Etiket: pandemi

  • Tiyatro destekleri yine yandaşa!

    Tiyatro destekleri yine yandaşa!

    PİRHA-CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca açıklanan özel tiyatro desteklerinde 44 tiyatroya destek verilmemesine tepki göstererek, “Pandemi nedeniyle 2 yıla yakın çalışamayan tiyatrolar yine bakanlık tarafından ayrıldı. Yandaş olmayan tiyatrolara destek verilmedi” dedi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2021-2022 sanat sezonu özel tiyatro destekleri açıklandı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Halkla İlişkiler, Sağlık, Kültür ve Sanattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, bakanlığın tiyatroları ayrıştırdığını belirtti.

    Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Değerlendirmesi kabul edilen 472 özel tiyatronun 428’ine destek verildiği açıklandı. Yine hangi tiyatroya neden destek verilmediği bilinmiyor. Pandeminin zor şartlarında bakanlık hala yandaş kayırma derdinde” ifadelerini kullandı.

    Destek verilen 428 tiyatro arasında birkaç muhalif tiyatronun olduğunu kaydeden CHP’li Akkuş İlgezdi, “Biz muhaliflere de destek verdik demek için birkaç tiyatroya destek verilirken. 44 tiyatroya hiç destek verilmemesi kabul edilemez” dedi.

    ÇALIŞAN SAYISI AYNI OLAN TİYATROLARA FARKLI DESTEKLER!

    Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, açıklanan desteklerde, aynı oyuncu sayısı ile başvuran tiyatrolara farklı maddi destek verildiğini belirterek bunun sebeplerini sordu? Gamze Akkuş İlgezdi, geçen seneki desteklerde de birçok ünlü tiyatronun destek alamadığını, onların yerine daha yeni kurulun ve piyasada tanınmayan tiyatrolara destek sağlandığını ortaya çıkarmıştı.

    Sabri MERAL

  • Koronavirüsten 194 kişi yaşamını yitirdi

    Koronavirüsten 194 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 24 saate 194 kişi yaşamını yitirdi, 27 bin 351 kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı.

    Sağlık Bakanlığı, koronavirüsü salgınına ilişkin günlük resmi verileri açıkladı. Buna göre son 24 saate 348 bin 462 test yapıldı, 194 kişi yaşamını yitirdi,27 bin 351 kişinin testi pozitif çıktı, iyileşenlerin sayısı 22 bin 004 oldu.

    Son 24 saatte

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Aşı konusunda daha hızlı hareket etmeliyiz. Toplum bağışıklığı sağlanana kadar tedbirlere daha büyük bir ciddiyetle uymalıyız. İçinde bulunduğumuz dönemde hastalığın yayılması kolaylaştı. İyi haberler çift doz aşı oranının artmasına, maske ve mesafe kuralına uyulmasına bağlı” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Güncel koronavirüs tablosu açıkladı: 203 kişi yaşamını yitirdi

    Güncel koronavirüs tablosu açıkladı: 203 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA-Sağlık Bakanlığı, 2 Ekim 2021 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada “Sonbahar, kış şartlarında salgınla mücadele biraz daha zor. Kapalı ortamlarda geçen zaman ve temas artıyor” dedi.

    Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Elde edilen sonuçlara göre Türkiye’de son 24 saatte 352 bin 162 Covid-19 testi yapıldı, 27 bin 973 kişinin testi pozitif çıktı, 203 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada “Yeni vaka sayımız 27.973. Can kaybımız 203. Sonbahar, kış şartlarında salgınla mücadele biraz daha zor. Kapalı ortamlarda geçen zaman ve temas artıyor. Maske kullanımı fazlasıyla önem kazanmış durumda. Hastalığın solunum yoluyla bulaştığını unutmayalım. Aşılarımızı yaptıralım” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüs vaka sayısında ciddi artış!

    Koronavirüs vaka sayısında ciddi artış!

    PİRHA-Sağlık Bakanlığı, 30 Eylül 2021 güncel koronavirüs tablosunu paylaştı. Vaka sayısında ciddi artış görülürken ölü sayısı ise 216 oldu.

    Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Son 24 saatte 357 bin 853 Covid-19 testi yapıldı, 29 bin 104 kişinin testi pozitif çıktı, 216 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada “Bugünkü can kaybımız 216. Kaybettiğimiz kişiler kendileri önlem almamış olsalar, ama diğer insanlar salgınla mücadelenin gereklerini tam olarak yapsalardı sonuç çok farklı olacaktı. Bulaşma ve vefatlar, zincirleme ihmal sonucu gerçekleşiyor. Aşılarımızı olup, tedbirlere uyalım” uyarısında bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Mersin Eğitim Sen Başkanı Sümbül: Mersin’de 111 sınıf kapandı-VİDEO

    Mersin Eğitim Sen Başkanı Sümbül: Mersin’de 111 sınıf kapandı-VİDEO

    PİRHA-Mersin Eğitim-Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül, okullarda gerekli önlemlerin alınmadığından kaynaklı salgın vakalarının arttığını ve 111 sınıfın Mersin’de kapandığını belirtti. Üniversite öğrencilerinin barınma sorunlarının bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulayan Sümbül, iktidara seslenerek, öğrencileri kriminalize etmek yerine boş ve atıl durumdaki kamu kurumlarının tadilattan geçirilip öğrencilere tahsis edilmesini istedi.

    Yüz yüze eğitimin başladığı günden bu yana koronavirüs salgınından kaynaklı okullarda vaka sayıları yükseliyor. Yardımcı hizmetli sayısının azlığı, sınıf mevcut sayısının yüksek olması, ikili öğretimlerin devam ettiği okul önlerindeki yığılmalar gibi konularda sorunlar devam ederken, yetkililer maske ve dezenfektan sağlandığını ve hiçbir ‘sorunun’ olmadığını savunuyor.

    Türkiye’de 6 Eylül’de başlayan yüz yüze eğitim, koronavirüs vaka sayısında da artışı beraberinde getirdi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Genel Merkezi’nin ülke genelinde son bir hafta içinde ulaşan vaka sayılarına göre, okullarda temaslı ve pozitif öğretmen sayısı 522, temaslı ve pozitif öğrenci sayısı 5305, temaslı ve pozitif personel sayısı 15 olmuştur. Kapanan sınıf sayısı 1736’dir.

    Eğitim Sen Mersin Şubesi Başkanı Mahmut Sümbül, okullarda yaşanan vaka sayılarına ve alınmayan tedbirlere ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    MEB’in 1,5 yıldır devam eden salgın sürecinde yüz yüze eğitime yeterince hazırlık yapmadığını, bunun nedeninin de strateji geliştirme, planlama yapma ve karar alma süreçlerinde yaşanan sistemsel kriz olduğunu belirtti.

    “OKULLARDAKİ VAKA SAYILARI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”

    Okullar eğitime başlamadan önce salgına karşı alınacak tedbirler konusunda hem il düzeyinde hem de genel merkez düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarını ve önerilerini sunduklarını ifade eden Sümbül, ancak alınmayan tedbirler sonucu okullardaki vaka sayılarının her geçen gün arttığını söyledi.

    Sümbül, bakanlığın algı yönetimi yaparak sorun yokmuş, her şey yolunda gidiyormuş imajı vermek istediğini söyleyerek, sahada tam tersi bir süreci yaşandığını ve uyarılar dikkate alınmadığı takdirde de devam edeceğini dile getirdi.

    Pandemi döneminde vaka sayılarını kamuoyuyla paylaşan Eğitim Sen’in, haftalık verileri ulaşabildikleri illerden alarak kamuoyuyla paylaştıklarını belirten Sümbül, “Mersin’de ise geçen hafta 16 öğretmen, 48 öğrenci ve 35 sınıfın kapanması şeklindeyken, bu hafta bunlara 76 sınıfın kapanması, 26 öğrenciyi, 10 öğretmeni ve 1 hizmetli eklenmiş oldu” dedi.

    “DERSLER 30 DAKİKA OLMALI”

    Milli Eğitim’in hazırlık düzeyi sadece maske ve dezenfektan şeklinde kalmaması gerektiğinin altını çizen Sümbül, sınıfların havalandırılması ve teneffüs saatlerinin uzatılması gerektiğine dikkat çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ders saatlerinin 30 dakikaya indirilmesi için adımlar atıldı. Valilikler karar alırken, MEB’in müdahalesiyle karşılaştılar ve kararlarını geri çektiler. Bu bilimsel değil. Mutlaka derslerin 30 dakika olmalı. Sınıflardaki havalandırmalar da sıkıntılı, yönetmeliklere uygun değiller. Sınıfların havalandırılması maske ve dezenfektandan çok daha büyük önem taşıyor. Bu konuda da MEB’in bir hazırlığı yok.”

    İŞ-KUR üzerinden personel alımının yapıldığını aktaran Sümbül, “Bu çalışma hem geç kalınmış bir durum hem de alınan personelin yetersizliği söz konusu. Aynı zamanda alınanların bir kısmı daha önce eğitim sistemi içinde yer alırken bir kısmı ise yeni dahil olacak. Bu tablo da kadro ihtiyacının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    “ATAMALAR ÖĞRETMEN AÇIĞINI KAPATMAYA YETMİYOR”

    Sümbül, ihraç edilen sağlık ve eğitim emekçilerinin bir an önce göreve iadesinin sağlanması gerektiğini vurgulayarak, “6 yıl geçmesine karşın hala göreve iade olmayan arkadaşlarımız var. Bunun yanında ataması yapılmayan öğretmenlerimiz var. Öğretmen aşığı resmi rakamlara yansımasına rağmen MEB 20 bin ardından da 15 atama yapma kararı aldı. Bu rakamlar öğretmen açığını kapatmaya yetmiyor” ifadelerini kullandı.

    MEB’e yeterli bütçenin ayrılmadığına işaret eden Sümbül, MEB’in yerine Diyanet İşleri Başkanlığı’na bütçe ayrıldığını söyleyerek, ülke genelinde barınma sorunu yaşayan öğrencilerin durumuna dikkat çekti.

    “ATIL DURUMDA OLAN KAMU BİNALARI YURDA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

    Sümbül, iktidarın öğrencilerin taleplerini görmezden gelip kriminalize etmeye çalıştığını belirterek, barınma sorununun çözümüne dair de şu önerilerde bulundu:

    “Mersin Devlet Hastanesi ve Mersin Üniversite Hastanesi’nin boşaltılmış binaları atıl durumda. Bu binalar gerekli düzenlemeler yapılarak öğrenci yurtlarına dönüştürülebilir. Tüm Türkiye genelinde de benzer örnekler vardır. Devlet, sosyal devlet olma gereğini yerine getirmelidir.”

    Diren KESER/MERSİN

     

     

     

     

     

     

     

  • Eğitim-Sen İstanbul 3 No’lu Şube: Okullarda hiç bir tedbirin alınmadığını gördük-VİDEO

    Eğitim-Sen İstanbul 3 No’lu Şube: Okullarda hiç bir tedbirin alınmadığını gördük-VİDEO

    PİRHA-Eğitim-Sen İstanbul 3 No’lu Şube, okullarda yaşanan sorunlar ve Covid-19 durumlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Ayfer Koçak, “Okullara gittiğimizde hiçbir tedbirin alınmadığını gördük. Okulların yüz yüze eğitime devam edebilmesinin çabası içerisindeyiz. Bir buçuk yıllık kayıp dönemin uzatılmasından kaygılıyız” dedi.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul 3 No’lu Şube, yüz yüze eğitimin başlamasının ardından Şişli, Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer ve Kağıthane’deki okullarda yaşanan sorunlar ve Covid-19 durumlarına ilişkin basın açıklaması yaptı. Şube binasında yapılan açıklamaya Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik de katıldı.

    3 No’lu Şube Başkanı Ayfer Koçak iki yıllık süreçte birçok önerilerinin olduğunu söyleyerek, “Eğitim-Sen olarak yüz yüze eğitim şartlarının yaratılmasını defalarca ifade ettik. Geldiğimiz aşamada dünyanın en fazla okul kapatan özelliğini maalesef ülkemizde gördük. Bu dönem çok değerliydi. Okullara gittiğimizde hiçbir tedbirin alınmadığını gördük. Okulların yüz yüze eğitime devam edebilmesinin çabası içerisindeyiz. Bir buçuk yıllık kayıp dönemin uzatılmasından kaygılıyız” dedi.

    “OKULLARIN ÇOĞU SALGIN KOŞULLARINA UYGUN HALE GETİRİLMEDİ”

    Basın açıklamasını da Koçak okudu.

    Açıklamada, “2020-2021 eğitim öğretim yılı başlamadan önce, Türkiye’de salgın nedeniyle 1,5 yıl okullar kapalı kalmıştır. Ülkemiz dünyada pandemi döneminde eğitime en çok ara veren ülkelerden olmuş, uzaktan ancak ondada binlerce öğrenciye ulaşılamadan bir süreç yürütüldü.

    Bu süre zarfında milyonlarca çocuk eğitime erişemeyerek var olan fırsat eşitsizliği daha da derinleşmiştir. Sendikamızın tüm çağrılarına rağmen okulların fiziki altyapı sorunları giderilmemiş, derslik sayısı ihtiyaç oranında arttırılmamıştır. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ‘okullarda gerekli önlemleri aldık’ ifadesini kullansa da ülke genelinde olduğu gibi bölgemizde de okulların önemli bir bölümünün salgın koşullarına uygun hale getirilmediği; gerekli altyapı hazırlıklarının yapılmadığı okul tadilat ve inşaatlarının bitirilemediği görülmektedir” denildi.

    “GEÇEN YILDAN KALAN ÖĞRETMEN AÇIKLARI KAPATILMAMIŞTIR”

    “Yüz yüze eğitime uzun süre ara verilmesine rağmen, ciddi bir eğitim planlamasıyla yeni eğitim ve öğretim yılı hazırlıklarının hiçbir okulda yapılmadığını görmekteyiz” diyen Koçak, “Bu doğrultuda ilçemizde geçen yıldan kalan öğretmen açıkları kapatılmamış, yeni okullar, ek derslikler inşa edilmemiş, okullara yeterli yardımcı personel alınmamıştır. Milli Eğitim temizlik sorununu okul yöneticilerine havale etmeyi tercih etmiş, okullarda yardımcı personel ihtiyacı karşılanmamıştır. Okullarımızda seyreltilmiş sınıf uygulaması hayata geçirilmemiştir. Yeterli ek derslikler planlanmamış dolayısıyla eğitim kalabalık sınıflarda risk altında eğitim devam ettirilmektedir.” ifadelerini kullandı.

    “İLKOKULLARDA 50 KİŞİLİK SINIFLAR VAR”

    Koçak, şöyle devam etti:

    “İlkokul 1. sınıflarda 50 kişilik sınıfların olduğunu belirterek, “Ek derslik ihtiyacını gidermek bir yana, yüz yüze eğitime başlandığı dönemde de okullar ‘depreme dayanıklılık güçlendirmesi’ adı altında kapatılmış, kapatılan okullardaki öğrenciler farklı okullara dağıtılarak sınıf mevcutları daha da arttırılmıştır. İlkokul 1.sınıflarda 50 kişilik sınıflar dahi var.

    Sınıfların havalandırılması için kış aylarını da dikkate alan bir pencere sisteminin tüm sınıflarda hayata geçirilmesine dair herhangi bir çalışma söz konusu olmamıştır. Eğitim emekçilerinin sendikamızın pandemi koşullarında ders sürelerinin 30 dakikaya indirilmesi, teneffüs sürelerinin havalandırma koşullarına uygun zaman planlanma taleplerimiz duymazlıktan gelinmiştir. Milli eğitim müdürlükleri sıralamış olduğumuz bu tedbirleri almayarak yüz yüze eğitimin devamını riske atmaktadır.”

    “OKUL KORİDORLARINDA EZAN OKUNMASI GİBİ PRATİKLER VAR”

    Açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Biz eğitimciler eğitimde yaşanan sorunlar ve tedbirlerin alınıp alınmamasıyla ilgilenirken pandemi dışında da var olan sorunlarla cebelleşirken, basına da yansıdığı gibi İstinye Anadolu Lisesi’nde öğretmen kurul toplantılarında dua ile açılış yapılıp okul koridorlarında ezan okunması ve Kurtuluş Anadolu lisesinde de Cuma namazına göre saatlerin güncellenmesi gibi pratikler eğitimin dinselleştirme, kutuplaştırma, tek tipleştirmekle uğraşıyor.

    Son hafta şubemize çokça Covid pozitif ve karantinaya alınan sınıflar olduğu bilgileri geldi. Tedbirler hızla hayata geçirilmezse bu sayılar daha fazla yükselecektir. Eğitim Sen olarak tam zamanlı yüz yüze eğitimin devam edebilmesi için tüm eğitim bileşenlerini ve kamuoyunu bu süreci daha fazla sorgulamaya, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı için mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Eşini Covid’ten, evini ve eşyalarını yangında kaybetti: Artık çalacak kapımız kalmadı-VİDEO

    Eşini Covid’ten, evini ve eşyalarını yangında kaybetti: Artık çalacak kapımız kalmadı-VİDEO

    PİRHA-Covid-19 nedeniyle eşini ve işini kaybeden, mart ayında çıkan yangınla da evi ve tüm eşyaları yanan Metin Kaya, yaşanan süreci ve sorunlarını PİRHA’ya anlattı. “Artık çalacak kapımız kalmadı” diyen Kaya, “Yangından sonra Sultangazi Kaymakamlığı 5 bin, İBB ise 2 bin TL yardımda bulundu. Onun dışında hiçbir destek verilmedi. Üzülerek bekliyoruz sadece. Yetkililerin yapmış oldukları doğru şeyler değil” ifadelerini kullandı. 

    İstanbul Sultangazi Zübeyde Hanım Mahallesi’nde ya da bilinen ismiyle Gazi Mahallesi’nde ikamet eden Metin Kaya yaklaşık bir sene önce Covid-19 nedeniyle eşini kaybetti. Mart 2021’de çıkan yangınla evi ikinci kez yandı. Yangınla beraber evdeki tüm eşyalar da kül oldu. Pandeminin başlamasıyla işyeri kapanan Kaya ayrıca işsiz. Garantisi olmayan ek işler dışında bir geliri yok. Kaya ailesinin iki kızı ise lise öğrencisi olarak eğitim hayatlarına devam ediyor.

    Metin Kaya, yaşanan süreci ve sorunlarını PİRHA‘ya anlattı.

    “YANGINDAN SONRA KAYMAKAMLIK 5 BİN TL, İBB İSE 2 BİN TL VERDİ”

    Daha evvel 2006 yılında da evlerinin yandığını söyleyen Kaya, geçtiğimiz mart ayında çıkan yangınla evlerinin ve eşyalarının tümünün yandığını kaydetti. “Büyük bir enkazı kaldırdık” diyen Kaya, “Eksikliklerimiz var tabi. Mutfağımız kaldı. Sultangazi Kaymakamlığı yangından sonra 5 bin TL yardımda bulundu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ise 2 bin TL verdi. Kullanılmış koltuklar, elbise dolabını da İBB verdi. Başka da bir yardım yapılmadı. Bir yıl kadar önce de eşimi Covid-19 nedeniyle kaybettik. İki kızımız var. Liseye gidiyorlar. Böyle bir mücadelenin içerisindeyiz” ifadelerini kullandı.

    “GIDAMIZI KOYACAK BUZDOLABIMIZ, ÇAMAŞIR MAKİNAMIZ DAHİL HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK” 

    Kaya, belediyelerden destek göremediklerini belirtirken, “İBB olsun, Sultangazi Belediyesi olsun hiçbir destek vermiyorlar bize. Bundan da şikayetçiyiz. Mutfağımızda hiçbir şey yok. Eşyayı geçelim; tesisatımız dahi yapılmadı. Elektriğimiz yarım kaldı. Kapılarımız değişmedi. Camlarımız kırık. 80-90 bin TL kadar zararımız vardı. Kaymakamlık ile İBB’nin toplamda bize verdikleri para 7 bin lira kadardı. Biz evi bu parayla yapamadık zaten. Arkadaşlarımızın desteğiyle yaptık. 40-50 bin TL kadar masraf yapıldı ama hala evimiz bitmedi.

    Halihazırda kullanabileceğimiz eşyalarımız yok. Gıdamızı koyacak buzdolabımız, çamaşırları yıkayacak makinamız, izleyebileceğimiz televizyonumuz dahil hiçbir şeyimiz yok. İBB, Sultangazi Belediyesi ve Sultangazi Kaymakamlığı da duysun bizi. Bu felakette yalnızca 5 bin TL mi veriliyor? İBB sadece 2 bin lira verdi. İstanbul dışında yangınlar, seller olduğunda İBB ve devlet yetkilileri gidiyor fakat buraya gelen olmadı. Bundan da şikayetçiyiz” diye konuştu.

    “İBB YANGINDAN 6 AY SONRA DÖNÜŞ YAPTI”

    Yangının ardından İBB yetkililerine ulaşmaya çalıştıklarını fakat kendilerine geç dönüş yapıldığını aktaran Kaya, “Yangın çıktıktan sonraki ertesi gün İBB’yi aradık. Ama 1 ay sonra gelebildiler. O da İmamoğlu’na ulaştıktan sonra. İki arkadaş geldi. Evi görüp, yangının çıktığına inandılar. Hemen dönüş yapacağız denildi. Fakat iki ay sonra dönüş oldu. Bir ay öncesine kadar da kullanılmış koltuk, elbise dolabı, masa verildi. Başka da hiçbir şey yapılmadı.

    İBB yangından yaklaşık 6 ay sonra dönüş yaptı bize. Şu an arayan soran yok. Evdeki çalışmalar dayanışmayla oldu. Bir arkadaşımız yapabildiği kadarıyla elektrik tesisatını üstlendi. Bir arkadaşımız su tesisatını üstlendi. Ustalarımız ücretsiz çalıştı. Dostlarımızın vermiş olduğu yardımlarla burası yapılmış oldu. Ne devlet yetkilisi ne belediye eliyle herhangi bir şey yapıldı” dedi.

    “ARTIK ÇALACAK KAPIMIZ KALMADI, ÇALMAYI DA DÜŞÜNMÜYORUZ”

    Kaya son olarak Gazi Mahallesi’nde zaman içerisinde yaşananlara da değinerek, şunları söyledi:

    “Burası Gazi mahallesi. Biz burada doğduk büyüdük. Eskiden bu mahallede bir dayanışma vardı. Birisinin çatısı aksa koşardık. Böyle öğrendik bu mahallede. Ama geleneğini kaybetmiş artık. Bana yapılmadığı için söylemiyorum fakat bu mahalle bitmiş durumda. Artık çalacak kapımız kalmadı. Çalmayı da düşünmüyoruz. Üzülerek bekliyoruz sadece. Yetkililerin yapmış oldukları doğru şeyler değil.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • Koronavirüs tablosu açıklandı: Son 24 saate 217 kişi yaşamını yitirdi

    Koronavirüs tablosu açıklandı: Son 24 saate 217 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA-Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs tablosunu açıkladı. Son 24 saate 217 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, 23 Eylül 2021 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı. Son 24 saatte 356 bin 132 Covid-19 testi yapıldığı bilgisi paylaşılırken 27 bin 844 kişinin test sonucunun da pozitif çıktığı açıklandı. Son 24 saatte ölenlerin sayısı ise 217 olarak açıklandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Lokantasında ‘Alevi geleneği’ diyerek her çarşamba ücretsiz kuru fasülye ikram ediyor-VİDEO

    Lokantasında ‘Alevi geleneği’ diyerek her çarşamba ücretsiz kuru fasülye ikram ediyor-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da 1973 yılında açılan ‘Ayaküstü’ isimli lokantada “Bektaşi geleneği” denilerek her çarşamba gelen misafirlere ücretsiz kuru fasulye menüsü ikram ediliyor. İşletme sahibi Metin Özat, “Bizler bölüşmeyi severiz. Alevi inancındaki lokma geleneğini bu şekilde devam ettiriyoruz” diyerek işletmesinin tarihçesini anlattı.

    Ankara’nın bir zamanlar en hareketli bölgesi olan Sakarya Caddesi civarı bugünlerde tam tersi bir görünüme bürünmüş durumda. Üniversite öğrencileriyle bütünleşen birçok mekan, bugünlerde ya kapalı ya da hiç misafiri yok.

    Kürtçe ve Türkçe ezgilerin birçok değerli isim tarafından seslendirildiği o kafe-bar ya da restaurantlar ise bugün ilginç bir şekilde pavyonlara dönüşmüş halde.

    “BURALAR İHTİLAL YILLARINDA DAHİ DAHA GÜZELDİ”

    Sakarya Caddesi civarında ayakta kalabilen nadir birkaç esnaftan biri de Metin Özat. İnkılâp Sokak’taki ‘Ayaküstü’ isimli lokantanın sahibi olan Özat, işletmesini 1973 yılında açmış. Aslen Sivaslı olan Özat, 1965 yılından beri Ankara’da iş hayatının içerisinde olduğunu anlattı. Geçmişe dair özlemini “Buralar, 1980 darbe döneminde dahi daha güzeldi” diyerek özetleyen Özat, işletmesini kurduğu süreci şu sözlerle aktardı:

    “Ankara’ya fakir bir ailenin çocuğu olarak geldim. İlk işim kırtasiyecilikti. Yıllar sonra Sakarya Caddesi’nde dönercilik yapmaya başladım. Sonrasında bulunduğumuz İnkılap sokağa geldim. O yıllarda bu sokakta kimseler yoktu. 1974 yılında bir gün Tekel bira fabrikasının müdürü gelerek ‘Burada bira satmanı sağlayalım’ dedi. Fakat biz henüz bira içmeyi bilmezken birayı nasıl satacağız diye müdüre sordum. Bir ekip gelerek buraya kurulum yaptı. O yıllarda burada hiç lokanta dahi yoktu. Tabi o zamanki yapı çok farklıydı; bugünkü gibi de değildi. Buraya gelenler çok farklı kişiliğe sahipti. Ankara’nın bürokratları, sinema ve tiyatro sanatçılarının birçoğu buradaydı. Dükkanı açtığımızda akşam üzerleri miting alanı gibi oluyordu. İşten çıkan insanlar direk buraya geliyordu. Yani o günler çok daha farklıydı.”

    BARLAR SOKAĞINA MESCİT!

    İşletmeci Metin Özat’ın yakındığı bir konu da alkollü içeceklere olan algının değişmesiydi. “Geçmişte alkol tüketimi bugünkü gibi ‘lanetli’ görülmüyordu. Bugün alkollü içeceklere lanetli gözüyle bakanların hepsi o günlerde burada içki tüketiyorlardı” diyen Özat, ‘Ayaküstü’ isimli lokantasını açtıktan sonra civardaki sokaklarda yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı:

    “İçkili mekan olarak ilk bizdik ve diğer arkadaşlar da mekanlarını değiştirerek bu yaptığımız işe döndü. İyi de oldu ve çok da güzel günler yaşandı burada. Ta ki 2000’li yıllara kadar. 2000’li yıllardan sonra her şey değişti. İnsanlar buradan kaçtı. Hükümetin çokça baskısı oldu. Tabii Çankaya Belediyesi’ni yönetenlerin de bu konuda büyük kabahatleri var. Buranın güzelleşmesi için yerel yönetim hiçbir şey yapmadı. Ankara’nın ve Türkiye’nin en büyük ilçesi Çankaya. Burası neden bir Eskişehir olmasın? Neden hafta sonları buraya turistler gelmesin?

    İktidarın dolaylı yoldan çok büyük baskıları oldu. Ruhsat konusunda sıkıntılar çıkarttılar. Örneğin insanlar artık dükkanlarını devredemiyor. Devir etmeleri durumunda içki ruhsatı tekrar alınamıyor. Farkında olunmadan buralara mescitler yapıldı. O mescitleri bir süre sonra cami saydılar. İçki ruhsatı isteyen kişilere mescide olan mesafe gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verildi. Halbuki biz burada varken o mescitler yapıldı!”

    BU İŞLETMEDE PATRON-İŞÇİ İLİŞKİSİ YOK!

    Ayaküstü lokantasında 15 işçinin çalıştığını söyleyen Metin Özat, pandemi sürecinde işler kötü gitse de yine de aynı sayıyı koruduklarını söyledi. Çalışanları ile uzun yıllardır birlikte iş yürüttüklerini anlatan Özat, “Her bir işçinin sorumlulukları var. Bu aralar kazancımız düşmesine rağmen sayımızı korumaya çalışıyoruz. Fakat bu birlikteliği diğer arkadaşlar yapamıyor. Çünkü kiralar çok yüksek. Bizim avantajımız kendi mülkümüz olması. Burası bir tür aile gibidir. Patron-işçi ilişkisi yok. Beraber çalışır beraber yeriz” ifadelerini kullandı.

    “LOKMA KÜLTÜRÜNÜ BİR ŞEKİLDE DEVAM ETTİRİYORUZ”

    Metin Özat’ın işletmesinin en büyük özelliği ise uzun yıllardır her çarşamba ücretsiz kuru fasulye pilav servisinin yapılıyor olması. Yaptığı hizmeti “Alevi geleneği” diye özetleyen Özat şunları söyledi:

    “Bu gelenek bizim Bektaşi kültüründe var. Bizler bölüşmeyi, paylaşmayı severiz. Bu nedenle yıllar evvel kuru fasulye geleneği başlattık. Yaklaşık 30 yıldır da bu gelenek devam ediyor. Amacınız; buradan gelip geçen, bizleri tanıyan tanımayan herkes gelsin ve çarşamba günleri burada yemeğimizi yesin. İnsanların zor zamanları olabiliyor. Zor günlerde bizim yanımızda olan insanlar da oldu, şimdi de o insanların zorda olabileceğini düşünüyorum ve gelip burada bir yemeğimizi yemelerini istiyorum. Bizim Alevi geleneğinde olan lokma kültürünü bir şekilde devam ettiriyoruz. Buyursunlar gelsin misafirimiz olsunlar. Bu Alevi geleneğini devam ettireceğiz”

    “KİMLERİN BİZE KOMŞULUK YAPTIĞINI SÖYLEMEK DAHİ İSTEMİYORUM”

    Metin Özat’ın Sakarya Caddesi civarındaki değişim konusunda esnaf ve yerel yönetimin bir takım sorumluluklarına da işaret etti. Özat, “İşletmeciler, daha düzgün hizmet etmeyi kendilerine görev edinmeli” diyerek şunları ekledi:

    “İlk başta Belediye Başkanı Alper Taşdelen’i buralarda görmek isteriz. Esnafı gezip durumunu sormuyor. Örneğin belediye başkanı olan babası Doğan Taşdelen daima bu sokaklarda bizimleydi. 12 aya yakın bizler kapalı kaldık. Belediye başkanının gelip bir hal hatır sormasını bekledik. Zaten sokakların hali ortada. Dükkanlarımızın önüne siyah asfalt döküldü ve senede 2 defa da bu asfaltı boyuyorlar. Sokakların bakım hakkı bu mudur?

    Örneğin karşımızdaki işletme kapandı. Belediye, hiç merak edip burası neden kapandı diye sordu mu? Buralara sadece ‘insanlar bir şeyler satıp kazanıyor’ diye bakmamalı. Buranın bir geçmişi, tarihi var. Bu sokaklardan kimler geldi geçti… Birçok değerli isim bizim komşumuzdu. Şimdi ise kimlerin bize komşuluk yaptığını söylemek dahi istemiyorum.

    Pavyonların bizlere çok büyük zararları var. Bunu belediyeye de anlattık. Ve bu pavyonların hiçbirisinin doğru düzgün ruhsatları yok. Yangın çıkış kapıları yok. Olacak iş değil. Bu ruhsatsız yerler için belediyeye, ‘gelin bakın’ diyoruz ama ciddiye almıyorlar. Ayrıca buralarda sahte rakı satıldığını da söylüyoruz fakat onu da umursamıyorlar. Bütün usülsüzlükler sanki birilerinin eliyle buraya taşınıyor. Burayı kötü gösteriyorlar.”

    “BURALARI ESKİSİ GİBİ RENKLENDİRMEK İSTİYORUZ”

    Sakarya Caddesi esnafının her gün müşteri kaybettiğini söyleyen Metin Özat, bunun öncelikli sebebinin ekonomik gidişat olduğuna vurgu yaptı. Pavyon kültürünün Sakarya Caddesi’ndeki değişime olumsuz yansıdığını anlatan Özat şu cümlelerle devam etti:

    “Buraları güzelleştirmek için müzisyenlerin sokakta keman çalmasını istiyoruz ancak karşılığı yok. Buraları eskisi gibi renklendirmek istiyoruz. Örneğin dükkanlarımızın önüne masa koyduğumuz zaman polisin görevi olmamasına rağmen gelip kaldırıyor. Korku devleti olduğumuz için biz de mecburen o masaları kaldırıyoruz. Ama biz yine de her halukarda Çarşamba günleri lokma geleneğimize devam edeceğiz. Bizi tanıyan tanımayan herkese kapımız açık.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Eğitim Sen: Vaka tespit edilen okul 872, kapanan sınıf 774

    Eğitim Sen: Vaka tespit edilen okul 872, kapanan sınıf 774

    PİRHA- Eğitim-Sen, yüz yüze eğitimin başlamasının ardından bir hafta içinde vaka tespit edilen okul sayısını 872, kapanan sınıf sayısını ise 774 olarak açıkladı.

    Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), yüz yüze eğitimin başlamasının ardından okullardaki duruma ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

    2020-2021 eğitim öğretim yılı başlamadan önce, Türkiye’de salgın nedeniyle 1,5 yıl okullar kapalı kaldığının hatırlatıldığı açıklamada, “Okulların fiziki altyapı sorunları giderilmemiş, derslik sayısı ihtiyaç oranında arttırılmamıştır. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ‘Okullarda gerekli önlemleri aldık’ ifadesini kullansa da, Türkiye çapında okulların önemli bir bölümünün salgın koşullarına uygun hale getirilmediği, gerekli altyapı hazırlıklarının yapılmadığı gün gibi ortadadır” denildi.

    “MEB, ÖNLEM ALMIYOR”

    Yüz yüze eğitime en uzun süre ara veren birkaç ülkeden biri olmamıza rağmen, ciddi bir eğitim planlamasıyla yeni eğitim ve öğretim yılı hazırlıkları yapılmadığının altı çizilen açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Öğretmen açıkları kapatılmamış, yeni okullar, ek derslikler inşa edilmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı, okullarda 6 Eylül’de yüz yüze eğitime geçileceğini aylar öncesinden belirlemişken, yardımcı hizmet personeli ile ilgili yeni bir atama ve çalışma yapmayarak, temizlik sorununu okul yöneticilerine havale etmeyi tercih etmiştir. Kırsal bölgelerde öğretmen ve okul yöneticisi olarak görev yapan binlerce arkadaşımız, asli görevleri dışında hizmetli ve memur çalışanlarının yapacağı işleri de yapmaktadır.

    EK ÖĞRETMEN ATAMALARI YAPILMAMIŞTIR

    MEB bugüne kadar seyreltilmiş sınıf uygulamasını hayata geçirmemiştir. Yeterli ek derslikler planlanmamış, ek öğretmen atamaları yapılmamıştır. En az 100 bin öğretmen atamasının yapılması gerekirken, 15 bin öğretmen ataması yapılacağına dair son açıklama adeta kamuoyunu oyalamaya dönüşmüş ve bu atamaların 31 Ocak 2022’de yapılacağı ilan edilmiştir.

    EK DERSLİK İHTİYACI GİDERİLMEMİŞTİR

    Ek derslik ihtiyacını gidermek bir yana, yüz yüze eğitime başlandığı dönemde birçok ilimizde onlarca okul “depreme dayanıklılık güçlendirmesi” adı altında kapatılmış, kapatılan okullardaki öğrenciler farklı okullara dağıtılarak sınıf mevcutları daha da arttırılmıştır.

    Eğitim emekçilerinin pandemi koşullarında ders sürelerinin 30 dakikaya indirilmesi yönündeki talepleri duymazlıktan gelinmiştir. 40 dakikalık ders sürelerinin azaltılması için düzenleme yapılmamıştır.

    VAKA TESPİT EDİLEN OKUL SAYISI 872

    MEB sıralamış olduğumuz bu tedbirleri almayarak yüz yüze eğitimin devamını riske atmaktadır. Bu hafta sendikamıza ulaşan vaka sayılarına göre vaka tespit edilen okul sayısı 872, kapanan sınıf sayısı 774’dür ve Ordu Aybastı Fen Lisesi kapanmıştır. Bilgisi gelen bu okullarda temaslı ve pozitif öğretmen sayısı 429, temaslı ve pozitif öğrenci sayısı 3947, temaslı ve pozitif personel sayısı 23 olmuştur. Tedbirler hızla hayata geçirilmezse bu oranlar daha fazla yükselecektir. MEB, önlem almamaya devam ettiğinde karşılaşabileceğimiz olası acı sonuçların sorumlusu olacaktır. Eğitim Sen olarak tam zamanlı yüz yüze eğitimin devam edebilmesi için tüm eğitim bileşenlerini ve kamuoyunu bu süreci daha fazla sorgulamaya, sağlıklı ve güvenli bir eğitim ortamı için mücadele etmeye çağırıyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüsten 213 kişi yaşamını yitirdi

    Koronavirüsten 213 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA-Koronavirüste son 24 saate 213 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgınına ilişkin günlük resmi verileri açıkladı. Buna göre son 24 saate 26 bin 398 kişinin testi pozitif çıktı, 213 kişi hayatını kaybetti. İyileşen kişi sayısı

    ise 27 bin 160 oldu.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugünkü vaka sayısı 26.398. Yeni can kaybımız 213. Vaka sayıları son bir haftadaki seyrinde devam ettiği takdirde, yüksek sayıda can kayıplarının önüne geçemeyeceğiz. Tedbirler ve aşıyla istikrarlı bir düşüş sağlamalıyız. Son bir hafta bizi uyarıyor” açıklamasında bulundu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronavirüs tablosu açıklandı: 262 yaşamını yitirdi

    Koronavirüs tablosu açıklandı: 262 yaşamını yitirdi

    PİRHA- Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs tablosunu açıkladı. Son 24 saat içerisinde 262 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.

    16 Eylül 2021 tarihine ait koronavirüs verileri paylaşıldı. Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verilerine göre son 24 saatte 343 bin 142 Covid-19 testi yapıldı, 28 bin 118 kişinin testi pozitif çıktı, 262 kişi yaşamını yitirdi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Can kaybımız 262. Vaka sayımız 28.118. Artan hareketlilikle risk daha da yaygın. Yarın tedbirleri uygulayarak, ortalama 1 hafta sonra tablodaki sonuçların değişmesinde, 2. doz aşınızı olarak da, 2 hafta sonra salgına karşı kalıcı başarı elde edilmesinde pay sahibi olabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Güncel Covid-19 verilerine göre can kaybı ve vaka sayısı artmaya devam ediyor

    Güncel Covid-19 verilerine göre can kaybı ve vaka sayısı artmaya devam ediyor

    PİRHA-Son 24 saatte Covid-19 nedeniyle 276 kişi yaşamını yitirdi. 27 bin 802 kişinin koronavirüs testi ise pozitif çıktı. 

    Sağlık Bakanlığı, koronavirüs salgınına dair günlük verileri açıkladı. Son 24 saatte 334 bin 535 Covid-19 testi yapılırken; 276 kişi hayatını kaybetti. 27 bin 802 kişinin ise koronavirüs testi pozitif çıktı. İyileşen hasta sayısı da 29 bin 191 oldu.

    Sosyal medya hesabı üzerinden mesaj paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yeni can kaybımız 276. Daha önce tabloda belirtilen vakalardan 276’sı bugün ölümle sonuçlandı. Aşıda ve tedbirlerde birlik ve beraberliği sağlarsak; kısa sürede vaka sayıları, ardından da can kayıpları hızla düşer. Salgına karşı başarının şartı birlik ve istikrardır” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Dersim’de aşı olanlara Erdoğan’ın kitabının verileceğinin açıklanması tepki çekti

    Dersim’de aşı olanlara Erdoğan’ın kitabının verileceğinin açıklanması tepki çekti

    PİRHA- AKP Dersim’de aşı olup partilerine müracaat edenlere Erdoğan’ın ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabını hediye edeceklerini duyururken, yapılan açıklamaya tepkiler gecikmedi. HDP’li Kemal Bülbül, Dersimlilerden aşı olmayıp, düşünenlerin de aşı olmaktan vazgeçeceklerini ifade etti.

    Dersim’de AKP Pülümür İlçe Başkanlığı vatandaşları aşıya davet etmek için ‘ilginç’ bir kampanya başlattı. Bu kapsamda, aşı olup AKP Pülümür İlçe Başkanlığı’na müracaat edenlere AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaleme aldığı ve yakın zamanda stantlarda yerini alan ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ kitabı hediye edilecek.

    İlçe başkanı Kılıçoğlu aşısını olan ilk 62 kişiye Erdoğan’ın kaleme aldığı ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ adlı eseri hediye edeceklerini söyledi.

    AKP’li Kılıçoğlu’nun paylaşımına tepkiler gecikmedi. Yurttaşlar yapılan kampanyanın Dersim’de işe yaramayacağı mesajını verirken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de, “Dersim’e pandemiden beter zulüm! Dersimlilerden aşı olmamışlar, aşı olacaksa da bu durumda vazgeçip aşı olmaz!” paylaşımında bulundu.

    PİRHA/DERSİM

  • İngiltere Cemevinde eğitimler yeniden başladı

    İngiltere Cemevinde eğitimler yeniden başladı

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, pandemi dolayısıyla uzun zamandır ara verdiği eğitim, kültür ve sanat çalışmaları kurslarına yeniden başlıyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi uzun zamandır bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 nedeniyle ara verdiği kurslarına yeniden başlıyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 2021-2022 eğitim yılında halk oyunlarından müziğe, semahtan dil kurslarına, bağlama kursundan santranca, tiyatrodan resim kursuna kadar birçok yetişkin ve çocuğa eğitim verecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koronavirüs tablosu açıklandı: 257 kişi yaşamını yitirdi

    Koronavirüs tablosu açıklandı: 257 kişi yaşamını yitirdi

    PİRHA-Sağlık Bakanlığı, 9 Eylül 2021 tarihine ait koronavirüs verilerini paylaştı. Son 24 saatte 257 kişi yaşamını yitirdi.

    Günlük Koronavirüs Tablosu’nun güncel verileri paylaşıldı. Türkiye’de son 24 saatte 314 bin 793 Covid-19 testi yapıldı, 23 bin 846 kişinin testi pozitif çıktı, 257 kişi hayatını kaybetti.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Vaka sayımız 23.846. Dünle bugün arasında lehimize 68 fark var. Dün 262 olan can kaybımız, bugün 257. Acı haberin sayısı azaldı. Bu farklarda, sayılarla ifade edilemeyecek sonuçlar var. Hayat var. Bugün 100 milyon doz aşıya ulaştık. Birlikte bu tabloyu tümden değiştirebiliriz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Eylül’ün ilk 6 günü yaşamını yitirenlerin sayısı tüm Temmuz’u geçti’

    ‘Eylül’ün ilk 6 günü yaşamını yitirenlerin sayısı tüm Temmuz’u geçti’

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi Sağlıktan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Eylül ayının ilk 6 günü Covid-19’dan vefat eden sayısının 1667 olduğuna dikkat çekti. Tam açılmanın ilan edildiği Temmuz ayı boyunca 1600 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Akkuş İlgezdi, “Eylül’ün ilk 6 günü Temmuz ayı ölüm sayısını geçti. Önlem almadan, aşılama programını hızlandırmadan süreci sadece yurttaşların bireysel tedbirlerine bırakmak cinayete teşebbüstür” dedi. 

    CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, eylül ayı ile birlikte vaka ve ölüm oranlarının ciddi şekilde arttığını vurgulayarak, “1 Temmuz’da 5 bin 288 olan günlük vaka sayısı 6 Eylül 2021 itibariyle 4 kat (%296) artarak 20 bin 962 oldu. Ülke gibi pandemi de yönetilemiyor” dedi.

    CHP’li Akkuş İlgezdi, tam açılmanın ilan edildiği Temmuz ayı boyunca 1600 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Eylül ayının ilk 6 gününde hayatını kaybeden kişi sayısı şimdiden bin 667’ye ulaştı. Bu da eylülün ilk 6 günü temmuz ayında kayıt altına alınan bütün Covid-19 ölümlerinden daha çok vefatın yaşandığı anlamına geliyor” açıklamasında bulundu.

    “TAM AÇILMADAN BUGÜNE HER SAAT 5 KİŞİYİ KAYBETTİK”

    Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, tam açılmanın ilan edildiği 1 Temmuz’dan 6 Eylül’e toplam 8 bin 645 kişinin hayatını kaybettiğini vurgulayarak, “Bu her saat 5 kişiyi yitirdiğimiz anlamına geliyor. Pandemi ile etkin mücadele etmeyen iktidar bu ölümlerin sebebidir” diye konuştu.

    “AŞI KARŞITLIĞININ SEBEBİ BAKANLIK”

    Gamze Akkuş İlgezdi, aşı konusunda gerilemenin de devam ettiğini, bu hafta yapılan aşı sayısının, bir önceki haftaya göre (22-28 Ağustos) yüzde 6 azaldığını ifade ederek, “İktidar cephesinden yapılan açıklamalar, sağlık bürokrasisinin çelişkili söylemleri bugüne kadar Türkiye’de aşı tereddüdünü yaratmıştı. Üzülerek görüyoruz bugün aşı tereddüdü yerini aşı karşıtlığına bırakmıştır.

    Sırası geldiği halde aşı olmayan 15 yaş üstü 16 milyon 612 bin 224 kişinin sorumluluğu bu propagandaya izin veren, önlemeyen, dahası önlem almayı düşünmeyen bakanlık bürokrasisinindir. Şu anda hedeflenen toplumsal bağışıklığın çok uzağındayız. Toplumsal bağışıklığa yaklaşamadığımız sürece yapılan aşılar etkisini kaybediyor. Bu da aşı karşıtlarının ‘aşılar yetersiz’ propagandasının daha yüksek sesle dinlendirmelerine olanak sağlıyor” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 245 kişi hayatını kaybetti

    Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 245 kişi hayatını kaybetti

    PİRHA-Koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 245 kişi daha hayatını kaybetti, 17 bin 912 yeni vaka tespit edildi.

    Sağlık Bakanlığı’nın günlük açıkladığı koronavirüs verilere göre son 24 saatte 290 bin 186 test yapıldı ve 17 bin 912 yeni vaka tespit edildi. 245 kişinin koronavirüs sebebiyle hayatını kaybettiği belirtildi. Virüs bulaşan 12 bin 175 kişi de iyileşti.

    319 bin 371 doz Covid-19 aşısı yapılmasıyla toplam aşı sayısı 92 milyon 710 bin 374’e yükseldi. Birinci doz aşı sayısı 47 milyon 675 bin 684’e, ikinci doz aşı sayısı 36 milyon 521 bin 647’ye ve üçüncü doz aşı sayısı 8 milyon 299 bin 56’ya ulaştı.

    Twitter hesabından açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “TABLOYA KAÇ KİŞİ BAKACAK? Salgın gündemiyle yaşamaya alıştık. Salgının gerektirdiği tedbirler konusundaysa alışkanlıklar sıkı değil. Tabloya her gün bakın. İhmal edilen tedbirleri hatırlamanıza yardımcı olur. Ertelemişseniz aşıyı gündeme almanızı sağlar” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Güncel koronavirüs tablosu açıklandı: 217 kişi hayatını kaybetti

    Güncel koronavirüs tablosu açıklandı: 217 kişi hayatını kaybetti

    PİRHA-25 Ağustos koronavirüs tablosunu paylaşan Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 217 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklarken, 19 bin 970 ise yeni vakanın olduğunu duyurdu.

    Sağlık Bakanlığı, güncel koronavirüs tablosu ile aşılamadaki son durumu paylaştı. Tabloya göre Türkiye’de son 24 saatte 296 bin 711 test yapılırken, 19 bin 970 yeni vaka tespit edildi. 217 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybederken, hastalığa yakalanıp iyileşenlerin sayısı ise 16 bin 651 olarak verildi.

    AŞILAMADA SON DURUM NE?

    En az bir doz aşı olmuş 18 yaş ve üstü nüfus oranının yüzde 75,64 olarak duyurulan tabloda, ikinci doz aşı uygulananların oranı ise yüzde 57,85 olarak yer aldı.

    Türkiye’de bugüne kadar yapılan aşı sayısı toplam 91 milyon 81 bin 547’ye yükselirken, son 24 saatte toplam 675 bin 810 aşı uygulandı.

    En az bir doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il sırasıyla Muğla, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Amasya, Tekirdağ, Aydın, Yalova ve Antalya oldu.

    En az bir doz aşı yapılanların oranı en az iller ise Şanlıurfa, Mardin, Gümüşhane, Bitlis, Diyarbakır, Muş, Batman, Bingöl, Bayburt ve Iğdır olarak sıralandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Veli-Der: Yüz yüze eğitim başlıyor ama henüz yeterli hazırlık yok

    Veli-Der: Yüz yüze eğitim başlıyor ama henüz yeterli hazırlık yok

    PİRHA-Veli-Der, 6 Eylül günü başlayacağı açıklanan yüz yüze eğitime dair açıklama yaparken; “Okullarda henüz yeterli hazırlık yok. Yeterli öğretmen atamasının yapılmadığı, ek dersliğin sağlanmadığı ve gerekli önlemlerin alınmadığı koşullarda geçmiş dönemde olduğu gibi yüz yüze eğitime ara verilme olasılığından, çocuklarımızın ve tüm toplumun sağlık riskinden dolayı kaygılarımız artıyor” ifadelerini kullandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), tam zamanlı olarak yüz yüze eğitimin 6 Eylül 2021 günü başlayacağını açıkladı. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) ise okulların açık tutulması için gereken koşulların sağlanması ile eğitimin kesintisiz sürmesi gerektiğini belirterek açıklamada bulundu.

    “6 Eylül’ e sayılı günler kalmasına rağmen; yüz yüze eğitimle ilgili okullarda henüz yeterli hazırlık yok” denilen açıklamada sağlık ile eğitim haklarının birbirinden ayrılmaz, temel haklar olduğu vurgulanırken; şu ifadelere yer verildi:

    “BİR NESLİ, ORTAK GELECEĞİMİZİ KAYBETMEKLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    “Gerekli önlemler alınmadığı ve hazırlıkların tam anlamı ile yapılmadığı koşullarda yüz yüze eğitimin sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını salgın süresince birlikte gördük ve yaşadık. Bu süreçte çocuklarımız akademik, sosyal ve psikolojik açıdan yaşamlarının en zor dönemlerini yaşadılar.

    Yüz yüze eğitimin sürdürülebilir olmadığı her gün, çocuklarımızın örgün eğitimden kopuşu hızlanıyor. Eşitsizlikler her geçen gün daha da derinleşiyor. Bir nesli, ortak geleceğimizi kaybetmekle karşı karşıyayız.

    Okulların açık tutulduğu ülkelerde uygulanan tedbirler çok açık. Yüz yüze eğitim ve telafi eğitimi için ek bütçe ayrılıyor. Aşılama yaygınlaştırılıyor. Öğrenciler, eğitim emekçileri, veliler için ücretsiz düzenli testler sağlanıyor. Kritik eşiğin üstünde ve kritik eşiğe yakın yerlerde alınacak önlemler adım adım açıklanıyor. Veliler, öğrenciler okullarda alınan önlemler ile ilgili çevrimiçi okul iletişim platformları üzerinden bilgilendiriliyor. Yeterli öğretmen, ek personel ataması yapılıyor.”

    “MEB, KALABALIK SINIFLARDA YÜZ YÜZE EĞİTİMİN NASIL OLACAĞINI AÇIKLAMIYOR”

    Veli-Der, MEB’in açıkladığı veriler üzerinden en az 170 bin öğretmen ihtiyacının olduğunu vurgularken; “Kalabalık okullar, sınıflar ciddi bir sorun. Salgın tüm ülkede devam ediyor. Yeterli öğretmen atamasının yapılmadığı, ek dersliğin sağlanmadığı ve gerekli önlemlerin alınmadığı koşullarda geçmiş dönemde olduğu gibi yüz yüze eğitime ara verilme olasılığından, çocuklarımızın ve tüm toplumun sağlık riskinden dolayı kaygılarımız artıyor.

    Milli Eğitim Bakanı sürekli olarak yüz yüze eğitim için hazır olduklarını ifade ediyor ancak kalabalık sınıflarda bunun nasıl olacağını açıklamıyor. Sağlık Bakanı delta varyantından korunmak için fiziksel mesafenin 1,5 metre değil, 2 metre olması gerektiğini söylüyor. Bu durumda öğrencilerin ve öğretmenlerin tam zamanlı yüz yüze eğitimde fiziksel mesafeyi koruması imkansız hale geliyor.

    “İKİLİ EĞİTİMİ ÇÖZÜM OLARAK KABUL ETMİYORUZ, EK ÖĞRETMEN ATAMASI, EK DERSLİK SAĞLANMALI”

    Milli Eğitim Bakanı’nın cümle aralarında ise çözüm olarak ikili eğitim bulunuyor. İkili eğitimin sıkıntılarını biliyoruz ve biz veliler ikili eğitimi çözüm olarak kabul etmiyoruz. Çözüm ikili eğitim değil, ek öğretmen ataması ve ek derslik sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.

    Ülke genelinde yaşanan sel ve yangın felaketlerinin olduğu yerlerde MEB’in hangi önlemleri aldığını açıklamadığını söyleyen Veli-Der; taleplerini ise şöyle sıraladı:

    “YÜZ YÜZE EĞİTİM KESİNTİSİZ SÜRMELİ”

    “Yüz yüze eğitim ve telafi eğitimi için acilen ek bütçe ayrılmalıdır. Yeterli öğretmen ataması yapılmalıdır. Aşılama yaygınlaştırılmalıdır. Yeterli ek derslik sağlanmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında gerekli fiziksel koşullar sağlanmalıdır.

    Okulların çevrimiçi platformlarında yapılan hazırlıklar, alınan önlemler düzenli bir şekilde paylaşılmalıdır. Eğitim alanında alınacak tüm kararlar alanın özneleri ile birlikte kararlaştırılmalıdır. Okulların açık tutulması için gerekli koşullar sağlanmalı. Yüz yüze eğitim kesintisiz sürmeli.”

    (HABER MERKEZİ)