Etiket: figen yüksekdağ

  • Yüksekdağ’a ağırlaştırılmış müebbet

    Yüksekdağ’a ağırlaştırılmış müebbet

    Van başsavcılığı, Yüksekdağ’ın 11 Nisan 2015, 30 Aralık 2015 ve 5 Mart 2016 tarihlerinde yaptığı konuşmayla ilgili yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.

    Van 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, Yüksekdağ’ın ‘PKK/KCK’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde özerklik ve sonrasında bağımsızlık amaçlarını gerçekleştirmek’ için çalışma yürüttüğü savunuldu.

    ‘Demokratik özerklik-öz yönetim’ adı altında kurumsallaştırılan durumun ülkemizin mevcut anayasal sistemine aykırı olduğu, her alanda devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozacağı ortadadır” denen iddianamede, Yüksekdağ hakkında ‘devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’ ve ‘terör örgütü propagandası yapmak suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 7,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

    HDP’Lİ 11 VEKİL TUTUKLU

    Eş başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın da aralarında olduğu HDP’li 12 vekil, 4 Kasım’da sabaha karşı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmıştı.

    Diyarbakır milletvekilleri Ziya Pir ve İmam Taşçıer ile Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    Demirtaş ve Yüksekdağ’la birlikte grup başkan vekili İdris Baluken, Şırnak milletvekilleri Leyla Birlik ve Selma Irmak, Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, Hakkari Milletvekili Abdullah Zeydan, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ve Şırnak Milletvekili Ferhat Encü tutuklanmıştı. İki gün sonra da Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan tutuklanmıştı.

    HDP Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel ve Siirt Milletvekili Besime Konca da Ankara’da gözaltına alınmalarının ardından 12 Aralık’ta tutuklanmıştı. Böylece tutuklu vekil sayısı 12’ye yükselmişti.

    Şırnak Milletvekili Leyla Birlik’in tahliye edilmesiyle beraber tutuklu HDP’li vekillerin sayısı 11’e düşmüştü.

  • Yüksekdağ’ın duruşması ertelendi

    Yüksekdağ’ın duruşması ertelendi

    Aralarında HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağı’ında bulunduğu Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) üyesi 7 kişi hakkında Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın duruşması görüldü.

    YÜKSEKDAĞ DURUŞMAYA KATILMADI

    “MLKP’yi kurmak ve yönetmek” ile “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla sanıkların tümünün tutuksuz yargılandığı duruşmaya, HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş ve çok sayıda avukat katıldı. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada, ifadesi alınmayan Yüksekdağ’ın SEGBİS’le ifadesinin alınmasını istedi. Yüksekdağ, kendisinin hazır olmadığını beyan ederek, duruşmaya katılmayacağını iletti. Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 16 Mayıs’a erteledi.

    “VEKİLLERİN CEZAEVİNDE OLMASI FAŞİZİMDİR”

    Duruşma sonrası milletvekili Meral Danış Beştaş adliye önünde kısa bir açıklama yaptı. Genel Başkanlarına tebligat yapılmadığı için duruşmaya katılmadığını ifade eden Beştaş, partilerine yönelik baskıların arttığına değindi. Dün Meclis’ten geçirilmeye çalışılan Anayasa değişikliğine değinen Beştaş, halkın iradesini temsil eden vekillerin cezaevinde olduğunu hatırlatarak, “Bu durum başlı başına bir faşizmdir. Bu dönem arkadaşlarımızın içeride olacağı dönem değildir. Siyasi alanda istediğiniz platformda Türkiye’nin demokrasisini, anayasasını tartışmaya hazırız” diye konuştu.

  • Yüksekdağ’ın duruşması ertelendi

    Yüksekdağ’ın duruşması ertelendi

    Deutche Welle Gazetesi’ne verdiği röportaj nedeniyle “Örgüt propagandası”ndan yargılanan tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın duruşması ertelendi.

    Tutuklu HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında Ağustos 2015 tarihinde Almanya’nın yayın organı Deutche Welle Gazetesi’ne verdiği röportajda “Örgüt propagandası” yaptığı gerekçesiyle açılan davanın 3’ncü duruşması Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yüksekdağ’ın katılmadığı duruşmada avukatları hazır bulundu.

    Avukatlar duruşmada, söz konusu röportajın yapıldığı gazetenin İstanbul’da ofisi bulunduğu ve röportajın yazılı olarak yapıldığını söyledi. Avukatlar ayrıca, röportajın Almanca ve Türkçe örneklerinin mahkeme heyetine sunulmasını talep etti. Avukatların talebini kabul eden mahkeme heyeti, davanın bir sonraki duruşmasını 2 Şubat 2017 tarihine erteledi.   (N.M)

  • HDP’nin ‘geçici’ yeni grup başkanvekilleri belli oldu

    HDP’nin ‘geçici’ yeni grup başkanvekilleri belli oldu

    HDP’nin iki grup başkanvekilinin tutuklanması üzerine Meclis çalışmalarının aksamaması için “geçici” görevlendirme yapıldı.

    Nergis Demirkaya’nın Gazete Duvar’da yer alan haberine göre, HDP grubunca alınan karara göre, HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım “geçici” olarak yeni grup başkanvekilleri olarak görev yapacak.

    2 GRUP BAŞKANVEKİLİ TUTUKLANDI

    4 Kasım günü HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile birlikte Grup Başkanvekili İdris Baluken de tutuklanmıştı. Diğer Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de dün tutuklanınca HDP Meclis yönetiminde koltuklar boş kalmıştı.

    HDP’nin tutuklamalara tepki olarak grup başkanvekilliği için görevlendirme yapmayacağı iddia ediliyordu. Ancak pati yönetimi bu koltuklar ‘geçici’ görevlendirme yapmayı tercih etti.

    Fotoğraf krizine ara formül

    Bu arada Meclis Genel Kurulu’nda tartışmalara neden olan tutuklu milletvekili fotoğrafları için de ara formül bulundu. HDP grubu Genel Kurul salonda sıraların üzerine koyduğu tutuklu milletvekillerinin fotoğraflarını kaldırdı.

    Genel Kurul salonunda sadece tutuklu milletvekillerinin fotoğraflarının yer aldığı bir afiş kaldı. Bu afiş de tutuklu HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in oturduğu sıraya bırakıldı. Bu fotoğrafın da kürsü konuşmalarında kullanılmaması kararlaştırıldı.

  • Yüksekdağ’ın babası: Kızımın arkasında değil yanındayım

    Yüksekdağ’ın babası: Kızımın arkasında değil yanındayım

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın babası Mevlüt Yüksekdağ, kızının 17 yaşında inandığı değerler için evden ayrıldığını dile getirdi. Mevlüt Yüksekdağ, “Kızım ilk kez girmedi hapishaneye daha öncede girmişti” dedi. Yüksekdağ, “Her şeye rağmen barış” talebinde bulundu. 
    Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dönük 4 Kasım’da gece yarısı düzenlenen eş zamanlı baskınla gözaltına alınıp tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın babası Mevlüt Yüksekdağ, kızını anlattı.

    “KIZIM ŞİİR OKUMAYI DA YAZMAYI DA SEVER”

    Mevlüt Yüksekdağ, Figen Yüksekdağ’ın 10 çocuğun 9’uncusu olduğunu ve Adana’nın Ceyhan İlçesi’nde dünyaya geldiğini söyledi. Figen Yükskedağ hakkındaki en dikkat çeken ayrıntılardan birisini şu sözlerle açıklıyor babası: “Figen, ilkolu ortaöğretimi ve liseyi Ceyhan’da okudu, ilkokuldan beri şiir okur ve yazardı. Okulda şiir okumadan geçirdiği bayram yoktur desem yalan olmaz. Tüm bayramlarda şiir okurdu. Girişken, sevecen, vicdanlı, gururlu, terbiyeli ve hareketli bir kişiliğe sahip. Mahallenin kız çocuklarını, haşarı erkek çocuklarına karşı korurdu. Kişiliği o zamandan belliydi, herkese yardımcı olurdu. Evde 5 oda var, 5 odanın 4’ünde kitaplar vardı, çok kitap okurdu. Yüzlerce kitap okudu ve bazı kitapları da çuvallara koyup kendisiyle götürdü”

    “İNANDIĞI DEĞERLERİN MÜCADELESİ İÇİN GİTTİ”

    Kızının 17 yaşında siyasi mücadelede yer almak için evden ayrıldığını ifade eden Mevlüt Yüksekdağ, “Kızım siyasi mücadele için evden ayrıldığında çocuk yaştaydı. 17-18 yaş benim için çocukluk çağıdır. Ben gençliğimden bu yana CHP’liyimdir. Siyasetin hızlı zamanlarında Ecevit’in ‘Karaoğlan’ olduğu dönemlerde gençlik kollarında ve ilçe teşkilatında aktif siyasetle uğraştım. Bütün çocuklarım bu siyasi yapımdan etkilenmiştir. Zaman zaman dürüst ve onurlu bir siyasi anlayışla hareket etmenin lüzumundan şüphe etmedim desem yalan olur. Figen bana göre daha radikal ve sosyalist düşüncelere inanıyordu. Bunun için tartıştığımız ve benim ona çok kızdığım zamanlar da olmuştur. Bu ülkede çocuğumun yaşında birçok gencin fikirlerinden dolayı asıldığını, cezaevlerine atıldığını herkes biliyor. Bu yüzden engel olmaya çalıştık. Benim ve annesinin onayı olmadan birgün evi terk etti. Annesiyle çok ağladık. Ama hiç başımız öne eğilmedi. Dedim ki kızım kocaya gitmedi. İnandığı değerler için mücadele etmeye gitti. Kimse tek söz etmedi.”

    “FİGEN’LE 3 YIL KONUŞMADIM”

    Uzunca bir süre dargın kaldığı, kızgın olduğu kızıyla tekrar nasıl barıştığını da şu sözlerle anlattı Mevlüt Yüksekdağ, “Figen gittikten bir süre sonra annesiyle görüşmeye başladı ama ben 3 yıl kadar görüşmedim. Baba olarak kızmıştım ve sitemliydim. Sonra bir bayram günü geldi, elimi öptü ve o günden beri kızımın arkasında değil yanındayım” dedi.

    ‘MÜCADELEDEN ALIKONULDUĞU İÇİN ÜZÜLÜYORUM’

    Kızına ESP Genel Başkanı olduğu dönemden bu yana destek olduğunu kaydeden Yüksekdağ, HDP ile birleşmeleri ile daha fazla destek olmaya başladığını ifade ederek, “HDP ile barış ümidinin başlamasıyla bu ümidin herkese yayılacağını anladım. Şimdilerde yasal bir siyasi partinin bu kadar sıkıştırılmasına anlam veremiyorum. İşi zor Allah yardımcısı olsun” dedi. Kızının apar topar gece yarısı gözaltına alınmasını ertesi gün arkadaşlarından öğrendiğini ifade eden Yüksekdağ, “Ben onun gözaltına alınıp, hapishaneye düşmesine üzülmedim. Ben bile 8 sene hapishanede kaldım. Hapishane doğaldır, zor ve sıkıntısı da çok, siyaset zordur hapishaneye de girersin. O ilk kez girmedi hapishaneye daha önce de girmişti. Ben asıl yürüttüğü mücadeleden alıkonulduğu için üzülüyorum” dedi.

    “Kızımın durumu çok iyi ve morali de iyi. Sağlık konusunda da bir sorunu yoktu. Herkese selam, saygı ve sevgilerini iletti” Türkiye’ye barışın acil olarak getirilmesini isteyen Yüksekdağ, “Sonuna kadar barış, Allah için, peygamber için, kitap için barış. Suriye’de değil, başta ülkemizde kan dökülmeyecek. Kimse yok mu, ‘gelin ne istiyorsunuz’ diyen akıllı biri. Allah barışın diyor, müslüman müslümanı boğuyor. Her şeye rağmen barış diyorum” dedi.

  • Yüksekdağ: Yargı tarihi bir sınavdan geçiyor

    Yüksekdağ: Yargı tarihi bir sınavdan geçiyor

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ hakkında, 10 Ekim Ankara Katliamı sonrası Adana’da katıldığı bir cenazede yaptığı konuşma nedeniyle “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini aşağılama” suçlamasıyla açılan dava, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemeye getirilmeyen Yüksekdağ, savunmasını Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile yapmak zorunda bırakıldı.

    HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat ve partililerin yer aldığı duruşma salonuna basın mensupları alınmayarak, duruşmayı takip etmelerine izin verilmedi.

    ‘ESAS YARGILANMASI GEREKEN BU KATLİAMIN SORUMLULARIDIR’

    Kimlik tespitinin ardından yaptığı savunmasında Yüksekdağ, hakkındaki iddiaların tamamen siyasi yönlendirmelerden ibaret olduğunu vurguladı. Yargının tarihi bir sınavdan geçtiğini söyleyen Yüksekdağ, şunları söyledi:

    “Ben Türkiye’nin 3 büyük partisinden birisinin milletvekiliyim. Şuan halen dokunulmazlığım devam etmektedir. Sözlerimin yargılamaya konu olması hukuki garabetin göstergesidir. Sözlerimi iktidar partisi hedef göstererek çarpıtmaktadır. Ancak darbenin hüküm sürdüğü ülkelerde milletvekilleri tutukludur. Bu bur utanç tablosudur. Esas yargılanması gereken benim 12 kişinin katliamından sonra sarf ettiğim sözler değildir. Esas yargılanması gereken bu katliamın sorumlularıdır. Sadece barış dileyen insanların cenazesine katıldığımız için tutuklandık. En büyük haksızlık budur. Katliam sonrası halkımızın doğal tepkilerinin savunucusu olduk, eleştiride bulunduk. Asıl 10 Ekim katliamını gerçekleştirenler yargılanmalıdır. 10 Ekim katliamı son duruşmasında söylenenleri ben bir yıl önce söylediğim için yargılanıyorum. Yargılanması gerekenin ve hesap vermesi gerekenin kim olduğu açıktır.

    Bu katliamı gerçekleştirenleri açığa çıkarmaya siyasi aslı sorumludur. Katliamda can verenleri saygıyla anıyorum. Barış ve özgürlük mücadelesine devam edeceğiz. Son olarak iddiaların mesnetsiz olduğunu ve siyasilerin yönlendirilmesi ile açılmış dava olduğunu görüyorum. Siyasi kimliği nedeniyle yargılanma büyük bir ayıptır. Benim hakkımda verilmesi gereken esaslı karar beraat kararıdır. Bundan sonraki duruşmalarda bağışık tutulmayı istiyorum.”

    DURUŞMA ERTELENDİ

    Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini söyleyen Yüksekdağ, aksi kararda ise lehine olan yasa yükümlülükler uygulanarak, CMK’nin 231. Maddesi gereğince hükmün geriye bırakılmasını talep etti. Davanın bir sonraki duruşması 28 Mart 2017’ye ertelendi.

    Duruşma sonrası HDP Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat, partililerle birlikte Adliye binası önünde açıklama yaptı. Irgat, yargılamanın kanunsuz olduğunun altını çizerek, eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutuklanmasının siyasi kararlar ışığında olduğunu söyledi.

  • Demirtaş ve Yüksekdağ’dan  Fidel Castro için taziye mektubu

    Demirtaş ve Yüksekdağ’dan Fidel Castro için taziye mektubu

    Hoşçakal genç hayalimiz, yaşlı çınarımız. Zafere kadar daima…

     

    HDP, Fidel Castro’nun yaşamını yitirmesi dolayısıyla Küba Büyükelçiliği’ne taziye ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın Castro için mesajları da sunuldu.

    HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ve Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, Fidel Castro’nun yaşamını yitirmesine ilişkin Küba Büyükelçisi Alberto Gonzalez Casals’a taziye ziyaretinde bulundu. Heyet, Küba Büyükelçiliği’ne eş genel başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın yazdığı taziye mesajlarını da iletti.

    YÜKSEKDAĞ: SON DİKTATÖRLÜK YIKILANA KADAR…

    Yüksekdağ’ın mesajı şöyle:

    “Öncelikle Küba halkı ve hükümetinin, Raul Castro ve Komünist Partisi’nin yasını paylaşıyorum. Yoldaş Fidel Castro’nun anısı ve devrimci değerleri önünde saygıyla eğiliyorum.
    O yine imkansızı başardı ve ölümünün ardından bile dünya ezilen halklarını insani devrimci değerler etrafında birleştirdi. Evet bu değerlere inanıyoruz, bu değerlerin yarattığı mucizelere inanıyoruz.
    Fidel ve dava arkadaşları, adı Küba olan, ama nice toprak parçasında yeniden yaratılan mucizenin sahipleriydi. İşte bu nedenle son seslenişinde de vurguladığı gibi, bir mucizenin ve direnen halkların başarısının kanıtı olarak hep yaşayacak.
    Bir diktatörlüğün külleri arasından mutlu, barışçıl insanların ülkesini yarattı. Şimdi O da yoldaşı Che gibi yaşayan mücadelemizin yol göstericisidir.
    “Biz yenilirsek, kalkar yine deneriz. Diktatörler yenilirse bu onların sonu olur” demişti. Tarih boyunca tam da onun dediği gibi oldu. Ayağa kalkan halklar, arkasında yıkılıp sonu gelmiş nice diktatörler bıraktı. Bugün de yanı başımızda Fidel’in zafer kararlılığıyla, son diktatörlük yıkılana kadar yürüyeceğiz.
    90 yıl boyunca ölüme, tuzaklara yenilmedi. “Düşmana inat” bir gün fazla yaşamak mücadelesinin galibiydi. Bugün de ona “öldü” kelimesi değil, “Ölümsüzleşti, bütün özgürlük yollarının yoldaşı oldu” tanımı yakışır.
    Hoşçakal genç hayalimiz, yaşlı çınarımız. Zafere kadar daima…”

    DEMİRTAŞ: HALKLAR İÇİN İLHAM VE MORAL KAYNAĞI

    Demirtaş’ın Castro için gönderdiği mesajda da şu ifadeler yer aldı:

    Fidel Castro, 20 ve 21. yüzyıllarda dünyanın birçok ülkesinde eşitlik ve özgürlük mücadelesinin, baskıya karşı direnişin en önemli figürlerinden biri oldu. Yaşamını, enerjisini ve tecrübesini hem Küba halkının hem de tüm mazlum dünya halklarının bağımsızlık, sosyalizm ve devrim mücadelesine adadı. 
    Che Guevara ve arkadaşları ile birlikte başlatmış oldukları yürüyüş tüm dünyadaki ezilen halklar ve onların toplumsal mücadeleleri için ilham ve moral kaynağı oldu. 
    Küba halkına, Fidel Castro’nun da sahip olduğu idealler ve değerler uğruna mücadele eden herkese ve O’nun yoldaşlarına başsağlığı diliyoruz. Kendisini saygıyla anıyoruz. “

    figen-yuksekdag-castro-mektup

     

     

  • Yüksekdağ’dan mektup: “Tecavüzü kutsayanlar karşısında eşit bir yaşama inanmak suçsa, bu ‘suçu’ işlemeye devam…”

    Yüksekdağ’dan mektup: “Tecavüzü kutsayanlar karşısında eşit bir yaşama inanmak suçsa, bu ‘suçu’ işlemeye devam…”

    HDP Grup toplantısında, tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın cezaevinden yolladığı mektubu okundu. Yüksekdağ mektupta “Cinsel istismara af yasasına karşı gerçekleştirilen birleşik mücadeleyi selamlıyorum” dedi.

    Yüksekdağ’ın cezaevinden yolladığı mektubu şöyle:

    “Tecavüzü kutsayanlar karşısında eşit bir yaşama inanmak suçsa, bu ‘suçu’ işlemeye devam…”

    Şiddetin amacı korku salmak, teslim olmaktır. Bu şiddete en esaslı cevabı korkmayan, teslim olmayan kadınlar verebilir. Şiddetin, yoksulluğun, güvencesizliğin, eşitlik ve küçümsemenin duvarlarıyla hapsedilen tüm kadınlar için iyilik ve cesareti kuşanmanın ilham olmanın zamanıdır.

    “Her şey çok zor görülebilir. Kadına ve yaşama düşmanlık dört bir koladan hücuma geçmiş olabilir. Ama işimizin kolay hücuma geçmiş olabilir. Ama işimizin kolay olduğunu kim söyledi ki? Bizim işimiz zoru başarmak… Ve inanıyorum ki başaracağız!

    “Kadın dayanışması ve direnişiyle, her yerde ve her koşulda ölümden, zordan, nefretten beslenenlere karşı haykıracağız; kadın, yaşam, özgürlük! Bir kez daha siyasi irademizin teslim alınamayacağını, kadınların özgürlük aşkına ihanet etmeyeceğini görecekler… Umutla, inançla, sevgiyle…”

  • Yüksekdağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

    Yüksekdağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz reddedildi

    4 Kasım’da tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliğince reddedildi. Tutuklu HDP milletvekilleri için avukatlar Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacak.

    HDP’ye yönelik polis operasyonunda 4 Kasım’da tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tutukluluğuna yapılan itiraz Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliğince reddedildi.

    Dihaber’in haberine göre, kararı değerlendiren hakimlik, tutuklama kararının “hukuka uygun” olduğunu savunarak, itirazı reddetti. Yüksekdağ’ın dosyasında “gizlilik” kararı olduğu için hakimliğin kararı avukatları sözlü olarak iletildi.

    Tutuklu milletvekillerinin avukatı Reyhan Yalçındağ ise tutuklu eş başkanlar ve milletvekilleri için yarın (17 Kasım) ihtiyati tedbir talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunacaklarını belirtti.

    Yalçındağ, “Bu sürecin siyasi bir kumpas olduğu ortada. Eğer AYM, Ergenekon davasında tutuklu olan Mustafa Balbay için verdiği kararın arkasında durursa, tutuklama kararları için ihlal kararı vermesi gerekiyor” dedi.