Etiket: soruşturma

  • Sedat Peker hakkında soruşturma başlatıldı

    Sedat Peker hakkında soruşturma başlatıldı

    Bir kez daha halka silahlanma çağrısı yapan mafya elemanı Sedat Peker’e Suç İşlemeye Tahrik ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme suçlarından soruşturma açıldı.

    İstanbul Ataşehir’de katıldığı bir açılıştaki konuşmasında halka ‘Cumhur İttifakı’nı destekleme ve silahlanma çağrısı yapan’ Sedat Peker hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı:

    “03.02.2019 tarihinde İstanbul ili Ataşehir ilçesinde gerçekleşen bir açılış esnasında konuşan Sedat Peker’in halka silahlanma çağrısı yaptığına dair bilgi alınması üzerine ilgili konuşma kaydı kolluk marifetiyle temin edilerek incelenmiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca işin gerçeği araştırılıp yasal gereğine tevessül etmek amacıyla şüpheli hakkında Suç İşlemeye Tahrik ve Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik Etme suçlarından soruşturma başlatılmıştır.”

  • Akademisyen Bülent Şık’a kanser raporunu açıklamaktan ikinci soruşturma!

    Akademisyen Bülent Şık’a kanser raporunu açıklamaktan ikinci soruşturma!

    Sağlık Bakanlığının gizlediği kanser araştırmasını halka duyurduğu için 12 yıl hapsi istenen Akademisyen Bülent Şık’a bir soruşturma daha açıldı.   

    Kocaeli, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ ile Antalya’da yapılan ve Sağlık Bakanlığınca sonuçları kamuoyuna ve kamu kurumlarına bildirilmeyen, kanser araştırmasını halka duyurduğu için 12 yıl hapsi istenen Gıda Mühendisi, akademisyen Bülent Şık’a bir soruşturma daha açıldı. Şık hakkında sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, “terör örgütünün propagandasını yaptığı” iddiasıyla soruşturma başlatıldığı ortaya çıktı.

    T24’den Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, Bülent Şık’a bir soruşturma daha açıldı. Soruşturma dosyasında Şık’ın ıspanaktaki demir oranından hareketle gıdalardaki nitrat oranlarını konu aldığı, “Temel Reis” görselinin kullanıldığı yazısı da yer aldı.

    Şık, ıspanağın çok tüketilmesine neden olan bilimsel hatayı aktardığı yazısında sözü nitratlara getiriyor ve zararlarını aktarıyor. Emniyetin sosyal medyayı tarayan programının “reis” ve “savaş” sözcüklerinden hareketle güncel konularla ilgisi olmayan yazıyı radarına aldığı tahmin ediliyor. TTB’nin yanında olduğunu, yazısını paylaştığı mesajının başına koyan Şık’ın bu nedenle de radara takılmış olabileceği değerlendiriliyor.

    Akdeniz Üniversitesi’nden barış bildirisine imza attığı için ihraç edilen Bülent Şık, Sağlık Bakanlığı ile ortak yürütülen, beş kenti kapsayan kanser araştırmasından da uzaklaştırılmıştı. Bakanlığın araştırmanın sonuçlarını kamu kurumlarına ve kamuoyuna açıklamadığını fark eden Bülent Şık, çalışmaları kendi başına yürütmüş ve bu kentlerdeki suda ve toprakta kanserojen maddelerin bulunduğunu kamuoyuna duyurmuştu.  (HABER MERKEZİ)

  • CHP eski PM üyesi ve eski ABF başkanı Gümüş’e Erdoğan’a hakaretten soruşturma

    CHP eski PM üyesi ve eski ABF başkanı Gümüş’e Erdoğan’a hakaretten soruşturma

    CHP Parti Meclisi Eski Üyesi ve eski Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Avukat Fevzi Gümüş’e Didim Belediye Başkan Aday Adayı olduğu süreci de kapsayan dönemde sosyal medyadan yaptığı paylaşımlardan dolayı Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açıldı. Soruşturma kapsamında Gümüş, Emniyet Müdürlüğünde ifade verdi.

    CHP Parti Meclisi Eski Üyesi ve önceki dönemlerde Alevi Bektaşi Federasyonu ve PSAKD başkanlığı yapan Av. Fevzi Gümüş hakkında Cumhurbaşkanına hakaretten soruşturma açıldı. Gümüş, emniyette verdiği ifadede yaptığı paylaşımların düşünce özgürlüğü kapsamında olduğunu söyledi.

    Bursa Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü’nün Bursa Cumhuriyet Savcısından aldığı talimat uyarınca yapılan ”sanal devriye” esnasında ‘’Fevzi Gümüş profil isimli facebook kullanıcısı şahsın sayfasında yapılan incelemede bulunan Cumhurbaşkanına hakaret içerikli olabileceği değerlendirilen yorum ve paylaşımların bulunduğu araştırma raporu düzenlendiği ’’ belirtilerek başlatıldığı ifade edilen soruşturmada Gümüş’ün yaptığı paylaşıma yer verildi.

    GEZİ’Yİ ANMAK SUÇ SAYILDI 

    Soruşturmaya konu olanlarından ilkini 28 Mayıs 2018 tarihli Berkin Elvan’ın fotoğrafını paylaşarak “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak Nâzım Hikmet #Gezi5Yaşında’’ paylaşımı oluşturuyor; İkincisini ise 31 Mayıs 2018 günlü Berkin Elvan’ın fotoğrafını paylaşarak ‘’ #GeziyiUnutma ‘’ yorumu oluşturuyor.

    SOĞAN ELEŞTİRİSİ DE DOSYADA 

    Gümüş’ün, 24 Kasım 2018 günlü Cumhurbaşkanı Erdoğan : ‘’ Silahlı teröristle, soğanı olan terörist arasında hiç fark yok’’ resmini paylaşarak”Tarımla ilgilenmek, sanayileşmek, marka yaratmak, nitelikli çalışan sayısını artırmak gibi çağ dışı yöntemler yerine  #soğanı terörist ilan ederek enflasyonla mücadele eden akp hükümetini tebrik ediyoruz… Av. Fevzi Gümüş CHP PM (E) Üyesi Didim Belediye Başkanı A. Adayı” yorumu da soruşturmaya konu edildi.

    KILIÇDAROĞLU’NUN PAYLAŞIMINI PAYLAŞMAK SORUŞTURMAYA KONU OLDU

    Gümüş’ün 12 Mayıs 2018 tarihli Kemal Kılıçdaroğlu facebook sayfasında yer alan aynı tarihli ZURNA karikatür sayfasının “BAKALIM DÜŞÜK PROFİLLİ BAŞBAKAN İLANIMA KAÇ MİLLETVEKİLİ BAŞVURMUŞ-317 BAŞVURU-RECEP TAYİP ERDOĞAN KARÜKATÜRLÜ” paylaşımı da soruşturma konusu yapıldı.

    Av. Fevzi Gümüş’ün 11 Mayıs 2016 tarihli diken.com.tr haber sitesinin “Çakma monarşik rejime damat başbakan yakışır” başlıklı aynı tarihli haberini paylaşımı da soruşturma konusu paylaşımlar arasında yer alıyor.

    GÜMÜŞ: SORUŞTURMA MUHALEFETİ YILDIRMA, TOPLUMA KORKU SALMA AMAÇLI

    Parti Meclisi Eski Üyesi Avukat Fevzi Gümüş İfade için çağrıldığı Emniyet Müdürlüğünde ‘’ Yaptığım tüm paylaşımlar siyasi eleştiri ile bilgi paylaşımı niteliğindedir ve düşünce özgürlüğü kapsamındadır’’ diyerek suçlamaları reddetti. Soruşturmanın, muhalefeti yıldırma amaçlı olduğunu ifade eden Gümüş, “Bu ve benzeri soruşturmalar toplumsal muhalefeti yıldırma dahası topluma korkutma amacı taşıyor, elbette inandığımız siyasi düşünceden, eşit, özgür ve demokratik toplum mücadelemizden geri adım atmayacağız” diye konuştu. PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gezi gazisi Aydın Aydoğan’ı vuran polisler 6 yıl sonra yargılanabilecek

    Gezi gazisi Aydın Aydoğan’ı vuran polisler 6 yıl sonra yargılanabilecek

    Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeği ile yaralanan Aydın Aydoğan dosyası, Valilik tarafından engellenmişti. Bölge İdare Mahkemesi kararı bozdu. Polisler, 6 yıl sonra yargılanacak.

    İstanbul’daki Gezi Direnişi’nde gaz fişeğinin isabet etmesi sonucu Aydın Aydoğan ciddi şekilde ayağından yaralandı. Altı yıldır hukuk mücadelesi veren Aydoğan, Valilik engeli yüzünden bir türlü adalete kavuşamıyordu. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde dün görülen duruşmada, hakim Valiliğin 16 polis hakkındaki ‘soruşturma izni verilmemesi’ kararını bozdu. Aydoğan’ı yaralayan polisler, 6 yıl sonra yargılanabilecek.

    16 POLİS İSMİ BELİRLENMİŞTİ

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu, 20 Ekim 2015’te valiliğe yazı yazarak, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli 16 polisin ismini vermişti. Listede, gaz tüfeğini kullanan ancak ismi tespit edilemeyen memur da vardı. Savcılık, polisler hakkında “zor kullanma yetkisini aştıkları” gerekçesiyle soruşturma izni istemişti. Valilik, 22 Şubat 2016’da, polislerin görevlerini yerine getirdiklerini belirtmiş, “kusurulu oldukları tespit edilemedi” demişti. Kararda, atılan gaz fişeğinin, bahse konu yerde şahısların yaralanmasına sebebiyet verme ihtimalinin olduğu ifade edilerek, şikayetçilerin, görevli polis memurlarının attığı gaz fişeği neticesinde yaralandığına dair somut delil ortaya koyma imkanının olmadığı savunulmuştu.

    Bölge İdare Mahkemesi ise memurların yargılanmasını düzenleyen 4483 sayılı yasanın 2. maddesine dikkat çekerek, “Efrada karşı yapılan kötü muamelelere dair suçlara ilişkin açılacak soruşturmalarda, bu kanun hükümlerinin uygulanamayacağı kurala bağlanmıştır” dedi. Kararda şu ifadeler yer aldı:

    “Memurların görevleri sırasında insanları itip kakması, hakaret etmesi, etkili eylemde bulunması gibi hareketleri suni muamele imaline ilişkin olup, hazırlık soruşturması yapılmasının 4483 sayılı yasa kapsamında idare izne tabi olmadığı anlaşılmıştır.”

    “6 YILDIR ADLİYE KORİDORLARINDA ADALET ARIYORUM”

    Aydın Aydoğan ise mahkemenin kararını şöyle değerlendirdi: “6 yıldır adliye koridorlarında adalet arıyorum. Her türlü zorluğu çıkararak önümüze engeller koyuyorlar. Valiliğin aslında hukuka müdahale etme yetkisi yoktur. Emri altındaki suçluları adalet önüne çıkarmayarak suçu meşrulaştırmaya göz yumuyorlar, bu kabul edilemez. Valilik burada suçluyu kalkan olmuştur. Bilindiği gibi vali, bu dosyadaki polislerin bir çoğu FETÖ’den gözaltına alınmıştır. Bir nevi FETÖ’ye kalkan olmuşlardır. Ben bu karanlık, hukuksuz günlerin de geçeceğine inanıyorum. Emri veren belli, emri uygulayan belli… Sadece adalet istiyoruz…”

    HABER MERKEZİ

     

  • Erdoğan ‘bedelini ödeyecekler’ dedi; soruşturma başlatıldı

    Erdoğan ‘bedelini ödeyecekler’ dedi; soruşturma başlatıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da art arda yaptığı iki konuşmada da hedef gösterdiği Metin Akpınar hakkında “İç savaş ve darbe çağrısı” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurul’unda ve Arnavutköy’deki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada sanatçı Metin Akpınar’ı hedef gösterdi.

    Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Akpınar hakkında “İç savaş ve darbe çağrısı” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Metin Akpınar hakkında açılan soruşturmanın İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar’ın talimatıyla başlatıldığı bildirildi.

    ERDOĞAN: BEDELİNİ YARGIDA ÖDEYECEKLER

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 2018 Yılı Mali Genel Kurul’unda Akpınar’a yüklenerek, “İşte şimdi de yayın organları vasıtasıyla beni ipe götüreceklermiş. Bunu sanatçı görünümü altındaki müsveddeler yapıyorlar. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Kalkacaksın sen bu ülkenin Cumhurbaşkanını ipte sallandıracaksın, şimdi git bunun yargıda bedelini öde. Biz bu yola farklı çıktık, beni ipe götüreceksin… Yahu senin haddine mi? Biz şehadete inanmış insanlarız ve biz bunların bedelini rahatlıkla ödemeye hazır insanlarız. Bunun bedelini yargıda ödeyecekler” demişti.

    “Yargıda gereği yapılacak”

    Erdoğan Arnavutköy’de düzenlenen toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada da Metin Akpınar ile Uğur Dündar ve Müjdat Gezen’i hedef gösterdi. Erdoğan şunları söyledi:

    Bu CHP’nin yakası rozetli siyasetçileri yanında sanatçı yazar kılıklı borazanları var. Bunlardan 3’ü CHP’nin resmi yayın organı olan bir televizyonda benim ve Türkiye hakkında atıp tutmuşlar. Önce gergedan nesli deyip millete hakaret ederek işe başlamışlar sonra her şey sandıkta çözülmez demişler.

    Sorsanız demokrat sanatçılar. Ama milletin iradesine zerre kadar saygıları yok. Şayet kendi istedikleri gibi demokrasi uygulaması olmazsa belki lideri yani beni ayaklarımdan asarlarmış. Ya hepiniz topunuz cellat olsa ne yazar.

    Biz şahadete inanmışız. Ama sizin imanınız yok ki onu konuşalım. Geçmişteki darbeleri hatırlatıp bakalım darısı kimin başına demişler. Bunların isimlerini vermeyeceğim yargıda gereği yapılacak. Sanatçı müsveddesi, bütün bunlar bunun bedelini ödeyecekler.

    METİN AKPINAR NE DEMİŞTİ?

    Akpınar, Halk TV’de Uğur Dündar’ın sunuculuğunu yaptığı Halk Arenası programında politik eleştirilerde bulunurken ülkedeki kutuplaşmaya dikkat çekmişti. Akpınar, şu ifadeleri kullanmıştı:

    “Bireylerin özgür iradesiyle geleceklerini tayin edebildikleri bir rejim demokrasidir. Bizim polarizasyondan bu kargaşadan kurtulabilmemizin tek çaresi de demokrasi diye düşünüyorum. Oraya ulaşabilirsek ne ala kavga dövüş olmaz biz bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak her faşizmin olduğu gibi, karşılaştığı gibi belki liderini ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki adı geçen başka liderlerin yaşadığı gibi kötü sonlar yaşayabilir ama bize yazık olur, biz harap oluruz.”

     

     

  • Afrin mektubu imzacısı 170 kişiye soruşturma

    Afrin mektubu imzacısı 170 kişiye soruşturma

    TSK’nin cihatçı örgütlerle birlikte ocak ayında Suriye’nin Afrin kentine başlattığı saldırıya ilişkin milletvekillerine mektup gönderen 170 siyasetçi, aydın ve sanatçıya soruşturma açıldığı ortaya çıktı.

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, (TSK) cihatçı Özgür Suriye Ordusu’yla (ÖSO) birlikte ocak ayında Suriye’nin Afrin kentine başlattığı saldırıya ilişkin milletvekillerine mektup gönderen 170 siyasetçi, aydın ve sanatçıya soruşturma açıldığı ortaya çıktı. 170 imzacı operasyonun başlangıcında gönderdikleri mektupta askeri operasyonun ‘daha büyük sorunlar ve yıkım’ getireceğini ifade etmişti.

    “OPERASYONUN YAPILMAMASININ İSTENDİĞİ BİLDİRİYİ NEDEN İMZALADINIZ?”

    Diken’den Kemal Göktaş’ın haberine göre, mektubun kamuoyuna açıklanmasından 11 ay sonra, A Haber’in konuyla ilgili yaptığı ‘170 imza ile ikinci bildiri skandalı’ başlıklı haberin de eklendiği soruşturmada bazı imzacılar Terörle Mücadele Şubesi’ne (TEM) çağrılarak ifadeleri alındı. Polis sorgusunda, ‘Operasyonun yapılmamasının istendiği bildiriyi imzalamaktaki amacınız nedir?’ sorusu yöneltildi.

    170 siyasetçi, aydın ve sanatçının imzaladığı mektupta şu ifadeler yer almıştı:

    “KÜRT YURTTAŞLARIMIZI YÜREKTEN YARALAYACAĞINI BİLİYORUZ”

    “Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Sınırlarımızı korumanın ve beka sorunu yaşamamanın en iyi yolunun karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Güvenliğimizin milyarlara mâl olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve iş birlikleri üzerinden sağlanacağını, üstelik bunun mümkün olduğunu, tecrübe ile biliyoruz. Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz.

    “ON YILLARCA TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYACAK KAYIPLARA YOL AÇACAK”

    Orta Doğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar ülkemizi sadece hüsrana uğratacak, on yıllarca telafisi mümkün olmayacak toplumsal, siyasal, ekonomik ve insanî kayıplara yol açacaktır.

    Yurttaş kimliğimiz ve sorumluluğumuzla, halkımızın ve tarihin önünde siz yetki sahiplerini uyarıyor, sesimize kulak vererek sağduyulu davranmaya, savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.”

    MEKTUBU İMZALAYAN İSİMLER

    Abdullah Demirbaş, Fatma Bostan Ünsal, Nimet Tanrıkulu, Abdülbaki Erdoğmuş, Ferhat Tunç, Nimet Yardımcı, Ahmet Aykaç, Fethiye Çetin, Nur Bekata Mardin, Ahmet Faruk Ünsal, Fidan Eroğlu, Nurcan Baysal, Ahmet İnsel, Fikret Ünlü, Nurhan Keeler, Ahmet Özdemir Aktan, Füsun Ertuğ, Nurten Ertuğrul, Ahmet Tonak, Genco Erkal, Olga Hünler, Akın Birdal, Gençay Gürsoy, Onur Hamzaoğlu, Ali Bilge, Gonca Gül Gedikoğlu, Orhan Alkaya, Ali Haydar Konca, Gönül Saray, Orhan Silier, Ali Uçansu, Gülriz Sururi, Oya Baydar, Arzu Başaran, Gülseren Onanç, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Aslıhan Karabacak Calviello, Gülten Kaya, Ömer Laçiner, Aydın Arı, Gürhan Ertür, Ömer Madra, Aydın Selcen, Hacer Ansal, Özgün E. Bulut, Aynur Özuğurlu, Halil Ergün, Özgür Müftüoğlu, Ayşe Erzan, Hasan Cemal, Pınar Kılıçer, Ayşe Hür, Hasip Kaplan, Rakel Dink, Ayşe Nur Doksat, Hıdır Işık, Rıfat Yüzbaşıoğlu, Ayşegül Devecioğlu, Hüda Kaya, Salman Kaya, Ayten Yıldırım, Hürriyet Karadeniz, Savaş Demirci, Bahattin Yücel, Sefa Feza Arslan, Baki Tezcan, Hüseyin Ayrılmaz, Sema Kaygusuz, Baskın Oran, Hüsnü Okçuoğlu, Semih Bilgen, Belgin Koç, İhsan Eliaçık, Semih Gümüş, Beyza Üstün, Kıvanç Ersoy, Semra Somersan, Binnaz Toprak, Kumru Toktamış, Serhat Baysan, Burhan Sönmez, Kuvvet Lordoğlu, Servet Demir, Bülent Utku, Lale Mansur, Simten Coşar, Celal Korkut Yıldırım, Lati Akyüz, Suavi, Celalettin Can, Levent Tüzel, Suna Uluçınar Aygün, Cem Mansur, Mebuse Tekay, Süleyman Çelebi, Cem Özatalay, Mehmet Rasgelener, Şahika Yüksel, Cengiz Arın, Mehmet Rauf Sandalcı, Şanar Yurdatapan, Ceren Şengül, Melehat Kutun, Şebnem Korur Fincancı, Cihangir İslam, Melek Taylan, Tahsin Yeşildere, Defne Asal, Meral Camcı, Taner Akçam, Deniz Türkali, Meryem Koray, Tarhan Erdem, Deniz Yonucu, Mete Çetik, Tarık Ziya Ekinci, Dilek Gökçin, Mine Gencel Bek, Tatyos Bebek, Ece Temelkuran, Muammer Keskin, Tebesssüm Yılmaz, Ekrem Baran, Muhammed Salar, Tilbe Saran, Elif Sandal Önal, Murat Belge, Tuna Altınel, Emine Uşaklıgil, Murat Çeyişakar, Tümay İmre, Engin Sustam, Murat Morova, Ufuk Uras, Erdal Kalkan, Mustafa Altıntop, Ümit Kıvanç, Erdoğan Aydın, Mustafa Paçal, Ümit Özgümüş, Erol Katırcıoğlu, Muzaffer Kaya, Viki Çiprut, Ersin Salman, Nadire Mater, Yakın Ertürk, Ertuğrul Günay, Nalan Erbil, Yasemin Bektaş, Ertuğrul Mavioğlu, Nazan Aksoy, Zehra Kabasakal Arat, Ertuğrul Yalçınbayır, Nazar Büyüm, Zelal Ekinci, Esra Arsan, Necmiye Alpay, Zeynep Oral, Esra Mungan, Nesrin Nas, Zeynep Tanbay, Eşref Erdem, Nesteren Davutoğlu, Zişan Kürüm, Fadıl Öztürk, Neşe Erdilek, Ziya Halis, Fadime Gök, Neşe Yaşin, Zülfü Livaneli, Fahrettin Dağlı, Nil Mutluer.

     

  • Sarıkaya’nın 5 yıllık davasında başa dönüldü

    Sarıkaya’nın 5 yıllık davasında başa dönüldü

    İstanbul’da Gezi Parkı direnişi sırasında polisin attığı biber gazı kapsülü sonucu sağ gözünü kaybeden Erdal Sarıkaya’yı vuran polisler hakkındaki soruşturmada 5 yıl sonra başa dönüldü.   

    Cumhuriyet’ten Ali Açar’ın haberine göre, Erdal Sarıkaya’nın vurulmasına ilişkin olay günü çekilen kamera görüntülerinden sorumlu polislerin tespit edilmesi amacıyla İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği’ne 3 hard disk gönderildi. 13 Eylül günü Jandarma Kriminal Büro tarafından savcılığa gönderilen raporda, “Görüntüler üzerinde tarih saat bilgisi olmadığından ve gündüz saatlerini gösterdiğinden incelemeye alınamamıştır” yanıtı verildi. Bunun üzerine Erdal Sarıkaya geçen hafta savcılığa giderek itiraz dilekçesi verdi. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mustafa Demirel, 19 Ekim günü İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bir kez daha yazı göndererek, polislerin isimlerini istedi.

    Kararını değerlendiren Sarıkaya, 5 yılda hazırlanan raporların ve yazışmaların hiçbir işe yaramadığını belirterek, “Gezi davaları adaletin ve yargının bağımsızlığını ispatlayabileceği davalardandır. Savcı delil istiyor, emniyet gerekli delilleri vermiyor. Dosyayı soruşturma aşamasında bırakmaları yargının bağımlı olduğunun ve meşruluğunu yitirdiğinin göstergesidir. 5 yıl sonra yeniden başa dönülmesi davanın zaman aşımından düşürülmesinin amaçlanmasından başka bir şey değildir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Bir haftada 182 kişiye ‘sosyal medyadan’ yasal işlem

    Bir haftada 182 kişiye ‘sosyal medyadan’ yasal işlem

    İçişleri Bakanlığı, 5-12 Kasım arasındaki bir haftalık operasyonlara dair açıklamasında, 227 sosyal medya hesabı ile ilgili çalışma yapıldığını, tespit edilen 182 kişi hakkında yasal işlem yapıldığını açıkladı.

    Bakanlığın resmi internet sitesindeki açıklamada, sosyal medya kullanıcılarına yöneltilen suçlamalar şöyle sıralandı:

    “Terör örgütü propagandası yapmak, bu örgütleri övmek, terör örgütleri ile iltisaklı olduğunu alenen beyan etmek, halkı kin, nefret ve düşmanlığa sevk etmek, devlet büyüklerine hakaretlerde bulunmak, devletin bölünmez bütünlüğüne ve toplumun can güvenliğine kast etmek, nefret söylemi içeren paylaşımda bulunmak.”

    BİR AYDA 11 KİŞİ TUTUKLANDI

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun bugün yaptığı hak ihlalleri açıklamasına göre, Ekim 2018’de sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında yasal işlem yapılan kişi sayısı 898 oldu.

    Bu sürede 11 kişi de tutuklandı.

    ‘AFRİN’ VE ‘DOLAR’ SORUŞTURMALARI

    Emniyet Genel Müdürlüğü 12 Ağustos’ta, dolar kuru ile ilgili paylaşım yapan 346 sosyal medya hesabı hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Ankara ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıkları da “ekonomik saldırılara hizmet eden mahiyette haber, yazılı ve görsel yayın, sosyal medya hesapları” hakkında aynı gün soruşturma başlattı.

    Bakanlık, 26 Şubat’ta da Afrin harekatını sosyal medyadan eleştiren ve eleştirel etkinliklere katılan 845 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP Eş Genel Başkanı Buldan hakkında soruşturma başlatıldı

    HDP Eş Genel Başkanı Buldan hakkında soruşturma başlatıldı

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Pervin Buldan hakkında, PKK’lilerin cenaze törenlerine katılan HDP milletvekilleri hakkında yürütülen soruşturmalara yönelik sözleri nedeni ile soruşturma başlattı.

    HDP Diyarbakır milletvekilleri Remziye Tosun ve Musa Farisoğulları hakkında PKK’li Mehmet Yakışır’ın cenaze törenine katıldıkları gerekçesiyle, HDP Batman milletvekilleri Feleknas Uca ve Mehmet Rüştü Tiryaki hakkında ise PKK’li Dewran Baysal’ın cenaze törenine katıldıkları gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştı.

  • Şort giyen öğrenciye soruşturma açıldı!

    Şort giyen öğrenciye soruşturma açıldı!

    Arif Nihat Asya Yurdu’nda kalan Betül Ceylan hakkında şort giydiği gerekçesiyle soruşturma açıldı. Ceylan, “Bu olay beni psikolojik olarak çökertti. Peşini bırakmayacağım” dedi.

    Sakarya Üniversitesi’nde öğrenim gören 20 yaşındaki Betül Ceylan hakkında Kredi Yurtlar Kurumu’na (KYK) bağlı Arif Nihat Asya Yurdu’nda şort giydiği için soruşturma açıldı.

    Soruşturmayı sosyal medya hesabından paylaşan Mühendislik Fakültesi metalurji mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Ceylan, kurallara uygun davranmadığı iddiasıyla hakkında soruşturma açılarak ifadesinin alınmasına tepki gösterdi. Yurt tarafından tutulan tutanakta Ceylan’ın 4 Haziran’da yurt kurallarına uygun davranmadığı ve bu konuda yapılan uyarılara karşı idareye saygısız davranışlarda bulunduğu iddia edildi. Ceylan ise yaşadıklarını, ifade formunu ve verdiği savunmayı Twitter hesabından paylaşarak yurt idaresinin iddialarını reddetti.

    YURT MÜDÜRÜ: ÖZGÜRLÜK SINIRLIDIR

    Ceylan, olayla ilgili şu açıklamada bulundu:

    “Saat 11.00 gibi kalktım. Üzerimde gömlek ve şortla yurtta kahvaltı yapıp derse gidecektim. Üst blokta veriliyor yemek. Müdür beni gördü, ‘Sen buranın öğrencisi misin?’ dedi. Ben de ‘Hayır misafir olarak kalıyorum’ dedim. ‘Gel bakayım şöyle’ deyip odasına çağırdı. Beni neden çağırdığını sordum. Örf ve adetten başlayarak, şort giymemi doğru bulmadığını söyledi. Ben ‘Şortumu giymeye devam edeceğim ve bu kimseyi ilgilendirmez’ dedim. ‘Hayır ilgilendirir, özgürlük sınırsız bir şey değildir’ dedi. ‘Avrupa’da bile kiliselerin üzerinde don ve atletle girilmez, diye uyarı var’ dedi. Ben bunu duyduktan sonra şok içerisinde konuşmaya devam ettim. ‘Kilise nedir…’ dedim veya ‘Burası cami mi?’ dedim. Cami olsa camiye nasıl gidilmesi gerektiğini biliyorum çok şükür. Gitmediğim bir yer değil dedim. Ama ‘Camiye de böyle giden var’ dedi. Bunun muhatabının ben olmadığımı söyledim. ‘Peki bu uyarıyı bana kapalı olduğunuz için mi yapıyorsunuz?’ dedim. ‘Yanlış anlayacağını biliyordum’ dedi ki, ardından şöyle bir konuşma geçti. Benden rahatsız olduğunu söyledi. Ben de ‘Ne yapayım, kapanayım mı?’ dedim. ‘İnancını bilmem ama Müslümansan kapanmak zorundasın’ dedi bana. Onu da benim vicdanıma bırakın. ‘Hayır, özgürlük sınırlıdır’ diyerek konuşmayı bitirdi. ‘Ben senle iletişim kuramıyorum ama hep başka yerlere çekiyorsun’ dedi. ‘Şehitlerimizin kanı yerde kalıyor bu yüzden’ dedi. ‘Bizim örf, adet şeref, namusumuz, haysiyetimiz var’ dedi. ‘Ben namussuz muyum bunu giydiğim için?’ dedim.”

    “ANKARA’YA GİDİP İŞLEMLERİ BAŞLATACAĞIM”

    BirGün’e konuşan yaşanan olayın kendisini psikolojik olarak çökerttiğini vurgulayan Ceylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gerçekten kimse beni ağlarken görsün istemezdim. Ama yıldım ve bu düzenin değişmesi gerektiğini anladım. Nalan Uysal, şortumdan rahatsız olduğu için beni odaya çağırdı birtakım konuşmalara geçti, ben daha fazla konuşmak istemediğimi söylediğimde ise tutanak tuttu ve yurtla ilişiğimi kesti. Ben de bunun üzerine sesimi duyurmaya çalıştım. Şu an Hendek’teyim. Bugün (dün) Ankara’ya gideceğim ve gerekli işlemleri başlatacağım. Bu işin peşini bırakmayacağım.”

    “SAPIK DÜŞÜNCENİZ SİZİNLE KALSIN”

    Ceylan ifadesinde şunları söyledi:

    “Öncelikle sonuna kadar saygımı koruduğumu belirtmek isterim. Şort giydiğim için çağrıldığım odada bile N.U.’nun söylemek istediklerini sabırla dinledim. Lakin kendisi saygısızca benim şort giymemi askerlerimizin kanına, şerefe, namusa, haysiyete bağladı. Kendisi kapalı bir bayan. Ben ona saygı duyuyorum, saygı duymama gibi bir lüksüm yok. Benim için bu terbiyesizliktir. Ancak kendisi benden rahatsız olduğunu ve özgürlüğümün sınırlı olduğunu söyledi. Kesinlikle katılmıyorum. Ben kimsenin özgürlüğünü kısıtlayacak bir harekette bulunmadım. Asla da bulunmam. Bana yazılan tutanağı asla kabul etmiyorum. İlgili kişilerle görüşeceğimi bilmelerini isterim. Umarım kılık kıyafetten daha önemli konuların konuşulduğu bir dünya olur. Sapık düşünceniz sizinle kalsın.”

    KYK: DİSİPLİN İŞLEMİ YÜRÜTÜLÜYOR

    Ceylan’ın paylaşımına Kredi Yurtlar Kurumu’nun resmi Twitter hesabından verilen yanıtta ise şöyle denildi: “Yurt kurallarına aykırı hareket etmeniz disiplin işlemi gerektirmektedir. Hakkınızda başlatılan disiplin işlemi ile ilgili süreç Yurt Müdürlüğünce yürütülmekte olup detaylı bilgilendirme için lütfen idarenize başvurunuz.”

    Kaynak: BirGün

  • Ferhat Tunç hakkında Musa Anter soruşturması

    Ferhat Tunç hakkında Musa Anter soruşturması

    Van Cumhuriyet Başsavcılığı Kürt aydını, gazeteci-yazar Musa Anter’i konuşmasında anan sanatçı Ferhat Tunç hakkında soruşturma başlattı. 

    Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Sanatçı Ferhat Tunç hakkında soruşturma başlattı. 20 Eylül 2017 tarihinde Musa Anter Parkı’nda gerçekleştirilen mitingde yaptığı konuşmadan kaynaklı soruşturmanın açıldığı ortaya çıktı. Talimatla Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığı tarafından Tunç’un alınan ifadesinde, Van’da gerçekleştirilen Vicdan ve Adalet Mitinginde yaptığı konuşma soruldu. Tunç’un mitingde Kürt aydını, gazeteci-yazar Musa Anter’i anması suçlama konusu oldu.

    “SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM”

    Tunç, ifadesinde “Söz konusu soruşturma metninde yazılı tüm sözlerimin arkasındayım. Bir sanatçı olarak hakikatleri dile getirmiş olduğum konuşmamı suç unsuru olarak görmüyorum. Son derece insani duygularla paylaştığım bu düşüncelerimden ötürü ifade vermek zorunda kaldığım için üzülüyorum. Musa Anter ile ilgili olarak böyle bir soruşturmaya konu olmaktan onur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

    SORUŞTURMAYA KONU OLAN KONUŞMA

    Tunç’un Musa Anter’e dair yapmış olduğu konuşmanın ilgili kısmı şöyle: “25 yıl önce büyük halk dervişini planlayarak, alçakça katlettiler. Ape Musa’yı tanımış olmanın büyük onurunu yaşayan kardeşlerinizden birisiyim. Onun çocuklarına bıraktığı o masallar, bugün o çocukların dillerinde büyük bir özgürlük destanına dönüştüler.”

    Tunç, konuşmasının devamında Hatun Tuğluk’un cenazesine Ankara’da saldırı gerçekleşmesine, AKP’nin OHAL ve KHK politikalarına ve iktidarın mevcut politikalarına tepki göstererek, “12 Eylül darbesine rahmet okuyor” ifadesinde bulunmuştu. (HABER MERKEZİ)

  • Bekir Bozdağ hakkında soruşturma

    Bekir Bozdağ hakkında soruşturma

    Yozgat Barosu, imzaladığı KHK’lerin avukatlık meslek kuralları ve etiği ile uyuşmadığı gerekçesiyle şikâyet edilen Bozdağ’ı disipline sevk ederek hakkında soruşturma başlattı.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, OHAL ve KHK’ler nedeniyle üyesi olduğu Yozgat Barosu ile karşı karşıya geldi.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından OHAL ilan edilmesi sürecinde Adalet Bakanı olarak görev yapan Bekir Bozdağ, imzaladığı 667 ve 668 sayılı KHK’ler nedeniyle avukat kaydının bulunduğu Yozgat Barosu’na şikâyet edildi. Avukat İsmail Sami Çakmak, Bozdağ’ı 12 Kasım 2016’da imzaladığı KHK’lerin avukatlık mesleğine telafisi mümkün olmayan darbeler vurduğunu belirterek şikâyet etti. Ancak baro yönetimi şikâyetleri görmezden gelse de Çakmak’ın ısralı mücadelesi ile geçen 1 yılın ardından Bozdağ hakkında disiplin soruşturması başlatıldı.

    Cumhuriyet’ten Ozan Çepni’nin haberine göre, KHK’lerin altında Bozdağ’ın da imzası olduğunu hatırlatan Çakmak dilekçesinde, “Savunma mesleğine ve savunmanın kapsamına yönelik kısıtlamaların, el atmaların gerçekleştirilmesinde bir avukatın rol alması, üstelik etkili ve yetkili bir biçimde rol alması düşünülemez ve kabul edilemez. Avukatlığın en temel ilkelerinden biri ve olmazsa olmazı, avukatlık onurunu düzen ve gelenekleri ile itibarını korumak, mesleğin amaç ve gereklerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamaktır. Bozdağ’ın baro levhasına kaydının devamı, hukuka ve yasaya aykırılıklara, KHK içerik ve hükümlerine baronun önceden izin vermekte, göz yummakta olduğu sonucuna yol açacaktır” ifadelerini kullandı.

    “BOZDAĞ’IN ADI BARO LEVHASINDAN SİLİNSİN”

    Bozdağ’ın adının baro levhasından isminin silinmesini isteyen Çakmak, Kasım 2016’daki dilekçesine aylarca baro yönetiminden yanıt alamadı. Bozdağ’a karşı hukuk mücadelesinde kararlı olan Çakmak, dilekçesinin virgülüne dahi dokunmadan 30 Kasım 2017’de yineledi. Baroya Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’ndeki “Yönetim kurulu, ivedilikle ve her halde şikâyet, ihbar veya istek tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin kovuşturması hakkında bir karar vermek zorundadır” hükmünü hatırlatan Çakmak, KHK’lerin avukatlık mesleğine darbe olduğunu belirterek Yozgat Barosu’ndan soruşturma başlatarak Bozdağ’ın meslekten çıkarılmasını talep etti.

    TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NE ŞİKAYET

    Ocak 2018’e kadar şikâyetine yanıt alamayan Çakmak, 24 Ocak’ta Yozgat Baro yönetimini de Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) şikâyet etti. Kendisine 1 yıl içinde yanıt verilmemesinin kanuna aykırı olduğunu belirten Çakmak, Bozdağ’ın meslekten çıkarılması ve baro yönetimine de disiplin cezası verilmesini istedi. Çakmak, Bozdağ hakkındaki başvurusuna 450 gün sonra yanıt aldı. Yozgat Barosu’nun, yasal sınır 1 yıl dolmadan 16 Kasım 2017’de Hükümet Sözcüsü Bozdağ hakkında disiplin soruşturması başlatılmasına karar verdiği ortaya çıktı.

    Yönetmeliğe göre, Avukatlık Kanunu’na ve meslek kurallarına aykırı davranışların disiplin kovuşturmasını gerektirdiğinden işletilen süreçte Bozdağ için disiplin kurulu ilk evrak üzerinde inceleme yapacak. Kanuna göre Bozdağ’ın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılabilecek. Mesleğin onuruna aykırı davranışları nedeniyle şikâyeti inceleyecek disiplin kurulu, Bozdağ’a mesleğinin icrasında daha dikkatli davranması gerektiği anlamına gelen uyarı cezasından başlayarak, mesleğinde ve davranışında kusurlu sayıldığının bildiren ‘kınama’ cezası, 10 bin liradan 150 bin liraya kadar para cezası, işten çıkarma, meslekten çıkarma maddesi kapsamında da avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılması hükümlerinden birini Bozdağ için işletecek.

  • HDP’li Önlü’nün sosyal medya paylaşımlarına inceleme

    HDP’li Önlü’nün sosyal medya paylaşımlarına inceleme

    PİRHA – Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü hakkında inceleme başlattı. İncelemenin Önlü’nün sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle başlatıldığı belirtildi. 

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Dersim Milletvekili Alican Önlü’nün sosyal medya hesaplarına ilişkin inceleme başlattı.

    Önlü’nün sosyal medya hesaplarını inceleme altına alan polis ekiplerinin, paylaşımlarda herhangi bir “suç unsurunun” bulunup bulunmadığını belirleyeceği ve inceleme sonucunda “suç unsuru” bulunması takdirde Önlü ile ilgili hazırlanacak dosya, Önlü’nün milletvekili olması nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği bildirildi.

  • CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na soruşturma

    CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na soruşturma

    CHP’nin yeni seçilen İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında soruşturma başlatıldı. 

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında, “PKK-DHKP-C terör örgütü propagandası yapmak”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini/kurumlarını alenen aşağılamak”, ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlarını işlediği” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

    Kaftancıoğlu’nun yaptığı paylaşımlarda “PKK ve DHKP-C’nin propagandasını yaptığı”, “Cumhurbaşkanına hakaret içeren ifadeler kullandığı” iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, söz konusu paylaşımlar hakkında tespit tutanağı düzenlendiği belirtildi.

  • Kapatılan TV ve radyo çalışanlarının kurduğu 1HaberVar’a soruşturma başlatıldı

    Kapatılan TV ve radyo çalışanlarının kurduğu 1HaberVar’a soruşturma başlatıldı

    Cumhuriyet Savcılığı, 1HaberVar Platformu hakkında “Basın yayın yoluyla PKK propagandası” yaptığı iddiasıyla soruşturma başlattı. Savcılık, konukların programlarda yaptıkları değerlendirme ve yorumları 1HaberVar’ın “propaganda yaptığına” kanıt olarak gösterdi.

    668 Nolu Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan televizyon ve radyo çalışanlarının biraraya gelerek oluşturduğu 1HaberVar Platformu hakkında “Basın yayın yoluyla PKK propagandası yapmak” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.
    Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 16 Nisan referandumundan bu yana 1HaberVar’ın adım adım takip edildiği de ortaya çıktı.
    Söz konusu tarihten bu yana platformda yayınlanan onlarca program, basın açıklaması, miting ve çeşitli etkinlikler soruşturma dosyasına “delil” olarak konuldu.
    YÜKSEKDAĞ İLE İLGİLİ AÇIKLAMA DA SUÇ SAYILDI
    Savcılığın en dikkat çeken suçlaması ise, 1HaberVar’ın resmi Twitter hesabından canlı olarak yayınladığı bir basın açıklaması. Savcılık, milletvekilliği düşürülen HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın duruşması ile ilgili HDP’lilerin yaptığı açıklamayı delil olarak dosyaya koydu. Açıklama sırasında “Figen Yüksekdağ irademizdir” sloganı atanların “Bu sloganı atarak Yüksekdağ’ın PKK ile ilgili daha önce söylediklerini benimsemiş olduklarını” savunan savcılık, 1HaberVar’ın da bunu yayınlayarak “PKK propagandası” yaptığını ileri sürdü. Yine HDP’nin yaptığı çeşitli etkinliklerin canlı olarak yayınlanması da 1HaberVar’a suçlama olarak yöneltildi.
  • Kılıçdaroğlu da dahil CHP PM üyelerine soruşturma

    Kılıçdaroğlu da dahil CHP PM üyelerine soruşturma

    CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dahil bütün PM üyeleri hakkında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın suç duyurusu kapsamında soruşturma başlatıldı.  

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi’nin (PM) 6 Kasım 2016 tarihli toplantısı sonrasında milletvekillerinin tutuklanmasına dair yayınladığı bildiri nedeniyle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu dahil bütün PM üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın suç duyurusuyla başlatıldı.
    CHP Parti Meclisi, geçen yıl HDP ve Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyon üzerine olağanüstü toplanarak bildiri yayımladı. Dört maddelik bildiride, “FETÖ, PKK ve IŞİD terör örgütlerine yardım ve yataklık eden Saray ve AKP yöneticileri, demokrasimize ve ülkemizin bekasına yönelik en büyük tehdittir” ifadelerine yer verildi.
    Bildirinin kamuoyunda geniş yankı uyandırmasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise 8 Kasım 2016 tarihinde avukatı Hüseyin Aydın aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Kılıçdaroğlu ve PM üyeleri hakkında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
    Suç duyurusunun ardından başlatılan soruşturma kapsamında PM üyesi milletvekilleri hakkında, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiası yönünden fezlekeler hazırlanarak Meclis’e gönderildi. Milletvekili olmayan PM üyelerinin dosyaları ayrılırken, haklarındaki soruşturma da devam ediyor.
    (HABER MERKEZİ)
  • Sanatçı Ferhat Tunç’a bir de örgüt propagandası davası açıldı

    Sanatçı Ferhat Tunç’a bir de örgüt propagandası davası açıldı

    PİRHA – Sanatçı Ferhat Tunç hakkında, “Cumhurbaşkanı’na Hakaret” iddiasının ardından, bu kez de “Terör örgütü propagandası yapmak” iddiasıyla dava açıldı.

    İstanbul Cumhuriyet Savcısı Umut Tepe tarafından hazırlanan iddianamede, Tunç’un, Twitter ve Instagram hesaplarındaki paylaşımlarında “terör örgütü propagandası” yaptığı savunuldu.

    İddianamede, dünyanın ortak tehdidi olan IŞİD’e karşı savaşırken yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını paylaşmak ‘suç’ sayıldı. Soruşturma evrakında sanatçının 2 yıl önceki paylaşımlarına kadar yer verilmesi dikkat çekti. Tunç’un, YPG/YPJ üyelerini övdüğü ve bu üyelerin fotoğraflarını paylaştığına dikkat çekilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

    “22.11.2015 günlü paylaşımında; Rojava’da öldüğü belirtilen bir kişinin cenazesine ilişkin görüntülerde yasadışı örgütün flamalarının da bulunduğu bu görüntüler üzerine öleni şehit olarak belirterek örgütün propagandasını yaptığı, 05.09.2016 günlü paylaşımlarında; ‘milyonlarca bir halkın önderim dediği Öcalan ile ilgili endişeler giderilmelidir, tecridin son bulması için’ gibi sözlerle yasadışı silahlı terör örgütünün ele başı için taleplerde bulunduğu, 25.11.2016 günlü paylaşımlarında da anılan örgütün Norveç’te açtığı temsilcilik ile ilgili bilgi verip örgüt flamasını içerir görüntüleri paylaşarak böylelikle yasa dışı silahlı terör örgütü PKK/KCK’nın ve onun uzantısı olan YPG ve YPJ’nin propagandasını yaptığı, dosya kapsamına göre delillerin takdir ve değerlendirilmesi mahkemeye ait olmak üzere kamu davası açılması gerektiği tüm dosya kapsamında anlaşılmakta, şüphelinin mahkemenizce yargılanmasının yapılarak üzerine atılı suçlar nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur.”

    Davanın ilk duruşması, 14 Aralık’ta saat 09.00’da Çağlayan Adliyesi 36. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.

    ‘ERDOĞAN’A HAKARET’ DAVASI

    Sanatçı Ferhat Tunç hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma, davaya dönüşmüştü.
    Ferhat Tunç’un ‘Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu’ndan yargılanmasına ise Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 23 Şubat 2018’de başlanacak. Sanatçının 6 yıla kadar hapsi isteniyor. (HABER MERKEZİ)

  • Antalya’da polisin darp ettiği kadına soruşturma açıldı

    Antalya’da polisin darp ettiği kadına soruşturma açıldı

    Antalya’da polislerin tekme ve coplarla saldırdığı kadına polisin ifadesinden hareketle soruşturma açıldı.

    Alanya ilçesinde polisler, 3 Ekim’de saat 07.20 sıralarında 40 yaşındaki Kırgız Rahokhan Arıpova isimli kadını saçlarından sürüklemiş, tekmelemiş ve copla dövmüştü.

    Olayın ardından açığa alınan iki polisten biri tutuklanmış, meslektaşına müdahale etmeyip seyirci kalan diğer polis de adli kontrolle serbest bırakılmıştı. Ardından da konuyla ilgili haberlere de yayın yasağı getirilmişti.

    MAĞDUR KADINA SORUŞTURMA

    Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre olayla ilgili hazırlanan polis fezlekesinde şunlar kaydedildi: “Bayanın görevlilerimize küfür ve hakaret ettiği, yumruk vurması üzerine Kafadar’ın copla vurduğu, ekip otosuna bindirerek, bölge dışında çıkarıldığı tespit edilmiştir.”

    Tutuklanan polis İsmet Kafadar’ın, kadının kendisine yumruk attığını iddia etmesi sonrası, Arıpova hakkında ‘direnme’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

  • HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş 10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş 10 Ekim Ankara Katliamı’yla ilgili soru önergesi verdi

    PİRHA -HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya, 10 Ekim Ankara Katliamında savcının ilgili dört CD/DVD’yi izlememesini ve katliama göz yuman kamu görevlileri hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.

    25-26 Eylül 2017 tarihinde Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Ankara katliamı davasının 5. duruşmasında bazı kolluk kuvvetlerinin katliamla direk ve dolaylı olarak bağlantılarının olduğu ve bazı kamu görevlilerinin katliamın önlenme imkanı varken gerekli tedbirleri almadığı ve katliamla ilgili istihbarat raporlarının ilgili kamu kurumlarından saklandığı belirtilmişti.

    Duruşmada ayrıca, katliam esnasında görevli personelin görevini kötüye kullanmasına yönelik açılan soruşturmada ilgili savcının dosyada yer alan dört (4) adet CD/DVD’yi açmadığı ve görevi kötüye kullanan personellerle ilgili etkin bir soruşturma yürütülmediği ifade edilmişti.

    HDP İstanbul Milletvekili Erdal Ataş, konuyla ilgili Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlamaları istemiyle soru önergesi verdi.

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e “Sorumlu kamu personelinin soruşturulmasına yönelik, görevli savcının dört adet CD/DVD’yi dahi açmaması ve ilgili CD/DVD görüntülerini izlememesinden dolayı sorumlu savcı hakkında, görevi ihmale yönelik herhangi bir tahkikat başlatıldı mı?” sorusunu soran Ataş, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya da şu soruları yöneltti:

    -Katliamla ilgili, dönemin Ankara Valisi hakkında görevi ihmal ettiğine yönelik yürütülen bir soruşturma var mıdır?

    -Katliamla ilgili, dönemin Ankara Emniyet Müdürü, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ankara TEM amiri H.Ö. GÜR, İstihbarat Şube Müdürü, TEM Şube Müdürü, Güvenlik Şube Müdürü ve Çevik Kuvvet Şube Müdürü hakkında görevi suistimal etme ve kötüye kullanmayla ilgili yürütülen bir soruşturma var mıdır? (HABER MERKEZİ)

  • KHK ile ihraç edilen akademisyene destek açıklamasına soruşturma!

    KHK ile ihraç edilen akademisyene destek açıklamasına soruşturma!

    PİRHA- Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Yard. Doç. Dr. Günal Kurşun’un yargılandığı dava öncesi açıklama yapan KESK üyeleri ile Adana Baro Başkanı Veli Küçük ve CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş hakkında soruşturma açıldı. KESK bileşenleri soruşturmaya tepki gösterdi. 

    Çukurova Üniversitesi öğretim üyesiyken KHK ile işine son verilen ve hakkında dava açılan Yard. Doç. Dr. Günal Kurşun’un yargılandığı davayı izleyen ve açıklama yapan KESK başta olmak üzere katılımcılar hakkında soruşturma açıldı.

    “BASIN AÇIKLAMASINI SUÇLA İLİŞKİLENDİRMEK KOMEDİ”

    Soruşturmaya tepki gösteren KESK bileşeni sendika temsilcileri Eğitim-Sen Adana Şubesi’nde açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Adana Şube Başkanı Mehmet Çelik, 2911 Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunun yerini şimdi 2935 sayılı OHAL Kanununa muhalefet almış durumda diyerek şunları ifade etti:

    “OHAL ile başlayan sürece bakıldığında aslında en büyük hukuksuzluğun kimler tarafından yapıldığı ortada iken en masum gerçekleştirilen basın açıklamasını suç ile ilişkilendirmek tam bir komedidir. Yüzbinin üzerinde kamu çalışanının bir gecede sokağa atıldığı, açlığa mahkûm edildiği ve bunun karşılığında tüm adalet sisteminin işlevsiz kaldığı bir süreçte hangi hukuk ile bizi yargılıyorsunuz.”

    “BASKILAR KARŞISINDA ONURUMUZLA DİRENDİK”

    “Sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde bizler yalnız 15 Temmuz ile başlayan sürecin bilgisine sahip değiliz” diyen Çelik “Geçmişte de bizlere yönelik baskıları yapanlar karşısında onurumuzla direndik ve bugünlere geldik. Bugünlerde ki OHAL koşulları ile üzerimizde her türlü baskıyı reva görenler de tarihin çöp sepetinde yerlerini alacaklardır. Ama mücadele edenler, direnenler, hak verilmez alınır diyenler onurlu tarihlerini gelecek kuşaklara da taşıyacaklardır” dedi.

    Diren Keser/MERSİN