Etiket: mustafa karabudak

  • ‘Alevi inancını ve ibadethanelerini hedef alan bu saldırıyı nefretle kınıyoruz!’-VİDEO

    ‘Alevi inancını ve ibadethanelerini hedef alan bu saldırıyı nefretle kınıyoruz!’-VİDEO

    PİRHA- Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Kadın Meclis Sözcüsü Müşerref Geçer, Düzgün Baba Ziyaretgahı ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıyı kınayarak, “İnsanları kin ve nefrete sürükleyen; Alevi inancını ve ibadethanelerini hedef alan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu bir inanç meselesi olduğu kadar, bir demokrasi ve yurttaşlık meselesidir” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi ile Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu, Düzgün Baba Ziyaretgahı ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırıya dair açıklama yaptı.

    Ana Fatma Cemevi’nde yapılan açıklamayı Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu Kadın Meclis Sözcüsü Müşerref Geçer tarafından okundu.

    “SALDIRI YOK SAYMA VE HAFIZAYI SİLME POLİTİKASININ BİR PARÇASIDIR”

    Düzgün Baba Ziyaretgahı ve Elif Ana Türbesi‘ne yapılan saldırıların planlı bir provokasyon olduğunu belirten Geçer, “Alevi inanç merkezlerine yönelik her saldırı, bu topraklarda yıllardır uygulanan ayrıştırma, yok sayma ve hafızayı silme politikasının bir parçasıdır. İslam siyaseten de toplumsal barışın dili olmak zorundadır. İslam’da insanların inançlarına ve kutsallarına saldırmak meşru görülmez. Kur’an, farklı inanç ve değerlere saygıyı emreder” dedi.

    “SALDIRIYI KINIYORUZ”

    “Başkalarının kutsalına hakaret, karşısındakini de cehaletle mukabeleye sürükler” diyen Geçer, şunları ifade etti:

    “İslami tebliğin dili yıkıcı değil, yapıcı olmak zorundadır. [En’am 108] Bu ayet, Müslümanlara bile “ötekinin” kutsalına dokunmama sorumluluğunu yükler. Çünkü kutsala saldırı, siyasetin en kirli silahıdır: Kin, nefret, intikam ve toplumsal bölünme üretir. Kur’an’da yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, fitne üretmek, halkın huzurunu bozmak en büyük suçlar arasındadır. Siyaset barışı inşa etmek için vardır; fitne için değil.

    Hazreti Muhammed bile savaş hukukunda ibadethanelere dokunulmaması, sivillerin ve din adamlarının hedef alınmaması gerektiğini emretmiştir. Eğer siyaset Peygamber’in bu ilkesini esas alsaydı, bugün Alevi ziyaretgâhları hedef olmazdı.

    Alevi toplumunun ziyaretgâhlarına yapılan saldırı, salt fiziksel bir eylem değildir. Bu, bir halkın kimliğine, tarihine ve manevi aidiyetine dönük doğrudan bir saldırıdır.

    HERKES KENDİ İNANCINI KENDİ MEKÂNINDA, ÖZGÜRCE YAŞAMALIDIR

    Kur’an açıkça “Sizin dininiz size, benim dinim bana” [Kâfirûn 6] der. Yani siyaset, inancı dayatma aracı olamaz. Herkes kendi inancını kendi mekânında, özgürce yaşamalıdır.

    Bu nedenle, insanları kin ve nefrete sürükleyen; Alevi inancını ve ibadethanelerini hedef alan bu saldırıyı kabul etmiyoruz. Bu bir inanç meselesi olduğu kadar, bir demokrasi ve yurttaşlık meselesidir. Ve biz bu saldırıyı kınıyoruz”dierek sözlerini tamamladı.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Mustafa Karabudak ise, şunları kaydetti:

    “İnanç toplumuna ait her kutsal, aynı zamanda tarihin başlangıcını da kendi içinde barındırır. Egemen güçler için toplumu hakikatinden düşürmek, komünalitesini parçalamak, kültürel ve direniş damarını etkisiz hale getirmek ve toplumu zihinsel olarak teslim almak amacıyla kutsallara saldırmak stratejik bir teslim alma yöntemidir”.

    Bu saldırılar birkaç kendini bilmez yarafından yapıladdığına dikkat çeken Karabudak, “Bu saldırı  deli yada çocuk işi değildir. Siyasal iktidarın tarihsel hafızamızı silmek, tarih bilincinden koparmak için bilinçli olarak yaptığı saldırıdır. Bizim kutsalarimiz Hakk, Xızır, Pir, mezarlar, ocaklar, ziyaretler, jiyar û diyarlar, evliyalar… değerlerimize saldırılarak hafızamızı silmek istiyorlar” dedi.
    Sadece fiziki saldırılar değil. Hesler, barajlar, jeotermal çalışmalar adı altında da saldırılar devam ettiğini belirten Karabudak konuşmasının devamında şunları belirtti:
    “Son olarak Varto da. Jeotermal çakışması yapmak istiyorlar. O çalışması Sadece ağaçlara sularimiza ve dogamiza zarar vermeyecek . Geniş bir alana yayılan çalışmada Bizim İnanç alanlarımız, kutsal mekanlarımizda var.
    Varto halkı yaklaşık bir aydır toprağına sahip çıkıyor
    Bizlerde buradan kamuoyu oluşturarak değerlerimize sahip çıkıyoruz. Geçmişimize sahip çıkmazsak, geleceğimiz olmaz.
    Kutsallarinizdan elinizi çekin diyoruz”

    PİRHA/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi 5. Olan Kongresi’ni yaptı-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi 5. Olan Kongresi’ni yaptı-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Mustafa Karabudak ve Melahat Teke tekrar DAD Ankara Şube Eş Başkanı seçildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi 5. Olağan Kongresini gerçekleştirdi. Tüm Bel-Sen binasının toplantı salonunda yapılan kongreye demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri de katıldı.

    Nefeslerin seslendirilmesi sonrasında divan kurulu üyeleri seçildi. Tek liste ile girilen kongrede gülbengler verilip çerağlar uyandırılmasının ardından 1 dakikalık saygı duruşuyla dara duruldu.

    “BÜTÜN KİMLİKLERLE ORTAK VATANDA EŞİT OLARAK YAŞAMAK HEPİMİZE GÜÇ VERECEKTİR”

    İçinden geçilen zamanın tarihi günler olduğunun altını çizen Mustafa Karabudak, “3. Dünya savaşının bütün hızıyla sürdüğü bu günlerde barış içinde yaşamak hepimizin ortak arzusudur. İnancımızın gereği olarak, cümle can ile birlik içinde, barış içinde yaşamak, işinde barış mücadele sini toplumsallaştırmak gerekiyor. 5. Olağan Kongremizi tamamladığımız bu günlerde umudumuz ortak vatanda eşit ve özgür yurttaş olarak yaşamaktır. Demokratik Alevi Dernekleri olarak amacımız binlerce yıla dayanan Alevi inancını, inanca ait erkanları, dili, kültürü, tarihi, toplumsal değerleri yaşatmak. Cümle cana bir nazarda baktığımızda bu topraklarda yaşayan bütün farklı inançlar, kültürler, kimliklerle birbirimizi var ederek yaşamak isteriz. Bundan dolayı inancımıza yönelik bütün asimilasyon politikalarına rıza göstermiyoruz. Ülkemiz bir barış ortamına girmiştir. Bizler Alevi toplumu olarak barışın toplumsallaştırılması, kapsayıcı hukuk temelinde yeni bir yaşamı arzuluyoruz. Barış ve demokratik toplum perspektifi, Aleviler, Kürtler, Türkler ve bütün kimliklerle ortak vatanda eşit olarak yaşamak hepimize güç verecektir” dedi.

    “ALEVİLER OLARAK MURADIMIZ TÜRKİYE’DE DEMOKRASİNİN GÜÇLENMESİDİR”

    “Aleviler olarak muradımız Türkiye’de demokrasinin güçlenmesidir” diyen Karabudak, şunları kaydetti:

    “Barışın tek başına masaya getirilmesi yetmiyor. Kapsayıcı hukukla birlikte demokratik normlar esas alınmalıdır. Alevi toplumunun bu esasla sürecin başarıya ulaşması için güçlü bir şekilde çalışması gerekiyor. Muradımız olan kapsayıcı hukuk, ifade-örgütlenme özgürlüğü, adil yargılanma, yerel demokrasi ve kültürel haklarda geri dönülmez güvenceler, yerel yönetimlerde kayyım pratiğinin bitmesi; eşit yurttaşlık ve umut hakkı gibi ilkelerin yasal çerçeveye girmesi, yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve demokratik entegrasyondur. Tekçi ulus devletin ideolojik aygıtı olan milliyetçilik ile toplumun kültürel, ekonomik, sosyal, inançsal çoklu kimliklerin tekleştirilmesinden vazgeçilmesidir.

    “ALEVİLERİN KARŞILAŞTIĞI TEK ZULÜM FİZİKSEL DEĞİLDİR”

    Alevilerin karşılaştığı tek zulüm fiziksel değildir. Siyasal iktidar son döneminde asıp kesip yakarak yok edemediği Alevilerden asimilasyon politikalarıyla makbul Alevi yaratma derindedir. Bu da bir kültürel ve inanç soykırımıdır. Buna karşı da siyasal iktidarın bu oyununa gelmeyeceğiz. Bu politikalar doğrultusunda kurulmuş Kültür Bakanlığına bağlı Alevi masasını başından beri tanımadık, hiçbir şekilde de tanımıyoruz. Demokratik Alevi Dernekleri olarak da önümüzdeki süreçte, süreci iyi tahlil ederek kendimizde gördüğümüz eksiklerimizi tamamlayarak bütünlüklü bir şekilde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Hak Hızır hepimiz yardımcımız olsun.”

    Mustafa Karabudak ve Melahat Teke tekrar DAD Ankara Şube Eş Başkanı seçilirken yönetimde; Hasan Gürer, Helin Tuğra, Medet Dilek, Hıdır Çelebi, Hacı Azgın yer aldı.

    PİRHA/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi’nde Sanatçı Lütfü Gültekin’in türküleri söylendi-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi’nde Sanatçı Lütfü Gültekin’in türküleri söylendi-VİDEO

    PİRHA- DAD Ankara Şubesi’nde “Lütfü Gültekin’in türküleri ile buluşuyoruz” denilerek etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, Lütfü Gültekin’in türküleri söylendi.

    Dersimli Halk Sanatçısı Lütfü Gültekin için Demokratik Alevi Dernekleri (DAD)/Ana Fatma Cemevi’nde etkinlik yapıldı.

    “LÜTFÜ GÜLTEKİN’İN TÜRKÜLERİ HALA DİLLERDE”

    Açılış konuşmasını yapan DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, şunları söyledi:

    “Bugün bizim için çok değerli bir gün. Değerli ozanımız buradalar. Gültekin, Dersim’in bağrından kopup gelen ömrü boyunca zorluklar çekmiş bir ozanımız. Türküleri hala dillerde olmaya devam ediyor.”

    Lütfü Gültekin, etkinliğe katılanları selamlarken etkinlikte emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu.

    Etkinlik, Gültekin için söylenen türküler ve pay edilen lokmaların ardından sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Ankara’dan Munzur Gözeleri girişine mescit açılmasına tepki: İnancımıza saldırıdır -VİDEO

    Ankara’dan Munzur Gözeleri girişine mescit açılmasına tepki: İnancımıza saldırıdır -VİDEO

    PİRHA- Ankara’da Tunceli Valiliği’nin Munzur Gözeleri’nde açtığı mescite tepki göstermek için basın açıklaması düzenlendi. DAD Ankara Şubesi ve HDK’nin yaptığı açıklamada, “Ocağımıza, dergâhımıza, ziyaretimize, kutsalımıza ve gözelerimize rızasız el uzatmak, doğrudan inancımıza saldırıdır” denildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi/Ana Fatma Cemevi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Alevilerce kutsal kabul edilen Munzur Gözeleri’nin girişine mescit açılmasını protesto etmek amacıyla basın açıklaması düzenledi.

    Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamayı DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak okudu.

    “MUNZUR HALKIMIZIN EN KUTSAL MEKÂNIDIR”

    Munzur’un yalnızca akan bir su olmadığını vurgulayan Karabudak, “O, Hak ile canın buluştuğu kadim bir sırdır. Onun gözeleri nice dervişin gülbangı, nice pirin nefesi, nice anaların niyazı ile yoğrulmuş; halkımızın en kutsal mekânıdır. Her damlası lokmadır, her akışı semahtır, her taşı niyazdır. Ancak gönül gözü kör olanlar bu hakikati bilmez” dedi.

    “DOĞRUDAN İNANCIMIZA SALDIRIDIR”

    Mustafa Karabudak, kutsal kaynağın kapısına mescit kondurulduğunu hatırlatarak şunları kaydetti:

    “Bizim rızamız olmadan, inancımız gözetilmeden, yolumuza danışılmadan yapılan bu iş; Rêya Heq Alevi inancını yok sayan, bizleri resmi ideolojinin tekçi inanç anlayışına mahkûm etmek isteyen zihniyetin yeni perdesidir. Bu, Şark Islahat Planı’nın güncel bir versiyonudur. Biz biliriz ki, rıza kapısı olmadan yapılan her iş zulümdür. Ocağımıza, dergâhımıza, ziyaretimize, kutsalımıza ve gözelerimize rızasız el uzatmak, doğrudan inancımıza saldırıdır. Bu halkın derdi ibadete değil, dayatmayadır. Nüfusunun tamamı Rêya Heq süreğine ikrar vermiş bir yerleşkede, Alevi inancını hukuken tanımayan Türk-İslamcı zihniyetin mescit dayatması; ne kültürel İslamiyete bir hizmettir, ne de samimi bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bu, dinci, milliyetçi, cinsiyetçi bir ideolojik tasarımın sonucudur.”

    “MUNZUR BİZİM KİMLİĞİMİZDİR, BELLEĞİMİZDİR, YOLUMUZDUR”

    “Bizim, kültürel İslamı yaşayanlara sözümüz yoktur diyen Karabudak, “Bizim sözümüz; İslamiyet’i egemen kesimlerin iktidar aracı haline getiren, farklı inançların asimilasyonu için araçsallaştıran tekçi zihniyetedir. Binlerce yıldır Rêya Heq Alevi sürekleri, bu topraklarda cemevine ihtiyaç duymadan cem erkânlarını yürüttü. Hakikati rehber edinen her Müslüman canımızla bu topraklarda Hak ile Hak olmaya devam edeceğiz.

    Munzur bizim kimliğimizdir, belleğimizdir, yolumuzdur. Munzur’u mescitlerle kuşatmak, dağın özünü duvarla kapatmak gibidir. Bilinmelidir ki Munzur Gözeleri, Hakikat arayışının zirvesidir. Munzur’un suyu akar; ama biz biliriz ki onun akışı Hakikat ve özgürlük yolundan asla sapmaz” diye ekledi.

    “ASİMİLASYONA HİZMET EDECEK BU MESCİT DERHAL KALDIRILSIN”

    Asimilasyona hizmet edecek bu mescidin derhal kaldırılmasını talep eden Mustafa Karabudak, şu ifadeleri kullandı:

    “12 Eylül’de köylerimize cami yapıp imam atayan, binlerce Dersimli genci yatılı Kuran kurslarına gönderen, ‘peyzaj çalışmaları’ adı altında kutsal mekânlarımızın otantik yapısını bozan, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı müze yapan resmi akıl, bugün de Munzur’un gözüne mescit yapmaktadır. Bu, ‘Türk-İslam sentezi’ adı altında Alevi inancını eritme, yok etme ve asimile etme çabasıdır. Biz bu oyunu tanırız ve asla kabul etmeyiz. Ve biliyoruz ki hakikati ve özgürlüğü esas alan Müslüman canlarımız da bu anlayışa rıza göstermeyecektir.
    Bizim yolumuzda Hak ile can arasında perde yoktur. Cümle can, Hakk’ın görünür olduğu mekânı temsil eder. Bizim inancımızda taşın, suyun, ağacın canı vardır. Munzur Gözeleri, ezelden bu yana bu yolun niyazgâhıdır. Oraya mescit değil, ancak rızalıkla niyaz olunur.”

    “DERSİM BÜTÜN ASİMİLASYON POLİTİKALARINA DİRENDİ”

    Ankara Dersimliler Derneği Eş Başkanı Hüseyin Arat ise şunları kaydetti:
    “Dersim inancıyla, kültürüyle kadim bir bölgedir. Dersim bütün asimilasyon politikalarına direndi. Ekolojisine, toprağına, inancına sahip çıktı. Siyasal İslam’ın Dersim halkına uyguladığı bütün politikalara karşı çıkıyoruz.”

    Açıklamanın ardından deyişler okunurken semahlar dönüldü.

    PİRHA/ANKARA

  • Karabudak’tan Madımak Katliamı sanığının cezasının kaldırılmasına tepki!-VİDEO

    Karabudak’tan Madımak Katliamı sanığının cezasının kaldırılmasına tepki!-VİDEO

    PİRHA- DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sivas Madımak Katliamı sanığı Adem Kozu’nun cezasını kaldırmasına tepki göstererek devletin katillere sahip çıktığını belirtti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ana Fatma Cemevi Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sivas Madımak Katliamı sanığı Adem Kozu’nun cezasını kaldırmasına tepki gösterdi.

    “DEVLET KATİLLERİNE SAHİP ÇIKIYOR”

    Devletin katillere sahip çıktığını belirten Mustafa Karabudak şunları ifade etti:

    “Geçmişten bugüne katliamlarda gerçek failler bulunamamıştır, hesap sorulmamıştır, mahkeme önüne çıkarılmamıştır. Sistem hukuku bile işletilmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Ana dava 2012 yılında kapatıldı, zaman aşımına uğratıldı. Sonrasında üç tane firari katil üzerinden önemli bir dava vardı, geçen yıl onu da kapattılar, onu da zaman aşımına uğrattılar.
    Artık el altından yavaş yavaş da bu failleri, katilleri serbest bırakacaklar. Diğerlerinin durumunu da bilmiyoruz, belki onlar da serbesttir. Belki alıştıra alıştıra kamuoyuyla paylaşacaklar. Çünkü kimin ne kadar ceza aldığı, nerede yattığı, içeride kaç kişi olduğuna dair herhangi bir bilgi vermiyor devlet. Artık normal karşılıyoruz. Daha önce kırmızı bültenle aranan Cafer Erçakmak’ın Avrupa’da olduğu söyleniyordu. Kırmızı bülten ile aranıyordu ama Sivas’ta merkezde evinde ölü bulundu. Demek ki bu katiller dışarıdalar, ellerini kollarını sallayarak geziyorlar.”

    “BİR SÜRÜ SİYASİ TUTSAK VARKEN, KATİLLERİN SERBEST BIRAKILMASI DOĞRU DEĞİLDİR”

    İktidar cephesinin yürütülen süreci ağırdan aldığına vurgu yapan Karabudak, bunun insanlarda ümitsizliğe neden olduğunu belirtti. Karabudak, “Bu ümitsizlik üzerinden iktidar süreci işletiyor. İleride ne kazanırsak ne kadar dize getirirsek ona göre pazarlık yaparız mantığı var. Bunu doğru bulmuyoruz tabii. Elbette ki bir sürü siyasi tutsak varken, düşünce suçlusu varken böyle katillerin serbest bırakılması doğru değildir ama bu da faşizmdir yani. Şu anda yaşadığımız bir faşizm var. Bir diktatörlük var. Ama sonuçta iyi şeyler olacağına da inanıyoruz. Aleviler cephesinde de biz böyle bakıyoruz. Bizler ne kadar kendi özgürlüğümüze, kendi sorunlarımıza, inancımıza, kimliğimize sahip çıkarsak o kadar güçleniriz. Ve süreçte bizim lehimize işler diye düşünüyorum” dedi.

    “DAVAMIZA SAHİP ÇIKMIŞ OLSAYDIK SÜREÇ BÖYLE İŞLEMEZDİ”

    Aleviler olarak, demokratik kamuoyu olarak eksik kaldıklarını da belirten Mustafa Karabudak, şunları ekledi:

    “Herkes kendi görevini yapıyor. Devlet tabii ki daha önce de olduğu gibi Maraş’ta, Çorum’da, Malatya’da nasıl bu Alevi katliamı yaptıysa ve katillerine sahip çıktıysa dosyaların üzerini kapattıysa Madımak’ta da bu yaşandı. Evet devlet kendi görevini yapıyor, ama biz Aleviler olarak, biz demokratik kamuoyu olarak görevimizi yapamadık. Bu katliamların neticesine sahip çıkamadık. Gerçekten sadece yılda bir mitinglerle ya da basına çıkarma ile geçirilecek bir durum değildi. Bizler biraz daha yoğunlaşmış olsaydık, davamıza sahip çıkmış olsaydık süreç böyle işlemezdi. Bu da bizim bir eksiğimizdir.”

    Cebrail ARSLAN-Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti. Aşure programına demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE KADİMDEN BUGÜNE BİR HAFIZADIR BİZİM İÇİN”

    DAD Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak konuşma yaptı. Karabudak konuşmasında, şunları söyledi:

    “Aşuremiz kadimden bugüne bir hafızadır bizim için. Nuh’un gemisinde yaşamdır, Kerbela’da katliamdan kurtuluştur. Bugün de aşuremiz barışa vesile olsun diyoruz. Asimilasyona karşı, tekçi zihniyete karşı lokmamızı paylaşmak istedik sizlerle.”

    “MÜCADELEYİ BÜYÜTMEMİZ LAZIM”

    DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan şunları kaydetti:

    Yüzyıllarca bu topraklarda beraber yaşamış halklar, cumhuriyetin kurulmasından sonra, inkar politikalarını gelişmesinden sonra istenmeyen olaylar ortaya çıktı. 100 yıla yakın bir mücadele ve savaş ortamı, şiddet ortamı bugüne kadar geldi. Sayın Öcalan’ın çağrısı tamda bu noktada anlamlı ve önemli. Bizler, ezilenler, Kürtler, Aleviler, Süryaniler, Ermeniler hepimiz bu ülkenin geleceği için mücadele eden ve bedel ödeyen kişileriz. Dayanışmanın, birliğin önemi daha çok ortaya çıkıyor. 27 Şubat çağrısı sadece Sayın Abdullah Öcalan’ın kendi partisine silah bırakma çağrısı değildi. Ayrıca tüm topluma, ezilenlere, ötekileştirilenlere bir çağrıydı. Ezilmişler olarak bu mücadeleyi büyütmemiz lazım. Hiçbir zaman savaşı kendimiz için yapmadık. Biz savaş sevici değiliz.”

    Etkinlik lokmaların pay edilmesinin ardından son buldu.

    PİRHA/ANKARA

     

  • DAD Ankara Şubesi Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin panel düzenledi

    DAD Ankara Şubesi Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarına ilişkin panel düzenledi

    PİRHA-DAD Ankara Şubesi’nin düzenlediği “Suriye Gerçeği ve Suriye’deki Alevi Katliamları” paneli düzenledi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi, Suriye’nin başkenti Şam’da 8 Aralık 2024 tarihinde yönetimi ele geçiren Heyet Tehrir el-Şam’ın (HTŞ) Alevilere dönük katliamlarına karşı “Suriye Gerçeği ve Suriye’deki Alevi Katliamları” konulu panel düzenledi. Panele; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Eş Başkanı Nuray Çevirmen konuşmacı olarak katıldı.

    Panelin Moderatörlüğünü ise DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak yaptı.

    “İNSANLAR YERLERİNDEN, YURTLARINDAN EDİLDİ”

    Rasha Ali’nin anısına yapılan saygı duruşuyla başlayan panelde ilk olarak Nuray Çevirmen konuştu. Nuray Çevirmen, “2011 yılında Suriye’de başlayan savaş, cihadist çeteler ve örgütlerin yanı sıra Türkiye’nin desteğiyle hem askeri hem de ekonomik açıdan güçlendirildi ve coğrafya kan gölüne dönüştü. İnsanlar yerlerinden, yurtlarından edildi. Özellikle cihadist grupların Kobanê, Efrîn ve tüm Rojava bölgesinde gerçekleştirdiği katliamlar hala hafızalarımızda. Buna ek olarak, 3 bin Ezîdî kadın kaçırıldı, çocuklar katledilerek, insansızlaştırma politikası hedeflendi” dedi.

     “SURİYE HALKLARI BÜYÜK BİR ENDİŞE YAŞIYOR”

    HTŞ’nin yapısının DAİŞ, El-Nusra ve El-Kaide’den oluştuğuna dikkati çeken Nuray Çevirmen, “Bugün, cihadist bir örgüt olmaktan öteye geçemeyen, ancak Avrupa ve bazı gruplar tarafından adeta bir demokrasi savunucusu gibi gösterilen Colani eski bir El-Kaide üyesidir. Bu yüzden Suriye halkları büyük bir endişe ve belirsizlik içinde yaşıyor” dedi.

    “2011 YILINDAN BERİ BİR İÇ SAVAŞ SÜRÜYOR”

    DEM Parti Milletvekili Özgül Saki ise, “Suriye’ye bakıldığında 2011 yılından beri bir iç savaş sürüyor. Bu iç savaşın sonunda da aniden 61 yıllık BAAS rejiminin yıkılması ve bir anda yeni bir düzenin inşası meselesi ortaya çıktı. Bu kadar hızlı bir değişim beklemiyorduk. Peki ne oldu? 8 Aralık’tan itibaren yakından tanıdığımız IŞİD cihadist çeteleri, batının ‘terörist’ olarak tanımladığı ve ABD ile AB’nin Suriye yönetiminde söz sahibi olduğu bir durumda, parlatılarak tek söz sahibi yapılmış oldu. Hafızamızın temizlenmesi istendi” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Karabudak: Tek bir Alevi’nin burnu kanarsa sorumlusu devlettir-VİDEO

    Karabudak: Tek bir Alevi’nin burnu kanarsa sorumlusu devlettir-VİDEO

    PİRHA- Suriye’de yaşanan Alevilere yönelik katliama tepkiler yükselirken, Türkiye’de de radikal dinciler tarafından Alevilerin hedef alınması büyük tepki çekiyor. DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, “Bir Alevinin burnu kanasa, bir Alevi şiddet görse bunun sorumlusu devlettir” dedi.

    Suriye’de ABD, İsrail desteğiyle yönetimi ele geçiren terörist cihatçı gruplardan HTŞ’lilerin Alevileri işkence ederek katletmesi Türkiye’de tüm kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor.

    HTŞ’nin seri cinayetlerine kamuoyunun tepkisi üzerine iktidara yakın isimler tarafından sosyal medyada Alevi düşmanlığını körükleyen “Siyasal Alevici” söylemiyle bir kirli kampanya başlatıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Eş Başkanı Mustafa Karabudak konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLER KENDİLERİNİ KORUMAK AMAÇLI KIRSAL ALANLARA DAĞILIYOR”

    Suriye’de 12 yıldır süren iç savaş, kaos ortamının BAAS rejiminin düşmesiyle birlikte daha hızlandığını belirten Mustafa Karabudak, “Emperyal güçlerin ve siyasal iktidarın, AKP-MHP blokununun desteklediği çeteci güruh burada biraz daha elini güçlendirerek Suriye’deki halklara özellikle Kürtlere, Alevilere ve diğer halklara bu katliam uygulamaktadır. Sosyal medyadan takip ettiğimiz kadarıyla özellikle Aleviler savunmasız olduğu için, kendi öz savunmalarını şu ana kadar güçlendirmedikleri için kendilerini korumak amaçlı şehirleri terk ederek kırsal alana dağıldıklarını ve onlara ait malların, evlerin de çeteler tarafından yağmalandığını, mallarına çöktüklerinin haberini almaktayız” dedi.

    “SURİYE’DE ALEVİ KATLİAMI VAR”

    Orta Doğu’daki bu savaşın Üçüncü Dünya Savaşı olarak adlandırıldığının altını çizen Karabudak, “Kaos ortamı günden güne şiddetli bir şekilde katliam olarak devam ediyor. Buna emperyal güçler, siyasal iktidar destek verirken kamuoyu özellikle Avrupa sessiz kalıyor. Biz buradan dünya kamuoyuna sesleniyoruz; Suriye’de bir katliam var, özellikle Suriye’de Alevi katliamı var, bu bir an önce durdurulmalıdır.
    Emperyalist güçler, Suriye’yi paylaşmak adına ya da oradaki halkları katletmek adına şu ana kadar yaptıkları politikalardan vazgeçip Suriye’den bir an önce çekilmeli ve Suriye halkları kendi kaderini tayin etmelidir. Yüzyıllardır bir arada yaşayan Suriye halkının yeniden kendi yarasını sararak, kendi ulusal, demokratik gücünü oluşturup bir arada yaşamı inşa edeceklerine inanıyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLERE KARŞI KİN VE NEFRET ÖRGÜTLÜYORLAR”

    Cihatçı çetelerin Suriye’de Alevi kırım politikaları devam ederken, Türkiye’de de siyasal iktidara yakın kişiler tarafından Alevilere “siyasal Aleviler” kavramı üzerinden tehditler geldiğini belirten Karabudak şunları ekledi:

    “Bunun üzerinden Alevilere karşı kin ve nefret örgütlüyorlar. Bunun sorumlusu da siyasal iktidardır çünkü sosyal medya üzerinden her şeyi takip eden siyasal iktidar buna da sessiz kalmamalıdır. Özellikle Alevi katliamlarına baktığımızda geçmişten bugüne gelen kin ve nefret duyguları şu anda tekrar nüksetmiştir bu tekçi zihniyet tarafından. Suriye’deki Alevi katliamı devam ederken burada da Alevilere dönük nefret söylemleri, kırım, katliam söylemleri sosyal medya üzerinden örgütlenmektedir. Buradan siyasal iktidara da sesleniyoruz; Aleviler artık eski Aleviler değil, kendi örgütlülüğünü yaratmıştır zayıf da olsa sosyal medya ağları geniştir. Bir Alevi’nin de burnu kanasa, bir Alevi şiddet görse bunun sorumlusu devlettir. Sosyal medya üzerinden Madımak emsal göstererek tekrar aynı şeyleri bize yaşatacaklarını dile getiren bir güruhun anlayışı var. Biz Madımak’ı da gördük, Maraş’ı, Çorum’u da gördük. Bunların arkasında devlet yapılarının olduğunu da biliyoruz. Bundan sonraki süreçte de olacakların tüm sorumlusu devlettir.”

    “ALEVİLER ÖRGÜTLÜ HAREKET ETMELİDİR”

    Alevilere düşen görevin örgütlü bir şekilde hareket etmeleri olduğunu vurgulan Karabudak, “Aleviler, Kürtler, inançlar, hakllar, demokratik güçler bir arada, topyekun örgütlü bir şekilde üzerimize gelen kin, nefret duygularıyla dolu karanlığı bir an önce yırtmalıdır” dedi.

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

  • Suriye’de yaşanan katliama tepki: Mezhepçi saldırganlığın karşısına hep birlikte dikileceğiz

    Suriye’de yaşanan katliama tepki: Mezhepçi saldırganlığın karşısına hep birlikte dikileceğiz

    PİRHA-Ankara Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Bizlere karşı tehdit, katliam söylemleriyle adeta Alevi düşmanlığı örgütlenmektedir. Mezhepçi saldırganlığın ve savaşın karşısına hep birlikte dikileceğiz” denildi.

    Ankara Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de Alevilere yönelik katliamları protesto etmek amacıyla Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Platform adına Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak okudu.

    “EN BÜYÜK TEHDİT ROJAVA TOPRAKLARINA YÖNELİK”

    Baas Rejiminin düşmesiyle birlikte Rojava-Suriye merkezli gelişmeler tüm hızıyla devam ettiğini söyleyen Karabudak, “En büyük tehdit Rojava topraklarına, Rojava yönetimine, Rojava’da kadınlar öncülüğünde inşa edilen yeni yaşama yöneliktir. Özünde Rojava merkezli tüm gelişmeler, bu topraklarda yaşam bulan demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma ile bu paradigmanın, Ortadoğu’da yaşam bulmasının önüne geçerek, emperyal hayallerini gerçekleştirmek isteyen, küresel kapitalist güçler arasında seyretmektedir” dedi.

    “HUMUS KENTİNDE ALEVİLER ÖNEMLİ ORANDA ŞEHRİ TERK ETMİŞ DURUMDA”

    Suriye’deki Alevi, Kürt ve diğer Suriye halklarının yaşadığı katliam ve kırımın devam ettiğine işaret eden Karabudak, “Suriye’nin Humus kentinde nüfusun yaklaşık üçte biri olan Aleviler önemli oranda şehri terk etmiş durumda. Alevilerin yaşadığı mahallelerin hayalet kente dönüştüğü görseller paylaşılmaya başlandı. Alevilerin çoğunluk olduğu Lazkiye ve Tartus kentlerinde de yoğun göçler olduğu söyleniyor. Alevilerin yaşadığı yerlerin insansızlaştırma, göçe zorlama ve yaşam alanlarına, mallarına, mülklerine çökme meselesi de önemli bir husus” ifadelerini kullandı.

    “TEK BİR ALEVİNİN BURNU BİLE KANASA SUÇLUSU VE SORUMLUSU SİZSİNİZ!”

    Son zamanlarda iktidara yakınlığıyla bilinen kişilerin “Siyasal Alevilik” diye bir kavram üzerinden Kürtlere, Alevilere ve ezilen halklara yönelik söylemlerini dile getiren Karabudak, şunları söyledi:

    “Bizlere karşı tehdit, katliam söylemleriyle adeta Alevi düşmanlığı örgütlenmektedir. Bu saldırı girişimlerini görmezden gelip yaptırım uygulamadığınız süreçte tek bir Alevinin burnu bile kanasa suçlusu ve sorumlusu sizsiniz!

    Bizlere Madımak katliamını hatırlatarak tehdit eden zihniyete karşı, bir arada örgütlü bir şekilde cevap olmak için bugün buradayız. Evet biz Madımak katliamını bir gün bile unutmadık, katillerden hesap sormak için mücadeleye devam ediyoruz!19-26 Aralık 1978 tarihinde yaşanan Maraş Katliamı’nı unutmadık! Çorum’u unutmadık! Siz de unutmayın! Unutturmayacağız!

    Alevilere yönelik mezhepçi saldırganlık bugün de AKP-MHP iktidarı tarafından devam ettiriliyor. Savaş politikaları eşliğinde Kürt düşmanlığı ve Alevi düşmanlığı bizzat iktidar tarafından kışkırtılıyor.”

    SAVAŞA VE MEZHEPÇİLİĞE KARŞI DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE MÜCADELE EDECEĞİZ!

    “Mezhepçi saldırganlığın ve savaşın karşısına hep birlikte dikileceğiz!” diye Karabudak mücadele çağrısı yaparak “Bugün AKP-MHP iktidarının doğrudan müdahalesiyle IŞİD artıklarına teslim edilen Suriye’de, Alevilere yönelik saldırı haberleri giderek çoğalırken, iktidar kamuoyundan gelen uyarı ve tepkilere kulaklarını tıkıyor. Katillerin önünü açan iktidar, ülkemizi, yanı başımızda büyüttüğü cihatçı bataklığında yetişen çetelere açıyor. Tehlikenin farkındayız! Savaşa ve mezhepçiliğe karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele edeceğiz! Birbirimizi örgütsüz ve savunmasız bırakmayacağız!” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Karabudak: Suriye’de katliamların bir an önce durmasını talep ediyoruz-VİDEO

    Karabudak: Suriye’de katliamların bir an önce durmasını talep ediyoruz-VİDEO

    PİRHA-Suriye’deki gelişmelere ilişkin konuşan DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, “Suriye’de halkların katliamı söz konusu. Özellikle savunmasız olan Alevilerin orada daha çok katledildiğini basından takip ediyoruz. Suriye haklarının kendi belirleyeceği bir iktidarla rahat bir nefes almalarını, katliamların durmasını talep ediyoruz” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, Suriye’de cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “KATLİAMIN NEDENİ ONLARIN DÖNEM DÖNEM SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPAN SİYASAL İKTİDARDIR”

    Suriye halklarının dünyanın dört bir yanından getirilen katil çeteler tarafından karanlığa ve kaosa mahkûm edildiğini belirten Mustafa Karabudak, “Kadim uygarlık, halkların yurdu olan Orta Doğu emperyalist güçler tarafından kendi çıkarları doğrultusunda gerici, cihatçı çetelere teslim edilmiştir Bunun sebebi de bölgenin doğal kaynaklarının zenginliği ve konumudur. Bundan dolayı geçmişten bugüne bölge ve bölge halkları tüm olumsuzlukların, tüm katliamların hedefi olmuştur. Daha düne kadar küresel güçler tarafından beslenen Baas yönetimi aynı şekilde küresel güçlerin gücüyle hareket eden, orada kendi varlığını var eden DAİŞ, HTŞ ve çeperleri tarafından da devrilmiştir. Bu süreçte emperyalist güçlerle beraber hareket ederek orada yaşanan tüm kaosun, katliamın nedeni küresel güçlerle hareket eden, onların dönem dönem sözcülüğünü yapan siyasal iktidardır” dedi.

    “KATLİAMLARIN BİR AN ÖNCE DURMASINI İSTİYORUZ”

    Suriye’de özellikle savunmasız olan Alevilerin daha çok katledildiğini basından takip ettiklerini belirten Karabudak, katliamların durdurulması için dünya kamuoyuna seslendi.

    Karabudak, şunları söyledi:

    “Bedel ödeyen oradaki Kürtlerdir, Alevilerdir, diğer etnik yapılardır. Bundan sonraki süreçte katliamların bir an önce durmasını istiyoruz. Suriye halklarının kendi dinamikleriyle eşit, demokratik bir şekilde yönetilmesi, kendi kendilerini idare etmeleri ve bir an önce barışın o topraklara gelmesidir. Biz Aleviler olarak deriz ya 72 millete bir nazarla bakıyoruz diye. Tabii ki orada da halkların katliamı söz konusu. Özellikle savunmasız olan Alevilerin orada daha çok katledildiğini basından takip ediyoruz. Bize düşen görev Alevi kurumları olarak bunu sürekli gündemde tutmak, kamuoyu yaratmak. Buradan neler yapabiliriz, koşullarımız nedir? Tüm koşullarımızla bir arada bir dayanışma içinde olmamız gerekir. Bu insani bir görevdir bizim için. Geçmişten bugüne katledilen, bizim burada da yaşadığımız Alevi katliamlarında da gördüğümüz şekilde Aleviler insani talepler üzerinden kendilerini var eden bir toplumdur. Aynı şekilde orada da savunmasız bir şekilde olduklarını biliyoruz. Herhangi bir silahlı güçleri de yoktur.

    “SURİYE’DE UZUN BİR SÜREÇ BİZİ BEKLİYOR, AKAN KANIN DURMASI GEREKİYOR”

    Biz buradan tüm dünya kamuoyuna sesleniyoruz, oradaki kaos bir an önce dursun. Oradaki halklar, Kürtler, Aleviler, tüm etnik yapılar, tüm halklar bir an önce rahat nefes almalıdır. Uzun bir süreç bizi bekliyor Suriye’de. Şu ana kadar alınan bilgilerin, bize gelen bilgilerin ne kadar sağlıklı olduğunu da bilmiyoruz. Bilgi kirliliği de var. Nedir, ne değildir tam olarak bilmiyoruz ama orada masum insanların katledildiğini biliyoruz. Bunun bir an önce durması gerekir, akan kanın durması gerekir. Suriye halklarının o bölgede var olan güçleriyle, kendi dinamikleriyle demokratik bir şekilde, kendi belirleyeceği bir iktidarla rahat bir nefes almalarını, katliamların, kırımların durmasını buradan talep ediyoruz.”

    Buse Nehir DEMİR-Cebrail ARSLAN/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER:

    Kaplan: Suriye’de en savunmasız toplum Alevilerdir; cihatçı çeteler dağıtılmalı-VİDEO

  • Karabudak’tan insanca yaşam mitingine çağrı: 8 Aralık’ta alanlarda olacağız-VİDEO

    Karabudak’tan insanca yaşam mitingine çağrı: 8 Aralık’ta alanlarda olacağız-VİDEO

    PİRHA-DAD Ankara Şube/Ana Fatma Cemevi Başkanı Mustafa Karabudak, Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri’nin 8 Aralık’da düzenleyeceği İnsanca Yaşam Mitingi’ne tüm Ankara halkını davet etti.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, 8 Aralık’ta Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri’nin düzenleyeceği “insanca bir yaşam için alanlardayız” mitingine çağrı yaptı.

    “MAMAK HALKI OLARAK DUR DEMEK İSTİYORUZ”

    Mustafa Karabudak, “insanca yaşam için alanlardayız” diyerek, “Siyasal iktidarın Ortadoğu’da sürdürdüğü yanlış politikalar doğrultusunda yaşattığı kriz ve kaos ortamı, yaklaşık elli yıldır kirli savaş bizleri bu duruma getirmiştir. Ekonomik anlamdaki kıyım, krizler, yoksulluk, çaresizlik ve bunun bedelini bize ödettirmeye çalışan siyasal iktidar. Bizler Mamak halkı olarak buna bir dur demek istiyoruz, bu savaş bizim savaşımız değil. Bu kaos, kriz ortamı bizim krizimiz değil. Biz bunlara karşı çıkmak istiyoruz. Devletin bu savaş politikalarını kabul etmiyoruz. Sadece ekonomik anlamda savaş değil artı hakların iradesine ipotek koymak, kayyumlar, sağlıkta ve eğitimdeki çürümeler bunların hepsine topyekun olarak hayır demek için pazar günü alanlarda olacağız. Yaklaşık 20 gündür tüm sokakları, caddeleri, esnafları, evleri tek tek gezerek halkımızı alanlara davet ettik. Afişlerimizle, bildirilerimizle bir çalışma yürütüyoruz” dedi.

    “TÜM ANKARA HALKINI MİTİNGE DAVET EDİYORUZ”

    Karabudak, mitingin saat 1’de başlayacağını belirterek, “Ortak metnimizden sonra kürsüde kadınlar, işçiler, emekçiler, öğrenciler kendileri sıkıntı ve sorunlarından doğru kürsü kullanacaklar. Bu minvalde biz Ankara halkını yarınki Mamak’ta yapacağımız mitingimize davet ediyoruz. Saat 1’de Tekmezar Parkı’nda toplanıp Tuzluçayır Meydanı’na yürüyeceğiz orada da mitingimizin program akışı devam edecek. Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri olarak alandayız. Yarınki mitingimizde de tüm canlarımızı, tüm Mamak’lıları, tüm Ankara halkını davet ediyoruz” diyerek herkesi Mamak’ta yapılacak mitinge davet etti.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Karabudak: Koyunbaba Dergahına cami yapmak makbul Alevi yaratma girişimidir-VİDEO

    Karabudak: Koyunbaba Dergahına cami yapmak makbul Alevi yaratma girişimidir-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak Çorum’un Osmancık ilçesinde bulunan Koyunbaba Türbesine cami yapılmasına tepki gösterdi. Karabudak, “Çorum Koyun baba Türbesine cami yapma girişimindeki amaç Alevileri asimile ederek kendi makbul Alevisini yaratma girişimidir” dedi.

    Çorum’un Osmancık İlçesi’nde bulunan Koyunbaba Türbesi, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının hedefinde. İlk olarak 2015 yılında türbenin yemekhanesi müftülük tarafından mescide çevrilip imam atanmıştı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi, türbenin kendilerine devredilmesi için 2013, 2014 ve 2015’te birçok kez Tokat’taki Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ve Çorum Valiliği’ne başvuruda bulunarak hukuk mücadelesi başlatmıştı.

    Geçen aylarda dergahın önüne cami temeli atıldı. MHP’li Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, 5 Aralık 2019’da yapılan Koyunbaba Kültür Derneği’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada dergahın gerçek sahiplerine verilmesi ve yanına bir cemevi yapılması sözünü vermişti. Ancak Ahmet Gelgör, belediye başkanı seçildikten sonra Koyunbaba Türbesi ve Dergahı’nın önünde Alevilerin cem yaptığı alana cami temeli attı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Çorum’da Koyunbaba Türbesi’ne cami temeli atılmasını  PİRHA’ya değerlendirdi.

    “CAMİ CEMEVİ PROJELERİ ZAMAN ZAMAN HAYATA GEÇİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Geçmişten bugüne Alevileri asimile etmek için bu tür çalışmaların yapıldığını belirten Karabudak, “Cemevi-cami projesi şu anda yok gibi gözükse de dönem dönem bunu farklı yerlerde hayata geçirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Çorum Osmancık’ta Koyunbaba Türbesinin bulunduğu yere cami yapmanın doğru olmadığını belirten Karabudak, “Osmancık Koyunbaba Türbesinde görüldüğü gibi yüzyıllardır orada olan cemevinin yanına cami yaparak insanları yan yana tutmaya çalışmak istiyorlar” diye belirtti.

     “AMAÇ MAKBUL ALEVİ YARATMAK”

    Kendi inançlarıyla alakası olmayan caminin Koyunbaba Dergahının olduğu yere yapılmasının kabul edilebilir olmadığını belirten Karabudak, şunları belirtti:

    “Cami-cemevinin bir arada olması bizim ritüellerimize uymayan bir durumdur. Burada amaç Alevileri asimile etmek, kendine benzetmek ve makbul Alevisini yaratmaktır.”

    Busa Nehir Demir-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi Seyid Rıza ve yoldaşlarını andı- VİDEO

    DAD Ankara Şubesi Seyid Rıza ve yoldaşlarını andı- VİDEO

    PİRHA- 87 yıl önce Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları DAD Ankara Şubesi’nde anıldı. Anmada, Pir Seyid Rıza ve yoldaşlarının mezar yerlerinin açıklanması talep edildi.

    87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    İdam edilişlerinin 87. yılında Seyit Rıza ve yoldaşları Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi’nde anıldı. Anma, Pir Hakan Samut’un çerağ uyandırması ve Enver Cemal Şahin Dede’nin verdiği gülbeng ile başladı.

    “KEFENSİZ YATANLARI SAYGI İLE ANIYORUZ”

    DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, “Bugün kefensiz canlarımızı anacağız. Seyit Rıza ve yoldaşları şahsında Dersim’de katliama uğrayan, Koçgiri’de, inancı ve kimliği için nerede olursa olsun bedeller ödeyenleri anacağız. Seyit Rıza ve yoldaşlarının katledilişinin 87. yıl dönümü biz de buradan Ana Fatma Cemevi olarak çerağ uyandıracağız” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu ise, “Dersim Katliamı’nın acısını, anısını ve orada kefensiz yatanları saygıyla anıyorum. Seyit Rıza başta olmak üzere bu direnişi yaratan ve aslında sadece Kürt halkı değil, Kızılbaş Aleviliği’nin direniş simgesi olanları da saygıyla anıyorum. Asimilasyon politikası ve yüzyıllık politikanın devamıdır. Biz dem parti olarak bu ülkede adil ve onurlu barış olması gerektiğini, Kürtlerin ve Türklerin kardeşlik içerisinde yaşaması gerektiğini, inançlara özgürlük tanınması gerektiğini söylüyoruz Bu direnişlere sahip çıkıyoruz” diye konuştu.

    “KÜRT ALEVİLERİNİ DAĞITMAK, TÜRKLEŞTİRMEK AMAÇLANMIŞTIR”

    Baba Mansur Ocağı dedelerinden Seyfi Elaldı, bu katliamın üç aşamada gerçekleştiğini belirterek, ” Seyit Rıza üzerinden Dersim Katliamı’nın meşrulaştırılması amaçlanmıştır. Kürt Alevilerini dağıtmak, Türkleştirmek amaçlanmıştır. Sebeplerinden biri ekonomiktir. Milli ve siyasi sebepleri vardır, sebebi Kürt olmalarıdır. Asıl katliam daha önceleri başlamıştır. Biz intikam peşinde değiliz ama bizi anlasınlar. Toplu katliamdan sonra sürgünler daha sonra asimilasyon ve kültürel soykırım başlıyor. Alevi oldukları için, Kürt oldukları için bu katliama laik görülmüştür. Ben devlet adına Dersim’den özür diliyorum diyen Erdoğan tabii biz samimi bulmuyoruz ama tarihi bir belgedir bu artık. Alevilerin, Kültür Bakanlığı’na bağlanması kültürel bir katliamdır. Biz Kürtler, biz Aleviler birlikte ve kardeşçe yaşamak istiyoruz” dedi.

    “PİR SEYİD RIZA VE YOLDAŞLARININ MEZAR YERLERİ AÇIKLANMALI”

    DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak, taleplerini şöyle sıraladı:

    Pir Seyid Rıza ve yoldaşlarının mezar yerleri açıklanmalı ve Dersim’e nakledilmelerinin önünde ki engel kaldırılmalıdır!

    Katliamla yüzleşilmeli, Dersim ismi iade edilmelidir!

    Katliam sürecinde sürgün edilenlerin ve ailelerinden, toplumundan koparılan çocukların tam listesi açıklanmalı ve daha sonra ki akıbetleri kamuoyuyla paylaşılmalıdır!

    Arşivler açılmalı, Dersim halkından nitelikli bir özür dilenmelidir!

    Dersim’in dili ve inancı (Kürtçe’nin lehçeleri/Alevilik) üzerinde ki baskı, inkar ve asimilasyon politikalarından bir an önce vazgeçilmelidir!

     

    Murat Yılmaz deyişler okurken, anma lokmaların pay edilmesi ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Karabudak: Cemevi Başkanlığı’nın cemevlerine kendi dedelerini atamaları kayyumdur-VİDEO

    Karabudak: Cemevi Başkanlığı’nın cemevlerine kendi dedelerini atamaları kayyumdur-VİDEO

    PİRHA- DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, hükümetin kurduğu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın deyiş, semah yarışması düzenlemesine, asimilasyon politikalarına tepki gösterdi. İktidarın Aleviliği kendine benzeterek yok etmek istediğini belirten Karabudak ayrıca “Alevilerin dişiyle, tırnağıyla yaptığı cemevlerinin tapusunu istemek, kendi yetiştirdiği dedeleri oraya atamak bir nevi kayyumdur” dedi.

    AKP tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevilik inancından uzak faaliyetleri sebebiyle toplumda tepki görüyor. Alevi Bektaşi Ansiklopedisi hazırlamak için Sünni akademisyenler ve ilahiyatçılardan oluşan kadro kurulması, dedelere maaş teklif edilmesi, Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri’ne müdahale edilmesi, başkanlık tarafından düzenlenen Hacı Bektaş Gençlik Kampı’nda bir gencin bozkurt işareti yapması ve bu fotoğrafın resmi sitede paylaşılması gibi olaylar büyük tepkiler ile karşılandı.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bu kez ‘Alevi-Bektaşi Deyiş, Nefes, Semah, Duaz-ı İmam ve Muharremiyye Güzel Okuma Ses Yarışması’ düzenleyeceğini duyurdu. Yarışmada birinciye 50 bin TL, ikinciye 35 bin TL, üçüncüye 25 bin TL, jüri özel ödülü 20 bin TL, mansiyon ödülü (3 adet) olarak ise 15 bin TL verilecek.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilere yönelik uyguladığı asimilasyon politikalarını PİRHA’ya değerlendirirken, başkanlık ile faaliyet yürüten Alevileri de özlerine dönmeye davet etti.

    “ALEVİLER KENDİ İKRARIYLA, KENDİ YOLUNDA SÖZ KURMALI”

    İktidarın Aleviliği kendine benzeterek yok etmek istediğini belirten Mustafa Karabudak, iktidarın bu uygulamalarına alan açan Alevilerin de suçlu olduğunu söyledi.

    Karabudak şu ifadeleri kullandı:

    “Aşık Serdar’ı bunda yaklaşık yüzyıl önce ‘nesini söyleyeyim canım efendim/ gayrı düzen tutmaz telimiz bizim/ arzu hal eylesem deftere sığmaz/ omuzdan kesiktir kolumuz bizim/ demiştir. Şimdi elbette devlet kendi görevini görüyor. Yüzyıllardır asıp, kesip, katledip, bitiremediği Aleviliği şimdi asimile ederek, kendine benzeterek yok etmek istiyor. Ama suç burada devletten ziyade ona yanaşan, yanında duran, onun çalışmalarının önünü açan bizim Alevilerdedir, pirlerdedir, tırnak içinde Alevi kanaat önderlerindendir. Tabii ki ona izin vermemeleri gerekirdi. Hacıbektaş’ta yapılan anma etkinlikleri, sempozyumlar, muhabbetler, Damal’da karşı çıkan muhtarı gözaltına alması ve cemevlerinin tapusunu istemesi bu bir nevi de kayyumdur yani. Alevilerin dişiyle, tırnağıyla yaptığı cemevlerinin tapusunu istemek kendi yetiştirdiği dedeleri oraya atamak bu bir nevi kayyumdur. Biz buna kayyum olarak bakıyoruz. Bunlar doğru değil ama sorun dediğim gibi Alevilerdedir. Aleviler artık biraz daha kendi özne dönmeliler, kendi hakikatiyle hareket etmeliler. Her seferinde devlete ve yerel yönetimlere, belediyeye yanaşan Alevilerin olacağı nokta da budur. Biraz kendi ikrarıyla, kendi yolunda Aleviler söz kurmalı, ona göre davranmalı. Etkinliklerini kendi imkanlarıyla yapmalı, kendi tabanından aldığıyla rıza lokmalarını paylaşmalı. Suçu sadece orada aramamak gerekir. Devletin, siyasal iktidarın kurduğu Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yaklaşık bir yıldır tüm faaliyetlerini hızlı bir şekilde devam ettirmektedir. Bağımsız cemevlerini daha çok yanlarına almaya çalışıyor.”

    “DEVLET ALEVİSİ OLMAYACAĞIZ DERKEN ORADAN DA BESLENMEMEK GEREKİR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, ayrıca büyük federasyonlara bağlı cemevlerini ve dernekleri de yanında tutmaya başladığının altını çizen Karabudak, Alevi kurumlarının ortak söz kurmalarının önemine de vurgu yaptı.

    Karabudak, “Sosyal medya hesaplarına baktığımızda her geçen gün biraz daha artarak sayıları çoğalıyor. Sokakta ya da medyada dönem dönem açıklama yapan Alevi kurumlarının ‘devletin Alevisi olmayacağız’ derken, diğer taraftan da kendilerine bağlı şubelerin oraya eklendiğini görmeleri lazım, oradan söz kurmaları gerekir. Bir taraftan ‘biz devletin Alevisi olmayacağız’ derken bir bakıyoruz kendisine bağlı şubeler gitmiş orada o başkanlıkta yer almışlar, oradan aldıkları bütçeyle çalışma yürütüyorlar ya da resmen belediyelere bağlanmışlar” dedi.

    Karabudak şöyle devam etti:

    “Artık AKP kendi asimile edemediği Alevileri, yerel yönetimlerin üzerinden asimile etmeye çalıştı. Eğer oradaki veriler doğruysa bu kurumlar gidip şubelerine ya da cemevlerine müdahale etmeleri lazım. Yalansa gidip bu Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı yalan haberden ötürü mahkemeye vermeleri gerekir. Bir şekilde bunların kendilerini aklamaları gerekiyor. Kendi özüne dönüp kendi Aleviliğini hatırlamaları gerekir. Bizlerin, Alevi kurumlarının bir arada olup, kendi özümüze dönüp, aynı sözü kurmamız lazım. Hiçbir şekilde devlet Alevisi olmayacağız derken oradan da beslenmemek gerekir. Tabii ki dönem dönem belediyelerin salonları kullanılır, bir araç tahsis, için başvurulur, onlar normaldir. Bu ülkede yaşıyoruz, vergi veriyoruz, bizim belediyelerimizdir ama en ufak bir ihtiyaçta da oralara gitmek artık Aleviliği ayağa düşürmektir.”

    Buse Nehir DEMİR-Cebrail ARSLAN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    Pir Dolu’dan Cemevi Başkanlığı’nın yarışmasına tepki: Bizim satılık Duaz-ı İmamımız, deyişimiz yok!

    Cemevi Başkanlığı’nın para ödüllü semah ve deyiş yarışmasına tepki: Bu maskaralığa son verin!

    Para ödüllü semah ve deyiş yarışmasına zakirlerden tepki: Asimilasyonun bir parçası- VİDEO

    Erçe’den tepki: Aleviler inancını yarışma konusu yapmazlar-VİDEO

  • DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti. Lokma paylaşımı öncesi konuşma yapan DAD Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak, “İktidarın; inancımıza, kimliğimize, dilimize tahammülü yoktur. Aşuremiz birliğe ve barışa versile olsun diyoruz. İlk lokmamızı parktaki börtü böcek kuşlarla paylaşacağız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti. Aşureye lokması için, İmam Rıza Ocağı Evladı Hüseyin Ağa’nın torunu Devrim Deniz Solmaz gülbenk verirken Zakir Hıdır Çelebi deyişler söyledi. Aşure programına demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “İKTİDARIN; İNANCIMIZA, KİMLİĞİMİZE, DİLİMİZE TAHAMMÜLÜ YOKTUR”

    DAD Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak kısa bir konuşma yaptı. Karabudak konuşmasında, şunları söyledi:

    “Zor zamanlardan geçiyoruz. Siyasal iktidar içeride dışarıda tecrit uyguluyor. İktidarın; inancımıza, kimliğimize, dilimize tahammülü yoktur. Seçilen yöneticilerimiz şu an da kayyumlarla yönetilmek isteniyor. İrademiz yok sayılıyor. Aşuremiz birliğe ve barışa versile olsun diyoruz. Sizin lokmalarınızla yaptığınız aşuremizi, beraber pay edeceğiz. Siyasi iktidar bir taraftan da bizlere saldırırken, diğer taraftan da bizleri yanlarında tutmak, asimile etmek için elinden geleni yapıyor. Bizim hiçbir zaman DAD olarak hiçbir siyasi kurumla bağımız yoktur. Hiçbirinden destek almadık.”

    “İLK LOKMAMIZI DOĞADA YAŞAYAN KURTLA, KUŞLA, BÖRTÜ BÖCEKLE PAYLAŞIYORUZ”

    Karabudak ilk lokmayı parktaki hayvanlar ile paylaşacaklarını belirterek, “Siyasal iktidar çıkardığı katliam yasalarıyla sokak hayvanlarını katletmek isterken; canlı, cansız cümle cana ikrar veren düsturumuzla. İlk lokmamızı doğada yaşayan kurtla, kuşla, börtü böcekle paylaşıyoruz. İlk lokmamızı parktaki börtü böcek kuşlarla paylaşacağız. Sonra ki lokmalar çocuklar, hasta, yaşlı, engelli ve hamile canlarımızın. Kalan lokmamızı da pay edeceğiz” dedi.

    Etkinlik lokmaların pay edilmesinin ardından son buldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Ana Fatma Cemevi’nde oruçlar açıldı, lokmalar pay edildi

    Ana Fatma Cemevi’nde oruçlar açıldı, lokmalar pay edildi

    PİRHA – Kerbela’da katledilenler için tutulan 12 günlük oruç sona erdi. DAD Ankara Şubede oruçlarını açan Aleviler, Kerbela’da katledilenleri andı.

    Hz. Hüseyin ile ailesinin Kerbela’da katledilmesi başta olmak üzere geçmişten bugüne tüm katledilenler anısına 12 gün boyunca oruç tutuldu.

    Muharrem orucunun son günü nedeniyle Demokratik Alevi Dernekleri Ana Fatma Cemevin’de bir araya gelindi. DAD Ankara Şube Eş Başkanı Mustafa Karabudak, kısa bir konuşma yaparak iktidarın, Alevi inancına dönük politikalarını eleştirdi.

    “İKTİDAR, RİTÜELLERİMİZİ İFTARA ÇEVİRİYOR”

    Muharrem ayının önemine değinen Karabudak, şunları söyledi:

    “Muharrem yasının son gününde canlarımızla birlikte lokmalarımızı paylaşıyoruz. Bizde toplu oruç açma ve şaşalı yemek masaları kurup iftar açma gibi bir ritüel yok. Canlarımızın getirdiği lokmaları pay ettik. Ama siyasal iktidar, yerel yönetimler eliyle resmen oruç anmamızı iftara çeviriyor. Bu asimilasyonu kabul etmiyoruz.”

    Mustafa Karabudak’ın konuşmasının ardından İmam Rıza Ocağı evlatlarından Devrim Deniz Solmaz, çerağ uyandırarak gülbeng verdi.

    DAD Genel Merkez Yöneticisi Şükriye Gölpunar da Muharrem ayına ilişkin kısa bir konuşma yaparken Zakir Murat Yılmaz da deyişler okudu.

    Gecenin sonunda lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi’nde ‘Unutulmayan’ belgeselinin gösterimi yapıldı: Madımak’ı unutma!-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi’nde ‘Unutulmayan’ belgeselinin gösterimi yapıldı: Madımak’ı unutma!-VİDEO

    PİRHA-DAD Ankara Şubesi’de Madımak Katliamı’nın 31.Yıldönümü sebebiyle, Eylem Şen’in yönetmenliğini yaptığı ‘Unutulmayan’ isimli belgesel gösterildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ana Fatma Cemevi Ankara Şubesi ve Özgür Yaşam Eğitim ve Dayanışma Derneği, Madımak’ı unutma, unutturma şiarıyla film gösterimi düzenledi. Etkinlikte, Eylem Şen’in yönetmenliğini yaptığı ‘Unutulmayan’ isimli belgesel gösterildi.

    “İKTİDAR KENDİ ALEVİLERİNİ YARATMA PEŞİNDE “

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) öncülüğünde ve Alevi kurumlarının desteği ile oluşturulan ve beş ayağı olan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi çalışmalarını anlatan Eylem Şen, “Her bir canımızın ailesi ile özel olarak görüşmeler yapıldı, belgeler toplandı. 3D modelleme ile fotoğraflarını çektik. ve bir arşiv oluşturduk. Sanal müze odaları inşa ettik” dedi.

    DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak ise, Madımak’ın 31.Yılı, Çorum Katliamı’nın 44.Yılındayız. Tarihsel sürece baktığımızda, Koçgiri’den bugüne sürekli katlediler Aleviler var. Türkiye’de rahat yaşamak istiyorsan, Sünni ve Türk olacaksın. Geçmişten bugüne kendisine benzemeyenleri katletmişlerdir. Son sürece baktığımızda Selçuklu’dan bugüne yakıp, asıp, kesip, kuyulara doldurup bitiremedikleri Alevileri asimile ederek kendine benzetmeye çalışıyorlar. Kültür Bakanlığı’na bağlı bir başkanlık kurarak kendine benzeyen, makbul bir Alevilik yaratma peşinde siyasal iktidar” diye konuştu.

    Film gösteriminin ardından “Madımak Katliamı, Sünni-Türk Cumhuriyet ve Laiklik” başlıklı forum yapıldı.

    PİRHA/ANKARA

  • Çorum Katliamı’nda hayatını kaybedenler Ana Fatma Cemevi’nde anıldı -VİDEO

    Çorum Katliamı’nda hayatını kaybedenler Ana Fatma Cemevi’nde anıldı -VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi/Ana Fatma Cemevi’nde Çorum Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.


    Çorum’da ülkücüler tarafından 1980 Mayıs-Temmuz aylarında yapılan katliam sonucu çoğu Alevi olmak üzere resmi kaynaklara göre 57 yurttaş yaşamını yitirdi, yüzlerce insan yaralandı. Saldırılar sonucu Alevi ve solculara ait çok sayıda ev ve işyeri de kullanılamaz hale getirildi.
    Çorum Katliamı’nda hayatını kaybedenler 44. Yılında Ankara’daki Ana Fatma Cemevi’nde anıldı. Çerağların uyandırılmasının ardından katliamda kaybedilenlerin anısına saygı duruşunda duruldu.
    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak açılış konuşmasını yaparak, “Aleviler olarak sürekli katledildiğimiz için günde bir anma yapıyoruz. Geçmişten bugüne tüm iktidarlar bizleri asmışlar, kesmişler, yakmışlar. Bizim de amacımız acıları tazelemek değil unutturmamak adına anmalarımızı yapıyoruz. Katledilen canlarımızı anıyoruz bugün de Çorum’da katlettiğimiz canlarımızı anacağız“ dedi.

    “ALEVİ İNANCI İNSAN OLMANIN FELSEFESİDİR”
    DAD Örgütleme Sekreteri Şükriye Ercan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
    “Tüm katliamlar yaşamlarımızda önemli izler bırakmıştır. Astılar kestiler olmadı yaktılar, olmadı sürdüler. Devletin geçmişten bugüne iç tehdit olarak gördüğü Alevi inancı o günden bugüne, katliamlarla, ötekileştirmelerle devam ediyor. Bugün bu devlet anlayışı katliamları, yakmaları, idamları geçmişten devraldı, Osmanlı’dan devraldı Cumhuriyet’le devam etti. Bugün devlete kesinlikle Alevilerin birliği, dirliği dert olmuş durumda. Alevi köylerinde ve Alevilerin bulunduğu yerlerde yokluk, yoksulluk diz boyu hepimiz çok iyi biliyoruz. Devlet Alevileri kendi yanına çekerek kendi Alevisini oluşturma peşinde. Maalesef bu tekçi, dinci, Türkçü bu imhacı zihniyetin yanında olan Aleviler vardır. Özümüzü dara çekiyoruz. Alevilere, solculara, sosyalistlere, Kürtlere, bu ülkenin ötekilerine karşı olanlar gibi düşünmüyoruz. Alevi inancı, Alevi yolu insan olmanın felsefesidir.”

    “ÇOK KAYIPLAR VERDİK”
    Çorum Katliamı’nda fırında yakılarak öldürülen Veli Solmaz Dede’nin yeğeni Hanım Ateş ise katliamda yaşanılanları anlatarak, “O dönem can pazarıydı. Sünniler, faşistler kadınları alıp şişleyip tarlaların içine atardı. Veli dayım komşuları tarafında yardım istenilerek tuzak kurulmuş. Dayımı fırına sokmuşlar diri diri. Köyümüzü yakmaya çalışmışlar. Çok acılar yaşadık. Çok kayıplar verdik “diye konuştu.

    “KATLİAMIN İÇİNDE BİZZAT DEVLET VARDIR”
    HDP 27. Dönem Milletvekili Kemal Bülbül, Alevi toplumunun politik bir aktivite içinde olması gerektiğine vurgu yaparak, “Çorum Katliamı’nda, Gazi Eke’nin ifade ettiğine göre katliamda 82 kişi katledilmiş ama resmi rakamlara göre 57 kişi olarak bildiriliyor. Biz katliamları daha çok kronolojik olarak ele alıyoruz oysa bunun siyasi, sosyal ve güncel yönleri var. Çorum bilerek seçilmiştir. Çorum demografisi nedeniyle, siyasal nedenlerle seçilmiştir. Bazen devletin parmağı var diyorlar. Devletin parmağı yok, polisin ve askerin de parmağı yok bizzat kendisi var parmağı ne demek. Kendisi bizzat işin içerisinde, koordinatörü, yöneticisi. Yakın dönem katliamlarına bir bakalım Maraş, Malatya, Adıyaman’da da girişimde bulunuldu, Sivas, Yozgat, Tokat, Amasya, Çorum bu güzergâhtır. Niye bu güzergâh? Bu, Baba İshak ve Baba İlyas’ın yürüyüş güzergâhıdır. Bu güzergâhtan Selçuklu’nun sarayına yani Konya’ya gitmektedir. Cumhuriyeti kurmak için de bu güzergaha ihtiyaç vardır, Kürt sorununu çözmek için de bu güzergaha ihtiyaç vardır, bu güzergah çok kimliklidir. Burası Türkiye’nin demokrasisinin fay hattıdır.
    Alevi kurumlarının uygulanabilir, yürütülebilir bir eylem, bir eğitim takvimi, bir ortaklaşma takvimine ihtiyacı var. Çorum Katliamı bence Celali İsyanlarına dair Osmanlı’nın sistematik devamıdır” dedi
    Anma deyişlerin okunması ve lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • DAD Ankara Şubesi, kahvaltı etkinliği düzenledi: Gültan Kışanak’a sahip çıkacağız-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi, kahvaltı etkinliği düzenledi: Gültan Kışanak’a sahip çıkacağız-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi, kahvaltı etkinliğinde bir araya geldi. Demokratik Alevi Derneği Ankara Eş Başkanı Mustafa Karabudak deprem döneminden itibaren kahvaltılar düzenlediklerini belirterek önümüzdeki seçimlere ilişkin, “Öztürk Türkdoğan bilindiği gibi insan hakları mücadelesinde uzun süredir mücadele ediyor. Gültan Kışanak 1980’lerde bedel ödeyen, 12 Eylül zindanlarında direnen bir arkadaşımız” dedi.

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya üyelerin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı ve siyasi parti temsilcisi de katıldı.

    “GÜLTAN KIŞANAK ALEVİDİR, ALEVİLERİN VİCDANINA SESLENİYORUM”

    Kahvaltıda konuşma yapan Demokratik Alevi Derneği Ankara Eş Başkanı Mustafa Karabudak, deprem döneminden beri kahvaltılar düzenlemeye devam ettiklerinin altını çizerek, “Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan’dır. Öztürk Türkdoğan bilindiği gibi insan hakları mücadelesinde uzun süredir mücadele ediyor. Gültan Kışanak 1980’lerde bedel ödeyen, 12 Eylül zindanlarında direnen bir arkadaşımız ve şu an kendisi cezaevinde. Siyasal iktidarın kendi sistem hukukunu hiçe sayarak uzun süredir içeride tuttuğu bir arkadaşımız, rehindir kendisi. Buradan onu selamlıyoruz. Gültan Kışanak aynı zamanda bir Alevidir, ocak evladıdır. Biz buradan Alevilerin vicdanına sesleniyoruz. Gültan Kışanak canımıza da buradan sahip çıkacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Öztürk Türkdoğan, Alevi kurumlarını ziyaret etti -VİDEO

    Öztürk Türkdoğan, Alevi kurumlarını ziyaret etti -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan, Mamak’ta bulunan Alevi kurumlarını ziyaret etti. Türkdoğan, “Biz parti olarak her zaman Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı taleplerini destekledik ve yanlarında olduk. Bunun mücadelesini yürütüyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan, DEM Parti heyeti ile birlikte; Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi’ni ziyaret etti.

    “FAŞİSTLER DIŞINDA KAPIMIZ HERKESE AÇIK”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesi (PSAKD) Başkanı Fadime Türkyılmaz, “Bugün Mamak Pir Sultan Abdal Şubemize değerli canımız Öztürk Türkdoğan ziyarette bulundu. Öztürk Türkdoğan derki ‘demokrasi istiyorsanız, eşitlik istiyorsanız, hele hele kadınların birey olmasını istiyorsanız biz sizinle yan yanayız’
    Pir Sultan’ın ilkesinden hiçbir şekilde taviz vermeyeceğiz. O yüzden biz bu çatı altında herkese eşit mesafedeyiz. Alevi felsefesi herkese eşit olan siyaset üstü olan bir felsefedir. Faşistler dışında kapımız ve yüreğimizin kapısı açıktır” dedi.

    “HER ZAMAN ALEVİLERİN EŞİT YURTTAŞLIK TALEBİNİ DESTEKLEDİK”

    Gültan Kışanak ile görüştüğünü ve selamlarını getirdiğini belirten DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan ise, “Elbette ki siyaset yaşamın bir parçasıdır ama özellikle seçim dönemlerinde düzen partilerinin yıllardır bizim ibadethane olarak gördüğümüz cemevlerine gidip halkımızdan oy istemesini de sizin takdirinize bırakıyorum. Biz parti olarak her zaman Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı taleplerini destekledik ve yanlarında olduk. Bunun mücadelesini yürütüyoruz. Eşit yurttaşlık mücadelesinde başarıya ulaşacağımıza inanıyorum. Biz hakkımız olanı hep birlikte almalıyız ve hep birlikte yönetmeliyiz. Bizim yerel yönetim anlayışımız; toplumcu bir yerel yönetim anlayışıdır, katılımcılığa dayanır” diye konuştu.

    “SİYASİ PARTİLER ANKARA’DA SAĞCILIK YARIŞINA GİRMİŞ”

    DAD Ankara Şubesi-Ana Fatma Cemevi’nde konuşan Öztürk Türkdoğan, şu ifadeleri kullandı:

    “Bugün Ana Fatma Cemevindeyiz. Kurumunuzun tutumunu elbette biliyoruz. Gültan Kışanak ile birlikte bu seçim çalışmasını yürütüyoruz. Maalesef görüyoruz ki siyasi partiler sağcılık yarışına girmiş durumda. Birlikte mücadeleyi hep birlikte veriyoruz. DEM Parti her zaman Alevilerin, eşit yurttaşlık talebi savunmuştur. Gültan Kışanak rehinedir. Kışanak, kadın mücadelesi vermiştir, aynı zamanda Alevi bir yurttaştır. Alevi canlarımızın bunu da bilmesini isteriz. Ankara’da ülkücü kimliğiyle tanınanların oy istemesine gerçekten şaşırıyorum. Ankara’da hiçbir siyasi parti ile ittifakımız yok. Alevilerin taleplerini, içimizdeki Alevi yurttaşların mücadelesi ile yürütüyoruz. Devrimci önderlerimize hakaret eden insanların oy istemesine şaşırıyorum. Yurttaşlarımızın bunları göz önünde bulundurmasını talep ediyorum.”

    “ALEVİLER SEÇENEKSİZ DEĞİLDİR”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak ise “DEM Parti’nin Ankara’da aday çıkarması bu tıkanmış siyaset içerisinde alternatiftir. Ankara’da iki tane faşist zihniyete oy vermek yerine Aleviler seçeneksiz değildir. Bu çalışma ondan dolayı anlamlıdır. Adayların ikisi de birbirinden değerlidir. Türkdoğan, hak arama mücadelesinde ömrünü vermiş bir insandır. Kışanak 12 Eylül zindanlarında, günümüz Yezid’lerine karşı Hüseyni duruş gösteren bir efsanedir. Bizim de bu değerlere sahip çıkmamız gerekiyor. Çalışma bizim çalışmamızdır. Aleviler, her zaman dik duran, haklıdan ve mazlumdan yana olmuşlardır. Gültan Kışanak Alevi bir kadındır. Uzun yıllardır haksız hukuksuz bir şekilde rehin tutulmaktadır. Dersimli bir ocak evladıdır. Alevilerin vicdanlı davranıp kendi insanına sahip çıkacağına inanıyoruz” diye ekledi.

    PİRHA\ANKARA