Etiket: maraş

  • Alevi kurumlarından ortak açıklama: Sistem çürüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor!

    Alevi kurumlarından ortak açıklama: Sistem çürüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor!

    PİRHA- Urfa ve Maraş’ta ardı ardına okullarda yapılan saldırılara ilişkin açıklama yapan Alevi kurumları, “Sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir. Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Urfa ve Maraş’ta okullara yapılan saldırılara ilişkin açıklama yaptı.

    “ŞİDDET VE TOPLUMSAL ÇÜRÜME, SİSTEMSELDİR VE BU DÜZENİN ESERİDİR”

    “İzlemek ve sessiz kalmak, suça ortak olmaktır” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Okullarımızdan yükselen feryat artık münferit birer asayiş olayı değil, toplumsal bir imdat çığlığıdır. Çocuklarımızın kalem tutması gereken ellerine silahların ulaştığı, koridorların güven değil, korku soluduğu bir dönemin karanlığını yaşıyoruz.

    Yaşanan bu acı olaylar, sadece bireysel öfke patlamaları değildir. Bu, şiddeti bir çözüm yöntemi olarak kutsayan, dizilerde ve sosyal medyada “silahı ve zorbalığı” güçle özdeşleştiren kültürel iklimin sonucudur. Eğitim sistemimiz, çocukları sadece sınav maratonuna koşan birer yarışçı olarak görürken; onların ruhsal gelişimlerini, empati yeteneklerini ve sorun çözme becerilerini ihmal etmiştir. Yaratılmak istenen, “dindar ve kindar nesil” ile, bilimden uzaklaşan ve her geçen gün dinselleştirilen eğitim modelinin geldiği aşamadayız.

    Hakkını arayan sendikacıların, doğasına sahip çıkan köylülerin, akademik,demokratik mücadele yürüten gençliğin, eşit yurttaşlık mücadelesi veren ötekilerin, seçilmiş siyasetçilerin, doğruyu açığa çıkaran gazetecilerin her fırsatta tutuklanıp, zindana atıldığı, tutsak edildiği bir dönemde, çocukların ellerine tutuşturulan ölüm makineleri, içinde bulunduğumuz dönemin yansımasıdır.

    SİSTEM ÇÜRÜYOR, ÇÜRÜTÜYOR, ÇOCUKLARIMIZDAN KATİL YARATILIYOR

    Okulları sadece metal dedektörler ve yüksek duvarlarla koruyamayız. Asıl sorun, bir çocuğun okula silahla gelme motivasyonuna sahip olması ve o silaha bu kadar kolay ulaşabilmesidir.

    Değerli Canlar; sistem çürüyor, çürütüyor, çocuklarımızdan katil yaratılıyor. Sokaklardan sonra, okullar da birer bataklığa dönüşmekte ve giderek toplumsal bir hal almaktadır. Bir taraftan tekçi, inkarcı, gerici, ırkçı bir eğitim sistemi ile çocuklarımızın geleceği karartılmakta, bir taraftan da hem çocukların, hem de eğitim emekçilerinin can güvenlikleri ortadan kaldırılmaktadır. Aynı tehdit, maalesef başta sağlık emekçileri olmak üzere bütün emekçiler için geçerlidir.

    Bugün Maraş’ta, dün Urfa’da dökülen her damla kan, hepimizin ortak sorumluluğundadır.

    EĞİTİM SİSTEMİ; REKABET ÜZERİNE DEĞİL, ETİK DEĞERLER ÜZERİNE YENİDEN İNŞA EDİLMELİDİR

    Siyasal iktidara acil çağrımızdır; Bireysel silahlanmaya karşı en sert yasalar derhal hayata geçirilmelidir. Eğitim sistemi; rekabet üzerine değil, etik değerler, öfke kontrolü ve insani iletişim üzerine yeniden inşa edilmelidir. Okulların sadece polisiye önlemle korunamayacağı açıktır. Demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim modeli ile okullar birer bilim yuvasına dönüşmelidir. Sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Sessiz kalmayacağız. Eğitim emekçilerimize, öğrenci ve velilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve halkımızı her türlü şiddetin karşısında birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz. Unutmayalım ki, kaybettiğimiz her bir çocuk, her bir can, yitirdiğimiz geleceğimizdir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • DEM Parti: Siyasi ve idari sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir!

    DEM Parti: Siyasi ve idari sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir!

    PİRHA-Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu, Urfa’nın Siverek ve Maraş Onikişubat ilçelerinde okullara yönelik yapılan silahlı saldırılara ilişkin açıklama yaptı.

    “SİYASİ VE İDARİ SORUMLULUĞU BULUNAN HERKES HESAP VERMELİDİR”

    DEM Parti MYK tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “Dün Urfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan silahlı saldırıda 10’u öğrenci 16 kişi yaralanmış, saldırıyı gerçekleştiren öğrenci ise yaşamına son vermişti. Bugün ise Maraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda, babası emniyet mensubu olan bir sekizinci sınıf öğrencisinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda, 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirmiş; 6’sı ağır olmak üzere 13 kişi yaralanmıştır. Öncelikle DEM Parti olarak, yaşamını yitirenlerin yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyor; yaralılara acil şifalar diliyoruz.

    İki gündür okullarımızda yaşanan bu saldırılar ciddi bir uyarıdır. Ortaya çıkan bu tablonun bir siyasi sorumluluğu vardır ve bu sorumluluk görmezden gelinemez. Şiddet yalnızca bireysel bir sorun değildir. Şiddet diliyle kuşatılmış bir toplumsal iklim, derinleşen yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve neo-liberal kapitalist politikalarla birleşerek toplumsal çürümenin zeminini oluşturmaktadır. Kadın cinayetlerinden iş cinayetlerine, uyuşturucu kullanımının ortaokullara kadar düşmesine, akran zorbalığının yaygınlaşmasına ve şimdi de eğitim kurumlarında yaşanan silahlı saldırılara kadar uzanan bu tablo ağır bir toplumsal krizle karşı karşıya olduğumuzu açıkça göstermektedir. Çocukları koruyamayan ve şiddeti önleyemeyen bir eğitim anlayışı sürdürülemez, asla kabul edilemez.

    Bu nedenle, TBMM’de derhal kapsamlı bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Olayın tüm boyutlarını ortaya çıkaracak bağımsız ve şeffaf bir soruşturma yürütülmelidir. Siyasi ve idari sorumluluğu bulunan herkes hesap vermelidir. Çocuklar arasında şiddeti yaygınlaştıran etkenler konusunda gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • GÜNCELLENDİ- Maraş’ta bir okula silahlı saldırı: 9 ölü, çok sayıda yaralı!

    GÜNCELLENDİ- Maraş’ta bir okula silahlı saldırı: 9 ölü, çok sayıda yaralı!

    PİRHA- Urfa Siverek’te okula düzenlenen saldırının ardından, bugünde Maraş’ta bir okula saldırı oldu. Saldırıda 9 yurttaşın yaşamını yitirdiği açıklanırken, çok sayıda yaralının olduğu bildirildi.

    Maraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda silahlı saldırı oldu. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bölgeye özel harekat polislerinin de sevk edildiği bildirildi.

    Saldırıda 9 kişi hayatını kaybederken, 20 kişi de yaralandı. Maraş Valisi Mükerrem Ünlüer, saldırganın da öldüğü bilgisini paylaştı.

    Ayser Çalık Ortaokulu’na silahlı saldırı düzenleyen kişinin 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli olduğu açıklandı. İsa Aras Mersinli’nin babasının eski emniyet mensubu olduğu ortaya çıkarken, baba Uğur Mersinli gözaltına alındı. Mersinli’nin Uğur  2020’li yıllarda Diyarbakır’da İl Emniyet Müdürlüğü’nde İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yaptığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim milletvekili Ayten Kordu’dan Bakan Göktaş’a Alev Koç için soru önergesi!

    Dersim milletvekili Ayten Kordu’dan Bakan Göktaş’a Alev Koç için soru önergesi!

    PİRHA- Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Maraş’ın Pazarcık ilçesinde katledilen Alev Koç cinayetini Meclis gündemine taşıdı. Kordu, Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

    Kordu, önergesinde kadına yönelik şiddetle mücadelede mevcut yasaların etkin uygulanmaması ve caydırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmemesinin kadınları erkek şiddetiyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin bu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Kordu, kadın cinayetlerini durdurmanın devletin sorumluluğu olduğunu vurguladı.

    Önergede, Maraş’ın Pazarcık ilçesi Narlı Mahallesi’nde yaşayan 39 yaşındaki Alev Koç’un, 11 Şubat’ta 52 yaşındaki Hasan Hüseyin Subaşı tarafından katledildiği hatırlatıldı. Failin daha önce de Koç’u defalarca tehdit ettiğine dair bilgilerin kamuoyuna yansıdığı kaydedildi.

    Ayten Kordu, Bakan Göktaş’a şu soruları yöneltti:

    • Alev Koç’un olay öncesinde Bakanlığa bağlı herhangi bir sosyal hizmet birimine başvurusu olup olmadığı varsa hangi koruyucu ve önleyici tedbirlerin alındığı ve Bakanlığın davanın takipçisi olup olmayacağı,

    • Maraş genelinde ve Pazarcık ilçesinde kadın danışma merkezi ile mobil sosyal hizmet kapasitesinin ne olduğu, son beş yılda bu hizmetlerden kaç kadının yararlandığı,

    • Son beş yılda Maraş’ta kadına yönelik şiddet nedeniyle Bakanlığa yapılan başvuru ve şikâyet sayısının kaç olduğu, bunların kaçının ilgili kurumlara yönlendirildiği ve kaçı hakkında kamu davası açıldığı,

    • Açılan davalar sonucunda kaç kişinin ceza aldığı, kaç kişinin beraat ettiği ve kaç dosyanın halen yargılama aşamasında bulunduğu,

    • Bakanlık verilerine göre Maraş’ta son beş yılda erkekler tarafından öldürülen kadın sayısının kaç olduğu ve kadın cinayetlerini önlemeye yönelik bölgede yürütülen somut çalışmaların neler olduğu.

    Kordu, kadınların yaşam hakkının korunması için etkili ve şeffaf bir izleme mekanizmasının oluşturulması gerektiğini belirterek, Bakanlığın kamuoyunu ayrıntılı biçimde bilgilendirmesini istedi.

    HABER MERKEZİ

  • Maraş’ta katledilen Alev Koç için adalet yürüyüşü- VİDEO

    Maraş’ta katledilen Alev Koç için adalet yürüyüşü- VİDEO

    PİRHA- Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Narlı Mahallesi’nde, iki çocuk annesi Alev Koç, dün bir erkek tarafından boğularak katledilmişti. Alev Koç’un yakınları ve arkadaşları, ilçede yürüyüş gerçekleştirerek durumu protesto etti. 

    Alev Koç’un hayatını kaybettiği yerde bir yürüyüş düzenlendi. Mahalle sakinleri, kadın örgütleri ve yurttaşlar katledildiği noktaya yürüyerek karanfiller bıraktı. Katılımcılar, kadın cinayetlerinin son bulması ve adaletin sağlanması talebinde bulundu.

    Yürüyüş sırasında sık sık “Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat etmiyoruz”, “Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek” sloganları atıldı. Kadınlar, Alev Koç’un ölümünün sıradan bir olay gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, yetkilileri sorumluluk almaya çağırdı.

    PİRHA/MARAŞ

  • Pir Mehmet Yüksel nefeslerle toprağa sırlandı-VİDEO

    Pir Mehmet Yüksel nefeslerle toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- 26 Ocak’ta Hakk’a yürüyen Sinemilli Ocağı pirlerinden Pir Mehmet Yüksel, Elbistan’ın Kantarma köyünde toprağa sırlandı.

    Sinemilli Ocağı pirlerinden Pir Mehmet Yüksel 26 Ocak 2026’da İngiltere’in Sheffield kentinde tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürümüştü. Pir Yüksel için Sheffield Alevi Kültür Merkezi’nde Hakk’a Uğurlama Erkanı yürütüldükten sonra doğduğu topraklar olan Elbistan’ın Kantarma köyüne uğrulandı.

    Pir Mehmet Yüksel için, Elbistan’ın Kantarma köyünde Hakk’a Uğurlama Erkanı yürütüldü. Erkana ailesinin yanı sıra Kantarma Sinemilli dedeleri, Alkaslı yurttaşlar, TV 10’da birlikte çalıştığı, Veli Büyükşahin, Hüseyin Kelleci, İsmail Yıldırım ve Mehmet Demir ile demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı.

    Erkanda başlangıçta Sinemilli Ocağı’ndan Tacım Bakır dede konuşurken, erkanı İskenderun Cemevi Başkanı  ve Sİnemilli Ocağı’ndan Kemal Soysüren yürüttü.

    Hakk’a Uğurlama Erkanı’nda deyişler ve nefesler okunurken, Pir Mehmet Yüksel, annesi Hatice Yüksel Ana’nın yanında toprağa sırlandı.

    PİRHA/MARAŞ

    İLGİLİ HABERLER

    >Pir Mehmet Yüksel, Hakk’a yürüdü!-VİDEO

    >Pir Mehmet Yüksel deyişlerle doğduğu topraklara uğurlandı-VİDEO

    >Alevilerden Hakk’a yürüyen Pir Mehmet Yüksel için taziye mesajları

     

     

  • Milletvekili Kordu’dan deprem uyarısı: Dersim, Bingöl, Hakkâri yüksek riskli bölgeler içinde!

    Milletvekili Kordu’dan deprem uyarısı: Dersim, Bingöl, Hakkâri yüksek riskli bölgeler içinde!

    PİRHA – Milletvekili Ayten Kordu, 6-7 Şubat depremlerinin 3. yıldönümünde yaşananların özetini çıkararak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına araştırma önergesi sundu. Kordu, mağduriyetlerin halen devam ettiğini belirterek, Dersim ve çevre illerdeki olası deprem risklerine de dikkat çekti.

    Maraş merkezli 6 Şubat 2023’te yaşanan depremde resmi verilere göre en az 53 bin 537 yurttaş yaşamını yitirdi, yüz binlerce kişi de yaralandı. Deprem sebebiyle, milyonlarca kişi de yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kaldı.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Maraş depremlerinin üçüncü yıldönümünde, İstanbul, Dersim, Bingöl ve Hakkâri’nin de yüksek deprem riski taşıdığına işaret etti.

    Milletvekili Kordu, 6 Şubat depremlerinin ardından geçen üç yılın tüm boyutlarıyla incelenmesi, kamu kaynaklarının kullanımının denetlenmesi, sorumluların tespit edilmesi ve gelecekteki olası afetlere karşı hazırlıklı olunması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını talep etti.

    “HUKUKİ SÜREÇLER KAMU VİCDANINI TATMİN ETMEKTEN UZAK”

    Milletvekili Ayten Kordu, Meclis Araştırması gerekçesinde, 6 Şubat 2023 depreminin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen bölge halkının halen barınma, sağlık, eğitim, istihdam, altyapı, sosyal güvenlik ve adalet başta olmak üzere temel sorunlarının çözülemediğini belirtti. Barınma sorununun hâlen en yakıcı başlık olduğunu ifade eden Kordu, önergesinde şu hususlara dikkat çekti:

    “Yüz binlerce yurttaş konteyner kentlerde halen yaşam mücadelesi verirken, anahtar teslimi denilen konutların önemli bir kısmı altyapı eksiklikleriyle teslim edilmiştir. Bunun yanında hasar tespit süreçlerinde ciddi bilimsel ve idari sorunlar yaşanmış; uzman olmayan kişiler tarafından yapılan yüzeysel değerlendirmeler sonucu sağlam binalara ağır hasar raporları verilirken, kimi riskli binalar ise hasarsız sayılabilmiştir. Orta hasarlı yapıların yıkımına ilişkin sonradan getirilen ani kararlar, binaların güçlendirme süreçlerindeki belirsizlikler ve yüksek maliyetler, yurttaşlar açısından yeni mağduriyetler yaratmıştır. Bu süreç, kararların şeffaf ve bilimsel temelde alınmadığı yönündeki eleştirileri artırmış, Orta Hasarlı Bina Mağdurları Platformu gibi yurttaş girişimlerinin oluşmasına yol açmıştır.

    Deprem bölgesinde ekonomik yıkım da derinleşmiştir. Küçük esnafın önemli bir bölümü kepenk kapatmış; tarım ve hayvancılıkta altyapı onarımlarının yapılmaması ve yetersiz destekler gıda güvencesini tehdit eden verim kayıplarına yol açmıştır.

    Depremde yıkılan binalara ilişkin hukuki süreçler ise kamu vicdanını tatmin etmekten uzaktır. Yıkılan binaların sorumluları, müteahhitler, denetçiler ve kamu görevlileri hakkında yürütülen davaların uzun sürmesi, firari sanıkların bulunamaması ve yargı süreçlerinin şeffaf yürütülmemesi, kamu vicdanında cezasızlık algısını güçlendirmiştir.”

    DEPREM RİSKİ DEVAM EDİYOR!

    Ayten Kordu, deprem sürecinin en ağır insani boyutlarından birisinin de kayıp yurttaşlar meselesi olduğunu belirtti. Deprem Mağdurları ve Kayıp Yakınlarıyla Dayanışma Derneği (DEMAK) bünyesinde bir araya gelen ailelerin, aradan geçen zamana rağmen yakınlarının akıbetine dair bilgi alamadıklarını aktaran Kordu, şu cümlelere yer verdi:

    “Dernek temsilcilerine göre hâlen en az 145 depremzededen haber alınamamış; bu kayıpların 44’ünün çocuk olduğu belirtilmiştir. Yaralı olarak ambulanslara bindirildiği söylenen ancak sonrasında izine rastlanamayan kişiler, kimlikleri belirlenmeden defnedilen cenazeler ve kayıt sistemlerindeki eksiklikler, aileler için büyük bir belirsizlik ve travma yaratmaktadır.

    Öte yandan deprem bölgesinde yaşanan bu sorunlar yalnızca geçmişe ait değildir; Türkiye’nin deprem kuşağında yer alması nedeniyle geleceğe dair ciddi endişeler yaratmaktadır. Uzmanların İstanbul, Dersim, Bingöl, Hakkâri ve diğer yüksek riskli bölgeler için yaptığı uyarılar, mevcut afet yönetim sisteminin yetersizliklerinin giderilmemesi halinde yeni felaketlerin daha büyük toplumsal sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. 6 Şubat depremlerinde yaşanan koordinasyon eksikliği, plansız kentleşme, rant odaklı yapılaşma, denetim zafiyetleri ve afet toplanma alanlarının azaltılması gibi sorunlar, gelecekte olası depremler karşısında toplumun can güvenliğini tehdit etmektedir.

    Bu bağlamda Dersim’de de deprem riskleri dikkat çekmektedir. Dersim’in Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığı; üç ayrı diri fay zonunun bulunduğu ve bu fayların 7 büyüklüğünün üzerinde deprem üretme potansiyeline sahip olduğu yönünde bilimsel uyarılar yapılmaktadır. Buna karşın kentte yapı stokunun güncel risk analizlerinin yeterince yapılmadığı, afet hazırlık planlarının şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmadığı ve yerel ölçekte güçlendirme çalışmalarının yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler bulunmaktadır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Pir Mehmet Yüksel, Hakk’a yürüdü!-VİDEO

    Pir Mehmet Yüksel, Hakk’a yürüdü!-VİDEO

    PİRHA – Sinemilli Ocağı’na mensup Pir Mehmet Yüksel, tedavi gördüğü hastanede Hakk’a yürüdü.

    İngiltere’in Sheffield şehrinde yaşayan ve uzun süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düşen Pir Mehmet Yüksel, Sheffield Alevi Kültür Merkezi’nde yürütülecek Hakk’a Uğurlama Erkanı’ndan sonra doğduğu Elbistan Kantarma köyünde annesi Hatice  Yüksel’in yanında sırlanacak.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Sev-Der 18. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    Sev-Der 18. Olağan kongresini yaptı-VİDEO

    PİRHA- Sev-Der 18. Olağan kongresi’ni yaptı. Kongrede konuşan Sev-Der Başkanı Salman Gümüş ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevi toplumunun Yol’una ve kurumlarına sahip çıkması çağrısında bulundu.

    Sevdilli ve çevre köyleri yardımlaşma ve dayanışma derneği (Sev-Der) 18. Olağan kongresini yaptı. Maraş ve Robski katliamlarında yaşamını yitirenler anısına saygı durusu ile başlayan kongreye DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat’ın yanı sıra demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yurttaşlar katıldı.

    Kongrede konuşan Sev-Der Başkanı Salman Gümüş ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevi toplumunun Yol’una ve kurumlarına sahip çıkması çağrısında bulundu.

    Mali ve faaliyet raporunun okunmasının ardından tek listeyle seçime gidildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Depremzede ailelerin Ankara’da başlattığı nöbet sürüyor!

    Depremzede ailelerin Ankara’da başlattığı nöbet sürüyor!

    PİRHA- 11’inci Yargı Paketi’yle yıkımlarda sorumluluğu bulunanlara tahliye yolunun açılmasına karşı depremzede ailelerin başlattığı nöbet sürüyor.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden ailelerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileleri Platformu, 11’inci Yargı Paketi’yle, deprem sırasında yaşanan yakımdan hüküm giymiş, kişilere tahliye yolunun açılmasına karşı nöbet sürüyor.

    Salı günü Meclis Genel Kurula gelmesi beklenilen 11’inci Yargı Paketi’nin 27’nci maddesindeki düzenlemeye karşı Ankara’nın Çankaya ilçesinde bağlı Ayrancı Mahallesi’nde bulunan Cemal Süreyya Parkı’nda dün bir araya gelen depremzedeler, yaktıkları ateşlerle soğuk havanın etkisini kırmaya çalışarak sabahladı.

    Söz konusu maddenin kabul edilmesi halinde, 31 Temmuz 2023’ten önce işlenen  suçlarda cezası kesinleşmiş olan kişiler yönünden denetimli serbestlik ya da tahliye şeklinde infaz düzenlemesi yapılması bekleniyor. Aileler, 27’nci maddenin deprem suçlarını kapsaması nedeniyle maddenin iptali veya deprem suçlarının haricinde uygulanması talebiyle nöbetlerini devam ediyor.

    Nöbetin ikinci gününde aileler, Meclis’te siyasi parti temsilcileri ile yapacakları görüşmeler sonrası nöbetlerine devam edecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Maraş Katliamı’nın 47. yılında Mersin Cemevi’nde anma!

    Maraş Katliamı’nın 47. yılında Mersin Cemevi’nde anma!

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın 47. yılında, katliamda yaşamını yitirenler Mersin Cemevi’nde düzenlenen ortak bir etkinlikle anıldı. Anmada geçen onca yıla rağmen faillerin cezalandırılmadığını belirtilere, “Bu katliamın unutulması yönündeki tüm girişimleri reddediyoruz. Yeni katliamlar yaşanmaması için Maraş’ı unutturmayacağız” denildi.

    Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın iş yeri yakıldı, yağmalandı.

    Maraş Katliamı’nın 47. yılında Mersin Cemevi’nde; Mersin Cemevi, Maraşlılar Derneği, Pazarcıklılar Derneği ve Kaşanlılar Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği anma yapıldı.

    Saygı duruşu, gülbeng okunması ve çerağların uyandırılmasıyla başlayan anmada, Maraş Katliamı’na ilişkin görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi sunuldu.

    Anmada konuşan Mersin Cemevi Şube Sekreteri Dursun Koç, Maraş Katliamı’nın Türkiye’nin karanlık tarihinin unutulmayan sayfalarından biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Maraş, özellikle Alevilerin hafızasında dinmeyen bir acı olarak yaşamaya devam etmektedir. Aradan 47 yıl geçmesine rağmen bu katliam bugün hâlâ hafızalarımızdan silinmemiştir. 12 Eylül 1980 faşist darbesi öncesinde Türkiye’de peş peşe yaşanan katliamların en ağırlarından biri Maraş’tır.”

    Koç, 19–26 Aralık 1978 tarihleri arasında Maraş’ta Alevi, Kürt ve solcu kimlikleri nedeniyle insanların hedef alındığını vurgulayarak, katliamın tek taraflı olduğunu ve sıkıyönetim mahkemelerinin gerekçeli kararlarının da bunu doğruladığını ifade etti. Resmi rakamlara göre 120 kişinin, araştırmacılara göre ise çok daha fazla insanın işkenceyle katledildiğini belirten Koç, öldürülenler arasında çocukların, yaşlıların, engellilerin, hamile kadınların ve bebeklerin de bulunduğunu hatırlattı.

    Koç, Maraş Katliamı’nın gerçek sorumlularının hiçbir zaman yargı önüne çıkarılmadığını vurgulayarak, “Bu katliamın unutulması yönündeki tüm girişimleri reddediyoruz. Yeni katliamlar yaşanmaması için Maraş’ı unutturmayacağız” dedi.

    “MEZAR YERLERİ SIR GİBİ SAKLANIYOR”

    Anmada, Maraş Katliamı’nın yaşandığı dönemde İçişleri Bakanı olan Hasan Fehmi Güneş’in açıklamalarına da yer verildi. Güneş, katliamı “faşist bir plan” olarak nitelendirerek yaşanan vahşetin detaylarını kamuoyuyla paylaşmıştı. Güneş, Yörükselim Mahallesi’nde 10 yaşındaki bir çocuğun saldırganlardan kaçarak komşularına sığındığını ancak kapıların yüzüne kapatıldığını, bir başka olayda bir kişinin ağaca çivilenerek öldürüldüğünü ve en vahşi olaylardan birinin ise bir çocuğun kaynar su dolu kazana atılarak katledilmesi olduğunu anlatmıştı. Katliamın göz göre göre geldiğini belirten Güneş, istihbaratın sürece engel olmadığını, aksine katkı sunduğunu düşündüğünü ifade etmişti.

    “UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN”

    Etkinlikte konuşan Dr. Hüseyin Çamak ise aradan geçen onca yıla rağmen faillerin cezalandırılmadığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün hâlâ Maraş’ta katliamda yaşamını yitirenlerin anılmasına izin verilmiyor. Bazı canlarımızın mezar yerleri sır gibi saklanıyor. Yakınlarının yas tutmasına dahi tahammül edilmiyor. Bu insanların yaraları hâlâ kanıyor. Yaşamını yitiren canlarımızı saygıyla anıyor, unutursak kalbimiz kurusun.”

    Konuşmaların ardından Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyiş eşliğinde semah dönüldü.

    PİRHA/MERSİN

  • Katliamlar unutulmadı: Avrupa kentlerinde Maraş, 19 Aralık ve Roboski anmaları!

    Katliamlar unutulmadı: Avrupa kentlerinde Maraş, 19 Aralık ve Roboski anmaları!

    PİRHA – Maraş Katliamı, 19 Aralık Cezaevleri Katliamı ve Roboski Katliamı’nın yıldönümleri dolayısıyla Avrupa’nın birçok kentinde panel, anma ve eylemler düzenleniyor. Avrupa Demokratik Güç Birliği ile Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) çağrısıyla gerçekleştirilen etkinliklerde, katliamlarla yüzleşme, hakikat ve adalet mücadelesi öne çıkıyor.

    Düzenleyici kurumlar, katliamların unutturulmasına karşı toplumsal hafızayı diri tutmayı, barış, demokrasi ve adalet mücadelesini büyütmeyi amaçladıklarını vurguluyor.

    CENEVRE

    Avrupa Demokratik Güç Birliği Cenevre çağrısıyla 26 Aralık 2025’te saat 15.00’te Birleşmiş Milletler önünde “Maraş, 19 Aralık, Roboski: Katliamlara Karşı Eylemdeyiz” başlıklı eylem gerçekleştirilecek.
    27 Aralık’ta ise Rue des Savoises 15, Salle Gandhi’de saat 14.00’te yapılacak panelde, Songül Aslan moderatörlüğünde Çilem Küçükkeleş, Ferhat Encü ve Hasan Sevim konuşmacı olacak.

    BASEL

    Avrupa Demokratik Güç Birliği Basel, 27 Aralık 2025’te saat 14.00’te Elsässerstrasse 215 adresinde panel düzenleyecek. Mine Nazari’nin moderatörlüğündeki etkinlikte Münevver Kızılca, Esra Asiye Güden ve Dilan Dirayet Taşdemir katliamların toplumsal boyutlarını ele alacak.

    BERN

    Avrupa Demokratik Güç Birliği Bern, 28 Aralık 2025’te saat 14.00’te Seidenweg 63 adresinde “Maraş, 19 Aralık, Roboski: Katliamlar Kıskacından Nasıl Kurtuluruz?” başlıklı panel gerçekleştirecek. Panelde Ferhat Encü ve Hüseyin Torun konuşmacı olarak yer alacak.

    ZÜRİH (DÜBENDORF)

    Avrupa Demokratik Güç Birliği Zürih tarafından 20 Aralık 2025’te saat 14.00’te Bahnhofstrasse 26, 8600 Dübendorf adresinde düzenlenecek panelde Ayşe Acar Başaran, Hüseyin Torun, Ali Köylüce ve Muzaffer Acunbay katliamların tarihsel ve siyasal arka planını değerlendirecek.

    LEVERKUSEN

    Leverkusen’de 19 Aralık 2025 Cuma günü saat 18.30’da Overfeldweg 34a adresinde anma etkinliği yapılacak. Etkinlikte Haydar Munzur panelist olarak yer alırken, Zeynep Enhas ağıtlarıyla anmaya katılacak. Program kapsamında sinevizyon gösterimi de gerçekleştirilecek.

    DRESDEN

    Dresden’de 20 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 14.00’te Oschatzer Str. 26 adresinde “Maraş 1978: Hakikat ve Adalet Arayışında Israr” başlıklı panel düzenlenecek. Yazar Aziz Tunç etkinliğin konuşmacısı olacak.

    FREIBURG

    Freiburg Alevi Kültür Dergâhı’nda 21 Aralık 2025 Pazar günü saat 14.00’te “Maraş 19–26 Aralık 1978: Unutmadık, Unutturmayacağız” başlığıyla sinevizyon ve panel gerçekleştirilecek. Panelde Fatoş Göksungur konuşacak.

    BERLİN VE PARİS

    Berlin’de 19 Aralık 2025’te saat 18.00’de “Maraş’tan Roboski’ye, Cezaevlerinden Rojava’ya” başlıklı panel yapılacak. Aziz Tunç, Menekşe Kızıldere ve Tevfik Kalkan’ın konuşmacı olduğu etkinlikte zakir Erdem Maho da yer alacak.

    Paris Pir Sultan Abdal Dergâhı’nda ise 19 Aralık 2025’te saat 19.00’da “Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız” başlığıyla anma gerçekleştirilecek. Etkinlikte Çilem Küçükkeleş konuşmacı olurken, gulbang Pir Rıza Yağmur tarafından okunacak, deyişler ise Zeynel Eren tarafından seslendirilecek.

    Avrupa’nın birçok kentinde yapılacak etkinliklerle, Maraş’tan Roboski’ye uzanan katliamlar zinciriyle yüzleşme, cezasızlığa karşı hakikat ve adalet mücadelesini büyütme çağrısı yineleniyor.

    HABER MERKEZİ

  • Maraş Katliamı’nın 47. yılı!

    Maraş Katliamı’nın 47. yılı!

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın iş yeri yakıldı, yağmalandı. 

    Maraş’taki gerici-faşist grupların 19 Aralık 1978’de Çiçek Sineması’na yerleştirdiği bir bomba katliama giden sürecin başlamasına neden oldu.

    Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist, “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” ve “Müslüman Türkiye” sloganlarıyla kitleyi Cumhuriyet Halk Partisi ve TÖB-DER binalarına saldırttı.

    Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Maraş Şube Başkanı Mehmet Leblebici ve 2. Başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatlarıyla bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger Ankara’ya ÜGD’ye telefon ederek “yardım” talebinde bulundu.

    Ertesi gün Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalandı.

    21 Aralık’ta iki Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) üyesi öğretmenler öldürüldü.

    22 Aralık’ta bu iki öğretmenin cenazesini taşıyanlara, faşistler “Komünistlerin, Alevilerin cenaze namazı kılınmaz” diyerek saldırdı.

    Bağlarbaşı Camii İmamı Mustafa Yıldız, cuma vaazında şu cümleleri sarf etti:

    “Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer Hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP’li Sünni imansızları temizleyeceğiz.”

    Kalabalık dağılıp cenazeler ortada kalırken; güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmayan saldırgan kalabalık, kent çarşısına yürüyerek Alevilere ve CHP’lilere ait işyerlerini tahrip etti. Saldırılarda 3 insan öldürüldü.

    22 Aralık gecesi faşistler, Sünni mahallelerinde Alevilerin silahlı saldırı yapacağı iddiasıyla propagandaya girişti.

    23 Aralık’ta Maraş’taki olaylar solculara ve Alevilere dönük bir kıyama dönüştü.

    ANONSLA KATLİAM ÇAĞRISI

    23 Aralık sabahına Maraşlılar belediye hoparlöründen yapılan şu anonslarla uyandılar:

    “Alevi komünistler suya zehir kattılar”, “Aleviler Yörük Selim Mahallesi’nde din kardeşlerimizi katlediyor, yetişin ey Ümmet-i Muhammet”, “Allah’ını seven Müslümanlar Alevilere karşı din kardeşlerinin yardımına koşsun.”

    Bu anonslar katliamın da çağrısıydı. Aralıksız dört gün süren katliamda saldırganlar önceden işaretledikleri Alevi evlerine baltalar, satırlar, sopalar ve ateşli silahlarla saldırıya geçti. Yaşlı, genç, çocuk demeden toplu kıyıma başlandı. Hamile kadınların karınları deşildi. Kadınlar, eşleri ve çocuklarının gözleri önünde tecavüze uğradı. Katliam olurken ortada güvenlik güçleri ise yoktu.

    24 Aralık’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ancak kentte hiçbir güvenlik gücü yoktu. Bu koşullarda 24 Aralık günü, faşistlerin çevre köy ve ilçelerden getirdiği silahlı grupların takviyesiyle, kıyım insanlık dışı boyutlar kazandı.

    111 KİŞİ KATLEDİLDİ, SORUMLULAR HALA YARGILANMADI!

    25 Aralık akşamı tamamen yatışan saldırılarda, resmen saptanabilen resmi olarak katledilen insan sayısı 111’di. Katliamın ardından, binlerce Alevi Maraş’ı kaçarcasına terk etti. 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı.

    Hükümet aylarca direndiği sıkıyönetimi ilan etmek zorunda kaldı. Maraş Katliamı davası 1991 yılına kadar sürdü. Davanın 1 No’lu sanığı sonradan Şendiller soyadını alan ve milletvekili olan Ökkeş Kenger’di. Mahkum olanlar yıllar süren yargılamadan sonra indirimlerden yararlandı ve serbest kaldılar.

    ECEVİT’İN ARŞİVİNDE AYRINTILAR

    Olayların yaşandığı tarihte iktidarda bulunan CHP’nin Genel Başkanı ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in arşivinde yer alan ve katliamdan sonra kendisine yakın kaynakların ulaştırdığı rapor, Maraş Katliamı’nda MİT’in parmağı olduğunu gösteriyordu. Ecevit’in arşivindeki 3 Ocak 1979 tarihli raporda, MHP-MİT ilişkileri ve Maraş Katliamı ile ilgili şu ayrıntılar yer alıyor:

    “CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olaylar (Malatya, Sivas ve Maraş) çıkacağına dair 1-2 ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermek bir tarafa, olayın yaratılmasında en etkin rolü oynamışlardır. Nitekim Maraş olayı MİT’ten…. müşterek planlamaları ile çıkartılmıştır. Türkeş, oraya ….’in tavassutuyla ….’u tayin ettirerek Güney bölgesini ele geçirmiş ve Maraş olaylarını tertip ettirmiştir, MİT olayın içinde olmasaydı Maraş’tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi.”

    Katliamdan bir ay sonra yazılan MİT raporunda; ülkücülerin, solcularla onları destekleyen Alevilere “bir ders vermeye” karar verdiği bildirildi.

    Raporda kararın, MHP il örgütü yöneticileriyle Ülkücü Gençlik Derneği üyeleri ve derneğin bir genel merkez yöneticisinin katıldığı toplantıda alındığı belirtildi. Başka bir MİT belgesinde ise bir sinemaya bomba atılması olayını ÜGD üyesi Ökkeş Kenger’in (Şendiller) düzenlediği, patlamanın ardından da solcular tarafından yapıldığı söylentisi yayıldığı raporda yer aldı. MİT, askeri de günlerce harekete geçmemekle suçladı.

    Maraş Katliamı’nı başlatan Çiçek Sineması’na bomba atılması olayının faili ve sonradan açılan davanın bir numaralı sanığı Ökkeş Şendiller ise, devlet televizyonu TRT’nin 12 Eylül’ü konu alan “Şahların Labirenti” adlı belgeselinin Maraş Katliamı’ndan bahsedilen bölümüne, dönemin ülkü ocakları başkanı, BBP’nin helikopter kazasında ölen Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte katılmış ve ikisi de “tanık” olarak adlandırılmıştı. İkili, Maraş Katliamı’nı, “Aralarında Hrant Dink’in de bulunduğu komünist militanların gerçekleştirdiği”ni iddia etme cüreti sergileyebilmişlerdi.

    MARAŞ DOSYALARI KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NDA, AVUKATA VERİLMİYOR

    Maraş Katliamı dosyası sessizce kapatıldı. Maraş Katliamı dava dosyasının müdafi sıfatıyla inceleme talebi Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ‘devlet sırrı’ gerekçesiyle reddediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Londra’da yaşayan Zedikanlılar, dayanışma gecesinde buluştu!-VİDEO

    Londra’da yaşayan Zedikanlılar, dayanışma gecesinde buluştu!-VİDEO

    PİRHA – Yaklaşık yarım asırdır topraklarından göçüp İngiltere’ye yerleşen Zedikanlılar, Londra’da 10. dayanışma gecesinde buluştu.

    Maraş’ın Pazarcık İlçesine bağlı 12 köyde yaşam süren Zedikanlılar, yaşam koşullarının zorlaşması ardından önce Türkiye’nin metropollerine, ardından da Avrupa’ya göç etti. İngiltere’de özellikle Kuzey Londra’da yaşayan Zedikanlılar, 2014 yılından bu yana örgütlü mücadelelerini sürdürüyor.

    Kuzey Londra’da 10. Dayanışma Gecesi’nde buluşan yüzlerce Zedikanlı yurttaş, akrabalarıyla hasret giderdi.

    Geceye Tilkililer Toplum Merkezi Eşit Başkanı Fatma Avcıl, Paz-Der Onursal Başkanı Mustafa Şervan ve dernek yöneticileri, El-Com Dernek yöneticileri, önceki dönem Enfield Belediye Başkanı Sabri Özaydın ve Enfield Belediye Lideri Ergin Erbil de katıldı.

    ZEDİKANLILAR DERNEĞİ, ARTIK VAKIF STATÜSÜNDE!

    Zedikanlılar Dernek Başkanı Mahmut Gözüağ, gecede yaptığı konuşmada dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Bizler buralara başka bir ülkeden gelmiş olsak da artık birçoğumuz uzun yıllar, hatta büyük çoğunluğumuz hayatımızın sonuna kadar bu ülkede yaşayacağız. Bu anlamda bizim kurumlarımız, ülkenin sivil toplum kurumlarıdır. Tüm mücadelemizi yasal ve demokratik zeminde yaparak yerel yönetimlerle koordineli olarak çalışmalıyız. Sosyal ve kültürel projeler üretip yerel yönetimlerimize başvurmak ve yerel yönetimlerin desteğini almamız gerekir. Bunun en büyük engelini aştık. Derneğimiz, yaptığımız uzun ve yorucu çalışmalar sonucu bir vakfa dönüşmüştür. Zedikanlılar Derneği artık resmi olarak vakıf statüsüne kavuşmuştur.

    Değerli dostlar, üzerimize düşen bir büyük sorumluluk daha var. Gençlerimiz geleceğimizdir. Geleceğe yönelik olarak çocuklarımız için; bu kadınlarımız için de geçerli, kadınlarımıza yönelik çalışmalarımızın yeterli düzeyde olmadığının farkındayız. Bu konuda bir öz eleştiri yapmamız gerekiyor. Öte yandan giderek yaşlanan anne ve babalarımız için kurumsal çalışmalar yapılması artık elzemdir. Kültürel ve sanatsal aktiviteler ve sosyal ve eğitici etkinlikler, dolayısıyla derneğimizin yeni hedefleri konusunda etkin ve yetkin bir yönetime ihtiyacı vardır.”

    Konuşmalar ardından Sanatçı Aram Serhat ile Gurup Seyran, geceye müzikleriyle renk kattı.

    PİRHA/LONDRA

  • Afşin-Elbistan Kömürlü Termik Santrali’nin yarattığı hava kirliliği Meclis gündemine taşındı-VİDEO

    Afşin-Elbistan Kömürlü Termik Santrali’nin yarattığı hava kirliliği Meclis gündemine taşındı-VİDEO

    PİRHA-CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, Afşin-Elbistan Kömürlü Termik Santrali’nin yarattığı hava kirliliğini Meclis gündemine taşıdı. Afşin, Elbistan, Ekinözü ve Nurhak’ın bir haftadır kan ağladığını söyleyen Öztunç, “Afşin Elbistan Termik Santrali on gündür iklim koşullarını fırsat bilerek filtresiz bacalardan zehir saçıyor. Bir hükümet düşünün kendi yurttaşının zehirlenmesine izin veriyor” dedi.

    1987 yılında hizmete açılan Afşin-Elbistan Kömürlü Termik Santrali’nin yarattığı hava kirliliğinin insan ve çevre sağlığı açısından korkutucu boyutlara ulaşmış durumda.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Maraş Milletvekili Ali Öztunç, Afşin-Elbistan Kömürlü Termik Santrali’nin yarattığı hava kirliliğini Meclis gündemine taşıdı.

    “İNSANLAR ZEHİR SOLUYOR”

    Afşin, Elbistan, Ekinözü ve Nurhak’ın bir haftadır kan ağladığını belirten CHP Maraş Milletvekili Ali Öztunç, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Zehir saçılıyor, insanlar zehir soluyorlar. Afşin Elbistan Termik Santrali on gündür iklim koşullarını fırsat bilerek filtresiz bacalardan zehir saçıyor. Defalarca uyardık, isyan ettik. Bir hükümet düşünün kendi yurttaşının zehirlenmesine izin veriyor. Ne yapmamız gerekiyor artık insanların rahat nefes alabilmesi için, gidip Çelikler Holding’e ait santralin önünde kendimizi yakalım mı ne istiyorsunuz?”

    PİRHA/ANKARA

  • İki bölgede Alevi örgütleri ve muhtarlar toplantısı gerçekleşti

    İki bölgede Alevi örgütleri ve muhtarlar toplantısı gerçekleşti

    PİRHA- Alevi örgütleri öncülüğünde düzenlenen, ‘Doğu ve Güneydoğu Anadolu Alevi Örgütleri ve Muhtarlar Toplantısı’nın ilki Tilkiler Köyü Cemevinde, ikincisi ise AKD Antep Şubesi Yunus Emre Cemevinde gerçekleşti. Toplantılarda, bölgedeki örgütlenme çalışmaları, yerel sorunlar ve inanç merkezlerinin güçlendirilmesi konuları ele alındı.

    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Alevi Örgütleri ve  Köy Muhtarları Toplantısı’nın ilki Maraş’ta bulunan Tilkiler Köyü Cemevi ve Kültür Derneği’nde gerçekleşti.  Tilkiler Köyü Cemevi ve Kültür Derneği Başkanı Eren Ovayolu moderatörlüğündeki
    toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, ABF Bölge Sorumlusu Bülent İlik, AKD Genel Başkan Yardımcısı Fatoş Dalkara, AKD Antep Şube Başkanı Hasan Çolak, AKD Narlı Şube Başkanı Tahir Ortaş, AKD Pazarcık Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci ve PSAKD Antep Şube Başkanı Mehmet Erkek katıldı.

    Antep’teki ikinci toplantıya ise Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ve Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile ABF Genel Başkan Yardımcısı ve Bölge Sorumlusu Bülent İlik, AKD Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Bölge Sorumlusu Kureyş Bozkurt, AKD Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Antep Şube Başkanı Hasan Çolak ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı ve Bölge Koordinatörü Ali Sekman katıldı.

    Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, bölgedeki Alevi köylerinde yürütülen örgütlenme çalışmaları ve yerel inanç kurumlarının güçlendirilmesine yönelik dayanışma vurgusu öne çıktı. Katılımcılar, Alevi toplumunun hak mücadelesinde ortak akıl ve birlik içinde hareket etmenin önemine dikkat çekti.

    PİRHA/MARAŞ-ANTEP

  • Maraş Katliamı’nın tanığı Ayşe Ünver Hakk’a yürüdü

    Maraş Katliamı’nın tanığı Ayşe Ünver Hakk’a yürüdü

    PİRHA- Maraş Katliamı’nın tanığı ve mağduru Ayşe Ünver Ankarada Hakk’a yürüdü.

    19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda resmi açıklamaya göre 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde Alevinin yaralandığı kırımda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı. Katliamın gerçek failleri ortaya çıkarılmadı.

    Alevi toplumuna dönük Maraş’ta gerçekleşen katliamda iki erkek kardeşini, 6 aylık hamile yengesini, babasını, dedesini ve nenesini kaybeden Ayşe Ünver, Hakk’a yürüdü.

    Katliamdan sonra Ankaraya yerleşen Ayşe Ünver, bugün toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ANKARA

  • Mersin Cemevi’nden kadınlar Elif Ana Türbesi’ni ziyaret etti- VİDEO

    Mersin Cemevi’nden kadınlar Elif Ana Türbesi’ni ziyaret etti- VİDEO

    PİRHA- Mersin Cemevi Kadın Komisyonu Pazarcık’ta bulunan Elif Ana Türbesini ziyaret etti. Kadınlar Elif Ana Türbesi’nde Muhabbet Cemi yürüttü.

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu, Maraş’ın Pazarcık ilçesi Pulyan köyünde bulunan Elif Ana Türbesi’ni ziyaret etti. Cemevi yöneticilerinin de eşlik ettiği ziyarette Muhabbet Cemi yürütüldü.

    Aysel Kılavuz Ananın yürüttüğü cemde Elif Ana’nın Alevi inanç dünyasındaki yerine dikkat çekildi. Aysel Kılavuz, Elif Ana’nın Alevi toplumunda önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Bilge kişiliğinin yanı sıra merhameti, iyiliği ve yardımsever kimliği ile her kesim tarafında çok sevilen birisi olmuştur. Yaşamında her daim iyiliğin öncüsü olmuş, kimin başı bir şeye sıkışsa ilk yardım eden isim olmuştur” dedi.
    Elif Ana’nın Aleviliğin evrensel değerleri olan insanlık, sevgi, barış, eşitlik, paylaşım, yardım, hoşgörü, merhamet ve misafirseverlik gibi değerleri bütün benliği ile özümsemiş ve yaşantısının her alanına yansıtmış bir ulu eren olduğunu vurgulayan Aysel Kılavuz, “Bu sebeple, bölgede Alevi değerlerin ve ritüellerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması çok ciddi hizmetler sunmuştur. Aleviliğin evrensel değerlerine ve ritüellerine hep bağlı kalmıştır. Her gelen misafirler için demi sohbetler, sazlı deyişler ve cem de aşk ile semahlar dönülmüştür. Hiçbir zaman dilinden sevgi sözcüklerini eksik etmemiş, canlı cansız her varlığı bir canlı gibi görmüş herkesi bir sevmiştir. Emeği geçen tüm canlara teşekkür ederim. Hak hizmetlerini kabul etsin’’ diye konuştu.

    PİRHA/ MARAŞ

  • Eğitimci dedelerinin anısına mezarına 4 metrelik Zülfikar yaptılar!-VİDEO

    Eğitimci dedelerinin anısına mezarına 4 metrelik Zülfikar yaptılar!-VİDEO

    PİRHA – Elbistan Deretopallı köyünde yaşam süren Hasan Yıldız’ın mezarı, pek de alışık olunmayan bir mimariyle donatıldı. Yıldız’ın torunları, 74 yıl önce Hakk’a yürüyen dedeleri için 4 metre yüksekliğinde mermerden bir Zülfikar yaptırarak mezar başına dikti.

    CAN TV’de Hüseyin Kelleci’nin sunduğu ‘Can Bizim Eller’ isimli programda, bu zamana dek eşine pek rastlanılmayacak türden bir mezar örneği tanıtıldı.

    Maraş’ın Elbistan İlçesi Deretopallı köyünden eğitimci Hasan Yıldız’a ait mezarın başına tam 4 metre yükseklikte, mermerden bir Zülfikar yaptırıldı. 1949 yılında hayata veda eden Hasan Yıldız’ın torunları, dedelerinin Alevi kimliğine atıfta bulunmak amacıyla 2023 yılında Zülfikar kılıcı şekilde bir mimariyi tercih etti.

    Hasan Yıldız’ın mezarının başında da “Öğren ki öğretsin, karanlığa ışık veresin. Hasanî Xalle” yazısına yer verildiği görüldü.

    Hasan Yıldız’ın yeğeni Halis Üstündağ, dayısının bölgedeki gençlerin aydınlanması için çaba sarf ettiğini söyledi. Üstündağ, röportajında “Dayımlar, önce aşağıda Yalak köyünde oturuyordu. Dedem vefat edince dayım Hasan Yıldız orada yalnız kaldı. Ardından ailesiyle buraya geldi. Burada 2-3 sene yaşadı. Gençleri toplar, okutur, eğitirdi. İki sene burada eğitmenlik yaptı. Sonrasında küçük olan evini büyütmek istedi. O evi yaparken soğuk almış. Ne olduysa. O arada zatürreye yakalandı. O yıllarda yol yok, doktor yok. Dayım orada öldü. Bu mezarlığı da torunları birlikte yaptırdı.

    Hasan Yıldız’ın bir diğer yeğeni Hüseyin Yıldız ise amcasının 49 yaşında yaşama veda ettiğini, dönemin aydınlarından birisi olduğunu söyledi. Yıldız ayrıca, söz konusu mezarlığın yapımı için Malatya’dan gelen ustaların iki gün çalıştıklarını belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacı Ömer Apartmanı davasında, belediye başkan yardımcısı dahil 10 kişi yargılanacak

    Hacı Ömer Apartmanı davasında, belediye başkan yardımcısı dahil 10 kişi yargılanacak

    PİRHA-Maraş’ta 6 Şubat depremlerinde Hacı Ömer Apartmanı’nın yıkılması sonucu 70 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili olarak, dönemin Maraş Belediye Başkan Yardımcısı Cuma Tahiroğlu’nun da aralarında bulunduğu proje ve yapı kontrol birimlerinde görevli 10 kişi hakkında, “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

    Maraş’ın Onikişubat ilçesinde 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan Hacı Ömer Apartmanı’nda 70 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi ise yaralandı.

    Binanın yıkılmasına ilişkin açılan davada, apartmanı inşa eden kooperatifin yönetim kurulu üyeleri Tevfik Tepebaşı ve Atilla Öz, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan 14 yıl 5 ay 11 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, her iki sanığın da hükmün açıklanmasının ardından tutuklanmasına karar verdi. Diğer sanıklardan Çetin Kurt ve İsmet Koyuncular beraat ederken, yargılama sürecinde vefat eden sanık Süleyman Kemal Duyar hakkındaki kamu davası düşürüldü.

    Karara itiraz eden müşteki avukatları, sanıklar hakkında “olası kastla” ceza verilmesi gerektiğini belirterek istinafa başvurdu.

    10 KAMU GÖREVLİSİNE DAVA AÇILDI İLK DURUŞMA 12 KASIM’DA 

    İddianamede yer alan bilirkişi raporuna göre, apartmanın yıkılmasında Maraş Belediyesi’nin proje ve yapı kontrol birimlerinin “tali kusurlu” olduğu ifade edildi. Bu kapsamda, binanın inşa edildiği dönemde belediyede görev yapan kamu görevlileri; Metin Hurşitoğlu, Cuma Tahiroğlu, Mehmet Sezal, Fahri Yiğitoğlu, Zeynel Abidin Şerefoğlu, Hacı Mehmet Güner, Veli Çiftaslan, Mehmet Dişçeken, Çetin Hurşitoğlu ve Alaittin Doğuç hakkında “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla kamu davası açıldı.

    Bilirkişi raporu ve dosya kapsamında, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi İmar İşleri Müdürlüğü Yapı Proje ve Kontrol birimlerinde görev yapan sanıkların, görevlerini ihmal ettikleri ve mevzuata aykırı yapı projelerine onay verdikleri belirtildi.

    İddianamede, sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası talep edildi. Ayrıca iddianamede, sanıkların ceza almaları durumunda, Türk Ceza Kanunu’nun 53/6. maddesi uyarınca meslek ve sanatlarını icradan yasaklanmaları da istendi.

    10 kamu görevlisi, 12 Kasım 2025 tarihinde Maraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

    PİRHA/MARAŞ