Etiket: kemal kılıçdaroğlu

  • Deprem bölgesine giden Kemal Kılıçdaroğlu: Hala konteynır sorunu var

    Deprem bölgesine giden Kemal Kılıçdaroğlu: Hala konteynır sorunu var

    PİRHA – Depremin vurduğu Maraş’ın Nurhak ilçesine giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geceyi çadırda geçirdi. Kılıçdaroğlu, sabah erken saate ise ateş başında depremzedelerle sohbet etti.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adaylığının ardından deprem bölgesini ziyarete gitti. İlk adresi Malatya olarak belirleyen Kılıçdaroğlu’nun sonraki ziyaret durağı ise Maraş’ın Nurhak ilçesi oldu.

    Geceyi çadırda geçiren Kılıçdaroğlu, güne erken uyanarak depremzedelerle ateş başında sohbet etti. Depremzede Eşe Gözel’in sorunlarını dinleyen Kılıçdaroğlu, sonrasında depremzedelerle birlikte kahvaltı yaptı.

    Ardından Nurhak’a bağlı Kullar Köyü’ndeki çadır alanını ziyaret eden Kılıçdaroğlu, yoğun ilgiyle karşılaştı.

    Tatlar Mahallesi’ni de ziyaret eden Kılıçdaroğlu, burada da alkışlarla karşılandı. Tatlar Muhtarı, “Bizi, buraya gelerek duygulandırdınız” diyerek teşekkürlerini iletti.

    “ÖNCELİĞİMİZ ENGELLİLER”

    Kemal Kılıçdaroğlu, Tatlar Mahallesi’nin ardından Nurhak’ın Barış ilçesindeki depremzedeleri ziyaret etti. Yurttaşlar, Kılıçadroğlu’na öncelikli ihtiyaçlarının okul olduğunu söyleyerek, “Depremde okullarımız yıkıldı. Burası dağlık bir alan ve okul olmadığı için insanlar buraları terk ediyor. Acilen okul talep ediyoruz. Okul sorunu çözüldükten sonra bireysel kalabileceğimiz konteynır istiyoruz” denildi.

    Kılıçdaroğlu, talepleri kısa sürede çözmeye çalışacaklarını belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Ankara Büyükşehir Belediyesi ile konteynır bulmaya çalışıyoruz. Mutlaka buraya ve diğer bölgelere göndereceğiz. 11 büyükşehir belediye başkanımız çalışma yürütüyor. Önceliğimiz engelliler ve hayvancılıkla uğraşanlar olacak. Ondan sonra sırayla hepinize ulaştıracağız.

    Milli Eğitim Bakanı CHP’nin okul girişiminde bulunmasını kabul ederse biz kendimiz okul yaparız. Siz Mili Eğitim Bakanı’na girişimde bulunun, onay gelirse okul işi kolay.”

    “HALA KONTEYNIR SORUNU VAR”

    Nurhak ilçesinin ardından Elbistan’a gelen Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin koordinasyon merkezini ziyaret etti. İktidarın, CHP belediyelerinin çalışmadığına ilişkin yaptığı açıklamalarına dair Kılıçdaroğlu açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

    “Nasıl olurda hala böyle kısır bir tartışmaya çekerler. Bizim bu tartışmalarla işimiz yok. Biz vatandaşın yaralarını sarmak istiyoruz. Vatandaşın kendi bulunduğu bölgede, mahallede huzur içinde yaşamasını istiyoruz. En büyük arzumuz bu zaten. Bir şeyler yaparlar mı yapmazlar mı bilmem ama biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. Burada hala çadır, konteynır sorunu varsa bizimle tartışacaklarına onları süratle çözsünler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu Malatya’da: Deprem bölgesinde işçilerin ücretlerinden vergi alınmasın-VİDEO

    Kılıçdaroğlu Malatya’da: Deprem bölgesinde işçilerin ücretlerinden vergi alınmasın-VİDEO

    PİRHA-CHP lideri ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Malatya’daydı. Kılıçdaroğlu, “Kırsal kesimde ciddi sorunlar var. Elde kalan bazı ürünler var. Et ve Süt Kurumu yetkililerine de bir çağrı yapıyoruz. Toprak Mahsülleri Ofisi’ne çağrı yapıyoruz; kayısı var elde, onları satın alsınlar. Et ve Süt Kurum, üreticilerin elindeki sütleri satın alsın. Devlet, sosyal devletliğini şimdi yapmayacaksa ne zaman yapacak” dedi. 

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, depremin etkilendiği Malatya’yı ziyaret etti. Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanları ile birlikte bir araya gelen Kılıçdaroğlu, ziyaret sonrası gazetecilere açıklama yaptı.

    Toplantıya ilişkin bilgi veren Kılıçdaroğlu, “Sorunlarını aktardılar. Birinci temel sorunları fabrikalarda çalışan işçilerin ve kalifiye elemanların Malatya’dan büyük ölçüde ayrılmış olmaları. Bunların bir an önce dönmeleri gerekiyor. Kendi düşüncelerimi aktardım saygıdeğer iş insanlarına. Vergi açısından bir pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Deprem bölgesine çıkan işçilerin, kalifiye elemanların dönmeleri için bir vergi avantajının sağlanması lazım. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bir çalışma yapmasında yarar var. Çünkü iş insanlarının fabrikalarını çalıştırmaları gerekiyor. Böyle bir endişeleri var” dedi.

    KONTEYNER, ÇADIR ÜRETİCİLERİNE ÇAĞRI: BİZE HABER VERİN!

    Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde deprem bölgesine yönelik atılacak adımlara da değinen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Buradan dillendiriyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Allah nasip eder kazandığımızda görecekler deprem bölgesinde, işçilerin ücretlerinden vergi alınmaması gerektiğini ifade ettim. İktidara çağrı yapmak da benim görevim. Biz bunu yapmayı taahhüt ediyoruz ama lütfeder kendileri daha erken yaparlarsa bundan memnun oluruz.

    İkinci önemli konu depremde yıkılan evler var. Kırsal kesimde ciddi sorunlar var. Elde kalan bazı ürünler var. Süt üreticileri ‘Sütümüzü yeteri kadar satamıyoruz, alıcı bulamıyoruz’ diye sitemleri oldu. Et ve Süt Kurumu yetkililerine de bir çağrı yapıyoruz. Toprak Mahsülleri Ofisi’ne çağrı yapıyoruz; kayısı var elde, onları satın alsınlar. Et ve Süt Kurum, üreticilerin elindeki sütleri satın alsın. Devlet, sosyal devletliğini şimdi yapmayacaksa ne zaman yapacak. Bunların yapılması lazım, yaraların bir an önce sarılması lazım.

    Konteyner sıkıntıları var, dile getirildi. Kendilerine söyledim, buradan da ifade ediyorum; kim konteyner üretiyorsa ve biz müşteri bulamıyoruz diyorsa, kim biz çadır üretiyoruz ama satmak için müşteri bulamıyoruz diyorsa bize haber versinler. Bana haber versinler, büyükşehir belediye başkanlarıma haber versinler. Derhal konteynerleri alacağız, çadırları alacağız ve deprem bölgesine getireceğiz. Esnaf da son derece sıkıntılı bir pozisyonda. Esnafın sorunlarının çözülmesi lazım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu HDP’yi ziyaret edecek

    Kılıçdaroğlu HDP’yi ziyaret edecek

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’yi ziyaret edecek.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) ziyaret edecek.

    CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, katıldığı bir televizyon programında Kılıçdaroğlu’nun HDP ve diğer siyasi partileri ziyaret edeceğini söyledi.

    “HDP’YE BAKAN VERİLEMEZ DEMEM”

    Özel, şunları ifade etti:

    “Sayın genel başkan hiçbir partiyi ötekileştirmeden hepsini ziyaret edecek. HDP’yi de ziyaret edecek. Diğer partileri de ziyaret edecek. İki liderin Türkiye’de 2023 yılında, bir tanesinin hapiste olması olacak iş değil. Sayın Demirtaş çok iyi iletişim yürütüyor. Sayın Akşener ile sayın Demirtaş’ın nezaket dilini terk etmeden. Bahçeli ve Erdoğan diliyle değil, Demirtaş dili ve Meral hanım diliyle konuşulursa, buradan Türkiye kazanır. Masada olanlar bakanlıkları paylaşır. HDP’ye bakan verilemez demem. Bu ittifakın nasıl bakan çıkaracaklarını yazdık. HDP’nin yetkili kurulları var, demokrasi ittifakları var. AK Parti’ye helal olan CHP’ye haram olamaz. Bunlar yapınca aferin, biz yapınca şey. O Türkiye geride kaldı.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı: Kemal Kılıçdaroğlu-VİDEO

    PİRHA-Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olduğu kamuoyuna açıklandı. Kararın ardından konuşan Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce, ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayını belirlemek üzere Saadet Partisi Genel Merkezi’nde bugün bir araya gelen Millet İttifakı’nı oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Demokrat Parti, Gelecek Partisi, İYİ Parti ile Saadet Partisi’nin toplantısı sona erdi.

    Toplantının ardından Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adaylarının CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu kamuoyuna duyururken, “Toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı görev arz ediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanı adayımızdır. Görevin hayırlı olmasını diliyorum. Başarılar diliyorum” dedi.

    “İNANÇ, KİMLİK AYIRT ETMEKSİZİN HERKESİ SELAMLIYORUZ”

    Kılıçdaroğlu ise şunları söyledi:

    “Yunus Emre “Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz” der. Ülkenin bütün renklerini soframızda birleştirmek için yola çıktık. Halil İbrahim sofrası zulmün sona ermesi, hakkın, hukukun hakim kılınması demektir. Bizim soframız barışın ve kardeşliğin sofrasıdır. Bunu hep birlikte başaracağız. İstişare ile ülkeyi yöneteceğiz.

    Parlamenter sisteme geçiş sürecinde diğer genel başkanlar cumhurbaşkanı yardımcısı olacaktır. Millet İttifakının kapısı ortak Türkiye hayalimizi paylaşan herkese sonuna kadar açıktır. İnanç, düşünce,kimlik ayır etmeksizin herkesi yürekten selamlıyoruz. Hiç kimse merak etmesin ahlakın ve adaletin iktidarını hep birlikte kuracağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu, SOL Parti ile TİP’i ziyaret etti

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu, SOL Parti ile TİP’i ziyaret etti

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün SOL Parti ile Türkiye İşçi Partisi’ni (TİP) ziyaret etti. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün SOL Parti ile Türkiye İşçi Partisi’ni (TİP) ziyaret etti.

    SOL Parti Genel Merkezi’ndeki görüşmede Kılıçdaroğlu‘na CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Muharrem Erkek ve Oğuz Kaan Salıcı da eşlik etti. CHP heyetini SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen karşıladı. Görüşmede İşleyen’in yanı sıra SOL Parti MYK Üyeleri Mehmet Soğancı, Dilara Kurtuluş ve Göksu Cengiz de yer aldı.

    “SOL PARTİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRECEK”

    SOL Parti Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, “Bizim için bu dayanışma ziyareti çok anlamlıydı” ifadesini kullandı.

    Kılıçdaroğlu’nun olası adaylığı sorulan İşleyen, “Adaylık konusunu ele almadık. Sorumluluğumuzun farkındayız, SOL Parti üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek. Halkın yararına hiçbir şey yapmayıp sadece bütün halka parmak sallayan, öfkeyle küfreden, tehdit eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Önümüzdeki süreçte bu kötülük iktidarına son verme mücadelesinde SOL Parti son derece nettir, sorumluluğumuzu bugüne kadar olduğu gibi yerine getireceğiz. Bu süreçte muhalefetin bir ortak adayının olmasını, bir ortak politikanın gelişmesini çok önemli buluyoruz. Biz bu sorumlulukla davranacağız. Eğer ülkede faşizm varsa yapılması gereken bellidir; bu iktidarı yenmektir. SOL Parti de üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek” dedi.

    TİP GENEL BAŞKANI BAŞ İLE MECLİS’TE GÖRÜŞTÜ

    Kılıçdaroğlu, SOL Parti ziyaretinin ardından ise Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ile TBMM’de bir araya geldi. Görüşmede Kılıçdaroğlu’na, genel başkan yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı ve Muharrem Erkek, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile CHP Grup Başkanvekili Engin Altay eşlik etti. TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın heyetinde ise TİP Genel Başkan Yardımcısı Doğan Ergün ile TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık yer aldı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık 40 dakika sürdü.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Halkına kastetmenin helalliği olmaz-VİDEO

    Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Halkına kastetmenin helalliği olmaz-VİDEO

    PİRHA-Partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘helallik’ sözlerine değinerek, “Helallik istiyor. Halkına kastetmenin helalliği olmaz. Kastettiniz siz, bilerek yaptınız siz. 50 bin yurttaşımızın ölümüne neden oldunuz. Donarak ölen vatandaştan neyin helalliğini isteyeceksin?” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Ücretsiz dağıtması gereken çadırları sattığı ortaya çıkan Kızılay’ın yönetimine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Bir yardım kuruluşunun ticarethaneye dönüşmesi ne demektir! Deponuzda kaç çadır varsa getirin kardeşim, hepsini alacağız ve deprem bölgesine göndereceğiz” dedi.

    Kılıçdaroğlu ayrıca Adıyaman ziyareti sırasında yurttaşlardan helallik isteyen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verirken, “Helallik istiyor. Halkına kastetmenin helalliği olmaz. Kastettiniz siz, bilerek yaptınız siz. 50 bin yurttaşımızın ölümüne neden oldunuz. Donarak ölen vatandaştan neyin helalliğini isteyeceksin?” ifadelerini kullandı.

    “NASIL OLUR DA KIZILAY ÇADIR SATAR?”

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “AFAD’ın ve Kızılay’ın çalışanlarına, yöneticilerine değil, fedakarca çalışan bütün personeline teşekkür ederim. Yerel yönetimlere, hangi partiden olursa olsun teşekkür ederim. Bizim ruhumuzda, bizim kimliğimizde, bizim tarihimizde ayrımcılık yoktur. Tarihin bize yüklediği en güzel gelenek budur. Zamanında askeri indirmediler, yeteri kadar indirmediler ve bu felaketin sorumlusu oldular. Daha sonra gelen güvenlik güçlerimize teşekkür ederiz. En büyük teşekkürümüz deprem bölgesine koşan gönüllüler. Acaba bir kişiyi daha kurtarabilir miyiz, bunun mücadelesini verdiler.

    Belediye başkanlarımız depremin olduğu her noktada olağanüstü başarılara imza attılar. CHP Grubu’ndan bütün belediye başkanlarıma teşekkür etmek görevimdir. Onlar 27 Şubat itibariyle deprem bölgesinde 8 bin 163 araç gönderdiler, 23 bin çalışan deprem bölgesindeydi. 6 bin 500 kamyonumuz gitti. 142 mutfak oluşturuldu, 16 fırın yapıldı. Çadır ihtiyacı hâlâ var. Nasıl olur da Cumhuriyetle yaşıt olan kurum Kızılay çadır satar? Kızılay yetkililerine sesleniyorum; deponuzda kaç çadır varsa getirin kardeşim, hepsini alacağız ve deprem bölgesine göndereceğiz. Bir yardım kuruluşunun ticarethaneye dönüşmesi ne demektir!

    “DEVLETTE SADAKATİ ESAS ALDILAR”

    Devlet tüm risklere karşı hazırlık yapmalı. Devleti tanımayan bir iktidarı ilk kez görüyorum. Devlet dediğiniz kurum bütün risklere karşı hazırlığını yapan kurumdur. Her şey söylenmiş, alınması gereken önlemlerin altı çizilmiş. Bilmeyenler kim, devleti yönetenler. Bu iktidar, devletin en temel kolonlarını kesti. Liyakat dediğimiz kavram demokrasilerde temel bir kavramdır. Devletin direği adalettir, adaleti çürüttüler. En yetkili insanları kapının önüne koydular. Devlette sadakati esas aldılar.

    ERDOĞAN’IN PARA DAĞITMASINA TEPKİ

    Devleti yönetenler nerede? Onlar için 5 bin, 10 bin kişi ölmüş hiç önemli değil. Para ile insanın iradesi satın alınır mı? İnsanlıktan çıkanlar ancak bunu yaparlar. Nasıl bir devlet yönetimi, nasıl bir çürümüşlüktür? Anlamakta zorlanıyorum.

    Helallik istiyor. Halkına kastetmenin helalliği olmaz. Kastettiniz siz, bilerek yaptınız siz. AFAD’ın raporları olmasaydı, üniversite hocalarının raporları, bilimsel makaleleri olmasaydı ‘bilmiyordum’ diyeceksiniz. TBMM’nin defalarca yayınladığı deprem araştırma raporları olmasaydı ‘bilmiyordum’ diyeceksiniz. Biliyordunuz! 50 bin yurttaşımızın ölümüne neden oldunuz. Daha acı olanı, büyük bir kısmı donarak öldü! Güçlü silahlı kuvvetlerimiz var, bölgenin en önemli gücü. Düğmeye basıldığı anda en geç 6 saat içinde Türkiye coğrafyasında ulaşamayacakları hiçbir yer yoktu. Kutup çadırları soğuğa karşı, sahra hastaneleri, sahra mutfakları, her şeyi ilk 6 saat içinde tamamı yapılabilirdi. Yaptırmadılar? İnsanların ölümünü beklediler. Nasıl bir helallik anlayışı? Donarak ölen vatandaştan neyin helalliğini isteyeceksin?”

    KILIÇDAROĞLU ACİL YAPILACAKLAR LİSTESİ PAYLAŞTI

    Kılıçdaroğlu 11 maddeden oluşan acil yapılacaklar listesini de paylaştı:

    “1- Kentte evi veya işyeri yıkılan ya da yıkılacak olan tüm sahipleri bankalardan veya Esnaf Kefalet Kooperatifleri’nden aldıkları kredilerin ana paralarını ve faizlerini silin. Yeni konut ya da işyeri yapımında depremzedelerden hiçbir bedel alınmasın. Yıkılan konutların veya iş yapım projelerinin onaylayanların yargılanması ve maliyetlerinin onlardan alınması lazım.

    2- Kırsalda evi olanların, bankalardan ve Tarım Kooperatiflerinin ana parası ve faizleri silinecek. Üreticiye ivedilikle gübre, tohum, sulama, ilaç ve yem desteği naklen ödensin. Üreticilerin elektrik borçları kamu ödeyecek ya da elektrik şirketleri.

    3- Deprem yönetmeliklerine uygun olarak güçlendirilmesi gereken tüm yapılara hak sahiplerine uygun koşullu ve uzun vadeli finansman sağlansın.

    4- Oluşturulacak hasar tespit komisyonlarında çalışacak olanlara sorumluluk ve güvence verilsin.

    5- Konutları veya işyerleri yıkılan ya da yıkılacak tüm ailelerin yeni yaşam alanlarındaki internet hizmeti en azından 3 yıl süreyle devlet tarafından karşılansın

    6- Depremde kamyon, kamyonet, otobüs, otomobil, motosiklet, traktör gibi ulaşım ve hizme araçlarını kaybeden depremzedelere yeni araç alımlarında faizsiz, uzun vadeli kredi sağlansın.

    7- Deprem bölgesinde işçi olarak çalışanların ücretleri 1 yıl süreyle vergi dışı bırakılsın.

    8- Depremzede ailelerin üniversitelerde okuyan, vakıf üniversiteleri dahil çocuklarından öğrenci harcı ve yurt ücretleri alınmasın.

    9- Deprem bölgelerindeki yerel yönetimlerin yıkılan veya kullanılmaz haline gelen altyapı inşaatlarını merkezi hükümet yapsın.

    10- Özellikle kırsal bölgelerdeki kamu personelinin lojman ihtiyacı var. Bunun da süratle karşılanması lazım.

    11- Deprem bölgesinin yeniden yapılanmasında kamudan ihale alan firmalara bölgede üreteceği işlerde kullanacağı personelin en az yüzde 25’ini o bölge halkından alma zorunluluğu getirilsin.”

    Bu saydığım 11 madde acil yapılması gereken düzenlemeler. Devleti yönetenler bunların hiç farkında değil. Onlar çadır satmakla meşgul, Kızılay’ın kanını satmakla meşgul. Kızılay’ın içini boşaltmakla meşguller. Devletin kolonlarını kesmekle meşguller.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Bu saatten sonra korkmamız gereken tek şey korkmanın kendisidir-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Bu saatten sonra korkmamız gereken tek şey korkmanın kendisidir-VİDEO

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamada ” Bu saatten sonra korkmamız gereken tek şey korkmanın kendisidir. Kimse korkmaya teslim olmamalıdır. Kimse sizi barınma hakkı üzerinden tehdit edemez. İnsanlar molozlar altındayken saraylılar ve karanlık propaganda başkanlığı yine seçim telaşına düştü” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

    Kılıçdaroğlu açıklamasında, “Bu saatten sonra korkmamız gereken tek şey, korkunun kendisidir” notuyla yapılan açıklamada Kılıçdaroğlu, “Günlerdir depremi konuşuyoruz. Depremle yatıyoruz, depremle kalkıyoruz. Aklımız hep bölgede. Doğru düzgün uyuyamıyoruz. Boğazımızdan geçen her lokmanın vicdan azabını çekiyoruz. Saraylılar mütevazı lokmalarımızı boğazımıza dizdiler” diyerek hükümeti eleştirdi.

    “İNSANLAR ENKAZ ALTINDA SARAYLILAR SEÇİM DERDİNDE”

    Kılıçdaroğlu, 84 milyonluk ülkenin enkazın altında kaldığını ifade ederek şunları dile getirdi:

    “Bakın unutuyoruz ama günlerdir bu yaşadığımız felaketin yükünü küçük çocuklarımızın omuzlarına da yükledik. Peki bütün bunlar olurken, saraylılar ve karanlık propaganda başkanlığı ne yaptı? Ben söyleyeyim; oturup seçim kampanyasını nasıl değiştireceğini düşündü. 20 yıldır deprem konusunda hiçbir şey yapmayan bu iktidar, insanlar molozlar altında can çekişirken, yine acılardan siyasi rant devşirmenin, yani yine seçim stratejisinin telaşına düştü. Onlar konut pazarlama işine düştüler, çünkü dertleri seçim. ‘Türkiye yüzyılı’ sloganından ‘yüzyılın felaketi’ sloganına geçişleri göz kırpma süresinde oldu. Hiç de utanmadılar. Barınma hakkı üzerinden insanımızı tehdit ediyorlar.

    “KORKMAMIZ GEREKEN TEK ŞEY KORKMANIN KENDİSİDİR”

    Bu saatten sonra korkmamız gereken tek şey korkmanın kendisidir. Kimse korkmaya teslim olmamalıdır. Kimse sizi barınma hakkı üzerinden tehdit edemez. Molozların altında binlerce aile kaldı. Erdoğan iki beton dökecek bitecek mi? Gelecek nesiller için inşa edilen Türkiye’nin bu olmasına izin mi vereceğiz? Asla. Önce ölün, saray her konuda sınıfta kalsın, sonra bu beceriksizler beton döksün bitsin.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Vatandaşlarımızın kanı bu iktidarın elindedir, sorumlusu tek adam rejimidir

    Kılıçdaroğlu: Vatandaşlarımızın kanı bu iktidarın elindedir, sorumlusu tek adam rejimidir

    PİRHA-Deprem gündemine ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Acım tarifsiz. Deprem bölgesini karış karış gezdim. “Devlet nerede?” diye haykıranları gördüm, her gittiğim bölgede. Bunları kulaklarımdan silemiyorum. Tedbirsizlik, sorumsuzluk, rüşvet her türlü sorumsuzluktan kaçma. Açıkça söylüyorum, vatandaşlarımızın kanı bu iktidarın elindedir. Sorumlusu tek adam rejimidir” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin genel merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesindeki izlenimlerini paylaşan Kılıçdaroğlu, “Açıkça söylüyorum, vatandaşlarımızın kanı bu iktidarın elindedir. Sorumlusu tek adam rejimidir” dedi.

    “DEVLET NEREDE? DİYE HAYKIRANLARI GÖRDÜM, KULAKLARIMDAN SİLEMİYORUM”

    Kılıçdaroğlu‘nun açıklamasından öne çıkan satır başları şöyle:

    “Acım tarifsiz. Deprem bölgesini karış karış gezdim. Duygularım karmakarışık. Ailesiz kalan çocuklar gördüm, evlat kaybetmiş anneler gördüm. Babalarla ağladım. Enkaz altında kalan sevdiklerinin sesini duyan çaresiz kalan kadınların feryadını dinledim. “Devlet nerede?” diye haykıranları gördüm, her gittiğim bölgede. Bunları kulaklarımdan silemiyorum. Tedbirsizlik, sorumsuzluk, rüşvet her türlü sorumsuzluktan kaçma. Açıkça söylüyorum, vatandaşlarımızın kanı bu iktidarın elindedir. Sorumlusu tek adam rejimidir.

    Asla koordine olamadılar. İnsanlarımız ölürken onlar nasıl bu işi siyaset üssüne taşırız diye özel çaba harcadılar. Nasıl bir korkaklıktır kendi askerinden korkmak. Asker bu konuda deneyimlidir. İlk 12 saat içerisinde işleri çözecek kapasiteye sahip ama askeri beklettiler. Zaten olmayan akli melekelerini kaybettiler. Tüm koordine sosyal medyaydı. Sosyal medyaya yasak getirdiler, ağırlaştırdılar. Soru soran gençler, gazetecileri, bilim insanlarını gözaltına aldılar. Haber kanallarına sorumluluğu hafifletme talimatı verdiler. Vatandaşlarımızın önünden mikrofonları çektiler. Onlara göre senin kader planında molozlar var.

    “ASRIN FELAKETİ TEK ADAM REJİMİNDİR”

    Tüm bunlar yetmedi İletişim Başkanlığı’nı devreye soktular. En çok takipçili hesapları satın aldılar. Reklam kampanyası başlattılar; ‘asrın felaketi’ni devreye soktular. Belgesel sesiyle kendilerini aklamaya başladılar, efektli video servis ettiler. Akıllarını kaybettiler. Hata üstüne hata yaptılar, hemen videoyu geri çektiler. Yaptıkları PR acizliklerini normalleştirme çabasıdır.

    Artık yetti, milletin canına tak etti. ‘Asrın felaketi’ demiş beyefendi. Bu ülke için asrın felaketi tek adam rejimindir. Açıkça söylemek gerekirse Erdoğan’dır. Asrın tedbirsizliğidir, asrın beceriksizliğidir. 84 milyar dolarlık bir hasardan söz ediyorlar. Bir kişi bile istifa etmedi, bu nasıl bir sorumsuzluktur. 30 binin üzerinde kişi hayatını kaybediyor, bir tek kişi “benim vicdanım var” deyip istifa etmiyor. Akıl mantık alacak şey değil. Açıkça söylüyorum, rüşvet ve yandaş politikalarının affı olmaz. Rantçıları torba yasalarla ödüllendirenler vicdan azabı çekmiyor. Size kim izin verdi? Kim denetlemeyin talimatı verdi. O imzaları kim attı hepsi çıkacak.

    “ASLA YAKALARINI BIRAKMAYACAĞIM, HESAP SORACAĞIM”

    Halkıma söz veriyorum asla ve asla yakalarını bırakmayacağım, hesabını soracağım. Bu benim boynumun borcu olacak. Akılsız bir sürü işe devam ettiler. Şimdi de üniversite öğrencilerimizin yurtlarına göz diktiler. Derhal üniversiteleri açın. Yurtları açın zaten doğru düzgün yurt yok. Büyükşehirlerimize gelenlerin tamamının sorununu çözeceğim.

    Seçimi ertelemeye çalışıyorlar. Halkıma sesleniyorum seçimler zamanında olacak. Yasalar ve yasaların oluşturduğu kurumlar çok iyi bilsin seçimler zamanında olacak. Madde çok açık. TBMM’de de YSK’da da seçim erteleme diye bir şey yoktur. Söylüyorum aklınızdan bile geçirmeyin. YSK böyle bir talebi dile getirirse demokrasiye darbe talebi olur. Erdoğan bu ülke sana tam 20 yıl verdi, artık bu saatten sonra 1 yıl değil 1 saat bile veremez.

    “DEPREM BU BECERİKSİZ SİSTEMİN DE YIKILIŞIDIR”

    Deprem bu beceriksiz sistemin de yıkılışıdır. Türkiye’nin büyük bir değişime ihtiyacı var. Bu beceriksiz iktidarı biz değiştireceğiz. Değişmesi gereken bir zihniyet var, zihniyeti değiştireceğiz. Bu zihniyet tek adam zihniyetidir. Hangi yandaşın hangi ihaleden pay koparacağının hesabı sorulmalıdır. İnanın bu iktidar değişimin temel taşları olacaktır, iktidarı değiştirmek ama zihniyeti değiştirmek. Şehirlerimizi yeniden inşa edeceğiz, imar affı asla talep edilmeyecek.

    Ahlakımıza, vicdanımıza yeniden kavuşacağız. Yatırım taahhütleri alıyoruz, çok sayıda yatırımcı kapıda bekliyor. Sorun şu, para var ama dürüst insan yok. Dürüst ekipler, dürüst siyaset bu ülkeyi hızla toparlar. Bu değişimle net bir çizgi çizeceğiz artık. Vadettiğim değişimle yeni bir çizgi çizmek zorundayız. Halkımıza mezar olan çürük rant düzeni bir yana temiz ve refah bir yana. Herkes tarafını buna göre seçsin çünkü kaybedecek bir dakikamız bile yok.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu ile Buldan Sözel Apartmanı önündeki aileleri ziyaret etti-VİDEO

    Kılıçdaroğlu ile Buldan Sözel Apartmanı önündeki aileleri ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Diyarbakır’da yıkılan Sözel Apartmanı önünde altı gündür yakınlarından haber bekleyen insanları ziyaret etti.

    Maraş merkezli depremlerin ardından bölgeyi ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Diyarbakır’da yıkılan Sözel Apartmanının enkazı önünde bir araya geldi.

    Sözel Apartmanı önünde altı gündür yakınlarından haber almayı bekleyen yurttaşları ziyaret eden Kılıçdaroğlu ile Buldan burada kısa bir açıklama yaptı. Ziyarette CHP heyetinde Kılıçdaroğlu‘na İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer, İstanbul milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile çok sayıda milletvekili ve belediye başkanı eşlik ederken; HDP heyetinde ise parti Sözcüsü Ebru Günay, Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, milletvekili Hişyar Özsoy, Rüştü Tiryaki ile Diyarbakır İl Eşbaşkanları Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan yer aldı.

    “İKTİDAR BU DEPREMDE ENKAZ ALTINDA KALDI”

    Buldan yıkılan binaya dair Kılıçdaroğlu‘nu bilgilendirirken şunları söyledi:

    “Buradan yaşlı bir anne çıktı, umut var. Hepimizin acısı aynı, yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Özellikle iktidarın bu depremde enkazın altında kaldığını belirtmek isterim. Şu da bir gerçek ki enkazın altından insanlık çıktı. Siyasi görüşü ne olursa olsun, mezhebi ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun insanlar bir dayanışma ruhuyla birbirlerine sahip çıktılar. Hayatta kalmamızın tek sebebi bu, bizi belki de toplumu güçlendirecek olan da bu ruhtur. Yaramız ve acımız çok büyük, bu yaraları ve acıları en kısa zamanda sarmak ve tedavi etmek umudundayız. Diyarbakır gibi bir kentte belki çok fazla yıkım yok ama enkazın altında hala insanlar var. İlk günden beri bütün imkanlarımızı seferber ettik ancak görüyorsunuz belediye eş başkanlarımız cezaevinde ve onların yerine kayyumlar atandı. Belediyelerimiz gasp edildi. Bu durum olmamış olsaydı bu yaralar çok daha çabuk sarılmış olacaktı. Kısacası hepimize geçmiş olsun. Hepimizin başı sağ olsun

    “ACILARI BİRLİKTE SARACAĞIZ”

    CHP lideri Kılıçdaroğlu da “Gerçekten Türkiye’de herkesin kalbi bu bölge için atıyor. Deprem bizi, toplumu birbirine kenetledi. Acıları sarmak istiyoruz. Beraber olmak istiyoruz. Birlikte olmak istiyoruz. Acıları paylaştığımız zaman azaltabileceğimize inanıyorum. Binaların sağlıklı yapılmaması, düzenli kontrol edilmemesi, bu sorunlar var. Ama asıl büyük sorun, depremin yaşandığı bu ortamda sağlıklı ve tutarlı bir koordinasyonun olmamasıdır. Bu koordinasyonun olmamasının getirdiği acılar var. Bu vesileyle enkaz kaldırma çalışmalarında çalışan, emek harcayan AFAD, sivil toplum örgütleri, siviller var. Hepsine teşekkür ediyoruz. Deprem bölgesindeki bütün illeri gezdim, acıları gördüm. Acılar hepimizin ortak acısı, siz de ifade ettiniz. Ortak acıyı paylaşacağız. İnşallah Türkiye bir daha benzer sorunlarla karşı karşıya kalmaz. Yaralar da umarım kısa süre içerisinde sarılır” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: SADAT’a yeter, paramiliterlere yeter artık-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: SADAT’a yeter, paramiliterlere yeter artık-VİDEO

    PİRHA-Partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Ey Erdoğan yeterse senin saraylarına yeter, yeterse senin çocuklarının milyar dolarlık vakıflarına yeter, yeterse senin beşli çetelerine yeter, hırsızlıklara yeter, SADAT’a yeter, paramiliterlere yeter!” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Konuşmasına 24 Ocak 1993 tarihinde öldürülen gazeteci Uğur Mumcu’yu anarak başlayan Kılıçdaroğlu, “Siyasetçinin ahlaklı olması lazım, siyasetçinin siyaset yaparken zenginleşmemesi lazım. Siyasetçinin 85 milyona hiçbir ayrım yapmadan hizmet etmesi gerekir. Eğer siyasetçi bu ülkenin çıkarlarını düşünüyorsa, kendi çıkarlarını geri plana atması lazım. Böyle bir siyasetçi, böyle bir yönetim istiyoruz.

    Uğur Mumcu kalemini satmayan yürekli bir gazeteciydi. Kuvayi Milliyeciydi. Elbetteki kalemini satmayanlara baskılar olacaktır. Onlara yönelik olarak cinayetler de işlenebilecekti. Uğur Mumcu da onlardan birisiydi, hayatına kast ettiler. Her yıl Uğur Mumcu’yu binlerce kişi anıyor ve hatırlıyorsa, onun bıraktığı kalıcı iz, gazetecilerin tümüne örnek olsun istiyoruz. Kalemini satmayan gazeteci istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “YSK’YE GÜVENMİYORUZ”

    Kılıçdaroğlu, Yüksek Seçim Kurulu’na güvenmediklerini belirtirken, şunları söyledi:

    “YSK’ye güvenmediğimi Mısır’daki sağır sultan duydu. YSK’nin hangi olaylarda nasıl karar vereceğini hepimiz biliyoruz. Sanki biz YSK’ye başvursak, YSK gelip hukuka, anayasaya uygun bir karar verecek. Eğer YSK’ye güvenseydik zaten biz sandık güvenliği için çalışmazdık. Biz YSK’ye güvenmiyoruz arkadaş bu kadar açık. İradesini saraya ipotek eden adama hakim mi denir, hakim denmez. Hala bunu öğrenemediniz mi, hala bunu bilmiyor musunuz?”

    “AHLAK BOZULURSA TÜRKİYE BU NOKTAYA GELİYOR”

    Konuşmasında, AKP Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız’ın katıldığı bir televizyon programındaki “Daha ne olacak, biz Tayyip ağabeye ihaneti bırak, sırtımızda taşımamız lazım. Yani ayakkabısını elimizle yalamamız lazım” sözlerine de değinen Kılıçdaroğlu, “Ahlak bozulursa Türkiye bu noktaya geliyor. O milletvekili Orduluların milletvekili değildir. AKP Genel Merkezi’nin önüne onun bir heykelini yapsınlar, altına ‘Erdoğan’ın ayakkabılarını yalamaktan söz eden ve onur duyan milletvekili’ diye yazsınlar. Bir insan aklını kiraya verirse sonuç bu noktaya gelir” dedi.

    “KAZANMAK İÇİN BÜTÜN TUŞLARA BASMIŞ DURUMDA”

    İktidar olmaları halinde uyuşturucu oligarkları ve mafyalarla mücadele edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan bütün esnafları üçüncü sınıf vatandaş olarak gördü. Hiç kimse unutmasın bütün esnafların sorununu çözeceğiz. Uyuşturucu oligarklarıyla, mafyalarla da mücadele edeceğiz. Onların da tehditleri zaman zaman geliyor. Gelsin. Tehdit etmezseniz namertsiniz. Bir milim geri adım atmayacağım.

    Boğaziçi’ndeki hocalarıma şunu söyleyeyim, bir 4-5 ay daha sabredeceksiniz ondan sonra her şey düzelecek. Erdoğan sonunda çıktı konuştu, ‘Yeter söz milletindir’ diyor. Kazanmak için bütün tuşlara basmış durumda, nasıl kazanacağım diye aklına ne geliyorsa onu yapıyor.”

    “SADAT’A, PARAMİLİTERLERE YETER ARTIK”

    Kılıçdaroğlu son olarak seçim için 14 Mayıs 2023 tarihini “Yeter, söz milletindir” diyerek işaret eden Erdoğan’ın sözlerine atıf yaparken, şunları söyledi:

    “Bozuk saat bile günde 2 kere doğruyu gösterir, bu konuda haklısın ‘yeter söz milletindir’. Ey Erdoğan yeterse senin saraylarına yeter, yeterse senin çocuklarının milyar dolarlık vakıflarına yeter, yeterse senin beşli çetelerine yeter, yeterse senin uyuşturucu baronlarına yeter, yeterse senin pudra şekercilerine yeter, yeterse Sinan Ateş’i öldürttüğünüz torbacılara yeter, yeterse her türlü pisliği ülkemize sokan fotoromanına yeter, yeterse ülkeye soktuğun milyonlarca kaçağa yeter, yeterse senin o kadınlara küfreden diline yeter, yeterse gençlere kan ağlatan torpillerine yeter, hırsızlıklara yeter, SADAT’a yeter, paramiliterlere yeter! Evet, yeter söz milletindir. Söz Millet İttifakı’nındır. Yeter be yeter, yeter artık.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu’ndan SADAT tepkisi: Bay Kemal yolundan asla ve asla dönmez!-VİDEO

    Kılıçdaroğlu’ndan SADAT tepkisi: Bay Kemal yolundan asla ve asla dönmez!-VİDEO

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, SADAT ile ilgili konuşarak, “Tüm bunları yöneten merkezleri var. Anlamadıkları bir şey var: Bay Kemal yolundan asla ve asla dönmez!” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, konuşmasında SADAT ile ilgili gündeme yer verdi.

    Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

    “Biliyorsunuz bir TV programına katıldım. Uğur Dündar davet etti. Sonra olanlar hepinizin malumu. Silahlı insanların olduğu reklamla güya beni tehdit ediyorlar, o resimdeki mesaj net. Sizin için geleceğiz diyorlar. Beyefendiler benim için gelecekmiş! Vatandaşımızın ne olup bittiğini anlaması lazım. Bu paramiliter artıklar, daha büyük bir resmin sadece bir parçası. Her şeyin temelinde aslında tek bir şey var. O da para! Çok büyük bir para. Doymayacakları kadar çok para. Halkımızdan çalınan bir para. Bu parayı çalan beşli çeteler var. Beşli çete dediğime bakmayın, bunların kod ismi ‘beşli’, Aslında sayıları binlerce. Kuruşu kuruşuna uzman arkadaşlarıma hesaplattım. Bu saray iktidarı sırasında hazineden bunlar ne kadar para çaldılar? 418 milyar dolar! Bu iktidar döneminde mafya artıklarının çaldığı, 418 milyar dolar… Sonra çıktım çok açık ve net şekilde söyledim. Tahsil edeceğim rakam budur, defterinize yazdım. Sizden 418 milyar doları tahsil edeceğiz ve alacağız.

    Önce benimle konuşup anlaşmak istediler, kapıyı yüzlerine kapattım. Bir sonraki aşamaya geçtiler. Bu işin içinde bazı medya organlarını da soktular. Bunların hapislerden çıkan mafya artıkları var. Satın alınan araştırmacıları, medya ünlüleri, gazetecileri var. Sureti muhalefetten görünüp bunların değirmenine su taşıyan insanlar da var. Tüm bunları yöneten merkezleri var. Anlamadıkları bir şey var: Bay Kemal yolundan asla ve asla dönmez!

    “SİZ Mİ BENİ KORKUTACAKSINIZ?”

    Her türlü operasyona başvurdular. Ama bilmedikleri, anlamadıkları bir şey var. Bay Kemal asla ve asla yolundan dönmez. Kararımdan dönmedim ve artık son aşamaya geldik: Silah ve suikast tehditleri… Akıllarınca son uyarılarını yapıyorlar. Yeni bir şey değil, uzun zamandır bu tehditler var. Şimdi bu kürsüden bu çetelere, bu mafyaya, bu paramiliter yapılara seslenmek istiyorum: Be gafiller, be şerefsizler, be akılsızlar, be müptezeller, be çakallar siz mi beni korkutacaksınız! Sizin önünüzde diz çöküp yaşamaktansa ayakta ölmeyi tercih ederim!

    “418 MİLYAR DOLARI SİZ TAHSİL EDECEKSİNİZ”

    Açıkça söyleyeyim, Allah nasip eder de yaşarsak hayatınız boyunca görüp göreceğiniz en büyük kabus olmaya devam edeceğim… Şunu da söyleyeyim: Eğer bana bir şey olursa halkıma emanetimdir; o 418 milyar doları siz tahsil edeceksiniz. bu para gençlerimizin geleceğidir, o para ülkenin doğmamış bebeklerinin parasıdır. Alacaksınız o parayı, her kuruşunu tahsil edeceksiniz. 85 milyona tahsil edeceksiniz o parayı. Benim size vasiyetimdir: 418 milyar doları bunlardan alacaksınız.

    YÜZÜNCÜ YILDA YÜZBİN ÖĞRETMEN 

    Cumhuriyet’in 100. yılında 100 bin öğretmen atayacağız. Arkasından köy okullarını açtıktan sonra 100 bin daha atayacağız. Endişe etmeyin. Okulda beslenme işini tamamen devlet yapacak. Kantincilerle iş birliği yapılacak. Ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen diye ayrımcılık olmayacak, hepsi kadrolu olacak.

    “MEMUR TEOMAN GİBİ ÇALIŞACAKLAR”

    Sınırların korunması lazım. Korunmadığı için mafya geliyor, Türkiye’de hesaplaşıyorlar, adam öldürüyorlar. Ellerini sallayarak geziyorlar, bunların hepsini biliyoruz. Bize fotoroman Süleymanlar değil, memur Teomanlar (Reza Zarrab’ın Havalimanı’ndan Türkiye’ye sahte belgelerle altın sokmaya çalıştığını fark ederek tutanak tutan memur) olmalı. Fotoroman Süleymanlar yol geçen hanına döndürdüler. Memur Teomanların sayısını artıracağız. Bütün memurlar, memur Teoman gibi çalışacaklar.

    VALİLER, KAYMAKAMLAR, SARAYIN DEĞİL DEVLETİN MEMURU OLACAKLAR

    Devlete olan güven sarsılıyor; uyuşturucular, baronlar, mafyalar var. Devlete olan güveni yediden sağlamak için liyakati yeniden gerçekleştireceğiz. Valiler, kaymakamlar, sarayın değil devletin memuru olacaklar. Rüşvet alan büyükelçileri de çağıracağız buraya! Borsa şu an soygun düzenine dönüşmüş vaziyette. Küçük tasarruf sahiplerini koruyacağız, borsayı yeniden inşa edeceğiz. Bizim iktidarımızda yolsuzluklar tarihe karışacak. Her kuruşun hesabını veren bir iktidar olacak.

    VATANDAŞ ÖNCE EKONOMİDE İSTİKRAR BEKLİYOR

    Yarın sabah hangi ürünün fiyatı kaç olacak kimse bilmiyor. Maaşına zam yapıyorsunuz, peynire, ete çok daha yüksek zamlar yapıyorsunuz. Ev kiraları çok yüksek. Çocuklarımız gencecik, filiz gibi evlatlarımız işsiz. Vatandaşlarıma söz veriyorum, geliri olmayan, düşük gelirli hiçbir hanenin elektriği, doğalgazı, suyu kesilmeyecek. Bütün vatandaşlarım bir köşeye yazsın. Aile destekleri sigortasıyla kimse donmayacak, susuz, elektriksiz kalmayacak. İktidar sahipleri bu sözü veremezler. Sarayda elektrik, su, doğalgaz

    Çaykur’daki mevsimlik işçilere de kadro verilmesi için çalışma yapacağız. Kaçak çay girişini engelleyeceğiz, yakaladıklarımızı Rize meydanında yakacağız.

    SMA’lı çocuklar var… Sosyal devlet dediğiniz kendi evladına, işsizine, fakirine sahip çıkar. SMA’lı çocukların iyileşmesi için ilaç kullanması lazım. Hangi aile 2 milyon dolar ödeyebilecek. Sizin için de az kaldı diyorum. Meraklanmayın, çocuklarınız SGK tarafından tedavi edilecek. Onların yaşaması için her çabayı göstereceğiz. Evlilik öncesi kan testlerinin yapılması lazım. İlk uygulamayı da Mansur Başkan başlattı. Türkiye geneline yaygınlaştırılması da arzumuzdur.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: İBB’ye kayyum atamaya girişirlerse terörizm olarak göreceğiz-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: İBB’ye kayyum atamaya girişirlerse terörizm olarak göreceğiz-VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “85 milyon yurttaşıma sesleniyorum, karamsarlığa kapılmayın. Bu haksızlıkları görüyoruz, yaşıyoruz ama asla karamsarlığa kapılmayacağız. Sandık geldiğinde gideceğiz ve bir zulüm iktidarına son vereceğiz. Kimse endişe etmesin, geliyor gelmekte olan” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “TÜRKİYE ZİNCİRLERİNİ KOPARMAK ZORUNDA”

    Yeni yıla ilişkin değerlendirmelerini ifade ederek sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, “Hep beraber bir yılı devirdik. Toplumun beklentileri fazla. Daha güzel bir Türkiye istiyoruz. Düşüncenizi ifade ederken bile çekindiniz. Başıma bir şey gelir mi diye kaygı içinde oldunuz. Ama artık Türkiye bu zincirlerini koparmak zorunda, bu tablonun dışında çıkmak zorunda. Türkiye’yi bu tablonun dışına çıkarmaya herkesin huzurunda söz veriyorum. Bir politikacının alkıştan çok, sağlıklı ve tutarlı eleştiriye ihtiyacı vardır. Yanlışımız varsa o insanlar bize söyleyebilmeli, biz bundan gocunmamalıyız. Akıl akıldan üstündür. Demokrasi bunun üzerine inşa edilmiştir. ‘Her şeyi ben bilirim, ben yaparım’ düşüncesi insanlığı felakete sürükler. Devleti bir adama teslim etmek o devleti felakete sürükler” dedi.

    “KENDİ GÜCÜMÜZLE BÜYÜYECEĞİZ VE KALKINACAĞIZ”

    İktidara geldiklerinde her alanda adaleti sağlayacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

    “Altı ayrı partiyiz ama demokrasi konusunda aynı felsefeden hareket ediyoruz. Neyi nasıl yapacağımızı biliyoruz. Sadece liderler değil onların altında ekipler çalışıyor. Güzel şeyler yapacağız, güzel şeyleri hayata geçireceğiz. Göreceksiniz. Yepyeni bir Türkiye. Türkiye’yi yöneten kişi asla para için kapı kapı dilenci gibi dolaşmayacak. Buna da son vereceğiz. Kendi gücümüzle büyüyeceğiz ve kalkınacağız. Rüşvetin, torpilin, yolsuzluğun olmadığı bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Eğer kul hakkına herkes saygı gösteriyorsa, kul hakkı yemenin en büyük günah olduğuna toplum olarak inanıyorsanız kul hakkı yiyenleri iktidardan göndereceğiz, adaletten yana olanları iktidara getireceğiz.

    “ONURLU BİR GÖREV OLARAK ÜSTLENECEĞİZ”

    Türkiye’nin bölgesinde en güçlü ülke olacağını, dış politikada ilişkileri düzelteceklerini aktaran Kılıçdaroğlu, “Dünya da bunun tanığı olacak. Halkın oylarıyla iktidar olduğumuzda, her kuruş verginin hesabını vermeyi onurlu bir görev olarak üstleneceğiz. Gençlere söylüyorum; ödediğiniz verginin hesabını sormuyorsunuz, bu yüzden demokrasi gelişmiyor. Temel faktör bunu sormaktır. Bu ülkenin yediden yetmişe hepimiz ödediğimiz vergilerin nerelere harcandığını sormak zorundayız. Bizim iktidarımızda bu soru sorulmasa da biz bunun hesabını kuruş kuruş vereceğiz.

    “HAKSIZ YERE İÇERDE YATANLAR VAR”

    Bu ülkenin hapishanesinde haksız yere yatanlar var. Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman, haksız yere yatıyorlar! Adaleti savunmazsanız siyaset yapmanızın mantığı yoktur. Her haksızlığa itirazımızı yapacağız. 85 milyon yurttaşıma sesleniyorum, karamsarlığa kapılmayın. Bu haksızlıkları görüyoruz, yaşıyoruz ama asla karamsarlığa kapılmayacağız. Sandık geldiğinde gideceğiz ve bir zulüm iktidarına son vereceğiz. Kimse endişe etmesin, geliyor gelmekte olan” ifadelerini kullandı.

    “BU CİNAYETİ SUSARAK GEÇİŞTİREMEZLER”

    Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu ülkenin başkentinde bir suikast yapıldı, Sinan Ateş. Ülkücü hareketin değerli isimlerindendi, akademisyendi, milliyetçiydi, inançlıydı, Atatürkçüydü, babaydı ve değerli bir eşi vardı. Ankara’nın göbeğinde katlettiler. Ailesi talep etti diye sabırla susuyoruz. Baba ile de konuştum, eşi ile de konuştum. Sabırla sonucu bekliyoruz. Bize de bilgiler akıyor, farkındayız. Çok şey biliyoruz bu konuyla ilgili olarak, bu işten ne kadar pis kokular geldiğinin de farkındayız. Görevliler işini yapsın diye sesimizi çıkarmıyoruz şimdilik. Saray’dan tık yok. Saray’ın stepnesi ise sanki en değerli evlatlarından biri öldürülmemiş gibi tek kelime dahi etmiyor. Kendi evladına dahi sahip çıkamıyor. Bu cinayeti görmezden gelemezler, susarak geçiştiremezler. Biz buna izin vermeyeceğiz, gerçek aydınlanacak. Aile adalet istiyor, adaleti savunan kişiler olarak bizler de bu olay aydınlanıncaya kadar da takipçisi olacağız. Eşine de babasına da söz verdim. Kimse unutmasın, Bay Kemal kafasına bir şey koyduysa mutlaka çözecektir.”

    “BİRİNCİ KUMPASTA HAKİMİ, İKİNCİ KUMPASTA MÜFETTİŞİ DEĞİŞTİRDİLER”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen ceza ve açılan soruşturmaya dair de konuşan Kılıçdaroğlu, son olarak şunları aktardı:

    “İkinci kumpas, İBB Başkanlığı bünyesinde teröristler ve terörle iltisaklı kişiler çalışıyormuş. Bunun üzerine İBB, İçişleri Bakanlığı’na yazı yazıyor, ‘Kim bu insan biz gereğini yapalım’ diyor. Hem suçlayacaksın, hem bildirmeyeceksin. ‘O zaman siz işlem yapın’ deniliyor, ‘Sonra yapacağım’ diyor. Sen terörist arıyorsan, o kişilere ‘iyi hal’ kağıdı veren savcıyı suçla. Daha önce Mevlüt Uysal ve Vali de kısa süre belediye başkanlığı yaptı. 4116 kişi göreve başlamış, 1800’ü için güvenlik soruşturması yapılmamış. Birinci kumpasta hakimi değiştirdiler. İkinci kumpasta da müfettişi değiştirdiler. Tam bir kumpas. Muhalefetin kazandığı İBB’yi kumpaslarla ele geçirmeye çalışıyorlar.

    “KAYYUM ATARLARSA TERÖRİZM OLARAK GÖRECEĞİZ”

    Şimdi görüyoruz ki işi kayyuma kadar götürme hevesindeler. Ekrem Başkanımıza bu komployu devam ettirirlerse, kayyum atama aptallığına girişirlerse bunu bir diktatörün halkına karşı uyguladığı terörizm olarak göreceğiz. Bunu yapmaya kalkarlarsa kimse Bay Kemal’den sabır beklemesin. Cehennemin kapılarını açarlar, hiç kimse için iyi olmaz. Atamayla gelen hakimlere mi güveniyorsunuz?”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Kılıçdaroğlu’ndan Maraş Katliamı mesajı: Bir daha yaşanmaması için kardeşliği büyüteceğiz

    Kılıçdaroğlu’ndan Maraş Katliamı mesajı: Bir daha yaşanmaması için kardeşliği büyüteceğiz

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Maraş Katliamı’nın 44. yıldönümüne dair anma mesajı yayınladı. Kılıçdaroğlu yaptığı paylaşımda, “Aynı acıların yaşanmaması ve ülkede barış ve huzurun olması için birlik, beraberlik içinde olacağız, kardeşliği büyüteceğiz” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Maraş Katliamı’nın 44. yıldönümüne ilişkin sosyal medya hesabından bir mesaj yayınladı.

    “AYNI ACILARIN YAŞANMAMASI İÇİN BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE OLACAĞIZ”

    Kılıçdaroğlu yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:

    “Acısı ilk günkü gibi yüreğimizde hissedilen #MaraşKatliamı’nda yitirdiğimiz vatandaşlarımızı hüzün ve rahmetle anıyorum. Aynı acıların yaşanmaması ve bu ülkede barış ve huzurun olması için birlik ve beraberlik içinde olacağız, kardeşliği büyüteceğiz. Unutmadık, unutturmayacağız!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sancar’a uygulanan polis ablukasına Kılıçdaroğlu ve Babacan’dan tepki

    Sancar’a uygulanan polis ablukasına Kılıçdaroğlu ve Babacan’dan tepki

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın polis ablukasına alınmasına dair, “Bu ayıbı kınıyorum” dedi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, “Demokratik siyasete engel olmak alışkanlık haline getirilemez. İzin vermeyeceğiz” paylaşımında bulundu.

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar‘ın, İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü’nün polis şiddetine uğramasına ilişkin yapmak istediği açıklamaya polis sert müdahalede bulundu, onlarca yurttaş gözaltına alındı.

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın polis ablukasısında tutulmasına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan tepki gösterdi.

    KILIÇDAROĞLU: BU AYIBI KINIYORUM

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın İstanbul Kadıköy’de yapılmak istenen açıklamada polisler tarafından ablukaya alınmasını, “Hiçbir siyasi partinin genel başkanı, hiçbir şart altında, talimat üzerine polis ablukasıyla muhatap edilemez! HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’a yönelik bu ayıbı kınıyorum” sözleriyle eleştirdi.

    BABACAN: İZİN VERMEYECEĞİZ

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bir siyasi parti genel başkanının, kendi ilçe binasına girerken engellenmesi kabul edilemez. HDP Eş Genel Başkanı Sayın Mithat Sancar’a ve partili arkadaşlarına yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demokratik siyasete engel olmak alışkanlık haline getirilemez. İzin vermeyeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı’na yürüdü: 6 yaşındaki kızımız için adalet istiyorum

    Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanlığı’na yürüdü: 6 yaşındaki kızımız için adalet istiyorum

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekilleriyle birlikte Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Radikal islamcı İsmail Ağa tarikatına bağlı Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan çocuğa cinsel istismar olayıyla ilgili bakanlık önünde açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “2 yıldır kimin arkasına saklandınız? Fotoğraf çektirdikleriniz mi size ‘bu olayı kapatın’ diye baskı kuruyor?” diye sordu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grubunu bu sabah olağanüstü toplantıya çağırdı.

    Toplantının ardından Kılıçdaroğlu, CHP yöneticileri ile milletvekilleriyle birlikte Meclis’ten Adalet Bakanlığı’na yürüdü. Saat 09.00’da yapılan basına kapalı toplantı yaklaşık 10 dakika sürdü.

    İsmail Ağa tarikatına ait Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan çocuğa cinsel istismar/tecavüz olayıyla ilgili Adalet Bakanlığı önüne giden Kılıçdaroğlu, olayın 2 yıldır bakanlık tarafından bilinmesine rağmen işlem yapılmamasına tepki gösterdi.

    “POLİSLERİN GÖREVİNİ YAPMASINI KİM ENGELLİYOR?”

    Kılıçdaroğlu, bakanlık önünde yaptığı konuşmada şunları aktardı:

    “Aile Bakanı açıklama yapıyor. 2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz diyor. 2 yıldır ne yaptınız Allah aşkına? Yüzünüze gözünüze dursun. Sistematik bir tecavüz var ve 2 yıldır gıkınız bile çıkmıyor. Bereket versin gazeteciler var bu ülkede. Haber yaptılar da bu olayı duyduk. Adalet Bakanlığı’nın önündeyiz. Adaleti sağlayacak olan kurumun önündeyiz. Adalet Bakanlığı sessizliğini koruyor. Aile Bakanlığı’nın ne yaptığını zaten kimse bilmiyor. Bir de fotoroman var. Polislerin elini kolunu bağlamış durumdalar. Polislerimiz bu olayları bilmiyor mu? Kim onların görevlerini yapmasına engel oluyor? Güçlerini kimden alıyorlar? 6 yaşındaki bir evladımızın uğradığı bu haksızlık karşısında kimler suskunluğunu koruyor?

    “EVLATLARIMIZ İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Buraya bu kızımızın sesi olmak için geldim. Bu kızımız adalet istiyor. Kızımıza seslenmek isterim. 84 milyon insan senin yüreğinle aynı acıyı paylaşıyor. Bu ülkenin sağcısı-solcusu, doğulusu-batılısı kim olursa olsun bu haksızlık karşısında öfkeleniyor. Ben onların öfkesini dile getirmek için buradayım. Hep birlikte bu haksızlığa karşı mücadele etmek zorundayız. Emin olun bu haksızlığa dayanamıyorum. Biz devletin görev yapmasını istiyoruz, nefes almasını istiyoruz, haksızlığın üzerine gitmesini istiyoruz. Adaletsizlik karşısında susanın dilsiz şeytan olduğu bir ülkede olmak istemiyoruz. Artık siyasal iktidarın, polisin, savcının elini kolunu bağlamasını istemiyoruz. Haksızlıkla ilgili olan tablo tahammül edeceğimiz bir tablo değil. Ülkenin bu kadar derdi varken, siyasal iktidarın hâlâ görevini yapmaması, devlet aygıtını çalıştırmaması tahammül edilecek bir durum değildir. Devleti yönetemiyorlar. Haksızlıkları sindirebiliyorlar. ‘2 yıldır biz bu meseleyi biliyoruz’ ne demek? 2 yıldır kimin arkasına saklandınız? Fotoğraf çektirdikleriniz mi size ‘bu olayı kapatın’ diye baskı kuruyor. Adalet Bakanlığı’na gelmemin nedeni adalet istemem. Evlatlarımız için adalet istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Siz baronları savunuyorsunuz

    Kılıçdaroğlu: Siz baronları savunuyorsunuz

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde konuşarak, “Malı götürenlerin bütçesi bu bütçe. Alt gelir gruplarından bir avuç insana olağanüstü kaynak transferi var” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde konuştu.

    Türkiye’nin tek adam rejimiyle yönetildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, hükümetin uyuşturucu politikasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun sözlerine AKP’liler sert tepki gösterdi.

    “TEK KİŞİLİK HÜKÜMET”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın yaptığı sunum üzerinden sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, “Sayın Oktay’ı dinleyince Erzurumlu esnafın muhasebeciyle yaptığı konuşma aklıma geldi. Erzurumlu esnaf, muhasebeciye şöyle söyler: ‘Hesaba bakırem, hac farz olmuş; cüzdana bakırem, zekâta muhtacız.’ Gerçekten de öyle. Her şey mükemmel ama memleket niye bu hâlde? Neden memleket bu hâlde ve neden saray çok iyi. Tek kişilik hükümetse, gelecek buraya, Parlamentoya gelecek, onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak ve bütçesini savunacak. Parlamentoda, atamayla gelmiş olanların, halkın oy vermediği kişilerin bu kürsüye çıkıp bizden oy istemesi kadar abes bir şey yoktur. Bütçenin arkasında hükümet yok. Atanmışlar, gelmişler buraya, bize bütçeyi sunuyorlar; talimat almadan hiçbirisi parmağını bile kaldıramaz. Çünkü hiçbirisinin yetkisi yok. Yangın söndürmeye gidiyorlar, ‘Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yangını söndürmeye başladık’ diyorlar, talimat gelmezse yangını söndürmeyecek misiniz? Söndüremezler” dedi.

    “UYUŞTURUCU SANIKLARIYLA SOYLU’NUN OĞLUNUN NE İLİŞKİSİ VAR?”

    Türkiye’nin ‘kirli paranın çamaşırhanesi’ haline getirildiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Ülkeye sadece para mı girdi, uyuşturucu parası sahibini de getirdi. Her yeri methe çevirdiler. En önemli mafya liderleri, uyuşturucu baronları Türkiye’ye geldiler. Bu baronlar at koştururken, araya fotoroman malzemesi giriyor. Emniyet güçleri paralize edildi. Emniyet güçlerine baskı yapılıyor. Bu pisliğin önünü açanları deftere yazdık. Bir, Süleyman Soylu’nun en büyük uyuşturucu operasyonu dediği operasyonda nasıl oldu da herkes serbest kaldı. Ne oldu? İddianamede çıkarılan sanıklarla Soylu’nun oğlunun ne ilişkisi var? İstanbul Emniyeti Soylu’nun oğlunun aracını sanıklara kiraladığı için mi aradı? İki, Soylu’nun Türkiye’den gönderdik dediği Sırbistan’daki uyuşturucu çetesi lideri nasıl oldu da İstanbul’un göbeğinde kendine özel bir hayat kurdu, uyuşturucu faaliyetlerini yönetti, rakip çetesi elini kolunu sallayarak onu öldürdü? Üç, Kolombiya’da yakalanan 5 ton kokainin gerçek sahibi kim? Soylu, Kolombiya’daki makamlarla iş birliğine neden direndi? Dört, Mustafa Çalışkan ile ne derdiniz var? FETÖ ile, uyuşturucu ile mücadele eden bu kişi neden bu konuma getiriyorsunuz?” diye sordu.

    “BARONLARI SAVUNUYORSUNUZ”

    Kılıçdaroğlu, son olarak şunları dile getirdi:

    “Çocuğu uyuşturucu kullanan annelerle görüştüm, haberiniz yok sizin. Bağcılar’a gittiniz mi, araştırma raporlarını göndereceğim size. 2022’de 20 araştırma önergesi verdik. Uyuşturucu kullananlar evlatlarımız. Met dedikleri ürün ta Afganistan’dan geliyor. Sınırları yolgeçen hanına döndürdünüz. Uyuşturucu Türkiye’ye geliyor, torbacı yakalıyorsunuz. Torbacıyı kullananda sorun, o adamla neden mücadele etmiyorsunuz. Ahlak kavramını çok yıprattınız. Meclis’e Gazi Meclis diyorsunuz. Tarihi de bilmiyorsunuz. Ben uyuşturucudan şikâyet ediyorum, siz baronlarını savunuyorsunuz. Nasıl olur böyle bir şey? Siz hiç fakir mahallerdeki anne babaları dinlediniz mi? Buraya Gazi Meclis diyorsanız şehit ve gazilerin arasında ayrım yapamazsınız. Malı götürenlerin bütçesi bu bütçe. Alt gelir gruplarından bir avuç insana olağanüstü kaynak transferi var.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Dünyaya sesleniyorum; insanımız senin ucuz iş gücün değil-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Dünyaya sesleniyorum; insanımız senin ucuz iş gücün değil-VİDEO

    PİRHA-Partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Aralık günü İstanbul’da yapacaklarını vizyon toplantısına çağrıda bulundu. Kılıçdaroğlu, “Dünyaya da seslenmek isterim. Ey dünya, insanımız senin ucuz iş gücün değildir. Ülkemiz senin mülteci kampın değildir. Toprağımız sesin çöp depolama alanın değildir” dedi.  

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu.

    “EMEKLİLERİN YÜZDE 80’İ AÇLIK SINIRININ ALTINDA”

    Emeklilerin yüzde 80’inin açlık sınırının altında aylık aldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Emekliler aramızda. Gerçekten de ciddi bir sorun. 14 milyona yakın emekli var. Emekli büyümeden pay almıyor, kanun çıkardılar. Yüz karası bir kanundur, bütün emekli kardeşlerime söylüyorum. Beni eleştirebilirsiniz ama benim de sizi eleştirmeye hakkım var. Ekonomik büyümeden emekliler pay almasın diye kanun çıkaranlara oy verirseniz benim iki elim yakanızda olur. 14 milyon kişisiniz, Türkiye’nin büyümesinden pay almayacak sınıf olarak tarihe geçtiniz. Bu tarihi yazanlar parlamento çatısı altında el kaldırdılar, emekliler büyümeden pay almayacak diye. İtiraz eden bu kardeşinizdi. Emekli olup AK Parti’ye oy veren vatandaşıma bu çerçevede vicdanını bir kez daha sorgula diye seslenmek isterim. Emeklilerin yüzde 80’ni açlık sınırının altında aylık alıyor. Emekli ikramiyesi için verdiğim mücadeleyi bütün emekliler bilirler. 2018’de bin lira, 2022’deyiz 100 lira arttırdılar sadece. Bazı bankaların emeklileri var. Mesela Vakıfbank emeklileri, bunlara ikramiye bile ödenmiyor. Bu sorunların tamamını Allah nasip ederse çözeceğiz. Emekli bu ülkenin caddelerinde onuruyla gezecek” diye konuştu.

    “ECZACILARIN HAKLARINI TESLİM EDECEĞİZ”

    Kılıçdaroğlu, hafta sonu Ankara’da gerçekleştirilen eczacı mitingine de değinirken, şunları söyledi:

    “Eczacılar geçen yürüdüler. 20 bin kişiyi aşkın bir eczacı grubu Ankara’da yürüdü. Toplumun elit bir kesimi, üniversite bitirmiş bir kesim. Hepimizin hayatımızın bir evresinde mutlaka eczacıyla karşı karşıya geliriz. Eğer bunlar sorunlarını çözmek için bu kadar uzun süredir bekliyor ve artık beklemenin sonunda Ankara’da toplanıp miting yapıyorlarsa bir sorun var demektir. Eczacı kardeşlerime sesleniyorum. Bütün sorunlarınızı biliyorum. Raporlar elimde. Bir şeyi bilmenizi isterim. Sizin sorununuz da emeklinin sorunu gibi çözülmesi zor bir sorun değil. Sizin de hakkınızı teslim edeceğiz, bu ülkede güler yüzle hizmet edeceksiniz.”

    “YÖK KALDIRILACAK, ÜNİVERSİTELER ÖZGÜR VE ÖZERK OLACAK”

    İktidar olmaları durumunda Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK) kaldıracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu,  “Boğaziçi Üniversitesi hepimizin gözbebeği olan üniversitedir. Bir dönem KHK çıkardılar, üniversite hocaları kendi rektörlerini seçmesin dediler. Boğaziçi Üniversitesi ciddi bir sorunlar karşı karşıya. Aylardır aynı sorun yaşanıyor. O üniversitede profesörlük bile yapabilecek yetenekte olmayan kişiyi rektör yaptılar. Bir kişi kendisine birden fazla koltuk ayarlarsa o kişi bilim insanı değildir. Kişi gücünü koltuktan almaz. Koltuğa güç verir. Siz gücünüzü koltuktan almaya başlamışsanız siz bilim insanı olamazsınız. YÖK denen 12 Eylül darbe hukukunun ürünü kaldırılacaktır, üniversiteler gerçekten özgür ve özerk olacaktır” dedi.

    “3 ARALIK’TAKİ VİZYON TOPLANTISINA ARKADAŞLARIMI DAVET EDİYORUM”

    Kılıçdaroğlu 3 Aralık günü İstanbul’da yapacaklarını duyurduğu vizyon toplantısına çağrıda bulunurken, ne için oy isteyeceklerini 3 Aralık’taki toplantıda açıklayacaklarını kaydetti. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

    “Önümüzde bir vizyon toplantımız var. Bütün milletvekili arkadaşlarımız, vatandaşlarımı, belediye başkanı arkadaşlarımı davet ediyorum. Bu zirvede halkın huzuruna çıktıklarında ne için oy isteyeceğimizi anlatacağız. Sadece bir tekil adaya, şahsım kafalarına oy istemek CHP kitabında yoktur. Zaten bizim arkadaşlarımız da böyle bir şeyi kabul etmezler. O kafa malum, saray kafasıdır. Ülkeyi bu hale getirenler de onlardır. Bu saraylılar sabah, öğle, akşam adayınızı açıklayın diye bağırıyorlar. Bazı köşe yazarları 200’ün üzerinde yazı yazdı adayınız kim diye. Yalvarıyorlar. Zavallı durumdalar.

    “BİR ADAYA DEĞİL YENİ BİR SİSTEME OY İSTEYECEĞİZ”

    CHP sadece bir adaya oy istemeyecek. CHP dar bir siyasal anlayışla da oy istemeyecek. CHP bir zümrenin çıkarı için de oy istemeyecek. CHP yepyeni bir anlayışla yepyeni bir sisteme oy isteyecek. CHP adaya değil güç birliğine oy isteyecek. CHP oyları daha adil bir düzen için, yeni bir Türkiye hayali için oy isteyecek. Çünkü biz sadece ülkeyi krizden çıkarmak için oy istemiyoruz. Bundan sonra ülkemizi yapısal krizlerden koruyacak sistemi getirmek için geliyoruz. 50 yıldır ekonomik krizi bir diğeri ile değiştirdik. Bu ülke yoruldu be arkadaşlar. Türkiye’yi buradan çıkarmamız lazım. Yeni bir nefesle geliyoruz.

    “İNSANIMIZ SİZİN UCUZ İŞ GÜCÜNÜZ DEĞİL”

    Sizi İstanbul’a davet ederken dünyaya da seslenmek isterim. Ey dünya, insanımız senin ucuz iş gücün değildir. Ülkemiz senin mülteci kampın değildir. Toprağımız sesin çöp depolama alanın değildir. Mahallelerimiz senin uyuşturucu baronlarının fink attığı bataklıklar değildir. Bu karanlığa asla ama asla mahkum değiliz. Dünyaya seslenip şunu söyleyeceğiz; seninle rekabet etmeye geliyoruz. O vizyon toplantısında dünyaya sesleneceğiz, seninle rekabet etmeye geliyoruz.”

    PİRHA/ ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Sınırları yolgeçen hanına kim döndürdü? -VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Sınırları yolgeçen hanına kim döndürdü? -VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalar yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Elini kolunu sallayarak teröristler gelecek, İstanbul’a yerleşecek, çalışacak fabrikada, çalışmalar yapacak, bombayı patlatacak, insanlar hayatını kaybedecek ve birileri bunun hesabını vermeyecek. Olmaz, hesabını soracağız” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Meclis grup toplantısında konuştu.

    Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Taksim’deki bombalı saldırıyla ilgili kendisini hedef gösteren Akit Gazetesi’ne sert tepki gösterdi.

    “TAŞERON İŞÇİ SORUNUNU ÇÖZECEĞİM”

    Siyasetin toplumun var olan sorunlarını çözmek için yapılması gerektiğini söyleyerek sözlerine başlayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı:

    “Sorunların adalet içinde çözülmesi lazım. Siyasetin zenginleşme aracı olmadığını, yolsuzluk yapma aracı olmadığını, yakınlarını devletin kilit noktalarına getirmek gibi bir düşünce siyasette olmaması gerektiğini hep ifade ettim. Genel Başkanlık yaptığım süre içinde toplumun en zayıf halkalarıyla işbirliği yapmaya, sorunlarını çözmeye çalıştım. Taşeron işçileri buna örnektir. Çaykur’un 9 bin 300 mevsimlik çalışanı var. ‘Bizim sorunumuzu kim dile getirecek’ diye soruyorlar. Rize’ye, Rizelilere, 9 bin 300 mevsimlik işçiye sesleniyorum. Senin sorununu çözecek kişinin adı Bay Kemal’dir. Bunu unutma. Rizeliler belki unuttu ama Bay Kemal asla unutmaz. Kaçak çayları Rize Meydanı’nda yakacağım.”

    “BU YALANLARINIZIN, HEDEF GÖSTERMENİZİN HESABINI SORACAĞIM”

    Taksim’de yaşanan bombalı saldırıyla ilgili kendisini hedef gösteren Yeni Akit’in tweet görüntüsünü elinde tutan Kılıçdaroğlu, “Bu bir aparat. Toplumun kucaklaşmasını istemeyen, kin ve öfke kusan, her şeyden bir şeyler yapmaya çalışan, sarayın beslemelerinin oluşturduğu bir aparattır bu. Bu aparat ve bu aparatı kullananlar çok iyi bilsinler. Bu yalanlarınızın, hedef göstermenizin, beş para etmezliğinizin hesabını sormazsam namerdim” diye konuştu.

    “SINIRLARI YOLGEÇEN HANINA KİM DÖNDÜRDÜ?”

    Kılıçdaroğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Pazar günü İstanbul’da tüm milletimizi derinden sarsan, üzen bir terör saldırısı yaşandı. Ben Avcılar Belediyesinin yaptığı bir toplantıdaydım. Tören sırasında haber geldi. 6 vatandaşımız hayatını kaybetti. Birileri bunları sayıdan ibaret sanıyor olabilir ama bunlar anne, baba, evlat, amca, dayı. Her birisinin ayrı hayalleri vardı. Allahtan rahmet diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun. ‘Sınır namustur’ pankartı astık. Her türlü hakaret, küfür geldi. Bunların sınırdan haberi yok, ne olduğunu bilmiyorlar. Sınır bir devletin namusudur. Şimdi utanmadan ‘Bu terörist kaçak yollardan ülkemize girmiş’ diyorlar. Peki biz bunu astığımızda niye hakaret ediyordunuz? Sınırları yolgeçen hanına kim döndürdü? Elini kolunu sallayarak teröristler gelecek, İstanbul’a yerleşecek, çalışacak fabrikada, çalışmalar yapacak, bombayı patlatacak, insanlar hayatını kaybedecek ve birileri bunun hesabını vermeyecek. Olmaz. O sınır kapısından bunlar nasıl geçtiler? O sınırı yolgeçen hanına kim döndürdü?”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye kirlilikten, rüşvetten, uyuşturucudan kurtulmak zorunda-VİDEO

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye kirlilikten, rüşvetten, uyuşturucudan kurtulmak zorunda-VİDEO

    PİRHA-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin mafya merkezi olduğunu belirterek, “Türkiye kirlilikten, rüşvetten, uyuşturucudan kurtulmak zorunda. Balkan, Kafkas mafyası Türkiye’de at koşturuyor. Uyuşturucu yüzünden birbirleriyle rekabet ediyorlar. Daha çok kara para demek, daha çok uyuşturucu demektir. Daha çok uyuşturucu ise karnını doyurmaya tavuk döner alamayan gençlerimizin met denilen zehirlerin pençesine düşmesi demek” ifadelerini kullandı.

    Partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uyuşturucu sorunu üzerinden bir kez daha İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya seslenirken; “Soylu’nun itirafına teşekkür ederim, “Haftada 5 bin uyuşturucu satıcısı yakalanıyor” diyor. Burası Kolombiya mı, Narcos’un dizisini mi, filmini mi izliyoruz? Ayda 20 bin, yılda 260 bin eder. Bir de yakalanmayanlar 1 milyon eder. Kendileri itiraf ediyorlar ama bana kızıyorlar” dedi.

    “BU MALI GÖTÜRME SANATININ HİKAYESİDİR”

    CHP lider Kılıçdaroğlu‘nun konuşmasından öne çıkan satırbaşları şöyle:

    “Türkiye, bir yol ayrımına doğru gidiyor. İçinde bulunduğumuz olumsuz tabloyu düzeltmek için birlikte Türkiye’yi dönüştürmek için mücadele ediyoruz. o nedenle bütün arkadaşlarımın dikkatle dinlemesini isterim, size bugün hazin bir hikâye anlatacağım. Bu hikâye, kupon arazileri satarken bana soracaksınız diyen bir kişinin koskoca ülkeyi uçurumun kenarına sürüklediği hikayesidir, bu hikâye yolsuzluklar, kamu ihalelerinde çevrilen ayak oyunları, kentleri beton ormanına dönüştürülmesi, israf; elbette bu hikâyenin içinde çeteler var. Bu hikaye ‘kupon arazileri satarken bana soracaksınız’ diyen bir kişinin, koskoca ülkeyi uçurumun kenarına sürüklediğinin hikayesidir. Bu malı götürme sanatının hikayesidir.

    Kamu ihalelerindeki ayak oyunları, kentlerin yağmalanması, israf ve çeteler var. Bir ülkede iktidar kendi çıkardığı kanunda 191 değişikliği niçin yapar? Kanunda yapılıyor, genelgelerde, tebliğlerde yapılıyor. Bu kanunla uğraşmanın temel sebebi ne? Temel sebebi servet transferini gerçekleştirmek. Milyonlardan alıp bir avuç kişiye vermek. Bu Türkiye’nin geldiği açmazın birinci aşamasıdır. Bunu Robin Hood taktiğiyle yapıyorlar. Yapılan alt gelir gruplarından üst gelir gruplarına servet transferidir. Açıkça söylüyorum hırsıza, yolsuza servet aktarılmıştır. Kupon arazilerle, imara açılan yeşil alanlarla… Bu beylere yetmiyor. Doymadıkları için yetmiyor. Değişiklikleri yaptılar, servet transferlerin yaptılar, kendi medyalarını oluşturdular. Yalan yere yemin ettiler. İnanç başta olmak üzere halkın duygularını istismar ettiler.

    SOYLU’NUN İTİRAFINA TEŞEKKÜR EDERİM

    Türkiye kirlilikten, rüşvetten, uyuşturucudan kurtulmak zorunda. Türkiye Cumhuriyeti gri listeye alındı. Kara paranın Türkiye’de aklandığını Mısır’daki sağır sultan bile duydu. Kirli paradan, uyuşturucu parasından medet umanlardan uzak durun. Evlatlarınızı, ülkenizi, komşunuzu, çevreyi seviyorsanız uzak durun. Bay Kemal 85 milyonun hakkını ve hukukunu koruyacaktır.

    Soylu’nun itirafına teşekkür ederim. “Haftada 5 bin uyuşturucu satıcısı yakalanıyor” diyor. Burası Kolombiya mı, Narcos’un dizisini mi, filmini mi izliyoruz? Ayda 20 bin, yılda 260 bin eder. Bir de yakalanmayanlar 1 milyon eder. Kendileri itiraf ediyorlar ama bana kızıyorlar. Neden? Doğruyu söyleyeni dokuz köyden kovarlar diyorlar. Dava açıyorlar, sanıyorlar ki Bay Kemal geri adım atacak. Hiç kimse endişe etmesin Bay Kemal 10’uncu köye gidecek, yine de halkın çıkarını sağlayacaktır. Şimdi soruyorum; bu uyuşturu baronlarının onların maşalarının ülkemizde işi ne? Sokaklarımız bu kadar mı güvensiz? Korkmuyorlar, çekinmiyorlar, hesaplaşıyor, birbirlerini öldürüyorlar. Gençlerimiz bu kadar mı tehlike altında? Sesiniz kesiliyor, itiraf ediyorsunuz.

    Balkan, Kafkas mafyası Türkiye’de at koşturuyor. Uyuşturucu yüzünden birbirleriyle rekabet ediyorlar. Daha çok kara para demek daha çok uyuşturucu demektir. Daha çok uyuşturucu ise karnını doyurmaya tavuk döner alamayan gençlerimizin met denilen zehirlerin pençesine düşmesi demek. Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre 2020 yılında uyuşturucu dosya sayısı 314 bin 466, 2021 yılında 422 bin 479’a çıkmış. Bunlar yakalananlar. Geçen hafta Emniyet Genel Müdürlüğü’nün raporunu açıklamıştım. Bu raporları bizim okumadığımızı sanıyorlar. Biz devleti sizden çok daha iyi biliriz. Devletin saygınlığını koruyoruz biz. Devletimizi yüceltiriz. Siz devleti çürüttünüz. Tuz koktu, su çürüdü. Geldiğimiz yer bu nokta.

    İMAMOĞLU’NU KİMSEYE YEDİRTMEYİZ

    Cumhuriyetten intikam almayı da söylemeyi ihmal etmiyorlar. Bir yüzey var yüzeyin altında sığ alanda biriken pislik var. Yozlaşmanın merkezi saraydır. Bu devletin namuslu polisleri, güvenlik güçleri var. Devleti sahipsiz kılmak istiyorlar. Benimle anlaşmayı denediler duvara tosladılar. Kılıçdaroğlu’nun önünde sizin geçemeyeceğiniz duvarlar var. Halkın duvarıdır onlar. İkinci adımı attılar baktılar. Bunlara sesleneyim, cumhurbaşkanı adayını taşeron sermayedarlar değil altı namuslu lider belirleyecek. İlk seçimlerde tabloyu ters yüz edeceğiz. Önemli soru, sistemdeki çürüklüğü nasıl temizleriz? Bana dava açıyorlar.

    Polisler canım ciğerim. Onlar Bay Kemal’in ne olduğunu biliyorlar. Onlara robot muamelesi yapanın kim olduğunu biliyorlar. Kimse endişe etmesin. Polislerimizi intihara sürükleyen kirli yapı şimdi İBB Başkanımızı siyasi yasaklı yapmaya çalışıyor. Ekrem İmamoğlu büyük lokmadır. Boğazınıza takılır ve kalır. İmamoğlu’nu kimseye yedirtmeyiz.

    Ayağa kalk CHP, ayağa kalk Türkiyem. Nefsine hâkim olanların iktidarı geliyor. Nefsine hâkim olmayan hiç kimseyi yanımda tutmayacağım. İsterse 40 yıllık arkadaşım olsun! Bay Kemal’in yanında kula kulluk edenler asla yer almayacak, dalkavuklar olmayacak, Bay Kemal’in yanında sizler olacaksınız, vatanseverler olacak, durma CHP, korkma ve kaygılanma, bedeli ne olursa olsun, ne pahasına olursa olsun mutlaka ama mutlaka kazanacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP 3 maddelik başörtüsü kanun teklifini Meclis’e sundu!

    CHP 3 maddelik başörtüsü kanun teklifini Meclis’e sundu!

    PİRHA – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun duyurusunu yaptığı ‘kıyafetle ilgili kanun teklifi’ için adım atıldı. Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu 3 maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 3 Ekim Pazartesi akşamı duyurduğu ve “Saray’ın samimiyet turnusolu olacak” dediği ‘kıyafetle ilgili kanun teklifi’ TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

    Kılıçdaroğlu’nun ilk imzacısı olduğu Kadınların Yürüttükleri Mesleğin İcrası Kapsamındaki Kılık ve Kıyafeti Giymek Dışında Herhangi Bir Zorlamaya Tabi Tutulamaması Hakkında Kanun Teklifi’ni, CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç ile birlikte toplam 132 CHP milletvekili imzaladı.

    Toplamda 3 maddelik kanun teklifinin birinci maddesinde şu hüküm yer aldı:

    “Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşlarına bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınlar, yürüttükleri mesleğin icrası kapsamında giyilmesi gerekli cübbe, önlük, üniforma vb. dışında kıyafet giymek ya da giymemek gibi temel hak ve özgürlükleri ihlal edecek biçimde herhangi bir zorlamaya tabi tutulamaz.”

    “LAİKLİK, DİN HÜRRİYETİNİ ENGELLEYECEK BİÇİMDE YORUMLANAMAZ”

    Kanun teklifinin gerekçesi ise şu şekilde açıklandı:

    “Türkiye’nin imzacısı olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi insanlık ailesinin bütün üyelerinin eşit ve devredilemez haklara sahip olduğunu açıkça belirtmiştir. Anayasa’nın 2. kısmı, “Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir” ifadesiyle temel hak ve özgürlükleri güvence altına almıştır.

    Demokratik, laik hukuk devletlerinde bireylerin sahip olduğu dini inanç ve kanaat hürriyeti hiçbir sınırlamaya tabi tutulamaz. Laiklik, din ve vicdan hürriyetini engelleyecek biçimde yorumlanamaz; aksine laiklik din ve vicdan hürriyetinin kullanılmasının teminatıdır. Dini konulardaki bireysel tercihler ve bireylerin yaşam tarzı devletin müdahalesi dışında olduğu gibi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 19. maddesiyle teminat altına alınan ifade özgürlüğü, kıyafetini seçme özgürlüğünü de kapsamaktadır.”

    “KADININ KIYAFETİ SİYASETİN KONUSU OLMAMALIDIR”

    “Kadının kıyafeti başta; bireylerin yaşam tarzı, inancı ve etnik aidiyeti siyasetin konusu olmamalıdır. Geçmişte yaşanmış bazı baskıcı uygulamalar toplumsal hafızamızda olumsuz izler bırakmış, ayrıca siyaseten istismar aracı olagelmiştir. Yakın geçmişimizde üniversite öğrencilerinin başörtüsüyle eğitim hakkı engellenmiş, kamuda kadınların başörtülü çalışmasına izin verilmemiştir. Benzer engellemelerin ve yasaklamaların bir daha yaşanmaması için her türlü önlemi almak Parlamentonun ve kamu idaresinin görevidir. Genelge, talimat, yönetmelik ya da diğer idari düzenlemeler ve hiyerarşik amirlerinin emirleriyle kadının ne giyeceğine ya da giymeyeceğine yönelik yapılmış zorlamalara son vermek ve kadının kıyafet seçme özgürlüğünü kanuni güvence altına almak için bu teklif hazırlanmıştır. Teklif ile kadınlarımızın Anayasa ile güvence altına alınan kişisel ve mesleki kıyafet özgürlüklerinin korunması öngörülmektedir.”

    “Bu kapsamda teklif ile;

    Kamu hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan ve her statüde istihdam edilen kadınların, Anayasanın 135. maddesine göre kurulan meslek örgütlerine bağlı olarak bir mesleği icra eden kadınların, yürüttükleri kamu hizmeti veya mesleki faaliyetlerin gereği olan mesleki kıyafet, cübbe, önlük veya üniforma giymek dışında, herhangi bir zorlamaya tabi tutulamayacağı hüküm altına alınmaktadır. Böylece, kadın çalışanların kıyafetlerinden dolayı bir ayrımcılığa tabi tutulamamaları amaçlanmaktadır.”

    PİRHA/ANKARA

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP TBMM Grup toplantısında gündemi değerlendirdi.