imzasıyla 20 Mart’ta alınan bu kararın hukuken ve kadınlar nezdinde geçerliliği olmadığını savunan kadın örgütleri, 19 Haziran Cumartesi günü İstanbul Maltepe’de “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” mitingi düzenleyecek.

    İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kalkacağı 1 Temmuz öncesi kadınlar büyük bir mitinge hazırlanıyor. İstanbul Maltepe’de bulunan Etkinlik Alanı’nda yapılacak miting Cumartesi günü saat 13.00’te başlayacak. Türkiye’nin dört bir yanından kadınların katılması beklenen mitingin şiarı, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” oldu.

    Dersim Kadın Platformu, Türkiye’nin çekilme kararı aldığı ve kadına karşı şiddetin önlenmesini hedefleyen İstanbul Sözleşmesi, 1 Temmuz’da geçerliliğini kaybetmesi nedeniyle Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması düzenlendi. Dersim Kadın Platformu adına basın açıklamasını okuyan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Ataerkil güç ilişkilerinden beslenen eril şiddet her gün daha vahşi yöntemlerle can almaya devam ediyor. İktidar partisi temsilcilerinin her fırsatta kadın kazanımlarını hedef alması, sürekli kullanılan ayrımcı ifadeler kadın katillerini daha fazla cesaretlendiriyor” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ TİTİZLİKLE HAZIRLANMIŞ İLK ULUSLARARASI SÖZLEŞMEDİR”

    Eril yargının şiddet faillerini cezasız bırakması ve katillere verilen iyi hal indirimleri şiddet tehdidi altında yaşam süren kadınlara yenilerinin eklendiğini belirten Yeşil, “Şiddetten kurtulmak için kolluğa ve yargıya başvuran kadınların yetersiz alınan ya da alınmayan önlemler nedeniyle korunamaması kadınları daha fazla çaresizliğe itiyor. Hal böyleyken kadınların uzun yıllar emek vererek,  bedeller ödeyerek sahip oldukları koruyucu yasaların iktidar temsilcileri ve gerici basın üzerinden sürekli olarak yalan yanlış bilgilerle hedefe konması yeni kadın cinayetlerine açık davetiye sunmaktadır. Uzunca bir süredir 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesinin tartışılmaya açılması kadınlara yönelik geliştirilen ideolojik saldırıların önemli bir parçasıdır. İstanbul Sözleşmesi kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi, kadınların her türlü şiddetten korunması, şiddet faillerinin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılması için en ince ayrıntısına kadar titizlikle hazırlanmış ilk uluslararası sözleşmedir” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ UYGULANSAYDI KATLEDİLEN KADINLAR BUGÜN YAŞAYACAKTI”

    İstanbul Sözleşmesi yürürlükte olduğu 6 yıldan bu yana etkili bir biçimde uygulanabilseydi eğer katledilmiş pek çok kadın bugün yaşayacağına vurgu yapan Yeşil şunları söyledi:

    “İstanbul Sözleşmesinin siyasal iktidar ve iktidarla aynı ideolojiden beslenen gerici çevrelerce hedef alınmasının nedeni sözleşmenin toplumsal cinsiyet eşitliğini temel almasıdır. Kadınları değil aileyi korumayı önceleyen,  şiddeti değil boşanmayı engellemeyi amaç edinen iktidarın cinsiyetçi saldırılarının hedefi,  kadınları kamusal alanlardan çekip eve hapsetmek,  tekçi, gerici ideolojisini kadınların yaşamı üzerinde kurduğu denetimle tüm topluma yaymaktır. Bahsedildiği gibi aileyi parçalayan İstanbul sözleşmesi ve sözleşmeyi savunanalar değil, erkek şiddeti ve bu şiddeti önlemek için oluşturulan sözleşmenin gereklerini yerine getirmeyenlerdir. İstanbul sözleşmesinin nefret diliyle beslenen ırkçı, gerici kesimlerce hedef alınmasının nedeni sözleşmenin ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği, medeni hal, göçmenlik statüsü gibi nedenlerle hiçbir kesimin ayrımcılığa uğramamasını temin etmesidir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu’ndan asker şiddetine tepki: Dehşetle karşılıyoruz-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’ndan asker şiddetine tepki: Dehşetle karşılıyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim Kadın Platformu, Dersim’de V.Y. adlı kadının askerler tarafından yere yatırılarak başına silah dayanmasına Seyit Rıza Meydanı’nda yaptıkları basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Açıklamada, “Yaşanan olayda can kaybının olmamasını büyük bir şans olarak değerlendiriyoruz. Her birimizi yaşadığımız kentte, güpegündüz böylesi akıl ve mantık dışı uygulamalara maruz kalma ihtimali ile yüz yüze bırakan bu hadiseyi dehşetle karşılıyoruz” denildi.

    20 Mayıs Perşembe günü Dersim-Ovacık karayolunda V.Y. adlı kadın otobüs durağında beklerken ‘canlı bomba’ şüphesi var denilerek iki asker tarafından yere yatırılarak şiddete uğramış ve başına silah dayanmıştı.

    Dersim Kadın Platformu yaşananlara ilişkin Seyit Rıza Meydanı’nda bir araya gelerek  basın açıklaması yaptı. Platform adına basın açıklamasını Selma Ulun okudu. Ulun, “Geçtiğimiz günlerde ilimizde kadın bir vatandaş, iki jandarma personeli tarafından canlı bomba ihbarı neticesinde güpegündüz şehrin ortasında üzerine silah doğrultularak müdahaleye maruz bırakıldı. Yaşanan olayda can kaybının olmamasını büyük bir şans olarak değerlendiriyoruz. Her birimizi yaşadığımız kentte, güpegündüz böylesi akıl ve mantık dışı uygulamalara maruz kalma ihtimali ile yüz yüze bırakan bu hadiseyi dehşetle karşılıyoruz” dedi.

    “BİREYİN CAN VE MAL GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK DEVLETİN EN ÖNEMLİ GÖREVİDİR”

    Yaşam hakkı başta olmak üzere bireyin can ve mal güvenliğini sağlamak devletin en önemli görevi ve sorumluluğu olduğunu vurgulayan Selma Ulun şunları söyledi:

    “Yine, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile masumiyet karinesi Anayasa ve uluslararası Sözleşmelerle güvence altına alınmıştır. Kişinin güvence altında bulunan bu haklarına devlet tarafından veya devlete bağlı kolluk kuvvetleri tarafından müdahale edilebilmesi için ölçülü ve makul gerekçelerin bulunması gerekir. Oysa ki; adeta bir skandal niteliğindeki hadisede müdahaleye maruz kalan kadının 10 dakika öncesinde emniyet personeli tarafından GBT kontrolünden geçirilmiş olması, iki jandarma personelinin olay esnasında görevli dahi olmaması yaşananların boyutunu ortaya koyuyor.  Kaldı ki, müdahaleye maruz kalan mağdur kadına olay esnasında jandarma personellerinin jandarma olduklarını dahi söylememiş, herhangi bir ikazda dahi bulunmamışlardır. Buna rağmen mağdur kadın direniş göstermemiştir ve o anki panik ve korkuyla yere yatmıştır.”

    “JANDARMALARIN BU MÜDAHALESİ SİLAH KULLANMA YETKİSİNİ AÇIKÇA İHLAL ETMEKTEDİR”

    Canlı bomba iddiasına yönelik müdahale esnasında çevredeki halkı korumak adına jandarmanın bir açıklamada bulunmadığını söyleyen Ulun, “Kontrolsüzce havaya 2 el ateş etmiş ve haliyle halkı paniğe sevk ederek önüne geçilemeyecek tehlikelere sebebiyet vermiştir. Müdahaleye maruz kalan kadının canlı bomba şüphelisi ile örtüşecek bir kıyafet giymemiş olması Jandarma personeli tarafından kadına yönelik olarak silahla yapılan müdahalenin keyfiliği noktasına da dikkat çekmektedir. Hukuken jandarmaların yapmış olduğu bu müdahale PVSK Md. 16 zor ve silah kullanma yetkisini de açıkça ihlal etmektedir. Müdahaleye maruz kalan kadının özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali boyutuna ulaşmıştır. Yine kadının masumiyet karinesi ihlal edilmiş, suçlu muamelesi görmüştür. Birçok ihlale neden olan bu yaklaşımlar, toplum tarafından da mağdur kadın tarafından da kabul edilemez niteliktedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM