Etiket: Mersin Kadın Platformu

  • Kadınlar, Mersin’de erkek şiddetine karşı sokakları doldurdu – VİDEO

    Kadınlar, Mersin’de erkek şiddetine karşı sokakları doldurdu – VİDEO

    PİRHA- Mersin’de kadınlar erkek-devlet şiddetine karşı bir araya gelerek gece yürüyüşü gerçekleştirdi. Yürüyüşte, “Bu 25 Kasım’da da kelebeklerin kanat çırpışını özgürlük mücadelesi verdiğimiz sokaklara taşıyoruz. Erkek devlet şiddetine, yoksulluğa, gericiliğe, savaş ve işgal politikalarına karşı hayatlarımızı savunuyoruz” denildi.

    Mersin Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle Kushimoto Sokağı’nda yürüyüş yaptı. Platformun çağrısıyla bir araya gelen kadınlar ve LGBTİ+’lar, erkek-devlet şiddetine karşı susmayacaklarını belirtti.

    Kushimoto Sokağı’ nda yürümeye başlayan kadınlar sık sık, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Jin, jiyan, azadi”, “Trans cinayetleri politiktir”, “Aile değil kadınız, isyandayız”, “Yaşasın feminist mücadelemiz” sloganları attı.

    “Birbirimiz için sokaktayız, erkek devlet şiddetine karşı isyandayız” yazılı pankartın taşındığı yürüyüş Özgecan Aslan Meydanı’na kadar sürdü.

    Basın açıklamasını Mersin Kadın Platformu’ndan Güneş Doğdu okudu.

    25 Kasım’da kadınlar erkek şiddeti, iktidarın kadın düşmanı politikaları, cezasızlık, yoksulluk, deprem, savaşlar, LGBTİ+ ve göçmen düşmanlığı sorunları üzerinde durdu. Bu sorunlara ilişkin çözüm talep edilerek, mücadelenin sürdürüleceği vurgu yapıldı.

    “KADINLAR EN ÇOK AİLE İÇİNDE ŞİDDETE UĞRUYOR”

    Güneş Doğdu, kadınların en çok aile içinde şiddete uğradığını belirterek, kadın faillerinin çoğunun eş, eski eş, sevgili veya yakın akraba olduğunu vurguladı. Kadınları şiddete karşı koruyan 6284 sayılı yasanın etkin uygulanmadığını ve nafaka hakkına erişilmediğini söyleyen Doğdu, iktidarın boşanmayı önleyen politikaları sebebiyle kadınların şiddet gördüğü evlere mahkum edildiğinin altını çizdi.

    Kadınların yaşadığı yoksulluğa da değinen Doğdu, “Bir yandan erkek şiddeti ile mücadele ederken bir yandan da yoksullukla boğuşuyor, şiddet gördüğümüz evlere mecbur bırakılıyoruz. Ekonomik krizin yükü artan bakım emeği yükü olarak sırtımıza yıkılıyor. Genç kadınlar her gün artan ekonomik krizle birlikte beslenme, sağlık, eğitim ve barınma gibi en temel haklarına ulaşamıyor. Erken yaşta evliliğe, doğurmaya teşvik eden devlet üniversiteli kadınlara güvensiz yurtları, bozuk yemekleri reva görüyor. Üniversiteli kadınlar KYK yurtlarında bozuk asansörlerde göz göre göre öldürülüyor, ekonomik kriz yüzünden intihara sürükleniyor” dedi.

    “ŞİDDETE KARŞI SUSMUYORUZ”

    Güneş Doğdu, iktidarın LGBTİ+ politikalarının her geçen gün daha da sertleştiğini, kadınların şiddete daha çok açık hale getirildiğini belirterek şunları söyledi:

    ” Devletin aile politikalarının merkezinde de LGBTİ+ düşmanlığı yer alıyor. Bu nefret politikaları LGBTİ+’lara yönelik psikolojik, ekonomik ve fiziksel şiddeti artırıyor, nefret cinayetlerinin önünü açıyor. Yağmalanan kentlerimizin enkazlarında, iş cinayetlerinde, okumak için kaldığımız yurtlardaki asansörlerde, nefret cinayetlerinde öldürülüyoruz. Bizler bu düzen tarafından öldürülürken katillerin sırtını sıvazlayan iktidar yaşamak için direnen her kesime şiddetle yanıt veriyor. Erkek devlet şiddeti karşısında susmuyoruz. Bu 25 Kasım’da da kelebeklerin kanat çırpışını özgürlük mücadelesi verdiğimiz sokaklara taşıyoruz. Erkek devlet şiddetine, yoksulluğa, gericiliğe, savaş ve işgal politikalarına karşı hayatlarımızı savunuyoruz. Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz.”

    Ardından konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Mersin Milletvekili Perihan Koca, iktidarın ve ittifakının kadın düşmanı politikalar izlediğini belirtti. Koca, “Biz kadınlar haklarımız, hayatımız için yürüyoruz. Faşizmin karanlığına karşı, nefrete, savaşa karşı yürüyoruz. Filistin ve Rojava’daki savaşa karşı yürüyoruz” dedi.

    PİRHA/MERSİN

  • Kadınlardan çağrı: Erkek-devlet şiddetine karşı 25 Kasım’da sokaklara- VİDEO

    Kadınlardan çağrı: Erkek-devlet şiddetine karşı 25 Kasım’da sokaklara- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu üyeleri, sistematikleşen erkek-devlet şiddetine ve haklarına dönük saldırılara karşı ses çıkarmak için tüm kadınları ve LGBTİ+’ları 25 Kasım günü Kushimoto Sokağında yapılacak gece yürüyüşüne çağırdı.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü’ne sayılı günler kala kadınlar şiddete, emek sömürüsüne, eşitsizliğe, haklarına yönelik saldırılara karşı seslerini yükseltmek için sokaklarda olmaya hazırlanıyor.

    Dünyanın her yerinde olduğu gibi Mersin’de de kadın ve LGBTİ+’lar şiddete karşı sokaklarda olup, taleplerini dile getirecek. Mersin Kadın Platformu üyeleri Yağmur Arıcan, Ayşegül Göçmen ve Ceren İnan 25 Kasım’daki gece yürüyüşüne çağrı yaptı.

    “ERK SİSTEMİ YIKACAĞIZ”

    7 Renk LGBTİ+ Derneği Başkanı ve platform bileşeni Yağmur Arıcan, “Geçtiğimiz günlerde 20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü için yaptığımız yürüyüşe polis saldırdı. LGBTİ+ karşıtı yürüyüşlerin organize edilirken bize engel olundu. Örgütledikleri o dar kitleyle beraber LGBTİ+ karşıtı yürüyüşlerin içini boşaltmak istemiyor iktidar ki valiliklere de bunun talimatını veriyor. Tabi bizler bu politikalar karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz. Cumartesi günü belki şehrin bir bölümünde yürüyeceğiz ama biz kadınlar ve LGBTİ+’lar olarak bir gün şehrin tamamında erk sistemi yıkacağımıza inanıyorum” dedi.

    “MÜCADELEMİZ TÜM SALDIRILARA RAĞMEN SÜRECEK”

    TİP’li Kadınlar’dan Ceren İnan da, kadınlara yönelik erkek-devletin sistematik şiddetine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek,”Biz senenin her günü mücadele ettiğimiz, karşı karşıya kaldığımız erkek-devlet şiddetine, iktidarın kadın düşmanı politikalarına LGBTİ+ nefretine karşı sesimizi bulunduğumuz her yerde çıkarıyoruz. Böyle günler kadın ve LGBTİ+’lar açısından mücadelenin yükseldiği sembolik günler. Önceki günlerde bunu duyuran bir basın açıklamamız oldu ve polisin saldırısıyla karşılaştık. Nefret suçlarını, kadınların cinayetlerini durdurmayanların bizim önümüze barikat kurduklarını gördük bir kez daha. Ancak bunlar bizim için bir şey değiştirmiyor. Mücadelemize devam edeceğimizi, sokaklarda olacağımızı bir kez söylüyoruz” diye konuştu.

    “25 KASIM’DA KUSHİMOTO’DAYIZ”

    Mor Dayanışma’dan Ayşegül Göçmen ise, Mersin Kadın Platformu’nun planladığı gece yürüyüşüne tüm kadınları çağırarak şunları söyledi:

    “Bu sene de 25 Kasım’da kadına yönelik şiddete, tacize, tecavüze, yoksulluğa, artan cezasızlık politikalarına, haklarımıza, aşklarımıza, bedenlerimize dönük tüm saldırılara dur demek için bütün kadınları cumartesi günü saat 18.30’da Kushimoto Sokağı’na bekliyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

     

  • Mersin Kadın Platformu: Tecavüzü, istismarı aklayamazsınız- VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Tecavüzü, istismarı aklayamazsınız- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, Mardin’de bir kadını sistematik bir şekilde tecavüze maruz bırakan 3 erkeğin serbest bırakılmasına tepki göstererek, “Kadına yönelik şiddetin yaygınlaşmasına izin veren bu zihniyet kadınların düşmanıdır. Tecavüzü, istismarı aklamanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

    Mardin’de 22 yaşındaki bir kadına şantajla tecavüz ettikleri gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan Yakup A., Çetin T. Ve Suud Ö. adli kontrol uygulanmasının ‘ağır olacağı’ gerekçesiyle sadece yurt dışı yasağı konularak serbest bırakıldı.

    Mersin Kadın Platformu hem bu konuya ilişkin hem de Hiranur Vakfı’ndaki çocuk istismarında sahte rapor düzenleyen kişinin tahliye edilmesine dair basın açıklaması yaptı.

    ‘İstismarı, tecavüzü aklayamazsınız. Erkek adalete, erkek devlet şiddetine susmuyoruz’ pankartı açılan eylemde açıklamayı Bedriye Kuş okudu.

    “KADINLARIN YAŞAM HAKKI BÜYÜK BİR TEHDİT ALTINDA”

    Hiranur Vakfı’ndaki istismara değinerek sanığın yasalara aykırı bir şekilde tahliye edildiğine dikkat çeken Bedriye Kuş, “Din kisvesine bürünerek çocuk evliliğini rahmani bir şekilde helal olarak yorumlayan ve bu ahlaksız yaklaşımı sergilemekten çekinmeyen kesimler biz kadınların yaşam hakkını tehdit ediyor. Daha dün Hiranur vakfının istismar sanığı yasalara ve anayasaya aykırı bir şekilde serbest bırakılarak tahliye edildi. Kemik yaşı büyütmekten, rızası vardı demeye, bir kereden bir şey olmaz demekten, çocuk tacizi vakalarında anti-toplumsal yasa zırhına bürünerek çocuğa şahit fiilini yasa altına alan bu zihniyet kesinlikle biz kadınların düşmanıdır” diye konuştu.

    “ÖZEL SAVAŞ POLİTİKALARI KADIN BEDENİ ÜZERİNDE UYGULANIYOR”

    Bedriye Kuş, Mardin’de biri korucu 3 erkeğin 22 yaşındaki bir kadına sistematik bir şekilde tecavüz etmesi ve serbest bırakılmalarına ilişkin şunları söyledi:

    “Mardin’de köy korucuları tarafından sistematik bir şekilde tecavüze uğrayan kadının mağduriyeti 2015 yılından bu yana ülkemizde yükselen faşizm ve sonucunda tırmanan kirli ve özel savaşın güvenlik politikaları adı altında meşrulaştırılıyor. Biz kadınlar; istismarı, tecavüzü aklayamazsınız diye haykırarak, erkek şiddetine karşı yaşamın tüm alanlarında mücadele ederek, kadın eliyle özgür, eşit ve demokratik bir yaşamı inşa etmek için mücadelemizden bir adım geri atmadan direneceğimizi bir kez daha belirtiyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    HÜDA PAR’ın eğitimi hedef almasına tepki: Toplumu ele geçirme hamleleri- VİDEO

    PİRHA- HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun “Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” söylemine tepki gösteren Mersin Kadın Platformu üyesi Ceren İnan, “HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek, AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor” dedi. İnan, gericilikle mücadeleye devam edeceklerini vurguladı. 

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Gerekirse kız okulları açabilmeliyiz” sözleri hala gündemdeki yerini korurken, HÜDA PAR’dan peş peşe karma eğitimi hedef alan açıklamalar geldi.

    İlk olarak geçen haftalarda, AKP listelerinden milletvekili seçilen HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç, Bakan Tekin’in ‘kız okulları’ sözlerini tebrik ederek, karma eğitimin zorunlu olmaması gerektiğini ileri sürdü.

    Ardından HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, müfredat değişikliği için hükümete çağrı yaparak, “Müfredatımızı sil baştan gözden geçirecek bir eğitim devrimine ihtiyacımız var. Karma eğitimin olduğu okullarda çocuklar birbirini taciz edebilir” sözlerini kullandı.

    Son olarak HÜDA PAR Genel Sekreteri ve Milletvekili Şehzade Demir’in “Dünyada yapılan araştırmalar, karma eğitime göre ayrı okullarda eğitim gören öğrencilerin daha başarılı olduklarını ortaya koymaktadır” sözleri tepkilere neden oldu.

    Mersin Kadın Platformu’ndan Öğretmen Ceren İnan, bu söylemleri PİRHA‘ya değerlendirdi.

    “TOPLUMU GERİCİ SİYASAL İSLAMLA SARMALAMAYI HEDEFLİYORLAR”

    Ceren İnan, topluma istenilen yaşam tarzının dayatılması adına bu söylemlerle nabız yoklandığını belirtti.

    “Bütün bu söylemler tacizi, şiddeti, cezasızlığı meşru kılmaya çalışan o militanlığını yaptıkları erkek egemen sisteme gerici kılıf uydurmalarıdır” diyen İnan, şunları kaydetti:

    “AKP hükümetinin HÜDA PAR’ın söylemlerini tamamlayıcı şeyler yapıyor olması, Eğitim Bakanının buna paralel şeyler söylemesi hiç şaşırtıcı değil. HÜDA PAR kendi gerici siyasal İslam fikirlerini öne sürerek AKP’nin ilk yokuşu geçmesini sağlıyor. Gerici siyasal İslam’la toplumu sarmalamaya çalışıyorlar. En temeli olan eğitimden başlayarak kademe kademe ilerleyip tüm toplumu ele geçirmenin hamlelerini yapıyorlar.”

    “KADINLAR, AKP VE İŞBİRLİKÇİLERİNE PABUÇ BIRAKMAYACAK”

    Çocukların tarikat ve cemaat yurtlarında istismara uğradıklarını hatırlatan Ceren İnan, toplumun ve çocukların bu tarikatlara mahkum bırakılmaya çalışıldığına değindi.

    İnan, “Kadınlar mücadele anlamında toplumun en ilerici unsurlarından birisi. AKP’ye ve onun ittifaklarına hiçbir zaman pabuç bırakmamış, kazanımlarını söke söke almış bir hareketten bahsediyoruz. Bu yüzden bu mücadeleye devam edeceğiz. Zihniyetlerini, baskı ve zor araçlarını hiçbir zaman görmezden gelmedik. AKP ile nasıl mücadele ediyorsak onun işbirlikçi ittifak parçalarının düşmancı politikalarıyla da savaşmaya devam edeceğiz” diyerek, yaratılmak istenen karanlığa karşı mücadele vurgusu yaptı.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin’de kadınların eylemine, katledilen kadının ailesinden engelleme- VİDEO

    Mersin’de kadınların eylemine, katledilen kadının ailesinden engelleme- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, kentte bir hafta içerisinde yaşamını yitiren ve erkek şiddetiyle katledilen kadınlar için eylem yaptı. Bir erkek tarafından öldürülen Esra Asena Temir’in ailesi, Yeşil Sol Parti milletvekilinin katıldığını duyunca eylemi engellemek istedi. Irkçı ve homofobik söylemlerde bulunan kadının ağabeyi ise alandan uzaklaştırıldı.

    Mersin Kadın Platformu, hafta içerisinde üçü şüpheli olmak üzere dört kadının yaşamını yitirmesine tepki göstermek için GMK Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ve birçok platform üyesi kadın katıldı. “Katledilen Kadınlar İsyanımızdır” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Yaşasın feminist mücadelemiz” sloganları atıldı.

    Açıklama öncesi platform üyesi kadınlar, katledilen Temir’in ailesi tarafından engellenmeye çalışıldı. Platform içerisinde bulunan Yeşil Sol Parti Milletvekili Koca’nın açıklamaya dahil olmasını ve LGBTİ+’ları bahane eden Temir ailesinin erkekleri, ısrarla açıklamanın yapılmaması için kadınlara baskı yaptı. Bu esnada Temir ailesinin kadınları açıklamaya dahil olsa da erkekler tarafından engellenerek açıklama alanının dışına çıkarıldı. Platform üyesi kadınlar tüm engellemelere rağmen açıklamayı yaptı. Açıklamayı platform adına Zübeyde Sadırlı Akpınar yaptı.

    “ASIL FAİLLER KİM?”

    Platform adına açıklama metnini okuyan Zübeyde Sadırlı Akpınar, kadın cinayetlerinde devletin cezasızlık politikalarına, kadın düşmanı söylemlerini hatırlattı. Erkek şiddetinin bu denli artmasında AKP-MHP iktidarının rolü olduğunu dile getiren Akpınar, şu sözleri kullandı:

    “Kadın cinayetleri ülkenin dört bir yanında kadınların yaşam haklarını ellerinden alırken bu kentte Mersin’de kadın cinayetlerinin arttığını üzülerek görüyoruz.

    Buradan bir kere daha soruyoruz. Kadın cinayetlerinin asıl failleri kimler? Katillerin sırtını sıvazlayanlar kimler? En ufak bir kadın eylemine onlarca polisi yığıp ama kadınlar öldürülürken elleri armut toplayanlar kimler? Biz tüm bu soruların cevabını çok iyi biliyoruz. Kadın ve LGBTİ+ cinayetleri politiktir sözümüzü buradan bir kere daha yineleyeceğiz. AKP-MHP faşist iktidarı her gün hayatlarımız, haklarımız ve emeğimiz üzerinde tahakküm kurmaya çalışıyor. Sadece kadınlar ve LGBTİ+’ların maruz bırakıldıkları şiddet artmıyor yoksulluk ve geçim derdi de bizler için gün geçtikçe artıyor. Tarikat ve cemaatler aracılığı ile çocuklar istismar ediliyor ve kız çocukları zorla evlendirip istismara açık hale getirilmeye çalışılıyor. Tüm bunların sorumlusu AKP-MHP faşist iktidarının ta kendisidir”

    Zübeyde Akpınar, Mersin Kadın Platformu olarak katledilen kadınların davalarında olacaklarını ve süreci takip edeceklerini belirtti.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu 1 Mayıs’taki şiddeti ifşa etti- VİDEO

    Mersin Kadın Platformu 1 Mayıs’taki şiddeti ifşa etti- VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, 1 Mayıs’ta DİSK- Genel İş’i protesto eden kadının DİSK üyesi bir erkek tarafından şiddete uğramasını kınadı. Konu ile ilgili harekete geçmeyen Emek ve Demokrasi Platformu’na da tepki gösteren platform, “Şiddet karşısında durduğunu iddia eden, saldıranları koruyan ve aklamaya çalışan hiçbir kurumun emek demokrasi mücadelesinde yeri yoktur” dedi.

    1 Mayıs İşçi Bayramında DİSK’ten istifa eden işçi bir kadın, sendikayı açtığı dövizle protesto etmişti. Bunun üzerine DİSK önlüğü giymiş bir erkek, kadını engellemeye çalışarak şiddet uygulamıştı.

    Mersin Kadın Platformu, DİSK Genel İş ve Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’nun şiddete karşı tutumunu eleştiren ve şiddeti kınayan bir açıklama yaptı. ‘Kadınlar baş eğmeyecek’ yazılı pankartın açıldığı açıklamada “Nereden ve kimden gelirse gelsin şiddet şiddettir” mesajı verildi.

    “ŞİDDETE DAİR HİÇBİR ŞEY YAPILMADI”

    Mersin Kadın Platformu adına açıklama metnini okuyan Ayşegül Göçmen, örgütlerde kadın politikalarının hâlâ erkeklerin kontrolünde ve onların çizdiği sınırlar dahilinde yapılabildiğini belirtti.

    Göçmen olaya ve sonrasında yaşanan sürece ilişkin şunları söyledi:

    “1 Mayıs’ta Emek ve Demokrasi Platformu bileşenlerinden Genel-İş Sendikası kortejinde bulunan, aynı zamanda sendikanın önlüğünü üzerinde taşıyan Hakkı Güneş isimli kişinin yönlendirilmesi ile protesto hakkını demokratik yollarla kullanmak isteyen işçi kadın arkadaşımız hedef olarak gösterilip darp edilmişti. Devamında gelişen olayları, şiddetin amasız fakatsız, haklı haksız gibi nedenlerle gerekçelendirilemeyeceği bilinciyle ve farkındalığıyla, ilgili kişi ve kişileri kınıyor, örgütlerin üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirip getirmeyeceklerinin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.

    Zira tarihler 22 Haziran’a varmış lakin neredeyse 1 aydır hiçbir işlem yapılmadığı gibi, önlem yaptırımları bizzat sendika tarafından reddedilmiştir. Mersin Kadın Platformu’nun, Emek Demokrasi Platformu’ndan talep ettiği toplantılar günlerce geçiştirilmiş, Genel-İş’in kovuşturma ilerleyene dek uzaklaştırılması talebi göz önüne alınmamıştır. Üzerine şiddete uğrayan işçi kadın arkadaşımızın uzunca bir süredir Genel-İş Sendikası yönetimi tarafından mobbinge maruz bırakıldığını ve 1 Mayıs’ta gerçekleşen saldırıdan sonra da bu mobbingin artarak devam ettiğini biliyoruz. Şiddet karşısında durduğunu iddia eden, işçi haklarını savunacağı tüzüğünde bile yer alan ancak işçiye saldıranları koruyan ve aklamaya çalışan hiçbir kurumun emek demokrasi mücadelesinde yeri yoktur. Tüm kurumların durduğu noktayı gözden geçirmesi, kadına yönelik şiddeti, hiyerarşiyi, hegemonyayı besleyen, çıkar ilişkilerini koruyan her kurum karşısında tepki göstermesi elzemdir”

    EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU’NA ELEŞTİRİ

    Konunun Mersin Emek ve Demokrasi Platformu’na da taşındığını ancak buna ilişkin herhangi bir eylemde bulunulmadığını söyleyen Göçmen, “Bu basın açıklamasının sadece Mersin Kadın Platformunun değil aynı zamanda bu ilde kendilerini emeğin ve demokrasinin savunucuları olarak gören kişi, kurum, dernek ve siyasi partiler gibi bileşenlerden oluşan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu tarafından yapılmasını bekledik. Bu doğrultuda görüşmeler alıp takvimler oluşturduk. Fakat bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu açıklamayı geçte olsa Mersin Kadın Platformu gerçekleştirdi. Lakin hegemonik tavırları sanırım buna müsaade etmedi” şeklinde konuştu.

    “KARŞIT OLDUĞUNA BENZEYENLERLE MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Kadınlar olarak her türlü tacizin, şiddetin ve tahakkümün önünde duracaklarını vurgulayan Göçmen,

    “1 Mayıs günü arkadaşımıza gerçekleştirilen şiddeti asla kabul etmiyoruz. Süreci işletirken kusurlu gördüğümüz her yapıyı ve kişiyi gerekirse ifşa etmekten geri durmayacağız! Kurumsal ilişkilerle, emek mücadelesinden gelen dayanışmayla yürütülebilecek süreci, erillikle ve çıkarla sarmalayan herkesin karşısında duruyoruz. Her yerde sesimizi, dayanışmamızı ve mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    MERSİN/ PİRHA

     

     

  • Mersin’de kadınlar ‘Hükümet İstifa’ diyerek yürüdü-VİDEO

    Mersin’de kadınlar ‘Hükümet İstifa’ diyerek yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu öncülüğünde Mersin’de 8 Mart dolayısıyla bir araya gelen kadınlar depremde yaşamını yitirenleri anarken, “Jin, jiyan, azadî”, “kadın, yaşam, özgürlük” ve “Hükümet istifa” sloganlarıyla yürüdü.

    Mersin’de yüzlerce kadın, 8 Mart’a dair Mersin Kadın Platformu çağrısıyla Kushimoto Sokak’ta bir araya geldi. “Jin jiyan azadi”, “Kadın yaşam özgürlük” ve “Hükümet istifa” sloganları eşliğinde kadınlar, Özgecan Aslan Meydanı’na kadar Feminist Gece Yürüyüşü  gerçekleştirdi. Yürüyüş sonrası kadınlar, Türkçe, Kürtçe ve Arapça ortak basın metnini okudu.

    “BİRBİRİMİZİ YAŞATIP, BU DÜZENİ YIKACAĞIZ”

    Yapılan açıklamada, erkek ve devlet şiddetine, kadın cinayetlerine, yoksulluğa, siyasal islama, savaşa, doğa olaylarının katliama dönüştürülmesine, rant ve talan siyasetine karşı öfke ve isyanla bir araya gelindiğine dikkat çekilerek, “Depremde on binleri alınmayan önlemlerle enkaz altında katledenler, yüzbinlerce insanı göçük altında, göndermedikleri yardımlar sebebiyle ölüme terk etti. Hesaplaşacağız. Kadın sağlığının en temel ihtiyaçları olan ped, hpv aşısı, tampon ve tüm hijyen ürünleri bizler için ulaşılamaz hale geldi. Bizi açlıkla, yoksullukla sınamaya çalışanlarla, boğun eğeceğimizi düşünenlerle hesaplaşacağız! Biz kadınlar, şiddetin ve sömürünün olmadığı eşit ve özgür bir yaşamı birlikte mücadelemizle kuracağız. Birbirimizi yaşatıp, bu düzeni yıkacağız” denildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Kadınlar Mersin’den seslendi: Anayasa değişikliği teklifine hayır!-VİDEO

    Kadınlar Mersin’den seslendi: Anayasa değişikliği teklifine hayır!-VİDEO

    PİRHA- İktidarın Meclis’e getirdiği ‘başörtüsü’ teklifine tepki gösteren kadınlar, “Yaşamlarımız ve bedenlerimiz üzerinden pazarlık yapmanıza izin vermeyeceğiz. Eşit, özgür ve lâik bir yaşam için mücadeleyi büyüteceğiz” dedi.

    AKP, başörtüsü konusunda hazırladığı Anayasa değişikliği teklifini Meclise sundu. Teklif, AKP, MHP ve BBP’nin imzasıyla Meclis’e gelirken, HDP komisyon toplantılarına katılmayacağını açıkladı.

    Mersin Kadın Platformu, Pozcu’da  Anayasa değişikliği teklifine dair basın açıklaması yaptı. Platform adına basın açıklamasını Elmas Kara, okudu.

    “BU SUÇA ORTAK OLMAYIN

    Elmas Kara, “AKP iktidarı Anayasa değişikliği teklifi ile yıllardır sürdürdüğü kadın düşmanı, LGBTİ+ düşmanı politikaları ve dinci gericiliği tırmandırıyor. Bu anayasa değişikliği anayasanın laiklik ilkesine ve eşitlik ilkesine aykırıdır. Kazanılmış  haklarımıza saldırıdır” dedi.

    Eşitlik ve özgürlük istediklerini ifade eden Elmas Kara, “Anayasa değişiklik teklifi karşısında nasıl tavır alınması gerektiğini düşünenler yüzünü eşitlik talebiyle yaşamın tüm alanlarında sözünü söyleyen kadınlara ve LGBTİ+lara dönsün: “Bizim sözümüz hayır. Seçim kaygısıyla meclisteki oylamada bu degisikliğe destek vermeyi düşünenlere sesleniyoruz: Bu suça ortak olmayın. Bu değişikliğe de bu değişikliğin müzakere edilmesine de hayır” diye konuştu.

    Elmas Kara, son olarak, “Yaşamlarımız ve bedenlerimiz üzerinden pazarlık yapmanıza izin vermeyeceğiz. Eşit, özgür ve lâik bir yaşam için mücadeleyi büyüteceğiz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • ‘İstismarın aklanmasına, üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz!’-VİDEO

    ‘İstismarın aklanmasına, üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz!’-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, çocuk istismarına dikkat çekmek için yapılan eylemde, çocuğa yönelik her türlü şiddet ve cinsel istismarın politik olduğunun altını çizilerek, “Erkekler, aileler, tarikatlar, cemaatler çocukları istismar ederken devlet failleri koruyor. Artık yeter, susmuyoruz! Daha fazla failleri korumanıza, istismarı aklamanıza, çocukların geleceğini karartmanıza izin vermeyeceğiz” denildi.

    Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızının 6 yaşındayken istismara uğradığının öğrenilmesi ardından tepkiler sürüyor.

    Mersin Kadın Platformu üyeleri, Mersin’de çocuk istismarlarına karşı eylem düzenledi. “Çocuk istismarına susmuyoruz, tarikatlar ve cemaatlar kapatılsın” pankartının açıldığı eylemde, açıklamayı Elmas Kara okudu.

    “ÇOCUK İSTİSMARININ SUÇ ORTAĞISINIZ!”

    Elmas Kara, bir kadının çocukluğu boyunca ailesinin suç ortaklığıyla istismara maruz bırakıldığına dair beyanları adları cinsel istismar, taciz, tecavüz ile sıkça anılan cemaat, tarikat ve dini vakıfların kirli yüzünü bir kez daha açığa çıkardığına dikkat çekti.

    Milli Eğitim Bakanlığının sorumluluğunu vurgulayan Elmas Kara, “Bu istismara ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık ‘çocuk istismarı, çocuğa yönelik istismar suçları siyasetin konusu değildir. Bunlar son derece insani ve her zeminde, her toplumda karşılaşılabilecek durumlar’ diyerek istismarı olağanlaştırıyor. Biz bu istismarların münferit olmadığını AKP iktidarının tüm kurumları ile çocuk istismarının suç ortağı olduğunu biliyoruz” dedi.

    “HAKİKATİ AÇIĞA ÇIKARAN TİMUR SOYKAN’IN VE ÖZGÜR BASININ YANINDAYIZ”

    Çocuğa yönelik her türlü şiddet ve cinsel istismarın politik olduğunun altını çizen Elmas Kara, “Çocukları şiddete ve istismara karşı korumak devletin yükümlülüğündedir. Günlerdir cinsel istismarın üstü örtülmeye failleri aklanmaya çalışılırken, Birgün gazetesindeki haberi ile bu suçu ortaya çıkaran Timur Soykan’a karşı aynı gerici odaklar tarafından linç kampanyası yürütülmüştür. Sansür yasası ile basını susturmak isteyen AKP-MHP iktidarının bu yasayla aynı zamanda kadına ve çocuğa yönelik şiddetin de üstünü örtmek istediği açıktır. Bu olayla özgür basının ve haber alma özgürlüğünün ne kadar hayati olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. Hakikati açığa çıkaran Timur Soykan’ın ve özgür basının yanındayız” diye konuştu.

    “ÇÜRÜMÜŞ ERKEK İKTİDARINIZI YIKACAĞIZ”

    Türkiye’de çocuklar ve kadınların güvende olmadığını belirten Elmas Kara, şunları söyledi:

    “Bu ülkede çocuk istismarcıları, şiddet failleri devlet tarafından korunuyor. AKP iktidarının tarikatlar istedi diye çocukları koruyan İstanbul Sözleşmesinden bir gece yarısı çekilmesinin nedeni açıktır.  Kadın, LGBTİ­ ve çocuk düşmanı bu gerici ittifak karşısında İstanbul Sözleşmesi’ni savunmaya devam edeceğiz.

    Erkekler, aileler, tarikatlar, cemaatler çocukları istismar ederken devlet failleri koruyor. Artık yeter, susmuyoruz! Daha fazla failleri korumanıza, istismarı aklamanıza, çocukların geleceğini karartmanıza izin vermeyeceğiz! Tarikat ve camaatler kapatılsın. Dinci gerici suç ittifakı karşısında eşitlik ve laiklik mücadelesini yükselteceğiz. Çürümüş erkek iktidarınızı yıkacağız.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu: Haklarımız, hayatlarımız için 25 Kasım’da sokağa bekliyoruz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Haklarımız, hayatlarımız için 25 Kasım’da sokağa bekliyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, iktidarın düşmanca politikalarına karşı tüm kadınları 25 Kasım’da mücadeleyi büyütmeye çağrısı yaptı. Platform, “Katledilen kadınların, LGBTİ+ların, geleceği ellerinden alınan çocukların, cemaat kurslarına mahkum bırakılan her bir çocuğun, tutuklanan her bir gazetecinin, emeği ile var olan her bir kadının hesabını, hayatlarımızı şiddetle ve faşizmle sarmalamaya çalışanlardan sormanın zamanıdır” dedi.

    Video eklenecek

    Mersin Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü kapsamında yapacakları etkinliği yaptığı basın açıklamasıyla duyurdu. Özgür Çocuk Parkı’nda yapılan açıklamayı Mersin Kadın Platformu adına Derya Narlı, okudu.

    “HAYATLARIMIZ İÇİN 25 KASIM DA SOKAĞA

    “25 Kasım’a giderken ülkede var olan tablonun değişebilmesini sağlayabilmek isteği ve kararlılığı ile bu sene de şiddete, baskıya, tahakküme karşı mücadelenin her alanda devam ettiğini ve edeceğini tekrar tekrar belirtiyoruz” diyen Derya Narlı, şunları söyledi:

    “Zorlu süreçlerin öncü, direngen hareketi olan kadın ve LGBTİ+ mücadelesinin parçası olarak tam da yeri gelmişken söyleyebiliriz; faşist ve zorba hallerinizle, keyfi şekilde hiçbir kadını hedef gösteremezsiniz. Jiyan Tosun ve Eren Keskin’i hedef göstermeye çalışanlar hesaplarını elbette öncelikle kadınlara verecektir!

    Kadınlar yoksullukla mücadele etmeye çalışırken, her birimizin emeği “göz  dolduran ekonomimiz var” adeta alaya alındı. Ama tüm bunlara rağmen kadın ve LGBTİ+ mücadelesi her yerde ilmek ilmek büyüdü. Bu mücadele İran’da baskıcı, gerici molla rejimine isyan eden kadınların yaktığı ateşe uzanarak sınırları aştı. Kentte bu ateşin kıvılcımlarını omuz omuza olduğumuz İranlı kadınlarla birlikte sokaklara taşırdık. Şimdi de büyüyen bu mücadeleyi 25 Kasım’da sokaklarda göstermenin zamanıdır!

    Katledilen kadınların, LGBTİ+ların, geleceği ellerinden alınan çocukların, cemaat kurslarına mahkum bırakılan her bir çocuğun, tutuklanan her bir gazetecinin, emeği ile var olan her bir kadının, açlıkla tehdit edilen, mobbingle baş eden her birimizin hesabını hayatlarımızı şiddetle ve faşizmle sarmalamaya çalışanlardan sormanın zamanıdır.

    Mücadeleyi daha da büyütmek ve geceleri isyanımıza boyamak için bütün kadınları 25 Kasım Cuma Akşamı saat 18.30’da Kushimoto sokağına çağırıyoruz! Bütün kadınları ve LGBTİ+ları isyanı ve coşkuyu daha da büyütmek için, birbirimiz, haklarımız, hayatlarımız için 25 Kasım da sokağa, Kushimoto sokağına bekliyoruz!”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu, eril dil, taciz, şiddet ve mobbinge karşı tutum belgesi hazırlıyor-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu, eril dil, taciz, şiddet ve mobbinge karşı tutum belgesi hazırlıyor-VİDEO

    PİRHA-Mersin’deki siyasi parti, sivil toplum örgütü ve kurumlarda ortaya çıkan eril dil, taciz, şiddet, mobbing ve hak ihlallerine karşı Mersin Kadın Platformu, tutum belgesi hazırladıklarını açıkladı.

    Mersin Kadın Platformu, kentteki siyasi parti, sivil toplum örgütü ve kurumlarda ortaya çıkan eril dil, taciz, şiddet, mobbing ve hak ihlallerine karşı tutum belgesi hazırladıklarını açıkladı. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Mersin Şube binasında yapılan açıklamada, platformun söz konusu olaylara karşı tavrı ve yaptırımların ne olacağına dair hazırlanan belgenin en kısa sürede deklare edileceğini ifade etti.

    Platform üyesi Canan Yüce, gittikçe yaygınlaşan ve eril söylemler eşliğinde yaşama geçirilen kadının kamusal alandan uzaklaştırılmasına yönelik cinsiyetçi, ataerkil politikalar ile kadınlara, LGBTİ+lara, çocuklara yönelik taciz ve şiddetin her geçen gün artarak devam ettiği Türkiye’de bunlarla mücadele etmek birinci öncelikleri olduğunu ifade etti.

    Canan Yüce, Mersin Kadın Platformu’nun onlarca bileşeni, gönüllüsü ile yıllardır Mersin’de kadın hareketinin, LGBTİ+ mücadelenin, feminist dayanışmanın ilkelerine göre ilerleyerek kentte ve ülkede gelişen hak temelli her türlü mücadelenin içinde olarak kendini günden güne büyüttüğünü belirterek, “Bu süreçte özellikle kentte gelişen kadına ve LGBTİ+lara yönelik şiddet, taciz durumlarında, hukuksuzluklar karşısında, eşit yurttaşlık mücadelesinde, emek alanında, ekolojik mücadelede, çocuk haklarında en önde yer alarak kadın hareketini toplumsal muhalefetin en ileri unsuru haline getirmeye çalışmıştır. Bilindiği üzere birçok kez tehditler, para cezaları, yıldırma politikaları ile karşılaşan kadınlar için dayanışmanın devamlılığı esas alınmıştır” dedi.

    ESASLARIN NETLİK KAZANMASI İÇİN TUTUM BELGESİ

    Toplumsal cinsiyet eşitliğinin esas alındığı çeşitli ilkelerin platform bileşenleri dahil olmak üzere tüm kent siyasetine, kurum ve kuruluşlara, siyasal partilere, derneklere ve örgütlere sirayet edebilmesi için Mersin Kadın Platformu’nun ilkelerinin ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayanan esaslarının netlik kazanması, genişletilmesi ve toplumsal alanda söz söyleyen her yere ulaştırılabilmesi için tutum belgesi çalışmasına başlattıklarını aktaran Canan Yüce, şunları dile getirdi:

    “Bu belgenin hazırlanışında platformun parçası olan bileşenlerin emekleriyle ortaya konulacak olan eşit yurttaşlık hakkı, özgürlük ve mücadele odaklı ilkelerin ve açıklamaların tümünün iletilecek tüm kurum ve kuruluşlarca önemsenmesini yalnızca temenni değil aynı zamanda toplumsal hareketin temel dinamiklerinden biri olan kadın hareketi mücadelesinin parçası olarak talep ediyoruz. Zira tutum belgesinin politik olarak çizeceği hat, ortaya koyacağı ilkeler, amaçları ve kapsamı teorik ve pratik olarak hali hazırda mücadele nedenlerimizi, gereklilikleri anlatmaya çalışırken belki de herkesçe bilerek ya da bilmeyerek yapılan hatalara da ışık tutacaktır. Bu talep doğrultusunda, yaşanacak çeşitli hak ihlali, şiddet, taciz vb durumlarda Mersin Kadın Platformu’nun tavrı ve aynı zamanda işaret edeceği yaptırımlar net olacaktır.

    Özellikle kent içinde birçok kurumun, kuruluşun, örgütlenmenin yönetici kadroları, kadro adaylarının yürütülen politikaların temsilcisi olarak yer aldığı her alanda bu ilkelerin ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin gereklerinin farkında olması, bunların tüm kadrolara iletilmesinde yönlendirici olması önemlidir. Tüm bu kurumların yönetici kadrolarının, kurul üyelerinin, temsilcilerinin işaret edilen ilkeler ve gerekler kapsamında tutumlarını gözden geçirerek buna göre hareket etmesi taleplerimizin başında yer almaktadır. Ve elbette tüm süreç içerisinde uygulanacak politika, tutum ve davranışlar konusunda taviz vermeden takipçi olacağımızı da belirtmek isteriz. Alınan kararlarda, tercih edilen seçimlerde, çizilen yol ve yöntemlerde bunun göz önünde bulundurulması en bariz taleptir.

    Tutum belgesi hazırlıkları her alandan kadınların ve LGBTİ+ların ortak emekleri ve hukuk, tıp, psikoloji, sosyoloji gibi alanlardan uzmanların destekleriyle en kısa süreçte tamamlanarak deklare edilecektir.

    Bugün bu çalışmaların hız kesmeden başlayacağını paylaşırken tüm ülkede ve sınırlarımız dışında var olan krizleri önümüze alarak, siyasal atmosferin, savaş politikalarının, dinci gerici sistemin, baskıyla dizayn edilmeye çalışılan düzenin tüm yanlış ve aksak yönlerini gözler önüne serebilmeyi bu belgenin en önemli amaçlarından biri olarak görüyoruz. Ayrıca cinsiyetçi ve baskıcı; mobbing vb. hak ihlallerin önlenmesi, ihlaller oluştuğunda takip edilecek onarıcı adımların belirlenmesi ve ihlallerin tekrarlanmaması için kurumsal dönüşümü sağlayacak yöntemleri tanımlamak esaslarımızdan olacaktır.

    Tüm süreci örerken bu zamana dek olduğu gibi objektif bakış açısına sahip olmayı, destekleyici ve onarıcı roller almayı, kapsayıcılığı ve kesişimselliği temele almayı benimsemekteyiz. İlerleyen tarihlerde tutum belgesi hazırlanarak kapsamlı hali hem kamuoyu hem de bahsedildiği üzere kentte var olan kurum ve kuruluşlarla paylaşılacaktır.”

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu: Gerçek adalet istiyoruz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Gerçek adalet istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de bir araya gelen kadınlar, artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek, “Cezasızlık değil, gerçek adaleti istiyoruz” dedi.

    Mersin Kadın Platformu (MKP), son dönemde Mersin’de yaşanan kadın katliamlarına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Pozcu’da bir araya gelen kadınlar adına açıklamayı okuyan platform üyesi Seher Peşmen, eylül ayı boyunca Mersin’de üst üste şiddet ve kadın cinayetleri haberleriyle karşılaştıklarını ifade etti.

    Peşmen, “faillerin sırtının sıvazlanarak teşvik edici cezasızlık politikaları uygulandığını” belirterek “Daha önce onlarca kez tehdit edilen Dilek Karaman zarar göreceği için şikayet edememiş, sistem eliyle bu katliama ortam hazırlanmıştır. 16 Eylül’de 15 yaşındaki Zeynep Bıçkı üvey babası Hakan Uğur tarafından sadece bir tartışma sonucu katledildi. Bir çocuk hayatı, geleceği elinden alınarak öldürüldü” dedi.

    “FAİL AKLAMALARINIZ KARŞISINDA MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Seher Peşmen, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “28 Eylül’de Nur Efşan Tekinturhan, evli olduğu Hakan Tekinturhan tarafından katledildi. Daha dün Rahime Edis, Hasan Sevincer adlı erkek tarafından öldüresiye dövüldü. Kesici aletle yaralandı. Öncesinde sistematik şekilde psikolojik şiddetini devam ettiren fail, 1 aylık hamile Rahime Edis’i fiziksel şiddet ile bu hale getirdi. Cezasızlık değil, gerçek adaleti istiyoruz. Hayatlarımız erkek devlet şiddeti ile çevrelenirken ölmek değil yaşamak isteyen her kadın, her LGBTİ+, her çocuk olarak yaşamlarımızı savunuyoruz. Biliyoruz bu ne ilk, ne son olacak. Faili aklamalarınız karşısında mücadele edeceğiz.”

    İranlı kadınların da destek verdiği eylem “Jin, Jiyan, Azadi” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi’ni her koşulda savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi’ni her koşulda savunmaya devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Mersin Kadın Platformu, danıştayın Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini reddetmesi kararına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu kararla Danıştay, tek adam iktidarının meclisi devre dışı bırakarak istediği her kararı alabileceğini, istediği her uluslararası sözleşmeden kafasına göre çekilebileceğini göstermiştir” denildi.

    Danıştay 10’uncu Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshine ilişkin 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini reddetti. Kadın örgütleri ve barolar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz edecek.

    Mersin Kadın Platformu, danıştayın Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının iptal istemini reddetmesi kararına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamayı platform adına Melisa Açıkbaş okudu. Basın açıklamasında ‘İstanbul Sözleşmesi mor çizgimizdir’ pankartı açıldı.

    “YAŞAMLARIMIZ İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Tek bir adamın verdiği kararı tanımadıklarını söyleyen Açıkbaş, “Birçok kadın örgütü, LGBTİ+ örgütü, birçok baro bu hukuksuz karara karşı itiraz etti ve mücadelemizi sürdürdük. Bugün verilen kararın iktidar tarafından gerçekleştirilen kadın düşmanı bir hamle olduğunu, yaşamlarımızın ve hak mücadelemizin yok sayılmaya çalışıldığını biliyoruz. Bu kararla Danıştay, tek adam iktidarının meclisi devre dışı bırakarak istediği her kararı alabileceğini, istediği her uluslararası sözleşmeden kafasına göre çekilebileceğini göstermiştir. Bu sebeptendir ki bizler nezdinde, kadınlar nezdinde, toplum nezdinde bu kararın hiçbir meşruiyeti yoktur, kabul etmiyoruz. Sizler bu kararları vererek kadın cinayetlerinin faili olduğunuzu, her gün yaşadığımız tacizin, tecavüzün, erkek şiddetinin destekleyeni olduğunuzu bizlere tekrar gösterdiniz. Yaşamlarımız için mücadele etmeye, sokak sokak örgütlenmeye ve İstanbul Sözleşmesi’ni her koşulda savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/MERSİN

  • Kadınlar Mersin’den seslendi: İndirim yaptığınız suçluların suç ortaklarısınız-VİDEO

    Kadınlar Mersin’den seslendi: İndirim yaptığınız suçluların suç ortaklarısınız-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de bir araya gelen kadınlar, Pınar Gültekin’in katili Cemal Metin Avcı’ya  verilen ‘ödül gibi cezaya’ tepki göstererek, “Her güne kadın cinayetleriyle uyanırken, erkek devletin adalet saraylarından ödül gibi cezalar çıkmaya devam ediyor. İndirim yaptığınız beraat ettirdiğiniz suçluların suç ortaklarısınız” dedi.

    Pınar Gültekin’in katili Cemal Metin Avcı’ya tahrik indirimi yapılarak verilen cezaya kadınlardan tepkiler yükseliyor. Mersin Kadın Platformu üyesi kadınlar sokağa çıkarak, Pınar Gültekin’in katili Cemal Metin Avcı’ya verilen ‘ödül gibi cezaya’ tepki gösterdi.

    Mersin Kadın Platformu adına açıklamayı Zeliha Korkmaz okudu. Zeliha Korkmaz, Türkiye her güne kadın cinayetleriyle uyanırken, erkek devletin adalet saraylarından ödül gibi cezalar çıkmaya devam ettiğini ifade ederek, “Biz kadınların hayatlarını ve haklarını hiçe sayan, kadın cinayetlerinin önünü açan bu erkek kararı tanımıyoruz. Katillerin lehine karar çıkartan erkek yargıçlardan da katillerin sırtını sıvazlayan erkek adaletten de hesabı soracağız. Bu hukuksuz karara itiraz edeceğiz ve katil Metin Cemal Avcı’nın gereken cezayı alması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

    Zeliha Korkmaz, “Erkekliğin devlet gölgesinde güç bulduğu bu kadın düşmanı politikalarınızı başınıza yıkacağız . Bu dava burada bitmedi kadınlar adaleti sağlayana kadar sokaklarda, meydanlarda ,bulunduğu her alanda mücadele etmeye devam edecek” diyerek, şunları dile getirdi:

    “Katil , İstanbul Sözleşmesi’nin iptali iyi oldu demişti.  Elbette ki biz kadınlar biliyoruz ki katiller yargılandıkları salondan bunları hesaplayarak söylüyor. Erkek adaletten güç bularak söylüyor. İşledikleri suçları örtecek aklayacak onca erkek devlet mekanizması varken hiç çekinmeden bu cinayetleri işliyorlar. Kadınların hayatlarını ve haklarını güvence altına alan İstanbul sözleşmesini yeniden imzalatacağız. İndirim yaptığınız beraat ettirdiğiniz suçluların suç ortaklarısınız!”

    Güç kaybeden iktidar şiddetini kadınlar üzerinden tırmandırıyor iki yüzlü yasa tasarılarına her gün bir yenisi ekleniyor. İktidarın şiddet yasasının ne kadar iki yüzlü olduğunu bizler adalet saraylarınızdan çıkan hukuksuz kararlardan tanıyoruz. Kravata, takım elbiseye indirim yok diyerek asıl erkeklik sorununu görmezden geliyorsunuz. Bir kez daha anladık ki iktidarın asıl amacı kadına yönelik şiddetle mücadele etmek değil, kendi iktidarını sürdürmek için direnen, ses çıkaran kim varsa hukuk yoluyla şiddeti daha da tırmandırmak. Tarihte hiç olmadığı kadar erkekliğin  yükseldiği bu zamanda , biz kadınların birbirimizden başka çaresi yok.”

    Kadınlar olarak Pınar Gültekin için adalet sağlanana kadar sokaklarda olmaya devam edeceklerinin altını çizen Zeliha Korkmaz, “Öldürülen her bir kadının hesabını soracağız” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi bizimdir vazgeçmiyoruz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: İstanbul Sözleşmesi bizimdir vazgeçmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Mersin Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle yarın görülecek duruşmaya ilişkin açıklama yaparak, “Verilecek karar, sadece İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararının hukuksuzluğuna ve buna yönelik iptal taleplerimize ilişkin olmayacak, aynı zamanda, Türkiye’nin geleceği ve hukukun üstünlüğü adına belirleyici olacaktır” dedi.

    Danıştay’ın, İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali istemiyle açılan davayı görüşmeye başlarken, kadınlarda bir çok ilde açıklama yaparak, kararnamenin iptalini istedi.

    Mersin Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı yürütmenin durdurulması ve kararın iptali talebiyle yarın görülecek duruşmaya ilişkin basın açıklaması düzenledi.

    Platform adına açıklamayı okuyan Zübeyde Sadırlı Akpınar, Türkiye’de her gün en az 3 kadının katledildiği ve onlarcasının şiddette maruz kaldığı bir sürecin yaşandığını belirterek, “İstanbul Sözleşmesi Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, uluslararası hukukta şiddetin, kadın erkek eşitsizliğinin ve kadınlara karşı yapılan ayrımcılığın bir sonucu olduğunun vurgulandığı, şiddetle mücadelede bağımsız bir izleme mekanizmasına sahip ve yaptırım gücü olan ilk sözleşmedir” dedi.

    İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN FESHEDİLDİĞİ TARİHTEN BUGÜNE 302 KADIN CİNAYETİ YAŞANDI

    İstanbul Sözleşmesinin feshedildiği tarihten bugüne 302 kadın cinayeti, 254 şüpheli kadın ölümü gerçekleştiğini ifade eden Zübeyde Sadırlı Akpınar, “Kadınlardan şiddete dair ispat, fail erkeklere indirim uygulamak için bahane arayan erk-devlet zihniyeti kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin siyasetten bağımsız olmadığını ve devletin bu konudaki politikasızlığının sonucudur” diye konuştu.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ FESİH KARARI İPTAL EDİLMELİDİR”

    28 Nisan’ın tarihsel bir öneme sahip olduğunun altını çizen Zübeyde Sadırlı Akpınar, şunları dile getirdi:

    “Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’ne dair davaları esastan görüşecek. Verilecek karar, sadece İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararının hukuksuzluğuna ve buna yönelik iptal taleplerimize ilişkin olmayacak, aynı zamanda, Türkiye’nin geleceği ve hukukun üstünlüğü adına belirleyici olacaktır. Ülke olarak İstanbul Sözleşmesinin iptali kararı, özellikle kadına karşı şiddetin tırmandığı günümüzde ağır sonuçlar doğuracak kabul edilemez bir uygulamadır.

    Mersin Kadın Platformu olarak; Kadın ve LGBTİ+ örgütlerini, baroları, emek ve meslek örgütlerini, siyasi partileri; eşit ve şiddetsiz bir yaşam isteyen herkesi hep birlikte hukuka ve İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya çağırıyoruz! İstanbul Sözleşmesi fesih kararı iptal edilmeli ve sözleşme hükümleri uygulanmalıdır.”

    PİRHA/MERSİN

     

  • Mersin Kadın Platformu 8 Mart programını açıkladı-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu 8 Mart programını açıkladı-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, 8 Mart haftası boyunca yapacakları eylem etkinliklerini açıkladı. 6 Mart Pazar günü saat 14.00- 16.00 arası Özge Can Aslan Meydanı’nda şenlik düzenleyecek platform, 8 Mart Salı günü saat 19.30’da Kuşimato Sokağı’nda ‘Feminist Gece Yürüyüşü’ yapacaklarını aktardı.

    Kadınlar, dünyanın ve Türkiye’nin birçok kentinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne hazırlanıyor.

    Mersin’de de kadın kurumları hafta boyunca yapacakları eylem ve etkinliklerini açıkladı.

    “TÜM KADINLARI, LGBTİ+LARI ALANLARDA OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Mersin Kadın Platformu tarafından yapılan açıklamayı Peyrüze Okçu Kafa okudu. Egemen zihniyete, savaşa, kadın yoksulluğuna karşı kadınlar olarak her yerde olduklarını ifade eden Peyrüze Okçu Kafa, “Bir 8 Mart daha yaklaşırken biz kadınlar yine alanlarda olacağımızı duyuruyoruz, geceleri de, sokakları da terk etmiyoruz diyoruz ve tüm kadınları, LGBTİ+ları alanlarda olmaya çağırıyoruz” dedi.

    “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDİYORUZ”

    2021 yılı 8 Mart’ının hemen akabinde bir gece yarısı anayasaya ve uluslararası sözleşmeleri de hiçe sayarak İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılma kararı iktidarın kadın düşmanı politikalarını bir kez daha açığa vurduğunu aktaran Peyrüze Okçu Kafa, “Bahar ve yaz aylarını sokakta, alanlarda, bulunduğumuz her alan da İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkarak ‘İstanbul Sözleşmesi bizimdir, vazgeçmiyoruz’ diyerek mücadeleyi yükselttik. 2021 yılı kadınların direniş yılı oldu ve ısrarla İstanbul Sözleşmesi’ne sahip çıkmaya da devam ediyoruz” diye belirtti.

    “SAVAŞIN KAZANANI OLMAZ”

    Kadınların, lgbti+ların, ötekileştirilenlerin, kendi yaşam haklarına, kimliklerine, özgürlüklerine sahip çıkmak, kadın düşmanlığına, homofobiye, ırkçılığa ve savaşa karşı seslerini yükseltmek için sokaklarda, alanlarda olacaklarını söyleyen Peyrüze Okçu Kafa, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Kadına yönelik erkek şiddetiyle, kadın cinayetleri ve ekonomik krizle mücadele ederken bir yandan da kazanılmış haklarımıza, sahip çıkıyor, ‘nafaka hakkıma dokunma!’ diyoruz.

    Savaş herkes için korkunç bir şey, ama kadınlar, çocuklar, lgbti+lar için aynı zamanda tecavüz, cinsel şiddet, ağır yoksulluk demek. Savaşları çıkaranlar hâlâ tüm önemli yönetim mekanizmalarının başında bulunan güç sarhoşu erkekler, savaşın esas mağdurları ise kadınlar ve çocuklar oluyor. Yeryüzünün tükenen kaynaklarını savaşa ve silaha harcayan eril zihniyet şunun farkına varmalı savaşın kazananı olmaz” ama başta yoksullar, kadınlar ve çocuklar olmak üzere milyonlarca kaybedeni vardır.”

    Günün dayanışma ve mücadele günü olduğunu vurgulayan Peyrüze Okçu Kafa, Mersin’de yapılacak etkinlikleri şu şekilde açıkladı:

    “-6 Mart Pazar günü saat 14.00- 16.00 arası Özge Can Aslan Meydanı’nda şenlik (Müzik dinletisi, takas şenliği, serbest kürsü )

    8 Mart Salı günü saat 12.30’da İHD Mersin Şubesi’nde cezaevindeki mahpus kadınlara dayanışma kartı yazma etkinliği  (İnsan Hakları Derneği ve Mersin Kadın Platformu)

    8 Mart Salı günü saat 19.30 Feminist Gece Yürüyüşü Kuşimato Sokağı.”

    PİRHA/MERSİN

     

  • Mersin Kadın Platformu: Kadın katliamlarına karşı mücadele edeceğiz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Kadın katliamlarına karşı mücadele edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Mersin Kadın Platformu, Mersin’de katledilen Raziye Oskay ile İstanbul’da katledilen Dilara Yıldız’a ilişkin basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, kadın katliamlarının politik olduğu vurgulandı.

    Kadın katliamlarının politik olduğuna dikkat çeken Mersin Kadın Platformu, Raziye Oskay ve Dilara Yıldız’ın katledilmesini protesto etti.

    Mersin Kadın Platformu, Mersin’de katledilen Raziye Oskay ile İstanbul’da katledilen Dilara Yıldız’a ilişkin Yenişehir ilçesine bağlı Pozcu Platin önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, ‘Kadın katliamlarına, faillerin cezasızlıkla ödüllendirilmesine, haklarımızın gaspına yeter artık, isyandayız” pankartı açıldı. Mersin Kadın Platformu adına açıklamayı Mimoza Kadın Derneği Başkanı Çiğdem Göksoy yaptı.

    “KADIN KATLİAMLARININ EN ÖNEMLİ SEBEBİ CEZASIZLIK POLİTİKASIDIR”

    Katilin sadece katleden erkekler olmadığını, katilin aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi’nden çekilenlerin olduğunu belirten Göksoy, “Ne yazık ki Raziye için gerçekleştirdiğimiz bir basın toplantısı sırasında ise başka bir kadın cinayetinin daha haberini aldık. İstanbul Barosu üyesi avukat Dilara Yıldız, Oktay Dönmez tarafından ateşli silahla katledildi. Cezasızlık politikalarını uygulayanlar, şiddet faillerini ödüllendirdiği gibi sokakta samuray kılıcıyla, metroda bıçakla gezen yeni failler yarattı. İktidarın devlet mekanizmasının kılcallarına kadar yaydığı kadın düşmanlığı kadınlara karşı sürdürülen bir savaşa dönüşmüş durumda. Şiddet ve ölüm tehdidiyle burun buruna gelen kadınlar kendilerini öz savunma ile korumak zorunda bırakılıyor ve şiddet failleri değil öz savunma uygulayan kadınlar cezalandırılıyor. Bugün bizi koruyan, devlet değil öz savunmamız ve dayanışmamızdır. Dilara Yıldız’ın, aldığı tehditlere ve katil Oktay Dönmez için verilen uzaklaştırma kararına rağmen karakola yakın bir bölgede, kolluk görevlilerinin önünde öldürülmesi bunu bize bir kez daha göstermiş oldu. Her güne yeni bir cinayetle uyanırken kazanılmış haklarımıza saldırılar da bitmek bilmiyor. Dilara Yıldız ve tüm kız kardeşlerimiz için faillerin cezasız kalmaması, tüm sorumluların hesap vermesi ve bireysel silahlanmanın yasaklanması için mücadelemiz devam edecek” dedi.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de kadınlar katledilen Feriha için sokaktaydı-VİDEO

    Mersin’de kadınlar katledilen Feriha için sokaktaydı-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de boşandığı erkek tarafından katledilen Feriha Temiz için açıklama yapan Mersin Kadın Platformu, “Feriha Temiz ve katledilen tüm kadınların isyanıyla karşınıza dikileceğiz” dedi. 

    Mersin Kadın Platformu, daha önce boşandığı Metin Masat tarafından dün sabah saatlerinde katledilen Feriha Temiz için açıklama yaptı. Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen platform üyeleri polis engeline tepki göstererek, “Kadınlara değil, katillere barikat”, “Erkek vuruyor, devlet koruyor”, “Feriha Temiz isyanımızdır”, “Jin, Jiyan, Azadi” ve “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganları attı.

    Polisin engellemeye devam etmesi üzerine kadınlar oturma eylemi yaparken, kadınların elinde bulunan pankarta polis tarafından el koyuldu. Kadınlar daha sonra polisin el koyduğu pankartı geri alarak, parkta açıklama yaptı.

    Açıklama öncesinde konuşan Tuba Torun ise kadınlara uygulanan ablukayı protesto ederek, “Bugün burada kadınları koruması gerekenler kadınlara barikat kuruyor. Bizler isyandayız. Yaşamak istiyoruz. Anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz ve bir kişi daha eksilmeyeceğiz” dedi.

    Platform adına açıklama yapan Çiğdem Göksoy, “Bulunduğumuz yerden çok uzak olmayan bir yerde, her gün yaşamak için mücadele eden, başka kadınların ölüm haberlerini duyan kadınlardan bir daha aramızdan alındı” diyerek, “Katledilen her bir kadın için mücadele edeceğiz” diye kaydetti.

    “KADINLARIN İSYANIYLA KARŞINIZA DİKİLECEĞİZ”

    Göksoy, sadece Kasım ayı içerisinde 28 kadının katledildiği bilgisini vererek, “Bir kadının sokak ortasında güpegündüz öldürülmesini bu denli kolay, bu denli meşru hale getiren erkek devlet ve erkek adaletin cezasızlıklarla bu cinayetleri adeta teşvik etmesidir. AKP-MHP ittifakı düşmanca politikaları ile kadınların hayatlarını ellerinden alarak failleri korumaya devam ediyor. Feriha Temiz bu kadınlardan sadece bir tanesi. Kadınların en önemli kazanımları olan İstanbul Sözleşmesi’ni fesih edenler katliamların birinci sorumlusudur. Feriha Temiz’i sokak ortasında katleden fail Metin Masat bu cinayeti tek başına işlememiştir. Bu cinayeti işlerken elini tutanlar erkek devlet politikaları, erkek adalet, gerici siyasal İslam odakları, cinayetleri meşrulaştıranlar, şiddeti yok sayanlardır. Feriha Temiz ve katledilen tüm kadınların isyanıyla karşınıza dikileceğiz” ifadelerini kullandı.

    “HER KADIN İÇİN HESAP SORACAĞIZ”

    Göksoy son olarak, “İtaat eden, susan, cezasızlık politikalarınızla her gün sindirmeye çalıştığınız ürkek kadınlar olmayı hiçbir zaman kabul etmedik, etmeyeceğiz. Erkek aklınız, erkek devletiniz, erkek adaletiniz ile dil, din, sınıf fark etmeksizin yaşamdan kopardığınız, kirpiğine dokunduğunuz her kadın için hesap soracağız” diye konuştu.

    Tuba Torun ise kadınlara uygulanan ablukayı protesto ederek, “Bugün burada kadınları koruması gerekenler kadınlara barikat kuruyor. Bizler isyandayız. Yaşamak istiyoruz. Anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz. BU düzeni değiştereceğiz ve bir kişi daha eksilmeyeceğiz’dedi

    (HABER MERKEZİ)

  • Mersin Kadın Platformu: Ölüm siyaseti karşısında yaşam siyasetini savuyoruz-VİDEO

    Mersin Kadın Platformu: Ölüm siyaseti karşısında yaşam siyasetini savuyoruz-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekerek, “Yılmadan ve bıkmadan emeklerimize ve hayatlarımıza sahip çıkmaya, ölüm siyaseti karşısında yaşam siyasetini savunmaya  inat ve kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.

    Mersin Kadın Platformu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce tarafından okundu.

    Canan Yüce, gerek 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününü gerekse de 10 Aralık İnsan Hakları Haftası’nda kadına ve insan haklarına yönelik ciddi ve ağır ihlallerle bir kere daha yaşandığına dikkat çekti.

    Erkeğe, devlete, bileşkesi olan ataerkiye ve yaratımları olan şiddete başkaldıran kadınların, cezalandırıldığını ve hafızasızlaştırılmanın, yok edilmenin, intihara sürüklenmenin, işkencenin, katledilmenin birer mağduru haline getirilerek yaşamdan koparılmaya devam edildiğini belirten Canan Yüce, “Kadına yönelik şiddet faillerinin tek başına erkek olmadığı, tüm bu şiddet biçimlerini besleyen, büyüten, sürdüren ve kollayan, böylelikle erkekle müşterek failliği paylaşan diğer bir unsurun da pratik ve politikalarıyla devlet olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz” dedi.

    “HER TÜRLÜ ŞİDDETTEN ANKARA EMNİYETİ SORUMLUDUR”

    Son zamanlarda Ankara’da, mücadele yürüten kadınlara dönük yoğun polis tacizinin yaşandığını ifade eden Canan Yüce, şunları söyledi:

    “Kadınların toplantı yaptıkları alanlara, buluşma yerlerine, düzenlenen atölyelere tehditkar şekilde gelen polisler kadınlar gidene kadar buralarda beklemekte, kadınların eve giderken yolları kesilmekte, iş yerlerinin önünde polisler nöbet tutmakta, yine mücadele ve dayanışma içerisinde olmak isteyen kadınların aileleri aranmakta ve bu şekilde kadınlar polis baskısıyla aile içine ve şiddet sarmalına çekilmeye çalışılmaya devam ediliyorlar. Dolayısıyla arkadaşlarımızın başına gelebilecek her türlü şiddet ya da sorundan Ankara Emniyetinin sorumlu olduğunu buradan da ilan ve ifşa ediyoruz.

    Elbette ki kadına yönelik saldırılar salt evlerde, sokaklarda, meydanlarda değil, aynı zamanda özellikle örgütlü kadın mücadelesinin içinden gelen kadınları buralardan koparmaya, irade kırımına ve yalnızlaştırmaya yönelik olarak hapishanelerde de artarak devam ediyor.”

    İnsan hakları haftasının ilk gününü insanlık dışı bir muamele sonucu hücrede tutulan ve tutulduğu hücrede ölü bulunan Garibe Gezer’in haberiyle karşıladıklarına işaret eden Canan Yüce, “Bu koşullarda her intiharın aslında bir cinayet olduğunun bilinciyle ve kadınlara dayatılan ya biat et ya öl anlayışının yarattığı öfkeyi içimizde taşıyarak, devlet eliyle korunmaya, aklanmaya ve cezasızlık politikasından yararlandırılmaya çalışılan uygulayıcıların hukuk önünde hesap verecekleri güne kadar olayın takipçisi olacağımızı belirtmek istiyoruz” diye konuştu.

    “AYSEL TUĞLUK ÇEŞİTLİ SALDIRILARA MARUZ KALDI”

    Aysel Tuğluk’un durumuna da dikkat çeken Canan Yüce, şunları dile getirdi:

    “Sistemin faşizan, cinsiyetçi ve militarist yüzüyle karşı karşıya kalarak çeşitli saldırılara maruz kalmış, devletin özel Kürt politikası ve düşman hukuku örgütlü bilince sahip kadın kimliği karşısında daha da pervasızlaşmış, öyle ki; ağır ve kronik hastalığına ilişkin Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığında dokuz uzman doktor tarafından verilen cezaevinde kalamaz raporuna rağmen infaz erteleme talebi reddedilmiştir”

    Öte yandan KHK zulmü ile işinden edilip güvencesiz bırakılan ve yine Mehmet Ronahi isimli erkeğin sistematik şiddetine maruz kaldığı iddia edilen Fatma Demirel’i intihara götüren süreçte de hem devlet hem erkek şiddetinin yol açtığı çıkmazın dehşet verici boyutlarını hep beraber görüyoruz.”

    Kadınlar olarak yaşadıkları her türlü erkek devlet şiddetinin üstesinden dayanışma ve mücadele ruhuyla geleceklerinin altını çizen Canan Yüce, “Yılmadan ve bıkmadan emeklerimize ve hayatlarımıza sahip çıkmaya, ölüm siyaseti karşısında yaşam siyasetini savunmaya  inat ve kararlılıkla devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Kadınlar Mersin’den seslendi: İsyandayız!-VİDEO

    Kadınlar Mersin’den seslendi: İsyandayız!-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de bir araya gelen kadınlar, erkek şiddetine boyun eğmeyeceklerini ifade ederek, “Bizler ne yaşamlarımızdan, ne bedenlerimizden ne de yönelimlerimizden vazgeçmiyoruz. İstanbul sözleşmesi bizim, bedenlerimiz bizim, hayatlarımız bizim, bu hayat bizim vazgeçmiyoruz” dedi.

    Mersin Kadın Platformu, Özgür Çocuk Parkı’nda etkinlik düzenledi. “Şiddete, emek sömürüsüne, erkek egemenliğine karşı isyandayız. Özgürlüğümüz için alanlardayız” pankartının açıldığı etkinlikte katledilen kadınların fotoğrafı ve kadın mücadelesine vurgu yapan dövizler taşındı.

    Kadınlar adına açıklamayı okuyan Ayşenur Önal, kadınların baskı ve şiddete karşı her yerde mücadele ettiğini belirterek, “Hayatlarımızı kuşatan patriyarkaya, erkek-devlet şiddetine, ekolojik yıkıma, sömürüye ve faşizme karşı; isyanımızı, öfkemizi, mücadelemizi her yerde büyütüyoruz. Özgürlüğümüzü ve hayatlarımızı savunmak için bir aradayız ve bir arada olmaya devam edeceğiz. Her düştüğümüzde yerden birlikte kalktık. Her nefesimiz kesildiğinde, omzumuzda birbirimizin elini hissettik” dedi.

    Erkek devlet şiddetine boyun eğmeyeceklerini ifade eden Ayşenur Önal, “Bizler ne yaşamlarımızdan, ne bedenlerimizden ne de yönelimlerimizden vazgeçmiyoruz. İstanbul sözleşmesi bizim, bedenlerimiz bizim hayatlarımız bizim bu hayat bizim vazgeçmiyoruz” diye konuştu.

    Dünya çocuk hakları gününde emekleri sömürülen, köle gibi çalıştırılan, hayatları çalınan, bu iktidarın politikalarının sonuçlarıyla baş başa bırakılan, daha çocuk yaşında yoksullukla mücadele eden, istismarda suçlu bulunan her bir çocuk için de alanlarda olduklarını vurgulayan Ayşenur Önal, “Gericilikle sarmalanan, hayatları, gelecekleri çalınan tüm çocuklar için buradayı. Bu iktidar ellerini çocukların yakasından çekene dek vazgeçmiyoruz” ifadelerine yer verdi.

    Etkinlik sanatçı Yeliz Adıgüzel’in seslendirdiği kadın şarkılarıyla son buldu.

    Diren KESER/MERSİN