Etiket: Dersim Kadın Platformu

  • Kadınlar Dersim’den haykırdı: Mücadeleyi büyüteceğiz, bir kişi daha eksilmeyeceğiz! – VİDEO

    Kadınlar Dersim’den haykırdı: Mücadeleyi büyüteceğiz, bir kişi daha eksilmeyeceğiz! – VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Tüm kadınları; kadına yönelik her türlü şiddete, kadın cinayetlerine, savaşa, ekonomik krize, cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, sömürüye, otoriterliğe karşı; Mirabel kardeşlerin mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz” denildi. 

    Haberin Videosu

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan açıklamaya kadın örgütleri, sivil toplum örgütü, siyasi parti ve kurum temsilcileri katıldı.

    “ÖLMEK İSTEMİYORUM HAYKIRIŞI; TÜM KADINLARIN HAYKIRIŞIDIR”

    Basın açıklamasını okuyan DİSK Genel İş Dersim Şube Başkanı Şükran Yılmaz, “Neoliberal politikalar tüm dünyada kadınları güvencesizliğe işsizliğe, eril zihniyete ve aileye daha çok mahkûm etmektedir. Kadınların birçok hakkını yüzyıl önce elde ettiği ülkelerde bugün seçme seçilme, üreme, boşanma, sosyal güvenceye sahip olma, eşit işe eşit ücret gibi en temel medeni ve sosyal ve ekonomik haklar ayaklar altına alınmaktadır. Diğer yandan da, tüm bu saldırılara ve yarattığı şiddet biçimlerine, kürtaj yasaklarına, yoksulluğa, işsizliğe, ayrımcılığa karşı dünyanın her yerinde kadınların itiraz ve direnişleri yükselmektedir” ifadelerini kullandı.

    AKP’nin politikalarının kadına yönelik şiddeti arttırdığını belirten Yılmaz, “Ülkemiz açısından da, ataerki ve kapitalizm ortaklığına siyasal islam ideolojisini ekleyen siyasi iktidarın; şiddeti olağanlaştıran cinsiyetçi söylem ve politikaları ile neoliberalizm, savaş, ırkçılık, tekçilik, dinin araçsallaştırılması, ekonomik kriz gibi nedenler kadına yönelik şiddeti her geçen gün artırmaktadır. Kadın emeğine, bedenine, kimliğine karşı saldırı hiç olmadığı kadar artmıştır. Neredeyse günde iki kadın, genellikle de en yakınındaki erkekler tarafından, öldürülmektedir. Son 17 yılda bu rakam ne yazık ki, 15 binin üzerine çıkmıştır.  Sadece Eylül ve Ekim ayında 86 kadının katledildiğini görüyoruz. Kırıkkale’de eski eşi Fedai Baran tarafından defalarca bıçaklanarak 10 yaşındaki kızının gözleri önünde katledilen Emine Bulut’un “ölmek istemiyorum” haykırışı tüm kadınların haykırışıdır” diye konuştu.

    Yılmaz, kadınların taleplerini şöyle sıraladı:

    • Kadına yönelik her türlü şiddeti önleyen ve kadınları koruyan yasal düzenlemeler acilen yapılmalı,
    • Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulmalı,
    • İş yerinde şiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen düzenlemeler yapılmalı,
    • Kadın istihdamında tek seçenekmiş gibi sunulan esnek-güvencesiz-kayıtdışı ve taşeron çalıştırmaya, kiralık işçilik uygulamasına son verilmeli,
    • Bütçede, eğitimde ve her türlü yasa ve uygulamada toplumsal cinsiyet eşitliği esas alınmalı,
    • Kapatılan kamu kreşleri açılmalı, kadın veya erkek olduğuna bakılmaksızın en az 50 çalışanın bulunduğu iş yerlerinde gündüz bakım evi ve kreşler açılmalı,
    • Eşit işe eşit ücret sağlanmalı,
    • Kadınlar için daha fazla yoksulluk, şiddet, göç ve ayrımcılık anlamına gelen savaş politikaları son bulmalı. Eşit ve özgür biçimde bir arada yaşamın sağlanacağı demokratik koşulların oluşması sağlanmalı,
    • KHK’ler iptal edilerek haksız hukuksuz yere işten çıkarılan tüm emekçiler görevlerine iade edilmeli,
    • Kadınlardan yana imza atılan uluslararası sözleşmelerin gereklikleri yerine getirilmeli.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım programını açıkladı-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım programını açıkladı-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü programını açıkladı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için çağrı yaparak programlarını deklere etti.

    KESK Dersim binasında yapılan açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcileri katılım gösterdi.

    Dersim Kadın Platformu adına açıklama yapan HDP PM üyesi Nurşat Yeşil, “Kadına yönelik her türlü şiddetin önüne geçilsin çağrısıyla bu yıl da alanlarda olacağız. Gittikçe kadın hakları tırpanlanıyor. Haklar, uygulamaya geçirilmiyor. Kadınlar her gün öldürülüyor, şiddet görüyor” ifadelerini kullandı.

    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verilerini aktaran Yeşil, “Bizler Dersim Kadın Platformu olarak taleplerimizi dile getirmek için, yasaların uygulanması, kadınlara pozitif ayrımcılığın tanınması için alanlarda olacağız” diyerek meydanlara çağrı yaptı.

    Dersim Kadın Platformu’nun programı şöyle:

    19 Kasım Salı: Tutsak kadınlara kart gönderimi

    21-22 Kasım Çarşamba: Ticari araç ve işletmelere, kadına yönelik şiddete karşı duyarlılık oluşturmak için afiş vs,

    Belediye Konferans Salonu’nda film gösterimi

    25 Kasım Pazartesi: Seyit Rıza Meydanı’nda saat 17.30’da basın açıklaması gerçekleştirilecek.

  • ‘Devletin cezasızlık politikası çocuk istismarını arttırıyor’-VİDEO

    ‘Devletin cezasızlık politikası çocuk istismarını arttırıyor’-VİDEO

    PİRHA-Tacize, cinsel istismara ve çocuk istismarına karşı eylem yapan Dersim Kadın Platformu, “Devletin cezasızlık politikası bu kişileri evlerimizin içine kadar girip çocuklarımıza saldırmaya cüret edecek kadar cesaretlendiriyor.” dedi. 

    Haberin Videosu

    Dersim Kadın Platformu, bugün çocuk istismarı, taciz ve tecavüzlere karşı Seyit Rıza Meydanı’nda oturma eylemi yaptı. Eylemde “Tacize, cinsel istismara, çocuk istismarın hayır” yazılı pankart açıldı.

    Burada yapılan basın açıklamasını Dersim Kadın Platformu üyesi Sırma Tayam okudu. Tayam konuşmasına “Bir yılda bu ülkede, evlerimizde, sokaklarımızda, okullarımızda kaç çocuk cinsel istismara uğruyor? On binlerce? Yüz binlerce veya daha fazlası. Bunların kaç tanesi sesini çıkardığı anda duymazdan geliniyor, susturuluyor, korkutuluyor, hatta evlendiriliyor? Kaç tanesi suç duyurusunda bulunabiliyor? Kaç tanesinin suç duyurusunu bir savcı dava açmak için gerekçe sayıyor? Kaçının faili ceza alıyor? Kaçı faillerine ‘aile’ demek zorunda bırakılıyor?” sorularıyla başladı.

    “CEZASIZLIK POLİTİKASI CESARETLENDİRİYOR”

    Dersim’in Pertek ilçesinde 70 yaşındaki Ahmet Çelik’in kapı komşusu 17 yaşındaki bir çocuğa önce sözlü taciz ardından da tecavüz girişiminde bulunduğunu ifade eden Tayam, “Devletin cezasızlık politikası bu kişileri evlerimizin içine kadar girip çocuklarımıza saldırmaya cüret edecek kadar cesaretlendiriyor.” dedi.

    Çocukları istismar edenlerin evlilik yoluyla aklanmasının, 15 yaş altında ‘rıza’yı tartışmanın cinsel istismar olaylarına zemin hazırladığını kaydeden Tayam, “‘Bir kereden bir şey olmaz’ denebilmesi, mevcut cezalar dahi çok ağır diye uygulanmazken ‘daha ağır ceza’ diyerek toplumun gözünü boyama ve cezasızlığı artırma çabası, fail yerine taciz/cinsel saldırı mağdurunu suçlamaya yönelik yaklaşımlar… Tüm bunlar ve dahası bu şiddeti hayatlarımıza egemen kılıyor.” diye konuştu.

    “CEM TEKİNOĞLU İLE İLGİLİ HERHANGİ BİR SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜYOR”

    “Tacizin, tecavüzün, çocuk istismarının olmadan önlenmesi için daha kaç çocuğun bunu yaşaması, kaç kadına ‘sen tahrik etmişsindir’ imasında bulunulması gerek?” diye soran Tayam, kadın öğrencileri bazı kaymakam ve valilerle zorla cinsel ilişkiye zorladığı iddia edilen Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu’nun hala görevde olduğunu ve öğrencilerden uzaklaştırılmadığını hatırlattı. Geçen süre içerisinde Cem Tekinoğlu ile ilgili adli ya da idari herhangi bir soruşturma yürütüldüğünü duymadıklarını vurgulayan Tayam, üniversitelerin açılmasına az bir zaman kala Cem Tekinoğlu’nun hala görevde olmasının aynı olayların yeni dönemde de tekrarlanacağı kaygılarını arttırdığını kaydetti.

    “ŞEFFAF VE ADİL BİR SORUŞTURMA BAŞLATILMALI”

    İyi hal, tahrik gibi haksız cezai indirimlerin, uygulanmayan uluslararası sözleşmelerin kadın taciz tecavüz ve katliamlarını arttırdığını işaret eden Tayam, Cem Tekinoğlu’nun geçmiş dönem AKP’den milletvekili aday adayı olmasının, basına verdiği demeçlerde siyasi gücü arkasına alarak kendini aklamaya çalışmasının bu konuda yetkililerin bir şey yapmayacağını düşündürdüğünü dile getirdi.

    Cem Tekinoğlu hakkında şeffaf ve adil bir soruşturma başlatılması, şahsın açığa alınarak, mağdurların bulunduğu yer olan üniversiteden uzaklaştırılması gerektiğini ifade eden Tayam, Dersim Kadın Platformu olarak iddialar aydınlatılıncaya kadar olayın takipçisi olacaklarını da sözlerine ekledi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersimli Kadınlar, kayyumlara karşı sokakta-VİDEO

    Dersimli Kadınlar, kayyumlara karşı sokakta-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, belediye eş başkanlarının görevden alınması ve kayyum atamalarına ilişkin basın açıklaması ve oturma eylemi gerçekleştirdi. Açıklamada, “Biliyoruz ki kayyum atanan belediyelerde ilk olarak kadın kazanımları hedef alınıyor. Kadın birimleri kapatılıyor. Biz Dersimli kadınlar olarak bu darbeye kadın ittifakını güçlendirerek, kadın mücadelesini yükselterek hep birlikte güçlü bir yanıt verebileceğimize inanıyoruz” denildi.

    Haberin Videosu

    Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye eş başkanları İçişleri Bakanlığı talimatıyla görevden alınmış ve yerlerine valiler kayyum olarak atanmıştı.

    Dersim Kadın Platformu, konuya ilişkin Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı okuyan Halkların Demokratik Partisi Dersim İl Eş Başkanı Özle Toprak, “Mevcut iktidar seçimle kazanamadığı belediyeleri kayyum atayarak yasa dışı bir şekilde ele geçirmektedir. Bu halkın iradesini gasp etmektir, zorbalıktır, darbedir. Kadınların ve bütün halkımızın iradesinin, tercihinin, varlığının gasbı olan bu kararı asla kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “SUSMUYORUZ, KORKMUYORUZ, İTAAT ETMİYORUZ”

    Kayyum atanan belediyelerde ilk olarak kadın kazanımlarının hedef alındığını belirten Toprak, “Biz Dersimli kadınlar olarak bu darbeye kadın ittifakını güçlendirerek, kadın mücadelesini yükselterek hep birlikte güçlü bir yanıt verebileceğimize inanıyoruz. Biz sözümüzün arkasındayız: Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz, direneceğiz” dedi.

    Toprak, “Bütün kadın arkadaşlarımızı, kadın mücadelesi veren bütün kurumları ve halklarımızı eş başkanlık kazanımına ve o belediyeleri var eden kadın emeğine ve iradesine yönelik saldırılara karşı ses yükseltmeye, birlikte mücadeleye çağırıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Açıklamanın ardından 15 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Dünyayı kadınlar özgürleştirir- VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: Dünyayı kadınlar özgürleştirir- VİDEO

    PİRHA- 19. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin son gününde Seyit Rıza Meydanı’nda açıklama yapan Dersim Kadın Platformu, “Eşitsizliğin, şiddetin, sömürünün, ayrımcılığın olmadığı, kadınların özgürce yaşamlarını sürdürdüğü bir gelecek mümkün! Bu gelecek kadınların örgütlü ellerinin üzerinden yükselecektir. Biliyoruz ki; Mücadele kadınları birleştirir, kadınlar dünyayı özgürleştirir” dedi.

    19’ncu Munzur Doğa ve Kültür Festivali kapsamında Dersim Kadın Platformu son dönemde artarak süren kadın katliamları, cinsel taciz ve saldırılara ilişkin ‘Mücadele kadınları bireştirir, kadınlar dünyayı özgürleştirir’ şiarıyla Seyit Rıza Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, platform üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı. Açıklamayı Dersim Kadın Platformu adına Fatoş Taşkale okudu.

    “OTTOWA SÖZLEŞMESİNİN HÜKÜMLERİ YERİNE GETİRİLSİN”

    Festivalin Nupelda ve Ayaz nezdinde katledilen tüm çocuklara ve kadınlara adandığını hatırlatan Taşkale, Nupelda ve Ayaz’ın yaşamını yitirmesinin bölgede sürdürülen savaş politikalarının bir sonucu olduğunu söyledi. Fatoş, “Dersim, resmi rakamlara göre sınır illeri hariç en fazla mayının bulunduğu ildir. Daha fazla ölüm ve acı yaşamamak için, ülkemizin de taraf olduğu anti-personel mayınların imhasına dair Ottowa Sözleşmesi hükümleri yerine getirilerek, ilgili alanlar tekrar taranmalı ve anti-personel mayınları imha edilmeli, gerek sözleşmeden ve gerekse hukukumuzdan kaynaklı gerekli tedbirler alınmalıdır. 38’den 90 lara; 90 lardan günümüze bölgede yürütülen savaş politikalarının en ağır bedelini, hayatlarımızla ödemeyi reddediyoruz . Bu politikaların yıkıcılığı sadece bedenlerimiz üzerinden olmuyor, bedenlerimiz ile beraber yaşam alanlarımız da tahrip oluyor, yok ediliyor. Her yaz şehrimizde çıkan orman yangınları, yaşam alanlarımızla beraber bu alanlarda yaşayan canlı türlerini de yok etmektedir. Yaşamlarımız, yaşam alanlarımız ve tüm canlılar için barış istiyoruz . Çünkü bizler biliyoruz ki eşitsizliğin, şiddetin, sömürünün, ayrımcılığın olmadığı, kadınların özgürce ve barış içinde yaşamlarını sürdürdüğü bir gelecek mümkün” diye belirtti.

    TACİZ, TECAVÜZ VE KADIN KATLİAMLARINA TEPKİ

    Kadınların büyük mücadeleler ve emeklerle elde ettiği yasal düzenlemelerin büyük bir keyfiyetle askıya alındığını kaydeden Fatoş, en temel medeni hakların tartışıldığını ifade etti. Taşkale, “Yaşamlarımızı ve bedenimizi sürekli denetim altında tutarak eril zihniyetlerinde tahayyül ettikleri geleceği yeniden üretmemizi istiyorlar. Kadınlar lehine imzalanan ulusal ve uluslararası sözleşmelere uyulmadığı gibi, cezasızlık ve haksız tahrik indirimi gibi cezai uygulamalar, kadına yönelik her türlü şiddet taciz tecavüzde erkek egemen zihniyeti güçlendiriyor, teşvik ediyor ve koruyor Bu koruma ve yasasızlık her gün karşımıza yeni bir taciz, tecavüz ve kadın katliamı olarak çıkıyor. Son günlerde sosyal medya ve basında yer alan haberlerde, Munzur Üniversitesi’nde görevli bir memur hakkında, kamu görevlilerinin öğrenciler ile not, para vb. şeyler karşılığında yakınlaşmasına aracılık ettiğine dair ciddi iddialar bulunmaktadır. Binlerce genç kadınımızın, çocuğumuzun okuduğu üniversitede bu şahsın halen görevine devam etmesi tezattır. Üniversite yönetimini soruşturmanın bütün yönlerini kamuoyuyla paylaşmaya çağırıyoruz” dedi.

    “SÖMÜRÜLMEYİ REDDEDİYORUZ”

    İktidarın tüm araçlarıyla kadınların ev içi ve ev dışı emeğini, aile dışındaki toplumsal ve siyasal etkinliklerini, var olma mücadelelerini değersizleştirdiğini dile getiren Taşkale, “Kadınların hayatları üzerindeki kontrolünü zayıflatmaya çalışıyor. Esnek, kuralsız, güvencesiz, kayıt dışı ve düşük ücretlerle sömürülmeye, ekonomik krizle birlikte daha fazla yoksullaşmaya, çalışma yaşamının ayrılmaz parçası haline getirilmiş durumda. Baskı, şiddet ve mobinge, kreşleri kapatıp kadınlara yüklenmeye çalışılan bakım hizmetleri nedeniyle ücretli işlerde çalışmamızı engelleyen politikalara karşı durmaya, ev içerisinde görünmez kılınıp değersizleştirilen emeğimize sahip çıkarak mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.. İlimizde çeşitli teşviklerle açılan ve açılırken kadın işçilerle çalıştırılacağı yönünden çokça reklamı yapılan ve de çeşitli yayın organlarında ‘başarı öyküsü’ denilerek sunulan iki tekstil atölyesi, bugün Dersimli kadınlar için bir sömürü cehennemi durumuna gelmiştir. Ünlü markalarla çalışan atölyeler zaman zaman kadınlara fazla mesai yaptırmalarına rağmen bırakın fazla mesai ödemelerini ,bazen kadınlara aylarca maaş ödememektedirler. Emeğimizin böylesine yok sayılmasını, sömürülmeyi reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Taşkale, son olarak şunları kaydetti: “Mücadelemiz; yaşamın her alanında eşitliğin inşa edilmesi, eşitliğin kalıcı hale gelmesi ve kadınların şiddetten, yoksulluktan, işsizlikten, güvencesizlikten uzak hayatlar kurabilmesi için tüm devlet olanaklarının seferber edileceği toplumsal düzen içindir. Eşitsizliğin, şiddetin, sömürünün, ayrımcılığın olmadığı, kadınların özgürce yaşamlarını sürdürdüğü bir gelecek mümkün! Bu gelecek kadınların örgütlü ellerinin üzerinden yükselecektir. Biliyoruz ki; Mücadele kadınları birleştirir, kadınlar dünyayı özgürleştirir.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: Taciz iddiaları aydınlatılsın-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: Taciz iddiaları aydınlatılsın-VİDEO

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu, sosyal medyadan yayılan Munzur Üniversitesi’ndeki taciz iddialarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Daha önce bir kadına şiddet uyguladığı dava dosyalarına da yansıyan şahsın, soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alınması soruşturmanın nasıl yürütüleceği konusundaki kaygılarımızı da bir nebze hafifletecektir” denildi. 

    Twitter’da “Kaç Saat Oldu?” adlı hesaptan 24 Haziran’da paylaşılan tweette “Tunceli Munzur Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Cem Tekinoğlu, bazı vali ve kaymakamlara üniversiteli kızları ayarlıyor. Kesin bilgi! Buna dur denmeli” iddiaları yer almış, konuyla ilgili soruşturma başlatıldığı öne sürülmüştü.

    Dersim Kadın Platformu, KESK binasında konuya ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya siyasi parti ve kurum temsilcileri katılım gösterdi.

    Açıklamayı okuyan Özen Meral Yıldız, “Türkiye’nin her gün gündeminde olan taciz vakaları bu sefer ilimizden medyaya yansıdı. Türkiye’de son yıllarda özellikle kamu sektöründe onlarca taciz vakası yaşandı. Hukuki yaptırımların bu konudaki yetersizliği ve cezasızlıkla sonuçlanan davalar taciz ve tecavüz eğilimlerini cesaretlendirmiştir. Maalesef bizler de son yıllarda dersimde hem taciz, hem de kadına yönelik şiddet olaylarını sık duyar hale geldik.  Bizler Dersimli kadınlar, cezasızlık politikasının sonucu olarak her gün yanı başımızda bir taciz ve tecavüz olayına tanıklık etmek istemiyoruz. Gerekli cezai işlemlerin uygulanarak kadınlar açısından daha güvenli ve yaşanabilir bir kent yaratılması için yetkilileri göreve çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “SORUŞTURMA ADİL VE ŞEFFAF OLMALIDIR”

    “Son günlerde sosyal medya ve basında yer alan haberlerde, Munzur Üniversitesi’nde görevli bir memur hakkında, kamu görevlilerinin öğrenciler ile yakınlaşmasına aracılık ettiğine dair iddialar bulunmaktadır. Söylenenler iddia bile olsa sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar konunun ne kadar vahim bir boyutta olduğunu göstermektedir” diyen Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın vali yaşanan bu cinsel taciz ve tecavüz olaylarına dair kendi twitter hesabından ‘Adli ve idari soruşturma başlatıyoruz. Gereği yapılır…’ Şeklinde paylaşımda bulunmuştur. Bizler bu açıklamanın gereğinin yapılmasını talep ediyoruz. Söz konusu şahsın hâlâ görev başında olması soruşturmanın gidişatı konusunda kaygılarımızın artmasına neden olmaktadır. Soruşturmanın adil ve şeffaf olması Dersimli kadınlar olarak yetkililerden talebimizdir. Bu bağlamda daha önce bir kadına şiddet uyguladığı dava dosyalarına da yansıyan şahsın , soruşturma sonuçlanıncaya kadar açığa alınması soruşturmanın nasıl yürütüleceği konusundaki kaygılarımızı da bir nebze hafifletecektir.

    İyi hal,  tahrik gibi haksız cezai indirimlerin , uygulanmayan uluslararası sözleşmelerin kadın taciz tecavüz ve katliamlarını arttırdığı su götürmez bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor iken, Çeşitli haber organında da yer alan kişinin geçmiş dönem AKP’den milletvekili aday adayı olduğu,  öğrencilerin bahsedilen kişinin gücünden korkup konuşmadığı iddiaları kaygımızı arttırmaktadır. Unutulmamalıdır ki bu konulardaki en ufak bir tedbirsizlik-koruma yada ihmal karşımıza yeni bir kadın katliamı olarak çıkacaktır. Tüm yetkililerden bu iddia hakkında en az biz kadınlar kadar duyarlı olmalarını bekliyoruz.”

    “OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Yıldız, soruşturmanın seyrinde söz konusu şahsın para trafiğinin de araştırılmasını isteyerek şunları aktardı:

    “Ayrıca üniversitede maaşlı bir memur olarak çalışan söz konusu kişinin hesabında 500.000-1.000.000 TL arasında değişen miktarlarda olağan dışı para trafiğinin olduğu ve 2 ay önce İzmir’de 550.000 TL’ye bir ev aldığı iddia edilmektedir. memur maaşı ile geçinen birinin bu parayı nasıl elde ettiği bu paranın kaynağının sözü edilen olay olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.

    Umut ediyoruz ki bu soruşturma adil ve şeffaf bir şekilde sonuçlanacak ve özellikle kamuda yaşanan bu ve benzeri olayların sonuçlandırılmasında örnek teşkil edecektir. Bizler Dersim Kadın Platformu olarak geçmiş dönemde olduğu gibi bugün de bu iddialar aydınlatılıncaya kadar bu olayın takipçisi olacağız.”

    Öte yandan Yıldız, söz konusu durumda mağdur olan kadınların platforma başvurmaları gerektiğini belirterek olayın takipçisi ve kadınlarla dayanışma içerisinde olacaklarını belirtti.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu’ndan panel: Ağaç gölgesi aramayı bırakıp orman yaratmamız gerekiyor-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu’ndan panel: Ağaç gölgesi aramayı bırakıp orman yaratmamız gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu 8 Mart programları kapsamında ” Kriz, Sömürü, Şiddet Sarmalında Kadın ve Mücadele” başlıklı panel düzenledi. Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez binasında gerçekleşen etkinliğe çok sayıda yurttaşın yanı sıra HDP, DBP, EMEP, CHP, SMF, PARTİZAN, ESP KESK VE DİSK’li  kadınlar katılım sağladı.

    Duygu Kurban’ın moderatörlüğünü yaptığı ” Kriz, Sömürü, Şiddet Sarmalında Kadın ve Mücadele” etkinliğine panelist olarak HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan,, Tüm Bel Sen merkez yöneticisi Satı Buruncu Çalı ve hukukçu Çağla Yolaşan katıldı.

    “AĞAÇ GÖLGESİ ARAMAYI BIRAKIP ORMAN YARATMAMIZ GEREKİYOR”

    Panelde ilk olarak söz alan hukukçu Çağla Yolaşan, kadınlara yönelik şiddet ve ceza kanunlarına ilişkin aktarımlarda bulundu. Kadın mücadelesi ile kazanılmış olan yasal düzenlemelerin tekrardan mücadele ile korunması gerektiğini altını çizen Yolaşan, “Bir suçu kadına karşı işlediğiniz zaman, erkeğe karşı işlediğiniz suça göre daha yüksektir. Çünkü kadının yeri ikinci plandadır. Seks işçilerini katlettiğiniz de ölümü hak ediyor diyerek ceza almıyordu. Bunlar kadınların mücadelesiyle değişti. Nelerin iyileştirildiği; 6284 sayılı yasa ailenin korunması ve şiddetin önlenmesine dair yasa, islenen kadın cinayetlerine örnek verildi. Türkiye’de kabul edilen yasalar kadınların mücadelesiyle kazanılmış çıkartılmış yasalardır. Yasal düzenlemeler kadınları korumak için önemli ama kadınlar bunları sadece mücadele ederek kazanabilir. Çorak topraklarda ağaç gölgesi aramayı değil orman yaratmamıZ gerekiyor. Daha kapsamlı yasalar çıkartmamız, mücadeleye devam etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    “EŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE KADIN YAŞAMA GİRDİ, İRADE HALİNE GELDİ”

    160 yıldır süren kadın mücadelesinin son 20 yılda Kürt kadın özgürlük mücadelesi ile devam ettiğini ifade eden HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, kadın mücadelesinin bir çok kazanımının geliştiğini belirtti.

    “Eş başkanlık sistemi ile kadın yaşamın her alanında yer aldı ve irade haline geldi” diye vurgulayan Orhan şunları söyledi:

    “Siyasette yer alma mücadelesi sürece baktığımızda eşit oranda değil. Ülkemizde de durum böyle. Elbette seçmenin yarısını i oluşturan kadınların o alanda yüzde 15’leri aşmayan oranda temsiliyet söz konusu. 160 yıllık mücadele geleneğiyle 20 yıllık Kürt kadın özgürlük mücadelesi devam etmiştir. Kürt kadın mücadelesinin birçok önemli kazanımları vardır. Seçme hakkından ziyade özgün örgütlülük başlatmıştır. Eş başkanlık sistemine değinen Orhan, yerel yönetimlerde ve siyaset alanında kadının yer almasının önünü açmıştır. Kendi yaşamımızı da şekillendiriyoruz. Yüzde 30 ile kadına kota veren anlayışımız 2014’te katılımcı çoğulcu anlayışla eşit temsiliyet ilkesini esas aldık. 21. Yüzyılı kadınların yüzyılı yakmak için yerel yönetimlere hazırlanıyoruz. Kadın mücadelesinin önüne geçilmesine izin vermeyerek gasp edilen belediyelerimizi alarak eşit ve özgür yaşamında önünü açacağız.”

    “BİZ KADINLAR DEĞİŞTİRECEĞİZ VE KAZANACAĞIZ”

    Kadınlar olarak eşitlik, barış ve demokrasi istedikleri söyleyen hukukçu Satı Buruncu Çalı ise,” Yılın 365 günü mücadele ediyoruz. Biz varız biz değiştireceğiz, kazanacağız dememiz gerekiyor” diye konuştu.

    Çalı, kadın kazanımlarına karşı yılın 365 günü mücadelesi edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Kimse kimsenin hakkıyla oynamasın. Böyle bir hayat bizim örgütlülüğümüz var mücadelemiz olmadan kazanamayacağımız bir hayat. Güvencesiz örgütsüz çalışmaya maruz bırakılıyoruz. Böyle bir süreçteyiz. 2008 krizinden sonra kadınlar neler yasadı; kadının yükünün artması, sokağa çıkamaması. Böyle şeyler yaşandı. Yerel seçimlere krizine arttığı, taleplerin kabul edilmediği, talepler için açlık görevlerinin yaşandığı, bunun dinlenmediği ve bir yıldır mücadele eden flormar kadın işçileri giriyoruz. Sendikalaşma ya tahammül edilmiyor. Yılın 365 günü mücadele ediyoruz. Biz varız biz değiştireceğiz, kazanacağız dememiz gerekiyor” diye ifade etti.

    Panel verilen aranın ardından soru cevap kısmı ile son buldu.

    PİRHA /DERSİM

     

     

  • Dersim Kadın Platformu 8 Mart programını açıkladı

    Dersim Kadın Platformu 8 Mart programını açıkladı

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin programını açıkladı. Açıklamada, “Kamusal alanları, kentlerimizi ve yaşam alanlarımızı daraltarak bizi eve hapsetmeye çalışanlara, bizi babayla kocayla aileyle tanımlayanlara, işsiz bırakarak itaate zorlayanlara karşı örgütlü kimliğimize ve sendikalaşma hakkımıza sahip çıkıyoruz” ifadeleri yer aldı. 

    Dersim Kadın Platformu 8 Mart programını KESK binasında yaptığı basın açıklamasıyla deklare etti. Açıklamayı yapan Baran Solmaz Şahin, kadınların alanlardan koparılmaya, eve kapatılmaya ve yalnızlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü karşıladıklarını belirtti.

    Şahin, “Kamusal alanları, kentlerimizi ve yaşam alanlarımızı daraltarak bizi eve hapsetmeye çalışanlara, bizi babayla, kocayla, aileyle tanımlayanlara, işsiz bırakarak itaate zorlayanlara karşı örgütlü kimliğimize ve sendikalaşma hakkımıza sahip çıkıyoruz” dedi.
    Şahin, Leyla Güven Şahsında yüzlerce kadının açlık grevinde olduğunu vurgulayarak kadınlar olarak yaşam hakkının savunduklarını, biran önce açlık grevlerinin sonlandırılması için adım atılmasını talep etti.

    “YAŞAMIN YARISIYKEN YOK SAYILMAYI REDDEDİYORUZ”

    Şahin, “Yaşamın yarısıyken yok sayılmayı reddediyoruz! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününde Dünyanın dört bir yanında alanlardan, meydanlardan, sokaklardan, evden, okuldan, işten, her yerden sesleneceğiz: Eşit ve özgür bir yaşamı kuruncaya dek mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Vardık, varız, var olacağız” diye konuştu.

    Dersim Kadın Platformu’nun programı şöyle:
    Panel:
    “Kriz, Sömürü, Şiddet Sarmalında Kadın ve Mücadele”
    Tarih:3 Mart Pazar / Saat: 15:00
    Yer: DAD(Demokratik Alevi Dernekleri)
    Tutsak Kadınlarla Dayanışma- Kart Gönderimi:
    Tarih:7 Mart Perşembe / Saat:13:30
    Yer: Postane
    Basın Açıklaması:
    Tarih: 8 Mart Cuma / Saat:12:30
    Yer: Seyit Rıza Meydanı

    PİRHA/DERSİM

  • Dersimli kadınlar: Baskı ve şiddete karşı hayatlarımız ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz-VİDEO

    Dersimli kadınlar: Baskı ve şiddete karşı hayatlarımız ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Dünyanın dört bir tarafında kadınların alanlara çıktığı bugün biz de Dersimli kadınlar olarak diyoruz ki; baskı ve şiddete karşı hayatlarımız ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz, mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz” denildi. 

    Kadın örgüleri, siyasi partiler ve emek örgütlerinden oluşan Dersim Kadın Platformu, Seyit Rıza Meydanı’nda 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı.

    Platform adına açıklamayı okuyan Tuba Apaydın, “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nün doğmasına vesile olan Kelebekler olarak bilinen Mirabel kardeşler, diktatörlüğe karşı sürdürülen mücadelenin en önemli figürleriydiler. Bugün hala da öyle; hala dünyanın dört bir yanında diktatörlere, şiddetin her türlüsüne karşı; savaşa, tacize, tecavüze, yoksulluğa, haklarımızın yok edilmesine, eşitsizliğe ve gericiliğe karşı kadınlar mücadeleyi örmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “KADIN BAKANLIĞININ ACİLEN KURULMASINDA ISRAR EDİYORUZ”

    “Dünya ekonomik forumu küresel cinsiyet uçurumu raporuna göre Türkiye 140 ülke arasında 131. sıradadır. ”Kadın erkek eşit değildir!” diyen zihniyet, bu geriliği yeterli görmüyor olacak ki, kadın düşmanı politikalarıyla, kazanılmış haklarımıza dönük saldırılarla var olan eşitsizliği her geçen gün daha da derinleştiriyor. Her üç kadından biri şiddetin en az bir biçimine maruz kalıyorken, şiddeti önlemek için daha etkin mekanizmalar oluşturmak yerine siyasal iktidar, 6284 No’lu Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasasını yok etmeye çalışıyor. Oysa bu yasa, uygulamadaki eksikliklerine rağmen şiddeti önlemeye dair elimizdeki tek yasadır” diye konuşan Apaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tekçi, gerici ideolojisi doğrultusunda toplumu daha kolay denetlemek ve yönetmek için kadını aile içerisine hapsetmeyi amaçlayan AKP iktidarı, bu uğurda hukuksuzlukta sınır tanımıyor, devletin tüm imkânlarını adeta seferber ediyor. İki yıllık OHAL süresince KHK’ler eliyle kadın kurumsallaşmasına ve örgütlenmesine dönük saldırılar bunun en yakın örneğidir. Halk iradesine kayyumlar atanmış, kadın belediye başkanları, milletvekilleri tutuklanmış, kadın mücadelesinin direnç noktalarından olan kadın örgütleri kapatılmış kadınların iradesine dönük sayısız hak gaspı gerçekleştirmiştir. 24 Haziran sonrası geçiş yapılan Tek adam rejimiyle kazanılmış haklarımızı hedef alan uygulamalar bu kez de TBMM işlevsiz bırakılarak cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile düzenlenmektedir.

    Bildiğimiz gibi AKP’nin aileyi korumayı önceleyen politikaları ”kadın” adının bakanlık başta olmak üzere pek çok yerden çıkarılmasıyla sonuçlandı. Kadına yönelik şiddeti münferit gören, tacizi tecavüzü meşru kılan, istismarda rıza arayan, LGBTİ + lara yönelik nefret cinayetlerini savunan, erkeğin tekelinde bir aile ve ülke anlayışında kadını kaderiyle baş başa bırakan bir bakanlığın üreteceği tek şey kadın düşmanlığıdır. Biz, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini esas alan ve kadınlarla birlikte politikalar üreten, bir kadın bakanlığının acilen kurulmasında ısrar ediyoruz.”

    “FATURAYI KRİZİ YARATANLAR ÖDESİN, BİZ ÖDEMEYİ REDDEDİYORUZ”

    Apaydın, “Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirmek, kadını kamusal alanlardan uzaklaştırmak amacıyla, sosyal politikaları diyanet eliyle dizayn eden, laik-seküler yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler yapılmak isteniyor. Aile ve dini rehberlik büroları, aile irşat merkezleri, hadım cezası, cinsel istismarda rıza yaşını 12’ye düşüren tecavüz yasa tasarısı, din adamlarının aile psikologu olarak görevlendirilmesi,  müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi verilmesi, bunlardan yalnızca bazıları. Bir yandan da, din temelli müfredat değişiklikleriyle, dini eğitimin erken çocukluk yaşına indirilmesiyle, karma eğitimin sonlandırılmasının önünün açılmasıyla eğitim alanı dinselleştirilerek ideolojilerine göre bir toplum yaratmaya çabalıyorlar. AKP’nin kadınlara dayattığı sınırları kabul etmiyoruz. Laiklikten ve seküler yaşamdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “SAVAŞ POLİTİKALARI EN BAŞTA BİZ KADINLARI VURUYOR”

    Ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak sermayenin her daim sarıldığı kadın emeği, ancak iş ve aile yaşamı uyumlaştırma anlayışıyla, esnek, parçalı istihdamın vazgeçilmez unsuru olarak, değersizleştirilerek istihdamda kendine yer bulabildiğini belirten Apaydın, şöyle devam etti:

    “Esasen de, KHK’ler eliyle iş güvencemiz fiili olarak ortadan kaldırılmıştır. Hayatlarımızın her alanını tecrit altına alan savaş politikaları, en başta yine biz kadınları vuruyor. Milyonlarca kadın en temel mültecilik haklarından yoksun bir şekilde, ucuz iş gücü haline getiriliyor. Her ne kadar adı yasak edilmeye çalışılsa da kapitalizmin yapısallığında ortaya çıkan ve AKP’nin politikalarıyla derinleşen ekonomik krizin en ağır sonuçlarını en ağır şeklide biz kadınlar yaşıyoruz.

    İşgücü piyasasında ilk gözden çıkarılan kadınlar olurken, ev geçiminin ağırlığı en çok kadınlar üzerine kalmakta, tasarruf yaparken de ev içi çalışma yükleri katlanmaktadır. Ekonomik kriz bizi işsiz, güvencesiz bırakarak daha fazla yoksullaştırırken her türlü şiddete de açık hale getiriyor. Krizi, emeğe dönük saldırıların fırsatı haline getirip faturayı bizlere kesmeye çalışanlara buradan bir kez daha sesleniyoruz: Faturayı krizi yaratanlar ödesin, biz ödemeyi reddediyoruz!”

     “HAYATLARIMIZ VE HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ”

    “Özgürlüğümüze, bedenimize, hayatımıza, kadın mücadelesine yönelik saldırıları; bizlere reva görülen bu düzeni kabul etmiyoruz! Sözümüzü örgütleyebilme, yan yana gelme ve hayatı değiştirme iradesinde ve iddiasındayız” diyen Apaydın direnişçi kadınları şöyle selamladı:

    “Bugün iş yerlerinde fabrika önlerinde emeği için, hakları için direnen başta Flormar işçisi kadınlar olmak üzere tüm direnen kadınları Dersim’den bir kez daha selamlıyoruz. Biliyoruz ki, bizi kenara iten, yok sayan, emeğimizi görünmez kılan, bedenlerimizi metalaştıran bu sömürü çarkın dişlilerine bir çakıl taşı olup takıldığımızda, bu çark dönemeyecek.”

    Apaydın, “Her türlü şiddetin son bulduğu, tacizin tecavüzün, istismarın, kadın cinayetlerinin, savaşın olmadığı; eşit, özgür, laik ve demokratik bir ülkede barış ve huzur içinde yaşamak hakkımız. Dünyanın dört bir tarafında kadınların alanlara çıktığı bugünde biz de Dersimli Kadınlar olarak diyoruz ki; baskı ve şiddete karşı Hayatlarımız ve Haklarımızdan vazgeçmiyoruz, Mücadeleyi büyütmeye devam ediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Kadınlar ‘Jin Jiyan Azadi’, ‘Kadın Yaşam Özgürlük’, ‘Yaşasın Kadın Dayanışması’ sloganları atarak açıklamayı bitirdiler.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu, ‘Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı’ panel gerçekleştirdi-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu, ‘Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı’ panel gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında ‘Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı’ konulu panel gerçekleştirdi. EMEP İl Genel Meclis üyesi Derman Tarancı, gazeteci Esra Çiftçi, KESK MYK üyesi Elif Çuhadar’ın konuşmacı olarak katıldığı, moderatörlüğünü Tuba Aydın’ın yaptığı panelde, kadın örgütlülüğüne ilişkin aktarımlarda bulunuldu. 

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında ‘Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı’ şiarıyla panel gerçekleştirdi.

    Panele EMEP İl Genel Meclis üyesi Derman Tarancı, gazeteci Esra Çiftçi, KESK MYK üyesi Elif Çuhadar konuşmacı olarak katılırken, moderatörlüğü ise Tuba Apaydın yaptı.

    Derman Tarancı, kadın cinayetlerine değinerek istatistiki bilgiler verdi ve Mirabel Kardeşler’in mücadelesinden günümüzdeki kadın mücadelesine olan süreç hakkında bilgiler aktardı.

    Gazeteci Esra Çiftçi ise, kadınların ekonomi ve iş alanına değinerek AKP’nin iktidarında yaşanan kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına değinerek mücadele çağrısı yaptı.

    KESK MYK üyesi Elif Çuhadar, sendika mücadelesinde kadının yerini anlatırken örgütlülük çağrısında bulundu.

    Konuşmaların ardından kadınlarla soru cevap şeklinde bilgi aktarımı yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu tutuklu kadınlara kart gönderdi

    Dersim Kadın Platformu tutuklu kadınlara kart gönderdi

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla siyasi tutsak olan kadınlara kart ve mektup atarak dayanışmada bulundu. Sonrasında kadınlar, Demokratik Alevi Derneği’nde ‘Diren (Suffragette)’ film gösteriminde bir araya geldiler.

    Dersim’de birçok kurumun bir araya geldiği Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü kapsamında cezaevinde bulunan kadınlara kart ve mektup göndererek dayanışmada bulundular.

    Platform, sonrasında Demokratik Alevi Derneği’nde film gösterimi düzenlediler. Diren (Suffragette) filmini izlemek için bir araya gelen kadınlar, dayanışma çağrısında bulundular.

    Dersim Kadın Platformu, yarın saat 13.00’de ‘Yoksulluğa, şiddete ve güvencesizliğe karşı mücadele’ konulu panel düzenleyecek.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım etkinliğini açıkladı

    Dersim Kadın Platformu, 25 Kasım etkinliğini açıkladı

    PİRHA- Dersim Kadın Platformu 25 Kasım’a ilişkin program etkinliğini açıkladı.

    25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” dolayısıyla  Dersim Kadın Platformu programını açıkladı.

    23 Kasım Cuma günü saat 15.00’te tutuklu kadınlara kart atma.
    24 Kasım Cumartesi akşam saat 16.00’da ‘Yoksulluğa, güvencesizliğe, şiddete karşı bütünleşiyoruz’ başlıklı panel.
    25 Kasım Pazar günü Seyit Rıza Meydanı’nda saat 13.00’da basın açıklaması gerçekleştirilecek.

  • Dersim’de tekstil işçisi kadınlara ziyaret ve 8 Mart mitingine çağrı-VİDEO

    Dersim’de tekstil işçisi kadınlara ziyaret ve 8 Mart mitingine çağrı-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu, tekstil işçisi kadınları ziyaret etti. Kadınlara karanfiller ve broşürler dağıtılarak kadınlar gününü kutlayıp, 8 Mart günü Seyit Rıza Meydanı’nda yapılması planlanan mitinge çağrı yapıldı.

    Dersim Kadın Platformu üyesi kadınlar, tekstil işçisi kadınları ziyaret ederek 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlayarak yarın yapılması planlanan Kadınlar Günü mitingine çağrı yaptılar.

    “8 MART’TA BÜTÜN EMEKÇİ KADINLARLA YAN YANA OLMAK İSTİYORUZ”

    Platform üyesi kadınlar şunları belirtti:

    “Dersim Kadın Platformu olarak siz kadınları ziyaret etmek istedik, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nüzü kutlamak istedik. Yarın için yapılan duyuruda; 12.00-15.00 arası Seyit Rıza Meydanı’nda miting olacak. Emekçi kadınların hepsini o mitinge davet ediyoruz. Hep birlikte halaylarımızla, söyleşilerimizle orada olmak için hepinizi bekliyoruz. İşçi kadınların direnişini görüyoruz, bu zorlu mücadeleyi önemsiyoruz. O saatlerde burada belki çalışıyorsunuz, buradan patronlara da bir talebimiz olsun; 8 Mart, kadınların mücadelesiyle alınmış bir gün. 8 Mart’ta yan yana olmak önemli.”

    “KADINLARLA HEP BERABER EMEĞİMİZİ KAZANMAK GÜZEL BİR ŞEY”

    Tekstil atölyesinde çalışan kadın işçi ise gelen kadın arkadaşlara teşekkür ettiklerini, 8 Mart’ın anlam ve önemini bize tekrar hatırlattıklarını belirterek şunları ifade etti:

    “Bütün emekçi kadınların kadınlar gününü kutluyorum. Toplamda 170 kadın beraber çalışıyoruz, emeğimizi birlikte harcıyoruz. Kadın emeği için, kadınların kendi ayakları üzerinde durması için burada çalışmak güzel bir şey.” Kadın işçi bütün kadınların mücadele edip emekleriyle kazanmaları gerektiğini, kendi ayakları üzerinde durmaları gerektiğini belirtti.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM

  • Dersim Kadın Platformu: OHAL’in gölgesinde sesimizi daha gür çıkaracağız-VİDEO

    Dersim Kadın Platformu: OHAL’in gölgesinde sesimizi daha gür çıkaracağız-VİDEO

    PİRHA – Dersim Kadın Platformu Sözcüsü Nurşat Yeşil, “Bu 8 Mart’ta, özellikle OHAL ve KHK’lerin gölgesinde, kadınların gittikçe eve hapsedildiği bir dönemde sesimizi daha güçlü çıkarmak, özellikle bu yıl alanlarda olmayı, dışarıda etkinlik yapmayı benimsedik” diye konuştu. 

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Dersim Kadın Platformu Dersim Sinema 62’de film gösterimi düzenledi. Film gösterimine çok sayıda Dersimli kadın katılırken, platform sözcüsü Nurşat Yeşil, 8 Mart etkinliklerini birkaç güne böldüklerini, bu kapsamda bugün ‘Cesaret’ adlı filmin gösterimi olduğunu belirtti.

    “OHAL ve KHK’LERİN GÖLGESİNDE 8 MART”

    “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Dersim Kadın Platformu olarak Dersim’de bütün kadın örgütleriyle, siyasi partilerle bir araya geldik” diye konuşan Yeşil, şunları kaydetti:

    “Bu 8 Mart’ta, özellikle OHAL ve KHK’lerin gölgesinde, barış sözcüğünün yasaklandığı bir dönemde, kadınların gittikçe eve hapsedildiği bir dönemde sesimizi daha güçlü çıkarmak, burada olduğumuzu, burada olmaya devam edeceğimizi söylemek için özellikle bu yıl alanlarda olmayı, dışarıda etkinlik yapmayı benimsedik. ”

    “TEKSTİL İŞÇİSİ KADINLARI ZİYARET”

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında, 7 Mart Çarşamba günü Dersim’de yeni açılan tekstil atölyesindeki kadın arkadaşları ziyaret edeceklerini belirten Yeşil, aynı gün Dersim Kadın Platformu’na bağlı kadınlarla birlikte 8 Mart ile ilgili bir söyleşi gerçekleştireceklerini de ekledi.

    “8 MART’TA SEYİT RIZA MEYDANI’NDA OLACAĞIZ”

    8 Mart günü ise saat 12.00-15.00 arasında valilik izin verirse Seyit Rıza Meydanı’nda olmayı planladıklarını ifade eden Yeşil, “Henüz valilikten bir cevap almadık ama İçişleri Bakanlığı’nın da mitingin yasaklanması boyutunda bir genelgesi var galiba . Umuyoruz valilik izin verecek. Biz kadınlar, 8 Mart günü Seyit Rıza Meydanı’nda olacağız, bütün kadınları da oraya bekliyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

    Hüseyin Yaşar SEZGİN/DERSİM