Etiket: soruşturma

  • İçişleri Bakanlığı, Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlattı

    İçişleri Bakanlığı, Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlattı

    PİRHA-İçişleri Bakanlığı, Fazilet durağına aynı anda 47 yolcunun bindiği iddialarıyla ilgili yürütülen savcılık soruşturmasında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi.

    İçişleri Bakanlığı, pandeminin ilk döneminde Kağıthane- Kabataş hattındaki Fazilet durağına aynı anda 47 yolcunun bindiği iddialarıyla ilgili yürütülen savcılık soruşturmasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Birinci Hukuk Müşaviri Eren Sönmez, Hukuk Müşaviri Özge Vural Öztürk ve Başkan Danışmanı Murat Ongun hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi. Savcılık tarafından İBB’ye gönderilen yazıda, “Tarafınızdan gönderilen excel formatındaki kayıtlara göre 9. durak olarak gözüken Fazilet durağında 71 yolcunun bindiğinin yazılı olduğu, kamera kayıtlarına göre hat boyunca hiçbir durakta bir seferde 71 yolcunun bindiğine ilişkin herhangi bir veri olmadığı anlaşılmıştır “ denildi.

    DHA’da yer alan habere göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu’nun yürüttüğü soruşturmada, İBB Hukuk Müşavirliği’nin dosyaya gönderdiği ilk belgelerin gelişi güzel hazırlandığı, otobüs içi görüntülerle gönderilen bilgiler arasında çelişkiler olduğu belirlenmişti. Savcılığın bu tespiti üzerine, İBB Hukuk Müşavirliği’ne müzekkere gönderdiği ve doğru bilgilerin gönderilmemesi halinde görevliler hakkında “resen soruşturma” yapılacağı ihtarında bulunulmuştu. İçişleri Bakanlığı sorumluluğu olduğu belirlenen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Birinci Hukuk Müşaviri Eren Sönmez, Hukuk Müşaviri Özge Vural Öztürk ve Başkan Danışmanı Murat Ongun hakkında soruşturma izni verilmesine karar verdi.

    “BİLGİLERLE UYUŞMUYOR”

    Savcılık soruşturma sırasında İBB’den gönderilen belgelerin yanlış bilgiler içerdiğini tespit etmiş ve bu durumla ilgili yazılı olarak da uyarıda bulunmuştu. Savcılık yazısında “İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’ndan gerekli bilgi ve görüntüler talep edilmiş, görevli emniyet mensupları tarafından da defalarca gidilip evrakın akıbeti sözlü olarak sorulduğu halde, yazılarınız ile bildirilen bilgilerin yeterince açıklayıcı ve detaylı olmadığı, istenilen yanıtları karşılamadığı, gelişi güzel şekilde hazırlandığı, araç içi görüntü kayıtları ile gönderdiğiniz bilgiler arasında çelişki bulunduğu tespit edilmiştir. Tarafınızdan gönderilen excel formatındaki kayıtlara göre 9. durak olarak gözüken Fazilet durağında 71 yolcunun bindiğinin yazılı olduğu, kamera kayıtlarına göre hat boyunca hiçbir durakta bir seferde 71 yolcunun bindiğine ilişkin herhangi bir veri olmadığı anlaşılmıştır “ denildi.

    İBB Hukuk Müşavirliği’nden gönderilen yeni belgelerde bu durakta hiç yolcunun binmediği bildirildi. İçişleri Bakanlığı ayrıca İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun hakkında, Beylikdüzü Belediyesi eski AKP Grup Başkanvekili Mücahit Birinci’ye yönelik sözleri nedeniyle soruşturma izni verilmesine de karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’li 5 milletvekili hakkında soruşturma

    HDP’li 5 milletvekili hakkında soruşturma

    PİRHA-Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı HDP’li 5 vekil hakkındaki soruşturma, ”görevsizlik” kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.

    Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyesi 5 Milletvekili hakkında soruşturma başlattı.

    Van Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk’ün Van’da DBP İl Başkanlığı öncülüğünde 8 Ocak’ta basın açıklamasındaki konuşması ile Van milletvekilleri Sezai Temelli, Muazzez Orhan Işık, Tayip Temel ve Murat Sarısaç’ın sosyal medyadaki paylaşımlarını incelemeye aldı.

    HDP’li 5 milletvekili hakkında “Türk milletini Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla soruşturma başlatan Başsavcılık, dosyaları “görevsizlik” kararıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosuna gönderdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Fransa’da plastik bombayla eylemcinin gözünü çıkaran polise soruşturma

    Fransa’da plastik bombayla eylemcinin gözünü çıkaran polise soruşturma

    Fransa’da Sarı Yelekliler’in eyleminde kullandığı plastik bombayla bir eylemcinin gözünü kaybetmesine neden olduğu iddia edilen polis hakkında soruşturma başlatıldı.

    Fransa’nın Rennes kentinde, akaryakıt zamlarına ve kötü ekonomik koşullara tepki olarak başlayan, daha sonra Macron yönetimine karşı gösterilere dönüşen Sarı Yelekliler’in 19 Ocak 2019’da düzenlediği protestoda kullandığı plastik bombayla bir eylemcinin gözünü kaybetmesine neden olduğu belirtilen polis hakkında soruşturma açıldı.

    Rennes Savcısı Philippe Astruc, yaptığı açıklamada, polis hakkında, eylemcinin gözünü kaybetmesine neden olduğu iddiasıyla soruşturma açıldığını belirtti.

    27 yaşındaki eylemci, söz konusu protestoda gözünü kaybetmesinin ardından suç duyurusunda bulunmuştu.

    Rennes Savcılığı, 27 Aralık 2019’da protestocunun eylemde gözünü kaybettiği olay hakkında soruşturma başlatmıştı.

    Fransa’da düzenlenen gösterilerde polis müdahalesi sonucu dört kişi öldü, 30 kişi gözünü kaybetti, beş kişinin eli koptu, 770 kişi ise yaralandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerin evlerinin işaretlenmesinde sıcak gelişme!

    Alevilerin evlerinin işaretlenmesinde sıcak gelişme!

    PİRHA- Yalova’da Alevi ailelere ait 5 eve çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi’ yazılmasına ilişkin “halkı kin veya düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama” suçundan soruşturma başlatıldığı açıklandı.

    Yalova’da Bağlarbaşı Mahallesi Lokman Sokak’ta bulunan Alevilere ait 5 eve çarpı işareti konularak, duvarlara ‘Alevi’ yazıldı.

    Tepkilerin yükselmesiyle birlikte Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.

    Savcılık yazılı açıklama yaparak, Bağlarbaşı Mahallesi’ndeki evlerin duvarlarına kırmızı boyayla “Alevi K” yazıldığının tespit edildiğini belirtip, “halkı kin veya düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama” suçundan ivedi soruşturma başlatıldığını duyurdu.

    Açıklamada, “Şüpheli veya şüphelilerin yakalanması ve yakalanmaları halinde mevcutlu olarak başsavcılığımızda hazır edilmeleri için kolluk güçlerine talimat verilmiş olup soruşturma titizlikle sürdürülmektedir” ifadelerine yer verdi.

    (HABER MERKEZİ)

    ilgili haberler…

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/yalovada-alevilere-ait-5-ev-isaretlendi-251230.html/25/01/2021/

    https://cp-test.pirhaberajansi.com/yalovada-evi-isaretlenen-aileler-bu-isin-arkasinda-orgutlu-bir-planlayici-var-endiseliyiz-251363.html/26/01/2021/

     

  • Diyanet İşleri Başkanını kınayan Ankara Barosu hakkında soruşturma izni

    Diyanet İşleri Başkanını kınayan Ankara Barosu hakkında soruşturma izni

    Adalet Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşcinsellere karşı nefret söylemi içeren konuşmasını kınayan Ankara Barosu hakkında soruşturma izni verdi.

    Adalet Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşcinsellere karşı nefret söylemi içeren konuşmasını kınayan Ankara Barosu yönetimi hakkında soruşturma izni verdi. Savcılık, açıklamada imzası bulunan 11 baro yöneticisini ifadeye çağıracak.

    Ankara Barosu, geçen yıl nisan ayında Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, Ankara Hacı Bayram-ı Veli Camii’nde yaptığı cuma hutbesi konuşmasındaki nefret söylemlerini yazılı açıklama yaparak kınamıştı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara Barosu hakkında suç duyurusunda bulunmuş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da inceleme başlatmıştı.

    İnceleme kapsamında Ankara Barosu’nun 11 yöneticisinden yazılı savunma istendi. Baro yönetimi de ortak şekilde hazırlanan savunmayı savcılığa gönderdi. Savcılık, ifadelerin alınmasının ardından dosyayı soruşturma izni için, Adalet Bakanlığına gönderdi. Bakanlık Ankara Barosu hakkında soruşturma izni verdi.

    Soruşturma izni verilmesinin ardından savcılık, açıklamada imzası bulunan aralarında Ankara Barosu Başkanı Avukat Erinç Sağkan’ın da bulunduğu 11 Baro yöneticisini ifadeye çağıracak.

    NE OLMUŞTU?

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, cuma hutbesinde “İslam zinayı en büyük haramlardan kabul ediyor. Lutiliği, eşcinselliği lanetliyor. Nedir bunun hikmeti. Hastalıkları beraberinde getirmesi ve nesli çürütmesidir bunun hikmeti. Yılda yüzbinlerce insan gayrimeşru ve nikahsız hayatın İslami literatürdeki ismi zina olan bu büyük haramın sebep olduğu HİV virüsüne maruz kalıyor. Geliniz bu tür kötülüklerden insanları korumak için birlikte mücadele edelim” ifadeleriyle eş cinselleri hedef göstermişti.

    Ankara Barosu, Erbaş’ın ifadelerine yaptığı yazılı açıklamayla “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın insanlığın bir kesimini nefretle aşağılayıp kitlelere hedef gösterdiği konuşmayı şaşkınlıkla ve ibretle izledik. Şaşkınlığımız; sesi çağlar öncesinden gelen bu şahsın, bir devlet kurumunun başında oturup söylemini kutsal sayılan değerler üzerine inşa ederek halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmesindeki kan kokan cüreti sebebiyledir” diyerek tepki göstermişti.

    Soruşturma AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in Twitter hesabından yazdıklarıyla Ankara Barosunu hedef göstermesi sonrası başlatılmıştı. Çelik, Ali Erbaş’ın söylediklerini “İnandığı değer sistemine göre konuşmak en doğal hakkı” diye savunmuş, Ankara Barosuna yönelik “Ankara Barosu’nun yaptığı faşist açıklama tam bir terbiyesizliktir. Faşizmin en küstah ve terbiyesiz hallerinden birinin bir baro adına yapılan açıklamada görülmesi ibretliktir” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İBB Başkanı İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı

    İBB Başkanı İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı

    AKP dönemine ilişkin belediyede gerçekleşen yolsuzluk ve usulsüzlüklere ilişkin dosyaları açmaya başlayan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk yolsuzluk dosyasını yargıya taşıdı. Aralarında Ulaştırma Bakanı’nın da bulunduğu 23 kişi hakkında suç duyurusu yapıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP dönemine ilişkin yolsuzluk dosyalarını açmaya başladı.

    Yargıya taşınan ilk büyük yolsuzluk dosyası, 2018’de İBB’nin kendi şirketi Medya A.Ş’ye ihale ettiği tanıtım işleri ile ilgili seçim döneminde yapılan ödemeler oldu. İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Bilgi İşlem Müdürlüğü’nce 30 Ekim 2018’de gerçekleştirilen “Yatırım organizasyonlarının tanıtım ve medya çalışmaları işi” ihalesi kapsamında iştirak şirketi ile 26 Kasım 2018’de 26 milyon 585 bin liralık sözleşme imzalandı. İmamoğlu’nun mazbatasını aldığı gün yani 17 Nisan 2019’da Medya A.Ş’ye, ihale kapsamında ödeme için 13 milyon 629 bin liralık fatura kesilmesi tartışma yaratmıştı.

    “İŞLERİN TAMAMINA YAKINI SÖZLEŞMEYE VE ŞARTNAMEYE UYGUN DEĞİL”

    Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre; Teftiş Kurulu raporunda, işlerin tamamına yakınının sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun yerine getirilmediği, hak edişlerin usule uygun yapılmadığı ve yapılan 15 milyon 458 bin+KDV tutarındaki ödemenin kamu zararı yarattığı belirlendi. Bu nedenle AKP döneminin İBB Genel Sekreter Yardımcısı, ihale ve harcama yetkilisi olan şu anki Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da aralarında bulunduğu 8 İBB görevlisi, eski Medya A.Ş genel müdürü Abdurrahman Tığ’ın da adının yer aldığı 6 şirket görevlisi ile alt yüklenici şirketin 9 yetkilisi hakkında Aralık ayının ilk haftasında suç duyurusunda bulunuldu.

    İSTANBUL VALİLİĞİ CEVAP VERMEDİ

    Teftiş Kurulu raporu, 15 milyon 458 bin liralık kamu zararının tahsili için Bilgi işlem Daire Başkanlığı’na iletildi.

    Ayrıca, kamu görevlileri hakkında idari soruşturma emri verildi. Teftiş Kurulu’nun başka dosyalar için “Memurlar ve Diğer kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun” hükümleri çerçevesinde, ön inceleme vermeye yetkili İstanbul Valiliği’ne tevdi raporu gönderdiği, ancak bugüne dek bir cevap alınamadığı öğrenildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKP’li Turan: Alaattin Çakıcı hakkında soruşturma başlatıldı

    AKP’li Turan: Alaattin Çakıcı hakkında soruşturma başlatıldı

    AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu tehdit eden organize suç örgütü elebaşı Alaattin Çakıcı hakkında savcılık tarafından soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Turan, “Savcılık gerekli soruşturmayı başlattı. İlgililerden edindiğim bilgi budur” şeklinde konuştu.

    “Hakaret, tehdit, kötü söz kimden gelirse kime karşı yapılırsa bu yanlıştır doğru değildir” diyen Turan, “Hukuk çerçevesinde gereği yapılmalıdır. Kişilere bağlı hakaret tehdit olmaması gerekir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • İmamoğlu’ndan soruşturmaya ilişkin ilk açıklama

    İmamoğlu’ndan soruşturmaya ilişkin ilk açıklama

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Kanal İstanbul projesini eleştirdiği için soruşturma açıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı soruşturmayı doğrularken İmamoğlu ise yaptığı ilk açıklamada Kanal İstanbul’un kendisi için bir devlet projesi olmadığını söyledi.

    İYİ Parti lideri Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için soruşturma açıldığını açıkladı. İçişleri Bakanlığı soruşturmayı doğruladı, nedeni ise “Kanal İstanbul’un bir ‘devlet projesi’ olması” gösterildi. İmamoğlu, konuya ilişkin yaptığı ilk açıklamada, “Kanal İstanbul benim için bir devlet projesi değil” dedi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, soruşturma hakkında yaptığı ilk açıklamada, “Kanal İstanbul benim için devlet projesi değil” dedi.

    KİPTAŞ anahtar teslim törenine giderken gazetecilerin konuyla ilgili sorusunu cevaplayan İmamoğlu “Konumuz deprem. Konumuz kentsel dönüşüm. Hukukçularımız süreci çalışıyor, inceliyor. Şimdilik bir şey söylemeyeceğim. Kamu kaynağı kullanıp kentsel dönüşüm yapıyoruz. Yapılan iyi şeyleri alkışlarız biz. Deprem ile yatıp kalkıyoruz, deprem bizim için kıymetli bir konu. Zayıf, oturulamayan evlerdeki insanları oturabilir evlere taşıyoruz. Kamu kaynağı böyle kullanılır” dedi.

    Bir gazetecinin İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasında Kanal İstanbul için “devlet projesi” ifadesi yer aldığını belirterek sorduğu “Kanal İstanbul devlet projesi midir?” sorusunu “Benim için değil” diye yanıtladı.

    Soruşturmaya yönelik yazılı ifadeyi ne zaman vereceğine dair soruya da “Cuma gününe daha var, hukuken inceliyoruz” yanıtını verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İmamoğlu’na ‘Kanal İstanbul’ soruşturması

    İmamoğlu’na ‘Kanal İstanbul’ soruşturması

    İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul projesine karşı çıktığı için soruşturma açıldığını öğrendiğini duyurdu.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında Kanal İstanbul projesine karşı çıkması nedeniyle soruşturma açıldığı öğrenildi.

    Konuyla ilgili açıklamayı, Fox TV’de canlı yayın konuğu olan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener yaptı.

    Akşener, “Sayın Abdülhamit Gül’ün açıklamalarını dinledim inşallah dediğini yapar ama Sayın İmamoğlu’na Kanal İstanbul’a karşı çıktığı için devlete karşı çıkmaktan soruşturma açıldı. Soruşturmanın özelliği şu: Devletin projesine karşı çıktığı için bölücülük yapmakla suçlanıyor. Bütün bunlar nedir? Bütün bunlar sistemin tartışılmadığı, yamalı bohçaya döndüğü sistemin getirdiği sonuçlar” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    PİRHA- İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına ve X işareti çizilmesine dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Bakan Çataklı, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada “Söz konusu yazılarla ilgili soruşturma başlatılmış olup, halihazırda olay aydınlatılmaya çalışılmaktadır” dedi.

    Açıklamasında nefret içeren olayın bazı kesimler tarafından etnik ve mezhepsel çatışma zeminine çekilmeye çalışıldığını ileri süren Çataklı şu ifadeleri kullandı:

    “Vatandaşlarımıza yönelik tehdit içerikli bu ve buna benzer yazılarla ve işaretlerle ilgili ihbarlara  kolluk kuvvetlerimizce anında müdahale edilmektedir. 2017 yılından bugüne kadar faili ya da failleri tespit edilen 6 olayda 11 şüpheli hakkında işlem yapılmış, bu kişilerin adli makamlara intikalleri sağlanmıştır. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Bin yıldır kardeşlik içinde yaşadığımız Anadolu topraklarında etnik kökeni, mezhebi ve sosyal ve siyasal kimliği üzerinden kardeşliğimizi ve huzurumuzu tehdit etmeye yönelik girişimlere, bundan önce müsaade edilmediği gibi bundan sonra da müsaade edilmeyecek.”

    ALEVİ AİLE: “ALEVİLERE YAPILMIŞ BİR HAKARETTİR”

    Pendik’te yaşadıkları apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılan aile, ırkçılık yapıldığının altını çizerek, şunları söylemişti:

    “Saat 08.00’de (20 Ekim) aşağıya indiğimizde duvara “Alevilere ölüm” yazılmıştı. Bu ırkçılıktır, biz burada bütün insanlarla kardeş gibi yaşamayı istiyorduk ve yıllarca böyle sürdü. Daha önce böyle bir şey yaşanmamıştı ama Alevilere yönelik ırkçı söylemler vardı. ‘Alevidir, dinsizdir’ gibi söylemler vardı. Bu dönemlerde ise artmaya başladı. Bu bir ölüm tehdidi ve ırkçılıktır başka bir şey değildir. Bizim kimseyle alıp veremediğimiz yok. Demek ki karşı tarafın bizimle bir alıp veremediği var ki böyle bir mesaj bırakmışlar. Alevilere yapılmış bir hakarettir. Bütün Alevilerin bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Çünkü tehdit altındayız. Bu bir ölüm tehdididir ve bilinçli yapılmış bir şeydir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Erdoğan hedef göstermişti: İstanbul Barosu’na soruşturma

    Erdoğan hedef göstermişti: İstanbul Barosu’na soruşturma

    AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hedef gösterdiği İstanbul Barosu’nun yöneticileri hakkında, ölüm orucunda yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in fotoğrafının binaya asılması gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ölüm orucu eyleminin 238’inci gününde yaşamını yitiren avukat Ebru Timtik’in fotoğrafının İstanbul Barosu binasına asılmasını gerekçe göstererek, Baro Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri hakkında soruşturma başlattı.

    Başsavcılık, önce İstanbul Barosu’ndan baro yöneticilerinin isimlerini istedi, sonrasında ise aralarında İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu’nun da olduğu 11 baro yöneticisini ifadeye çağırdı.

    Cumhuriyet gazetesine konuşan Durakoğlu, “Politik bir durum söz konusu. Ortada bir suç yok uydurma bir durum var” dedi.

  • Gülistan Doku’nun avukatına soruşturma

    Gülistan Doku’nun avukatına soruşturma

     255 gündür kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun aile avukatı Ali Çimen hakkında, “Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
    Dersim’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku’dan 255 gündür haber alınmazken, Doku ailesinin avukatı Ali Çimen hakkında, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatıldı.
    Avukat Çimen, Doku’ya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun ikinci kısmında yer alan “Suya düşen bir cismin olmadığı” ifadesini Ağustos ayında kamuoyuna duyurarak “Soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek” ile suçlanıyor.
    “TAKİPÇİSİ OLACAĞIM”
    Avukat Çimen, savcılığın enerjisini, mesaisini Gülistan Doku’nun akıbetini aydınlatmak için harcaması gerektiğini belirterek, başlatılan soruşturmanın hukukta bir yeri olmadığını söyledi. Çimen, “21 yaşında genç bir kadın kayıp. Haber alınamayan ve akıbetinin sonuçlanmasını isteyen, bunun için mücadele eden bir avukata soruşturma başlatıyor. Onunla ilgili inceleme başlatıyor. Biliyorsunuz daha önce aileye yönelik de gözaltı kararı oldu. Gerçekten de bu bir faciadır. Bu durumlar bizim kararlılığımızı daha çok artırıyor. Elbet davanın takipçisi olmaya devam edeceğim” dedi. (Mezopotamya Ajansı)
  • 44 tabip odasından Pala’ya destek: Soruşturma odalara ve TTB’ye saldırıdır

    44 tabip odasından Pala’ya destek: Soruşturma odalara ve TTB’ye saldırıdır

    PİRHA- Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından soruşturma açılan Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim üyesi ve TTB Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala için 44 tabip odası ortak bildiri yayınladı. Bildiride, “Pala’ya açılan soruşturmayı halkın doğru, bilimsel, gerçek bilgiye ulaşma hakkına, bilim insanının akademik özgürlüğüne, Türkiye’de hekimlerin birlikteliğinin sesi olan tabip odalarına ve TTB’ye saldırı olarak görüyoruz, kabul etmiyoruz” denildi. 

    “Türkiye’de henüz salgının tepe noktasını görmediğimizi düşünüyoruz” dediği için hakkında Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından soruşturma açılan Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim üyesi ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala için 44 tabip odası ortak ilan yayımladı.

    Gazetelerde yayımlanan ilanda, olağan dışı dönemlerde topluma karşı sorumluluğu olan bilim insanlarına daha fazla ihtiyaç olduğunun altı çizilerek, “Belirsizlik ve yetersiz bilginin kuşattığı panik ikliminden ancak güven veren bilim insanlarının topluma seslenmesiyle çıkılır. Bu niteliklere sahip bilim insanlarının açık sözlü, içten, gerçeği salamayan paylaşımlarıyla panik azalır” denildi.

    Pala’nın bilim insanı olarak koronavirüs sürecinde görevini yerine getirdiği kaydedilen ilanda, “Pala’ya açılan soruşturmayı halkın doğru, bilimsel, gerçek bilgiye ulaşma hakkına, bilim insanının akademik özgürlüğüne, Türkiye’de hekimlerin birlikteliğinin sesi olan tabip odalarına ve TTB’ye saldırı olarak görüyoruz, kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.

    NE OLMUŞTU?
    Uludağ Üniversitesi, TTB Covid-19 İzleme Grubu Üyesi Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, 21 Nisan 2020 tarihinde koronavirüs salgınına ilişkin “enBursa.com” adlı haber sitesine konuştu. Bursa Valiliği İl İdare Kurulu Müdürlüğü, Pala’yı “halkı yanlış bilgilendirdiği” ve “paniğe yönlendirici açıklamalar yaptığı” iddialarıyla Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etti. Savcılık, soruşturma sonunda ‘görevsizlik’ kararı vererek, soruşturma dosyasını Uludağ Üniversitesi’ne gönderdi ve üniversite yönetimi Pala hakkında soruşturma başlattı.

    Pala koronavirüs salgınıyla ilgili “Türkiye’de henüz salgının tepe noktasını görmediğimizi düşünüyoruz. Ben 2-3 hafta kadar önce tepe noktasının 20-27 Nisan arasında gözlenebileceğini, ondan sonra bir azalma olacağını ve Haziran’ın 2. haftasına kadar da sönümleneceğini tahmin ettiğimi yazmıştım. Bu tahminin ne kadar geçerli olacağını bu hafta hep birlikte göreceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

    Pala’nın 21 Temmuz günü üniversite yönetimine savunma vermesi bekleniyor.

  • Doku’nun kaybolmasında şüpheli Abarakov’un yazışmaları ‘özel’ olduğu gerekçesiyle incelenmedi!

    Doku’nun kaybolmasında şüpheli Abarakov’un yazışmaları ‘özel’ olduğu gerekçesiyle incelenmedi!

    Başsavcılığın, 5 Ocak’tan beri haber alınamayan Gülistan Doku’nun kaybolmasında şüphelenilen Zainal Abarakov’un telefonundaki Rusça yazışmalara “özel” olduğu gerekçesiyle bakmadığı ortaya çıktı.

    Dersim’de 5 Ocak’tan beri haber alınamayan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasında şüpheli olduğu düşünülen erkek arkadaşı Zainal Abarakov’un telefonu ve SIM kartı üzerinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan inceleme tamamlandı. Hazırlanan raporda, Abarakov’un telefonundaki Rusça yazışmalara “özel” olduğu gerekçesiyle bakılmadığı ortaya çıktı.

    Söz konusu raporun skandallarla dolu olduğunu belirten Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, “27 Şubat tarihinde Zainal Abarakov’un, savcılık tarafından telefonunun ve SIM kartının incelenmesi üzere karar alındı. Ancak Abarakov’un, bu karardan birileri sayesinde haberi olmuş ve sadece 26 Şubat tarihinde Doku’ya mesaj atmış. Doku’ya ne olduğunu tek bilen kişi Abarakov’dur. Bu rapor da bunun ispatıdır” dedi.

    “RAPOR 4 AYDIR VERİLMEDİ”

    Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü tarafından telefonda yapılan inceleme sonucunda hazırlanan raporda, soruşturmaya konu bir suç unsuruna rastlanmadığı iddia edildi. Cumhuriyet’ten Kübra Köklü’ye bilgi veren Avukat Ali Çimen, raporun kendisine 4 aydır verilmediğini ancak Abarakov’un savcılık tarafından telefonunun ve SIM kartının inceleneceğinden haberi olduğunu iddia etti.

    “ABARAKOV, GÜLİSTAN’A NE OLDUĞUNU BİLİYOR”

    Doku soruşturmasını şüphelinin üvey babasının görevlisi olduğu asayiş şube tarafından yürütülmesinden kaynaklı Abarakov’un dosyayla ilgili tüm bilgilere ulaşabildiğini öne süren Çimen, şunları söyledi:

    “Gülistan’ın kaybolduğu ay bizler şüpheli Zainal Abarakov’un telefonunun incelenmesini istedik. Ancak kabul edilmedi. Daha sonra tepkiler üzerine savcılık, 27 Şubat tarihinde Abarakov’un telefon kayıtlarını inceleme kararı aldı. Abarakov, savcılığa telefonunu 27’sinde veriyor.

    Ancak 26’sında Meltem adında bir arkadaşına ‘Benim telefonu alacaklar. Geri verilince yazarım sana’ diye mesaj atmış. Savcılıktan önce bu çocuk telefonun alınacağını nasıl öğrenebilir? Defalarca babasının polis olduğunu ve etkin soruşturma yürütülmesine engel olduğunu söyledik. Bu detay kuşkularımızı haklı çıkardı. Rapordaki skandallar bununla da bitmiyor. Abarakov, 5 Ocak’tan beri haber alınamayan Gülistan Doku’ya sadece 26 Şubat günü mesaj atıyor. Aradaki 52 gün boyunca ne mesaj ne de arama yapıyor. Bir insan neden merak etmez çünkü Abarakov, Gülistan’a ne olduğunu biliyor.”

    Avukat Ali Çimen, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağını bildirdi.

    ANNESİ KIZININ ARANDIĞI BARAJ GÖLÜNÜN KENARINDA KIZINDAN HABER BEKLİYOR

    Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, kaldığı yurttan 5 Ocak sabahı ayrılmasının ardından kendisinden bir daha haber alınamadı. Diyarbakır’da yaşayan Doku ailesi, kızlarının kaybolduğu gün Dersim’e gelerek güvenlik güçlerine ihbarda bulundu. Doku’nun bulunması için hem Uzunçayır Baraj Gölü yüzeyi, hem de göl dibinde balık insanlar ile arama çalışmaları yapıldı. Ancak Doku’ya ait bir ize rastlanamadı. Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, kızının arandığı baraj gölünün kenarında kızından haber bekliyor.

  • Hrant Dink Vakfı’na yönelik tehdide 26 yıl hapis istemi!

    Hrant Dink Vakfı’na yönelik tehdide 26 yıl hapis istemi!

    Hrant Dink Vakfı ve Rakel Dink’e yönelik tehditlerde bulundukları suçlamasıyla haklarında iddianame hazırlanan Hüseyin A. hakkında 26 yıl 3 aya kadar, Ersin B. için de 8 yıl 9 aya kadar hapis istendi.

    Hrant Dink Vakfı’na tehdit soruşturmasında iddianame hazırlandı. Hüseyin A. hakkında tehdit suçundan 26 yıl 3 aya kadar, Ersin B. hakkında ise 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

    İki şüpheli hakkında iddianame hazırlandı. Savcılık, şüpheli Hüseyin A., hakkında imzasız mektupla tehdit suçundan 26 yıla kadar hapis talep etti. Aynı iddianamede şüpheli olarak yer alan Ersin B. hakkında da imzasız mektupla tehdit suçundan 8 yıl 9 ay hapis talep edildi.

    Hrant Dink Vakfı, Twitter hesabından yapılan “27-28 Mayıs’ta Hrant Dink Vakfına e-mail ile ölüm tehdidi ulaştığını kamuoyuyla paylaşıyoruz. Son dönemde yükselen nefret dili ve oluşturulan iklimin ciddiyetini vurgulamak, yetkililere sorumluluklarını hatırlatmak için bu duyuruyu yapmanın görevimiz olduğu kanaatindeyiz” paylaşımıyla tehdit mesajları aldığını duyurmuştu.

  • Tekirdağ ve Kadıköy’de şiddet uygulayan polisler açığa alındı

    Tekirdağ ve Kadıköy’de şiddet uygulayan polisler açığa alındı

    Çorlu ve Kadıköy’de ortaya çıkan skandal görüntülerde şiddet uyguladığı görülen polisler açığa alındı.

    Tekirdağ Çorlu ve İstanbul Kadıköy’de yaşanan polis şiddeti görüntülerinin sosyal medyaya yansımasıyla kamuoyunda oluşan tepki sonrası ilgili polislere ceza geldi.

    Tekirdağ’daki ‘müdahale’ sırasında yurttaşlara küfür eden ve şiddet uygulayan polisler, görevlerinden el çektirilerek haklarında adli ve idari soruşturma başlatıldı.

    Ayrıca 5 kişi olayda polisler tarafından darbedildikleri iddiasıyla Çorlu Adliyesine suç duyurusunda bulundu.

    Kadıköy’deki motosikletli kuryeyle tartışıp kuryeye hakaret eden ve darp uygulayan polis memuru hakkında da İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden açıklama geldi.

    Olayın 19 Mayıs’ta meydana geldiği belirtilen açıklamada, olaya karışan polisin açığa alındığı, olayın ayrıntılarının soruşturulması amacıyla müfettiş talep edilerek gerekli idari işlemlere başlandığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Dünya Sağlık Örgütü’ne pandemi soruşturması

    Dünya Sağlık Örgütü’ne pandemi soruşturması

    Dünya Sağlık Örgütü’nün, Covid-19 pandemisi nedeniyle uluslararası bağımsız bir soruşturmaya tabi tutulmasına karar verildi.

    Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Çin’in de aralarında bulunduğu Birleşmiş Milletler üyesi 194 ülke, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) pandemi yönetimi konusunda “bağımsız olarak denetlenmesi” için sunulan önergeyi onayladı.

    Buna göre, “en kısa zamanda WHO’nun tarafsız ve bağımsız olarak tümüyle soruşturulacağı” belirtildi.

    Kararın amacının dünya çapında “salgınlara yönelik hazırlıklarının ve önlemlerinin artırılması, pandemilere karşı müdahalelerin güçlendirilmesi” olduğu belirtildi.

    İlk defa aralık ayında Çin’de görüldükten sonra dünyaya hızla yayılan Kovid-19 salgını, kısa sürede tüm ülkelerdeki bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Ancak pandemiye karşı ülkeleri bilgilendirme ve aralarında koordinasyon sağlama yükümlülüğü bulunan Dünya Sağlık Örgütü’nün Kovid-19 karşısındaki tutumu eleştirilerin odağı oldu.

  • Kadın ve çocuklar üzerinden tehdit savuran Fatih Tezcan hakkında soruşturma

    Kadın ve çocuklar üzerinden tehdit savuran Fatih Tezcan hakkında soruşturma

    AKP’nin sosyal medya trollerinden olan Fatih Tezcan, hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, iktidara yakınlığıyla bilinen ve Atatürk’e hakaretten yargılanan yandaş Fatih Tezcan hakkında, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçlarından soruşturma başlattı.

    İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “Fatih Tezcan adlı şahsın halkın bir kısmını hedef alarak tehdit içerikli bir video yayınladığına dair 11 Mayıs tarihinden itibaren çeşitli internet siteleri ile sosyal medyada haber yapıldığının belirlenmesi üzerine 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi gereği işin gerçeğini araştırıp yasal gereğine tevessül etmek amacıyla adı geçen hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ ve ‘halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştır.” denildi.

    NE OLMUŞTU?

    Fatih Tezcan, paylaştığı videoda, ”Karınızı, çocuklarınızı nasıl koruyacaksınız bizden?” diyerek aileleri de hedef almış, “Tayyip Erdoğan’ın bir damla kanına milyonlarca kan dökülür bu ülkede” ifadelerini kullanmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Burhan Kuzu hakkında bu kez tahliyeyi engellemekten soruşturma

    Burhan Kuzu hakkında bu kez tahliyeyi engellemekten soruşturma

    Uyuşturucu kaçakçısı Naci Şerifi Zindaşti’yi tahliye ettirdiği gerekçesiyle 5 yıla kadar hapsi istenen Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları üyesi Burhan Kuzu hakkında yeni bir soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı. Suçlama bu kez “tahliyeyi engellemek.”

    Yargı üzerinde baskı kurarak “uyuşturucu baronu” Naci Şerifi Zindaşti’yi tahliye ettirdiği gerekçesiyle “nüfuz ticareti” suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Üyesi Burhan Kuzu hakkında, Zindaşti’nin hasmı Orhan Ünğan’ın tahliyesini engellediği iddiasıyla “Yargı görevini yapanı etkileme” suçlamasıyla ayrı bir soruşturma yürütüldüğü ortaya çıktı.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu tarafından Kuzu hakkında “Nüfuz ticareti” suçunu işlediği iddiasıyla iddianame düzenlenerek 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

    Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek’in haberine göre soruşturma aşamasında ifadesi alınan Zindaşti’nin kızı ve şoförünün öldürülmesi olayının azmettiricisi olduğu iddiasıyla yargılanarak beraat eden Orhan Ünğan, “Ben Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanırken (Zindaşti’nin kızının öldürülmesi dosyası) Burhan Kuzu’nun yargılama dosyasına müdahale ettiğini ve tahliye edilmemem hususunda baskı yaptığını belirttim” demişti.

    TAHLİYE BASKISI

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu Ünğan’ın “tahliye edilmemesi için Kuzu’nun mahkemeye baskı yaptığını” iddia etmesini gerekçe göstererek Kuzu hakkında “Yargı Görevini Yapanı Etkileme” yönünden dosyayı ayırarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu’nun ayırma kararında Ünğan şikâyetçi olarak yer aldı.

    Kararda, “Müşteki beyanında; Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu sanık olarak yargılandığını ve 3 defa adli kontrol ile tahliyesine karar verilmesine rağmen itiraz üzerine Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin itirazı kabul ederek tutuklu yargılanmasına karar verdiğini, yargılama sonucunda beraat ettiğini, Burhan Kuzu’nun yargılama dosyasına müdahale ederek tahliye edilmemesi hususunda baskı yaptığı yönündeki iddialarla…” denildi.

     

  • İmamoğlu ve Yavaş hakkında yardım kampanyası soruşturması

    İmamoğlu ve Yavaş hakkında yardım kampanyası soruşturması

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, düzenledikleri yardım kampanyası nedeniyle kendisi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında İçişleri Başkanlığı tarafından soruşturma başlatıldığını açıkladı. 

    İçişleri Bakanlığı, koronovirüs (Covid-19) salgını dolayısıyla ekonomik olarak sıkıntıya giren yurttaşlarla dayanışma amacıyla başlatılan yardım kampanyaları nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında soruşturma başlattı.

    Soruşturma başlatıldığını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu açıkladı.

    Sözcü gazetesine konuşan İmamoğlu, soruşturmanın geçen hafta cuma günü başlatıldığını duyurdu. İmamoğlu, “Ankara’da da başlatıldığını duyduk. Muhtemelen kampanya düzenleyen diğer belediyelere de müfettiş gidecektir. Sadece bana açılmadı soruşturma” dedi.

    Vakıfbank’ta hâlâ bloke edilmiş durumda olan 900 bin liralık bağış parasını bulunduğunu hatırlatan İmamoğlu, “Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Korkuyla yapılmış bu işlem bankacılık tarihinin kara lekesidir.  Şu anda hâlâ blokaj duruyor, hukuki başvurumuzu yaptık. Mahkeme valilikten yanıt istedi. 15 gün süre verildi. Süre henüz dolmadı.  Bu eninde sonunda çözülecek. Şu anda bankaların yaptığı hukuksuz ve korkudan yapılmış bir işlem. Korkuyla yapılmış işlem de bankacılık tarihinin kara lekesidir” ifadelerini kullandı.

    “BAĞIŞIN ÖNÜNÜN KESİLMESİ UTANÇ VERİCİ”

    Valiliğin yazdığı yazı için “kara leke” diyen İmamoğlu, “Toplumun belediyeye yaptığı bağışın önünün bu şekilde kesilmesi utanç vericidir. O imzayı kim atmışsa utanmalı. Yanlış işlem görüyorsanız İBB Başkanı hakkında soruşturma açarsınız.  Ama vatandaşın bağışını bloke edemezsiniz. Kaldı ki hakkımızda bir soruşturma açıldı.  Bağışla ilgili süreç hakkında soruşturma başlattı açtı İçişleri Bakanlığı. Bakanlıktan bir müfettiş geldi soruşturmayı yapıyor. Soruşturma yapabilirsiniz. Ama kalkıp vatandaşa ait bir parayı bankada bloke etmek çok aciz, çok zavallı bir tavırdır. Buna yukarıdan aşağı kim müdahale ettiyse, kim talimat verdiyse, kim imza atmışsa, o acizliğin o zavallılığın bir parçasıdır” dedi.

    İmamoğlu, “İBB bünyesindeki İstanbul Vakfı adına yardım kampanyası düzenlemek için İstanbul Valiliği’ne yaptığınız başvuru ne aşamada? Neden İBB adına değil de vakıf adına başvuru yapıldı?” sorusuna,  “İstanbul Vakfı, İBB’nin Nurettin Sözen döneminde kurulmuş, aktif şekilde sayın Recep Tayyip Erdoğan döneminde yardımlaşma adına kullanılmış. Böyle bir vakfın yardım talebi bir haftadan uzun bir süredir bekletilirken tahmin edebileceğiniz onlarca vakfa günlük anında izni veren valiliğin niçin bizim başvurumuzu beklettiğini her gün sorguluyorum. Cevabını bilmediğim için mi sorguluyorum? Hayır. Cevabını biliyorum da ülkem adına bazen o kadar dip noktaya vuran bu duyguları sorgulamak zorundayım diyerek sorguluyorum. Bu sorgulamamı fiili olarak da yerine getiriyorum. ‘Bakıyoruz, inceliyoruz’ cümleleri ile geçiştirilen bir süreç söz konusu” yanıtını verdi.

    İmamoğlu, son olarak şunları kaydetti: “Şu anda İBB’nin kampanya ile ilgili kavramlarının önüne set kurulmaya çalışılıyor. Bu, İBB’nin yardım alamaması, bağış toplayamaması anlamına gelmiyor. Biz hala bağış alıyoruz. Belediye bu kadar mücadele edilen bir kurumsa yardım kampanyası için başvuruyu vakıfla yapalım o zaman dedik. Sonucu bekliyoruz. lütfen izah edin”

    NE OLMUŞTU?

    CHP’li Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlıklarının başını çektiği kampanya ile bazı belediyeler, koronavirüs salgını ve alınan önlemler dolayısıyla ihtiyaçlarını karşılayamayan yurttaşlar için 30 Mart Pazartesi sabahı yardım kampanyası başlattı. Ancak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından bu kampanyaya karşı genelge yayımlandı.

    81 il valiliğine gönderilen genelgede mevcut yasalarda belediyelerin yardım toplama faaliyetiyle ilgili hüküm bulunmadığı ve kampanya yapmak isteyen belediyelerin bulundukları il valiliğinden izin alması gerektiği vurgulandı.