Etiket: doğan demir

  • AKD genel kurulunda, önceki dönem başkanlık yapan Doğan Demir’e tepki-VİDEO

    AKD genel kurulunda, önceki dönem başkanlık yapan Doğan Demir’e tepki-VİDEO

    PİRHA-Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde yer alan ve geçmişte AKD genel başkanlığı yapan Doğan Demir, AKD’nin genel kurulunda konuşmak için kürsüye çıktığı sırada salondan kendisine tepki gösterildi.

    Eski AKP’li ve başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu Gelecek Partisi’nde kurucu olarak yer alan önceki dönem Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Kültür Derneği’nin 14. Olağan Kurulu’nda konuşmak için kürsüye çıktığı esnada salondan birçok kişi tepki gösterdi.

    Salonda bulunan kişiler Doğan’ın konuşmasına izin vermeyerek kürsüden inmesini istediler. Konuklar arasında yer alan kişiler Doğan’ın rızalık almadan kürsüye çıkmasına karşı çıkarak divan kuruluna da tepki gösterdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Gelecek Partisi’nin Aydın’da verdiği yemeğe Alevi kurumları da katılmış

    Gelecek Partisi’nin Aydın’da verdiği yemeğe Alevi kurumları da katılmış

    PİRHA- Gelecek Partisi’nin Aydın’da düzenlediği akşam yemeğine kentte bulunan Alevi kurumlarının da katıldığı öğrenildi. 

    Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi, Aydın’da sivil toplum kuruluşlarının katıldığı akşam yemeği verdi.

    Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Alevi Kültür Dernekleri’nin eski Başkanı Doğan Demir, yemeğe Aydın’daki Alevi kurumlarının başkanlarının da katıldığını duyurdu.

    Demir, Twitter hesabından “Genel Başkanımızın katılımı ile Aydın’da STK ve kanaat önderleri ile birlikte akşam yemeğinde bir araya geldik. Davetimize iştirak eden Aydın Alevi kurumlarının değerli başkanları, yol arkadaşlarıma, emektarlarıma çok teşekkür ederim, iyiki varsınız” dedi. 

    Alevilerin, AKP’den ayrılan İslamcı-sağ kimlikleriyle tanınan kişilerin kurduğu partilere sıcak bakmadığı biliniyor. Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ne AKD Başkanlığından istifa edip katılması da büyük tepki çekmişti.

    PİRHA/ AYDIN 

  • AKD yönetimi güven tazeledi: Eşit yurttaşlık mücadelemizi sürdüreceğiz-VİDEO

    AKD yönetimi güven tazeledi: Eşit yurttaşlık mücadelemizi sürdüreceğiz-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD), genel merkez ve şube başkanlarının katılımıyla geçtiğimiz hafta sonu toplantı yaptı. Doğan Demir’in istifası sonrası ilk kez gerçekleştirilen toplantıya dair konuşan AKD Genel Sekreteri Ali Özveren, mevcut yönetimin güven tazelediğini söyledi. Özveren, “Hem inanç alanında ortaya çıkan eksiklikleri gidermeye hem de eşit yurttaşlık hakkımız için çalışmaya kaldığımız yerden devam edeceğiz” dedi.

    Haberin videosu;

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) İsmet Kurt başkanlığında ilk genişletilmiş kurul toplantısını gerçekleştirdi.

    Hafta sonu gerçekleşen toplantıya dair PİRHA’ya konuşan AKD Genel Sekreteri ve ABF Genel Başkan Yardımcısı Ali Özveren, Doğan Demir’in istifası sonrası bazı şubelerin olağanüstü kongre taleplerinin olduğunu, bu taleplerin toplantıda değerlendirildiğini ifade etti.

    Ali Özveren toplantıda neler konuşulduğunu ve hangi kararların alındığını da şöyle aktardı:

    “GYK ve şube başkanlarımızı 8 Şubat Cumartesi günü toplayıp istişarede bulunduk. 98 şubemizden 80 şube katılım gösterdi. Bazı şubelerimiz de hava muhalefeti nedeniyle katılmadı. Toplantıda 40’a yakın şube temsilcimiz konuştu ve memnun olduklarını belirttiler. Sadece 3 şubemiz olağanüstü kongre istedi. Toplantının sonunda yapılan oylamada muhalefet eden bazı şubeler dışında, çalışmalarımızın devamından yana oy kullandılar. Bundan sonraki süreçte şubelerimizle bundan önce olduğu gibi sıcak iletişimde olup, kurumumuza, yolumuza yakışır bir şekilde, daha iyiye daha güzele nasıl götürürüz, onun çabası içinde olacağız. Cemevlerimiz var ancak yolu yürütecek kimse yok. Bu sorunlarla ilgilenip gidereceğiz. Aynı zamanda Türkiye’de yaşanan gelişmelerin de takipçisi olacağız. Eşit yurttaşlık mücadelemizi demokratik temelde sürdüreceğiz. ”

    Sivas katliamcısı Ahmet Turan Kılıç’ın affedilmesine de değinen Özveren, “Alevi kurumları olarak, bidonla benzin taşıyıp 33 canımızı katleden birinin serbest bırakılmasını kabul etmiyoruz” dedi.

    Diren KESER/MERSİN   

     

  • Doğan Demir’in ABF’den boşalan görevine Selçuk Akpınar getirildi

    Doğan Demir’in ABF’den boşalan görevine Selçuk Akpınar getirildi

    PİRHA- Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alması dolayısıyla ABF ve AKD’deki görevlerinden istifa eden Doğan Demir’in ABF’deki görev yerine PSAKD Antalya Şube Başkanı Selçuk Akpınar getirildi.

    Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa etmişti.

    Doğan Demir’in ABF’deki görev yerine dün akşam itibariyle ABF yedek yönetiminde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şube Başkanı Selçuk Akpınar getirildi.

    Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu’nda (ABF) Genel Sekreterlik görevini yürütüyordu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD: Yeni Bir Yılın Cümle Varlığa Rızalı Bir Yaşam Gayreti Versin

    DAD: Yeni Bir Yılın Cümle Varlığa Rızalı Bir Yaşam Gayreti Versin

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi (DAD) gündemdeki konulara dair yazılı açıklama yaptı. “Türkiye halkları her gün yeni bir baskı ve cendere altında dizayn edilmeye çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada “Hakk Yol Alevi Halkları Anadolu ve Mezopotamya topraklarına hakikati, rızalı toplumları ve yaşamları gerçekleştirmek için elinden gelen gayreti ve demokratik direnci Hakk Yasasından aldığı güçle taçlandıracaktır” denildi.

    DAD Genel merkezi Türkiye, Ortadoğu, gözaltı ve tutuklamalar, Doğan Demir’in Gelecek Partisine geçişi ve yeni yıl vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.

    “SEYİT RIZA ALEVİLERİN VİCDANINDA MEYDANINI KURMUŞTUR”

    Yapılan açıklamada “Türkiye halkları her gün yeni bir baskı ve cendere altında dizayn edilmeye çalışılıyor” denilerek şunlara yer verildi;

    “Demokratik dinamikler bu cendere altında Türkiye Halklarına çözüm ve siyaset üretmek konusunda zorlanan bir pozisyondalar. Nefis iktidarları beka zorlamaları politikaları ile cendereyi sıktıkça sıkıyor. Hakikat ise karanlıktan korkmama cesaretidir. Çünkü karanlık kendi içerisinde ışığı barındırır. Mesele karanlık halinin de bir gerçek olduğunu bilme düsturudur. Korku ancak anlaşılınca aşılan bir durumdur. Tabi zebaniler karanlıktan beslenenlerdir. Onlar sürekli ölüm tehlikesi sınırda korkuyu canlı tutturarak beslenirler. Bu korku içinde ellerinde ki tüm argümanları kullanırlar. Bir korku bittiği anda yeni bir korku türetirler. Halklar sevgi, edep ikliminden rızıklanırken, zebaniler nefret ve edepsizlikten gıdalarını alırlar. Türkiye direnç dinamiklerini sömürerek, manipüle ederek beslenen eski İşçi Partisi, bugünün Vatan Partisi Dersim’e diş bileyerek karanlığını beslemeye, sıkıştıkları yerde Türkiye Halklarının travmalarını canlı tutmaya, harlanan onurlu halkın umutlarına hırlamaya başlarlar. Şimdi de Dersimin onurlu evladı Pir Seyit Rıza’nın erdemli dik duran heykeline dil uzatmaya başladılar. Tüm değerlerimize saldırarak kini ve nefreti canlı tutmak hedefindeler. Türkiye işçi hareketini yemek yetmedi, şimdide tekrar milli nefretleri ile kindar ve dindar nesil yaratma peşindeler. Türkiye’yi büyük kaosa hazırlıyorlar. Seyit Rıza Alevilerin vicdanında meydanını kurmuştur. Nemrutların heykele saldırması nafiledir. Bu Nemrudi yaklaşımı kınıyoruz. Halkları kin ve düşmanlığa yönelten bu ayrılıkçı yaklaşımı vicdanlarda mahkum ediyoruz.

    “PİR SULTAN DERNEKLERİNİN YANINDAYIZ”

    Geçtiğimiz günlerde Malatya’da gözaltına alınan ve adli kontrolle serbest bırakılan kadınların durumuna da değinilen açıklamada şunlar belirtildi;

    “Pir Sultan Abdal Malatya dernek yöneticilerine dönük gözaltı ve sindirme politikası tüm Alevilere yapılmış bir sindirme politikasıdır. Şark Islahat kanununun devamı olan sindirme ve göçertme, imha etme politikasının devamıdır. Katliamlarla uygulanan süreç sindirme, rehin alma politikaları ile devam etmektedir. Pir Sultan Derneklerinin yanındayız. Demokratik mücadele direncimiz tüm Türkiye halklarına umut olacak güce sahiptir. Türkiye devlet dinamiğinin hukuk devleti olma düsturunu koruduğu sürece adil olma ilkesi ile uluslararası arenada kabul edilebilirliği ve muhataplığının algısı güçlenebilir.”

    Açıklamanın devamında “Toplumlar güç savaşından çok paylaşım değerleri ile ilişki ve iletişimlerini güçlendirebilir” şunlara dikkat çekildi;

    “Bu durum toplumsal ahlaki hukuku kendine rehber edinen bir kurumsal devamlılık ile güçlenir. Devlet olarak tanımlanan kurumsal nizam toplumlara verdiği sözü tutarak güvenilir olabilir. Sadece çıkarlar üzerine kurulan bir iç ve dış politika ancak nefis iktidarlarını besler ve zulüm üretir. Zulüm ile, baskı ile ayakta kalacağına inanır. Nafile ikna etmeye çalışır. Bu ikna çabası doğal rızalıktan saparak Nemrutluğa doğru yöneltir. Toplumsal ahlaki dejenerasyona, imhaya sebep olur. Türkiye uzun yıllardır çıkar politikası üzerine yürüttüğü travmatik diplomasi yaklaşımı ile Anadolu ahlaki toplumsal rızalık ilişkisine aykırı bir nizamı inşa etmeye çalışmış ve bu inşa sürekli travmalara sebep olmuştur. Olmaktadır. Düzeni coğrafyanın inkarı üzerine kuran anlayış travma üretmektedir. Bu durum toplumun doğal ahlaki değerleri anlaşılarak yeni bir inşa sürecine girerek aşılabilir. Hakk Yol Aleviler Türkiye siyasi dinamiğinde demokratik ısrarlarında anlaşılması gereken hakikat şudur. İnanç düsturlarımızda ki doğal rızalaşma halinden beslenmemiz bu konudaki ısrarımızın anlaşılması için önemlidir. Fakat nefis her demde olduğu gibi insan varlığı üzerinde ki hükmünü sürüyor. En son Doğan Demir eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucular kurulunda yer alması bizler açısından rızalık verilecek bir durum değildir. Lakin Türkiye’de son 17 yıllık süreçte Davutoğlu pratiğinin sonuçları ve Alevi halklara yaklaşımı da yüklü bir bagaj olarak önümüzde durmaktadır. Bu demde Doğan Demir kurduğu ilişkiler üzerinden toplumsal mücadele dinamiklerimizi kendi bireysel geleceği üzerinden ters yüz etmesi doğru değildir. Kendisinin de bu bedelin farkında olduğuna inanıyoruz. Alevilerin rıza toplumu direnci tarihin tüm safhalarına işlenmiştir. Her Alevinin bulunduğu noktada bir hakikati yaşatacağına inancımız vardır. Bazı küfri eleştirilerin amacını aştığını düşündüğümüz gibi, Hınzırlaşmanın insan donunda nefsi bir hal olduğunun da farkındayız. Alevi Halkların inanç ve düşün dünyasına cevap olamayanlar Alevi kurum temsilcilerine ve halklarına mafyatik organizasyonlarla saldırmaktadırlar. Bu durum Alevileri politik olarak öğretilmiş merkezlere çekme operasyonlarıdır. Kurumlarımız ve halkımız bunlara asla itibar etmemeli, inancımızın verdiği güçle hep birlikte karşı durmalıyız. Bazıları bu mafyatik güçlerden medet umuyor ise derhal vazgeçmelidir. Alevi gençleri bu mafyatik organizasyonlara karşı uyanık olmalıdır. Türkiye de son süreçte Gazi Mahallesi’nde yaşananlar örnektir. Almanya da Ecevit Emre Dede’nin evine yapılan silahlı saldırı bu tür zihinlerin organizasyonudur.”
    “BÜYÜK TRAVMALAR TÜRKİYE VE DÜNYA HALKLARININ OMUZLARINA YÜKLENMEKTEDİR”

    “Bilinmelidir ki Türkiye halkları ve demokratik kurumlar için zindana dönmüştür. Bu hal taşınabilecek bir durum değildir” denilerek şunlar ifade edildi;

    “İç ve dış politikada çıkarlar nemrutluğu üzerine kurulmuş politikalar toplumumuzun inanç, ahlak ve kültürüne derin zarar vermektedir. Büyük travmalar her gün Türkiye ve Dünya halklarının omuzlarına yüklenmektedir. Çıkar ve fırsatçılık politikası sözüne, işine güvenilmez bir hal olarak devletlerarası politikaya sirayet etmiştir. Bu durumdan derhal geri dönülmeli ve aklıselim yönelimler açığa çıkarılmalıdır. Türkiye yapısal olarak Şeriat eksenli Arap Şeyhlerinin hüküm sürdüğü bir dinamiğe doğru gitmektedir. Her hanesine çarpı konulmuş Türkiye Halklarından umudunu kesmiş iktidar dinamikleri ve çıkar çevreleri beton ekonomisi ile doğayı katlederek, parsel parsel satarak yaşam alanlarımızdan sürgün etmek istemektedir. Aldığı Ortadoğu bakiyesi ile Anadolu’da çoraklaştıracak bir nüfus göçüne yönelmekte ve demokratik değerlerden vazgeçmektedir.”

    “YENİ BİR YILIN CÜMLE VARLIĞA RIZALI BİR YAŞAM GAYRETİ VERMESİ DİLEĞİ İLE…”

    Son olarak yeni yıl mesajı paylaşılan açıklamada “Hakk Yol Alevi Halkları Anadolu ve Mezopotamya topraklarına hakikati, rızalı toplumları ve yaşamları gerçekleştirmek için elinden gelen gayreti ve demokratik direnci Hakk Yasasından aldığı güçle taçlandıracaktır. Dünya genelinde dağılmış her mekanı Hakk’ın Cemali olarak gören inancımız kendi toplumsal ikrarlaşmasında da Yol’un değerleri ile hakikatine dönmek zorundadır. Ancak bu şekilde Hakk olan Devranda, Devrine Derman olabilir. Khal Gağan, Gağand, Kirdik, Mayomores, Kallandar, Saya, Noel, Yeni bir yılın cümle varlığa rızalı bir yaşam gayreti vermesi dileği ile Hakk Aynamız, Xızır Yardımcımızdır” denildi.

    HABER MERKEZİ

  • Sibel Yalçın: Doğan Demir liberal çizgisine göre davranmayı kendine hak bildi

    Sibel Yalçın: Doğan Demir liberal çizgisine göre davranmayı kendine hak bildi

    PİRHA- Serçeşme Dergisi Editörü ve Yazı İşleri Müdürü  Sibel Yalçın, eski AKD Başkanı Doğan Demir dahil üç Alevi şahsın, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde yer almasını değerlendirdi. Demir’in kendi liberal çizgisine göre davranmayı kendinde hak bildiğini belirten Yalçın, “Doğan Demir vak’ası Alevi hareketi içindeki herkesin kendini sorgulaması için bir fırsat olmalı” dedi. 

    Serçeşme Dergisi Editörü ve Yazı İşleri Müdürü  Sibel Yalçın, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde  üç Alevi şahsın kurucu olmasını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Yalçın, eski AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in bu partiye katılımına ilişkin “Alevi örgütlülüğünün zaten tükenmekte olan son evresinde, yalnızca ve muhtemelen Alevi yol ve erkânının, Alevi hak mücadelesinin, katliamların hesabını sorma ve dolayısıyla toplumun devlet içinde güvenliğini sağlama cevvalliğinin gerektirdiği dışında davranmayı tercih ederek, kendi liberal çizgisine göre davranmayı kendi kendisine hak bilmiştir” dedi.

    “‘ALEVİ HAREKETİNDE KIRILMA YAŞANDI’ DEMEK DOĞRU DEĞİL”

    AKD’den ayrılmadan önce Davutoğlu’nun partisine geçen ve sonrasında istifa eden Doğan Demir’e, AKD’nin tam destek çıkmasını ise Sibel Yalçın şöyle değerlendirdi:

    “Bu konuda Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’nin gün itibariyle eski genel başkanları Doğan Demir’in istifasının hemen ardından oldukça uzun ve kesin bir metinle genel başkanlarının çizgisinin doğruluğuna ilişkin kaleme aldıkları basın açıklamasına bir göz atmakta fayda olacaktır. Doğan Demir, Alevi örgütlülüğü içinde kırılmaya neden olmuştur’ gibi bir çıkarımı şahsen doğru bulmuyorum.
    Alevi hareketi içerisinde bir kırılma yaşandıysa eğer; bu Alevilerin velhâsıl Alevi kökenlilerin nefes alıp yaşadıkları ülke içerisinde kendi geleceklerini çıkarsamak yoluyla tahayyül edememesinden ve net bir biçimde okuyamamasından kaynaklıdır. Mevcutta görünür olup bu vak’a sonrasında açığa çıkan kırılmayı yalnızca bir kişinin elleri arasına teslim etmek; hem basitçe kolaya kaçmaktır, hem kırılmaya sebep olarak işaretlenen kişinin kendisine esas değerinden daha fazla anlam yüklemesi yapmaktır, hem de bu harekete yıllarını vermiş ve toplum için ve koşullarını düzeltmek için var gücüyle çalışan gerçek hizmetkârları ayaklar altına atıp haksızlık etmek demektir. Bu ifadeler yanlıştır.”

    “DOĞAN DEMİR VAK’ASI ALEVİ HAREKETİNDEKİ HERKESİN KENDİNİ SORGULAMASI İÇİN FIRSAT 

    Yalçın, Doğan Demir’in kendi liberal çizgisine göre davranmayı kendi kendine hak bildiğini ve mevcut koşullar gereği de davrandığını vurgulayarak şunları kaydetti:

    Doğan Demir, Alevi örgütlülüğünün zaten tükenmekte olan son evresinde, yalnızca ve muhtemelen Alevi yol ve erkânının, Alevi hak mücadelesinin, katliamların hesabını sorma ve dolayısıyla toplumun devlet içinde güvenliğini sağlama cevvalliğinin gerektirdiği dışında davranmayı tercih ederek kendi liberal çizgisine göre davranmayı kendi kendisine hak bilmiştir ve mevcut koşullar gereği de bu davranış biçimi; az önce de belirttiğim gibi zaten tükenmekte olan mevcut örgütlülükler bünyesinde kendisine yer bularak, gün gün kendi tabanı tarafından geliştirilmiştir. Doğan Demir’i kendi davranış safını bir kenara iterek kolay yoldan günah keçisi ilan etmek; Alevilere ve Alevi hareketine yapılan en büyük haksızlık olacaktır. Zira her koyun kendi bacağından asılıyorsa bizim illerde; kendi bacağına sahip çıkması gereken her bir koyunun da “sisteme ve çaresizliklerine kaptırdığı” bacağının sorgusunu da mutlak sûrette kendi kendisinin yapması gerekliliktir. Alevi örgütlerine üyelik yoluyla mensup arkadaşlar arasında bugünlerde cuşa gelen Doğan Demir vak’ası ve tartışmaları, Alevi hareketine dâhil olan her bir bireyin kendisini sorgulaması için bir fırsat olmalıdır ki; aksi durumda zaten Alevi kimliğinin yapışık olduğu zeminden zımpara ile silinmesi konusunda Alevi örgütleri ve yöneticileri ve üyeleri, telafisi mümkün olmayan ağır bir boyunduruk altına gireceklerdir.
    Belirtmek gerekir ki; bizler yolumuzdan alacaklı değiliz yol da bizden istekli değildir. Yol kendi sahibini tayin eder.”

    “MUKTEDİRİN ÇIKARLARINI KORUYACAK ANLAŞMALAR KONUSUNDA OTOKONTROL SAĞLANMALI”

    Serçeşme Dergisi Editörü ve Yazı İşleri Müdürü  Sibel Yalçın, Yol’un taliplerince yürütülmesi aşamasında Alevi örgütlerine ihtiyaç olmadığını belirterek, şunlara dikkat çekti:

    “Çünkü yolumuz, ocaklarımız tarafından -ki mevzubahis olan partinin iç tüzüğünde de dile getirildiği gibi “Geleneksel Mürşid, Pir ve Dede ocakları” marifetiyle yürütülmektedir. Alevi STK’larında ise çarkın yürütülüşü üyelikleri üzerinden, STK’nın devlet siyaseti ve hükümleri karşısındaki iradesi; üyelerinin vasıtasıyla, ortak yürütülen çalışmalarla belirlenir ve tüzükleriyle de sabitlenir. Ancak kendi çığırından çıkarak STK’lar dahilinde yola şekil vermeye, yeni yeni yollar inşa etmeye meyleden şer’ilerin mevcuttaki kurumları ele geçirerek yolumuza mensup insanların güvenliğini tehlikeye düşürecek alanlarda “öngörülü olamadan söz sahibi olması” ve toplum adına muktedirin çıkarlarını ve kendi kişisel bekasını pohpohlayacak anlaşmaların altına keyfince imza atmaması konusunda, otokontrolün bir an evvel yine STK’lar ve üyeleri aracılığı ile sağlanması gerekmektedir.”

    “SÖYLEMLERİ ÇOK PIRILTILI DURUYOR AMA…”

    Sibel Yalçın, Davutoğlu’nun “Bütün din ve mezheplere aynı çerçevede yaklaşacağız” sözüne ilişkinse, “Öteki kimliğini taşıyan Aleviler olarak, elbette ki ilk bakışta/duyuşta çok pırıltılı, ışıltılı, coşkulu, güven veren ve gelecek vadeden bir söz dizimi olarak görünüyor. Zaten ilk söyleyen de Gelecek Partisi’nin sözcüsü olmamıştır bu sözleri. Bugüne kadar iktidara gelen, giden, gönderilen vb. pek çok siyasi oluşumun; velhâsıl Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde yer alan partilerin neredeyse tamamı, bu ulvi sözleri kendi bünyesine dâhil etmiştir. Adalet Partisi’nden, Anavatan Partisi’nden, Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den, Refah Partisi’nden, Cumhuriyet Halk Partisi’nden, Milliyetçi Hareket Partisi’nden tutun da Adalet ve Kalkınma Partisi’ne kadar” ifadelerini kullandı.

    Yalçın şöyle devam etti:

    “Konunun bütününe “Gelecek Partisi’nin inançlara yaklaşımı” açısından bakacaksak eğer; bu aşamada, bu sözü sarf edenlerin geçmiş yaşamlarına, bir diğer deyişle; söyledikleri söz ile pratikte uyguladıkları davranışlarının tutarlı olup olmadığına bakmak en mantıklı karşılaştırma olurdu eminim. Ancak zaten pek çoğumuzun bildiği çeşitli sebeplerle, Gelecek Partisi kurucularının yüksek çoğunluğunun Adalet ve Kalkınma Partisi bünyesinden koparak ayrılma nedeninin “zorunlu sebeplerle” olduğunu ve Davutoğlu’nun üzgün simâ ile kürsüden söylemiyle: “Biz partiden ayrılmadık, o bizi ayırdı” serzenişi ile ilgili siyasi oluşumun kendi yolunda ilk minik adımlarını attığını görebiliyoruz. Büyük bir çalışma hevesiyle içinde yer aldığı partisinden ihraç edilen “öfkeli insanların” bir araya gelerek Türkiye’nin geleceğini inşa etmeye heves ettikleri son derece ciddi ve bir o kadar da kendiliğinden münferit siyasi bir oluşumla karşı karşıyayız.”

    “DAVUTOĞLU’NUN KONUŞMASI PARTİSİNİN GENEL YAPISINA UYGUN”

    Serçeşme Dergisi Editörü ve Yazı İşleri Müdürü  Sibel Yalçın, ilk Kurucular Kurulu toplantısının ardından basın açıklaması yapan Ahmet Davutoğlu’nun AKP’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirdiği konuşmasının bir bölümünde sarfettiği “Ama bir devlet adamı hata yapmışsa, O’nun karşısında sesimizi yükseltmek Hz. Ömer ahlâkıdır. Ömer’i arayanlar, Ömer’ler arayanlar, Ömer olmalıdır. Biz Ömer olmaya çalışıyoruz” sözlerini ise şöyle değerlendirdi:

    “Bu sözler; Ahmet Davutoğlu’nun ve yeni kurduğu partisinin diğer din ve mezheplere bakışını özetlemiş görünüyor. Şahsım adına, bu sözleri partisinin genel yapısına yönelik olarak son derece samimi buluyorum ve elbette bu konuya ilişkin başka bir samimiyet aramaksızın.”

    CEMEVLERİNE İBADETHANE STATÜSÜ VERİLMESİ

    “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın baskın olduğu bir devlet anlayışında cemevlerine statü verilmesi, tam da bugünlerde Diyanet’in bünyesi altına girmesine tepki gösterdiğimiz dedelerin ve dedelerin dedeliğini yaptığı cemevlerinin durumunu tüm yalınlığı ile ortaya koyuyor” diyen Sibel Yalçın, şunları ekledi:

    “Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi, Alevilerin istekleri doğrultusunda tam ve net olacaksa ne âlâ, ancak devlet geleneğinin en belirgin özelliğidir: Kaşıkla verdiğini kepçeyle geri almak. Alevi kurumlarının -mevcut durumuna, savunular arasındaki uçuruma, çapraşık çelişkilerine ve ilişkilerdeki tuhaflığa bakacak olursak çok sanmıyorum ancak- bu süreci iyi takip etmesi ve bu süreci iyi takip ederken; bünyesindeki “aldım verdim ben seni yendim” oyunundan sıyrılarak hedeflerine ve esastaki varoluş nedenlerine yönelik hareketini hızlı, atik, öze saygılı ve samimi adımlar şeklinde atması gerekiyor.”

    (HABER MERKEZİ)  

     

     

     

  • Engin: Alevi hareketi ilkeler üzerinden yeniden yükselmelidir-VİDEO

    Engin: Alevi hareketi ilkeler üzerinden yeniden yükselmelidir-VİDEO

    PİRHA-  Gelecek Partisinin kurucuları arasında yer alan Doğan Demir’e tepkiler gelmeye devam ediyor. Konuya ilişkin ajansımıza konuşan Kureşan ocağı evladı Efe Engin, tercihin Alevi inancının değerlerine yakışmadığı belirterek “Alevilerin mazlumdan yana zalime karşı bir bakış açısı vardır. Siyasi tercihlerimizde bu ilkeler etrafında şekillenmelidir. Alevi hak mücadelesini nasıl daha görünür kılar ve kazanımlar elde ederizin görev ve sorumluluğu alınmalı” dedi.

    Doğan Demir’in Davutoğlu’nun partisine katılmasına ilişkin konuşan Kureyşan Ocağı evladı Efe Engin, tercihin Alevilerin mazlumdan yana duruşuna aykırı olduğuna dikkat çekti.

    “CEMEVLERİ SORUNLARA ÇÖZÜM OLMADA HAZIR DEĞİLDİ”

    Engin, “Alevi hareketinde ne oldu da bu kadar eksen kayması oldu diye sorgulamak lazım ya da hani perşembenin gelişi çarşambadan bellidir misali bugüne kadar neler oldu da biz bunları görmek istemedik, görmedik, müdahil olmadık” dedi.

    Alevi hareketinin toplumun sorunlarına çözüm olması noktasında eleştiriler yönelten Engin, kurumların görülmeyen bir şekilde asimilasyona  kapı araladığına vurgu yaptı. Engin, “Sivas katliamından sonra yükselen bir Alevi hareketi oldu. Dernekler hızla kuruldu. Köyden şehre giden Alevilerin artık şehirde bir arada gelmek için cemevlerine ve derneklere ihtiyaçları oldu. Ne yazık ki Alevilerin kendilerini ifade etmek için kurdukları dernekler, cemevleri, yaşanacak sorunlara çözüm olma ve ilkeler üzerinden yükselmeye hazır değildi. Sokakta Alevi hareketi yükselirken, bunu sistematik biçimde örgütlülüğe kavuşturacak bir yapı oluşturulamadı. Gençliğimizi, inancımızı yarına nasıl taşırız diye bir çalışma yapılmadı. Bugün geçmişte yapılmayanların sonucunu yaşıyoruz. Alevi hareketi içerisinde yaklaşık 3500-4000 arası dernek var. Ancak Alevi inancının izini nasıl süreceğiz sorusunu önlerine koymamışlar. O yüzden herhangi bir şubemizde katil posta oturtuluyor, başbakana özel cem yapılıyor, kuran-ı kerim isteniyor, diyaneti kaldıralım derken kabul ediliyor. Bu da görülmeyen asimilasyona dönüşüyor” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ HAREKETİ YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR”

    Engin, Alevi hareketinde belli bir kesimin siyasi partide bir yerlere gelme ve iktidarlaşma savaşında olduğunu belirtti. İlkeler üzerinden yükselmeyen bir Alevi hareketinin yükselemeyeceğini hatırlatan Engin, “Halbuki Alevi kurumları hak ve demokrasi  mücadelesi verilmesi gereken yerlerdir. Bunun yerine atlama tahtası olarak görenlere seyirci kaldığımız için bu durumlar ortaya çıkıyor. Alevilerin mazlumdan yana zalime karşı bir bakış açısı vardır. Siyasi tercihlerimizde bu ilkeler etrafında şekillenmelidir. Alevi hak mücadelesini nasıl daha görünür kılar ve kazanımlar elde ederizin görev ve sorumluluğu alınmalı. Bütün bunlar bizim için geleceğe ışık olursa anlam kazanır. Bugüne kadar ilkeler üzerinden yükselmeyen bir Alevi yapısını artık ilkeler üzerinde yükselmesi gerekiyor. Alevi hareketi yeniden yapılandırılmalıdır. İlkeler üzerinde yapılandırmayan bir hareket yarın öbür gün çok Doğan Demirler görür. Bu yüzden bu son olsun” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

  • AKD Genel Sekreteri: Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ne katılmasına karşı çıktık

    AKD Genel Sekreteri: Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ne katılmasına karşı çıktık

    PİRHA- AKD Genel Sekreteri ve ABF Genel Başkan Yardımcısı Ali Özveren, Doğan Demir’in Gelecek Partisine katılmasına Yönetim Kurulu’ndan 19 kişi karşı çıktıklarını söyledi. Ancak Özveren, Demir’in kendilerine bu partiye katılmasının şahsi kararı olduğunu söylediğini kaydetti. 

    AKD Genel başkanlığından geçen günlerde istifa eden Doğan Demir’in Gelecek Partisi’ne katılmasının ve bu partiye kurucu olmasının yankıları sürüyor.

    Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan AKD Genel Sekreteri ve ABF Genel Başkan Yardımcısı Ali Özveren, Doğan Demir’in partilerle, hükümetle ve bakanlarda görüştüğünü ama Doğan Demir’in bu Davutoğlu’nun kuracağı partiye katılacağını hiçbir zaman tahmin etmediklerini söyledi.

    “DOĞRU OLMADIĞINI, ÖRGÜTTE SIKINTI YARATACAĞINI SÖYLEDİK”

    Ali Özveren neden tahmin etmediklerini ise şöyle açıkladı:

    “Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde olanları hepimiz biliyoruz. Davutoğlu’nun partisine kurucu üye olacağını söylediğinde Yönetim Kurulu olarak acil toplantı yaparak, bunun doğru olmadığını, örgütte sıkıntı yaratacağını söyledik. 19 arkadaşımız toplantıya katılarak bu kararı tasvip etmediğimizi söyledik. Kendisi de şahsi kararı olduğunu bizlere belirtti. 11 Aralık’ta bu toplantıyı yaptığımızda istifasını verdi. İki gün sonra da Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde kurucu üye oldu. İstifasını aldıktan sonra yedekteki arkadaşımızı çağırarak yönetimini oluşturduk ve ardından hizmet etmeye başladık. Şu anda bir sıkıntı yok. Örgütlerimizle birlikte konuşarak yol almaya devam edeceğiz.”

    “OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GEREK YOK”

    Olağanüstü bir kongre gerektirecek bir durum olmadığını belirten Özveren, ilk etapta Doğan Demir’in Gelecek Partisi’nin kurucusu olmasından dolayı tepkiler oldu. Bizler şubelerimizle görüşerek bu süreci birlikte atlatacağımızı söyledik. Ocak ayının sonu ya da Şubat’ın başında bütün şube başkanlarımızla bir toplantı düzenleyeceğiz. Kurum başkanlarımızın görüşünü alacağız. Bazı sıkıntılar, sorunlar var onları en kısa zamanda gidereceğiz. Kardeş ve müsahip kurumlarla da irtibat halindeyiz, görüşüyoruz. Bundan sonraki süreçte bir sıkıntı olacağını tahmin etmiyorum” diye konuştu.

    Diren KESER/MERSİN

     

  • Yazar Tan: Bu örgütlenme modeli artık Alevileri temsil etmez noktada-VİDEO

    Yazar Tan: Bu örgütlenme modeli artık Alevileri temsil etmez noktada-VİDEO

    PİRHA-Yazar Abbas Tan, Aleviliğin temelinde rızalık anlayışının olduğuna dikkat çekerek, “Kurumlarımızda bu aşınmış durumda. Özellikle topluma ve bağlı bulunduğu örgüte de zarar veriyorlar. Bu yüzden Alevi kurumlarının mutlaka eğitimden geçmiş olanlar tarafından yönetilmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.

    AKD Genel Başkanı iken Gelecek Partisi kurucu üyesi olan Doğan Demir’e tepkiler gelmeye devam ediyor. Konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Yazar Abbas Tan, “Her Alevinin rızalık anlayışını, kamil insan olmayı ve rıza şehrini çok iyi bilmesi gerekir. Bunları bilmeyenlerin de Alevi kurumlarında görev almasının hiçbir esprisinin olmadığına dikkat çekti.

    Alevi kurumlarının mutlaka kurum içinde eğitim alanlar tarafından yönetilmesi gerektiğine dikkat çeken Abbas Tan, şunları dile getirdi:

    “AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in bir siyasi partide yer alması kararı kendisini bağlar. Ama büyük bir kurumun başkanının ya da yöneticilerinin mutlaka kurumun görüş ve düşüncelerini almadan rızalık bile talep etmemeli. Ama ne yazık ki bu son yaşanan gelişmelerde ortaya çıktı ki Aleviliği bilmeyen biri biliyormuş gibi geldi ve bizim birçoklarımızın da desteğiyle bir yerlere geldi. Eğer birazcık Alevi anlayışını, inancını, yaşam biçimini biliyor olsaydı böyle hareket etmezdi. Alevi kurumları bu işi bilmeyenler tarafından yönetiliyor. Alevi inanç önderleri de bu işi bilmiyorlar. Son gelişmede o dedelerin bu aralar ağzını bıçak açmıyor, yaptıklarının ne kadar yanlış, ne kadar  doğru olduğunu kendileri bile analiz edemeyecek duruma geldiler. Bu yanlışlar sadece kendisine değil özellikle topluma ve örgüte de zarar veriyor. Bu yüzden Alevi kurumlarının mutlaka kurum içinde eğitim alanlar tarafından yönetilmesi gerektiğine inanıyorum ki bu eğitimi alırken de rızalık anlayışı, sevgi, hoşgörü anlayışı mutlaka olması gerekiyor.”

    “DAVUTOĞLU’NUN PARTİSİNDE YER ALANLAR BİR SÜRE SONRA PİŞMAN OLACAKLAR”

    Aleviler de bu ülkenin vatandaşıdır ve mevcut siyasi partiler içerisinde bireysel olarak yer almaları kadar doğal bir şey olmadığını söyleyen Yazar Tan, ancak şunlara dikkat çekti:

    “Aleviliğin temel kurallarına baktığımızda sevgi, hoşgörü, dayanışma ve esas alınır. Aleviliğin olmazsa olmazları vardır ki bunlardan biri cana kıymaktır. Bunu yapanlarla yan yana olması mümkün değil. O yüzden Aleviler siyasi partilerde yer alırken o siyasi partinin geçmişi bugünkü yaşantısı, partiyi yönetenlerin bakışı ve geçmişteki yaşantıları da göz önünde bulundurulmalı. Ne yazık ki Alevi kurumları veyahutta Aleviler yetersiz kaldılar. Alevi kurumları içerisinden çıkan hemen en kısa sürede kendi hedefine ulaşabileceği bir siyasi partiyi tercih ediyor ve orada yer alıyor, o zaman da sonuca gidilemiyor.  Alevilerin yeni bir parti kurmalarına ya da hepsinin bir partide toplanmasına gerek yok, öyle bir anlayış yok. Çünkü Aleviler geçmişte yaşadıklarını göz önünde bulundurarak hangi partide yer alacaklarına karar verirler ve verebilecek yetenektedirler. Aleviler bir partide yer alması gerekiyorsa ağırlıklı hoşgörüyü esas alan, paylaşımcı bir anlayışın olduğu eşit yurttaşlık hakkını temel hedef alan, ülkede yaşayanları birbirinden farksız gören bir anlayıştaki bir siyasi partide olması gerekir. Davutoğlu’nun partisinde yer alanlar bir süre sonra pişman olacaklar.”

    Yazar Tan, son olarak son iki üç yıl içerisinde tabanda ciddi bir hareketlenme başladığına işaret ederek, “Bu örgütlenme modeli artık Alevileri temsil etmez bir noktaya geldi ve mutlaka Alevi örgütü yeniden yapılanmalı. Alevilerin mutlaka birbirlerinden rızalık alması gerekir. Cemlerde olduğu gibi muhabbetlerde olduğu gibi örgütlerde de birbirlerinden rızalık almalılar” dedi.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Mezitli AKD Başkanı: Doğan Demir’in o partiye gitmesi Alevi inancına ters-VİDEO

    Mezitli AKD Başkanı: Doğan Demir’in o partiye gitmesi Alevi inancına ters-VİDEO

    PİRHA- Doğan Demir’in Gelecek Partisinde kurucular içerisinde yer almasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Alevi Kültür Dernekleri Mezitli Şube Başkanı Ferdi Koç, Alevi örgütlerinde yükselen tepkinin olumlu olduğunu, bunun yeni örgütlenmeye yol açması gerektiğini belirtti.

    Haberin Videosu

    https://www.youtube.com/watch?v=aFjOlB5tBb0&feature=youtu.be

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanıyken Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Parti’sinde yer alan Doğan Demir’e AKD içinde de tepkiler sürüyor.

     “BİZİM BUNU TASVİP ETMEMİZ BEKLENMEMELİDİR”

    AKD Mezitli Şube Başkanlığını yapan Ferdi Koç, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı olan birinin Davutoğlu’nun kurduğu bir partide kurucu üye olması Alevileri ilgilendirdiği kadar sol kesimleri de ilgilendirmektedir” diyerek şunları ifade etti:

    “AKP iktidarında zarar gören tüm kesimleride üzmüştür. Niye üzmüştür? Çünkü Davutoğlu’nun bu ülkede gerek bölgede gerekse Ortadoğu’da Suriye’de birçok şeyin altında imzası olan bir şahıs ve Gar Katliamı Davutoğlu döneminde yapıldı. Buna benzer birçok katliamın yaşandığı ülkemizde bu kadroların da birebir ortaklığı vardır. Bunun için Doğan Demir’in böylesi bir partide yer alması Alevi inancına, yoluna, yordamına pek de yakışmayan bir davranış. Bizim bunu tasvip etmemiz, kabul etmemiz doğru bir şey değildir.”

    “DOĞAN DEMİR’İN DEVLET İLE OLAN İLİŞKİLERİNİ GÖZÖNÜNE ALMAK GEREKİYOR”

    “Doğan Demir’in geçmişten gelen devletle olan ilişkilerini de göz önünde bulundurmak gerekiyor” diyen Ferdi Koç, “Doğan Demir’in ikinci dönem genel başkanlığı sürecinde devletle girdiği ilişkiler hep bu örgüt tarafından  sorgulanmıştır. Örgütünden rızalık almayan bir insan kendisine güvenip de birçok kişinin haberi olmadan böyle bir karar alması, örgütsel işleyiş içerisinde gerçekten sorgulanması gereken bir durumdur” ifadelerini kullandı.

    AKD dışındaki diğer kurumlarda da aynı sorunlar yaşandığını belirten Ferdi Koç, “Alevi hareketini yeni baştan tartışmak, sorgulamak, yeniden yapılandırmak gerekiyor” diyerek şöyle devam etti:

    “Bugün federasyonda İnanç Kurulu var. Türkiye’de kurulduğundan bu yana neler yaptı bunu sorgulamak gerekiyor. Onun da Başkanı cemevinde (Mersin)  Diyanet İşleri Başkanı ile görüşerek ondan Kur’an hediye alan bir noktaya gelmiştir. Kurumun içerisinde Doğan Demir’e tepkiler çok yoğundur. Hakaret boyutunu bir tarafa bırakarak bu tepkileri olumlu karşılıyoruz. En azından Alevi Kültür Dernekleri kendi içerisinde bu sorgulama sürecini başlatmıştır. Gelinen noktada artık bu GİK, içerisinde bir genel başkanı seçip de işte 2 yıl daha gideceğim mantığı bir tarafa bırakmalıdır. Bir an önce kendi şubelerini bir araya getirip bir kurultay yapıp önümüzdeki süreçte hem nasıl bir örgütlülük hem de nasıl bir Alevi Kültür Dernekleri örgütlülüğünü olacağını ortaya koyup yeniden olağanüstü bir seçimle bu sorunlarını çözmesi gerektiğine inanıyorum.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Hukukçu Mehmet Tural: Alevi örgütlenmesi tepeden tırnağa yenilenmeli-VİDEO

    Hukukçu Mehmet Tural: Alevi örgütlenmesi tepeden tırnağa yenilenmeli-VİDEO

    PİRHA- Emekli Hakim  Mehmet Tural, Doğan Demir’in AKD Genel Başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde Gelecek Partisi’nin kurucuları arasında yer almasını eleştirdi. Tural, “Alevi kurumlarında yer alanların büyük çoğunluğu kendi kariyer ve emelleri için yer alıyor. Bunun önüne geçecek bir örgütlenmeye ihtiyaç var. Bunun içinde Alevi örgütlenmesinin baştan sona yenilenmesi gerekiyor” dedi.

    Haberin videosu

    Eski AKD Genel Başkanı ve şimdi ise Gelecek Partisi kurucu üyesi olan Doğan Demir’e dönük tepkiler yükselmeye devam ediyor.

    “TEPEDEN TIRNAĞA YENİ BİR OLUŞUMA GİDİLMELİ”

    Emekli  Hakim Mehmet Tural, örgütler içerisinde yer alan kişilerin Yol’a hizmetten ziyade Yol’dan kendilerine çıkar sağlanmasına yönelik bir çalışma içerisinde olduğuna dikkat çekerek şunları belirtti:

    “Doğan Demir de diğer tüm insanlar gibi bir siyasi partinin kurucusu veya üyesi olabilir. Ama yıllardır Alevi örgütlerinin başında bulunan birisinin geçmişten beri içinde yer aldığı siyasi parti liderleriyle temasları, ilişkileri ya da bağlantılarını düşündüğümüzde Doğan Demir bu örgütü kendi siyasi çıkarları için kullanmıştır, diye düşünüyorum. Bu sorunu Doğan Demir meselesi olarak ele almaktan ziyade prensipler ve ilkeler meselesi olarak ele almak lazım. Ancak Doğan Demir bu adımları atarken bulunduğu görevlerden önceden istifa etmemesi, genel idari kurulun kendi içinde seçime gidip başkan seçmeleri yanlıştır. Dolayısıyla bence Alevi kurumları bundan çok ciddi bir zarar görmüştür. Bu zararın telafisi için artık Yol’da düzeltmekten öte yeni baştan, tepeden tırnağa yeni bir oluşuma gitmek gerektiğini düşünüyorum. Eğer birileri gelip de Alevi örgütlerini ekonomik çıkar ve kariyer için kullanıyorsa bunlara yer vermemiz gerekiyor. Yoksa gelip yol’a hizmet ediyorsa onu da başımıza tac etmemiz lazım. Alevi örgütlenmelerindeki en büyük sorun budur. Bugüne kadar Alevi örgütlerinin kadrolarında yer alanların büyük bir çoğunluğu kendi kişisel çıkarları için kullanmıştır. Bu yaklaşımların nedeni örgütlenmenin temelinde yapılan yanlışlardan kaynaklıdır. Bir tepki olarak, ya da kendini ifade etme aracı olarak kurulan kurumlar daha sonra o amaçlarından sapmıştır. Çünkü Yol’u ve süreği kavrayan kadrolar da mevcut değildir. Pirlik kurumunun zayıflaması da bu sorunları etkileyen nedenlerdendir.”

    “YOL VE SÜREKLERE HAKİM İNSANLARDAN OLUŞAN BİR ÜST MECLİS OLUŞMALI”

    Tural, Alevi kurumlarının geldiği nokta cemevlerinde yürütülen cenaze erkanı ve verilen yemeklerle sınırlı kaldığını, bunun da çok yanlış bir yaklaşım olduğunu ifade ederek şunları ekledi:

    “Çünkü Aleviliğe zarar veriyor ve kurumlar Alevilikten yararlanılan yerler haline dönüşüyor. Oysa biz orada çocuklarımızın bu kültürün içine girmesini sağlayamazsak, yaşlılarımıza orada rahat edebilecekleri yerler haline getiremezsek, gençlerin ve kadınların eğitim almalarını sağlamaz, dışlarsak geleceğimiz yer bu olur.”

    “ALEVİLİĞE BAKIŞLARI YETERLİ DEĞİL”

    ABF İnanç Kurulu’nu hatırlatan Mehmet Tural, kurulun işlevini yerine getirmediğini belirterek nedenlerini şöyle sıraladı:

    “Birincisi gerek yapısı gerek de kurum içinde yer alanların Aleviliğe bakışının yeterli olduğunu düşünmüyorum. İkincisi bu kurum içinde insanların dede sıfatını ve niteliğini taşımayan yüzlerce dedemiz vardır. Dedelik kurumunun Aleviliğin bugüne gelmesinde en önemli görevi üstlenmiştir. Çoğu, bırakın dedelik kurumunu, Aleviliğin temel düsturlarını bilmiyor ama dernek veya vakıf yönetim tarafından falan cemevine dede olarak atanıyor. öncelikle bu sorunu gidermemiz gerekiyor. Aleviliği bilecek, yol ve erkanını topluma aşılayacak dedelerin yetiştirilmesi lazım. Bunun için eğitim kurumumuzun olması lazım. Aynı zamanda sadece dedelerin yer almadığı, bu Yol’a katkı sunan, Aleviliğin yol ve süreklerine hakim insanlardan oluşan bir üst meclis oluşmalıdır. Bu üst kurulun da bütün Alevi kurumları tarafından tanınması ve kurumların bu meclisten çıkacak kararlara uyacaklarına dair taahhütte bulunmaları ve tüzüklerinde yer vermeleri gerekiyor.”

    Diren KESER/MERSİN

     

     

     

  • AKD’nin yeni Genel Başkanı’ndan Doğan Demir’e tam destek

    AKD’nin yeni Genel Başkanı’ndan Doğan Demir’e tam destek

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri’nin yeni Genel Başkanı İsmet Kurt, Doğan Demir’in Davutoğlu’nun kurduğu partiye kurucu olarak katılmasının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Kurt, “Alevi bir kişinin siyasal İslamcı bir partide ne işi var yorumunu yapmak yerine, siyasal islamcı bir partinin Alevi inancına sahip bir kişiyi neden kurucu olarak görevlendirir” anlayışının değerlendirilmesi gerekmektedir” önerisinde bulundu. 

    Doğan Demir’in Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu partiye katılmasının ardından Alevi Kültür Dernekleri’nin (AKD) yeni Genel Başkanı  İsmet Kurt oldu.

    Doğan Demir, 11 Aralık günü genel başkanlık görevinden istifa etmişti. 15 Aralık’ta toplanan Genel Yönetim Kurulu Doğan Demir’in istifasını kabul edip yeniden görev paylaşımı yaptı.

    Buna göre;

    İsmet Kurt Genel Başkan,
    Ali Özveren Genel Sekreter,
    Hasan Çözükçe Genel Sayman,
    Aysun Gökçe, Adil Ateş, Hasan Engin, Seher Şengüllü Yılmaz, Mehmet Şahin, Feryat Bakan Genel Başkan Yardımcıları,
    Rıza Tanrıverdi, Ali Bedir, Kemal Soysüren, Hüseyin Çam, Kazım Kılıç, Ali Aktaş, Hasan Mansuroğlu, Serap Alev Selçuk, Hüseyin Görer, Yaşar Aydın, Yasin Koçak ve Hüseyin Gökçe Bölge sorumluları.

    Yazılı bir açıklama yapan AKD’nin yeni Genel Başkanı İsmet Kurt, Doğan Demir’in Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’ne katılmasıyla birlikte AKD’nin Demir üzerinden yıpratılmaya çalışıldığını iddia etti.

    “DOĞAN DEMİR’İN FARKLI SİYASİ OLUŞUMLARDA GÖREV ALMASI OLAĞAN”

    İsmet Kurt, “Alevi Kültür Derneklerini kendi ideolojik yapılarına payanda edemeyen, derneğimizin yaptığı birleştirici çalışmalarını hazmedemeyen bazı çevrelerin eleştiri sınırlarını aşan yazılı ve görsel basında, sosyal medyada mesnetsiz haberler ve yorumlar yaptıklarını görüyoruz” dedi.

    Doğan Demir’in herkes gibi siyasi alanda faaliyet yapma hakkına sahip olduğunu belirten Kurt, Alevilerin farklı siyasi oluşumlarda görev almasının olağan olduğunu savundu.

    “SİYASAL İSLAMCI PARTİ BİR ALEVİYİ NEDEN KURUCU OLARAK GÖREVLENDİRİR?” 

    İsmet Kurt yazılı açıklamasına şöyle devam etti:

    “Yapılan yorum ve haberlerde Ahmet Davutoğlu başkanlığında kurulan bir partinin siyasal islamcı olarak adlandırılarak, “Alevi bir kişinin siyasal İslamcı bir partide ne işi var yorumunu yapmak yerine, siyasal islamcı bir partinin Alevi inancına sahip bir kişiyi neden kurucu olarak görevlendirir” anlayışının değerlendirilmesi gerekmektedir.
    Yetmiş iki millete aynı nazarda bakmayı düstur kabul eden Alevi inancını savunduğunu söyleyip, kendisi için sınırsız özgürlük isteyenlerin durup aynaya bakması ve başkalarının iradesine saygı duyması Alevi edep ve erkanının gereğidir.”

    “DOĞAN DEMİR SİYASİ TERCİHİNİ YAPARAK GÖREV ÜSTLENDİ”

    Alevi Dernekleri üyeleri ve yöneticilerinin hak bildiği yolda tek başına kalsa da yürümeye devam edeceğini belirten Kurt, “Doğan Demir kendi siyasi tercihini yaparak bir görev üstlenmiştir. Kendi siyasi anlayışına uymadığı için Doğan Demir’i siyasi linç etmeye veya derneğimizi yıpratmak amacıyla seviyesizce yorum yapan, çalışmalarımızı provake eden çevrelere izin vermeyeceğimizi birlik ve bütünlüğümüzü koruyacağımızı, sorunlarımızı karşılıklı konuşarak çözmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Demir görevini devretti: AKD Genel Başkanı İsmet Kurt oldu

    Demir görevini devretti: AKD Genel Başkanı İsmet Kurt oldu

    PİRHA- Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alması dolayısıyla AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa eden Doğan Demir bugün yapılan GYK toplantısını sonrası görevini devretti.

    Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir AKD ve ABF’deki görevlerinden istifası sonrası görevini devretti.

    Bugün yapılan GYK toplantısı sonrası Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt oldu.

    Demir şu mesajı paylaştı:

    “7 yıldır Genel Başkanlığını onurla ve gururla yaptığım Alevi Kültür Derneklerindeki görevimi bugün yapılan GYK toplantısında İsmet Kurt arkadaşıma güvenle devrettim.

    AKD Örgütünün büyüklüğüne yakışır şekilde bundan sonrada yol arkadaşlarım hizmet edecekler, bende her zaman örgütümün ve toplumun emrinde görevimi yapmaya devam edeceğim. Emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Davutoğlu, Doğan Demir gibilerini yanına çekerek Aleviliği bitirmek istiyor’

    ‘Davutoğlu, Doğan Demir gibilerini yanına çekerek Aleviliği bitirmek istiyor’

    PİRHA- Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde kurucular içinde yer alan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir’e tepkiler devam ediyor. Mersin Cemevi önünde bir grup Alevi yurttaş adına açıklama yapan Halil Öztoprak, “Demir, AKD Genel Başkanı olduğu bir dönemde bu partiye geçmiş olması Alevi toplumuna büyük bir hakarettir” dedi.

    AKD Genel Başkanı iken Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisinde kurucu olan Doğan Demir’e tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “ALEVİ TOPLUMUNA HAKARETTİR”

    Mersin Cemevi önünde bir araya gelen Alevi yurttaşlar Doğan Demir’in Gelecek Partisinde kurucu olmasını bir açıklama yaparak protesto etti. Basın açıklamasını grup adına okuyan Halil Öztoprak, Doğan Demir’in Ahmet Davutoğlu ile Emevi camisinde namaz kılmak için aynı partide buluştuğunu ifade ederek şunları belirtti;

    “Bu tablo Alevilerin son yıllarda gördüğü en büyük zulümdür. Davutoğlu, Doğan Demir gibilerini yanlarına çekerek Aleviliği bitirmek istiyor. Demir AKD Genel başkanı olduğu bir dönemde bu partiye geçmiş olması Alevi toplumuna büyük bir hakarettir. Sadece Alevilere değil tüm topluma büyük zulümler yapmış biridir. Ahmet Davutoğlu Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de milyonlarca insanın öldüğü savaşın Türkiye ayağındaki en büyük sorumludur. Aleviler açısından her şeyden önemli olan şey zalimlere karşı olmaktır. ”

    Diren KESER/MERSİN

  • HBVAKV Genel Merkezi’nden Doğan Demir’e tepki

    HBVAKV Genel Merkezi’nden Doğan Demir’e tepki

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, Doğan Demir’in Davutoğlu’nun kurduğu partide yer almasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Doğan Demir’in kendi siyasi geleceği için Davutoğlu’nun Alevilere söylediklerini unuttuğunu ancak Alevilerin bunu asla unutmayacağı kaydedildi. 

    Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek partisine katılması sebebiyle dün itibariyle AKD ve ABF görevlerinden istifa eden Doğan Demir’e bir tepki de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi’nden (HBVAKV) geldi.

    Davutoğlu’nun partisinin Alevilerin oylarına talip olması ve Alevi dernek başkanını kurucu listesine almasının, Alevilere karşı kullandığı dil ve tutumun unutturamayağının altı çizilen açıklamada, bu tarz hamlelerin Aleviler de karşılığının olmadığı belirtildi.

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi

    “YOLUMUZ GEREĞİ ÇOK ASİMİLE EDİLMEYE ÇALIŞILDIK”

    “Anadolu topraklarının kadim halklarından olan biz Aleviler yüzyıllardır inancımızı yaşayabilmek ve yaşatabilmek için gelmiş geçmiş bütün iktidarlarla çok büyük mücadeleler verdik vermeye devam ediyoruz..

    Yolumuz uğruna çok asimile edilmeye çalışıldık, çok katledildik, topraklarımızdan göç etmeye zorlandık. Gelin görün ki muktedirler ne Cumhuriyetten önce ne Cumhuriyet döneminde ne de parlementer sistemin etkisizleştirildiği bu yeni sistemde biz Alevileri hiçbir zaman dikkate almadı ve sürekli ötekileştirdi, toplumu kutuplaştırarak iktidarlarını böyle ayakta tutmaya çalıştılar.

    “GEÇMİŞTE NEYDİNİZ Kİ GELECEKTE NE YAPACAKSINIZ”

    17 yıldır tek başına iktidar olan AKP de, Alevilerin tüm isteklerine sürekli kayıtsız kaldığı gibi kendi cephesinden inancımızı tarif etme şuursuzluğunu göstermektedir. Gelinen bu noktada iktidarın attığı her adımda yanında olan Başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu sayesinde bir parti daha bu gün itibari ile siyasete atılmıştır.

    Adı Gelecek Partisi!
    Siz geçmişinizi unutmuş hatırlamıyor olabilirsiniz ama biz unutmadık unutturmayacağız .
    Biz Aleviler;
    Cemevlerine yasal statü dedik ;siz ‘irfan merkezleri’ dediniz. Biz Madımak Müze olsun dedik,siz katillerin adını anıta yazdınız. Biz zorunlu din dersleri kalksın dedik ,siz üzerine iki zorunlu ders daha eklediniz. Biz Laiklik dedik, siz ‘Laiklik bizim için bir araçtır’ dediniz. Biz Diyanet kaldırılsın dedik, siz bütçesini her sene artırıp İmam Hatip Liselerini çoğalttınız. Biz eşit yurttaşlık hakkı dedik, siz kulaklarınızı ve gözlerinizi kapattınız. Biz barış dedik, siz patlamalardan sonra ‘şu kadar sünni vatandaşımız öldürülmüştür’ diyerek ayrımcılık yaptınız. Biz barış dedik, siz bombalardan sonra ‘oylarımız arttı’ dediniz. Biz ÖSO Alevileri katlediyor dedik, siz ‘selam olsun onlara’ dediniz. Biz İŞİD Alevileri katlediyor dedik , siz ‘İslamın yaramaz çocukları’ dediniz. Biz evlerimize çarpı atılıyor yapanları bulun dedik, siz ‘çocuklar yapmıştır’ dediniz hiçbirini bulamadınız.  Biz dergahlarımız gerçek sahiplerine iade edilsin dedik, siz müftülükler sayesinde birçok dergahımıza el koydunuz. Şimdi gelmiş parti kurduk ‘Temel ilkemiz özgürlükçü laiklik ve çoğulcu din anlayışıdır’ diyorsunuz. Buna kim inanır geçmişte neydiniz ki gelecekte ne yapacaksınız.

    “KENDİ TOPLUMUNA İHANET EDEN BİRİNDEN MEDET UMUYORSUNUZ”

    Alevilerin bin bir güçlükle kurduğu ve büyüttüğü Alevi Kültür Dernekleri’nin Genel Başkanlık makamına getirdiği Doğan Demir yukarıda yazdıklarımızı unutmuş olabilir mi? Ama görünen o ki kendi siyasi geleceği için unutmuş görünüyor. Kendi toplumuna ihanet eden bir kişiden medet umuyorsanız o da yeni kurulan partinin acizliğini gösterir. Alevilerin tarihinde ihanet edenlerin yeri bellidir. Biz Aleviler yıllardır verdiğimiz onurlu mücadelemize, bize ihanet eden Hızır Paşalara rağmen devam ettik ve edeceğiz. Aleviler hiç kimsenin, hiçbir siyasi oluşumun arka bahçesi değildir olmayacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Seyitoğlu: Alevilerin bir partiden çok kendi özüyle buluşmaya ihtiyacı var

    Pir Seyitoğlu: Alevilerin bir partiden çok kendi özüyle buluşmaya ihtiyacı var

    PİRHA- AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in Davutoğlu’nun partisinde yer almasına ilişkin konuşan Pir Mehmet Seyitalioğlu, “Doğan Demir acaba hangi Alevi kurumunun veya hangi kurumların rızalığını alarak oraya gitti. Bir defa bu rızalığın dayandığı temel çerçeve nedir? Alevilerin bir partiden çok kendi özüyle buluşmaya ve toplumuyla bütünleşmeye ihtiyacı vardır” dedi.

    Pir Mehmet Seyitalioğlu, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e tepki gösterdi.

    “İNANÇLAR SİYASİ PARTİLERE İHTİYAÇ DUYMAZ”

    İnançların kendini yaşatabilmesi için hiçbir siyasi partinin ekonomik desteğine ihtiyacı olmayacağını söyleyen Seyitalioğlu, kendi olabilmenin ancak demokrasi ile sağlanabileceğini söyledi.

    Seyitalioğlu, “Alevilerin örgütlenmesi bir araya gelmesi, mevcut siyasal ve hukuksal boyutuyla biçimlendirip, tartıştığınız zaman bir parti mi, parti dışımı veyahut ta bir örgütlü güç içerisinde var olma gibi soruları sorduğumuzda şöyle bir cevap görürüz; Aleviler kendi partisini kurmalı mıdır sorusunu kendi kendimize sorduğumuzda ve tarihsel olarak baktığımızda denenmiş, ispatlanmış ve doğru bir sonuca varmayan partiler vardır. O zaman nasıl bir partide ne şekilde örgütlenmeliyiz sorusuna cevap vermek lazım. Bir defa Alevi inanç ve kültüründe olduğu gibi diğer inançlarında top yekün olarak devlet yapılanmasının dışında olmalıdır. Yani şudur; devletin dini olmaz. Her inanç kendi boyutuyla yaşamalı ve kendisini yaşatmalı. Ekonomik toplumsal siyasal hiçbir desteği de gerek yok kendi yağında kavrulmalıdırlar. Ne zaman ki bir inanç çevresi başka bir inanca baskı ve zulüm uygulamaya kalkarsa o zaman demokratik hukuk temelinde buna karşı birlik göstermelidir dur demelidir. Hepimizin birlikte olduğu bir demokratik devlet ancak buna hayır diyebilir. Çünkü hepsine de eşit uzaklıkta olacağı için de birilerine sen konuş, sen örgütlen, sen sus, sen rafizisin, sen devlet dışısın deme cüreti göstermemelidir. Her kesimin kendi inancını yaşama, örgütlenme, kurumlarını var etme haklarını ancak demokrasi şemsiyesi altında gerçekleştirebiliriz” diye konuştu.

    ALEVİLERİN İKTİDARLAŞMA GİBİ ARAYIŞI YOK”

    Seyitalioğlu, her toplumun inanç, kültür ve siyasal haklarının anayasal bir hak gerçekliği temelinde garanti alınması gerektiğine çağrı yaptı. Alevilerin iktidarlaşma gibi bir arayışının olmadığına vurgu yapan Seyitalioğlu, “Mevcut gelinen noktada da cemevlerimizin çok ciddi problemleri var. Cemevlerinde değil, onun çeperinde inanç ve ibadet özgürlüğü olmadığı içinde kendi gerçek Alevi inanç ve kültürünün yaşandığı yerler olmaktan çıkmaktadır. Zira pratik olan yapılan cenaze erkanlarıdır, evlilikle ilgili verilen gulbanglardır. Oysaki Alevi inanç ve kültürü bunun ötesindedir. Örgütlü olan önderlerin, canların bunun önüne geçmesi gerekiyor. Çünkü bizim iktidar olma diye bir anlayışımız yoktur. Mesela bazı canlar çıkıp “biz hiçbir yere vali miyiz, kaymakam mıyız” gibi serzenişleri oluyor. Bu söylem Alevilerin bütünüyle dıştalanıyor oluşunun yansımasıdır. Ama kesinlikle bizim iktidarlaşma, birilerini yönetme değil, tam tersine Alevilerin kollektif hakları temelinde doğal, eşitlikçi toplum anlayışınla hareket edip, yoğunlaşırsak, yolumuz erkanını yaşar ve yaşatırız. O zaman hiçbir gölge üzerimize düşmez ve yol kat edebiliriz” dedi.

    “KİMDEN RIZALIK ALINDI?”

    Davutoğlu’nun partisinde yer alan Doğan Demir’e, ‘Acaba hangi Alevi kurumunun veya hangi kurumların rızalığını alarak oraya geldi’ sorusunu yönelten Seyitalioğlu, durumun Alevileri yaraladığını söyledi.

    Seyitalioğlu, “Bir defa bu rızalığın dayandığı temel dayandığı temel çerçeve nedir. Geçmişte bazı partiler vaatlerde bulunuldu  ama hiçbir adım atılmadığı herkesçe bilinen bir gerçek. Davutoğlu’nun  geçmişte yapıklarına baktığımızda bunu çok iyi görüyoruz. Kendisi dışında olan bütün herkese düşman insandan nasıl medet umulur. Doğan Demir’in Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı olma sıfatı ile orada bulunması yenilir yutulur bir durum değildir. Bu bakış açısının yarını yoktur” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN 

  • Davutoğlu’nun partisine katılan Doğan Demir, PİRHA’nın sorularını yanıtladı

    Davutoğlu’nun partisine katılan Doğan Demir, PİRHA’nın sorularını yanıtladı

    PİRHA- AKP’den yakın bir zamanda istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu yeni partiye üye olan ve kuruculuğunda yer alan Doğan Demir, Alevi toplumunun eleştirilerini ve tepkilerini göze alarak gitmiş. Tepkileri normal karşıladığını söyleyen Demir, siyasal islamcı olarak bilinen Davutoğlu’nun demokrat ve laik olduğuna epey inanmış. Davutoğlu’nun, başbakanlığı döneminde yaşananlardan dolayı da özeleştiri yapacağını iddia ediyor. 

    AKP’den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisinin kurucularından bir olan Doğan Demir, bu akşam saatlerinde Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Alevi Bektaşi Federasyonu’ndaki (ABF) görevlerinden istifa ettiğini açıkladı.

    İstifa açıklamasının hemen öncesinde sorularımızı yönelttiğimiz Doğan Demir, Davutoğlu’nun partisine geçmesinden dolayı Alevi toplumunun tepkisinin normal olduğunu çünkü alışık olunan bir durum olmadığını söyledi.

    “Toplum bizi eleştirecek, bu doğaldır. İnsanların kendisine göre bir yapısı var. Doğaldır. Normal karşılıyorum” diyen Demir, Alevi toplumunun tüm tepkisine rağmen Davutoğlu’nun partisinde yer almaktan son derece memnun ve yeni partisine şimdiden sımsıkı bağlanmış.

    Doğan Demir’e Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nde neden kurucu olduğunu, bu partiden beklentilerini sorduk. İşte Demir’in sorularımıza verdiği yanıtlar:

    PİRHA- Daha önce görüştüğümüzde “Şu an Davutoğlu’nun partisine katılmayı düşünmüyorum. Henüz karar vermedim” demiştiniz. Sonra nasıl karar verdiniz? Üçüncü bir görüşme mi oldu?

    DOĞAN DEMİR- Evet bir daha görüştük. O görüşmeden sonra ben geniş kapsamlı bir üye görüşmesi yaptım. Görüşmem gereken birçok insanla bunları paylaştım. Tabii çok bir şey söylemeye gerek yok. Sıcağı sıcağına insanlar elbette tepki gösterecektir. Elbette haklı eleştiri yapacaklar ama yakın zamanda benim buraya neden gittiğimi, neler yapabileceğimi, dönüşüm olarak nasıl bir çalışma yapabileceğimi  gördükten sonra herkes benim haklı olduğumu görecektir.

    Bu partiye neden girdiniz ve nasıl karar aldınız? GYK (Genel Yönetim Kurulu) kararı var mı, tek başınıza mı karar verdiniz? Size karşı çıkanlar olmadı mı?

    Bu basına yansıdığı zaman şube başkanları, bütün Alevi örgüt başkanları, yöneticilerle konuştum. Böyle bir davetin olduğunu, bu davetin neden yapıldığını, İyi Parti Türkiye’de kurulduğu zaman insanların nasıl karşı çıktığını, sonrasında ittifaklarla nereye geldiğini, nasıl bir noktaya geldiğini detaylı bir şekilde analiz yaparak bütün örgütlerimize gönderdik.

    “Bütün örgütlerimiz” derken hangileri?

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan tutun da -orada da yöneticiyim biliyorsunuz – Pazartesi istifa edeceğim hepsinden. Siyaset yapan ağabeylerimiz, yoldaşlarımız, yol arkadaşlarımız GYK arkadaşlarımızın hepsiyle şube arkadaşlarımın büyük bir kısmıyla bu konuyu konuştum. “Böyle bir davet var, böyle bir çalışma var, karar aşamasındayım, daha karar vermedim ama son bir kez daha görüşeceğiz karar verebilirim. Bu konuyla ilgili bilginiz olsun” diye hemen hemen herkesle paylaştım. Son 2 gün kala da topladım Ankara’ya. Sayın Davutoğlu aradı. Doğan bey, “Biz perşembe günü partiyi kuruyoruz, Cuma günü lansmanını yapacağız, ona göre kararınız nedir? Ne yapalım? Senden haber bekliyoruz” dediğinde ben hemen bir gün sonra GYK’deki bütün arkadaşlarımı Ankara’ya çağırdım. Haklı olarak GYK’daki birçok arkadaşım da bu süreçte kurumu bırakmamam gerektiğini, burada kalmamın daha doğru olacağını söyledi. Ben de arkadaşlarla bu konuda uzun süren dört beş saatlik bir toplantıdan sonra “Arkadaşlar ben tekrardan bir görüşeceğim, nasıl bir karar vereceğimle ilgili size de bilgi vereceğim” dedim. Daha sonra bir görüşme yaptık. bütün GYK üyesi arkadaşlarıma, “Ben partinin kurucuları arasında yer alacağım, bilginiz olsun” dedim.  Birkaç gün içerisinde de zaten o gün öyle bir karar çıkabilir diye ben yetkileri mi genel sekreterimize vermiştim GYK kararıyla.

     Genel sekreter kim?

    Genel sekreterimiz Aysun Gökçe. Yönetim kurulu arkadaşlarıma ben böyle bir şeyde bulundum. Çünkü bu süreçte yarın olası bir parti kurulum aşamasında ikinci kez bir araya gelemeyebiliriz. Dolayısıyla acil bir şekilde bu görevi, vekaleti Aysun Gökçe’ye verelim. O devam etsin. Parti kuruluş aşamasına girdikten sonra, Parti kurulduktan sonra 1-2 gün sonra bir araya geliriz. Ben istifa ederim. Kendi içinizde bir arkadaşımızı seçersiniz, yolunuza devam edersiniz, diye bir karar almıştık zaten.

    Peki GYK’nın hepsi size onay verdi mi?

     Hepsi onay verdi dersem yanlış olur. GYK’den 21 arkadaşımızın 19’u katılmıştı. 18 ya da 19’du.

    Kaçı onay verdi size?

    Büyük bir çoğunluğu gitmemem konusunda birleşti. Ben daha detaylı anlattıktan sonra, arkadaşlarım bana “Sayın başkanım bu kararı tamamen sana bırakıyoruz. Alacağın her karara saygı duyarız” demişlerdi ve ben onlardan bu şeyi aldıktan sonra böyle bir şeye karar verdim. GYK üyesi arkadaşlarım topu bana attılar. “Sen kendin karar ver, alacağın karara saygı duyarız” demişlerdi. Biz öyle bir karar aldık zaten.

    “ALEVİ TOPLUMUNA VERDİĞİM HİZMETİN DEVAMI OLARAK BURADAYIM” 

    Böyle bir kararı çabucak mı aldınız yoksa düşündünüz mü? Kararsız kaldığınız noktalar oldu mu?

    Ben uzun zamandan beridir yaklaşık 1-1,5 aydır bu görüşmelerin yapıldığı günden beri bir şekilde -Gidersem ne olur gitmezsem ne olur- diye kendim bu konuda çok düşündüm. En azından ne yapabileceğim konusunda müzakere ettim. Dolayısıyla burada yeni bir soluk, yeni bir parti kuruluyor, kurucu üye olacağız. Orada geçmişte herkesin hatası, eksiği olabilir ama çok iyi bir kadro var, ben o kadroyu da gördükten sonra karar verdim. Bu kadro çok özel bir kadro, her kesimden bir kadro var, Parti programı çok iyi, tüzük çok iyi ve gelecek süreçte illa bir partide olacağız. Kendi toplumumuza hizmet edeceğiz, diye bir partide olmanın da anlamı olmadığı kanısına vardığım için burada siyaset yapma gereği duydum. Benim buradaki amacım tek başıma ya da bireysel bir çıkar sağlamak asla değil, tamamen yıllardan beridir 10-11 yıldır Alevi kurumlarına verdiğim hizmetin devamı olarak kendi toplumuma burada ne verebilirim, nasıl katkı sunabilirim noktasında karar aldım. Bu nedenle Sayın Davutoğlu’nun kurduğu partiye “Evet” dedim ve birlikte dün Partiyi kurduk. Bugün de hayırlısıyla yolumuza devam ediyoruz.

    Peki sizden başka Alevi var mı bu partide? Varsa kim bunlar?

    İki arkadaşımız daha var. Dinçer Türkmen diye bir arkadaşımız var İstanbul’dan. Zeynep hanım diye bir arkadaşımız var ama soyadını şu an anımsayamıyorum, sağlık sektöründen emekli bir ablamız.

    Herhangi bir kurumla ilişkileri var mı?

    Dinçer beyin var. Eskiden Bağcılar Cemevi başkanlığını yapmış. Ben de yeni tanıyorum.

    Davutoğlu’nun partisi için yeni bir soluk dediniz ama Davutoğlu 17 yıllık AKP iktidarında Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık yaptı. Sonra görevden alındı Cumhurbaşkanı tarafından. 17 yıl içindeki olan bitenden elbetteki Davutoğlu da sorumlu. Alevi kamuoyunun büyük tepki göstermesinin nedenlerinden bir tanesi de Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde büyük katliamlar yapıldı IŞİD tarafından. O bu katliamların ardından “Oyumuz arttı” demişti. Ayrıca Suriye’deki savaşta sorumluluğu var. IŞİD’i destekleyen açıklamaları var. IŞİD barbarlarına “Öfkeli çocuklar” dediği vakit Suriye’de Aleviler katlediliyordu. Şimdi Davutoğlu’nun geçmişine baktığımızda, bu partiye katılırken bütün bunları düşündünüz mü, göz önüne aldınız mı? 

    Alevi Kültür Dernekleri gibi bir örgütün genel başkanlığını yapıp yıllarca Alevi örgütüne hizmet etmiş ve bu konuda çok bedel ödemiş bir adamın bunları düşünmemek gibi bir şansı var mı? Elbette ki düşündüm. 1-1,5 ay boyunca bunların tamamını düşündüm, müzakere ettim. Kurum başkanlarımızla konuştum. Elbette ki herkesin bir eksiği aksaklığı var. Ben bunları çok samimi bir şekilde sayın Davutoğlu’na da söyledim. “Sayın Başkanım böyle bir parti kurma çalışmamız var ama geldiniz, birlikte yol alalım dediniz eyvallah, ama geçmişteki yapılan çalışmalar, eksiklikler, hatalar, söylemleriniz… Bunlar bizim toplum tarafından çok sert karşılanan şeyler… Bunlarla ilgili bir özeleştiriniz olacak mı? Bunlarla ilgili kamuoyuna bir açıklama yapacak mısınız? Biz gelirken nasıl gelelim” diye sordum.

    Davutoğlu ne dedi peki?

    Sayın Davutoğlu’nun söylediği şey şu: Sayın başkanım elbette eksiklerimiz vardır, yanlış konuşuyor olabiliriz. Ben bununla ilgili çok sıkıntı çekilecekse mutlaka çıkar kamuoyunda, basında eksik bir şey yaptıysam, yanlış bir şey söylediysem hem özeleştirimi yaparım hem gereken ne varsa kamuoyu ile paylaşırım” diye bir söylemi oldu.

    “DAVUTOĞLU’NUN ÖZELEŞTİRİ VERECEĞİNİ TAHMİN EDİYORUM”

    Davutoğlu, 17 yıllık bir AKP iktidarının içinde yer aldı ve o politikalardan elbette ki sorumlu. Türkiye’deki olup bitenlerden “Ben sorumsuzum” deyip sadece bir özür dileme ile bunun ortadan kalkacağını mı düşünüyor?

    Ben eminim yakın zamanda -önümüzdeki hafta perşembe günü görev dağılımı yapılacak mevcut kurucular kurulu kendi arasında seçim yapacak. Genel Başkan daha seçilmedi. Genel Başkan ve İcra Kurulu MYK’si seçildikten sonra, daha doğrusu Davutoğlu ve kurmay heyeti biraz yol aldıktan sonra mutlaka bu özeleştiri, geçmişle ilgili kamuoyu ile paylaşacak bir çok şeyinin ne olduğunu tahmin ediyorum. Sadece bu yaşananlar değil, AK Parti içerisinde de verdiği mücadelede neler yaşadığını, ne yapmaya çalıştığını ya da nasıl engellendiğini, nereden geldiğini mutlaka kamuoyuyla paylaşacaktır. Tabii onun ne paylaşacağını, ben onun adına buradan konuşmam çok doğru da olmaz. Ama orada bir açıklama yapacağını tahmin ediyorum.

    SİYASAL İSLAMCI PARTİDE NE YAPACAKSINIZ?

    Bu yeni kurulan parti bir sağ parti. Dolayısıyla Davutoğlu da siyasal islamcı bir şahsiyet. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çok farklı düşüncelere sahip olduğunu düşünmüyor Alevi toplumu. Siyasal İslamcı bir partide ne yapacaksınız? Yani rahat edebilecek misiniz?

    Şöyle bir şey söyleyeyim siyasal islamcı diyorsunuz ya. Türkiye’de artık bana göre bu son Cumhurbaşkanlığı seçim sistemi ile alakalı baktığınız, geldiğimiz noktada, artık bu işin sağı solu kalmadığını, biraz daha düzgün insanların vatansever insanların, toplumsal uzlaşı isteyen insanların, birlikte mücadele etmesi gereken insanların, daha çok mücadele edebileceklerine inanıyorum. Ben Davutoğlu’nun kurduğu partinin içerisinde sağcıların çok olduğunu biliyorum ama bu partiyi sağcı bir parti veya solcu bir parti diye tanımlanmaktan ziyade partinin ne yapabileceği, programında, tüzüğünde ne var. Mesela bugün yaptığı konuşma çok özel bir konuşmaydı, çok önemli bir konuşmaydı, sosyal-demokrat partilerde olması gereken bir parti programı hazırlandı. Sayın Davutoğlu bugün çok net bir şekilde hep eşit yurttaşlıkla ilgili, ayrımcılıkla ilgili, inanç özgürlüğü ile ilgili, laiklik ile ilgili Atatürk ve cumhuriyetle ilgili bütün söylemlerine çok net tavır koyup herkesin istediği, içinde Ermeni’nin Süryani’nin, Yahudi’nin, bizlerin, bütün toplum katmanlarının içinde olduğu bir oluşum var, bir parti kurulumu var. Ben, burayı götürüp bir yere bağlamanın çok doğru olduğuna inanmıyorum. En azından ben Doğan Demir olarak inandığım ilkelerden asla taviz vermeyeceğim.  Yaşamım, inancım gereği inandığım ilkelerden asla taviz vermeyeceğim. Yaşamım, inancım gereği ne gerekiyorsa kendi toplumum adına, kendi adıma ya da mazlum halklar adına ne gerekiyorsa onun mücadelesini vereceğimi sonuna kadar kendimden çok emin olduğum için biliyorum

    “DAVUTOĞLU’NUN DEMOKRAT VE LAİK OLDUĞUNA İNANIYORUM”

    Davutoğlu Başbakanlık görevinden alınmasaydı devam edecekti AKP içinde. Şu anki politikaların birebir sorumlusu olacaktı. Bunu nasıl değerlendireceksiniz? Yani değişmiş olabilir mi Başbakanlık görevinden alınınca, AKP den istifa edince? Bu kadar kısa sürede değişmiş olabilir mi sizce?

    Davutoğlu Başbakan iken birkaç sefer yaptığımız görüşmelerde Alevilerle ilgili samimiyetini gördüğüm -7 Kasım seçimlerinde ilk kez AK Parti hükümetinin seçim bildirgesinde, Alevilerin talepleri ile ilgili çalışma yapan ve samimiyetini oradan gösteren bir başbakan gördüm. Mutlaka eksiklikleri olabilir, mutlaka bizim sevmediğimiz toplumun karşı durduğu şeyler olabilir ama onun adına burada açıklama yapmayı çok doğru bulmuyorum.

    Siz Davutoğlu’nun demokrat ve laik olduğuna mı inanıyorsunuz?

    Evet, ben inanıyorum. Ben inanmasam bu kadroda yer almazdım.

    AKP’nin programına baktığınız zaman belki de “En demokrat parti” dersiniz ama uygulamada AKP’yi hiç böyle görmedik. Çalıştaylar yapıldı, Davutoğlu da vardı çalıştaylar döneminde ama bir adım ileri gidilmedi. Davutoğlu’nun şu ana kadar Alevilerin taleplerine, sorunlarına hakim olması gerekiyor aslında. Ancak hala sıfırdan başlıyormuş gibi hareket edince Alevi toplumunun tepkisini çekiyor. Bu konuda ne dersiniz?

    Bizim arkadaşlarımızın, tepki gösteren canlarımızın çok bilgi sahibi olmamasından kaynaklı. Ben Sayın Davutoğlu ile son 1,5 aydır yaptığımız 3 ya da 4 sefer yaptığım görüşmelerde, bu konuda çok samimi davrandığını ve Alevilerin talepleri ile Kürtlerin talepleri, azınlıklarla ilgili neler yapılabileceği konusunda çok perspektifli çok sade düşünen ve bu konuda kesin kararlı bir görüntü gördüm. Ben Davutoğlu’nun bu süreçte asla yanlış bir şey yapacağına inanmıyorum. Tam tersi bugün o parti programında da açıkladığı nedenlerden dolayı mutlaka sahip çıkacağını düşünüyorum ki AK Parti içerisinde siyaset yapan hiç kimsenin buna Sayın Davutoğlu başta olmak üzere Tayyip Erdoğan’ın bilgisi dahilinde hiçbir şey yapamayacağını, yapmadığını en azından kamuoyundan hepimiz çok net biliyoruz. Dolayısıyla şimdi AK Parti’de Tayyip Erdoğan gibi bir liderin yanında neler yapabilirliğini tartışmak yerine, -onun eksiklerini zaten hepimiz görüyoruz- bugün yeni bir parti kuruluyor ve bu partiyi kendisi kuruyor, kendi kadrosu ile geliyor, kafasındaki yeni programla, yeni projelerle, yeni insanlarla kadrolarla yol alıyor. Ben bu konuda çok umutluyum. Eminim ki biz bu kadroyu bildiğimden dolayı söylüyorum, çok şey yapacağız ve Türkiye’nin önünü açacağız. Toplumsal uzlaşı noktasında, Türkiye’de tek adam rejimi noktasında, demokrasi adına, insan hakları ve özgürlükler adına, ayrımcılık adına bu ülkede diğer siyasi partilerle de en kısa sürede seçim döneminde ittifaklar yapılarak en azından Türkiye’yi yeniden inşa edebilecek bir alana getireceğimize emin olmasaydım ben bu partide yer almazdım.

    DAVUTOĞLU GEÇMİŞİNDEN BAĞIMSIZ DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?

    Davutoğlu iktidardayken, başbakanken, dışişleri bakanıyken neden bunları uygulamaya geçirmedi? Davutoğlu devam etseydi farklı bir şey mi olacaktı?

    Akp’nin politikaları noktasında benim bir şey söylemeye hakkım yok. Zaten biz bu politikaları eleştiriyoruz. Geçmişe dönük Davutoğlu adına bir şey söyleyemem. Bir gün bir araya gelirsiniz ve sorularınızı sorarsınız.

    Davutoğlu geçmişinden bağımsız düşünülebilinir mi, değerlendirilebilir mi?   

    Ben uzun yıllar CHP’de siyaset yaptım. CHP’deki siyasi bakışım başka, Alevi kurumlarına girdiğim zaman farklıdır. İnanç ağırlıklı bir örgüttesin. Bugün geldik Davutoğlu’nun kurduğu bir partide mücadele ediyoruz. Mutlaka insanların duruşuyla ve gittiği yerle ilgili bir alacağı vardır.

    Peki diğer kurucu olan Aleviler de sizin gibi mi düşünüyor?

    Evet. Arkadaşlarımla bu süreçte tanıştık. Daha önce tanımıyordum. Onlar da bu konuda benim gibi düşünüyorlar. Çok fazla da sohbet etme şansım olmadı ama bir iki sefer bir araya geldik.

    Siz ve diğer iki kişiden başka teklif götürülen Alevi oldu mu? 

    Çok bilmiyorum. Ancak birkaç kişiye gittiğini söylemişti sayın Davutoğlu. Fakat kime gittiğini sormadım.

    Şu anki kurum genel başkanlarından mı söz ediyorsunuz?

    Kurum genel başkanlarına mı, kime gittiğini çok bilmiyorum. Bunu söylememde çok doğru olmaz. İsim olarak bilmediğim için. Sayın Davutoğlu ile yaptığımız ilk görüşmede benim mutlaka bu kadroda olmam gerektiğini, benim dışımda da “8-10 arkadaşımızın bu kadroda olmasını çok istiyorum” dedi.

    “DAVUTOĞLU’NUN SİYASAL İSLAM ANLAYIŞINA SAHİP ÇIKMAYACAĞINA İNANIYORUM”

    Siz gerçekten Davutoğlu’nun değiştiğine inanıyor musunuz?

    Benim şüphem yok. AKP döneminde siyasi konjonktürden kaynaklı nasıl davrandığını, az çok gözlemliyoruz. Eksiklikleri hataları mutlaka vardır. Sayın Davutoğlu’nun da devletin sadece bir anlayışa, bir inanca yani siyasal islam anlayışına sahip çıkamayacağını, orayı beslemeyip, oradan nemalanmayacağını taahhüt ediyorum ve bundan sonra da bütün inançlara eşit mesafede bakacak, herkesi kucaklayan, herkesin inancını özgürce yaşayacağı alan yaratmamız gerektiği konusunda çok net tavır koydu.

    Aleviler çok hoşnutsuz, toplumun büyük bir kesimi mutsuz. İşte KHK’lerle binlerce insan işinden atılmış, Diyanet eğitimin içine iyice girmiş vaziyette, her gün protokoller imzalanıyor, her yere imamlar atanıyor. Yani bu konularda Davutoğlu ne düşünüyor? Davutoğlu hangi garantileri veriyor? AKP’den farklı bir politika izleyecek mi? Bunu görüyor musunuz?  

    Bu konuda eminim. Görmeseydim bu harekette yer almazdım.

    Alevilere hangi vaatleri veriyor?

    Alevilerle ilgili bütün hak ihlallerinin ortadan kaldırılacağına ilişkin taahhüdü var ve ben bunu birlikte gerçekleştireceğimize sonuna kadar inanıyorum.

    Mesela zorunlu din dersinden Alevi çocukları muaf olacak mı? Mahkeme kararlarını uygulayacak mı? Cemevlerine ibadethane statüsünü tanıyacak mı?

    Mutlaka veriyor. Bunların hepsini konuştuk. Kesinlikle cemevlerinin statü sorununun bir an önce çözülmesi gerekiyor. Alevi çocuklarının eğitim-öğretimde ayrımcılığa maruz tutulması konusunda neyse yapılması gerekiyor. Okullardaki eğitim sisteminden tutun da cemevlerinin statüsüne kadar önümüzdeki günlerde bizim vereceğimiz mücadele. Partiye biz boşuna mı girdik? Bu partide mücadele ederken mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması belki çok zordur ama Alevilerin hakkı ve hukuku olan, Alevilerin vergilerinden alınıp Diyanet’e verilen kısmıyla ilgili biz mutlaka mücadele ederiz.

    Peki siz bu partiye Doğan Demir olarak mı, Alevi kimliğinizle mi, genel başkan olarak mı katıldınız?

    Sonuçta ben Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanıyım. Parti açıklanmadan önce görevimi genel sekretere bırakmış bir insanım. Dolayısıyla hem Doğan Demir’im hem Alevi kurumlarında yıllarca emek vermiş birisiyim. Bunların hepsi mutlaka orada öngörecektir. Ben Alevi kurum başkanıyken bile her platformda söylediğim çok özel bir şey var; biz hiçbir zaman Alevi toplumunu temsil etmiyoruz, bulunduğumuz Alevi kurumlarını temsil ediyoruz. Kendi toplumuna yıllardır verdiğim o hizmetle birlikte toplumsal mücadeleyi nasıl verebilirim, toplum için neler yapabilirim, ülkem için neler yapabilirimin mücadelesini vereceğim. Çok netim o konuda.

    “GYK’DEKİ ARKADAŞLARIMIN HEPSİ BİLİYOR”

    AKD ve ABF’deki görevinizden partiye katılmadan önce istifa etseydiniz daha iyi olmaz mıydı? 

    Bir gün önce ya da bir gün sonra istifa etmenin çok iyi ya da kötü tarafının olduğunu düşünmüyorum.

    Etik olarak…

    Çok etik davrandığımı düşünüyorum. GYK’de alınmış bir karar yoktu. GYK’deki arkadaşlarımın hepsi biliyor. Sadece böyle bir düşüncemin olduğunu GYK’deki arkadaşlarla paylaştıktan sonra karar vereceğimi, son bir kez sayın Davutoğlu ile görüşüp karar vereceğimi arkadaşlarımla paylaştım. GYK’den sonra karar verdiğim itibariyle de arkadaşlar bir iki gün içerisinde mutlaka tekrar GYK toplantısı yapıp görevi devredeceğimi söyledim. Bundan daha etik bir şey yoktur. Görevi devrettikten sonra ne zaman isterlerse onların emrinde olurum. AKD’ye 11 yılını vermiş birisiyim. 7 yıldır genel başkanlık yapıyorum. Kurumumu evimden, çoluk çocuğumdan çok zaman ayırdım. Emek verip katkı sundum. Eksik aksak tarafları olabilir. Örgütümün hakkını hiçbir zaman ödeyemem. İleriki süreçte mücadele edeceğiz.

    Bazen girdiğiniz partiye ve oradaki insanlara benzeyebilirsiniz. Siyasal İslamcı bir partide Alevilikten sıyrılabileceğinizi, dönüşebileceğinizi düşünüyor musunuz? Ve bundan korkuyor musunuz?

    Benim hayatımda korku diye bir şey yoktur. Aldığım kararların arkasında duran ve sonuna kadar mücadele eden ve bedel ödeyen biriyim. Hiçbir kaygım, korkum yoktur. Tam tersine eski Doğan Demir olarak yoluma devam edeceğim.

    Alevi toplumu tarafından eleştiriliyorsunuz. İktidarın bazı şahsiyetlerine yakınlığınızla biliniyorsunuz. Şimdi de Davutoğlu meselesi çıktı.

    Benim, iktidarın hiçbir kesimiyle, bir bakanla bir Ak parti yöneticisiyle ne kadar yakınlığım varsa bir CHP’liyle o kadardır. 30 yıllık CHP üyesiydim. Bir hafta öncesinde istifa ettim. Dolaysıyla hiç kimseye ne yakın ne de uzak oldum. Herkese eşit mesafede durdum. Devasa bir kurumun genel başkanlığını yaptım. Bir bakanı aramak hükümete yakın olmak değildir. Ya da birisiyle istişare yapmak, Türkiye’deki sorunları masaya yatırmak, oluşabilecek sıkıntıları çözmek adına, benimkisi tamamen kurumsal görüşmelerdir. Bunu dışarıda zaman zaman bu örgütlerde bizi sevmeyen arkadaşlarımız var. Onlar bunu çok dile getirdiler. Ama öyle olmadığını en azından AKD örgütü ve beni bilen, tanıyan herkes bunu net bir şekilde gördü.

    Alevi toplumu çok acı çekmiş. Özellikle bu sağ ve siyasal islamcı zihniyetten çok çekti. Alevi nefretinin yoğun olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Alevi toplumunun bunu kabullenmesi kolay değil. Bunları göz önüne alıyor ve değerlendiriyor musunuz?

    Mutlaka değerlendiriyorum. Dönüşmeye değil dönüştürmeye gidiyorum.

    Başarabilir misiniz?

    Başaracağım. En azından Türkiye’nin talepleri, toplumsal beklentileri karşılayacağımıza, birlikte yol alacağımıza ve başaracağımıza eminim.

    “BEN RAHAT BİR ADAMIM”

    Kurucular kurulunda yer almanızın ardından “Alevi kurumları adına gidilmemeli, kendisine Alevi diyorsa bu yapıda yer almamalı” gibi çeşitli tepkiler geldi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Bunlar kendi eleştirileri. Ben rahat bir adamım. Bir partinin arka bahçesi değiliz. Bir partiye mahkumda değiliz. Tek bir partide siyaset yapacak diye bir kural yok. Bunlar sığ, marjinal ve ideolojik  düşünen arkadaşlarımızın dile getirdiği şeyler. Saygı duyarım, onların görüşüdür ama ben öyle bir görüşte değilim.

    İŞİD gibi bir barbar örgüte “ öfkeli çocuklar” diyen bir Davutoğlu var.

    Sayın Davutoğlu bununla ilgili bir özeleştiri yapacaktır. Yapacağına eminim.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Doğan Demir, AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

    Doğan Demir, AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı

    PİRHA- Doğan Demir, Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alması dolayısıyla AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa ettiğini duyurdu. 

    Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e bu akşam PİRHA’ya verdiği uzun röportajın ardından sosyal medya hesabından AKD ve ABF’deki görevlerinden istifa ettiğini duyurdu.

    Demir şu mesajı paylaştı:

    “Sevgili dostlar yeni kurulan partide görev almamdan dolayı, parti kurulmadan üç gün önce yaptığımız GYK toplantısında aldığım karar gereği bugün itibarıyla hem ABF’deki gorevimden hem de Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanlığı’ndan istifa ettim.
    Pazartesi günü yapılacak GYK toplantısında yönetim kurulundaki yol arkadaşlarım kendi aralarında yeniden görev dağılımı yaparak yola devam edecekler. Bugüne kadar birlikte yol aldığım bütün canlara, emek veren, katkı sunan, bana yoldaşlık yapan herkese sonsuz teşekkür ederim. Süreçle ilgili gerekli detaylı açıklamayı kamuoyuyla paylaşacağım.”

    Doğan Demir’in Davutoğlu’nun kurduğu partide görev almasının ardından Alevi kamuoyu büyük tepki gösterdi. Demir’in mutlaka hem AKD’deki hem de ABF’deki görevlerini derhal bırakması istendi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AKD ve ABF’ye çağrı: Acilen toplanıp Doğan Demir’in görevlerine son verin

    AKD ve ABF’ye çağrı: Acilen toplanıp Doğan Demir’in görevlerine son verin

    PİRHA – Ahmet Davutoğlu’nun partisinin kurucu üyelerinden olan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e Alevi kurum temsilcileri ve yurttaşlar tepki gösterdi.

    AKP’den istifa eden Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu listenin ortaya çıkması ve Demir’in de geçtiğimiz hafta katılmayacağım söyleminin aksine kurucu üye olmasına Alevi kurum temsilcileri ve yurttaşlar sert tepki gösterdi.

    Mesajlarda, “Aleviler kapılarını Hızır paşaya mı açacaklar yoksa ben de bu yayladan ŞAH’a giderim diye idam sehpasına mı yürüyecekler” denildi.

    Sosyal medyada verilen tepkiler şöyle:

    “*AABK Eş Genel Başkanı Hüseyin Mat: Davutoğlu’nun kurduğu partinin kurucu üyeleri arasında yer alan AKD Genel Başkanı Doğan Demir derhal görevlerinden istifa etmelidir. Alevi kurumları, bireylerin kişisel çıkarları için kendi bağımsız çizgisinden asla taviz vermemelidir.

    *Turan Eser: AKD ve ABF’ye çağrı. İhvancı, siyasal islamcı Gelecek Partisi kurucular kurulu arasında yer alan Doğan Demir’in Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanlığı ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreterliği Alevilerin nazarında fiilen bitmiştir. Ahlaki tutum, parti kurucusu olmadan istifa ederek ayrılıp gitmesini gerektirirdi. Yapmadı! Bu durumda Doğan Demir’in Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanlığı ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreterliği görevlerinden alınması için bu iki kurumun yönetim kurulu acilen toplanması ve bu şahsın görevlerine son vermesi tarihi görevleri ve sorumluluğudur. Aksi durumda mevcut yönetimler, Alevi kurumlarını sıçrama tahtası olarak kullanarak, islamcı ve sağcı parti kuruculuğu yapanların suçuna ortak olmuş sayılır.

    *Fadime Türkyılmaz: Bu ayıpla yaşamayacağız. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de bileşenlerinden olduğu Alevi Bektaşi Federasyonu’nun gereğini yapacağını bekliyoruz. Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi’ni Olağan Üstü Kurultay’a çağırıyoruz.

    *Metin Karataş: Davutoğlu ile Emevi Camisinde namaza gitmek için yola çıkan bir Xınzır Paşa daha! Alevi kurumlarını siyasete geçişte basamak olarak kullananlar, Alevileri, Alevilik ile aldatan Xızır Paşa’lardır! Alevi önderliği her türlü makamın üstündedir!

    *AKD’den Doğan Demir’in istifası çözüm değildir!
    Doğan Demir’i AKD ihraç etmelidir!
    Hem yaptığı bu ihanetin hesabını, hem de kurumu içine soktuğu borçun hesabını verdirip göndermelidir.

    *Alevilikte Yezit’e biat yoktur, Yezit’in kılıcı yalanmaz. AKD Genel Başkanı Doğan Demir derhal bu yanlıştan dönmeli ve tüm Alevi halkından özür dilemelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AKD Ankara Şubesi: Doğan Demir tüm görevlerinden istifa etmeli

    AKD Ankara Şubesi: Doğan Demir tüm görevlerinden istifa etmeli

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Ankara Şubesi, Genel Başkan Doğan Demir’in Ahmet Davutoğlu’nun partisinde yer almasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, Alevilerin hiçbir şekilde kurulan bu yeni partiye güvenmesinin beklenemeyeceği belirtilerek, Doğan Demir’in dernekteki görevlerinden istifa etmesi gerektiği kaydedildi. 

    Eski AKP’li ve Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu partide kurucu olarak yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e derneğin Ankara Şubesi’nden tepki geldi.

    “DEMİR’İN TÜM GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR”

    Açıklamada, “Doğan Demir’in partiye katıldığı gün itibarıyla Alevi Kültür Dernekleri Ankara Şubesi olarak Genel Baskanımızın AKD ismini kullanarak siyaset yapmaması gerektiğini ve partiye katıldığı bugün itibari ile tüm görevlerinden istifa etmesi gerektiğini beyan eder, destek veren şubelerin de kararlarını tekrar gözden geçirmeleri gerektiğini belirtiriz” denildi.

    “ALEVİLERİN BU PARTİYE GÜVENMESİ BEKLENEMEZ”

    Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu partiye ilişkin aktarımlarda bulunulan açıklamada şunlar belirtildi:

    “Adı geçen partinin kurucusunun AKP’de siyaset yaparken Fettullah Gülen ile araları bozulana kadar ki yakınlığı, ve biz Aleviler için hiçbir şey yapmadığı, bugünkü ve önceki 17 yıllık hükümetin tüm suçlarına ortak olduğu ortada ve bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla Alevilerin hiçbir şekilde kurulan bu yeni partiye güvenmesi beklenemez.”

    (HABER MERKEZİ)