Etiket: pandemi

  • Son 24 saatte koronadan 217 kişi daha yaşamını yitirdi

    Son 24 saatte koronadan 217 kişi daha yaşamını yitirdi

    Koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saatte 217 kişi daha yaşamını yitirdi, 23 bin 637 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte 354 bin 287 test yapıldı ve 23 bin 637 yeni vaka tespit edildi. 217 kişinin koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği, 25 bin 164 kişi de iyileştiği belirtildi.

    189 bin 268 doz aşı yapıldı ve toplam aşı sayısı 118 milyon 219 bin 170 doza yükseldi. 18 yaş ve üzeri nüfustaki ikinci doz aşı oranı da yüzde 79,84’e ulaştı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Son 1 aydaki vakaların %15’ini 60 yaş ve üzeri oluşturuyor. Buna karşın, vefatların %84,8’i 60 yaş üzerindedir. Okul çağındaki 8-16 yaş grubundaki çocuklarımızın toplam vakalar içindeki oranı ise yaklaşık %10 seviyesinde düşüş göstermiştir. Bu, salgının seyri açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Dağda yaşamak keyifli’-VİDEO

    ‘Dağda yaşamak keyifli’-VİDEO

    PİRHA-Mersin’in Arslanköy köyünde kış hazırlıklarını sürdüren Gönen çifti, büyüttükleri cevizleri toplarken, turşu, sirke gibi ürünlerinin de hazırlığını tamamladı. Köyle kent arasında kaldıklarını belirten Gönen çifti, pandemiyle birlikte köye daha fazla yöneldiklerini ifade ettiler.

    Türkiye’de şehirlere 1950’lilerle başlayan ve 1990’lı yıllarla ‘zorunlu’ hallerle birlikte artan göç nüfus yoğunluğunu yükseltirken, yoksullaşmayı da beraberinde getirdi. Son yıllarda ise geriye dönüşler ve köye yerleşmeler belirgin oranda artarken, yaşanan pandemiyle birlikte bu oran daha da yükseldi.

    Şehirlerin betonlarından kaçan yurttaşlar, ana-ata toprağının bulunduğu köylerde tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya baladı.

    Bunlardan biri de Gönen çifti. Anadan kalan toprağa yıllar önce ceviz eken Ülkiye Gönen ve Mustafa Gönen, kış hazırlıklarını tamamlıyor. Ceviz hasadında karşılaştığımız Gönen çifti, işlerin zor ancak zevkli olduğunu belirterek, pandemiyle birlikte daha fazla köyde kaldıklarını ifade ettiler.

    Kendi ihtiyaçları kadar üretim yaptıklarını dile getiren Ülkiye Gönen, pandeminin köyde olmadığının altını çizerek, “Dağda yaşamak keyifli. Sincap, yılan, kedi, köpeklerle birlikte yaşıyoruz. İnsanın olmadığı her yer güzel. Görüldüğü gibi hiçbir insanın yarattığı kirlilik yok” dedi.

    Emekli olduklarını ve paranın yetmediğini ancak huzurun yettiğini vurgulayan Ülkiye Gönen, yaşam felsefelerini de ‘az yiyoruz, çok geziyoruz” diyerek özetliyor.

    Mustafa Gönen de, pandemiden kaynaklı bir yere gidemediklerini emeklerinin karşılığını almak için çaba içinde olduklarını söyledi.

    Diren KESER/MERSİN

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, 9 Kasım 2021 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Aktarılan verilere göre son 24 saatte 359 bin 560 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 662 kişinin testi pozitif çıktı, 196 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada “Aktif vaka sayımız yaklaşık 450.126. Testi pozitif çıkmış kişilerin, şikayetleri ne düzeyde olursa olsun, hastalığın yayılmasına izin vermemek için izolasyon koşullarına kesinlikle uymaları gerektiğini hatırlatmak istiyoruz. Salgınla mücadelede başarı ortak sorumluluğa bağlı” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüs verileri açıklandı!

    Koronavirüs verileri açıklandı!

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, 5 Kasım 2021’e ait güncel koronavirüs tablosunu açıkladı.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Son 24 saatte 361 bin 422 Covid-19 testi yapıldığı açıklanırken, 28 bin 193 kişinin testi pozitif çıktı, 198 kişi de yaşamını yitirdi.

    FAHRETTİN KOCA’DAN UYARI!
    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “RİSKE KARŞI İDEAL SONUÇ tam doz aşı ile elde ediliyor. Gebelerin, kronik hastalığı olanların ve 60 yaş üzerindekilerin tam aşılı olmaları son derece önemlidir. İki doz mRNA aşısı olanlardan şu an öncelik grubundakiler de zaman kaybetmeden randevu alabilir. Aşı ertelemeye gelmez” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüs nedeniyle 209 kişi daha yaşamını yitirdi!

    Koronavirüs nedeniyle 209 kişi daha yaşamını yitirdi!

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs tablosunu açıkladı. Son 24 saatte 209 kişi virüs nedeniyle yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, 29 Ekim 2021’e ait koronavirüs verilerini paylaştı. Türkiye’de son 24 saatte 351 bin 373 Covid-19 testi yapıldığı açıklanırken, 24 bin 409 kişinin test sonucunun pozitif çıktığı bilgisi verildi. Virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 209 olarak açıklandı.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son verilerle birlikte “GEBE ÖLÜMLERİ 2020’de salgın öncesi yıla göre %52 artmıştı. Bu yılsa geçen yıla oranla %50 daha fazla anne adayını Covid-19 sebebiyle kaybettik. Kaybettiğimiz gebelerin %99’u aşısızdı. Gebelerde aşılanma oranı maalesef oldukça çok düşük. BEBEKLER DOĞMALI, ANNELER YAŞAMALI” açıklamasını yaptı.

    PİRHA/ANKARA

  • Covid-19 salgını: 210 kişi hayatını kaybetti, 26 bin 896 yeni vaka

    Covid-19 salgını: 210 kişi hayatını kaybetti, 26 bin 896 yeni vaka

    PİRHA-Güncel koronavirüs verilerine göre hastalık sebebiyle 210 kişi hayatını kaybederken; son 24 saatte 26 bin 896 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı 27 Ekim koronavirüs verilerini açıkladı. Buna göre salgın nedeniyle 210 kişi hayatını kaybetti. Son 24 saatte 355 bin 947 test yapılırken, 26 bin 896 yeni vaka tespit edildi. 30 bin 542 hasta ise sağlığına kavuştu.

    Sosyal medya hesabından mesaj paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “26 bin 896 test pozitif çıktı. Hastalığı ağır geçirenlerden 210 kişi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin bir kısmı birden çok sebebin bir araya gelmesine bağlı ve önlenebilir. Örneğin, Covid-19’a kronik hastalıkların eşlik etmesi riski artıran bir faktör. Tam doz aşı bu riski azaltıyor” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Covid-19 salgını: 195 kişi vefat etti, 24 bin 792 yeni vaka

    Covid-19 salgını: 195 kişi vefat etti, 24 bin 792 yeni vaka

    PİRHA-24 Ekim koronavirüs verilerine göre 195 kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti. Son 24 saatte yapılan 338 bin 536 testte 24 bin 792 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs verilerini açıkladı. Buna göre son 24 saatte yapılan 338 bin 536 testte 24 bin 792 vaka tespit edildi. Koronavirüs nedeniyle 195 kişi yaşamını kaybederken, 24 bin 403 kişinin de tedavisi ve karantinası sona erdi.

    18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 88,87, 2’nci doz ortalaması yüzde 77,49 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 55 milyon 164 bin 675, 2’nci dozda 48 milyon 100 bin 346 ve 3’üncü dozda 10 milyon 960 bin 33 olmak üzere toplam 115 milyon 255 bin 712 aşı uygulandı.

    En az 2 doz aşı olmuş kişi oranının en yüksek olduğu iller; Ordu, Muğla, Kırklareli, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Osmaniye, Balıkesir, Edirne ve Zonguldak olurken, 2 doz aşı olmuş kişi oranının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Diyarbakır, Siirt, Muş, Mardin, Bingöl, Bitlis, Ağrı ve Bayburt oldu.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise, “Tablo, belirtileri ciddi veya hafif, aramızdan 24 bin 792 kişiye daha virüs bulaştığını söylüyor. Aşılı olanların hastalığı genellikle hafif geçirdiğini biliyoruz. Aşı vücudu önceden korumaya alıyor. Risklere karşı dikkatli, aşınızı yaptırarak da hastalığa karşı baştan güçlü olun” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da bir araya gelen işçilerden ‘Sermaye sınıfına karşı mücadele’ çağrısı!-VİDEO

    İstanbul’da bir araya gelen işçilerden ‘Sermaye sınıfına karşı mücadele’ çağrısı!-VİDEO

    PİRHA-İstanbul’da İşçi Emekçi Mitingi’nde bir araya gelen yurttaşlar, yaşadıkları sorunların ortadan kaldırılması için taleplerini açıkladı. “Sermaye sınıfına karşı mücadeleye” çağrısı yapan işçi örgütleri, taleplerini de sıraladı.

    Hakları için direnen Sinbo, Carrefour, SML Etiket, Bayrampaşa ve Bakırköy belediyeleri, Tur Assist ile Alba Plastik işçilerinin çağrısıyla bir araya gelen 41 siyasi parti, sivil toplum örgütü ve işçi sendikası, Kartal Meydanı’nda “İşçi Emekçi Mitingi” düzenledi.

    Yağışlı havaya rağmen bir araya gelen işçiler, “Emeğimiz ve özgürlüğümüz için birlik olalım mücadele edelim”, “Sermaye düzenini tarihin çöplüğüne süpüreceğiz”, “Biz bu oyunu bozarız” pankartları taşıdı.

    Miting Düzenleme Kurulu’ndan Tamer Doğan ve Nazlı Şen, hazırlanan ortak metni okudu. Pandemi ve krizin faturasının işçi ve emekçilere kesildiğini ifade eden Şen, “Sermaye sahipleri bu dönemde karlarına kar kattılar” dedi. Pandemi döneminde günde ortalama 500 işçinin Kod 29’la işten atıldığını aktaran Şen, “Kod 29’a karşı verilen mücadeleler sonucunda Kod 29’u kaldırmak zorunda kaldılar. Ancak farklı kodlar vererek Madde 25/2’yle işten atmalar devam ediyor” dedi.

    “HERKESE İŞ VE GELİR GÜVENCESİ SAĞLANSIN”

    Nazlı Şen, iş cinayetlerinin arttığını ve gençlerin gelecek kaygısı yaşadığına da vurgu yaptı. “İnsanca yaşamaya yetecek ücretin çok altında olan asgari ücret genel ücret haline getiriliyor” diyen Şen, şu açıklamayı yaptı:

    “Ücretsiz izin gibi uygulamalarla güvencesiz çalışma, genel çalışma biçimi haline getiriliyor. Türkiyeli işçilere kölece çalışma koşullarını kabul ettirmek için patronların elinde silaha dönüşen mülteci işçiler en ağır sömürü koşullarına maruz kalıyor. Bu sömürü düzenini yaratan sermaye sınıfına karşı mücadeleye.

    Madde 25/2 (Kod 29) kaldırılsın. Herkese iş ve gelir güvencesi sağlansın. Taşeron çalışmak yasaklansın. İş yerlerinde taciz, baskı, mobbing son bulsun. KHK’lar iptal edilsin. Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılsın.”

    “BU DÜZENİN ADALETSİZLİĞİNDEN BIKTIK!”

    Yapılan ortak basın açıklamasının ardından kağıt toplayıcıları da söz aldı. “Kirin, pasın, pis kokuların, çöplerin arasından ekmeğini onuruyla kazananlar olarak, aranızdayız” diyen kağıt toplayıcıları, şu açıklamayı yaptı:

    “Artık yapacak başka bir işi olmayanların yaptığı işi meslek edinenler olarak buradayız. Sağlığımızı, yaşamımızı tehlikeye atarak, yeni bir gelecek hayalini aradığımız çöplere göz koydu sermayedarlar ve onun koruyucusu devletimiz.

    İstanbul Valiliği Ağustos ayında Bahçelievler’den başlayarak, Bakırköy, Ümraniye ve Ataşehir’de yüzlerce polis, özel harekat ve zabıtalarla geri dönüşüm depolarımıza baskın düzenledi. Bütün malzemelerimiz, çekçeklerimiz ve mallarımız yağmalanarak götürüldü. Topladığımız malları çok ucuza kendilerine yakın şirketlere peşkeş çektiğinizi de biliyoruz.

    Yandaş şirketlerin yüzlerce milyonluk vergi borcunu silenler, günde 100 lirayı zor kazandığımız çekçeklerimize göz dikti. Biz de bu ülkede yaşıyor, üretiyor, dönüştürüyoruz. Ülkenin zenginliklerinden payımıza düşeni istiyoruz.

    Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu düzenin adaletsizliğinden bıktık! Her gün çekçeklerimiz alınarak, çalışma hakkı tanınmayarak açlığa, sefalete ve yoksulluğa sürükleniyoruz.

    Yüz binlerce insanın ekmek yediği atık toplayıcısı geri dönüşüm emekçilerinin talepleri var:

    Başta İstanbul Valiliği, geri dönüşüm emekçilerini çalışamaz hale getiren kararını geri çekmeli,

    Tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılmalı

    Çalışma yaşamımız güvenceli hale getirilmeli,

    Kent ve doğa yaşamını koruyan ekolojik bir geri dönüşüm çalışma koşullarının yaratılmasını istiyoruz.”

    “ERKEKLERLE AYNI İŞİ YAPSAK DA EK GELİR OLARAK GÖRÜLÜYORUZ”

    SML Etiket işçileri de mitingde söz alarak şu açıklamayı yaptı:

    “Bizler SML Etiket önünde 136 gün keyfi işten atmalara, sendika düşmanlığına, kadın işçilere yönelik baskı, taciz, mobbinge karşı direndik, mücadele ettik.

    Biz kadınların emeği, alınteri sömürülüyor. Özellikle pandemi sürecinde bizlerin karşı karşıya kaldığı, kölece çalışma koşulları artış gösterdi. Üzerimizdeki ev işleri, çocuk-yaşlı-hasta bakımı gibi sorumluluklar arttı.

    Sermaye iktidarı kadınların çalışmasını lütuf olarak göstermeye çalışıyor. Kadın istihdamını arttırmakla övünebiliyorlar. Bizler erkeklerle aynı işi yapsak da hala ek gelir olarak görülüyoruz. Patronlar, iktidarın kadın düşmanı politikalarından aldıkları güçle bizleri sindirmeye, daha düşük ücretlere mahkum etmeye çalışıyorlar.

    Biz kadınlar işyerlerinde, fabrikalarda, sokakta mücadelenin her alanında olmayız. Nasıl ki İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline karşı sokaklara çıktıysak çifte sömürüye, işyerlerinde karşı karşıya kaldığımız taciz, baskı, mobbinge karşı da sokaklara çıkmalı, mücadele etmeliyiz. İşyerlerimizde komitelerimizi kurmalı, kadın işçilere yönelik saldırılara karşı taleplerimiz için birlik olmalıyız.

    Önümüzde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü var. 25 Kasım’da kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddete, işyerlerinde karşı karşıya kaldığımız taciz, baskı, mobbinge karşı en güçlü şekilde sokaklarda olacağız.

    Bizler kadın işçiler olarak mücadelenin en ön saflarında yer almayız. Şimdiye kadar kazandığımız bütün hakları mücadele ederek kazandık. Bundan sonra da hem kazanılmış haklarımızı korumak hem de yeni haklar kazanmak için örgütlenmek, mücadele etmek biz işçi kadınların tek seçeneği.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Asistan hekimler 32 saatlik kesintisiz mesai yapmakta!

    Asistan hekimler 32 saatlik kesintisiz mesai yapmakta!

    PİRHA-Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, Asistan Hekim Rumeysa Berin Şen’in vefatına ilişkin açıklama yaparak “Asistan hekimler ucuz insan gücü değildir. Asistan hekimler nitelikli eğitim hakkına sahiptir” denildi.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi, uzun mesai saati sonucu yaşamını yitiren Asistan Hekim Rumeysa Berin Şen’in yaşamını yitirmesine ilişkin açıklama yaptı. Yazılı yapılan açıklamada “Asistan hekimler tükenmekte” denilerek Türkiye genelindeki yataklı tedavi kurumlarında 130 bine yakın hekimin görev yapmakta olduğuna vurgu yapıldı. Söz konusu hekimlerin  %26’sının asistan hekimlerden oluştuğunu aktaran SES Ankara Şubesi, hasta yoğunluğundan kaynaklı asistan hekimlerin iş yükünün her geçen gün arttığını vurguladı.

    360 SAATE VARAN MESAİ UYGULAMASI!

    Yapılan açıklamada, “sağlık emekçileri ağır iş yükü altında tükenme noktasına gelmiştir” denilerek şu ifadeler kullanıldı:

    “Ülkemizde eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversite hastanelerinde gerek poliklinik hizmetleri gerekse yataklı servis hizmetleri yoğunluklu olarak asistan hekimler tarafından yürütülmektedir.

    Asistan hekimlerin çalışma şartlarına ilişkin sorunları pandemi ile birlikte katlanarak artmıştır. Bu süreç hem ruhsal hem de bedensel olarak yıpranan asistan hekimleri, başta tükenmişlik olmak üzere ciddi sorunlar ile karşı karşıya bırakmıştır.

    Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Ankara Şubesi olarak ilimizde görev yapan 6.750’e yakın asistan hekimin iş yükünü ortaya koymak için ilimizde bulunan bir hastane ve örneklem servisler üzerinde yaptığımız çalışma, asistan hekimlerin iş yükünü bir kez daha ortaya koymuştur;

    SES Ankara Şube olarak yaptığımız çalışmada tespitlerimiz;

    * İlimizde asistan hekimler 32 saatlik kesintisiz mesailer yapmaktadır,

    * Asistan hekimler ucuz iş gücü olarak görülmektedir,

    * Özellikli birimlerde dahi iş riskine rağmen asistan hekimler yeteri kadar dinlenememektedir,

    * Ayın 4 gününü evinde geçiren ve dinlenme zamanı yakalayabilen, bu zaman diliminde sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilen asistan hekimler kendilerini şanslı saymaktadır.

    * Asistan hekimlerin mali hakları zamanında ödenmemektedir,

    * Örneklem olarak alınan hastanede 1.850-1.900 aralığında asistan hekim tarafından yapılması gereken toplam mesai saati 1.150-1.200 aralığında asistan hekim tarafından yapılmaktadır,

    * Devlet memuru aylık 21 aktif çalışma günü üzerinden 168 saat mesai yaparken, asistan hekim aylık 45 aktif çalışma gününe denk gelen 360 saate varan mesai gerçekleştirmektedir,

    *Birinci klinikte yapılan çalışmada; birimde 27 asistan hekimin tamamlayacağı toplam mesai saati 13 asistan hekim tarafından tamamlanmaktadır. İdare istihdam edeceği 14 hekime ödemesi gereken 109 bin TL yerine bu iş 13 asistana fazladan nöbet tutturarak yaptırmakta ve karşılığında 42 bin TL ödemektedir,

    *İkinci klinikte yapılan çalışmada, birimde 37 asistan hekimin tamamlayacağı toplam mesai saati 20 asistan hekim tarafından tamamlanmaktadır. İdare istihdam edeceği 17 hekime ödemesi gereken 137 bin TL yerine bu işi 20 asistana fazladan nöbet tutturarak yaptırmakta ve 64 bin TL ödemektedir,

    *Özellikli birimde yapılan çalışmada, 83 asistan hekimin tamamlayacağı toplam mesai saati 58 asistan hekim tarafından tamamlanmaktadır. İdare istihdam edeceği bu 25 hekime ödemesi gereken 203 bin TL yerine bu iş 58 asistana fazladan nöbet tutturarak yaptırılmakta ve 154 bin TL ödemektedir,

    *Örneklem olarak alınan hastanede asistan hekim saatlik normal mesai ücreti 47-50 tl aralığında iken normal serviste 130 saatin üzerindeki nöbet ücreti ödenmemesi nedeniyle fazla nöbetin saatlik ücreti 16-18 TL aralığına denk gelmektedir,

    *Asistan hekimlerin yoğun iş yükü ve dinlenme haklarının yok sayılmasına rağmen toplam gelirlerinin %30’na denk gelen nöbet ücretleri hastanelerin ekonomik sıkıntıları var denilerek 1,5 ay gecikmeli ödenmektedir,

    *İlimizdeki şehir hastanesi ise asistan hekimlerin çalışma şartları anlamında daha fazla sorunların görüldüğü merkez haline gelmiştir. Şehir hastaneleri, ilimizdeki toplam asistan hekimlerin %22’sinin çalışma alanıdır.

    Pandemiyle mücadelede ve daha sonrası nitelikli bir sağlık hizmeti için asistan hekimlerin sorunları giderilmeli ve talepleri bir an önce karşılanmalıdır. Asistan hekimler ucuz insan gücü değildir. Asistan hekimler nitelikli eğitim hakkına sahiptir.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil: Yasaklara rağmen sokakta olacağız-VİDEO

    HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil: Yasaklara rağmen sokakta olacağız-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Tunceli Valiliği tarafından her ay getirilen eylem ve etkinlik yasağı 382 gündür sürüyor. HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, eylem ve etkinlik yasağının pandemiyle alakalı olmadığını belirterek, “Yasaklara rağmen sokakta olacağız ve mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    Tunceli Valiliği pandeminin başladığı günden beri sürekli uyguladığı ‘Eylem ve Etkinlik Yasağı’ kararı ile getirmeye devam ediyor. Tunceli Valiliği geçen yıl mayıs ayından itibaren pandemi bahanesiyle her ay eylem ve etkinlik yasağı getirerek muhalefetin sesini kısmaya çalışıyor. Dersim’de Tunceli Valiliği tarafından her ay getirilen eylem ve etkinlik yasağı ile Dersim’de 382 gün demokrasi yasağı var.

    “MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    2020’nin Mayıs ayından itibaren sürekli devam eden eylem ve etkinlik yasağı olduğunu hatırlatan HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil, “Eylem ve etkinlik yasağını pandemiyle gerekçelendiriyorlar ama normalleşme döneminde bile eylem ve etkinlik yasağı devam ediyor. Biz bu yasakların pandemiyle alakalı olmadığını çok iyi biliyoruz, insanların sesini kısmak ve sokağa çıkmasını engellemek için bu tür uygulamalar yapılıyor. Yaptığımız eylemlerden dolayı para cezaları aldık ama sokakları hiçbir zaman bırakmadık. Elbette bizler taleplerimizi sokaktan haykırmaya devam edeceğiz, valiliğin uyguladığı eylem ve etkinlik yasağına karşı bir dava açtık sonucunu bekliyoruz. Yasakların bizleri yıldırmaması gerekiyor, biz yine de sokakta olacağız ve mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, 22 Ekim 2021 güncel koronavirüs tablosunu açıkladı. Son 24 saatte 228 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, son koronavirüs verilerini paylaştı. Türkiye’de son 24 saatte 363 bin 553 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 192 kişinin testi pozitif çıktı, 228 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “1 AYIN verilerine göre; yeni vakaların %1,38’i 0-4 yaş, %4,86’sı 5-9 yaş, %16,24’ü 10-14 yaş, %12,94’ü 15-19 yaş grubundan. Buna göre, 19 yaş ve altının vakalar içindeki oranı %35,42. Fakat virüs, bu grupta genel olarak soruna yol açmıyor. Büyüklerimiz dikkatli olmalı” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Daha fazla yoksulluk, işsizlik, dayatanlara ‘artık yeter’ demenin vakti gelmiştir’

    ‘Daha fazla yoksulluk, işsizlik, dayatanlara ‘artık yeter’ demenin vakti gelmiştir’

    PİRHA- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Samsun Şubeler Platformu, “Soframızdaki ekmek, boğazımızdan geçen lokma her gün biraz daha küçülüyor” diyerek basın açıklaması yaptı.

    KESK Samsun Şubeler Platformu, “İnsanca yaşamaya yetecek gelir ve güvenceli çalışma için halktan, emekten yana bir bütçe istiyoruz” diyerek sokağa çıktı. Yapılan basın açıklamasında, iktidarın ekonomi politikaları eleştirilerek “Faizden, ranttan, bizim cebimizden verilen hazine garantilerinden beslenen, kazancını vergi cennetlerine transfer eden mutlu azınlığın serveti büyüyor. Bizim payımıza ise vergi cehennemi düşüyor” denildi.

    “PEMBE TABLOLAR ÇİZMEYE DEVAM EDİYORLAR”

    BES Samsun Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Yılmaz Tuluk’un okuduğu basın açıklamasında, hayatın her geçen gün daha zorlaştığına dikkat çekilerek şu hususlara dikkat çekildi:

    “En önemli toplumsal sorunumuz haline gelen işsizlik ve yoksulluk pandemi koşullarında daha da derinleşiyor. Buna rağmen ülkeyi yönetenler pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Oysa ister mavi yakalı olalım ister beyaz yakalı. İster asgari ücretli olalım ister emekli. İster küçük esnaf olalım ister çiftçi… Hiç fark etmiyor. Her gün biraz daha fazla yoksullaşıyoruz. Her gün biraz daha güvencesiz hale geliyoruz. Açlık sınırının 3 bin, yoksulluk sınırının 10 bin TL’yi aştığı koşullarda geçinemiyoruz.

    Ülkeyi yönetenler büyüme rakamları ile övünüyor. Oysa bizim payımıza hep küçülme düşüyor. Kendine ‘yetkili sendika’, ‘yetkili konfederasyon’ diyenlerin her seferinde altına imza attığı ‘satış sözleşmeleri’ ile maaşlarımız-ücretlerimiz eriyor. Her alışverişte cebimizden çıkan para artsa da poşetlerimiz gittikçe küçülüyor. Milli gelirden, yani emeğimizle, alın terimiz ile ürettiğimiz gelirden aldığımız pay küçülüyor.”

    “MUTLU AZINLIĞIN SERVETİ BÜYÜYOR”

    Tam 12 yıl öncesinin rakamlarının altına inen kişi başına gelirimiz küçülüyor. Soframızdaki ekmek, boğazımızdan geçen lokma her gün biraz daha küçülüyor. Çalıştığımız kamu hizmetleri alanı piyasalaştırma ve tasfiye politikalarıyla, özelleştirme soygunu ile gittikçe daraltıyor, küçültülüyor. Kamuda güvenceli, kadrolu istihdam eriyor, küçülüyor. Yaşadığımız Bu Topraklarda Büyüyen, Artan Şeyler De Var Elbette…

    İşsizler ordusu her gün biraz daha büyüyor. Temel tüketim maddeleri başta olmak üzere iğneden ipliğe her şeyde devam eden zam kasırgası hız kesmeden büyüyor. Ali Cengiz oyunları ile takla attırılan TÜİK rakamları ile perdelenmeye çalışılsa da yaşadığımız gerçek enflasyon, hayat pahalılığı büyüyor. Güvencesiz, sözleşmeli, esnek istihdam, angarya çalışma katlanarak büyüyor. Faizden, ranttan, bizim cebimizden verilen hazine garantilerinden beslenen, kazancını vergi cennetlerine transfer eden mutlu azınlığın serveti büyüyor.

    Bizim payımıza ise vergi cehennemi düşüyor. Hem çalışıp üretirken hem de tüketirken bizden kesilen vergiler artmaya devam ediyor. Elimize geçen gelirle ayın sonunu getiremediğimiz için borçlarımız artıyor.”

    “BÜTÇE HAKKIMIZ GASP EDİLİYOR”

    İşte bu ağır koşullarda hepimizin geleceğini yakından ilgilendiren bir süreç, bütçe süreci başlıyor. Bütçeler kaynakların kimlerden toplandığını ve söz konusu kaynakların kimlerin ihtiyaçları için kullanıldığını gösteren belgelerdir. Dolayısıyla bir ülkede mevcut sitemin, iktidarın kimden hangi sosyal sınıf ve tabakadan yana olduğunu anlamanın en kolay yolu bütçe harcamalarına bakmaktır. Ne yazık ki Türkiye’de yıllardır bütçeler ülke kaynaklarının, emekçilerden, halktan alınan vergilerin sermayeye-patronlara, yandaşlara, güvenlikçi politikalara aktarılmasının bir aracı haline dönüşmüştür.

    Sermayeye, patronlara, yandaş müteahhitlere ‘teşvik’, ‘yeniden yapılandırma’ ‘vergi barışı’, ‘vergi affı’, ‘prim desteği’, ‘hazine garantisi’ adları altında muslukları sonuna kadar açanlar sıra alın terinin karşılığını isteyen işçilere, emekçilere gelince ‘bütçe imkanlarımız kısıtlı’, ‘size istediğinizi verirsek gemi batar’ bahanelerinin arkasına saklanmaktadır.

    Eylül ayı başında açıklanan Orta Vadeli Program ülkeyi yönetenlerin yine yüzünü sermayeye sırtını emeğe dönen bir bütçe hazırlığında olduğunu gösteriyor. Bu ülkenin emeği ile geçinen ezici çoğunluğu olarak yan yana gelmezsek yeni açı reçeteler yeni ‘kuru ekmek bütçeleri’ kapımıza dayanacak. Orta vade de, uzun vade de tek planları, programları bizlere daha fazla yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik dayatmak olanlara ‘artık yeter’ demenin vakti çoktan gelmiştir.

    KESK olarak içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullarda dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin salgından korunarak nefes almasını ve insanca bir yaşam sürmesini sağlayacak, emekten, halktan, barıştan ve ekolojiden yana bir bütçe istiyoruz!

    Kısacası yarattığımız değerlerin, oluşturduğumuz kaynakların insanca bir yaşam, çalışma koşulları ve iş güvencesi, parasız kamusal hizmet olarak geri dönmesini istiyoruz. Bu talepler sadece bizim değil milyonların talepleridir. Bu nedenle başta kamu emekçileri olmak üzere; yıllardır yok sayılan pandemi koşullarında korumasız bırakılarak işsizliğe, yoksulluğa terk edilen milyonları taleplerine sahip çıkmaya, halktan emekten yana bir bütçe, insanca yaşam mücadelesinde omuz omuza vermeye çağırıyoruz!”

    PİRHA/SAMSUN

  • Son 24 saatte 214 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi

    Son 24 saatte 214 kişi koronavirüsten yaşamını yitirdi

    Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 214 kişi daha hayatını kaybetti, 29 bin 760 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte 361 bin 350 test yapıldı ve 29 bin 240 yeni vaka tespit edildi. 214 kişinin koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği belirtilirken, 28 bin 803 kişi de iyileşti.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘BioNTech aşısının 3. dozu salgını tamamen durduracak’

    ‘BioNTech aşısının 3. dozu salgını tamamen durduracak’

    PİRHA-mRNA teknolojisi kullanarak koronavirüs aşısı geliştiren BioNTech’in kurucularından Özlem Türeci ve Uğur Şahin, Yunanistan basınına konuştu.Uğur Şahin, “Üçüncü doz olmadan hastalığın bulaşması devam edecek. İki doz aşının sadece ağır hastalıkları çok azalttığını biliyoruz. Üçüncü doz hastalığın bulaşmasını tamamen durduracak” dedi. 

    Yunanistan’ın saygın gazetelerinden Kathimerini, geçen hafta Yunanistan’da bulunan ve “İmparatoriçe Theophano” ödülünü kazanan BioNTech’in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in açıklamalarını manşet yaptı.

    Ödül töreninden sonra Alexis Papachelas’ın sorularını yanıtlayan bilim insanları gelecek ile ilgili umutlu olduklarını söyledi.

    Uğur Şahin, “Şu an dominant mutasyon Delta varyantı. Laboratuvar deneylerinde gördüğümüz gibi geliştirdiğimiz aşı bunu da nötralize ediyor. Antikorun zamanla azaldığını ve üçüncü bir doz aşının antikor seviyesini yükselteceğini hatırlatmak önemli. Böylelikle Delta varyantına karşı tam koruma sağlanabilir. Bunun ne kadar süre devam edeceğini göreceğiz. İlk dozdan sonra antikor seviyeleri çok yüksek ve biz de bunun etkisinin gelecek bahara kadar devam etmesini umuyoruz. Daha sonra antikor seviyelerine bakmalı ve yeni varyant geliyor mu onu takip etmeliyiz. Şu an, aşı olanların güvende olduğunu söyleyebiliriz” açıklamasını yaptı.

    “ÜÇÜNCÜ DOZ HASTALIĞI DURDURUYOR”

    Uğur Şahin, üçüncü doz aşı olmanın önemli olduğunu dile getirirken, “Üçüncü doz olmadan hastalığın bulaşması devam edecek. İki doz aşının sadece ağır hastalıkları çok azalttığını biliyoruz. Dolayısıyla ikinci doz ağır hastalıklara karşı koruma sağlıyor fakat üçüncü doz hastalığın bulaşmasını tamamen durduracak. Ayrıca enfeksiyondan korunmanın pandemiyi kontrol altına almadan çok kullanışlı olacağına inanıyorum” ifadesini kullandı.

    Özlem Türeci de, “Bu mRNA teknolojisi hücrenin yapısını değiştirmiyor. Enjekte edildikten sonra işini yapıyor ve bağışıklık tepkisi yaratıyor. Yani vücutta hiçbir şey değişmiyor. Klinik testlerimizde 40.000’den fazla insan aşılandı ve ayrıca dünyada da yüz milyonlarca insan aşılandı ve güvenlik verileri bize bunun güvenli olduğunu gösteriyor” dedi.

    COVID-19 SALGINI NE ZAMAN BİTECEK?

    Öte yandan corona virüsünün ne zaman biteceğine dair bir soruya ise Özlem Türeci, “Bir süre daha virüs ile yaşayacağız. Bu bizim yeni normalimiz olacak ve buna alışacağız ve virüsün korkutucu kısmı ortadan kalkacak. Bir süre sonra grip gibi olacak ve aşı olunacak, daha uzun süre koruma sağlanacak. Fakat bu Dünya’nın karşılaştığı en son ölümcül pandemi olmayacak. Dolayısıyla hazır olmalıyız” yanıtını verdi.

    KANSER TEDAVİSİ ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

    Türeci ve Şahin kanser tedavisi için çalışmalarını sürdürüyor. Anti-kanser aşılarının temel amacı, zaten var olan tümöre karşı bir bağışıklık tepkisini tetiklemek ve gelişimini engellemek değil. Her aşı, biyopsi ile çıkarılan tümörün bir kısmının genetik analizi ile tespit edilen spesifik mutasyonları hedefler. Algoritmalar daha sonra hangi proteinlerin en güçlü bağışıklık tepkisini tetikleyeceğini tahmin eder. Bunlar bir mRNA molekülünde kodlanmıştır ve aşı hazırdır. Bir hasta aşılandığında, mRNA aşı bilgisi hücrelerden, bağışıklık sistemini yabancı tümör mutasyonlarını yabancı istilacılar olarak “görmek” ve onları yok etmek için “eğitecek” proteinler yapmalarını istemektedir. Geleneksel kanser aşıları, kanserli tümörlerden ziyade kansere neden olan virüsleri hedef alır.

    Uğur Şahin ise, mRNA teknolojisi kullanılarak geliştirilecek kanser aşıları ile ilgili de umut verici konuştu. Elbette umduğumuz kadar etkili olduklarını kanıtlamaları halinde, birkaç yıl içinde uzmanların envanterlerini donatması bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı!

    PİRHA-Sağlık Bakanlığı, 16 Ekim 2021 güncel koronavirüs tablosunu açıkladı.

    Sağlık Bakanlığı, son koronavirüs verilerini paylaştı. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre son 24 saatte 357 bin 167 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 537 kişinin testi pozitif çıktı, 212 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yeni vakalar içinde gençlerin oranı artış gösteriyor. Umulanın aksine, üniversite öğrencilerimiz arasında aşılanma oranı düşük. Sağlıklı bir eğitim ortamı için gençlerimiz aşılarını aksatmadan yaptırmalı. Toplum, bütün gençlerinin aşı olarak mücadeleye katılmalarını bekliyor” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Kıbrıs’ta yaşayan Alevi yurttaşlar, piknik etkinliğinde buluşuyor

    Kıbrıs’ta yaşayan Alevi yurttaşlar, piknik etkinliğinde buluşuyor

    PİRHA-KKTC Alevi Kültür Merkezi Gazimağusa Şubesi, “Doğayla Buluşma ve Dayanışma Pikniği” düzenliyor.

    KKTC Alevi Kültür Merkezi Gazimağusa Şubesi, Doğayla Buluşma ve Dayanışma Pikniği’nin 12’incisini düzenliyor.

    Pandemi kuralları gözetilerek yapılacağı belirten etkinlik 17 Ekim Pazar saat 12:00’de başlayacak. Piknik etkinliğinde Koma Ada da sahne alacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronavirüs salgınında vaka sayısı 30 binin üzerinde seyrediyor

    Koronavirüs salgınında vaka sayısı 30 binin üzerinde seyrediyor

    PİRHA-Güncel koronavirüs verilerine göre hastalık nedeniyle 203 kişi yaşamını yitirirken, yeni vaka sayısı 30 bin 709 olarak kaydedildi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan günlük koronavirüs tablosu verilerine göre virüs nedeniyle 203 kişi hayatını kaybetti. Son yirmi dört saat içerisinde 362 bin 217 koronavirüs testi yapılırken, 30 bin 709 yeni vaka tespit edildi. İyileşen hasta sayısı ise 26 bin 461 olarak verildi.

    “MASKEYİ HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYALIM”

    Sosyal medya hesabı üzerinden mesaj yayınlayan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Günlük vaka sayımız bir süredir 30 binin üzerinde seyrediyor. Şartlar göz önünde bulundurulursa, daha da yükselmesi ihtimali var. Maskenin gerekli olduğu ortamları biliyoruz, maskeyi hayatımızdan çıkarmayalım. Sosyal mesafe kuralına dikkat edelim. Aşılarımızı mutlaka olalım” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Güncel Koronavirüs tablosu açıklandı: 196 kişi yaşamını yitirdi

    Güncel Koronavirüs tablosu açıklandı: 196 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, günlük koronavirüs verilerini paylaştı. Vaka sayı 28 bin 370 olurken ölü sayısının ise 196 olduğu açıklandı.

    Günlük Covid-19 tablosu açıklandı. Vaka sayısı yükselirken yaşamını yitirenlerin ise 196 olduğu açıklandı. Günlük tabloya ilişkin açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Aşıya rağmen vaka sayıları neden yüksek?” Bugünkü sayıya bakalım: 28.370. Covid-19 sebebiyle hastaneye yatanların sayısı ise 1.283. Henüz toplum bağışıklığı aşamasında değiliz. Aşının sonucunu hastalığın hafif geçirilmesinde görüyoruz. Vaka sayısı? Aşı artıyor ama tedbir azaldı!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüs salgını: 188 kişi hayatını kaybetti, 30 bin 201 yeni vaka

    Koronavirüs salgını: 188 kişi hayatını kaybetti, 30 bin 201 yeni vaka

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı günlük koronavirüs tablosu verilerini açıkladı. Son 24 saatte 188 kişi yaşamını yitirirken; 30 bin 201 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre; son 24 saatte yapılan 360 bin 115 testte 30 bin 201 vaka tespit edildi. 188 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybederken, 28 bin 167 kişinin de tedavisi ve karantinası sona erdi.

    18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 87,69, 2’nci doz ortalaması yüzde 74,16 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 54 milyon 427 bin 81, 2’nci dozda 46 milyon 30 bin 897 ve 3’üncü dozda 10 milyon 714 bin 829 olmak üzere toplam 112 milyon 37 bin 763 aşı uygulandı.

    En az 2 doz aşı olmuş kişi oranının en yüksek olduğu iller; Kırklareli, Muğla, Ordu, Amasya, Çanakkale, Eskişehir, Edirne, Osmaniye, Balıkesir ve Burdur olurken 2 doz aşı olmuş kişi oranının en az olduğu iller ise Bayburt, Ağrı, Bingöl, Siirt, Bitlis, Mardin, Muş, Batman, Diyarbakır ve Şanlıurfa oldu.

    ‘”CİDDİ İHMALLERİMİZİN OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ”

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ana gündeminizin salgın olmasını istemiyoruz. Konuya odaklanma görevi bizim. Olağan hayatınıza kavuşmanız için sizden beklediğimiz, tedbirli davranarak kendinizi korumanız. Aşı olarak, toplum bağışıklığı sürecini hızlandırmanız. Bu tablo ciddi ihmallerimiz olduğunu gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aile hekimleri iş bıraktı: Ceza yönetmeliği geri çekilsin-VİDEO

    Aile hekimleri iş bıraktı: Ceza yönetmeliği geri çekilsin-VİDEO

    PİRHA-‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni “ceza yönetmeliği olarak tanımlayan aile hekimleri iş bırakarak, basın açıklaması yaptı. “Bunca emeğe rağmen bize uygun görülen ceza yönetmeliği artık bardağı taşıran son damla oldu” denilen açıklamada, ‘Ceza yönetmeliği’nin geri çekilmesi istendi.

    İstanbul Aile Hekimliği Platformu üyesi aile sağlığı merkezi çalışanları ile hekimler, ‘Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’ni Çemberlitaş’taki İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak protesto etti.

    Hekimler, “Ceza yönetmeliği” olarak tanımladığı ve 1 Temmuz’da yürürlüğe giren, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nin geri çekilmesi için bir araya geldi.

    İstanbul’daki açıklamaya, Aile Hekimliği Çalışanları Sendikası (AHESEN), Birinci Basamak Sağlık Çalışanları Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık ve Sosyal Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Genel Sağlık-İş Sendikası), İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED), İstanbul Aile Sağlığı-Sağlık Memuru-ATT-Hemşire ve Ebe Derneği (İSAHED), İstanbul Tabip Odası Aile Hekimliği Komisyonu (İTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası İstanbul şubeleri (SES), Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası İstanbul şubeleri (Türk Sağlık-Sen), Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği İstanbul şubesi (TAHUD), İstanbul Aile Hekimliği Platformu adı altında katılım sağladı.

    Platform adına açıklamayı, İSAHED Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Çelik okudu.

    “CEZA YÖNETMELİĞİNİ KABUL ETMEDİK, ETMEYECEĞİZ”

    Aile hekimliği çalışanları olarak, özlük haklarının düzeltileceği, maddi kayıplarının giderileceği, çalışma koşullarının iyileştirileceği bir yönetmeliği sabırla beklediklerini ifade eden Çelik; “Bunca emeğe rağmen bize uygun görülen ceza yönetmeliği artık bardağı taşıran son damla oldu. Bir sistemin yazılarak kurulamayacağını ancak ve ancak sahadan kişilerle bir araya gelip, pratikten görüş alınarak kurulabileceğini defalarca dile getirmemize rağmen masa başında yazılan bu yönetmeliği kabul etmedik, etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Yönetmeliğe dair bilgiler veren Çelik, şunları söyledi:

    “Yönetmelik; “basında veya sosyal medyada izinsiz bilgi veya demeç verirseniz evrakta sahtecilik yapmak suçu ile eşit görürüm ve size en yüksekten 50 ceza puanı veririm, tekrar ederseniz 100 ceza puanını eklerim” demektedir. Bizler, yıllar içinde çok büyük maddi kayıplarımızın olduğunu, yaptığımız işin asla karşılığı olmayan ücretlere çalıştığımızı anlatırken, yönetmelik, “Sizlere uygulanması imkansız kronik hastalık takibi tanımlıyorum, imkansızı başaramadığınız için de bunca yıldır kaybettiğiniz yetmez ücretlerinizi kesmeye devam edeceğim” demektedir. Yani aile hekimliği çalışanlarının yoksulluk içinde bu iş yükü ile çalışmaya devam etmesi istenmiştir

    Bizler, anayasal hakkımız olan ücretli yıllık izin, istirahat, gebelik izinlerimizin sözleşmelerimize tanımlanmasını beklerken, yönetmelik, “Hayır, izinli olduğunuz zaman ya meslektaşınız iki kat çalışmaya ya da ücretiniz kesilmeye devam edecek. Hele bir de entegre hastanede çalışıyorsanız hasta da olsanız, kaza da geçirseniz dahi beş kere nöbete gelmezseniz dilersem işinize son veririm” demektedir. Yani çalışan olduğumuzu bırakın insan olduğumuz dahi unutulmuştur.

    Bizler pandemiyi yok etmek için yüz binlerce kişiyi aşıya ikna etmiş, milyonlarca doz aşı yapmış ama hakkını alamamış, aşı karşıtları kadar değerli görülmeyen, sizlere bugün mitingde seslenecekken binlerce kişi ile basın açıklaması yapan aile hekimliği çalışanları..

    Ne kadar iyi çalıştığımızı biliyoruz. Her zaman doğrunun, haklarımızın, mesleğimizin savunucusu olacağız. O yüzden korkmuyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz. Sonuna dek toplum sağlığını korumak ve yükseltmek, özlük haklarımızı iyileştirmek, kayıplarımızı geri kazanmak için mücadele edeceğiz.

    Talebimiz bugün çok net: Ceza yönetmeliği geri çekilsin.”

    PİRHA / İSTANBUL