Etiket: soruşturma

  • Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının tacize uğradığı iddiası üzerine soruşturma

    Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının tacize uğradığı iddiası üzerine soruşturma

    PİRHA-Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’ne bağlı ‘Sevgi Evi’nde kalan kız çocuklarının, il dışı gezisinde kurum personeli E.Ç.’nin tacizine uğradıkları iddiası üzerine valilik idari, savcılık da adli soruşturma başlattı.

    Tunceli Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı sevgi evinde kalan kız çocukları, kurum çalışanı E.Ç.’nin de eşlik ettiği Urfa ve Mardin gezisine katıldı. Gezi sırasında, iddiaya göre, bazı kız çocukları, E.Ç.’nin kendilerine tacizde bulunduğunu, kurumda çalışan başka personele anlattı. Personel de bunu kurum psikoloğuna iletti. Psikolog, çocuklar ve E.Ç. ile görüşerek durumu kuruma bildirdi. Tunceli Valiliği, soruşturma başlatarak, olayla ilgili tutulan tutanakları cumhuriyet başsavcılığına gönderdi.

    VALİLİK VE SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

    İdari soruşturma başlatan Tunceli Valiliği’nce iddiaların asılsız olduğunun anlaşıldığı ancak adli makamların da durumu incelemesi için raporların savcılığa gönderildiği belirtildi.

    Yapılan açıklamada, şöyle denildi:

    “İddialara ilişkin süreç konunun hassasiyeti nedeniyle titizlikle takip edilmiş, söz konusu iddiaların tarafımıza ulaşmasına müteakip Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüzce ivedilikle inceleme başlatılmış, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’müz ve Sağlık Müdürlüğü’müz tarafından konunun uzmanı psikolog görevlendirilmeleri yapılmıştır. Uzman psikolog ve sosyal çalışma uzmanları tarafından yapılan incelemeler neticesinde düzenlenen raporlarda iddiaların asılsız olduğu değerlendirilse de konunun adli makamlarca da incelenmesi için tanzim edilen raporlar Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.”

    Valiliğin raporları göndermesinin ardından Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da çok yönlü adli soruşturma başlattı.

    PİRHA/DERSİM

  • Gazeteci-şair Uğur Yanıkel’in ölümü sonrası doktorlar hakkında soruşturma

    Gazeteci-şair Uğur Yanıkel’in ölümü sonrası doktorlar hakkında soruşturma

    PİRHA- Geçen cumartesi Beşiktaş’ta baygın halde bulunarak Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ancak kurtarılamayan Halk TV Youtube Koordinatörü gazeteci Uğur Yanıkel’in ölümüyle ilgili doktorlar hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi. 

    Halk TV Youtube Koordinatörü gazeteci Uğur Yanıkel, geçen cumartesi Beşiktaş’ta baygın halde bulunarak hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

    Yanıkel’in amcası Cemal Yanıkel TELE1’e yaptığı açıklamada yeğeninin ölümündeki şüphelere dair polisin soruşturma yürüttüğünü ve avukatlarının konuyla ilgilendiğini aktarırken Beşiktaş Stadı’nın yan tarafında yerde yatan Yanıkel’e müdahale için gelen ambulansın yeğenini Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürene kadar 1 saat vaktin geçtiğini belirtti.

    “Orası 10 dakikalık bir mesafe bile değil. Neden ambulans 1 saatte gitmiş, neden orada müdahale edilmemiş” diyen Amca Yanıkel o saatte yolların da açık olduğunu ve ambulansın yeğenini aldıktan sonra hastaneye 1 saatte ulaşmasının çok uzun olduğunu aktardı. Cemal Yanıkel, “Yürüyerek bile oradan 10 dakikada gidilebilecek bir yer” dedi.

    Kaldırıldığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bilinci yerine gelen Yanıkel’in doktorlara iyi olduğunu söylediğini aktaran Amca Yanıkel, yeğeninin ilk anda gitmek istediğini ancak daha sonra bilincinin kapandığını belirtti.

    Cemal Yanıkel ayrıca, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yeğenine müdahale eden doktorlar hakkında Sağlık Bakanlığı’ndan soruşturma izninin verildiğini ve Yanıkel’e müdahale eden doktorlar hakkında soruşturmanın başlatıldığını söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halk TV çalışanı Yanıkel’in ölümü ‘şüpheli’ bulunarak soruşturma başlatıldı

    Halk TV çalışanı Yanıkel’in ölümü ‘şüpheli’ bulunarak soruşturma başlatıldı

    PİRHA- İstanbul Emniyeti, Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel’in bir sokakta baygın halde bulunduktan sonra vefat etmesini ‘şüpheli’ bularak soruşturma başlattı.

    Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel, 23 Aralık Cuma gecesi İstanbul Beyoğlu’ndaki 10 Aralık Şehitler Parkı’nın yanındaki yol kenarında baygın halde bulundu. Yanıkel, kaldırıldığı Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Yanıkel’in duvardan düştüğü anlara ilişkin MOBESE kamerası kayıtları ortaya çıktı.

    Görüntüleri inceleyen polis, Uğur Yanıkel’in 10 Aralık Şehitler Parkı’ndan koşarak geçtiğini ve parkın bittiği noktaki 3 metrelik duvardan kontrolsüz biçimde atladığını/düştüğünü, daha sonra da hareketsiz kaldığını tespit etti.

    ANKA’da yer alan habere göre Yanıkel’in biri ya da bir şeyden kaçma ihtimali üzerine olay ‘şüpheli’ bulunarak inceleme başlatıldı.

    Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel’in cenazesi, yapılan otopsinin ardından Okmeydanı Cemevi’nde düzenlenen cenaze erkanından sonra memleketi Ardahan’a gönderilerek toprağa verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Savaş uçaklarının hava saldırısına tepki gösteren HDP’lilere soruşturma -VİDEO

    Savaş uçaklarının hava saldırısına tepki gösteren HDP’lilere soruşturma -VİDEO

    PİRHA-20 Kasım’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Kuzey ve Doğu Suriye kentleri ile Federe Kürdistan Bölgesi’nde birçok bölgeye hava saldırısı düzenlemesine tepki göstermek isteyen HDP’lilere soruşturma açıldı. Emniyette ifadeleri alınan HDP’lilere ‘Basın açıklamasının içeriği neydi’, ‘Sizi yönlendiren oldu mu’, ‘Dağ kuryelerinden kimseyi tanıyor musun?’, ‘Güneye gidip geldin mi?’ve ‘PKK’de tanıdığın var mı?’ şeklinde soruları soruldu. 

    HDP Dersim İl Örgütü’nün, 20 Kasım’da Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Kuzey ve Doğu Suriye kentleri ile Federe Kürdistan Bölgesi’nde birçok bölgeye hava saldırısı düzenlemesine tepki göstermek için Sanat Sokağı’nda yapmak istediği basın açıklamasına polis müdahale etmişti.

    Basın açıklamasına katılan HDP’lilere soruşturma açıldı ve emniyette ifadeleri alındı. İfadeleri alınan HDP’lilere ‘Basın açıklamasının içeriği neydi’, ‘Sizi yönlendiren oldu mu’, ‘Dağ kuryelerinden kimseyi tanıyor musun?’, ‘Güneye gidip geldin mi?’ve ‘PKK’de tanıdığın var mı?’ soruları soruldu.

    “TUNCELİ VALİSİ HDP’NİN SOKAĞA ÇIKMAMASI İÇİN ELİNDEN GELEN HER ŞEYİ YAPIYOR”

    20 Kasım’da yapmak istedikleri basın açıklamasıyla ilgili ifadeye çağrıldıklarını söyleyen HDP Dersim İl Eş Başkanı Ferhat Yıldız, “Bana sizi yönlendiren oldu mu, basın açıklamasının içeriği neydi ve neden basın açıklamasına katıldınız sorusunu sordular. Ben de ‘TSK’nin saldırısını ve her türlü savaşı protesto etmek için açıklama yapmak istedik ama buna müsaade etmediniz’ dedim. Polis en basit demokratik hakkımızı dahi kullanmamıza engel oldu. Hemen bizi çembere aldılar müzakere yapmak istedik ama o da mümkün olmadı, milletvekilimiz açıklama yapmaya başladığında kalkanlarıyla bizi ittiler ve dağıttılar. İfadeye çağrılan diğer arkadaşlarımıza da ‘Dağ kuryelerinden kimseyi tanıyor musun?’, ‘Güneye gidip geldin mi?’, ‘PKK’de tanıdığın var mı?’ soruları soruldu. Arkadaşlarımızı çağırıp böyle sorular sorulması düşündürücüdür, doğru değildir” dedi.

    Yıldız, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “Ülkede demokrasi olmadığı için kolluk güçleri de tek kişinin emrinde. Özellikle Tunceli Valisi Dersim’de HDP’nin sokağa çıkmaması için elinden gelen her şeyi yapıyor. Tunceli Valisi sürekli eylem ve etkinlik yasağı getiriyor, ben başka bir icraatını görmedim. Tunceli Valisi Dersim’de halkın demokratik haklarını engellemek için tayin edilmiş bir memurdur.”

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >TSK’nin Federe Kürdistan’ı bombalamasına tepki gösteren HDP Dersim İl Örgütü üyelerine polis müdahale etti-VİDEO

  • Ankara merkezli soruşturmada birçok kentte ev baskınları: 14 kadın gözaltında

    Ankara merkezli soruşturmada birçok kentte ev baskınları: 14 kadın gözaltında

    Ankara merkezli TJA’ya yönelik yürütülen soruşturmada, birçok kentte yapılan ev baskınlarında 14 kadın gözaltına alındı.

    Mezopotamya Ajansın’nın haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “örgüt yöneticisi”, “örgüt üyesi”, “örgüt propagandası” ve “örgüte finansman sağlamak” iddiasıyla Özgür Kadın Hareketi’ne (Tevgera Jinên Azad-TJA) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ankara, Muş, Mardin, İstanbul, Diyarbakır, Adana, Siirt, Van, Ağrı, İzmir, Urfa, Mersin, Antep ve Şırnak’ta 57 eve baskın düzenlendi. TJA ve HDP Kadın Meclisi üyelerinin de aralarında bulunduğu 50 kadın hakkında gözaltı kararı olduğu öğrenilen soruşturma, açık ve gizli tanık beyanlarına, MASAK raporlarına, daha önce yapılan ev baskınlarında el konulan dijital materyallerin inceleme sonuçlarına dayandırıldı.

    14 KİŞİ GÖZALTINDA

    Soruşturma kapsamında Diyarbakır’da TJA aktivistleri Figen Ekti, Mekiye Ormancı, Didar Çeşme, Zekiye Güler, Bedia Akkaya, Sultan Esen, Hatice Güngör, Kadın Akademisi üyesi Figen Aras, yazar Meral Şimşek; İstanbul’da Leyla Deniz, Pınar Ceylan ve Yeliz Ayyıldız Kıyak; İzmir’de D.A.; Mûş’ta Merve Tekin Demirel gözaltına alındı.

    Gizlilik kararı bulunan soruşturmaya dair avukatlara bilgi verilmedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Maden katliamı soruşturmasında 50 kişinin ifadesine başvuruldu

    Maden katliamı soruşturmasında 50 kişinin ifadesine başvuruldu

    Amasra’da 41 işçinin öldüğü maden katliamı soruşturmasında kurum yöneticileri ile madenciler olmak üzere 50’yi aşkın personelin ifadesine başvuruldu. Bartın Baro Başkanı, bilirkişi heyetinin kapsamlı bir rapor hazırlayacağını söyledi.

    Bartın’ın Amasra ilçesinde 41 işçinin öldüğü maden katliamına yönelik soruşturmada görevlendirilen altı savcının şu ana kadar kurum yöneticileri ile madenciler olmak üzere 50’yi aşkın personelin ifadesine başvurduğu belirtildi.

    Maden sahasında, oluşturulan yedi kişilik bilirkişi heyeti ile incelemelere katılan Bartın Baro Başkanı Ferhat Parlatır, hazırlanacak ön rapor ile olay anı ve sonrasındaki maden işçilerinin görüşleriyle birlikte, kusurlu kişilerin şüpheli olarak ifadelerinin yakın bir zamanda alınabileceğini düşündüğünü kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde siyasi tutuklulara iki yeni soruşturma

    Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nde siyasi tutuklulara iki yeni soruşturma

    İstanbul Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi B-6 koğuşundaki siyasi tutuklulara iki yeni soruşturma açıldı.

    Hapishanelerde tutuklular üzerindeki hak gaspları ve baskılar her geçen gün artıyor. Devletin hapishanelerdeki tecrit politikasına her gün bir yenisi ekleniyor.

    Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’nin B-6 koğuşunda gardiyanların yaptığı arama sırasında hapishanenin kantininde satılan kalem ve çekpas gibi eşyalara el konuldu. Hapishanede dolma kalem bulundurmak suç sayılarak, hücresinde dolma kalemin çıktığı tutukluya ise soruşturma açıldı.

    Edinilen bilgilere göre, tüm koğuşa açılan ikinci soruşturmanın gerekçesi kapılara vurmak olarak gösterildi. Başka bir koğuştan gelen kapı dövme seslerini duyan kadın tutuklular ilk önce gardiyanları çağırarak duruma dair bilgi almak istediler ancak tutsakların ısrarlarına rağmen saatlerce bilgi verilmedi. Diğer koğuştaki kadınlar için endişelenen B-6 koğuşunda kalan tutuklular bilgi alana dek kapı dövme eylemi yaptılar.

    Soruşturma evrakında, çıkması muhtemel olan cezaya dair ise kınama cezasından hücre cezasına kadar ucu açık ibareler bulunuyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • İstanbul Valiliği, gazetecileri darp eden polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi

    İstanbul Valiliği, gazetecileri darp eden polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi

    PİRHA- İstanbul Valiliği, Gezi direnişinin yıldönümünde polis tarafından darp edilen gazetecilerin suç duyurusunun ardından söz konusu polisler hakkında soruşturma açılmasını engelledi.

    Gezi direnişinin 9’uncu yıldönümünde Taksim Dayanışması’nın çağrısı ile 31 Mayıs’ta protesto eylemi düzenlenmiş, eylemde çok sayıda kişi ve haber takibi yapan Halk TV muhabiri Erdinç Yılmaz, Ozan Demiriz, Tele 1 TV muhabiri Engin Açar, kameraman Umutcan Yitük,  Gazete Fersude muhabiri Hayri Tunç, Dokuz8 Haber muhabiri Fatoş Erdoğan ve Karşı Mahalle muhabiri Sezgin Kartal’ın aralarında bulunduğu gazeteciler darp edilmişti.

    Yaşanan polis müdahalesinde Evrensel Gazetesi muhabiri Meltem Akyol, BirGün Gazetesi-muhabiri Gökay Başcan,  Flash Haber TV muhabiri Dilan Polat, Nil Derin Aydoğdu ve Sevda Doğan ise ters kelepçeli şekilde gözaltına alınarak,  saatlerce bu şekilde bekletilmişti.

    İSTANBUL VALİLİĞİ, POLİSLERİN TESPİTİNİ VE SORUŞTURMA AÇILMASINI ENGELLEDİ

    Gazeteciler, yaşadıkları şiddet nedeniyle 3 Haziran’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gazeteciler şikayetlerinde; polisin görevini kötüye kullandığını, işkence, eziyet, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçunun yanı sıra iş ve çalışma hürriyetinden yoksun bırakma ihlali yaşadıklarını dile getirdi.

    Şikayetin ardından savcılık, polislerin tespiti ve haklarında soruşturma izni verilmesi üzerine İstanbul Valiliği’ne yazı yazdı.

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), duruma ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, valiliğin polisleri tespit edemediği yönündeki iddiasına vurgu yaptı. Valiliğin soruşturma ve disiplin soruşturmasının açılmasını engellediği de belirtilen açıklamada, soruşturma açılmadan dosyanın kapatıldığı bilgisi verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Polis müdürü Hanifi Zengin’e bir soruşturma daha

    Polis müdürü Hanifi Zengin’e bir soruşturma daha

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin hakkında Onur Yürüyüşü’nde uyguladığı şiddet nedeniyle bir soruşturma daha açıldı. 
    Toplumsal eylem ve etkinliklerde gazetecilere ve eylemlere katılanlara uyguladığı şiddet ve taciz ile gündeme gelen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Hanifi Zengin hakkında bir soruşturma daha başlatıldı.
    Soruşturma, Zengin’in Onur Yürüyüşü’nde uyguladığı işkence ve tacize ilişkin kadın ve LGBTİ+’ların suç duyurusu bulunması üzerine başlatıldı. Zengin hakkında daha önce de tahkikat başlatıldığı İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü tarafından tebliğ edildi.
    Zengin hakkında daha önce Artı TV kameramanı Bilal Meyveci’yi tehdit etmesi ve haber takibi yapmasını engellediği için soruşturma başlatılmıştı.

     

    (HABER MERKEZİ) 

  • Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Karakuş: Aleyhime verilecek karar tüm memurları ilgilendirir -VİDEO

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Karakuş: Aleyhime verilecek karar tüm memurları ilgilendirir -VİDEO

    PİRHA- Sinan Aygün’ün şikayeti üzerine İçişleri Bakanlığı’nın hakkında ‘memurluktan atılması’ için soruşturma başlattığı Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Hukuken beni devlet memurluğundan çıkarmaları mümkün değilken yine de bunu yaparlarsa kendileri açısından bir emsal karar üretirler. Bu da sadece beni değil tüm memurlar ilgilendirir. İstedikleri memuru istedikleri zaman memurluktan atabilirler” dedi.

    Sinan Aygün, TOGO İkiz Kuleleri davasında taraf olan, Çankaya Belediyesi’nde de görev yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan hakkında ‘işe gitmeden maaş aldığı, haksız kazanç sağladığı’ gerekçesiyle şikâyette bulundu.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Karakuş hakkında soruşturma izni verdi. Yargıya başvuran Karakuş’un soruşturma izni Danıştay 1. Dairesi tarafından iptal edildi. Karakuş hakkında verilen soruşturma izninin, geçtiğimiz mayıs ayında Danıştay’dan dönmesine rağmen soruşturma yürütülmeye devam ediyor.

    Danıştay kararını yok sayan İçişleri Bakanlığı’na bağlı Yüksek Disiplin Kurulu, Karakuş’un ‘memurluktan çıkarılması’ için 6 Eylül Salı günü toplanacak.

    Bakanlığın hakkında yürüttüğü soruşturmanın hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Karakuş, konuya ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

    “SİNAN AYGÜN ŞİKAYET ETMİŞ, SOYLU DA BUNU DERT EDİP SORUŞTURMA AÇMIŞ”

    Yürüttükleri kent ve çevre mücadelesinden dolayı Mimarlar Odası üzerindeki baskıların ve kuşatmaların devam etiğini aktararak sözlerine başlayan Karakuş, bu soruşturmanın iktidarın çaresizliğinin bir göstergesi olduğunu kaydetti.

    Karakuş sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz hukuk alanında mücadele ediyoruz. Şimdi de karşı karşıya kaldığımız durum Melih Gökçek dönemine uzanıyor. Benim şahsımda, Mimarlar Odası’nın yönetimi hakkında, kurumumuz hakkında şikayet ve suç duyurusunda bulundu. Sinan Aygün bir rantçıdır. 20.000 metrekarelik bir alana 120.000 metre kare bir inşaat yapmış. Mimarlar Odası da bunu yargıya taşıdı. Yargıda bu inşaat hakkında iptal kararı verdi. Yani bu kuleler yıkılacak. Dün yıkım ihalesi olacaktı ancak yürütmeyi durdurma kararı almışlar, erteletmişler. Ama eninde sonunda bu kuleler yıkılacak. Dolayısıyla zararı çok büyük.

    “DANIŞTAY, EMSAL NİTELİĞİNDE LEHİMİZE KARAR VERDİ”

    Sinan Aygün’ün şikayeti üzerine başlayan süreç İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesiyle devam etti. Buna ilişkin daha önce bir soruşturma olmuştu ve Danıştay 18. Dairesi geçtiğimiz mayıs ayında kararını verdi. Danıştay’ın bizim lehimize verdiği kararda İçişleri Bakanlığı’nın bizi soruşturma yetkisi olmadığı ve benim yaptığım tüm çalışmaların bağlı olduğum idarenin bilgisi dahilinde olduğu kararını verdi. Yani benim oraya gittiğim vakitlerde izinsiz, mazeretsiz işe gitmediğim gibi bir durum söz konusu değil. Danıştay ayrıca bu kararını kesin olarak verdi ve itiraz yolunu da kapadı. Bu emsal bir karardı” diye konuştu.

    “BAKANLIK, KAYYUM ATAYAMADIĞI MUHALİF BELEDİYELERE KARŞI YIPRATMA POLİTİKASI İZLİYOR”

    Söz konusu Danıştay’ın verdiği emsal kararın İçişleri Bakanlığı’nın belediyeler üzerinde kayyum gibi davranma yetkisini elinden aldığını, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin iç işlerine karışmasının önüne geçtiğini söyleyen Karakuş, şunları dile getirdi:

    “Biliyorsunuz İçişleri Bakanlığı kayyum atayamadığı muhalif belediyelere karşı yıpratma politikası izliyor. Anayasal bir kuruluşuz biz, kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüyüz. Bizim yönetim kurulumuzuz hepsi kamu görevi yapar. Biz kamu adına davranırız. Dolayısıyla ben belediyede de olsam kamu görevi yapıyorum, Mimarlar Odası’nda da olsam da kamu görevi yapıyorum. Ayrıca biz bu görevleri mesai saatleri dışında yapamayız. Örneğin ben bir görüşme yapacağım, Saat 5 buçuktan sonra görüşelim diyemem. Bunu çalışmış olduğum Çankaya Belediyesi de biliyor. Yaptığım her şey onların bilgisi dahilinde, gittiğim her yerde öyle.”

    “ÇALIŞTIĞIM KURUMDA HAKKIMDA AÇILMIŞ TEK BİR SORUŞTURMA DAHİ YOK”

    Karakuş son olarak şunları aktardı:

    “İçişleri Bakanlığı dışarıdan böyle bir disiplin soruşturması açamaz. Yapılan usule aykırıdır. 657’ye tabi devlet memuruysanız ve bir disiplin suçu işlediyseniz, oradaki amiriniz bir disiplin soruşturması yapar. Bu süre içerisinde sizi suçlu bulursa ceza verir. Ancak devlet memurluğundan çıkarma cezası verilecekse bunu idare görüşür ve yüksek disiplin kuruluna sevk eder. Çalıştığım yer olan Çankaya Belediyesi’nde benim hakkımda açılmış olan tek bir soruşturma yok. Burada belediyenin yetkisini aşmışlardır, gasp etmişlerdir. Beni İçişleri Bakanlığı çalışanı gibi görüp yüksek disiplin kuruluna sevk etmişler.

    “BENİM ALEYHİME KARAR VERİLİRSE BU TÜM MEMURLARI İLGİLENDİRİR”

    6 Eylül Salı günü yüksek disiplin kurulu bu dosyayı görüşecek. Bu dosya yüksek disiplin kuruluna ocak ayında gitmiş. Usulen 6 ay içerisinde karar vermesi gerekiyordu ama bu süre aşılmış durumda. Yani bu dosya zaman aşımına uğramalı. Ayrıca ortada bir Danıştay kararı da var. Hukuken beni devlet memurluğundan çıkarmaları mümkün değilken yine de bunu yaparlarsa kendileri açısından bir emsal karar üretirler. Bu da sadece beni değil tüm memurlar ilgilendirir. İstedikleri memuru istedikleri zaman memurluktan atabilirler. Bu yapılan tamamen hukuksuzdur ama yaşadığımız koşullara baktığımız zaman böyle bir karar verilebilir. Biz de bunun karşısında hukuki yollardan tüm haklarımızı kullanacağız. Kimse bu saatten sonra bana dokunmayan yılan bin yaşasın düşüncesi ile hareket etmesin. 2023’te bunlar gidene kadar herkes birlik olmalı ve mücadele etmeli. Biz haklılığımızla, kararlılığımızla bu ülkenin aydınlığa kavuşması için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Fuat Uğur şikayet etti, Gazeteci Sezgin Kartal hakkında dava açıldı

    Fuat Uğur şikayet etti, Gazeteci Sezgin Kartal hakkında dava açıldı

    PİRHA- Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur’un HDP İzmir il binasına yapılan saldırıyı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesini organize edenin HDP olduğunu iddia ettiği yazısına karşı yorum yazdığı iddiasıyla Gazeteci Sezgin Kartal hakkında dava açıldı. 

    Türkiye Gazetesi Yazarı Fuat Uğur’un HDP İzmir il binasına yapılan saldırıyı ve Deniz Poyraz’ın katledilmesini organize edenin HDP olduğunu iddia ettiği “Bu suikastı Küresel Gladyo’nun aparatları FETÖ ve HDP düzenledi” başlıklı yazısı büyük tepki çekmişti.

    Alevi aktivist ve Gazeteci Sezgin Kartal’ın, söz konusu Uğur’un bu yazsına kişisel twitter hesabından “FETÖ ile iş tutarlar, kandırıldık deyip sıyrılırlar, ÖSO kamplarında eğitilmiş katil terörist Onur Gencer katliam yapar, suçlu HDP olur. Fuat sen katil teröristlerin arkasındakileri aklayan ortaksın” şeklinde yorum yaptığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Hiçbir tebligat ya da ifade için çağrı gelmemesine rağmen Kartal hakkında 6 Temmuz’da yakalama kararı çıkarıldı. Soruşturma tutanaklarında Kartal’ın evde olmadığı tarihlerde polis ekiplerinin iki defa evine geldiği görüldü.

    Dava açıldığını ve yakalama kararı çıkarıldığını tesadüfen öğrendiğini söyleyen Sezgin Kartal, bugün Çağlayan Adliyesi’ne ifade vermek için gitti. 24. Asliye Ceza Hâkimliği’ne giden Kartal’ın ifadesi alınmayıp 20 Ekim tarihine duruşma günü verildi ve yakalama kararı kaldırıldı.

    “HALKI YANILTICI, İNSANLAR ARASINDA DÜŞMANLIK TOHUMLARI EKENLER KARŞISINDA OLMAK ZORUNDAYIZ”

    PİRHA’ya dava hakkında açıklama yapan Gazeteci Sezgin Kartal, şunları kaydetti:

    “Sözde bu gazeteci Deniz Poyraz katliamından iki gün sonra köşe yazısında olayın HDP’nin organizasyonu olduğunu açıklıyor ve katilin Suriye’deki radikal İslamcı gruplarla bağlantısını da bir kılıf şeklinde tersyüz ediyor. Yazı başlı başına katliamın politik yönünü bambaşka yöne çevirmek üzere yazılmış. Bu yazıya dair iddia edilen tweeti atıp atmadığımı hatırlamıyorum. Çünkü tweet geçmişimi taradığımda mesaj içeriğine ulaşamadım. Yargının bu kadar hassas bir konuda gazetecilik adı altında kamuoyunu yanıltan yazı yazan bu kişiye dair kılını kıpırdatmayıp, sözde gazetecinin iddiası üzerine dosyalar oluşturup davaya dönüştürmeleri hukuksal açıdan da sorunlu. Ayrıca bir telefon açmaları dahilinde ifade vermeye gidebilecekken yakalama kararının çıkarılması, gece yarısı evime giderek şaibeli durum yaratmaları doğru değil. Hukuksuzlukla ve halkı yanıltıcı, insanlar arasında düşmanlık tohumları eken her şeyin karşısında olmak zorundayız.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HDP kongresine jet hızıyla soruşturma

    HDP kongresine jet hızıyla soruşturma

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan HDP kongresine jet hızıyla “örgüt propagandası” yapıldığı gerekçesiyle soruşturma açıldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) 5’nci Olağan Büyük Kongresini “Çözüm bizde” şiarıyla Ankara Spor Salonunda gerçekleştirdi. Oldukça coşkulu geçen kongreye Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından jet hızıyla soruşturma açıldı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, kongrede atılan sloganlara dair “örgüt propagandası” yapıldığı gerekçesiyle re’sen soruşturma açıldığı belirtildi. Kongrede atılan sloganlara dair 4 kişinin kimlik tespitinin yapıldığı vurgulanan açıklama şöyle:

    “03.07.2022 tarihinde Ankara Kapalı Spor Salonunda gerçekleştirilen Halkların Demokratik Partisi 5. Olağan Kongresinde atılan sloganlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7/2. maddesi gereğince Terör Örgütü Propagandası Yapmak suçundan re’sen soruşturma başlatılmıştır. Şu ana kadar 4 şüphelinin kimlikleri tespit edilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığımızca verilen talimatlara istinaden, tüm şüphelilerin tespit edilmesi ve Başsavcılığımıza sevklerinin sağlanması işlemlerine Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edilmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Munzur Üniversitesi Rektörlüğü ‘izinsiz halay çeken’ öğrencilere soruşturma açtı

    Munzur Üniversitesi Rektörlüğü ‘izinsiz halay çeken’ öğrencilere soruşturma açtı

    PİRHA-TÜGVA ve AKP’nin Gençlik Ofisleri’ni protesto ettikleri için gözaltına alınan Munzur Üniversitesi öğrencilerine Rektörlük tarafından soruşturma açıldı.

    Munzur Üniversitesi’nde TÜGVA ve AKP’nin Gençlik Ofisleri’ni protesto eden öğrenciler, darp edilerek gözaltına alınmış ve soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan öğrencilere Munzur Üniversitesi Rektörlüğü tarafından soruşturma açıldı.

    Munzur Üniversitesi rektörlüğü “İzinsiz halay çekmek ve oturmak suretiyle izinsiz gösteri yapmak” gerekçesiyle öğrencilere soruşturma açtı. Öğrencilere gönderilen tebligatta 17 Haziran’da rektörlük tarafından görevlendirilen öğretim üyelerine savunma yapmaları isteniyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili ‘Covid’ paylaşımlarına soruşturma başlatıldı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ilgili ‘Covid’ paylaşımlarına soruşturma başlatıldı

    PİRHA-Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Erdoğan ve eşinin Covid testinin pozitif çıkmasıyla ilgili paylaşım yapan bazı sosyal medya kullanıcılarına “Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerleri aşağılama” soruşturması başlattı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın Covid-19 testlerinin pozitif çıkmasına ilişkin paylaşım yapan bazı sosyal medya kullanıcıları hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    Konuyla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı: “5 Şubat 2022 tarihinde Sn. Cumhurbaşkanı tarafından kendisi ve eşinin Covid-19 test sonucunun pozitif çıktığı ve sağlık durumunun iyi olduğu yönünde sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımını ilgi tutarak yapılan bir kısım paylaşımlarda; Cumhurbaşkanına hakaret, dini değerleri aşağılama vs suç teşkil eden ifadelerle ilgili olarak, Cumhuriyet Başsavcılığımız yetkisinde tespit edilen şüpheliler hakkında re’sen soruşturma başlatılmış olup konuyla ilgili gerekli adli işlemler kolluk birimleriyle birlikte yürütülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Öğretmene, yürüyüşte kız öğrenciler arasında bir erkek öğrencinin olması nedeniyle soruşturma

    Öğretmene, yürüyüşte kız öğrenciler arasında bir erkek öğrencinin olması nedeniyle soruşturma

    Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde bir öğretmene, öğrencileri kızlı-erkekli orman yürüyüşüne götürdüğü gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

    Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde Coğrafya öğretmeni Engin Ulus hakkında öğrencileri kızlı-erkekli orman yürüyüşüne götürdüğü gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

    Kız lisesi olarak eğitim verilen Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde 2002 yılında karma eğitime geçilmişti. 172 yıllık okul 2016’da yeniden kız lisesi olmuş, o yıl bu karara karşı öğrenciler eylemler yapmıştı.

    Gerçek Gündem’den Fırat Fıstık’ın haberine göre Beyoğlu Anadolu Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olarak görev yapan Engin Ulus hakkında öğrencileri, orman yürüyüşüne kızlı erkekli götürdüğü gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ulus, “Aynı lise sıralarını paylaşan gençlerin ortak anılara sahip olmasını bir idare neden istemez?” ifadelerini kullandı.

    Öğretmen Engin Ulus, sosyal medya hesabı üzerinden orman yürüyüşündeki fotoğrafı da paylaşarak şu açıklamayı yaptı:

    “23 Ekim’de Belgrad Bentler Tabiat parkında organize ettiğim orman yürüyüşüne halihazırda öğrencilerimiz ve üniversite okuyan mezunlarımız katıldı. Bu kalabalığın yarısı öğrenci, yarısı mezun neredeyse ve o mezun öğrenciler içinde sadece bir erkek öğrencimiz var. O kadar öğrenci arasında bir erkek öğrenciyi görüp 17 yaşındaki kız çocuklarını erkeklerle buluşturma suçlaması işte bu fotoğrafın gerçekleştiği etkinlikten çıkmıştır. Okulun mezunları ile öğrencileri arasında bir bağ olmasını, mezunların abilik, ablalık yapmasını, üniversite okuyan mezunlarımızın halihazırdaki öğrencilerimize feyz vermesini, mezunlar ile öğrenciler arasındaki ilişkilerin daha da yaygınlaşmasını, aynı lise sıralarını paylaşan gençlerin ortak anılara sahip olmasını bir idare neden istemez?”

    (HABER MERKEZİ)

  • Berkin Elvan’ın ailesine soruşturma

    Berkin Elvan’ın ailesine soruşturma

    Gezi sürecinde İstanbul Okmeydanı’nda polis attığı gaz fişeğiyle öldürülen Berkin Elvan’ın ailesi hakkında  ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Gezi eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeği nedeniyle 269 gün komada kaldıktan sonra 16 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın anne ve babası hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın 9 Aralık 2020’de görülen davanın ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde aile tarafından yapılan basın açıklamasında kullanılan ifadeler olduğu belirtildi.

    Independent Türkçe’den Can Bursalı’nın haberine göre; duruşma savcısının koronavirüse yakalanması nedeniyle 8 dakika süren duruşmadan sonra İstanbul Adliyesi’nin önünde yapılan açıklamada, anne Gülsüm Elvan ve baba Sami Elvan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olduğu dönemde yaptığı bir mitingde Gezi Parkı eylemleriyle ilgili yaptığı açıklamada, “Diyorlar ki ‘Polise talimatı kim verdi?’ Ben verdim” sözlerine atıf yapmıştı.

    Anne Gülsüm Elvan, adliye önündeki açıklamasında, “7 yıldır beklediğim adalet bir türlü gelmedi. Ben istiyorum o adaleti. Yargılansın. Tayyip Erdoğan, çocuğumu benden aldın bari cezayı ver. Yeter artık, ben adalet istiyorum” demişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Afgan gazeteci hakkında soruşturma

    Afgan gazeteci hakkında soruşturma

    YouTube’da yayınladığı bir video ile Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın Afgan göçmenlere yönelik sözlerine tepki gösteren, hakaret eden ve sözlerinin devamında Türkiye’deki yaşam biçimi ile kadınları hedef alan Afgan gazeteci Sunatullah Saadat hakkında soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “Bazı haber ve sosyal medya sitelerinde yabancı uyruklu bir gazeteciye ait olduğu tespit edilen paylaşımlardaki ifadelerin suç ve suç unsuru içerdiği kanaatine varılmış olup şüpheli şahıs hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca re’sen soruşturma başlatılmıştır” ifadeleri kullanıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Ahmet Şık hakkında soruşturma başlatıldı

    Ahmet Şık hakkında soruşturma başlatıldı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık hakkında resen soruşturma başlattı.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık hakkında katıldığı iki ayrı yayında kullandığı ifadeleri gerekçe göstererek resen soruşturma başlattı.

    Başsavcılık, Şık’ın katıldığı bir yayında “Bu devlet katil, bu devleti yıkmamız gerekiyor, evet Türkiye Cumhuriyeti devleti bir katil devlettir” ifadelerini kullandığını belirtti. Başsavcılıktan yapılan ikinci açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Milletvekili Ahmet Şık’ın katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği iddia olunan ‘Şunu açıklıkla ifade edeyim mi, eğer AKP, bu iktidar bloku vatansever ve ben terörist isem, onlar gibi vatansever olmaktansa teröristlerin başımın üzerinde yeri var. O iktidarı zayıflatacak her türlü politika, bu iktidarın köpek dişlerini kıracak, azı dişlerini çekecek her şey meşrudur’ şeklindeki sözleriyle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.”

    Ahmet Şık, soruşturma açılmasına dair sosyal medya hesabı Twitter’dan yaptığı paylaşımda “Devlet katil sözlerim nedeniyle eleştirileceksem/yargılanacaksam eksik tespit yaptığım için bu olmalı. Çünkü devlet seri cinayetler işleten bir katildir. Hiçbir devlet yoktur ki elinde kan olmasın” dedi. (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP’li Aykut Erdoğdu hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma

    CHP’li Aykut Erdoğdu hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma

    PİRHA-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Erdoğdu hakkında soruşturma başlattı.

    CHP Milletvekili Erdoğdu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hitap ederek, “Sizi seçimle indirdikten sonra vatana İhanetten yargılanmanız için bütün gücümle çalışacağım” ifadelerini kullanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunun ardından Erdoğdu hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle soruşturma başlattı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Savcı, kendisini muayene etmeyen doktoru ters kelepçeyle gözaltına aldırdı!

    Savcı, kendisini muayene etmeyen doktoru ters kelepçeyle gözaltına aldırdı!

    PİRHA- Osmaniye’de görevli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Bülbül, sırası gelmediği için kendisini muayene etmeyen Ortopedi Uzmanı Doktor Kemal Gökhan Günel hakkında gözaltı talimatı verdi. Yaşanan olaya tepki gösteren TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Ne olursa olsun bizler meslektaşımızın yanındayız. Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) başvuracağız. Hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

    Osmaniye’de görevli Cumhuriyet Savcısı Mehmet Bülbül, Osmaniye Devlet Hastanesi ortopedi bölümüne gelerek Ortopedi Uzmanı Doktor Kemal Gökhan Günel’in odasına girdi.

    Savcı olduğunu söyleyen Mehmet Bülbül, doktordan kendisini muayene etmesini istedi. İçeride başka bir hasta olduğunu söyleyen ve Bülbül’ü muayene etmeyen Doktor Kemal Gökhan Günel’in gözaltına alınması için polise talimat verdi. Olayın duyulmasının ardından hastane yönetimi ve meslektaşlarının gözaltına alınmaması için Doktor Kemal Gökhan Günel’in odasının önüne gelerek gözaltı işlemine engel olmaya çalıştılar. Daha sonra Doktor Kemal Gökhan Günel başka bir araçla Osmaniye İl Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye götürüldü.

    “KİMDEN GELİRSE GELSİN ŞİDDETE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK!”

    Doktor Kemal Gökhan Günel, yaşananların savcının nüfuzunu kullanmaktan kaynaklı yaşadığını ifade ederken, Türk Tabipleri Birliği (TTB) sosyal medya hesaplarından konuya ilişkin tepkilerini dile getirerek, “Bugün Osmaniye Devlet Hastanesi’nde meslektaşımıza yönelik bir savcı tarafından görevini kötüye kullanarak yapılan psikolojik şiddeti kınıyoruz. Sürecin takipçisi olacağız. Kimden gelirse gelsin sağlık alanında yaşanan şiddete karşı mücadelemiz sürecek” açıklamasında bulundu.

    “BİZ MESLEKTAŞIMIZIN YANINDAYIZ”

    TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı  ise PİRHA’ya yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

    “Kamuda çalışan görevliler bazen görevlerini kötüye kullanabiliyor. Bu dönem kamuda çalışanlarda bu durumu sık görüyoruz. Çünkü hesap vermiyorlar. Bunun bilinciyle hareket ediyorlar. Yargı mensuplarından gelen saldırı da ilk değil. Daha önce hakimler, savcılar meslektaşlarımıza yönelik bazı saldırılar gerçekleştirdi. Biz meslektaşlarımızın arkasında durduk. Gerekli her yere başvuru yaptık. Tabi sonuç alamadık. Son yaşanan olayda Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamaya bakarsanız meslektaşımızı suçlayan bir açıklama yapmış ve hakkında soruşturma açmıştır. Savcı hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır. Ne olursa olsun bizler meslektaşımızın yanındayız. Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) başvuracağız. Hukuki olarak ne gerekiyorsa yapacağız.”

    OSMANİYE CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI DOKTORA SORUŞTURMA AÇTI

    Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan olaya ilişkin yapılan açıklamada Doktor Kemal Gökhan Günel’in görevden kaçındığı söylenerek ve Savcı Mehmet Bülbül’ü aşağıladığı iddia edildi. Başsavcılık, doktor Günel hakkında “hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatıldığını belirtti.

    PİRHA/ANKARA