Etiket: maraş

  • İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu deprem bölgesiyle dayanışmasını sürdürüyor

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu deprem bölgesiyle dayanışmasını sürdürüyor

    PİRHA- İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, deprem bölgesindeki yurttaşlarla dayanışmasını sürdürüyor. 

    Maraş depreminin ardından Alevi kurumları depremzedelerle dayanışmasını sürdürüyor. İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, Maraş merkezli depremlerde zarar gören yurttaşlarla dayanışma amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladıkları ihtiyaç malzemelerini bölgeye ulaştırıyor.

    Depremzedelerin kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılamaya devam eden İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu, deprem bölgesindeki dayanışma çalışmalarını resmi sosyal medya hesaplarından duyurarak, deprem bölgesindeki dayanışma desteklerinin süreceğini belirtti.

    “DAYANIŞMA RUHUYLA BÖLGEDEKİ DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

    İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu sanal medya hesabında yaptığı paylaşımda, depremzedelerle dayanışmayı sürdüreceklerini kaydederek, “İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, bu zor süreçte depremzedelere destek olmaya devam ediyoruz. Genel Başkanımız Esmender Çöcelli ve federasyonumuzun saymanlarından Aziz Solmaz, federasyonumuzu temsilen deprem bölgesinde yardım çalışmalarını yürütmektedir. Çocuklar Üşümesin Projesi kapsamında yüzlerce çocuğa mont ve ayakkabı yardımı yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, depremden etkilenen ihtiyaç sahibi ailelere ve cemevlerine de destek sunulmaktadır. Hatay ve Adıyaman’da başlatılan yardım turu kapsamında, zarar gören bölgeler tek tek ziyaret edilerek ihtiyaç sahiplerine gerekli yardımlar ulaştırılacaktır. İsviçre Alevi Birlikleri Federasyonu olarak, dayanışma ruhuyla bölgedeki desteğimizi sürdürmekteyiz” denildi.

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Nurhak’ta konteynerde yaşayan kadınlar: Çaresizlikten bu tenekelerin içinde kalıyoruz-VİDEO

    Nurhak’ta konteynerde yaşayan kadınlar: Çaresizlikten bu tenekelerin içinde kalıyoruz-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına karşın Maraş’ın Nurhak ilçesinde yurttaşlar hala konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Mecburen konteynerde yaşadıklarını belirten yurttaşlar, “Devlet bize yardım etmedi, depremi halktan bize gelen desteklerle atlattık. Depremin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra evlerin teslim edileceği söylendi ancak temelleri dahi atılmadı” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın yurttaşların sorunlar giderilmedi.

    Maraş’ın Nurhak ilçesinde AFAD’ın konteynerinde kalan yurttaşlar, yaşadıkları sorunları PİRHA’ya anlattı.

    “MECBUREN KONTEYNERDE YAŞIYORUZ”

    Mecburen konteynerde yaşadıklarını ifade eden Sultan Çadır, “Bize hiçbir yardım yapılmadı. Çaresizlikten bu tenekelerin içerisinde kaldık. Yardım için başvurduğumda sen emeklisin deniliyor bir şey verilmiyor. Devlet bizi görmüyor ki zaten” dedi.

    “DEVLET BİZE YARDIM ETMEDİ”

    Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen zorluklar yaşamaya devam ettiklerini belirten Sultan Kartal, “Depremde bütün eşyalarımız gitti. Devlet bize yardım etmedi halk ile birlikte yardımlaştık. İmkanımız olmadığı için ev yapamadık, TOKİ’ye başvurduk ama daha bize bir şey çıkmadı” diye ifade etti.

    “HALKTAN GELEN DESTEKLERLE DEPREMİ ATLATTIK”

    6 Şubat depreminde çok zor bir süreç yaşadıklarını vurgulayan Meryem Karaca, şunları söyledi:

    “Depremi halktan bize gelen desteklerle atlattık, halen zorluklar yaşıyoruz. İnsanlar şu anda devletten para almıyorlar ama konteynerlere para veriyorlar. TOKİ evlerinin 1. etabı sona erdi evler yapılmaya başlandı ancak 2. etap kuraları daha çekilmedi. İnsanlar ne kadar kira ödeyeceğini bilmeden boş kağıda imza attırıldı. Devletten 2 yıl geçmesine rağmen bir yardım gelmedi. Depremin üzerinden 1 yıl geçtikten sonra evlerin teslim edileceği söylendi ancak temeller dahi henüz atılmadı. İnsanlar mecburiyetten konteynerde yaşıyor.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/MARAŞ

  • Depremin merkezi Pazarcık’ta 3. kış geçti ne esnafın ne de halkın sorunları çözülmedi-VİDEO

    Depremin merkezi Pazarcık’ta 3. kış geçti ne esnafın ne de halkın sorunları çözülmedi-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat 2023’te meydana gelen Maraş merkezli depremin üzerinden yaklaşık 24 ay geçti. 11 ili etkileyen depremin yıkıma neden olduğu kentlerdeki yüz binlerce kişi kalıcı konutlara yerleşmenin umuduyla üçüncü kışı da konteynerlerde geçiriyor. Bir yılda biteceği söylenen evlerin hala tamamlanmadığını söyleyen yurttaşlar, “Depremde insanlar sadece 4 ay boyunca konuşuldu 4 ay sonra da unutuldu. Pazarcık’ın tekrar düzelmesi 20 seneyi alacak” diyerek mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini istediler.

    Depremin merkezi olan Pazarcık’ta 2 yılın ardından süren sorunlar devam ediyor. Esnaflar konteyner dükkanlarda işlerini sürdürmeye çalışıyor. 2 yıldır devam eden inşaatlar yüzünden esnaflar hala dükkanlarına geçemedi.

    Pazarcık’ta yaşanan sorunların başında konutların çoğunluğunun teslim edilmemesi ve binlerce insanın hala konteyner kentlerde yaşamaya mecbur bırakılması geliyor. Bazı yurttaşlar TOKİ’lere yerleşmiş olsa da şehir merkezine uzak olması ticari ve sosyal alanda yaşanan eksiklerden kaynaklı problem yaşadıkları önemli sorunlar arasında. İlçe merkezde yerinde dönüşüm çalışmaları sürerken yurttaşlar, çalışmaların biran önce tamamlanmasını istiyor.

    “1 YILDIR BİTİRİLECEĞİ SÖYLENEN İNŞAATLAR HALA TESLİM EDİLMEMİŞ”

    Depremin merkez üssü olan Pazarcık’ta halk, sokaklarda devam eden kazılara, inşası devam edip teslim edilmeyen dükkanlara, konutların teslim edilmemesi hakkında konuştu.

    30 yıldır kebapçılık işiyle uğraşan Bilal Ağnar, konteynerde iki yıldır kebapçılık yapmak zorunda kaldığını ifade ederek kimsenin esnafla ilgilenmediğini söyledi. Ağnar, şunları söyledi:

    “Ne belediye olarak ne hükümet olarak kimsenin ilgilendiği yok. Bir yıldır bitirileceği söylenen inşaatların 4’üncü etabı bile bitmedi. TOKİ’lerin yapmış oldukları konutların birçok eksiği var, insanlar tamirci bulup kendi cebinden ödeyerek yapıyor. Merkez üssü Pazarcık bu şekildeyse diğer şehirleri düşünemiyorum. İnsanların kendi yerinde ev yapılmasına izin verilmiyordu, son birkaç aydır izin verildi.”

    Seçim dönemleri dışında kimselerin kendileriyle ilgilenmediğini ifade eden Ümit Avlık, depremden sonra da bir şeylerin değişmediğini, yönetenlerin kendi bildiğini yaptığını söyledi.

    Avlık, konteynerlerde bir çok sournun yaşandığını aktararak, “Elektrik sıkıntısı var, su sıkıntısı var. Oralarda sokak lambaları yanmıyor. Herhangi bir hırsız girse kimsenin haberi olmaz. Eğer bir yere konteyner kuruyorsan oranın eksiklerini, ihtiyaçlarını da çözümlemek zorundasın ama kimse vatandaşla ilgilenmiyor” diye konuştu.

    “DEPREM 4 AY BOYUNCA KONUŞULDU, SONRA UNUTULDU”

    Sokakta kestane satarak geçimini sağlayan Mikail Bozgeyik, deprem süreciyle ilgili olarak şunları söyledi:

    “Depremde insanlar sadece 4 ay boyunca konuşuldu 4 ay sonra da unutuldu. Pazarcık’ın tekrar düzelmesi 20 seneyi alacak. Daha birçok yerde yıkılmamış binalar var. Depremin korkusu hala üzerimizde yaşıyorken hala yıkılmamış binalar var.”

    Deprem evi hasar alan Nazmiye Bayık, kimsenin kendileriyle ilgilenmediğini ve kendi imkanlarıyla evlerini tadilat ettiğini ifade etti. Konuşmasında yaşadığı sorunlara değinen Bayık, “Bir ay önce eşim ölünce maaşım yarıya düştü. Aldığım maaş geçimimi sağlamıyor. Evde işsiz bir oğlum var. Evim de hala çatlaklıklar var. Bir defa eve geldiler normal dediler bir daha da gelmediler.”

    Yaşlı annesine bakmak durumunda kalan İbrahim Kızakoğlu da, “Evimiz yok, müteahitler işçilerin parasını ödemediği için evlerimiz hala yapılmamış. Yaşlı bir annem var. Çok mağduruz” diyerek mağduriyetinin giderilmesini istedi.

    “EV ÇIKTI NASIL PARA ÖDEYECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Gelir kaynağı olmadığı için geçinemediğini belirten Mıstık Beliktaş ise, “Deprem oldu, evim yıkıldı. Emekliliğim yok, param yok. TOKİ çıktı ama nasıl para ödeyeceğim diye düşünüyorum. İlgililer bana yardımcı olsunlar. Benim yatıracak param yok, ne yapayım cadde de mi kalayım. Eğer yapabiliyorlarsa bana bir çözüm bulsunlar” ifadelerine yer verdi.

    Kamber YILDIZ-Cihan BERK/MARAŞ-PAZARCIK

  • Elbistanlılar: Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Elbistan’a hiçbir şey yapılmadı-VİDEO

    Elbistanlılar: Depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen Elbistan’a hiçbir şey yapılmadı-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depreminin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen mağduriyetlerinin devam ettiğini söyleyen Elbistanlı yurttaşlar, “Şehir merkezinde inşaatlar daha yeni başladı, sokakta tozdan yürüyemiyoruz. Elbistan’a hizmet gelmesini istiyoruz” diye belirtti.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın Maraş’ta sorunlar giderilmedi.

    Depremden en çok etkilenen yerlerden birisi olan Maraş’ın Elbistan ilçesindeki yurttaşlara, yaşadıkları sorunları sorduk.

    “SOKAKTA GEZERKEN MASKE TAKIYORUZ, TOZUN İÇERİSİNDE YAŞIYORUZ”

    Ahmet Söylem, “Vatandaşın şu anda yapacağı bir şey yok. Elbistan Belediyesi’nin o kadar gücü yok o yüzden Elbistan’ı sadece devlet eski haline getirebilir” diye belirtti.

    Konutlarının kendilerini verildiğini ancak mağduriyetlerinin sürdüğünü vurgulayan Fevzi Kirik, “TOKİ’den konutlarımız verildi ancak evlerinde içinde oturan yok ama biz doğalgaz faturası ve aidat ödüyoruz. İnsanlar sokakta gezerken çoğunlukla maske ile dolaşıyor. Tozun içerisinde yaşıyoruz” dedi.

    “ESNAFLAR OLARAK ÇOK BÜYÜK SIKINTILAR YAŞIYORUZ”

    6 Şubat depremlerinden bu yana Elbistan’da olduğunu ifade eden Ahmet Bozkurt, konuşmasında şunları söyledi:

    “TOKİ’lerin ev yapmasıyla beraber konut sıkıntısı bir nebze de olsa çözüldü. Ancak halen şehir merkezinde esnaflar konteynerde hizmet veriyor. Şehir merkezini yapmaya çok geç başladılar ve o yüzden esnaflar olarak çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. İnsanlar şehir merkezine geliyor ama inşaatlar nedeniyle oluşan tozdan dolayı burada durmuyorlar.”

    “ELBİSTAN’A HİÇBİR ŞEY YAPILMADI”

    Elbistan’da depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hiçbir şey yapılmadığını belirten Selahattin Köker, “Şehir merkezinde inşaatlar daha yeni başladı, sokakta tozdan yürüyemiyoruz. Elbistan şu anda sahipsiz, siyasetçiler Elbistan ile ilgilenmiyor. Elbistan’a hizmet gelmesini istiyoruz” diye ifade etti.

    Depremde iki evinin yıkıldığını ancak devletin kendisine ne vereceğini bilmediğini söyleyen İbrahim Doğan, “6 Şubat’ta yurtdışındaydım depremden 5 ay sonra Elbistan’a geldim ama halk şu anda perişan durumda. Köydeki evimde de hasar vardı ama bana hiçbir yardım yapılmadı, bende kendi gücümle evimi tamir ettim” diye konuştu.

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/MARAŞ

  • TTB, Afşin Elbistan Termik Santrali konusunda uyardı: Telafisi imkansız zararlar doğuracaktır

    TTB, Afşin Elbistan Termik Santrali konusunda uyardı: Telafisi imkansız zararlar doğuracaktır

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği (TTB), Çelikler Afşin Elbistan Termik Santrali ek üniteleri için verilen “ÇED Olumlu” kararının iptali talebiyle dava açtı.

    TTB, Maraş’ta Afşin Elbistan Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ tarafından yapılması planlanan Çelikler Afşin Elbistan Termik Santrali V. ve VI. Ünite İlavesi ile ilgili verilen 27 Aralık tarihli “Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı.

    Dava dilekçesinde “ÇED olumlu” kararının hem ÇED sürecinin amacına hem de Çevre Kanunu ile ÇED Yönetmeliği’nin ilkelerine aykırılık taşıdığı belirtildi. Dilekçede ÇED’in, ilgili tüm tarafların bir araya gelerek görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri şeffaf bir süreç olması gerektiği ifade edildi. TTB dilekçesinde ayrıca ÇED raporunda “yapılabilir, olabilir, karşılaşılırsa” gibi belirsiz ifadelerin yer almasının denetlenebilirlik ve öngörülebilirlik bakımından eksikliğe işaret ettiği kaydedildi.

    “TERMİK SANTRALİ EKOLOJİK YIKIMDIR”

    Dilekçede şu önemli noktalara dikkat çekildi:

    “Afşin Elbistan Termik Santrali’nin 1972 yılı programı yatırım projeleri içinde yer aldığı ve 1, 2, 3, 4’üncü ünitelerinin 1993 öncesi işletmeye alındığı gerekçesiyle ÇED sürecinden muaf olduğuna ilişkin karar hukuka aykırıdır. Dava konusu proje ile toplamda altı ünite olacak bu faaliyet için tek ÇED raporu hazırlanması, entegre proje planlamasının ve kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmaması eksikliktir.

    Hava kalitesi modellemesi ve emisyon sınır değerlere uyum noktasında yanlış verilere dayanılmış, yetersiz değerlendirme yapılmıştır. Tüm bu hukuka aykırılıklar ve bilimsel değerlendirmede düşülen yanlışlık, sadece çevre sağlığı açısından değil, insan sağlığı açısından da çok boyutlu sonuçlar doğurmaktadır.

    Kömür madeninin üretilmesi sırasında meydana gelen başlıca çevre sorunları; yani arazinin bozulması, çevredeki manzaranın bozulması, su kaynaklarının zarar görmesi, tarım ve orman arazilerinin zarar görmesi, gürültü kirliliği ve hava kirliliği, erozyon ve toprak kayması, arazide meydana gelebilecek göçük ve çökmeler ile patlamaların yarattığı sarsıntıların ortak sonucu ekolojik yıkımdır. Ekolojik yıkımların sonucunda çöken ekolojik döngülerin uzun erimde insan sağlığı üzerinde geri dönüşümü olmayan sağlık etkileri söz konusu olacaktır.

    Kömür madenlerinde çalışanların ve madenlerin çevresinde yaşayanların sağlık ve güvenlik sorunları ile madenler nedeniyle ortaya çıkan çevre sorunları çok boyutlu incelenmelidir. Kömürlü termik santrallerinin sağlık açısından zararları bir yana, Afşin Elbistan Termik Santrali’nin mevcut haliyle yarattığı sağlık sorunları, olası riskler ve önlemlerin ÇED raporunda yer almamaktadır.

    ‘Bedensel, zihinsel ve sosyal olarak tam bir iyilik hali’ olan sağlık; yalnızca bozulduğu zaman düzeltilmesine yönelik hizmetin sunulmasını gerektiren bir değer değil, vücut bütünlüğü gibi saygı gösterilmesi ve korunması gereken bir değerdir. Dolayısıyla kişinin sağlıklı olması için bazı hizmetlerin sunulması değil, onun halihazırdaki sağlığını bozucu etkisi açık olan bir faaliyetin devlet eliyle yapılması önlenmelidir.

    Afşin Elbistan Termik Santrali, hem mevcut üniteleri hem de dava konusu ek üniteleri ile insan ve çevre sağlığı açısından telafisi imkansız zararlar doğurmaktadır ve doğuracaktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD Antep Şubesi 2. Olağan Kongresi gerçekleşti-VİDEO

    PSAKD Antep Şubesi 2. Olağan Kongresi gerçekleşti-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antep Şubesi 2. Olağan kongresini yaptı. Şube Başkanlığına yeniden Mehmet Erkek seçildi. Erkek, yaptığı konuşmada “Örgütlü olursan güçlü olursun, örgütlü olmazsan ezilmekten kurtulamazsın. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin amacı örgütlü insan yaratmaktır” diye belirtti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antep Şubesi, 2. Olağan Kongresini yaptı. Antep Düztepe Cemevi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen kongreye çok sayıda sivil toplum kuruluşu, inanç örgütleri ve Antep EMEK Partisi Milletvekili Sevda Karaca katıldı.

    Konuşmalar ve faaliyet raporlarının okunmasının ardından tek liste ile gidilen genel kurulda başkanlığa Mehmet Erkek seçildi.

    “MEVCUT İKTİDAR, KENDİ ALEVİSİNİ YARATMA PEŞİNDE”

    Mehmet Erkek, kongrede yaptığı konuşmada iktidarın, Alevilere karşı geliştirmiş olduğu politikaları eleştirdi. Erkek, okullarda faaliyete giren ÇEDES projesinin de tehlikelerine değindi. Mehmet Erkek, konuşmasında şunları söyledi:

    “Çok önemli bir süreçten geçiyoruz. İktidar, kendisinden olmayan, kendisine biat etmeyen herkesi baskıyla yönetmek istiyor. Örgütlü olursan, güçlü olursun, örgütlü olmazsan da güçsüz olur ve ezilmekten kurtulamazsın. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin amacı örgütlü insanlar yaratmak. Önümüzde büyük bir tehlike var. Şimdiki mevcut iktidar, kendi Alevisini yaratma peşinde. Nasıl ki kendi Kürdünü yaratmışsa kendi Alevisini de yaratmak istiyor.”

    “ALEVİLER BOLU’DA YAŞANAN YANGINI ÇOK İYİ BİLİRLER”

    Antep EMEK Partisi Milletvekili Sevda Karaca’da kongrede konuşma yaptı. Bolu Kartalkaya’daki yangında hayatını kaybedenlere ilişkin konuşan Karaca, “Bolu’da yaşanan yangında Alevilerin daha fazla yüreğinin yandığını biliyoruz. Çünkü o yangında Aleviler yanmanın ne olduğunu çok iyi bildikleri için anlayabiliyorlar. Bu ülkede her gün bir kıyım yaşanırken özellikle Aleviler bu yangının tarihi anlamını da iyi biliyor. Sadece ülkemizde değil, bugün Suriye’de yaşanan katliamlar, dünyanın gözü önünde ve maalesef Türkiye Cumhuriyeti devletinin koruması altında gerçekleştirilirken bir tarihi kıyımla karşı karşıya olduğumuzu Alevi halkı biliyor” dedi.

    “AYRI ÖRGÜTLENME LÜKSÜ, DÜŞMAN KARŞISINDA GÜÇSÜZ DÜŞÜRDÜ”

    Sinemilli Ocağı evlatlarından Süleyman Deprem de (Yeksani) kongre konuşmacıları arasındaydı. Deprem, Aleviler ile Kürtlerin aynı örgütlenme içerisinde olması gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti:

    “Bu sistemi kabul etmeyen biz Aleviler, kendimizi sorgulamak zorundayız. Çünkü Alevi felsefesinin özünde ‘sorgulamayan cahildir, sorgulatmayan cahildir’ anlayışı vardır. O yüzden bizler çevremizi, ailemizi, örgütlenmemizi sorgulamak zorundayız. Sorgulamazsak başkalarına benzeriz. Türkiye demokrasi tarihinde içine düştüğümüz en temel zaaflardan birisi, ayrı örgütlenme arayışına girmek. Ayrı örgütlenme lüksünü kullandığımız için düşman karşısında güçsüz bir duruma düştük. Kürt hareketinin ortaya çıkışıyla birlikte meşru bir zemin kuran Alevilerin, Kürt hareketiyle buluşmasını engellemek için Maraş Katliamlarını, Çorum katliamlarını ve 12 Eylül darbesini organize eden sistem, Alevilerin ayrı ayrı örgütlenmesine de her türlü fırsatı sundu.”

    “BÜTÜN TOPLUMSAL KESİMLERE ROL DÜŞÜYOR”

    Yerine kayyım atanan DEM Parti Halfeti Eş Belediye Başkanı Mehmet Karayılan da kongrede konuştu. Karayılan, “Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu ve Türkiye konusunda bir süreç başlatıp, halkların yan yana yaşaması, aynı zamanda emperyalist güçlerin emellerini boşa çıkartan ve Türkiye’de Kürtlerin, Alevilerin ve bütün kesimlerin bir arada yaşayabilmesi için barışın önünü açabilecek bir girişim var. Bu girişimin anlamlandırılması, hayat bulması için bütün toplumsal kesimlere rol düşüyor” dedi.

    “KATLİAMLARIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN ÖRGÜTLENMEMİZ GEREKİYOR”

    Tilkiler Köyü Eğitim, Kültür, Sağlık ve Dayanışma Derneği Başkanı Eren Ovayolu ise örgütlenmenin önemine vurgu yaptı. Ovayolu, “Aleviler burada bir tehlike altında. Daha önce Antep’te de bir canlı bomba patlatıldı. Bunun önüne geçmenin en önemli yolu ise örgütlenmeden geçiyor. Biz Alevi örgütlerinin hep beraber, örgütlü bir şekilde hareket etmemiz gerekiyor. Onun için elimizden geldiğince tüm etkinliklerimizi, tüm çalışmalarımızı emek ve demokrasi güçleri, yerel Alevi örgütleri ve kurumlarıyla birlikte yapmaya özen gösteriyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ANTEP

     

  • Duran Baba deyiş ve nefeslerle toprağa sırlandı-VİDEO

    Duran Baba deyiş ve nefeslerle toprağa sırlandı-VİDEO

    PİRHA- Yaklaşık bir aydır kayıp olan ve geçtiğimiz gün cansız bedenine ulaşılan Duran Baba, toprağa sırlandı.

    İki gün önce Maraş’a bağlı Dulkadiroğlu İlçesi Maksutuşağı Köyü yakınlarında Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait sulama kanalında, temizlik görevlilerinin temizlik yaptığı esnada cansız bedeni bulunan Duran Manış (Duran Baba) Halkaçayırı köyünde toprağa sırlandı.

    21 Ocak’ta Hakk’a yürüyen Duran Baba, Halkaçayırı Köyü’ndeki Sofliyan Cemevi’nde Hakk’a Uğurlama Erkanı yürütüldü.

    Deyiş ve nefeslerle uğurlanan Duran Baba’nın Hakk’a Uğurlama Erkanı’nı Sinemilli Ocağı evlatlarından Süleyman Deprem (Yeksani) yürüttü. Duran Baba’nın Hakk’a Uğurlama Erkanı’na çok sayıda yurttaş katıldı.

    “DURAN BABA SEVGİYİ BİZE ÖĞRETMİŞ BİR DEĞERİMİZDİR”

    Hakk’a Uğurlama Erkanı’nı Sinemilli Ocağı evlatlarından Süleyman Deprem, Duran Baba’nın toplum içerisindeki öneminden bahsederek, “Duran Baba dünya nimetlerinden elini çekmiş, sadece doğayla iç içe yaşamayı esas almış, kendisiyle bir şey getirmeyeceğini bildiği gibi bir şeyi götürmeyeceği felsefesini içselleştirmiş, dostluğu, sevgiyi bize öğretmiş bir değerimizdir” dedi.

    PİRHA/MARAŞ

  • 1 aydır kayıp olan Duran Baba’nın cansız bedeni bulundu

    1 aydır kayıp olan Duran Baba’nın cansız bedeni bulundu

    PİRHA-19 Aralık’tan bu yana kaybolan ve bulunamayan Duran Baba’nın cansız bedenine ulaşıldı. Duran Baba, Perşembe günü Halkaçayırı’da toprağa sırlanacak.

    Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi Halkaçayırı köyünde yaşayan ve 19 Aralık’tan beri haber alınamayan Duran Manış (Duran Baba) bugün köye yakın bir derede cansız şekilde bulundu.

    Maraş Devlet Su İşleri’nin Maksutuşağı köyünde, sulama kanalarında çalışma yaptıkları esnada cansız bedenine ulaşılan Duran Baba’nın cenazesi otopsi yapılmak üzere Maraş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Duran Baba perşembe günü Halkaçayırı Köyü’nde sırlanacak.

    Kaybolduktan sonra AFAD, AKUT, jandarma ve köylülerle birlikte 9 gün boyunca arama çalışmaları yapılmış buna rağmen bulunamamıştı.

    PİRHA-MARAŞ

  • 30 gündür kaybolan Duran Baba’dan hala haber alınamıyor

    30 gündür kaybolan Duran Baba’dan hala haber alınamıyor

    PİRHA-Maraş’ın Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Halkaçayırı köyünde yaşayan ve 30 gündür kayıp olan Duran Manış (Duran Baba) hala bulunamadı. Aile, “Herhangi bir gelişme yok. Geri döneceğini ümit ediyoruz” dedi.

    Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi Halkaçayırı köyünde yaşayan Duran Manış’tan (Duran Baba) 19 Aralık’tan beri haber alınamıyor. Her gün köye 500 metre mesafedeki alana gidip orada hayvanlarla ilgilendiği, daha sonra eve geldiği söylenen Duran Baba en son 19 Aralık saat 16.00’da gittiği yerden bir daha geri dönmedi.

    Yaklaşık 9 gün boyunca köylüler, jandarma, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Arama Kurtarma Derneği (AKUT), tarafından köyün etrafında geniş çaplı bir arama yapılsa da kendisine dair hiçbir ize rastlanılmadı.

    “GERİ DÖNECEĞİNİ ÜMİT EDİYORUZ”

    Duran Baba’nın yeğeni amcasının bulunmamasından dolayı üzüldüklerini, ve endişelendiklerini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:

    “Herhangi bir gelişme yok, sabır diyoruz. Bir tarafımız eksik, alternatif bir şey de geliştiremiyoruz. Haberlere çıktı, afisler de yapıldı. Hayatta olacağını geri döneceğini ümit ediyoruz.”

    PİRHA/MARAŞ

  • Alxas Kom 10’uncu kongresi yapıldı: Kültürümüze sahip çıkalım-VİDEO

    Alxas Kom 10’uncu kongresi yapıldı: Kültürümüze sahip çıkalım-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyetlerini yürüten Alxas Kom, 10. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Eş Başkanlığa Ayfer Köker ve İsmail Koragöz seçildi.

    Londra’da faaliyetlerini yürüten Sultan Sinemilli Ocağı talipleri olan Alxaslıların kurduğu Alxas Kom (Alxas Aşireti Toplum Merkezi) 10. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Faaliyet ve mali raporların okunduğu kongrede, mevcut eş başkanlardan Hasan Şahin açılış konuşması yaptı. Şahin, geçmişle geleceği birleştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Asimile olmadan, dilimizi, kültürümüzü, yaşam biçimimizi korumalıyız” dedi.

    Kongreye İAKM ve Cemevi Başkanı İbrahim Has, İngiltere Tilkililer Toplum Merkezi Eş Başkanı Fatma Avcıl, Britanya Kürecikliler Dayanışma Derneğin Eş Başkanı Timur Şaşmaz, Zedkanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği başkanı Mahmut Gözüağ, Londra Kırkısraklılar Kültür ve Dayanışma Derneği yöneticileri ve Yazar Ali Poyraz katıldı.

    Yapılan konuşmaların ardından 3 kişilik disiplin, 5 kişilik denetim kurulları ile 18 kişilik yeni yönetim kurulu seçimi yapıldı. Kongrede Alxas Kom’un Eş Başkanları Ayfer Köker ve İsmail Koragöz oldu.

    ALXAS KOM’A DAİR

    Türkiye’den İngiltere’ye göç eden Alxaslılar tarafından 2014 yılında kurulan Alxas Kom kültürel, inançsal, sosyal ve sanatsal faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

    Siyasi ve ekonomik nedenlerle Avrupa’nın pek çok ülkesine göç eden Alxas toplumu, en çok göçü İngiltere’ye verdi. Göçün en çok yaşandığı yıl ise 1989 yılı. İlk dönemlerde yurtdışında örgütsüz olan insanların bazıları kötü koşullar nedeniyle olumsuz ortamlara düştüler. Ancak bunun yanı sıra yurt dışında çalışarak restoran, market gibi kendi iş yerlerini açanlar da oldu.

    Giderek yurt dışında bir araya gelip örgütlenmeye başlayan toplum, burada kendi derneklerini ve cemevlerini kurarak sosyal, siyasal, sanatsal, inançsal ve kültürel çalışmalarını yapmaya başladılar.

    Maraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Alxas köylülerinin kurduğu Britanya Alxas Toplum Merkezi de (Alxas Kom) bu derneklerden biri.

    2014 yılında kurulan Alxas Kom her yıl piknikler, yaşlılar için tatil turları, dernek bünyesinde kurulan futbol takımı ile futbol turnuvası gibi birçok etkinlik düzenliyor.

    İngiltere’deki binalarına konferans salonu ve kütüphane yaptıran dernek yönetimi, gençler için saz ve piyano kursu da açtı.

    İngiltere’de bulunan Türkiye derneklerinin içinde zamanla aktif hale gelen Alxas Kom, sivil toplum kuruluşları içerisinde saygınlık kazandı. Alxaslı kadınları bir araya getirebilmek için kadın komisyonu oluşturan dernek, bölge milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından ziyaret de ediliyor.

    Elif TABAK/LONDRA

     

     

  • Pazarcık AKD Cemevi Şube Başkanı Değirmenci: Samimilerse Alevi inancını tanısınlar-VİDEO

    Pazarcık AKD Cemevi Şube Başkanı Değirmenci: Samimilerse Alevi inancını tanısınlar-VİDEO

    PİRHA-Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, 2024 faaliyet raporunda yer alan ‘Kurumumuz, ürettiği işler ve saha çalışmalarıyla Alevi-Bektaşi toplumunun büyük kesimi tarafından kabul görmüş ve sahiplenilmiştir’ iddiasına yönelik konuşan Pazarcık Alevi Kültür Dernekleri Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci ‘Eğer samimilerse Alevi inancını kabul etmeleri gerekiyor’ diyerek bu tür açıklamaların doğru olmadığını söyledi.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, 2024 faaliyet raporunu sosyal medya hesabından paylaştı. 2 bin 102 cemevinin tespit edildiği belirtilen raporda, 853 cemevinin aydınlatma giderleri Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından karşılandığı savunuldu.

    “SAMİMİLERSE ALEVİ İNANCINI TANISINLAR”

    Yapılan açıklamanın ardından konuya tepki gösteren Maraş Pazarcık Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Cemevi Şube Başkanı Hasan Hüseyin Değirmenci, “Alevi-Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın yaptığı açıklamayı samimi bulmuyoruz. Biz anayasanın tanıdığı şekilde eşitlik yurttaşlık istiyoruz. Kimseden sadaka istemiyoruz” dedi.

    “BİZ SADAKA İSTEMİYORUZ”

    Kendi imkanlarıyla ayakları üstünde durduklarını belirten Değirmenci, Alevilerin de diğer yurttaşlar gibi vatandaşlık görevlerini yerine getirdiğini hatırlatarak şunları söyledi:

    “Pazarcık’ın bazı Alevi köylerindeki cemevlerinde elektrik yardımı yapılıyor. Maraş’ın Kültür ve Turizm Müdürlüğü bazı köylerinde elektrik yardımını yapıyor. Köylerin bir kısmı maddi durumu olmadığı için kabul etmiş olabilir ama, biz sadaka değil Maraş’ın ve Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan Alevilerin inancının yasal olarak tanınmasını istiyoruz. Biz Aleviler olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi hükümlülüklerini yerine getirmiyoruz ki bizim inancımızı tanımıyorlar. Biz her şeyden önce samimiyet istiyoruz. Biz onların yaptığı ‘biz Alevilere bu kadar yardım ettik, şu kadar desteği var’ gibi paylaşımları samimi bulmuyoruz. Bunlar tamamen çarpıtılmış haberlerdir. Biz Pazarcık Cemevi olarak 1800 küsür üyemiz var. Kendi ayaklarımız üzerinde durmaya çalışıyoruz. Eğer bize samimi olduklarını göstermek istiyorlarsa Alevi inancını tanısınlar.”

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Maraş Halkaçayırı köyünde kaybolan Duran Baba’dan hala haber alınamıyor-VİDEO

    Maraş Halkaçayırı köyünde kaybolan Duran Baba’dan hala haber alınamıyor-VİDEO

    PİRHA- Maraş’ta Halkaçayırı köyünde yaşayan ve yaklaşık 20 gündür kayıp olan Duran Manış’tan (Duran Baba) hala haber yok. Manış ailesi bulanların, görenlerin kendilerine haber verilmesini istedi.

    Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi Halkaçayırı köyünde yaşayan Duran Manış’tan (Duran Baba) 20 günden beridir haber alınamıyor. 85 yaşındaki Manış için kırsal bölgede yapılan bütün aramalar sonuçsuz kaldı. Duran Baba’nın nerede olduğu, nereye gittiği hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamadı. Aile yakınları bulanların kendilerine haber verilmesini istiyor.

    85 yaşındaki Duran Baba’nın çevrede kimseye zararı olmadığı, konuşmadığı ve kerametleriyle bilindiği söyleniyor. Daha önce de kaybolduğu ancak eve geldiği söyleniyor. Ancak aile bu son kaybında yaşlandığı için başına bir şey gelebileceğini belirtiyor.  Ailesi, köye 500 metre mesafede bulunan bir yere gittiğini, orada hayvanlarla ilgilendiğini, ardından eve geldiğini belirtti.

    Aile yakınları Duran Baba’yı bulanların kendilerine haber vermesini, teslim etmesini istedi.

    “AİLE BULANLARIN HABER VERMESİNİ İSTEDİ”

    Duran Baba’nın yeğenlerinden İfraz Manış, öğlen yemeğini yedikten sonra her gün uğradığı yere gittiğini akşam olunca gelmediği söyledi. Manış, Duran Baba’nın başına bir şey gediğinden endişe ettiğini söyleyerek şunları ifade etti:

    “Bakılabilecek her yere baktık; çukurlara baktık, boş evlere baktık, dronlara bakıldı. 8 gün içerisinde baktığımız yer kalmadı ama yine de bulamadık. Bulunması için kayıp ilanı verdik. Afişlerini Malatya’ya, Maraş’a kadar gönderdik. Bu şekilde arama çalışmalarımızı devam ediyor.”

    Duran Baba’ya uzun süredir bakıcılık yapan Meyrem Manış, “Kendisini gören olursa bizlere haber versinler, biz gider kendisini alırız” dedi.

    “KAYGILIYIZ”

    Yeğenlerinden Aziz Manış ise Duran Baba’nın başına bir şey gelmesinden endişe duyduklarını ifade ederek şunları söyledi:

    “Acaba bir kuyuya mı düştü, bir yerden mi yuvarlandı. Bizi en çok kaygılandıran budur. Eskisi gibi genç olsaydı gözümüz arkada kalmazdı. Yaşı ilerlediği için başına bir şey gelmesinden korkuyoruz. Duran Baba kendi halinde, çok fakir bir insandı. Konuşmadığı için kimseye bir zararı yoktu. İnsanlar da bu halini bildikleri için kendisine saygı duyarlardı, kendisinden dilek diliyorlardı. O da konuşmaz onlara şeker veya çubuk verirdi, bu şekilde insanların dileklerini yerine getirmiş oluyordu. Kaybolduktan bu yana çok üzülüyoruz. O bizim için çok kıymetli birisidir. Kendisini bulanlar bize haber verirse çok mutlu oluruz. Umarım sağ salim tekrar aramıza döner.”

    “KAYIPLARIMIZI BULMAK İÇİN BERABER OLMAK ZORUNDAYIZ”

    Duran Baba’nın bulunması için çağrı yapan Sinemilli Ocağı Evladı Süleyman Deprem ise “Bütün Duran Baba’yı sevenler, sayanlar, onun dünyasını bilenler, onu aramakla meşgul. Bizler gücümüz yettiğince onunla ilgili her tarafa bilgi vermek, arama noktasında bilgi vermeye çalışıyoruz. Biz Aleviler birbirimize sahip çıkmadığımız sürece kimse bize sahip çıkmaz. Bir an önce kişisel çıkarlarımızdan, hesaplarımızdan sıyrılarak bir toplum olma gayretiyle kayıplarımızı bulma noktasında beraber olmak zorundayız” diye konuştu.

    Kamber YILDIZ/MARAŞ

     

  • Maraş’ta köyünde kaybolan Duran Manış için arama çalışmaları sürüyor – VİDEO

    Maraş’ta köyünde kaybolan Duran Manış için arama çalışmaları sürüyor – VİDEO

    PİRHA –Dulkadiroğlu ilçesi Halkaçayırı köyünden Duran Manış (Duran Baba) 8 gündür kayıp. Arama çalışmalarının sürdüğü bölgede henüz Manış’a dair hiçbir bulguya rastlanmadı.

    Maraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi Halkaçayırı köyünde yaşayan Duran Manış’tan 19 Aralık’tan beri haber alınamıyor. 85 yaşındaki Manış için kırsal bölgede arama çalışmaları sürüyor.

    Duran Manış’ın yeğeni İfraz Manış, son gelişmelere dair Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuştu. Amcasının, bölge halkı tarafından sevilip, değer verilen biri olduğunu belirten İfraz Manış, yoğun bir şekilde arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

    8. GÜNDE ORMANLIK ALANDA ARAMA ÇALIŞMALARI

    İfraz Manış, Duran Manış’ın konuşma engelli olduğu bilgisini de verdi. Olayın 8. gününde köylülerle ormanda arama çalışmaları yaptıklarını söyleyen Manış, “Amcam, son olarak 19 Aralık’ta saat 16:00 civarında bir köylü tarafından görülüyor. O günden buyana kendisinden haber alınmış değil. Doğuştan zihinsel engeli var. Aynı zamanda konuşma engeli olduğu için tek kelime dahi edemez” diye belirtti.

    İfraz Manış, amcası Manış’ın gençlik yıllarında da kaybolduğunu aktardı. Manış, şu bilgileri paylaştı:

    “Amcam, köyde annemle birlikte aynı evde yaşamakta. Tüm ihtiyaçlarını ben karşılamaktayım. Amcam çok zararsız, melek gibi bir insandır. Köyümüzün yakınında bir dere var, önünde de ufak göletler mevcut. Amcamın yaşam alanı köy ile bu bahsettiğim derenin olduğu alandı. Amcam, evden yaklaşık 500 metre uzaklıktaki bu yere her gün gidip gelirdi. Kaybolmanın olduğu gün ilgili yerlere haber verdik. Ertesi günün sabahı AKUT, AFAD, jandarma ve halk tarafından arama çalışmaları başlatıldı ve halen devam ediyor. Halkımız bu yağışlı hava koşullarında çok destek veriyor sağ olsunlar. Eğer bugün bir sonuç alınmazsa 28 Aralık’ta daha büyük bir kitle ile tekrar arama yapacağız.”

    Eren GÜVEN/MARAŞ

  • Alevi Kurumlarından ‘Maraş’ Çağrısı!-VİDEO

    Alevi Kurumlarından ‘Maraş’ Çağrısı!-VİDEO

    PİRHA-Maraş Katliamı’nın 46. yılında yapılacak anmaya katılım çağrısıda bulunan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Unutmamak ve unutturmamak için yarın saat 10.00’da Maraş’ta olalım” dedi.

    Alevi kurumları, Maraş Katliamı’nın 46. yılında yapılacak anmaya ilişkin Erenler Cemevinde yapılan toplantı sonrası açıklama yaptı. Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Arslan, “Her yıl olduğu gibi bugün de Maraş katliamının 46’ncı yılında yapılan katliamı unutmamak ve unutturmamak için yarın saat 10.00’da Maraş’ta olacağız” dedi.

    Aslan, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Bu ülkeyi yönetenler bilmelidir ki kağıt üzerinde yazdıkları ve Türkiye’ da yaşayan Alevilere her yıl olduğu gibi Maraş anmasına yakın 15 günlük eylem ve etkinliklerin yasaklanması kararı çıkmıştır. Biz geçen sene de valiliğe söylemiştik; siz ne kadar yasaklarsanız da biz Maraş’ın her toprağı, her sokağı bizim olacaktır. Yarın ki yapılacak olan Maraş katliamı ,anmasına çevrede bulunan herkesi bekliyoruz.”
    Maraş Erenler Cemevi Başkanı Müslüm İbili
    de “Her yıl yapıldığı gibi yarın saat 11.00’de Yörükselim Mahallesi’ nde bulunan Erenler Cemevine bekliyoruz” çağrısında bulundu.

    PİRHA/MARAŞ

     

  • Maraş Alevi Pogromu’nun 46. yılı; gerçek failler yargılanmadı, dosya KKK’de

    Maraş Alevi Pogromu’nun 46. yılı; gerçek failler yargılanmadı, dosya KKK’de

    PİRHA- Maraş Alevi Pogromu’nun üzerinden 46 yıl geçti. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda 111 kişi Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde Alevinin yaralandığı kırımda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın işyeri faşistler tarafından yakıldı, yağmalandı. Katliamın gerçek failleri ortaya çıkarılmadı. 

    Maraş’taki gerici-faşist grupların 19 Aralık 1978’de Çiçek Sineması’na yerleştirdiği bir bomba katliama/pogroma giden sürecin başlamasına neden oldu.

    Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist, “Kanımız aksa da zafer İslam’ın” ve “Müslüman Türkiye” sloganlarıyla azgın kalabalığı Cumhuriyet Halk Partisi ve TÖB-DER binalarına saldırttı.

    Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği Maraş Şube Başkanı Mehmet Leblebici ve 2. Başkan Mustafa Kanlıdere’nin talimatlarıyla bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger, Ankara’ya ÜGD’ye telefon ederek “yardım” talebinde bulundu.

    Ertesi gün Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalandı.

    21 Aralık’ta iki Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) üyesi öğretmenler öldürüldü.

    22 Aralık’ta faşistler bu iki öğretmenin cenazesini taşıyanlara “Komünistlerin, Alevilerin cenaze namazı kılınmaz” diyerek saldırdı.

    Bağlarbaşı Cami İmamı Mustafa Yıldız, cuma vaazında şu cümleleri sarf etti:

    “Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer Hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP’li Sünni imansızları temizleyeceğiz.”

    Kalabalık dağılıp cenazeler ortada kalırken; güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmayan saldırgan kalabalık, kent çarşısına yürüyerek Alevilere ve CHP’lilere ait işyerlerini tahrip etti. Saldırılarda 3 kişi öldürüldü.

    22 Aralık gecesi faşistler, Sünni mahallelerinde Alevilerin silahlı saldırı yapacağı iddiasıyla yalan propagandaya girişti.

    23 Aralık’ta Maraş’taki olaylar solculara ve Alevilere dönük bir kıyama dönüştü.

    BELEDİYE HOPARLÖRÜNDEN KATLİAM ÇAĞRISI

    23 Aralık sabahına Maraşlılar belediye hoparlöründen yapılan şu anonslarla uyandılar:

    “Alevi komünistler suya zehir kattılar, Aleviler Yörük Selim Mahallesi’nde din kardeşlerimizi katlediyor, yetişin ey Ümmet-i Muhammet, Allah’ını seven Müslümanlar Alevilere karşı din kardeşlerinin yardımına koşsun.”

    Bu anonslar katliamın/pogromun çağrısıydı. Aralıksız dört gün süren katliamda saldırganlar önceden işaretledikleri Alevi evlerine baltalar, satırlar, sopalar ve ateşli silahlarla saldırıya geçti. Yaşlı, genç, çocuk demeden toplu kıyıma başlandı. Hamile kadınların karınları deşildi. Kadınlar, eşleri ve çocuklarının gözleri önünde tecavüze uğradı. Katliam olurken güvenlik güçleri ortada yoktu.

    24 Aralık’ta sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ancak kentte hiçbir güvenlik gücü yoktu. Bu koşullarda 24 Aralık günü, faşistlerin çevre köy ve ilçelerden getirdiği silahlı grupların takviyesiyle, kıyım insanlık dışı boyutlar kazandı.

    RESMİ AÇIKLAMAYA GÖRE 111 KİŞİ KATLEDİLDİ; SORUMLULAR HALA YARGILANMADI!

    25 Aralık akşamı tamamen yatışan saldırılarda, resmen saptanabilen resmi olarak katledilen insan sayısı 111’di. Katliamın ardından, binlerce Alevi Maraş’ı kaçarcasına terk etti. 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı.

    Hükümet aylarca direndiği sıkıyönetimi ilan etmek zorunda kaldı. Maraş Katliamı davası 1991 yılına kadar sürdü. Davanın 1 No’lu sanığı sonradan Şendiller soyadını alan ve milletvekili olan Ökkeş Kenger’di. Mahkum olanlar yıllar süren yargılamadan sonra indirimlerden yararlandı ve serbest kaldılar.

    KATLİAMDA MİT’İN PARMAĞI

    Olayların yaşandığı tarihte iktidarda bulunan CHP’nin Genel Başkanı ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in arşivinde yer alan ve katliamdan sonra kendisine yakın kaynakların ulaştırdığı rapor, Maraş Katliamı’nda MİT’in parmağı olduğunu gösteriyordu. Ecevit’in arşivindeki 3 Ocak 1979 tarihli raporda, MHP-MİT ilişkileri ve Maraş Katliamı ile ilgili şu ayrıntılar yer alıyor:

    “CHP iktidarı devraldıktan sonra vuku bulan büyük olaylar (Malatya, Sivas ve Maraş) çıkacağına dair 1-2 ay evvelinden haber verilmediğinden yüzlerce vatandaşımızın can ve mal kaybına sebebiyet vermişlerdir. Önceden haber vermek bir tarafa, olayın yaratılmasında en etkin rolü oynamışlardır. Nitekim Maraş olayı MİT’ten…. müşterek planlamaları ile çıkartılmıştır. Türkeş, oraya ….’in tavassutuyla ….’u tayin ettirerek Güney bölgesini ele geçirmiş ve Maraş olaylarını tertip ettirmiştir, MİT olayın içinde olmasaydı Maraş’tan her türlü istihbaratı aylar evvel alır ve olayın zuhur etmesine meydan vermezdi.”

    Katliamdan bir ay sonra yazılan MİT raporunda; ülkücülerin, solcularla onları destekleyen Alevilere ‘bir ders vermeye’ karar verdiği bildirildi.

    Raporda kararın, MHP il örgütü yöneticileriyle Ülkücü Gençlik Derneği üyeleri ve derneğin bir genel merkez yöneticisinin katıldığı toplantıda alındığı belirtildi. Başka bir MİT belgesinde ise bir sinemaya bomba atılması olayını ÜGD üyesi Ökkeş Kenger’in (Şendiller) düzenlediği, patlamanın ardından da solcular tarafından yapıldığı söylentisi yayıldığı raporda yer aldı. MİT, askeri de günlerce harekete geçmemekle suçladı.

    Maraş Pogromu’nu başlatan Çiçek Sineması’na bomba atılması olayının faili ve sonradan açılan davanın bir numaralı sanığı Ökkeş Şendiller ise devlet televizyonu TRT’nin 12 Eylül’ü konu alan “Şahların Labirenti” adlı belgeselinin Maraş Katliamı’ndan bahsedilen bölümüne, dönemin ülkü ocakları başkanı, BBP’nin helikopter kazasında ölen Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte katılmış ve ikisi de ‘tanık’ olarak adlandırılmıştı. İkili, Maraş Katliamı’nı, ‘aralarında Hrant Dink’in de bulunduğu “komünist militanların” gerçekleştirdiğini’ iddia etme cüreti sergileyebilmişlerdi.

    MARAŞ DOSYALARI KARA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI’NDA, AVUKATA VERİLMİYOR

    Maraş Alevi Katliamı/Pogromu dosyası sessizce kapatıldı. Maraş Katliamı dava dosyasının müdafi sıfatıyla inceleme talebi Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından ‘devlet sırrı’ gerekçesiyle reddediliyor.

    Maraş Pogromu sonrasında binlerce Alevi yurttaş yurt içine ve yurt dışına göç etmek zorunda kaldı.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    > KKK vermiyor; Maraş Katliamı dosyaları için bugün Aleviler mahkemedeydi-VİDEO

    > Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın gizlediği ‘Maraş Katliamı dosyaları’ Meclis gündeminde!

  • Alevi Katliamı’nın 46. yılında çağrı: Maraş’ta adalet ve insan hakları talebini haykıralım -VİDEO

    Alevi Katliamı’nın 46. yılında çağrı: Maraş’ta adalet ve insan hakları talebini haykıralım -VİDEO

    PİRHA-Maraş’ta Alevilerin faşistler tarafından katledilmesinin üzerinden 46 yıl geçti. DAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Melek Ruşen, “Yörükselim Mahallesi’nde yapılacak olan anmaya tüm canlarımızı bekliyoruz” dedi. PSKAD Adıyaman Şube Eş Başkanları Ali Sekman ve Aslı Demirci ise, “Hafızayı diri tutmak ve bir daha böyle acıların yaşanmaması için bir arada olacağız. Maraş Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız” diye konuştu. 

    Maraş Katliamı’nın/Pogromu’nun üzerinden 46 yıl geçti. 19-26 Aralık 1978’de sadece bir hafta içerisinde resmi verilere göre 111, resmi olmayan beyanlara göre ise 500’ün üzerinde insan yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı, 210 ev ve 70 işyeri tahrip edildi. Öncesinde ve sonrasında yaşanan katliamlar gibi Maraş Katliamı’nda da ne adalet sağlandı ne de yüzleşme yaşandı.

    Maraş Katliamı’nın 46. yılında katledilenler için 21 Aralık Cumartesi günü Yörük Selim Mahallesi’ndeki Erenler Cemevi’nde anma yapılacak.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adıyaman Şube Eş Başkanı Melek Ruşen ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSKAD) Adıyaman Şube Eş Başkanları Ali Sekman ve Aslı Demirci, Maraş Katliamı’na ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ANMAYA TÜM CANLARIMIZI BEKLİYORUZ”

    DAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Melek Ruşen, “Maraş Katliamı’nın 46. yıl dönümünde Yörükselim Mahallesi’nde yapılacak olan anmaya tüm canlarımızı bekliyoruz. Katliamların bir daha yaşanmaması adına bütün inançların kendisini özgürce ifade edebildiği bir yaşamı istiyoruz” diye konuştu.

    “MARAŞ KATLİAMI’NIN YIL DÖNÜMÜNDE ADALET VE İNSAN HAKLARI TALEBİNİ HAYKIRALIM”

    1978 yılında Maraş’ta yaşanan katliamın toplumun hafızasında derin bir yara olarak yerini koruduğunu belirten PSKAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Ali Sekman, “Yüzlerce insanın katledildiği ve binlerce insanın yerinden edildiği bu insanlık suçu halen adalet arayışımızın bir sembolü olarak halen hafızalarımızdadır. Bu karanlık tarihin unutulmaması ve adaletin sağlanması için bir kez daha sesimizi yükseltmek için bir araya geliyoruz. Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde adalet ve insan hakları talebini haykıralım” dedi.

    “MARAŞ KATLİAMI’NI UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ”

    PSKAD Adıyaman Şube Eş Başkanı Aslı Demirci ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “21 Aralık Cumartesi günü Maraş’ta yapılacak anmaya PSAKD Adıyaman Şubesi olarak katılacağız. Hafızayı diri tutmak ve bir daha böyle acıların yaşanmaması için bir arada olacağız. Maraş Katliamı’nı unutmadık, unutturmayacağız.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Alevi örgütlerinin yöneticileri Maraş’a gidiyor: 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler anılacak

    Alevi örgütlerinin yöneticileri Maraş’a gidiyor: 46 yıl önce faşistlerin katlettiği Aleviler anılacak

    PİRHA- Alevi örgütlerinin yöneticileri, Maraş Katliamı’nın/Pogromu’nun 46. yılında, katledilen Alevileri anmak için Maraş’a gidiyor. Türkiye ve Avrupa’daki Alevi örgütleri öncülüğünde gerçekleşecek anma 21 Aralık Cumartesi günü saat 10.00’da başlayacak. 

    Maraş’ta 19-26 Aralık 1978’de Alevilere yönelik katliamın/pogromun 46. yılında katledilenler için 21 Aralık Cumartesi günü anma yapılacak.

    Yörük Selim Mahallesi’ndeki Erenler Cemevi’nde saat 10.00 ile 13.00 arasında yapılacak anmaya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) temsilcileri katılacak.

    BÖLGE TOPLANTILARI YAPILIYOR

    Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anmak ve katliamı bir kez daha lanetlemek için 21 Aralık’ta Maraş’ta yapılacak olan anmaya kitlesel katılım çağrısı yapan kurumlar, bölge toplantıları da düzenliyor.

    Toplantıların ilki, 19 Aralık Perşembe Günü saat 12.00’de Adana’da bulunan, Salman-ı Pak Kültür Merkezi’nde yapılacak. Alevi kurumlarından alınan bilgiye göre, bu toplantıya Adana, Tarsus, Mersin ve Hatay gibi yakın kentlerdeki kurumlar davet edilecek.

    İkinci toplantı ise 20 Aralık Cuma Günü Saat 12.00’de Maraş Erenler Cemevi’nde yapılacak. Bu toplantıya da Maraş, Antep, Adıyaman, Malatya gibi yakın kentlerde bulunan Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütleri katılacak.

    ANMA ERENLER CEMEVİNDE OLACAK

    Kitlesel anma ise 21 Aralık Cumartesi günü saat 10.00’da Maraş/Yörükselim Erenler Cemevi’nde başlatılacak.

    Alevi kurumlarının temsilcilerinin anma programları öncesinde başta Maraş Valiliği olmak üzere bir çok kurum, siyasi parti ve demokratik kitle örgütüyle görüşmeler yapılacağı bildirildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Maraş Tilkiler Köyü’nde muhabbet cemi yapıldı-VİDEO

    Maraş Tilkiler Köyü’nde muhabbet cemi yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Maraş’ta Tilkiler Köyü Cemevi ve Kültür Merkezi’nde muhabbet cemi yürütüldü. Dedelik makamının imtiyaz makamı olmadığını vurgulayan Sinemilli Ocağı pirlerinden İbrahim Ethem Eysan, “Her insan dindar olmak zorunda değil ama her insan ahlaklı olmak zorundadır. Ahlaklı olmak sözünü yüreklerimize koyarak evlerimize dönmeliyiz” dedi.

    Maraş’ın Pazarcık ilçesine bağlı Tilkiler Mahallesi’nde bulunan Tilkiler Köyü Cemevi ve Kültür Merkezi’nde muhabbet cemi yürütüldü. Muhabbet cemini Sinemilli Ocağı pirlerinden İbrahim Ethem Eysan yürüttü.

    “DEDELİK MAKAMI İMTİYAZ MAKAMI DEĞİLDİR”

    Dedelik makamının imtiyaz makamı olmadığını vurgulayan Sinemilli Ocağı Piri İbrahim Ethem Eysan, “Biz bu makamda oturuyoruz diye kendimizi imtiyazlı olarak görmüyoruz, siz ne iseniz biz de oyuz. Bütün mesele bir arada olmaktır. Ahlak ve inancı, dini ayrı tutmak lazım. Her insan dindar olmak zorunda değil ama her insan ahlaklı olmak zorundadır. Ahlaklı olmak sözünü yüreklerimize koyarak evlerimize dönmeliyiz” diye konuştu.

    “13 YILLIK EMEĞİN KARŞILIĞINDA BUGÜN BİR ARAYA GELDİK”

    Tilkililer Derneği Başkanı Eren Ovayolu da”2011 yılında dedelerimizle birlikte yapılan tartışmalarda bir dernek kurulması planlandı ve dernekleşme toplumumuzun bir araya gelmesi ve dayanışması anlamında çok kıymetliydi. 13 yıllık emeğin karşılığında bugün burada bir araya geldik ve pirlerimizin, mürşitlerimizin öncülüğünde dayanışma ruhumuzla cem yürüttük.”

    Muhabbet ceminde gülbenglerin ardından semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

    PİRHA/MARAŞ

  • Çan-Der Başkanı Yıldız’dan Cemevi Başkanlığı tepkisi: Alevileri bir kuruma bağlamasınlar-VİDEO

    Çan-Der Başkanı Yıldız’dan Cemevi Başkanlığı tepkisi: Alevileri bir kuruma bağlamasınlar-VİDEO

    PİRHA-AKP tarafından kurulan Cemevi Başkanlığı’nın Aleviler nezdinde bir önemi olmadığını söyleyen Çan-Der Başkanı Veysel Yıldız, Alevi inancının sadece kültür olmadığını inanç olarak tanınması gerektiğini söyledi. Yıldız, bölgede nüfus azaldığı için çalışmaların yeterli olmadığını belirterek, “Aleviler, cemevlerine sahip çıksınlar, inançlarına sahip çıksınlar” dedi. 

    Çiftlik, Ambar ve Nergele Köyleri Yardımlaşma Derneği (ÇAN-DER) Başkanı Veysel Yıldız, Alevi inancının, cemevinin devlet tarafından tanınmamasını, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi asimilasyonunu, Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “ALEVİLERİ BİR KURUMA BAĞLAMASINLAR, İNANÇ OLARAK TANISINLAR YETER”

    Kültür Turizm Bakanlığı’nın kurmuş olduğu Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na tepki gösteren Yıldız, Alevi inancının sadece bir kültür olmadığını, bir inanç olduğunu belirtti.

    Yıldız, “Bizim bir inancımız, kültürümüz, yaşantımız var, bunu tanısınlar. Bizim talebimiz budur. Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın bize göre bir yetkisi yoktur. İsviçre’de yaşadığım dönemde devlet Alevileri bir inanç olarak tanıdı. Biz de ülkemizde aynı anlayışı bekliyoruz. Diyoruz ki biz bir inancız. Yoksa bunu bir yere bağlanması bizi alakadar etmiyor. Kültür Bakanlığının amacı kültürel çalışmalar yapmaktır ama biz bir inancız. Alevileri bir kuruma bağlamaya gerek de yoktur, inanç olarak tanısınlar yeter. Biz de bu ülkede vatandaşlık görevlerini yerine getiriyoruz. Biz tarihten bugüne kadar inancımızı getirmeyi sürdürdük, yine devam ettiririz. Eğer devletten gelen yetkili kişiler bizim inancımızı tanımıyorsa biz gelen yardımları kabul etmeyiz. İnancımızı bizlere sorsunlar” dedi.

    “İNANCIMIZA SAHİP ÇIKALIM”

    Bölgede az sayıda insanla yapılan çalışmaların yetersiz olduğunu ifade eden Yıldız, şöyle devam etti:

    “Yazın insanlar buraya geldiğinde çalışma faaliyetleri daha aktif. Kışın ise insanlar olmadığı için inanç hizmetleri aksıyor. Aleviler, cemevlerine sahip çıksınlar, inançlarına sahip çıksınlar.”

    Kamber YILDIZ/EKİNÖZÜ-MARAŞ

  • Ekinözü, Nergele Köyü çevresinde en büyük balık tesisini barındırıyor-VİDEO

    Ekinözü, Nergele Köyü çevresinde en büyük balık tesisini barındırıyor-VİDEO

    PİRHA-Ekinözü Nergele Köyü’nde yetiştirilen balık tesisi bölgenin en büyük üretici olma özelliğini sahip. Tesiste üreticilik yapan Mehmet İşbilir, balık eti sağlık açısından faydalı olmasına rağmen, ülkede tüketim kültürü gelişmediği için satışların kırmızı ete göre az olduğunu söyledi.

    Bölgede en büyük balık üretim yerlerinden biri olan Maraş Ekinözü’ne bağlı Nergele (Gözpınar) köyü balık tesisi üreticisi Mehmet İşbilir, savaşların etkisinden dolayı satışlarının düşük olduğunu söyledi. İşbilir, balık etinin protein açısından da çok değerli olduğunun ancak ülkede balık eti tüketiminin az olduğunu ifade ederek,  ‘Türkiye’de balık etine karşı bir önyargı var” dedi.

    Üretici Mehmet İşbilir, tesiste balık üretimi dışında halka balık satışı hizmeti verdiklerini de söyledi.

    “MARAŞ’IN EN BÜYÜK TESİSLERİNDEN BİR TANESİ”

    Bölgenin en büyük tesislerinden bir olduğunu söyleyen balık üreticisi Mehmet İşbilir, üretimin ilerleyen süreçlerde artacağını belirtti. İşbilir, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Su yeterli olduğu ölçüde tesisimizi çoğaltacağız, büyüteceğiz. Şu an 1 milyon 950 bin yumurta yetiştirebiliyorken ilerleyen süreçlerde bu sayıyı artıracağız. Şu an 103 tane olan havuz sayısını ilerleyen dönemlerde 150-160’a kadar çıkartmayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Savaşlardan dolayı balık talebinde bir düşüklük olduğunu kaydeden İşbilir, “Porsiyonluk balıkların yurtdışına ihracat yapamamasından dolayı bizde yavru satışı fazla olmuyor. İlerleyen süreçlerde satışların artacağını temenni ediyoruz.

    Balık üretimindeki zorluklarına değinen İşbilir, “Kışın su derecesinin düşmesiyle birlikte çalışmakta zorluk çekiyoruz ama burada çalışmayı göze alan birisi için sorun olmuyor” ifadesinde bulundu.

    “TÜRKİYE’DE BALIK TÜKETİMİ AZ”

    Türkiye’de balık tüketiminin Avrupa’daki ülkelere kıyaslandığında az olduğunu dile getiren İşbilir, ülkedeki balık kültürünün gelişmediğine dikkat çekerek, “Protein olarak sağlıklı olduğu halde ülkemizde balık tüketimi düşük seviyelerde. Balığa karşı bir önyargının olduğunu düşünüyorum. Genelde balık eti yurtdışında tercih ediliyor” açıklamasında bulundu.

    Balıkların daha sağlıklı bir ortamda yetiştirilmesi için temizliğe dikkat ettiklerini de ifade eden İşbilir, balıkların hasta olmaması için havuzların kireçlendiğini ifade etti.

    Kamber YILDIZ/MARAŞ