Etiket: doğan demir

  • PSAKD’den Doğan Demir’e tepki: Herkes safını belirlesin ya Hüseyin ya Yezit!

    PSAKD’den Doğan Demir’e tepki: Herkes safını belirlesin ya Hüseyin ya Yezit!

    PİRHA – PSAKD Genel Merkezi, AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in Davutoğlu’nun partisinde yer almasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Aleviler Yezit’e destek vermeyecek tarihsel bilince sahiptirler. Çünkü Alevilik şerefli bir duruştur” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’nin kurucu üyeleri arasında yer alan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e tepki gösterdi.

    “ALEVİLER YEZİT’E DESTEK VERMEYECEKTİR”

    “Aleviler Yezit’e destek vermeyecek tarihsel bilince sahiptirler. Çünkü Alevilik şerefli bir duruştur. Yakın tarihin en barbar örgütü IŞİD için “öfkeli gençler” diyen, 10 Ekim katliamından sonra ” Bombalar patladıkça oylarımız artıyor ” diyen, stratejik derinlik projesinin sahibi, Suriye’de milyonlarca insanın katline sebep olan Ahmet Davutoğlu parti kurdu” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Hırsızlar çalarken değil paylaşırken kavga edermiş…

    Ülkemizi ve başta Suriye olmak üzere, Libya, Irak vs bir çok ülkeyi kan gölüne çevirip yağmalayan, milyonlarca çocuğu açlığa mahkum edip yüzbinlerce kadına tecavüz edilmesine neden olanlar, şimdi de ülkede demokrasi yok, adalet yok diye nutuk atmaya başlıyor.
    Davutoğlu “eski” ortağı AKP’ye diyor ki ;
    “Ben ne yaptımsa selefi, cihatçı örgütler, vakıf ve dernekler için yaptım, ama Tayyip Erdoğan hep bana hep bana diyor nerede adalet.”

    Bir kere daha gördük ve anladık ki, Yezit Kerbela’da değil. Ama Hüseyin her yerde.”

    “HERKES SAFINI BELİRLESİN YA HÜSEYİN YA YEZİT”

    “Davutoğlu’nun peşine takılanlar, siyasetine ortak olanlar, Suriye’de Alevi katliamlarına, Rojava katliamlarına, 10 Ekimden, Süryani kadınlarının pazarlarda satılmasına kadar bir çok insanlık suçuna da ortak oluyor demektir.
    Alevi Kültür Dernekleri yönetimi ve üyesi canlar;
    Alevilikte Yezit’e biat yoktur, Alevilikte Hüseyin’e ihanet kabul edilemez, Aleviler Yezit’in kılıcını yalamaz.! Doğan Demir derhal bu yanlıştan dönmeli ve tüm Alevi halkından özür dilemelidir. Bunu yapmıyorsa derhal ABF’den (Alevi Bektaşi Federasyonu) istifa etmelidir.
    Her yeri Kerbela’ya çevirenler, demokrasiden, kardeşlikten bahsedemez.
    Herkes safını belirlesin.
    Ya Hüseyin ya da Yezit…!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Demir, Davutoğlu’nun partisinde

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Demir, Davutoğlu’nun partisinde

    PİRHA – Davutoğlu, yeni partisi için kuruluş başvurusunu yaptı. Kurucular arasında Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’in de olduğu iddia edildi. 

    AKP’den istifa eden eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisi için kuruluş başvurusunu yaptı. Davutoğlu’nun ekibinden beş kişilik bir heyet başvuru dilekçesini teslim etmek için İçişleri Bakanlığı’na gitti.

    Ahmet Davutoğlu’nun, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir’e partinin kurucuları arasında yer alması için teklif götürdüğü öğrenilmişti. Bugün çeşitli yayın organlarında çıkan haberlere göre, Doğan Demir, Davutoğlu’nun partisinde kurucular arasında yer aldı.

    Konuya ilişkin geçen haftalar PİRHA‘ya konuşan Doğan Demir, “Ahmet Davutoğlu benimle iki sefer görüştü. Kendi örgütümle, Alevi örgütleri ile böyle bir talebin olduğunu paylaştım. Bize böyle bir teklif getirdi. Böyle bir şey düşünmediğimi, bu süreçte görevimi yapmak istediğimi ve bu kulvarda devam etmek istediğimi çok net bir şekilde ifade ettim. Kendisi yeni kuracağı partisinin parti programında Aleviler ile ilgili yardım istedi, katkı sunduk. Diğer partilerden de böyle taleplerimiz var. Geçen hafta görüştüğümüzde mutlaka parti kurulmadan önce tekrar bir araya gelerek bu durumu değerlendirmemi istedi. Böyle bir düşüncemin olmadığını ama bir araya gelebileceğimizi söyledim. Büyük ihtimal parti kurulmadan önce yeniden bir araya geleceğiz. Şu an itibariyle böyle bir kararım yok” ifadelerini kullanmıştı.

    Yerel birçok gazete ve sosyal medyada yer alan haberlerde ise AKD Genel Başkanı Doğan Demir’in, son görüşme sonrası Davutoğlu’nun teklifini kabul edip resmen Davutoğlu’nun partisinin kurucular kurulunda yer aldığı iddia edildi.

    T24’ün aldığı bilgiye göre Kurucular Kurulu’nda olduğu söylenen bazı isimler şöyle:

    Selçuk Özdağ (Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı)

    Abdullah Başçı (26. Dönem İstanbul Milletvekili)

    Selim Temurcu (Eski AKP İstanbul İl Başkanı)

    Nedim Yamalı (Eski AKP Ankara İl Başkanı)

    Ayhan Sefer Üstün (Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı)

    Cuma İçten (Eski Diyarbakır Milletvekili)

    Cesim Gökçe (Eski Ağrı Milletvekili)

    Nihal Olçok

    Yusuf Ziya Özcan (Eski YÖK Başkanı)

    Ümit Yardım (Eski Viyana Büyükelçisi)

    Kani Torun (Eski Bursa Milletvekili, Somali Büyükelçisi)

    Yeşim Karadağ (eski AKP Çanakkale İl Başkanı)

    Doç. Burçak Başbuğ Erkan

    Ülkü Nur Doğançe

    Prof. Recep Şener

    Dinçer Türkmen

    Doğan Demir

    Can Cankesen

    Gizem Satıoğlu (Eski İyi Parti Manisa Kurucu İl Yöneticisi)

    Mustafa Bilici ( Eski Van Milletvekili)

    Partinin kuruluşu, ismi, logosu yarın saat 10.00’da Ankara’daki Bilkent Oteli’nde  kamuoyuna duyurulacak. 150 kişinin üstünde olduğu belirtilen Kurucular Kurulu’nda yer alan isimler de yarın yapılacak olan basın toplantısında açıklanacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Demir: Savaş istemiyoruz; hükümet operasyondaki ısrarını anlatmalı-VİDEO

    Demir: Savaş istemiyoruz; hükümet operasyondaki ısrarını anlatmalı-VİDEO

    PİRHA-Hükümetin Suriye’ye askeri operasyonunu değerlendiren AKD Genel Başkanı Doğan Demir, hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne karışmamak gerektiğini söyledi. Demir, savaş istemediklerini belirterek, hükümetin halka gerekli açıklamaları yapmasını istedi. 

    Haberin videosu

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu PİRHA’ya değerlendirdi. Suriye’deki operasyonun olmaması gerektiğine vurgu yapan Demir, bu sorunun siyasi bir çözümünün olması gerektiğini kaydetti.

    Hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne karışmamak gerektiğini belirten Demir, “Elbette ki ülkenin sınırları içerisinde bir tehdit varsa onunla ilgili gerekli çalışma yapılacaktır. Ancak mutlaka komşu ülkelerimizle terörü orada yok edebilecek, o kanalları temizleyebilecek bir siyasi çözümün zorlanması gerekiyor” dedi.

    “ORTAK ÇÖZÜM YOLU BULUNMALI”

    Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çeviren Amerika’nın Türkiye’yi o bataklığa çekmesine izin vermemek gerektiğini kaydeden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Trump’ın yaptığı bir talihsiz açıklama var, Türkiye ekonomisini yok edeceğini söylüyor. Aynı zamanda IŞİD elemanlarının da Türkiye’ye sorumluluğunu veriyor. Siz İslam coğrafyası olan Ortadoğu coğrafyasını yıllarca ipotek altına alacaksınız, kan gölüne çevireceksiniz, elinizdeki ekonomik ve süper gücü kullanıp bütün devletleri tehdit edeceksiniz. İstediğiniz gibi hem terörü besleyeceksiniz hem ülkeleri tehdit edeceksiniz. Türkiye Cumhuriyetinin bir bütün içerisinde hükümetiyle, muhalefetiyle bütün siyasi partileri kimseyi ötekileştirmeden herkesin ortaklaşa bir çözüm yolu bulması gerektiğine inanıyorum.”

    “HÜKÜMET NEDEN BU OPERASYONDA ISRARLI?”

    Hükümetin neden bu operasyonda bu kadar ısrarlı olduğunu şeffaf bir şekilde halka anlatması gerektiğini de ifade eden Demir, “Gerçekten orada bir terör tehdidi varsa, Türkiye’ye yönelik bir çalışma varsa hükümetin bunu mutlaka Türkiye halkına anlatması gerekiyor. Halk çocuklarını savaşa gönderiyor ama niye gönderdiğini bilmiyor. Sadece klasik bir deyim var terör. Terör de, ‘bunun alt yapısını kim oluşturdu, 7 seneden beridir orada bu çalışmaları kim yaptı, niye yaptı?’ Bunları hükümetin mutlaka irdelemesi ve şeffaf bir şekilde Türkiye halkına anlatması lazım. İnsanlar gerçekten bunun ne derece tehlikeli olduğunu bilmeli. Gerekirse elbette ki vatan için ölüme gideceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ancak hükümetin buradaki gerekçesi terör de olsa bizi mutlaka bilgilendirmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “AZINLIKLAR, ALEVİLER, KÜRTLER HER ZAMAN TEHDİT ALTINDA”

    Alevilerin insanı ve yaşamı kutsayan inançlarından dolayı savaşı değil barışı savunduklarını dile getiren Demir, “O coğrafyada Aleviler, Kürtler, azınlıklar her zaman tehdit altında. Bu ülkede yaşayan herkes etkilenir. O anlamda biz savaş istemiyoruz, mutlaka bunun siyasi bir kanalının olması gerektiğine inanıyoruz. Yoksa orada başta Aleviler, o bölgede yaşayan Kürtler herkes etkilenecek. İstanbul’da doğup büyüyen bir çocuğun asker olduğunu ve orada savaştığını düşünün. Yarın şehit cenazesinin geleceğini de düşünün” diye ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Zeynal Odabaş davası 3 Mart 2020’ye ertelendi-VİDEO

    Zeynal Odabaş davası 3 Mart 2020’ye ertelendi-VİDEO

    PİRHA- İmara aykırı cemevi yaptırdığı gerekçesiyle yargılanan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, “Bu dava siyasallaştırılmak isteniyor” dedi. 

    Haberin Videosu

    İmara aykırı cemevi yaptırdığı gerekçesiyle yargılanan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş ile ilgili açılan davanın 2012 yılından bu yana devam ediyor. Dava kapsamında Odabaş, 5 yıl hapis cezası ile yargılanıyor. Henüz bu dava sonuçlanmamışken geçtiğimiz yıl Odabaş hakkında ‘Çevre kirliliği yıkım kararı’ adı altında ikinci bir dava daha açılmıştı. Birleştirilen bu iki dava kapsamında cemevine toplamda 198 bin lira para cezası verildi.

    Davanın 18. duruşması bugün saat 14:00’te Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya AKD Genel Başkanı Doğan Demir, Demokratik Alevi Derneği (DAD) yöneticileri, Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş ve Mehmet Karabulut dede katıldı.

    “BELEDİYE ‘GEÇERLİLİĞİ YOKTUR’ DERKEN NEYİ KAST EDİYOR?”

    Duruşmada savunma yapan Odabaş’ın avukatı Zeynel Öztürk, Sultangazi Belediyesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının kararını yok saydığına vurgu yaparak, “Bir kamu kurumu bir başka kamu kurumunun belgesine ‘geçerliliği yoktur’ diyemez. ‘Geçerliliği yoktur’ derken belediye neyi kast ediyor? Bunun bir hukuki gerekçesinin olması lazım” dedi. Öztürk, Sultangazi Belediyesine yapı kayıt belgesini neye göre geçersiz saydığının sorulmasını istedi.

    “KİMSE BİZE İNANÇ YERİMİZİ TARİF EDEMEZ”

    Arkasından söz alan Zeynal Odabaş, burada Alevilerin inancının yargılandığını ifade ederek “Adalet bugün bize yarın size lazım. Bugün çoğu hakim savcı cezaevinde. Biz ne suç işledik. Orada cami, kuran kursu, halk ekmek ve emniyet müdürlüğünün binası var. Halkın arsalarının üzerine yapılan bu yapılara neden dava açılmıyor da bize açılıyor. Laik demokratik Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkacak mahkemelerin olduğuna hala inanıyoruz. Anadolu’nun her köşesi bizim ibadet yerimizdir. Kimse bize inanç yerimizi tarif edemez. Belediye bu davayı siyasallaştırıyor. Alın terimizle yapmış olduğumuz inanç yerimizi bize uygun görmüyorlar. İnancımızdan ve davamızdan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

    Duruşma 29 Ocak’ta saat 09.30’da cemevinde keşif yapılması kararıyla 3 Mart 2020 saat 14.00’e ertelendi.

    “BU DAVA SİYASALLAŞTIRILMAK İSTENİYOR”

    Duruşma sonrası PİRHA’ya konuşan AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynal Odabaş, davanın siyasallaştırılmak istendiğine dikkat çekti. Bu davada kendisinin değil Alevi inancının yargılandığını yineleyen Odabaş, devlet yetkililerinin Alevilerin ibadethanesinin neresi olduğunu tayin etme hakkı olmadığını kaydetti.

    “BU BİR İNANÇ MÜCADELESİDİR”

    Odabaş’ın avukatı Zeynel Öztürk de 2012 yılından bu davada yerel yönetimlerin, bakanlıkların ve hükümetin hukuki olarak adım atmaları gerektiğini belirtti. Davaya söz konusu olan alanın içerisinde yurttaşların cemevine bağışladıkları yerlerin de olduğunu ifade eden Öztürk, “Bu bir inanç mücadelesidir” dedi. Öztürk, devletin inançlara eşit mesafede davranması gerektiğini ekledi.

    “BU ÜLKEYİ YÖNETENLERİN AYIBIDIR”

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir ise taleplerinin Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi olduğunu hatırlattı. “21. yüzyılda Aleviler hala cemevlerinin hukuki statüsüyle ilgili mahkeme kapılarında sürünüyorsa bu ülkeyi yönetenlerin ayıbıdır. Bu ayıbı bir an önce ortadan kaldırmak lazım” diyen Demir, şu anki cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cemevlerine hukuki statü vereceğine dair sözünü hala gerçekleştirmediğini belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AKD Başkanı Demir: Diyanet İşleri başkanının cemevine gelmemesi gerekirdi-VİDEO

    AKD Başkanı Demir: Diyanet İşleri başkanının cemevine gelmemesi gerekirdi-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Can TV’de Can’da Gündem programında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi ziyaretine verilen tepkilerin yerinde olmadığını belirterek,  “Orada normal olması gereken, Diyanet İşleri Başkanının cemevine gelmemesidir” dedi. 

    Haberin Videosu

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın önceki gün Mersin Cemevi’ni ziyaret etmesi ve Mersin Cemevi ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) İnanç Kurulu Başkanı Hasan Kılavuz’la görüşmesi Alevi toplumunda tepkilere neden oldu.

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Mersin Cemevi ziyareti bugün Can Tv’de yayınlanan Can’da Gündem programında tartışıldı.

    Nilgün Mete’nin sunduğu programa bağlanan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, “Diyanetin cemevini tanıyıp tanımaması çokta umurumuzda değil. Diyanete bağlı bir kurum da değiliz. Yıllardır Diyanet’in Aleviler üzerinde uyguladığı asimilasyonu çok rahat ve net olarak biliyoruz” diyerek Hasan Kılavuz’a verilen tepkilere kınadığını söyledi.

    “HASAN KILAVUZA YAKIŞAN ‘BUYRUN GELİN’ DEMESİDİR”

    Yaklaşık 30 yıldır Diyanet’e karşı mücadele yürüttüklerini belirten Demir, şunları kaydetti:

    “Diyanetin kapatılması gerektiğini her platformda söylüyoruz ve demokratik anlamda da mücadelemizi veriyoruz. Bunun için defalarca mitingler yapmış ve konuyu yargıya taşımışız. Bütün bunlar olurken Diyanet İşleri Başkanının Mersin’de olması tamamen spontane gelişen bir durum. Mersin Valisi’nin Hasan Kılavuz dedemizi arayarak bir çay içmeye geliyoruz demesinden sonra gelmiştir. Hasan Kılavuz dede yıllardır Alevilik yoluna ve toplumuna hizmet etmiş yol yürüten saygın bir dedemizdir. İnanç Kurulu Başkanı olan Hasan Kılavuz dedeme yakışan ‘buyurun gelin’ demesidir. Bunu başka bir yere çekerek altında farklı bir şey aramanın bir anlamı yok.”

    “HASAN KILAVUZ DEDENİN İSTİFASINI İSTEMEK HİÇ KİMSENİN HADDİ DEĞİLDİR”

    Nilgün Mete’nin “Diyanet cemevlerini tanımıyor ancak ‘bir şekilde bir çay içmeye geliyoruz’ diye Hasan Kılavuz Dedeyi arıyor. Aleviler ile Diyanet arasında bu kadar samimi bir ilişki var mı? Bu kadar basit mi? Biraz daha farklı bir bakış açısı içinde olamaz mısınız?” sorusuna Demir şu yanıtı verdi:

    “Mutlaka basit değil ama bugün tepki gösteren ve bu yazanların tamamı Davutoğlu başbakanken bize yaptığı ziyarette de aynısını yapmışlardı. İçişleri Başkanı Süleyman Soylu’nun Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Hüseyin Güzelgül Dedeye ziyaretinde de aynı şeyler yaşanmıştı. Bu bir hastalık haline gelmiş. Bazı şeyleri elbette sorgulamak durumundayız. Burada bir eksiklik bir yanlış varsa bu ziyaret nasıl gerçekleşmiş neler konuşulmuş bunlar kendi içimizde tartışılabilir konular olması gerekirken, bunu kamuoyu önünde basında deklare etmek ve Hasan Kılavuz Dedenin istifasını istemek, başka bir yere çekmek Hasan Kılavuz’u vatan haini ilan etmek kimsenin hakkı da değil hadi de değil.”

    “Hasan Kılavuz Dedeye eleştiriler ya da onu desteklemenin dışında belki de bir şeyler konuşmak lazım. Diyanetin bu tarz ziyaretleri ne derece doğru Aleviler nerde durmalı ne yapmalı bir görüş birliği içinde olunmadığı ortaya çıktı. Nasıl değerlendirirsiniz?” şeklindeki soruya yanıt veren Doğan Demir, Diyanet İşleri Başkanının bizi davet etme, hatta birlikte yemek yiyelim talebi olmuştu. Biz ret etmiştik”  dedi.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANININ CEMEVİNE GELMEMESİ GEREKİRDİ”

    Demir, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bizim genel merkezler düzeyinde elbette bir sınırımız var. Karşı duruyoruz. Kalın çizgimiz ve kırmızı çizgimiz var. Orası bir cemevi, orada inanç kurulu başkanımız var. İnanç kurulu başkanına yakışan onu yapmaktı. Yoksa bu örgütsel bir duruş değil, bunu örgütlere mal etmek doğru değil. Sanki Diyanet İşleri Başkanı gelmiş Aleviliği Alevilerin elinden almış gitmiş mantığıyla bakmanın çok doğru olmadığına inanıyorum. Orada normal olması gereken Diyanet İşleri Başkanının cemevine gelmemesidir. Ama Vali beyin arayıp Diyanet İşleri Başkanın geleceğini söylemesinin ardından varsa bir sıkıntı bunu kendi içimizde tartışmalıyız. Burada yanlış yapılan bir şey yok. Hasan Kılavuz Dedem kendine yakışanı yapmış. Bunu sürekli başka bir yere çekmenin anlamı yok. Biz bu konu da her koşulda diyalogla çözüm üretmemiz gerekir. Tabi ki Diyanet’e karşı sınırlarımız belli ama bu kadarda bir insanı asmanın da bir anlamı yok.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AKD Başkanı, İYİ Parti ile cemevine yasal statüyü görüştü

    AKD Başkanı, İYİ Parti ile cemevine yasal statüyü görüştü

    PİRHA- AKD Genel Başkanı Doğan Demir, cemevlerinin yasal statüsüyle ilgili siyasi partilerle görüşmeler yapmaya başladı. İlk görüşmesini İYİ Parti ile yapan Demir, cemevlerinin yasal statüsünün kangren bir hal aldığını söyledi. 

    Aleviler yıllardır cemevlerinin yasal statüye kavuşması için mücadele ediyor. Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, cemevlerinin yasal statüye kavuşması için siyasi partilerle bir dizi görüşmeler gerçekleştirecek. Demir, hangi gerekçelerle bu görüşmeleri gerçekleştirdiğini anlattı.

    İYİ PARTİ İLE GÖRÜŞTÜ     

    Cemevlerinin yasal statüsünün kangren bir hal aldığını ifade eden Demir, AKD Yamanlar ve Antalya Konyaaltı şubelerinde yaşanan durumları hatırlattı. Cemevlerinin yasal statüye kavuşması konusuyla ilgili parlamentoda grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanından ve Cumhurbaşkanından randevu talep ettiklerini söyleyen Demir, görüşmelerin ilkini İYİ Parti Sivil Toplum Kuruluşları ile İlişkiler Başkanı Tuğba Vural Çokal ile yaptı.

    Demir, gerçekleştirdikleri görüşme hakkında şunları söyledi:

    “Çok değerli bir görüşme oldu. Grup başkanvekilleri ile konuştu. Meral hanımla (Meral Akşener) bu konuyu konuşup yapılması gereken ne varsa katkı sunacağını söyledi.”

    “CEMEVLERİ İÇİN KANUN TASARISI YA DA KARARNAME İSTİYORUZ”

    Siyasi partilere cemevlerinin yasal statüsüyle ilgili bir kanun tasarısı ya da Cumhurbaşkanının inisiyatifiyle bir kararname çıkarttırmak istediklerini belirten Demir, “Cemevlerinin birçoğu belediyelerin tekelinde. Statüsü olmadığı için devri de alınamıyor. Tahsis de olmadığı için belediye başkanları bunu gerekçe göstererek Alevi kurumlarında inisiyatif kullanmaya çalışıyor” dedi.

    “CUMHURBAŞKANI İLE DE GÖRÜŞÜLMELİ”

    Görüşmeler bittikten sonra kamuoyu ile paylaşacaklarını söyleyen Demir, yapacakları görüşmelerden sonra cemevlerinin  yasal statüsüyle alakalı yol alınacağına inandığını ekledi. Hükümetin 18 yıldır Alevilere verdiği hiçbir sözü tutmadığını dile getiren Demir, yine de yeni bir görüşme talep etmekten geri kalınmaması gerektiğini belirtti. Demir, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Toplumsal bir talep ve örgütsel bir ziyaret yapıyoruz. Cumhurbaşkanına gitmek zorundayız. Onun inisiyatifiyle birçok şeyin olabileceği bilinir. Mutlaka görüşeceğiz. Yapacağımız görüşmeden sonuç alacağımızı düşünüyoruz. Diyalog kapısını kapatmadan görüşmemiz gerekiyor ki sonuç alabilelim. Kurum yönetiyoruz. Kim varsa onlarla görüşme yapacağız. Cumhurbaşkanlığı da kısa zamanda randevu verecek diye düşünüyorum. Toplumun talebini karşılamaya gidiyoruz.” (HABER MERKEZİ) 

  • Mersin Cemevinde Aşure lokması verildi

    Mersin Cemevinde Aşure lokması verildi

    PİRHA – Muharrem orucunun bitmesinin ardından Mersin Cemevinde Aşure lokması verildi. 

    Mersin Cemevinde Aşure lokması verildi. Aşure lokmasına, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Yenişehir İlçe Kaymakamı Mustafa Kılıç, Akdeniz İlçe Kaymakamı Muhittin Pamuk, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak, Toroslar Belediye Başkanı Atsız Afşın Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu Akdeniz Bölge Temsilcisi Ali Özveren, CHP Mersin Miletvekili Alpay Antmen, AKP Mersin Miletvekili Hacı Özkan, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz ve Siyasi partilerin İl başkanları, Mersin il Müftüsü Şaban Kondi Yenişehir İlçe Müftüsü Halil Uzun, Mersin Ortodoks Kilisesi Ruhani Lideri Coşkun Teymur, Mersin Katolik Kilisesi Fransua Dondu Alevi Kurumları temsilcileri ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve binlerce insan katıldı.

    “AŞURE BİRLEŞTİRİCİLİĞİN VE PAYLAŞIMIN SİMGESİDİR”

    Mersin Cemevi İnanç Kurulu Erdoğan Sevin Dede gülbeng okudu. Çiğdem Akdoğan’ın seslendirdiği deyişle semah dönüldü.

    ABF İnanç Kurulu ve Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz kısa bir konuşma yaptı. Kılavuz, “Bu kutsal ayda bizi yan yana getiren duyguya aşk olsun. Aşk olsun o sevgiye ki, rengine, diline, dinine bakmadan bütün insanlığı kucaklar. Muharrem ayı matemi, Aşure bu matemin sonundaki kurtuluşu simgeler. Anadolu ve Mezopotamya topraklarında mayalanan, Alevi Bektaşi inancının değişmeyen geleneğidir.

    Aşure hep birleştiriciliğin ve paylaşmanın simgesi olmuştur. Muharrem ayı deyince akla Kerbela, Kerbela deyince akla Hz.Hüseyin gelir. Aleviler, Hz Hüseyin’in adını her haksızlığın ve adaletsizliğin önüne diktiler. Bir insan olarak onu sevmemek, bir kıyım olarak ona yanmamak elde değildir. Kızılbaş Alevi yol ulularında, Hz Hüseyin’in teslimiyeti red eden direnme ruhu hep var olmuştur. Halaç’ı Mansur, Baba İshak, Seyit Nesim Pir Sultan Abdal, Kalender Çelebi, birçok Alevi yol uluları hep Hz. Hüseyin tavrını sergiledi” dedi.

    “DEVLET ÇATISI ALTINDA YER ALAN HİÇBİR DİN LAİK OLAMAZ”

    Kerbela’nın büyük acıların adı olduğunu söyleyen Kılavuz sözlerini şöyle devam eti:

    “Kerbela iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun lanetli ile kutsalın karanlık ile aydınlığın hesaplaşmasıdır. Hz. Hüseyin burada kutsallığı, mazlumu, aydınlığı temsil etmektedir. Kerbela insan olmanın bilincidir. Kerbela bir duruş olarak güç karşısında eğilmemek, ölümüne direnmektir. Kerbela adaletsizliğe, zalimce duruşlara, haksızlığa, yolsuzluğa, açlığa, nefrete, öfkeye, bencilliğe karşı duruşun simgesidir.

    1998 yılından beri ülkemizdeki hükümetler tarafından başlatılan Diyanet İşleri Başkanlığı ile ilgili reform çalışmaları 20 yıldan beri devam ediyor ancak; Alevilerin inançsal sorunlarına bir çözüm bulamadılar. Her ulus kendi dili ile dua eder, kendi dili ile ibadet eder. Aleviler sözünde, sazında, tapınmasında, yakarmasında, Türkçe söylemiş, Türkçeyi yüceltmiştir.Türkiye Cumhuriyeti Laiktir. Din devletin elinde değil, insanın vicdanında olur. Laiklik, dinli ya da dinsiz olma hakkını eşit görür. Herkes kendi aklıyla evrensel hakikatlere ulaşabilir. Devlet çatısı altında yer alan hiçbir din laik olamaz. Dinler öz itibariyle hoşgörüden yanadır. Devlet sistemleri içerisinde bağnazlaşırlar. Laiklik işte bu nedenden dolayı erdemdir.’’

    “CEMEVLERİNİN YASAL STATÜYE KAVUŞMASINI İSTİYORUZ”

    2016 yılında Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in  ‘Cemevleri bizim kırmızı çizgimizdir’ diye yaptığı açıklamayı hatırlatan Kılavuz, “Diyanet işleri başkanlığı Cumhurbaşkanlığına bağlandı. Genel seçimlerde Sayın Cumhurbaşkanı konuşmasında Cemevlerinin yasal statüye kavuşacaklarını söyledi. İlk 100 günden sonra birkaç gün geçti, ama biz unutmadık sabırla sonuçlanmasını bekliyoruz. Cemevlerimizin yasal statüye kavuşturulmasını istiyoruz. Alevilerin inanç merkezleri ile ilgili alınan ulusal ve uluslarası mahkeme kararların uygulanmasını istiyoruz. Nevşehir’de Hacıbektaş’ta, İstanbul ‘da Şahkulu Karaca Ahmet , Eskişehir’de SeyitBattalgazi, Tokat’ta Hubyar Baba, Antalya’da Abdul Musa Dergahları Alevi Kurumlarına verilmelidir. Okullardaki Din ve Ahlak Bilgisi derslerinin müfredat programlarının hazırlayan komisyonlara Alevi Kurum temsilcileri ve Alevi Akademisyenleri, kanaat önderleri çağrılmalıdır. 16 Ağustos’ta Aleviler kitlesel olarak Hacı Bektaştaydılar. Orhan Gazi dönemimde 13-14 y.y başı Mimar Yanko Madyan tarafından yaptırılırken Dergahın ana giriş kapsının altında orijinal kitabe yazılıydı. Burası Aşıkların Kabesidir. Eksik gelen tamam olur diye yazılı lan kitabe onarım var diye 41 yıl önce söküldü ve bir daha yerine asılmadı. Onun yerine kültür bakanlığına bağlı müzeler müdürlüğünün ismi yazılıdır. Kültür bakanımıza sesleniyoruz. Bu eksik derhal düzeltilsin. Aleviler olarak camilere tanınan olanak ve imkanlar ile cami kadrosuna tanınan olanak ve imkanları istiyoruz” diye konuşmasını tamamladı.

    “CEMEVLERİ BİZİM İBADETHANEMİZDİR”

    Kılavuz’un ardından Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir de kısa bir konuşma yaptı. Demir, Alevi Kültür Dernekleri’nin 98 şubesiyle Türkiye’nin en önemli Alevi kurumu olduğunu söyledi.

    Herkese eşit mesafede olduğunu vurgulayan Demir, “Asla kimseyi ötekileştirmiyoruz. On iki gün boyunca oruç tutuyoruz. Kimse oruç tuttuğumuzu bilmiyor. 2019 yılında 21. Yüzyıldayız daha hala canlarımızın önünde davul çalınmasını istemiyoruz. On iki imam orucunda bazı belediye başkanları Cemevlerini arka bahçe yaptılar. Bazı cemevlerinin önünde çadır kurup, oruç açma kendi deyimlerinde iftar vermeye başladılar. Bu davranışın uygun olmadığını söyledik. Türkiye’de üç ya da dört belediye başkanı ısrarla Cemevinin kapsının kilidini açıp kapatıyor. Bu ızdırabı Alevilere çektirmeyin. Cemevleri bizim ibadethanelerimizdir. Cami, Kilise, Havra nasıl kutsalsa,Cemevi de kutsaldır. Alevi Kültür Dernekleri Genel Merkezi olarak parlamentoda grubu bulunan tüm siyasi partilerden randevu talep ettik. Cemevlerinin yasal statüsü beş parti elini vicdanına koyarak bir an önce meclisten geçmelidir. Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere kim bizi anlamak istiyorsa, kim Alevilerin inancına saygı duymak istiyorsa, saraylarda, lüks odalarda değil Cemevlerinde bizim dedelerimizin verdiği hak lokmasında verdiği dualarla katılarak bizi anlarlar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından  Güler Duman ve Ender Balkır’ın seslendirdiği deyişler sonrası Aşure lokması pay edildi.

     

  • ‘Dedelik makamını konuşmak CHP milletvekillerine mi kalmış’

    ‘Dedelik makamını konuşmak CHP milletvekillerine mi kalmış’

    PİRHA – Avrupa Alevi Düşünce Derneği’nin organize ettiği “Geçmişten günümüze dedelik makamı” paneline CHP’li eski milletvekillerinin katılmasına birçok Alevi kurum temsilcisi ve dede tepki göstererek, “Dedelik makamını konuşmak CHP Milletvekillerine mi kalmış? Ayıptır, yazıktır…” dedi. 

    Alevi Avrupa Düşünce Derneği’nin organize ettiği ‘Geçmişten günümüze dedelik makamı’ paneli 28 Temmuz Pazar günü gerçekleşecek. Yapılan panele CHP’li isimlerin çağrılmasına Alevi kurum temsilcileri sert tepki göstererek dedelik makamı gibi önemli bir merciyi tartışmanın CHP’lilere kalmadığı belirtildi.

    Panele; dede İsmail Soyupak, Süleyman Yıldız  ve Düzgün Dağ, CHP Genel Başkan Yardımcısı, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Yunus Emre, CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, CHP 23. Dönem İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, CHP PM Üyesi Pınar Uzun, CHP 22-23-24 Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, Avrupa Alevi Düşünce Derneği sekreteri Erdem Uygur katılacak.

    “DEDELİK MAKAMINI KONUŞMAK SİZE Mİ DÜŞTÜ?”

    Panele çoğunluğu CHP’li vekillerden oluşan milletvekillerinin katılmasına sosyal medyada tepkiye sebep oldu.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda; “Paneller düzenleyerek Alevilik ve dedelik makamını anlatmak size mi kaldı? Bizde rızalık vardır. Bizim dedelerimiz, pirlerimiz, rehberlerimiz ve derneklerimiz vardır. Ülkemizin en büyük sorunu eğitim, hukuk ve ekonomidir herkes işini yapsın” denildi.

    Alevi Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat da tepki gösterenler arasında. Fırat, “Şu başlığa ve konuklara bakın, Dedelik makamını konuşmak CHP Milletvekillerine mi kalmış, ayıptır, yazıktır…” dedi.

    “DEDELİK MAKAMINI TARTIŞANLAR HADDİNİ BİLMELİ”

    “Bu reziligi kim organize ediyorsa rezildir” diyen Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir, “Dedeliği anlatmak ve makamını sorgulamak CHP Milletvekilerine kaldıysa yandık. İnsan biraz utanır bu kutsal makamı kendilerine alet eden, katkı ve katılım sağlayan kim varsa kendini sorgulamalı ayrıca bu konuda gerekli girişimlerde bulunup bunları deşifre edeceğimizi bilsinler” ifadelerini kullandı.

    ABF Örgütlenme Sekreteri ve AKD Sultan Gazi Pirsultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, Pirsultan Abdal’ın sözü; “Bozuk düzende sağlam çark dönmez…” sözünü hatırlatarak, “Bazı kendini bilmez düzenbazlar tarafından kurulan çakma Avrupa Alevi Düşünce Derneği kurarak tabelesı cepte seçim endeksli kurulan siyasete basamak olarak kullanmaya çalışıyorlar ayıptır” dedi. Odabaş, Alevilerin değerlerini yok sayarak dedelik ve pir makamını tartışanların haddini bilmesi gerektiğini vurguladı. (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi imam hatip lisesine bir tepki de AKD Genel Başkanı Doğan Demir’den

    Alevi imam hatip lisesine bir tepki de AKD Genel Başkanı Doğan Demir’den

    PİRHA- Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilinen ve Alevi toplumunun tepkisini çeken “Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi”ne bir tepki de Alevi Kültür Derneği (AKD) Başkanı Doğan Demir’den geldi. Demir sosyal medya hesabından “İstanbul’da  Aleviler’in İmam hatip lisesini yapan, çıkarları için destekleyen kurumları ve başkanlarını biliyor ve kınıyorum” dedi.

    FETÖ gibi cemaatlerin yıllardır okullarda taht kurmasına, artan İmam hatip okullarına ve Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne yönelik Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Cami-Cemevi projesinin çökmesinden sonra devreye konulan Alevi imam hatip lisesi projesi İstanbul Halkalı’da bulunuyor.

    Alevi imam hatip lisesi olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Anadolu Lisesi projesine ve bu liseye çıkarları için destek olan kurumlara ve başkanlara tepki gösteren ve ellerindeki bilgileri yeri geldiğinde kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Başkanı Doğan Demir, “İstanbul’da  Alevilerin İmam hatip lisesini yapan, çıkarları için destekleyen kurumları ve başkanlarını biliyor ve kınıyorum. Bu konuda kamuoyuna ve basına gerekli bilgileri vereceğimizi bilmenizi istiyorum” diye uyardı. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Kültür Dernekleri genel başkanlığına Doğan Demir yeniden seçildi – VİDEO

    Alevi Kültür Dernekleri genel başkanlığına Doğan Demir yeniden seçildi – VİDEO

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurulu’nda Doğan Demir, 212 oya karşılık 426 oy ile 3. kez genel başkanlığa seçildi. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda yapılan AKD Genel Kurulu sonuçlandı. İki ayrı listenin yarıştığı seçimlerde Yolcu Bilginç 212 delegenin oyunu alırken Doğan Demir 426 oy ile yeniden genel başkan seçildi.

    Sonuçlar açıldıktan sonra PİRHA’ya konuşan Doğan Demir, “Böyle bir sonucu bekliyordum” diyerek şunları aktardı:

    “Önemli olan seçimi kazanmak değil bundan önceki çalışmalarımızı katlayarak sürdürmektir. Geldiğimiz noktada ülkedeki hukuk ve adalet sıkıntılı bir sürece girdi. Artık Alevi örgütlerine çok iş düşüyor. Bizler mutlaka ülkenin aklı, vicdanı olmalıyız. Bu ülkede Kürtlerin, Alevilerin, azınlıkların yanında olmamız lazım. Biliyoruz ki sonrası için işimiz daha zor ama biz bu işi severek yapıyoruz.”

    Sarı listede yarışan Yolcu Bilginç, kurul sonrasında Doğan Demir’i tebrik ederek “10 Yıldır Alevi Kültür Dernekleri’nin üyesiyim. Tahtacıların çatı örgütlenmesi Alevi toplumunu heyecanlandıracaktır. Yeni yönetim bu projeye sıcak bakarsa eğer elimizi taşın altına koymaya hazırız” dedi.

    Genel kurul bitiminde Mersin Cemevi ve Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Hasan Kılavuz gülbeng okudu.

    PİRHA/ANKARA

  • AKD: Bu baskı politikasına karşı inadına barış ve kardeşlik diyeceğiz – VİDEO

    AKD: Bu baskı politikasına karşı inadına barış ve kardeşlik diyeceğiz – VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurul öncesi PİRHA’ya konuşanlar, Türkiye’de baskı politikalarının artarak devam ettiğini buna karşı barış ve kardeşlik için mücadele edeceklerini belirtiler. 

    Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurulu bugün Ankara’daki HBVAKV Genel Merkezi’nde yapılıyor. Genel kurul öncesi AKD Genel Başkan Adayı Doğan Demir, AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş ve Ali Özveren PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİ TOPLUMUNA HİZMET EDECEĞİZ”

    AKD Genel Başkan Adayı Doğan Demir, 12. genel kurulu gerçekleştirdiklerini ve her bölgeden 850 tane delegesi olduğunu söyleyerek, birlik, beraberlik içerisinde yeniden hizmet etmek için aday olduğunu kaydetti.

    Alevi toplumunun hak ihlallerini ortadan kaldırabilecek, toplumsal uzlaşı üzerinde çalışabilecek bir ekip oluşturduklarını söyleyen Demir, Alevi toplumuna hizmet edeceğini belirtti.

    “BU BASKI POLİTİKALARINA KARŞI İNADINA BARIŞ DİYECEĞİZ”

    AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, kongreye Türkiye’nin dört bir yanından delegelerin geldiğini söyledi. Odabaş, bilinçli bir şekilde Alevi hareketini yok etmeye, asimile, inkar ve ima politikalarına karşı herkesi mücadeleyi yükseltmeye çağırdı.

    Türkiye’de baskı politikasının hakim olduğunu vurgulayan Odabaş, “Aydınlar, yazarlar, sanatçılar, işçi sınıfı ve kurumlarımızda aynı. Onun için biz bu ülkede inadına laik, demokratik bir ülke yaratarak inadına barış diyeceğiz. İnadına kardeşlik, demokrasi ve halkların kardeşliği diyeceğiz. Herkesin barış içinde ötekileştirilmeden bir adaletin gelmesi için mücadele edeceğiz” dedi.

    “BU KONGRENİN KAYBEDENİ YADA KAZANANI YOK”

    AKD GYK üyesi Ali Özveren de 28 yıllık Alevi örgütlülüğünün en büyük kurumu olan AKD’nin kongresinin coşkulu olduğunu kaydetti. İki listenin yarıştığını belirten Özveren, bu kongrenin kaybedeninin olmayacağını belirtti. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurulu başladı – VİDEO

    Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurulu başladı – VİDEO

    PİRHA- Alevi  Kültür Dernekleri’nin Genel Kurulu, Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı Pir Hasan Kılavuz’un gülbeng okuması ile başladı.

    Alevi Kültür Dernekleri’nin 12. Genel  Kurulu Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda başladı. Alevi Kültür Dernekleri 12. Genel Kurul Başkanlığı için yarışacak iki isim; Doğan Demir ve Yolcu Bilginç sabah erken saatlerinde salonda yerlerini aldı. Birçok ilden delegenin katıldığı kurul saygı duruşu ile başlayıp müzisyen Taylan Cansız’ın okuduğu deyişler ile sürdü.

    AKD Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’in divan başkanlığına seçilmesiyle birlikte programın açılış konuşmasını Doğan Demir yaptı. AKD’nin birçok bölgede hizmet verdiğine dikkat çeken Doğan şunları aktardı:

    “Altı yıllık süreçte omuz omuza mücadele ettik. Zaman zaman cop yedik, gazlandık, mahkemelerde süründük ama buralara kadar geldik. Bu kurulun kaybedeni olmaz. Bu bir hizmet yarışıdır. Süreç içerisinde mutlaka üzdüklerimiz olmuştur. Göreve geldiğimizde bütün Alevi kurumlarında ayrışma vardı. Siyasilerin Alevi kurumlarına bakışı çok kötüydü. Ama örgütlerimiz bunu yıktı. Geldiğimiz noktada kimse bizi ayrıştıramaz. Toplumsal uzlaşıyı birlikte sağlayacağız dedik. Bu kongreden sonra inanç kurulumuzun nezdinde toplumumuzu ileriye taşıyan hizmete devam edeceğiz. Fakat hükümetin, devletin Alevilere bakışını da iyi biliyoruz. ‘Devletin hiçbir yerinde Alevi yok’ diyoruz ama biz daha kendi içimizde uzlaşı sağlayamıyoruz. Her platformda uzlaşı sağlamalıyız. Bize oy versin, vermesin kimseyi ayrıştırmayız. Bu kongrede ne olursa olsun kapıdan çıkarken tüm tartışmaları arkamızda bırakacağımızı umuyorum.”

    Demir’in konuşması ardından kurul divanının oluşumu için yapılan oylamada yöntem hatasının olduğu iddiası ile tartışmalar yaşandı. Kürsüde konuşma yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, hoşgörü mesajı vererek “Aleviliği var edebilmek için Hacı Bektaş’ın hoşgörüsünü yaşamalıyız. Hoşgörü içerisinde olmamız gerekir. Alevilikten ilham almak gerekir. Aksi halde bunun altında bizi çökertmek yatar” dedi.

    “DEMOKRASİ KÜLTÜRÜNÜN YERİNİ RIZALIK MAKAMI KARŞILAR”

    Kurulda söz alan bir diğer isim de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan oldu. “Alevi kurumları olarak yan yana yürümek gibi bir zorunluluğumuz var” diyen Kaplan şunları söyledi:

    “Yaşanan tartışmaların Alevilerin temel sorunları ile uzaktan yakından alakası yok. Kent ve köylerimizde yaşadığımız geleneksel inancı şehirde yaşatmaya çalışıyor ve bocalıyoruz. Alevilikte demokrasi kültürünün yerini rızalık makamı karşılar. Yönetim kurulları da bence bu şekilde seçilmelidir. Hüseyni duruştan bahsediyoruz. Öyleyse ülkede ne kadar mazlum varsa onlardan yana durmak gerek. Alevilikte ırkçılık, milliyetçilik kabul edilemez. 73 millete bir nazardan bakma zorunluluğumuz var. Kimseyi ötekileştiremeyiz. Son zamanlarda Arapça karşıtlığı üzerinden Türkçe dayatılıyor. Dersim’de katıldığım bir cemde herkes gözyaşı döktü ben hariç. Çünkü anadillerinde ibadet yapıyorlardı. Bu sebeple anadillerin korunmasını sağlamalıyız.”

    “OZAN ARİF’İ PİR SULTAN’A BENZETENLERE KARŞI SÖZÜMÜZ OLMALI”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez de kurulda söz alan bir diğer isim oldu. Geçmez “Yoldan çok uzaklaştık” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

    “Aleviler kendi inançları için büyük bedel ödedi. Onun için ırkçılıktan, ötekileştirmekten uzak durdu. Biz rehber olacaksak yolu bize öğretenlerin sözlerini unutmamak lazım. Yoldan çok uzaklaştık. Bu biz değiliz. Alevi dünyasında hükümet olmak isteyenler, saldırmaya başlıyorlar. Yolun içerisinde ihanet edenlere de sözümüz olması lazım. Ozan Arifi Pir Sultan’a benzetenlere karşı sözümüz olmalı. Türkiye anti demokratik yöntemlerle yönetiliyor. Hoşumuza gitmeyen sözlere karşı söz söylemek lazım. Birilerinin iktidarı için mücadele etmek bizim görevimiz değil. Görevimiz; ötekileştirilenlerin haklarını savunmak olmalı. Bize dinimizi diyanete teslim etmemiz yönünde dayatma yapılıyor. Bunu kabul etmiyoruz. Buna karşı çıkmak asli görevimizdir.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • AKD Kocaeli Şubesi öğrencilere destek için etkinlik düzenledi

    AKD Kocaeli Şubesi öğrencilere destek için etkinlik düzenledi

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Kocaeli Şubesi dün gece eğitim bursu dayanışma gecesi düzenledi. Katılımın yüksek olduğu gecede konuşan Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam, “Bizim derneğimiz emekçilerin, işçilerin, öğrencilerin, ezilen her kesimin derneğidir” dedi.

    Başkanlığını Birol Sağlam’ın yaptığı Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şubesi dün gece eğitim bursu dayanışma gecesi düzenledi. Tanyıldız Restaurantta düzenlenen geceye Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hasan Güzelgül, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, AKD Genel Başkan Yardımcısı Zeynal Odabaş, AKD Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çam, HBVAKV Genel Sekreteri Hüseyin Gülseven, çok sayıda sendika temsilcisi ve vatandaş katıldı.

    “BİLGİ ÖNCELİĞİMİZ OLMALI”

    Etkinlikte ilk olarak konuşan AKD Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam şunları söyledi: “Bugün Alevi tarihine giden bütün yollar kapatılmaya çalışılıyor ve bilgi kirliliği yaratılarak Aleviliğin altı boşaltılmak isteniyor. Değerli dostlar biz şunu çok iyi biliyoruz ki bilgi her zaman önceliğimiz olmalı çünkü ancak hayatın akışını üreterek değiştirebiliriz. Bu sebeple ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ şiarıyla bizlere fikir ve düşünceleriyle ışık tutan ve yol gösteren Uğur Mumcu’yu katledilişinin 26. yılında saygı ve özlemle anıyorum.

    HAK MÜCADELESİ

    Alevi Kültür Dernekleri 28 yıllık geçmişiyle demokrasi, özgürlük ve hak ihlalleri konusundaki bütün baskılara ve ayrıştırmalara rağmen asla ödün vermeden mücadelesine devam etmiştir. Böylesine kuşatılmış bir süreçte en çok zararı gören bu ülkenin farklılıkları, düşünceleri ve renkleridir. Aleviler bu kadim coğrafyada hak nasıl talep ediliyorsa yüzyıllardır öyle hakkını talep etmiştir. Meydanlarda hak mücadelesini verirken çözümünde sokak sokak çalışmaktan geçtiğini iyi biliyoruz. Aleviler neden meydanlarda diyenler bilmelidir ki kindar değil özgür nesiller için meydanlardayız. Irkçı asimilasyoncu eğitime karşı laik parasız anadilde bilimsel eğitim için meydanlardayız. Cinsiyetçi eğitim müfredatına hayır demek için meydanlardayız. Zorunlu din derslerine hayır demek için meydanlardayız.

    “TEDİRGİNLİK YAŞIYORUZ”

    Bakın değerli dostlar birileri kendilerine göre Alevileri dizayn etmeye çalışıyor ancak bizler devletin Alevi’si olmayacağız. Türkiye’de hala bir resmi statüye tabi olmayan, hala inanç ve kurumlarımızın yasal güvence altına alınmadığı bir süreci yaşıyoruz. Olağanüstü dönemlerde en çok tedirginliği bizler yaşıyoruz. Çünkü yükselen dinci radikalizm ve antidemokratik uygulamalardan da ayrı bir endişe duyuyoruz. Bu kürsüden defalarca dile getirdik Alevi Kültür Dernekleri ve Alevi örgütleri sadece Alevilerin temel hak ve sorunları ile ilgilenen ya da sadece Alevi toplumu için hizmet eden bir kurum değildir.

    “SORUN SİSTEM SORUNUDUR”

    Bu kadim coğrafyada yaşayan tüm renklere hatta dünya üzerinde yaşayan tüm insanlığa hizmet eden bir sivil toplum kuruluşudur. Her zaman tarafını zalime karşı mazlumun yanında durarak net bir şekilde ortaya koymuştur. Türkiye’deki rejim artık Alevilerin talepleri üzerinden anlatılamaz. Ezilen her kesimin; emekçilerin, işçilerin, öğrencilerin, herkesin bir biçimiyle bu ülkede sorunu var, yani bu ülkenin rejimiyle sorunu var. Sorun sistem sorunudur. Sorun Sınıfsal bir sorundur.”

    “BU ÜLKENİN ÖTEKİLERİ İÇİN HER ZAMAN ZOR BİR SÜREÇ VAR”

    Sonrasında konuşan AKD Genel Başkanı Doğan Demir, “Bu dönem zor bir süreçten geçiyoruz ama Türkiye’de her zaman zor bir süreç var. Hele Aleviler için, Kürtler için, azınlıklar için, bu ülkenin ötekileri için her zaman zor bir süreç var. Bizim kimseye karşı bir düşmanlığımız yok. Kimseyi ötekileştirmek gibi bir derdimiz olmaz. Bu ülkede yaşayan 81 milyon insanların tamamının kardeşçe, dostça, barış içerisinde yaşamasını istiyoruz. Biz bu ülkenin çağdaş, laik, cumhuriyetçi olan her kesimini sırtımızda taşımaya razıyız. Biz bu ülkede bir tek vatan hainlerini sevmeyiz” dedi.

    Konuşmalardan sonra halk müziği sanatçısı Ali Ekber Eren sahneye çıkarak birbirinden güzel türkülerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı.

  • AKD Başkanından mescit tepkisi: Alevi çocukların üzerindeki tecriti kaldırın-VİDEO

    AKD Başkanından mescit tepkisi: Alevi çocukların üzerindeki tecriti kaldırın-VİDEO

    PİRHA – Her okulda mescit şartına Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.  Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, “Her okula bir mescit ya da yeni açılan okullara mutlaka mescit şartı getirmek bu ülkedeki inançları, azınlıkları yok saymaktır. Bu ülkenin Anayasası’na ve laiklik ilkesine aykırıdır. Dinle devlet işlerini birbirine karıştırıp bir ülke yönetemezsiniz” dedi.

    İnsan ve Medeniyet Hareketi’ne bağlı çalışan İnsan Vakfı’nın (İV) başlattığı “Mescitsiz okul kalmasın” projesi Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından onaylandı ve MEB projeye sponsor oldu.

    İlk etapta mescit yapılacak 40 okul arasında İstanbul Alibeyköy Kılıçarslan İmam Hatip Ortaokulu, Ataköy 9 Kısım Atatürk Ortaokulu, Bakırköy Hamdi Akverdi İlkokulu, Gaziosmanpaşa Prof. Gazi Yaşargil İHO, Kadıköy İkbaliye Ortaokulu, Seyrantepe Atatürk İlkokulu, Pendik Anadolu Lisesi, Şehit Ömer Halisdemir Uygulama Merkezi, Ümraniye Şehit Erol Olçok Kız Anadolu İHL de bulunuyor.

    İnsan Vakfı’nın bağlı olduğu İnsan ve Medeniyet Hareketi’nin kökleri kendi internet sitelerinde şöyle anlatılmış: “70’li yıllarda Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ve Akıncılar Derneği etrafında bir araya gelen o yıllardaki üniversite gençliğidir. 1970’li yıllarda MTTB ve devamında Akıncılar Derneği, 1980 sonrası üniversitelerde Müslüman Gençlik ve günümüzde İnsan ve Medeniyet Hareketi olarak varlığını sürdüren birlikteliğimiz 40 yıllık bir geçmişe sahiptir.”

    AKD Genel Başkanı Doğan Demir okullarda mescit şartına  ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    AKP hükümetinin 16 yıldır bu ülkede en çok tahribata sağlığı ve eğitimi uğrattığını söyleyen Demir, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı’nda her değişim yaşandığında müfredatın da değiştiğine dikkat çekti. Demir, “Bu müfredatlarla birlikte eğitim tamamıyla Sünni İslam anlayışınının  hegemonyasına girmiş durumda” diye konuştu.

    “OKULLARDA MESCİT DİĞER İNANÇLARI YOK SAYMAKTIR”

    Her okula bir mescit ya da yeni açılan okullara mutlaka mescit şartı getirmenin bu ülkedeki diğer inançları ve azınlıkları yok saymak olduğunu belirten Demir, “Bu, ülkenin Anayasasına ve laiklik ilkesine aykırıdır. Dinle devlet işlerini birbirine karıştırıp bir ülke yönetemezsiniz. Zaten bu ülke yönetilemez duruma geldi. Dolayısıyla bununla ilgili de önümüzdeki günlerde ciddi anlamda Alevi örgütleri olarak bir çalışma yapacağız, kamuoyuna sesimizi duyuracağız, bir an önce iptal olması için ne gerekiyorsa onu yapacağız” şeklinde konuştu.

    “HER SOKAK BAŞINDA CAMİ VAR”

    Türkiye’de her sokak başında bir caminin olduğuna dikkat çeken Demir, şunları kaydetti:

    “Küçücük köylerde bile ikişer üçer tane cami var. Bizim çok camiye çok cemevine de ihtiyacımız yok. İnanç merkezleri bellidir. İnsanların ibadet yapabilecekleri yerler sınırlı sayıda olması gerekiyor. Herkes inancını kendi evinde ya da işyerinde de yapabilir. Namazını da kılabilir ibadetini de yerine getirebilir.”

    “ALEVİ ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ TECRİT KALDIRILMALI”

    Alevi çocuklarına ve azınlıklara uygulanan bu tecritin mutlaka kaldırılması gerektiğine işaret eden Demir, yasanın iptali için ileriki süreçte Alevi milletvekillerini de davet ederek bir araya geleceklerini söylen Demir, cezaevindeki inanç özgürlüğü ile ilgili yapılan çalışma ile okullarla ilgili yapılan çalışmaya ilişkin milletvekilleri ile mecliste bir basın açıklaması yapacaklarını belirtti.

    “TÜRKİYE’DE İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ YOK”

    Türkiye’de inanç özgürlüğünün olmadığını vurgulayan Doğan Demir, böylesi bir süreçte iyice yok saymak ve ötekileştirmek Türkiye’de yaşayan yaklaşık 15 -20 milyon Alevi’yi ve azınlıkları da yok saymaktır. Bu ne uluslararası hukuka ne Türkiye’deki Anayasa ne de Türkiye hukukuna hiçbir şekilde yakışmayan bir tavırdır. Umarım hükümet bir an önce bu işten vazgeçer. Biz de onları vazgeçirmek için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Her türlü hakkımızı demokratik anlamda kullanacağız. Bunlara geri adım attırmak bizim borcumuz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Maraş Katliamının 40’ıncı yılı: Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir-VİDEO

    Maraş Katliamının 40’ıncı yılı: Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir-VİDEO

    PİRHA -Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler 40’ıncı yılında abluka ve yasaklamalara rağmen anıldı. Anma için Avrupa’dan ve Türkiye’nin çeşitli illerinden Maraş’a gelen Aleviler Maraş Katliamı’nı unutturmayacaklarını bir kez daha haykırdı. Anmada konuşan temsilciler “yarayı kaşımayın” diye açıklama yapan AKP’li vekillere “Bu yarayı biz açmadık, siz açtınız” diye seslenerek “Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir. Maraş’ı unutmamak unutturmamak Alevi kurumlarının asli görevidir” dediler. 

    19-24 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen ve resmi rakamlara göre 111 kişinin katledildiği, 210 ev ve 70 iş yerinin ise yakıldığı Maraş Katliamı, kentte Valiliğin aldığı yasak kararına ve polis ablukasına rağmen 40’ncı yıl dönümünde kınanıp, yaşamını yitirenler anıldı. Gerçekleştirilen anmaya, Demokratik Alevi Derneği (DAD) Eş Genel Başkanı Musa Kulu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, ABF Genel Sekreteri ve AKD Genel Başkanı Doğan Demir, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Hüseyin Mat, Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Başkanı İsrafil Erbil, Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB) Genel Başkanı Nadir Bal, Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, Azizbaba Cemevi Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Enver Can, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, DAD Adana Şube Eş Başkanı Pir Zeynel Kete, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, HDP MYK Üyesi Çilem Küçükkeleş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç ile katliamda hayatını kaybedenlerin yakınlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    Kitle katliama dönük tepkilerini göstermek ve yaşamını yitirenleri anmak için Yörükselim Mahallesi’nde bulunan Erenler Cemevi’nde bir araya geldi. Cemevine katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Maraş’ı Unutma Unutturma” yazılı pankart asıldı. Anmaya katılanlar “Maraş’ı unutma unutturma”, “Katillerden hesap sorulacak”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları attı.

    Düzenlenecek anma öncesinde Yörükselim mahallesini ablukaya alan polisler, kitleyi takip eden basın mensuplarının bir süre içeriye girmesine engel oldu.

    Anmaya dış illerden katılmak için Maraş’a gelmek isteyen yurttaşlar ise şehrin giriş noktalarında GBT taraması bahanesiyle uzun süre bekletildiği öğrenildi. Yurttaşların bekletilmesinden dolayı programda aksaklık yaşandı. Anma çevre illerden gelen Alevilerin cemevine ulaşmasıyla başladı.

    Pir Hasan Kılavuz’un gülbengi ile başlayan anma yaşamını yitirenlerin anısına 1 dakikalık saygı duruşu, karanfil bırakma ve Hüseyin Gazi Metin Dedenin okuduğu deyişlerle devam etti. AKD Narlı ve Pazarcık Şubesi gençleri Maraş Katliamı’nda yaşamını yitiren canlar için semaha durdu.

    “KATLİAMLARI UNUTURSAK YENİ KATLİAMLARA SEBEBİYET VERİRİZ”

    Semahın ardından konuşan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Başkanı Hüseyin Mat, aradan geçen 40 yıla rağmen adaletin yerini bulmadığını belirtti. Katillerden hesap sorulmadığını söyleyen Mat, AKP’li Maraş milletvekillerinin dün mecliste yaptığı basın açıklamasına atfen şöyle konuştu: “Bizler yarayı kaşımaya değil katliamların bir daha yaşanmaması için bir araya geliyoruz. Katliamları unutursak yeni katliamlara sebebiyet veririz. Sivas’ta, Çorum’da, Maraş’ta yıllardır anma yapıyor acılarımızı paylaşıyoruz. Ancak acılarımızı paylaşırken kimsenin canını yakmıyoruz. Bizler başka kimsenin bizim yaşadığımız acının başkaları tarafından yaşamasını istemiyoruz. Yıllardır burada bu anma etkinlikleri neden yasaklanıyor? Neden bu konuda bu kadar çaba gösterilir. Biz buralara barışı sevgiyi kardeşliği getirmek için geliyoruz. 40 yıl önce Maraş Alevisizleştirilmek istenildi. Ancak bugün burada bir cemevi var. Yani Aleviler katliamlarla baskıyla özünden vazgeçmiyor.”

    “İNSANLAR AYNI SOFRADA BİLE OTURAMIYOR”

    Mat’ın ardından konuşan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Başkanı Celal Fırat, 40 yıldan bu yana Alevilerin yüreklerinin kan ağladığını dile getirdi. Bu kadim topraklarda asırlar önce birçok milletin barış içerisinde birlikte yaşadığını vurgulayan Fırat, insanların şimdi aynı sofrada bile oturamadıklarını ve bu toprakların umuda, barışa, kardeşliğe ihtiyacı olduğunu kaydetti. Fırat, “Bu kadim topraklardan Hacı Bektaşi Veliler, Mevlanalar, Yunus Emreler geçti. Hepsinin tek amacı sevgiydi. Bizde bunu istiyoruz. Yunus’un dediği gibi bizim dilimiz sevgidir. El ele verelim ve bu topraklara sevgi getirelim” diye konuştu.

    “ALEVİLER KATLİAMLARIN, DARBELERİN YANINDA DEĞİL”

    Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut ise Maraş’taki Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Örgütlerinin dün katliama ilişkin yaptıkları açıklamanın kendilerini sevindirdiğini belirterek “Biz bugün onları burada görmekte isterdik. Ama kısmet olmadı” dedi. Hiçbir Alevinin katliamın ve darbelerin yanında olmadığını ifade eden Akbulut, AİHM, Yargıtay ve Danıştay’ın Alevilerle ilgili aldığı kararların hiçbirinin uygulanmadığını kaydederek “O zaman ortada bir kardeşlik kalmıyor. Diyanetin bu yılki bütçesi her sene olduğunu gibi diğer bakanlıkların bütçesinde kat kat fazladır. Ancak bu bütçe tek bir kesime harcanıyor. Alevilerde bu ülkenin vatandaşı ancak bu bütçeden tek bir kuruş Alevilere harcanmıyor. Bu bütçe tüm din ve inançlara eşit şekilde paylaşılmalıdır” şeklinde konuştu.

    “ÜLKEYİ YÖNETENLER ELİNİ VİCDANINA KOYMALI”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) adına konuşan ABF Genel Sekreteri ve AKD Genel Başkanı Doğan Demir, “Gönül isterdi ki bugün Sivas’ta olduğu gibi burada da miting yapabilseydik. Umarım hükümet bu konuda gereğini yapar. Biz de Sivas’a Çorum’a rahatça gittiğimiz gibi Maraş’a da sıkıntı çekmeden geliriz ve Maraşlılarla birlikte katliamı kınarız. Katliamların Alevisi Sünnisi yoktur. Burada insanlar katledildi. Bu memleket hepimizindir. Ortadoğu coğrafyasında her şeye rağmen bu ülkede birlik bütünlük bozulmuyorsa bu halkın dirayeti sayesindedir. Bu ülkeyi yönetenlerin de elini vicdanına koyup bu katliamları gerçekleştirenlere hesap sormalı ve katliamları anmaya rahatça gelmeliyiz.”

    “MARAŞ BİR GÜNLE ANILAMAZ”

    Demir’in ardından konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan katliamın 40’ıncı yıl dönümünde Maraş Valiliğinin yine yasak getirdiğini hatırlattı. Yasaklamalarla anmanın önüne geçilemeyeceğini belirten Kaplan, “Maraş’a nasıl gelmeyiz biliyor musunuz; devlet katliamda tüm hayatını kaybeden ailelerden özür dilerse ve kayıp mezarlar bulunursa o zaman gelmeyiz. Yoksa asırlar boyunca gelmeye devam edeceğiz. Maraş’ın AKP’li vekilleri ‘Gelip yarayı kaşımayın’ demişler. İyi de biz mi bu yarayı açtık? Bu yarayı kapatmak Maraş halkının ve devletin görevidir. Maraş’ı unutmamak unutturmamak Alevi kurumlarının asli görevidir. Maraş Aralık ayıyla hatırlanan bir soykırım değildir. Eylül ayından başlayarak anılmalıdır. Maraş bir günle anılamaz” diye konuştu.

    “ASIL FAİLLER YARGILANMADI”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de 40 yıldan bu yana katliamın hesabının sorulmadığını söyledi. Her yıl düzenlenen anma programında yaşanan polis ablukasının  katliamda yaşatılan psikolojinin tekrar yaşattığını vurgulayan Özen, çözümün katliamla yüzleşmek olduğunu belirtti. Asıl faillerin yargılanmadığını kaydeden Özen, “Devlet görevini yapmalı ve katillerden hesap sormalıdır. Kardeşlik edebiyatına son verip gerçek bir kardeşliği hayata geçirmelidir” dedi.

    “İKTİDARLARINI ÇATIŞMAYLA YÜRÜTÜYORLAR”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal ise aradan geçen 40 yıla rağmen acının ilk günkü gibi taze olduğunu söyledi. Katliamların tekrar yaşanmaması için katliamla yüzleşilmesi gerektiğini dile getiren Sarıbal, şöyle konuştu: “Şuan burada uygulanan güvenliğin 10’da biri Maraş’ta, Madımakta olsaydı bu olayların hiçbiri yaşanmazdı. Bizim tek isteğimiz bu vahşi katliamı yapanlardan hesap sorulmasıdır. Biz barış diyoruz. Onlar savaş diyor. Biz kardeşlik diyoruz. Onlar kardeşliği istemiyor. Çünkü onlar iktidarlarını çatışmayla yürütüyorlar.”

    “KATLİAMIN İZİ HAFIZALARDA HALA TAZE”

    Konuşmaların ardından ortak basın metnini Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili okudu. Maraş Katliamı’nın izlerinin hala hafızalarda taze olduğunu ifade eden İbili, “Yanan tahrip edilen ve sahipsiz mezarlar nerede? Toplu halde nereye gömüldü? Mezarları var mı? Kayıp çocuk ve insanlara ne olduğu bilinmemektedir” dedi.

    Alevilerin yaşadıkları topraklarda her daim barışın, hoşgörünün, sevginin dili olduklarını dile getiren İbili, kimsenin ötekileştirilmediği, dili, dini, rengi, cinsiyeti, etnik kökeninin yok sayılmadığı bir gelecek için her türlü asimilasyon ve katliama karşı duracaklarını söyledi.

    Basın metninin de okunmasının ardından Pir Hasan Kılavuz’un lokma gülbengi vermesiyle lokma dağıtımına geçildi.

    Mustafa YÜKSEL/Suay ABAK-MARAŞ

     

  • Alevi başkanlar meydan okudu: Maraş’a gideceğiz ve katledilen canlarımızı anacağız

    Alevi başkanlar meydan okudu: Maraş’a gideceğiz ve katledilen canlarımızı anacağız

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın 40. yılı dolayısıyla Maraş’ta yapılacak anmanın valilik tarafından yasaklanmasına tepki gösteren Alevi kurum başkanları, yasağa rağmen katledilenleri anacaklarını vurgulayarak, katliamla yüzleşilmesi çağrısında bulundular.

    Maraş’ta Alevilere yönelik yapılan katliamın 40. yılı dolayısıyla Alevi kurumlarının katılımıyla 22 Aralık’ta Maraş’ta yapılacak anma valilik tarafından önceki gün yasaklandı.

    Her yıl bu yasaklamalar ile karşılaştıklarını belirten Alevi kurum başkanları katliamın unutturulmaya çalışılmasının yeni katliamlara zemin hazırlayacağının altını çizerek, yasaklara rağmen anmayı gerçekleştireceklerini söylediler.

    “KATLİAMLA YÜZLEŞMEDİKÇE GELECEĞİ İNŞA EDEMEYİZ”

    “İnsanlığa yönelik işlenen suçlar unutturulur ise yeni katliamlara zemin hazırlanır” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, yasaklamaya rağmen katledilenleri anacaklarını vurguladı. Güzelgül şöyle konuştu:

    “O yüzden Maraş’ı ne unutacağız ne de unutturacağız. Ne talipler, ne pirler kolay yol yürümedi. İkrarlı ve adaletli duruşu her dönem egemenleri rahatsız etti. Onların oyunları ile baş edemedik ama bizi de yolumuzdan çeviremedi. Pir Sutan’ın yolunda yürümeye devam edip boyun eğmeyeceğiz. Maraş’ta yüzlercesi katledilmiş, yerinden yurdundan sürülmüş ve işyerleri yağmalanmıştır. Laik, demokratik bir ülkede eşit haklarla Maraş’ta bir arada yaşama inancından da vazgeçmeyeceğiz. Demokrasinin, özgürlüklerin, insan haklarının yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşilmesini istiyoruz. Yüzleşmedikçe de yeni bir geleceği inşa edemeyiz. Sadece kendimiz için değil, ülkede yaşayan tüm halklar için bu mücadeleyi veriyoruz. Valiliğin verdiği kararı asla tanımıyoruz. Oraya da gidip anmamızı yapacağız.”

    “YASAKLAMALARA RAĞMEN ANMAMIZI YAPACAĞIZ” 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan da, “Valiliğin dışarıdan anmaya gelenleri Maraş halkı ile buluşturmak istemediğine dikkat çekerek, “Maraş’ta şimdiye kadar izinli bir anma yapılmadı. Maraş Valiliği, rutin bir ayı kapsayan bir karar alıyor ve o ay içerisinde Maraş’ta her türlü anmayı yasaklıyor. Geçen yıl ve önceki yılda bu yasaklamalar yaşandı. Ama biz Maraş’a gidip anmamızı yapacağız. Valilik, Maraş anmasında dışardan gelenleri buluşturmak istemiyor. Açıklamasının altındaki neden budur. Bizlere, ‘Maraş farklı bir yerdir, yaraları kaşımayın’ diyorlar. Oysa ki katliam ile gerek Maraş halkı ve gerekse devlet yüzleşse böyle bir sorun ortadan kalkar” diye konuştu.

    “ALEVİLER HER YIL BU ZULMÜ YAŞIYOR”

    Her sene anmalarda Alevilere bu zorlukların çıkarıldığını söyleyen Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir ise her şeye rağmen demokratik haklar içinde anmayı gerçekleştireceklerini belirtti. Demir, “Bu yasaklar her sene devam ediyor. Yasaklanmanın kaldırılması ve insanlar rahat gelip gidebilsin diye bakanlık ve valilik ile bir telefon görüşmesi yapmıştık. Ama bakanlık böyle bir talimat veriyor ve biz her yıl Maraş’a gelirken bu zulmü yaşıyoruz. Oysaki hiç yasak koymadan serbest bıraksalar insanlarımız sıkıntısız olarak katledilen canlarımızı anıp, açıklamadan sonra dönüp gidiyor. Sistem maalesef  15 Temmuz sonrası iyice Alevi örgütlerini baskılamaya başladılar. Her şeye rağmen gidip anmamızı yapıp döneceğiz” dedi.

    “YASAKLAR DEVLETE  AİTTİR, BİZİ BAĞLAMAZ”

    Son olarak, “Katliamdan sonra Alevilerin vicdanına dokunacak herhangi bir adım atılmadığı gibi tam tersi Alevileri ötekileştirerek anmaları bile yasaklama mantığıyla devam etti” diyen Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz ise kararı tanımadıklarını söyledi.

    Tüm yasaklara rağmen özellikle yerelde yaşayanların anmayı sahiplenmeleri çağrısında bulunan Deniz şunları söyledi:

    “Son 8-9 yıldır anma çalışmalarımıza Alevi hareketi olarak yerinde katılıyoruz. Bunların özellikle son 2 yılı haricinde diğerlerinde ciddi engellemelere ve şiddete maruz kaldık. Ama son 2 yıldır Alevi hareketi bu konuda bir irade sergiliyor. Yine yasaklama gelmesine rağmen katliamın yapıldığı yerde canlarımızı ne pahasına olursa olsun andık. Devletin katliama bakış açısı hiçbir zaman değişmedi. Katliamdan sonra Alevilerin vicdanına dokunacak herhangi bir adım atılmadığı gibi tam tersi Alevileri ötekileştirerek anmaları bile yasaklama mantığıyla devam etti. Bu yasaklama devlete aittir bizi bağlamaz. Çok ciddi acılar yaşandı, bedeller ödendi. Alevi kurumları olarak yine şehitlerimizi anmaya devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Toroslar Cemevi açılışında iktidara mesaj: Alevilerin talepleri karşılanmalı

    Toroslar Cemevi açılışında iktidara mesaj: Alevilerin talepleri karşılanmalı

    PİRHA- Mersin Toroslar Cemevi açılışı yapıldı. Açılışta konuşan AKD Başkanı Doğan Demir, Alevi dergahlarını Alevilere iade etmiyorsunuz. Yargı kararlarını uygulamıyorsunuz. Madımak müze olsun dedik, Madımak’ta katillerin resimleriyle karşılaştık. Barış ve huzur içinde yaşamak istiyorsak bu demokratik taleplerin Alevilere verilmesi gereklidir” ifadelerini kullandı. 

    Mersin Toroslar Cemevi’nin açılışına Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, milletvekilleri, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu yöneticisi Ali Özveren, MESİAD Başkanı Hasan Engin, Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan, eski Mersin CHP Milletvekili Hüseyin Çamak ve Aytuğ Atıcı, Alevi Kültür Dernekleri Şube Başkanları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

    “CEMEVİ, ALEVİLERİN İNANÇSAL, KÜLTÜREL FAALİYETLERİ İÇİN BİR İHTİYAÇ”

    Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte konuşan Toroslar Cemevi Başkanı Hüseyin Değerli, “14. asırdan günümüze intikal eden ve nice asırlardır dilden dile süre gelen Hz. Hüseyin’nin haklı davasında uğradığı katliamın unutulması Ehlibeyit bendesi olan toplum tarafından unutulması mümkün değildir. Aleviler Muharrem ayında 12 gün oruç tutar, arkasından Aşure lokması kaynatırlar. Bu lokma barışa, kardeşliğe vesile olsun” diye konuştu.

    Değerli, Toroslar’da binlerce Alevinin özgürce rahat bir şekilde ibadetlerini yapmak, kültürel faaliyetlerini yürütmek, inancı yolu ve felsefesi doğrultusunda sempozyum, panel, konferans, gibi etkinliklerini yapmak için cemevine ihtiyaç olduğunu söyledi ve bundan dolayı Toroslar Belediye Başkanı’na teşekkür etti.

    “SEVGİ TOHUMLARI EKTİK”

    Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, “Toroslar ilçesinde yaşayan insanlarımızın kardeşçe yaşayacakları bir yaşam  zemini oluşturma anlamında sevgi tohumları ektik. Sevgi çınarları büyüsün ve onun altında geleceğimizin çocuklarının birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması için elimizden geleni yapacağız” dedi.

    “ALEVİLERİN İRADESİNE KİMSE İPOTEK KOYAMAZ”

    Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ise şöyle konuştu:

    “Her gün Kerbelalar yaşanıyor. 1400 yıl öncesinde yaşanan Kerbela Maraş’ta, Sivas’ta Çorum’da Gazi’de Roboski’de devam etmiştir. Her platformda bizler Alevilerin taleplerini söylüyoruz. Şu an bir kararnameyle cemevilerine yasal statü verilebilir. Alevi dergahlarını Alevilere iade etmiyorsunuz. Yargı kararlarını uygulamıyorsunuz. Madımak müze olsun dedik, Madımak’ta katillerin resimleriyle karşılaştık. Barış ve huzur içinde yaşamak istiyorsak bu demokratik taleplerin Alevilere verilmesi gereklidir. Aleviler, kendi iradesi doğrultusunda yerel seçimlerde oy kullanacaktır. Alevilerin oylarına kimse ipotek koyamaz.”

    Doğu Erkin, Musa Eroğlu, Nilüfer Sarıtaş deyiş seslendirdi. (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumları Hacıbektaş’tan seslendi: Kimse bizi Alevi yol ve erkanından ayıramaz-VİDEO

    Alevi kurumları Hacıbektaş’tan seslendi: Kimse bizi Alevi yol ve erkanından ayıramaz-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri kapsamında açılış konuşması yapan Alevi kurum başkanları yerel belediyeyi kınayarak, her yıl 16- 17 Ağustos’ta buraya gelmeye devam edeceklerini kaydettiler. 

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri kapsamında açılış konuşması yapan Alevi kurum başkanları yerel belediyeye eleştirilerde bulundular.

    İlk olarak konuşan Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özcivan, 16  Ağustos etkinliklerinin devam etmesi gerektiğini vurguladı.

    YEREL BELEDİYEYE KINAMA

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir de Hacıbektaş Belediyesini kınayarak buraya gelmeye ve anmalarını yapmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, iki gündür Pir Hasan Kılavuz’un Hecıbektaş dergahında cem yürüteceği ile ilgili “Alisiz Aleviler gelip cem yürütecekler” söylemlerinin dolanmasını da şiddetle kınayarak, kimsenin onları Alevi yolundan ayıramayacağını kaydetti.

    “HER YIL BURADA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Demir’in arkasından söz alan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez ise Alevilere ve Aleviliğe olan saldırılara dikkat çekerek bu yolda mücadele edeceklerini belirtti. “Haksızlığa karşı durmayı kendimize şiar edindik etmeye de devam edeceğiz. İnsan olmanın erdemi yoluna erkanına sahip çıkmaktan geçer” diyen Geçmez, her yıl buraya gelişlerinin engellenmeye çalışıldığını ifade etti. Hacıbektaş merkezde bulunan düğün salonlarının çoğunun yerel  belediye tarafından kiralanıp dolu gösterilerek etkinliklerin yapılmasının engellenmeye çalışıldığına dikkat çeken Geçmez, belediye başkanının da buradan geçici olduğunu vurguladı. Geçmez, her yıl 16, 17 ve 18 Ağustos’ta burada olmaya devam edeceklerini belirtti.

    “KİMSE BİZİ ALEVİ YOL VE ERKANINDAN AYIRAMAZ”

    Alevi kurumları adına ortak açıklamayı ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül yaptı. Alevilere ve Aleviliğe yapılan saldırılara değinerek hiç kimsenin kendilerini Alevi yol ve erkanından ayıramayacağını söyledi. Taleplerini tekrar sıralayan Güzelgül, eğitim sisteminin bilimsel olmasını, cemevlerinin inançsal statüsünün tanınmasını, Alevilerin kutsal olarak gördükleri tüm türbe ve dergahların Alevilere iade edilmesini, Alevilere kamuda uygulanan ayrımcılığa son verilmesini, Alevilere yönelik nefret söylemelerine son verilmesini, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılmasını, zorla Alevi köylerine cami yapılması ve imam atanmasına son verilmesini, Madımak otelinin utanç müzesi olmasını, bugüne kadar yaşanan katliamları araştırmak için bir kurulun kurulması, arşivlerin açılarak katliamlarla yüzleşilmesi gerektiğini, kutsal Alevi mekanlarına zarar veren uygulamalara son verilmesi, özgürlükçü ve demokratik bir anayasanın yapılması gerektiğini ifade etti.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Doğan Demir’den CHP’li başkana tepki: 5 tane kültür merkezine cemevi yazdıramadı

    Doğan Demir’den CHP’li başkana tepki: 5 tane kültür merkezine cemevi yazdıramadı

    PİRHA – Antalya Kepez Orta Mahalle’de Altınova Kültür Merkezi ve Cemevi’nin  temel atma töreni gerçekleşti. Törende konuşan AKD Başkanı Demir, CHP İzmir Büyükşehir Başkanı Kocaoğlu’na eleştiride bulunarak, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı 5 tane kültür merkezine, cemevi yazdıramadı. Sadece kültür merkezi yazıyor. 200 yılla yargılanıyorsun, 20 yıl da Aleviler için yargılan” dedi. 

    Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını üstlendiği Kepez Orta Mahalle’de yapılan Altınova Kültür Merkezi ve Cemevi projesinin temeli atıldı. Törene Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Alevi Kültür Dernekleri Başkanı Doğan Demir, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Saymanı Ali Aktaş, Alevi Kültür Dernekleri yöneticileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Temel atma töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, 3 yıl önce cemevi sözü verdiklerini, ancak imarla ilgili sıkıntılar nedeniyle geç kaldıklarını söyledi. Her kesimin ihtiyaçlarına cevap verecek hizmetler gerçekleştirmenin asli görevi olduğunu belirten Türel, Alevilerin cemevi ihtiyacının görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

    DEMİR’DEN KOCAOĞLU’NA: 20 YIL DA ALEVİLER İÇİN YARGILAN

    Türel’den sonra Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir de kısa bir konuşma yaptı. Demir,  Antalya’da daha fazla cemevine ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Demir, “Cem ve kültür merkezleri adı altında cemevleri yapıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı 5 tane kültür merkezine, hatta bir tanesi bizim tapulu arazimizde olan bu merkezlerin üstüne cemevi yazdıramadı. Sadece kültür merkezi yazıyor. 200 yılla yargılanıyorsun, 20 yıl da Aleviler için yargılan. 10 yıldır bu Aleviler sana oy veriyor. cemevi, cami, kilise, havra yazmaya korkmamak lazım. Türkiye’nin olağanüstü dönemden geçtiğini biliyoruz. Bizim toplumumuz, ülkesine karşı hiçbir zaman düşman olmamıştır. Ekonomik savaşı bertaraf etmek zorundayız. Ama acı olan şu: Biz solcular 70 ve 80’li yıllarda ‘Kahrolsun Amerikan emperyalizmi’ diye bağırdığımızda bize ‘Hain’ diyenler bugün ‘Kahrolsun Amerikan emperyalizmi’ diyor” diye konuştu.

    “BU CEMEVİ BÜTÜN ALEVİLERİN YERİDİR”

    Cemevinin hangi kuruma verileceğine yönelik Antalya’da tartışma yaşandığını söyleyen Demir, şöyle devam etti:

    “Protokol kimin adına yapılacak kavga var. Burası bütün Alevilerin olacak. Alevi bir yurttaş önce düzgün olacak, edep, yol bilecek sonra ibadetini yerine getirecek. Burada günlerdir yaşanan sıkıntıyı asla ciddiye almayın. Cemevi kime verilecek kavgasına şube başkanları izin vermesin. Bazı arkadaşlar bize ‘işbirlikçi’ diyor ama biz ülkemizin işbirlikçisiyiz. Bütün partilere eşit mesafedeyiz. İktidara oy verir vermez siz bilirsiniz, ben de vermedim. Ama insanları kutuplaştırmaya hakkı yok. Yeri geldiğinde bütün partilerle konuşuruz. Bize iftira atanlara, bizi ötekileştirenlere karşıyız.”

    4500 METREKARE

    Konuşmaların ardından Güzelşah Dede’nin gülbenk ile cemevinin temeli atıldı. Altınova cemevi, 4 bin 500 metrekarelik toplam inşaat alanı ve donatılarıyla ihtiyaca cevap verecek. Projede 2 konferans salonu, ibadethane, kütüphane, kurban kesim merkezi, sergi alanı, kurs alanları ve kafeterya olacak.

     

  • Pir Kılavuz, belediyenin verdiği 850 bin TL’nin nereye harcanacağını açıkladı-VİDEO

    Pir Kılavuz, belediyenin verdiği 850 bin TL’nin nereye harcanacağını açıkladı-VİDEO

    PİRHA – Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi arasında imzalanan protokol ile Yenişehir Cemevi’ne 850 bin TL maddi destek sağlandı. Bu konuya ilişkin Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu. Kılavuz, paranın cemevinin tadilat işi için harcanacağını söyledi.

    Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi arasında imzalanan protokol ile Yenişehir Cemevi’ne 850 bin TL maddi destek sağlandı. Bu konuya ilişkin Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “3 YIL ÖNCE KARAR ALINDI” 

    Kılavuz, çatısı akan Mersin Cemevi’nin tadilat görmesi gerektiğini ve paraya ihtiyaç olduğunu belirterek şunları dile getirdi:

    “Mersin Cemevinin bir tadilat işi var. Özellikle çatımızın akmasından dolayı. 18 yıldır yapılan bu cemevinin hiç tadilat görmemesinden dolayı cemevinin çatısı akıyordu ve bunun yenilenmesi gerekiyordu. Bu konuda ilk Yenişehir Belediye Başkanı İbrahim Genç ile görüşmüştük. Sayın İbrahim Genç de bu  konuda bize 500 bin TL yardım yapılabileceğine dair söz vermişti. Bu konuda Yenişehir Belediye meclis kararı çıktı. Bu karar aynı zamanda Valiliğin onayıyla 500 bin TL’nin buraya aktarılmasıyla ilgili. Bundan üç yıl önce bir karar alındı. Fakat süreç uzadı. Bizim de bu tadilat işine girmemiz için belli bir paraya ihtiyacımız vardı derken nihayetinde bu çalışmalar başladı. Üyelerimizin de desteğiyle başladık.”

    DEMİR, BAŞKANI ZİYARET ETTİ; BİR HAFTA SONRA MÜHENDİS VE SEKRETER GELDİ

    Aslında cemevinin sadece çatısının değil bütün olarak tadilattan geçmesi gerektiğini ifade eden Kılavuz, “Çatı ile ilgili yaptığımız bu çalışmada belediyenin de aktarması oldu. Özellikle Yenişehir Belediyemiz’in. Fakat bu yetmedi. Cemevinin bütün olarak bir tadilattan geçmesi lazımdı. Onun için de Genel Başkanımız (AKD) Doğan Demir, başka işler dolayısıyla Büyükşehir Belediye Başkanını ziyaret ettiğinde cemevimizin de sözünü etmişti. Konuşmadan bir hafta sonra Büyükşehir Belediye Başkanı buraya mühendisini ve genel sekreterini gönderdi” diye konuştu.

    “KEŞİF YAPTILAR, 850 BİN TL’LİK MALİYET ÇIKARDILAR”

    Pir Kılavuz, “Boya, badana işleri var mı? diye buraya gelmişlerdi. Fakat biz buranın boya, badana işine değil ciddi bir tadilata ihtiyacı olduğunu söyledik. Onlar da bu konuda bir keşif yaptılar. Bunun neye mal olacağı konusunda bir rakam ortaya çıkardılar. 850 bin TL’lik bir maliyetinin olduğunu söylediler” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz de dedik ki; bu kentte 400 bin Alevi yaşıyorsa ve bu cemevi de bütün bu Alevilere hizmet ediyorsa büyükşehirin buna el atması lazım. Büyükşehir başkanımız inisiyatifini kullanarak konuyu belediye meclisine götürdü. Belediye meclisi de karar aldı. Karar onaylandı. Bu 850 bin TL’nin buranın tadilatı için aktarılmasına karar verildi. Fakat bu kararların da bir protokol ile imza altına alınması gerekirdi. Karşılıklı protokolü imzalayarak ayrıldık.”

    PİRHA/MERSİN