Etiket: kemal bülbül

  • ‘Mahsuni Baba tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır‘ VİDEO

    ‘Mahsuni Baba tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır‘ VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği’ne bağlı Cemevi, Mayıs ayında idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif’i anma etkinliği düzenledi.

    Haberin Videosu



    Cemevi salonunda başkan Mehmet Bozkurt’un misafirleri selamlaması ile başlayan panelde Mayıs ayında idam edilen üç fidan ve ölüm yıldönümünde Mahsuni Şerif, cemevi kadın korosunun seslendirdiği türküler ve deyişlerlerle anıldı.

    Birçok Alevi kurum temsilcisi ve yurttaşların katıldığı panelde Mahsuni Şerif, Deniz Gezmiş ve bir devrimci önderin resimlerinin olduğu slayt gösterimi büyük ilgi topladı. Panele konuşmacı olarak katılan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği önceki dönem başkanlarından Kemal Bülbül, “ Mahsuni Baba deyişleri ve nefesleriyle tüm kültürlerin, Türkiye halklarının toplamıdır“ dedi.

    MAHSUNİ BABA HAK VE HAKİKAT AŞIĞIDIR

    Sözlerini hakikat yolunda yaşamını yitirenleri anarak başlayan ve Mahsuni Şerif’in Türkiye halklarına eşit bir nazarda bakmayı kendine ilke edindiğini belirten Kemal Bülbül, “Mahsuni Baba için ozan diyorlar. Ozan tanımı Alevi dilinde yoktur. Mahsuni Baba hakkın ve hakikatın aşığıdır. Söylediği türkülerde, deyiş ve neferslerde bunu çok açık görüyoruz. Davut Sulari’nin sesinden, Aşık Veysel’in gözleri görmemesine rağmen hakikati olan vakıflığından ve Pir Sultan’ın çağlar ötesinden hakikatçi olmasından etkilendiğini söylemiştir“ diye dile getirdi.

    DENİZ GEZMİŞ’E YAZDIĞI TÜRKÜ MAHKEMELİKTİR

    Mahsuni Şerif’i yetiştiren durumların içerisinde bulunduğu sosyal, kültürel, coğrafik ve ekonomik koşulların olduğunu söyleyen Bülbül, şunları ifade etti:

    “Bir aşık ve sadığı, bir halk önderini, içerisinde bulunduğu koşullar yetiştirir. 1970’li yıllarda Deniz Gezmiş’ler için idam cezası verildiğinde o dönemin Başbakanı Nihat Erim için, ‘Erim Erim Eriyesin‘ şeklinde bir türkü seslendirmiş ve bunun için mahkemelere düşmüştür. Başbakan Nihat Erim bir aşığın politikacı veya başbakan hakkında türkü besteleyebileceğini, söyleyebileceğini ifade etmiş ancak o şekilde ceza almaktan kurtulmuştur.”

    ELBİSTAN KONSERİNDE KATLİAM YAPILMAK İSTENDİ

    Mahsuni Şerif’in birçok sefer kovuşturmalara, gözaltılara, hapislere, işkencelere maruz kaldığı belirten Bülbül,”Cumhuriyet tarihinde Alevi katliamlarından bir tanesi Mahsuni Baba’nın Elbistan konserinden gerçekleştirilmek istenmiştir. Mahsuni Baba 1967 yılında Elbistan’da bir konser verecektir. Bir ırkçı, güruh konsere saldırır ve Mahsuni Babayı bir köye kaçırırlar ve orada dinleyen seyirciler üzerinden bir Madımak provası yapılır.” diye vurguladı.

    FAŞİZMİN DORUĞA ÇIKTI YERDE ORTAK MÜCADELE

    Farklı halklar, inançlar, diller ve renklerin eşit görülmesi gerektiğine dikkat çeken Bülbül,”Herkes kendini nasıl ifade ediyorda Çingeneler, Ermeniler, Lazlar ve Kürtleri kardeş bileceğiz. Hepsi ile birlikte eşitliği, özgürlüğü, beraberliği ortak Türkiye için mücadele edeceğiz. Hem bugünlerde, hemde iktidarın kendini böylesine dayattığı, ırkçılık ve faşizmi böylesine doruğa çıkardığı bir dönemde daha fazla mücadele edeceğiz” dedi.
    Panel İzmir Müzisyenler Derneği’nin müzisyenlerin seslendirdiği parçalar ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

      

  • İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevinden Üç Fidan ve Mahsuni anması

    İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevinden Üç Fidan ve Mahsuni anması

    İzmir Alevi Kültür Derneği Cemevi, 6 Mayıs’ta idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan ve 17 Mayıs’ta ölüm yıldönümü olan Ozan Mahsuni Şerif’i anma etkinliği düzenliyor.

    Cemevinde 13 Mayıs’ta gerçekleşecek olan anma ve konferans etkinliğine panelist olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) önceki dönem başkanların Yazar Kemal Bülbül’ün yanı sıra İzmir Müzisyenler Derneği’nden Grup Günebakan ve Cemevi Kadın Korosu Mahsuni ezgileri ile katılacak.

    Anma ve konferans tarihi şöyle;

    Tarih: 13/05/2017

    Saat: 18:00

    Yer:İzmir Alevi Kültür Derneği / Yamanlar Cemevi

  • Kemal Bülbül: Çox da talaşımızdaydı haaa….!’

    Kemal Bülbül: Çox da talaşımızdaydı haaa….!’

    PİRHA-TRT’nin Alevi sanatçılar başta olmak üzere muhalif sanatçılara uyguladığı sansürü devam ediyor. Mazlum Çimen ve KHK ile kapatılan TV10’da Koçgiri programını sunan sanatçı Cihan Çelik’ten sonra Alevi yazar Kemal Bülbül’den de tepki geldi.

    TRT’nin Alevi sanatçılar başta olmak üzere muhalif sanatçılara uyguladığı sansürü sürüyor. Sabahat Akkiraz ve Cihan Çelik’ten sonra Erdal Erzincan’a da yasak konulmasına Alevilerden tepki gelmeye devam ediyor. TRT’nin Erdal Erzincan’a referandumda ‘Hayır’ dediği için uyguladığı yasağa Alevi yazar ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği eski Genel Başkanı Kemal Bülbül sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla tepki gösterdi.

    Kemal Bülbül facebook hesabından şu paylaşımı yaptı:

     

     

  • Alevi pirlerinden referandum açıklaması-VİDEO

    Alevi pirlerinden referandum açıklaması-VİDEO

    PİRHA-Adıyaman’da ortak açıklama yapan Alevi pirleri ve dernekleri birlik, beraberlik ve eşit yurttaşlık mesajları vererek referandumda ‘Hayır’ diyeceklerini belirttiler. Açıklamada, Pirler Ali Büyükşahin, Garip Bozkurt ve yazar Kemal Bülbül birer konuşma yaptılar. 

    Referanduma sayılı günler kala ‘Hayır’ cephesinde bir araya gelerek Türkiye’nin çeşitli kentlerinde ortak açıklama yapan Aleviler Adıyaman’da da biraraya gelerek ortak açıklama yaptı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube binasında yapılan basın toplantısına, Üryan Xızır Ocağı Piri Ali Büyükşahin, Hacı Kureyş Ocağı Piri Garip Bozkurt, Mehmet Ali Tutal, Ağuçan Ocağı piri Hüseyin Güzel, Pir Mahmut Dolaş, PSAKD, DAD, HBVAKV, AKD Adıyaman şube başkanları yanı sıra PSAKD 12.Dönem Genel Başkanı Kemal Bülbül katıldı.

    Ali Büyükşahin

    İnsanların ve toplumun huzur içinde olabilmesi için bizler için en büyük amaçtır, ifadelerini kullanan Üryan Hızır ocağı piri Ali Büyükşahin, “Sadece Türkiye’de değil bütün dünyada demokrasinin laikliğin ve eşitliğin yerleşmesi, insanların huzur içinde olması bizim için büyük bir amaçtır. Tüm insanlığın ve toplulukların birbiriyle sevgi içinde ve hoşgörü içinde olması için herkesin bu gayretin içinde olması gerekiyor. Demokrasinin yerleştiği yerlerde insana saygı ve hoşgörü vardır. Biz istiyoruz ki ülkemizde ve Dünyada demokrasinin gerekenleri yapılsın savaşlar olmasın inşalar ölmesin” dedi.

    “Egemen güçlerin oyununa gelmemek için gayret göstermeliyiz” diyen Büyükşahin,  şunları kaydetti:

    “Bugün ortadoğuda İslam ülkelerini gözönüne getirdiğimizde hiçbir coğrafyada huzur ve mutluluk yok. Bu neden oluyor? Demek ki birileri bizleri kendi çıkarlarına göre kullanmaya çalışıyor. Ama biz de o egemen güçlerin oyununa gelmeyelim ve onların taşeronu olmayalım. Hep birlikte bu topraklara demokrasinin yerleşmesi için mücadele edelim, çalışalım. Din, dil, ırk ayrımı gözetmeden bütün insanlığı sevgi ile kucaklayalım. Bu kanın durması ve barışın sağlanması için çalışalım.” 

    Garip Bozkurt

    Referandum sürecine vurgu yapan Kureyşan Ocağı Piri Garip Bozkurt da, “Ben bir Kureyşan Ocağı evladı olarak uzun süre taliplerimizle yaptığımız görüşmeler sonucu 16 Nisan’da yapılacak referandum süreci ile ilgili bir söz söylememiz gerekiyordu. Kureyşan Ocağı Piri olarak taliplerimiz adına şunları söylemek istiyorum: Getirilmek istenen Anayasanın demokratik olmadığını aksine anti demokratik olduğunu düşünüyorum. Bu hazırlanan Anayasanın toplumların sorunları konusunda cevap olamayacağını, barış ve huzur getireceğini düşünmüyoruz. O yüzden birilerinin elini yüreğini bedenini taşın altına koyması gerektiğini düşünüyoruz. Başta Aleviler olmak üzere toplumun sorunları noktasında bu hazırlanan Anayasa çözüm olmayacaktır. Bu ülkede insanlar ve özelikle Aleviler üzerinden geliştirilen bu baskıların kat kat artacağı düşüncesi içindeyiz. Bu yüzden Türkiye’nin dört bir yanında bulunan Alevilerin hayır cephesinde yer aldığını ve hayırın sesini yükselttiğini iyi biliyoruz bizlerde bu camianın içerisindeyiz ve hayır cephesini destekliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kemal Bülbül

    “Türkiye’nin yeni bir Anayasaya ihtiyacı olduğunu fakat sorunlara çözüm olmayacağını” belirten PSAKD 12. Dönem Genel Başkanı Kemal Bülbül ise şunları kaydetti,

    “Hazırlanacak Anayasa Türkiye’nin sorunlarına çözüm olmalıdır. Eşit yurttaşlığı örgütleyen, inançlararası farklılık gütmeyen, bir inancı diğer inanca egemen kılmayan, Alevi toplumunun inançsal demokratik haklarını kapsamalıdır. Yurdumuzun bir yarısında inanılmaz bir çatışma söz konusu. Bu yüzden her gün asker, polis, Türk ve Kürt gencinin tabutları arkasında yürümek ve ağlamak zorunda kalıyoruz. Böylesi bir yapının ortadan kaldırılması gerekiyor.”

    Türkiye’nin bir sorun yumağına dönüşmüş durumda ve içinden çıkılmaz bir halde olduğunu belirten Bülbül, şunları ifade etti:

    “15 yıldır tek başına iktidarken her tülü güç elindeyken bu sorunlarının çözüm noktası yerine Başkanlık gibi bir sistemde ısrar etmenin demokratik bir tutum olarak görmüyoruz. Referandum, gerekli olmayan bir Anayasa, şu an önümüze çıkartılmış durumda. Evet yeni bir Anayasaya da ihtiyacımız vardır. Aleviler için 6 çalıştay yaptı. Ama bu çalıştaylar Alevilerin temsilcileriyle yapılmadı, sorunlarına da çözüm olmadı. Bütün Alevi kurumları bir araya gelerek hükümete Alevilerin sorunlarını anlattık ve çözüm noktası için yapılması gerekenleri söyledik. Aleviler biraraya gelemiyor, diyenlere de cevap verip bahaneleri de ortadan kaldırdı. Ama çözüm olmadılar. Yüzyıllardır inancımız bu topraklarda inkar ediliyor. Bu Anayasanın bu sorunlara çözüm olmayacağını bilen Aleviler net bir şekilde ‘Hayır’ diyeceklerdir.”

    Mustafa Yüksel/ADIYAMAN

    Haberin görüntüsü

  • ‘Günümüzün Hınzır Paşalarına Hayır diyeceğiz’-VİDEO

    ‘Günümüzün Hınzır Paşalarına Hayır diyeceğiz’-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Pendik’te bulunan Kavakpınar Cemevi Derneği’nin düzenlediği ‘Dünden bugüne Anadolu Aleviliği’ konulu panele katılan PSAKD Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül, “Biz Aleviler kimsenin kimliğini sorgulamayız. Çünkü biz Aleviler 72 millete bir nazarla bakar, hiçbir kimliğin, inancın ötekine hükmetmesini ve hakir görmesini doğru bulmayız” dedi.

    İstanbul Kavakpınar Cemevi Derneği, “Dünden bugüne Anadolu Aleviliği” başlıklı bir panel gerçekleşti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül panelist olarak katıldı.

    “ALEVİLİĞİN İLK ŞARTI ADALETLİ VE MERHAMETLİ OLMAKTIR”

    Aleviliğin ilk şartı kendini bilmek ve adaletli, merhametli olmaktır diyen PSAKD Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül, “Bugün aslında katledilen adalet ve merhamettir. Çünkü yetişme  yurtlarında çocuklar tacize tecavüze maruz kalıyor ve Ali İsmail Korkmaz ile Berkin Elvan’ın katilleri korunup kollanıyor ise adalet ve merhamet katledilmiş demektir” diye ifade etti.

    “GÜN ZULME VE ZALİME KARŞI DİRENME GÜNÜDÜR”

    Bülbül, “Bugün hiçbirimizin canı Pir Sultan’dan, Hallacı Mansur’dan, Nesimi’den, Hacı Bektaş’tan, cümle ulularımızdan daha değerli değildir. Gün zulme ve zalime karşı direnme günüdür. Nerede bir Firavun varsa orada bir Musa, nerede bir Nemrut varsa orada İbrahim, nerede bir Muaviye varsa orada bir Hüseyin ve nerede bir Hınzır paşa varsa orada bir Pir Sultanlar vardır. Çünkü onlar merhametin ve adaletin temsilcileridir” diye konuştu.

    “Tek çiçekle bahar gelmez ve tek adamla da ülke yönetilmez” diyen Bülbül şunları ifade etti:

    “Yeni anayasa değişikliği için 16 Nisan’da yapılacak referandum da aslında teklik dayatılıyor. Tarihte nasıl ki Musa Firavuna, İbrahim Nemruta, Pir Sultan Hınzır Paşaya ‘Hayır’ demişse bizde günümüzün Hınzır paşalarına ‘Hayır’ diyeceğiz.”

    “SARAYLAR YAPILIYOR VE İÇİNE DE CAMİ YAPILIYOR”

    “Biz Aleviler birbirimize önem ve değer vermezsek ne bugünkü iktidar ne de başkası bize değer vermez” diyen Bülbül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Saraylar yapılıyor ve içine de cami yapılıyor. Bu ülkede sadece sunni inanca mensup insanlar yaşamıyor, Aleviler ve Hristiyanlar da yaşıyor. Eğer cami yapılıyorsa cemevi ve kilise de yapılmalıdır. Ama onların derdi zaten camiye gidip ibadet etmek değil onların derdi camiyi kullanmaktır.”

    BİZ ALEVİLER GÜÇLÜYÜZ”

    “Biz Aleviler güçlüyüz. Sakın gücümüzü sayıya bağlamayın” diyen Bülbül, “Nesimiler ve Pir Sultanlar da Hınzır Paşalara karşı tekti ama güçlüydü. Bu nedenle gücü insan sayısına bağlamayın. Çünkü güç hakikate sahip çıkmakla bilinç ve doğrulukla ölçülür” dedi.

    “YOLUMUZA İNANCIMIZA SAHİP ÇIKMAZSAK KAYBOLUR GİDERİZ”

    PSAKD Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül son olarak şunları belirtti:

    “Yüzyılın başında Tokat nüfusunun yüzde 80’nini Aleviler oluşturuyordu. Günümüzde ise sadece yüzde 20’sini oluşturuyor. Eğer yolumuza, inancımıza ve kültürümüze sahip çıkmazsak böyle kaybolur gideriz.”

    (HABER MERKEZİ)

    VİDEO

  • ‘Dünden bugüne Anadolu Aleviliği’ paneli

    ‘Dünden bugüne Anadolu Aleviliği’ paneli

    PİRHA – İstanbul Pendik’te bulunan Kavakpınar Cemevi Derneği’nin planladığı ‘Dünden bugüne Anadolu Aleviliği’ konulu panel yapılacak. 

    Panel  2 Nisan (Pazar) günü saat 13.oo ila 17.00 arasında Ahmed-i Hanı Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.

    Panele konuşmacı olarak PSAKD Eski Genel Başkanı Kemal Bülbül katılacak. 

  • DAD’dan Newroz konulu panel

    DAD’dan Newroz konulu panel

    PİRHA- Demokratik Alevi Derneği Mersin Şubesi, ‘Newroz’ konulu panel gerçekleştirdi. Panelde konuşan yazar Kemal Bülbül, bir çok ülkede tatil olan ‘Newroz Bayramı’nın, ülkemizde yasaklandığına dikkat çekti. Pir Zeynel Kete ise, “Hewtemal kültürünün, Nemrudi anlayışa karşı bir hak arayışı, zulme ‘Hayır’ deyiş ve kendini var ediştir” dedi.

    Newroz kutlamaları çeşitli etkinlikler ile devam ediyor. Demokratik Alevi Derneği Mersin Şubesi de Eğitim Sen Konferans Salonu’nda panel gerçekleştirdi. Aysel Demir Kılavuz’un moderatörlüğünde yapılan etkinliğe çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisinin yanı sıra onlarca kişi katıldı. Panel öncesi mumlar yakılıp dualar edildi.

    Demir Kılavuz’un, Newroz’un tarihi, geçmişi ve Alevi kültürüne ilişkin yaptığı konuşmasının ardından söz alan  pir Zeynel Kete, Hewtemal’ın 21 Mart’ın tarihteki, coğrafyamızdaki yerini anlatırken; “Hewtemal Nemrudi anlayışa karşı bir hak arayışı, zulme ‘Hayır’ deyiş ve kendini var ediştir” dedi.

    Yazar Kemal Bülbül ise söze tüm ötekileştirilenleri ve 10 Ekim şehitlerini selamlayarak başladı.

    Bülbül sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Newroz Birleşmiş Milletler tarafından, tüm dünya halkları için bayram ilan edilirken, Türkiye Nevrozu yasaklıyor ve halkların kültürlerini yaşamasına mani oluyor. Newroz doğanın yeniden varoluşudur. Newroz çeşitli dinlerde farklı anlamda yorumlanıyor. Bununla birlikte siyasi bir kutsiyeti vardır.’’

    Panel, yapılan konuşmaların ardından soru-cevap bölümüyle sona erdi.

    Diren Keser/MERSİN

  • ‘Herkes kendi kimliğine ‘Hayır’la sahip çıkmalı’

    ‘Herkes kendi kimliğine ‘Hayır’la sahip çıkmalı’

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi PM Üyesi, Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı, Eğitimci Kemal Bülbül, “Hayır’ın zaferi ayrı bir dil, ayrı bir üsluptan geçiyor” dedi.

    PİRHA’ya konuşan Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül, Türkiye’de, anayasa değişikliği adı altında tek bir kişinin diktatörlüğüne dayalı rejim değişikliğini yaşadıklarını söyledi.

    Yeni bir anayasaya ihtiyacın olduğunu ifade eden Bülbül, onun da nasıl olması gerektiğini şu sözlerle anlattı:

    “Kimliklerin, kültürlerin ve tüm toplumsal kesimlerin, eşit ve özgür olduğu, işçilerin, emekçilerin sorunlarına çözüm bulduğu, 12 Eylül Anayasası’nın hükümlerinin ortadan kaldırıldığı, Kürt sorununun demokratik eşit ve adil çözümünü yaratan, üniversitelerin özgür ve özerk kurumlar haline getirildiği, Diyanetin tek inanca dayalı anlayışına son verildiği ve Aleviler başta olmak üzere tüm inançların özgür bir biçimde kendi inançlarını yaşadığı bir anayasaya ihtiyaç var.”

    “EVET ÇIKARSA SORUNLAR DAHA DA KATMERLEŞİR”

    Bülbül, başkanlığı öngören referandumun ‘evet’ ile sonuçlanması için hükumete yakın kesimlerin Kürtler, Aleviler ve kararsızları hedeflediğini söyleyerek, “Bizlerinse bu antidemokratik her şeyi tekle ifade eden, hiçbir farklılığa tahammülü olmayan, Muaviye, Selefi, Firavun, diktatör tipi anlayış kazanır ise hiçbir şeyi çözemeyeceği gibi, var olan sorunları daha da katmerli hale getirecektir” dedi.

    Bunun  için Anadolu’dan Mezepotamya’ya Trakya’ ya Karadeniz’e Akdeniz’e  Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan her kesimin kendi kimliğine ‘hayır’ ile sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

    Bülbül, “Bu anlayışla topluma yaklaşır bu temel de örgütlersek referandum seçimlerinde ‘Hayır’ tercihinin çıkmasında kesin sonuç elde edebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN

    HABERİN VİDEOSU

     

  • ‘AKP İl Başkan Yardımcılığından Cemevi başkanlığına…’

    ‘AKP İl Başkan Yardımcılığından Cemevi başkanlığına…’

    PİRHA- PSAKD’nin önceki başkanlarından Eğitimci-Yazar Kemal Bülbül, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un İzmir Çiğli İlçesine bağlı Güzeltepe Mahallesinde bulunan Hazreti Hüseyin Cemevi’ne ziyareti sırasında “Alevi sorunlarının çözümüne yönelik umutlu olmamızı sağlayan haberler, bilgiler aldık” diyen Cemevi Başkanı Av Ali İhsan Şahin’e tepki göstererek bir yazı kaleme aldı. 

    Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un İzmir Çiğli İlçesine bağlı Güzeltepe Mahallesinde bulunan Hazreti Hüseyin Cemevi’ne ziyareti sırasında “Hz. Ali’nin doğum günü olan 21 Mart’ı Ankara’da kutlayacağız. Bu anlamda Alevi yurttaşlarımızla devletin yeniden barışması anlamında olan bir tören olacaktır” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    “SEÇİM HAMLESİDİR, SAMİMİYETTEN UZAKTIR”

    Kurtulmuş’un bu sözlerine Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Tuncer Baş anında cevap vermiş, “Bunun bir referandum yatırımı olduğunu ve samimiyetten uzak olduğunu”  PİRHA’ya değerlendirmişlerdi.

    ESKİ İŞKENCE MERKEZİ CEMEVİNE ÇEVİRİLDİ

    Daha önce de medyada yer aldığı gibi Çiğli Güzeltepe Mahallesindeki Polis Karakolu boşaltılıp, Evrensel Alevi Bektaşi Birliği’ne Cemevi olarak tahsis edilmişti. O bölgede yaşayan Aleviler, hem eski bir işkence merkezinin cemevine dönüşmesine bu yetmiyormuş gibi Hz. Hüseyin’in isminin verilmesine hem de her seçim döneminde AKP’nin seçim bürosuna dönüştürülmesine tepki göstermişti.

    “CEM VAKFI KURUCUSU, AKP İL BAŞKAN YARDIMCISI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin önceki başkanlarından Eğitimci-Yazar Kemal Bülbül’ün kaleme aldığı yazıda, bu cemevinin kurucusu ve yönetim kurulu Başkanı Av. Ali İhsan Şahin’in bir dönem İzmir AKP İl Başkan Yardımcılığı yaptığı, ayrıca CEM VAKFI İzmir Şubesi’nin kuruluşunda görev aldığı bilgisi de var.

    Bülbül’ün “Osmanlı oyununun perde arkasındakiler” başlıklı yazısında Av. Ali İhsan Şahin’e ilişkin şu bilgileri verdi:

    Av. Ali İhsan Şahin İzmir’de yaşıyor. “Evrensel Alevi Bektaşi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı” imiş. Malatya’da doğan Ali İhsan Şahin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu.

    CEM VAKFI İzmir Şubesi’nin kuruluşunda görev alıyor. Sonra CEM VAKFI İzmir Şubesinden ayrılıp “Evrensel Alevi Bektaşi Birliği”ni kuruyor. Bu Dernek sadece İzmir’de var. Şubesi falan yok.

    Aynı kişi bir dönem İzmir AKP İl Başkan Yardımcılığı yapıyor.

    Çiğli Güzeltepe Mahallesindeki Polis karakolu boşaltılıp, Evrensel Alevi Bektaşi Birliği’ne cemevi olarak tahsis ediliyor. Bu “cemevi”nde Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u karşılayan Ali İhsan Şahin için yaşam ne hoş “At Ali Paşanın çubuk kara meşenin dehle gitsin.”

    “ALEVİLERİN KUTSAL DEĞERLERİNİ HÜKÜMETE PAZARLIYOR”

    Bülbül, ilgili kişinin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un ziyaretinden sonra yaptığı, “Biz Alevilerin sorunlarını bir kez daha dillendirme, anlatma, fırsatı bulduk. Alevi sorunlarının çözümüne yönelik umutlu olmamızı sağlayan haberler, bilgiler aldık” şeklindeki açıklamasına da değinen Bülbül “Kerameti kendinden menkul bu şahıs Aleviliğin ve Alevilerin kutsal değerlerini, Hakkı ve Hakikati hükümete pazarlıyor.”

    Bülbül’ün yazısı şöyle devam ediyor:

    Numan Kurtulmuş’u karşılama Törenciği için bakın“Evrensel Alevi Bektaşi” efendi nedemiş:

    “Başbakan Yardımcısı sayın Numan Kurtulmuş, bugün İzmir/Çiğli’deki, EVRENSEL ALEVİ BEKTAŞİ BİRLİĞİ’ni ve Hz.HÜSEYİN CEM EVİ’mizi ziyaret etti. Biz Alevilerin sorunlarını bir kez daha dillendirme, anlatma, fırsatı bulduk. Alevi sorunlarının çözümüne yönelik umutlu olmamızı sağlayan haberler, bilgiler aldık. Sayın Kurtulmuş’la birlikte AkParti Gn. Mkz.Sivil Topl. ve Halkla İlişk. Bşk. Yrd.sayın Yalçın Özdemir’de ziyaretimize geldi, her ikisine de çok teşekkür ederiz.”

    AYRICA “Evrensel Alevi Bektaşi” efendiyi başka DEVLET BÜYÜKLERİ de ZİYARET ETMİŞLER…!!! “İzmir İl Emniyet Müdürü sayın Hüseyin AŞKIN ve Çiğli İlçe Emniyet Müdürü sayın Tahsin KILIÇ, Cem Evimizi ziyaret ettiler. Bu arada, sayın Hüseyin Aşkın’ın iyi bir bağlama ustası olduğunu da öğrenmiş olduk.” diyor…

    Şunu ÖZELLİKLE BELİRTELİM Kİ;

    Bir Alevi Kurumu Hükümet Yetkilileriyle, mülki idare amirleriyle elbet de görüşebilir. Ama bu görüşmeler şeffaf, anlaşılır ve aleni olmalı. Görüşmenin içinde, el altından AL TAKKE VER KÜLAH oyunu ile beş kuruş para uğruna KUTSAL DEĞERLERİMİZ Muaviye soylulara peşkeş edilmemeli.

    Ayrıca avukat bey Türkiye ile yetinmeyip EVRENSEL ALEVİ BEKTAŞİ BİRLİĞİ kuruyor. Kerameti kendinden menkul bu şahıs ALEVİLİĞİN ve ALEVİLERİN KUTSAL DEĞERLERİNİ, Hakkı ve Hakikati HÜKÜMETE PAZARLIYOR…!!!

  • ‘Yol erkanımızı cahilden öğrenecek değiliz’

    ‘Yol erkanımızı cahilden öğrenecek değiliz’

    PİRHA- İktidar yanlısı gerici Kadir Mısıroğlu’nun yayınladığı videoda Alevilere yönelik nefret söylemlerine PSAKD 12. Dönem Genel Başkanı Kemal Bülbül sert tepki gösterdi. Bülbül, Mısıroğlu’na, “Hakkın ve Hakikatin nuru Hak Muhammed Ali yoluna laf etmek, dil uzatmak senin haddine değil” dedi.

     Kendisini tarihçi olarak tanıtan ve hükümete yakınlığı ile bilinen Kadir Mısıroğlu’nun, “Siz kimsiniz ulan” başlığıyla yayınladığı videoda Alevilere kin kusmasına ve tehdit etmesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 12.Dönem Genel Başkanı ve Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 6. Dönem Genel Sekreteri Kemal Bülbül, PİRHA’ya konuştu.

     “YOLUMUZ SAHİPSİZ DEĞİL”

    “Yezit’in zulmat ve şirretinden nemalanarak minberden bize çemkirip “ULAN” diyecek kadar edep fukarası zevata hoca yahut âlim demek ilme irfana yapılacak zulümdür. Hakikat muvacehesinde böylelerine cevap vermeye de değmez” ifadelerini kullanan Bülbül, şöyle konuştu:

    “Lakin yolumuz sahipsiz değil, yol cümleden uludur. Bu hakikat ile zulmatın ezelden ebede sürecek olan mücadelesidir. Sen mevcut halinle zulmatın sesisin, hakikatin sesine saldırıyorsun. Siyaset ortamından, iktidardan, devletten ve giderek kışkırtılmış ırkçı gerici psikolojiden güç alıp çemkirerek üstümüze sefer eden Osmanlı asesi kılıklı, Hakkın ve Hakikatin nuru Hak Muhammed Ali Yoluna laf etmek, dil uzatmak senin haddine değil.”

     “YOL ERKÂNIMIZI CAHİLDEN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ”

    Bülbül, Mısıroğlu’na tepkisini daha da sertleştirdi:

    “Siz de bu çemkirmenizi devşirme zihniyetiyle yapıyorsunuz. İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir. Biz Türklük, Kürtlük, İslamlık, Sünnilik, Hıristiyanlıktan önce kendimizi biliriz, onun için Alevi’yiz.  Şahı Velayet makamının talibi Hakkın ve hakikatin aşığı, mazlum ve masumun kendisiyiz. Yolumuz erkânımız gereği ibadetimizin ne olup olmadığını biz biliriz, cahil cüheladan öğrenecek değiliz. Sen camiye git namazını kıl. Sana karışan mı var? Lakin bizi tehdit edecek cüreti hükümetten, devletten aldığını “Mahalle baskısı” yapıp güç gösterisinde bulunduğunu biliyoruz.”

    “TEHDİT, ŞANTAJ VE HAKARETLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Kemal Bülbül, “Biz Alevileri, Hıristiyan dostlarımızı ve Türkiye’de egemen sistem tarafından dışlanmış tüm ötekileri tehdit ederken bir tehdidi de efendinin kendisi gibi düşünüp yaşamayan Sünni dostlarımıza gönderiyor. Biz mazlum Türkiye halkları ve masum inanç grupları olarak bu tehdit, şantaj ve hakaretlere boyun eğmeyeceğiz. Hak Muhammed Ali aşkına Hak ve hakikat için, inançlar eşit, halklar özgür olana kadar, meşru, demokratik mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    Mustafa Yüksel/ADIYAMAN

  • ‘Herkese ve her şeye karşı şiddet uygulanıyor’

    ‘Herkese ve her şeye karşı şiddet uygulanıyor’

    PİRHA – Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Referandum da evet çıkarsa terör biter” diye açıklama yapmıştı. Bu açıklamaya 12. Dönem Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kemal Bülbül tepki gösterdi. Bülbül, “Bu kaos ortamı içerisinde bundan yararlanarak devletin tekçi egemenliğini korumak amacıyla oluşturduğu şiddet unsurudur” dedi.

    Kemal Bülbül, “Numan Kurtulmuş’un öncelikle  terörden kastettiği şey nedir? diye açıklama yapması gerekir” diyen Bülbül, “Bizim terörden anladığımız şudur; Bu kaos ortamı içerisinde bundan yararlanarak devletin tekçi egemenliğini korumak amacıyla oluşturduğu şiddet unsurudur. Devlet, hukuksal tanımlama da der ki şiddeti yasal olarak kullanma hakkı olan tek unsurdur. Bunu her noktada kullanıyorsa, bu devlet erki olmaktan öteye gider” diye konuştu.

    “HERKESE KARŞI ŞİDDET KULLANIYOR”

    Herkese ve her şeye karşı şiddet kullanıldığına dikkat çeken Bülbül, “Düşünce üretene karşı şiddet, Hayır diyene karşı şiddet, sanatçıya, gazeteciye, kadına, farklı olana, farklı cinsel seçeneğe şiddet, sokakta, evde, işte her yerde şiddet. Hal böyle olunca zaten yaşamın kendisi devlet zihniyetinden kaynaklı terörize edilmiş” diye belirti.

    “KORKU POLİTİKASIYLA SÖYLEMİ ‘EVET’ ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYOR” 

    “Bir devlet yetkilisi böyle kaba taslak bir laf söyleyemez” diyen Kemal Bülbül, “Bunun tanımlı bir şey olması lazım. Bu tanımı yapma sorumluluğu da kendisine aittir” dedi.

    Bülbül, “Toplumu böyle bir kuşatılmışlık içerisinde bırakıp, bu kuşatılmışlıkla beraber bir korku politikasıyla, giderek söylemi EVET’e dönüştürme gibi bir unsur, bir nitelik edinilmeye çalışılıyorsa bu çok denendi. Bunu Özal’da, Demirel’de, Tansu Çiller’de denemiş bir çok örneği vardı” diye belirtti.

    “TOPLUMUN MESELESİ BAŞKANLIK DEĞİL, ÖZGÜRLÜKTÜR”

    “Kılıçdaroğlu’nun bu konuda söylemiş olduğu biraz manidar” diyen Bülbül, “Kılıçdaroğlu doğru bir şey söyledi aslında fakat buna karşı Numan Kurtulmuş’un da yapmış olduğu savunma, aslında suçluluk psikolojisinin getirdiği bir savunma oldu” dedi.

    Bülbül, “Toplum, şuanda terör artacak mı eksilecek mi meselesini tartışmak değil,  toplumda eşitlik, özgürlük ve adalet olacak mı olmayacak mı noktasındayız” dedi.

    “Türkiye’nin ihtiyacı şöyle bir şey değil bir adam gelecek başkan olacak, her sorunumuz çözülecek, başımız göğe erecek, böyle bir şey değil” diyen Kemal Bülbül “Toplumun beklentisi ekonomik, kültürel, sosyal, inançsal, etnik gibi sorunların çözülmesi” dedi.

    Bülbül, “Türkiye kör düğüm olmuş bir sorunlar yumağı, hal böyleyken buna sosyal, siyasal bir tanım yapmak yerine kalkıp ta terör kavramı üzerinden bir tanım getirmek tamamen bir kaosa sürüklemek ve terörün aslında hedeflediği şeye hizmet etmek anlamına geliyor” diye konuştu.

    Semra Acar/İSTANBUL

  • ‘Alevi toplumunun eğitim modeli incelenmeli’

    ‘Alevi toplumunun eğitim modeli incelenmeli’

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi,  ‘Eğitim Sistemi ve Aleviler’ konulu muhabbet gerçekleştirdi.

    Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesinde ‘Eğitim Sistemi ve Aleviler’ konulu muhabbet gerçekleştirildi.

    12. Dönem Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı, Eğitimci Kemal Bülbül’ün konuşmacı olduğu muhabbete DAD yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Muhabbette son dönemde eğitimin giderek gericileştiği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı yeni müfredatı, Anaya ve Alevilerin gelecek dönemlerde buna karşı nasıl tutum almaları gerektiği anlatıldı.

    “YENİ BİR ERİL ANAYASA OLUŞTURULUYOR”

    Eğitimci Kemal Bülbül “Oluşturulmak istenen sistemde kadınlara hakaret ederek, eş cinselleri yok sayılarak, çocuklara tecavüz ederek yeni bir eril anayasa oluşturulmaya çalışılıyor” dedi.

    “ŞUANKİ SİSTEM IRKÇI, ERKEK EGEMEN, ASİMİLASYONCU”

    Türkiye’deki eğitim sistemine değinen Bülbül, “Şu anda eğitimde uygulanan program, kent soylu, orta üst sınıfa hitap eden bir sistemdir, ırkçıdır, asimilasyoncudur, erkek egemendir, din faktörü işin içine çok ustaca zerk edilmiştir ve farklılıkları inkar eden bir durum söz konusudur. Bundan kaynaklı olarak çocuklar  bu eğitim sistemiyle tekçi bir anlayışla yetiştiriliyor” diye belirti.

    “ZORUNLU DİN EĞİTİMİ, ZORUNLU ASİMİLASYONDUR”

    Alevi kurumları olarak  ‘Zorunlu din dersi kaldırılsın’ diye söylüyorduk, şimdi programın tamamı din dersi oldu” diyen Bülbül “Bundan sonra program kaldırılsın” demeliyiz. Zorunlu din eğitimi aslında zorunlu asimilasyon anlamına da geliyor.” dedi.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN EĞİTİM MODELİ İNCELENMELİ”

    “En önde gelen bir eğitim modeli olarak incelenmesi gereken Alevi toplumunun eğitim modelidir” diyen Bülbül “Alevi toplumunda da tıpkı bir devlet gibi hem örgün hem de yaygın eğitim vardı. Örgün eğitim tekke ve dergahlarda yapılır. Yaygın eğitim de ocaklarda yapılırdı. Örgün eğitim tekke ve dergahlarda yapılırken buradaki dersler, biyoloji, matematik, astronomi, felsefe ve okuma-yazma, dört kitapta ders kitabı olarak okutuluyordu. Dergahlara gelen canlara hitabet dersi okutulurdu” dedi.

    “CEM BİR YAYGIN EĞİTİMDİR”

    Yaygın eğitimin Alevi ocaklarında verildiğini söyleyen Kemal Bülbül, “Cem bir yaygın eğitimdir. Ceme katılan arifliği öğrenir. Pir talip ilişkisi, pir ana ilişkisi, talip talip ilişkisi, kirve ilişkisi, musahiplik ilişkisi bunlar yaygın eğitim sistemiydi” diye belirtti.

    “Bütün bunların karşısında kendimize alan açmalıyız” diyen eğitimci Kemal Bülbül, “Bizim alan açmamız lazım. Bu baskı ve zulüm altında her yerde,  her dakika, her an üstümüze yürüyen birşeylerle karşı karşıyayız. O sebeple sokakta, evde, komşumuzla okulda her yerde bunu tartışıp yeni alanlar açmamız gerekiyor” dedi. Muhabbet, karşılıklı tartışmaların yapılmasıyla son buldu.

    Semra Acar – İSTANBUL

  • Ankara DAD’ta ‘Eğitim sistemi ve Aleviler’ muhabbeti

    Ankara DAD’ta ‘Eğitim sistemi ve Aleviler’ muhabbeti

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesi, 21 Ocak Cumartesi günü saat 15.00’de ‘Eğitim Sistemi ve Aleviler’ konulu muhabbet gerçekleştirecek. 

    Demokratik Alevi Derneği Ankara Şubesinde ‘Eğitim Sistemi ve Aleviler’ konulu muhabbet yarın saat:15.00’da gerçekleşecek. Muhabbete konuşmacı olarak Eski Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı, eğitimci Kemal Bülbül katılacak. Muhabbette son dönemde eğitimin giderek gericileştiği, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı yeni müfredat ve Alevilerin gelecek dönemlerde buna karşı nasıl tutum almaları gerektiği anlatılacak.

    MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ AÇIKLADIĞI YENİ MÜFREDATI

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçtiğimiz hafta açıkladığı yeni müfredat taslağıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Hazırlanan yeni müfredattan, ‘2. Dünya Savaşı’ konu başlığında Türkiye’nin izlediği dış politika ve savaş sırasında Türkiye’de meydana gelen gelişmeler bölümünden 2’nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye ait başlık kaldırıldı.

    TARİH KİTABINA YENİ KONU   

    ‘Soğuk Savaş Dönemi’ ünitesine ise, ‘Demokrat Parti döneminde Türkiye’de meydana gelen siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeler’ başlıklı yeni bölüm eklendi. Atatürk’ün anlatıldığı derslerin kapsamını daraltan MEB, tarih kitaplarında Kut-ül Amare’nin anlatılmasına karar verdi. Müfredatta, 8. sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi kapsamında ‘Milli uyanış: Bağımsızlık yolunda atılan adımlar’ konusu başlığı altında ‘Irak – Kut’ül Amare Zaferi’ eklendi. Yeni müfredattaki diğer değişiklikler şöyle:

    ALEVİLİK ÇIKARILDI

    Yeni müfredata göre “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi” ismi de bundan böyle kullanılmayacak, yerine ‘Temel Dini Bilgiler Dersi- İslam’ geldi. Geçmişte seçmeli olan “Peygamberimizin Hayatı” dersi, zorunlu hale getirildi. Alevilik ise müfredattan tamamen kaldırıldı.

    Alevi açılımının ardından 2012 yılında AKP hükümeti ilköğretim 4. sınıftan lise son sınıfa kadar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitaplarına Alevilik konusunu eklemişti. Eski müfredatta, Hz. Ali, Hacı Bektaş Veli, Hz. Hüseyin’in sözleri de kitaplarda yer alıyordu.

    İMAM HATİPTE CİHAT DERSİ

    Ders kapsamında imam hatip ortaokullarında 7. sınıflarda ‘cihat’ kavramı, temel hak ve özgürlükler ve vatan sevgisi konularıyla birlikte ele alınacak. 8. sınıf “Allah’a kulluk ve ibadet” ünitesi başlığı altında, “Allah yolunda mücadele: Cihat” konusu işlenecek.

    Felsefe dersinde ünite sayıları azaltıldı. Bundan böyle, lise öğrencilerinden, ‘Anti-demokratik darbe girişiminde gösterilen halk direnişini değerlendiren özgün bir metin yazma çalışması’ yapmaları istenecek.

    Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı alması, Hamza Yerlikaya’nın dünya ve olimpiyat güreş şampiyonlukları ders kitaplara girecek.

    İNÖNÜ YOK, SANCAR VE SOFUOĞLU VAR

    Yürüttüğü politikayla Türkiye’nin 2. Dünya Savaşı’na girmemesini sağlayan İsmet İnönü, ders kitaplarından çıkarıldı. Geçtiğimiz yıl 23 Nisan Çocuk Bayramı ile aynı dönemde anma programı düzenlenen Kut-ül Amare, ders kitabına girdi. Hükümet tarafından Osmanlı’nın 1916’da kazandığı son zafer olarak gösterilen Kut-ül Amare, “Bağımsızlık yolunda atılan adım” olarak anlatılacak. Lise kimya kitabında ise Nobel Ödüllü Prof. Aziz Sancar yer alacak. Sancar’ın DNA’nın onarımıyla ilgili çalışmaları ve biyografisi okuma parçası olarak öğretilecek. Motosikletçi Kenan Sofuoğlu’nun dünya şampiyonluğu gibi konular da yeni dönemde ders kitaplarına girecek.

     

  • ‘Yeni müfredat geleneksel, ırkçı, inkarcı’

    ‘Yeni müfredat geleneksel, ırkçı, inkarcı’

    Milli Eğitim Bakanlığı eski bakan Ömer Dinçer döneminde 4+4+4 eğitim sistemine geçilmişti. Bilindiği üzere 2012 yılından bu yana 4+4+4 eğitim sistemine toplumun bir çok kesiminde ağır eleştiriler yapılmış fakat yetkililer oralı olmamıştı. Eğitim uzmanları, akademisyenler başta olmak üzere 4+4+4 eğitim sisteminin yanlış olduğu görüşü hala devam ediyor. Eğitim sistemi ile ilgili olarak 4+4+4 eğitim sisteminin değiştirilip yerine 3+3+3+4 sisteminin getirilecek olması beraberin dede yeni tartışmaları getirdi.

    AKP hükümetinin yeni eğitim müfredatını Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 12. Dönem Genel Başkanı ve Eğitimci Kemal Bülbül’e sorduk.

    “ZORBA UYGULAMA” 

    AKP iktidarının  eş zamanlı olarak yaşamın her alanına müdahale ettiğini belirten Bülbül, şunları ifade etti:

    “Türk İslamcı, ırkçı politikalarını sistematik olarak yaşamın her alalına uygulayan AKP iktidarı, yeni anayasa dediği zorba uygulama ile eş zamanlı olarak eğitim programını da değiştirdi. Aslında yenilendiği söylenen eğitim programının pek de yeni bir tarafı yok. Geleneksel ırkçılık, inkârcılık ve tek tip insan yetiştirme çalışmaları biraz daha sistematik hale getirilmiş olup, eski programın temel ruhu olan Türk İslamcılık AKP Devletinin politik saplantılarıyla güçlendirilmiş durumda. Bu programın paydaşları, hak ve hakkaniyet ölçüsünde eğitimi bir bilim disiplini olarak değil de insana şekil verme aracı olarak gören Milli Eğitim Bakanlığı kadroları, Diyanet İşleri Başkanlığı, MGK, Ordu ve AKP Tanımlı “sivil toplum kurumlarıdır.”

    “GELENEKLER, TARİH VE İNANÇSAL DEĞERLER DEFORME EDİLİYOR”

    Bülbül,“Yeni müfredat  farklı olan etnik ve inançsal kimlikleri ret ve inkâr ederken Türk Kimliğini devşirme mantığı ile yorumluyor” diyerek,  kadim Türk halkının gelenek, göreneklerini, tarihini ve inançsal değerlerini AKP hükümeti deforme ederek yorumladı” dedi.

    “İslam dini konusundaki müfredat yorumları tamamen teknik, taktik ezbere dayanıyor” diyen Bülbül,  “Eğitim materyallerinden eğitimin yürütücü ve uygulayıcılarına kadar hemen her araç ve birey için tek koşul Türk İslamcı Devlet dinine hizmet edecek noktada” ifadesini kullandı.

     “YENİ MÜFREDAT DERDE DERMAN OLMAYACAK”

    Bülbül müfredata ilişkin şunları ifade etti:

    “Yeni müfredat Türkiye’nin hiçbir derdine derman olmayacak, hiçbir sorunumuza çözüm getirmeyeceği gibi yeni sorunlar, yeni dertler yaratacak. Yeni müfredat da eskisi gibi; Irkçı, tekçi, asimilasyoncu ve inkârcı kendi resmi tarihini oluşturmaya çalışan din, devlet, siyaset, ticaret eksenli Türk İslamcı anlayış hakim. Yeni programda Alevi, Ezdi, Hristiyan inançları yok sayılmıştır. Kürt, Ermeni, Rum, Süryani, Çerkez, Roman halkı ve Türk Halkı dışındaki Türkiye halkları kimliği, kültürü, dili, kutsal değerleri ve tarihiyle birlikte yok sayılmıştır.”

    “RIZALIK ALINMALIYDI”

    “Yeni eğitim programının savunulacak veya onaylayacak hiçbir cümlesi yoktur” diyen Bülbül, “Oysa bir eğitim programı yapılırken öğretmenler, öğrenciler, öğrenci velileri, eğitim uzmanı, eğitim bilim insanları, eğitim iş kolunda örgütlü emek örgütleri, sivil toplum kuruluşlarının ilgili olanları ve farklı etnik ve inançsal grupların örgütleri ve temsilcileri ile görüşülmeden bu kesimleri tartışmalara katmadan ve rızalığını almadan Laik, Demokratik, Bilimsel, Ana Dilde Eğitim Programı yapılamaz”  dedi.

    Mustafa Yüksel/ADIYAMAN

  • Almanya’da ‘Günümüzde Alevilik ve Maraş katliamı’ paneli

    Almanya’da ‘Günümüzde Alevilik ve Maraş katliamı’ paneli

     

    Maraş katliamının 38. yıl dönümü yaklaşırken Türkiye’de ve Avrupa’da Alevi kurumları çeşitli etkinlikler düzenliyor.

    Enternasyonel Kültür Merkezi’nin düzenlediği panel, Almanya’nın Koblenz kentinde 11 Aralık Pazar günü saat:14.00 gerçekleştirilecek.

    Maraş katliamı’nın  gerçekleştiği koşullar, Alevi toplumuna Cumhuriyet tarihi boyunca dayatılan politikalar ve günümüzde devletin ve AKP iktidarının Alevi Toplumuna dayattığı politikaların değerlendirildiği panelin konuşmacıları şunlar:

    Kemal Bülbül – Eski Pir Sultan Abdal Genel Başkanı

    Özgür ÖZ -Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Sekreteri

    Elif Sonzamancı – Araştırmacı- Yazar

    Erdoğan YALGIN – FEDA Eş Başkanı

    Adres bilgileri şöyle;

    Süchützenhalle St.Sebastian, Engerser Weg 1 56070- Koblenz

     

     

     

  • “TV 10’un kapatılması Alevi toplumuna karşı bir saldırıdır”

    “TV 10’un kapatılması Alevi toplumuna karşı bir saldırıdır”

    PİRHA- Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan TV 10 televizyonu çalışanları bu hafta 8. kez “Alevilerin sesi susturulamaz” sloganıyla saat 14.00’te Galatasaray Meydanı’nda açıklama yaptı. Eyleme Pir Sultan Abdal Derneği İstanbul Şubeleri destek verdi. Eylemde bir açıklama yapan Eski Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, TV 10’un yayınının durdurulması Alevi toplumumuza karşı yapılmış bir saldırıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz.” dedi. 

    TV 10 televizyonu çalışanları, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile televizyonlarının kapatılmasını protesto ettikleri “Alevilerin sesi susturulamaz” eylemin 8’inci haftasında da Galatasaray Lisesi önünde biraraya geldi. “Alevilerin sesi TV 10 susturulamaz” pankartının açıldığı eylem de sık sık “Özgür basın susturulamaz”, “Alevilerin sesi susturulamaz” sloganları atıldı.

    “Sazlar konuşsun silahlar değil” dövizlerinin taşındığı eyleme Pir Sultan Abdal Derneği İstanbul Şubeler Platformu, Dersim Gazetesi üyeleri ve çok sayıda kişi destek verdi.

    Eylemde konuşan Eski Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül, “Kanunsuz, hukuksuz ve haksızca yayını karartılan TV 10 ile dayanışmak için bir arada olduklarını” dile getirdi.

    Bülbül açıklamasında şunları kaydetti:

    “TV 10 çalışanları ve onun hak mücadelesine gönül verenler haftalardır haklı taleplerini kitlelere ulaştırmak için eylem yapıyorlar. TV 10 kurulduğu günden bu yana ülke coğrafyamızda Alevi-Kızılbaş kültürünün yaşatılması ve sürdürülmesi adına yayın faaliyetini sürdüren, Alevilerin sesi soluğu olma görevini yerine getiren bir kurumumuzdur. TV 10’un yayınının durdurulması Alevi toplumumuza karşı yapılmış bir saldırıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz.”

    Açıklamanın ardından eylem, Alevi sanatçıların türküler söylenmesi ile son buldu.