Etiket: soruşturma

  • ‘Doç. Dr. Yalçın Çakmak’a açılan soruşturma farklı sesleri bastırmayı amaçlamaktadır!’

    ‘Doç. Dr. Yalçın Çakmak’a açılan soruşturma farklı sesleri bastırmayı amaçlamaktadır!’

    PİRHA- Eğitim-Sen Dersim Şubesi, Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’nün, Doç. Dr. Yalçın Çakmak hakkında idari inceleme başlatmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Bu saldırılar yalnızca bir akademisyeni değil, aynı zamanda Dersim’in toplumsal değerlerini ve farklı inançların eşit yurttaşlık hakkını da hedef almaktadır” denildi.

    Munzur Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Yalçın Çakmak’ın, Alevi inancının mitsel anlatımlarından en önemlisi olan “Kırklar Meclisi”ne dair geçtiğimiz yıl yaptığı paylaşımın hedef gösterilmesi sonrası Rektörlük tarafından inceleme başlatıldı.

    Eğitim-Sen Dersim Şubesi, Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’nün, yaptığı sosyal medya paylaşımı nedeniyle Doç. Dr. Yalçın Çakmak hakkında idari inceleme başlatmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “ÜNİVERSİTEYİ SUSKUNLUK ORTAMINA MAHKÛM ETMEYİ HEDEFLEMEKTEDİR”

    Doç. Dr. Yalçın Çakmak’ın son günlerde haksız saldırıların ve soruşturmaların hedefi haline getirildiği belirtilen açıklamada, “Bu saldırılar yalnızca bir akademisyeni değil, aynı zamanda Dersim’in toplumsal değerlerini ve farklı inançların eşit yurttaşlık hakkını da hedef almaktadır. Doç. Dr. Yalçın Çakmak, üniversitenin keyfi kararlarına karşı açık tavrıyla tanınır. Şimdi sosyal medya hesabındaki bir paylaşım gerekçe gösterilerek hakkında inceleme başlatılması, aslında bu muhalif kişiliği hedef almanın yeni bir yoludur. Bu yöntem, farklı sesleri bastırmayı amaçlamakta ve üniversiteyi suskunluk ortamına mahkûm etmeyi hedeflemektedir” denildi.

    “BU KARALAMA VE YILDIRMA GİRİŞİMLERİ SONUÇSUZ KALACAK”

    Söz konusu paylaşımda yer alan ifade, “Kırklar Meclisi’ne peygamberlik ya da mertebe ile girilmez” anlayışını aktaran ve Alevi inancının temelinde yer alan bir öğreti olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Bu sözün bağlamından koparılarak “peygambere hakaret” iddiasıyla gündeme getirilmesi hem asılsızdır hem de doğrudan Alevi kimliğine ve inancına yönelik bir saldırı anlamına gelmektedir. Tüm bu gelişmeler karşısında Eğitim Sen Dersim Şubesi olarak üyemizin yanında olduğumuzu kamuoyuna ilan ediyoruz. Bu karalama ve yıldırma girişimleri sonuçsuz kalacak; bizler laik, bilimsel ve demokratik eğitim mücadelesinden, halkların eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü taleplerinden asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Çorum Valiliği, Tarhan Köyü Cemevinde ezan okutulmasına ilişkin soruşturma başlattı

    Çorum Valiliği, Tarhan Köyü Cemevinde ezan okutulmasına ilişkin soruşturma başlattı

    PİRHA- Çorum’un Tarhan Köyü’ndeki muhtarın, cemevi hoparlöründen ezan okutmasına ilişkin açıklama yapan Çorum Valiliği, ses sisteminin söküldüğü ve kararı alan köy muhtarı ile ihtiyar heyeti hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    Çorum’un Tarhan Köyü’nde yeni seçilen köy muhtarının cemevinin hoparlöründen ezan yayınlatmaya başlaması yoğun tepkiyle karşılanmıştı.

    Alevi kamuoyunun tepkisine yol açan bu uygulamaya dair Çorum Valiliği sanal medya hesabından açıklama yaptı. Valilik, kararı alan ve uygulayan köy muhtarı ile ihtiyar heyeti hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    MUHTAR VE İHTİYAR HEYETİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Çorum Valiliği’nin açıklaması şöyle:

    “11 Ağustos 2025 tarihinde, bazı sosyal medya platformları ile internet haber sitelerinde “Çorum Merkez Tarhan Köyü Cemevi’nde Ezan Okundu Ortalık Karıştı” başlığıyla verilen haberler üzerine aşağıdaki açıklamayı yapma ihtiyacı doğmuştur.

    Valiliğimizce yapılan incelemede; köy camisinin çatısında meydana gelen çökme üzerine Köy İhtiyar Heyetince; cami onarılana kadar ibadete kapatılmasına, bu süreçte cami çatısında bulunan merkezi ses yayın sistemlerinin (hoparlör) yine köyde bulunan cemevine takılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

    Valiliğimizce konunun öğrenilmesi üzerine ses yayın sistemi uygun bir yere monte edilmek üzere derhal Cemevinden sökülmüştür.

    Kararı alan ve uygulayan Köy muhtarı ile İhtiyar Heyeti hakkında soruşturma başlatılmıştır.”

    PİRHA/ÇORUM 

    İLGİLİ HABERLER:

    Alevi kurumlarından Tarhan Köyü Cemevi’ne yönelik asimilasyon girişimine tepki

     

  • Gülistan Doku dosyasındaki deliller yeniden incelemeye alındı

    Gülistan Doku dosyasındaki deliller yeniden incelemeye alındı

    PİRHA-Yaklaşık 5 yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku dosyasındaki deliller, kurulan özel ekiple yeniden incelenmeye alındı. 

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku dosyasındaki delilleri yeniden incelenmeye alındı.

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı olarak geçtiğimiz yıl atanan Ebru Cansu’nun talimatıyla Gülistan Doku dosyasının incelenmesi için özel bir ekip kurulduğu öğrenildi.

    Dosyadaki delilleri yeniden incelemeye başlayan ekip, çalışmalarını sürdürüyor. Dosya avukatı Ali Çimen, dosyanın yeniden incelendiği bilgisini teyit etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Eğitim Sen’den soruşturmaya tepki: Hukuki dayanaktan yoksun ve hedef gösteren bir tutum-VİDEO

    Eğitim Sen’den soruşturmaya tepki: Hukuki dayanaktan yoksun ve hedef gösteren bir tutum-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, salı günü hizmet üretmeme kararı aldığını açıklayan Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Eğitim Sen soruşturmaya tepki göstererek, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sendikamıza yönelik soruşturması hukuki dayanaktan yoksundur. Eğitim Sen olarak almış olduğumuz “hizmet üretmeme” kararı doğrudan eğitim hakkını korumaya yöneliktir ve üniversitelerde yaşanan fiili gelişmelerle ve akademik kamuoyunun talepleriyle uyumludur” açıklamasında bulundu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Eğitim Sen, dün yaptığı açıklamada “Uzun süredir devam eden antidemokratik uygulamalara, baskılara ve hukuksuzluğa karşı öğrencilerin yanındayız!” dedi ve yükseköğretimde 25 Mart 2025 Salı günü hizmet üretmeme kararını duyurdu.

    Açıklamanın ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu hakkında soruşturma başlatıldığını duyurarak, “Cumhuriyet Başsavcılığımızca 24.03.2025 tarihinde Eğitim-Sen resmi sosyal medya hesabından ülkemizde yaşanan toplumsal olayları kışkırtmaya yönelik kanuni grev şartları gerçekleşmeksizin çağrıda bulunulması olayıyla ilgili olarak Eğitim-Sen Merkez Yürütme Kurulu üyeleri ve ilgili sosyal medya hesabı kullanıcıları hakkında suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır” dedi.

    EĞİTİM SEN’DEN AÇIKLAMA

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı soruşturmaya ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) genel merkez binasında açıklama yaptı. Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, üniversitelerin özgür düşünce, tartışma ve bilimsel bilginin üretildiği mekânlar olmaktan uzaklaştırıldığını belirterek “Son olarak, diploma geçerliliği üzerinden yürütülen merkezi denetim ve baskı mekanizmaları; rektörlük atamaları, kayyım uygulamaları ve üniversitelerin karar alma süreçlerinin tek tipleştirilmesi gibi antidemokratik uygulamalarla birleşmiş; yükseköğretim kurumlarının özerkliği ve özgür iradesi hedef alınmıştır” dedi.

    “KARARIMIZ DOĞRUDAN EĞİTİM HAKKINI KORUMAYA YÖNELİKTİR”

    Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu’nun üniversitelerde üyeleri olan öğretim elemanlarının iradesine ve çağrısına uyarak hizmet üretmeme kararı aldıklarına vurgulayan Irmak, “Bu kararı alma nedenimiz üniversitelerdeki üyelerimizin mevcut ortamda sınav yapma koşullarının ortadan kalkması, akademik faaliyetlerin sağlıklı olarak sürdürülememesi ve sınav haftası olması nedeniyle öğrencilerin eğitim hakkını korumak ve olası mağduriyetlerin olmasının önüne geçmektir. Eğitim Sen olarak almış olduğumuz “hizmet üretmeme” kararı doğrudan eğitim hakkını korumaya yöneliktir ve üniversitelerde yaşanan fiili gelişmelerle ve akademik kamuoyunun talepleriyle uyumludur. Bu durum, sendikamızın tüzüğünde yer alan üyelerin iradesine dayalı karar alma ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır” ifadelerini kullandı.

    “SENDİKAMIZI HEDEF GÖSTEREN BİR TUTUM, KABUL EDİLEMEZ”

    Soruşturmanın Eğitim Sen’i hedef gösteren bir tutum olduğunun altını çizen Irmak, devamında şunları kaydetti:

    “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sendikamızı ve sendikal faaliyetlerimizi hedef alan “suç işlemeye alenen tahrik etme” gerekçesiyle açmış olduğu soruşturma hukuki dayanaktan yoksun, gerçekleri çarpıtan ve sendikamızı hedef gösteren bir tutumdur ve kabul edilemez.

    Üniversiteler başta olmak üzere, eğitimin tüm kademelerinden eğitim emekçilerinin dayanışması ve yaşanan baskı sürecini üyelerimiz, dostlarımız ve kamuoyunun desteğiyle aşacağımıza inanıyor, Eğitim Sen olarak bir kez daha ‘Kurtuluş tok yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ diyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDK soruşturmasında 30 kişi tutuklandı

    HDK soruşturmasında 30 kişi tutuklandı

    PİRHA-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDK’ye dönük başlattığı soruşturma kapsamında 30 kişi tutuklandı, 13 kişi ev hapsiyle 8 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) dönük başlattığı soruşturma kapsamında 18 Ocak’ta 10 ilde yapılan ev baskınlarında aralarında gazeteci, sendikacı, sanatçı ve siyasetçilerin de olduğu 51 kişi “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla gözaltına alındı. Gözaltına alınan 51 kişi, sabah saatlerinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin tamamlanmasının ardından savcılık ifadeleri için Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Savcılık, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 51 kişiden 16’sını adli kontrolle serbest bırakılması, 35 kişiyi ise tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.

    Ev hapsi talebiyle sevk edilen 13 kişiye hakimlik, “örgüt üyeliği iddiasıyla ev hapsi, adli kontrol talebiyle sevk edilen 3 kişiye adli kontrol uygulayarak serbest bıraktı. Hakimlik 30 kişinin tutuklanmasına karar verdi. Tutuklama istemiyle hakimliğe sevk edilen 5 kişi de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.  Tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilip adli kontrol şartıyla serbest bırakılan isimler şöyle: “Duygu Karadayı, Filiz Çay, Mürvet Hande Bultan Öz, Şenol Karakaş ve Gülsüm Ağaoğlu.”

    TUTUKLANAN İSİMLER

    Tutuklananların isimleri şöyle: “Atilla Özdoğan, Ece Yılmaz Karabacak, Özlem Feza Sezer, Yakup Kadri Karabacak, Aynur Cengiz, Ayşe Bengi Çelik, Dilek Posl, Erkin Barın Göylüler, Kardelen Taş, Melek Kızılocak, Şengül Erdoğan, Ayşe Panuş, Gazeteci Elif Akgül, İlknur Melengeç, Mehmet Saltoğlu, Gazeteci Ercüment Akdeniz, İbrahim Halit Elçi, Yıldız Tar, Zeyfu Fakir, Alya Akkuş, HDK Genel Meclis üyesi Esengül Demir, Melih Kayhan Pala, HDK Genel Meclis üyesi Osman Zorba, Pınar Aydınlar, Saime Oğuzhan, EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros Durmuş, Semiha Şahin, Berfin Azdal, Ahmet Saymadi, Emrecan Bayram.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • HDK operasyonu: Gözaltındakiler İstanbul Adliyesi’nde!

    HDK operasyonu: Gözaltındakiler İstanbul Adliyesi’nde!

    PİRHA- HDK soruşturmasında 4 bin 753 kişi hakkında ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla soruşturma başlatıldığı bilgisi verilirken, İstanbul merkezli soruşturmada ise bin 640 kişinin ismi geçiyor. HDK tüzüğünün “DTK’ye benzediği” gerekçesiyle suçlama konusu yapıldığı öğrenildi. 

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) dönük başlattığı soruşturma kapsamında 18 Ocak’ta yapılan ev baskınlarında aralarında gazeteci, sendikacı, sanatçı ve siyasetçilerin de olduğu 54 kişi gözaltına alındı. Soruşturma, 2022 yılında HDK’ye dönük Tekirdağ merkezli başlatılan ve o dönemde 36 kişinin tutuklandığı dosyaya dayandırılıyor.

    Emniyet sorgusunda gözaltına alınanlara, HDK’nin faaliyetlerinin neler olduğu, HDK’nin organize ettiği eylem ve etkinlikler, konferanslara ve toplantılara katılıp katılmadıkları, HDK’nin giderlerinin ne şekilde karşılandığı şeklindeki sorular yöneltildi.

    4 BİN 753 KİŞİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Ayrıca HDK’nin “Faşizme ve sömürüye karşı demokratik meclislerde birleşelim. Örgütlü ve özgür toplumla yeni yaşamı kuralım” şiarıyla gerçekleştirdiği 12. Genel Kurulu da suçlama konusu yapıldı. Gözaltındakilere bu genel kurula ve etkinliklere katılıp katılmadıkları da soruldu.

    4 bin 753 kişi hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla soruşturma başlatıldığı öğrenilirken, İstanbul merkezli soruşturma bin 640 kişinin ismi geçiyor.

    GÖZALTINA ALINAN İSİMLER BUGÜN ADLİYEYE ÇIKARILACAK

    İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan 54 kişinin ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye çıkarıldılar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Munzur Üniversitesi’ndeki taciz faili öğretim görevlisine üniversiteden dava

    Munzur Üniversitesi’ndeki taciz faili öğretim görevlisine üniversiteden dava

    PİRHA-  Munzur Üniversitesi Rektörlüğü, 2022 ve 2024 yılları arasında öğrencileri taciz ettiği ortaya çıkan öğretim görevlisi Deha Koç’a dava açtı.

    Dersim’de bulunan Munzur Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Deha Koç’un 2022 ve 2024 yılları arasında, öğrencileri taciz ettiği ortaya çıkmıştı. Taciz şikayetlerinin ardından hakkında açılan dava kapsamında Tunceli 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, Deha Koç hakkında 6284 sayılı kanun uyarınca bir ay uzaklaştırma kararı vermişti.

    Taciz faili öğretim görevlisi Deha Koç hakkında Munzur Üniversitesi Rektörlüğünün dava açtığı öğrenildi.

    NE OLMUŞTU?

    Munzur Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Deha Koç’un çok sayıda kadın öğrenciyi taciz ettiği tacize uğrayan bir öğrencinin şikayeti üzerine ortaya çıkmıştı. Kendisini taciz ettikten sonra tehdit eden Deha Koç’u şikayet eden öğrencinin başvurusu, Tunceli 1’inci Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.

    Mahkeme, 17 Ekim 2024 tarihinde tacizde bulunan Deha Koç hakkında 6284 sayılı kanun kapsamında bir ay uzaklaştırma kararı vermişti.

    PİRHA/DERSİM

  • İstanbul Barosu’na ‘Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’ soruşturması

    İstanbul Barosu’na ‘Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’ soruşturması

    PİRHA- İstanbul Barosu hakkında Kuzey ve Doğu Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin ile ilgili yapılan paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Barosu hakkında Kuzey ve Doğu Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’ne ilişkin yaptığı paylaşım nedeniyle soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri hakkında başlatılan soruşturmaya gerekçe olarak “Örgüt propagandası yapmak” ile “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” gösterildi.

    Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada; “PKK örgütü mensupları Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’i övücü nitelikteki sözler ile ayrıca sözde gazetecilik faaliyetleri ve gazeteci kimlikleri nedeniyle öldürüldükleri, devletimizin sözde savaş suçu işlediği şeklinde yanıltıcı bilginin yayılması şeklindeki tespitler nedeniyle İstanbul Baro Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca ‘örgütü propagandası yapmak ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Sanatçı Pınar Aydınlar’a ‘Seyit Rıza’ soruşturması -VİDEO

    Sanatçı Pınar Aydınlar’a ‘Seyit Rıza’ soruşturması -VİDEO

    PİRHA- Sanatçısı Pınar Aydınlar hakkında, İstanbul Yenikapı’da düzenlenen “Tunceli Kültür Buluşmaları” programı kapsamında verdiği konserde Seyit Rıza posterini açtığı için resen soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Yenikapı Etkinlik Alanı’nda düzenlenen “Tunceli Kültür Buluşmaları” etkinliğinde konser veren Pınar Aydınlar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Aydınların, Seyit Rıza’nın posterini açması ve “Biz Seyid Rıza’nın torunlarıyız” şeklindeki sözleri suç sayıldı. 

    Başsavcılık, Aydınlar ile yetkililer hakkında “Suçu ve suçluyu övme” iddiasından resen soruşturma başlattı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Görevden alınan Muhtar Şah İsmail Güyük CAN TV’ye konuştu: Hakkımı savundum-VİDEO

    Görevden alınan Muhtar Şah İsmail Güyük CAN TV’ye konuştu: Hakkımı savundum-VİDEO

    PİRHA- Gözaltına alınması sonrası görevden alınan Burmadere (Sors)Köyü Muhtarı Şah İsmail Güyük, yaşanan sürece dair CAN TV’ye konuştu. Güyük, Aleviliğin ‘Alevi Diyaneti’ne bağlanmasına karşı çıktığı için baskı altına alındığını vurgulayarak, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyorum, yakamızdan düşsünler. Aleviler olarak her türlü çalışmamızı kendi kaynaklarımızdan yaparız. Kimseye ihtiyacımız yok” dedi.

    Alevi köy muhtarlarından köylerindeki cemevlerinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanmasını isteyen AKP hükümeti görevlilerine karşı çıkması sonrası gözaltına alınıp, hakkında soruşturma başlatılan ve ardından yerine kayyım atanan Burmadere (Sors)Köyü Muhtarı Şah İsmail Güyük, CAN TV’ye konuştu.

    “HAKKIMI VE ALEVİLİĞİMİ SAVUNDUM”

    Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek’in çağrıcısı olduğu toplantıda Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek için kurulmuş bir kurum olduğunu ve tanımadığını belirtmesinin ardından kendisinin hedef alındığını aktaran Güyük, “Biz ne Diyanet’i istiyoruz, ne de Cemevi Başkanlığı’nı istiyoruz. Diyanet’i lağvedin, bütçesini de eğitime harcayın dedim. Biz bu zamana kadar nasıl ibadetlerimizi yaptıysak bundan sonra da aynı yaparız, dedim. Bu konuşmalardan bir süre sonra gözaltına alındım. Ki orada alacakları belliydi. Ben hakkımı ve Aleviliğimi savundum. Kimseye bir şey demedim” dedi.

    “TEPKİLER ARTINCA KAYYIM KARARINDAN VAZGEÇTİLER”

    Sorgu sürecinin ardından hakim karşısına çıktığında Aleviliği savunduğu için bu süreci yaşadığını söyleyen Güyük, “Söylediklerimi yazmadılar. Ardından denetimli serbestlikle bırakıldım. 22 Kasım’da kaymakamlıktan çağrıldım ve mazbatam istendi. Görevden alınmış oldum. Ardından yerime kayyım atandı. Tepkiler artınca da birinci aza, muhtar olarak görevi aldı” diye belirtti.

    “KİMSEYE İHTİYACIMIZ YOK”

    Güyük, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek için kurulduğunun altını çizerek, şunları ifade etti:

    “Kısım kısım bizi asimile etmek, cemevlerimizi de minaresiz camiye çevirmek istiyorlar. İktidar neden bizden rahatsız oluyor? Güçlenmemizi kabullenmiyorlar. Halbuki bizler onlardan bir şey de istemedik. Cemevlerimizi kendimiz imece usülüyle yaptık, yapıyoruz. Bizden daha ne istiyorlar? Demek ki kafalarında bir şeyler var. Ben bunu bildiğim için rahatsız oluyorum. Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyorum, yakamızdan düşsünler. Aleviler olarak her türlü çalışmamızı kendi kaynaklarımızdan yaparız. Kimseye ihtiyacımız yok.”

    Cemevi Başkanlığı’nın Alevileri asimile ederek yok etmenin yollarını aradığının altını çizen Güyük, yetkililerin köy köy gezip cemevlerinin neye ihtiyacı olduğunu sorduğunda “Bizim size ihtiyacımız yok” cevabını verdiğini vurguladı.

    Alevilere de seslenen Güyük, “Onurlu bir şekilde durmak bizim için en iyisi. Alevi olan zengin iş insanları cemevlerine baksın. Cemevlerini kimseye muhtaç etmesinler, kendi halkının yanında olsunlar” çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkan muhtar görevden uzaklaştırıldı: Bu faşizm değil de nedir?

    Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkan muhtar görevden uzaklaştırıldı: Bu faşizm değil de nedir?

    PİRHA- Ardahan Valisi’nin köydeki cemevlerini, Cemevi Başkanlığına bağlanması talebini eleştirdiği için hakkında dava açılan Burmadere Köyü Muhtarı Şahismail Güyük, valilik kararıyla görevinden alındı. Şahismail Güyük görevden alınacağını öngördüğünü belirterek, “Hakkımda kesinleşmiş mahkeme kararı yok, soruşturma raporu yok, kaymakam beni suçlu ilan etmiş, benimle görüşmüyor. Bunun adı faşizm değil de nedir ki?” diyerek karara tepki gösterdi.

    Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Ardahan’daki Alevi dedeleri, Cemevi başkanları ve yirmi sekiz Alevi köy muhtarlar ile yaptığı toplantıda, Alevi köy muhtarlarından köylerindeki cemevlerini Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmalarını istedi. İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Esma Ersin’in de bulunduğu toplantıda Muhtar Şahismail Güyük Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmaya karşı çıktı. Bunun üzerine Muhtar Şahismail Göyük hakkında on yıl önce 68 kuşağının önderlerine ait görselleri sosyal medyasında paylaştığı için “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan gözaltına alındı. Muhtar Güyük hakkında adli ve idari soruşturma başlatılarak Ardahan Cumhuriyet Savcılığı dava açtı. Ardahan Sulh Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada muhtar Şahismail Güyük denetimli serbeslik şartıyla serbest bırakıldı. Şahismail Göyük iki aydır her pazartesi günü jandarma karakolunda imza atarken bu kez görevden uzaklaştırıldığını öğrendi.

    Artı Gerçek’ten Mehmet Menekşe’nin haberine göre, Damal Kaymakamı Ahmet Sami Meram görevden alma kararını 26.11.2024 Salı günü Şahismail Göyük’e tebliğ ederek muhtarlık mührünü, kimliğini ve resmi evrakları kaymakamlığa teslim etmesini istedi. Burmadere Köyü Muhtarlığına ait muhtarlık mührü, evlenme defteri, karar defteri, tapu v.s. muhtar kimliğini Damal Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğüne teslim eden Şahismail Göyük 26 Kasım Salı günü muhtarlık görevinden uzaklaştırıldı.

    “GÖREVDEN ALINACAĞIMI BİLİYORDUM”

    Denetimli serbestlik nedeniyle her pazartesi günü Damal Jandarma karakoluna giderek imza attığını belirten Şahismail Güyük görevden alınacağını öngördüğünü, bunu beklediğini belirtti. Göyük yaşananlarla ilgili şunları söyledi:

    “Görevden alınacağımı öngörüyordum zaten, dün de (26 Kasım) görevden alma yazısını kaymakamlık bana tebliğ etti ve görevime son verdiler. Muhtarlık mührünü, evrakları kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğüne teslim ettim. Hakkımda açılan adli ve idari soruşturma devam ediyor ve denetimli serbestlik şartı ile serbest bırakılmıştım, her pazartesi günü Damal Jandarma Karakoluna imza atmaya gidiyorum. Beni görevden aldılar ancak henüz muhtar olarak birini görevlendirmediler.”

    Hak etmediği şekilde baskı altına alındığını belirten Şahismail Güyük şu şekilde konuştu;

    “Hakkımda kesinleşmiş mahkeme kararı yok, soruşturma raporu yok, kaymakam beni suçlu ilan etmiş, benimle görüşmüyor. Okul çocuklarına elbise dağıtımı için gelen kaymakam benim için “Burmadere Köyü muhtarı gelmesin” dedi, ben de gitmedim. Açıktan baskı yapılıyor, dışlanıyoruz, toplantılara alınmadım, devlet erkanından kimse benimle konuşmuyor, bunun adı faşizm değil de nedir ki?

    “DAVA AÇACAĞIM”

    “Bana Alevilik üzerinden soruşturma, dava açamadıkları için on yıl önce yaptığım 68’liler kuşağının önderlerinin fotoğraflarını paylaştığım için beni terörü ve teröristi övmekten gözaltı yaptılar. Cemevi Başkanlığı Alevileri asimile etmek, hükümete yedeklemek için kurulmuş bir yer, burası bizim inancımızı, yolumuzu temsil etmiyor ki. Biz folklor eki değiliz ki bizi Kültür Bakanlığına bağlıyorlar. Benim buna itiraz etme, karşı çıkma hakkım yok mu? Burası inanç, ibadet merkezidir, bizim değerlerimizle niçin dalga geçiyorlar? Diğer köy muhtarları susmuş, karakoldan, kaymakamlıktan korkan, hizmet gelmez diye konuşmayan insanlar. Ben öyle olmadığım, karşı çıkıp, konuştuğum için üzerime bu şekilde geliyorlar. Ben hakkımı hukuksal olarak sonuna kadar arayacağım ve dava açacağım.”

    “İNSAN HAKLARI GÜNÜNDE DURUŞMAM VAR”

    Hakkında terör örgütü propagandası yapmaktan dava açıldığını, davanın 10 Aralık insan hakları gününde Ardahan Sulh Ceza Mahkemesinde ilk duruşmansın yapılacağını belirten Şahismail Gyük şu şekilde konuştu:

    “Hakkımda terör örgütü propagandası yapmaktan dava açıldı ve 10 Aralık’ta insan hakları gününde mahkemem var. Haksız, hukuksuz yere görevden alıyorum, haklarım elimden alınmış, insan hakları gününde de mahkemem var. Kendimi savunacağım ve asla yılgınlık yok.”

    (HABER MERKEZİ)

     

    İLGİLİ HABERLER

    Cemevi Başkanlığı’ndan muhtara ‘cemevi tapusu’ baskısı; Alevi örgütlerinden tepki gecikmedi

    Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkan muhtar gözaltına alınmıştı; Damal Dernekleri Federasyonu’ndan tepki!

     

  • Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Seyfettin Özdemir, açığa alındı

    Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Seyfettin Özdemir, açığa alındı

    PİRHA-Tunceli Aile ve Sosyal Politikalar Müdürü Seyfettin Özdemir, hakkında İş-Kur üzerinden işe alınan bazı kadınlarla ilişki yaşadığı ve çalışanları “şehit yakınıyım” diyerek tehdit ettiği iddiaları üzerine açığa alındı.

    Tunceli Aile Sosyal Politikalar Müdürü Seyfettin Özdemir, Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu tarafından açığa alındı.

    Özdemir, İş-Kur üzerinden işe alınan ve kurumda görevli bazı kadınlarla ilişki yaşadığına dair mesajları ortaya çıkmıştı. Özdemir’in ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı kuruluş olan Sosyal Hizmet Merkezi’nde kadınları da taciz ettiği ve çalışanları “şehit yakınıyım” diyerek tehdit ettiği iddia edilmişti.

    Tunceli Valisi Tekbıyıkoğlu, iddialara ilişkin bakanlıktan müfettiş istedi, idari soruşturma başlattı. Valinin söz konusu mesajlarda isimleri geçen kadınlar hakkında da soruşturma başlattığı öğrenildi.

    Kamu kurumlarında bu tarz durumlara müsaade edilmeyeceği ve gerekenin anında yapılacağı belirtildi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Tunceli Aile Sosyal Politikalar Müdürü Seyfettin Özdemir hakkında şok iddialar!-VİDEO

  • Ahmet Özer hakkında yeni soruşturma!

    Ahmet Özer hakkında yeni soruşturma!

    PİRHA – Yerine kayyım atanan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında “örgüte finansman sağlamak” iddiasıyla yeni soruşturma başlatıldı.

    Kent Uzlaşısıyla 31 Mart yerel seçimlerinde Esenyurt Belediye Başkanı seçilen ve hakkında “örgüte üye olmak” iddiayla açılan soruşturma kapsamında tutuklanarak, yerine kayyım atanan Ahmet Özer hakkında yeni bir soruşturma açıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, önceki soruşturmasını sürdürürken, Özer’in “örgüte finansman sağlamaktan” yeni bir soruşturma başlattı.

    2 MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ

    Özer’in belediye başkanı olduktan sonraki süreçte belediyeye ait para kaynaklarının örgüte aktarılıp aktarılmadığının incelendiği soruşturmada, İçişleri Bakanlığının 2 mülkiye müfettişinin görevlendirildiği öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Narin Güran soruşturmasında Baba ve ağabey hakkında zorla getirilme kararı

    Narin Güran soruşturmasında Baba ve ağabey hakkında zorla getirilme kararı

    PİRHA- Diyarbakır’da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetinde, babası Arif Güran ve ağabeyi Baran Güran’ın da aralarında bulunduğu 23 kişi hakkında zorla getirilme kararı verildi.

    Diyarbakır’ın Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı.

    Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, cinayetle bağlantılı olarak aralarında Narin’in babası Arif Güran ve ağabeyi Baran Güran’ın da bulunduğu 23 kişi hakkında zorla getirilme kararı verdi.

    Halk TV’den Ferit Demir’in bildirdiğine göre, haklarında zorla getirilme kararı verilen kişilerden 8’i tutuklu sanık. Yetkililer, soruşturmanın seyrine bağlı olarak bu kişilerin ifadelerine başvurmayı planlıyor.

    Söz konusu tutanakta; Baran Güran, Muhammed Kaya, Osman Güran, Melike Güran, Maşallah Güran, Melek Güran, Birsen Güran, Remziye Cabaş, Yasemin Gül, Erhan Güran, Barış Güran, Eren Güran, Hediye Güran, Maide Kaya, Ramazan Atasoy, Muhammed Emre Güran, Yusuf Kaya, Ufuk Kaya, Furkan Kaya, Ğazal Bahtiyar ve Mehmet Selim Atasoy’un beyanlarının tespiti için zorla getirilme emri çıkarılmasına karar verildi.

    Narin’in babası Arif Güran’ın ise “müşteki” sıfatıyla sisteme kayıt edilmesi ve hakkında zorla getirme emri düzenlenmesine hükmedildi.

    Duruşma 7 Kasım 2024 tarihinde saat 09.00’da yapılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Üç yaşındaki kız çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen erkek tutuklandı

    Üç yaşındaki kız çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen erkek tutuklandı

    PİRHA- Dersim’de servis şöförlüğü yapan M.A isimli şahıs kreş öğrencisi üç yaşındaki kız çocuğuna taciz iddiasıyla tutuklandı.

    Dersim’de servis şöförlüğü yapan M.A isimli şahısın, üç yaşındaki kreş öğrencisi kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiası adli makamlara yansırken, tacize ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma sonucunda gözaltına alınan M.A. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Dersim Barosu bir açıklama yaparak, “Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, çocuğun üstün yararı gözetilerek mağdur çocukların haklarını yasalar ve uluslararası sözleşmeler kapsamında koruyacağımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasında 10 hastanenin ruhsatı iptal edildi

    ‘Yenidoğan çetesi’ soruşturmasında 10 hastanenin ruhsatı iptal edildi

    PİRHA – “Yenidoğan çetesi” soruşturması kapsamında 10 özel hastanenin ruhsatı iptal edildi.

    112 Acil Çağrı Merkezi’nde çalışan kişilerle ortak hareket ederek, bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip, ölümlerine sebebiyet verilmesine ve haksız kazanç elde edilmesine ilişkin soruşturma kapsamında 10 özel hastanenin ruhsatı iptal edildi.

    Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen yazıda şunlar kaydedildi:

    “Teftiş Kurulu Başkanlığının 28 Eylül 2024 tarihindeki sayılı inceleme raporu ve ekleri ile mezkur rapora istinaden Bakanlık makamından alınan 18 Eylül 2024 tarihli onay gereği alınmış olunan ve yazı ekinde yer alan makam onayları doğrultusunda işlem uygulanması, uygulanan bu işlemlerin, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin ‘Faaliyetin durdurulması durumunda hastalara ilişkin işlemler’ başlıklı 65/A maddesinde yer alan ‘Özel hastanenin tamamında veya bir kısmında faaliyetin geçici olarak durdurulması veya ruhsatın iptal edilmesi söz konusu olduğunda müdürlük tarafından öncelikle mevcut yatan hastalarla ilgili tespit yapılır. Nakli mümkün olmayan hastaların tedavilerinin tamamlanmasından ve nakli mümkün olanların da diğer hastanelere nakillerinden sonra özel hastanenin faaliyeti durdurulur. Bu durumdaki hastanelere yeni hasta kabulü yapılamaz.’ hükmü doğrultusunda yürütülmesi hususunda bilgilerini ve gereğini rica ederim.”

    Söz konusu yazı üzerine soruşturmada adı geçen hastaneler şöyle:

    Özel Avcılar Hospital Hastanesi, Özel TRG Hospitalist Hastanesi, Özel Birinci Hastanesi, Özel Güney Hastanesi, Özel Bağcılar Medilife Hastanesi, Özel Beylikdüzü Medilife Hastanesi, Özel Reyap İstanbul Hastanesi, Bağcılar Özel Şafak Hastanesi ve Özel Silivri Kolan Hastanesi, Çorlu Reyap Hastanesi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yönetmen Kazım Öz hakkında soruşturma açıldı

    Yönetmen Kazım Öz hakkında soruşturma açıldı

    PİRHA-Yönetmen Kazım Öz hakkında ‘Zer’ filminin Youtube gösteriminden dolayı “örgüt propagandası’ iddiasıyla soruşturma açıldı. Sanal medya hesabından bir mesaj paylaşan Öz, “Youtube kanalımda gösterimi devam eden filmimin bir suç teşkil edip etmediğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Ben bir yönetmenim, hangi konuyu seçeceğime ve o konuyu ne şekilde anlatacağıma ben karar veririm” dedi. 

    Bahoz ve Zer filmlerinin yönetmeni Kazım Öz, ‘Zer’ filminin Youtube gösteriminden dolayı hakkında açılan soruşturma nedeniyle ifadeye çağrıldı.

    Daha önce de 7 yıl 6 aydan 15 yıla kadar hapis cezası istenen Yönetmen Kazım Öz “örgüte üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davada delil yetersizliğinden dolayı beraat etmişti.

    “ZER FİLMİ BİR PROPAGANDA FİLMİ DEĞİLDİR”

    İfadeye çağrılan Kazım Öz, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

    “Hakkımda açılmış yeni bir soruşturma için ifadeye çağrıldım. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, yönetmeni ve yapımcısı olduğum Zer isimli sinema filmimin Youtube gösteriminden dolayı ‘terör örgütü propagandası’ yaptığım iddia edilmiş! Zamanında Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen, sonra da yine aynı bakanlık tarafından bazı sahneleri sansürlenen Zer filmine şimdi de bir dava açılarak cezalandırılmak isteniyorum. Daha önce hakkımda açılan başka bir davadan beraat etmeme rağmen. Belli ki savcılar bir sebep bulmak için çırpınıyorlar! Zer filmi bir propaganda filmi değildir. Propaganda filmlerini görmek istiyorsanız TRT’nizi açın oraya bakın! Vizyona girmiş, uluslararası festivallerde gösterilmiş, ödüller kazanmış bir sinema filminin Youtube gösterimine dava açmak, ülkemizde sanat alanında sansür ve otosansürün hangi düzeye ulaştığını gösteriyor. Ama biz bağımsız ve özgür sanatçılar ne sizin sansürünüze ne de kendi otosansürümüze izin veririz! Youtube kanalımda gösterimi devam eden filmimin bir suç teşkil edip etmediğini kamuoyunun takdirine bırakıyorum. İfademde belirttiğim gibi ben bir yönetmenim, hangi konuyu seçeceğime ve o konuyu ne şekilde anlatacağıma ben karar veririm.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır Barosu, Narin cinayeti soruşturmasında müşteki olarak kabul edildi

    Diyarbakır Barosu, Narin cinayeti soruşturmasında müşteki olarak kabul edildi

    PİRHA- Diyarbakır Barosu, 21 Ağustos’ta kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayeti soruşturması ile ilgili ‘kurumsal olarak müşteki taraf’ taleplerinin kabul edildiğini duyurdu.

    Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve arama çalışmalarının 19’uncu gününde cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, otomobilinde Narin’e ait DNA izleri bulunan amcası Salim Güran, cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.

    Diyarbakır Barosu da 13 Eylül’de Cumhuriyet Başsavcılığı’na davada ‘kurumsal olarak müşteki taraf’ talebinde bulunmuştu.

    Baro yaptığı açıklamada, taleplerinin kabul edildiği duyurdu. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Diyarbakır Barosu olarak Narin soruşturmasına daha önce yapmış olduğumuz başvuruda ‘aile bireylerin şüpheli konumunda bulunması, toplumda infial yaratan yaşam hak temelli yargılama dosyasında adaletin sağlanması, maddi gerçeğin açığa çıkması, faillerin cezalandırılması, adalet sistemi içerisinde çocukların haklarının korunması için soruşturma sürecinde ‘müşteki sıfatıyla eklenme’ talebinde bulunmuştuk. Talebimiz Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca bugün itibariyle kabul edilmiştir. Dosyada şüpheli sıfatı olmayan Narin’in abisi Baran Güran, faillerin tespiti ve cezalandırması için hukuki destek talebiyle baromuza daha önce talepte bulunmuş ise de kurumsal olarak müşteki taraf sıfatı ile dosyaya eklenmiş olmamız nedeniyle dosyanın takibi artık bu sıfatla sürdürülecektir. Diyarbakır Barosu olarak Narin’in faillerinin hak ettikleri cezayı almaları için hukuk mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Narin’i yaşatamadık ama Narin için adaleti sağlayacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün serbest bırakıldı

    Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün serbest bırakıldı

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün, sağlık kontrolünün ardından serbest bırakıldı. Keskün hakkında  sosyal medyada yaptığı paylaşımlar sebebiyle Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı. 

    Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle bu sabah evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan ve ardından Balıkesir Terörle Mücadele Şubesi’nde ifadesi alınan Alevi Kültür Dernekleri (AKD)Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün, Balıkesir Eski Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından serbest bırakıldı.

    SORUŞTURMA AÇILDI

    5 yıl önceki Deniz Gezmiş, Mahir Çayan ve Grup Yorum paylaşımlarından kaynaklı gözaltına alınan Muharrem Keskün’e Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgüt propagandası yapmaktan soruşturma açıldı. Polis, Muharrem Keskün’ün dijital cihazlarına el koydu. Keskün, Balıkesir Eski Devlet Hastanesi’nde yapılan sağlık kontrolünün ardından serbest bırakıldı.

    PİRHA/BALIKESİR

    Alevi Kültür Dernekleri Burhaniye Şube Başkanı Muharrem Keskün gözaltına alındı

  • Narin Güran cinayeti kapsamında mahalle imamı hakkında idari soruşturma

    Narin Güran cinayeti kapsamında mahalle imamı hakkında idari soruşturma

    PİRHA – Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde Kuran kursundan çıktıktan sonra kaybolan ve 19 gün sonra dere yatağında çuval içinde cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran ile ilgili soruşturma sürerken, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan imam R.K. hakkında idari soruşturma başlatılarak, 2 müfettiş görevlendirildi. İmamın telefonunda uygunsuz görüntüler olduğu iddia edildi. 

    Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta Kuran kursundan çıktıktan sonra kaybolan, 19 gün sonra dere yatağında, çuval içinde üzeri taş ve çalılıklarla kapatılmış cansız bedeni bulunan Narin Güran cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sürüyor.

    Soruşturma kapsamında, otomobilinde Narin’e ait DNA izleri bulunan amcası Salim Güran, cesedi taşıdığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar, Narin’in annesi Yüksel Güran ve ağabeyi Enes Güran’ın da aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.

    TELEFONUNDA PORNOGRAFİK GÖRÜNTÜLER ÇIKTI İDDİASI

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 kişiden biri olan ve 11 Eylül’de serbest bırakılan imam R.K. hakkında özellikle sosyal medyada telefonunda uygunsuz görüntüler olduğu iddia edildi.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI: 2 MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRİLDİ

    Bu iddialar üzerine R.K. hakkında idari soruşturma başlatıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı konu ile ilgili 2 müfettiş görevlendirerek inceleme başlattı. İmamın yıllık izinde olduğu öne sürüldü.

    (HABER MERKEZİ)