PİRHA- CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu seçimin ardından açıklama yaparak “Son yılların en adil olmayan seçim sürecini yaşadık. Tüm bunlara rağmen yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız. Mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turuna ilişkin CHP genel merkezde basın açıklaması yaptı.
“SEÇİM SÜRECİ ADİL YÜRÜMEDİ”
Kılıçdaroğlu, son yılların en adil olmayan seçim sürecinin yaşandığına dikkatleri çekerek, devletin bütün imkanlarının bir siyasi partiye seferber edildiğini söyledi. Tüm bu zorlu süreçlere rağmen mücadeleyi elden bırakmayan herkese teşekkür eden Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“Bu ahlak ve hukuk dışı baskılara, yaratılmak istenen korku iklimine boyun eğmeden mücadele eden seçmenlerimize, sandıklara sahip çıkan tüm vatandaşlarıma yürekten teşekkür ederim. Bir özel teşekkürüm de kadınlara ve gençlere. Demokrasi mücadelemizin gerçek kahramanları onlardır”
OTORİTER REJİME KARŞI DEĞİŞİM İSTEĞİ
Kılıçdaroğlu, bu seçimde halkın otoriter rejimi değiştirme isteğinin tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıktığını ifade etti. Demokrasi mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “Benim asıl üzüntü sebebim ülkeyi bekleyen çok daha büyük sıkıntılardır. Bu sıkıntıların karşısında ilk olarak bizlerin duracağını bilmenizi isterim. Bana oy veren 25 milyonu aşan vatandaşı moralli bir şekilde, dimdik ayakta görmek istiyorum. Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız” şeklinde sözlerini sonlandırdı.
PİRHA-28 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin Türkiye’nin geleceği için çok önemli bir seçim olduğunu belirten Yusuf Ziya Kılıçdaroğlu, “Kardeşim cumhurbaşkanlığı seçimini kazandığı takdirde sözünü verdiği bütün vaatleri kademeli olarak gerçekleştirir. Ülkemizin geleceği için herkes vatandaşlık görevini yerine getirip sandık başına giderek oylarını kullansın” dedi.
13. Cumhurbaşkanı’nını seçmek için 28 Mayıs’ta yeniden sandıklar kurulacak. İlk turda yüzde 49.51 oy alan Recep Tayyip Erdoğan ile yüzde 44.88 alan Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci turda yeniden yarışacak.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ağabeyi Yusuf Ziya Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair PİRHA‘ya konuştu.
“ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN HERKES 28 MAYIS’TA HERKES OYUNU KULLANSIN”
28 Mayıs’ta yapılacak seçimlerin Türkiye’nin geleceği için çok önemli bir seçim olduğunu belirten Yusuf Ziya Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin ortaçağ karanlığından kurtulması için kardeşimin kazanmasını istiyoruz. Kardeşim cumhurbaşkanlığı seçimini kazandığı takdirde sözünü verdiği bütün vaatleri kademeli olarak gerçekleştirir, ülkede barış ortamı sağlanır ve Türkiye’yi herkesin özgürce yaşayabileceği bir ülke haline getirir. 28 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeleri için bütün yurttaşlara çağrı yapıyorum. Ülkemizin geleceği için herkes vatandaşlık görevini yerine getirip sandık başına giderek oylarını kullansın” dedi.
PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Başkanı Musa Kulu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi ile protokol imzalaması üzerine bazı kesimlerin seçimi boykot söylemlerine ilişkin “Boykot kararı yüzde 5 farkla önde olan tek adama kazandırmak ve geleceğimizin ateşe atılması demektir” dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Musa Kulu, HÜDA PAR’ın meclise girmesi, ittifakların seçim sürecindeki eksiklikleri, Alevilerin talepleri, 14 Mayıs seçim sonucu, Cumhurbaşkanlığı seçimi konularında PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.
“BOYKOT ERDOĞAN’A SEÇİM KAZANDIRIR”
Zafer Parti’sinin seçimde Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıklaması üzerine, CHP ile Zafer Partisi yedi maddelik bir protokol imzaladı. Bu durum bazı çevrelerce tepkiyle karşılandı ve boykot söylemleri dile getirilmeye başlandı.
Boykotun Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermekten farksız olduğunu söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Musa Kulu, “Bu dönem o dönem değildir. Boykot kararı yüzde 5 farkla önde olan tek adamı onaylamak, ona kazandırmak demektir. Umutlarımızın, geleceğimizin ateşe atılması anlamına geliyor. Herkesin bir tek oyun dahi heba olmaması için ortaya gayret koyması gerekiyor” diye konuştu.
“HİZBULLAH ZİHNİYETİNE KARŞI KOYMAK HAYATİ”
90’lı yıllarda Hizbullah’ın yaptığı katliamları hatırlatan Kulu, iktidarın HÜDA PAR ile ittifak yapması ve meclise milletvekili göndermesini var olan karanlığın daha da büyümesi anlamına geldiğini ifade etti:
“Devletin beslediği, büyüttüğü, palazlandırdığı, Kürtlere ve diğer halklara karşı kullandığı Hizbullah artık resmi ve aleni bir şekilde devletin ortağı oldu. Bugün Hizbullah’ı da kendisine katarak en gerici şekilde tek adam rejimini sürdürmek bu ülkenin biraz daha karanlığa gömülmesi demektir. Kadının, Alevinin, Kürt’ün, demokratın yaşam hakkının ortadan kalkması demektir. Kendini yurtsever olarak adlandıran, ülkesine karşı sorumluluk hisseden herkesin bu duruma karşı duruş sergilemesi gerekir.”
İTTİFAKLARA ELEŞTİRİ
14 Mayıs seçim sonuçlarının sandık hileleriyle geçiştirilmesinin doğru bir yaklaşım olmayacağını belirten Musa Kulu, ittifakları herkese ulaşamama noktasında eleştirdi. Kulu, “Öğrenilmiş çaresizlik Türkiye için geçerli bir kavram. Evinde ekmeği olmayanın bu sisteme hala biat etmesi anlaşılır bir şey değildir. Belki de Millet İttifakı ile Emek ve Özgürlük İttifakı diye adlandırılan bu ülkenin aydınlığı için gayret edenlerin çabası da yeterli olmadığı gibi aynı zamanda hedef kitlesinin dışında yaratıcılık göstermediğini de 14 Mayıs seçimi bize gösterdi. Topluma ve halka gelecekle ilgili kurduğu her cümlenin toplumda karşılığı olmadığını gördük. Sadece sandıklardaki hilelerle bu gerçeği geçiştirmek doğru değildir” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Sinan Oğan ve Zafer Partisi ile görüşmelerinden dolayı eleştiren Kulu, “Kılıçdaroğlu’nun denize düşen yılana sarılır gibi bu toplumun hiçbir kimliğini kabul etmeyen kişilere yanaşma biçimi toplumda umutsuzluğa yol açtı. Ne Sinan Oğan’ın ne de Zafer Partisi’nin bu ülkeye demokrasi ve barış getirme gibi bir iddiası yok. Tek adam rejiminin bir parçası olan bu kişiler sadece sizleri sistemin devamına mecbur bırakan ve kendi taleplerini dikte eden bir noktadadırlar” diye konuştu.
“MUAVİYE ZİHNİYETİ ALEVİLERE, KÜRTLERE YAŞAM HAKKI TANIMAYACAKTIR”
Alevilerin ötekileştirilmeden özgür bir şekilde inançlarını, kimliklerini yaşatmak istediklerini ve seçimden yana beklentilerinin de bu yönde olduğunu söyleyen Kulu, “Kürtler ve Aleviler şunu bilmelidir ki şu an iktidarı elinde bulunduran Muaviye zihniyeti size yaşam hakkı tanımayacaktır. Bugün İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de veya ülkenin çeşitli yerlerinde seküler ve kendi yaşam tarzı olan insanlar gelecekte çarşafa bürünme tehlikesiyle karşı karşıyalar. Daha anaokulundayken Kuran kursuna mecbur edilen çocuklarımız olacak” ifadelerini kullandı.
“BU SEÇİM AYDINLIK İLE KARANLIĞIN SAVAŞI”
28 Mayıs’ta yapılacak olan seçimin Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasındaki bir tercihten çok daha fazlası olduğunu dile getiren Musa Kulu, bunu aydınlık ile karanlığın arasındaki savaş olarak adlandırdı. Halkın diktatörlükle demokrasi kavgasında bir tercih yapacağını belirten Musa Kulu sözlerini şöyle sürdürdü.
“Bu seçim aslında haklı ile haksızın kavgasıdır. Çünkü Emevi zihniyeti Arap olmayana yaşam hakkı tanımayan bir zihniyetti, bugün bu ülkeyi elinde tutanlar da Türk ve Müslüman olmayan hiçbir kimliğe, kişiliğe yaşam hakkı tanımayan bir noktadadır. Ülkenin nasıl bir karanlığa götürüldüğünü görmediğimiz zaman geleceğimizi kaybedeceğiz. Bugün bu ceberrut sisteme evet diyenler de kaybedecek. Çünkü ülke bir kaos ortamına, İran ve Suudi Arabistan gibi olmaya sürükleniyor. Ya bu ülkede demokrasi, kardeşlik diyeceğiz ya da bütün ötekilerin ölüm fermanını yazacağız.”
PİRHA- Kılıçdaroğlu’nun çocukluk arkadaşı Mehmet Kütük, ‘İnşallah Kemal Kılıçdaroğlu 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı olur, hepimiz çok seviniriz’ dedi. Kütük, “Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olursa ülkedeki ayrımcılığı bitirsin, köylere yardım etsin, üretim yapanlara destek olsun. Artık bu düzen değişsin o yüzden herkes 28 Mayıs’ta sandığa gidip oyunu kullansın” dedi.
13. Cumhurbaşkanı’nını seçmek için 28 Mayıs’ta yeniden sandıklar kurulacak. İlk turda yüzde 49.51 oy alan Recep Tayyip Erdoğan ile yüzde 44.88 alan Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci turda yeniden yarışacak.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dersim’in Nazımiye ilçesinin Bolce (Ballıca) köyünden çocukluk arkadaşı Mehmet Kütük (73), hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair PİRHA‘ya konuştu.
“ARTIK BU DÜZEN DEĞİŞSİN”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ballıca köyünde doğup büyüdüğünü söyleyen Mehmet Kütük, “Kemal Kılıçdaroğlu çok akıllı bir adamdı, herkesi bir tutardı kimseye ayrım yapmazdı dedi.
“İnşallah Kemal Kılıçdaroğlu 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı olur, hepimiz çok seviniriz, Bu bir fırsattır” diyen Kütük şunları ifade etti:
“21 senedir Recep Tayyip Erdoğan ülkenin başında ama artık hayırlısıyla 28 Mayıs’ta artık gitsin. Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olursa ülkedeki ayrımcılığı bitirsin, köylere yardım etsin, üretim yapanlara destek olsun. Artık bu düzen değişsin o yüzden herkes 28 Mayıs’ta sandığa gidip oyunu kullansın.”
PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ve Ali Bozan sandığa gitme çağrısında bulunarak, “28 Mayıs’ta tek adam rejimini sonlandıralım” ifadelerini kullandılar. Milletvekilleri, Kılıçdaroğlu’na oy verme çağrısında bulundular.
Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekilleri 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimi için sandığa ilk turdaki kararlılıkla gidilmesi gerektiğini dile getirdiler.
KOCA: YENİLGİYE KAPILMADAN SANDIĞA GİDELİM
Milletvekili Perihan Koca ilk turda cumhurbaşkanlığı seçiminin Kılıçdaroğlu nezdinde kazanıldığını düşünenlerden. Ancak çeşitli oyunlarla halkta yenilgi hissinin yaratılmak istendiğine dikkat çeken Koca, “Erdoğan, çeşitli Ali Cengiz oyunlarıyla, suç işleyerek süreci götürmeyi tercih etti. Ama içinde bulundukları devlet krizinden kaynaklı kazandık diyemedi ve 2. tura havale etti. Bunu yaparken de HÜDA PAR ve Yeniden Refah ile yapmış oldukları ittifak genişlemesini şimdi Sinan Oğan’la götürmeye çalışıyorlar. Milliyetçilik, ırkçılık pazarlayarak bunu yapmaya çalışıyorlar. İlk turda aslında Kılıçdaroğlu’nun yüzde 50’nin üstünde bir oyu vardı. Halk bunun farkında. Bir psikolojik savaş peşindeler. Halkı yenilgi hissine itmek istediler” dedi.
“Umudu halkın örgütlü gücünde aramalıyız” diyen Koca 28 Mayıs için yenilgiye asla kapılmadan herkesi müşahit olmaya, sandıklara, geleceğe sahip çıkmaya ve Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeye davet etti.
“İRADEMİZE SAHİP ÇIKALIM”
Milletvekili Ali Bozan ise 21 yıllık tek adam karanlığını sona erdirmek için halkın iradesini sandığa yansıtması gerektiğini söyledi. Bozan, “Cumhurbaşkanlığı seçimi 2. tura kaldı. Pazar günü cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak ve iki aday var. 14 Mayıs’ta nasıl sandığa gittiysek, irademize sahip çıktıysak aynı şekilde 28 Mayıs’ta da sandığa gidelim. Oyumuzu kullanıp 21 yıllık tek adam rejimine son verelim” şeklinde konuştu.
PİRHA- Mersin Cemevi Kadın Komisyonu ve Mersin Dersimliler Derneği üyesi kadınlar, özgürlük isteyen herkesin sandığa gitmesi gerektiğini vurgulayarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladılar.
Seçimin ilk turunda kadın düşmanı politikalarıyla sık sık eleştirilen HÜDA PAR meclise girdi. Bu sebeple pazar günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi kadınlar açısından daha önemli bir hale geldi. Bu seçimi ‘Ölüm kalım savaşı’ olarak adlandıran kadınlar, kararsız seçmenin sandığa gidip oy kullanması yönünde çalışmalara hız kesmeden devam ediyor.
Bu çalışmalar Alevi kadınlar cephesinde de büyük bir hareketlilikle devam ediyor. Mersin Dersimliler Derneği ve Mersin Cemevi Kadın Komisyonu, özgür ve eşit bir gelecek için oyların Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmesi gerektiğini düşünüyor.
“KADINLAR SANDIĞA SAHİP ÇIKMALI”
Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, 2. tura eksikleri gören bir yerden sandığa gidilmesi görüşünde. Özellikle kadınlar ve gençlerin sandıklara sahip çıkması gerektiğinin altını çizen Çığlık, “Herkes birini ikna etsin, sandığa götürsün. Yine aynı moralle, motivasyonla sandık başına gitmemiz gerekiyor. Konca Kuriş’in katillerinin mecliste olması bizi son derece üzdü. O yüzden cumhurbaşkanı seçimi çok hayati bizler için. Sandık başına gitmek tek çözüm. Kadın hakları, çocuk hakları, ülkenin geleceği için, özgürlük ve demokrasi için Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyelim” dedi.
KILAVUZ: ÖZGÜRLÜK İÇİN KILIÇDAROĞLU
Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Üyesi Aysel Kılavuz, oy kullanmayan seçmenleri ikna etmenin önemine vurgu yaptı. Kılavuz, özgürlük isteyen herkesin Kılıçdaroğlu’na oy vermesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bizler zaten oy vereceğiz ama önemli olan kararsızları sandığa gitmeye ikna etmek. İlk turda sandığa gitmeyenleri ikna ettiğimiz takdirde kazanmamız garanti. Bu iş kadınlara, gençlere düşüyor ki zaten sokakta hep kadınlar var, onlar bu mücadeleyi en önde yürütüyor. Bir cumhurbaşkanı adayının sırf Alevi inancından ötürü bu kadar hakarete maruz kalmasını kabullenmeyenler sandığa gitmeli. Türkiye’nin demokrasiye, adalete, özgürlüğe ihtiyacı var. Ülke olarak değişime çok fazla ihtiyacımız var. Özgürlük isteyen herkes oyunu Kılıçdaroğlu’ndan yana kullanmalı.”
“DEĞİŞİM İÇİN OY KULLANMALIYIZ”
Mersin Dersimliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Kıllı da oy kullanma çağrısında bulunarak, “Lütfen bir gününüzü oy kullanmaya ayırın. Bu ülkenin kurtulması için, Erdoğan’ın gitmesi için herkes sandığa gitsin. Sandıklara sahip çıkılsın. 29 Mayıs’ta yüzümüzün gülmesi için Kılıçdaroğlu’nun kazanması lazım” diye konuştu.
Dernek üyesi Bircan Börühan Öcal, seçimin kadınlar için daha önemli olduğuna dikkati çekerek, “Birinci turdan sonra sandığa küsen insanlar oldu. Ancak bu düzenin değişmesini istiyorsak sandığa gitmemiz gerekiyor. Umutsuzluğa kapılmasınlar. Özellikle bu seçim kadınlar için çok önemli. Kadınlar için özgür ve eşit bir gelecek için sandığa gitmeliyiz” sözlerini kullandı.
Bir diğer dernek üyesi Medine Börühan ise şunları söyledi:
“Şu an HÜDA PAR mecliste kadınlar için çok tehlikeli. Bunlarla birlikte olmak, ülkenin karanlığa gömülmesini istemiyoruz. Kadınların söz sahibi olmasını istiyoruz. Gençler şu an yurtdışına kaçıyor. Bu ülkeyi onlara bırakmak istemiyoruz.”
PİRHA –Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Mustafa Kul, 14 Mayıs’ta sandıklardan çıkan sonuçların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kul, “Şimdi bunların yolsuzluklarının görüntüleri de ses kayıtları da var ama buna rağmen hala sandıkta birileri, bunları yapanlara oy veriyorsa o zaman Türkiye’de her şey bitmiş sayılır” dedi.
Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi yaklaşırken, seçim güvenliği konusundaki tartışmalar da artıyor. Islak imzalı tutanaklar ile Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı verilerin örtüşmemesi sonucu “şaibeli seçim” yorumları da gündemden düşmüyor.
“HALA SANDIKTA BİRİLERİ, BUNLARI YAPANLARA OY VERİYORSA…”
Seçimlerdeki usulsüzlükleri dile getiren bir isim de Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mustafa Kul oldu.
PİRHA’ya konuşan Kul, “Ülkemizde bunca yolsuzluk varken, şimdiye kadar ülkede ‘yolsuzluğun, rüşvetin belgesi, bilgisi, görüntüsü olmaz’ deniliyordu. Şimdi bunların görüntüleri de ses kayıtları da var ama buna rağmen hala sandıkta birileri, bunları yapanlara oy veriyorsa o zaman Türkiye’de her şey bitmiş sayılır” dedi.
Mustafa Kul, 14 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrası açıklanan rakamların gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları söyledi:
“Sandıktan şu anda Cumhur İttifakı’nın çıkmadığını biliyorum. Her ne kadar %49,52 falan diye bir sonuç açıklanmış olsa bile bugüne kadarki her seçimde bu tür manipülasyonlar yapılıyor. Pazar günü yapılacak olan seçimde mutlaka Türkiye yeni bir güne uyanacak. Türkiye, yaşanan bu sıkıntılardan kurtulacak. Laik, demokratik cumhuriyet ilelebet yaşatılacaktır. Ama ne yazık ki şu anda medyayı elinde tutan ve devletin tüm olanaklarını kullanarak; bakın evvelki seçimlerde 3 bakan eğer aday olacaksa seçim öncesinde bakanlıktan istifa ederlerdi şu anda bakanların tamamı görevlerine devam ediyor. Tüm propaganda gezilerine makam araçları ile gidiyorlar ve devletin bütün parasını kullanarak sözüm ona %49 oy aldıklarını ifade ediyorlar.”
Mustafa Kul, MHP’nin oylarının da gerçeği yansıtmadığını belirterek şöyle devam etti:
“Güneydoğu’da MHP’nin %800 oy arttırmış olmasını kime söylersen inanmaz. Bu da gösteriyor ki sandıklara bir müdahale olmuş. Yani MHP’nin yüzde 800 oranında oy arttırmış olması hiçbir şekilde izah edilemez. Bu seçimlerde pazar günü yapılacak seçimlerde sandıklara iyi sahip çıkar, bunların bir müdahalesine olanak bırakmazsak sandıktan kesinlikle Kılıçdaroğlu’nun açık ara farkla önde çıkacağını düşünüyorum. Türkiye güzel bir güne uyanacak, herkesin yüzü gülecek, rahat bir nefes alacak.”
“YENİ PROPAGANDA YÖNTEMLERİ YARARLI OLACAK”
Mustafa Kul, Millet İttifakı içerisinde İYİ Parti hariç, diğer dört partinin, oy kazandırmadığını da ifade etti.
Mustafa Kul, Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine de yorum getirerek şöyle devam etti:
“CHP olarak özellikle Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olduğundan bugüne kadar hep %25 oyu muhafaza ettik. Son günlerde özellikle Türkiye’de bir milliyetçilik akımı gündeme geldi. AKP-MHP, bizi bu yönde sıkıştırıyor. ‘Siz işte terör örgütleri ile iç içesiniz’ deniliyor. Terörle kimin iç içe olduğunu Türkiye insanı biliyor. Tabii bu son günlerdeki CHP’nin, özellikle AKP-MHP’nin söylemlerine karşı geliştirdiği yeni propaganda yöntemlerinin de bu seçimlerde sonuç almamız için yararlı olacağını düşünüyorum.”
PİRHA – Halk ozanları, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi için halkı sandığa davet etti. “Umudu henüz kesmedik” diyen ozanlar, şaibelere de işaret ederek mücadele etme sözü verdi. Ozanlar, ” Barış, özgürlük diyenler kazanacak” dedi.
13. Cumhurbaşkanı’nını seçmek için 28 Mayıs’ta yeniden sandıklar kurulacak. İlk turda yüzde 49.51 oy alan Recep Tayyip Erdoğan ile yüzde 44.88 alan Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci turda yeniden yarışacak.
İkinci tur seçimlerine hazırlıklar sürerken halk ozanları da sandığa gitme konusunda çağrıda bulundu.
“UMUDUMU KESMİŞ DEĞİLİM”
Ozan Süleyman Özkan, “21 yıldır gerici, bağnaz düşünceye yeter ezildiğimiz, yok olduğumuz” diyerek, “Aydın, gözünün önünü görebilen insadır. Ülkenin nereye ve hangi uçuruma doğru yuvarlandığını görür. Ancak özgürlüğü anlayamamış birçok insanın küsüp de sandığa gitmeme duyumlarını alıyoruz. Çok yanlış yapıyorlar. Bu ülke bizim. Hiçbir bağnaz yapıya teslim etmek gibi bir düşüncemiz yok, olmamalı da. Bu nedenle insanların, önüne bakıp bu mecburi olan görevlerini yerine getirip, aydınlık yola oylarını kullanmalarını öneriyorum. 21 yıldır gerici, bağnaz düşünceye yeter ezildiğimiz, yok olduğumuz. Bu nedenle umudumu kesmiş değilim ancak birbirimize sahip çıkıp, gözümüzün önünü görmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
“BARIŞ, ÖZGÜRLÜK DİYEN İNSANLAR KAZANACAKLAR”
Ozan Adıgüzel Kara da 14 Mayıs seçimlerini işaret ederek “Bir bit yeniği var” dedi. Ozan Kara, her şeye rağmen mücadele edeceklerini belirterek şunları söyledi:
“Ecevit, Demirel, Erbakan ve Türkeş kimi dönem muhalefette kimi dönem iktidarda kaldılar ama hiçbirisinde böyle hırs, böyle ‘ne olursa olsun ben olayım’ durumunu görmedim. Birincisi, muhalefette olmak her partinin hakkıdır. Muhalefette kalmak da bir erdemliktir. Dinlenirsin, ülkeye değişik açıdan bakarsın vs. ama öyle bir şey göremiyorum. İkincisi, geçtiğimiz seçimlerde gördüğümüz kadarıyla şöyle bir tablo oluştu; bir ring düşünün, 2 boksör maç yapacak. Birisinde kurallar var diğerinde hiçbir kural yok. Maç boyunca hakem, kesinlikle ona uyarı yapmıyor, diğeri ise kurallara uyduğu halde sürekli düdük sürekli düdük… Seçim de böyle oluyor. Bir sürü şaibe duyuyoruz. Diyelim biri yalan, ikisi yalan; bunun hepsi mi yalan? Zira onlarca kamuoyu araştırma şirketleri vardı, hadi birisi yanıldı, hepsi de mi yanıldı? Buna rağmen mücadele edeceğiz.
Muhalefet partilerin dillerinden yapıcı cümleler çıkıyor; barış, özgürlük, kardeşlik, umut, gelecek diyorlar. Hep sevgiye dönük cümleler sarf ediyorlar. Öbür tarafta iktidarda olanlardan ise gerçekten utanıyorum. Sahte videolar ile kötü işler yapıyorlar. Belki birkaç seçmen buna inanabilir ama bütün dünya gülüyor. Ülkem adına üzülüyorum. Barış, özgürlük diyen insanlar bir gün elbette ki kazanacaklar.”
“BU SEÇİM YAŞAMSAL ÖNEME SAHİP”
Ozan Şahini ise, 28 Mayıs’ta yapılacak seçimleri “yaşamsal öneme sahip” sözleriyle tarifledi. Şahini, “Yaşamak istiyorsak Millet İttifakının adayına ‘evet’ diyeceğiz. Hak, hukuk, adalet. Özellikle Türkiye’de kadın olmak, dünyada kadın olmak çok zor. Haklarımıza sahip çıkacağız, çıkmayanları çıkmaya çalıştıracağız. Yanımızdaki, yöremizdeki umutsuz olanları da umutlu olmaya çağıracağız” diye belirtti.
“HALK OZANLARI DÜRÜSTLÜĞE TARAFTIR”
Ozan Emaneti, yapılacak seçimlere dair “Halk ozanları iyiliğe, güzelliğe, doğruluğa dürüstlüğe taraftır. Haksızlığa, zulme, yolsuzluğa karşıdır. Onun için önümüzde seçimde biz de tabii ki bir tarafız. Yobazlığın, gericiliğin taraf olduğu bir yerde yer almayız. Aydınlık bir yüz olduğu yerde, güzelliğin olduğu yerde yer alacağız” yorumunda bulundu.
Ozan Emaneti ayrıca şu şiiri de dile getirdi:
Ben bir halk ozanıyım, Sazım var sözüm var.
Çalarım söylerim ilham geldikçe,
İçim rahat değil, yanar közüm var,
İnsanlık peşine, koşup geldikçe.
Halkıma yapılan zulümden bıktım,
Sırtladım yükünü bendime yıktım,
Haksızlığa karşı bu yola çıktım,
Dönmezem yolumdan bu can sağ kaldıkça.
Pir Sultanlar gibi assalar beni,
Nesimiler gibi kesseler beni,
Yedi kat derine bassalar beni,
Ölmezem yaşarım, halk var oldukça.
Emanet ozanım ozan oğluyam,
Pirimden el aldım, ona bağlıyam
Bırakın halkımla gülü bağlayam,
Üç günlük dünyada zaman buldukça.”
“TÜM SEÇİMLER ŞAİBE ALTINDADIR”
Kamber Gürbüzdal da, “Ozanlık bir savaş” diyerek daima mücadele içerisinde olduklarının altını çizdi.
Ozanların, yaşadıkları çağa ait sorunlara hep başkaldırdıklarını anlatan Gürbüzdal, seçimlerdeki usulsüzlüklere işaret ederek “Gerçekten bir savaş veriyoruz şu anda. Yıllardan beri de tarihimizde bu böyle olmuştur. Ozanlar, düzene karşı kendi başına bir savaş veriyor. Pir Sultan’dan beri bu devam ediyor. Elbette yarınlar bizim olacak. Bu ülke seçimi kazanarak gelmedi bugünlere. Bir kavga olacak ama er ama geç. Bu düzen başka türlü yıkılmayacak diye düşünüyorum. Çünkü yasa, sistem, düzen tanımıyorlar. Kurumlar ellerinde. Türkiye’de seçim bana göre geçersiz. Tüm seçimler şaibe altındadır. Benim için seçimler hükümsüzdür” dedi.
PİRHA- Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçmene çağrıda bulunarak, “Sen beni sevsende sevmesende kabülüm ama ekonomi için karar ver” dedi.
14 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeterli oyu alamaması nedeniyle 28 Mayıs’ta ikinci tur seçim yapılacak. Seçimde Millet İttifakı’nın Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhur İttifakı’nın Adayı Recep Tayyip Erdoğan yarışacak.
Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajda, Türkiye’nin ekonomik durumuna dair açıklamada bulunarak, “Sen beni sevsende sevmesende kabülüm ama ekonomi için karar ver. Bunlar gelirse dolar 30 TL’ye çıkacak. O oyu benim için değil kendin için vereceksin. Vatanını seven sandığa gelsin” çağrısında bulundu.
PİRHA- Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütü Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci turunda Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurdu. Yeşil Sol Parti Mersin İl Eş Sözcüsü Zeliha Burcu Acar, “14 Mayıs’ta 21 yıllık iktidarı gerilettik, 28 Mayıs’ta ise benzerleri gibi tarihin kara sayfalarına göndereceğiz” dedi.
Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütü, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Açıklamada; Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri, HDP İl Eş Başkanları, Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekilleri Ali Bozan ve Perihan Koca ile demokratik kitle örgütü temsilcileri de yer aldı.
“AKP-MHP İKTİDARINI GÖNDERECEĞİZ”
Yeşil Sol Parti olarak 14 Mayıs seçimleri öncesinde büyük bir özveri ile çalışma yürüttüklerini dile getiren Yeşil Sol Parti Mersin İl Eş Sözcüsü Zeliha Burcu Acar, “Halklar, Mersin’den Yeşil Sol Partili 2 milletvekilini Meclis’e taşıdı. Milletvekillerimiz her daim dillendirdikleri gibi Mersin için çalışacak ve Mersin’in sorunlarının çözümü için var gücüyle çalışacaklardır” diye konuştu.
28 Mayıs seçiminin önemine vurgu yaparak AKP-MHP iktidarını gönderme kararlılığında olduklarını belirten Acar, şunları söyledi:
“Milyonların sözü ve Meclis’in 3‘üncü büyük partisi olarak 28 Mayıs seçimlerinde; siyasi tutsaklarımızın özgürlüğü için, kayyım zihniyetini sonlandırmak için, İstanbul Sözleşmesi’nin tekrardan yürürlüğe girmesi için ve 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’u yok sayma tehdidine karşı, halkların alım gücünü neredeyse sıfıra indiren enflasyon zulmüne karşı, emeğin hak ettiği değeri bulması için, hak için, hukuk için, ötekileştirilerek nefret politikasına maruz bırakılmış kimlikler için, çocuklarımızın geleceği için AKP-MHP iktidarını gönderme kararlılığımızı sürdüreceğiz”
ACAR: KILIÇDAROĞLU’NU DESTEKLEYECEĞİZ
28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci turunda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini ifade eden Acar, “AKP-MHP iktidarını sonlandırmak için 14 Mayıs seçimlerinde gösterdiğimiz azim ve kararlılığın daha fazlasını gösterip hep birlikte baharın kapılarını aralayacağız. 14 Mayıs’ta 21 yıllık iktidarı gerilettik, 28 Mayıs’ta ise benzerleri gibi tarihin kara sayfalarına göndereceğiz. Başaracağız, mutlaka başaracağız, biz kazanacağız” şeklinde konuştu.
PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği’nin düzenlemiş olduğu piknikte Cumhurbaşkanlığı Seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’na destek vurgusu ön plana çıktı.
Mersin Dersimliler Derneği Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği, Kuyuluk Tabiat Parkında anneler günü için piknik düzenledi. Etkinliğe Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Piknikte tüm yurttaşların gündemi 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı Seçimi oldu.
‘DEMOKRASİ İÇİN KILIÇDAROĞLU’
Mersin Dersimliler Derneği Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, etkinliğin anlamına dair konuşma yaptı. 28 Mayıs seçimine değinen Çığlık, “Az bir zaman kaldı. Hepimiz için oldukça önemli bir eşik. O yüzden herkes, birini ikna etsin ve sandığa götürsün. Gelecekten umutluyuz. Kılıçdaroğlu’nu ayın 28’inde cumhurbaşkanı yapacağız” dedi.
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ise iktidarın ülkeye her anlamda çöküş yaşattığını belirtti. Özyiğit, “Hem demokratik hem ekonomik manada iyileşmemiz için, barış içinde huzurlu ve mutlu yaşamamız için Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olması gerekiyor. Oylar Kılıçdaroğlu’na” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından sanatçı Çiğdem Akdoğan ve Grup Ciwan, müzik dinletisi yaptı.
PİRHA- HÜDA PAR’ın AKP listelerinden meclise vekil göndermesi kadınların cephesinde tepki ile karşılandı. Bu durum kaygı verici bulunsa da her zaman olduğu gibi kadınlar kararlılıkla mücadele etme konusunda net bir tavır koyuyor ortaya.
Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) AKP listelerinden 4 milletvekilini meclise soktu. Partinin kadın politikaları ve bu yöndeki tutumu kadınlar tarafından tepkiyle karşılanıyor. Özellikle Hizbullah’ın işkence edip katlettiği Müslüman feminist yazar Konca Kuriş’in yaşamış olduğu Mersin’den vekil çıkması kadınlarda üzüntüyle karışık öfke yarattı. Ancak kadınlar her şeye rağmen en iyi bildikleri şeyi yapmaktan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdiler: Mücadele etmek.
“CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ KADINLAR İÇİN HAYATİ”
CHP Mersin Kadın Kolları Başkanı Gülşah Yıldırım Genç’e göre, HÜDA PAR’ın mecliste temsiliyet alması özellikle genç kadınlarda kaygı yarattı. Cumhuriyet rejiminin tam tersini savunanların mecliste olduğunu belirten Genç, “Karşımızda Hizbullah terör örgütünün siyasi uzantısı olan HÜDAPAR var. Bu partinin kadın düşmanı söylem ve politikaları ortada. HÜDA PAR’ın mecliste olması özellikle genç kadınlarda bir endişeye sebep oldu ama bu kaygıları sandığa gidip irade göstererek, iradelerine sahip çıkarak boşa çıkarabilirler” dedi.
28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminin kadınlar için hayati önem taşıdığına değinen Genç, “Ya özgür ve eşit bir şekilde yaşayacağız ya da kadınları eve hapseden, kazandığımız haklarımızı elimizden alan, kadın düşmanı bir zihniyetle yaşayacağız. Konca Kuriş’i katleden zihniyete mi oy vereceğiz yoksa kadın hakları diyen bir lidere mi oy vereceğiz diye düşünerek sandığa gidilmeli” şeklinde konuştu.
Genç; kadın erkek eşitliğini savunan, 6284 ve İstanbul Sözleşmesi’ni uygulatacağını söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu ile ülkeyi daha da karanlık bir girdaba sürükleyecek olan Recep Tayyip Erdoğan arasındaki seçimde herkesin sandığa gidip oy kullanması çağrısında bulundu.
AYHAN: BU TEHLİKEYİ KADIN BİRLİĞİ İLE AŞACAĞIZ
Demokratik Aleviler Derneği (DAD) Mersin Eş Başkanı Hülya Ayhan, HÜDA PAR’ın mecliste olmasını kadınlar açısından büyük bir tehlike olarak görüyor.
Seçim sürecindeki propagandalarının kadın düşmanlığı üzerinden yürütüldüğünü hatırlatan Ayhan, “Partilere baktığımız zaman yalnızca Yeşil Sol Parti’de fazla kadın vekil sayısı var. Diğer partilerin kadın vekil sayısı oldukça düşük bu da kadın politikalarına dair bize çok şey söylüyor. Kadınların her zaman işi çok zor olmuştur. Her iktidar değişiminde kadınlara düşen şey mücadele etmek oluyor. Kadınlarla ilgili çıkacak olan dezavantajlı yasa sadece muhalif kadınlar için çıkmayacak. Görüşü ne olursa olsun bütün kadınları etkileyecek. Dolayısıyla kadınların her alanda birlikte mücadele etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
MÜCADELE VURGUSU
Mor Dayanışma’dan Ayşegül Temur kadın düşmanı zihniyete karşı mücadele etmekten geri durmayacaklarının altını çizdi:
“Kadınların kazanımlarına göz diken, ikincileştiren, kadınları bilboardlardan ve seçim arabalarından silen, İstanbul Sözleşmesi’ni yok eden, kadına şiddetin önünü açan hiçbir siyasi yapının mecliste olmasını istemiyoruz. Biz kadınlar mecliste feministlerin, sosyalistlerin olmasını ve erkek egemenliğinin bulunmadığı eşit temsil düzeyinde bir meclis görmek istiyoruz. Bunun için de mücadele etmeye devam edeceğiz. HÜDA PAR ve aynı zihniyet mecliste olsa bile biz kadınlar özgürlüğü, eşitliği, adaleti sağlamak adına mücadele etmeye devam edeceğiz”
CUMHUR İTTİFAKI DEĞİL KADIN DÜŞMANI İTTİFAK
Toplumsal Özgürlük Partisi’nden (TÖP) Zeliha Korkmaz, kadınların seçim süreci boyunca Cumhur İttifakı’nı Kadın Düşmanı İttifak olarak görüp o şekilde çalışma yürüttüklerini dile getirdi. Aynı zamanda mecliste HÜDA PAR, MHP, AKP gibi kadın düşmanı politikalar üreten partilerin karşısında sosyalist feminist kadın milletvekillerinin varlığının önemine de dikkatleri çekti:
“Bu kadın vekiller kadın hareketi ile meclis arasında bir köprü konumundalar. Sokakta verdiğimiz mücadeleyi onlar meclise taşıyacaklar. Daha sağ, daha muhafazakar, daha erkek bir meclis profili var karşımızda. Bu profil karşısında kadın mücadelesi de daha sert ve çetrefilli bir mücadele arenasına dönüşeceğini ön görüyorum”
KORKMAZ: UMUT HER ZAMAN DİMDİK AYAKTA
Seçimi örgütleyen, sorumluluk duygusuyla Türkiye’yi dönüştürmek isteyen kadın hareketinin 2. turda da aynı sorumluluğu yerine getireceğini ifade eden Zeliha Korkmaz, kadınlara şu çağrıda bulundu:
“Biz artık bir ölüm kalım savaşı veriyoruz. Bu bilinçle kadınlar örgütlenerek sokaklardan vazgeçmeyecektir. Devlet- erkek şiddetinin arttığı OHAL ve pandemi sürecinde dahi kadınlar her zaman sokaktaydı. Bugün biz daha sağ bir meclisle karşı karşıya kalmış olabiliriz. Ama ne olursa olsun hak ve eşitlik mücadelesini vermekten geri durmayacağız. Tüm kadınları seçimde irade koymaya, kadın düşmanı zihniyeti yerle bir etmeye davet ediyorum. Umut her zaman dimdik ayakta”
PİRHA – PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, 2. Tur cumhurbaşkanlığı seçimi için katılım çağrısı yaparak “Kadın, doğa, emek düşmanı bu anlayışı göndermek zorundayız. Dili, dini, cinsiyeti, dünya görüşü ne olursa olsun, bütün yoksul, emekçi halkımızı sandık başına davet ediyorum. Gelin sandıkta görevimizi yerine getirelim” diye konuştu.
14 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın %49,52, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise %44,88 oranında oy alması seçimi ikinci tura götürdü.
28 Mayıs’ta yeniden yapılacak seçimler için yarış devam ediyor.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe de süre giden seçim çalışmalarını değerlendirdi.
“YÜKÜN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU KILIÇDAROĞLU’NUN ÜZERİNE YIKILMIŞTI”
Cuma Erçe, seçimin ilk turunda ırkçı ve gerici söylemlerin çokça duyulur olduğunun altını çizerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“İnsanlar ceplerinden, mutfaklarından, işlerinden güçlerinden, çocuklarının geleceğinden daha çok bu ırkçı ve gerici söylemlere meyil ettiler. İkinci olarak, yalanın, iftiranın, bu ülkede nasıl etkili olduğunun da bir göstergesi oldu. Bu da kültür seviyesini açığa çıkaran bir durum. Toplumda genel anlamda ciddi bir çürümenin olduğunu, devletin organlarıyla birlikte bir çürüme olduğu tespitini zaten yapmıştık. Bugün açığa çıktı ki gerçekten büyük bir çürüme var.
Kılıçdaroğlu’nun kutuplaştırıcı siyasete karşın daha toparlayıcı dili önemliydi. Son 20 yıldır ülkedeki ayrıştırıcı dil, kendisini öteki olarak tanımlayanlar açısından nefes alınmaz bir noktaya getirdi. Bir anlamıyla Amerika’daki siyahi gencin ‘nefes alamıyorum’ diye bağırdığı günleri bugün toplumumuzda milyonlarca insan yaşıyor durumda. Bu ortamda sağdaki birçok kesimi dahi bir alana toplayabilen söylemleriyle büyük fedakarlık içerisinde yer alan bir konumda durdu Kılıçdaroğlu. İşi çok zordu. Hele ki Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden estirilen rüzgar, Alevi kimliği üzerinden ortaya konulan yaklaşım, miting meydanlarında buna yönelik düşmanca bir tutum içerisine giren yaklaşıma rağmen; hatta Kılıçdaroğlu’nun kendi oluşturduğu masada dahi problem haline gelen bu yanına rağmen büyük bir özveri ile işi götürdüğünü söylemek isterim.
Eksik tabii ki vardı. En büyük eksik hem ortaklarının hem de kendi partisinin sahadaki çalışma tarzı büyük bir eksiklikti. Halen daha o eksik kendini gösteriyor. Yükün büyük bir çoğunluğu Kılıçdaroğlu’nun ve iki belediye başkanının üzerine yıkılmıştı.”
“BARIŞ’A, BİRLİKTE YAŞAMA VURGU YAPMALILAR”
Cuma Erçe, 2. tur cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin de görüşlerini paylaştı. “Aslında sıfırdan bir seçim yapılacak” diyen Erçe, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bugünden itibaren çok güçlü bir çıkışı yakalama şansları var. Özellikle toplumun bu gerici ve ırkçı söylemlerle kandırılan kesimlere yönelik çok özel bir siyaset yürütmek zorundalar. Bir Alevi kurum başkanı olarak söylüyorum, bunu yaparlarken de sırf ırkçı söylemlere sarılarak oy devşirilebildiği hareketiyle o çizgiye kaymamalılar. Ne olursa olsun kardeşliğe, eşit yurttaşlığa, halkların bir arada özgürce yaşadığı demokratik ve laik cumhuriyete vurgu yapmalılar. Barış’a, birlikte yaşama vurgu yapmalılar. Her şeye rağmen bu tek adam rejiminden kurtulmak durumundayız. Çünkü halklar olarak nefes alamıyoruz. Aleviler olarak sıkıştık. Bu ülkedeki tüm ötekiler büyük problem yaşıyorlar. Ekonomik kriz artık emekçileri yaşayamaz hale getirdi. Mutfaklar yanıyor, ev kiraları ödenemiyor, çocuklarımız okuyamaz hale geldi. Gerçekten korkunç bir tablo ile karşı karşıyayız. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak açıkça tavrımızı ortaya koyuyoruz. Bu seçimde de bir öncekinde olduğu gibi Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğiz.”
“HALKIMIZI SANDIK BAŞINA DAVET EDİYORUM”
İlk turda oy kullanmayan yurttaşlara da çağrı yapan Cuma Erçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu seçimi de kaybedebiliriz ama umudumuzu asla yitirmeyiz. Aslında bizim kaybedecek çok şeyimiz yok. Kaybedecek şeyi olanlar iktidar tarafıdır. Onların kaybedecekleri çok şey var bizim ise kaybedecek bir şeyimiz zaten kalmadı. O nedenle biz, kazanacaklarımıza odaklanmak durumundayız. Biz daha aydın, laik bir ülke kazanacağız. Yani nefes alacağız. Dolayısıyla asla umutsuzluğa yer yok. Bu nedenle köylerine gitmeye hazırlananları iki hafta daha ertelemelerini istiyoruz. Köylere gidenler ise geri gelsinler istiyoruz. Yol parası bulamayan gençleri bizler katkılarımızla taşımak isteriz. Tarihte koca koca imparatorluklar devrilmiştir. Bunların bir fiskelik ömürleri var. Oylarımıza irademize sahip çıkarsak, emin olun ki 4 puan kapanmayacak bir puan değildir. Aleviler, bu ülkenin emekçileri, ‘biz bu seçimi kazanırsak bunların üzerine tepineceğiz’ sözünü unutmasınlar. Bu kadın, doğa, emek düşmanı anlayışı göndermek zorundayız. Hem Alevilere hem de toplumun bütün kesimlerine; dili, dini, mezhebi, cinsiyeti, dünya görüşü ne olursa olsun bütün yoksul, emekçi halkımızı sandık başına davet ediyorum. Gelin sandıkta görevimizi yerine getirelim.”
PİRHA-Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulunurken, “Memleketimizde adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanlarımız var. 10 günde tüm gayretimizi sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:
“14 Mayıs geride kaldı. 28 Mayıs günü iki aday ve iki farklı anlayış sıfırdan milletimizin karşısına çıkacak. İlk turda sandıktan bu iktidara karşı memnuniyetsizlik ve değişim mesajı çıktı. Millerin oyunun yarısını bile alamadılar. İktidar partisini oyları 7 puan eridi. Benim görevlerimden birisi de gerçekleri söylemektir. İlk turda bize inanan 25 milyon seçmen olmak üzere oyunu kullanan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. İlk turda sandıktan bu iktidara karşı değişim mesajı çıktı. Erdoğan iktidarının küstahlığına dur dedik.
Milletimizin oyunun yarısını bile alamadılar. Oyları önemli ölçüde eridi. Neticede AK Parti yedi puan geriledi. Bunu bütün milletimin bilmesini isterim. Bir demokrasi şöleni ve huzur havası içinde geçmesi gereken bir seçim süreci Erdoğan’ın iftira kampanyaları içinde gölgelendi. Ben karşımda daha mert ve daha yürekli bir aday görmek isterdim. Vatandaşlar da montajlardan ve bundan medet ummayan adayları hak ediyordu. Yürekli, namuslu, doğruları söyleyen…
Ancak; siyasi kültürümüz bir kez daha lekelendi. Milletimizi çaresizlik içinde iftira ve karalama kampanyası ile aldatmaya çalışanlar amaçlarına ulaşamadı. Milletimiz ilk turda yetkiyi iktidara vermeyerek bu sistemden ve bu zihniyetten memnuniyetsizliğini ortaya koydu. Milletimiz bize de etkili bir mesaj verdi: Kimi vatandaşlarımız sandığa gitmedi, kimi gidip tepkisel oy kullandı, kiminin de eli istemeyerek Erdoğan’a gitti. Çünkü mevcut yönetimin kara propagandasına maruz bırakıldı vatandaşlarımız. Biz de sizlerin mesajlarını aldık. Memleketimizde adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanlarımız var. 10 günde tüm gayretimizi sarf edeceğiz.
YSK meselesini açıklığa kavuşturmak isterim: Tüm tutanaklar elimizdedir. Tek bir oyun dahi hakkını yedirmeyeceğiz. Biz YSK’ya gerekli tüm itirazları yaptık. Bu seçim bir kez daha gösterdi ki, bunların usulsüzlük ve ahlaksızlıkları sınır tanımıyor. Her sandıkta 5 müşahite ihtiyacımız var. Bütün vatandaşlarıma ilan ediyorum. Ben terör örgütleriyle hiç masaya oturmadım, bundan sonra da oturmayacağım. Nokta. Erdoğan sen ülkenin sınırlarına ve namusuna sahip çıkmadın. Bu ülkeye bile bile 10 milyondan fazla mülteci getirdin. Haraç mezat vatandaşlık sattın. Ben iktidara gelir gelmez tüm mültecileri evlerine göndereceğim. Nokta.”
PİRHA – Dede Hamdi Yurdakadim, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için topluma çağrıda bulunarak “Demokrasi içerisinde mücadele edilmeli. Kılıçdaroğlu’nun gelmesini istiyoruz. Değişim her zaman için iyidir. Taze kan bambaşka olur” diye konuştu.
Seyit Kalender Veli Ocağı’ndan Dede Hamdi Yurdakadim, 14 Mayıs seçimlerini yorumladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. tura kalmasının ardından önemli bir çalışmanın gerekli olduğunu vurgulayan Dede Yurdakadim, “Bu seçimin özelliği hak, hukuk, adalet… Bir toplumda adalet yoksa huzur aranmaz. Hastanede adalet yoksa şifa aranmaz. Aldığımız nefeste bile adalet olması lazım” diye vurguladı.
“İNSANLAR ADALET BEKLİYOR”
Dede Hamdi Yurdakadim, “Bulunduğumuz şu anda huzur yok” diyerek toplumun büyük bir yoksulluk içerisinde olduğuna dikkat çekti.
Yurdakadim, “Dinlediğim insanların en çok dile getirdiği sıkıntısı, yoksulluk. İnsanlar, vatandaşlık görevini yapıyor, kanuna, yasalara, kurallara uyuyor, vergisini veriyor, borcunu ödüyor. Peki, bu insanların devletinden beklediği ne? Adalet. Cumhurbaşkanını kötülükle yargılama gibi bir durumumuz yok. Yanlışlıklar varsa eleştiririz. Yanlışlıklar var mı? Var. Ama ben bir hak arıyorum adalet. Çocuğuma önceden simit alması için beş lira veriyordum, yetiyordu. Şimdi 15 lira veriyorum yetmiyor. Adalet bana bunun için lazım. Cumhurbaşkanı bugüne kadar ülkeyi yönetti, saygı duyuyoruz. Cumhurbaşkanına seçimlerde çevremdeki eşim, dostum, sevdiğim saydığım insanlar oy verdi, ben vermedim. Saygı duymak benim insani görevimdir, hakaret etmek asla bize yakışmaz. 21 senedir başkanlık yaptı. Ama bırakmıyor, gitmiyor” dedi.
“ADALET, HUKUK, LİYAKAT LAZIM”
28 Mayıs’ta yapılacak 2. tur Cumhurbaşkanlığı seçimi için herkesin çalışması gerektiğini söyleyen Dede Hamdi Yurdakadim, şu mesajı verdi:
“Kanaat önderi toplumun rehberidir. Bir Alevi dedesi, kanaat önderi olarak, doğru neyse ona sahip olalım. Herkese diyorum ki şu aşamada, şu 10 günlük sürede sana ne lazım geliyorsa kalk ara. Ekmek mi lazım, kalk ara. Hazreti pirin bir sözü vardır ‘Ara bul.’ Şu anda bize adalet lazım, hukuk lazım, liyakat lazım, ehliyet lazım. Bütün canlara söylüyorum; 90 dakikalık bir maçın 45 dakikası oynandı. Rakip tarafından 1-0 öne geçildi. 45 dakika içinde kalkıp kendine geleceksin. İnsanları kırmadan, üzmeden, hakaret etmeden çalışacaksın. Demokrasi içerisinde mücadele edeceksin. Kılıçdaroğlu’nun gelmesini istiyoruz. Değişim her zaman için iyidir. Taze kan bambaşka olur.”
PİRHA- EŞİK, 28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçiminde eşit ve şiddetsiz bir yaşam için oyların Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmesi yönünde çağrıda bulundu.
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklediğini duyurdu. Tekrar kazanılacağına vurgu yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:
“Oylar Kemal Kılıçdaroğlu’na. Kazandığımız seçimi, tekrar ettiriyorlar. Kaybedecek tek saniyemiz yok, Cumhurbaşkanlığını kazandıktan sonra tartışırız. Tartışmayalım, çalışalım. Bütün oylar eşitliğe, özgürlüğe, adalete, barışa, şiddetsiz bir yaşama”
PİRHA- Siyaset Bilimci Prof. Dr. Atilla Güney, “2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum” dedi.
14 Mayıs seçimleri geride kalırken, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’ta ikinci turu yapılacak. 14 Mayıs’ta ortaya çıkan sonucu değerlendiren Barış Akademisyeni Prof. Dr. Atilla Güney, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İyi Parti seçmeninin büyük bir çoğunluğunun Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini savundu.
Güney, Türkiye’nin bir toplumsal faşizm sürecinden geçtiğine işaret ederek, yükselen milliyetçi oylar, seçim kampanyaları süreçlerinde özellikle iktidar blokunun hiçbir ekonomik, sosyolojik soruna değinmeden tamamen “terör” örgütleriyle Kılıçdaroğlu’nu ve muhalefeti ısrarla ilişkilendirmesi bugün gelinen noktayı gösterdiğini dile getirdi.
Kurulu ittifakların, birer siyasal pazarlık meselesi olduğunu vurgulayan Güney, “Millet İttifakının aldığı oylara baktığımız zaman tabanlarının Kılıçdaroğlu’na oy vermediğini çok net bir şekilde görüyoruz. Özellikle Emek ve Demokrasi İttifakı’nın tabanını oluşturan Kürt illerinde yüzde 70’e yakın Kılıçdaroğlu’na oy oranı çıkarken, Batı’ya geldiğimizde bu oyların yarı yarıya düştüğünü görüyoruz. Buradan da görüyoruz ki, ortada bir ittifak yok. Kürt illerindeki seçmenin kahir ekseriyeti çok ciddi bir toplumsal taban refleksiyle hareket ederek Kılıçdaroğlu’na oy vermişler” dedi.
“DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR”
2 hafta sonra yapılacak seçimde toplumu sıkıntılı bir sürecin beklediğine vurgu yapan Güney, şunları söyledi:
“Sinan Oğan şu an elindeki yüzde 5’lik oy oranıyla milliyetçi bir refleksle pazarlıklara girişmiş durumda. Seçimler kimin lehine sonuçlanırsa sonuçlansın Sinan Oğan’ın tabanının ilk turdaki gibi davranacağını düşünüyorum. 2’inci tur seçimlere çok dikkat etmek gerekiyor. Kılıçdaroğlu’nun tabanının çok ciddi bir sinizm ve umutsuzluk içerisinde olduğunu gözlemliyorum. Sandığa gitme oranlarında ciddi düşüşler yaşanabilir. Bu konuda dikkatli olmak gerekiyor.
2. turda Kılıçdaroğlu’nun velev ki Oğan’la ittifak yapması durumda bile tabanının bu ittifaka uymayacağını düşünüyorum. Milliyetçi taban çok farklı reflekslerle hareket ediyor. Ne türlü pazarlık yapılırsa yapılsın Sinan Oğan ve Zafer Parti’sinin oylarının Kılıçdaroğlu’na gelmeyeceğini düşünüyorum.”
“YAŞAMA ÜMİDİ ÖLÜM KORKUSUNDAN DAHA BÜYÜK”
Deprem bölgelerindeki seçim sonuçları değerlendiren Güney, “Özellikle Hatay’da yurttaşların neredeyse yüzde 60’nın kenti terk etmiş olması, seçim günü sandıklara ulaşmakta zorluk çekmesi, büyük bir kısmının farklı kentlerde oy kullanıyor olması bunların çok ciddi bir analize ihtiyacı var. Fakat yer yer kamuoyunda deprem bölgesindeki oy oranlarına bakılarak bir kızgınlık ve hamaset edebiyatı yürütülüyor. Bu da toplumsal faşizm meselesiyle çok alakalı bir şey. Deprem bölgesindeki seçim sonuçlarına baktığım zaman yaşama ümidinin ölüm korkusundan daha büyük bir travma haline geldiğini gözlemledim” diye belirtti.
“BU BİR UYARIDIR”
Yeşil Sol Parti’nin oy kayıplarına ilişkin de konuşan Prof. Dr. Atilla Güney, “İttifaklar sendromunun olumsuz etkilerini Yeşil Sol Parti’nin oylarının düşüşünde görüyoruz. Özellikle seçime bir ay kala kurdukları ittifak, TİP’le yaşanan gerginlikler Kürt seçmen üzerinde çok etkili oldu. Tabii bunun partinin iç işleyişiyle de, seçim sürecini yürütme biçimi, adayların profilleri, adayların belirlenme sürecinde izlenen antidemokratik yöntemlerin de özellikle HDP’nin kahir ekseriyetini oluşturan Kürt seçmen üzerinde çok ciddi bir etkisi olduğunu düşünüyoruz. Bu bir uyarıdır. Umarım gerçekten bizim yıllardır yaptığımız eleştiriler, uyarılar bundan sonra dikkate alınır ve parti gerçekten kelimenin tam anlamıyla bir eleştiri ve öz eleştiri sürecine girer ve bu eleştiri ve öz eleştirinin özellikle genel merkezden başlaması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.
PİRHA-CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, oy oranlarının yüksek olduğu sandıklara üst üste itirazlar yapıldığını belirterek, “Bloke ettiğiniz Türkiye’nin iradesidir. İtirazlarla olacağı engelleyemezsiniz. Bu işin bir oldu bittiye getirilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, oy verme işlemi sürerken partisinin genel merkezinde ilk kez kameraların karşısında çıktı.
“BLOKE ETTİĞİNİZ TÜRKİYE’NİN İRADESİDİR”
Üst üste itirazlarla sistemin bloke edildiğine vurgu yapan Kemal Kılıçdaroğlu, “Ankara’da 300, İstanbul’da 783 sandıkta ısrarla itirazlar var 11 kere itiraz edilen sandıklar var. Bloke ettiğiniz Türkiye’nin iradesidir. İtirazlarla olacağı engelleyemezsiniz. Bu işin bir oldu bittiye getirilmesine asla izin vermeyeceğiz. Algı yönetimiyle uğraşmayı bırakın. Bırakın oylar gelsin, sonuç bir an evvel belli olsun. Ülkenin belirsizliğe artık tahammülü yoktur. Milletin iradesinden korkmayın. YSK’yı da sorumluluğa davet ediyorum. Elimizde ıslak imzalı tutanaklar var” diye konuştu.
PİRHA-Oy verme işlemi Türkiye genelinde sona ererken, kamera karşısına geçen CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “İstanbul’da oy kullanma esnasında münferit bir iki olayı saymazsak tamamen sorunsuz ve bahar havasında vatandaşlarımız oy kullandılar” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, cumhurbaşkanı ve 28. Dönem milletvekili seçimlerine ilişkin CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda bir basın açıklaması yaptı. Kaftancıoğlu, İstanbul’da seçimlere katılım oranının rekor düzeyde olduğunu belirtti.
“İSTANBUL’DA BAHAR HAVASI VAR”
Kaftancıoğlu‘nun açıklaması şöyle:
“İstanbul’da 1951 okulda, cezaevi sandıkları ile birlikte 30 bin 850 sandık ve seyyar sandıklarda vatandaşlarımız oy kullandı. İstanbul’da bahar havası var. İstanbul’da rekor katılım bekliyoruz. Tüm Türkiye’de de öyle olduğuna yönelik bilgiler geliyor. İstanbul’da mevcut 11 milyon 359 bin 876 seçmenin yüzde 90’ın üzerinde oy kullandığını tahmin ediyoruz.
Hangi partiye oy vermiş olurlarsa olsunlar, demokratik haklarını kullanarak demokrasiye sahip çıktıkları için teşekkür ederim.
İstanbul’da oy kullanma esnasında münferit bir iki olayı saymazsak tamamen sorunsuz ve bahar havasında vatandaşlarımız oy kullandılar. Bir ilçemizde bir okulumuzda trafodan çıkan yangın anında söndürüldü. Birkaç ilçemizde birkaç vatandaşımızın mükerrer oy kullanmasıyla ilgili görevli arkadaşlarımız gerekli işlemleri yaptılar.
Bir ilçemizde 142 belgesiyle mükerrer oy kullanılmasına dönük bir girişimde bulunuldu ama bir şey çıkmadı.
Sadece bir tane sandık başkanının görevini, yasanın kendisine tarif etmediği gibi yapmadığı görülünce başkanlıktan uzaklaştırıldı. Onun dışında sokakta ve sandıkta görevlilerimiz görevlerini yaptılar, yapmaya devam ediyorlar.”
PİRHA- Millet ittifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da oyunu kullandı. Kılıçdaroğlu, “Hepimiz demokrasiyi çok özlemişiz. Hepimiz birlikte olmayı çok özlemişiz. Hepimiz kucaklaşmayı çok özlemişiz” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın 28. Dönem Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da oyunu kullandı.
Çankaya ilçesindeki Arjantin İlköğretim Okulu’nda oy kullanan Kılıçdaroğlu ardından basına kısa bir konuşma yaptı.
Bütün ülke halkına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Sandığa gidip oy kullanan bütün yurttaşlarıma en içten sevgilerimi saygılarımı sunarım. Hepimiz demokrasiyi çok özlemişiz. Hepimiz birlikte olmayı çok özlemişiz. Hepimiz kucaklaşmayı çok özlemişiz. Bundan sonra göreceksiniz inşallah bu ülkeye baharlar gelecek ve baharlar hep devam edecek. Hepinize en içten sevgilerimi saygılarımı sunuyorum sağ olun var olun diyorum.”