Etiket: torba yasa

  • Alevilerin bölge toplantıları Mersin’de de sürüyor-VİDEO

    Alevilerin bölge toplantıları Mersin’de de sürüyor-VİDEO

    PİRHA-Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasasına yönelik Mersin’de gerçekleştirilen toplantıda konuşan Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz, “Taleplerimizi her yerde her zaman dile getiriyoruz. Ama hiçbiri duyulmadı, yerine getirilmedi. Hangi çizgide duracağımızı, nasıl bir mücadele yöntemi uygulayacağımızı tartışacağız” dedi.

    Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasasına yönelik bölge toplantılarına devam ediyor. Mersin Cemevi’nde gerçekleştirilen toplantıya Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt ile Mersin Cemevi Başkanı Hasan Kılavuz da katıldı.

    “TALEPLERİMİZİN HİÇBİRİ ŞU ANA KADAR DUYULMADI”

    Bölge toplantılarının neden düzenlendiğine ilişkin konuşan Hasan Kılavuz şunları söyledi:

    “Taleplerimizi her yerde her zaman dile getiriyoruz. Ama hiçbiri duyulmadı, yerine getirilmedi. Yakın zamanda getirilen torba yasa yeterli mi? Taleplerimizi karşılıyor mu? Biz bunu mu istiyorduk? Hayır istediğimiz bu değil. Bugünkü toplantıda, iktidarın bu torba yasa ile ne hedeflediğini, bizim hangi çizgide duracağımızı, nasıl bir mücadele yöntemi uygulayacağımızı tartışacağız.”

    “ADIMI HEP BERABER ATARIZ”

    AKD Genel Başkanı İsmet Kurt ise iktidar çevresinden kendilerine yönelik söylenenlere değinerek, “Bugün bizim için diyorlar ki “Bunlar Alisiz Aleviler. Bunlar terörist, bölücü.” Bir gün 135 cemevi, bir gün sonra 185, şimdi de 250-300 cemevini temsil ettiğimizi söylüyorlar. Yok öyle bir şey. Bizim birimiz de, kırkımız da, büyüğümüz de, küçüğümüz de burada. Adımı hep beraber atarız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / MERSİN

  • Aleviler, Malatya’da bir araya geldi: Alevilerin inancını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız-VİDEO

    Aleviler, Malatya’da bir araya geldi: Alevilerin inancını yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA-Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasaya yönelik Malatya’da toplantı gerçekleştirdi. AKP iktidarının Alevilerin taleplerinin elektrik, su ve yol gibi anlatmaya çalıştığını vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevilerin talepleri kendi inançlarını ve kendi ritüellerini anayasal güvence altında rahatlıkla yapmayı talep ediyorlar. Devlet nasıl camiyi, kiliseyi, havrayı, sinagogu ibadethane olarak kabul ediyorsa cemevlerini de ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz” dedi.

    Alevi örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmasına ve torba yasaya yönelik Malatya’da toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo ve PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş konuşmacı olarak katıldı.

    Toplantıda, ‘Cemevlerine yönelik yasa tasarısı, cumhurbaşkanlığı kararnamesini kabul etmiyoruz’, ‘Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz’ ve ‘Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir’ pankartları açıldı. Konuşmalardan önce sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “DEVLETİN HER İNANCIN YASAL GÜVENCESİNİ SAĞLAMASINI İSTİYORUZ”

    AKP iktidarının Alevilerin taleplerinin elektrik, su ve yol gibi anlatmaya çalıştığını vurgulayan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Alevilerin talepleri kendi inançlarını ve kendi ritüellerini anayasal güvence altında rahatlıkla yapmayı talep ediyorlar. Devlet nasıl camiyi, kiliseyi, havrayı, sinagogu ibadethane olarak kabul ediyorsa cemevlerini de ibadethane olarak kabul edilmesini istiyoruz. Hangi Aleviye sorarsanız sorun Alevilerin ibadeti cem, ibadethanesi de cemevidir. Alevilerin inancını, ibadetini, ibadethanesini ve inanç kimliğini kabul etmeyen ve yok sayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Geçmişten beri asla inancımızı kabul etmediler şimdi ise inancımızı, ibadetimizi ve ibadethanemizi yasal olarak Aleviliğin bir inanç olmadığını yasaya koydular, cemevlerini turistik bir mekanmış gibi bir çerçeve çizdiler. Biz devletin her inancın yasal güvencesini sağlamasını istiyoruz. Türkiye devleti laik ve demokratik olmadığı sürece cemevleri yasal statüye kavuşsa bile Alevilerin sorunlarının bitmeyeceğini biliyoruz” dedi.

    “KİMSE BİZE KENDİ KUBBESİNİ DAYATARAK İNANCIMIZI ANLATMAYA ÇALIŞMAMALI”

    Aleviliğin inanç olduğunu kabul etmeyen zihniyeti kendilerinin de kabul etmeyeceğini ifade eden Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleşo, “AKP iktidarının Aleviliği inanç, cemevlerini de ibadethane olarak tanımaması ve zamanında Diyanet İşleri Başkanı’nın bizlerle ilgili ‘Müslümanların ibadet yeri camidir, camiler hem Sünni hem de Alevilerin ibadet yeridir’ ifadeleri asla iyi niyetli ifadeler değildir. Bu sözler yüzlerce yıldır Aleviliğe şekil vermeye çalışan bir zihniyetin dışa vurumudur. Kimse bize kendi kubbesini dayatarak inancımızı, ibadethanemizi ve ibadet şeklimizi anlatmaya çalışmamalıdır” diye belirtti.

    “HİÇBİR TALEBİMİZ ÇIKARTILAN YASADA VE KARARNAMEDE YER ALMAMAKTADIR”

    AKP iktidarının Alevi inancına yaklaşımını inkar yaklaşımı olarak değerlendiren PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş, “Geçmişte Aleviler öldürülüyordu bugün ise Alevi inancı öldürülmek isteniyor. Israrımız ve talebimiz nettir Alevilik kendine özgü bir inançtır ve hiç kimsenin Aleviliği tanımlamaya ve tarif etmeye hakkı yoktur. Biz tarif edilmek değil tanınmak istiyoruz taleplerimizin hepsi nettir, hiçbir talebimiz çıkarılan yasada ve kararnamede yer almamaktadır” diye konuştu.

    Toplantı, konuşmalardan sonra yurttaşların fikirlerini ve önerilerini paylaşmasının ardından sona erdi.

    PİRHA/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER

    >Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

  • Erdoğan: Menfaatleri için hükümetin Alevisi olmayı kabul edenlere rızalık vermeyiz-VİDEO

    Erdoğan: Menfaatleri için hükümetin Alevisi olmayı kabul edenlere rızalık vermeyiz-VİDEO

    PİRHA- Torba yasa içerisinde yer alan cemevleriyle ilgili düzenlemeye dair konuşan HBVAKV Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, “Kendini Alevi yol önderi, piri, rehberi sayan kişiler, çıkan yasaya sıcak bakıp buradan kendi menfaatleri doğrultusunda nemalanmaya çalışırlarsa onlardan ne rızalık alırız ne rızalık veririz. Rızasız lokma yenilmez, rızasız hizmet yürütülmez” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Başkanı Nurettin Erdoğan, torba yasa içerisinde yer alan cemevleriyle ilgili düzenlemeye dair konuştu.

    Bu tür politikalarla devletin kendi Alevisini yaratmaya çalıştığını vurgulayan Erdoğan, bu politikalardan kendine pay çıkarmak isteyen Yol önderlerine de rızalık vermeyeceklerini söyledi.

    “HÜKÜMET SAMİMİYETSİZLİĞİNİ, ALEVİLERE MECLİS ÖNÜNDE SERGİLEDİĞİ TAVIRDA GÖSTERDİ”

    Cemevleriyle ilgili yapılan düzenlemelerle, Alevilerin iradesine ipotek konulmak istendiğini ifade eden Erdoğan, “Bizim buna rızalık vermediğimizi göstermek için federasyonlarımız, genel başkanlarımız ortak basın açıklamalarını yaptılar. Bu torba yasasını kabul etmediğimizi ifade ettik. Ankara’da yapılan bir basın açıklamasıyla Meclis önünde dile getirdik. Tabii ona da karşı çıktılar, yasal bir basın açıklamasına bile tahammül edemediler. Basın açıklaması öncesi ve sonrasında bazı arkadaşlarımız darp aldı, belli rahatsızlıklar geçirdiler. Samimi olmadıkları oradan belli. Bir gün önceki söylemlerle, eylem günü sergiledikleri pratik birbirine uymadı. Fikirlerini sürekli değiştirdiler ve toplumun bir araya gelmesinden, bütünleşmesinden korktular” diye konuştu.

    “HÜKÜMET ‘DÜN DÜNDÜR BUGÜN BUGÜNDÜR’ POLİTİKASI İZLİYOR”

    Aleviler olarak torba yasa içerisinde yapılan düzenlemeleri ve Alevi Bektaşi  Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz bütün halkların inançsal boyutta eşit haklara sahip olmasını temenni ediyoruz. Bu şekilde mücadelemizi vermeye çalışıyoruz, vereceğiz de. Hangi parti olursa olsun iktidara geldiği zaman seçim öncesinde yapmış oldukları taahhütleri yerine getirmeleri gerekir. AKP de iktidara ilk geldiği dönemde 2000 -2002 yıllarında bu taahhütleri verdi ama zaman geçtikçe unuttu. İktidarlar kendi koltuklarını korumak için her türlü manevraları yapmaktalar. ‘Dün dündür bugün bugündür’ politikası uyguluyorlar. Bizler bu torba yasada yer alan Aleviliğe yönelik yasayı ve yaptırımı kabul etmiyoruz.”

    “HÜKÜMETİN ALEVİSİ OLMAYI KABUL EDENLERE RIZALIK VERMEYİZ”

    Hükümetin kendi Alevisini yaratma politikasına izin vermeyeceklerini dile getiren Erdoğan, son olarak şunları aktardı:

    “Kendini Alevi Yol önderi, piri, rehberi sayan kişiler, çıkan yasaya sıcak bakıp buradan kendi menfaatleri doğrultusunda nemalanmaya çalışırlarsa onlardan ne rızalık alırız ne rızalık veririz. Rızasız lokma yenilmez, rızasız hizmet yürütülmez. Burada bu oluşuma talip olanlar, bundan nemalanmaya çalışanlar varsa da -ki olacaktır da, görüyoruz- onlarla da mücadelemiz devam edecektir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Doğan: Çatı örgütlerinin ortak mücadele etmesi önemli, Alevilerin talepleri canlı tutulmalı

    Doğan: Çatı örgütlerinin ortak mücadele etmesi önemli, Alevilerin talepleri canlı tutulmalı

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi kurumlarının yaptığı bölge toplantılarına ilişkin “Çatı örgütlerinin birleşip, ortak mücadele ediyor olmasına Alevilerin çok büyük önem verdiğini gözlemledim. Olumlu bir etki bırakmış. Birlikteliğin devamı konusunda bir talep vardı” dedi. Doğan, Ankara’da Meclis önünde yapılan açıklamanın enerjisini devam ettirmek, arkamıza aldığımız rüzgarı sürdürmek ve Alevilerin taleplerini canlı tutmak önemli” ifadelerini kullandı. 

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve torba yasaya karşı Alevi örgütleri, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri ülke genelinde toplantılar yapmaya devam ediyor. İstanbul’da da 26 Kasım Cumartesi günü Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Cemevi’nde, 27 Kasım Pazar günü de PSAKD Sultanbeyli Şubesi’nde toplantı gerçekleştirildi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, bölge toplantılarının nasıl geçtiğini, gelen tepkiler ve hedeflenen sonuçlara dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİLERİN ORTAK MÜCADELE EDİYOR OLMASINA ÇOK ÖNEM VERİLİYOR”

    25 Aralık günü İstanbul’da yapılması planlanan kurultay öncesi ülke genelinde bölge toplantıları yapıldığını aktaran Doğan, şöyle konuştu:

    “25 Aralık günü büyük bir kurultay yapılacak. Ardından Alevilerin taleplerini ortaya koyabileceği bir miting çalışması yapılıyor. Yani bir mücadele alanına dönüştürmek gibi bir gayretimiz var. Türkiye genelinde buluşmalar gerçekleştiriliyor. Çok iyi saha çalışması yapılsaydı belki daha kalabalık bir katılım olurdu ama yine de oldukça yoğun diyebileceğim bir katılım vardı.

    Çatı örgütlerinin birleşip, ortak mücadele ediyor olmasına Alevilerin çok büyük önem verdiğini gözlemledim. Olumlu bir etki bırakmış. Birlikteliğin devamı konusunda bir talep vardı. Mevcut yasaya dair de insanlarda biraz kafa karışıklığı var. Devletten gelen maddi kaynağın kullanılması, toplumun aydınlatılması gereken bir konu. Bunun Aleviliğe getirisi ve götürüsü noktasında bilgilendirme ve ciddi tartışmalar yürütmek gerekiyor. Yeni gelen yasa ile ikinci bir Diyanetin oluşmasını engellemek gerekiyor. Bunun topluma katkı değil; laikliğin olmayışının toplumsal gerilemede ikinci bir engel oluşturacak yapının olmamasını vurgulamak gerek. Buna eğilimli olan bazı kesimlerin de olduğunu gördük.”

    “DEVLET, YEREL YÖNETİMLER ÜZERİNDEN ALEVİ İNANCINA ULAŞMIŞ”

    Doğan, Alevi kurumlarının yerel yönetimler ile kurduğu ilişkiye de dikkat çekerken, “Benim önemli bir gözlemim de şu ki: Devlet, yerel yönetimler üzerinden Alevi inancına ulaşmış. Yerel yönetimler üzerinden oralara ufak tefek yardımlar ile kontrol etmeye başlamışlar. Bunu da Alevi kurumları masumane niyetle algılamışlar. Ama bunun devleti cesaretlendirdiğini, “Maddi olarak bir şeyler sunarsam eğer bu yapıyı kontrol edebilirim” gibi bir cesarete neden olduğunu da söylemek lazım. Bu da tabi kurumların geçmişteki yerel yönetimlere yönelik yaklaşımlarından kaynaklı bir eksiklik. Genel olarak toplantılarda “İnanç nedir? Devletin inanca karşı yaklaşımı ne olmalıdır?” gibi soruları vurguladık. Eşit yurttaşlık talebi Alevilerde karşılığını bulmuş. Bunu fark ettim. Bu talep birçok katılımcı tarafından dillendirildi. Alevilerin, Anayasada kurucu eşit yurttaş olarak tanımlanmaları, bununla beraber devletin bütün dinlere eşit mesafede olması gerektiği konusuna toplumsal olarak karşılık bulduğumuzu söylemeliyim. Alevilerin önümüzdeki süreçte alanlarda olması, mücadele etmesi konusunda toplumun bir talebi var” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN GÖRÜNÜR OLDUĞU DÖNEMDE DEVLET GÜNDEMİ DEĞİŞTİRDİ”

    Taksim İstiklal Caddesi’nde gerçekleştirilen bombalı saldırının ardından gündemin değiştiğini belirten Kadriye Doğan, Alevilerin tüm demokrasi kesimleri ile ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Doğan şunları söyledi:

    “Alevilerin görünür olduğu, taleplerinin yükseldiği dönemde devletin gündemi değiştirecek başka olaylar sergilediğini de gözlemledik. Taksim’deki bombanın patlaması tam da bugüne denk geldi. Arkaya alınan rüzgarı çok daha farklı yerlere taşımaya çalışırken, biraz gündemden düşmesine neden oldu. Ankara’da Meclis önünde yapılan açıklamanın enerjisini devam ettirmek, arkamıza aldığımız rüzgarı sürdürmek ve Alevilerin taleplerini canlı tutmak, hedefe ulaştıracak yolları, hangi kesimler ile ortaklaşacağımızı bulmak önemli. Kadın mücadelesi bugün çok önemli bir noktada. İstanbul’da kadınları durdurmak için devlet hayatı durdurdu. Emek kesimleriyle ortaklaşılması, Kürtlerin anadilde kimlik mücadelesiyle ortaklaşılması, tüm demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet isteyenlerin ortaklaşması Alevilerin de bu kesimler ile bir araya gelme yollarının bulunması noktasında görüşlerimizi bildirdik.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Metin Dede: Bu torba yasayı kabul edenleri Yol düşkünü ilan etmeli-VİDEO

    Gazi Metin Dede: Bu torba yasayı kabul edenleri Yol düşkünü ilan etmeli-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin torba yasasına tepki gösteren Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden halk ozanı Hüseyin Gazi Metin, “Bunların tek amacı kendinden olmayan herkesi asimile etmek. Bu torba yasayı kabul edenleri Yol düşkünü olarak ilan etmeli. Burada bilinçli Alevilere görev düşüyor. Bunun için de direnmek, teslim olmamak gerekiyor. Su, elektrik parasına, dede maaşına teslim olmamak gerekir” dedi.

    Hüseyin Abdal Ocağı dedelerinden, halk ozanı Hüseyin Gazi Metin, AKP’nin torba yasa içerisinde getirdiği cemevlerine ilişkin düzenlemeler ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “TEK AMAÇLARI KENDİLERİ GİBİ OLMAYAN HERKESİ ASİMİLE ETMEK”

    Alevilik üzerinde uzun yıllardır asimilasyon politikalarının uygulandığını belirten Metin, “Asırlardan beri Aleviler üzerinde oyun oynuyorlar. Her türlü hileye başvurdular ama bir türlü asimile edemediler. Suçumuz ne? Çağdaşlıktan, barıştan, insanlıktan, eşit yurttaşlıktan yana olmak. Suçumuzun büyüğü bu. Asimile edemedikleri toplumlardan biri de Alevi Kızılbaşları. Aleviliği asimile edemedikleri için bu yola başvurdular. Bunların tek amacı kendinden olmayan herkesi asimile etmek. Din, kan, kinden besleniyorlar. Bu şekliyle böyle bir torba yasayla üstümüze geliyorlar. Sağ olsun örgütlerimiz yurt içinde ve yurt dışında gereken cevapları verdiler. Daha da vereceğiz, bu böyle kapanmayacak. Aleviliği torbaya mümkün değil sığdıramazlar” dedi.

    Alevi dedelerine, ocaklarına, pirlerine, mürşitlerine, analarına, babalarına, kurumlara çok iş düştüğünü belirten Metin, şöyle devam etti:

    “Burada yapılacak tek şey; “Zamanın zalimleri bilsinler, zalimlere teslim olmayacağız. Tarihe göz atıp ibret alsınlar, diktatöre teslim olmayacağız. Şah Hüseyin’i pirimiz bildik, Halac-ı Nesimi’den öğütler aldık. Yurt içi, yurt dışı birliğe geldik. Diktatöre teslim olmayacağız. Çok Muaviye, Yezit, Yavuzlar gördük, evvela Kerbela Türkmen’iz merdiz. Pirim Pir Sultan’a söz ikrar verdik, zalimlere teslim olmayacağız. Asırlardan beri düzene kandık, Maraş’ta vurulduk Sivas’ta yandık. Çorum’da, Malatya’da her yerde candan usandık, zalimlere teslim olmayacağız. İbo ile Deniz, Mazlum, Çayanlar, sadece gezide vuruldu canlar. Asırlardır kana doymadı bunlar, zalimlere teslim olmayacağız! Dersim, Koçgiri’de acılar çektik, ne eyvallah dedik ne boyun büktük. Zalimin zulmüne hep karşı çıktık, zalimlere teslim olmayacağız! Kızılbaş Türkmenler mert oğlu mertler, bir araya gelin ne olur yiğitler, zalimlere teslim olmayacağız! Bombalı eylemler arttı bu sıra, Suruç, Diyarbakır ille Ankara. Kapanmaz sistemin açtığı yara, zalimlere teslim olmayacağız! Türk İslam sentezi usandık candan, tekbirlerle kan akıyor her yerde, Muaviye ile Yezit yine meydanda, zalimlere teslim olmayacağız! Gazi Metin dede söylerim sözü, hakkı hakikate bağlıdır özü. Bütün diktatörler duysunlar bizi zalimlere teslim olmayacağız!”

    “TORBA YASAYI BİZE DAYATTILAR”

    Hüseyin Gazi Metin, AKP’nin torba yasasına tepki gösterirken, atılan adımları kabul edenlere de çağrıda bulundu.

    Metin, “Torba yasasını getirip bize dayattılar. ‘Ben dedeyim, anayım, babayım’ diyenler çuval yasasını ellerinin tersiyle itecekler. Ananın, babanın, dedenin aldıkları rıza lokmasıdır. Bu rıza lokması değil. Bu bize haramdır. Pir Sultan’ın köpekleri bile haram lokmayı yemediler. Kurban olduğum dedeler, babalar, insanlar dağda, mağarada kaldı; köylerde, ahırlarda cem yaptılar ama zalime teslim olmadılar, düzene teslim olmadılar. Ben Alevi Kızılbaşların dedesiyim. Bir maaşa tamah edip devletin dedesi mi olacağım? Bunları reddetmek, örgütlü yapıya sahip çıkmak, haklı davamızda örgütlerimizle beraber yapılacak eylemlere koşarak, seve seve gitmek gerek. Alevilerden, Kızılbaşlardan, ezilen toplumlardan korkuyorlar. Neden korkuyor? Senin aydınlık yüzün var. Işık tutuyorsun. Bunların hepsi aydın insanları yok etmek, gericiliği öne çıkarmak istiyor. Hatta düşüncelerinin arkasında halifelik de var” diye konuştu.

    “TORBA YASAYI KABUL EDENLER DÜŞKÜN İLAN EDİLMELİ”

    “Bu torba yasayı kabul edenleri yol düşkünü olarak ilan etmeli” diyen Metin, “Zaten çoktan beri kendi Alevisini kurdular. Burada bilinçli Alevilere görev düşüyor. Bunun için de direnmek, teslim olmamak gerekiyor. Su, elektrik parasına, dede maaşına teslim olmamak. Taleplerimiz belli zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanetin kaldırılması, insanların katledildiği yerlerin utanç müzesi olması, cemevilerimizin yasal hale gelmesi. Bir de devlet ya da belediye eliyle yapılan cemevlerine Alevi dedeleri eğer Kızılbaşlarsa orada cem yapmasınlar. Anlamadığı dil ile cenaze hizmeti de yapmasınlar” diye konuştu.

    “DÜNYA, ALEVİLİĞİ ÖĞRENDİ AMA BAZI ALEVİLER HALA ÖĞRENEMEDİ”

    Bazı Alevilerin, inancı öğrenemediğini de ifade eden Metin, sözlerine şöyle devam etti:

    “Şundan dolayı da üzülüyorum; dünya Aleviliğin aydınlık, ışık, ilericilik, devrimcilik olduğunu öğrendi de bizim Aleviler öğrenemedi. Öğrenselerdi gelip de bu kayyum işlerine burnunu sokmazlardı. Beni örgütlülüğüm sayesinde dünyaya gezdirdiler. Adımı da “devrimci dede” diye koydular. Onlar koydu, ben koymadım. İftihar ediyorum ama bizim yedi sülalemiz devrimci. Marx’sa, Lenin’e, Enver Hoca’ya tüm devrimcilere büyük saygım var ama bizim Pir Sultanlarımız, Şahkulularımız, Nesimilerimiz onlardan evvel devrimcilerdi. Dünya devrimciliği bizden öğrendi, yedi sülalemiz devrimci, Yol devrimci. Ben de bu yolun yolcusu olduğuma göre bütün devrimciliği oradan öğrendim. Teslim olmamayı, dik durmayı Şah Hüseyin’den, Pirim Pir Sultandan, Hallacı Mansur’dan bedel ödeyen devrimcilerden öğrendim.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Alevi kurumlarının, torba yasaya karşı başlattıkları toplantılar sürüyor

    Alevi kurumlarının, torba yasaya karşı başlattıkları toplantılar sürüyor

    PİRHA-  Torba yasaya karşı 8 Alevi çatı örgütünün çağrısı ile bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin yöneticileriyle toplantılar yapılmaya devam ediliyor. Alevi kurumlarının başlattıkları gezilerin adresleri belli oldu.

    Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, ‘Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz’ mesajı verdi.

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve torba yasaya karşı 8 Alevi çatı örgütü, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri ile toplantılar yapmaya devam ediyor.

    ALEVİ KURUMLARININ BAŞLATTIKLARI GEZİLERİN ADRESLERİ BELLİ OLDU

    Toplantı adreslerinin tarihleri ve yerleri ise şöyle:

    -27 Kasım Pazar günü saat 15.00’da İzmir Narlıdere Cemevi’nde toplanıldı. Toplantıya ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ve AKD Genel Başkanı İsmet Kurt katıldı.

    -3 Aralık Cumartesi günü Erzincan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şubesi’nde toplanılacak. Toplantıya HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ve ABF yöneticisi Elif Keleşo katılacak.

    -3 Aralık Cumartesi günü Malatya/Elazığ’da toplanılacak. Toplantıya ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ve PSAKD Malatya Şubesi Başkanı Latife Ulutaş katılacak.

    -3 Aralık Cumartesi günü Adıyaman/Urfa’da toplanılacak. Toplantıya DAD Genel Eş Başkanı Musa Kulu, AKD Genel Başkanı İsmet Kurt ve yöneticilerden Nusret Tunç katılacak.

    -4 Aralık Pazar günü Dersim’de toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -4 Aralık Pazar günü Mersin’de toplanılacak. Toplantıya AKD Genel Başkanı İsmet Kurt ile Alevi kurum yöneticileri Eren Yıldırım, Ali Özveren ve Bülent Gültekin katılacak.

    -5 Aralık Pazartesi günü Muş-Varto’da PSAKD Şubesi’nde toplanılacak. Toplantıya ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, DAD Genel Başkanı Musa Kulu ve ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan katılacak.

    -5 Aralık Pazartesi günü Erzurum/Kars’ta toplanılacak. Toplantıya ABF yöneticilerinden Elif Keleşo, PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ve HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez katılacak.

    -6 Aralık Salı günü saat 11.00’de Sivas-İmranlı’da HBVAKV İmranlı Şubesi’nde toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -6 Aralık Salı günü saat 15.00’de Sivas-Zara’da HBVAKV Zara Şubesi’nde toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -7 Aralık Çarşamba günü saat 11.00’de Sivas’ta HBVAKV Sivas Şubesi’nde toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -8 Aralık Çarşamba günü Yozgat Bahadın Köyü’nde toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -8 Aralık Çarşamba günü Yozgat Boğazlıyan Köyü’nde toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    -8 Aralık Çarşamba günü Yozgat Sarıköy’de toplanılacak. Toplantıya tüm genel başkanlar katılacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

    Alevi kurumları İzmir’de toplandı: AKP’nin biçtiği elbiseyi kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- 8 Alevi çatı örgütünün çağrısı ile bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin yöneticileriyle İzmir’de torba yasaya yönelik toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Aleviliğin hükümet tarafından bir güvenlik sorunu olarak görüldüğünü belirterek, torba yasaya karşı birlikte mücadele çağrısında bulundu. AKD Genel Başkanı İsmet Kurt da, “Yol önderlerimiz gibi direnmemiz lazım. Bu yolda Hakk aşkına mücadele edenleri unutmamak lazım” dedi. 

    Aleviler; AKP ve Cumhur İttifakı’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmak amacıyla bu adımları attığını ifade ederken; sorunların çözümü noktasında iktidarı samimi bulmadıklarını bir kez daha dile getirdiler.

    Aleviler, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulduğu duyurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak, “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve torba yasaya karşı Alevi örgütleri, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri İzmir’de bir araya geldi.

    Narlıdere Cemevinde gerçekleşen toplantıda,  torba yasasına karşı tavır almak adına bir araya gelen kurum ve yöre dernekleri temsilcileri fikir ve önerilerini paylaştı.

    “HÜKÜMET ALEVİLERİ GÜVENLİK SORUNU VE TEHLİKE OLARAK GÖRÜYOR”

    Toplantıda ilk sözü alan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Aleviliğin hükümet tarafından bir güvenlik sorunu ve tehlike olarak görüldüğünü belirterek, “AKP iktidarı farklı toplumsal kesimlere Alevi, Kürt ve roman açılımları yaptı. Örgütlü Alevi kurumları Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini sürekli kamuoyunda dinlendiriyor. AKP, yok sayılan Alevileri bu sefer de anayasal olarak yok saymaya devam ediyor. Katliamlara, sürgünlere rağmen inancımızdan vazgeçmedik. Sürekli Alevileri, inançlarını ve ibadet şeklini kendileri tarif ettiler, etmeye devam ediyorlar. 2009 çalıştaylarının sonucu hüsran ile bitti. AKP, Alevilere bir elbise biçti ve Aleviler bu elbiseyi kabul etmediler. İçişleri Bakanlığı aracığıyla kurulan heyet Aleviler güvenlik sorunu gibiymiş gibi ziyaret etme gereği duydular. Alevilerin talepleri yol, su, boya gibiymiş algısı yarattılar. AKP’nin zihniyetini Hüseyin Gazi Türbesi’nde gördük. Alevilerin yol önderlerinin resimlerinden korktular ve tahammül edemediler” diye konuştu.

    “ALEVİLİĞİ BU TOPRAKLARDAN SİLME PROJESİ”

    Aslan, Alevi toplumuna ‘demokratik açılım’ olarak sunulan torba yasanın Aleviliği kendi topraklarından silme projesi olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanı Alevilerin taleplerine dair samimi ise oturup görüşürüz. Bunlar göz ardı edilerek Aleviler için yapılacak açılım ise tamamıyla inkar olacaktır. İstanbul Belediye Başkanı iken  Şahkulu Dergahı’nı yıkmak için kepçe yollayan zihniyet bugün yine Şahkulu Dergahı’nı ziyaret ederek Alevilere sözde demokratik açılım müjdesi verdi. Bu proje Alevilerin çember içine alınarak zaman içinde Aleviliği bu topraklardan silme projesidir. Alevi toplumu duymayan iktidar cemevlerini ibadethane dışında tutarak torba yasaya koydu. Alevi kurumlarının meclis önündeki  basın açıklamasına karşı şiddet kullanıldı. Sabaha karşı çıkarılan yasa ile bir daire yaratıldı. Alevi inancını katliamlarla yok edemeyen zihniyet bu sefer bu yolla Aleviliği tarif etmeye, onun ibadetini belirlemeye kalkışıyor.”

    BİRLİK VE SORUMLULUK ALMA ÇAĞRISI

    Mustafa Aslan, Alevilerin böylesi kritik süreçte birlikte hareket etmesi ve sorumluluk alması çağrısını yineleyerek, “35 yıllık Alevi hareketi olarak itirazlarımızı ve eşit yurttaşlık taleplerimizi haykırmaya devam edeceğiz. Bu asimilasyon politikasına karşı taleplerimizi ve inancımıza daha çok sahiplenmeye ihtiyacımız var. Yol önderlerimiz gibi yola sahip mi çıkacağız yoksa teslim mi olacağız? Bizlerin eksikleri olabilir. Hepimize daha büyük sorumluluk düşüyor. Böl, yönet ve yok et politikaları devam ediyor. Alevi kurumlarının içinin boşaltılması için yeni federasyonlar kurdurttular. Alevileri, Aleviler ile bölmeye çalışıyorlar. Birliğe her geçen günden daha çok ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİN SORUNU SU, TADİLAT DEĞİLİR”

    Toplantıda konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt ise, Alevi toplumunun sorununun elektrik, su, tadilat gibi ihtiyaçlar değil eşit yurttaşlık olduğuna vurgu yaparak, “Torba yasa içerisine konulan kanunla Alevileri yok sayan bir çalışma içerisine koydular. Rızalık vermediğimiz bir daire başkanlığı kuruldu. Alevilerin her evi cemevidir. Zorunlu göçler ile birlikte Aleviler sürekli alan değiştirdi. Bir ihtiyaç olarak cemevleri yaptık. Yolun ortasında cenazesini pakladı, öyle sırladı Bu toplum kendi lokmalarıyla cemevlerini yaptı. Alevilerin sorunu elektrik su ve tamirat değildir. Cemevleri ibadet olarak kabul edilmeli. Meclisteki belli partiler bu kanun teklifine ret oyu verdiler” şeklinde konuştu.

    “FARKLILIKLARIMIZA RAĞMEN BERABER YÜRÜMELİYİZ”

    İsmet Kurt, tüm farklılıklarına rağmen Alevilerin iktidarın bu hamlesine karşı birlikte yol yürümesi gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

    “Yol önderlerimiz gibi direnmemiz lazım. Bu yolda Hakk aşkına mücadele edenleri unutmamak lazım. Bir iri olup meydana çıkmak lazım. Bugün evimizin, dergahlarımızın eşiğini incitmemek gerekir. Tüm farklılıklarımıza rağmen yolu beraber yürüyoruz. Herkesle elbette görüşeceğiz, konuşacağız. Ama görüştüğümüze benzemeyeceğiz. Alevi kurumları olarak bu hamleleri geri püskürttük.”

    Toplantıda,  torba yasasına karşı tavır almak adına bir araya gelen kurum ve yöre dernekleri temsilcileri fikirlerini ve önerilerini paylaştı.

    PİRHA/İZMİR

  • Tuna: Anayasal haklarımızı istiyoruz, torba yasa istemiyoruz-VİDEO

    Tuna: Anayasal haklarımızı istiyoruz, torba yasa istemiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasına ve meclisten geçen torba yasaya tepki gösteren HBVAKV Antalya Şube üyesi Erdoğan Tuna, “Biz cemevlerinin ibadethane olarak yasada geçirilmesini istiyoruz. AKP iktidarı seçim nedeniyle Aleviler oy alabilmek için bu politikaları yapıyor. Torba yasasını biz istemiyoruz, zoraki dayatılan bir şey” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 9 Kasım’da yayımlanan kararnameyle Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasına ve meclisten geçen torba yasaya Alevi toplumunun tepkileri devam ediyor.

    Alevi toplumunun yoğun tepkisine sebep olan cemevleriyle ilgili düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube üyesi Erdoğan Tuna, AKP’nin cemevlerine yönelik düzenlemesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “TORBA YASASINI İSTEMİYORUZ”

    Alevlerin, torba yasaya ihtiyaçlarının olmadığını belirten Tuna, “Biz cemevlerinin ibadethane olarak yasada geçirilmesini istiyoruz. AKP iktidarı seçim nedeniyle Aleviler oy alabilmek için bu politikaları yapıyor. Torba yasasını biz istemiyoruz, zoraki dayatılan bir şey. Eşit yurttaşlık, doğal hakkımız. Yıllardır bu sıkıntıları çektik. Bugün insanların katkılarıyla yardımıyla cemevlerimiz var cemevlerimiz kendi ayakları üstünde durabiliyor. Devlet  tarafından şimdiye kadar bize bir şey verilmedi bari cemevleri ibadethane olarak bize versinler” diye belirtti.

    “DEVLETİN ALEVİLERE HAKLARINI VERMESİNİ İSTİYORUZ”

    Devletin Alevilere haklarını vermesini istediklerini söyleyen Tuna, “Avrupa’da ki ülkeler bizim sosyal haklarımızı yasadan geçirdi ama Türkiye’de ne hikmetse haklarımız verilmiyor. Neden bizde bu ülkenin insanları değil miyiz? Devletin dini olmaz, devletin dini olmadığı gibi herkesi bir tutması lazım, aynı hakka sahip olmaları lazım. Eşit yurttaşlık hakkımız tanınsın, cemevlerimiz ibadethane olarak kabul edilsin, zorunlu din dersi kaldırılsın. Aleviler olarak meclisten geçen torba yasayı da istemiyoruz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Yol yürütücüsü Süleyman Demir: Torba yasa biz Aleviler açısından yok hükmündedir-VİDEO

    Yol yürütücüsü Süleyman Demir: Torba yasa biz Aleviler açısından yok hükmündedir-VİDEO

    PİRHA-AKP’nin cemevlerine yönelik düzenlemesine tepki gösteren Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı/ Yol yürütücüsü- zakir Süleyman Demir, “Yapılanlar, Alevileri asimile etme eyleminden başka bir şey değil. AKP kendi Alevi’sini yaratmak için önce cemevleri açacak, başlarına maaşlı, imam kılıklı dede atayacak. Bu yasayı uygulatmamak için ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor” dedi.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı ve Yol yürütücüsü zakir Süleyman Demir, cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “YAPILANLAR, ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL”

    AKP’nin yürüttüğü çalışmalara tepki gösteren Demir, şunları söyledi:

    “Tarihsel açıdan baktığımızda biz Aleviler yüzyıllardır baskı ve zulüm görüyoruz. Dergahlarımıza Nakşibendi şeyhlerinin atanmasının en son örneği AKP’nin bu açılım adı altında getirdiği torba yasadır. Yapılanlar, Alevileri asimile etme eyleminden başka bir şey değil. Çünkü yüzyıllardır hiçbir zaman biat etmedik, şimdi de biat etmeyeceğiz. Alevilik vardır, Alevilik haktır. Bu yasa bizim için yok hükmündedir. Bizi asimile etmekten başka bir anlamı yoktur. AKP kendi Alevi’sini yaratmak için önce cemevleri açacak, başlarına maaşlı, imam kılıklı dede atayacak.

    Pir Sultan, “Gelin canlar bir olalım. Münkire kılıç çalalım. Mazlumun öcünü alalım. Tevekkeltü teâlallah” derken yani birlikte olmazsak, AKP kendine bağlanacak cemevleri ile paraya tamah eden dedeler, analar, babalar olursa ne yazık ki bizi asimile etmek için uğraşacaklar. Yıllardır Alevileri öldürerek bitiremediler. Dergahlara Nakşibendi şeyhleri atayarak imam projesi denediler ama başaramadılar. Şimdi ne yazık ki torba yasayla Kültür Bakanlığı’na bağlayarak bizi asimile etmek için uğraşacaklar.

    “YOLUMUZDAN DÖNMEYİZ”

    Demir, çıkarılan yasayı uygulatmamak için gerekli her türlü adımların atılması gerektiğini de belirtirken, “Alevilikte yol kavramı vardır. Biz yolumuzdan dönmeyiz. İkrarımız, görgümüz, sorgumuz, muhabbetimiz, sazımız, sözümüz, semahımız vardır. Eğer AKP’nin bu yasasına bağlanırsak yarın bir gün sazımızı, semahlarımızı kaldırırlar ve yol sekteye uğrar. Bu nedenle yolumuzun sekteye uğramaması için bu yasaya “eyvallah” demeyeceğiz. Pir Sultan’ın “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” dediği gibi yolumuzdan dönmeyeceğiz. Bu yasayı uygulatmamak için ne gerekiyorsa yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “HOCA MISIN DEDE MİSİN?”

    Kurulan başkanlığa itibar edecek kişilere de çağrıda bulunan Süleyman Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kurumlar, açılacak cemevleri, dedeler, analar, babalar, zakirler eğer gider oraya kayıt olur, bir maaşa tamah ederse onları düşkün saymak gerekiyor. Gidip oraya müracaat edecek dedelere de Emekçi’nin dörtlüğü ile cevap vereyim: “Açık ve dürüst olalım hoca mısın dede misin?/Ne olduğunu bilelim, hoca mısın dede misin?/ Sözlerin uymuyor öze, çok leke kondurdun bize./Cemi benzetirsin namaza, hoca mısın dede misin?/ Okuduğun el Fatiha, yakışmıyor bizim şaha/ kul oldun kayıp Allaha/ hoca mısın dede misin?/ Yerimiz tanrının yanı, insan ol kendini tanı/ Diyanetin borazanı, hoca mısın dede misin?/Emekçinin sözü budur, ister çıldır ister kudur/ senin bu yaptığın nedir, hoca mısın dede misin?”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Aleviler, torba yasaya karşı büyük kurultay hazırlığında!-VİDEO

    Aleviler, torba yasaya karşı büyük kurultay hazırlığında!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, cemevlerini Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı Anayasa Mahkemesi’ne gidileceğini belirtti. Aslan ayrıca, ilgili yasaya karşı 25 Aralık’ta yapılması planlanan kurultay hakkında da bilgi verdi.

    AKP’nin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurma kararı ardından Alevi toplumunun itirazları da sürüyor. Cemevlerinin de içinde olduğu torba yasanın Meclis’te kabul edilmesinin ardından 8 Alevi çatı örgütü, muhalefet liderleri ile bir araya geldi. ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, HDP, CHP ve İYİ Parti liderleri ile yaptıkları görüşmelerin ardından PİRHA’ya konuştu.

    AYM SÜRECİNİN TÜM MUHALEFET TARAFINDAN YÜRÜTÜLMESİ İSTENİLDİ!

    Mustafa Aslan, hem torba yasa hem de Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı itirazlarının her alanda süreceğine vurgu yaptı. Aslan, “Tabii bu mücadelenin bir de hukuki tarafı var” diyerek Anayasa Mahkemesi’ne gidilmesi için yaptıkları görüşmeleri şu şekilde anlattı:

    “Bizler Kasım 22’de önce Halkların Demokratik Partisi’ni ziyaret ettik. 24 Kasım’da ise İYİ Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanları ile görüşmelerimiz oldu. Hem plan ve bütçe komisyonunda hem genel kurulda Alevilerin itirazlarına vermiş oldukları destek ve dayanışma için kendilerine teşekkür ettik. Sürecin hukuki kısmıyla ilgili Anayasa Mahkemesi sürecini kendileri ile paylaştık. 3 Siyasi parti genel başkanı da bu sürece destek vereceklerini söylediler. Bu süreci tabii Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki iç hukuka göre ana muhalefet partisi milletvekili sayısına bakmaksızın grup olarak Anayasa Mahkemesi’ne gidebiliyor. Tabii biz burada sadece CHP’nin değil, ret oyu veren tüm partilerin, hatta 3 partinin haricinde vicdanının sesini duyacak olan milletvekillerinin de bu sürece imza vermesini rica ettik. Cumhuriyet Halk Partisi öncülüğünde Anayasa Mahkemesi sürecinde raporun imzaya açılmasını, vekillerin parti ismi ile değil milletvekili olarak imza atmalarını rica ettik. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, grup başkanvekillerine bu talimatı verdiğini söyledi. Hatta Anayasa Mahkemesi süreci ile ilgili yazacakları gerekçe kararıyla ilgili kendi hazırlıkları bittikten sonra da Alevi kurumlarıyla paylaşmak istediklerini, kurumların hukukçularının da görüşü alınarak bu süreci birlikte götürme konusunda bir söylemleri var. Bu anlamda yaptığımız görüşmeler olumlu geçti. Bizim de muradımız sadece bir partinin değil mecliste Anayasa Mahkemesi sürecinin milletvekillerine açılması konusuydu. O anlamda iyi bir görüşme oldu.
    Genel başkanların tavrı, özellikle Halkların Demokratik Partisi ve İYİ Parti Genel başkanlarının, Cumhuriyet Halk Partisi öncülüğünde milletvekillerinin imzalarına açılması durumunda imza vereceklerini söylediler. Bizler de bu görüşleri Sayın Kılıçdaroğlu’na ilettik. Artık sürecin nasıl ilerleyeceğini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde imzaya açıldığında göreceğiz. Ama bize cevapları olumluydu.”

    YASA HENÜZ RESMİ GAZETE’DE YAYINLANMADI!

    ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, Anayasa Hukukçusu Prof. İbrahim Kaboğlu tarafından hazırlanan raporun ne zaman mahkemeye sunulacağı konusunda da şu bilgileri verdi:

    “Biz sadece İbrahim Kaboğlu ile değil, birçok hukukçuyla görüş alışverişi de yaptık. Hatta TBMM’ye bir yasa tasarı önerimiz de hazır. Bu anlamda biz Kabaoğlu ile görüştüğümüzde henüz TBMM Genel Kurul’da oylanan ve geçen torba yasasının Resmi Gazete’de yayınlanmadığını belirtti. Resmi Gazete’de yayınlanmadan Anayasa Mahkemesi süreci başlamıyor. Yani Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonraki 3 gün içerisinde Anayasa Mahkemesi süreci var ama 60 gün tamamlanmadan Anayasa Mahkemesi süreci de başlayacak.
    Hukukçu arkadaşlardan aldığımız bilgi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çıkan bu yasanın direkt Anayasa Mahkemesi’ne götürülebileceği yönünde.

    Hukukçu arkadaşlarla çalıştığımız konular ise şunlar:

    “Öncelikle mevcut Anayasa’nın laiklik ilkesine aykırılığı, eşitlik ilkesi ile din ve vicdan özgürlüğüne aykırılık konularında bu süreci götürmek istiyoruz. Çünkü din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde bir inanç topluluğu yok sayılıyor. Sadece siyasi partilere bu işi bırakmayacağız. Partiler yasal olarak başvuru yapacaklar ama biz bu anlamda Türkiye’nin genelindeki tüm duyarlı hukukçulara çağrı yapıp Anayasa Mahkemesi’ne gidildiği gün ya da başvurunun görüşüleceği gün hem Anayasa Mahkemesi önünde kitlemizle orada olacağız hem de avukatlarımızla Anayasa Mahkemesi sürecini takip edeceğiz.”

    25 ARALIK’TA BÜYÜK ALEVİ KURULTAYI!

    Mustafa Aslan, hukuki girişimlerin haricinde yapacakları eylem ve etkinliklere de değindi. İlk eylemin 26 Kasım’da Ankara’da yapılacağını belirten Mustafa Aslan 25 Aralık’ta yapılacak Kurultay hakkında da şu bilgileri verdi:

    “26-27 Kasım Ankara, İzmir, İstanbul ve Amasya bölgesinde eylem etkinliklerimiz var. 3-4 Aralıkta ise illerde toplantı şeklinde eylemlerimiz olacak. Başta Alevi çatı örgütlerine bağlı olmayan Alevi kurumları, cemevleri, varsa köy muhtarları ve hemşeri dernekleri bu toplantılara davet edilecek. Bizim bu mücadeleyi birlikte olma konusunda çağrımız söz konusu. Alevi kimliğine yapılan bu saldırının, yok sayma politikalarına karşı birlikte dayanışmaya davet edeceğiz. Neden bu kararnameye karşı çıktığımızı, bizim için ne ifade ettiğini anlatacağız. Örneğin Erzincan’da, Varto’da, Erzurum’da, Dersim’de, Yozgat’ta, Mersin başta olmak üzere birçok ilde bu toplantılar devam edecek.

    22-23 Aralık’ta ise Antep ve Maraş bölgesinde olacağız. O tarihten hemen bir gün sonra Maraş Katliamı’nın yıldönümü var. 25 Aralık’ta ise İstanbul’da Yenikapı’da binlerin katılacağı bir Alevi kurultayı gerçekleşecek. Sadece mevcut çağrıcı kurumlar değil; dedelerimiz, pirlerimiz, analarımız başta olmak üzere medya temsilcileri, akademik dünya, sanat dünyası ve aydınlar camiası da o kurultaya davet edilecek. Bir kez daha sözümüzü burada söyleyeceğiz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • 8 Çatı örgütü ve bağımsız Alevi örgütleri, 26 Kasım’da bir araya geliyor!

    8 Çatı örgütü ve bağımsız Alevi örgütleri, 26 Kasım’da bir araya geliyor!

    PİRHA – Alevi çatı örgütleri ile bağımsız cemevlerinin yönetimleri, Ankara’da 26 Kasım’da yapılacak toplantıda bir araya gelecek. Buluşmada AKP’nin Cemevi Başkanlığı projesine karşı eylem planı tartışılacak.

    Cemevlerini, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlayan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne karşı Alevi örgütleri, bağımsız cemevleri ve yöre derneklerinin üye ve yöneticileri Ankara’da bir araya gelecek.

    AKP’nin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kararının ardından 8 Alevi çatı örgütü, birçok ilde bağımsız cemevi yönetimleriyle toplantılar düzenleyecek.

    Söz konusu yasaya karşı tavır almak adına yöre derneklerinin de davet edildiğini belirten Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Özgür Kaplan, toplantıların birçok ilde yapılacağını vurguladı. İlk birlikteliğin Ankara’da, 26 Kasım’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nda saat 15.00’te yapılacağını söyleyen Kaplan, toplantıda ayrıca örgütlerin genel sekreterlerinin de sunum yapacakları bilgisini verdi.

    TORBA YASAYA KARŞI YENİDEN BİR ARAYA GELİNİYOR!

    AKP’nin hazırladığı yasaya karşı Türkiye genelinde yapılacak benzer çalışmaların da başlangıcı olacağını belirten Özgür Kaplan, şu bilgileri paylaştı:

    “AKP’nin torba yasasına karşı Aleviler ‘Ne yapmalı?’ meselesini tartışıyorlar. Çalışmanın bu sadece Ankara ayağı. 25 Aralık’ta İstanbul’da kurultay yapacağız. Bir taraftan da bu çalışmalar o kurultayın hazırlığı aslında. Bu cumartesi Alevi Bektaşi Federasyonu bileşenleri, bizlere paralel yöre dernekleri; örneğin Dersimliler Derneği, Vartolular Derneği ya da Demokrat Karslılar gibi örgütler de davetli. Yani burada federasyonun bileşenlerinin de ötesinde aslında herhangi bir federasyona bağlı olmayan cemevleri ya da Alevi dernekleri mevcut. Bağımsız örgütleri de buraya katmaya çalışıyoruz. Çünkü AKP’nin bu kuşatması oradan hamle yapıyor. Bizlerin bileşenlerine bu süreçte pek yanaşamadılar ama 1700 tane cemevi ile görüştüklerini söylüyorlar. Görüştükleri istisnasız şubesiz olanlar ya da bileşeni olmayan kurumlar. Olabildiğince bu zihniyete karşı olan bağımsız yöre derneklerini bileşenimiz yapmak istiyoruz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Tahsin Akpınar: AKP’nin Cemevi Başkanlığı Alevi toplumunda karşılık bulmayacak-VİDEO

    Tahsin Akpınar: AKP’nin Cemevi Başkanlığı Alevi toplumunda karşılık bulmayacak-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cemevi Başkanlığı kurulmasına tepki gösterdi. Akpınar, “Tek derdimiz eşit yurttaşlık hakkımızı almaktır. Yoksa herhangi bir partinin arka bahçesi olma gibi düşüncemiz yok” dedi. Akpınar, Cemevi Başkanlığı oluşumunun Alevi toplumunda bir karşılık bulmayacağını vurguladı. 

    Cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması kararına Alevi toplumunun tepkileri devam ediyor. Bakanlık bünyesinde oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı projesinin bir tür asimilasyon merkezi olacağını belirten Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, AKP iktidarının “Alevilerin sorununu çözeceğim” vadiyle açılımlar yaptığını kaydetti.

    Tahsin Akpınar, iktidarın, Alevi sorununda hiçbir çözüm sağlamadığını vurgulayarak “Alevi açılımları sorunları çözmedi. Aksine Alevileri ayrıştırıp Alevilerinden faydalanmak, oy almak içindi. AKP’nin bu süreçteki torba yasası da sadece seçime yönelik bir girişimdir. Aleviler için anlamsız, gereksizdir. Aleviler olarak bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü Alevi kurumlarının mevcut torba yasayla Kültür Bakanlığı’na bağlanması Alevilerin cemevlerini yasallaştırmıyor, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını vermiyor, sadece ekonomi anlamda elektrik, su gibi cemevlerinde bulunan dedenin ücretini karşılayan bir bütçe oluşturuyor” dedi.

    “ÜÇ BEŞ ÇIKARCININ HÜKÜMETE YAĞCILIĞI”

    Tahsin Akpınar, cemevlerinde hizmet yürüten dedelerin ihtiyaçlarını, kendi olanaklarıyla karşılayabildiklerinin de altını çizdi. Akpınar, Cemevi Başkanlığı oluşumunun Alevi toplumunda bir karşılık bulmayacağını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Elektrik, su zaten 4-5 yıl evvel CHP’nin ve de cemevi yapan birçok belediyenin belediye meclis kararlarıyla ödeniyor. Devlet, torba yasasına koysa da koymasa da bizim mevcut bulunduğumuz cemevi Konyaaltı Belediyesi’nin yaptığı bir cemevi. Elektrik ve suyunu belediye karşılıyor. Burayı bize tahsis etti ve burada inançsal hizmeti biz yürütüyoruz. Burada mevcut hizmet yürüten, lokmasının duasını yapan, cenazesini kaldıran dedemize, üyelerimiz tarafından zaten Alevi inancında da olduğu gibi gereken ekonomik destek yapılıyor. Zaten dedelerimizin böyle bir şeye ihtiyacı da yok.

    Pir Sultan’da, Şeyh Bedrettin’de olduğu gibi mevcut hükümetle iş birliği yapan Alevi hainlerin çıkarları için bir çalışmanın sonucudur. Alevilerde bir karşılığı yoktur. Onun için Alevi toplumunun %99’u bu torba yasasına karşı. Bu torba yasasının Alevilere bir şey vermediğinin bilincinde. Bu torba bu hükümetle geldiği gibi önümüzdeki seçimde bu hükümetle geri gidecek. Alevilerin mücadelesi devam edecektir. Hakkımız olan eşit yurttaşlık ve cemevlerimizin yasallaşması, inanç yerlerimizin Anayasa’da tanınması ve yıllardır mücadele ettiğimiz ve kırmızı çizgimiz olan zorunlu din dersleri ve bize ait olan dergahlarımızın kurumlarımıza, vakıflarımıza verilmesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve birçok inanç yerimizi düşünün, Kültür Müdürlüğü’nün ve Turizm Bakanlığı’nın elinde. Biz kendi inanç yerimizi bilet alarak ziyaret ediyoruz. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Sanki devletin müzesiymiş gibi…

    Bu hükümet bizim temel taleplerimizi çözmezdi. Çünkü bu zihniyetle çözemeyecektir. Dilerim önümüzdeki süreçte yeni gelecek hükümet, bize ait olan inanç yerlerimizi kurumlarımıza devretmesini diliyoruz. Hiçbir Alevi, bu torba yasasıyla bu hükümete oy vermeyecek ve bu torba yasasını da kabul etmeyecektir. Sadece üç beş çıkarcının hükümete yağcılığının dışında bir yere varılmayacaktır.”

    “CHP DİYANETİN NE HALE GELDİĞİNİ GÖRMEK ZORUNDADIR” 

    Tahsin Akpınar, cemevlerini bakanlığa bağlayan yasaya karşı Alevilerin, yasal süreci işletmesi gerektiğini de vurguladı. Akpınar, “Devlette süreklilik vardır. Eğer siz yeni çıkan bir yasa hakkında davacı olmazsanız o çıkan yasayı kabul etmiş oluyorsunuz. Onun için bu torba yasasına karşı gerekirse Anayasaya, gerekirse mevcut devletin kurumlarına bu torba yasasını kabul etmediğimizi, bizim asıl istediğimizin cemevlerimizin yasallaşması olduğunu anlatmak gerek” dedi.

    Akpınar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması gerektiğini de sözlerine ekleyerek şunları ifade etti:

    “Cemevlerimiz yasallaşmadığı müddetçe bize para vererek, dedelere maaş vererek birilerine çıkar sağlayarak Alevi toplumunun sorununu çözemezler, sadece büyütürler ayrıştırılırlar. Aleviler de bu oyuna gelmeyecektir. Aleviler 40 yıldır mücadele ediyor. Hükümetin 20 yıldır bu sorunları çözmediğini gördük ve çözmediği için de kamuoyunun araştırmalarına ve toplumun algısına göre bu iktidar gidecektir. Yeni gelen iktidar gerçekten bu konularda duyarlı olmaz ve sorunları çözmese onlar da gider. Alevi toplumu zaten dün de bugün de yarın da haklarını alana kadar bu mücadeleyi sürdürecektir.

    Devleti ve bugünkü Diyaneti kuran CHP, Diyanetin ne hale geldiğini görmek zorundadır. Bugün sadece bir partinin, bir iktidar partisinin reklam tabelasına döndüğünü görmelidir. Halen CHP Diyanetten bir umudu varsa kusura kalmasın bizim umudumuz yok. CHP’ye karşı da mücadele ederiz.

    Bizim ‘A parti B parti’ diye bir derdimiz yok. Bizim tek derdiniz kendi haklarımızı, eşit yurttaşlık hakkımızı almaktır. Yoksa bizim herhangi bir partinin arka bahçesi olma gibi düşüncemiz yok. Mücadelemizin yanında duran, haklarımıza yasal zeminde karşılık verecek kim olursa onunla beraber yürürüz ve de ona oyumuzu veririz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Yol yürütücüsü Mehmet Gündoğdu: Aleviler tek çatı altında birleşmeli-VİDEO

    Yol yürütücüsü Mehmet Gündoğdu: Aleviler tek çatı altında birleşmeli-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği yol yürütücülerinden Mehmet Gündoğdu, Meclis’ten geçen cemevleri düzenlemesine ilişkin konuşarak, “Ben ilk önce Aleviliğin örgütlülüğüne bakıyorum. İkrarlı kişi ikrarından dönmez. Şimdi biz bunları yaratamıyorsak, suçu kabahati bir yerde değil, kendimizde arayalım” dedi. Gündoğdu, Alevilerin bir çatı altında birleşmesi gerektiğini de söyledi. 

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği yol yürütücülerinden Mehmet Gündoğdu, AKP hükümetinin Meclis Genel Kurulu’ndan geçen torba yasa içerisinde yer alan cemevlerine ilişkin düzenlemeye dair konuştu.

    Alevilerin tek bir çatı altında birleşmesi gerektiğine vurgu yapan Gündoğdu, birlik olunduğu sürece Alevilerin haklarını alabileceklerini ve hükümetin çıkardığı yasanın geri çektirilebileceğini belirtti.

    “TÜM ALEVİLER BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞMELİ”

    Alevi toplumunun taleplerinin yıllardır dile getirildiğini ama Alevi örgütlülüğünün zayıf olduğunu ifade eden Gündoğdu, “Bir federasyon var, federasyonun alt kuruluşları var ama bir bildiri yazıldığı zaman bildirinin altına dernekler ayrı ayrı yazılıyor. Peki siz federasyona bağlı değil misiniz? Bağlısınız. İkincisi Türkiye’de bir sürü federasyon var. Hepsi Alevi. Niye böyleyiz,  niye dağınığız? Örgütlülükte bir ses olması lazım. Eğer bir federasyon varsa hepsi o federasyonun çerçevesinde birleşmeli. Eğer o federasyon bir konfederasyonsa onun çerçevesinde birleşmeli. O örgütlülükte bir çağrı yaptığı zaman diyelim ki, Ankara’da o torba yasayı protesto edeceklerse 1 milyon kişiyi oraya yığabilmeli. Bu kitleyi yığamadığı sürece olmaz” diye konuştu.

    “ÖRGÜTLÜ OLURSAK BU TÜR YASALARI GERİ ÇEKTİREBİLİRİZ”

    Torba yasanın Meclis’ten geçmiş olmasının Aleviler için bir anlam ifade etmediğini kaydeden Gündoğdu, sözlerine şöyle devam etti:

    “Hükümet, ben dediğimi yaparım, dedi. Daha önceden de Erdoğan, ‘Eğer Ali’yi sevmek Alevilikse, ben hepinizden iyi Aleviyim’ dedi. Burada da Alevilerin artık bir karar vermesi gerekiyor. Önce ne olduklarına, ne olacaklarına karar vermeleri lazım. Müslümansan Müslümanım de, Aleviysen Aleviyim de. Alevi yoluna inanıyorsan, Alevi felsefesine inanıyorsan o felsefeden yürü. Her kafadan bir ses çıkarsa bu iş yürümez. Onun için ben ilk önce Aleviliğin örgütlülüğüne bakıyorum. AKP bu kararından şu durumda vazgeçmez. Ama iktidar değiştikten sonra bunu gelecek iktidar değiştirir mi? Değiştirebilir. İktidarı şu anda bundan vazgeçirmek istiyorsan örgütlü olman lazım. O parçalı dağınıklığı ortadan kaldırmak gerekiyor. Federasyon çağrı yaptığı zaman Ankara’ya 1 milyon kişiyi yığarsa bu değişir. Çünkü kolay bir olay değil.”

    “ÇIKARDIKLARI KHK’LERLE ALEVİLERİ İŞ YERLERİNDEN TEMİZLEDİLER”

    Alevilerin temel isteğinin eşit yurttaşlık hakkı olduğunu söyleyen Gündoğdu, “Alevi’den vali olmuyor, Alevi’den bakan olmuyor, Alevi’den emniyet müdürü olmuyor, Alevi’den general olmuyor. Niye? Alevi bu ülkenin vatandaşı değil mi? Alevi vergisini vermiyor mu? Şimdi bu KHK’ler çıktı, Fetullahçıları atıyoruz dediler, işyerlerinde ne kadar Alevi varsa onları temizlediler. Adamlar işini bilerek yürüyorlar. İşini bilmeyen bir kesim varsa oda biziz. Artık şapkamızı çıkarıp önümüze koymamız lazım. Koyalım ki kel görünsün. Eğer biz bunu yapmazsak daha çok şey kaybederiz. Mesela Gezi’de bir sürü genç öldü. Ölenlerin hepsi de Alevi. O kadar insanın içinden nasıl seçtin? Bunları düşünmek gerekiyor, sorgulamak gerekiyor. Bir sürü katliam yaşadık. Şahkulu ziyaretinin nedeni aslında intikam almak istiyor olabilirler. Şahkulu ne oldu? Şah İsmail tarafından kaynayan kazanlarda haşlanarak öldürüldü. Niye Babamın oğluna karşı çıktın diye. Babasının oğlu kimmiş Beyazıt” dedi.

    “ALEVİLER BU YOLA İKRAR VERDİ, İKRARIMIZDAN DÖNMEYELİM”

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği yol yürütücülerinden Mehmet Gündoğdu, son olarak şunları aktardı:

    “Bu ülkede yaşanan tarihi sürecin hepsini biliyoruz. Biliyoruz ama bir türlü toparlanamadık, birlik olamadık. Hâlbuki Aleviler yola ikrar ederek girerler. İkrarlı kişi ikrarından dönmez. İkrarlı kişi eğer bir miting yapılacaksa muhakkak orada olur, olmalıdır da. Şimdi biz bunları yaratamıyorsak, suçu kabahati bir yerde değil, kendimizde arayalım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • CHP Milletvekili Yunus Emre: Cemevleri kültür merkezi değil, ibadethanedir

    CHP Milletvekili Yunus Emre: Cemevleri kültür merkezi değil, ibadethanedir

    PİRHA- CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, AKP’nin cemevi kararına tepki gösterdi. Emre, “İktidarın Alevi yurttaşlarımıza yönelik ayrımcı tutumunu kabul etmiyoruz. Cemevleri kültür merkezi değil, ibadethanedir” dedi. 

    AKP’nin cemevlerine imar planlarında yer ayrılması ve yeraltında madende yaşamını yitiren işçilerin yakınlarına maaş bağlanmasını içeren düzenlemelerin de yer aldığı 25 maddelik “torba kanun” Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

    Teklifin 21’inci maddesiyle başlayan görüşmeler, kalan 5 maddenin de görüşülmesiyle kabul edildi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar da oylamaya katıldı. Açık oylamaya katılan 415 milletvekilinden 242’si kabul oyu verirken, 173 milletvekili de ret oyu verdi.

    CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, AKP’nin cemevi kararına tepki gösterdi. Emre, “İktidarın Alevi yurttaşlarımıza yönelik ayrımcı tutumunu kabul etmiyoruz. Cemevleri kültür merkezi değil, ibadethanedir! CHP Grubu olarak #AlevilikTorbayaSığmaz dedik, torba kanuna ret oyu verdik” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi hukukçulardan uyarı: Aleviler parçalanmak isteniyor, bu felakete dönüşebilir-VİDEO

    Alevi hukukçulardan uyarı: Aleviler parçalanmak isteniyor, bu felakete dönüşebilir-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şubesi Cemevinde, torba yasa ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin bilgilendirme toplantısı gerçekleşti. Toplantıda, iktidarın Alevilerin yıllardır sürdürdüğü mücadeleyi bir torba yasaya sıkıştırarak, Alevi inancının denetim altına alınmaya çalışıldığı kaydedildi.

    Aleviler geçen hafta,  Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve Meclis’te kabul edilen torba yasaya karşı ülkenin birçok yerinde alanlara çıkarak tepki gösterip “Eşit yurttaşlık talebimizden vazgeçmiyoruz” mesajı verdi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi, Avukat Hidayet Canruh ve Avukat Engin Akbaba’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ ve torba yasaya ilişkin üyelerini bilgilendirme toplantısı yaptı.

    “ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜ PARÇALANMAK İSTENİYOR”

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Aleviler üzerinden senaryolar üretilerek Alevi örgütlülüğün parçalanmak istendiğini ifade etti. Arslan, “Tehlikeli bir süreçten geçiyoruz. Aleviler üzerinde ciddi oyunlar oynanıyor, ciddi senaryolar üretiliyor. Daha önce Hüseyin Gazi Cemevini ziyaret ettiler. Durmadılar, Şahkulu Sultan Dergahını ziyaret ettiler, durmadılar. Ne yaparız nasıl yaparız da Alevileri böleriz, parçalarız girişimlerini yapıyorlar ve yapmaya devam ediyorlar. Buna karşın gerek hukukçularımız gerekse de Alevi örgütlerimiz çalışıyor. Buna gereken tepkimizi koyacağız, gereken cevabı vereceğiz. Çünkü bizim cemevleri ibadet yerimizdir, cemevlerini götürüp bir yere bağlamanın anlamı yoktur. Bugün Kültür Bakanlığı’nda olacak yarın Diyanet’e bağlayacaklar. Onun için bu tehlikeye karşı hep beraber tepki koyacağız, birlik olacağız, bir arada olacağız” dedi.

    “ALEVİLERİN TALEBİ OLMADAN VE GÖRÜŞÜLMEDEN TORBA YASA HAZIRLANDI”

    Toplantıda konuşan Avukat Hidayet Canruh, Alevilerin talebi olmadan ve Alevi örgütleri görüşülmeden hazırlanan torba yasaya ihtiyaç olmadığını kaydederek, “Diyanet biz Alevilere hitap etmiyor, dolayısıyla buna olan desteği kes bizim için yeterlidir. Biz kendi inancımıza sahibiz, yüzyıllardır buraya getirdik bundan sonra da diğer nesillere aktarmayı biliriz. dememize rağmen ne yaptı? Biz hiçbir şey istemememize rağmen Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı kurulmuş oldu. Birincisi ihtiyacımız yok, talebimiz yok. İkincisi, kime sordunuz da böyle bir kanun oluşturuyorsunuz? Bu kanunun çıkmasının bir nedeni olması lazım. Kimseye sormadı, kendisi böyle bir ihtiyaç olduğuna karar verdi ve şimdi de diyor ki Alevi dernek ve vakıflar bir şekliyle dahil olacaklar ve biz de bir şekilde Aleviliği geliştireceğiz, eksik olan kültürler toplayacağız ve böylesi bir kuruluş kuracağız. Biz de kendi inancımızda geçmişte olduğu şekliyle sahibiz, inancımızın gittiği yerleri biliyoruz. Bu nedenle de böyle bir kanuna ihtiyacımız yok diyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİ AYRIŞTIRIYOR, FELAKETE DÖNÜŞEBİLİR”

    Alevilerin bireysel veya kurum olarak bu projeye katılmasının ileride bir felaket haline dönüşebileceğine işaret eden Canruh şöyle devam etti:

    “Bu devletin bize rağmen oluşturduğu bu yapı, derneklerimizi, vakıflarımızı bir araya toplayıp kendisine göre dizayn etme amacıyla hareket ediyor. Bir diğeri de seçim arifesidir. Biz böylesi bir mesele çıkaralım, Aleviler seçim zamanına kadar başkaca sorunları konuşacaklarına kendi aralarında bu sorunları konuşsunlar ve biz de bu arada her zaman olduğu gibi kendi bildiğimizi uygulayalım diyebilirler. Ama hayata geçtiği zaman buradaki insanların ve kurumların böyle bir yasaya gerek bireysel, gerekse de örgütsel olarak katılması bizim toplumumuzun belki de felaketine neden olacaktır. Zaten fiziki olarak birbirimizden uzağız ancak cenazelerde ya da düğünler vesilesiyle bir araya gelebiliyoruz bu yeni bir ayrım oluşturacaktır. Dolayısıyla gelecek açısından büyük bir problem olarak görüyorum. Aleviler bizim yaşadığımız çevre itibariyle de köyden köye bile ibadeti ritüeli farklıdır, ibadeti de birbirinden farklıdır. Ben kimsenin aklına şimdiye kadar niye o köyün cemi ayrı bize benzemiyor dediğini görmedim. Dolayısıyla güzellikleri ayrıştırmak amacıyla ortaya konulmuş olan böyle bir kanuna biz Alevi toplumunun yediden yetmişe karşı çıkması gerektiğini düşünüyorum.

    1826 BEKTAŞİ TEKKELERİNE EL KONULMASI VE TORBA YASA

    Avukat Engin Akbaba ise, 1826’daki kıyımda Alevi Bektaşi tekkeleri nasıl ki Alevilerin elinden alınmış ise bu uygulama ile aynı şeyin planlandığını söyledi. Akbaba, “Biz, 1826 yılında elimizden alınan Ali Baba Tekkesini geri alabilmek için yıllardır mücadele ediyoruz. Fermanlarını çıkardık alamıyoruz. Bunu niye söylüyorum? 1826 yılında ikinci Mahmut’un Alevi kıyımıyla Anadolu toprağını Sünnileştirme çalışmasından sonra ilk yaptığı işlerden birisi tekkeleri, Alevi ocaklarını alıp Nakşilerin, Mevlevilerin eline vermek oldu. Aslında bugün olan işin özünde görünen bu. Anadolu’da Alevi köylerinin kenarda, köşede yol gitmeyen yerde, orman içlerinde, dağlarda olmasının sebebi Aleviliğinden vazgeçmeyenlerin oralara kaçmak zorunda oluşundan kaynaklanır. Bugün Kültür Bakanlığı’na bağlanan cemevleri için 1826’daki gibi bir müddet sonra kayyım atacağız diyecekler. Kültür Bakanlığı’na bağlı başkanlık, buralara biat etmeyecek ve inançlarına kendileri yaşamak isteyenleri ötekileştirecekler” diye konuştu.

    “TOPYEKÜN HAYIR DEMELİYİZ”

    Akbaba, AKP hükümetinin bu projesine Alevilerin topluca hayır demesi ve mücadele etmesi gerektiğine vurguda bulunarak şunları belirtti:

    “3-5 maddede yazmışlar ve Aleviliğin esaslarını Erdoğan’ın atayacağı 12 kişilik kurul belirleyecek. Orada oluşturacakları ve kendi tayin edecekleri kişiler sadece bize şirin gözükecek. Cemevlerimiz bir statüye kavuştu, elektriğini suyunu biz ödemeyeceğiz. Bu ödenen elektrik parasıyla bizim geçmişimizi, geleceğimizi ve inancımızı satın almaya çalışıyorlar. Bir müddet sonra bu dedeler kadrolu dede, cemevleri de Diyanet’in malı olacak duruma gelir ve kendilerince Aleviliği öğretirler. Burada Aleviliğin esaslarını belirlediklerini kabul edenler sistemin dişleri arasında onlara benzemeye başlayacak. Buna topyekün hayır diyemezsek bir daha hayır deme şansımız olmayabilir. Çünkü bizi belli ki, verdikleri birkaç basit menfaat ile bölmeye ve buradan bir tartışma çıkarmaya başlayacaklar. Biz sizin bizi tarif etmenizi, esaslarımızı belirlemenizi, bizim dedemizi veya hizmet görenlerimizi tarif etmenizi istemiyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Abbas Tan: Aleviler için torba yasa ve KHK yok hükmündedir, mücadelemiz sürecek

    Abbas Tan: Aleviler için torba yasa ve KHK yok hükmündedir, mücadelemiz sürecek

    PİRHA-  Cemevlerine yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi, Meclis’te kabul edildi. Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, Alevilik inancının kanunla yok edilmeye çalışıldığını belirterek, “Komisyonda Alevi temsilcilerinin önerileri dikkate alınmayarak, ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ diyerek, Aleviliği resmen ortadan kaldırarak kanunlaştırdılar. Mücadelemiz sürecek” dedi.

    AKP’nin cemevlerine imar planlarında yer ayrılması ve yeraltında madende yaşamını yitiren işçilerin yakınlarına maaş bağlanmasını içeren düzenlemelerin de yer aldığı 25 maddelik “torba kanun” Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

    Kayseri Cemevi Başkanı Abbas Tan, Alevilik inancının kanunla yok edilmeye çalışıldığını belirterek, her türlü yasağa rağmen Alevilik inancının var olacağını söyledi.

    “ALEVİLER TORBA YASAYI VE KHK’Yİ YOK SAYIYORLAR, MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Tan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şunları dile getirdi:

    “Alevi inancı kanunla yok edildi. ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ dediler. Dünyanın hiç bir ülkesinde görülmemiş bir uygulamayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gördük. Ülke nüfusunun üçte birini teşkil eden Alevilerin inancı Alevilere sorulmadan hazırlandı. Komisyonda Alevi temsilcilerinin önerileri dikkate alınmayarak, ‘Alevilik inanç değil kültürdür’ diyerek, Aleviliği resmen ortadan kaldırarak kanunlaştırdılar ve kendilerine göre ortadan kaldırmış oldular.

    Aleviler torba yasayı ve kararnameyi yok hükmünde sayıyorlar. Her türlü hak mücadelemiz devam edecektir.

    ‘Yürü bire hınzır paşa

    Senin de çarkın kırılır

    Güvendiğin padişahın

    O da bir gün devrilir’

    Büyük Millet Meclisi bir inancı tanıması gerekirken tanımlayarak yok etmiştir. Her türlü yasaya rağmen. ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR.”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’li Yüceer’den AKP’ye: Alevilik atalarımın inancı, ne hakla bir inancı sorguluyorsunuz?

    CHP’li Yüceer’den AKP’ye: Alevilik atalarımın inancı, ne hakla bir inancı sorguluyorsunuz?

    PİRHA- CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, cemevlerine ilişkin düzenlemenin de yer aldığı torba yasa teklifi görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Alevilik, bu topraklarda yaşayan 25 milyon insanın inancı; atalarımın, dedelerimin, annemin, babamın inancı; benim inancım. Siz ne hakla ve ne hadle bir inancı sorguluyorsunuz? Tarif etmeye, kategorize etmeye çalışıyorsunuz? Alevilik Aleviliktir” dedi.

    CHP PM Üyesi, Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, TBMM Genel Kurulu’nda; cemevlerine ilişkin düzenlemelerin de yer aldığı torba kanun teklifi ile ilgili konuştu. Dr. Yüceer şunları söyledi:

    “Milyonlarca insanı ilgilendiren, asırlardır inanç ve ibadet özgürlüğünden mahrum bırakılan, yok sayılan; her türlü baskı ve zulme, nefret söylemlerine maruz kalan, katliamlara uğrayan, kökleri tarihin derinliklerinde olan kadim bir sorunun hak ve özgürlükler kapsamında ilgili taraflarla temel bir kanun olarak değerlendirilmesi gerekirken birbirinden alakasız maddelerle bir torbaya tıkılarak getirilmesi hem o inanca hem o inancın mensuplarına, milyonlarca insana yapılmış büyük bir saygısızlıktır, hakarettir. Aslında, tek başına bu bile sizin Aleviliğe, inanç özgürlüğüne bakışınızı göstermesi açısından yeterlidir.

    “BİR İNANCI O İNANCIN MENSUPLARI BELİRLER, SİYASAL İKTİDAR DEĞİL”

    Diğer taraftan, geçmişe dayanan, binlerce yıl öncesine giden, Anadolu’nun, Trakya’nın öz, özgün bir inanışını, Alevi toplumunun taleplerini suya, elektriğe, betona, kültüre indirgeyen, bir inancı hor gören, o inancın mensuplarını ötekileştiren bir zihniyetle, bir anlayışla da karşı karşıyayız. Bu topraklarda yüzyıllardır yok sayılan, inkâr edilen bir inancı şimdi yasalar eliyle yok saymaya çalışıyorsunuz. ‘Siz bir inanç değilsiniz, siz bir kültürsünüz, biz sizi böyle görüyoruz ve size bunu layık görüyoruz’ deniliyor bu teklifte. Bir inancı o inancın mensupları belirler, siyasal iktidar değil. Bir dini o dine inanlar var eder. İşte, siyasal iktidar tam olarak burada durmak zorundadır. Her türlü baskıya, zulme karşın milyonlarca insan binlerce yıldır ‘Bu, benim inancım’, ‘Bu, benim ibadetim’, ‘Bu, benim ibadethanem’ diyor; siz ‘Yok, kültür’, ‘Yok, folklor’, ‘Yok, o, yok, bu’ diyorsunuz.

    “CEM İBADET; CEMEVLERİ, İBADETHANEDİR”

    Alevilik, bu topraklarda yaşayan 25 milyon insanın inancı; atalarımın, dedelerimin, annemin, babamın inancı; benim inancım. Siz ne hakla ve ne hadle bir inancı sorguluyorsunuz? Tarif etmeye, kategorize etmeye çalışıyorsunuz? Alevilik Aleviliktir. Alevilik, yaşayan bir inançtır, kalubeladan beri var olan kadim bir inanç; Aleviliğin tarife ihtiyacı yoktur. Alevilerin, insan hakları, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü temelinde haklarının karşılanmasına, taleplerinin karşılanmasına ihtiyacı vardır. Aleviler ‘Bizim inancımız bu. Benim ibadetim bu. Benim ibadethanem bu’ diyorsa cem, ibadet; cemevleri, ibadethanedir; ötesi yok. Göreviniz bir inancı tanımlamak değildir. Göreviniz bir inancı tanımaktır. Göreviniz, bütün inançlara eşit mesafede durmaktır, diğer inançlarda olduğu gibi, cemevlerinin de özgür ve güven içinde varlığını sürdürmesinin önünü açmaktır. İnanç özgürlüğü, demokratik devlet, laiklik böyle bir şeydir. Hiç kimse ‘Benim inancım, benim ibadetim, benim mezhebim daha üstündür sizden, daha iyidir’ deme hakkına sahip değildir. Hiçbir devlet, bir inancı baş tacı edip bir inancı hor göremez, bunu yapanlar insan haklarından ve insanlıktan nasibini alamamış demektir.

    “LAFA GELİNCE ‘HEPİMİZ KARDEŞİZ’ DENİLİYOR, KARDEŞLERDEN BİRİNİ KAYIRMAK OLUR MU?”

    Lafa gelince burada ‘Hepimiz kardeşiz, hepimiz eşitiz’ deniliyor. Allah aşkına, bu kardeşlerden birini kayırmak, ötekilerini görmezden gelmek olur mu? Yıllardır uygulamadığınız, yok saydığınız AİHM kararları, Yargıtay, Danıştay kararları ayrımcılığa, eşitsizliğe işaret ediyorken, hukuk tanımazlığınızı geçtim, bir inancı yok saymaya, cemevlerine ‘ibadethane’ diyemeyip ‘cümbüşevi, zikirevi, irfanevi, ucube, kültürevi’ derken, tek bir inancın tek bir yorumuna göre insanlara zorunlu din dersini dayatmaya devam ederken nasıl eşit olacağız, nasıl ‘Kardeşiz’ diyeceğiz? Milyonlarca Alevinin de vergisiyle, bugün birçok Bakanlığın önüne geçen Diyanet toplumun sadece belli bir kesimine hizmet veriyorsa, başka bir inanış yokmuş gibi davranıyorsa, hangi eşitlikten bahsedeceğiz? Bugün, kamuda hizmete erişimde, kamu yardımlarında, terfilerde, kamuya atamalarda, Aleviler ayrımcılığa uğruyorsa, bugün Alevi tek bir vali yoksa, kimse buraya çıkıp da kardeşlikten, eşitlikten bahsetmesin.

    “‘DÖNEN DÖNSÜN, BEN DÖNMEZEM’ DİYENLER, SİZE BOYUN EĞMEZLER”

    Miting meydanlarında ‘Soy önemli, soy’ diyenler, yavrusunu kaybetmiş gözü yaşlı bir anneyi yuhalatanlar, ölmüş insanları bile mezhebine göre ayrıştıranlar, Sivas’ta, Maraş’ta, Çorum’da olayın gerçek yüzünü aydınlatmak yerine zamanaşımı oyunuyla kaçan sanıkları korumaya, kollamaya çalışanlar, ‘Zamanaşımı hayırlı olsun’ diyenler; bu ülkeye kardeşliği, eşitliği getiremezler, memleketin hiçbir sorununu da çözemezler. Tıpkı Alevi çalıştaylarında olduğu gibi, tıpkı getirdiğiniz bu düzenlemede yaptığınız gibi sadece aldatıyorsunuz. Aleviliği yeni baştan icat etmeye çalışıyorsunuz. Alevileri denetim ve kontrol altına almaya çalışıyorsunuz ama boşuna; tuğlu padişahlara, Hızır paşalara boyun eğmeyenler, Pir Sultan’ın izinde ‘Dönen dönsün, ben dönmezem’ diyenler, size boyun eğmezler. Bugüne kadar hiçbir inanca yapılmamış bir şey yapıyorsunuz. Getirdiğiniz bu maddeyle bir inancı ‘kültür’ diyerek, bir inancı yok sayarak en büyük ayrımcılığa, en büyük zulme imza atıyorsunuz. Bir an önce bu teklifi bu torbadan çıkarın ve cemevlerine ibadethane statüsü tanıyarak, Alevi yurttaşlarımızın tüm taleplerini, haklarını tanıyarak, temel bir kanun olarak getirin.”

    PİRHA/ ANKARA

  • PSAKD Altınova Şube Başkanı Arslan: Aleviler olarak asla geri adım atmayacağız-VİDEO

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Arslan: Aleviler olarak asla geri adım atmayacağız-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP hükümetinin Meclis’e getirdiği torba yasa içerisinde yer alan cemevlerine ilişkin düzenlemeye tepki göstererek, “Mevcut iktidar yine bir oyun oynamıştır. Bir torba yasa ile göz boyamaya çalışıyor. Jet hızıyla gece yarısı KHK çıkardılar. Biz torbalara sığacak bir inanç değiliz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP hükümetinin Meclis’e getirdiği torba yasa içerisinde yer alan cemevlerine ilişkin düzenlemeye dair konuştu.

    Torba yasa içerisinde yer alan maddelerin Alevilerin taleplerini karşılamaktan çok uzak olduğunu vurgulayan Arslan, hükümetin Aleviler lehine bir düzenleme yapıyormuş gibi algı yarattığını belirtti. Arslan, bu tür politikaların asimilasyona hizmet ettiğini de ifade etti.

    “BİZİM TALEPLERİMİZ BELLİ, BUNUN MÜCADELESİNİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevilerin yıllardır taleplerini her alanda dile getirdiğini anımsatarak sözlerine başlayan Arslan, “Yıllardan beri bu söyleniyor. Mevcut iktidar yine bir oyun oynamıştır. Bir torba yasa ile göz boyamaya çalışıyor. Sanki bir şeyler yapıyormuş algısı yaratıyor. Jet hızıyla gece yarısı KHK çıkardılar. Bizler böyle bir torba yasayı tanımıyoruz, bu torbayı da yırtıp atıyoruz. Çünkü biz torbalara sığacak bir inanç değiliz. Torbalara sığacak bir kültür de değiliz. İşin özü biz yıllardır bir mücadele veriyoruz. Vermeye de devam edeceğiz. Bu mücadele bugün başlamadı. Kerbela’dan başladı, Dersim’den başladı, Koçgiri’den başladı. Yavuz’a karşı, Osmanlı’ya karşı başladı. Bugün de bu mücadele devam edecek ve sonuna kadar da direneceğiz” diye konuştu.

    “BİZLER İBADETİMİZİ HER YERDE YAPARIZ”

    Alevilerin ibadetlerini, inançlarının gerekliliklerini her zaman ve her yerde yerine getirebileceğini kaydeden Arslan, “Bugüne kadar biz cemevlerinde cem yapmadık. Her köyde büyük bir odada ya da her köyde büyük evlerde cemlerimizi yaptık. Biz ibadetimizi her yerde yaparız. Onun için hiç tavizimiz yok. Derhal bu yasayı geri çeksinler, fes etsinler. Tanıyorlarsa bizi cemevlerimizin yasal statüsünü versinler, kamuda eşit yurttaşlık hakkımızı versinler, zorunlu din derslerini kaldırsınlar, Madımak’ı ‘Utanç müzesi’ yapsınlar. Bu dört ana başlıktan oluşan taleplerimizi yerine getirsinler” dedi.

    “HÜKÜMETİN SAMİMİYETSİZLİĞİNİ MECLİS ÖNÜNDEKİ SALDIRIDA GÖRDÜK”

    Taleplerini dile getirmek için Meclis önüne yürümek isteyen Alevilere yapılan polis saldırısını hatırlatan Arslan, son olarak şunları aktardı:

    “Bizi kimse oyalamasın. Geçen Ankara’da da gördük. Alevi açılımı yapıyorsun bir gün önce vali izin veriyor, ertesi günü yasak koyuyorsun. Bu bizim anayasal hakkımız. Yani anayasa diyor ki, sen izin almaksızın basın açıklaması yapabilirsin. Ama Alevilere saldırdılar. Öbür tarafta da Alevi açılımı yaptığını söylüyor. Bu samimiyetsizliktir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Aleviler artık örgütlü. Aleviler eski Aleviler değildir. Polis barikatını da yardık, basın açıklamamızı da yaptık. Asla ve asla geri adım atmayacağız, inancımızdan taviz vermeyeceğiz, kimseye pirim vermeyeceğiz, duruşumuz nettir. Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan. Yolumuz hak yoludur. Alevilik vardır, Alevilik haktır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Özen’den AKP’ye: Teklifi geri çekin, 20 milyon Alevi’yi yok sayıyorsunuz!-VİDEO

    Özen’den AKP’ye: Teklifi geri çekin, 20 milyon Alevi’yi yok sayıyorsunuz!-VİDEO

    PİRHA – HDP Milletvekili Zeynel Özen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Cemevleriyle ilgili yasa teklifini eleştirerek “Aleviler bu teklifi kabul etmiyor; onur kırıcı, incitici buluyor. 15-20 milyon Alevi’ye böyle davranmaya ne hakkınız var ne de lüksünüz var. Bu teklifi geri çekin. Alevilik vardır, Alevilik haktır” şeklinde konuştu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda cemevleri ile ilgili yasa teklifine dair söz aldı. Özen, kürsüye “Cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemizdir” dövizi ile çıkarak, Avrupa’da yaşadığı dönemde devletin, inançlara olan yaklaşımını anlattı.

    “BU ANLAYIŞ ALEVİLERİ YOK SAYMAKTIR”

    Milletvekili Zeynel Özen konuşmasında, dedelere maaş bağlanması konusunu eleştirerek, “Din adamının parasını verirsen hizmet ettiği inanç toplumunun değil, parasını aldığı yerin vicdanı olur” dedi. Özen, söz konusu yasanın “Alevi sorununu çözmek değil; Alevi sorununu, manipüle etmek” anlamına geldiğini belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Ben bugün ansiklopedik, genel geçer bilgileri değil, bizzat yaşadığım deneyimleri paylaşacağım. Otuz yılı aşkın, Avrupa ülkelerinde yaşadım. Orada, devletin inançlara yaklaşımını size anlatacağım.

    Uzun yıllar Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun Yönetim Kurulu üyeliğini yaptım. 14 ülkede örgütlü olan Aleviler 1,5 milyona hitap ediyor orada. 300’ün üzerinde cemevi var. Demokratik, laik ve çağdaş hiçbir ülkede, devlet, inanç toplumlarının dinsel faaliyetlerini finanse etmez. Bir kilisenin, sinagogun, caminin veya cemevinin dinî ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmaz. Ne papazın ne imamın ne hahamın ne de dedenin maaşını devlet vermez. Din adamının parasını verirsen hizmet ettiği inanç toplumunun değil, parasını aldığı yerin vicdanı olur.

    “AVRUPA’DA DEVLET DİNDEN ELİNİ ÇEKMİŞTİR”

    Avrupa’da devlet dinden tamamen elini çekmiştir. Bu getirdiğiniz kanun teklifi gibi kendilerine göre bir dinî yapılanma oluşturmazlar. Peki, Avrupa’da devletin inanç toplumlarına dair sorumlulukları nedir? Devlet, inanç topluluklarının sosyal alandaki hizmetlerini ve projelerini destekler. Örneğin, hastane, kreş, yaşlılar yurdu, öğrenci yurdu yaparlarsa destek verir ve bu yerlerden tüm yurttaşların yararlanmasını sağlar. Din dersi de aynı öyle.

    “DERHAL YASA GERİ ÇEKİLMELİ”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hem cemevleri hem de zorunlu din dersine karar verdi, fakat ne yazık ki Türkiye bundan hiç bahsetmiyor, böyle bir yasa teklifi geliyor, bundan da bahsetmiyor. Avrupa’nın hiçbir demokratik ülkesinde din dersi yoktur arkadaşlar, dinler tarihi vardır. Bu dinler tarihinde de dinlerin kısaca tarihi öğretilir. Yoruma açık hiçbir şey orada öğretilemez. Diğer taraftan, ana dili de öyledir. Ana dili, dilini öğrenmek temel insan haklarından birisidir. Okullar açabilir bu kurumlar. Haftada kırk saat ders varsa otuz beş saatine devlet müfredatını alır, beş saatine de kendi inancını fakat kendi inancını öğretirken de bu programı devlet yetkililerine onaylatması gerekiyor. Bir imam, bir dede, bir papaz ders veremez, ancak pedagojik formasyonu olan birisi bu dersleri verebilir. Ana dil de öyledir, İsveç’te Kürtçe ve Türkçe gibi yaygın diller bir yana, gidin deyin ki, ‘Benim ana dilim kuş dili.’ Devletin görevi, sana bir öğretmen bulup o çocuğuna o dili öğretmektir arkadaşlar. Anadil ülkeyi ne böler ne de parçalar. Fakat burada yapılan nedir? Burada yapılan, sorunu çözmek değil, sorunun arkasından dolanarak… Yani düşünün ki cemevleri, ibadethane sayılmıyor ve bir yasa teklifi geliyor, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanıyor. Arkadaşlar, siz, kendi kendinize Müslüman olmayın, sizin için istediğiniz şeyi başkaları için istemiyorsunuz. Yani devasa, 36 milyar bütçeli bir Diyanet yaratıyorsunuz. Alevilere geldi mi; Aleviler, çimento, boya, tuğla… Arkadaşlar, bu, Alevi sorununu çözmek değil; Alevi sorununu asimile etmek, manipüle etmek, Alevileri yok saymaktır. Derhâl bu yasa geri çekilmeli; tüm partilerden oluşacak bir komisyonla, Alevi kanaat önderleriyle, Alevi örgütleriyle tekrar bu teklif hazırlanmalı, Meclise öyle gelmelidir arkadaşlar. Aleviler bu teklifi kabul etmiyor; onur kırıcı, incitici buluyor. Sizlerin 15-20 milyon Alevi’ye böyle davranmaya ne hakkınız var ne de lüksünüz var. Diyorum ki, bu teklifi geri çekin. Alevilik vardır, Alevilik haktır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kadınlar: Torba yasanızı kabul etmiyoruz, inancımızdan elinizi çekin!-VİDEO

    Alevi kadınlar: Torba yasanızı kabul etmiyoruz, inancımızdan elinizi çekin!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yasasına tepki gösteren Fransa Alevi Kadınlar Birliği üyeleri, “Alevilik torbaya sığmaz, eşit yurttaşlık talep ediyoruz” diye seslendi.

    Alevi dedelerine maaş bağlanması, cemevlerinin bakım ve giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden karşılanması öngörülen yasa teklifi geçtiğimiz günlerde TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nda tartışmalar eşliğinde AKP ve MHP oylarıyla kabul edilmişti.

    Torba yasa düzenlemesine tepki gösteren  Fransa Alevi Kadınlar Birliği,  “Aleviler var, Aleviler burada ve Alevilik haktır” diyerek Alevi inancına müdahale olarak adlandırılan yasanın Alevi inancını denetim altına almasına izin vermeyeceklerini kaydettiler.

    Alevi kadınlar, hükümetin Alevi kurumlarını dizayn etme çabaları ve ‘maaş’ karşılığında üstü örtük bir rüşvet ile Alevilerin yolundan vazgeçme hamlesine karşı çıkarak, devletin Aleviliğin inançsal yapısı ve dedelik kurumuna doğrudan müdahalesini kabul etmeyeceklerini vurguladılar.

    PİRHA/İSTANBUL