Etiket: kayyım

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde tiyatro gösterimi yapıldı-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde tiyatro gösterimi yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişinin 5. gününde Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Direnişlerinin 5. gününde işten atılan işçilerden Yılmazcan Şare’nin olduğu Arêye Kay Tiyatro Grubu’ndan İbağa ve Dıl Kırmancki tiyatro gösterimi yaptı. Oynanan tiyatroya Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO
    -Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

  • Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    Kayyım mağduru işçilerin direnişi 4. gününde: İşimizi geri istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 4. gününde devam etti. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi, direnişe başladı. İşçiler, işlerine geri dönmek talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    Direnişlerinin 4. gününde de işçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’, ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’, ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.

    İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti ile demokratik kitle örgütlerinin temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş destek verdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

  • Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri: Geleceğimize sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da Maltepe Mitingi’ne katılan üniversite öğrencileri, demokratik bir Türkiye için alana geldiklerini söyleyerek, “Haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil, geleceğimize sahip çıkıyoruz” dediler.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararının ardından İstanbul’da ve birçok şehirde protestolar gerçekleştirildi.

    Saraçhane’de yapılan mitinglerden sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yapacakları miting için halkı Maltepe’ye çağırmıştı. Yüzbinlerin alanıdoldurduğu mitingte, “Hak, hukuk, adalet” sloganları yükseldi.

    Miting alanına farklı üniversitelerden öğrenciler de katıldı. Daha laik, demokratik bir ülke için alanları dolduran üniversite öğrencileri, okullarda yaşanılan baskılara, ekonominin toplumdaki etkisini, belediyelere atanan kayyımlar, öğrencilerin gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla alanda olduklarını söylediler.

    Üniversiteli gençler, sorunun sadece İmamoğlu’nun tutuklanması olmadığını, ülkede yaşanan birçok sorunun artık topluma yansıdığını ve bu yaşanan sorunları dile getirmek amacıyla mitinge geldiklerini ifade ettiler.

    “HAKLARIMIZ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

    İstanbul Teknik Üniversitesi’nde okuyan iki üniversite öğrenci ise mitinge ne için katıldıklarını şu sözlerle belirtti:

    “Bugün öğrencilerin yaptığı eylemlere baktığımızda öğrencilerin her birisi tek adam rejiminin antidemokratik uygulamaların son bulması, polis saldırılarının son bulması ve haklarımız için mücadele edebilmemizin türlü türlü yollarını gerçekleştirmek için buradayız. Durum sadece üniversitelere ait bir durum değil.”

    Türkiye’de hak, hukuk ve adalet istediklerini belirten bir başka üniversitede öğrenci ise, “Bir mikado taşı gibi ilerliyor bizim sorunlarımız. İlk başta bu kayyım sorunun gündeme gelmesi, gereksiz tutuklamalar, sonrasında üniversitemize gelen öğretmenlerimizin sözleşmesinin iptal edilmesi direnişe etki eden önemli olan sorunlardan birkaçıdır” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/İSTANBUL         

                                                                                                                                                     

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 3. gününde devam etti. DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz” derken, Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin ise, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanında olduklarını ifade etti.

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine bugün DİSK Emekli-Sen Dersim Şubesi yöneticileri ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu destek verdi.

    “DİSK KENDİ ÜYELERİNE SAHİP ÇIKSIN”

    Haksız bir şekilde işçilerin işinden atılmasının ülkenin nasıl bir şekilde yönetildiğinin açık bir göstergesi olduğunu söyleyen DİSK Emekli-Sen Dersim Şube Yöneticisi Yaşar Yamaç, “DİSK kendi üyelerine sahip çıkmamaktadır, o yüzden bir an önce kendilerini işçilere sahip çıkmaya çağırıyoruz. İşçilerin aidatlarıyla ayakta kalan DİSK’in nerede bir işçi haksızlığa uğruyorsa orada onların yanında olmasını istiyoruz, o yüzden de DİSK Genel Merkez’ini buraya davet ediyoruz. Biz her zaman işçilerin yanında olacağız. İşçilerin haksız bir şekilde işlerinden atılarak açlıkla terbiye edilmesini kınıyoruz” dedi.

    “DİRENEN İŞÇİLERİN YANINDAYIZ”

    Kayyımların halkın iradesini yok saydığını belirterek sözlerine başlayan Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Kayyımlar atandıkları belediyede işçi düşmanlığı yaparak işçileri işsiz bırakıyor. Kayyımlar halkın temel ihtiyaçlarını karşılamak yerine işçileri işten atmakla uğraşıyor. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak işlerine geri dönmek için üç gündür direnen işçilerin yanındayız” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Dersim Belediyesi’nde Kültür Müdürlüğü’nde bağlama dersi veren işten atılan işçilerden Zeynep Kılıç, öğrencileriyle birlikte şarkılar söyledi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde: Biz kazanacağız!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi 2. gününde devam etti. İşten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. İşimizi geri alana kadar direneceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu. 

    Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapıyor.

    İşçiler, ellerinde ‘İşimizi geri istiyoruz’ , ‘Ekmeğimize ve işimize sahip çıkacağız’ , ‘Gasp edilen haklarımız için direneceğiz’ dövizlerini taşırken, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı. İşçilerin direnişine Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZİ GERİ ALANA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşlerine geri dönene kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden işten atılan işçilerden Hıdır Yıldız, “Kayyım yaptığı açıklamada hiçbir işçinin emeğiyle oynamayacağını ifade etmişti ama biz o zamanda işçi düşmanlığı yapacağını biliyorduk. Kayyım en son bizi işten attı ama işten atılan son işçi olmayacağımızı biliyoruz. Dersim’de farklı bir politika izleniyor her seferinde az sayıda işçi çıkartarak halkın tepkisini almamaya çalışıyor. Ama bizler bulunduğumuz bütün alanlarda kayyımın işçi politikasını teşhir edeceğiz, işimizi geri alana kadar direneceğiz ve işçilere yönelik mobbinge karşı mücadele edeceğiz. Ya biz kazanacağız ya biz kazanacağız başka bir yol yok” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

  • Alevi kurumlarından Şişli Belediyesi’ne dayanışma ziyareti!-VİDEO

    Alevi kurumlarından Şişli Belediyesi’ne dayanışma ziyareti!-VİDEO

    PİRHA-Alevi kurum temsilcileri, yerine kayyım atanan Şişli Belediyesi’ni ziyaret edip, dayanışma mesajı verdi.

    Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından yerine kayyım atandı. Kayyım ilk iş olarak Kent Lokantaları’nın kapısına kilit vurdu.

    Alevi kurum temsilcileri, yerine kayyım atanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a destek vermek için Şişli Belediyesi’ne destek ziyaretinde bulundu.

    Ziyarette, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Baba Mansur Ocağı evladı Eren Yıldırım, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve çok sayıda Alevi kurum temsilcisi de yer aldı.

    “CHP’NİN BİRİKEN BU ENERJİYİ SİSTEME KARŞI İYİ DEĞERLENDİRMESİ GEREKİYOR”

    Alevilerin Osmanlı’dan bu yana kayyımların gölgesinde olduğunu ifade eden ABF Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Biz Aleviler aslında kayyımlardan uzak değiliz. 1500’lü yıllardan bu yana Alevi dergahları kayyımlarla yönetildi. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı bizim inancımıza atanmış bir kayyımdır, biz ona karşı mücadelemizi sürekli yükseltiyoruz” dedi.

    CHP’nin topluma siyasal önderlik noktasında bir görev üstlenmesi gerektiğini belirten Karakaya, “Saraçhane’de gösterilen tepkiyi Esenyurt Belediyesi’nde göremedik. CHP’nin toplumda biriken bu enerjiyi sisteme karşı iyi değerlendirmediğinde bütün kazanımlar boşa gidiyor. Aleviler mücadele konusunda zaten hep sahadaydılar; Gezi’de de öyleydi, bugün de öyle. Demokratik, laik ve özgürlükçü bir ülke olana dek bu mücadele devam edecek” diye konuştu.

    “BU KAYYIMLAR ARTIK ŞİŞLİ BELEDİYESİNDEN İSTANBUL’DAN İBARET DEĞİL”

    CHP Grup Başkanvekili Gizem Güzel, Alevi kurumlarına ziyaretten ötürü teşekkür ederek, dayanışmanın büyütülmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Zor süreçlerden geçildiğini aktaran Gizem Güzel, “Bu artık Şişli Belediyesi veya İstanbul Belediyesi’nden ibaret de değil, bu artık Türkiye’nin bir sorunu. O yüzden birarada olmamız, dayanışmayı büyütmemiz kıymetli. Alevilerin muhalefetin ve ezilenin yanında olduğunu yürekten hissediyorum. Biz hep buradayız, mevziiyi hiçbir zaman bırakmayacağız, buna sonuna kadar direnç göstereceğiz. Kendimizi artık güçlü hissediyoruz; çünkü artık sokaktan insanların desteğini alıyoruz. O yüzden bu dayanışmayı büyüterek, herkesin elini taşın altına koyarak, bu kitleleri doğru bir şekilde organize etmemiz gerekecek” ifadesinde bulundu.

    PİR EREN YILIDIRIM: BUNLAR ALEVİLERE DE DÜŞMAN

    İktidarın Şişli Belediyesi’nin çalışmalarını sekteye uğrattığını, Resul Emrah’ın 11 aylık sürecinde çok sayıda toplumsal hizmet yürüttüğünü iktidarın buna kayyım atayarak engellediğini söyleyen Baba Mansur Ocağı evlatlarından Pir Eren Yıldırım, Alevilerin, belediyeye sahip çıkması çağrısında bulundu.

    “BU ARTIK PARTİLERİ AŞAN BİR DURUM HALİNE GELDİ”

    Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç da, kayyımlarla ilgili olarak şunları belirtti:

    “Şişli Belediyesi’nin kurtuluşu için elimizden gelen bütün mücadeleyi vereceğiz. ‘Kurtuluş yok tek başına yap hep beraber ya da hiçbirimiz’ sözü bunun için söylenmiş bir cümle. Öğrencilerin, emeklilerin, kadınların, demokratik bir ülke isteyen herkesin içinde olduğu bir sözdür. Sadece bir partinin sözü gibi algılanmasın bu söz artık partileri aşan bir durum haline geldi.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerin direnişi başladı: İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçiler direnişe başladı. İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

     Dersim Belediyesi’nde kayyım tarafından ‘personel giderlerinin yüzde 40 yasal sınırının üzerinde’ olması gerekçesiyle işten atılan dört işçi direnişe başladı. İşçiler işlerine geri dönmek, işçilerin işten atılmasına son verilmesi talepleriyle her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında Yer Altı Çarşısı üzerinde oturma eylemi yapacak. İşçiler, direniş yaptıkları alana ‘Emeğimize, işimize, geleceğimize sahip çıkacağız’ pankartı açtı.

    İşçilerin direnişine yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    “İŞİMİZ VE EMEĞİMİZ İÇİN DİRENECEĞİZ”

    İşten atılan işçiler adına açıklama yapan Ali Mükan, “Her gün saat 12:00 ile 14:00 arasında direnişimizi sürdüreceğiz. İşimiz ve emeğimiz için direneceğiz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO
    -Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

  • Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbeti sürüyor: Tutuklamalar son bulsun!- VİDEO

    Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbeti sürüyor: Tutuklamalar son bulsun!- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi önünde sürdürülen kayyım nöbetinde konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Demokratik talep ve tepkilerini dile getirenlere karşı keyfi gözaltı ve tutuklamalara derhal son verilmeli, tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

    Mersin’in Akdeniz İlçe Belediyesi’ne 14 Ocak’ta kayyım atanmasının ardından belediye önünde başlatılan nöbet devam ediyor. Belediyenin önünde sürdürülen nöbete kentte bulunan sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katılım sağladı. Nöbette, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir” pankartı açıldı.

    Burada yapılan basın açıklamasında Ekrem İmamoğlu ile diğer belediye başkanlarının tutuklanmasına, Şişli Belediyesi’ne kayyım atanmasına, İstanbul Barosu yönetiminin görevden alınması ve Eğitim Sen hakkında soruşturma başlatılmasına değinildi.

    “KAYYIM ANLAYIŞI TÜM TÜRKİYE İÇİN BİR TEHDİTTİR”

    Basın açıklamasını okuyan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, kayyım uygulamalarının demokratik toplum yapısı için büyük bir tehdit olduğunu belirterek, “Ekrem İmamoğlu’nun şahsında, halkın seçtiği temsilcilerin görevlerini özgürce yapabilmesi en temel demokratik haktır. Yerel yönetimlerin vesayet altına alınması tüm Türkiye’nin geleceğine yönelik bir tehdittir. Demokrasinin olmazsa olmazı, çoğunluğun iradesine saygı duymak ve azınlık haklarını korumaktır. Bu ilkeler ışığında, İstanbul’un ve tüm kentlerimizin, siyasi kaygılardan uzak, halkın ihtiyaçlarına odaklanan bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır” dedi.

    Dilek İmamoğlu’na yönelik cinsiyetçi söylemlere de değinen Bedriye Kuş, eril zihniyetin kayyımcı zihniyet ile aynı olduğunu vurgulayarak nefret söylemi dile getirenlerin yargılanmasını talep etti.

    “BAĞIMSIZ YARGIYA AÇIK BİR SALDIRI”

    İstanbul Barosu yönetimin görevden alınmasının bağımsız yargıya karşı açık bir saldırı niteliği taşıdığını ve kaydeden Bedriye Kuş, “İstanbul Barosu’nun demokratik iradeyle seçilmiş yönetimine yönelik bu müdahale girişimi, kayyım zihniyetinin hukuk alanına sıçradığının ve tüm demokratik kurumları vesayet altına alma hedefinin bir yansımasıdır.Bu süreç, yalnızca İstanbul Barosu’nu değil, tüm meslek örgütlerinin özerkliğini ve demokratik işleyişini tehdit etmektedir” diye konuştu.

    TALEPLER SIRALANDI

    Son olarak Eğitim Sen Merkez Yönetimine yönelik açılan soruşturmanın sendikal özgürlüklerin, akademik özerkliğin ve demokratik hakların hedef alındığı siyasi bir saldırı olduğunu belirten Bedriye Kuş, yaşanan tüm hukuksuzluklara son verilmesi için şu çağrıda bulundu:

    “Demokratik talep ve tepkilerini dile getirenlere karşı keyfi göz altı ve tutuklamalara derhal son verilmeli, bu nedenlerden dolayı tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır.

    Siyasi iktidarı, sendikal özgürlükleri baskı altına alma politikalarından derhal vazgeçmeye ve Eğitim Sen’e yönelik hukuk dışı soruşturmayı geri çekmeye davet ediyoruz.

    Yargıyı, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine bağlı kalarak bu siyasi operasyona alet olmamaya çağırıyoruz.

    Tüm eğitim emekçilerini, akademisyenleri, demokrasi güçlerini ve kamuoyunu, “sendikal mücadeleye ve örgütlü hak arayışına sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    Dersim’de kayyımın işten çıkardığı işçilerden eylem-VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediyesi’ne atanan kayyım tarafından işten çıkarılan işçiler basın açıklaması yaptı. Kayyımların irade gaspına ve işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceklerini ifade eden işçiler, “Haklarımızı alana kadar eylemde ve işçi düşmanı politikaların karşısında olacağız” diye belirttiler. 

    Kayyım atanan Dersim Belediyesi’nde çalışan dört işçi daha kayyım tarafından ‘personel giderleri’ gerekçe gösterilerek işten çıkarıldı. İşten çıkarılan işçiler ile DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası işten çıkarmalara karşı Yer Altı Çarşısı üzerinde basın açıklaması gerçekleştirdi. İşçilerin açıklamasına DEM Parti Dersim İl Örgütü, Emek Partisi Dersim İl Örgütü, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BUGÜNDEN SONRA SOKAKLARDA OLACAĞIZ”

    Açıklamada ilk sözü DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası Dersim Şube Başkanı Çetin Yolluk aldı. Yolluk, işçilerin işten çıkarılmasına sessiz kalmayacaklarını söyleyerek, “Tunceli Belediyesi’nde çalışan işçilerin işten çıkarılmasını doğru bulmadığımızı ve yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı belirtmek isteriz” ifadelerini kullandı.

    İşten atılan işçilerden Ali Mükan kayyım geldiğinden bu yana 16 işçinin işten çıkarıldığını belirterek, “İşçiler ekonomik krizle boğuşuyor. Evlerini geçindirmek zorunda. Elektrik, doğalgaz faturalarını ödemek zorunda. Kiralar 20 bin liraya kadar yükselmiş durumda. Bu yüzden insanlar kenti terk emek zorunda kalıyor. İşten atılan arkadaşlarımızın kimisi başka illere gittiler. İnsanları açlığa mahkûm ediyorlar. Bizler bugünden sonra sokaklarda olacağız. Ekmek kavgasında olacağız, sokakta hakkımızı arayacağız. İşçi arkadaşlarla burada olacağız” diye konuştu.

    “KENTİN KÜLTÜR TEMSİLCİLERİ İŞTEN ATILDI”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde tiyatro eğitmeni olarak görev yapan Yılmazcan Şare de “Bu dilin bu kültürün, anadili için yıllardır canla başla mücadele ediyorum. Onlarca öğrencimiz var. Bu gençler ümitlerini bize bağlamış durumdalar. Biz bütün yokluklara imkânsızlıklara rağmen, kendi tiyatromuzu kendimiz boyayarak, evimizden getirdiğimiz eşyaları ekleyerek, insanlarımızı, çocuklarımızı motive ederek yaptık işimizi. Bu kentin sanat temsilcilerinin işine son verdiniz. Bu mudur kentte huzuru sağlamak? Kayyum huzur gelecek diyordu. Huzur bu mu?” diyerek yaşanılan duruma tepki gösterdi.

    “ÖĞRENCİLERİMİN HAKKINI SAVUNACAĞIM”

    İşten atılan ve belediyenin Kültür Müdürlüğü’nde çalışan diğer bir işçi Zeynep Kılıç ise şunları dile getirdi:

    “Bugün gelinen noktada kültür ve sanatın, kayyum yönetimi için hiçbir şey ifade etmediği söylendi. Halkımızın vergileriyle, onların en doğal hakkı olan ücretsiz eğitim alma hakkını ellerinden aldılar. Bugün 84 kursiyerimle birlikte resmen kapı dışarı ettiler. Bunu kabul etmiyorum. Sonuna kadar öğrencilerimin ve kendimin hakkını savunacağım.”

    “KAYYIMIN İŞÇİ DÜŞMANLIĞINA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    İşine son verilen bir diğer işçi Hıdır Yıldız, kayyımın işçi düşmanlığına boyun eğmeyeceğini kaydederek, “Kayyımın işçilerin, emekçilerin alın terine göz koyacağını biliyorduk. Nitekim kayyum ilk geldiğinde 9 işçiyi sonra, 2 işçiyi şimdi de 4 arkadaşımızı daha işten attı. Onlarca arkadaşımız zorla emekli edildi. Bizler hak verilmez alınır zafer sokakta kazanılır diyoruz. Kayyumların bu irade gaspına, işçi düşmanlığına karşı boyun eğmeyeceğimizi mücadele edeceğimizi söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/DERSİM

  • Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO

    Kayyım Dersim’de 4 işçiyi daha işten çıkardı: Kayyım işçi düşmanlığı yapıyor!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de belediyeye atanan kayyım 4 işçiyi daha işten çıkardı. İşten çıkarılmasına tepki gösteren Hıdır Yıldız, “İş hakkımız elimizden alınıp, emeğimiz gasp ediliyor. Bizler buradan bir kere daha sesleniyoruz; kayyımın bu uygulamalarını kabul etmiyoruz ve sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu.

    Dersim Belediyesi’ne 22 Kasım 2024 tarihinde kayyım atanmıştı. Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yerine kayyım olarak atanan kentin valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, kayyım olarak atanmasının hemen ardından ilk icraatı işçileri işten çıkarmak oldu.

    Şimdiye kadar 11 işçiyi işten çıkaran kayyım, Hıdır Yıldız, Ali Mükan, Zeynep Kılıç ve Yılmaz Can Şare adlı 4 işçiyi daha işten çıkardı.

    İŞTEN ÇIKARILAN İŞÇİLERE VERİLEN BELGE

    Kayyım tarafından işçilere verilen belgede şu ifadeler yer aldı:

    “Belediye Başkanlık Makamının 21.03.2025 tarih ve 46562 Sayılı yazısına istinaden, Belediyemizin mali durumu ve personel giderlerinin % 40 yasal sınırın üzerinde olduğundan, ayrıca personel ihtiyaç durumu nedeniyle, İş aktiniz sonlandırılarak, işten çıkış işleminiz yapılmıştır. Gereğini bilgilerinize rica ederim.”

    “SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ”

    İşten atılan işçilerden Hıdır Yıldız iş akdinin feshedildiğini dair belgeyi almaya giderken belediyede açıklama yaptı. İşten çıkarmalara tepki gösteren Yıldız, “Kayyım belediyeye atandıktan sonra yaptığı ilk icraat belediye işçilerini işten çıkartmak oldu. Kayyım basına verdiği demeçte hiçbir işçinin hakkını gasp etmeyeceğini ifade etmişti ama yalan söylediği ortaya çıktı. Kayyım AKP-MHP iktidarı gibi işçi düşmanlığı yapmaya devam ediyor. İş hakkımız elimizden alınıp, emeğimiz gasp ediliyor. Bizden önce 11 arkadaşımız işten çıkartıldı, birçok kişiden zorla emekli edildi. Bizler buradan bir kere daha sesleniyoruz; kayyımın bu uygulamalarını kabul etmiyoruz ve sonuna kadar direneceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Dersim’de kayyım, 9 belediye işçisini işten çıkardı
    -Kayyım Dersim’de 2 işçiyi daha işten çıkardı

  • İmamoğlu görevden alındı, Şişli Belediyesi’ne kayyım atandı!

    İmamoğlu görevden alındı, Şişli Belediyesi’ne kayyım atandı!

    PİRHA- Tutuklanan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan görevden uzaklaştırılırken, Şişli Belediyesi’ne kayyım atandı.

    İçişleri Bakanlığı, ‘yolsuzluk’ suçlamasıyla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun görevden alındığını açıkladı. Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan da görevden uzaklaştırıldı. Aynı zamanda Şişli Belediyesi’ne Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, kayyım atandı.

    Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İMAMOĞLU,
    -Hukuka aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetmek,
    -Rüşvet Almak,
    -Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak,
    -Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçlarından İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/347 sorgu no sayılı kararına istinaden tutuklanmış;
    Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.
    2. İstanbul İli Beylikdüzü İlçe Belediye Başkanı Mehmet Murat ÇALIK,
    İrtikap ve Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma suçlarından İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/579 Sorgu sayılı kararına istinaden tutuklanmış; Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.
    3. İstanbul İli Şişli İlçe Belediye Başkanı Resul Emrah ŞAHAN,
    Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin 23.03.2025 tarihli ve 2025/348 Sorgu sayılı kararına istinaden tutuklanmış;
    Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırılmıştır.
    5393 sayılı Belediye Kanunun 45 ve 46’ncı maddeleri uyarınca Şişli Kaymakamı Cevdet Ertürkmen, İstanbul Valiliğince Şişli Belediye Başkan Vekili olarak görevlendirilmiştir.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbetinde Alevilere dönük katliam kınandı-VİDEO

    Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbetinde Alevilere dönük katliam kınandı-VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi önünde sürdürülen kayyım nöbetinde konuşan DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, Suriye’de yaşanan Alevi katliamını kınayarak, “Tüm dünyayı, nefret ve şiddetin değil, adalet ve barışın sesi olmaya davet ediyoruz” dedi.

    Mersin’in Akdeniz İlçe Belediyesi’ne 14 Ocak’ta kayyım atanmasının ardından belediye önünde başlatılan nöbet devam ediyor. Polis ablukası altındaki belediyenin önünde sürdürülen nöbete kentte bulunan sivil toplum kuruluşları, Mersin Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda yurttaş katılım sağladı. Nöbette, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir” pankartı açıldı.

    “AKDENİZ BELEDİYE’SİNİ BU HALKA GERİ TESLİM EDİN”

    İlk olarak söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, 10 Ocak’tan bugüne devam eden Akdeniz Belediyesi önündeki ablukaya işaret ederek, “Herhangi bir iddianame, mahkeme durumu söz konusu değil. Çünkü biliyoruz iddianame hazırlanacak herhangi bir suç söz konusu değildir. Tamamıyla uydurma dosyalarla arkadaşlarımız rehin tutuluyor. Hukuksuz bir şekilde gasp ettiğiniz Akdeniz Belediye’sini bu halka geri teslim edin. Belediye Eşbaşkanlarımız ve meclis üyelerimiz derhal serbest bırakılsın ve görevlerine geri dönsünler” dedi.

    “İNSANLIK, SURİYE’DE YAŞANAN TRAJEDİDEN DERS ALMALIDIR”

    Suriye’de yaşananları “soykırım olarak” nitelendiren Bedriye Kuş, “Masum insanların inançları veya kimlikleri nedeniyle hedef alınması, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve bu vahşet karşısında sessiz kalmak mümkün değildir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ve ilgili devletleri, bu katliamın faillerinin derhal tespit edilmesi ve adalet önüne çıkarılması için somut adımlar atmaya çağırıyoruz. Suriye’de 12 yıldır devam eden savaşın ancak kapsayıcı bir siyasi çözümle sona erebileceğini bir kez daha vurguluyoruz. Tüm tarafları diyaloğa davet ediyoruz. İnsanlık, Suriye’de yaşanan trajediden ders almalıdır. Tüm dünyayı, nefret ve şiddetin değil, adalet ve barışın sesi olmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    “BELEDİYEYİ HALKA İADE ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Ardından konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şube Eşbaşkanı Av. Gazi İnci, kayyım uygulamalarını “demokrasiye yapılmış en büyük darbe” olarak nitelendirdi. İnci, “Hem Akdeniz Belediyesi hem de diğer belediyeler nezdinden bu darbe devam ediyor. Sadece dışarıdan bakarak herhangi bir şekilde bir siyasi örgütlenmeye değil de doğrudan halka yapıldığını görebiliyoruz. 2 aydır bu belediye sadece bir siyasi partiye kapatılmadı, bu belediye halka karşı ablukaya alındı ve bu abluka 2 aydır devam ediyor. 2 aydır tutuklanan seçilmişlerimiz katıksız bir tecrit uygulanarak hapishanede tutuluyor. Bir tutuklu gibi değil, bir rehine gibi tutuluyorlar. Bu uygulamanın demokrasi ve barışla bağdaşmadığını görebiliyoruz. İktidarı bundan vazgeçmeye, seçilmişlerimiz hakkındaki asılsız isnatları ortadan kaldırmaya, itibarlarını iade etmeye, belediyeyi halka iade etmeye çağırıyoruz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de kayyım eylemi sürüyor: AKP’nin usulsüzlüklerini teşhir edeceğiz- VİDEO

    Mersin’de kayyım eylemi sürüyor: AKP’nin usulsüzlüklerini teşhir edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı düzenlenen nöbet eyleminde konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, AKP’nin yönetimindeyken Akdeniz Belediyesi’nde yapılan usulsüzlükleri teşhir edeceklerini duyurdu.

    Mersin’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Akdeniz İlçe Belediyesi’ne 14 Ocak’ta kayyım atanmasına karşı başlatılan nöbet eylemi devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk aydır abluka altındaki belediye binası önünde sürdürülen nöbette, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir” pankartı açıldı.

    NİZAR ESEN: BARIŞ KAYYIMLARLA GELMEZ

    Nöbette ilk olarak konuşan DEM Parti Akdeniz İlçe Eşbaşkanı Nizar Esen, AKP iktidarını, ülkenin kurumlarını kendi çıkarları için kullanmakla eleştirdi. Esen, “Talebimiz ısrarla barıştır, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır. Barışın yolu barikatlarla, kayyımlarla olmaz. Bu kayyım, barikatlar ülkedeki eşitsizliğin temel sebebidir. Bu ülkede eşitliğin, barışın yolu bu barikatları kaldırmaktan geçer. Sandığın başına oy kullanmaya giden herkes size lanet ediyor. Sizler, bu halkın içinde teşhir olmuş hırsızlarsınız. Talebimiz ısrarla barıştır, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır. Bu ülkedeki demokratik koşulların güçlenmesi ve siyasetin eşit şartlarda yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “YOLSUZLUKLARI TEŞHİR EDECEĞİZ”

    Ardından konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, belediye meclis üyelerinin ve eşbaşkanların başka cezaevlerine sürgün edildiğini söyledi. AKP yönetiminin Akdeniz Belediyesi’nde yaptığı yolsuzlukları ilerleyen günlerde açıklayacaklarını duyuran Bedriye Kuş, “Belediye eş başkanlarımızı, meclis üyelerimizi sürgün ettikleri yetmiyormuş gibi bulundukları cezaevlerinde tekli koğuşlarda tecrit altında tutuyorlar. Kayyımın yönlendirmesi ile eş başkanlarımız hakkında usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığına dair yalan beyanlar ve iftiralar yandaş basına servis edildi. Eğer bir yolsuzluk arıyorlarsa geçmiş döneme gidip baksınlar. Yolsuzluk ve usulsüzlüğün nasıl yapıldığını orada göreceklerdir. Buna ilişkin çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki günlerde 5 yıllık AKP döneminde nasıl yolsuzluklar yapıldığını kamuoyu ile paylaşacağız. Kayyımı ve kayyım zihniyetini teşhir etmeye devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun: Kayyım artık DEM Parti’nin sorunu olmaktan çıktı-VİDEO

    DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun: Kayyım artık DEM Parti’nin sorunu olmaktan çıktı-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti’nin seçimle  kazanmış olduğu belediyelere yönelik atanan kayyımların iktidarın güç kaybetmesinden kaynaklandığını ifade eden DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Kayyım politikası sadece Kürtlerin sorunu olmaktan çıktı, toplumsal bir soruna dönüştü” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde kazanmış olduğu birçok belediyeye kayyım atandı. İlk kayyım ataması DEM Parti’nin yüzde 49 oy oranıyla birinci geldiği Hakkari Belediyesi’ne yapıldı. İçişleri Bakanlığı en son Kars ilinin Kağızman Belediyesi’ne kayyım atadı. İktidar şu ana kadar DEM Parti’nin kazanmış olduğu 10 belediye CHP’nin de kazanmış olduğu 2 belediye kayyım atayarak toplamda 12 belediye kayyım atadı.

    AKP’nin tıpkı 2015 genel seçimlerinde olduğu gibi bugün de aynı şekilde oy kaybettiği için muhalefeti baskı altına almaya çalıştığını söyleyen DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Coşkun, “Artık kayyım DEM Parti’nin bir sorunu olmaktan çıktı, tüm Türkiye’deki siyasi partilerin sorunu haline gelmiştir. Bu artık bir demokrasi sorunudur, insanlık sorunudur, özgürlük sorunudur” açıklamasında bulundu.

    “KAYYIM POLİTİAKALARI OLDUĞU SÜRECE DEMOKRASİDEN BAHSEDEBİLİR MİYİZ?”

    Birçok defa kayyım atanmasına rağmen halkın tekrar DEM Parti’den yana oy kullandığını ancak iktidarın bu başarıyı hazmedemediğini belirten Coşkun, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:

    “HDP yerel seçimlerde belediyecilikte ciddi bir başarı elde etti. 2016 yılında da ilk defa AKP kayyım politikasını uygulamaya başladı. 2016 yılında sonraki yerel seçimlerde Kürt halkı kayyım politikalarına karşı oylarını HDP’ye vererek iktidara tepki verdi. Ancak 2019’dan sonra HDP’nin yaptığı bu başarıyı AKP yine kayyım politikasıyla yok etmeye çalıştı. 31 Mart yerel seçimlerde 2 defa kayyım atanmasına rağmen halk DEM Parti’yi seçerek partisine sahip çıktı. Biz yine söylüyoruz partimiz halktan yana, doğadan yana, kadından yana bir anlayışa sahip olduğu için toplum bu yönde oyunu kullandı. Bu kayyım politikalarıyla aslında AKP’nin Kürt halkına nasıl baktığını görmüş olduk. Bu kayyım politikaları olduğu sürece biz demokrasiden bahsedebilir miyiz? Tabi ki hayır.”

    “TÜM MUHAFELET SES ÇIKARMIŞ OLSAYDI BUGÜN AYNI SORUNLA KARŞILAŞMAZLARDI”

    2016’da kayyım atandığı dönemde muhalefetin yeterince etkili olmadığını belirten Coşkun, “Bu kayyım politikaları çok ciddi bir sorun haline geldi. Kayyım politikalarına 2016’dan bu yana tüm ülke, tüm muhalefet ses çıkarmış olsaydı bugün kendileri de aynı sorunla karşılaşmazdı. Bugün görüyoruz ki CHP’nin de bazı belediyelerine kayyım atanmış.  Artık kayyım DEM Parti’nin bir sorunu olmaktan çıktı tüm Türkiye’nin sorunu haline gelmiştir” şeklinde konuştu.

    İktidarın gündemi değiştirmek amacıyla kayyım atadığını ifade eden Coşkun, “AKP iktidarı son yıllarda uygulanan yanlış ekonomik politikalardan dolayı derin bir sıkışmışlığın içine girmiştir. Ülkede ekonomik krizin konuşulmaması için de gündemi değiştiriyorlar. Bu da kayyım politikalarının sık uygulanmasının nedenlerinden biri olarak önümüzde duruyor” ifadesinde bulundu.

    AKP, TEKRAR İKTİDARA GELEBİLMEK İÇİN MUHALİF KESİMLERİ BASKI ALTINA ALMAYA ÇALIŞIYOR

    Müzakare sürecinin, İmralı’dan çıkacak olası bir açıklamayla netliğe kavuşacağını belirten Coşkun, “Her iki taraf da masaya oturduğuna elini güçlendirecek hamleler yapacaktır. 2015’te de iktidarı tek başına alamayan AKP bir kaos ortamı yaratmış; ‘400 milletvekilini verin, bu sorun çözülsün’ demişti. Bugün yine aynı şekilde muhalefete, sendikalara ve birçok kuruma baskı kurarak kendi iktidarını devam ettirmeye çalışıyor ama bunun bu şekilde olmayacağı da ortadadır” diye kaydetti.

    “KAYBEDİLMİŞ TEK MÜCADELE TERK EDİLMİŞ OLAN MÜCADELEDİR; MÜCADELE EDECEĞİZ”

    İktidarın yargıyı yönlendirdiğini ve yargının bağımsız olmadığının altını çizen Coşkun, şu ifadeleri kullandı:

    “Türkiye’de uzun zamandan beridir hukukun ve demokrasinin işlenmediği bir süreci yaşıyoruz. Yargının da artık siyasileştiğini ve bağımsız olmadığını görüyoruz. Bu şekilde ülkeyi yönetmenin çok uzun şekilde sürdüreceğini düşünmüyoruz. İktidarın bu tür politikalarına karşı durmak ve mücadele etmek düşüyor. Bu sadece Kürtlerle olacak bir durum değil. Tüm muhalefet kesiminin biraraya gelip bu iktidara dur demesi gerekiyor. Sonuç olarak mücadele edeceğiz. Biz biliyoruz ki kaybedilmiş tek mücadele terk edilmiş olan mücadeledir. Bu ülkeye demokrasiyi ve hukuku getireceğiz.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Mersin’de kayyımlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı ses çıkarıldı- VİDEO

    Mersin’de kayyımlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı ses çıkarıldı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, iktidarın gözaltı ve tutuklamalarla Kent Uzlaşısı ile HDK’yi kriminalize etmeye çalıştığını, yargı eliyle toplumsal muhalefeti bastırmak istediğini ve kayyım uygulamalarıyla halkın sesinin kısmak istendiğinin altını çizdi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 18 Şubat’ta, İstanbul merkezli soruşturma kapsamında 30 kişinin tutuklanması, 20 kişinin de ev hapsi alması ve Kars’ın Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı.

    Platform adına basın metnini okuyan Kemal Göçmen, adalet mücadelesi veren herkese karşı baskıların hız kesmeden devam ettiğini vurguladı.

    “BASKILARLA TOPLUMU SUSTURAMAZSINIZ”

    Kemal Göçmen son on gün içerisindeki gözaltı, tutuklamalar ve kayyımlara ilişkin şunları söyledi:

    “İstanbul’da CHP Belediyelerine yapılan operasyonlarda sadece ‘kent uzlaşısı’ nın adayları olarak seçilen belediye meclis üyeleri ve başkan yardımcıları dahil olmak üzere 10 kişi tutuklandı. Aynı gün Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan’ı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi ve belediyeye kayyım atandı. Antep OSB İşçilerinin direnişi Antep Valiliğinin 15 günlük eylem yasağıyla engellenmeye çalışıldı. BİRTEK-SEN Genel Başkan’ı Mehmet Türkmen Antep OSB İşçi Direnişlerinin bir parçası olduğu için tutuklandı. Tatvan Belediyesi Eş Başkanı Mümin Erol gözaltına alınıp, ifade işlemini ardından serbest bırakıldı. Yine Van’da irade gaspına karşı direndiği için gözaltına alınan 20 kişi tutuklandı. Eylemleri gerekçesiyle tutuklanan Ayşe Barım tahliye edilmesine rağmen yapılan itirazla tutukluluğuna devam kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 18.02.2025 tarihinde gözaltına alınanlara dönük başlattığı soruşturmada aralarında gazeteci, sendikacı, sanatçı, ve siyasetçinin bulunduğu 50 arkadaşımız 21 Şubat Cuma günü adliyeye sevk etti 30 kişi haksız, hukuksuz bir biçimde tutuklandı, 13 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geçen hafta sonu Kağızman Belediye Eş Başkanı Mehmet Alkan’ın hapis cezasına çarptırılması sonrası kayyım atandı. 21 Şubat Cuma günü adliyeye sevk etti 30 kişi haksız, hukuksuz bir biçimde tutuklandı, 13 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltılar ile, kayyımlarla, baskılarla toplumu susturamazsınız!”

    “KAYYIM HALKA KARŞI BİR SAVAŞ İLANIDIR”

    Kars’ın Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, iktidarın kayyım uygulamaları ile halkın seçme ve seçilme iradesine karşı savaş başlattığını dile getirdi. Geçmişte de halkın iradesinin çiğnendiğini hatırlatan Bedriye Kuş, “Bu halk kendi iradesiyle, kendi seçtiği temsilcileriyle her zaman direnmiştir. Bu saldırılar karşısında asla geri adım atmayacağız. Kayyım uygulamaları, halkın iradesine karşı aleni bir savaş ilanıdır. Bizler her koşulda direneceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Kağızman Belediyesi’ne kayyım atandı

    Kağızman Belediyesi’ne kayyım atandı

    PİRHA- DEM Parti’li Kağızman Belediyesi’ne kayyım atandı. Belediye Eşbaşkanı Mehmet Alkan’a yargılandığı davada 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti. Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bu haksızlığı, adaletsizliği ve onursuzluğu asla kabul etmeyeceğiz! Kayyumlar; hukuksuzluk, yolsuzluk ve talandır. Ama unutmasınlar, onlar gidecek, biz kalacağız! Halkın iradesi kazanacak!” dedi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Mehmet Alkan’ın yerine Kağızman Kaymakamı Okan Daştan’ın kayyım olarak atandığını belirtti.

    “ONLAR GİDECEK, BİZ KALACAĞIZ!”

    Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, şunları ifade etti:

    “31 Mart’ta, tüm sandık hilelerine rağmen kazandığımız belediyeleri hazmedemeyen AKP iktidarı, üç dönemdir sürdürdüğü kayyum politikasından vazgeçmiyor. Halkın iradesini yok sayarak bir utanca imza atanlar, şimdi de Kağızman Belediyemize kayyum atadı. Kayyum düzeni adeta bir mizansen gibi işliyor. Yargı, İçişleri Bakanlığı ve kolluk güçleri, bir merkezden düğmeye basılmış gibi eş zamanlı harekete geçiyor. Daha duruşma bile başlamadan belediye binası abluka altına alınıyor, kayyum bina önünde hazır bekliyor. Vali ise Kars’ta 10 günlük eylem yasağı ilan ediyor. 12 Eylül’ü, OHAL süreçlerini ve darbe dönemlerini aratmayan bu uygulamalarla Kağızman halkının iradesine açıkça el konuluyor; ilçeye giriş çıkışlar dahi yasaklanıyor. Bu haksızlığı, adaletsizliği ve onursuzluğu asla kabul etmeyeceğiz! Kayyumlar; hukuksuzluk, yolsuzluk ve talandır. Ama unutmasınlar, onlar gidecek, biz kalacağız! Halkın iradesi kazanacak!”

    “KAYYUM DÜZENİ ÇÖKECEK, HALK KAZANACAK”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kars’ın Kağızman ilçesinde belediyenin gasp edilerek kayyum atanmasına ilişkin şunları belirtti:

    “Halkın iradesinden korkanlar yine devrede. Kars Kağızman Belediyesine atanan kayyum, AKP iktidarının halkın seçme ve seçilme hakkına karşı açtığı savaştır. Belediyelerimiz halka hizmet ettiği, yolsuzluk düzenini bozduğu için hedef alınıyor. Ancak kayyum gasplarını ne biz ne de halkımız kabul edecek. Demokrasiye, halkın iradesine, seçilmiş belediye eş başkanlarımıza yapılan bu darbeyi asla tanımıyoruz. Kayyum düzeni çökecek, halk kazanacak.”

    DEM Parti Grup Başkanvekili ve Kars Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de sosyal medya hesabından tepki göstererek, “Seçimi yok sayan,halkın iradesini yok sayan bu rejim elbette yenilecektir. Kağızman belediyemizi de kayyım atanan diğer belediyelerimizi geri alacağız. Kayyımcı düzen yıkılacak halkın iradesi kazanacak” dedi.

    “KAYYUM ZORBALIĞINI REDDEDİYORUZ”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, kayyım kararına sanal medya hesabından tepki göstererek, şunları belirtti: “31 Mart seçimlerinin üzerinden 1 yıl bile geçmeden iktidar, seçimlerde kazanamadığı 12 belediyeye masa başı oyunlarıyla el koydu. Kağızman Belediyesi’ne kayyum atamak, Kağızmanlıların iradesine ve demokrasiye vurulan bir darbedir. Bu hukuksuzluğu, demokrasi düşmanlığını, kayyum zorbalığını reddediyoruz.”

    DEM PARTİ: KAYYUM DÜZENİ ÇÖKECEK

    Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren DEM Parti, “Demokrasiye, halkın iradesine, seçilmiş belediye eş başkanlarımıza yapılan bu darbeyi asla tanımıyoruz. Kayyum düzeni çökecek, halk kazanacak” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Anti-demokratik uygulamalara karşı ortak mücadeleyi büyütelim-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu: Anti-demokratik uygulamalara karşı ortak mücadeleyi büyütelim-VİDEO

    PİRHA-Son zamanlarda artan gözaltılar, tutuklamalar ve kayyımlara tepki göstermek için Dersim’de açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada, “Kayyum politikalarına, sendikal baskılara, basın üzerindeki sansüre ve tüm anti-demokratik uygulamalara karşı ortak mücadeleyi büyütelim” denildi.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, AKP iktidarının son zamanlarda artan gözaltılar, tutuklamalar ve kayyımlara tepki göstermek için Yeraltı Çarşısı üstünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Kayyumlara, yasaklara ve tutuklamalara asla boyun eğmeyeceğiz’ pankartı açıldı. Açıklamayı platform adına Emek Partisi Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    “TEK ADAM İKTİDARI TOPLUMSAL MUHALEFETİ BASTIRMAYA ÇALIŞIYOR”

    Baskı rejiminin derinleştiği bir sürecin içinden geçtiklerini belirten Ergin Tekin, “Tek adam iktidarı toplumsal muhalefeti bastırma, yerel yönetimleri etkisiz hale getirme ve emek hareketlerini yok etme amacıyla devlet aygıtını bir baskı mekanizmasına dönüştürmüştür. Son günlerde yaşanan gelişmeler, bu sürecin rastlantısal ya da geçici değil, aksine kurumsallaşmış bir otoriterleşme rejiminin inşasına yönelik olduğunu göstermektedir. İstanbul’da sosyalist siyasetçilere, sanatçılara ve gazetecilere yönelik gerçekleştirilen, 52 kişinin gözaltına alınmasıyla başlayıp giderek büyüyen operasyonlar, iktidarın toplumsal muhalefeti bastırma stratejisinin bir parçasıdır. Saldırılar, yalnızca bireysel gözaltılarla sınırlı kalmamakta, aksine halkın kolektif hafızasını, kültürel direnişini ve örgütlü mücadele geleneğini hedef almaktadır” diye belirtti.

    “HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ İLKESİ YERİNİ İKTİDARIN KEYFİYET REJİMİNE BIRAKTI”

    Son zamanlarda yaşananlarla birlikte Türkiye’nin hukuk devleti olmaktan tümüyle çıktığını gösterdiğini vurgulayan Tekin, “Hukukun üstünlüğü ilkesi yerini iktidar lehine işleyen bir keyfiyet rejimine bırakmış, yasalar yalnızca baskıyı meşrulaştırmanın araçları haline getirilmiştir. Ancak unutmamak gerekir ki, zorbalığın ve baskının artması, iktidarın güçlendiğini değil, aksine zayıfladığını ve çaresizleştiğini göstermektedir. Toplumun geniş kesimlerinin iradesini yok sayan, demokratik mekanizmaları felç eden, emek hareketlerini baskı altına alan ve muhalif tüm sesleri susturmaya çalışan bir iktidar, ancak kendi sonunu hızlandırmaktadır. Tarih göstermektedir ki, otoriter rejimler en zayıf oldukları anlarda en sert baskı politikalarına yönelirler. Ancak zorbalıkla ayakta durmaya çalışan her yönetim, eninde sonunda halkın örgütlü mücadelesi karşısında çökmeye mahkûmdur” dedi.

    “BASKININ OLDUĞU HER YERDE DİRENİŞ TALEBİ YÜKSELECEKTİR”

    Ülkenin içinde bulunduğu karanlık sürecin sadece emek, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin büyümesiyle aşılabileceğini dile getiren Tekin, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Baskının olduğu her yerde direniş, zorbalığın olduğu her yerde özgürlük talebi yükselecektir. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak, ülkenin dört bir yanında yükselen baskılara karşı emekçileri, halkları, kadınları, gençleri ve tüm ezilenleri bu zulme karşı mücadeleye çağırıyoruz. Kayyum politikalarına, sendikal baskılara, basın üzerindeki sansüre ve tüm anti-demokratik uygulamalara karşı ortak mücadeleyi büyütelim. Mücadeleyi yükseltmeye, dayanışmayı büyütmeye ve direnişi sürdürmeye kararlıyız.”

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti Güven Park’ta kayyımlara karşı açıklama yaptı: Kayyımcı anlayış barışa sabotajdır-VİDEO

    DEM Parti Güven Park’ta kayyımlara karşı açıklama yaptı: Kayyımcı anlayış barışa sabotajdır-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın katılımıyla, Ankara Güven Park’ta atanan kayyımlara karşı basın açıklaması yapıldı. Tülay Hatimoğulları, iktidar barışı provoke etmeye çalışsa da DEM Parti olarak barış mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini ifade ederken, Tuncer Bakırhan’da, “Kayyımcı anlayış barışa sabotajdır” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanların Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile belediye eşbaşkanları, meclis üyeleri, görevden alınan eş başkanları, milletvekilleri ve partililer, kayyım atamasına tepki göstermek amacıyla Güven Park’ta eylem yaptı.

    “BARIŞ DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Eylemde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kayyım sistemi olarak tanımlayarak, halkın seçme seçilme hakkının elinden alındığını ifade etti.

    “BU BİR İŞKENCEDİR”

    Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atanmasının tarihi olarak 15 Şubat seçilmesinin iktidarın rövanşist anlayışının sonucu olduğunu belirten Tülay Hatimoğulları, “Kayyımcı anlayış bir darbeci zihniyetinin sonucunun yanında maddi kaynakların üzerine çökmektir. Kayyımlar bir ton borçla bıraktı. Belediye Eş Başkanları bu borçları azaltmak için faaliyet yürüttüler. Kürdü asli yurttaş olarak görmüyorsunuz. Hizmet yürütülecek yurttaşlar olarak görmüyorlar. Bu bir işkencedir” dedi.

    Kayyım rejimini batıya taşındığını aktaran Tülay Hatimoğulları, “Bizler Türkiye’nin her yerinde kentin bütün dinamikleri ile, halklarımız ile demokrasi mücadelesi vereceğiz. Bizlere karşı gerçekleşen kayyımlarla, tutuklamalarla tarih boyunca geri adım atmadık” diye konuştu.

    Kent Uzlaşısı’nın yargı eliyle suç sayılmaya çalışıldığını vurgulayan Tülay Hatimoğulları, “Halkların uzlaşısına ket vuramazsınız. HDK’ye yapılan operasyonu asla kabul etmiyoruz. Gözaltına alınan arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın. Bu iktidar barışı provoke etmeye çalışsa da biz DEM Parti olarak barış mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Barış demeye hep beraber devam edeceğiz” diye belirtti.

    “TÜRKİYE HALKLARINA SORUYORUZ KİM BARIŞTAN YANA?”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, kayyım atamaya sebep olanlara seslerini duyurmak için Ankara’da olduklarını dile getirerek, ” Kayyım hırsızlıktır. İktidarı uyarıyoruz; hırsızlıktan vazgeçin. Vazgeçmezseniz tabela partisi olacaksınız. Biz barıştan, halkın iradesinden yanayız. İktidarın masasında Kürt inkarı, asimilasyonu var. Biz çözüm konuşurken, iktidar kayyımı konuşuyormuş. Şimdi Türkiye halklarına soruyoruz kim barıştan yana? Seçilmişlerimizle birlikte çözüme davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “KAYYIM TÜRKİYE’NİN SORUNUDUR”

    Tuncer Bakırhan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türkiye halkları bu haksızlığa ses çıkarmalıdır. Bu kayyımcı karanlık anlayışın son bulmasını istiyoruz. Bir denklem oluşturulmuş, bu denklemde Kürtler yok, Aleviler yok, halklar yok. Kayyım sadece Kürtlere değil herkesedir. Bu siyasal darbe yapan anlayışa karşı hep birlikte mücadele edilmelidir. Kayyım Türkiye’nin sorunudur. Kayyımcı anlayış barışa sabotajdır. Masanıza artık barışı koyun. Sizin bu suskunluğunuzun cevabı kayyım mıdır? Bunu mu anlamalıyız. Bu iktidara rağmen onurlu bir barışı getirmek için seçilmiş arkadaşlarımız ile elimizden gerekeni yapacağız. Dayanışma içinde olursak bu kayyımcı anlayışından kurtulacağız.”

    Konuşmaların ardından seçilmişler Güven Park’ta halay çekip, kayyımlara karşı slogan atarken, daha sonra Meclis’e yürüdü.

    Ayrıntılar gelecek…

    PİRHA/ANKARA

  • Kayyım Dersim’de 2 işçiyi daha işten çıkardı

    Kayyım Dersim’de 2 işçiyi daha işten çıkardı

    PİRHA- Dersim’de belediyeye atanan kayyım 2 işçiyi daha işten çıkardı.

    Dersim Belediyesi’ne 22 Kasım 2024 tarihinde kayyım atanmıştı. Belediye Eş Başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’ın yerine kayyım olarak atanan  kentin valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, kayyım olarak  atanmasının hemen ardından ilk icraatı işçileri işten çıkarmak oldu.

    31 Aralık 2024 tarihinde 9 işçiyi işten çıkaran kayyım Evrim Konak ve Delali Kıt adlı 2 işçiyi daha işten çıkardı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • CHP Genel Başkanı Özel: Hiçbir darbeye teslim olmadık, olmayacağız-VİDEO

    CHP Genel Başkanı Özel: Hiçbir darbeye teslim olmadık, olmayacağız-VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediyelere kayyım atamalarına tepki göstererek “11 ayda iki tanesi CHP belediyesi olan 11 belediyeye kayyum atandı. CHP bu hukuksuzluğa karşı çıkmaya devam ediyor. Türkiye’de yaşanan ve yaşatılan süreç bir sivil darbe girişimidir” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, grup toplantısında konuştu.

    “ESKİNİN ORTA DİREĞİ ARTIK YOKSUL”

    Memlekette geliri gerilemeyen, fakirleşmeyen kimse kalmadığının altını çizen Özel, “Eskinin orta direği artık yoksul, eskinin yoksulları ise derin yoksulluğun pençeleri arasında can çekişiyorlar. Bu ekonomik buhranda emekliler, asgari ücretliler kadar mağdur olan kesimlerin başında öğrenciler de geliyor. Yapılan bilimsel bir çalışmada Eylül 2024’te üniversite öğrencisinin aylık yaşam maliyetinin 22 bin 900 lira olduğunu gösteriyor. Eylül’den bugüne resmi enflasyon rakamı işlendiğinde bu rakam 25 bin liraya çıkıyor. Üç öğün beslenme ve barınma giderlerinin bir asgari ücreti geçtiği bir ülkede yaşıyoruz. Son yıl okulunu donduran üniversite öğrencilerinin sayısı pandemide donduranların üzerine çıkmış durumda. 2023’te 74 bin, 2024’te 56 bin üniversite öğrencisi okulunu dondurdu. Burada bir yoksulluk pandemisi ile karşı karşıyayız. Konu o kadar hazindir ki 2022 yılında evladını üniversitede okutacak kudreti kendisinde gören 74 bin aile evladına mahcup olmuş, evladının boynunu bükmüş ve memlekete geri dönmüştür. Aynı rakam 2024’te de 56 bin olarak gerçekleşmiştir” dedi.

    “EMEKLİYE 14 BİN 500 LİRA İLE GEÇİNİN DİYORLAR”

    CHP Lideri Özel, Diyanet’in yaptığı fitre açıklaması üzerinden şunları söyledi:

    “Bugün Cumhuriyet altını Anadolu’nun dört bir yanında 23 bin 470 lira, asgari ücret bunun altında. 74 yıldır ilk kez asgari ücreti bir altın alamaz hale getiren Erdoğan’ı ona oy veren ve altın hesabını herkesten iyi bilen Ayşe teyzemle Mehmet amcama şikayet ediyorum. Televizyonlarda izlerken çok üzüldüğüm görüntüler var. ‘Durumunuz nasıl’ diyorlar ‘geçinemiyorum’ diyorlar. Sonra dönüp ‘fitre, sadaka kabul ediyor musunuz’ diyorlar çoğunun da çok gururuna dokunuyor. Çok kötü görüntüler, buğulanan gözler görmeye dayanamıyoruz ama bu soru şu yüzden yöneltiliyor; Diyanet İşleri’nin geçen yıl 130 lira olan fitreyi 180 liraya yükseltmesi ve sorulan soru üzerine asgari ücretlinin ve emeklinin de fitre kabul edebileceklerinin söylenmesiydi. Bu maaşa emekliyi mahkum edene de bu soruyla emekliyi muhatap edene de yazıklar olsun.

    GAZETECİLER SİNDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    Bugün aralarında dört gazetecinin de olduğu 52 kişi yeni bir şafak operasyonuyla sindirilmeye çalışılıyor. Bir yandan bakıyorsunuz çok farklı siyasi partilerin genel başkanları, yöneticileri bakıyorsunuz Erdoğan’ı defalarca yenmiş İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve belediye başkanları, meclis üyeleri, bir tarafta muhalif olan tüm gazeteciler bir tarafta sendikacılar, onun yanında TÜSİAD, onun yanında… Herkes birden bu iktidarın baskısının altında ve sopasının hedefinde. Şu kadarını özetleyeyim ya neler oluyor diye bakan ve bu olan bitene biraz uzaktan bakan vatandaşımıza şunu söylemek isterim. Bir Afrika atasözü var. Diyor ki ‘Eğer ormandan aslan, zebra, ceylan, sırtlan hep birlikte aynı yöne kaçıyorlarsa orman yanıyor demektir’. Ormanı yakıyorlar, memleketimizi yakıyorlar, hepimizi yakıyorlar, hep birlikte sahip çıkmak zorundayız

    REZERV SORUNU

    Hatay’ın rezerv alan sorunu bütün farklı illerde de yaşanmaya başladı, yaşanıyor. Bu sefer de Malatya Yeşilyurt ilçesinde bir rezerv alan kriziyle karşı karşıyayız. Bilimsel olarak değerlendirmelerin subjektif kriterlerle, hele hele değerli yerleri ‘Bu garibanların burada işi ne, onları alalım, şuralara taşıyalım, buraları farklı değerlendirelim’ yaklaşımının Hatay’da aldığı itiraz, çeşitli şehirlerden yükseliyor. Bu konudaki takibimizi ve dikkatimizi sürdürdüğümüzü ifade etmek isterim.

    11 AYDA İKİ TANESİ CHP BELEDİYESİ OLAN 11 BELEDİYEYE KAYYUM ATANDI

    Hukukun olmaması alarmla değil kötü haber telefonlarıyla uyanmak artık muhalefetin tümünün ana gündemi yaşantısının bir parçası. En son Van Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atandı. Bugün sabahleyin EMEP’in çok sayıda mensubu bir gerekçeyle bugün kapılarına polis dayandı. Kayyum olarak atanan valiler halkın iradesini yok sayarken buna demokratik itirazlar şiddetle ve gözaltılarla cezalandırılıyor. 11 ayda iki tanesi CHP belediyesi olan 11 belediyeye kayyum atandı. CHP bu hukuksuzluğa karşı çıkmaya devam ediyor. Adı Zafer Partisi de olsa CHP de olsa taban tabana zıt siyasetler de olsa bu iktidarın karşısında muhalefete düşen şudur ki kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Herkes birden bu iktidarın baskının altında ve sopasının hedefinde.

    BİZ BU DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ

    O süreç hep birlikte cumhurbaşkanı adayımızı belirlemeye yönelik aldığımız karar. Onların istediği gündeme değil seçime ve iktidara odaklanacağız. Bugün sistematik bir şekilde yönettiğiniz bir darbe ittifakını görmüyor değiliz o darbe ittifakı bugünkü cumhurbaşkanına değil bir sonraki cumhurbaşkanına darbe yapmaya çalışmaktadır. Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanını darbe yoluyla ekarte etmeye çalışanlara karşı dimdik ayaktayız. Biz bu darbeye teslim olmayız. Ön seçim yapmayalım diye partimizin yönetimine göz dikenlere teslim olmayız. Bu partiyi böldürtmeyiz hep beraber yürüyoruz iktidarı alacağız.”

    PİRHA/ANKARA