Etiket: torba yasa

  • Engellilerden torba yasa tepkisi: Engellilerin hakları bir kez daha ihlal edilecek

    Engellilerden torba yasa tepkisi: Engellilerin hakları bir kez daha ihlal edilecek

    PİRHA-‘488 Engelli sivil toplum örgütü’ Meclis önünde bir araya gelerek, ‘erişilebilirlik düzenlemesi hakkı’nın TBMM’ye sunulan kanun teklifiyle 3 yıl daha ertelenmek istenmesini protesto etti. Eylemde açıklama yapan Altı Nokta Körler Hizmet Vakfı Başkanı Turan İçli, “Torba kanun içerisine konulan bu düzenleme, engelli bireylerin herkes gibi toplumsal yaşamın tüm alanlarına katılımını engelleyeceği için kabul edilemez” dedi. 

    Tüm toplu ulaşım yerlerini kapsayan ve 2018 yılında ertelenen ‘erişilebilirlik düzenlemesi hakkı’nın TBMM’ye sunulan kanun teklifiyle 3 yıl daha ertelenmesi istendi.

    AKP Milletvekilleri tarafından 9 Temmuz 2021’de TBMM Başkanlığı’na sunulan torba yasa teklifi kabul edilirse, kamu kurumlarının engelliler için erişilebilir hale getirilmesi yükümlülüğü bir kez daha ertelenecek.

    2005 yılında yürürlüğe giren ‘5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’la tüm kamu kurum ve kuruluşlarının 7 yıl içinde engelliler için erişilebilir hale getirilmesine karar verilmişti. Ancak bu hüküm -2012’den günümüze kadar- çeşitli gerekçelerle defalarca ertelendi ve erişilebilirlik düzenlemesi 16 yıldır hayata geçirilmedi.

    Torba kanun içerisine konulan bu düzenleme başta engelli bireyler olmak üzere birçok kesimin tepkisini çekti. ‘488 Engelli sivil toplum örgütü’ Meclis önünde bir araya gelerek konuya ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Eylemde ‘Dur! Engellilerin toplumsal yaşama katılımı için önce erişilebilirliği sağla!’ yazılı pankart açılırken, ‘Herkes için erişilebilirlik!’, ‘Erişilebilirlik hakkı ertelenemez!’, ‘Erişilebilirlik hemen şimdi!’, ‘Erişim hakkı tüm hakların ön koşuludur’ yazılı dövizler taşındı.

    Meclis’in Dikmen kapısı önünde gerçekleştirilen eylemde grup adına basın açıklamasını Altı Nokta Körler Hizmet Vakfı Başkanı Turan İçli yaptı.

    “BM ENGELLİLERİN HAKLARINA İLİŞKİN SÖZLEŞME’NİN GEREKLİLİKLERİ YERİNE GETİRİLSİN”

    Herkes gibi engelli bireylerin de yaşamın tüm alanlarına katılımı için toplu taşıma araçlarına erişilebilirliğinin şart olduğunu ifade eden İçli şunları dile getirdi:

    “Minibüslerde, turizm taşımacılığında, şehirlerarası otobüslerde ve gemilerde 2018 yılında ertelenen erişilebilirlik düzenlemesi hakkının 3 yıl daha ertelenmesi için TBMM’ye Kanun değişikliği teklifi sunulmuştur. Bir torba kanun içerisine konulan bu düzenleme, engelli bireylerin herkes gibi toplumsal yaşamın tüm alanlarına katılımını engelleyeceği için kabul edilemez. Ülke olarak kabul ettiğimiz ve tarafı olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 9. maddesinde belirtildiği gibi, taraf devletler engellilerin bağımsız yaşayabilmelerini ve yaşamın tüm alanlarına etkin katılımını sağlamak ve engellilerin diğer bireylerle eşit koşullarda fiziki çevreye, ulaşıma, bilgi ve iletişim teknolojileri ve sistemleri dahil olacak şekilde bilgi ve iletişim olanaklarına, hem kırsal hem de kentsel alanlarda halka açık diğer tesislere ve hizmetlere erişimini sağlamak için uygun tedbirleri alacaklardır. Evrensel bir insan hakkı olan erişim hakkını ertelemekle, imzalamış olduğumuz BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’nin 9. ve ‘Bağımsız Yaşama ve Topluma Dahil Olma’ başlıklı 19. maddelerinin ihlal edilmesi göze alınmaktadır.”

    “BU TEKLİF YASALAŞIRSA ENGELLİLERİN HAKLARI BİR KEZ DAHA İHLAL EDİLECEKTİR”

    Erişilebilirlik hakkının bütün hakların ön koşulu ve erişim zincirinin ilk halkasını oluşturduğunu söyleyen İçli sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Söz konusu toplu taşıma araçlarının erişilebilirliği için gerekli önlemlerin alınmasının ertelenmesi; kamuya açık alanların, konutların ve diğer hakların kullanılmasının olanaksız hale getirilmesi demektir. Sözleşmenin 4. maddesinin 3. bendinde belirtildiği üzere, taraf Devletler işbu Sözleşme’nin uygulanmasını sağlayacak yasalar ve politikaların geliştirilmesi ve yaşama geçirilmesi ile engellilere ilişkin diğer karar alma süreçlerinde engelli çocuklar da dahil olmak üzere engellilere onları temsil eden örgütler aracılığıyla sürekli danışacak ve etkin bir şekilde bu sürece dahil edeceklerdir. Söz konusu toplu taşıma araçlarının erişilebilirliği 3 yıl daha ertelemek istenirken hakkın esas öznesi olan engelli bireylere ve örgütlerine danışılmamış, onayları alınmamıştır. Bu teklifin yasalaşması halinde, Sözleşme ve katılım hakkı bir kez daha ağır biçimde ihlal edilecektir.”

    “DUYARLI HERKESİ ENGELLİ HAKLARI İÇİN VERİLEN MÜCADELEYE DESTEK OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    İçli son olarak; “Biz ‘Engellilerin Ulaşımda Hakları Platformu Üyesi’ ve bu açıklamayı destekleyen sivil toplum örgütleri; medya kuruluşlarını, duyarlı kamuoyunu ve Meclis’te grubu bulunan partileri bu yasa değişikliği teklifinin geri alınması amacıyla sürdürdüğümüz mücadeleye destek olmaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • HDP: Torba yasada halkın sorunları ve talepleri yok!-VİDEO

    HDP: Torba yasada halkın sorunları ve talepleri yok!-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekilleri, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün görüşülecek olan torba yasaya karşı güçlü bir muhalefetle itiraz edeceklerini açıklayarak, “İktidarın halkın iş ve aş problemiyle ilgisi olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır” açıklamasında bulundular.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün görüşülecek olan torba yasaya karşı güçlü bir muhalefetle itiraz edeceklerini açıkladı. HDP’li Milletvekilleri Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) meclise sunduğu torba yasanın içerisinde halkın her kesimine yönelik hak gaspları olduğunu açıkladı.

    “HALKIN SORUNLARI TORBA YASADA YOK SAYILIYOR”

    HDP’li İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay torba yasanın yasama etiği ve ilkelerinin çiğnenerek parlamentoya getirildiğini belirterek, “Bu torba yasayla, iktidarın ülke gündemiyle, halkın derinleşen iş ve aş problemiyle hiç bir ilgisi olmadığı ortaya çıkmıştır. Pandemide 3. dalga sert bir biçimde yaşanırken getirilen bu torba yasayla emeğiyle geçinenlerin talep ve sorunları yok sayılmaktadır” dedi.

    İŞSİZLİK FONU İŞÇİLER İÇİN KULLANILMALI

    Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan ise, görüşülecek olan torba yasaya ilişkin şunları dile getirdi:

    “Saray pandeminin başından beri pandemiyle ilgili aldığı tüm tedbirleri İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finanse etti. Bu torba yasada da lokanta ve kafelerde çalışan işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin İşsizlik Sigortası Fonu’ndan finanse edilmesi öngörülüyor. Buna kesinlikle karşıyız. İktidar alacağı tedbirleri mutlaka bütçeden finanse etmelidir. İşsizlik Sigortası Fonu, işçilerin yararına kullanılmalıdır.”

    TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ TEFECİLİK YAPIYOR

    Batman Milletvekili Necdet İpekyüz de, çiftçilerin artan maliyetlerle birlikte borç batağında olduğunu vurgulayarak, “Tarım Kredi Kooperatifleri bu dönemde çiftçinin dertlerine yetişmesi gerekirken, traktörlere el koyabilmektedir. Çiftçiler, “borçlarımızı faizsiz öteleyin” diyor, iktidar ise çiftçinin borcuna faiz ekliyor. Bu tefeciliktir! Çiftçiyi daha da çok mağdur etmektir” ifadelerini kullandı.

    “YARIN BU YASALARIN TAMAMINI YÜRÜRLÜKTEN KALDIRACAĞIZ”

    Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, cezaevlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişilerin, abileriyle, yakınlarıyla hatta avukatlarıyla yapacağı görüşmelerin kayıt altına alınması ve bir yıl boyunca saklanması için bir düzenleme getirilmektedir. Bu fişleme yasalarına, vatandaşı düşman olarak gören yasalara karşı çıkacağız. Bugün yasalaşabilir ama yarın emin olun bu yasaların tamamını yürürlükten kaldıracağız” diye konuştu.

    PİRHA/ ANKARA

  • Yaşam savunucularından Kadıköy’de eylem: Torba yasaya geçit yok-VİDEO

    Yaşam savunucularından Kadıköy’de eylem: Torba yasaya geçit yok-VİDEO

    PİRHA- Önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kuruluna gelecek olan torba yasaya tepki gösteren yaşam savunucuları, Kadıköy’de basın açıklaması yaptı. Torba yasanın doğa talanını serbest hale getireceğini belirten yaşam savunucuları, Torba yasada kamu yararına dair hiçbir şey olmadığı kaydettiler. 

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde alt komisyonda onaylanıp önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeye açılacak, “Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Kanun Teklifi”ne tepkiler sürüyor.

    Yaşam savunucuları, maden ve enerji şirketlerine sınırsız imtiyazlar tanıyan torba yasaya karşı eylem yaptı. Eyleme Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da katıldı.

    Kadıköy’deki Eminönü İskelesi önünde, “Yaşam hakkı torbaya sığmaz”, “Torba yasa doğanın ölüm fermanıdır, durduracağız” yazılı pankartlar açıldı, torba yasaya karşı dövizler taşındı. Ressamlar da tuval üzerine doğa resimleri çizdi, ayrıca her bir tuvale de “torba yasaya karşı çık” yazdı.

    “TORBA’DA KAMUSAL HİÇBİR YARAR YOKTUR”

    Melis Akyürek’in okuduğu açıklamada, “Torba’da kamusal hiçbir yarar yoktur, doğanın daha fazla hasar alarak belki de geri dönülmez biçimde bozulmasına yol açacağı da kesindir. Halk yoksulluk içinde açlıkla, sellerle, depremle, salgınla baş etmeye çalışırken, iktidar toplumun kaynaklarını sermayeye aktarmanın yeni yollarını aramaktadır. Yıllardır ormanları, dereleri, kıyıları, tarım alanlarını, ve bölgelerimizi yani tüm doğal ve kültürel varlıklarımızı talan eden AKP bu hamlesiyle adeta bu yıkımın üzerine tüy dikmeyi planlamaktadır. Bugün ülkenin pek çok yerinde halk sokaktadır, “rant ve sermayenin çıkarları uğruna doğayı tahrip edemezsiniz” çığlıkları her yerden yükseliyor. Biz yaşamı savunanlar işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, kentliler ve köylüler “yeter artık” diyoruz. Bu talanı durdurmaya kararlıyız, Torba Yasa’yı geri çekin. Yaşam alanlarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” denildi.

    Torba yasanın doğa ve yaşam alanlarını yok edeceğini belirten Akyürek, talanın nasıl gerçekleşeceğini maddeler halinde sıraladı.

    ■ Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması’na (YEKDEM) sınırsız yetkiler sağlanmaktadır. Bu yetkiler artık çocukların bile zararını bildiği HES’lerin çok daha fazla artışına neden olacaktır. İktidarın bugüne değin el koyamadığı orman, su ve tarım alanlarının sermayeye devri hızlanacaktır. Bütün bunları da Giresun’da son yaşadığımız felaketin üzerine yapmayı planlamaktadır. Yekdem’in büyük ölçekli HES, RES ve GES’lerle doğaya verdiği zararlar büyük bir artış gösterecektir.
    ■ Biyokütle Enerji Santralleri’nin (BES) yasada yer almasının bizim için anlamı nettir. Henüz nükleer santral yapmadan santral arazilerine atık gömüsü yapan, Avrupa’nın radyoaktif atığı ile doğayı zehirleyen zihniyet şimdi ek olarak petro kimya ürünleri ile doğayı tahrip etmeyi planlamaktadır. Lastik atıkları ve diğer çöplerden biyokütle diye bahsedilmektedir. Oysa bu santrallerin nasıl zehirli gazlar ürettiğini ve büyük miktarda sera gazı salınımını yaptığını biliyoruz. İklim değişiyor diye dünya ayakta iken, iktidar gözümüzün içine bakarak bize ‘yenilenebilir enerji’ masalı anlatmaktadır.
    ■ Jeotermal Enerji Santralleri (JES) toprağa ve suya büyük ölçüde zarar vermekte iken, bu santraller için iktidar ‘yenilenebilir enerji’ başlığını seçmiştir. Yasa Jeotermal alanların ihale sürecini hızlandıracak, jeotermal enerji santrallerinin sayılarının artmasına yol açacaktır. Özellikle Manisa, Aydın, Çanakkale Gürpınar ve Tuzla’da doğaya ve tarım alanlarına, bölgede yaşayan halka ciddi anlamda zarar veren JES’ler daha da artacaktır.
    ■ Her türlü denetimden muaf yeni enerji şirketleri kurulacak, lisanssız ve geçici ruhsatla üretim ile enerji dağıtım şirketlerine, maden şirketlerine yeni kıyaklar yapılacaktır. Pandemide bile ihale yapmaktan vazgeçmeyen İktidar, halka İBAN gönderirken, şirketlerin ihalelere katılımını kolaylaştırmak için, borçlarını ödeme ispatı zorunluluğunu kaldırmakta, ödeme taksitlendirmelerinde çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır.
    ■ Artık ‘Acele kamulaştırma’ dendiğinde, özel ve tüzel kişilerin veya hazine arazilerinin şirketlere devrinin amaçlandığını biliyoruz. Bu yasa ile hukuk, halkı ve doğayı korumaktan uzaklaşacak ve bir talan uygulamasını meşrulaştırmaya çalışacaktır. Böylece iktidar önünde engel olan son küçük taşları da temizlemeye çalışmaktadır.
    ■ Torba’nın pek çok yerine iliştirilmiş ‘Cumhurbaşkanı’nın yetkisindedir’ sözlerinden anladığımız, petrol, doğal gaz, madencilik alanındaki şirketlerin Türkiye’de her türlü denetim mekanizmasından ve yükümlülüklerden uzak şekilde faaliyette bulunacaklarıdır. Bu ülkede Cumhurbaşkanı’na karşı açılmış olup kazanılmış tek bir dava yoktur.

    Doğa talanına izin vermeyeceklerini kaydeden Akyürek, yaşam hakkının torbaya sığmayacağını ifade ederek, “Bugün ülkenin pek çok yerinde halk sokaktadır, ‘rant ve sermayenin çıkarları uğruna doğayı tahrip edemezsiniz’ çığlıkları her yerden yükseliyor. Biz yaşamı savunanlar işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, kentliler ve köylüler ‘yeter artık’ diyoruz. Bu talanı durdurmaya kararlıyız, Torba Yasa’yı geri çekin. Yaşam alanlarımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Dersim Emek Partisi’nden kıdem tazminatına sahip çıkma çağrısı

    Dersim Emek Partisi’nden kıdem tazminatına sahip çıkma çağrısı

    PİRHA-Emek Partisi Dersim İl Örgütü, işçilerin kıdem tazminatı hakkını kullanılmaz hale getirme ve kayıt dışı çalışmayı yasallaştırma amacı taşıyan tasarıyı durdurmak için emekçileri kıdem tazminatına sahip çıkmaya çağırdı.

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, kamuoyuna “İstihdam Paketi” olarak duyurulan “İşsizlik Sigortası ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” hakkında yazılı basın açıklaması yaptı.

    Paketin istihdam değil, patronlara yeni teşvikler sağlayacağını söyleyen Emek Partisi, işçilerin kıdem tazminatı hakkını kullanılmaz hale getirme ve kayıt dışı çalışmayı yasallaştırma amacı taşıyan tasarıyı durdurmak için kıdem tazminatına sahip çıkmaya çağırdı.

    “EMEKÇİLER GÜVENCESİZLİĞE MAHKÛM EDİLMEKTE”

    Açıklamada, “Bu düzenlemeyle öncelikle genç işçilerin kısmi süreli çalışmaları emeklilikte dikkate alınmayacak, emeklilik hakkı da adım adım ortadan kaldırılacaktır” denilerek şunlar dile getirildi:

    “İşçilerin yaş grubuna bölünmesinin anlamı budur. Bu düzenleme işçiler arasındaki eşitliği de ortadan kaldırmayı, yaş grupları arasındaki dayanışmayı engellemeyi amaçlanmaktadır. Emekçiler güvencesizliğe mahkûm edilmekte geleceksizleştirilmektedir.

    “PATRONLARA TEŞVİK İŞÇİLERE HAK GASPI”

    1. Sermayeye yeni teşvikler işçi ve emekçilerin haklarına ise tırpanlama var.
    2. 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanların belirli süreli iş sözleşmeleri yoluyla kıdem tazminatı hakkı ortadan kaldırılıyor.
    3. Kayıt dışı (sigortasız) işçi çalıştıran patronların cezalandırılması şöyle dursun teşviklerle ödüllendiriliyor.
    4. İşsizlik Sigortası Fonu bir kez daha teşvikler yoluyla patronların yağmasına açılıyor.

    “ÜRETİMDEN VE HİZMETTEN GELEN GÜCÜMÜZÜ KULLANALIM!”

    Şimdi kıdem tazminatı ve emeklilik hakkına sahip çıkmak üzere harekete geçme ve adım atma zamanıdır.  Kazanılmış haklara dönük bu saldırıyı püskürtecek olan, işçilerin örgütlü müdahalesidir. Aksi takdirde sermaye ve onu temsil eden iktidarın geri adım atması beklenemez. Partimiz bu mücadelelerinde işçilerle birlikte, yan yana, omuz omuzadır.”

    PİRHA/DERSİM

  • Çerkezoğlu: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir, izin vermeyeceğiz-VİDEO

    Çerkezoğlu: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir, izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Meclis’te görüşmeleri devam eden torba yasa teklifine karşı tüm engellemelere rağmen yapılan basın açıklamasında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Yasanın Meclis’ten geçmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) Meclis Genel Kurulda görüşmeleri devam eden İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ne karşı yapmak istediği basın açıklaması polisler engellenmek istendi.

    Torba yasanın geri çekilmesi talebiyle Meclis Dikmen kapısında yapılmak istenen açıklama “izinsiz” olduğu gerekçesiyle polisler tarafından engellendi. Meclis kapısına gelen DİSK Genel başkanı Arzu Çerkezoğlu ve beraberindeki DİSK’e bağlı iş kollarının başkanlarını polis zorla araçlarla bindirerek uzaklaştırmaya çalıştı. Yaşanan arbede sırasında DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu sendikaya bağla iş kollarının başkanları ve milletvekilleri polis kalkanları arasında sıkıştı.

    Meclisi ablukaya alan polisler basın çalışanlarının kapıya yaklaşmasını “turkuaz kart” olmadığı gerekçesiyle yasakladı. Engelleme üzerine Dikmen kapısına gelen Hakların Demokratik Partisi  (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Başkan yardımcısı Remzi Çalışkan’ı polislerin engellemesine rağmen Meclis’in içine aldı.

    Tüm engellemelere rağmen Meclis’te yapılan basın açıklamasında konuşan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, engellemeye tepki göstererek, “Biz DİSK olarak günlerdir mecliste görüşmekte olan ve Türkiye işçi sınıfının en temel kazanılmış haklarını kıdem, emeklilik iş güvencesi gibi düzenlemeye karşı günlerdir işlerde alanlarda meydanlarda itirazımızı dile getiriyoruz. Yasanın görüşüldüğü bugünde meclisteki siyasi partilerle iktidar partisine siyasi iktidarına bu konudaki itirazlarımızı ifade etmek ve yasanın Meclis’ten çekilmesi için taleplerimizi iletmeye geldiğimizde arkadaşlarımızın önü kesildi” diye konuştu.

    “İŞVERENE TEŞVİK VAR”

    Meclis Gene Kurulu’nda görüşmeleri devam eden yasa tasarısının “istihdam paketi” olmadığını vurgulayan Çerkezoğlu, şunları söyledi:

    “Yasanın genel gerekçesine baktığımızda kovid-19 pandemisinin istihdam üzerindeki olumsuzluğu gidermek işveren ve işçi üzerinde yarattığı riskleri uyarınca en aza indirmek ve gidermek için bu yasayı çıkartıyoruz deniliyor. Ama yasanın içeriğine baktığımızda işverenlere destekler teşvikler var. Patronlara yapılan ödemelerin arttırılması, kayıt dışı işçi çalışan işverenlere ödül var, işçiler açısından numunelikte olsa bir madde yok.”

    Torba yasada vergilerin azaltmasına yönelik bir düzenlemenin olmadığının altını çizen Çerkezoğlu, “Elektrik, su, doğalagaz gibi temel tükettim maddelerinde KDV’nin çıkarılması yok. Pandeminin yıkımına karşı işçiyi koruyacak hiçbir düzenleme yok” dedi.

    “MECLİS’TE DEPREM GÖRÜŞÜLMELİ”

    İzmir’de yaşanan depreme de değinen Çerkezoğlu, “Meclisin görüşülmesi gereken deprem yasallarını görüşmesi gerekirken pandeminin yarattığı yıkımı ortadan kaldırmaya dönük önlemlerin alınması görüşülmesi gerekirken bugün bizim en temel kazanılmış haklarını ortadan kaldırılmaya çalışıyor. Kıdem, ihbar emeklilik hakkı gibi 1930 iş kanununda Türkiye içi sınıfının haklarının ortadan kaldırılması var. Gençlerimiz için bugün Türkiye’de her 3 gençten biri işsiz. Gençlere kalıcı ve güvenli istihdam yaratması gereken siyasi iktidar gençlerimizi güvencesiz çalıştırmak istiyor” ifadelerini kullandı.

    “TORBA YASA GERİ ÇEKİLMELİ”

    Torba yasanın Meclis’ten geçmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Çerkezoğlu, şunları kaydetti:

    “Biz geleceğimizin bu şekilde karartılmasına izin vermeyeceğiz. Kıdem tazminatının gasp edilmesinin yeni yöntemi bulunmuş o nedenle bu yasaya karşı kazanılmış haklarımızı savunmak boynumuzun borcudur, bu bizim kırmızı çizgimizdir. Koşulları ne olursa olsun baskı ortamına rağmen haklarımızı sonuna kadar savunmakta kararlı olduğumuzu ifade etmek isterim. Tüm partilere çağrımız bu torba yasanın derhal geri çekilmesidir.”

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • CHP’li Özel: Dersim’le sorunumuz yok

    CHP’li Özel: Dersim’le sorunumuz yok

    Meclis Genel Kurulu’nda köprülere vergi affını da içeren 20 maddelik torba yasa teklifi görüşmelerinde CHP ve MHP arasında Dersim tartışması yaşandı.

    GG’ın gündem dışı söz alarak, Dersim Belediye Meclisi’nin belediye binasına Dersim tabelasının asılması yönünde aldığı kararına ilişkin konuştu.

    Belediye Meclisi’nin aldığı karara tepki gösteren ve CHP’yi de karara karşı sessiz kalmakla suçlayan Taytak, “CHP seçimlerde ittifak yaptığı HDP’yi küstürmekten mi korkuyor? ‘Ne Dersim’i kardeşim? Burası Tunceli’dir’ diye niye söyleyemiyorsunuz? Neden sessiz kalıyorsunuz?” diye konuştu.

    KATLİAMLA TEHDİT ETTİ

    Taytak, “Popülizme yenik düşerek bazı çevrelere şirin gözükmek için geçmişi karıştırmaya çalışanların sonu, geçmişte dedelerinin başına gelenlerden çok farklı olmayacaktır” diyerek, Dersim’de geçmişte yaşananlar katliamları hatırlattı. Taytak, “Hâl böyleyken Seyit Rıza’yı masum göstermeye çalışanlar kimlerdir? Hem Atatürk edebiyatı yapacaksınız hem de Tunceli’de İl Başkanınız, Seyit Rıza’yı anma programı düzenleyecek. Soruyorum sizlere, Bu nasıl bir siyaset şeklidir? Mustafa Kemal’in ‘Tunceli’ dediğine kimse ‘Dersim’ diyemez” dedi.

    ÖZEL: ÖNERGELERİMİZ REDDEDİLDİ

    Taytak’ın konuşması sırasında CHP sıralarından tepkiler yükseldi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, konunun Meclis’te araştırılması için verdikleri önergelerin AKP’nin “hayır” oyuyla reddedildiğini hatırlattı. Özel, “O dönemde bu araştırma önergelerimize iktidar partisi tek başına hayır oyu veriyordu, bugün kendi seçim beyannamesinde emeklilikte yaşa takılanlar olup ona hayır oyu verenleri, af olup da unutanları, dün hakaret ettiklerine bugün rahatlıkla iltifat ettiklerini, TC’de, andımızda karşı kutuplarda olup da ittifakında sorun olmayanları gördükçe bizi tutarlı siyasete davet edenlerden ibret almaktan başka bir şey kalmıyor bize” dedi.

    “CHP’NİN SORUNU YOKTUR”

    MHP’li Taytak’a da cevap veren Özel, şunları söyledi: “Her zaman tükenmekte olan siyasetler yükselmekte olan siyasetlere ‘Acaba neresinden zarar verebilirim?’ diye bir paça siyaseti izlerler. Çünkü işinize geldiği zaman ‘Tek parti ‘Ce-Ha-Pe’si, CHP’nin yaptığı yanlışlar’ diye yola çıkıp işinize gelmediği zaman başka şeyi soruyorsunuz ya, gün geliyor başkaları da bize şey soruyor: ‘Dersim’le yüzleştiniz mi, ondan bilmem ne yaptınız mı?’ falan. Birlikte iş tuttuklarınız tam karşı zaviyenizden geliyor. Siz onlara selektör yaptığınız günlerde de durduğumuz yerde duruyorduk, yandaş olduğunuz günlerde de durduğumuz yerde duruyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Tunceli’mizle de Dersim’le de hiçbir sorunu yoktur.” (HABER MERKEZİ)

  • TTB: Teklif hukuk tanımayan yasaları içeriyor-VİDEO

    TTB: Teklif hukuk tanımayan yasaları içeriyor-VİDEO

    PİRHA- ‘Sağlıkta şiddeti önleyeceğiz’ vaadiyle hazırlanan torba yasa tasarısına karşı eylem yapan TTB, bu teklifi kabul etmeyeceklerini vurguladı.

    Türk Tabipleri Birliği (TTB) ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), AKP hükümetinin “sağlıkta şiddeti önleme” gerekçesiyle Meclis’e sunduğu “Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin TTB Merkez Konsey binası önünde basın açıklaması düzenledi.

    Açıklamaya, TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ile ihraç edilen çok sayıda doktor katıldı.

    Hazırlanan torba yasaya dair konuşan Sinan Adıyaman, “TTB uzun yıllardır sağlıkta şiddete yönelik büyük bir mücadelenin içerisindedir. Sağlıkta şiddetin durdurulması için bir yandan eylemler düzenlerken, diğer yandan var olan yasaların sağlıkta şiddeti durdurmadığı gerçekliği üzerinden hazırladığımız ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’nın Meclis’te yasalaşması için yoğun çabalar harcadık. Ne yazık ki çok sayıda meslektaşımızı sağlıkta şiddet nedeniyle kaybetmemize rağmen, siyasal iktidarın önerdiğimiz yasal düzenlemeyi yapmasını sağlayamadık” dedi.

    “HUKUK TANIMAYAN YASALARI İÇERİYOR”

    Teklifin hukuka aykırı olduğunu söyleyen Adıyaman, şunları belirtti: “Hazırlanan bu yasa teklifinin sağlıkta bir torba yasa niteliğinde olduğu ve 44 maddeden oluşan bu yasa önerisinin Türkiye tarihinin sağlık alanındaki en ağır, en acımasız, hukuk tanımayan  yasalarını içerdiği ortaya çıktı. Bizler Meclis’ten sağlıkta şiddeti durdurmaya yönelik bir yasa değişikliği beklerken, hazırlanan yasa önerisiyle binlerce hekim haksız, hukuksuz bir şekilde mesleklerini yapamaz hale getiriliyor. Bunun yanında yasa değişikliği iktidar tarafından sürekli hedef olarak gösterilen TTB’nin zayıflamasına yönelik yasal değişiklikleri de içeriyor. Hazırlanan yasa tasarısında sağlıkta şiddete çözüm üretecek bir öneri de bulunmamaktadır.”

    SAĞLIK HİZMETİ SUNARKEN ÖLDÜRÜLÜYORUZ’

    SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara, Meclis komisyonunda görüşülen torba yasaya ilişkin “Bizler günün 24 saati insanları iyileştirmek için sağlık  hizmeti sunarken, siyasi iktidarın söylemleri ve uyguladığı politikalar yüzünden şiddete maruz kalıyoruz. Ölüyoruz, öldürülüyoruz. Buna karşı bir yasa talep ettiğimizde dikkate alınmıyor” dedi.

    AKP hükümetinin, halkı “Sağlıkta şiddeti önleyeceğiz diyerek” kandırdığını belirten Kara, hazırlanan yasa tasarısında sağlıkta şiddeti önlemeye dönük herhangi bir madde bulunmadığını dile getirdi. Kara, “Bir dönemin faşistleri ‘Ya sev ya terket’ derken bugünün faşistleri de ‘Ya itaat et ya da açlıktan öl’ diyorlar” şeklinde konuştu.

    Kanun teklifini görüşmek için saat 12.00’da yapılacak komisyon toplantısı saat 15.00’a ertelendi. Bunun üzerine hekimler, TTB önünde oturma eylemine devame etti.

    Yapılan açıklama sonrası TTB ve SES yönetici ve üyeleriyle birlikte ihraç edilen doktorlar, bina önünde oturma eylemi başlattı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Adıyamanlı tütün üreticileri isyan ediyor: Açlığa mahkum edildik-VİDEO

    Adıyamanlı tütün üreticileri isyan ediyor: Açlığa mahkum edildik-VİDEO

     PİRHA- AKP hükümetinin çıkardığı torba yasa ile birlikte sarmalık tütüne getirilen yasaklardan dolayı tütünlerini satamayan ve büyük sıkıntı yaşayan üreticiler PİRHA’ya konuştu. Üreticiler, “Tütünlerimizin tamamı ambarlarda duruyor. Bu nedenle büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Okula giden çocuklarımıza harçlık vermeyecek duruma geldik” diyor.

    Adıyaman’da kırsal kesimde yaşayan yurttaşların en büyük geçim kaynağı olan sarmalık tütüne torba yasa ile getirilen yasaklardan dolayı yurttaşlar mağdur. Yıl boyunca emek verdikleri tütünlerini bu yıl satamadıkları için büyük sıkıntılar yaşayan yurttaşlar bunun ile ilgili yetkililerden acil bir düzenleme bekliyor.

    Tonlarca tütünü ambarlarda duran, evinin ihtiyacını karşılayamayacak duruma gelen üreticiler PİRHA’ya konuştu.

    “YOKSULLUĞA VE AÇLIĞA MAHKUM EDİLİYORUZ”

    Dört çocuk babası olan 48 yaşındaki Gaffari Aslan, “Benim ne tarlam ne de bir bahçem var. Tek geçim kaynağım tütün. Eğer tütüne bir düzenleme gelmezse çocuklarımı okutacak ve evimin ihtiyacını karşılamayacak duruma gelirim” dedi.  Aslan, “Küçük arazilerimiz var. Burada ancak tütün ekerek geçimimizi sağlıyoruz. Eğer tütün kalkarsa çocuklarımızı okuldan almak zorunda kalacağız. Çocuklarımız okumayacak ve büyük sıkıntılar yaşayacak. Tütün yasası çıkmadan önce durumumuz iyiydi. Okul başlayınca çocuklarımızın eğitim ihtiyaçlarını bundan karşılıyorduk. Ama bu sene tütünlerimizi satamadığımız için şehirde okuyan çocuklarıma harçlık bile gönderemiyorum. Bu benim ailemin alınteri, tütünün önünün açılması gerekiyor. Böyle devam ederse açlığa sefalete ve yoksulluğa mahkum kalacağız” dedi.

    “DAĞLIK KESİMDE YAŞAYAN YURTTAŞLAR DAHA ÇOK BU TÜTÜNÜ EKİYOR”

    Bu yasa çıktığından beri tütünlerimizi satamıyoruz. Her yıl bu dönemde satışını bitirdiğimiz tütünümüzün neredeyse tamamı ambarlarda duruyor” ifadelerini kullan Veysi Göksu da, şunları kaydetti:

    “Geçen yıllarda tütün satışlarında hiçbir sıkıntı yoktu. Sarmalık hale getirdiğimiz tütünü çevre illere gönderiyorduk. Ama bu yıl çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Tütüne alıcı bile çıkmıyor. Çıkan yasanın nasıl olacağından kimsenin bir bilgisi yok. Kooperatifler kurulacak deniyor. Ama kimse buna inanmıyor. Buna bir güveni yok. Kooperatifleşme adı altında üreticinin tütününün büyük bir kısmı vergiye gidecek. Sarmalık tütünü Adıyaman bölgesinde yıllardır dağlık kesimde yaşayan Aleviler ekiyor. Bu yasanın amacı bu halkın yaşamını bitirmek.”

    “EKİMİ SERBEST SATIŞI YASAK”

    Mehmet Çankaya ise “Ektiğimiz tütünün tamamı neredeyse ambarlarda duruyor. Bu yasa çıkmadan önce tütünümüzü çevre illere ve büyük şehirlere kargo ve otobüslerle rahatlıkla gönderebiliyorduk. Ama bu yasanın çıkması ile birlikte büyük para cezaları ve hapis cezası veriliyor. Böyle olunca insanlar tütününü satamıyor. Satamayınca da büyük sıkıntılar yaşıyor” diyor.

    Çankaya sözlerine şunları ekliyor:

    “Tütünün ekimi serbest ama satışı yasak. Bu çok çelişkili bir durum. Devlet insanların anlayabileceği şekilde bunu anlatarak çiftçiyi mağdur etmeyecek şekilde bir düzenleme yapmalıdır. Kooperatifler kurulacak deniyor. Bu kooperatifleri üç beş kişi kuracak nasıl bir fiyata alacak bunu bilmiyoruz. Binlerce insan tarlalarda bunun emeğini verecek ama üç beş kişi de bunun rantını yiyecek biz bunu asla kabul etmiyoruz.”

    Mustafa YÜKSEL/ADIYAMAN

  • Torba yasa, Meclis’te kabul edildi

    Torba yasa, Meclis’te kabul edildi

    Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.

    Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 232 oy kullanılan kanun tasarısı 228 oy ile kabul edildi, 4 oy ret yönünde oldu.

    Kabul edilen Kanun tasarısı şunları kapsıyor:

    Motorlu Taşıt Vergileri bin 300 ve altı araçlar için yüzde 15, diğer araçlarda ise değerleri üzerinden yüzde 10 arttırılacak.

    Kurumlar Vergisi 2018, 2019 ve 2020 yılları için yüzde 22 uygulanacak.

    Özel iletişim Vergisi yüzde 7.5 olarak belirlenecek.

    Milli Sivil Havacılık Güvenlik Kurulu oluşturulacak.

    Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri sonucu lehe alınan paraların Bankacılık Sigorta Muamele Vergisi’nden muaf tutulacak.

    Şans oyunları ile yarışma ve çekilişlerde kazanılan ikramiyeler için veraset ve intikal vergisi yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarılıyor.

    Asgari ücret bin 404 TL’nin altına düşmeyecek düzenleme yapılacak.

    FATİH projesi kapsamında yapılan mal ve hizmet alımlarında vergi ve benzeri mali yükümlülüklerden istisna tutulacak.
    İmalat Sanayi yatırım kapsamındaki inşaat harcamalarında KDV iadesi uygulaması 2018 yılında da devam edecek.

    İşsizlik ödeneği ödeme tarihinin ayın beşinci gününde yapılamaz ve daha erken ödenebilmesi için Çalışma ve

    Sosyal Güvenlik Bakanı’na yetki verilecek.
    Kamu ihalelerinde kefalet sigortaları kapsamında düzenlenen kefalet senetleri teminat mektubu gibi işlem görecek.

    2017 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu net borçlanma limiti yükseltilecek.

    Yaz saati uygulaması getiriliyor.

    Atatürk Orman Çiftliği’nin 10 yıl intifa Hakkı elde etmesine yönelik 30 yıl olarak değiştirilmesi görüşülmeden Kanun Tasarı metninden çıkarıldı.

    Tüzel kişiliği kaldırılan köylerde emlak vergisi, vergi, harç ve katılım paylarının alınması, 31 Aralık 2017’den 31 Aralık 2020’ye ertelenecek.

    Engellilere ÖTV’siz araç satışının aracın vergisiz fiyatının 70 bin liranın altında olmasına ilişkin düzenleme bulunuyor.

    Belediyeler ve bağlı kuruluşların ile sermayesinin yüzde 50’sinden fazlası belediyelere ait şirketlerin ve İl Özel İdareleri’nin ödemekle yükümlü olduğu ve özelleştirme işlemleri sırasında TEDAŞ’a devretmiş alacakların Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle hesaplanacak tutarın ilk taksiti 2018 yılının Ocak ayından başlamak üzere yirmi dört ayda yirmi dört eşit taksitte ödeyecekler.

    Esnaf ve ahilik sandığı 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.