Etiket: kayyım

  • Özgür Özel: Kayyım olarak atanan Gürsel Tekin, partiden ihraç edildi!

    Özgür Özel: Kayyım olarak atanan Gürsel Tekin, partiden ihraç edildi!

    PİRHA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’nin İstanbul Yönetimi’ne kayyım atanmasına ilişkin konuştu. Özel, kayyım olarak İstanbul İl Yönetimine atanan Gürsel Tekin’in partiyle ilişkisinin kesildiğini duyurdu.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanlığına atanan kayyım kararını katıldığı bir TV programında değerlendirdi.

    Özel, yaşananlara ilişkin “Haberdardık. 10. denemede tutturdular. Asliye Hukuk Mahkemelerine başvuruyorlar. İstanbul İl Kongresini iptal edin ve tedbir kararı verin diyorlar. Bunu bugüne kadar 9 ayrı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Başkanı reddetti. Ankara’da böyle bir hakim bulamadıkları için İstanbul’daki bir hakime bu kararı aldırmışlar. Bu durum, hukuk sistemi açısından tamamen bir kanunsuzluk hali olduğu için Anayasa Mahkemesi’ne de bu durum açısından tedbir talebiyle başvuracağız” dedi.

    MİTİNGE DAVET!

    Özgür Özel, gelişmelere dair şu açıklamayı yaptı:

    “Bugüne kadar seçim sonuçlarını yargı yoluyla değiştirmeye çalışmak ne sonuç verdiyse, örneğin İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı ilk seçim iptal olduğu gece, fark 13 bindi. 60 gün sonra yapılan seçimlerde fark 806 bine çıktı. Millet sevmiyor böyle şeyleri. O yüzden siyaseten son derece güçlü olan ve güçlenmekte olan pozisyonumuzu tahkim eder bu. Ama biz ne yapacağız derseniz, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukuken yapılması gereken her adımı atacağız. Hukukçu arkadaşlar bakıyorlar. Örneğin, mahkemeye itiraz edilecek elbette. Mahkemenin kararına istinafta itiraz edilecek elbette.

    Yarın çok önemli bir işim var, onun önüne kimse geçemez. Yarın sevgili Nehir’i Ferdi’nin kızını okula kaydettireceğiz. Ondan sonra da mücadeleye devam edeceğiz. Yarın İstanbul’un bütün demokratlarını Zeytinburnu’na davet ediyoruz.

    “PARTİDEN İHRAÇ ETTİK!”

    Özgür Çelik, İstanbul İl Başkanımızdır. Görevinin başındadır, görevine devam ediyor. İsminden bağımsız olarak atanan kayyum heyetinden, görevi kabul edeceğini anladığımız, açıklaması o yönde olan kişiyi partiden ihraç ettik. Kendisini tedbirli şekilde, yani karar alındığı an parti üyeliği sona eriyor. Tedbirli şekilde Yüksek Disiplin Kurulu’na verdik ve partiden ihraç ettik.

    Bu, Gürsel Tekin olsa olur, bir başka isim olsa olur. Bu saray düzeninin, bu yargı kumpasına ‘Ben görev yaparım.’ diyen diğer dört arkadaşın açıklamalarını bilmediğimiz için onlar çok yakın takibimizde olan partililerimiz, geçmişte ilçe başkanlığı görevleri yapmışlar. Eğer onlar ‘Biz görevi kabul ediyoruz.’ derlerse onlar da ihraç edilecek.

    Borsa İstanbul’un yüzde 6’lık dibe çakılması… Bunu göze alanın ekonomiyi düzeltme gibi bir gayeti olabilir mi? Bazı bankalar işlemlerini kapattı. Bana diyor ki, ‘Ankara’ya git, partinin başında otur.’ Bu ne demek? Anadolu’yu gezersen seni partinin başından indiririm. Beni tehdit ediyor. Beni partinin başından indirmekle tehdit ediyorlar. Ben de onlara diyorum ki, ‘Partinin başında, sizin dediğiniz gibi, tarif edilmiş bir muhalefet olarak, sınırları çizilmiş bir muhalefet olarak oturacağıma, mücadelemi yaparım, hadi gelin indirin.’ İndirirsen millet kimi indiriyor görürüz. Bu karar, hukuk fakültesi diplomasını yakan bir hakime aldırttıkları bir karar.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’ye atanan kayyım nedeniyle DEM Parti’den açıklama: Kayyımcı zihniyet terk edilmelidir!

    CHP’ye atanan kayyım nedeniyle DEM Parti’den açıklama: Kayyımcı zihniyet terk edilmelidir!

    PİRHA – DEM Parti, CHP İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanmasını kınayarak “Yargı artık siyaset alanından elini çekmeli, kayyımcı zihniyet terk edilmelidir” sözleriyle tepki gösterdi.

    İstanbul’da da 8 Ekim 2023’te gerçekleştirilen kongrenin iptali için açılan davada mahkeme, Özgür Çelik ve mevcut yönetimin görevden alınmasına karar verdi.

    196 delegenin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına karar veren İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, mevcutta yürüyen kongre sürecini de durdurdu.

    İstanbul İl Başkanlığı’na Gürsel Tekin, Zeki Şen, Hasan Babacan, Müjdat Gürbüz ve Erkan Narsap’tan oluşan heyet kayyum olarak atandı.

    YARGI ARTIK SİYASET ALANINDAN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Karara, DEM Parti’den tepki geldi. Parti genel merkezinden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “CHP İstanbul Kongresi ile ilgili ara karar ve tedbir uygulamaları demokratik değildir ve hukuki meşruiyetten yoksundur. Herhangi bir hukuk mahkemesinin, üzerinden yıllar geçtikten sonra, bir siyasi parti kongresi hakkında tedbir/iptal kararı vermesi Anayasaya aykırı olduğu gibi, siyasi parti kongrelerinin sonsuza kadar askıda kalması sonucunu da doğuracaktır. Ayrıca İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı örgütlenme özgürlüğünün de ihlali anlamına gelmektedir.

    DEM Parti olarak, yargı müdahaleleri ve kararlarıyla siyaset alanını dizayn etme çabalarının dün olduğu gibi bugün de karşısındayız. Hukuka ve demokrasiye hiçbir olumlu yansımasının olmayacağı açık olan bu uygulamalara derhal son verilmelidir. Yargı artık siyaset alanından elini çekmeli, kayyımcı zihniyet terk edilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi!

    Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi!

    PİRHA- Yerine kayyum atanan CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan Özer, “Bu davam barış için bir samimiyet testidir. Benim de desteklediğim barış sürecinde bunlar oluyor. 11 Temmuz’da silahların yakılmasıyla yeni bir sürece girdik ancak barış süreciyle benim tutuklu olmam arasında büyük çelişki var” dedi. Mahkeme Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verdi. Başka bir davadan kaynaklı Özer, cevaevinde kalmaya devam edecek.

     

    İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Cezaevi’nin karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklu Ahmet Özer getirildi.

    Silivri’deki duruşma saat 10.00’da başladı. ‘PKK/KCK üyesi olmak’ ile suçlanan Özer hakkında 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Belediye başkanı seçildikten 7 ay sonra tutuklanan Özer, yaklaşık 9 aydır Silivri Cezevi’nde tutuluyor.

    Duruşmayı, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Dilek Kaya İmamoğlu ile bazı partililer de izledi.
    Savcı, Ahmet Özer’in tutukluluğunun devamını talep etti. Ahmet Özer, “Davam barış için samimiyet testidir” diyerek şunları ifade etti:

    “İlk günden beri masumiyet karinem çiğnendi. Benim terör örgütü üyesi olmadığım ilk günden beri belli, bir ülke nasıl bu duruma düşer? Ben bile bu tür iddialarla yargılanıyorsam diğer insanlar ne yapar acaba diye düşünmeden edemiyorum. Gerek muhalefetten gerek iktidardan siyasilerin avukatım da olan kızıma geçmiş olsun diye aramaları benim kim olduğumun ispatıdır.

    Bu davam barış için bir samimiyet testidir. Benim de desteklediğim barış sürecinde bunlar oluyor. 11 Temmuz’da silahların yakılmasıyla yeni bir sürece girdik ancak barış süreciyle benim tutuklu olmam arasında büyük çelişki var. Sayın Feti Yıldız’ın dün yaptığı paylaşım da bunu teyit ediyor. Ahmet Özer bir referans noktasıdır diyen kim? İktidarın ortağı olan bir siyasetçi. Bunu neden söylüyor? Çünkü onlar da benim terör örgütü üyesi olmadığımı biliyorlar. Bir barış süreci yapılacaksa Ahmet Özer neden hala içeride? Karar Gazetesi yazarı Fehmi Koru yazmış bunu. Ben sırf barış süreci oluyor diye tahliye olmak istemiyorum, zaten ben bir terör örgütü üyesi değilim. Bunu bence sizin mahkemeniz de bu iddiaları ortaya atan savcılık makamı da biliyor. Hakkımda bu bomboş dosya oluşturulduktan sonra 1 Kasım itibariyle bir gizli tanık ve dosya dosya gezdirilen bir tanık tutup bu dosyaya getirildi. Türkiye’nin bir kısmı dışlanarak toplumsal barış gerçekleşemez. Mahkemeler, kolluk o ülke için var, ülkemizin topyekün huzuru için var. Bir oyun oynuyor değiliz, her şey bu sürecin bir parçasıdır. Toplum bu yaman çelişkiyi hayretle izlemektedir.”

    Yapılan savunmanın ardından mahkeme Ahmet Özer hakkında tahliye kararı verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Emekçiler kayyımları ve tahribatlarını konuştu-VİDEO

    Emekçiler kayyımları ve tahribatlarını konuştu-VİDEO

    PİRHA- Tüm Bel-Sen İzmir Şubesi’nin düzenlediği ve kayyım tahribatlarının konuşulduğu, “Kayyıma karşı mücadelenin neresindeyiz, emekçiler ne yapmalı” panelinde kayyımlar eliyle özel savaş politikaları derinleştirildiği vurgulandı.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) İzmir Şubesi Kültürpark Gençlik Tiyatrosu’nda “Kayyıma karşı mücadelenin neresindeyiz, emekçiler ne yapmalı” konulu panel düzenledi.

    Panelin düzenlendiği salona “2 Temmuz 1993’ü unutmadık unutmayacağız” ve 1994 yılında İzmir’de katledilen Tüm Bel- Sen eski yöneticisi İkram Mihyaz’ın fotoğrafının olduğu pankartlar asıldı.

    Moderatörlüğünü Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şubesi Başkanı Nihat Filiz’in yaptığı panele yerlerine kayyım atanan Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Sönük ile Ovacık Belediyesi Başkanı Mustafa Sarıgül, Akademisyen Levent Dölek ve Tüm Bel-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Meryem Göktepe Türkmen konuşmacı olarak katıldı.

    Panel 2 Temmuz Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ve İkram Mihyaz’ın anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Nihat Filiz, İkram Mihyaz’ı andı. Kayyımların 15 Temmuz Darbe girişimi ile yaygınlaştığını anımsatan Filiz, asılsız suçlamalar ile belediye başkanlarının yerine  ile yerlerine kayyım atandığını söyledi. Kayyımların halkın iradesine darbe olduğunu söyleyen Filiz, “Kayyımlara çok fazla itiraz gelişmediği için batıda da birçok belediyeyte kayyımlar atandı. Bunlara topyekün bir karşı koyuş koymak lazım. Kürt illerine atanan kayyımlara sessiz kaldığımı için bunları yaşıyoruz. Bu kayyımlara ses çıkarsaydık belki bunları yaşmaz olurduk. Avrupa’daki sözleşmelerde de bu uygulamanın haksız olduğu görülüyor. Şu anda tekçi bir rejim kurulmak isteniyor” dedi.

    “KAYYIMLAR ELİYLE ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI DERİNLEŞTİRİLDİ”

    Ardından söz alan Gülistan Sönük, kayyım atmalarının Kürtlerin ve kadınların iradesinin bir kez daha tanınmadığının göstergesi olduğunu ifade etti. Gülistan Sönük, “Batman’ın kayyım gerekçeleri bizim zamanında yürüttüğümüz kadın çalışmaları oldu. Normalde beraat etmemiz gereken dosya kayyıma gerekçe olarak gösterildi. Seçim sürecinde çok sayıda cinsiyetçi saldırılara maruz kaldık. Yenilginin kadın aday tarafından olmasını istemiyorlardı. Ancak Batman halkı buna karşılık verdi. Batman, Kürt özgürlük mücadelesinin kimliğini taşıyor ve Batman halkı da bunu gösterdi. Kayyım tahribatlarını her platformda dile getirdik. 8 yıl boyunca Kürt tarihi ve kültürüne ait tek bir etkinliğe dahi izin vermediler. Yine kadın kurumlarının kapatılması en çok canımızı yakan nokta oldu. Belediyenin bütçesi resmi kurumlara aktarıldı. AKP’li ilçe belediyelerinin çalışmalarını belediyenin bütçesi üzerinden yaptılar. Hem kaba şekilde hem de gizli şekilde ciddi tahribatlar yapıldı. Kayyımlar eliyle özel savaş politikaları derinleştirildi” ifadelerine yer verdi.

    ‘DİLİMİZE VE KÜLTÜRÜMÜZE SAHİP ÇIKMAK KAYYIMA GEREKÇE OLDU”

    Yine yerine kayuyım atanan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, kayyımların halkın kültürüne ve inancına atandığını söyleyerek, kendi kültürleni yaşamda pratikleştirmeye çalıştıklarını söyledi. Sarıgül, “Biz ne zaman inanç yerlerimizi korumaya çalışsak önümüzde engel olmaya çalıştılar. Kayyumların ideolojik olmayan çevreler ile mücadele ağı kurmamızla onların hedefi olduk. Ancak dilimize ve kültürümüze sahip çıkmamız kayyımın asıl sebebi oldu. Küçük bir ilçeyiz. Halkı sokakta tutmak çok kolay değildi ancak şahsi olarak sahiplendiğimi düşünüyorum. Kayyuma karşı mücadeleyi tüm alanlara yaymak zorundayız. Kayyum sonrası birçok arkadaşımızın işine son verildi. Kayyımla ilçemize yabancı olduk, evimiz gasp edilmiş gibi oldu. Bizim yüreğimizde halkımıza ihanet etme duygusu yok. Biz Dersimliler barışı istiyoruz. Barış isteyenlerin de yanındayız” şeklinde konuştu.

    “MÜCADELE PERSPEKTİFİNDEN UZAKLAŞMAMAK LAZIM”

    Her alanda örgütlü olmanın önemini vurgulayan Levent Dölek de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne dönük yapılan soruşturma sonrası yapılan protestoları anımsatarak “O protestolarda gençlerin mücadelesi iyiydi. İstanbul Üniversitesi Deniz Gezmişlerin mücadele ettiği yer. Üniversitemizi temsil eden bu mücadelemizdir. Üniversiteler ne kadar bastırılırsa bastırılsın mücadelenin filizlendiği yerlerdir. Karşımızdaki rejim daha baskıcı oluyorsa bu mücadelenin gücünden kaynaklanıyor. Atanan kayyımlar sömürge valilileridir. Bu sadece yerel yönetimler meselesi değil bu aynı zamanda Kürt halkının haklarının verilmemesi meselesi. Biz bütün halklar için eşit yaşamını savunuyoruz. Bunun için mücadele perspektifinden uzaklaşmamak lazım” diye belirtti.

    “MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRMEMİZ LAZIM”

    Son olarak konuşan Meryem Göktepe Türkmen, kayyımların kadınların haklarına yönelik birer saldırı olduğunu belirterek, “Biz sendika olarak her kayyuma tepki gösterdik. Biz İstanbul’daki belediyelerde toplu iş sözleşme yapan tek sendikayız. Enseyi karartmamak lazım. Mücadelemizi sürdürmemiz lazım. ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganı ülkenin yarısından fazlasının sloganı oldu” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • Dersim’de işten atılan işçiler: DİSK Genel Merkezi, direnişimizi sahiplenmedi

    Dersim’de işten atılan işçiler: DİSK Genel Merkezi, direnişimizi sahiplenmedi

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten atılan işçiler, yazılı açıklama yaparak DİSK Genel Merkezi’nin direnişlerini sahiplenmediğini belirtti.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından 24 Mart’ta ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başlamıştı.

    İşten atılan işçiler, yaptıkları direnişe dair yazılı açıklama yaptı.

    “DİSK GENEL MERKEZİ, ÜÇ MAYMUNU OYNAMAKTADIR”

    İşçiler, 160 gündür yaşamlarını birçok zorlukla idame ettirmeye çalıştıklarını ifade ederek “Kayyum tarafından işten atıldıktan sonra bir çok eylem ve etkinliklerle bu haksız ve hukuksuz uygulamalara karşı mücadele ediyoruz. Gelin görün ki ilk günden beri sendikamız DİSK Genel Merkezi üç maymunu oynamaktadır. DİSK Genel Merkezi direnişimizi sahiplenmemiş, tek bir paylaşım bile yapmamıştır” denildi.

    “TÜM HALKIMIZI, 16 HAZİRAN’DAKİ YÜRÜYÜŞÜMÜZE DAVET EDİYORUZ”

    DİSK Genel Merkezi’nin, direnen işçilere sahip çıkmadığı belirtilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Halbuki 15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfı açısından bir dönüm noktasıdır. O dönem sarı sendikacılığa karşı mücadele eden işçiler bulundukları iş kollarında ilk defa ücret talebi dışında sendikal hakları için can pahasına direnip DİSK’i var ettiler. 15-16 Haziran Direnişi, bizlere büyük bir miras ve kültür devretti. DİSK, 80 günlük oturma eylemi ve işçilerin yapacağı yürüyüşü desteklemek yerine farklı bir pratiğe girişti. Bu hafta yapacağımız yürüyüşe bir çok bahane uydurarak dahil olmayacaklarını söylediler.

    Buradan işçiler olarak bir kez daha haykırıyoruz. DİSK, kendi tarihine ve geleceğine sahip çıksın. Aksi takdirde 15-16 Haziran direnişinde olduğu gibi bizler işçi sınıfı olarak bulunduğumuz bütün alanlarda kendi tarihinden bir haber bu sendikayı kınıyoruz. DİSK’i 15-16 Haziran ruhuyla buluşmaya davet ediyoruz. Bizler Dersim Belediyesinden işten çıkarılan işçiler olarak 16 Haziran pazartesi günü saat 18:30’da Dersim Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Tüm halkımızı bu yürüyüşe davet ediyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşındı

    Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşındı

    PİRHA-DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıdı. Çiftyürek, “Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?” diye sordu. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Dersim’de kayyım tarafından işten çıkartılan işçilerin durumunu Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

    “İŞÇİLERİN, BASKI VE MOBBİNG UYGULAMLARINA MARUZ KALDIĞI İDDİA EDİLMEKTEDİR”

    Dersim Belediyesi’ne kayyım atandıktan sonra belediyede çalışan çok sayıda işçinin işten çıkarıldığını belirten Sinan Çiftyürek, “Bazı çalışanların görev yerlerinin değiştirildiği, baskı ve mobbing uygulamalarına maruz kaldığı iddia edilmektedir. İşlerine geri dönmek isteyen bazı belediye işçileri 25 Mart 2025 tarihinden bu yana her gün düzenli olarak Tunceli Merkez Yeraltı Çarşısı önünde basın açıklamaları ve protesto eylemleri gerçekleştirmektedir. İşçilerin eylemleri barışçıl nitelikte olup, yerel kamuoyundan da destek görmektedir” dedi.

    “KAYYUM ATANDIKTAN SONRA KAÇ BELEDİYE İŞÇİSİNİN İŞ AKDİ FESHEDİLMİŞTİR”

    Çiftyürek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

    -Tunceli Belediyesi’ne kayyum atandıktan sonra kaç belediye işçisinin iş akdi feshedilmiştir? Bu işten çıkarmaların gerekçeleri nelerdir?

    -İşten çıkarılan işçilerin kaçı kadrolu, kaçı sözleşmeli veya taşeron işçi statüsündedir?

    -İş akdi feshedilen işçilerin sendikal üyelikleri ve siyasi düşünceleri nedeniyle hedef alındığı iddiaları bakanlığınızca araştırılmış mıdır?

    -Hak kaybına uğrayan işçilerin sorunlarının çözümü ve işten çıkarmaların son bulması için bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?

    -Kayyum atanması sonrası Tunceli Belediyesi’ne toplam kaç işçi alınmıştır?

    PİRHA/ANKARA

  • EMEP Dersim İl Örgütü: Tekbıyıkoğlu, işçileri işten atmasıyla, irade gasbıyla hatırlanacak

    EMEP Dersim İl Örgütü: Tekbıyıkoğlu, işçileri işten atmasıyla, irade gasbıyla hatırlanacak

    PİRHA- Emek Partisi Dersim İl Örgütü, Tunceli valisiyken kayyım olarak atanan Tekbıyıkoğlu’na dair açıklama yaparak, “Kahraman ilan edilen kayyımcı, işçileri işten atmasıyla, irade gasbıyla hatırlanacak” dedi.

    Emek Partisi Dersim İl Örgütü, Tunceli valisiyken kayyım olarak atanan Bülent Tekbıyıkoğlu’na dair açıklama yaptı. “Tekbıyıkoğlu’nu halk iradesine çöken bir kayyımcı olarak hatırlayacağız” denilen açıklamada, “Dersim’in kayyım valisinden kahraman çıkarmaya çalışan ulusalcıları da Tekbıyıkoğlu’nu da iyi tanırız” denildi.

    EMEP Dersim İl Örgütünün açıklaması şöyle:

    “ALDIĞI TUTUM BARIŞIN KONUŞULMASINA KARŞI BİR ANLAYIŞTIR”

    “Tunceli Valisi’yken, PKK üyeleri Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun’u anmak için yapılan anmaya izin verip, vermeme tartışması üzerine, gündeme oturan ve bir kısım ‘ulusalcı’ çevre tarafından kahramanlaştırılıp ‘ilkeli duruş’ sıfatı kendisine yapıştırılan Bülent Tekbıyıkoğlu, 2024 yılının Kasım ayında halk iradesine çökülürken kayyım olarak atandı.

    Anma törenine izin vermek istememesi elbette ki ulusalcı çevreler tarafından alkışlarla karşılandı. Barış karşıtı, ulusalcı çevrelerin kahramanlık mertebesine ulaştırdığı Tekbıyıkoğlu’nun aldığı bu tutum, silahların susmasına da barışın konuşulmasına karşı bir anlayıştır.”

    “İŞÇİLERİ İŞTEN ATTI, ZORLA EMEKLİ ETTİRDİ”

    “Tunceli Valisi olarak kente geldiği ilk günden itibaren Dersim’i, ‘Anadolu’nun Horasan’ı’ yapmak için çok uğraştı! Yüz yıldır devam eden asimilasyon politikalarının devamcısıydı Tekbıyıkoğlu! Tekbıyıkoğlu, kayyım olarak atandıktan sonra, bir kısım belediye işçisini zorla emekli ettirdi, 9 işçiyi de işten attı.

    Biz Tekbıyıkoğlu’nu iyi tanırız: Bugünlerde ‘ilkeli duruşlu’ olarak lanse edilse de halk iradesi gasbedilip, seçilmişlerin yerine belediyeye kayyım olarak atandığında ‘ilkeli bir duruş’ göstermediğini çok iyi biliyoruz!

    Bir anma eylemine izin verilmesini kabul etmeyip merkeze çekilen Dersim’in kayyım valisinden kahraman çıkarmaya çalışan ulusalcılar tanımaz Tekbıyıkoğlu’nu, biz tanırız, Dersim halkı tanır!

    Dersim halkı onu, halkın iradesine çöken, halkın belediyesini gasbeden bir kayyımcı olarak hatırlamaya devam edecek!”

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de kayyım protestosu davası 10 Ekim’e ertelendi

    Dersim’de kayyım protestosu davası 10 Ekim’e ertelendi

    PİRHA-Dersim’de kayyım protestoları gerekçesiyle 5 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşmasında adli kontrol şartları kaldırılırken bir sonraki duruşma 10 Ekim’e ertelendi.

    Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı gerçekleştirilen protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 2 Aralık 2024’te gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Yeni Demokrasi Muhabiri Ertan Çıta, Munzur Çevre Derneği Üyesi Özkan Arslan, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, DEM Parti Üyesi Çağdaş Bağaç ve Yoldaş Toka hakkına açılan davanın ilk duruşması görüldü.

    5 kişi hakkında “2911 sayılı gösteri ve yürüyüş kanuna muhalefet” ve “polise mukavemet” suçlamaları yöneltildi. Tunceli 1. Asliye Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan 5 kişi ve avukatları katıldı.

    “ANTİDEMOKRATİK UYGULAMAYA KARŞI PROTESTO HAKKIMIZI KULLANDIK”

    Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada ilk söz alan Özkan Arslan, kayyımların anti demokratik bir uygulama olduğunu ve bu antidemokratik uygulamaya karşı doğal hakları olan gösteri ve protesto hakkını kullandıklarını söyledi.

    Ertan Çıta ise gazetecilik faaliyeti yürütmek amacıyla alanda olduğunu belirtti.

    DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş, savcılıkta vermiş olduğu ifadeyi tekrarladığını kaydederek, tekrar savunma yapmayacağını söyledi.

    Polisin attığı biber gazını ayağıyla ittiği için yargılandığını kaydeden Çağdaş Bağaç, oradaki insanları korumak amacıyla kapsülü geriye ittiğini belirterek, iddiaları reddetti.

    Yoldaş Toka, antidemokratik kayyım uygulamasına karşı itirazlarını dile getirdiğini söyleyerek, suçlamaları reddetti.

    Savunma avukatları da müvekkillerinin kayyım uygulamasına karşı yasal haklarını kullandıklarını belirterek, beraat talebinde bulundu.

    5 kişi hakkında da uygulanan “adli kontrol” kararlarını kaldıran mahkeme, bir sonraki duruşmayı 10 Ekim’e erteledi.

    PİRHA/DERSİM

  • Cevdet Konak’a kayyımın ardından yaptığı konuşmalardan dolayı dava açıldı

    Cevdet Konak’a kayyımın ardından yaptığı konuşmalardan dolayı dava açıldı

    PİRHA-Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak’ın belediyeye kayyım atandıktan sonra yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan dava Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni gelmediği için 1 Temmuz’a ertelendi.

    DEM Partili Dersim Belediyesi ile CHP’li Ovacık Belediyesi’ne 22 Kasım akşamı kayyım atanmıştı. Yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak’ın Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımın ardından yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek dava açıldı.

    Tunceli Adliyesi 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma Adalet Bakanlığı’ndan beklenen soruşturma izni gelmediği için 1 Temmuz’a ertelendi.

    PİRHA/DERSİM

  • Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    Şair Şükrü Erbaş, Dersim’de 46 gündür direnen işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ıncı gününde Şair Şükrü Erbaş, işçileri ziyaret etti. Erbaş, “Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 46’ncı gününde Şair Şükrü Erbaş ve Dersim Büro Emekçileri Sendikası yöneticileri ile Emek Partisi Dersim İl Örgütü yöneticileri destek verdi.

    “KAYYIM, İNTİKAM ALMA OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ”

    Kayyımın son yıllarda siyasi iktidarın yönetme aracına dönüştüğünü ifade eden Şair Şükrü Erbaş, “Kayyım, kendine muhalif olan yönetim mekanizmalarını halkın elinden alan tuhaf bir yönetme biçimine dönüştü. Bir taraftan fazla işçi çalıştığı için işçiler işten atılırken iktidarın elinde olan belediyelerde bu durum önemli değil. Kayyım, iktidarın kendisine oy vermeyen kişilerden bir intikam alma operasyonuna dönüştü. Bu uygulamanın dışına çıkabilmek için tek çözüm bu siyasi iktidarın dışına çıkmaktır” dedi.

    “ŞÜKRÜ HOCA, HER ZAMAN MAZLUMUN VE EZİLENİN YANINDA OLMUŞTUR”

    Direnişte olan işçilerden Ali Mükan, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Şükrü hocamız bize güç vermiştir, şiire başladığı günden bugüne kadar 50 yıldır hep mazlumun ve ezilenin yanında olmuştur. Bugün bize umut oldu kendisine teşekkür ederim.”

    PİRHA/DERSİM

  • Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    Hüseyin Mat ve Cuma Erçe, Dersim’de direnen işçilere destek verdi-VİDEO

    PİRHA-Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 15:00 ile 17:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde 46 gündür oturma eylemi yapıyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, işten çıkarılan işçilerin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu.

    “İŞÇİ KIYIMI POLİTİKALARI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Dersim’e kayyım atanmasıyla birlikte işçiler işlerinden çıkartıldığını söyleyen AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “İşçiler haklı mücadelelerini sürdürüyorlar, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak Dersim’de işçi kıyımına yönelik politikaları şiddetle kınıyoruz ve işçilerin bir an önce işlerine dönmelerini talep ediyoruz” dedi.

    “EMEKÇİ KARDEŞLERİMİZİN TÜM HAKLARIYLA İŞLERİNE GERİ DÖNMELERİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Halkın iradesine darbe vuranların ilk iş olarak emekçilerin işlerine son verdiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Belediye işçilerinin işlerine son veren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Emekçi kardeşlerimizin tüm haklarıyla birlikte işlerine geri dönmelerini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • AP raporunda Türkiye’ye ‘otoriterlik’ eleştirisi ve ‘demokrasi’ vurgusu!

    AP raporunda Türkiye’ye ‘otoriterlik’ eleştirisi ve ‘demokrasi’ vurgusu!

    PİRHA- Avrupa Parlamentosu, Türkiye’ye eleştiriler içeren yıllık raporu kabul etti. AP, raporunda Türkiye’nin hukuk devleti ilkelerinden uzaklaştığını, ifade özgürlüğünü, yargı bağımsızlığını zayıflattığını ve sivil toplumu baskıladığını belirterek, insan hakları standartlarını yükseltmeye ve uluslararası hukuka uyum sağlamaya çağırdı.

    Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Komisyonu’nun 2023 ve 2024 Türkiye raporlarına ilişkin hazırladığı değerlendirme raporunu Genel Kurul oturumunda kabul etti. Rapor, 367 “evet”, 74 “hayır” ve 188 “çekimser” oyla onaylandı. Tavsiye niteliği taşıyan ve hukuki bağlayıcılığı bulunmayan rapor, AP’nin Türkiye’ye yönelik siyasi yaklaşımını yansıtması açısından önem taşıyor.

    Raporda, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecindeki tıkanıklık açık biçimde ortaya konulurken, hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşma, ifade özgürlüğü kısıtlamaları, yargı bağımsızlığının zayıflaması ve sivil topluma yönelik baskılar güçlü biçimde eleştirildi. AP, Türkiye’yi demokratik reformlar gerçekleştirmeye, insan hakları standartlarını yükseltmeye ve uluslararası hukuka uyum sağlamaya çağırdı. Mevcut koşullar altında Türkiye’nin AB üyeliği perspektifinin gerçekçi olmadığı belirtilen raporda, AB-Türkiye ilişkilerinin “stratejik ortaklık” temelinde yeniden yapılandırılması önerildi.

    “TÜRKİYE ÇÖZÜM FIRSATINI DEĞERLENDİRME YERİNE GÜVENLİKÇİ POLİTİKALARA YÖNELİYOR”

    Raporun en dikkat çeken yönlerinden biri, Kürt meselesine ve Türkiye’nin barış sürecine yaklaşımına dair değerlendirmeler oldu. AP, 27 Şubat’ta açıklnan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na atıfta bulunarak, Türkiye’nin bu tarihsel çağrıyı ve çözüm imkanlarını yok sayarak “güvenlikçi” politikalara yönelmesini eleştirdi. Raporda, çözüm sürecinin sona erdirilmesinin ardından Türkiye’de yaşanan baskıcı uygulamaların toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiği ve demokratik alanı daralttığı belirtildi.

    SINIR ÖTESİ OPERASYONLAR

    Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri saldırıları ve politikası da raporda geniş yer buldu. AP, Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarının bölgedeki istikrarsızlığı artırdığına ve uluslararası hukuk açısından sorunlu olduğuna dikkat çekti. Raporda, Kuzey ve Doğu Suriye’deki özyönetim deneyimlerinin hedef alınmasının, bölgesel barışa zarar verdiği vurgulandı.

    KAYYIM VE TUTUKLAMALARA DEĞİNİLDİ

    Milletvekillerinin tutuklanması, belediyelere kayyım atanması gibi uygulamalar da raporun önemli gündemlerinden birini oluşturdu. Bu müdahalelerin yerel demokrasiyi zayıflattığı, seçilmiş temsilcilerin iradesinin gasp edildiği ve çoğulculuğu ortadan kaldırıldığı ifade edildi.

    BASKILAR VE MEDYA ÜZERİNDEKİ KONTROL MEKANİZMALARI ELEŞTİRİLDİ

    Gazetecilere, akademisyenlere, hak savunucularına yönelik baskılar ve medya üzerindeki kontrol mekanizmaları da raporda sert biçimde eleştirildi. AP, Türkiye’de temel hak ve özgürlüklerin evrensel normlara uygun hale getirilmesi gerektiğini yineledi.

    Tüm bu değerlendirmeler ışığında AP, Türkiye ile ilişkilerin yeniden tanımlanmasını önererek mevcut üyelik perspektifi yerine, ilkeler temelinde işleyen stratejik bir ortaklık kurulmasını gündeme getirdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Akdeniz Belediyesi’nde kayyım taşınmazları satışa çıkardı- VİDEO

    Akdeniz Belediyesi’nde kayyım taşınmazları satışa çıkardı- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi Meclis Üyeleri, kayyımın taşınmazları satışa çıkarması üzerine suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde konuşan DEM Parti Milletvekili Ali Bozan, “Akdeniz Kaymakamı olan kişi bu taşınmaz için ‘satılamaz’ derken şimdi kayyım olarak bu taşınmazı satmak istiyor. Ne değişti? Demek ki Akdeniz ilçesinin en değerli taşınmazının alıcıları belli” dedi.

    DEM Parti’li Akdeniz Belediyesi eş başkanları ve meclis üyelerinin tutuklanmasının ardından belediyeye atanan kayyım, taşınmazları satışa çıkardı. Bunun üzerine Akdeniz Belediyesi meclis üyeleri, tutuklu bulunan belediye eş başkanları adına suç duyurusunda bulundu. Meclis üyeleri, suç duyurusunun ardından eski Adliye Binası önünde konuya dair basın açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, meclis üyeleri ve avukatlar katıldı.

    “SATIŞLAR HUKUKİ DEĞİL”

    Basın metnini Akdeniz Belediyesi Meclis Üyesi Aydın Kılıç okudu.

    Kılıç, kayyım Zeyit Şener’in Mesudiye, Nusratiye ve Yaka mahallelerinde bulunan 5 taşınmazı toplamda 680 milyon TL muhammen bedelle satışa çıkardığını belirterek, söz konusu taşınmazların belediye hizmet alanı olarak imar planında yer aldığını vurguladı. Satışın hukuka aykırı olduğuna dikkat çeken Kılıç, “Kamusal alana ait bu taşınmazların satılması halinde kamu zarara uğrayacak, üçüncü kişiler kazanç sağlayacaktır. Meclis kararı olmaksızın alınan bu karar tek kişinin iradesidir ve halkın malına dönük bir saldırıdır” dedi.

    Bu taşınmazların satışa sunulması halinde kamunun zarara uğrayacağına da değinen Kılıç, bunun karşısında olacaklarının altını çizdi.

    “AKDENİZ’İN EN DEĞERLİ TAŞINMAZLARI PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

    Ardından konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, kayyımın belediyeye ait Fen Hizmetleri Binasını 7 Mayıs’ta satışa çıkarmak istediğini söyledi. Söz konusu taşınmazın daha önce belediye meclisi kararıyla, AKP döneminden kalan borçların ödenmesi amacıyla satışa sunulmak istendiğini hatırlatan Bozan, “O dönem Akdeniz Kaymakamı olan kişi bu taşınmaz için ‘satılamaz’ diyerek dava açtı ve yürütmeyi durdurma kararı aldırdı. Aynı kişi şimdi kayyım olarak bu taşınmazı satmak istiyor. Ne değişti? Kaymakamken satılamaz dediğin taşınmaz, kayyım olduğunda nasıl satılabiliyor? Demek ki Akdeniz ilçesinin en değerli taşınmazının alıcıları belli. Biz bu taşınmazların peşkeş çekilmesine susmayacağız. Akdeniz halkının iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Her ne kadar kanunda kayyımın yeri varsa, halkın vicdanında kayyımın yeri yoktur. Orada oturan kayyım gaspçıdır, hırsızdır. 7 Mayıs tarihinde bu taşınmazın satışı yapılacak olursa o ihaleye karşı da yeniden dava açacağız ve Akdeniz halkının hakkını korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Dersim’de işçiler 28 gündür direniyor: Kayyım, sosyal bir terördür – VİDEO

    Dersim’de işçiler 28 gündür direniyor: Kayyım, sosyal bir terördür – VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 28’inci gününe girdi. DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyet, işçileri ziyaret etti. Çiftyürek, işçilerin direnişinin yanında olduklarını söyleyerek Dersim halkına da direnişi destekleme çağırısında bulundu.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişinin 28’inci gününde DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve beraberindeki heyetten destek geldi.

    “KAYYIM İŞÇİ DÜŞMANLIĞIDIR”

    Kayyımın hukuksuz bir uygulama olduğunu belirten DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, “Kayyımın sonuç vermediğini iktidarın görmesi lazım. Sabah akşam ‘söz milletin’ derler, ‘sandıktan çıkan iradeyi tanıyoruz’ derler ama hukuksuzlukla halkın siyasi tercihine kayyım atıyorlar. Kayyım aynı zamanda işçi düşmanlığıdır. Kayyım olarak atananlar ilk olarak işçilerin ekmekleriyle oynuyorlar. Kayyım, sosyal bir terördür kınıyoruz. İşçilerin direnişinin yanında olacağız, Dersim halkını da direnişi desteklemeye çağırıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de işçilerin direnişinin 23. gününde anadilde Hacivat ve Karagöz oyunu sergilendi-VİDEO

    Dersim’de işçilerin direnişinin 23. gününde anadilde Hacivat ve Karagöz oyunu sergilendi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 23’üncü gününde devam ediyor. İşten atılan emekçiler arasında bulunan tiyatro sanatçısı Yılmazcan Şare, tiyatro ekibiyle birlikte anadilde Hacivat ve Karagöz oyununu sergiledi.

    22 Kasım 2024 tarihinde İçişleri Bakanlığı tarafından Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak görevden alınmış, yerine Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu kayyım olarak atanmıştı.

    Kayyım bugüne kadar toplamda 16 işçiyi işten çıkardı. İşten çıkarılan DİSK Genel İş Sendikası’nda örgütlü işçiler “Emeğimize, işimiz, geleceğimize sahip çıkacağız” diyerek direniş başlattı. İşten çıkarılan emekçiler arasında tiyatro ve bağlama eğitmeni hocalar da bulunuyordu.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi 23’üncü gününde devam ederken, işten atılan emekçiler arasında bulunan tiyatro sanatçısı Yılmazcan Şare, tiyatro ekibiyle birlikte Hacivat ve Karagöz oyununu sergiledi. Oyun, ilk kez Kırmançki dilinde oynandı.

    “TEK DERDİMİZ EKMEK VE SANAT”

    Gösteri sonrası bir açıklamaya yapan Yılmazcan Şare, “Karagöz ve Hacivat, Nasreddin Hoca bunlar hepsi bizim değerlerimiz. Biz de bu oyunu ilk kez anadilimizde sergiledik. Türkçe’de bizim ortak dilimizdir. Bizim hem Türkçe grubunda tiyatro öğrencilerimiz vardı, hem de Kırmançki grubunda tiyatro öğrencilerimiz vardı. Bağlama kursları ve tiyatro kursları kötü bir şey değil. Ben ömrümü verdim tiyatroya. Çocuklar her gün soruyor “Hocam biz ne yapacağız” diye. Bir insanın elinden ekmeğini almak sadece bir kişiyi işsiz bırakmak değildir. İnsanlar ailelerini geçindiriyor. Bizim yaptığımız insancıl bir eylemdir. Tek derdimiz ekmek ve sanat” dedi.

    Direniş daha sonra halaylarla devam etti.

    PİRHA/DERSİM

  • DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    DEDEF, Dersim’de direnişlerinin 14. gününde olan işçileri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu ziyaret etti. İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçiler işlerine geri dönünceye kadar dost kurumlarımıza işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 14. gününde Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) ziyaret etti.

    “İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Ülkenin her yerinde uygulanan işçi düşmanı politikaları reddettiklerini söyleyen DEDEF Kadın Meclisi Sözcüsü Hediye Zengin, “Dersim Belediyesi’nden işinden atılan işçi arkadaşlarımızın yeniden işine geri alınması için talepte bulunuyoruz. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak işçilerin yanındayız” diye belirtti.

    “İŞÇİ ARKADAŞLARIMIZLA DAYANIŞMA İÇERİSİNDE OLACAĞIZ”

    İşçilerin işlerinden atılmasını hak gaspı olarak gördüklerini ifade eden DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, “İşçilerin işlerinden atılması bütün haklarının da ellerinden alınması ve açlığa mahkûm edilmeleri demektir. İşçiler işlerine geri dönünceye kadar Dersim Dernekleri Federasyonu olarak dost kurumlarımızdan işçi arkadaşlarımızla dayanışma içerisinde olma çağrısı yapıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Berlin’de binlerce kişi İstanbul’daki irade gaspına karşı yürüdü 

    Berlin’de binlerce kişi İstanbul’daki irade gaspına karşı yürüdü 

    PİRHA- Berlin’de binlerce kişi İstanbul’daki irade gaspına karşı yürüyerek kayyım politikalarına karşı mücadele edeceklerini belirtti.

    İstanbul Büyük Şehir Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu ile birlikte 100’ü aşkın kişinin 19 Mart’ta gözaltına alınması ve İmamoğlu ile bir çok kişinin tutuklanmasının ardından protestolar devam ediyor.

    ‘Berlin Demokrasi Platformu’ adıyla oluşturulan oluşumda Akdağ Dayanışma ve Destekleme Derneği, Aşnan Tiyatro Topluluğu, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), Bahadın Derneği Berlin, BDAJ Berlin, BDAS Berlin, Berlin Alevi Toplumu-Cemevi, Berlin Al-Dersim Spor, Berlin Arap Aleviler Birliği e.V, Berlin Dersim Kültür Derneği, Berlin Gaziantep Çepnileri Derneği, Berlin HUV, Berlin Omcalı Kültür ve Dayanışma Derneği, Berlin Sivaslı Canlar Derneği, CHP Berlin, Çorum Derneği Eğitim ve Kültür Merkezi, Dem Parti, die Ahali e.V, DİDF Berlin, Erzincan Küçükotlukbeli Derneği Berlin, Halkçı Devrimci Birliği – HDB, Institutê Ziwan ȗ Kulturê Kirmanci (Zaza) İKK, Nav-Berlin, Sol Parti, TİP, Yeşilev, Soli25 İnisiyatifi yer alarak destek sundu.

    Aralarında Berlin Alevi Toplum’u (BAT) Cemevi’nin de bulunduğu ‘Berlin Demokrasi Platformu’ tarafından organize edilen yürüyüş öncesi platform üyesi bileşenler ve binlerce kişi Alexanderplatz’da bir araya geldi. AKP-MHP rejimini protesto eden döviz ve pankartların taşındığı yürüyüş öncesi ortak basın metnini Türkçe İsmail Erol, Almancasını Betül Havva Yılmaz, İngilizcesini de Iken Brockstedt Riegger okudu.

    “Türkiye’deki mevcut AKP-MHP iktidarının yargı eliyle gerçekleştirdiği kirli bir darbe haline gelmiştir” vurgusuyla yapılan ortak açıklamada, “Yıllardır Kürt halkının iradesi ile seçilen belediyelere kayyumlar atanıyor, temsilcileri cezaevine konularak halkın seçme ve seçilme hakkı elinden alınıyordu. Daha sonra İstanbul’un bazı ilçelerinde kayyumlar ile “kent uzlaşısı” sonucu seçilmiş belediye başkanları tutuklandı, yerine kayyumlar atandı. Bugün ise bu tüm Türkiye’ye yayılmak isteniyor” denildi.

    “SERBEST BIRAKILMALARINI TALEP EDİYORUZ”

    Tutuklamaların kınandığı açıklamada, hapiste tutulanların serbest bırakılması çağrısında bulunulan açıklamada, “Bütün renkleriyle özgür, demokratik, laik bir Türkiye yaratma, bu çağdışı, ırkçı, bilim düşmanı zihniyetten kurtulma adına yola çıkanlar, dostlar, arkadaşlar, canlar: Belediyelere atanan kayyumları reddediyoruz! Bütün siyasi tutuklamaları kınıyoruz! Ekrem İmamoğlu’yla birlikte tüm genel başkanların, belediye başkanlarının, siyasi tutsakların ve öğrencilerin derhal serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ve hep birlikte haykırıyoruz! Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz!” ifadelerini kullanıldı.

    Okunan ortak basın açıklamasının ardından; SPD Berlin Eyaleti Başkan Yardımcısı Sinem Taşan Funke, Berlin Eyalet Meclisi’nde Yeşiller Grup Başkanı Bettina Jarasch, Berlin Sol Parti Eyalet Başkanı, Maximilian Schirmer, Junge Welt Gazetesi temsilcisi Nick Brauns ve Soli25 İnisiyatifi konuşma yaparak, AKP-MHP iktidarının politikalarını kınayarak başta Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay, muhalif öğrenci ve diğer muhalif tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    Yapılan açıklamaların ardından başlayan yürüyüş Alman Parlamentosu yakınındaki meydanda son buldu.

    PİRHA/ ALMANYA 

     

  • Ali Bozan: Eş başkanlarımız ve meclis üyelerimiz serbest bırakılmalı

    Ali Bozan: Eş başkanlarımız ve meclis üyelerimiz serbest bırakılmalı

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasının üzerinden 3 ay geçmesine rağmen tutuklu belediye eşbaşkanları ve meclis üyeleri hakkında bir delil bulunamadığı için 3 aydır iddianame hazırlanamadığını söyleyen DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, “Bir defa da olsa hukuka uygun davranın ve seçilmiş belediye eşbaşkanlarımızı serbest bırakın” çağrısı yaptı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan,  Meclis’te basın toplantısı düzenlendi. Milletvekili Bozan, kayyım atanan Akdeniz Belediyesi’nin Belediye Eşbaşkanları Hoşyar Sarıyıldız, Nuriye Arslan ve meclis üyeleri Hikmet Bakırhan, Neslihan Oruç ve Özgür Çağlar hakkında üç aydır bir suç delili bulunamadığı için iddianame hazırlanamadığını söyledi.

    “ASIL HEDEF BELEDİYEYE KAYYIM ATAMAKTI”

    Milletvekili Ali Bozan, eş başkanların ve meclis üyelerinin bir kumpas operasyonu ile rehin alındığını söyleyerek, “Soruşturma ve hukuk işin hikayesiydi. Asıl hedef Akdeniz Belediyesine kayyım atamaktı. Belediye eş başkanları ve belediye meclis üyeleri gözaltına alındıktan sonra haklarında herhangi bir tutuklama kararı veya görevden uzaklaştırma kararı yokken keyfi olarak Akdeniz Belediyesi günlerce halka ve seçilmiş belediye meclisi üyelerine kapatıldı” dedi.

    Tutuklananların ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası koşullarında cezaevinde tutulduğunu vurgulayan Bozan, şunları dile getirdi:

    “Haklarında tutuklama kararı verildikten sonra Belediye Eş Başkanımız Hoşyar Sarıyıldız Kırşehir Cezaevine, Belediye Eş Başkanımız Nuriye Arslan ve belediye meclis üyemiz Neslihan Oruç Kayseri Bünyan Cezaevine, belediye meclis üyemiz Hikmet Bakırhan Burdur Cezaevine, belediye başkan yardımcımız Özgür Çaglar Ereğli Cezaevine sürgün edildiler. Belediye eş başkanımız Hoşyar Sarıyıldız, belediye meclis üyelerimiz Hikmet Bakırhan ve Özgür Çağlar götürüldükleri cezaevlerinde tek kişilik odalara konuldular. Günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkarılıyorlar. Tutuklular ama ağırlaşmış müebbet hapis cezası almış gibi koşullarda tutuluyorlar.

    YANDAŞ SAVCILAR DAHA NE KADAR BEKLEYECEK

    Seçilmiş eş başkanlarımız ve belediye meclis üyelerinin avukatları bugüne kadar defalarca dosya savcısı ile görüşme talep etmelerine rağmen dosya savcısı kendileriyle görüşmüş değil. O nedenle diyoruz ki sadece gizli olan soruşturma değil aynı zamanda dosyanın savcısı da gizli. Ayda bir arkadaşlarımızın tutukluluk hali gözden geçiriliyor. Sulh Ceza Hakimi seçilmişleri SEGBİS üzerinden duruşmaya dahi bağlamıyor.”

    Konuya ilişkin Adalet Bakanlığı’na seslenen Milletvekili Bozan, “Yandaş savcılarınız daha ne kadar bekleyecek? Savcı diye oraya koyduğunuz kişi dosyanın avukatları ile dahi görüşemiyor, görüşmüyor. Madem iddianame düzenlemeyi gerektirecek delilleriniz yoktu neden seçilmişler hakkında tutuklama kararı verildi? Demokratik hukuk devletlerinde olması gereken en kısa süre içerisinde kişilerin yargı önüne çıkarılmasıdır. Bir defa da olsa hukuka uygun davranın ve seçilmiş belediye eşbaşkanlarımızı serbest bırakın. Serbest bırakmaya cesaretiniz yoksa da bir an önce iddianameyi düzenleyin ve mahkeme karşısına çıksınlar” diye konuştu.

    PİRHA/ ANKARA

  • Milletvekili Celal Fırat: Tutuklanan öğrenciler bir an önce serbest bırakılsın!-VİDEO

    Milletvekili Celal Fırat: Tutuklanan öğrenciler bir an önce serbest bırakılsın!-VİDEO

    PİRHA-Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda gözaltına alınıp tutuklanan öğrencilerin bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, öğrencilerin eğitimlerine devam etmesi gerektiğini belirtti.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından başlayan protestolarda en az 301 öğrenci tutuklandı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, öğrencilerin yapmış olduğu gösterilerin Anayasa’da yer alan protesto hakkına dayandığını ifade ederek, “Türkiye çeşitli yerlere demokrasi ihraç ettiğini dillendiriyor, oysa Türkiye’de protesto hakkını kullanmak isteyen öğrencilere tutuklanma kararı veriliyor. Bu Türkiye yarınları için, gelecek için hassas bir durum. Türkiye’nin çeşitli yerlerine demokrasi ihraç ettiğini dillendiriyor, söylüyor. Oysa gençlerin demokratik hakkını kullanmasının önünü açmak gerekiyor” dedi.

    “CHP’NİN BAŞLATMIŞ OLDUĞU BOYKOT SÖYLEMLERİ DEĞERLİDİR”

    Kürtlerin bu tür baskı politikalarıyla on yıllardır karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Fırat, şunları kaydetti:

    “Yıllardır gizli tanıklar üzerinden birçok dava görüldü. 2012-2013 tarihlerinden bu yana Kürt hareketi içinde siyaset yapan bütün siyasetçilere bu uygulandı, kimse sesini çıkarmadı. Şu an dillendiriliyor sanki yeni çıkmış gibi. Bunu kabul etmemek lazım, bu doğru bir yaklaşım değil. Bu sorunlar yıllardır söyleniyor.

    Bütün kesimlerin birbirine sahip çıkması gerekiyor. Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atandığında da aynı refleks koyulsaydı, etkin siyasi bir tavır gösterilseydi bugün Ekrem İmamoğlu tutuklanmazdı.

    Biz bu topraklarda birbirimizi çok dövdük. Umut ediyoruz ki bu da bir uyanış olsun. CHP’nin son dönemlerde demokratik güçlerle birlikte boykot söylemleri olsun, farklı kesimlerle ilgili söz söylemeleri değerlidir, demokratik bir söylemdir.

    Boykot ile ilgili söz kuranlarla ilgili davalar açılıyor, bazı oyuncular dizilerden çıkarılıyor. Bu tamamen tekçilik içerisinde, herkesi bir kabın içine konumlandırmaya yönelik bir politikadır.”

    “VAN’A KAYYIM ATILDIĞINDA AYNI REFLEKS GÖSTERİLSEYDİ İMAMOĞLU TUTUKLANMAZDI”

    PKK lideri Abdullah Öcalan’ın demokratik çağrısına rağmen hala iktidarın adım atmadığını ifade eden Fırat, şunları söyledi:

    “Özellikle 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın bir çağrısı vardı. Herkesin kendini ifade edebileceği bir demokratik bir ülkenin varlığından bahsetti. Biz bahar ayında bunlara yönelik bir gelişme beklerken açıkçası İstanbul’da bunun yapılması beklentilerimizi karşılamadı. Bugün sabahın erken saatlerinde herkesin kapısını çalabilecek bir mantığın yürütülmesi doğru bir yaklaşım değil, Türkiye’nin bu mantıktan kendini arındırması lazım.”

    “DAHA ÖNCEDE HÜKÜMET BOYKOT ÇAĞRISI YAPMIŞTI”

    Boykot kararı hakkında da değerlendirmede bulunan Fırat,  Recep Tayyip Erdoğan’ın da daha önce boykot çağrısı yaptığını söyledi. Fırat, devamında şöyle konuştu:

    “2008 yılında dönemin Başbakanı Erdoğan, Doğan Medya Grubuna yönelik, “Onların televizyonlarını, gazetelerini evinize koymayın” diye boykot çağrısı yapmıştı. Bundan öncesinde marketlerdeki ürünlerin pahalılığını eleştirerek boykot edin demişti. Kendilerine hak gördüklerini başkalarına neden hak görmüyorlar, bu doğru bir yaklaşım değil. Anayasal çerçeve içerisinde herkesin özgür bir şekilde kendilerini alabildiğince ifade edebilme özgürlüklerinin koşullarını yerine getirebilmeli. Boykot hakkı demokratik bir hak, ben bunu çok anlamlı, çok değerli görüyorum. Bunu sonuna kadar destekliyorum.”

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL

  • Dersim’de kayyım mağduru işçilerin direnişi 7. gününde!-VİDEO

    Dersim’de kayyım mağduru işçilerin direnişi 7. gününde!-VİDEO

    PİRHA- İşten çıkarılan Dersim Belediyesi çalışanları, eylemlerine bugün de devam etti.

    Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçilerin direnişi devam ediyor. ‘Personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört yurttaş, eylemlerinin 7. gününü geride bıraktı.

    İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapmakta.

    İşçiler, direnişlerinin 7. gününde “Direne direne kazanacağız” sloganı atıp, ezgiler eşliğinde halay çekti.

    PİRHA/DERSİM