Etiket: kemal kılıçdaroğlu

  • Pir Elaldı: Alevi toplumu ile siyasiler arasında bir mutabakat metni imzalanmalı -VİDEO

    Pir Elaldı: Alevi toplumu ile siyasiler arasında bir mutabakat metni imzalanmalı -VİDEO

    PİRHA – Pir Seyfettin Elaldı, 14 Mayıs seçimlerini değerlendirerek, “Doğal olarak Aleviler şu anda Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olmasına kilitlenmiş durumda. Her sorunun onunla biteceği sanılıyor. Oysa talepler yazılı bir yatırım üzerine olmadığı sürece hiçbir özelliği, kaydı olmaz” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı pirlerinden Seyfettin Elaldı, 14 Mayıs’ta yapılacak milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önemini anlattı.

    Seçimlerin, kritik bir önem arz ettiğini belirten Elaldı, “Karşı taraf 20 yıllık birikimini bir anda kaybetmeme korkusu içinde, diğer tarafta ise yeni bir geleceğin beklentileri, toplum içerisindeki hoşnutsuzluk ve korkuyu birleştirdiğimiz zaman, seçimde korkunç bir girdap oluşturulmuş. Bu girdabın içerisinde elbette ki Aleviler de yer almıştır” diye belirtti.

    “ALEVİLER, TALEPLERİNİ SİYASİ PARTİLERE BİLDİRMEK ZORUNDALAR”

    Pir Seyfettin Elaldı, Alevi toplumu ile siyasiler arasında bir mutabakat metni imzalanması gerektiğinin ise altını çizdi. Elaldı, mevcut hükümetin, Alevilere dönük kimi girişimlerinin samimi olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Alevilikle ilgili herkes bir şey söylüyor ama her ne hikmetse Alevi kurum ve kuruluşlarının bu konuda net bir tavrı yok. Şu bir gerçektir ki Aleviler, her şeyden önce kendi taleplerini net bir şekilde bütün siyasi partilere bildirmek zorundalar. Bu bir liste halinde mi olur ya da başka bir şekilde mi olur bilemem ama bir şekilde sunmaları gerekir. Bu talepleri sadece inançsal boyutta ele aldığınız zaman bir takım şeyler havada kalır. Bütünsel olarak Alevilerin, gencinden tutun yaşlısına kadar, yaşamsal alanlarına dek talepleri hazırlayıp vermeleri gerekir. Yani sadece inançsal boyutta ‘Biz Alevileri tanıyoruz’ denilmesi yetmez. Nasıl ki Sünni kesime her türlü imkanları tanıyorlarsa Alevilere de aynı imkanların tanınması gerekiyor ama maalesef şu anda sadece ağıza bir parmak bal çalarcasına su, elektrik parası ya da dedenin maaşını ödemek gibi klişeleşmiş işlerle gerek hükümet gerekse belediyeler sınırlar koymakta.

    Gerçekçi olalım, Alevi gençlerinin çoğunluğu, kimliklerinden dolayı işe alınmamakta. İşe alınsalar dahi üst makamlara getirilmemekteler. Çünkü bir ötekileştirme, güvensizlik durumu var. Ancak bu her dönemde yapıldı. Aleviler de bu dönemde hem inançsal hem de siyasal taleplerini gündeme getirip hem muhalefet hem de iktidar partilerine eşit şekilde sunmaları gerekir.”

    “HER GELEN HÜKÜMET, ‘ALEVİLERE HAKLARINI TANIYACAĞIZ’ DİYOR AMA…”

    Pir Seyfettin Elaldı, tarih boyunca tüm hükümetlerin, kimi amaçlar sebebiyle Alevi toplumuna yaklaştığını ifade ederek şöyle devam etti:

    “Ağzı sütten yanan ayranı üfleyerek içer denilir. Tarihte biz birçok iktidarı gördük. Örneğin Balım Sultan getirildi, arkasından bütün Alevi dergahları hükümete bağlatıldı. Daha sonraları Nakşibendi tarikatları Alevi dergahlarının başına getirildi. Bunlar Alevi gibi görünüyorlardı ancak tekke ve dergahların mallarına dahi el koymuşlardır. Cumhuriyetin ilk döneminin içerisinde örneğin Hacıbektaş’taki Cemalettin Ulusoy ile görüşmelere dek kimse onların elini tutmamıştı. ‘Alevilerin her türlü haklarını tanıyacağız’ denilmesine rağmen maalesef ertesi gün bu sözler unutuldu. Her gelen yeni hükümet, Alevi sorunu ile ilgili ‘yapacağız, edeceğiz, Alevilere haklarını tanıyacağız’ diyorlar ama seçimi kazandıklarının ertesi günü sözler unutuluyor. O nedenle unutulmaması için medyanın, toplumun karşısında bu konuyu açıkça, çekinmeden, adayların bunları dile getirmeleri gerekir.”

    “TALEPLER YAZILI OLMALI!”

    Kılıçdaroğlu’nun Alevi başlıklı açıklamasına da değinen Pir Seyfettin Elaldı, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını gecikmiş olarak görüyorum. Çünkü cumhurbaşkanı yıllar önce sürekli ‘soyunu, boyunu söyle’ diye bir cümle kullandı. Kılıçdaroğlu o zaman çıkıp ‘soyum da boyum da budur’ deseydi. Kalkıp yıllar sonra bu cümleyi kullanırsa karşı taraftaki de elbette ki ‘Kılıçdaroğlu Alevicilik yapıyor’ der. Doğal olarak Aleviler şu anda Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olmasına kilitlenmiş durumda. Her sorunun onunla biteceği sanılıyor. Oysa talepler yazılı bir yatırım üzerine olmadığı sürece hiçbir özelliği kaydı olmaz” diye konuştu.

    “GERİSİNİN NE OLACAĞINI SİZ DÜŞÜNÜN”

    Pi Seyfettin Elaldı, son olarak Alevi yurttaşların, 14 Mayıs seçimlerinde nasıl tavır almaları gerektiği konusunda ise şunları kaydetti:

    “Aleviler, tavırlarını çok önceden bütün partilere sunmaları gerekirdi. Ardından adayları gözleyip, kimin yanında yer almaları gerektiğini bilmeleri gerekirdi ama maalesef çok acıdır ki bazı Alevi kuruluşları kayıtsız şartsız bir partiye yanaşmaktan öte bir şey yapmadılar. Düşünebiliyor musunuz, Dersim’deki bazı dedelerin, Ankara’ya gelip Devlet Bahçeli’nin elini öpmeleri bile çok acıklı bir olaydır. Artık gerisinin ne olacağını siz düşünün.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Kayıp Gülistan Doku’nun ailesinden Kılıçdaroğlu’na çağrı: Kızımızın sesi olun!

    Kayıp Gülistan Doku’nun ailesinden Kılıçdaroğlu’na çağrı: Kızımızın sesi olun!

    PİRHA-Gülistan Doku’nun ailesi, CHP Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na kızlarının akıbetinin ortaya çıkartılması için çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, “Biz umut halinde 14 Mayısı bekliyoruz. Adalete susayan bu halkın tercihi ile cumhurbaşkanı olursanız bu olayın sorumlularını yargı önüne çıkarıp gereken cezayı almasını sağlayın” denildi.

    Munzur Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’dan, 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor. Baş şüpheli Zeynal Abarakov ve ailesine dair etkili bir soruşturma yürütülmedi, Doku’yu arama çalışmaları derinleştirilmedi ve deliller toplanmadı.

    Gülistan Doku, dört bir tarafı karakollarla çevrili ve kameralarla izlenen Dersim’de tam 3 yıldır yani 1224 gündür kayıp.

    Gülistan Doku’nun ailesi, CHP Genel Başkanı ve 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na kızlarının akıbetinin ortaya çıkartılması için çağrıda bulundu.

    “ADALETE OLAN İNANCIMIZI DİRİ TUTMAYA ÇALIŞTIK”

    ’14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimini büyük umutlarla bekleyen milyonlarca aileden bir tanesiyiz’ denilen açıklamada, “Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinde kendi halinde yaşayan bir aileydik. Ta ki kızımız Gülistan Doku’nun memleketiniz olan Dersim’de kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihine kadar. İşte bu tarih bizim ailemizde bir dönüm noktası oldu. Köyden farklı bir yere hep bir mecburiyet dâhilinde giden annem, babam 5 Ocak tarihinden beri Türkiye’nin her yerinde kayıp kızları Gülistan Doku’yu bulma umuduyla kapı kapı dolaşıp adalet aradı. Sizleri de bu üç buçuk yıl içerisinde ziyaret etmiştik. Üç buçuk yıl dile kolay bir çırpıda söyleyiveriyoruz. 1227 (Bin iki yüz yirmi yedi) gün. Pirom, biz yıllardan geçtik, biz her ayı, her haftayı, her günü, her saati, her saniyeyi sayar olduk. Hem kızımıza olan hasretimizden hem de adalete olan hasretimizden. Biz geçen bunca sürede adalete olan inancımızı diri tutmaya çalıştık, çalışıyoruz. Görüyoruz ki siz de bulunduğunuz her ortamda adaletsizlikle karşı karşıya kalan insanlarımızın sesi olma gayretindesiniz.”

    “UMUT HALİNDE 14 MAYIS’I BEKLİYORUZ”

    Gülistan Doku’nun üç buçuk yıldır kayıp olduğu ifade edilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Kendisinden en ufak bir haber dahi yok. Gündüz ortası, her tarafı kameralarla çevrili olan memleketinizde kayboldu. Biz, Pepuk Kuşu misali uçtu kayboldu dedik. Öyle ya Pepuk Kuşu bir efsaneydi. Belki Gülistan değil ama annem Pepuk Kuşu misali üç buçuk yıldır feryat figan halinde acısını dindirecek bir haberi beklemekte. Mezarı olsa gidip ziyaret edecek. Düşünün Sayın Kılıçdaroğlu, bir mezarı bile yok, ne olduğuna dair bir iz bile yok onca imkânın olduğu devlet nezdinde. Biz aile olarak istiyoruz ki siz Gülistanımızın da sesi olun. Gülistan’ı bu karanlıktan çekip çıkarın. Kaybolmadan bir gün önce Zeynal Abarakov tarafından darp edilen ve üç buçuk yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan’ın yaşama ihtimalinin olmayacağını siz de bilirsiniz. Bundandır ki beklentimiz ve de talebimiz bu kaybın baş sorumlusu olan Zeynal Abarakov’un etkin bir soruşturma geçirmesi ve yargılanmasıdır. Bu yargılanma şu ana kadar yapılmış olsaydı biz Gülistanımızı dağa, taşa, kurda, kuşa sormak zorunda kalmayacaktık.

    Düzgün Bawa evladı sayın Kılıçdaroğlu, biz yine bir umut halinde 14 Mayıs’ı bekliyoruz. Adalete susayan bu halkın tercihi ile cumhurbaşkanı olursanız bu süreci sil baştan ele alıp kızımıza ne olduğunu bizlere açıklayın. Bu olayın sorumlularını yargı önüne çıkarıp gereken cezayı almasını sağlayın. Bizim yine sizden beklentimiz Şenyaşar ailesinin sesine ses olduğunuz gibi bizim, Doku ailesinin de sesine ses olun. Karanlığa mahkum edilen kızımızın sesine her mecrada ses olun.”

    PİRHA/DERSİM

  • Yeşil Sol Parti’den CHP’ye tepki: Küçük hesaplar yapmayı bırakın- VİDEO

    Yeşil Sol Parti’den CHP’ye tepki: Küçük hesaplar yapmayı bırakın- VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Maraş İl Seçim Koordinasyonu, CHP’nin kentte ‘Yeşil Sol Parti bize destek veriyor, oylarınızı bize verin’ şeklinde çalışma yürüttüğünü söyleyerek, “CHP milletvekili seçimlerinde kendilerini desteklediğimiz yalanını bıraksın. Seçmenimiz mührü Yeşil Sol Parti’ye vursun” dedi.

    Yeşil Sol Parti, Maraş İl Seçim Koordinasyonu, CHP’lilerin yurttaşlara “Yeşil Sol Parti bize destek veriyor, oylarınızı bize verin” şeklindeki söylemleri sebebiyle basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamaya Yeşil Sol Parti Maraş milletvekili adayları ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri katıldı.

    “YEŞİL SOL’UN TAVRI SUİSTİMAL EDİLİYOR”

    Yeşil Sol Parti Meclis üyesi Erhan Yapıcı, partinin cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmesi kararının CHP’liler tarafından kötü niyetle kullanıldığını ifade etti. Yapıcı, “Partimiz Yeşil Sol’dan aday çıkarmayarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını desteklediğini açıkladı. Öte yandan milletvekili seçimlerinde oylarımız Yeşil Sol’a dedik ve bu yönde de çalışmalar yürütüyoruz. Ancak Maraş’ta bu tavrımız siyasi simsarlar tarafından istismar ediliyor. Sayın Kılıçdaroğu’na olan desteğimizi sanki vekillik içinde yaptığımız gibi yalan yanlış ifadelerle halkımız manipüle edilmeye çalışılıyor. Maraş halkımızın feraseti bu siyasi cambazların oyununu ortaya çıkaracaktır” diye konuştu.

    Küçük hesaplar peşinden koşulduğunu söyleyen Yapıcı, “İktidarın onlarca yıldır yaptığı yalan siyasetini kendinize daha şimdiden yöntem yapmayın” diyerek CHP’ye çağrıda bulundu.

    Yeşil Sol olarak Maraş’ta iddialı olduklarının da altını çizen Yapıcı, aday Hüseyin Eroğlu’nu meclise göndereceklerinin altını çizdi.

    PİRHA/ MARAŞ

     

  • Kılıçdaroğlu Mersin’den seslendi: İlk turda bitiriyoruz- VİDEO

    Kılıçdaroğlu Mersin’den seslendi: İlk turda bitiriyoruz- VİDEO

    PİRHA- Mersin mitinginde konuşan Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ülkenin kaderinin değişmesine sayılı günler kaldığına işaret ederek, “İlk turda bu işi bitirip, ülkeye baharları ve huzuru getireceğiz” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim mitinginde Mersin halkıyla bir araya geldi. On binlerce yurttaşın katıldığı mitinde Yeşil Sol Parti bayraklarının dalgalanması dikkatleri çekti.

    KILIÇDAROĞLU: GENÇLER SEÇİMDE TARİH YAZACAK

    “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Otoriter düzeni hep birlikte değiştireceğiz” sözleriyle Mersin halkını selamladı.

    İlk kez oy kullanacak gençlerin seçimdeki rollerinin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu gençlere şöyle seslendi: “Gençler önünüzde büyük bir fırsat var. İlk kez otoriter yönetimi, kullanacağınız ilk oyla göndereceksiniz. Türkiye’nin kaderini gençler değiştirecek, bu ülke size teşekkür edecek.”

    Ekonomik krize, öğretmen atamalarına, depreme, toplumdaki ayrıştırma politikalarına dair de konuşan Kılıçdaroğlu, her şeyin çok güzel olacağı ve huzur içinde yaşama sözü verdi.

    MERSİN/ PİRHA

     

  • Kılıçdaroğlu, Ağrı ve Van’daydı: Kimse kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek

    Kılıçdaroğlu, Ağrı ve Van’daydı: Kimse kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek

    PİRHA-Ağrı ve Van’da yurttaşlar ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin insanlarına sözüm var bu ülkeye barışı getireceğim, bu ülkeye kardeşliği getireceğim. Bu ülkede kimse, inancından ve kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek. Büyük haksızlıklar yapıldığını biliyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu seçim çalışmaları kapsamında bugün Ağrı ve Van’daydı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile iki ili ziyaret eden Kılıçdaroğlu, seçmenlere seslendi.

    HDP’li belediyelere İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanmasına değinen Kılıçdaroğlu, “Seçimle gelenlerin görevlerinden alındığını biliyorum. Bütün bunları çözeceğim. Kayyum denen garabet uygulamaları tümüyle bitireceğim. Yeter artık ya, huzur içinde yaşamak istiyoruz” dedi.

    2019 yılında Van’da HDP’li Bedia Özgökçe Ertan belediye seçimlerini kazanmıştı. 19 Ağustos 2019 tarihinde Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım olarak Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanmıştı.

    “KİMSE İNANCINDAN, KİMLİĞİNDEN ÖTÜRÜ ÖTEKİLEŞTİRİLMEYECEK”

    Kılıçdaroğlu‘nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

    “Ben ilkokula Erciş’te başladım. Dünya kadar sorun var biliyorum, bütün sorunlarınızı biliyorum. Bu ülkenin insanlarına sözüm var bu ülkeye barışı getireceğim, bu ülkeye kardeşliği getireceğim. Bu ülkede kimse, inancından ve kimliğinden ötürü ötekileştirilmeyecek. Büyük haksızlıklar yapıldığını biliyorum. Seçimle gelenlerin görevlerinden alındığını biliyorum. Bütün bunları çözeceğim. Kayyum denen garabet uygulamaları tümüyle bitireceğim. Yeter artık ya, huzur içinde yaşamak istiyoruz. Ayrılık gayrılık bize hiçbir şey vermedi. Biz beraber olacağız.

    Devletin dini adalettir adaletin olmadığı bir yerde huzur olmaz, bereket olmaz, kardeşlik olmaz, çocuklar yatağa aç girer. Milyonlar yoksul bir avuç varsıl olur. O varsıllara ben beşli çeteler diyorum. Sizden çalınan paraların tamamını bu ülkeye getireceğim. Endişeniz olmasın. Beşli çeteler diyorlar ki ‘acaba nasıl aday yaptırmayız.’ Onlar yandaşlarına, paralarına güveniyorlar, ben ise sadece ve sadece size, halka güveniyorum.

    Öğretmenevinde çalışan emekçiler var, onlar aylıklarını doğru dürüst alamıyorlar. Memur da değil, taşeron işçi de değiller, bunlar Türkiye genelinde 20 bin. Hepsinin hakkını ve hukukunu teslim edeceğim. taşeron işçilerin tamamını kadroya alacağız. 100 bin öğretmen atayacağız. Sözlü sınavı kaldıracağım, kim kazandıysa atamasını yapacağız. Devlette liyakat ve adalet olmazsa olmaz.

    “EMİNE ŞENYAŞAR İLE KUCAKLAŞTIM”

    Bu kardeşiniz, bu ülkeye adalet gelinceye kadar mücadele edecek. Emine Şenyaşar’a, 8 savcı değişti, dava açmıyorlar, korkularından dava açmıyorlar Gittim, Emine Şenyaşar’la kucaklaştım, ondan sonra 8 savcı değişti 9. savcı davayı açtı. Adalet yerine gelinceye kadar izleyeceğim.

    Ciddi bir yoksulluğun olduğunu biliyorum. Yatağa aç giren çocukları biliyorum. Bütün bunları biliyorum. Annelere sesleniyorum, çocuklarınızı okullara gönderirken beslenme çantası düşünmeyeceksiniz. Ayrıca, Van, bölge itibariyle, bu bölgenin kilit taşlarından birisidir. Dünyanın her tarafından insanlar Van’a gelmeli, sadece İranlılar değil. Bu yapılacak göreceksiniz, bütün bu ovalar bereketli ovalara dönüşecek. Bu bölge özel ekonomi bölgesi olarak ilan edilecek. Hepsini yapacağız. Onlar Beşli Çetelere hizmet ettiler ben size hizmet edeceğim.

    Halktan birisi olarak yaşamaya devam edeceğim: Diyorlar ki, “Çalıyorlar ama iş yapıyorlar” Allah Allah, yaptığı iş nasıl çaldığını gösteriyor. Biz asla ve asla çaldırmayacağız. Van’dan sesleniyorum, kul hakkı yemeyeceğiz, kul hakkı yedirmeyeceğiz. Ben söylüyorum, onlar söyleyemiyorlar. Çünkü onların malı nasıl götürdüklerini biliyorum. Bir şeyden emin olmanızı isterim, bu ülkeye adalet ya gelecek ya gelecek. Hiç endişe etmeyin, Her şey çok güzel olacak. Ben saraylarda oturmaya alışkın birisi değilim. Saraya değil, Çankaya’ya oturacağım. Halktan birisiyim, halktan birisi olarak yaşamaya devam edeceğim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Arslan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi açıklaması çok yerinde ve doğru bir karar-VİDEO

    Arslan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi açıklaması çok yerinde ve doğru bir karar-VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Alevi” başlığı ile yayınladığı videoya ilişkin konuşan Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklaması çok yerinde ve doğru” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi’ başlıklı videosuna olumlu tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Kılıçdaroğlu‘nun paylaştığı ‘Alevi‘ başlıklı videosuna ilişkin, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklaması yerinde ve çok doğru” dedi.

    Arslan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir yerde Alevi açılımı yapıyor, Alevi Daire Başkanlığı kuruyor, cemevlerini ziyaret ediyor. Diğer taraftan da Kılıçdaroğlu’na Müslüman mı belli değil diyor. Nerede samimiyet?  Kılıçdaroğlu’da prim bırakmadı. Niye biliyor musunuz?  Erdoğan meydanlarda çıkıp cahil insanlara, ‘seccadeye bastı çünkü Müslüman değil’ diye siyasi malzeme yapacaktı. Kılıçdaroğlu ona prim vermemek kaydıyla zaten yıllardan beri hep söylüyordu Alevi olduğunu. ‘Dedem Şehit Mahmut Hayrani Akşehir’de yatıyor’ diye söylüyor” ifadelerini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU İNANCINI ÖN PLANA ÇIKARMADI”

    Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı ile özellikle gençlere seslendiğini söyleyen Aslan, şöyle devam etti:

    “Gençlerin bilmesi için dedi ki ben bir Aleviyim. Hak Muhammed Ali yolundan geçiyorum. Ben kul hakkı yemem, insan ayrımı yapmam, Ubeydullah’a el uzatmam dedi. Kendi kimliğini, varlığını tescilledi ve prim bırakmadığını gösterdi. Bunu da milyonlarca insan izlemiş, çok da iyi oldu. Yoksa bunu alanlarda, meydanlarda siyasi malzeme olarak kullanırlardı. Yani Kuran-ı Kerim’i eline aldı, salladılar. Bunun Müslümanlıkla İslamiyet ile alakası yok. Bu sadece dini siyasete alet etmek. Ama Sayın Kılıçdaroğlu o primi vermedi, hiçbir zaman da inancını kimliğini ön plana çıkarmadı.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Kılıçdaroğlu’ndan ‘Kirli işler’ videosu: Onların kötülüğü temiz kalbinizi zehirlemesin-VİDEO

    Kılıçdaroğlu’ndan ‘Kirli işler’ videosu: Onların kötülüğü temiz kalbinizi zehirlemesin-VİDEO

    PİRHA- Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidarın seçimi maniple etmek için ellerinden gelen her şeyi yaptığını belirterek, “Siz, onlar iyi oldukları için değil, siz iyi olduğunuz için nezaketi elden bırakamazsınız. Yoksa, onlarınki saf kötülük; su katılmamış kötülük. Ama onların kötülüğünün sizin temiz kalbinizi zehirlemesine izin vermeyin” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımladı.

    Yayınladığı videoda şunları ifade etti:

    “Sevgili halkım; bundan aylar önce ‘önümüzde uzun bir mücadele, ıstırap dolu bir süreç ve korkunç kara propagandalar var’ demiştim. Tam da beklediğim gibi oluyor. Büyük çaplı ve bol kaynaklı iftira kampanyaları. Ve muhalefeti engelleme çabalarıyla karşı karşıyayız. Hileciler, yalancılar, düzenbazlar, kışkırtıcılar, troller, sabotajcılar, lüks hayat yaşayan çete patronlarının parasıyla bir araya getirildi. Ayrıca Erdoğan’ın prens ve prenseslerini, milyar dolarlık vakıfları, kirli kampanya merkezlerine dönüştürüldü. Şimdi bu çeteler ve kirli vakıfların himayesinde çok tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Türk milletini birbirine düşürüyorlar.
    Bu seçim maniple etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil. Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.

    “DEZENFORMASYON HABERİ YAYIYORLAR, SAHTE PARTİ BROŞÜR BASIYORLAR”

    Whatsapp ve Telegram gruplarından her gün binlerce dezenformasyon haberi yayıyorlar. İstanbul Sultanbeyli’de bir matbaa, CHP logosuyla partimizi, terör yanlısı gibi gösteren sahte parti broşürü basıyor. Yeni değil bunlar, Mansur Başkan’ın Ankara’da kazanacağını anladıkları an; ‘su sayaçlarını teröristler okuyacak’ demeye başlamışlardı. Ekrem Başkan’ın İstanbul’u alacağını anladıkları an; ‘Pontus’u Montus’u’ bırakmadılar. Kurtuluş Savaşı gazisi torununa etmedikleri iftira kalmamıştı. Ya, demeyeyim diyorum da bana da yok PKK, yok başka terör örgütü, türlü iftiralar…

    Bu eli kanlı katillerin saldırdığı tek lidere diyorlar bunu. Beni ne terör örgütleri, ne beşli çeteler, ne ağalar, ne babalar yolumdan çevirememiş; siz kimsiniz arkadaş ya? İnsan bir ayna karşısına geçer, insan bir çapına bakar ya… Neyse…

    “SONUNDA HALK GALİP GELECEK”

    Sevgili halkım; ben size bu işin sonunda ne olacağını söyleyeyim. Sonunda hak galip gelecek, halk galip gelecek. Zaten sonrasını siz de biliyorsunuz. O çetelerin telefonları acı acı çalmaya başlayacak. O kabusu yaşayacaklar. Peki siz bu süreçte ne yapacaksınız?

    Ey kalbi güzel, ruhu temiz halkım. Siz nezaketi elden bırakmayacaksınız. Siz, onlar iyi oldukları için değil, siz iyi olduğunuz için nezaketi elden bırakamazsınız. Yoksa, onlarınki saf kötülük; su katılmamış kötülük. Ama onların kötülüğünün sizin temiz kalbinizi zehirlemesine izin vermeyin. Çünkü kanatları vardır kalbin; sevince uçar. Sevilmeyince göçermiş…

    Değmez bunlara, vallahi değmez. Siz sevin birbirinizi. Çok az kaldı sevgili halkım. Çok az, ha gayret!”

    (HABER MERKEZİ)

  • Doğan: Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı olduğunda umarım ülkede adaleti sağlar-VİDEO

    Doğan: Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı olduğunda umarım ülkede adaleti sağlar-VİDEO

    PİRHA- Derviş Cemal Ocağı evladı Menşure Doğan, “Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olduğunda dünyayı kurtaramayacak ama en azından yaşadığımız sorunları telafi edecek diye düşünüyorum” dedi. Doğan, “Kemal Kılıçdaroğlu, daha olgun ve mütevazı davrandığı için halkın gönlünü kazanacağına inanıyorum. Seçimlerden sonra umarım yeni seçilecek cumhurbaşkanı ve yeni kurulacak parlamentoda adalet sağlanır” ifadelerini kullandı. 

    Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Derviş Cemal Ocağı’na bağlı Menşure Doğan, 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler ve sonrasında nelerin değişmesi gerektiğini PİRHA’ya konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU’NUN HALKIN GÖNLÜNÜ KAZANACAĞINA İNANIYORUM”

    Siyasetin ülkedeki sorunları ince bir sanatla çözme işi olduğunu ifade eden Menşure Doğan, “Ancak şu anda yapılan siyaseti sanata benzetmek mümkün değil. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kibriyle kadınlara ve gençlere hakaret edebiliyor ama Kemal Kılıçdaroğlu daha olgun ve mütevazı davrandığı için halkın gönlünü kazanacağına inanıyorum. Sebepsiz yere cezaevinde yatan siyasetçiler var. İnsanları korkutmak için iktidarın karşısında kim varsa cezaevine atılıyor. Cezaevinde hasta tutsaklar var. Devletin büyüklüğü ve adaleti yurttaşına davranışıyla belli olur. Devletin savunmasız durumda olan yurttaşları korumaması devleti yönetenlerin ayıbıdır. Seçimlerden sonra umarım yeni seçilecek cumhurbaşkanı ve yeni kurulacak parlamentoda adalet sağlanır” diye belirtti.

    “KÖY BOŞALTMALA İKİNCİ BİR 1938 KATLİAMI’YDI”

    1994 yılı köy boşaltmalarının ikinci bir 1938 Katliamı olduğunu söyleyen Doğan, “Hesabı verilmeyen yüzleşilmeyen ve insanlık dışı vahşetin uygulandığı 1938’deki soykırımın farklı bir versiyonuydu bana göre. Ormanların talanını, yakılışını da ona benzetiyorum. İnsanın doğasının yakılması, belki başka yerlerde yalnız doğa olarak bakılıyor ama bizim inancımızda doğamız kutsal olduğu için doğanın talanı bizi ayrıca inanç olarak da yaralıyor. Alevi inancı insani değerler, vicdan ve onur taşıyan bir inanç olduğundan takdir edilecek bir inanç olmasına rağmen, devlet inancımızı ötekileştirmeye çalışıyor. Alevilik milyonlarca insanın inancıysa anayasada güvence altına alınması lazım. Halen seni öldürmeme rağmen neden bana biat etmiyorsun diyorlar. Eğer yaşanılan katliamlarla yüzleşilseydi bugün günümüzde köylerimiz yakılıp boşaltılmaz, ormanlarımız yakılmaz, inancımız asimile edilmezdi” dedi.

    “DEVLETİN BASKISINI HATIRLATAN KALEKOLLAR VAR”

    Menşure Doğan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Dersim’de her dağda, her tepede mutlaka devletin baskısını hatırlatan kalekollar var. Demek ki yıllarca bize bu baskıyı sürdürecekler. Ana dilimiz zorunlu olarak eğitim dili olmalı başka yabancı dillerin eğitim dili olduğu gibi. Annelere ve babalara çağrım, evlerinde çocuklarıyla kendi ana dilleriyle konuşsunlar ki dilimiz unutulmasın. Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı olduğunda dünyayı kurtaramayacak ama en azından insani yanı ve onuru kırılmış yanlarını bilerek, yaşadığımız sorunları telafi edecek diye düşünüyorum.”

    PİRHA/DERSİM

  • DAD:  Kılıçdaroğlu’nun Yanındayız!

    DAD: Kılıçdaroğlu’nun Yanındayız!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan provakasyonlar karşısında Kılıçdaroğlu’nun yanında olduklarını belirterek, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” kimliği milyonlarca yurttaşın kimliğidir. Bu kimlik için mücadele edilmiş, bedeller ödenmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik tertiplenen planlı linç girişimini kınıyoruz ve yanında olduğumuzu belirtiriz” dedi.

    Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na, bayram nedeniyle gittiği Adıyaman ziyaretinde ardı ardına saldırı girişimi oldu.

    Kılıçdaroğlu, sağduyu çağrısı yaparken, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) saldırılara dair yazılı açıklama yaptı.

    “Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi olduğunu dile getirerek yayınladığı videodan sonra kendisine yönelik birtakım provokasyonlar gerçekleştirildi. Kılıçdaroğlu şahsında Alevi kimliğine yapılan bu saldırılara karşı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındayız” diyen DAD açıklamasında şu ifadelere yer verildi; :

    “Türkiye 14 Mayıs’ta 13. Cumhurbaşkanlığı ve 28. dönem parlamento seçimlerini yapacaktır. Bu seçimler aynı zamanda Cumhuriyetin birinci yüzyılından ikinci yüzyılına geçiş seçimleri olacaktır. Bu yönüyle de bir manası vardır. Dileriz ki, ikinci yüzyıl “ötekiler” için katliam yüzyılı olmasın. Hak, adalet, barış ve demokrasinin yaşam bulacağı bir yüzyıl olsun.  Ve 13. cumhurbaşkanı adayı sayın Kemal Kılıçdaroğlu geçikmişte olsa “Aleviyim” dedi.  Aleviler cumhuriyetin birinci yüzyılında “makbul vatandaş” olarak kabul edilmediler. Egemen devlet aklı sosyo – politik kültür içerisinde devamlılık gösteren ögelerden biri toplumu dikey olarak bölen hakim millet anlayışı oldu. Bu anlayış Türk – İslam bloku dışında kalan tüm kesimleri “öteki” kabul etti.

     “ALEVİLER VAR OLDULAR VE VAR OLMAYA DEVAM EDECEKLER”

    Aleviler sürekli katliamlara, asimilasyon politikalarına  maruz kaldılar. Büyük acılar, mağduriyetler ve büyük bedeller ödediler. Hak ve hakikat yolundan giden Aleviler ülkenin ve dünyanın dört bir yanına savrulsa da “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” düsturu ile gittikleri her yerde örgütlendiler, mücadele ettiler, var oldular ve var olmaya da devam edecekler. Alevilerin en küçük talebi toplum hassasiyeti duvarına çarptı! Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Alevi kimliği nedeniyle seçilemeyeceği öne sürülerek kendi politik çeperi de dahil adaylığı  tartışıldı. Kürt ve Alevi bir kimliğe sahip olmanın hala “sakıncalı” manasına geldiğinin ifadesiydi.  Kimliği üzerinden mağdur edilen Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanında olduğumuz bilinmelidir.

    Sayın Kılıçdaroğlu, Alevi  kimliği üzerinden aşağılanıp, horlanma düzeyine varan, lince ve zorbalığa maruz kaldı. Hakim millet anlayışının farklılıklara rıza göstermediğinin somut ifadesidir.  Toplumun etnik aidiyet ve kimlik aidiyeti üzerinden karşıtlaştırıldığı bir seçim arifesinde Sayın Kılıçdaroğlu ben “Aleviyim”dedi. Yüzyıldır inkar edilen kendi kimliğini sahiplenmesi hem kendisini hem  de Alevi toplumunu rahatlattı.  Türkiye Cumhuriyeti insan hakları ile ilgili uluslararası sözleşmelere imza atmıştır. İnanç kimliği de o kimliği yaşayanların evrensel hakkıdır.   Gelinen aşamada bir eşiğin aşılmış olduğunu ve önümüzdeki sürecin demokrasi, adalet, eşitlik, özgürlüklerin yeşereceği bir döneme girmesinin tüm toplumun beklentisi olduğunu belirterek, sayın Kılıçdaroğlu’ndan beklentimiz çizdiği profilden taviz vermemesidir. Bu söylem iktidar blokunun inanç kimliği üzerinden toplumu ayrıştırma sının da önüne geçecektir. Kimliğin sahiplenilmesi bir ayrıştırma ve ayrıcalık elde etme değil, farklılıkların birliğinin esas alınmasıdır. Bu yönüyle demokrasi kültürüne olumlu bir katkıdır.

    “ZAMAN SAHİPSİZ, MEKAN RIZASIZ, MAZLUM ÇARESİZ DEĞİLDİR

    Bu toplumun aydınlık yüzü olan biz Aleviler; Hak ve hakikat yolcusuyuz. Cümle can ile ikrarlı yaşam barış anlayışımızdır ve inancımızın gereğidir.  72 millete aynı nazardan bakar, binbir çiçekte açarız. Mücadelemiz; doğduğumuz dünyada olduğumuz  gibi yaşamak içindir. Hiç bir inancın ve etnik kimliğin diğerlerine karşı üstün kılınmadığı, imtiyazlı hale getirilmediği bir yaşamı inşa etmektir amacımız.  Tüm toplum kesimlerinden beklentimiz; etnik kimliğimiz ve inancımızın sorgulanmadığı, eşit  yurttaşlık talebimizin karşılanacağı bir tutum sergileyerek Cumhurbaşkanı seçmek.  Hak ve hakikat arayışçısı bir parlamento oluşturmak. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında; demokratik ve kurucu bir anayasa, kurucu meclis ve kurucu yurttaş taleplerimizin karşılanması farklılıkların ikrarlı birliğine yol açacaktır. Demokratik bir ittifak mevcut sorunların çözümüne yol açacaktır.

    Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” kimliği milyonlarca yurttaşın kimliğidir. Bu kimlik için mücadele edilmiş, bedeller ödenmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik tertiplenen planlı linç girişimini kınıyoruz ve yanında olduğumuzu belirtiriz. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz değildir. Hak aynamız,Xızır yardımcımızdır.”

    DİLAN ŞİMŞEK/ İSTANBUL

  • Celal Fırat: Bizler korkularımızı Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Gazi’de, Gezi’de bıraktık-VİDEO

    Celal Fırat: Bizler korkularımızı Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Gazi’de, Gezi’de bıraktık-VİDEO

    PİRHA – Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Adayı Celal Fırat, Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırılara ilişkin “Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı kardeşliğimize, birliğimiz, bütünlüğümüzü yönelik bir saldırıdır” açıklamasını paylaştı.

    Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na Adıyaman’da yapılan saldırıları kınadı. Konuya ilişkin video mesaj paylaşan Fırat, “Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı kardeşliğimize, birliğimiz, bütünlüğümüzü yönelik bir saldırıdır” ifadelerine yer verdi.

    “BİZLER KORKULARIMIZI SİVAS’TA MARAŞ’TA, ÇORUM’DA BIRAKTIK”

    Celal Fırat, Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırı yapanlara ilişkin “Bu kirli elleri tanıyoruz, biliyoruz” diyerek şunları söyledi:

    “Şiddetten, katliamdan beslenen AKP-MHP iktidarının bu saldırılardan sorumludur. Bizler Türkiye halkları olarak açlığa, yoksulluğa ve şiddete mahkum değiliz. Herkesi kutuplaştırarak ayrıştıran, düşmanlaştıran bu yaklaşıma 14 Mayıs günü son vereceğiz. Sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan bu kindar, çirkin saldırı kardeşliğimize, birliğimize, bütünlüğümüze yönelik bir saldırıdır. Kınıyorum. Kadim kültürümüzde bayramlarda barışa, saygıya, sevgiye hep önem verilmiştir. 21 yıllık AKP iktidarında bu topraklara nefret tohumları ekilmiştir. Lakin bu son çırpınışları da nafiledir.

    Saldırılardan, nefretten, ötekileştirmeden nemalanmak isteyen siyasi iktidarın temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan, camileri siyasete alet etmekten çekinmeyen tavrıyla trollerini cesaretlendirmiştir ve bu saldırıların sinyalini vermiştir. Trolleri de emri yerine getiriyor. Lakin şunu bilsinler ki bizler korkmuyoruz, korkmayacağız, yılmayacağız. Bizler korkularımızı Sivas’ta Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da, Gazi’de, Gezi’de bıraktık.

    Bizler daha önce HDP merkezlerine, Meral Akşener’e şimdi de Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelen bu kirli elleri tanıyoruz, biliyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kurumları: Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz; sebebi demokrasi ile ilgili vaadleri

    Alevi kurumları: Kılıçdaroğlu’nu destekliyoruz; sebebi demokrasi ile ilgili vaadleri

    PİRHA – Alevi kurumları “evet açıkça söylüyoruz ki, bu inanç kimliğinin evladı olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındayız ve onu destekliyoruz. Ancak, bunun sebebi sadece kimliği değil, nitelikleridir. Uzlaştırıcı kişiliğidir. Dürüstlüğü ve tek adam rejimine karşı demokrasi ile ilgili vaadleridir” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu(ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu(ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı(HBVAKV), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu(AABK), Alevi Kültür Dernekleri(AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu(AABF), Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğini açıkladığı videoya ilişkin ortak yazılı bir açıklama yayınladı.

    13.Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” başlığıyla yayınladığı videonun Alevileri ve Alevi kurumlarını memnun etmekle birlikte bir o kadar da endişeye ve üzüntüye sevk ettiği belirtildi.

    “Kimliklerimiz onurumuzdur, eşit yurttaşlık ve laik-demokratik cumhuriyet temel taleplerimizdir” başlığıyla yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

    “KİMLİĞİNİ AÇIKLAMAYA ZORLAMA İNSAN HAKKI İHLALİ”

    “13.Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu, kimliğini açıklamasına zorlayan yaklaşım, bu ülkede hala ayrımcılığın, inkarcı ve asimilasyoncu politikaların hangi boyutta olduğunun göstergesidir.

    Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylıkta adı geçtiği günden beri nasıl bir linç kampanyası ile karşı karşıya kaldığı ortadadır. Alevi kimliği üzerinden, insanlık dışı, ırkçı ve orta çağ kalıntısı bir zorbalıkla karşılaşan sayın Kılıçdaroğlu’nun dün yayınlanan ve kimliğini deklere ettiği videosu, biz Alevileri ve Alevi kurumlarını memnun etmekle birlikte bir o kadar da endişeye ve üzüntüye sevk etmiştir.

    Memnun olduk çünkü; bu ülkede yıllarca Alevi olduğunu söyleyemeyen bizler eğer bugün sokakta, okulda, işyerinde ve siyasette evet ben Aleviyim diyebiliyorsak bunu ödediğimiz ağır bedellere ve kurumlarımızın kararlılıkla sürdürdüğü eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesine borçluyuz. Bu güne bu mücadele sayesinde geldik. Endişelendik ve üzüldük çünkü, hiçbir demokratik ülkede insanlar kimliklerini açıklamaya zorlanamazlar. Böyle bir zorlama insan hakkı ihlalidir.

    “AYRIMCILIKTAN VE HAKSIZLIKLARDAN KURTULAMADIK”

    Kimlikler üzerinden siyaset yapmak ne yazık ki bizim gibi demokrasiden ve laiklikten nasiplenmemiş ülkelere aittir.

    Aleviler ve Alevi kurumları olarak biz hiçbir zaman insanları ırkları, inançları, dilleri ve milliyetleri üzerinden yargılamadık ve ayrımcılığa tabi tutmadık. Ancak, buna rağmen ayrımcılıktan ve haksızlıklardan kurtulamadık.

    Bugüne kadar oy verdiğimiz adayların kimliklerini sorgulamadık ama bizler her alanda kimliğimiz üzerinden dışlandık ve ayrımcılığa uğradık. Bunun bütün sebebi yukarıda da belirttiğimiz üzere laik ve demokratik Cumhuriyetten mahrum oluşumuzdur.

    Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği gibi, esas olanın dürüstlük, çağdaşlık, liyakat olduğunu göremeyen ve duyguları ile hareket eden hiçbir toplum ilerleyemez. Ortadoğu devletlerine benzemekten de kurtulamaz. Alevi kurumlarının yegane çabası ve mücadelesinin temeli budur.

    Aklın ve bilimin ışığında ilerleyebilmemizin, kültürel yönden zenginleşebilmemizin, eşit yurttaşlar olarak, barış içinde ve kardeşçe birlikte yaşayabilmemizin yolu laik ve demokratik Cumhuriyettir.

    Sevgili Canlar,
    Evet biz Aleviler Hak, Muhammed, Ali inancına sahibiz, insan-ı kamil olmaktır gayemiz, insanın gül cemalidir kabemiz. 72 millete aynı nazarda bakmayanı kendimizden saymayız. Tabiattaki canlı cansız bütün varlıkları Hakk’ın bir zerresi sayar ona göre davranırız. Bir canlıya kıymayı Hakk’a kıymak olarak görürüz. Çalana, şiddet uygulayana, zulmedene, kul hakkı yiyene iyi gözle bakmayız. İncinsek de incitmeyiz. Zulme seyirci kalmayız, zalimi alkışlamayız.

    “KILIÇDAROĞLU’NUN YANINDAYIZ”

    Evet açıkça söylüyoruz ki, bu inanç kimliğinin evladı olan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındayız ve onu destekliyoruz. Ancak, bunun sebebi sadece kimliği değil, nitelikleridir. Uzlaştırıcı kişiliğidir. Dürüstlüğü ve tek adam rejimine karşı demokrasi ile ilgili vaadleridir. Bu desteğimiz körü körüne bir destek değildir. Kimsenin şüphesi olmasın ki, seçilmesinden sonra taleplerimiz karşısında duyarsız kalması ve topluma verdiği sözleri unutması halinde en büyük muhalefeti yapacak olan da biz oluruz.

    Sevgili Canlar;
    Yoksulluk, yolsuzluklar, haksızlıklar, açlık, sefalet, ayrımcılık, bunca cahillik ve bunca ölümler kaderimiz olamaz. Tek adam rejimini hak etmiyoruz. Gelin hep birlikte bu ülkeyi özgürleştirelim. Kimliklerimiz hepimizin onurudur. Kimlikler üzerinden siyaset yapanlara fırsat vermeyelim. Laik ve demokratik Cumhuriyeti birlikte inşaa edelim.

    Başka Türkiye yok canlar. Kardeşçe ve barış içerisinde birlikte yaşayacağız. Acıyı da, kederi de, sevinci de birlikte duyumsayacağız.
    Binbir renkte açan çiçekler misali bu ülkede yaşayan farklı kültür ve inançlardan 85 milyonun ihtiyacı barıştır, huzurdur, iştir, ekmektir ve tabi ki özgürlüklerdir.

    Farklılıklarımız, zenginliğimizdir. O halde ayrımcılığa ve adaletsizliklere karşı Türkiye halklarına açık çağrımızdır:

    GELİN CANLAR BİR OLALIM..”

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

  • Kılıçdaroğlu’ndan provokasyon açıklaması: Lütfen o insanı ifşa edecek şeyler yapılmasın

    Kılıçdaroğlu’ndan provokasyon açıklaması: Lütfen o insanı ifşa edecek şeyler yapılmasın

    PİRHA – Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’da maruz kaldığı  sözlü saldırıya ilişkin açıklama yaptı. “Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir” diyen CHP lideri, “Benim hakkım varsa ben helal ettim” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’da bir mezarlıkta kendisine yönelik yapılan sözlü saldırıya dair açıklama yaptı.

    Twitter hesabından paylaşımda bulunan Kılıçdaroğlu, “Mezarlıkta acılı insan her şeyi söyleyebilir, yapabilir; acısına vermek gerekir” dedi. Kılıçdaroğlu ayrıca “Bugün bunları konuşmayalım, kayıplarımızı hakkıyla analım. Lütfen o insanımızı da ifşa edecek şeyler yapılmasın, özellikle sosyal medyada sorumlu davranalım. Benim hakkım varsa ben helal ettim” diye ekledi.

    NE YAŞANMIŞTI?

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla Adıyaman’a giderek mezarlık ziyaretinde bulundu. Yaşamını yitirenler için dua okuduğu esnada bir şahıs, Kılıçdaroğlu’na, “Bu Fatiha okumayı bilmiyor ki, sen buna neden Fatiha okutturuyorsun?” sözleriyle saldırıya geçti. İsmi öğrenilemeyen saldırgan, çevredeki yurttaşlar tarafından “Ne kadar terbiyesizsin” denilerek uzaklaştırıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Celal Fırat: Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi’ paylaşımı katıldığımız, desteklediğimiz bir çağrıdır

    Celal Fırat: Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi’ paylaşımı katıldığımız, desteklediğimiz bir çağrıdır

    PİRHA – Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Celal Fırat, Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” paylaşımına ilişkin “Söylemi katıldığımız, desteklediğimiz bir çağrıdır. Bu gelişme hareketimiz için sevindiricidir” yorumunu yaptı:

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” notuyla paylaştığı videoya Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat’tan yorum geldi. “Bir Cumhurbaşkanı adayından beklenen duruş, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan geldi” diyen Fırat, Alevi hareketi olarak, 30 yıllık mücadelenin sonuç verdiğini ifade etti.

    “DESTEKLEDİĞİMİZ BİR ÇAĞRI”

    Celal Fırat, Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını “sevinçle karşıladığını” belirterek şu yazılı açıklamayı paylaştı:

    “Alevilik kamusal alanda görünür oldu ve Türkiye gündeminin neredeyse tek tartışma konusu haline geldi. Bizler verdiğimiz mücadele ile Türkiye’de ismimizi anılır hale getirdik. Yıllardır kurumlarımız her türlü baskıya, zulme, vazgeçirtilme çabalarıyla karşı karşıya olmasına rağmen, mücadelesinden bir adım dahi geri atmadı. Oluşturduğumuz bu kararlı duruş Alevilere siyasal alanda yol açtı. Sistemin bir Cumhurbaşkanı adayı ‘Aleviden olmaz’ söylemine karşı duruşunu ortaya koydu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Sevgili genç arkadaşım. Ülke olarak önümüzde bir eşik var. Ve bu eşiği hep birlikte aşabilmek için sana ihtiyacımız var. Unutma, tek bir oyla sen bu ülkeyi can yakan mezhep tartışmalarından çekip çıkaracaksın, ait olduğu yere taşıyacaksın.’ söylemi katıldığımız, desteklediğimiz bir çağrıdır. Bu gelişme hareketimiz için sevindiricidir.

    “ÜLKENİN SİYASİ GÜVENCESİ YEŞİL SOL PARTİ”

    Celal Fırat, yaptığı açıklamada Yeşil Sol Parti geleneğinin, Alevi örgütlenmesini meclise taşıdığını da vurgulayarak şunları söyledi:

    “Bu sürece dair önemli katkıları olan Yeşil Sol Parti’miz mücadelesinin kaynağını halklardan almaktadır. Ama vurgulamak isterim ki, ikinci yüzyılında şekillenecek Cumhuriyetin geçmiş yüzyılının söylemleri ile bu ülkedeki demokratikleşmeye hiçbir katkıda bulunmadı. İkinci yüzyılın inşasında Yeşil Sol Parti’mizin meclise göndereceği her vekil, demokratik Türkiye için atılmış önemli bir adım olacaktır. O yüzden mücadelemizle taşıdığımız bu süreci 2023 seçimlerinde oylarımızı Yeşil Sol Parti’de toplayarak kazanabiliriz. Bu ülkenin siyasi güvencesi Yeşil Sol Parti’dir. Bu tarihi dönüşün sağlanmasında emeği olan başta Alevi kurumlarımız olmak üzere demokratik, laik bir Türkiye mücadelesi veren herkese teşekkür ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Sarayın trolleri milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapıyor, utanç verici-VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Sarayın trolleri milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapıyor, utanç verici-VİDEO

    PİRHA-Sosyal medya hesabından ‘Kürtler’ başlıklı bir video yayımlayan CHP lideri ve Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Saray ne zaman seçimi kaybedeceğini görse Kürtlere toplu bir yaftalama, terörist muamelesi yapma durumu başlıyor. Utanç verici. 3-5 oy için kardeşliğe kimsenin zarar vermesine asla ve asla izin vermeyeceğim” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından ‘Kürtler’ başlıklı bir video yayımladı. “Saray ne zaman seçimi kaybedeceğini görse Kürtlere toplu bir yaftalama, terörist muamelesi yapma durumu başlıyor. Utanç verici” dedi.

    “KARDEŞLİĞE KİMSENİN ZARAR VERMESİNE İZİN VERMEYECEĞİM”

    Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Sevgili halkım, son yıllarda ne zaman seçim konuşsak, saray ne zaman seçimi kaybedeceğini görse Kürtlere toplu bir yaftalama, terörist muamelesi yapma durumu başlıyor. Utanç verici. Gerçekten de utanç verici. Şu anda milyonlarca Kürt’e terörist muamelesi yapılıyor. Her gün durmadan. Her gün milyonlarca lirayı sosyal medya trollerine harcıyorlar. O troller bana hakaret edebilmek adına Kürtlere terörist muamelesi yapıyorlar. İnsanımızı, devlete yabancılaştırıyorlar. Ne için? Üç beş oy için. Utanmıyorlar. Gerçekten de utanmıyorlar. Bay Kemal’e iftira atacaklar diye milyonlarca insanın haysiyeti ile oynanır mı? Allah aşkına söyleyin bana milyonlarca insanın haysiyeti ile oynanır mı? Sevgili halkım siz bu yaptıkları propagandaya sakın ama sakın kanmayın. Kardeşlik hukukumuzu kesinlikle unutmayın. Türk ile Kürt’ü kardeş yapan kader var. Kader bizi bir araya getirdi. Kader bize kardeş olun dedi. Kader bizi Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar’da koyun koyuna yatırdı. Kardeş sevgisi gibi derin bir sevgi yoktur. Yüzyıllardır beraber kaldık, yaşadık. Hiç birimiz yolumuza yalnız gitmedik, gidemedik. 3-5 oy için kardeşliğe kimsenin zarar vermesine asla ve asla izin vermeyeceğim. Az kaldı.”

    Dilan ŞİMŞEK/İSTANBUL

     

  • Kılıçdaroğlu: Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız

    Kılıçdaroğlu: Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız

    PİRHA-Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun kitabının önsözünde, “Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye kararlıyız” dedi. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri ve Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu‘nun “Bir de Benden Dinleyin. CHP Kürt Sorununun Çözümünde Ne Dedi?” kitabının önsözünü kaleme aldı.

    “SADECE KÜRTLERİN DEĞİL TÜRKİYE’NİN ORTAK SORUNUDUR”

    Kılıçdaroğlu kitabın önsözünde, “Ülkemizin ilerlemesi, büyümesi, genişlemesi, iç barış ve huzurun sağlanması önündeki en büyük engellerden biri olan Kürt sorununun çözülmesi, bizi demokratik Türkiye hayaline yaklaştıracak en büyük adımlardan biri olacaktır” ifadelerini kullanırken, devamında şunları kaydetti:

    “O nedenle yıllardır bu sorunun çözümü konusunda AKP iktidarının tüm engellemelerine, manipülasyonlarına, gizli ajandalarına rağmen cesaretle, şeffaflıkla çözüm önerilerimizi ortaya koyduk. Kürt sorununun çözümü için ‘Bu meseleye biz başımızı koyduk. Biz bu meseleyi çözmek için kefenimizle yola çıktık. Bu yolda baldıran zehri içmek gerekiyorsa, onu da içeriz’ diyen Tayyip Erdoğan, sırf kendi koltuğunu korumak için çözüm sürecini suistimal etti ve zehri kendisi hariç tüm topluma içirdi. AKP’nin ‘çözüm süreci’ dediği sürecin büyük bedellerini yıllarca ödedik, ödüyoruz da.

    Oysa o süreçte biz bu sorunun kapalı kapılar arkasında değil, halk iradesinin tecessüm ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, siyasi ve toplumsal mutabakatla çözülebileceğini ısrarla vurguladık. Çözüm sürecinde TBMM’ye açık ve somut öneriler sunduk ve bu önerilerimizin arkasında durduk. Dün olduğu gibi, bugün de Kürt sorununu demokratik yollardan çözmeye, anaların gözyaşlarını dindirmeye kararlıyız. Çünkü bu sorun sadece Kürt yurttaşlarımızın değil, tüm Türkiye’nin ortak sorunudur ve çözümü de ortak siyasi ve toplumsal mutabakatla olacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Milletvekili Kenanoğlu, Hizbullahçı şahsın ‘kafa kesme’ tehdidini meclise taşıdı-VİDEO

    Milletvekili Kenanoğlu, Hizbullahçı şahsın ‘kafa kesme’ tehdidini meclise taşıdı-VİDEO

    PİRHA – Milletvekili Ali Kenanoğlu, bir sokak röportajındaki Hizbullah destekçisi kişinin, muhaliflere karşı hakaret, küfür ve tehditlerine ilişkin konuşarak “İşte, bu seçim, bu anlayışa yani kafa kesmeyi vadedenlere karşı bir arada yaşamı savunanlar arasında geçecek” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Batman’da bir sokak röportajında Hizbullah destekçisi bir kişinin muhaliflere karşı hakaret, küfür ve tehditlerine ilişkin Meclis’te söz aldı.

    “GÜCÜNÜ ALDIĞI YERİ BİLDİĞİ İÇİN…”

    Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu üzerinden hem kişiliğine hem de Alevi inancına mensup kişilerin tehdit edildiğini söyleyen Kenanoğlu, şu konuşmayı yaptı:

    “Batman’da bir sokak röportajında konuşan ve kendisini iktidarın destekçisi bir Hizbullahçı olarak nitelendirilen meczup, Cumhur İttifakı karşısında bulunan tüm muhaliflere hakaret ve küfürler edip “Kafalarını keseceğiz!” diyerek tehdit etmiştir. Bu meczup Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kılıçdaroğlu üzerinden hem Kılıçdaroğlu’na hem de Alevi inancına mensup insanlara da hakaret ve tehditler savurmuştur. Bu meczup bu sözlerden sadece birisini Cumhurbaşkanı, Cumhur İttifakı mensupları için söyleseydi çoktan derdest edilmişti ama gücünü aldığı yeri bildiği için oldukça rahat. İşte, bu seçim, bu anlayışa yani kafa kesmeyi vadedenlere karşı bir arada yaşamı savunanlar arasında geçecek. 14 Mayısta kafa keseciler, kafatasçılar kaybedecek; bir arada yaşamı savunanlar kazanacak; bu ülke bu karanlık zihniyete teslim edilmeyecek.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu: Devleti toparlayacağız, açık yaraları kapatacağız -VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Devleti toparlayacağız, açık yaraları kapatacağız -VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Devleti toparlayacağız. Açık yaraları kapatacağız. İnsanların yaşam sevincini geri vereceğiz. Dezavantajlı grupları, dezavantajlı olmaktan çıkaracağız. Doğru yerlere yatırım yapılmasını sağlayacağız” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yine evinin mutfağından bir video çekerek yayınladı.

    “KADINLARI EZMEK İSTİYORLAR”

    Videoyu sosyal medya hesabından paylaşan Kılıçdaroğlu, şunları dile getirdi:

    “Bu akşam bir konuyu netleştirmek adına sizleri evime davet ettim. Asıl konuya geçmeden önce, seçim yaklaştıkça giderek artan tuhaf bir duruma dikkatinizi çekmek istiyorum. Saray İktidarı ve onunla yola çıkanlar kadınların en temel haklarını birkaç oy için pazarlık meselesi yapmaya hazır olduklarını gösterdiler. Kadınların en basit kazanımlarını çöpe atmaya kalkışıyorlar. Bakın, açık konuşalım. Oradaki hedef başı kapalı genç muhafazakar kadınlardır. Bu genç kadınları ezmek istiyorlar. Onları kontrol altına almak istiyorlar. Evet, dehşetle izliyoruz onları ve evet bunların hepsi, üzülerek ifade edeyim, gerçek.

    “ERDOĞAN’I GÖNDERECEĞİZ”

    Şimdi gelelim asıl meseleye. Biliyorsunuz, birleştire birleştire ülkeyi, kazanan bir oyuncu haline getirmeye çalıştığımı. Uzun süredir anlatıyorum. Peki biz ne için birleşiyoruz, neyi kazanmanın peşindeyiz? Tayyip Erdoğan’a karşı mı birleşiyoruz? Bu kadar emeği, bu kadar küçük bir hedef için mi harcayacağız? Yok böyle bir şey. Evet bizim demokrasimiz, ekonomimiz, adalet sistemimiz ve özgürlüklerimiz ağır bir Erdoğan tehdidi altında. Bu zaten uzun yıllardır böyle. Ancak herhalde bu yaşımda bu ülkeye bırakacağım miras, bu kadar küçük olmasa gerek. Erdoğan’ı göndereceğiz. Bunu hep söylüyorum zaten. Bu hedeflerimizin en kolayı ama bizim asıl ana hedefimiz çok daha büyük.

    “MUTLU MUSUN SEVGİLİ VATANDAŞLARIM?”

    Biz rekabetçi bir Türkiye inşa edecek şartları oluşturacağız. Bugün sistemik bir teknolojik rekabet çağında yaşıyoruz. Bakmayın siz Türk’ün Türkiye propagandasına İletişim Başkanlığı’nın çöpe attığı milyarlara. Biz dünyayla rekabet etmiyoruz. Sevgili dostlar, rekabette iyi olup olmadığımızı tek bir kriter gösterir. Kazanıyor musun? Kaybediyor musun? Bu da iki şekilde anlaşılır. Yeni bir refah seviyesi yaratabiliyor musun? Bu refaha tam bir barış nesli yaratarak ulaşabiliyor musun? Rekabette kazanıyorsanız. Milletinizin standardı alım gücü, huzuru, mutluluğu artar. Seninki artıyor mu sevgili milletim? Sevgili halkım. Mutlu musun sevgili vatandaşlarım?

    “DAHA İYİ BİR YAŞAM MÜŞTEREĞİNDE BULUŞALIM”

    Sevgili yurttaşlarım. Öyle boş propagandalarla algınızın manipüle edilmesine asla izin vermeyin. Biz maalesef rekabette zayıfız. Evet açık konuşalım. Bu problemler Erdoğan’la başlamadı. Ancak Erdoğan’la ayyuka çıktı. Çünkü Türkiye yıllardır enerjisini iç sorunlarına harcadı. Darbeler gördü. Ekonomik krizler gördü. Kutuplaşmalar gördü. Ayrımcılık gördü. Çeteler gördü. Terör gördü. Birbirimize didişe didişe rekabetçi olmaktan çıktık. Dünyadan hak ettiğimiz payı alamadık. Yani, hepimizi birleştirmesi gereken asıl mesele şudur. Dünya ile rekabet etmek ve kazanmak ve hakkımız olanı almak. Türk’ü, Kürt’ü, Sünni’si, Alevi’si, başı açığı, başı kapalısı, solcusu, sağcısı bu müşterekte birleşmeli. Daha iyi bir yaşam müştereğinde hakkını alma müştereğinde buluşmalı. Ben bunun için Millet İttifakı’nın adayı seçildim.

    “DEVLETİ TOPARLAYACAĞIZ, AÇIK YARALARI KAPATACAĞIZ”

    Ben onarıcı, telafi edici, birleştirici, kucaklayıcı liderlik yapıp, asıl geleceğin yeni nesil liderlerine ortamı hazırlayacak kişiyim. Ben bundan sonra geleceklerin siyasi geleceği için taşları doğru döşeyecek kişiyim. Millet İttifakı olarak önce toplumu güçlendireceğiz. Devleti toparlayacağız. Açık yaraları kapatacağız. İnsanların yaşam sevincini geri vereceğiz. Dezavantajlı grupları, dezavantajlı olmaktan çıkaracağız. Doğru yerlere yatırım yapılmasını sağlayacağız. Finansal ve demokratik istikrarı getireceğiz. Yani özetle ülkemizi rayına sokacağız. Ki bizden sonraki liderler ayaklarını yere sağlam basıp üzerinde güvenle yürüyebilecekleri sağlıklı bir zemine sahip olsunlar. Ve ben sonrasında da torunlarımla ilgilenmek üzere emekli olacağım. Bu kadar basit. Çünkü benim çözmem gereken çok önemli sorunlar var. Bunu da ancak gelecekle ilgili bireysel siyasi emelleri olmayan bir lider yapabilir. Evet. Birleşe birleşe kazanacağız sevgili vatandaşlarım. Ama dünyaya karşı kazanacağız. Asıl elli yıldır rekabet etmemiz gerekenlere karşı kazanacağız. Ve sonunda ülkemizin yönü oraya dönecek. Herkes müsterih olsun. İyi akşamlar sevgili halkım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu’nun HDP ziyareti ertelendi

    Kılıçdaroğlu’nun HDP ziyareti ertelendi

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’ye yapacağı ziyaretin ertelendiği duyuruldu.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP’nin Genel Merkezine yapacağı ziyaretin ertelendiği duyuruldu.

    HDP’den, “Cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun partimize ziyareti program yoğunluğundan dolayı ileri bir tarihe ertelenmiştir” açıklaması yapıldı.

    Kılıçdaroğlu, 18 Mart Cumartesi günü saat 13.00’te HDP Genel Merkezi’nde Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan ile görüşecekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk: Kılıçdaroğlu, eşitlik ilkesi üzerinden ülkeyi yönetirse bize memnuniyet verir-VİDEO

    Türk: Kılıçdaroğlu, eşitlik ilkesi üzerinden ülkeyi yönetirse bize memnuniyet verir-VİDEO

    PİRHA- CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığını değerlendiren Kürt siyasetçi Ahmet Türk, “Hem Kürt halkının hem Alevi halkının beklentileri var. Kılıçdaroğlu eğer demokratik bir Türkiye özlemi ile yola çıkarsa bu bize mutluluk verir. Kılıçdaroğlu’nun bu beklentilere yanıt verecek bir tutum içinde olması elbette ki bizi memnun eder ama eğer sistemin değiştirilmesi konusunda ciddi bir adım atmazsa iktidarı fazla sürmez” dedi.

    Kürt siyasetçi Ahmet Türk, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Türk, Kılıçdaroğlu’nu destekleme nedenlerini sayarak, Alevilerin ve Kürtlerin yaşadıkları sorunların eşit yurttaşlık temelinde bir an önce çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.

    “KILIÇDAROĞLU EŞİTLİK İLKESİ ÜZERİNDEN BİR TUTUMLA ÜLKEYİ YÖNETMELİ”

    Türk, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Kılıçdaroğlu’na başarılar diliyorum. Beklentiler çok büyük. Hem Kürt halkının hem Alevi halkının beklentileri var. Bugüne kadar ezilmiş iki grup Aleviler ve Kürtler. Kılıçdaroğlu eğer demokratik bir Türkiye özlemi ile yola çıkarsa bu bize mutluluk verir. Bu ülkenin iki önemli sorununun çözülmesinin zamanı geldi. Kılıçdaroğlu’nun bu beklentilere yanıt verecek bir tutum içinde olması elbette ki bizi memnun eder ama eğer sistemin değiştirilmesi konusunda ciddi bir adım atmadığı takdirde iktidarı fazla sürmez. Halkın bugün verdiği destek de tamamen ortadan kalkar. Bu bilinçle hareket ettiği zaman sistemin değiştirilmesi, bir hukuk devletinin oluşturulması, eşitlik ilkesi üzerinden bir tutumla ülkeyi yönetirse elbette ki bize memnuniyet verir. Bizim tek talebimiz var. İnsan hakları, demokrasi, hukuk, Kürtlerin, Alevilerin, ezilenlerin özgürlüğünün sağlanması. Özgür bir gelecek için yola çıkılıyor ve Aleviler de Kürtler de özgür bir gelecek için ona destek veriyor. Bunun bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz.”

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu’ndan jitem, Yeşil, beyaz toros tepkisi: Kim bu tehdidi yapıyor haindir, bölücüdür

    Kılıçdaroğlu’ndan jitem, Yeşil, beyaz toros tepkisi: Kim bu tehdidi yapıyor haindir, bölücüdür

    PİRHA- Amedspor’a yönelik gerçekleştirilen ırkçı saldırılara ilişkin konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Hukuk ivedilikle gereğini yapmalıdır” dedi. Kılıçdaroğlu ayrıca HDP ile yapılacak görüşmeye dair de “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı.

    Bursaspor ile Amedspor arasındaki futbol karşılaması sırasında Amedspor futbolcularına yönelik yapılan ırkçı saldırılar ile tribünlerde açılan Jitem, Yeşil, beyaz toros pankartlarıyla ilgili soruya da cevap veren Kılıçdaroğlu, “Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür” dedi.

    “KİMSE GEÇMİŞTE YAŞANAN ACILAR ÜZERİNDEN TEHDİT EDEMEZ”

    Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Türkiye Futbol Federasyonu, Bursa Valiliği ve Emniyeti’nin de dahil olduğu bir ihmaller zinciri olduğu görünüyor. Gerekli soruşturmanın başlatıldığı açıklandı. Bekleyeceğiz, bakalım ne çıkacak soruşturmadan? Taraftar boyutuna ilişkin ise; bu ülkede hiç kimse hiç kimseyi hangi gerekçeyle olursa olsun, tehdit edemez… Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür. Hukuk ivedilikle gereğini yapar, yapmalıdır.

    Amedspor’un ismine gelince. Bırakın Allah aşkına; yıllar önce Türkiye Futbol Federasyonu onayladı bu ismi. Yaklaşık 10 yıldır, mücadele ettiği kümelerde yüzlerce maç oynamış, Türkiye’nin dört bir yanına deplasmana gitmiş; Türkiye’nin dört bir yanından Diyarbakır’a gelmiş takımlara ev sahipliği yapmış, Amedspor. Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar.”

    HDP İLE GÖRÜŞME YAPILACAK

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanları ile görüşeceğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” dedi.

    (HABER MERKEZİ)