Etiket: mardin

  • İmamoğlu Ankara’da konuştu: Yaşananlar darbe dönemlerini hatırlatıyor-VİDEO

    İmamoğlu Ankara’da konuştu: Yaşananlar darbe dönemlerini hatırlatıyor-VİDEO

    PİRHA- Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Başkanı Ekrem İmamoğlu, ardı ardına belediyelere atanan kayyım kararlarına ilişkin konuştu. İmamoğlu, “Yaşananlar demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerini hatırlatmaktadır. Sistematik hale gelen uygulamalarla demokrasinin en temel unsuru olan seçme ve seçilme hürriyeti yok edilmiştir” dedi.

    Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kayyıma karşı karar aldıkları olağanüstü toplantı sonrasında TBB önünde açıklama yaptı. Kayyım atamalarına dikkat çeken İmamoğlu, “Bugün demokrasimiz bir kez daha derin bir yara almıştır” dedi.

    İçişleri Bakanlığı’nın yerel yöneticilerin görevleri ile ilgili bir suç işlemesi halinde işlem yapabileceğine dikkat çeken İmamoğlu, “Belediye Kanunu’nda da kayyım atamasına dayanak yapılan hükümde İçişleri Bakanına görevden alma yetkisi tanınmamıştır” diye belirtti.

    “HAREKETE GEÇİYORUZ”

    İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu kararlara imza atan iktidar yüzünden Türkiye muasır medeniyet düzeninden kopmakta, totaliter rejimler ligine taşınmaktadır. Hukuktan uzaklaşarak atılan bu adımlar ülkemizi seçimli demokrasi olmaktan çıkarmaktadır. Ülkeyi yönetenler, seçilebiliyorlarsa bunu millet iradesi saymakta; seçilemiyorlarsa kayyımları devreye sokmaktadır. Yaşananlar demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerini hatırlatmaktadır. Bu kararların sonuçları salt siyasi değildir. Demokrasiden uzaklaşmak, dünyanın en kırılgan ekonomilerinden biri olmamıza yol açmaktadır. İşte bu yüzden emeklisinden öğrencisine herkes ağır bir geçim sıkıntısı içindedir. Gençlerimiz o yüzden umudu başka ülkelerde arıyor. Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat sistemi nedeniyle gençlerin alın teri emeği yok sayılıyor.

    Sistematik hale gelen uygulamalarla demokrasinin en temel unsuru olan seçme ve seçilme hürriyeti yok edilmiştir. Tüm modern çağdaş devlet düzenlerinin kabul ettiği yerinden yönetim modelinin altının merkezi idare tarafından dinamitlendiği, Türkiye demokrasinin yok edilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz.

    “YAPILAN UYGULAMALAR KEYFİ VESAYET YÖNETİMİNİ AÇIĞA ÇIKARMIŞTIR”

    Kayyım uygulamasıyla yerel halkın vergi ve katkılarıyla oluşturulan bütçe, bu yetkinin meşru kullanıcısı yerel yönetici yerine, İçişleri Bakanlığı’nın bir memuruna teslim edilmiştir. Merkezi idare, belediyelerin hiyerarşik amirine dönüştürülmüştür. Son 8 yıldır alınan kararlar, yapılan uygulamalar ülkemizde keyfi vesayet yönetimini açığa çıkarmıştır.

    Bilinmelidir ki, bizler seçimle iş başına gelmiş yerel yöneticiler olarak belediye başkanlarına yönelik şafak operasyonlarının itibarsızlaştırma aracı olarak kullanması uygulanmasının kime yapılırsa yapılsın karşısında olacağız.

    Belediye başkanlığının sona ermesi, meclis feshi, görevden alma gibi konulardaki usuller Anayasa ve Belediye Kanunu’nda bellidir. Daha sonra Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen istisna hükümlerine ihtiyaç bulunmamaktadır. Olağanüstü koşullarda getirilmiş kayyım düzenlemesinin olağan dönemlerde de kullanılması uygulamasına son verilmelidir. Belediye başkanlığının boşalması halinde, kayyım uygulaması dahil meclisin kendi üyeleri arasından başkan veya başkan vekili seçme uygulamasının kanunda belirtilen temel ilkeler çerçevesinde istisnasız sürdürülmesi gerekmektedir.”

    Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) olarak bu antidemokratik uygulamaların sona erdirilmesi amacıyla siyasi partilerle en güçlü şekilde istişareler yapılması için bugün itibariyle harekete geçeceklerini vurgulayan İmamoğlu, “Ulusal ve uluslararası platformlarda izah edilemeyen uygulamalara meydan verilmemesi bakımdan kayyım düzenlemesinin kaldırılması ve seçim kanunlarının gözden geçirilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinin harekete geçmesi, gerekmektedir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat: Alevilerin kayyıma karşı net bir tavır alması lazım – VİDEO

    Fırat: Alevilerin kayyıma karşı net bir tavır alması lazım – VİDEO

    PİRHA – Ardı ardına belediyelere atanan kayyımlara ilişkin konuşan DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, “Özellikle biz Alevilerin bu konuyla ilgili net bir çerçevede tavır takınması lazım. Birbirimizin Hızır’ı olarak bu firavunları geldikleri yerlere geri göndereceğiz” dedi.

    İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da CHP’li Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atadıktan sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atadı. Kayyım atanmasına karşı bir çok kentte halk sokağa çıkarak kayyımları kabul etmeyeceklerini söylediler.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, kayyım darbesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “AKP, HER TOPLUMU MAĞDUR EDECEK POLİTİK ARENA YARATMAYA ÇALIŞIYOR”

    Celal Fırat, kayyımların insanlık suçu olduğunu belirterek, “Çok kindar bir tutum bu. Halkın iradesine saygı göstermek gerekiyor. Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye ilk aday olduğu süreçlerde ilk AKP’yi kurduklarında ‘biz mağduruz’ diyordu. Ama şu an her toplumu mağdur edecek bir politik arena yaratmaya çalışıyor. Kendi gibi düşünmeyen herkesi terörize eden bir mantıkla bakıyor. İnsanları toplumları ayrıştırıyor kesinlikle bunu kabul etmemek lazım” dedi.

    Halkın kayyımları kabul etmediğini vurgulayan Fırat, “Bir tarafta barış deniliyor, demokrasi koşullarını yaratalım deniliyor uzattığımız eli gelin tutun diyorlar ama bir taraftan da tamamen kindar bir söylem ile tehditkar bir şekilde ‘bu eli tutmazsanız elinizi kırarız’ diyorlar. Bu gerçekten bu toprakların dili olmamalı” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN SESİNİ ÇIKARMASI LAZIM”

    Alevilerin kayyıma karşı net bir tavır sergilemesi gerektiğine de vurgu yapan Fırat, devamında şöyle konuştu:
    “Halfeti Belediye eş başkanlarımız Batman eş başkanlarımız Mardin eş başkanlarımıza yapılanı kendimize yapılmış gibi görüyoruz. Özellikle biz Alevilerin Alevi örgütlerinin Alevi halkının Alevi toplumunun da bu konuyla ilgili net bir çerçevede tavır takınması lazım. Evet biz barışsever insanlarız, toplumuz ama Şahı Merdan Ali’nin çok güzel bir lafı var ‘bir yerde zulüm varsa zulüm yapanları engelleyemiyorsanız teşhir edin’ buradan yola çıkarak Alevilerin sesini çıkarması lazım. Burada alanlarda olması lazım mücadele etmeleri lazım.

    BU FİRAVUNLARI GELDİKLERİ YERE GÖNDERECEĞİZ

    Gerçekten hepimizin vicdanını sorgulamamız lazım niye AKP bu kadar alan yarattı kendine? Bu da bizim yan yana gelmememizden kaynaklanıyor. Umut ediyorum ki bu topraklara gerçekten sevgi gelecek sevgi de tepeden gelmez, biz ancak birbirimizin Hızır’ı olursak bu topraklara demokrasi gelecek. İnanıyoruz ki AKP bir gün hesap verecek. Birbirimizin Hızır’ı olarak bu firavunları geldikleri yerlere geri göndereceğiz. Ben buna inanıyorum.”

    Devrim FINDIK-Dilan MORSÜMBÜL/İSTANBUL

  • ADFE ve PSAKD’den kayyım tepkisi: Halkın iradesine saygı gösterin

    ADFE ve PSAKD’den kayyım tepkisi: Halkın iradesine saygı gösterin

    PİRHA- ADFE ve PSAKD yapıkları yazılı açıklamada, Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine atanan kayyıma tepki göstererek, “halkın iradesine yapılan bu müdahaleleri kınıyor; demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışının temel değer olarak korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz” denildi.

    İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına dair Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) açıklama yaptı.

    “ANTİ-DEMOKRATİK BU UYGULAMADIR

    ADFE, yaptığı yazılı açıklamada şunlar ifade etti:

    “Bugün bir kez daha, seçilmiş belediyelere kayyum atanarak halk iradesi yok sayılmıştır. Mardin Büyükşehir, Batman ve Halfeti belediyelerine yapılan bu müdahale, geçtiğimiz günlerde Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyum kararının devamı niteliğindedir. Anti-demokratik bu uygulamaları kaygı ve üzüntü ile izliyoruz.

    Toplum olarak demokrasiyi güçlendirmek, halk iradesine saygıyı tesis etmek zorundayız. Kayyum atamaları, demokratik süreçlerin ihlal edildiği, seçmen iradesinin yok sayıldığı bir yaklaşımdır. Sessiz kalmak, bu tür uygulamaların daha da yaygınlaşmasına ve halkın özgür iradesinin daha da zedelenmesine neden olacaktır. Geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmazsak, daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabiliriz. Türkiye Alevi Federasyonu olarak, halkın iradesine yapılan bu müdahaleleri kınıyor; demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışının temel değer olarak korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.”

    “HALK İRADESİ KAZANACAK!”

    PSAKD de yaptığı açıklamada, “Halk İradesine yapılan darbeyi kabul etmiyoruz! Bu sabah Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine açıkça darbe yapılmıştır. Halkın iradesiyle seçilen belediye başkanları hukuksuz bir biçimde görevden alınarak kayyum atanmasını asla kabul etmiyoruz. İktidarın kayyumcu, darbeci anlayışı yenilecek! Halk iradesi kazanacak!” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İzmir’de kayyım protestosu: Darbelere alışmayacağız-VİDEO

    İzmir’de kayyım protestosu: Darbelere alışmayacağız-VİDEO

    PİRHA- İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 3 kente kayyım atanmasını protesto ederek, hukuk dışı yollarla halk iradesinin gasp edilmesinin darbe olduğunu vurguladı.

    İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanması İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından protesto edildi.

    Kayyım atamalarını protesto etmek amacıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya gelen kitle basın açıklaması gerçekleştirdi. “İrademe dokunma. Kayyıma geçit yok” yazılı pankartın ve “Kayyımlar gidecek biz kalacağız”, “Halkın iradesi gasp edilemez”, “İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız” yazılı dövizlerin taşındığı açıklamada sık sık , “Kayyımlar gidecek biz kalacağız” sloganları atıldı. Basın metnini kitle adına Eğitim-Sen 1 No’lu Şube Başkanı Nafiz Ceylan okudu.

    “KAYYIM DARBELERİ OLAĞAN OLAĞAN HALE GETİRİLMEK İSTENİYOR”

    Ceylan, kayyım darbelerinin olağan hale getirilmesinin olağan hale getirilmeye çalışıldığını kaydederek, “Son beş ayda arka arkaya Hakkâri, Esenyurt Mardin, Batman ve Halfeti halkının iradesini gasp etmeye dönük saldırılar AKP-MHP iktidarının 31 Mart yerel seçimlerini ezici bir şekilde kaybettiği belediyelere kayyum darbesi ile adeta çökmeyi hedeflediğini tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır. Hedef açıktır. Tüm toplum iradesinin gasp edilmesine alıştırılmak, kayyum darbeleri olağan hale getirilmek istenmektedir” dedi.

    ALIŞMAYACAĞIZ!

    Belediye başkanlarının tutuklandığı, yerlerine kayyım atandığı bir ülkede demokrasiden, adaletten, hukuktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan Ceylan, bu hukuksuzluklara karşı parti, siyasi görüş ayrımı yapmadan tepki yaratılmaması halinde kayyım darbesinin yeni belediyeler ile süreceğini dile getirdi. Ceylan,  “Halkın iradesine, demokrasiye, emeğe, barışa darbe niteliğindeki kayyum politikalarını hiçbir dönem kabul etmedik, alışmadık. Bugün de kayyum darbesini kabul etmiyoruz! Anti demokratik uygulamalarla haklarımızın gasp edilmesine alışmayacağız! Duymak istemeyen kulaklara, görmek istemeyen gözlere inat bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir. Hukuk dışı yollarla baskı ve zor yöntemleriyle halkın iradesinin gasp edilmesine son verilmelidir. Seçilmiş Belediye Başkanları derhal görevine iade edilmelidir” diye belirtti.

    Açıklama sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Bakırhan Mardin’den seslendi: Bizlere diz çöktüremezsiniz -VİDEO

    Bakırhan Mardin’den seslendi: Bizlere diz çöktüremezsiniz -VİDEO

    PİRHA- Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk’ün görevden alınarak yerine kayyım atanması üzerine Mardin’e gelen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Sizler yalan dolanlarınızla bizlere diz çöktüremezsiniz. Söz veriyoruz size bu kayyımcı anlayışa, sizin iradenizi yok sayanlara asla geçit vermeyeceğiz” dedi. 

    Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk’ün, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine kayyım atanması üzerine Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları Mardin’e gittiler.

    Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin önünde konuşan Tuncer Bakırhan, karara tepki gösterdi. Burada yapılan açıklamaya Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da katıldı.

    “BİR YANDAN YENİ SÜREÇ DEYİP DİĞER YANDAN SİYASİ SOYKIRIM YAPIYORLAR”

    İktidarın bir taraftan çözüm beklentisi yaratıp ‘yeni bir süreç’ ve ‘normalleşme’ dediğini ama tam 8 yıl önce 4 Kasım’da yaptıkları siyasi soykırımı tekrar ettiğini belirten Bakırhan, “Bunlar yalancıdır, bunlar riyakardır, bunlar ikiyüzlüdür. Bunlar ‘çözüm’ dediklerinde zulüm, bunlar ‘normalleşme’ dediklerinde kayyım, bunlar ‘adalet’ dediklerinde adaletsizlikle karşı karşıya kalıyoruz. Bu yalancılar, bu inkarcılar, Kürdü, Türkiye halklarını reddedenler zannediyorlar ki Kürtler bu kayyımcılara, bu talancılara baş eğecekler. Çok iyi bilsinler ki Seyit Rıza ne yaptıysa, Şeyh Sait ne yaptıysa, Mazlumlar, Denizler, Sakineler ne yaptıysa Kürt halkı, Türkiye halkları da onların yaptıklarını yapacaktır” dedi.

    “NE KAYYIM NE ZULÜM ASLA KARŞILIĞINI BULMAYACAKTIR”

    Ne kayyımın ne zulüm politikalarının ne yalanların ne de hilelerin kendilerine diz çöktürmeyeceğine vurgu yapan Bakırhan, “Seyit Rıza’nın dediği gibi ‘sizler yalan dolanlarınızla bizlere diz çöktüremezsiniz.’ Biz de diyoruz ne yalan ne talan ne zulüm asla Mardin’de Amed’de Kürt coğrafyasının hiçbir yerinde bizleri yıldıramayacaktır. Bizlere diz çöktüremeyecektir. Utanmazlar bu 3’üncü dönemdir kayyım atıyorsunuz. Demek ki kayyım politikalarınız karşılık bulmadı, seçimde kayyım politikalarınız kaybetti inkar politikanız kaybetti. Şimdi seçimde kaybettiğiniz buralara hileyle dolanla yalan yanlış yargı kararlarıyla birlikte gasp etmeye çalışacaksınız. Söz veriyoruz size bu kayyımcı anlayışa bu sizin iradenizi yok sayanlara asla geçit vermeyeceğiz. Sokakta mecliste yaşamın her alanında emekçilerle yoksullarla ezilenlerle birlikte bu talancı bu savaş sever kayyımcı zihniyeti el birliği ile göndereceğiz. Sizler yanımızda olduğunuz müddetçe burada olduğu gibi iradenize sahip çıktığınız müddetçe ne talan ne yalan ne kayyım ne de zulüm Kürdistan topraklarında asla karşılığını bulmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

    “BU TOPRAKLARA BARIŞ VE ADALET GELENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Ortak mücadele vurgusunu öne çıkaran DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Mardin’den çağrılarını yenilediklerini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Mardin’den çağrımızı yeniliyoruz. Bu kayyım sisteminden vazgeçin, bu kayyım sisteminin kimseye yararı yok, bu kayyım sistemi iflas etti. Tekrar Mardin halkının iradesinin tecelli etmesi için bu yalancı talancı kayyımcı anlayışı bırakın eş başkanlarımız yönetimiyle bu kenti yönetsin. Durmayacağız mücadele edeceğiz. Direneceğiz, bu topraklara barış adalet gelince kadar halkımız kendi kimlikleriyle eşit yurttaş oluncaya kadar hep birlikte mücadele edeceğimizin sözünü veriyoruz.”

    PİRHA/MARDİN

  • ‘Halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir!’ – VİDEO

    ‘Halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir!’ – VİDEO

    PİRHA – İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri’nin Esenyurt Meydan’da kayyım darbesine karşı yaptığı açıklamada “Anti demokratik uygulamalarla haklarımızın gasp edilmesine alışmayacağız! Duymak istemeyen kulaklara, görmek istemeyen gözlere inat bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir” denildi.

    İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Platformu, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir, kayyımlar gidecek biz kalacağız!” şiarıyla Esenyurt Meydanı’nda açıklama yaptı. Açıklama öncesi söz alan DEM Parti Milletvekili Cengiz Çiçek, “Ülke ikiye bölünmüştür. Bir tarafta darbeciler, öbür tarafta darbeye karşı direnen bizler” dedi.

    Basın metnini KESK İstanbul Şubeler Platformu dönem sözcüsü Eren Ertin okudu.

    “KAYYIM DARBELERİ OLAĞAN HALE GETİRİLMEK İSTENMEKTEDİR”
    Ertin ülke olarak güne yine bir kayyum darbesi ile uyandıklarını belirterek şunlara yer verdi:
    “Esenyurt Belediye başkanı Ahmet Özer’in tutuklanıp yerine kayyum atanmasının üzerinden daha beş gün geçmişken bugün de bir kez daha en demokratik haklardan olan seçme seçilme hakkı gasp edilmiştir. Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi başkanları görevden alınmış ve yerlerine kayyum atanmıştır. Son beş ayda arka arkaya Hakkâri, Esenyurt Mardin, Batman ve Halfeti halkının iradesini gasp etmeye dönük saldırılar AKP-MHP iktidarının 31 Mart yerel seçimlerini ezici bir şekilde kaybettiği belediyelere kayyum darbesi ile adeta çökmeyi hedeflediğini tüm açıklığı ile ortaya koymaktadır. Hedef açıktır. Tüm toplum iradesinin gasp edilmesine alıştırılmak, kayyum darbeleri olağan hale getirilmek istenmektedir.
    “KAYYIM HERKESE VERİLMİŞ BİR GÖZDAĞIDIR”
    Kayyum halk iradesine darbedir. Kayyum emeğe darbedir. Kayyum; yerel yönetim emekçilerini işinden, ekmeğinden eden, toplu sözleşmelerini iptal eden, sürgünü, sendikal ayrımcılığı, angarya çalıştırmayı rutin hale getiren bir emek düşmanlığının adıdır. Kayyum:  Yolsuzluktur, boşaltılan kasalardır. Kayyum: Şatafattır. Belediye binalarına eklenen jakuzili odalardır. Kayyum: Yandaşlara belediyelerde kadro açmak, ihale dağıtmaktır.  Dolayısıyla halkın omuzlarına katmerli borçlar yüklemektir.
    Kayyum: İktidarın insan ve doğa karşıtı rantçı belediyecilik anlayışı karşısında olan herkese verilmiş bir gözdağıdır.
    “DEMOKRASİNİN TEMEL KOŞULU HALK İRADESİNE SAYGI DUYMAKTIR”
    Bir kez daha altını çiziyoruz. Demokrasinin varlığının temel koşulu halk iradesine saygı duymaktır, aksi her türlü karar veya müdahale halkın demokratik iradesinin gasp edilmesi anlamına gelmektedir. Seçilmiş milletvekillerinin Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hala cezaevinde tutulduğu, belediye başkanlarının tutuklandığı yerlerine kayyum atandığı bir ülkede demokrasiden, adaletten, hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Herkes bilmelidir ki yaşanan bu hukuksuzluklara karşı parti, siyasi görüş ayrımı yapmadan ülke genelinde yeterli düzeyde tepki yaratılmaması halinde kayyum darbesi yeni belediyeler ile sürecektir.
    “SEÇİLMİŞ BELEDİYE BAŞKANLARI DERHAL GÖREVİNE İADE EDİLMELİDİR”
    Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri olarak halkın iradesine, demokrasiye, emeğe, barışa darbe niteliğindeki kayyum politikalarını hiçbir dönem kabul etmedik, alışmadık. Bugün de kayyum darbesini kabul etmiyoruz! Anti demokratik uygulamalarla haklarımızın gasp edilmesine alışmayacağız!
    Duymak istemeyen kulaklara, görmek istemeyen gözlere inat bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; halk iradesine vurulan bu darbeden derhal vazgeçilmelidir. Hukuk dışı yollarla baskı ve zor yöntemleriyle halkın iradesinin gasp edilmesine son verilmelidir. Seçilmiş Belediye Başkanları derhal görevine iade edilmelidir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • CHP Genel Başkanı Özel: Halkın iradesiyle inatlaşılmaz

    CHP Genel Başkanı Özel: Halkın iradesiyle inatlaşılmaz

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi önünde yaptığı konuşmada, “Halkın iradesiyle inatlaşılmaz. Türkiye Cumhuriyetinde her Kürt kendini Manisalı, Osmaniyeli, Rizeliler kadar eşit hissedene kadar demokrasi mücadelesi vereceğiz. Bunun için illa da eşitlik, illa da kardeşlik, illa da barış demeye geldim” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir, Halfeti ve Batman Belediyesi’ne kayyım ataması kararı protesto edilmeye devam ediliyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel Mardin’e gitti.

    Özel, “Mardin halkının iradesini tanımayan, Mardin’i seçimlerle alamayan bir akıl, Mardin Belediyesi’ne üçüncü kez kayyum atamaya kalktı. Ben haberi televizyonda gördüğüm anda yanımdaki arkadaşım dedi ki ‘Tüh, Ahmet Başkanı ziyaret edemeden Ahmet Başkanı görevden aldılar’. Ben de ona dedim ki ‘Hayır, Ahmet Başkanı gidip bugün ziyaret edeceğim. Mardin Büyükşehir Belediye başkanın kim olduğuna Recep Tayyip Erdoğan değil, Mardinliler karar verir.’ 50 yıldır Mardinliler, Kürtler kendi iradelerini temsil etmek üzere her sandık önlerine konulduğunda Ahmet Türk’ü seçiyorlar. Bu iradeyle inatlaşılmaz” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Özel, “Ey Türkiye’nin iradesine müdahale eden kötü akıl, burada bu akla ‘devlet aklı’ diyorsanız bu ne devletin aklıdır, her kimin aklı olursa olsun bu akıl kötü bir akıldır. Milletin vicdanında bu akla yer yoktur. Ben diyorum ki Türkiye Cumhuriyetinde her Kürt kendini Manisalı, Osmaniyeli, Rizeliler kadar eşit hissedene kadar demokrasi mücadelesi vereceğiz. Bunun için illa da eşitlik, illa da kardeşlik, illa da barış demeye geldim” diye konuştu.

    “AHMET TÜRK BARIŞ GÜVERCİNİDİR”

    CHP Genel Başkanı Özel, konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Efendim, biz ‘Kürt meselesi’ deyince yokuz, ‘Kürt meselesi yoktur’ diyeceğiz ama bir takım pazarlıklarla kendimiz için bir avantaj sağlayacağız. Bakın Ahmet Türk, 50 yıl önce ben doğmadan siyasette olan bu kişi siyasette Türkiye siyasetinde diyaloğu temsil eden, barışı temsil eden, kardeşliği temsil eden, çatışma yerine barışı savunan, hepimize bu konuda önderlik eden bir barış güvercinidir. Bugün sen kayyum atama meselesinde nereye atarsan ata, Hakkari’de de yanlıştı, Esenyurt’ta da yanlış, Halfeti’de de yanlış, Batman’da da yanlış, burada da aynı yanlış. Ama be Allah’ın adamı ‘devlet aklı, devlet aklı’ diyorsun. Bütün Türkiye’ye kayyum atasan buna aklın öyle kesse, buna hakkın olsa ki hiçbirine yok, Ahmet Türk’e gelince duracaksın. Ahmet Türk kayyum atanacak biri değil. Mardin Devrim Başkanı seçmiş, görev vermiş. Sen bu iradeye karşı çıkarsan, bu Mardin’in tarihini, bu Mardin’in kardeşliğini, bu Mardin’in kutsallığını, bu Mardin’in kadim medeniyet anlayışını hiç anlayamamışsın demektir. O yüzden hem bir yandan dönüp adına ‘sorun’ demediğin bir şeye çözüm arayacağına ikna edeceksin, hem ‘Türkiye’de siyasette barışı kim savunur?’ dendiğinde akla gelen ilk ismin, halkın neredeyse yüzde 60 iradesiyle verdiği kararına, desteğine rağmen orada kayyum siyaseti yapacaksın. Burada o dediği akıl da yok, burada vicdan da yok. Burada bir oyun var ama o oyundan ne bize hayır var, ne bu millete hayır var. Emin olsun kendisine de hayrı yok.”

    Özel, “Bir kez daha uyarıyorum; söz bitmesin, söz kıymetlidir, söz önemlidir, söz konuşabilmek demektir, söz kardeşliktir, söz her zaman sözümdür, sözsüz çözüm olmaz. Mardin seçimde sözünü söylemiş, o sözü kısmayın. O sözü susturmayın. O sözün temsilcilerine bu zulmü yapmayın. Ben buradan Türkiye siyasetindeki tüm aktörlere çağrıda bulunuyorum: Bir cinnet gününü yaşadık ama bugün orada bırakıp bu yanlışlardan dönün. Bu kayyum meselesinde ileri adım atmayın. Aksine gelin geri adım atın. O KHK‘yla, OHAL’de çıkardığınız o ahlaksız kanundan bu süreçten vazgeçin” ifadelerini kullandı.

    Korkuya teslim olmayacaklarının altını çizen Özel, “Birileri kavga, çatışmanın bizi parçası yapmak, buradan kendilerine önce güç devşirmek, yarattıkları korkuyla bu ülkeyi yönetmek istiyorlar. Bu korkuya teslim olmayacağız. Türkiye’nin Manisa’da da Mardin’de de büyük sıkıntı içinde olan vatandaşları var. Açlık var, yoksulluk var, işsizlik var, hayat pahalılığı var, gençlerimizin ümitsizliği var. Bu sorun görülmesin diye gençleri, yoksulları, işsizleri, çatışmaya, kavgaya, gerginliğe sürüklemeye çalışıyorlar. Buna teslim olmayacagiz. Türk gencinin de, Kürt gencinin de hayalini bu ülkede kurmasını omuz omuza, halaya durmasını bu ülkeyi nasıl ki dedeleri birlikte kurtardı, torunların bu ülkede kardeşçe ve eşit yaşamasını savunuyoruz, bunun arkasında duracağız” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • FEDA’dan kayyum tepkisi: Bu saldırı püskürtülmelidir!

    FEDA’dan kayyum tepkisi: Bu saldırı püskürtülmelidir!

    PİRHA- Demokratik Alevi Federasyonu, belediyelere kayyım atanmasına ilişkin açıklama yayınladı. Kayyım uygulamalarının Alevi toplumunu rahatsız ettiği belirtilen açıklamada “Bütün Alevi kurumlarının kayyum siyasetine karşı aktif, etkili ve sonuç alıcı tutum geliştirmesi gerekmektedir” denildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına bir tepki de Demokratik Alevi Federasyonu’ndan (FEDA) geldi.

    Yazılı açıklama yapan FEDA, “Kürt halkın iradesinin gasp edilmesine karşı direnişteyiz” mesajını verdi.

    KİRLİ BİR SAVAŞ SÜRDÜRÜLMEKTE”

    FEDA’nın açıklamasında tüm Alevi kurumlarının kayyım siyasetine karşı aktif tutum sergilemesi gerektiğine vurgu yapıldı. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Dün Türkiye’nin en büyük ilçesi olan İstanbul /Esenyurt ilçesine, bugün Mardin, Halfeti ve Batman’a kayyum atandı. Yezit zihniyetli AKP/MHP iktidarı, Alevileri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adlı soykırımcı kurumla asimile etmeye çalışmaktadır. Kadınların mücadeleyle elde ettiği hakların güvencesi olan İstanbul Sözleşmesini iptal ederek kadınları baskı altına almaktadır. Emekçilerin hiçbir hakkını vermeyerek sömürüyü katmerli hale getirmiştir. Yıllardır Kürt halkına karşı kuralsız her türlü araçla kirli bir savaş sürdürülmektedir. Bütün bunlara rağmen halkların ortak iradesiyle kazanılmış Esenyurt belediyesine kayyum atanmıştır. Belediye başkanı Prof. Ahmet Özer, CHP’den belediye başkanı seçilmiş bir Kürt akademisyeniydi. Arkasından bugün sabah saatlerinde Mardin, Elih ve Halfeti belediyeleri gasp edilmiştir.

    Yezit politikalarını uygulayanlar, hem Kürt halkının özgürlük mücadelesine el koymaya, hem de demokrasi mücadelesini bastırmaya çalışmaktadır. İktidar ve ortağı halkları ezmek için her türlü hile ve hukuksuzluğu devreye koymuş bulunmaktadır. Bir yanda barıştan söz eden iktidar, bir yandan da tecrit uygulaması ve kayyum saldırılarıyla nasıl bir barış istediği de ortaya çıkmıştır.

    Değerli canlar, bu kayyum saldırılarının başladığı andan itibaren Kürt halkı, Mardin’de, Halfeti’de ve Batman’da direniştedir. Bu direniş Hz. Hüseyin’in Yezid’e karşı, Baba İshak’ın Selçuklu zalimlerine karşı, Pir Sultan’ın Hızır Paşa zorbasına, Kalender Çelebi’nin Osmanlı cellatlarına karşı direnişi kadar meşrudur, haktır. Hiçbir faşist zorbalıkla sınırlandırılamaz, engellenemez.

    Değerli Canlar, Alevi kurumları ve Alevi toplumu, kayyum siyasetinin sadece DEM Partililerin ve Kürt halkının sorunu olmadığı Esenyurt Belediyesi’ne atanan kayyumla da açıkça görülmüştür. O nedenle bu kayyum saldırılarının hak ve hakikatten yana olan bütün Alevi toplumunu rahatsız ettiği gerçeğinden hareketle bütün Alevi süreklerinin ve bütün Alevi kurumlarının kayyum siyasetine karşı aktif, etkili ve sonuç alıcı tutumu geliştirmesi gerekmektedir. Çünkü bu direniş, aynı zamanda Alevilerin eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü direnişinin kendisi olmaktadır.

    Değerli canlar, AKP/MHP’nin yönettiği devletin bu kayyum saldırısı püskürtülemezse daha kapsamlı saldırıların geliştirileceğini ve bundan en çok biz Alevilerin zarar göreceklerini iyi bilmeliyiz. O nedenle Kürt halkının iradesinin gasp edilmesine karşı ortaya konulan direnişin, her yerde ve her biçimde desteklenmesi ve büyütülmesi Alevi inancına sahip olmanın gereğidir.

    Değerli Canlar, FEDA olarak bizler, faşist AKP/MHP’nin bu kayyum saldırısını şiddetle protesto ediyor ve bu amaçla ortaya konulan direnişi kendi direnişimiz olarak görüyor ve destekliyoruz. Bütün Alevi toplumunun da bu haksızlığa karşı olduğunu biliyor ve bu tutumu saygıyla selamlıyoruz. Bütün Alevi kurumlarını, örgütlü toplumsal güçleri, kadın kurumlarını, sendikaları ve demokrasi mücadelesine güç ve omuz verecek olan tüm ezilen toplumsal kesimleri bu direnişi desteklemeye davet ediyoruz.

    Kayyum rejimine hayır! Bu direniş, Alevilerin de direnişidir!”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP, Esenyurt’ta kayyıma karşı “Adalet Nöbeti” başlattı – VİDEO  

    CHP, Esenyurt’ta kayyıma karşı “Adalet Nöbeti” başlattı – VİDEO  

    PİRHA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanmasına ve sonrası atanan kayyıma karşı ilçe binası önünde başlattığı “Adalet Nöbeti” eyleminde konuşan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, “Sizin terörist dediklerinizi o halk her gün seçiyor” diyerek kayyımlara karşı birleşik mücadele çağrısında bulundu.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 31 Mart yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı ile Esenyurt Belediye Başkanlığı’na seçilen Ahmet Özer’in tutuklanması sonrası atanan kayyıma karşı ilçe binası önünde “Adalet Nöbeti” eylemi başlattı. Eyleme DEM Parti Milletvekilleri Celal Fırat, Çiçek Otlu ve Kezban Konukçu’nun yanı sıra çok sayıda siyasi parti örgütlerinin katılarak destek verdi.

    “ESENYURT’TA SUÇ İŞLENİYOR”

    Eylemde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Esenyurt halkının iradesine kayyım atandığını vurgulayarak, “Belediye meclisine yapılan Esenyurt halkının iradesine ikinci kez darbe vurulmasıdır. Belediye meclis üyeleri Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup toplantı salonuna giremedi. Çünkü gittiklerinde o kapıların kilitlenmiş olduğunu ve tabelasının oradan söküldüğünü gördüler ve biz de dışarıdaki meclis üyelerimizle birlikte milletvekillerimizle içeriye girmek istedik. Açıkça bugün Esenyurt Belediyesi’nin içinde suç işlendi. Belediye meclis üyelerimiz tartaklanarak dışarı çıkarıldılar, bu bir suçtur. Bu suçun karşısında gerekli hukuki işlemlerde bulunuyoruz. Bugün Esenyurt abluka altına alındı” dedi.

    Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine atanan kayyımların kabul edilemez olduğunun altını çizen Çelik, “Belediye başkanlarının görevlerinden el çektirilmesi millet iradesine darbedir” diyerek tepki gösterdi.

    AKP, CANIMIZA TAK ETTİRDİ”

    CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise, halkın tepkisinin anlamlı olduğunu belirterek, “2002’den bu yana bu memleketi adeta bir karanlık tünelin içinden geçer gibi izliyoruz. AKP bu memlekette rahat bir nefes almamıza izin vermeyen politikalarıyla canımıza tak ettirdi” diye konuştu.

    “GECEDEN SABAHA KADAR EYLEMLERİMİZİ DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    “Ahmet Özer susturamadığınız bir Kürt aydınıdır ondan tahammül edemiyorsunuz” diyen Günaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Esenyurt’a atanan kayyıma sesleniyorum; Seni oraya atayanın kim olduğunu biliyoruz. Atayan iradenin farkındayız ama bir de bir talimat var o talimatın altına da İçişleri Bakanı imza atıyor değil mi? Seni kayyım olarak buraya gönderiyor O bir zamanlar İstanbul Belediyesi’ne kakayyım olarak atandı. İstanbul Belediyesi’nden o kayyımı nasıl gönderdiysek seni de göndereceğiz.

    Esenyurt’a ses çıkaran Mardin’e sessiz kalırsa veya Batman’a ses çıkartan Esenyurt’a sessiz kalırsa yeniliriz. Bu bir demokrasi mücadelesidir, hep beraber dayanışma göstereceğiz. Sizin terörist dediklerinizi o halk her gün seçiyor. Kayyım atanan her yerde talebimizi şudur bize hukuk diye 2016’nın OHAL’ini gösteriyorsunuz. 2016’nın KHK’sını bize hukuk diye dayatıyorsunuz. Bunu kabul etmiyoruz. Esenyurt’ta 15 gün boyunca her türlü toplantı ve gösteri yasaklandı diyorlar. Geceden sabaha kadar eylemlerimizi devam ettireceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu’ndan kayyım tepkisi: Halkımız, eyvallah edecek durumda değil

    HDK Eş Sözcüsü Kenanoğlu’ndan kayyım tepkisi: Halkımız, eyvallah edecek durumda değil

    PİRHA – HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, belediyelere kayyım atanmasını eleştirerek “Böyle giderse bırakın barışı, bir sürece dahi evrilmesi söz konusu değil. Halkımız, bütün bu durumlara kayıtsız kalacak, eyvallah edecek durumda değil” dedi.

    İçişleri Bakanlığı, DEM Parti yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne, Batman Belediyesi’ne ve Şanlıurfa’nın Halfeti Belediyesi’ne kayyım atadı. Yapılan açıklamada, belediye başkanlarının “geçici bir tedbir olarak” İçişleri Bakanlığı’nca görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.

    Muhalefetten birçok kesim gibi Halkların Demokratik Kongresi de kayyım kararını kınadı. HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, PİRHA’ya verdiği röportajda “Özellikle son bir aydır sürekli şaşkınlıklarla uyandığımız günlere tanık oluyoruz” dedi.

    “BİR YÖNETİM TARZI KAYYIM”

    Ali Kenanoğlu, “Kayyım politikasında neden ısrarcı olunduğu” sorusuna şu cevabı verdi:

    “Sonuçta AKP’nin kayyım siyaseti, bir yönetim anlayışı haline gelmiş durumda. Ve bu kayyım siyasetinde ısrarını sürdürüyor. Kaybettiği belediyelerde, kolay kayyım atayabileceği, gözüne kestirdiği yerlerde bu politikasını sürdürüyor. Bunu önce Van’da denedi daha sonra Hakkari’de gerçekleştirdi ve şimdi Batman, Mardin, Halfeti ve Esenyurt’ta yaptı. Bu bir yönetim anlayışı, tarzı. Bu tek adam rejiminin bir politikası. İhtiyaç duyduğu, kendince dizayn etmek istediği yerlerde bu politikaya başvuruyor. Kayyum atanan yerler sadece belediyeler değil çeşitli sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve benzeri yerleri de kayyum politikalarıyla yürütüyorlar. Son seçimlerde belediyelerin büyük çoğunluğunu kaybettiler. AKP’nin beslediği iş insanı, basın kuruluşu, cemaat, dernek gibi yapılar var. Eminim ki oralardan da bir sürü itirazlar geliyordur. Bunların beslenmesi açısından da belediye kaynaklarına ihtiyaç duyuyorlar. Zaten yönettikleri belediyelerde yağmacı bir taktik sergiliyorlar. Oraları yönetirken bir taraftan da talan ediyorlar. Bunu özellikle Kürt illerinde çok net görüyoruz. Olası bir erken seçim ihtimaline karşı belli kaynakları ellerinde tutarak gitmek istiyorlar. Çünkü en kolay harcanan yer belediye kaynakları. Kendilerince meşru bir alan oluşturdukları, Kürt İllerinde, Kürt siyasetçilere yönelik bunu yapıyorlar. Esenyurt Belediyesi de bu anlamda bağımsız değil. Her ne kadar CHP Belediyesi olsa da sonuçta orada Kürt bir siyasetçi ve kent uzlaşısı çerçevesinde DEM Parti’nin de desteğiyle seçilmiş bir başkan vardı. O anlamıyla mevcut siyaseti sürdürecekler ve seçimlere kadar birçok yerde de bunu yapacakları görülüyor.”

    “TÜRK TİPİ BİR SÜREÇ”

    Ali Kenanoğlu, ülke gündeminin neden bir anda kayyımlara döndüğüne de açıklık getirdi. Kenanoğlu, 3 Kasım’da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın yaptığı konuşmanın da altını çizerek şöyle devam etti:

    “Tuncer başkan, bu konu ile ilgili ‘Türk tipi bir süreç’ demişti. Bu söylemi Alevi Çalıştayları sürecinde Diyanet İşleri Başkanlığı tartışmasında duymuştum. Biz orada Alevi kurumları olarak ısrarla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın laik bir ülkede olamayacağını söylediğimizde bize ‘Bu Türk tipi laiklik’ demişlerdi. Anlaşılan bu süreci de ‘Türk tipi bir süreç’ şeklinde ilerletmek istiyorlar. Fakat bu akıl alır gibi değil. Barış sürecine gidilecekse eğer ki beyanlarında bu niyeti ifade ediyorlar, bütün muhataplar da buna ‘tamam’ dedi, ‘şimdi bir adım atılması gerekiyor’ dedik ve adımlarını böyle attılar. Bu adım çözüme evrilecek bir adım değil. Diğer taraftan da barış süreci denilen süreç sadece siyasetçiler ve Kürt siyasi aktörleri ile Türkiye Cumhuriyeti’ni yönetenler üzerinden olmayacak. Bu meselenin toplumsallaşması gerekiyor. Ama bu tür adımlar toplumdaki güveni azaltmış hatta yok etmiş durumda. Şu anda Kürt halkında ciddi bir öfke var. Bu öfke sağlıklı bir yere evrilmez. Dolayısıyla Şu aşamada yeni bir süreci konuşmak mümkün değil. Aslında attıkları bu somut adım bir niyetlerinin olmadığını gösteriyor. Ancak ‘Türk tipi’ süreçlere baktığınızda 2013-2015 yıllarında da buna benzer şeyler yaşandı. Hatta daha da kötüsü barış süreci devam ederken 3 kadın Kürt siyasetçi Fransa’da katledilmişti. Böyle korkunç olayların yaşandığı süreçleri de gördük ve barışa evrilmedi. Şimdi günümüzde böyle giderse bırakın barışı, bir sürece dahi evrilmesi söz konusu değil. Ama bunların karşısında biz de HDK olarak şunu ifade edelim; halkımızda bütün bu durumlara kayıtsız kalacak, eyvallah edecek durumda değil. İktidar sıkışmıştır. İktidar artık bütün bu süreci kontrol edemez vaziyettedir. Bir an evvel erken seçim yapılması yönünde talebimiz var.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Belediyelere kayyım atanmasına Dersim’de protesto: AKP halka hesap verecek!-VİDEO

    Belediyelere kayyım atanmasına Dersim’de protesto: AKP halka hesap verecek!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de yüzlerce kişi, DEM Partili belediyelere kayyım atanmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’, ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganları atılarak “Kayyumlar gaspçılıktır, halk iradesine darbedir” denildi. 

    İçişleri Bakanlığı, İstanbul’da CHP’li Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atadıktan sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atadı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen Dersimli yurttaşlar, belediyelere kayyım atanmasını protesto ederek Yeraltı Çarşısı üstünden Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirip basın açıklaması yaptı. Yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’ , ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganları atıldı.

    Açıklamayı platform adına Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu. Açıklamaya Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, DEDEF Genel Başkanı Ali Rıza Bilir ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HALK İRADESİNE YÖNELİK AÇIK BİR DARBEDİR”

    AKP-MHP iktidarının sabah saatlerinde Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerini gasp ettiğini belirten Ergin Tekin, “Bu darbenin, 4 Kasım 2016’da Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın gözaltına alınmasının yıl dönümünde gerçekleşmiş olması manidardır. Kürt halkını, demokratik siyasette tasfiye etme saldırılarının 1994’ten beri devam eden iflas etmiş 30 yıllık tekrarıdır. Bu saldırı halk iradesine yönelik gerçekleştirilmiş açık bir darbedir. Daha önce gerçekleştirilen kayyım darbeleri halk tarafından reddedilmiştir. Kayyım pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini belirlemiştir. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyım darbesinde ısrar etmek, siyasi tükenmişliğin göstergesidir. AKP-MHP iktidarı, seçimle kazanamadığını yargı ve kolluk marifetiyle ele geçirme alışkanlığını ve kayyım darbesini bir rejime dönüştürmüştür. Bu saldırı, aynı zamanda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına büyük bir saldırıdır” dedi.

    “AKP, BİR KEZ DAHA GASPÇI OLDUĞUNU GÖSTERMİŞTİR”

    Belediyelere kayyım atanmasının bütün Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına, siyasi iradesine yönelmiş açık bir tehdit olduğunu vurgulayan Tekin, şöyle devam etti:

    “Tek adam iktidarının bu taarruzu karşısında muhalefet güçlerinin en geniş zemindeki ortak mücadelesi hayati önemdedir. AKP bugünkü pratiğiyle bir kez daha gaspçı olduğunu göstermiştir. Van’da gaspçıydı, Hakkâri’de, Esenyurt’ta gaspçılık yaptı, şimdi de Mardin, Batman, Halfeti’de gaspçılık yapıyor. Kayyumlar gaspçılıktır, halk iradesine darbedir. Sahip olamadığını yok etmek ya da çalmak üzere kullanan AKP’nin bu irade tanımaz tutumu, hepimize ortak mücadeleden başka bir yolun olmadığını bir kez daha gösteriyor. Haktan hukuktan bir adım bile geri adım atmamanın en gerçek yolu, tek gerçek yöntemi haksızlığa hukuksuzluğa uğrayan her kesimin birlikte mücadelesidir. Ülkenin dört bir yanında bu gaspçı yaklaşıma, halkların iradesini yok sayanlara karşı ortak mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyoruz.”

    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Kitle oturma eyleminde sık sık ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ ve ‘Kayyıma geçit vermeyeceğiz’ sloganlarını atttı.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: Gün direnme günüdür-VİDEO

    DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit: Gün direnme günüdür-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, kayyımlara karşı “Bugün hep birlikte direnme günüdür. Bugün demokrasi için mücadele etme günüdür. Türkiye’nin en batısından en doğusuna kadar bütün siyasi partilerle birlikte; STK’larla, kadın örgütleriyle, hukuk örgütleriyle, bu ülkede haktan hukuktan demokrasiden vicdandan yana söz kuran herkesin yan yana gelmesi gerekiyor” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Koçyiğit, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ile Urfa’nın Halfeti Belediyesi’ne atanan kayyımlara tepki gösterdi.

    Koçyiğit, yapılanları kayyım rejimi olarak adlandırarak, adı konulmamış bir OHAL uygulaması yaşandığına dikkat çekti.

    Koçyiğit, 4 Kasım hatırlatması yaparak, “Tabii 4 Kasım tarihinin ayrıca bir özelliği var. 4 Kasım 2016 tarihinde HDP’ye büyük bir darbe gerçekleştirildi. Eş Genel Başkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile birçok milletvekili eşzamanlı bir operasyonla gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Bu siyasi soykırım operasyonunun 8’inci yıl dönümünde bu sabah Türkiye yeni bir hukuksuzluğa yeni bir darbeye gözünü açtı. 4 Kasım tarihinin kayyım atanmasında seçilmesinin asla tesadüf değildir” diye konuştu.

    “ÜLKENİN DÖRT BİR YANINA ‘EGEMENLİK KAYITSIZ ŞARTSIZ KAYYIMINDIR’ YAZILSIN”

    Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dün Kürt kentlerinde kayyım atandığında ses çıkarmayanlar, İstanbul Esenyurt’a kayyım atandığında şok oldular. Oysa ki biz 2016’da Diyarbakır’a, Van’a, Mardin’e kayyım atandığında, ‘bugün Diyarbakır halkının iradesine el konuluyorsa, bugün Van halkının iradesine el konuluyorsa bu yarın İzmir’in, Adana’nın, Mersin’in iradesine el konulacak’ dedik. Mevzunun aslında Esenyurt gibi en büyük gelir kaynaklarından birini olan ilçenin kaynaklarına el koyma ve çökme olduğunu çok iyi biliyoruz. Kendi bekaları ve iktidar yürüyüşleri için ülkeyi bir kayyım ülkesine çevirdiler. Ülkenin dört bir yanına ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Kayyımındır’ yazılsın.

    Cumhurbaşkanı yardımcısı ile aynı karede oturan Ahmet Türk değil miydi? Bir hafta önce barışı sağlayan Ahmet Türk, bir hafta sonra terörist mi oldu?

    Bugün hep birlikte direnme günüdür. Türkiye’nin en batısından en doğusuna kadar bütün siyasi partilerle birlikte; STK’larla, kadın örgütleriyle, hukuk örgütleriyle, bu ülkede haktan hukuktan demokrasiden vicdandan yana söz kuran herkesin yan yana gelmesi gerekiyor. Bu zulme karşı birleşmemiz gerekiyor. Omuz omuza direnmemiz gerekiyor. Bu zulme karşı direnmezsek ülkenin büyük bir kaosa sürükleneceğini büyük bir çıkmaza gireceğini demokrasi adına hiç bir şeyin kalmayacağını çok iyi biliyoruz.

    MYK’miz bu sabah yaptığı değerlendirmenin sonuçlarını da sizlerle paylaşmak istiyorum. HDK Genel Kurulu nedeniyle iki eş genel başkanımız İstanbul’daydılar. Bu kayyım haberinden sonra Batman’a doğru uçaktalar. Batman’a ardından Mardin’e geçecekler. Yarın grup toplantımızı saat 13.00’te Mardin’de gerçekleştireceğiz. Bu hafta genel kurul çalışmalarına plan bütçe komisyonuna ve diğer hiçbir komisyon çalışmasına katılmayacağız. Gasp edilen halkın iradesini ve sonuna kadar belediyelerimizi savunacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere’den kayyım tepkisi: Bunlar hukuk dışı adımlar!

    Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere’den kayyım tepkisi: Bunlar hukuk dışı adımlar!

    PİRHA-Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, AKP hükümeti tarafından Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına tepki gösterdi. Tutdere, X hesabı üzerinden “Demokrasilerde asıl olan halkın iradesidir! Halkın özgürce sandıkta verdiği yetkiyi yok sayarak seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması kabul edilemez” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına tepki gösteren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, X hesabından bir paylaşım yaptı.

    Tutdere, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu zor günlerde yapılan uygulamaların demokrasiye darbe olacağını söyledi.

    Tutdere, mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Demokrasilerde asıl olan halkın iradesidir! Halkın özgürce sandıkta verdiği yetkiyi yok sayarak seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması kabul edilemez. Hukukun ve demokrasinin ruhuna aykırı olan bu uygulamalardan vazgeçilmelidir. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu zor günlerde, bu tür hukuk dışı ve demokrasiye zarar verecek türde adımlar toplumsal bütünlüğümüze zarar vermekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir!”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Genel Başkanı Özgür Özel Mardin’e gidiyor!

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel Mardin’e gidiyor!

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mardin, Batman ve Halfeti belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanması üzerine bugün Mardin’e giderek Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile görüşecek.

    Mardin, Batman ve Halfeti belediye başkanları görevden alınarak kayyım atanmasının ardından CHP lideri Özgür Özel, Mardin’e gidiyor.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mardin, Batman ve Urfa Halfeti belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasına ilişkin sosyal medya hesabından tepki gösterdi.

    Özel, “Günlerdir yaşananlardan hiçbir ders almadan, söylenenlere hiç kulak asmadan, seçimde kazanamadığı belediyelere el koyan, ıslah edemediği siyasetçileri darbeyle görevden almaya cüret eden, zihni bozuk, kalbi kötü, eli kirli, utanmaz arlanmaz bir pişkinlikle muhatabız. Uyarıyorum, söz bitmek üzeredir. Bu kötülükle mücadele etmek için ne gerekiyorsa o yapılacaktır” dedi.

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün İstanbul’dan saat 15.15 uçağıyla Mardin’e giderek görevden alınan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ile görüşecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • İBB Başkanı İmamoğlu: İktidar kontrolü kaybetti!

    İBB Başkanı İmamoğlu: İktidar kontrolü kaybetti!

    PİRHA-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kayyım atamalarına tepki göstererek, “İktidar kontrolü kaybetti, tutarsız ve ciddiyetsiz savrulmalar yaşıyor ” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atanmasına bir tepki de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan geldi.

    “TÜRKİYE BELEDİYELER BİRLİĞİ ENCÜMENİ OLAĞANÜSTÜ TOPLANACAK” 

    İmamoğlu, iktidarın kontrolü kaybettiğini, tutarsız ve ciddiyetsiz savrulmalar yaşadığını söyleyerek, sanal medya hesabından şu paylaşımı yaptı:

    “Daha bir hafta önce Cumhurbaşkanı Yardımcısıyla aileleri barıştıran Ahmet Türk bu hafta terörist oldu. Demokrasilerde seçmen iradesinin sürekliliği esastır. Seçilmiş görevden uzaklaştırılıyorsa yerine yine seçilmiş yani Meclis üyelerinden biri gelir. Seçme yetkisi sadece seçmene aittir ve devredilemez. BM Habitat toplantısı için geldiğim Kahire’den bu akşam dönüyoruz ve yarın Türkiye Belediyeler Birliği Encümeni’ni olağanüstü topluyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Özgür Özel’den kayyım tepkisi: Zihni bozuk, kalbi kötü bir pişkinlikle muhatabız

    Özgür Özel’den kayyım tepkisi: Zihni bozuk, kalbi kötü bir pişkinlikle muhatabız

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Mardin, Halfeti ve Batman’da DEM Partili belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasına tepki göstererek, “Seçimde kazanamadığı belediyelere el koyan, ıslah edemediği siyasetçileri darbeyle görevden almaya tenezzül eden, zihni bozuk, kalbi kötü, eli kirli, utanmaz arlanmaz bir pişkinlikle muhatabız” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne bu sabah İçişleri Bakanlığı tarafından kayyım atanmasına tepki gösterdi. Özel, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün “Türkiye’de barış denilince ilk akla gelen, siyasette diyaloğun en önemli isimlerinden biri” olduğuna dikkat çekerek, şunları dile getirdi:

    Bu sabah Türkiye’de barış denilince ilk akla gelen siyasette diyaloğun en önemli isimlerinden Ahmet Türk ile birlikte iki seçilmiş belediye başkanına daha kayyum atandı. Günlerdir yaşananlardan hiçbir ders almadan, Söylenenlere hiç kulak asmadan, Seçimde kazanamadığı belediyelere el koyan, ıslah edemediği siyasetçileri darbeyle görevden almaya tenezzül eden, zihni bozuk, kalbi kötü, eli kirli, utanmaz arlanmaz bir pişkinlikle muhatabız.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • DEM Parti’den kayyım tepkisi: Halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur!

    DEM Parti’den kayyım tepkisi: Halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur!

    PİRHA-DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız” denildi.

    İçişleri Bakanlığı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atadı. DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, yazılı açıklama yaparak belediyelere kayyım atanmasına tepki gösterdi.

    “KÜRT HALKININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA SALDIRIDIR”

    AKP-MHP iktidarının Hakkari ve Esenyurt’tan sonra Mardin, Batman ve Halfeti Belediyesi’ni de gasp ettiği belirtilen açıklamada, “Bu darbenin, 4 Kasım 2016’da Kürt halkının iradesine yönelik gerçekleştirilen meclis darbesinin yıldönümünde gerçekleşmiş olması manidardır. Kürt halkını demokratik siyasette tasfiye etme saldırılarının 1994’ten beri devam eden iflas etmiş 30 yıllık tekrarıdır. Bir kez daha ifade edelim ki bu saldırı halk iradesine yönelik gerçekleştirilmiş açık bir darbedir. Daha önce gerçekleştirilen kayyım darbeleri halk tarafından reddedilmiş, kayyım pratiği seçimlerde büyük bir yenilgiye uğramış ve halk kendi iradesini partimizden yana kullanmıştır. Her seçimde yenilgiye uğrayan kayyım darbesinde ısrar etmek, siyasi tükenmişliğin göstergesidir. AKP-MHP iktidarı, seçimle kazanamadığını yargı ve kolluk marifetiyle ele geçirme alışkanlığını ve kayyım darbesini bir rejime dönüşmüştür. Bu saldırı, aynı zamanda Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına büyük bir saldırıdır. Halkın doğrudan katılımının olduğu yerel yönetimlerin, belediyelerin ablukaya alınması ve adeta karakola çevrilmesi, mevcut siyasi rejimin demokratik meşruiyetinin bittiğinin açık ilanıdır” denildi.

    “ASLA BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Darbelerle mücadele ettiğini söyleyenlerin darbeciye dönüşmüş olmasının ibretlik bir durum olduğu vurgulanan açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    Bu topraklarda zorbalık ve zulümle hiçbir iktidar abat olmamıştır, olmayacaktır da. Türkiye halkları bu zorbalığa asla boyun eğmeyecektir. Son yerel seçimlerde, iktidar bu pratikleri nedeniyle büyük kaybetmiştir ve bu yöntemde ısrar ettikçe de daha büyük kaybedecektir. Kayyım darbesi 85 milyon için demokrasi ve özgürlük sorunudur ve önü alınmazsa ne sadece Kürt illeriyle ne de şimdiye kadar gasp edilen belediyelerle sınırlı kalacaktır. Hangi partiden ve düşünceden olursa olsun, bu darbe artık bütün Türkiye halklarının seçme ve seçilme hakkına, siyasi iradesine yönelmiş açık bir tehdittir. Bu vesileyle bütün demokratik kamuoyuna çağrımızdır: Bu gayrimeşru darbeci anlayışa karşı herkes en yüksek düzeyde sesini ve itirazını yükseltmelidir.

    Her koşulda halkın iradesini savunmak ve halkın yerel yönetimlerine sahip çıkmak partimizin varlık gerekçesidir. Bu yöntem ve saldırılar, her türlü çözüm arayışını ve yaklaşımını zehirlediği gibi, iktidarın samimiyeti konusunda da daha büyük şüpheler doğurmuştur. Biz çözüm ve barış için el uzatılmasını beklerken, halkın iradesine el uzatılmıştır. Biz sorunların diyalog ve müzakereyle çözülmesini beklerken, halkın çözüm beklentilerine tuzak kurulmuştur. Asla boyun eğmeyeceğiz, asla mücadeleden geri durmayacağız. Eğer iktidar iflas etmiş bu yöntemlerle başarılı olacağını düşünüyorsa çok büyük yanılacaktır. Halkımız da her şart ve koşulda kendi iradesine sahip çıkacaktır.

    PİRHA/ANKARA

  • Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı

    Mardin, Batman ve Halfeti belediyelerine kayyım atandı

    PİRHA-Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atandı.

    İçişleri Bakanlığı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne kayyım atadı. Polisler, sabah saatlerinde belediye binası önünü ablukaya aldı. Kayyım kararı, Eş başkan Ahmet Türk’e bildirildi.

    Öte yandan Batman Belediyesi’ne de kayyım atandığı ve belediye binasının ablukaya alındığı öğrenildi.

    Urfa’ya bağlı Halfeti ilçe belediyesine de kayyım atandı. Sabah erken saatlerde belediye binası ablukaya alındı. Belediye Eş başkanı Mehmet Karayılan da gözaltına alındı. Ablukaya alınan belediye binasına halk yaklaştırılmıyor.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, BELEDİYE EŞ BAŞKANLARI HAKKINDAKİ DAVALARI GEREKÇE GÖSTERDİ

    İçişleri Bakanlığı, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesi’ne kayyım atandığını açıkladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, yerlerine kayyım atanan belediye eş başkanları haklarındaki davalar sıralandı.

    VALİLİKTEN EYLEM YASAĞI!

    Mardin Büyükşehir Belediyesi, Batman Belediyesi ve Halfeti Belediyesine kayyım atanması kararlarının ardından Mardin Valiliği 10 günlük eylem yasağı ilan etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti MYK’si ‘yangın’ ve ‘kayyım’ gündemleriyle toplandı

    DEM Parti MYK’si ‘yangın’ ve ‘kayyım’ gündemleriyle toplandı

    PİRHA-DEM Parti MYK’si gündem başlığını tartışmak üzere toplandı. Toplantıda Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından yapılan eylemler ile Diyarbakır ve Mardin’de çıkan yangınların gündeme alındığı öğrenildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında Büklüm’de bulunan genel merkez binasında toplandı.

    MYK’nin, Hakkari’ye atanan kayyım ve buna karşı verilen mücadelenin sürdürülmesine dair planlamayı ele alacağı öğrenildi. MYK, Van’dan Hakkari’ye yapılması planlanan “Büyük yürüyüşü” de gündemine alacak.

    MYK, bunun yanı sıra kayyım atamasına karşı İstanbul’da Barış, Emek ve Demokrasi güçlerinin yapacağı mitinge ilişkin de bir yol haritası belirleyecek.
    Öte yandan MYK, Diyarbakır ve Mardin’de DEDAŞ’ın sebep olduğu yangın nedeniyle ölenlerin aileleriyle dayanışma ve katledilen doğanın yeniden canlanması için yapılacak çalışmaları da gözden geçirecek.

    (MA)

  • Orhan Sarıbal: DEDAŞ tek sorumlu ama anız olsa ne olur?

    Orhan Sarıbal: DEDAŞ tek sorumlu ama anız olsa ne olur?

    PİRHA – Milletvekili Orhan Sarıbal, 15 kişinin yaşamını yitirdiği Mardin ve Diyarbakır’daki yangınlarla ilgili konuştu. Açıklanan resmi bilançonun gerçeği yansıtmadığını söyleyen Sarıbal,Bir ülkede, vicdanın tükendiği yerde insanlık beklemeyin. Onursuzluğun, haysiyetsizliğin, dışlanmanın, ötekileştirmenin, kirlenmenin, dezenformasyonun en fazlasını görüyoruz.”

    Milletvekili Orhan Sarıbal, 20 Haziran’da Diyarbakır’ın Çınar, Mardin’in Mazıdağ ilçelerinde çıkan yangınla ilgili açıklama yaptı. Sarıbal, Tarım ve Orman Bakanı’nı eleştirerek “Gidip görmek, durumu analiz etmek yerine bir açıklamayla yetindi” dedi.

    Orhan Sarıbal, yangın sonrası açıklanan resmi bilançonun gerçeği yansıtmadığını ifade ederek “Temel sorun şu, çok şey söylendi, çok şey anlatıldı ama işin hep sonuçları tartışıldı, sonuçları konuşuldu. Bu sonuçlara getiren sebepler olabildiğince konuşulmadı” diye belirtti.

    “DEDAŞ’IN ZULÜMKARLIĞI KONUŞULMADI”

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Mecliste yaptığı basın açıklamasında iktidarın, bakanlığın, yıllardır bölgeye dair sorumluluğunu yerine getirmediğini de belirtti. DEDAŞ’ın yangındaki rolüne değinen Sarıbal, şu yorumda bulundu:

    “DEDAŞ denen, defalarca gidip yerinde çiftçiye nasıl zulüm çektirdiklerini gördüğümüz bu kuruluşun, bu gücün nereden nasıl aldığını, nasıl bu kadar zulümkar olduğunu konuşan olmadı, olabildiğince ve sadece belirli bir konu üzerinden gidildi.

    Neydi konu? Anız mı elektrikten mi? Bir anız meselesine takılındı, duruldu. Vali açıklama yapıyor. Anızlardan kaynaklanan, anız yakmasından kaynaklanan yangın. Vali hakikaten anızın ne olduğunu biliyor mu merak ediyorum. Anız neydi? Peki aynı vali, aynı iktidarın aynı yapının bir ön yargı kültürü üzerinden meseleyi sadece anız yakmaya getirip dayatmasının anlamı ne olabilir? Çok net ve açık oraya gidip yerinde yaptığım tespitte bu yangının DEDAŞ’ın iletim hatlarından kaynaklandığını açık bir şekilde ortaya koyduk. Kaldı ki başka kanıtlar da vardı. Ama birçok kurum ve DEDAŞ da kendi açıklamasını yaparak “bu yangın bizden kaynaklanmadı, bizden elektrik hatlarımızdan kaynaklanmıyor” diye de bir açıklama yaptı. Bu kurumu bu kadar fütursuz hale getiren acaba valinin açıklaması mı? Vali bu açıklamayı yaparken hangi sahiplerle yaptı? Hangi araştırmayı yaptı? Hangi çalışmayı yaptı? Gidip gördük. Uzun yıllardır bakım görmemiş elektrik hatları. Yangının çıktığı o direğin hemen dibine kadar gittim. Yerinde gördüm. Bir çelik direk, arada bir ahşap direk, hiçbir tabanında betonlama yok, sabitleme yok, toprağa gömülü. Bir sonra yine bir çelik direk, ortaya servis, karmakarışık! Durum idare edilsin.

    Elimizde belgeler var. O belgelerde DEDAŞ’ın yetkilisi aranıyor. O yetkiliye açık bir şekilde o telefon açılıp DEDAŞ’ın oraya gelen hattının enerjisinin kesilmesi talep edilecek. Saat 22.35 22.36, 20 Haziran Perşembe gecesi. İki arama var. İkisinde de DEDAŞ’ın yetkilisi cevap vermiyor. Ne diyecekler telefonda? Çok rüzgar var. DEDAŞ’ın telleri çok gevşek. Rüzgardan dolayı birbirine değiyor. Şu anda burada elektrik tellerinin çarpışmasından dolayı ortaya kıvılcımlar çıkıyor. Derhal kesilmesi söylenecek, bu. Ama DEDAŞ’ın yetkilisine ulaşılamıyor. Aradan iki üç dakika geçtikten sonra o kıvılcımlar düştüğü yerde henüz hasat olmamış. Başaklarla bunu tespit ettiğimiz tarladaki kalan kül ve danelerden ve saplardaki renklerden rahatlıkla ayrılabilecek bir yangının başlangıcı %100 demiştik, %100 elektrik iletim hatlarından, %100 çünkü anız dediğiniz şey başaklardan tanelerin alındığı geriye sapın ve kökün kaldığı bir yapı. Böyle bir tarlada anız yani biçim yapıldıktan sonra kalan sap ve kökler yandığında, sarımsı, daha açık renkli bir kül tabakası görüyorsunuz. Bizim bildiğimiz doğal kül rengi. Yani gri, açık, kurşuna benzer bir renk. Oysa buğday tanelerinin olduğu, yani biçilmemiş buğdayın başakların hala olduğu bir tarlada yangın olduysa, oradaki kül simsiyah, siyah bir renk.

    “ORMANLA BERABER 40 BİN DÖNÜM YANDI!”
    15.000 dönümden bahsediliyor. Bütün raporlara, çalışmalara da bakıyorum. Yaklaşık bize gelen bilgiler 40 bin dönüm civarında. Belki bu bütün yanan alan olarak da söylenebilir. Bunun 15.000 dönümünü buğday, arpa yani yanan alanlar olarak değerlendirsek geriye nereden baksanız 25.000 dönümlük bir ormanlık, meşelik alan var. Bunu söyleyen bir tek nokta yok, bir tek kişi yok, bir tek belge yok. Bizzat gözlerimle gördüm, fotoğraflarını çektim. Ağırlıklı meşelik olmak üzere orman vasfı olan yer. Niye bu söylenmiyor? Neden? Niçin? Ormanlar kamu malı olduğu için midir? Kamu kimindir? Kamu kim? Biziz. Halk, oranın halkı. Neden bu ormanlardan bahsedilmiyor?

    “SAVCILIK VATANDAŞIN KARIŞIŞINDA”
    Diğer bir temel konu. DEDAŞ’ın hatlarından kaynaklandığını söyleyen vatandaş savcılık tarafından suç duyurusuna tabi kalıyor. Nasıl bir hukuk ya bu? Nasıl bir ülke burası? Vatandaş yerinde, tarlasında bunu gösteriyor. Bütün bilimsel veriler var. Kaldı ki eş zamanlı olarak bizim bu yangın elektrik direklerinden çıkmıştır. Kurum ve kuruluşlar da bir anda bütünüyle bu yangının DEDAŞ’ın iletim hatlarından, elektrikten çıktığını net bir şekilde ortaya koydular. Ve bu vatandaş da açık bir şekilde, yurttaş İbrahim Eren bu yangının olduğu yeri, ben de tanıklık ettim, kendisi de oradaydı, net bir şekilde gösteriyor. Yani bu ülkede gerçeği söylemek de suç. Savcılık bu insan hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Nasıl bir hukuk düzeni? Vali hiçbir şey görmeden kalkıp bu anız yanmasından kaynaklanmıştır diyor. Kurumlar da ona riayet ediyorlar. Ama durumu gören adam, gerçeği gören kişi, “bu olmaz, benim canımı da alsınlar, ben gerçeği söylemek zorundayım çünkü benim canım yandı yanıyor” diyor, bu adam hakkında net bir şekilde suç duyurusunda bulunuyor.

    “DEDAŞ SÖMÜRGECİ BİR KURUMDUR”
    Bu DEDAŞ’ı bu kadar önyargıyla korumak niye? Sömürgeci bir yapıyı, bu kadar koruma nereden gelmektedir? Hangi güçle, hangi anlayışla bu yapılmaktadır? Özelleştirmelerden tutun da bugüne kadar olan tarihsel süreci doğru değerlendirmemiz lazım. Açık bir şekilde. Özelleştirmenin göz bebeği olarak bakmışlardı DEDAŞ’a. Ve yıllarca iktidar elektrikleri de elektrik fiyatı üzerinden destekledi. Unutmayalım, söyleyelim. Şu anda hala 7 saat, 8 saat o bölgede elektrik kesintisi var. Evlerde hasta insanlar var. Solunum cihazına bağlı. Elektrik olmadan olmaz. Artık günümüz şartlarında enerji, elektrik bir insanlık hakkıdır. Söylemeden olmaz. Bugün bu kesintiler açık bir şekilde yapılmaktadır. Ve çok üzgünüm. Özelleştirmeler adı altında belirli şirketlere tanınan imtiyazlar ile o şirketleri böyle vahim ve acı bir olay karşısında bile koruma iş gücüsüyle davranan devlet erki, devleti yöneten siyasal iktidar ve onun valileri de açık bir şekilde bu sömürge sisteminin birer parçasıdır. Hatta ortağıdır. Kendi elleriyle oluşturdukları kartel, DEDAŞ o bölgenin canını okumaktadır.

    “HAYSİYETSİZLİK ÇAĞI”
    Bir ülkede ya da dünyada ya da nerede olursa olsun vicdanın tükendiği yerde siz hiçbir şey beklemeyin. İnsanlık beklemeyin, vicdan beklemeyin, onur beklemeyin, haysiyet beklemeyin. Onursuzluğun, haysiyetsizliğin, dışlanmanın, ötekileştirmenin, kirlenmenin, dezenformasyonun en fazlasını görüyoruz. Hala bugün iktidar ortağı anız diyor. Hala bazı kurum kuruluşlar, bazı medya anız diyor. Nedir ya? Arız olsa ne olur? Elektrik olsa ne olur? Neredesiniz? Yangın çıkabilir. Neredesiniz?”

    (HABER MERKEZİ)