PİRHA- Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Akbelen Ormanı çevresinde süren direnişte bir tutuklama daha yaşandı. İkizköy’de yıllardır maden genişlemesine karşı mücadele eden köylülerden Esra Işık, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
GEÇ GELEN ADALET ADALET DEĞİLDİR!
Mücadelemiz bu ülkenin anayasası uygulansın diyedir.
— Akbelen Yuvamız Vermeyeceğiz 🌱🫒🌲 (@ikizkoydireniyo) March 31, 2026
Akbelen’deki tarım arazilerinin “acele kamulaştırma” kararıyla maden sahasına açılmasına karşı açılan davalar kapsamında yapılan bilirkişi keşfi sırasında köylüler protesto gerçekleştirdi. Bu protesto sonrası gece saatlerinde gözaltına alınan Esra Işık, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi ve tutuklanarak cezaevine gönderildi.
“TOPRAĞIMIZ İÇİN ADALET İSTİYORDUK”
Esra Işık’ın annesi ve İkizköy muhtarı Nejla Işık, karar sonrası yaptığı açıklamada, tutuklamaya sert tepki gösterdi. Köylülerin yıllardır aynı mücadeleyi verdiğini vurgulayan Işık, “Toprağımız için adalet istiyorduk, şimdi evladımız için isteyeceğiz” diyerek direnişin süreceğini ifade etti.
Yaşam savunucusu olarak bilinen Esra Işık’ın, keşif sürecine karşı yürütülen protestolar gerekçe gösterilerek gece saatlerinde evinden gözaltına alındığı belirtildi.
Akbelen Ormanı’nda kömür madeni genişletmesi için yürütülen çalışmalar, özellikle Limak Holding ve ortaklı enerji şirketlerinin faaliyetleriyle gündeme gelmiş, bölgede zeytinliklerin kesilmesi ve orman alanlarının yok edilmesi büyük tepki toplamıştı.
İkizköylüler yaklaşık 7 yıldır hem kamulaştırma kararlarına hem de maden faaliyetlerine karşı hukuki ve fiili mücadele yürütüyor.
Esra Işık’ın tutuklanması çevre örgütleri ve kamuoyunda “Akbelen direnişine yönelik baskının yeni aşaması” olarak değerlendiriliyor. Köylüler ise tutuklamaya rağmen mücadeleden geri adım atmayacaklarını vurguluyor.
PİRHA- DEM Parti Erzincan İl Örgütü, HTŞ çetelerinin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılarına ilişkin basın açıklaması yaptı. İl binasında gerçekleştirilen açıklamada, saldırıların açık bir insanlık suçu olduğu vurgulanarak, dünya kamuoyuna saldırıların durdurulması çağrısında bulunuldu.
Basın açıklamasına DEM Parti Erzincan İl Örgütü’nün yanı sıra Emek Partisi (EMEP) Erzincan İl Başkanı Haydar Polat ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği temsilcisi Fikri Demirel de katılarak destek verdi.
Açıklamayı DEM Parti Erzincan İl Eş Başkanı Müslüm Özkan okudu.
“SALDIRILARDA SİVİL HALK HEDEF ALINMAKTADIR”
Özkan, Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla gerçekleştirdiği saldırıların tartışmasız bir insanlık suçu olduğunu belirterek, “Çeteler doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, Kürt mahallelerinin kasıtlı olarak savaş alanına çevrildiğini açıkça göstermektedir” dedi.
Saldırıların, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonu ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleştiğine dikkat çeken Özkan, bunun tesadüf olmadığını ifade etti. Özkan, “Bu saldırılar, çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtılmaktadır. Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir” diye konuştu.
Türkiye’nin HTŞ ve lideriyle kurduğu ilişkilerin bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğunun açık olduğunu söyleyen Müslüm Özkan, “Bu ilişki ve diyalog, Suriye halklarına hiçbir gelecek sunmamaktadır. Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçleri’nin diplomasi ve diyalog girişimlerinin tehdit olarak lanse edilmesi, savaş ve tekçilikte ısrar anlamına gelmektedir” dedi.
Özkan, Kürt halkının saldırılar karşısında yalnız olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kürt halkı bu saldırılar karşısında savunmasız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel iradeyle, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam iradesini savunmaya devam edeceğiz. Kürt halkı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla meşru direniş hakkını kullanacaktır. Hiçbir güç halkımızı teslim alamamıştır, alamayacaktır.”
“SESSİZLİK BU SUÇA ORTAK OLMAKTIR”
Açıklamanın sonunda dünya kamuoyuna çağrıda bulunan Müslüm Özkan, Birleşmiş Milletler ve ilgili tüm uluslararası aktörlerin artık izleyici konumundan çıkması gerektiğini belirtti. Özkan, “Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır” diyerek Kürt halkının yalnız bırakılmaması çağrısında bulundu.
PİRHA- Yaklaşık 10 gündür Elsa Tekstil önünde eylem yapan işçilere Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi destek verdi. Ziyarette konuşan DAD Eş Başkanı Fadime Dapaklı, “Bu direniş sadece bir iş yeri direnişi degil, bu direniş emeğin, onurun, adaletin ve insanca yaşamın direnişidir” dedi.
Tommy Hilfiger için İzmir Çiğli Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde üretim yapan Yeşim Tekstil’in fason firması ELSA Tekstil, geçtiğimiz günlerde yeni iş alamadıkları gerekçesiyle bünyesinde çalıştırdığı onlarca işçinin işine son verdi. Yıllık izinleri, maaşları, kıdem ve ihbar tazminatlarının içeride kalma tehlikesiyle karşı karşıya olan Elsa işçileri, haklarını almak için kapı önünde direnişe başladı.
Yaklaşık 10 gündür Elsa Tekstil önünde eylem yapan işçilere Demokratik Alevi Derneği (DAD) İzmir Şubesi destek verdi. Alkış ve zılgıtlarla yapılan karşılaşmada ‘Elsa işçisi yanlız degildir’ sloganları atıldı.
Ziyarette konuşan DAD Eş Başkanı Fadime Dapaklı, işçilerin eylemini selamlayarak her zaman yanlarında olduklarını söyledi. Dapaklı, “Bu direniş sadece bir iş yeri direnisi degil, bu direnis emeğin, onurun, adaletin ve insanca yaşamın direnişidir” dedi. Patronlara seslenen Dapaklı, krizin faturasini işçilere cikaramazsiniz. Bizler her zaman yaninizdayiz. Elsa işçisi yanlız degildir”dedi.
Açıklamadan sonra getirdikleri lokmaları paylasan DAD üyeleri halay cekerek eyleme destek verdi.
PİRHA-İşten atıldıkları için 55 gündür direnen Peri Tekstil işçileri, yaptıkları basın toplantısıyla yeni eylem programını açıkladı. Çadır eylemini sonlandırma kararını aldıklarını ifade eden BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, “Ama bu direnişi başka biçimlerde ve yöntemlerle daha güçlü bir şekilde sürdürmek üzere yeni bir planlama yaptık. Bu mücadele artık sadece BİRTEK-SEN ve Peri Tekstil işçilerinin mücadelesi değil Dersim Emek ve Demokrasi Platformu ve onun tüm bileşenlerinin mücadelesidir” dedi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 55 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen işçiler, yeni eylem programlarını açıklamak için KESK Dersim Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen konuşma yaptı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de katıldı.
“HAKSIZLIKLAR YAPMASINA RAĞMEN PATRON YETKİLİLERDEN TEK BİR UYARI BİLE ALMAMIŞ”
Peri Tekstil’de sorunların işten atılan işçilerin mücadelesiyle başlamadığını belirten Mehmet Türkmen, “Fabrikanın patronuna göre bu fabrikada Türkiye Cumhuriyeti’nin yasaları, iş kanunundaki yasalar, anayasal haklar geçerli değil. “Bu fabrikanın kralı benim. Bu fabrikada da bu ülkede hâkim olan hiçbir yasayı, anayasayı, hukuku, kuralı tanımıyoruz. Ben takmıyorum.” diyor. Bütün bu haksızlıkları yapmasına rağmen bugüne kadar ne yetkililerden ne burayı denetlemekten sorumlu ilgili yetkili kurumlardan ne valilikten tek bir uyarı bile almamış” dedi.
“DERSİM HALKINA, PERİ TEKSTİL İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİNE DESTEK OLMA ÇAĞRISI YAPIYORUZ”
Çadır eylemini sonlandırma kararını aldıklarını ifade eden Türkmen, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Her gün çadırda beklemek, Pertek’ten Dersim merkeze ulaşım hem işçileri hem de bizi zorlamaya başladı. Ama bu direnişi başka biçimlerde ve yöntemlerle daha güçlü bir şekilde sürdürmek üzere yeni bir planlama yaptık. Bu mücadele artık sadece BİRTEK-SEN ve Peri Tekstil işçilerinin mücadelesi değil Dersim Emek ve Demokrasi Platformu ve onun tüm bileşenlerinin mücadelesidir.
Peri Tekstil işçilerinin niçin direndiğini, neye boyun eğmediğini ve ne talep ettiğini anlatmak için çok daha güçlü bir çalışma yürüteceğiz. En az haftada bir eylemlerimize, yürüyüşlerimize devam edeceğiz. Fabrika önündeki eylemlerimize devam edeceğiz. Başlattığımız hukuki süreç devam edecek. Dersim halkının da katılacağı Peri Tekstil işçileriyle güçlü bir dayanışma şöleni örgütleme kararı aldık. Peri Tekstil işçilerinin meselesi sadece 17 Peri Tekstil işçisinin meselesi değildir. Bütün Dersim halkını ve Peri Teksil işçilerinin mücadelesine destek olma ve sahip çıkma çağrısı yapıyoruz.”
PİRHA-İşten atılan Peri Tekstil işçileri direnişlerinin 43. gününde Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Taleplerimiz kabul edilmezse patronun yalanlarına, iftiralarına gerçeklerle cevap vermeye devam edeceğiz. Peri Tekstil’deki kölelik koşullarını her yerde anlatacağız” denildi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 43 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen işçiler, 31 gündür de fabrika önünde direniş çadırı kurdu.
Peri Tekstil işçileri direnişlerinin 43. gününde Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı işçiler adına Birsen Doğan Orhan okudu. Açıklamada, ‘‘Peri Tekstil’de işçi kıyımına ve baskıya son’ pankartı açıldı.
“PATRON BİZİ İŞE ALMAK BİR YANA BİZE İFTİRA ATIYOR”
Bir buçuk aydır işe geri dönme mücadelesi verdiklerini belirten Birsen Doğan Orhan, “Biz 17 işçi birden hakarete, tehdite maruz kalarak bir buçuk ay önce haksız şekilde işten atıldık. Bir buçuk aydır fabrikanın önünde sendikamız BİRTEK-SEN’le birlikte direniyoruz. Defalarca kez patrona çağrı yapmamıza, görüşmek istememize, işbaşı yapmak istediğimizi söylememize rağmen patron bizi işe almak ya da bizimle görüşmek bir yana bize iftira atıyor. Yalanlar söylüyor. Biz de fabrikanın önünde sürdürdüğümüz direnişi, şehre yaymaya karar verdik. Patronun iftiralarını, yalanlarını ortaya dökmeye ve gerçekleri her yerde anlatmaya karar verdik. Patronun iftiralarına ve yalanlarına yaşadığımız gerçeklerle cevap vermek istiyoruz” dedi.
“PERİ TEKSTİL’DEKİ KÖLELİK KOŞULLARINI HER YERDE ANLATACAĞIZ”
Patronun işçi değil, resmen köle çalıştırmak istediğini vurgulayan Orhan, “Patronun yalanları ve iftiraları saymakla bitmiyor. Biz işten çıkmadık, işten çıkmaya zorlandık ve işten atıldık. Patron, bizden önce onlarca işçi üzerinde mobing ve baskı uygulayarak istifaya zorladı. Bazı işçiler baskılara dayanamayarak içerideki haklarından vaz geçerek istifa etmek zorunda kaldı. Baskıya, hakarete, tehdite, üretim baskısına rağmen sırf içeride tazminatı olduğu ve kentteki işsizlik sorunundan dolayı çalışmaya devam eden işçileri, patron bir bir işten attı. Hiçbir hakkını da vermedi. Onlarca işçi şu an Peri Tekstil ile mahkemelik durumda. Taleplerimiz kabul edilmezse patronun yalanlarına, iftiralarına gerçeklerle cevap vermeye devam edeceğiz. Peri Tekstil’deki kölelik koşullarını her yerde anlatacağız. Mücadelemiz sürecek. Biz kazanacağız” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de işten atıldıkları için 41 gündür direnen işçileri, EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca ziyaret etti. Karaca, “Biz Emek Partisi olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Peri Tekstil’i denetleme başvurusu yaptık. Kölelik düzeni fabrikalara karşı yapmamız gereken tek şey bugün Peri Tekstil işçileriyle dayanışmaktır” dedi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 41 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen işçiler, 29 gündür de fabrika önünde direniş çadırı kurdu.
İşçileri direnişinin 41. gününde Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca ve EMEP Dersim İl Örgütü ziyaret etti. Ziyaretin ardından fabrika önünde basın açıklaması yapıldı.
Dersim’de işçilerin kaderinin bilerek patronların iki dudağının arasına hapsedildiğini belirten EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca, “Dersim halkına insanca yaşayacakları ortamda istihdam sağlaması bu devletin en önemli görevlerinden bir tanesidir. İşçiler en yasal haklarını istediklerinde patronlar biz de öyle bir gelenek yok diye kendi kendine patron geleneği uydurma ve işçilerin kazanılmış haklarını ayaklar altına alabilme cüreti var. Peri Tekstil işçileri en temel haklarını istediklerinde patron büyük bir cesaretle ‘Kapı orada çalışıyorsan çalış, çalışmıyorsan yürü git’ deme cesareti taşıyabiliyor. Yoksulluğu ve işsizliği kullanarak işçilerin sendikalı olma hakkını kullanmamasını istemek suçtur. Biz Emek Partisi olarak bu suçları ifşa eden bir başvuru metniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na Peri Tekstil’i denetleme başvurusu yaptık. Kölelik düzeni fabrikalara karşı yapmamız gereken tek şey bugün Peri Tekstil işçileriyle dayanışmaktır” diye konuştu.
Açıklamanın ardından ‘Peri Tekstil işçisi yalnız değildir’ sloganı atıldı.
PİRHA-Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçiler, direnişlerinin 17. gününde Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. İşçiler tarafından yapılan açıklamada, “Bizim mücadelemiz bize de, içerideki işçi arkadaşlarımıza da kazandıracak. Peri Tekstil’deki çalışma koşullarını düzelteceğiz. Haklarımızla birlikte, sendika üyesi olarak içeriye gireceğiz” denildi.
Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçiler, direnişlerinin 17. gününde Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri destek verirken açıklamada ‘Peri Tekstil’de işçi kıyımına ve baskıya son’ pankartı açıldı.
“HEPİMİZİN BİRLEŞİK MÜCADELE ETMESİ GEREKİYOR”
Basın açıklamasından önce söz alan Birleşik Tekstil ve Dokuma Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Temsilcisi Kadir Ulaş, ” AKP iktidarı ekonomik olarak işçileri uçurumdan atmıştır. İğneden ipliğe her şeye zam gelmiştir. İşçilerin gücü düşmüştür. Enflasyon karşısında ücretleri erimiş, açlık sınırı 30 bin liraya dayanmış. Yoksulluk sınırı ise 100 bin liraya dayanmıştır. Emekçi bu politikalar karşısında inim inim inliyor. Burada işçilere, emekçilere şu çağrıyı yapıyoruz: bu mesele sadece tekstil işçilerinin meselesi değil. Ülkede herkes AKP işçilerinin uyguladığı politikalar altında eziliyor. Hepimizin birlikte mücadele etmesi gerekiyor” dedi.
Peri Tekstil işçileri olarak mobbinge maruz kaldıklarını, yıllık izinlerinin dahil kullanılmasına izin verilmeden yıllarca çalıştırıldıklarını ve sonunda haklarını sormalarına izin verilmeden işten atıldıklarını belirten işten atılan işçilerden Evrim Altınkaynak, “Patron, senelerdir bizim emeğimizin üzerinden zengin oldu. Devletten aldığı teşviklerle maliyeti sıfıra indirdi. Bizi köle gibi çalıştırdı. Yetmiyormuş gibi bir de bize iftira atıyor. Biz fabrikayı kapattırmak istiyormuşuz, bizim amacımız işe geri dönmek değilmiş. Patron bize ‘sendikayla muhatap olmam, sendikalı işçi çalıştırmam. Bütün haklarınızı bırakın, içeriye öyle gelin’ dedi.. Patron resmen, sizin yasal haklarınızı, anayasal haklarınızı tanımıyorum. Sizi insan yerine koymuyorum dedi. Dersim’deki işsizliği, yoksulluğu fırsat bilen patron işçileri en kötü koşullarda çalıştırıyor. Kuru maaşla, hiçbir sosyal hak olmadan, yasaların bize verdiği haklarımız bile gasp edilerek çalışıyoruz. Ama bizim mücadelemiz bize de, içerideki işçi arkadaşlarımıza da kazandıracak. Peri Tekstil’deki çalışma koşullarını düzelteceğiz. Haklarımızla birlikte, sendika üyesi olarak içeriye gireceğiz” diye konuştu.
“İŞÇİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına söz alan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK Üyesi Orhan Çelebi, ise konuşmasında şunları ifade etti:
“Biz biliyoruz ki hak direnişle alınabilir ve bu işçi kardeşlerimiz 17 gündür haklarını geri alabilmek, iş yerlerine geri dönebilmek, sendikal haklarının, iş yerinde hayat bulabilmesi için direniş çadırı kurdular. Bizler de Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak başından beri bu direniş çadırının ve işçi kardeşlerimizin yanındayız. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.”
BİRLEŞMEKTEN BAŞKA BİR ALTERNATİFİMİZ YOK”
İşçi sınıfının bir saldırı ile karşı karşıya olduğunu söyleyen kayyım tarafından Dersim Belediyesi’nde işten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Sermayenin olduğu bütün alanlarda işçi sınıfına dönük saldırı, baskı, mobbing ve işkence devam ediyor. bugün Peri Tekstil işçilerinin açmış olduğu mücadele bizlerle birlikte daha fazla güçlenecektir. İşçiler olarak birleşmekten başka bir alternatifimiz yok” şeklinde konuştu.
PİRHA-Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçilerin çadır direnişinin 9. gününde DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ziyaret etti. Sömürünün en yoğun olduğu yerlerden birisinin tekstil fabrikaları olduğunu vurgulayan Ayten Kordu, “Biz işçi arkadaşlarımızın hak mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Umarım en kısa sürede işçilerin talepleri kabul edilip, işlerine geri dönerler” dedi.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 21 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen İşçiler, 9 gündür de fabrika önünde direniş çadırı kurdu.
İşçileri direnişinin 9. gününde DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), DEM Parti Dersim İl Örgütü, Munzur Çevre Derneği, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, Partizan, KESK Dersim Şubeler Platformu ziyaret etti.
“İŞÇİLERİN TALEPLERİNİN KABUL EDİLMESİNİ İSTİYORUZ”
İşçilerin 9 gündür direniş çadırında mücadelelerini sürdürdüğünü belirten Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “İşçilerin talepleri açık. İşçiler artık mobbing, hakaret yaşamak istemiyorlar, yıllık izinlerinin ödenmesi ve sendikalı olarak işe alınmak istiyorlar. Bizler de Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak arkadaşlarımızın taleplerini kabul edilmesini istiyoruz” dedi.
“İŞÇİLERİN HAK MÜCADELESİNİN YANINDA OLACAĞIZ”
Sömürünün en yoğun olduğu yerlerden birisinin tekstil fabrikaları olduğunu vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Fabrikalarda çok yoğun bir şekilde mobbing uygulanıyor. Biz işçi arkadaşlarımızın hak mücadelesinin sonuna kadar yanında olacağız. Umarım en kısa sürede işçilerin talepleri kabul edilip işlerine geri dönerler” diye belirtti.
“İŞÇİLERİN DİRENİŞİNE GÜÇ VERİLMESİNİ İSTİYORUZ”
İşçiler kazanırsa Dersim halkı ve demokrasi güçlerinin kazanacağını ifade eden BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “Bugün mücadelemizin 21’inci çadır direnişimizin de 9’uncu günü. Şimdiye kadar mücadelemizi pasif yollarla sürdürdük. İşçilerimizin haklarının verilerek işe geri alınmasını istiyoruz. Çok zor şartlar altında direniyorlar ve Dersim halkının arkadaşlarımızın direnişine güç verilmesini istiyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçiler, 21 gündür direniyor. 9 gündür fabrika karşısında çadır kurup direnişe başladıklarını ifade eden işçiler, “Haklarımızı alıp, işe geri dönene kadar çadırımızı terk etmeyeceğiz” dediler.
Dersim’de bulunan Peri Tekstil’de, çoğunluğu kadın 17 işçi mobbing ve hakarete itiraz ettikleri için işten çıkarıldı. 21 gündür taleplerinin kabul edilmesi için direnen İşçiler, 9 gündür de fabrika önünde direniş çadırı kurdu. Dün sabah işçilerin kurduğu çadırdaki ‘Peri Tekstil’de işçi kıyımına son, direne direne kazanacağız’ pankartı çalınmıştı.
Peri Tekstil’de işten çıkartılan işçiler, taleplerini PİRHA’ya anlattı.
“MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
21 gündür işçilerin direndiğini söyleyen BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “17 işçi, mobbinge maruz kaldıkları, 5 yıldır biriken izinlerini kullanmadıklarını ve izinlerinin ücretlerini alamadıklarını dile getirdiler. Dün çadırımıza astığımız pankartımız söküldü bir anlamda üzerimizde psikolojik baskı kurmaya çalışıyorlar. Biz baskıya karşı boyun eğmeyeceğiz ve mücadelemize devam edeceğiz” diye belirtti.
“İŞE GERİ DÖNENE KADAR ÇADIRIMIZI TERK ETMEYECEĞİZ”
Mobbing, hakaret ve hakları için direnişte olduklarını belirten Meral Yüzel, “Haklarımızın verilmesini istiyoruz. Eylemimizin ve taleplerimizin daha net anlaşılması için 9 gündür fabrika karşısında çadır kurup direnişe başladık. Direnişimizi sonuna kadar devam ettireceğiz. Haklarımızı alıp, işe geri dönene kadar çadırımızı terk etmeyeceğiz” dedi.
21 GÜNDÜR İŞE GERİ DÖNMEK İÇİN DİRENİYORUZ”
21 gündür işe geri dönmek için direndiklerini vurgulayan Gökçen Turgul, “9 gündür direniş çadırı kurduk, haklarımızı istiyoruz. Sabah geldik ki direniş çadırımızdaki pankartımızı kaldırmışlar. Taleplerimiz mobbingin kalkması, senelik izinlerimizin verilmesi ve sendikalı olarak işe geri dönmek. Kamuoyuna direnişimize destek olma çağrısı yapıyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim’de haksız yere işten çıkarıldığı için direnen Peri Tesktil işçilerinin pankartı çalındı. Taleplerinin kabul edilene kadar geri adım atmayacaklarını vurgulayan BİRTEK-SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “İşçi arkadaşlarımız işe iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Dersim’deki Peri Tekstil fabrikasında 20 gün önce işten çıkarılan ve 8 gündür fabrika önünde direnişte olan işçilerin kurduğu çadırdaki ‘Peri Tekstil’de işçi kıyımına son, direne direne kazanacağız’ pankartı sabah saatlerinde çalındı.
Pankartın çalınmasının ardından BİRTEK SEN Temsilcisi Kadir Ulaş ve işçiler açıklama yaptı.
“HUKUKİ SÜRECİ BAŞLATTIK”
Taleplerinin kabul edilene kadar geri adım atmayacaklarını vurgulayan BİRTEK-SEN Temsilcisi Kadir Ulaş, “Bugün mücadelemizin 20’nci, direnişimizin 8’inci günü. İşçi arkadaşlarımız işe iade edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu sabah buraya gelirken birileri gelip pankartımızı sökmüş. Pankartımızı kimlerin ne niyetle söküğünü çok iyi biliyoruz. Buradan ifade edelim: Ne yarattığınız baskı ne de işçiler üzerinde kurduğunuz baskıya boyun eğeceğiz. Kamera kayıtları var, görgü tanıkları var. Hukuki süreci başlattık. Bunun arkasını bırakmayacağız. İşçi arkadaşlarımızın, baskıya, mobbinge maruz kalmadan çalışması gerektiğini söyledik. Ama öyle görünüyor ki iyi niyetli değiller” diye konuştu.
PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.
“İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”
Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.
“EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”
Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.
PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 28’inci gününe girdi. DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyet, işçileri ziyaret etti. Çiftyürek, işçilerin direnişinin yanında olduklarını söyleyerek Dersim halkına da direnişi destekleme çağırısında bulundu.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 28’inci gününde DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyetten destek geldi.
“KAYYIM İŞÇİ DÜŞMANLIĞIDIR”
Kayyımın hukuksuz bir uygulama olduğunu belirten DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, “Kayyımın sonuç vermediğini iktidarın görmesi lazım. Sabah akşam ‘söz milletin’ derler, ‘sandıktan çıkan iradeyi tanıyoruz’ derler ama hukuksuzlukla halkın siyasi tercihine kayyım atıyorlar. Kayyım aynı zamanda işçi düşmanlığıdır. Kayyım olarak atananlar ilk olarak işçilerin ekmekleriyle oynuyorlar. Kayyım, sosyal bir terördür kınıyoruz. İşçilerin direnişinin yanında olacağız, Dersim halkını da direnişi desteklemeye çağırıyoruz” dedi.
PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 23’üncü gününde devam ediyor. İşten atılan emekçiler arasında bulunan tiyatro sanatçısı Yılmazcan Şare, tiyatro ekibiyle birlikte anadilde Hacivat ve Karagöz oyununu sergiledi.
22 Kasım 2024 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak görevden alınmış, yerine Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu kayyım olarak atanmıştı.
Kayyım bugüne kadar toplamda 16 işçiyi işten çıkardı. İşten çıkarılan DİSK Genel İş Sendikası’nda örgütlü işçiler “Emeğimize, işimiz, geleceğimize sahip çıkacağız” diyerek direniş başlattı. İşten çıkarılan emekçiler arasında tiyatro ve bağlama eğitmeni hocalar da bulunuyordu.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 23’üncü gününde devam ederken, işten atılan emekçiler arasında bulunan tiyatro sanatçısı Yılmazcan Şare, tiyatro ekibiyle birlikte Hacivat ve Karagöz oyununu sergiledi. Oyun, ilk kez Kırmançki dilinde oynandı.
“TEK DERDİMİZ EKMEK VE SANAT”
Gösteri sonrası bir açıklamaya yapan Yılmazcan Şare, “Karagöz ve Hacivat, Nasreddin Hoca bunlar hepsi bizim değerlerimiz. Biz de bu oyunu ilk kez anadilimizde sergiledik. Türkçe’de bizim ortak dilimizdir. Bizim hem Türkçe grubunda tiyatro öğrencilerimiz vardı, hem de Kırmançki grubunda tiyatro öğrencilerimiz vardı. Bağlama kursları ve tiyatro kursları kötü bir şey değil. Ben ömrümü verdim tiyatroya. Çocuklar her gün soruyor “Hocam biz ne yapacağız” diye. Bir insanın elinden ekmeğini almak sadece bir kişiyi işsiz bırakmak değildir. İnsanlar ailelerini geçindiriyor. Bizim yaptığımız insancıl bir eylemdir. Tek derdimiz ekmek ve sanat” dedi.
PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
Direnişlerinin 5. gününde işten atılan işçilerden Yılmazcan Şare’nin olduğu Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı. Oynanan tiyatroya Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 4. gününde devam etti. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
Direnişlerinin 4. gününde de işçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’, ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’, ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.
İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.
PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti. DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz” derken, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanında olduklarını ifade etti.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.
İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine bugün DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi yöneticileri ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu destek verdi.
“DİSK KENDİ ÜYELERİNE SAHİP ÇIKSIN”
Haksız bir şekilde işçilerin işinden atılmasının ülkenin nasıl bir şekilde yönetildiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyleyen DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır, o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz. İşçilerin aidatlarıyla ayakta kalan DİSK’in nerede bir işçi haksızlığa uğruyorsa orada onların yanında olmasını istiyoruz, o yüzden de DİSK Genel Merkez’ini buraya davet ediyoruz. Biz her zaman işçilerin yanında olacağız. İşçilerin haksız bir şekilde işlerinden atılarak açlıkla terbiye edilmesini kınıyoruz” dedi.
“DİRENEN İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”
Kayyımların halkın iradesini yok saydığını belirterek sözlerine başlayan Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kayyımlar atandıkları belediyede işçi düşmanlığı yaparak işçileri işsiz bırakıyor. Kayyımlar halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak yerine işçileri işten atmakla uğraşıyor. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanındayız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Dersim Belediyesi’nde Kültür Müdürlüğü’nde bağlama dersi veren işten atılan işçilerden Zeynep Kılıç, öğrencileriyle birlikte şarkılar söyledi.
PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçiler direnişe başladı. İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.
Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapacak. İşçiler, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.
İşçilerin direnişine yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.
“İŞİMİZ VE EMEĞİMİZ İÇİN DİRENECEĞİZ”
İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “Her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında direnişimizi sürdüreceğiz. İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.
PİRHA- Adıyaman’ın Yeşiltepe (Gazi Kale) ormanlık bölgesinde, köylüler deprem konutu yapılmak istenen ormanlık için nöbet tutuyor.
Adıyaman’ın Yeşiltepe (Gazi Kale) ormanlık bölgesinde deprem konutları yapmak için binlerce ağaç kesildi. Çevrede bulunan Koçali, Mustafabeyli (Çeper), Bağlıca (Buwuko) köylüleri ormanlık alanda ağaçların kesilmesini istemediklerini belirterek, kesime engel olmaya çalışıyor.
Kesim bölgesinde jandarma barikat kururken, köylülerin bekleyişi sürüyor. Köylüler, hayvanlarını otlattığı doğasının talan edilmesine tepki göstererek bu alanda deprem konutları yapılmasına asla izin vermeyeceklerini de ifade ettiler.
Orman kesimine karşı çıkmak isteyen köylülerle jandarma arasında arbede yaşandı. Ağaçların kesilmesini istemeyen köylüler, yolu kapatmak istedi. Kesim için gelen işçilerin testere makinasını çalıştırması üzerine tepki gösteren halk izin vermek istemeyince olaya müdahale etmeye çalışan jandarma kadınları zorla alandan çıkardı. Ormanların kesildiği alanda çekim yapmak isteyen gazeteciye de izin verilmedi. Yaşanan olayların ardından polisler 6 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan kişiler emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, köylüler ormanlık alanda konut yapılmasına müsade etmeyeceklerini söyledi.
Ormanlık alanın dışında yer olmasına karşın ağaçların kesilmesini istemeyen köylüler yetkililerin konuyla ilgili çözüm bulmasını istedi. Köylülerin bütün çabalarına rağmen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü kararından vazgeçmediği belirtildi. Yurttaşlar, konuyla ilgili olarak valilikle görüşeceklerini söylediler.
PİRHA-Fernas Grup’a ait maden işletmesinde sendikalaşan 7 işçinin işten çıkarılmasının ardından madenciler direnişe geçti. Madenci ailelerinin katılımıyla şirket önünde yapılmak istenilen basın açıklamasına jandarma engel oldu.
Manisa Soma’da Fernas Madencilik önünde 6 gündür; 7 kişinin sendikal sebeplerle işten atılmasına karşı, işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve hakların iyileştirilmesi için eylem yapılmakta. Eylemin ilk gününde 70 madenci gözaltına alınmıştı.
Bugün madenci ailelerinin ve dostlarının katılımıyla şirket önünde açıklama yapmak için duyuru yapıldı. Aileler engellenerek, maden yoluna çıkan bütün yollar kolluk tarafından kesildi. Jandarma, maden yolunda olan köylülerin evlerine gitmelerine de müsaade etmiyor.
PİRHA- Samandağ’da Atatürk ve Yeşilada mahalleleri arasında kurulan ruhsatsız beton santraline karşı direniş sürüyor. Direnen halkı ziyaret eden DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Bu ruhsatsız beton santrali ya kalkacak, ya kalkacak” dedi. Mahalle sakinlerinden Emel Karaçaylak ise “Ağaçlarımız ölüyor, nefessiz kalıyor. Biz de aynı öyle ağaçlar gibi nefessiz kalacağız” sözlerini kullandı.
Hatay’ın Samandağ ilçesinde Atatürk ve Yeşilada mahalle sakinlerinin tüm itirazlarına rağmen iki mahallenin ortasına kurulan beton santraline karşı bölge halkı direnişini sürdürüyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, il ve ilçe yöneticileri direnen halkla buluştu. Buluşmada birlikte direnme sözü verildi.
BOZAN: ÇÖZÜME KADAR SİZLERLE BİRLİKTE OLACAĞIZ
Beton santraline ilişkin en son mayıs ayında bakanlığa soru önergesi verdiğini anımsatan Milletvekili Ali Bozan, hala önergeye bir cevap verilmediğini söyledi.
Bozan, “Biz DEM Parti olarak herhangi bir sorun, sıkıntı önümüze geldiğinde sadece bir defa gündeme getirip peşini bırakmak gibi bir siyaset anlayışımız yok. Soru önergesi verdik, gündeme taşıdık ama aradan geçen bunca süreye kadar baktık çözülmüyor, o yüzden bugün buradayız. Çözülünceye kadar da sizlerle birlikte olacağız” dedi.
Beton santraline yakın bir yerde yapılan toplantıda telefonunda oluşan toz tabakasını yurttaşlara gösteren Bozan, “Burada yaşayan çocuklar, gençler, kadınlar, yaşlılar bu tozu soluyor. Şundan şüpheniz olmasın. Bu beton santrali buradan ya kalkacak, ya kalkacak” ifadelerini kullandı.
MAHALLE SAKİNLERİ İSYAN ETTİ
Mahalle sakinlerinden Emel Karaçaylak, bahçesindeki asma ve zeytin ağaçlarında oluşan toz tabasını göstererek isyan etti. Karaçaylak, “Ağaçlarımız ölüyor, nefessiz kalıyor. Biz de aynı öyle ağaçlar gibi nefessiz kalacağız” dedi.
Beton santraline 200 metre uzaktaki Meryem Karaçaylı okulu velilerinden Serkan Uğur, Meclis’te konunun gündeme getirilmesi gerektiği ve yaşanan tozdan dolayı öğrencilerin ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceklerini ifade etti.
Seracılık yapan Güney Saklılı, “Samandağ’da seracılığın geliştirilmesinde önemli bir misyona sahip Yeşilada Mahallesi şu anda beton santrali yüzünden artık üretim yapamayacak duruma gelmiştir” diye konuştu.
Mahalle sakinlerinden Mehmet Karasu, Samandağ’daki rezervi durdurdukları gibi bir meclis şeklinde hareket etmeleri gerektiğini belirterek, bu sorunu halkın birlikteliği ile ortadan kaldırabileceklerini dile getirdi.