Etiket: tip

  • Veli Saçılık’tan TİP, EMEP ve Sol Parti’ye sitem: Veli’yi desteklemek bu kadar mı zor?-VİDEO

    Veli Saçılık’tan TİP, EMEP ve Sol Parti’ye sitem: Veli’yi desteklemek bu kadar mı zor?-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti’nin Bolu Belediye Eş Başkan Adayı Veli Saçılık, TİP’in kendisine destek sözü vermesinin ardından aday çıkarmasını eleştirdi. Aday çıkarmayan EMEP’in ise hala kendisine destek çağrısı yapmadığını ifade eden Saçılık, “Veli Saçılık ve Birsen Baş’ı desteklemek bu kadar zor mudur?” diye sordu.

    Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen Sosyolog Veli Saçılık, DEM Parti Bolu Belediye Başkan Adayı. DEM Parti, TİP ve Sol Blok’un adayı olan Saçılık, PİRHA’ya yaptığı açıklamada “AKP’nin rantçısından, CHP’nin ırkçısından kurtulmak isteyen herkesin adayıyım” demişti.

    CAN TV’de Veli Haydar Güleç’in hazırlayıp sunduğu Can’dan Bakış programına konuk olan DEM Parti Bolu Belediye Eş Başkan Adayı Veli Saçılık, kendilerine destek sözü veren diğer sol partilerin aday çıkarma ve destek çağrısı yapmama sürecini anlattı.

    Saçılık, seçim çalışmaları için gittiği Bolu’da TİP’in aday çıkardığını öğrenmesi ile ilgili süreci, “TİP’in beni bizzat destekleyeceğini biliyordum. TİP’e gittiğimde ise ‘bizim kendi adayımız var’ dediler, şaşkınlık yaşadım” diyerek anlattı.

    “TİP’İN ADAY ÇIKARMAYACAĞI RESMİ GÖRÜŞMELERDE KARAR ALTINA ALINIYOR”

    Bolu Belediye Eş Başkan adayı olduğu süreçte, yerelde yapılan görüşmelerde TİP, EMEP, Sol Parti ve TKP’nin aday çıkarmama konusunda karar verdiğini aktaran Saçılık, “Seçim çalışmaları için buraya gelmeden Bolu yerelinde bir toplantı gerçekleşiyor. DEM Parti temsilci arkadaş yerelde diğer partilerin güçlü bir adayı olması durumunda destekleyeceklerini söylüyor. TİP, EMEP, Sol Parti ve TKP aday çıkartmayacaklarını söylüyor. DEM Parti temsilcisi arkadaş ise genel merkezin bir adayı olduğunu ve bu adayın da Veli Saçılık olacağını kendilerine iletiyor. DEM Parti ve TİP merkezi görüşmelerde TİP’in aday çıkarmayacağı resmi görüşmelerde karar altına alınmış” diye konuştu.

    “TİP’İN BOLU YERELİ, KÜRT MESELESİ ALGISIYLA ADAY ÇIKARMIŞ”

    Saçılık, TİP’in destek sözüne rağmen yereldeki TİP örgütünün aday çıkardığını yaptığı ziyarette öğrendiğini kaydederek, “DEM Parti bana Bolu Belediye Eş Başkan adayımız sensin dediğinde ise ‘yerelde hiçbir aday ile karşı karşıya gelmek istemem. Lütfen bunu garanti edin ve öyle aday olayım’ dedim. Burada netleştik ve sonrasında Bolu’ya geldim. Buradaki partileri ve kitle örgütlerini gezmeye başladım. Ben TİP’in beni bizzat destekleyeceğini biliyordum. TİP’e gittiğimde ise ‘bizim kendi adayımız var, aday çıkarttık’ dediler ve ben çok şaşırdım. TİP değil ama TİP’in Bolu yerelinde özellikle bir Kürt meselesi algısıyla ilişkili olsa gerek DEM Parti’yi desteklememe meselesinde bir gerginlik yaşanmış. Bu gerginlik sonrasında aday çıkarmışlar” diye aktardı.

    EMEP VE SOL PARTİ’YE SİTEM: VELİ’Yİ DESTEKLEMEK BU KADAR MO ZOR?

    Bolu’da aday çıkarmayan EMEP ve SOL Parti’ye kendisini destekleme çağrısı yapan Saçılık, bu çağrısının karşılık bulmamasına sitem etti. Saçılık, “Ardından benim Kemal Okuyan ile polemiklerimden sonra TKP (Türkiye Komünist Partisi) aday çıkarmış. Birde TKH (Türkiye Komünist Hareketi) aday çıkarmış. Bolu’da adayı olmayan EMEP’li arkadaşlara DEM Parti’ adayını destekleme çağrısında bulunun dedim. Onlarda ilginç bir biçimde buna yanaşmadılar. Yine sonrasında SOL Parti de bu çağrıya yanaşmadı. Kılıçdaroğlu’na, Ekrem İmamoğlu’na ve Ankara’da Mansur Yavaş gibi aşırı sağcıya oy verildi. Ya da Tanju Özcan’a burada bir dönem önce herkes oy vermiş. Kalkıp Veli Saçılık ve Birsen Baş’ı desteklemek bu kadar zor mudur? Olmamalı. Sol ile tartıştığımı söylüyorlar. Hayır tartışmıyoruz, bizler 6 ay önce birlikte seçime girdik, milletvekili seçtirdik. Bizlerin söyleyebileceği hiçbir söz, sol partilerin bu söylenmez diyebileceği bir şeyi söylemiyoruz. Kabul edilmez hiçbir şey söylemiyoruz, yerel demokrasi üzerinden konuşuyoruz” dedi.

    “KÜRT’E, ALEVİYE, SOSYALİSTE, DEVRİMCİYE KÖKLÜ DÜŞMANLIK VAR”

    “Zaten Bolu’da bir avuç demokrat, sol, sosyalist varken neyi paylaşamıyoruz?” diyen Veli Saçılık şöyle devam etti:

    “Bunları ısrarla söylememize rağmen şu ana kadar bir sonuç elde edemedik. Şaşırıp kalıyorum. Zaten Bolu’da bir avuç demokrat, sol, sosyalist varken neyi paylaşamıyoruz? Neden birbirimize karşı olan bir yerde duruyoruz? Bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bolu genelinde sosyalistlerin inisiyatif almada bir problemi var. Ayrıca Kürt halkı ile yan yana, omuz omuza olmak bir Alevinin, demokratın, devrimcinin, sosyalistin insanlık görevidir. Bu topraklarda Kürt düşmanlığından daha köklü olan şey Alevi düşmanlığıdır. Birde sosyalist ve devrimci düşmanlığıdır. Biz bütün bu düşmanlıkları üstümüze toplamış kişiler olarak birlikte hakaret edemezsek, hiçbir aday olmamasına Veli’yi destekliyoruz diyemiyor isek burada problem vardır.”

    “HDP’NİN BİR ÖNCEKİ DÖNEM VEKİL ADAYI EMEP’Lİ”

    Mantıklı açıklamalar bekliyorum. EMEP’in, DEM Parti adayı Veli Saçılık’ı destekliyoruz demesi neden zor olsun ki. Kaldı ki bir önceki dönem HDP’nin Bolu Milletvekili adayı EMEP’li. Yerelde bir sorun var. Hiçbir sosyalist partinin, demokratın karşısında olmadım, karşısında sözde kurmam. Onlarla kavga etmek gibi bir niyetimiz yok. Şunda ısrar ediyorum; bir demokratın görevi ırkçı ile rantçı arasında bir demokratik aday çıkmış ise onu desteklemektir. Adayını çıkarmamış bir partinin, en yakınındaki destek çağrısı yapmasını bekliyorum. Bunu hep söyledim, söylemeye de devam edeceğim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dersim İttifakı seçim bildirgesini açıkladı: Yerinde ve yeniden yönetim -VİDEO

    Dersim İttifakı seçim bildirgesini açıkladı: Yerinde ve yeniden yönetim -VİDEO

    PİRHA- DEM Parti amblemi altında seçime girecek olan Dersim İttifakı, kentin sorunlarına dair 22 maddelik seçim bildirgesi açıkladı. Bildirgede, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlığa yer verildi.

    31 Mart Yerel Seçimleri için geri sayım başlarken, Dersim’i birlikte yönetmek için kurulan Dersim İttifakı, 22 maddelik seçim bildirgesini açıkladı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Emek Partisi (EMEP), Emek ve Özgürlük Cephesi (EÖC) ile Partizan’ın bir araya gelerek oluşturduğu Dersim İttifakı’nın seçim bildirgesini, ittifak temsilcilerinin katılımıyla Dersim Belediyesi Eş Başkan adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak okudular.

    Bildirge, deprem riskinden, ekolojik yıkıma, göçten insansızlaştırmaya ve asimilasyon politikalarına kadar birçok başlık altında kentin uzun süredir devam eden sorunlarını ve bunlara dair çözüm önerilerini içeriyor.

    “31 MART SEÇİMLERİNE DERSİM’İ İNSANSIZLAŞTIRMA POLİTİKALARIYLA GİRİYORUZ”

    31 Mart Yerel Seçimlerine savaş, şiddet, işsizlik, sonu gelmeyen zamlar, yoksulluk, bir grubun zenginliği için talan edilen doğa sonucunda ortaya çıkan afetler, göç ve Dersim’i insansızlaştırma politikalarıyla girildiği belirtilen açıklamada, yönetime gelinmesi durumunda, belediyenin öncelikli olarak üzerinde duracağı konular 22 başlıkta şöyle sıralandı:

    “Dersim’de kurduğumuz Dersim ittifakımızla, geçmişten aldığımız birikim ve tecrübeyle kentimizin insanına, inancına, doğasına, emeğine sahip çıkarak aynı zamanda halkımızın coşkusu, birlikteliği ve en önemlisi katılımıyla birlikte yönetmeye talibiz.

    DEPREM VE GÖÇ SORUNU

    Bu bilinç ve yaklaşımla kentimizde ortaya çıkan ve çıkacak olan ihtiyaçlarımızı birlikte tespit ederek halkımızın gözetimi ve denetiminde hep beraber inşa etmek üzere;

    1. İlimizin iki fay hattı arasında bulunması nedeniyle kentimiz ciddi bir deprem riski ile karşı karşıya bulunmaktadır. Depreme karşı dirençli bir kent oluşturmak için işin uzmanları ve bilim insanlarıyla birlikte belediyede Afet Müdürlüğünü harekete geçirip acil olarak metruk, zayıf yapıların tespitini yapıp, deprem öncesi kentin ihtiyaçlarını belirleyerek halkın denetiminde ve gözetiminde hep birlikte kenti depreme hazırlıklı hale getirmek olacaktır.
    2. ⁠Kentimizde göç bugünün meselesi değil, dünün meselesidir. Yıllardır sistematik bir şekilde göç, özel savaş politikalarının bir parçası olarak bugün format değiştirmiş biçimiyle karşımıza çıkıyor. Başta gençlerimiz olmak üzere insanlarımız topraklarını terk edip yurt dışına gidiyor. Ekonomik kaygılar, baskı ve güvenlik kaygısı bu sebeplerden birkaçı…

    Bizler insanlarımızı artık yurt dışından gelen tabutlarda değil onları burada yaşarken topraklarında görmek istiyoruz. Bu konuda uzmanlarla görüşüp somut adımlar atacağız. Dersimli iş insanlarımızla görüşüp, üretim ve istihdam alanları oluşturarak göçün ekonomik sebeplerini hafifleteceğiz.

    KADIN, GENÇLİK, SOSYAL ETKİNLİKLER VE SOKAK HAYVANLARI

    1. Kayyum⁠ döneminde kapatılan sosyal, kültürel, sanatsal ve eğitim birimlerimiz olan Kadın Danışma Merkezimiz, Gençlik Kültür Merkezimiz, Madde Bağımlılığıyla Mücadele Merkezimiz, Gençlik Danışma ve Sosyal Etkinlik Merkezimiz (GENÇ-SEM) Gıdabank ve Giysibank’ı faaliyete geçireceğiz.
    2. Tüm canlıların yaşam haklarını gözeten programımızla kentimizdeki sokak hayvanlarımız için kent merkezi ve köylerimizde kısırlaştırma yaparak, bakımevlerinde rehabilite edip doğal ortamlarında güven içinde yaşamalarını sağlayacağız. Bu çalışmamızı da tüm hayvansever halkımızla ortaklaşarak çalışmalarımızı birlikte yürüteceğiz.

    DİL, KİMLİK, İNANÇ VE TOPLUMSAL HAFIZA

    1. Dilimiz kimliğimizdir, varlığımızdır bilinciyle ana dil kreşleri açacağız. Kimliğimize, inancımıza yönelik tüm asimilasyon politikalarını boşa çıkaracak çalışmalarımızı sürdürecek ve toplumsal hafızayı canlı tutmak amacıyla çok dilli belediyecilik hizmetlerimizi sürdüreceğiz.

    YAŞLILAR, ENGELLİLER VE SAĞLIK

    1. Çok engebeli bir topoğrafyaya sahip olan kentimizde engelli insanlarımızın yaşama katılımında, eğitim, sağlık, spor, barınma, ulaşım, çalışma gibi haklarına erişmede karşılaşacak sorunları çözmek için belediyemiz bünyesinde Engelli Birimini oluşturacağız. Hasta, yaşlı, engelli bakım emeği verenlerle dayanışma içinde olacağız ve sosyal ihtiyaçları oranında sosyal aktiviteler yapacağız.
    2. Yaşlılarımız yani kentimizin yaşayan hazinelerinin temel ihtiyaçlarına cevap olacağız.
    3. Belediyemizde geçmişte kurduğumuz Sağlık Birimini her gün mahallelerde sağlık taraması yaparak toplum sağlığı konusunda farkındalık yaratmak, koruyucu ve önleyici bilgilendirmeler yaparak farkındalık yaratmak için çalışmalarımızı yaygınlaştıracağız.

    EKOLOJİ

    1. ⁠Belediyemiz bünyesinde botanik bahçe oluşturarak yerli tohumların korunmasını ve üretici için ücretsiz fide olanağı yaratacağız.
    2. Yeşil alanların geliştirilmesi ve spor tesislerin kurulması için piknik ve seyir alanlarını geliştireceğiz.

    BELEDİYE BİNASI, YERALTI ÇARŞISI VE OTOPARK SORUNU

    1. Yaşanılan deprem sonucu hasarlı olduğu tespit edilen mevcut belediye binasını yıkıp, altında otopark alanını da yaratarak tekrardan halkımızın hizmetine açılması için yeniden inşa edeceğiz. İtfaiye Müdürlüğü olarak kullanılan yapımızı yenileyeceğiz. Yeraltı çarşımızın artık esnafımızın ve halkımızın ihtiyaçlarına cevap olmadığının farkındalığıyla çözümler geliştireceğiz. Otopark sorununun çözümü için yeni otopark alanı oluşturacağız. Şehir merkezimizde bulunan çoğunluğunu kadın esnafımızın oluşturduğu pazar alanına ilişkin düzenleme yapacağız, korunaklı bir alan oluşturacağız.

    DERSİM HAFIZA MÜZESİ

    1. Gençlerin mesleki, sosyo-kültürel ihtiyaçlarının karşılandığı sanatsal beceri ve yeteneklerini geliştirebilecekleri yeni bir Kültür Merkezi inşa ederek içinde Dersim Hafıza Müzesi oluşturup geçmişimiz geleceğimizdir şiarıyla Alevi Hafıza Mekânı ve Alevi Bellek evi, Dersim Siyasal ve Toplumsal Bellek Evini inşa edeceğiz.

    YENİ CEMEVİ, İÇME SUYU, KONUT VE ALTYAPI SORUNLARI

    1. Gazik Mahallemizdeki imar planında cemevi olarak planlanan alanda cemevi projesini hayata geçirerek halkımızın kendi öz inanç değerleriyle buluşturacağız.
    2. ⁠ Kentimizin uzun yıllar kaynak suyuna olan ihtiyacını gidermek üzere ekoloji ve bilim çevreleriyle istişare ederek Ovacık ilçemizden temiz ve sağlıklı suyu kentimize ulaştıracağız.
    3. Havamızı, suyumuzu, toprağımızı korumak için doğanın katledilmesine, talanına madencilik yapma adı altında yok edilmesine karşı halkımızla birlikte çevre ve doğa mücadelemizi büyüteceğiz.
    4. Yoksul insanlarımızın barınma sorununu gidermek için sosyal konut projelerimizi hayata geçirerek yapı kooperatiflerine dirençli konut üretiminde destek olacağız.
    5. Şehrin altyapı hizmetlerindeki eksikleri gidereceğiz. Yeni yapılan yerleşim alanların kanalizasyon tesislerini Biyolojik Atık Su tesisine bağlayacağız. Deprem toplanma alanlarının alt yapı ihtiyaçlarını hazır hale getireceğiz.

    “AYRI BİR KADIN BÜTÇESİ OLUŞTURULACAK”

    1. Özgün kadın çalışmalarını etkin ve kapsayıcı bir şekilde yürütebilmek için ayrı bir kadın bütçesi oluşturacağız. Kadın atölyeleri ile üretim alanları oluşturacağız. Kadın sağlık birimleri (hemşire, psikolog), ulaşımda Kadınkart uygulamasına geçeceğiz. Yoksul kadınlarımız için Hijyenmatik adıyla hijyen ürünlerini alabilecekleri mor marketler oluşturacağız. Kadın eğitim birimi, kadın meclisi, kadın kütüphanesi ve çocuk oyun alanları, işitme engellilerin de faydalanabileceği alo şiddet hattı, festival kadın pazarı oluşturup, kadın kampları yapacağız.
    2. Pirler ve analar çalıştayı düzenleyerek 1938 anısına 38 fidan 38 kadın 38 genç projemizi hayata geçireceğiz.
    3. Gençliğin eğitimine direkt katkısı olan eğitim destek evimizi güncelleyerek yeniden açacağız.
    4. Madde bağımlılığı ile etkin mücadele kapsamında eğitimler yapacak, kapsamlı bilinçlendirme faaliyetleri örgütleyeceğiz.

    “HALK MECLİSLERİ İLE YERİNDE VE YENİDEN YÖNETİM”

    1. Bütün bu hedeflerimizi gerçekleştirmek için mahallelerimizde belirli periyotlarda halk toplantıları yaparak sorunları yerinde tespit ederek katılımcı, halk meclisleri ile yerinde ve yeniden yönetim ile vizyonumuz halkçı belediyecilik olacak. Kendimizi, kentimizi hep birlikte yönetmek, toplumsal yaşamımızı eşitlik ve özgürlük değerleriyle birlikte sürdürebilmek için geçmişimizin deneyimleri ve geleceğe olan inancımızla ve eş başkanlık sistemimizle Dersim İttifak bileşenleri olarak daha güçlü geliyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

     

  • DEM Parti, Can Atalay için AYM’ye başvuruda bulundu!

    DEM Parti, Can Atalay için AYM’ye başvuruda bulundu!

    PİRHA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parlamento Grubu, Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi üzerine AYM’ye başvuruda bulundu.

    DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın, milletvekilliğinin düşürülmesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

    DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Sezai Temelli ve TBMM Anayasa Komisyonu üyesi Mehmet Rüştü Tiryaki imzasıyla yapılan başvuruda; Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğu, Anayasanın 85’inci maddesi uyarınca kararın iptal edilmesi istendi.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘AKP’nin rantçı, CHP’nin ırkçı adayına karşı Köroğlu’nun izindeyim!’-VİDEO

    ‘AKP’nin rantçı, CHP’nin ırkçı adayına karşı Köroğlu’nun izindeyim!’-VİDEO

    PİRHA – Sosyolog Veli Saçılık, sol partilerin ortak adayı olarak Bolu’dan Belediye başkanlığı için aday olduğunu açıkladı. Saçılık, Bolulu yurttaşlara çağrı yaparak “Bolu’yu, Ankara ile İstanbul arasında bir dinlenme tesisi olarak görenlere değil, gerçek anlamda Köroğlu’nun miras bıraktığı gibi bir yerel yönetime teslim edin” dedi.

    Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edilen Veli Saçılık, Bolu Belediye Başkanlığı için adaylığını açıkladı. DEM Parti, TİP ve Sol Blok’un adayı olan Saçılık, PİRHA’ya yaptığı açıklamada “AKP’nin rantçısından, CHP’nin ırkçısından kurtulmak isteyen herkesin adayıyım” dedi.

    “BU KÖTÜ ZİHNİYETE KARŞI ADAYIYIM”

    Veli Saçılık, kadın eş başkan adayının henüz belli olmadığını da belirterek şunları söyledi:

    “Daha öncesinde şahsen TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile görüşmüşlüğüm var. Bolu’da diğer bütün sol devrimci yapıların da benim adaylığımda ortaklaşacakları konusunda bir uzlaşımız vardı ama bunu bir resmiyete döküp, toplantılar yapıp, birlikte açıklamaya dönüştürme fırsatı ne yazık ki bulunamadı. Ama bugünden itibaren muhtemelen DEM Parti, hem TİP hem de diğer partilerle konuşacaktır. Ortak aday olma konusunda bir problem olacağını düşünmüyorum. Sadece sosyalistlerin, Kürtlerin, genel anlamda demokratların adayı değil, AKP’nin rantçısından CHP’nin ırkçısından kurtulmak isteyen, Bolu’yu böyle bir açmaza sokan zihniyetten kurtulmak isteyen herkesin adayıyım. Bu açıdan evet sol bloğun adayıyım ama diğer taraftan aynı zamanda Bolu’yu bu kötü zihniyete teslim edenlere karşı, halkın adayıyım. Adaylığımı açıklamamdan sonra şunu da gördüm; dün itibariyle bir kişi olsun ‘oylarımızı bölüyorsun’ demedi. CHP’liler de dahil herkes tebrik etti. Bu şu anlama geliyor; insanlar CHP’nin adaylarından da politikalarından da, AKP’nin bu rantçılığından ve sömürge valisi gibi her yere yayılmasından da bıkmış durumda. Burada doğru bir yerdeyiz. Sol blokla, demokratlarla birlikte sistemin her iki kanadına karşı adayım.”

    “BOLU, BİR DİNLENME TESİSİ DEĞİLDİR”

    Önceki yıllarda Halkların Demokratik Partisi (HDP) Göçmen ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsü olan Saçılık, Bolu’da neden tercih kıldığını ise şu sözlerle anlattı:

    “CHP, Tanju Özcan’ı tekrar partiye alıp aday göstermeyi ilan ettiğinde sosyal medyadan, ‘böyle bir ırkçının karşısına ve AKP’ye de karşı Bolu’da aday olmaya gönüllüyüm’ demiştim. Sebebi şu aslında; Tanju Özcan’la çarpıştığımız belli noktalar var. Mesela beni savcılığa ‘terörist’ olmakla itham edip, ihbar etmişliği vardır. Aynı zamanda kendisi bir göçmen düşmanıdır, zenofobik bir ırkçıdır. Ben de HDP‘nin Göç ve Mülteciler Komisyonu Eş Sözcüsüydüm. O tam bir cinsiyetçi küfürbazdır. Sol değerler ise kadın hakları ve özgürlüğü üzerine bir tavır koyar. O açıdan AKP’ye alternatifin Tanju olmadığını, AKP’liye gerçekten muhalefet edecek olanın bizim düşüncemiz ve duruşumuz olduğunu göstermek için; Bolu belki de genel anlamda taşranın, kasabaların, tırnak içerisinde gericiliği üzerine bize dayatılan bir zihniyet. Öyle olmadığını göstermek için önemli olduğunu düşünüyorum. Bolu bir dinlenme tesisi değildir. Bolu, halkın yaşadığı güzel bir şehirdir. Bu sistemin dayattıklarını halk hak etmiyor. Ankara’yı da Bolu’yu da değiştireceğiz!”

    “KÖROĞLU’NUN İZİNDE İLERLEYECEĞİM”

    Veli Saçılık, partilerin ortak adaylık açıklamasının hemen akabinde Bolu’da çalışmalarına başlayacağını belirterek “Köroğlu Bolu’nun simgesidir. Aynı zamanda Köroğlu, haksızlığa karşı bir duruştur. Tabii ki kendimi Köroğlu ile kıyaslayacak kadar beğenmiş biri değilim ama Köroğlu’nun yolundan, sözlerinden esinlenerek bu kötü zihniyete, şehri yağmalayanlara karşı orada olacağım. Tanju Özcan’ın o çapsız, cinsiyetçi sözlerine karşı da tabii ki dağarcığımda olan bütün sözcükleri kullanabilecek bir yerde durmaya çalışacağım” diye konuştu.

    “BOLU HALKI, RANTÇI VE IRKÇI ADAYLARA MAHKUM DEĞİL”

    Veli Saçılık, Bolu halkına hitaben “Mesele sadece oy vermek değil, mevcuda karşı bir alternatif yaratmak, söz söylemek” diye de belirtti.

    Veli Saçılık, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bolu için AKP’li bir aday var. Bu adayın, Bolu’yu bir rant alanına çevirmek gibi derdi var. Aynı zamanda tabii ki ihaleler, iş adamları, müteahhitlerin şehri yapmaya çalışıyor. Diğer tarafta da yine bu zihniyeti koruyan, ormanı, doğayı ve şehri talan eden bir zihniyet, Tanju Özcan var. Bu kişi aynı zamanda söylem ve tavırlarıyla da hem zenofobik, hem insanlık düşmanı hem de kadın düşmanı. Yani Türkiye’de yaşayan bütün halkların düşmanı bir dile sahip. Bolulu yurttaşlara diyorum ki ‘Size bunları layık görenlere lütfen kulak asmayın. Siz bunlara layık değilsiniz. Sizi, gerçekten yerel demokrasiyi birlikte kurmaya davet ediyorum. Bolu’yu, Ankara ile İstanbul arasında bir dinlenme tesisi olarak görenlere değil, gerçek anlamda Köroğlu’nun miras bıraktığı gibi bir yerel yönetime teslim edin. Bolu’nun aynı zamanda doğasıyla, kültürüyle bir bütünlüklü yapı olduğunu, AKP’nin rantçılığına, CHP adayının ırkçılığına mahkum olmadığını belirtiyor, bu nedenle bize oy vermeye davet ediyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Türkiye İşçi Partisi’nden Anayasa Mahkemesi’ne Can Atalay başvurusu

    Türkiye İşçi Partisi’nden Anayasa Mahkemesi’ne Can Atalay başvurusu

    Türkiye İşçi Partisi, Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi istemiyle AYM’ye başvurdu.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP), Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespit edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

    Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin Anayasa’nın 84. maddesine aykırı olması sebebiyle bu işlemin yokluğunun tespiti ve iptali istemiyle TİP Genel Başkanı Erkan Baş adına avukatı AYM’ye başvuru yaptı.

    AYM’nin hakkında iki kez hak ihlali kararı vermesine rağmen cezaevinden tahliye edilmeyen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliği salı günü düşürülmüştü.

    CHP’DEN DE BAŞVURU

    Atalay için Cumhuriyet Halk Partisi de AYM’ye başvurdu. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM Genel Kurulu’nda Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin yazısının okunmasıyla Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin ‘yok hükmünde’ olduğunun tespiti ve iptali ile ortaya çıkan eylemli İçtüzük değişikliğinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

    Günaydın, “Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir. 15 gün içinde karar Meclis’e gönderilmeli. Kurtulmuş bugüne kadar neden bu kararı okumadı?” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    > CHP’den AYM’ye başvuru: Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Yapılan yargı ve demokrasi darbesidir- VİDEO

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: Yapılan yargı ve demokrasi darbesidir- VİDEO

    PİRHA- Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine tepki gösteren Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen milletvekilliğinin düşürülmesini yargı ve demokrasi darbesi olarak değerlendirdi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin DİSK Genel İş Mersin Şubesinde basın açıklaması yaptı. “Can Atalay seçilmiş milletvekilidir, milletvekilliğinin düşürülmesi anayasaya darbedir, halkın iradesine sahip çıkacağız” yazılı pankartın asıldığı açıklamada basın metnini platform adına DİSK Genel İş Şube Başkanı Kemal Göksoy okudu.

    “TBMM, ANAYASA’YI İHLAL ETMİŞTİR”

    Anayasa Mahkemesi tarafından, iki kere hak ihlali kararı verilmiş olmasına rağmen, Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadığına vurgu yapan Kemal Göksoy, “Hatay halkının oylarıyla seçilmiş Can Atalay’ın milletvekilliği TBMM Genel Kurulunda düşürülmüştür. Yasama organı olan TBMM, Anayasa’nın açık hükmünü ihlal ederek, Anayasa’ya aykırı davranmıştır. TBMM, hukuk devletini ve milletin iradesini yok saymıştır” dedi.

    “ANAYASASIZ DEVLET TEHLİKESİNE SÜRÜKLENİYORUZ”

    Göksoy, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesini yargı ve demokrasi darbesi olduğunu belirterek, “Anayasasız bir devlet tehlikesine doğru sürüklendiğimizi göstermektedir. Yargının araçsallaştırılarak, muhaliflerden öç alma haline getirildiği ve hesaplaşıldığı günleri yaşamaktayız. Yargı ve adalet gücünü kullanamayan, yasalara bağlı olmayan güç, devlet niteliğini kaybeder. Devleti çetelerden ayıran en büyük güç yasalar, yasalara uygunluk ve adalet sağlama ilkesidir” sözlerini kullandı.

    Kemal Göksoy, yapılan hukuksuzluk karşısında mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

    PİRHA/ MERSİN

  • Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine büyük tepki: Anayasa yoksa can güvenliğimiz de yok!

    Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine büyük tepki: Anayasa yoksa can güvenliğimiz de yok!

    PİRHA-TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine tepkiler büyüyor. Sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlarda kararın, anayasaya yapılmış bir darbe olduğunun altı çizildi.

    Gezi Davası’nda 18 yıl hapis cezasına mahkum edilen ve AYM’nin iki kez hak ihlali kararı vermesine rağmen tahliye edilmeyen TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliği dün düşürüldü. Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi kararı TBMM Genel Kurulu’nda Bekir Bozdağ tarafından okundu.

    Meclis’te karar okunduğu sırada milletvekilleri Meclis’te tepki gösterirken, birçok şehirde de eylemler yapıldı.

    Kararın ardından sosyal medyada da tepkiler çığ gibi büyüdü.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkez’i sosyal medya hesabından şu mesajı yayınladı:

    “Anayasa maddesini uygulamayın diye fetva veren Yargıtay’a, bu kanunsuz talimatı yerine getiren AKP ve MHP çoğunluğunda alınan Meclis kararına rağmen bizler Anayasayı yok sayanlara inat “Can Atalay halkın vekilidir” demeye devam edeceğiz.”

    DEM Parti‘nin resmi sayfasından yapılan açıklamada, “TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi iktidarın halk iradesine yönelik sürdürdüğü siyasi darbenin devamıdır. Darbeciler başaramayacak, bu darbeler halkımızı teslim alamayacak. AYM kararını tanımayan, hukuku çiğneyen bu irade gaspına rağmen Can Atalay halkının vekilidir ve öyle de kalacaktır!” denildi.

    DEM Parti Eş Başkanı Tülay Hatimoğulları ise “Hatay halkının vekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi siyasi darbedir! Saray’ın talimatıyla alınan bu kararla TBMM tarihine kara bir leke daha bulaşmıştır. TBMM’de okunan karar yok hükmündedir. Siyasi rehine olarak cezaevinde tutulan #CanAtalay halkın vekilidir. Hiçbir siyasi darbe bu gerçeği değiştiremez!” paylaşımında bulundu.

    Kararın açıklandığı sıralarda bir video paylaşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bu darbe girişimine karşı direneceğiz, mücadele edeceğiz. Bu mücadelede herkesi direnmeye, mücadeleye ve bu darbe girişimine karşı pozisyon almaya, tepki göstermeye davet ediyoruz!” dedi.

    “ANAYASA YOKSA EKMEK YOK, CAN GÜVENLİĞİ YOK”

    Sözcü TV’ye konuşan Can Atalay’ın babası Mustafa Atalay da “Türkiye demokrasisine geçmiş olsun. Bu karardan sonra daha kötü şeylerin geleceğinden korkuyorum. Kamuoyuna gelecek şeylerden korkuyorum. Bu memlekette Anayasa yoksa, hukuk yoksa can güvenliği yoktur. En önemlisi de Anayasa yoksa, ekmek yoktur” dedi.

    Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararına vurgu yapan Mustafa Atalay, “Seçilmeden önce de YSK, Can’ın milletvekilliğine engel bir durum yok diye onayladı, belgesini verdi. Sonra başvuruldu AYM’ye hak ihlalinden. Aynı günün akşamı Yargıtay 3. Dairesi, verilen cezayı onayladı. AYM kararına rağmen, Yargıtay’ın kararı okutuldu. Bu hepimizin uymakla zorunlu olduğumuz kanunların ana maddesi, anayasadır” diye konuştu.

    “TBMM TARAFINDAN FETTULLAH’IN İTİBARI İADE EDİLMİŞTİR”

    Gezi davasından, aylar önce tahliye edilen Mücella Yapıcı da Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine sert tepki gösterdi.

    Sosyal medya hesabından, kararı TBMM’de okuyan Bekir Bozdağ’a tepki gösteren Yapıcı, “TBMM tarafından Fetullah’ın itibarı iade edilmiştir. Bravo Bekir Bozdağ… Geçmiş olsun açlıkla kulluğa alıştırılmış memleketim… Yazık bize” ifadelerini kullandı.

    İnsan Hakları Derneği‘nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

    “Anayasa Mahkemesi Can Atalay ile ilgili iki kez “hak ihlali kararı” vermesine rağmen, alt mahkeme bu kararı hukuksuzca tanımamıştır.
    Türkiye Büyük Millet Meclisi de bugün bu hukuksuzluğu tasdik edilmiştir.

    Seçilmiş bir milletvekilinin dahi yargı güvencesinde olmadığı bu durum ,tüm yurttaşlar için de hukuk güvenliğini ortadan kaldırmıştır. İnsan Hakları Derneği olarak tüm insanlar için adil yargılanma hakkını ve hukuk güvencesini savunmaya devam edeceğiz.”

    “FERMAN SARAYIN CAN ATALAY HALKINDIR

    2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi de, “Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi fiilen anayasayı tanımamaktır. Kuralsızlığın, keyfiliğin egemen olduğu bir toplum bütünlüğünü koruyamaz, parçalanır, çöker. Bu kararı şiddetle protesto ediyoruz. Türkiye emekçi halkının iradesi bu kuralsızlığa izin vermeyecektir. Halkın kararına saygı duyulmalıdır. Yanlıştan derhâl geri dönülmelidir” mesajını paylaştı.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi Mersin’de protesto edildi-VİDEO

    Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi Mersin’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA – Mersin’de TİP Mersin İl Örgütünün çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesini protesto etti. Yapılan açıklamada, “Can Atalay er ya da geç esir tutulduğu o dört duvar arasından çıkacak. Hatay halkı vekiline kavuşacak” denildi.

    Tutuklu Milletvekili Can Atalay AYM’nin hak ihlali kararı vermesine rağmen tahliye edilmezken, vekilliğinin düşürülmesi için TBMM’de Yargıtay kararı okundu. Kararın okunması Meclis’te ve ülkenin bir çok kentinde protesto edildi.

    Mersin’de TİP Mersin İl Örgütünün çağrısıyla bir araya gelen yurttaşlar Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine tepki gösterdi. TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, Yargıtay’ın kararının yok hükmünde olduğunun altını çizerek, “Yok hükmünde olan karar sonrası verine kararlarda yok hükmündedir” dedi.

    Açıklamayı okuyan TİP üyesi Ceren İnan, Türkiye’de artık bir anayasanın bulunmadığı, anayasal güvencelerin ortadan kaldırıldığı, TBMM tarafından tescillendiğine dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Sanılmasın ki yılacağız, sanılmasın ki pes edeceğiz, ‘öyle olsun’ diyeceğiz. Biz bugün, bir kez daha yeniden başlıyoruz. Buradan bu hukuksuz kararın alınmasında en ufak bir payı olanlara, kararın altına imza atanlara sesleniyoruz: Bu ülkenin tarihinin en aydınlık sayfalarından biri olan Gezi Direnişi’ni kirletebileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Ölümü reva gördüğünüz, ölüme mahkum ettiğiniz Hatay halkının iradesini hiçe saymanın hesabını mutlaka vereceksiniz.

    Halkımıza da buradan bir çağrı yapıyoruz: Biz, Saray’dan büyüğüz, biz iktidarlardan, patronlardan büyüğüz. Bu yüzden şimdi bir kez daha yan yana gelmek, yeniden mücadele etmek zorundayız. Can Atalay er ya da geç esir tutulduğu o dört duvar arasından çıkacak. Hatay halkı vekiline kavuşacak.”

    PİRHA/MERSİN

  • ABF’den Can Atalay tepkisi: AKP yargısı demokrasiyi ve vicdanlarımızı katlediyor!

    ABF’den Can Atalay tepkisi: AKP yargısı demokrasiyi ve vicdanlarımızı katlediyor!

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine sert tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan ABF, “Bu yanlıştan vazgeçilmelidir. Can Atalay derhal serbest bırakılarak meclisteki görevinin başına geçmelidir. AKP yargısı Hitler’e parmak ısırtmıştır. Biz Aleviler ırkçıların ve şeriatçıların tam karşısında durmaya devam edeceğiz” dedi. 

    TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi hakkındaki karar TBMM Genel Kurulunda AKP’li Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ tarafından okutuldu. Böylece Can Atalay’ın vekilliği düşürüldü. Karara tepki yağıyor.

    Yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), “Artık kabuslarımızdan başka kaybedecek bir şeyimiz kalmadı” dedi.

    “AKP yargısı demokrasiyi ve vicdanlarımızı katletmeye devam ediyor” diyen ABF, şunları kaydetti:

    “On binlerce yurttaşın oyları ile seçilmiş Can Atalay’ın milletvekilliği düşürüldü. Tarihe kara leke olarak geçen AKP marifetlerinden birine daha tanık olduk. Bu antidemokratik karar ile özü itibarıyla halkın iradesine darbe yapılmıştır. Tarihin her döneminde, en ağır koşullar altında dahi demokrasi ve eşitliği savunmaktan geri durmayan Aleviler bugün de aynı tavrını sürdürecektir. Can Atalay bizim vekilimizdir ve öyle kalacaktır. AKP iktidarı, Madımak’ın tescilli katillerini serbest bırakırken halkın iradesi ile seçilmiş bir hukukçuyu keyfi olarak tutsak ediyor. Hırsını alamayan faşist zihniyet vekilliğini düşürüyor. Bu açıkça hukukun katlidir, adaletin ve vicdanların katlidir.

    “AKP YARGISI HİTLER’E PARMAK ISIRTMIŞTIR” 

    Bu yanlıştan vazgeçilmelidir. Can Atalay derhal serbest bırakılarak meclisteki görevinin başına geçmelidir. Bu karar dünya demokrasi tarihinin karanlık lekesi olmuştur. AKP yargısı Hitler’e parmak ısırtmıştır. Biz Aleviler ırkçıların ve şeriatçıların tam karşısında durmaya devam edeceğiz.
    Herkes için demokrasi, herkes için eşitlik ve özgürlüklerin olduğu bir ülkeyi hep birlikte kuracağız.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliği düşürüldü!-VİDEO

    Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliği düşürüldü!-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu Milletvekili Can Atalay AYM’nin hak ihlali kararı vermesine rağmen tahliye edilmezken, vekilliğinin düşürülmesi için TBMM’de Yargıtay kararı okundu.

    TİP Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi hakkındaki karar, Meclis Genel Kurulu’nun bugünkü oturumunda gündeme alındı. Kararın Danışma Kurulu’nda AKP ve MHP’nin önerisi ile gündeme alınmasının ardından CHP kapalı oturum yapılmasını istedi.

    CHP’nin Kapalı oturum talep ettiği önergesinde, “Konu yalnızca bir milletvekilinin seçme seçilme hakkının engellenmesi değil açık biçimde anayasanın ihlal edilmesi ve yüksek yargı organları arasındaki çatışma üzerinden anayasal düzenin işlemez hale getirilmesidir. Türkiye cumhuriyeti Anayasası’nın ihlali anlamına gelen ülkemizin ve demokratik rejimin geleceğini tehdit eden bu gelişmeyi değerlendirmek üzere kapalı oturum talep ediyoruz” denildi.

    AKP’li Bekir Bozdağ’ın, kapalı oturum oylaması yapılacağı yönündeki konuşması esnasında  muhalefet milletvekilleri sıralara vurarak durumu protesto etti.

    Kapalı oturum için izleyiciler ve gazeteciler Meclis genel kurulundan dışarı çıkarıldı.

    Atalay kararını AKP’li Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ okudu. Kararın okunmasının ardından Atalay’ın milletvekilliği düştü.

    BAŞ: SİZE BOYUN EĞMEYECEĞİZ

    TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine ilişkin kararın okutulduğu TBMM oturumunda yaptığı konuşmada  “Öldürseniz de, vekilliğimizi düşürseniz de size boyun eğmeyeceğiz!” dedi.

    “TARİHE YÜZ KARASI OLARAK GEÇTİNİZ”

    Meclis’te bulunan muhalefet milletvekilleri tepki göstererek, “Yazık tarihe yüz karası olarak geçtiniz” dediler.

    TİP’LİLER SOKAĞA ÇIKIYOR

    Türkiye İşçi Partisi, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi üzerine yurdun dört bir yanında sokağa çıkacağını duyurdu.

    Erkan Baş’ın konuşması 
    Meclis’te kararın Bekir Bozdağ tarafından okunması ve vekillerin tepkisi

    PİRHA/ANKARA

  • Yargıtay Anayasa Mahkemesi’ni bir kez daha tanımadı

    Yargıtay Anayasa Mahkemesi’ni bir kez daha tanımadı

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkında verdiği ihlal kararını, Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi bir kez daha reddetti.

    Yargıtay 3’üncü Ceza Dairesi, cezaevinde tutulan Türkiye İşçi Partisi  (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından verilen ikinci ihlal kararını da tanımadı.

    Yargıtay, ihlal kararının “hukuki değeri olmadığına” ve AYM kararına uyulmamasına karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

    >Can Atalay AYM’nin kararına rağmen bir kez daha tahliye edilmedi

  • Anayasa Mahkemesi, Can Atalay için ikinci kez hak ihlali kararı verdi

    Anayasa Mahkemesi, Can Atalay için ikinci kez hak ihlali kararı verdi

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Can Atalay’ın tahliyesi ve hakkındaki yargılamanın durması isteminin reddedilmesi üzerine yapılan hak ihlali başvurusunu ikinci kez görüştü. Atalay için ikinci kez hak ihlali kararı verildi. Atalay’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verildi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Parkı Davası’nda hakkında 18 yıl hapis cezası kararı verilen Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın bireysel hak ihlali başvurusunu 25 Ekim’de görüşmüştü. Can Atalay’ın ‘Seçilme ve siyasi faaliyette bulunma’ hakkı ile ‘Kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine karar verilmişti.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı Yargıtay’a göndermiş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı konunun 3. Ceza Dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönünde mütalaa vermiş, Daire ise Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmamasına hükmedip Atalay hakkında ihlal kararı veren Yüksek Mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vermişti.

    Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararına uyulmaması nedeniyle Yüksek Mahkeme’ye ikinci kez başvuru yapılmıştı.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), cezaevinde tutulan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Can Atalay için bir kez daha hak ihlali kararı verdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • AYM Can Atalay hakkında yeni karar!

    AYM Can Atalay hakkında yeni karar!

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi (AYM), Can Atalay için yapılan ihlal başvurusunu oy birliğiyle Genel Kurul’a sevk etti.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) tutuklu olan Hatay milletvekili Can Atalay hakkında verilen ihlal kararının uygulanmaması gerekçesiyle yapılan ikinci başvuruyu görüştü.

    AYM, ihlal başvurusunu Genel Kurul’a sevk etti. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Birinci bölümde görüşülen Can Atalay başvurusu oy birliği ile Genel Kurula sevk edilmiştir” denildi.

    Ne Olmuştu?

    AYM, 14 Mayıs’ta TİP Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın bireysel başvurusunu karara bağlamış ve “seçilme hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti.
    İhlal kararı sonrası dosyayı inceleyen yerel mahkeme dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi yollamış, Yargıtay, AYM’nin Can Atalay hakkındaki bu kararına oy birliğiyle karşı çıkmıştı. Yargıtay ayrıca hak ihlali karar veren AYM üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulunmuştu.
    Atalay’ın avukatları, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ikinci kez bireysel başvuru yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Danışma Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı

    PSAKD Danışma Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı

    PİRHA – PSAKD 5. Danışma Kurulu Toplantısının sonuç bildirgesi açıklandı. Alınan kararlar içerisinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile muhataplık geliştiren çevrelere dair hiçbir örgütsel birlikteliğin olamayacağı vurgulandı. Açıklamada 10 Aralık mitinginin önemine de yer verilerek “Tüm yurttaşlarımızı ve dost, musahip kurumlarımızı bu mitingi güçlendirmeye çağırıyoruz” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) 16. Dönem 5. Danışma Kurulu sonuç bildirgesi açıklandı. 11-12 Kasım’da Ankara’da yapılan toplantı sonrası yapılan açıklamada “Örgütümüz, Cumhuriyetin 1. yüzyılında yaşanan katliamlar, asimilasyonlar, sürgünler, işkencelerin yaşanmaması için 2. yüzyılda Aleviler ve sistem arasındaki ilişkilerin nasıl olması gerektiği üzerine değerlendirmeler yaptı. Laikliğin ve bir arada yaşamın öneminin yeniden altı çizilerek eşit yurttaşlık taleplerimiz doğrultusunda 2. yüzyılda da Alevilerin mücadele hattının örülmesi konusunda çalışmalara hız ve yön verilmesi gerekliliği vurgulandı” ifadelerine yer verildi.

    “AZALMAKTAN KORKMAYIN, BOZULMAKTAN KORKUN”

    Yapılan açıklamada Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yönelik kurumsal tutuma vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:

    “İkinci yüzyıla girerken ırkçı ve şeriatçı muktedirlerin, Alevileri tanımlamak, biçimlendirmek için atılmış bir adım olarak değerlendirdiğimiz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın tanınmaması konusunda aldığımız kararın ve verdiğimiz mücadeleye devam edeceğimizi, bu kurumla muhataplık tavrı geliştirecek olan çevreler ile hiçbir örgütsel birlikteliğimizin olamayacağını da bir kez daha mutabakat altına almıştır. Çünkü; örgütlülüğümüz tarihimizden aldığımız direniş gerçekliği ile ‘Dönen dönsün, biz dönmeyiz yolumuzdan’ düsturuyla hareket eden Şah Kalender Çelebi ve Pir Sultan Abdalların izinden gitmeye devam edecektir. Bir Alevi atasözü ‘Azalmaktan korkmayın, bozulmaktan korkun’ der.

    Madımak Katliamı’nın 30. yılında ‘aranan sanıklar’ yönünden yargılamanın yapıldığı davada zamanaşımı kararı verilmesi ve katliam hükümlüsünün cumhurbaşkanı kararı ile serbest bırakılmasını şiddetle kınadığımızı ve bu kararı verenleri hiçbir zaman affetmeyeceğimizi bir kez daha yineliyor, Madımak Oteli’ni ‘Utanç Müzesi’ yapacağımızı belirtiyoruz.

    Halkın iradesiyle seçilmiş TİP Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğuna karşı Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı vermesine rağmen Yargıtay 3. Dairesi’nin Anayasa Mahkemesi kararına uymayarak tutukluluğun devamına karar vermesi mevcut Anayasaya karşı bir YARGI DARBESİDİR.

    Pir Sultan örgütlülüğü olarak eşitlik, adalet, demokrasi düzeninin sağlanması için hukukun üstünlüğü ve Anayasaya uyulması zorunluluğunu hatırlatıyor; bu yanlıştan biran önce dönülmesini ve AYM kararı uygulanarak Can Atalay’ın Meclisteki görevinin başında olması gerektiğini önemle yineleriz.

    “MİTİNGİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTIR”

    Demokrasi ve insan haklarına en çok ihtiyacımız olan bu günlerde laik eğitime karşı yapılan eğitim müfredatının değiştirilmesi, din derslerinin arttırılması, kreşlere mescit yaptırılması, ÇEDES zorbalığı ile çocuklarımızın camilere götürülmesini reddediyoruz. Alevi kurumları olarak 10 Aralık 2023 tarihinde “LAİK EĞİTİM, İNSANCA YAŞAM VE DEMOKRATİK TÜRKİYE” şiarıyla İstanbul’da yapılacak olan mitingin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Laik ve Demokratik bir ülke isteyen tüm yurttaşlarımızı ve dost, musahip kurumlarımızı bu mitingi güçlendirmeye çağırıyoruz.

    Biz Aleviler, biz öteki sayılanlar olarak Cumhuriyetin 1. yüzyılında takvimlerimizin her gününü anmalar ile yaşamak zorunda bırakıldık. Önümüzdeki günlerde 15 Kasım Dersim ve Seyit Rıza anması, 19-25 Aralık Maraş Katliamı Anması, 19 Aralık Cezaevleri Hayata Dönüş Operasyonları’nın, 28 Aralık Roboski Katliamı’nın yıl dönümleri. Pir Sultan örgütü olarak 15 Kasım’da Dersim anmalarında, 23 Aralık’ta Maraş Katliamı anması için kitlesel olarak Maraş’ta olacağız ve katliamları, katliamcılara unutturmayacağız.

    “MAZLUM HALKLARIN ÖLDÜRÜLMESİNE KARŞIYIZ”

    Yoksulluğun her geçen gün arttığı bu günlerde, AKP yandaşları her gün zenginleşirken, ekonomik krizin en çok kadınları vurduğunu biliyor. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde eşleri, kocaları, patronları, oğulları, iş arkadaşları tarafından katledilen, şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan kadınların özgürleşmesi için 25 Kasım’da Kadın Meclislerimizle alanlarda olacağız.

    Biz Aleviler, Kabesi insan, inancı sevgi olanlar olarak, yanı başımızda, masumların katledildiği savaşlara ‘hayır’ diyoruz. Kimler tarafından ve nerede yapılıyorsa yapılsın mazlum halkların öldürülmesine karşı duruyoruz.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği olarak, 35 yıllık örgütlü mücadelemizle her dönem olduğu gibi ırkçı, şeriatçılara karşı Hüseyni duruşumuzdan asla taviz vermeden 73 milletle omuz omuza ‘İlimden gidilmeyen yolun sonunun karanlık olduğu’ bilinci ile yürümeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Avukatlar, Yargıtay’ın kararını protesto etti-VİDEO

    Avukatlar, Yargıtay’ın kararını protesto etti-VİDEO

    PİRHA-Ankara’da Yargıtay’ın kararını protesto eden avukatlar, “Hukuk siyasetin oyuncağı olamaz” dedi.

    Ankara Barosu üyesi avukatlar, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin, Anayasa Mahkemesi hakimlerine yönelik suç duyurusu girişimi ardından Ankara’da eylem yaptı.

    Avukatlar, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğuna ilişkin hak ihlali kararı veren AYM hakimlerine yönelik hukuki itirazını “Yargıtay’ın Türkiye Cumhuriyeti Anayasasını tasfiye etme girişimi” olarak yorumladı.

    Ankara Adliyesi önünden Yargıtay Başkanlığı’na yapılan yürüyüşe, avukatlar ellerinde Anayasa ve sırtlarında cübbeleri ile katılırken, eyleme HEDEP’li milletvekilleri de destek verdi. Avukatlar “Hukuk siyasetin oyuncağı olamaz. Savunma susmadı susmayacak. Hak hukuk adalet” sloganları eşliğinde Yargıtay başkanlığına yürüyüş yaptı.

    “YARGI ELİYLE HUKUKA KARA LEKE SÜRÜLDÜ”

    Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, yürüyüş öncesi yaptığı açıklamada “Sesimizi çıkartmaya her türlü eylemlerimize devam edeceğiz” diyerek şunları söyledi:
    “Bu ülkenin hukukçularına, bu ülkenin insanlarına hiçbir şekilde reva görülmemesi gereken, yargı eliyle hukuka sürülen kara lekenin, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi arasında başlayan çekişmenin bu ülkeye yansımalarını ne yazık ki hep beraber yaşıyoruz. O yüzden hukuka sürülen bu lekenin kaldırılması ve buna bir son verilmesi için gelinen noktada yargının sürekli tartışmaların odağında olması ama en çok da siyasi amaçları ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için kullanılmasından da duyduğumuz rahatsızlıkla, bugün Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukat meslektaşlarımız ve baro başkanlarımızla birlikte Yargıtay’ın önünde cübbelerimizle bulunup, Anayasalarımızı Yargıtay’ın önüne bırakacağımız bir süreç başlatıyoruz. Ankara Barosu avukatları olarak bu yürüyüşü onurlu bir şekilde başlatmanın gururunu duyuyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yargıtay’ın hukuk tanımazlığına karşı Meclis Danışma Kurulu toplanıyor

    Yargıtay’ın hukuk tanımazlığına karşı Meclis Danışma Kurulu toplanıyor

    PİRHA- TBMM Danışma Kurulu, Yargıtay’ın Can Atalay kararını değerlendirmek üzere saat 17.00’de toplanma kararı alırken, Türkiye’nin bir çok kentinde açıklama yapan avukatlar, Yargıtay’ın kararını, ‘skandal’ olarak değerlendirdi.

    Meclis Danışma Kurulu, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin, tutuklu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında “hak ihlali” kararı veren Anayasa Mahkemesi (AYM) kararını uygulamaması ve üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması nedeniyle toplanma kararı aldı. Kurul, saat 17.00’de bir araya gelecek.

    Danışma Kurulu toplantısına, tüm siyasi partilerin grup başkan ve başkanvekilleri ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katılacak.

    CHP Genel Başkanı Özel, paylaşımında şunları ifade etti:

    “Sayın Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’la telefonla görüştüm ve kendisinden içinde bulunduğumuz yargı krizi ve darbe girişimiyle ilgili Meclis Danışma Kurulu’nu olağanüstü toplamasını talep ettim. Kendisi ağırlamakta olduğu Filistin Heyeti’yle planlı programlarının ardından, gün içerisinde bu yönde bir çağrı yapacağını belirtti. Kendisinin başkanlığında yapılacak Danışma Kurulu toplantısına partimiz adına bizzat katılacağım.”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Grup Başkanvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saruhan Oluç, Yargıtay’ın kararı nedeniyle Meclis Başkanlığı’na, “Yurttaşların maruz kalacağı ağır mağduriyetin vebali ortadadır. Bu nedenle derhal bir genel görüşme açılarak, konunun değerlendirilmesine ve Meclis’in kendi iradesine ve hukuk üstünlüğüne sahip çıkmasına ihtiyaç vardır” gerekçesiyle başvuruda bulunarak, Meclis Genel Kurulu’nun toplanmasını talep etti.

    Barolar da Yargıtay’ın kararını bir çok yerde protesto etti. Yapılan açıklamalarda, Yargıtay’ın verdiği kararı, “Tarihte görülmemiş bir skandal” olarak değerlendiren avukatlar, “Yetki aşımı yapılarak verilen bu karar anayasal düzene olan güveni temelden sarstı” dediler.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yargıtay’ın infial yaratan Can Atalay kararına tepkiler yükseliyor

    Yargıtay’ın infial yaratan Can Atalay kararına tepkiler yükseliyor

    PİRHA- Anayasa Mahkemesi’nin TİP Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği kararı Yargıtay tanımadı. Yargıtay ayrıca tahliye kararı veren Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunma kararı aldı. Bu duruma tepki gösteren HEDEP, CHP ve TBB Yargıtay’ın ‘Yargı Darbesi’ yaptığına dikkat çekerek, “hukuksuzluğa teslim olmayacağız” dediler.

    Yargıtay, Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay kararı ile anayasayı ihlal ettiğini öne sürerek, yüksek mahkemenin üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Yargıtay ayrıca TBMM’ye Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi için kararın gönderileceğini belirtti.

    Yargıtay’ın bu tavrı infial yarattı. Başta hukukçular olmak üzere bir çok kesimden tepki yükseldi.

    Yargıtay’ın AYM’ye dair verdiği karara tepki gösteren HEDEP Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, “Yargı darbesinin geldiği durumun vahametini gösteriyor. Siyasi iktidar, hukuk tarihinin kara sayfalarına adını yazdıran bu olayın baş sorumlusudur” açıklamasında bulunurken, MYK ve Meclis gurubunu olağanüstü toplama kararı aldı.

    “HALKIMIZI DİRENMEYE DAVET EDİYORUZ”

    CHP de, Yargıtay’ın kararlarına karşı olağanüstü toplantı yaptı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Genel Başkan Özgür Özel, “Sokaklarda direneceğiz, meydanlarda direneceğiz, bu hukuksuzluğa teslim olmayacağız. Anayasayı ortadan kaldıranlara karşı gün susma günü değildir. Halkımızı direnmeye davet ediyoruz” dedi.

    Türkiye Barolar Birliği de, (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ise, Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunan Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyelerine dair başvuruda bulunacaklarını duyurdu. Sağkan, TBB olarak Anayasa’yı yok sayan ilgili daire üyelerine “görevden el çektirmeye davet” yaptırımının uygulanması için Yargıtay Yüksek Disiplin Kurulu’na yarın itibariyle gerekli başvuruyu yapacaklarını duyurdu.

    Sağkan, Yargıtay’ın Anayasa’yı yok sayarak Anayasa Mahkemesi’ni fiilen ortadan kaldırma çabası içinde olduğunu vurgulayarak, kararın hukuken değerlendirilebilecek hiçbir yanı bulunmadığını ifade etti.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Can Atalay’ı tahliye etmeyen hakimler hakkında suç duyurusu!

    Can Atalay’ı tahliye etmeyen hakimler hakkında suç duyurusu!

    PİRHA – Milletvekili Can Atalay adına avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üyeleri hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulundu.

    TİP Hatay Milletvekili Can Atalay adına avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ve üyeleri hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve görevi kötüye kullanma suçlarından cezalandırılmaları için suç duyurusunda bulundu.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Hâkimleri Mesut Özdemir, Ferhat Akdoğan, Murat Bircan ve ilgili mahkemedeki diğer hâkimler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 109 ve 257. maddelerine aykırı eylemleri nedeni ile kamu davası açılması istendi.

    Can Atalay için yapılan şikayet dilekçesinde, “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ni oluşturan hâkimlerin, 25 Ekim’den 30 Ekim mesai saatinin bitimine dek hareketsiz kalmışlar ve Anayasa Mahkemesi’nin kararına karşı eylemli olarak direnmişlerdir. Böylece aslında bize göre kısa kararın gönderilmesiyle ama her koşulda gerekçeli kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı gün olan 27.10.2023’te, hakkında yeniden yargılama, tahliye ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilerek özgürlüğüne kavuşması gereken müvekkil HUKUKA AYKIRI biçimde özgürlüğünden ve milletvekilliği görevini yapmaktan yoksun bırakılmıştır” denildi.

    Şerafettin Can Atalay için hukuki girişimde bulunan avukatlar Fikret İlkiz, Evren İşler, Yalçın Deniz Özen ve Akçay Taşçı, söz konusu hakimlerin, Anayasa Mahkemesi kararını uygulamayarak yargıya güvensizlik duyulmasına yol açtığına da vurgu yaptı. İlgili hakimlerin mesleğe aykırı davrandıklarını belirten avukatlar, Hakim ve Savcılar Kanunu uyarınca şikayete konu hakimler hakkında disiplin soruşturması yapılmasını ve gerekli cezanın verilmesini talep etti.

    PİRHA/ANKARA

  • Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay: HSK ve TBMM harekete geçmeli!

    Tutuklu TİP Milletvekili Can Atalay: HSK ve TBMM harekete geçmeli!

    PİRHA-TİP Hatay Milletvekili Can Atalay, AYM’nin kararına uymayan ve dosyayı Yargıtay’a gönderen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne tepki göstererek, “TBMM’yi yargının yerine geçerek karar verenlerin kim olduğunu araştırmaya ve Anayasal düzeni askıya almaya teşebbüs edenleri tespit etmeye davet ediyorum” çağrısında bulundu.

    Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) cezaevindeki Hatay milletvekili Can Atalay, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ‘yeniden yargılama ve tahliye kararı verilmesi zorunludur’ kararına karşın İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyayı Yargıtay’a göndermesine tepki gösterdi.

    Atalay, Anayasa Mahkemesi kararının yerine getirilmediği her bir dakikanın ülkede yaşayan herkesin hak ve özgürlüğünü korumakla yükümlü devletin niteliklerine zarar verdiğinin açık olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararını 5 madde ile yorumlayıp, şu taleplerde bulundu.

    “1- 25 Ekim günlü Anayasa Mahkemesi kararının yerine getirilmediği her bir dakikanın bu ülkede yaşayan herkesin hak ve özgürlüğünü korumakla yükümlü devletin niteliklerine zarar verdiği açıktır. Ancak “ikili devlet” anlayışını kabul etmiyoruz. Buna alışmayacağız.

    2- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine neredeyse bir kılavuz açıklığında yazılan Anayasa Mahkemesi kararını, başka bir merciye “gereği için” göndermesinin açık hukuka aykırılığının HSK tarafından soruşturulmasını talep ediyorum.

    3- Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasına ilişkin bir “irade” var ise bu iradenin 13. Ağır Ceza Mahkemesi başkanına ait olamayacağı açık olduğundan hukuka bağlı olmayan Devlet hayalinin sahipleri kimlerdir?

    4- Üyesi olduğum TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’nu yargı kararıyla oluşan hak ihlalinin giderilmesi için verilen karara uyulmayarak ihlalin devam ettirilmesinin araştırılması başlıklı gündemle toplantıya davet ediyorum.

    5- TBMM’yi yargının yerine geçerek karar verenlerin kim olduğunu araştırmaya ve Anayasal düzeni askıya almaya teşebbüs edenleri tespit etmeye davet ediyorum.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Mahkeme, Yargıtay’ı adres gösterdi!

    Mahkeme, Yargıtay’ı adres gösterdi!

    PİRHA- İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, AYM’nin TİP’in tutuklu Hatay milletvekili Can Atalay hakkında verdiği ‘tahliye’ kararını Yargıtay’a gönderdi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) tutuklu milletvekili Can Atalay’ın hakkında tahliye kararı vermedi, dosyayı Yargıtay 3. Ceza Dairesi’ne gönderdi.

    DW Türkçe’nin haberine göre mahkeme kararın gerekçesinde şu ifadeler yer aldı: “Söz konusu düzenlemeler dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesince verilen bireysel başvuruya konu ihlal kararı Mahkememizin kararına ilişkin olmayıp, Yargıtay ilgili Ceza Dairesince verilen tahliye talebinin reddi kararına ilişkin olduğu, dosyanın ilgili Daire önünde bulunduğu sırada başvurucunun milletvekili seçildiği ve bireysel başvuruya konu ihlalin bu Dairenin kararından kaynaklandığı, ayrıca bireysel başvuru yapıldıktan sonra ilgili Ceza Dairesince dosyanın esastan incelendiği ve karara bağlandığı, bu sebeple oluşan yeni hukuki durum karşısında Yargıtay 3. Ceza Dairesince yeni bir değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından dosya Cumhuriyet Başsavcılığınıza gönderilmiştir.”

    Türkiye İşçi Partisi’nin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararı vermesine rağmen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Hatay Milletvekilimiz Can Atalay’ın tutukluluğunu keyfi biçimde uzatıyor, yetkisini aşarak suç işlemeye devam ediyor! #AYMKararıUygulansın, Can Atalay’a özgürlük istiyoruz!” dedi.

    AYM, Can Atalay’ın dosyasında seçilme hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı yönlerinden hak ihlali olduğuna hükmetmişti.

    (HABER MERKEZİ)