Etiket: yürüyüş

  • Dersim’de ‘İrade Gaspına Karşı Yürüyüş’: Kayyım gidecek biz kalacağız!-VİDEO

    Dersim’de ‘İrade Gaspına Karşı Yürüyüş’: Kayyım gidecek biz kalacağız!-VİDEO

    PİRHA- 23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin birinci gününde irade gaspına karşı Sanat Sokağı’ndan Mameki Parkı’na yürüyüş yapıldı. Yürüyüşe katılan kitle sık sık ‘Kayyım gidecek biz kalacağız’ sloganları attı.

    Ana teması “Dersim Yaşamdır; Doğama, İrademe, Dilime, İnancıma Dokunma” 23. Munzur Kültür ve Doğa Festivali devam ediyor.

    23. Munzur Doğa ve Kültür Festivali’nin birinci gününde irade gaspına karşı Sanat Sokağı’ndan Mameki Parkı’na yürüyüş yapıldı.

    Yürüyüşe katılan kitle sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz’ , ‘Direne direne kazanacağız’ ,  ‘Kayyım gidecek biz kalacağız’ , ‘Dersim halkı iradene sahip çık’ sloganları attı.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Dersim’de uyuşturucuya ve çeteleşmeye karşı yürüyüş: Dersim sahipsiz değildir!-VİDEO

    Dersim’de uyuşturucuya ve çeteleşmeye karşı yürüyüş: Dersim sahipsiz değildir!-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de, ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Dersim’de çete istemiyoruz’ sloganı atıldı. Dersim’de artan şiddet olaylarında devlet politikasına bakılması gerektiğini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Gençliği değersizleştirmeye çalışan bu sisteme karşı bizlerde gençlerin daha fazla örgütlenebileceği, söz kurabileceği alanları yaratmak zorundayız” diye konuştu.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenledi.

    Yürüyüşe DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ve Birsen Orhan, Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.

    Yürüyüş sonrası basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı DEM Parti Dersim İl Eş Başkanı Özcan Ateş okudu.

    “HERKES BİLMELİDİR Kİ DERSİM SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    Dersimliler olarak bu toprakların ruhuna ve kültürüne aykırı olan gelişmeleri asla kabul etmediklerini vurgulayan Özcan Ateş, “Bu gelişmelerin kökeninde Dersim’in tarihsel kimliğine yönelik uzun süredir devam eden saldırıların olduğunun farkındayız. Herkesin bildiği gibi Dersim yalnızca bir coğrafya değil; bir ruhtur, bir bilinçtir, bir duruştur. Herkes bilmelidir ki Dersim sahipsiz değildir. Atalarımızın ağır bedellerle bize emanet ettiği bu toprakları onurla koruyacak; ikrarımız ve sevdamız olan Dersim’i gelecek nesillere tertemiz teslim edeceğiz. Dersim Emek ve Demokrasi Platformu olarak, çeteciliğe, şiddete ve yozlaşmaya karşı çocuklarımızı ve gençlerimizi koruyacağımızı, bu kötülüklere karşı asla sessiz kalmayacağımızı ilan ediyoruz” dedi.

    “GENÇLERİN SÖZ KURABİLECEĞİ ALANLARI YARATMAK ZORUNDAYIZ”

    Dersim’de artan şiddet olaylarında devlet politikasına bakılması gerektiğini vurgulayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Dersim’deki özel güvenliği devrimcilere uyguladınız. Slogan attığımızda etrafımıza yüz tane polisi yığdınız ama şehrin ortasında çatışma olduğunda, sokaklarda uyuşturucu satıldığında sadece seyrediyorsunuz. Gençliği değersizleştirmeye çalışan bu sisteme karşı bizlerde gençlerin daha fazla örgütlenebileceği, söz kurabileceği alanları yaratmak zorundayız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, halkı çeteleşmeye karşı yürüyüşe davet etti-VİDEO

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, halkı çeteleşmeye karşı yürüyüşe davet etti-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla halkı 10 Temmuz’da yapılacak yürüyüşe davet etti.

    Dersim’de son zamanlarda şiddet olayları artarken, halk bu durum karşısında endişeli.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde yarın saat 18.00’de ‘Uyuşturucuya, çeteleşmeye ve her türlü şiddete hayır diyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenlenip, basın açıklaması yapılacak.

    DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Moğultay Mahallesi’nde halka bildiri dağıtarak yarın yapılacak yürüyüşe davet etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta kitlesel anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamında yaşamını yitirenler Mamak’ta kitlesel anıldı-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamının 32. Yıldönümünde yaşamını yitirenler Mamak’ta anıldı. Yapılan konuşmalarda katliamı yapanlar lanetlenirken, Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmediği belirtildi.

    2 Temmuz Sivas Katliamının 32. yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi çağrıcılığında anma programı düzenlendi.

    Tekmezar Parkı’ndan Tuzluçayır Meydanı’na yapılan yürüyüşe demokratik kitle örgütleri, köy dernekleri, siyasi partiler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU ÜLKE KARANLIĞA VE GERİCİLİĞE TESLİM OLMAYACAK”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara, 32 yıl önce katledilen canların hesabının mutlaka sorulacağını belirterek şunları söyledi:

    “Katilleri AKP ve kendisine göre dizayn ettiği adaleti serbest bıraktılar. Sivas’ın hesabı sorulacak diyoruz. Sivas’ta bir ay boyunca bu katliama çağrı yapanlara gözünü kapatanlardan hesap sorulacak. Asla vazgeçmeyiz. Katillerden hesap soracak irade buradadır. Bugün 2 Temmuz anmasında Kerbela şehitlerimizin yaşını tutuyoruz. Yıllar önce yok edilmek isteyen canlarımızın, atalarımızın bugün Suriye’de katledilen canlardan farkı yok. Bütün katliamların hesabını sormak için omuz omuza, yoldaşca yürümek zorundayız. AKP’in baskısına direncimizle buradan fitil yaktık. Bizi bölmeye çalışan, kendi yandaşlarını yaratmaya çalışanlara karşı buradayız. Eşit yurttaşlık talebi ile buradayız. Bu ülke karanlığa ve gericiliğe teslim olmayacak. Yana yana olalım ki bu gericiler bize bir daha katliamlar yaşatamasın. İnancımızla sokaklarda olmaya devam edeceğiz.”

    “ZALİMDEN BİR GÜN HESABI SORACAĞIZ”

    PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Önder Günaltay, Genel Merkez adına yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

    “32 yıl önce bu topraklarda bir katliam yaşandı. O katliamın dumanları hala bu ülkenin üzerinde. Katliamı zaman aşımına uğrattılar, yetmedi katilleri serbest bırakılar. O da yetmedi Suriye’de yaşayan Alevi katliamına ses çıkarmadı bu devlet. Ne mutludur ki bize bu ülkenin aydınlık yüzüdür Aleviler. Hepimiz birer söz verdik. Unutmadık, unutturmayacağız. Burada mazlumlar olarak bir aradayız ama zalimden bir gün hesabı soracağız. Halkın iradesi ile seçilen belediyelere kayyım atandı. Sivas’la, Maraş,la yüzleşilmeden bu topraklara barış gelmez. Hepinizi Sivas’a Madımak Oteli önüne davet ediyoruz.”

    “KATİLLERİ DE, BU KATLİAMI PLANLAYANLARI DA, AKLAYANLARI DA TANIYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube üyeleri Yeşim Işık ve Yoldaş Mustafa Ceylan, basın metnini okudu.

    Basın metninde şu ifadelere yer verildi:

    “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti.

    Katilleri de, bu katliamı planlayanları da, aklayanları da tanıyoruz. Zihniyetlerini biliyoruz. Ülkemizin ve hatta dünyanın geleceğini karartmak isteyen bu zihniyet ile mücadelemiz yeni değildir. Tarihimiz bu anlayış ile mücadele tarihidir. Tarihin hiçbir döneminde karanlığa teslim olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Yüzleşme ve hesaplaşma olmadan bu topraklara barış ta, demokrasi de, özgürlük te gelmeyecektir. 2 Temmuz’un hesabı sorulana kadar, Sivas için adalet, herkes için adalet mücadelemizi büyüterek devam ettireceğiz.

    MAARİF MODEL ELEŞTİRİSİ

    Bugün Sivas’ın katillerinin, Hizbullahçıların salıverildiği, gazetecilerin, öğrencilerin, aydınların cezaevlerinde tutulduğu, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyumların atandığı bir karanlık dönemden geçiyoruz.

    Ekonomik ve sosyal kriz, adalet krizi ile gerici ve tekçi bir ablukaya dönüşürken, emekçilerin, emeklilerin,gençlerin kadınların bedeller ödeyerek kazandıkları temel hakları bir bir gaspediliyor, en demokratik anayasal hakları kullandırılmıyor,  bu düzenin devamına yönelik her türden hukuksuzluk olağanlaştırılıyor.

    Eğitim sisteminde dayatılan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, gerici, tekçi bir kuşatmanın başka bir adıdır. Laik ve bilimsel eğitim yerine dinsel ve mezhepçi bir müfredat getirilerek, yeni karanlıklar örülmek istenmektedir. Bu model, yeni katliamların altyapısını hazırlamaktadır.”

    “ALEVİLER BARIŞTAN YANADIR”

    “Yolu Hacı Bektaş’tan, Dersim’den, Madımak’tan geçmeyen bir barış, Aleviler için eksik ve adaletsizdir” denilen açıklamada herkese 2 Temmuz’da alanlarda olması için çağrı yapıldı. Açıklama şu ifadeler ile devam etti:

    “Başta Kürt sorunu ve Alevi sorunu olmak üzere hiçbir sorun, yüzleşme olmadan çözülemez. Aleviler her daim barıştan yanadır ancak, yüzleşme ve hesaplaşma olmadan yapılacak her tür ‘barış’, daha baştan çözülmeye mahkûmdur.

    Bugün bir yandan da ‘yeni anayasa’ tartışmaları yürütülüyor. Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir.

    32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Ama o küllerin içinden yeniden birlik, direniş ve umut yeşeriyor. Mücadelemiz yalnızca geçmişin hesabı değil, geleceğin de savunusudur. Ve biz buradan sesleniyoruz; 2 Temmuz’da bir kez daha Sivas’tayız! Aynı gün Ankara’da miting alanındayız. 2 Temmuz öncesi ve sonrası hemen her yerde alanlardayız. 33 canımızı anmak için alanlardayız.”

    SEMAHLAR DÖNÜLDÜ

    Yapılan konuşmalar ardından semahlar dönüldü. Dilek Kale ve ekibi, Birkan Sağlam, Sezer Aslan, İlmek Müzik Grubu, Dertli Divani katliamda yaşamını yitirenler anısına ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Hozat’ta pomza kum ocağına karşı yürüyüş yapıldı-VİDEO

    Hozat’ta pomza kum ocağına karşı yürüyüş yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu, yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Hozat’ta  yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık ‘Birleşe birleşe kazanacağız’, ‘Şirket şaşırma sabrımızı taşırma’ sloganları atıldı.

    Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu öncülüğünde, yüzlerce kişi yapılmak istenen pomza kum ocağına karşı Hozat’ta yürüyüş yapıp, açıklama yaptı. “Maden şirketlerinin talanına karşı birleşelim mücadele edelim”, “Doğama, suyuma, toprağıma dokunma” pankartlarının açıldığı yürüyüşte kitle sık sık “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Sekasor kutsaldır kutsal kalacak”, “Şirket şaşırma sabrımızı taşırma” sloganları atıldı.

    Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, DAD Genel Sekreteri Asil Benler, Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen ile Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Hozat Pertek Sekasur Çevre ve Doğa Platformu adına Bargini köyü muhtarı Mustafa Rüzgar, okudu.

    “YAPILACAK PROJE, KUTSAL MEKÂNLARINI DA TEHDİT EDİYOR”

    Yapılacak projenin Alevi inancının kutsal mekânlarını da tehdit ettiğini belirten Bargini köyü muhtarı Mustafa Rüzgar, “Dersim, yüzyıllardır doğayla uyum içinde yaşayan halkların, özellikle de Alevi topluluklarının inanç merkezidir. Bu coğrafyada doğa sadece bir yaşam alanı değil; kutsal bir varlıktır. Yapılmak istenilen maden ocağının proje alanı 4 köyün, yüzlerce evin, milyonlarca hayvanın su ihtiyacını karşılamaktadır. Pomza madeni tüm bu su kaynaklarını kurutacak ve yok edecektir” diye konuştu.

    “YAKIN ZAMANDA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLECEK”

    Yürütülen hukuki sürece dair konuşan avukat Kenan Çetin, “Platformun adını aldığı Sekasor 1838’deki katliam yerlerden biri. Erzincan İdare Mahkemesi’nde de dava sürecini işletiyoruz şu anda davalı kurumlardan yanıtlar istendi. Yakın zamanda  ‘yürütmeyi durdurma’ istenecek ve bu karara bağlanacak şu çok önemli. Burada bir çok kurum siyasi parti temsilcisi ve  yurttaş var onların rızalığı yok. Şirket bunu görüyor. Dolayıyla hukuk kararını beklemeden şirket bundan vazgeçmeli. Biz bunu istiyoruz” dedi.

    “YAŞADIĞIMIZ BÖLGE ŞİRKETLER TARAFINDAN İSTİLA EDİLMEK İSTENİYOR”

    Hozat Belediye Başkanı Aydın Kaya, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Yaşadığımız bölge şirketler tarafından  istila edilmek isteniyor. Başka ülkelerde doğayı koruma işini yöneticiler üstlenirken bizler burada halk olarak doğamızı iktidardan korumaya çalışıyoruz. Bunun için hepimiz yan yana durduğumuz, birlikte olduğumuzda  inanıyorum ki biz bunu başaracağız” diye belirtti.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, maden ocağı projesini yürüten şirkete seslenerek bir an önce buna son vermesini istedi.

    “GÖZLERİ PARADAN BAŞKA BİR ŞEY GÖRMÜYOR”

    CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Maden ocağının açıldığı yerde mezarlarımız, ziyaretlerimiz, ormanlarımız ve köylerimiz bulunmaktadır. Burada yaşayan insanlarımız mezarlarını ziyaret etmekte. Kutsallarına gelip kurban kesmekte ve lokma dağıtmaktadırlar. Bu maden ocağının açılmasına izin verdiğimiz ve sessiz kaldığımız takdirde ne mezarlarımızı ziyaret edebileceğiz ne de kutsallarımıza gelip lokma dağıtabileceğiz. Ne de kurbanlarımızı kesebileceğiz. İktidarın gözü öyle kararmış ki mezarlarımızı ve kutsallarımız bile görmeyecek duruma gelmiştir. Bunların gözü paradan başka bir şey görmemektir” şeklinde konuştu.

    “PROJE, KÜLTÜREL HAFIZAMIZA BİR SALDIRI”

    İleride en fazla saldırının doğaya karşı olacağını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Sekasur ve Dersim doğası, alanı bizim için her yeri özeldir. Dağı, taşı, toprağı, tarihimizle, tarihsel hafızalarımızla, şehitlerimizle doludur. Dolayısıyla burada yapılacak her müdahalenin bizim kendi kültürümüze, doğamıza, inancımıza ve kültürel hafızamıza bir saldırıdır” dedi.

    “DOĞAMIZI TARUMAR ETMEK İSTİYORLAR”

    Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen, şunları söyledi:

    ”Bu topraklar kutsaldır. 38’de bizleri zorla sürgüne gönderdiklerinde geri dönen atalarımız yerleri öpe öpe köylerinde zor şartlarda yaşamları inşa etmişlerdir. O acılara rağmen biz burada dağlarımıza, taşla doğadaki bütün canlılarla uyum içinde yaşamışızdır. Şimdi tekrar bize yaşatmak istiyorlar. Bizim sırf inancımız gereği doğamızı tarumar etmek istiyorlar. Dağlarımızı delik deşik etmek istiyorlar. İnanç yerlerimizi yok etmek istiyorlar. Hepimiz yönümüzü buraya çeviriyoruz. Burada mezar yerlerimiz var. Bu dağlarda gezen atalarımızın ayak izleri var. Geçmişimiz var. Çocuklarımızın geleceği var. Asla vermeyeceğiz.”

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF) Genel Başkanı Ali Rıza Bilir, yapılmak istenilen maden projesinin dil, kültür ve doğanın yok edilmesiyle insansızlaştırma projesi olduğunu söyledi.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, sokak hayvanlarını katledecek yasa protesto edildi-VİDEO

    Dersim’de, sokak hayvanlarını katledecek yasa protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde, sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM tarafından onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam” dedi.

    7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16 maddesinin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle AYM’de açılan dava olumsuz sonuçlandı.

    Dersim’de Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği öncülüğünde “Uyutma” adı altında sokak hayvanlarının katledileceği yasanın AYM’de onaylanmasına tepki gösterilerek, Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Kanlı yasa istemiyoruz’ sloganları atıldı.

    Açıklamada, ‘Yaşatarak, yaşamayı öğreneceğiz’ pankartı açıldı Açıklamayı Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan okudu. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’deki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de destek verdi.

    “HAYVANLARIN VEBALİ, YASAYI DESTEKLEYENLERİN ÜZERİNDE”

    Bugüne kadar kısırlaştır, aşılat, yerinde yaşat yasasını tanımayan belediyelerin ölüm yasasını sahiplenmelerine tepki göstererek sözlerine başlayan Dersim Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ezgi Doğan, “Toplamaları köpek başına para vererek ihaleye sundular. Çözüm basit Türkiye’de 4 milyon köpek, 1393 belediye, 264 iş günü, günde 11 kısırlaştırma ile bu iş tamam. Yıllarca kısırlaştırma yapmayan belediyeler, üretime destek verenler, satın alanlar, katliam yasasını destekleyenler ve bu yasayı yürürlüğe koyan hükümet, destekleyen vicdansız belediyeler, yasayı iptal etmeyen Anayasa Mahkemesi, bu hayvanların vebali sizin üzerinizde” diye belirtti.

    “İKTİDAR, HAYVANLARI UYUTARAK KISA YOLDAN SORUNU ÇÖZMEYE ÇALIŞIYOR”

    Devletin sokak hayvanlarını koruma gibi bir görevi olduğunu belirten CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Sokak hayvanlarını uyutarak yok etmek, sosyal devlet anlayışına uymamaktadır. Hasta olan ya da saldırgan olan sokak hayvanları resmi kurumlarca tedavileri için barınaklara alınabilir. Ama ne yazık ki ekonomik olarak çıkmaza giren iktidar, kısa yoldan hayvanları uyutarak sorunu çözmeye çalışmaktadır” diye ifade etti.

    “YENİ YASAL DÜZENLEME EVRENSEL HUKUK İLKELERİNE AYKIRI”

    Yeni yasal düzenlemenin evrensel hukuk ilkelerine ve anayasaya aykırı olduğunu ifade eden Avukat Özgür Ulaş Kaplan, “Mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın hiçbir maddesinde ya da herhangi bir kısmında hayvanların öldürülmesine yönelik bir hüküm bulunmamaktadır. Bu anlamda da idareye bu tür yetkiler verilmesi tamamen hukuka aykırıdır” dedi.

    “EN DOĞRU YÖNTEM, KISIRLAŞTIRMA YÖNTEMİDİR”

    Yaşamlarını etkileyen yasalara karşı birlikte ses çıkartılması gerektiğini dile getiren DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Ciddi bir hayvan popülasyonu var. Ama bu popülasyon barınaklara doldurarak ve katlederek çözülecek bir popülasyon değil. En doğru yöntem, kısırlaştırma yöntemidir. Ama siz ısırıyor gibi bahanelerle eğer bir katliam yasası çıkartıyorsanız burada çok ciddi bir şekilde bir zihniyet sorunu var” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Üç Fidan, Dersim’de anıldı-VİDEO

    Üç Fidan, Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-68 kuşağının önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde Dersim’de anıldı. 

    Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Örgütü, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idam edilişlerinin 53’üncü yıldönümünde parti binasından yürüyüş gerçekleştirip Seyit Rıza Meydanı’nda anma programı gerçekleştirdi. Kitle yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ , ‘Devrim şehitleri ölümsüzdür’ , ‘Emperyalistler, işbirlikçiler 6. Filo’yu unutmayın’ sloganları atıldı.

    Anma programına yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanları Cevdet Konak ile Birsen Orhan, DAD Eş Genel Başkanları Kadriye Doğan ile Zeynel Kete, DEM Parti Haklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    Basın açıklamasını Eylül Yantemur okudu. Açıklamada ‘Yaşasın devrim ve sosyalizm’ pankartı açıldı.

    “EŞİT VE ÖZGÜR BİR ÜLKENİN OLABİLECEĞİNİ İLAN ETMİŞTİLER”

    Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş’in dönemin sermaye sınıfı tarafından sınıfsız bir ülke ve dünya mücadelesini cezalandırmak amacıyla idam edildiğini söyleyen EMEP Dersim İl Gençlik Yöneticisi Eylül Yantemur, “Denizlerin mücadelesi tüm dünyada savaş çığırtkanlıklarının yükseldiği bir dönemde eşit ve özgür bir ülkenin olabileceğini ilan etmişti. Denizler barış, ezilen halkları ve işçi sınıfını savunmuşlardı” diye belirtti.

    “ONLAR SOSYALİZM İÇİN MÜCADELE ETTİLER”

    Türkiye’nin her yerinde devrimciler, demokratlar, halklar 6 Mayıs için bir arada olduğunu belirten DEM Parti Haklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “3 devrimci ve 68 kuşağının Türkiye’deki öncüleri idam edildi. 53 yıldır biz bu idamı protesto ediyoruz. 53 yıldır Deniz, Hüseyin ve Yusuf unutulmadılar. O gün bugündür aileler çocuklarının adını, Deniz, Yusuf, Hüseyin olarak koydu. Çünkü onlar idam sehpasına giderken yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği dediler. Onlar sosyalizm için mücadele ettiler” dedi.

    “DENİZLERİN VE TÜM DEVRİMCİ GENÇLERİN MÜCADELESİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş’in demokratik ve özgür bir Türkiye hayali olduğunu ifade eden CHP Tunceli İl Başkanı Kemal Özcan, “Bizlere düşen görev de onların hayallerini gerçekleştirmektir. Biz inanıyoruz ki demokrasi, adalet ve özgürlük herkes içindir. Denizlerin ve tüm devrimci gençlerin mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “YOLUMUZ DENİZLERİN YOLUDUR”

    EMEP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Orhan Kurul ise şunları dile getirdi:

    “Yolumuz idam sehpasına giderken, ‘Yaşasın Kürt ve Türk halklarının bağımsızlık mücadelesi ’ diyen Denizlerin yoludur. Yolumuz Kürt halkının sorununun demokratik ve eşit temelde çözümünü savunan devrimcilerin yoludur. Hiçbir şüpheniz olmasın.”

    PİRHA/DERSİM

  • İzmir’de 4 koldan yürüyüş: Alevi örgütleri alanda-VİDEO

    İzmir’de 4 koldan yürüyüş: Alevi örgütleri alanda-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de 1 Mayıs kutlamaları 4 koldan yapılan yürüyüşlerle başladı. Alanda yerini alan Alevi örgütleri, Suriye’deki Alevi katliamını kınayan döviz ve pankartlarla yürüdü.

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş) İzmir’de ortak kutlamayı kararlaştırdığı 1 Mayıs İşçi Bayramı, kitle örgütlerinin toplanması ile başladı.

    İşçiler ve emekçiler sabah saatlerinden itibaren çalışma alanlarından yola çıkmaya başladı. Belediye işçileri belediye binaları önünde toplanırken, halaylarla meydana akmak için hazırlıklarını yaparak, araçlarla toplanma meydanlarına geldi.

    Toplanma noktalarında Türkçe ve Kürtçe şarkılar eşliğinde halaylar çekmeye başlayan işçi ve emekçiler, “OHAL, kayyum kaybedecek biz kazanacağız”, “Savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin, hemen şimdi barış”, “Zulme karşı diz çökmeyeceğiz”, “Bijî 1 Gulan”, “Soma’yı unutma unutturma”, “İş cinayetlerine, güvencesiz çalışmaya, savaşa hayır”, “Kadın emeği yaşamı özgürleştirecek” pankartlarının yanı sıra “İşçiyiz birleşince güçlüyüz”, “Emekçiler değil saraydakiler korkuyor”, “Yaşasın sınıf dayanışması” pankartları taşıdı.

    KADINLAR ERKEK EGEMEN SİSTEME KARŞI ALANDA

    İzmir’deki kutlamalarda kadınların katılımının yoğun olduğu gözlenirken, kadınlar “Kadın yaşam özgürlük” sloganları attı. Kadınlar taleplerini “Nüfusun yarısıyız istihdamın dışındayız”, “Görünmeyen emek sesini yükselt” ve “Erkek egemen devlet de, iş de eş de istemiyoruz” dövizlerinin yanında “Kadınız sevgi ve barıştan yanayız” pankartı ile sergiledi.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİ ALANDA

    Yine kutlamalarda Alevi örgütleri de yerini aldı. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, “Özgürlük Semahıyla Nehak Zulmünü Yıkalım, Emeğin Hakikatiyle Rıza Şehrini Kuralım’ pankartı ile alanda yerini aldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İzmir şubeleri de 1 Mayıs kutlamalarına ‘Sivas’ın Katilleri Serbest Bırakıldı’ pankartı ile katıldı.

    Alevi örgütleri eşit yurttaşlık talebi ve Suriye’de Alevi katliamına yönelik tepkileri içeren dövizler ve pankartlarla yürüdü.

    Kutlamalar Gündoğdu Meydanı’nda sona erecek yürüyüşlerin ardından yapılacak konuşmalarla devam edecek. Konuşmaların ardından İlkay Akkaya sahne alacak.

    PİRHA/ İZMİR

  • Dersim’de lise öğrencileri, öğretmenleri için yürüyüş yaptı

    Dersim’de lise öğrencileri, öğretmenleri için yürüyüş yaptı

    PİRHA-Dersim’de proje okulu olarak yer alan Tunceli Fen Lisesi’nden 7 öğretmenin yeniden ataması yapılmamasına tepki gösteren öğrenciler öğretmenlerine sahip çıkmak için lisenin önünden Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önüne yürüdüler.

    Lise öğrencileri proje okullarındaki öğretmenlerinin sürgün edilmesine karşı birçok ilde eylem yapmaya devam ediyor. Öğrenciler, “Öğretmenlerimiz ve geleceğimiz için buradayız” diyor.

    Dersim’de proje okulu olarak yer alan Tunceli Fen Lisesi’nden 7 öğretmenin yeniden ataması yapılmadı. Öğrenciler öğretmenlerine sahip çıkmak için lisenin önünden Milli Eğitim Müdürlüğü’nün önüne yürüdüler.

    Öğrencilerin Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yapmalarına müsaade edilmedi. Bunun üzerine öğrenciler yeniden lisenin önüne kadar yürüdüler. Yoğun yağmur altında eylem yapan liseli öğrenciler sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Hak hukuk adalet” “Öğrenci öğretmene sahip çık” sloganları atıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de yürüyüş ve açıklama yapıldı-VİDEO

    Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Dersim’de yürüyüş ve açıklama yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Arkadaşlarının olduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak talebiyle 52 gündür açlık grevinde olan Ali Hasan Akgül için Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı. Oğlu için adalet istediğini belirten anne Kader Güler, “Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin” dedi.

    Ankara Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ali Hasan Akgül; hasta tutuklu Ufuk Keskin ile birlikte arkadaşlarının bulunduğu S, R ve Y tipi olmayan cezaevine sevk edilme talebiyle 52 gündür açlık grevinde. Açlık grevindeki Ali Hasan Akgül için Tayadlı Aileler, DEM Parti, İHD ve ESP ortaklığında Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürünüp açıklama yapıldı.

    Yürüyüşte sık sık ‘Yaşasın açlık grevi direnişimiz’ , ‘Devrimci tutsaklar onurumuzdur’ , ‘Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz’ sloganları atıldı.

    Ali Hasan Akgül’ün ailesinin de katıldığı açıklamayı Tayadlı Aileler adına Ahmet Yıldız okudu. Açıklamada, ‘S, R, Y kuyu tipi hücreler kapatılsın’ , ‘Dersimli Ali Hasan Akgül dahil tutsakların talepleri kabul edilsin’ pankartı açıldı.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELER İNSANIN YAŞAYAMACAĞI YERLERDİR”

    Kuyu tipi hücrelerin Amerikan hapishaneleri model alınarak yapıldığını söyleyen Ahmet Yıldız, “Emperyalist ülkeler bu hapishanelerin ağır tecrit koşulları nedeniyle intiharlara yol açtığı için bir süre kullandıktan sonra kamuoyu tepkisi nedeniyle vazgeçmiştir. Ama çöpünü dahi yeni sömürgelerine ihraç eden emperyalistler tecrit politikalarını da yeni sömürgelerinde hayata geçirmektedir ve kendi ülkelerinde bu kuyu tipi hücreleri kapatırken, Türkiye’de açtırtmaktadır. Kuyu tipi hapishaneler insanın yaşayamayacağı yerlerdir. Kuyu tipi tecrit hücrelerine karşı bugün Sercan Ahmet Arslan, Serkan Onur Yılmaz, Mulla Zincir, Bakican Işık, Yurdagül Gümüş, Mithat Öztürk, Ali Aracı, Ali Hasan Akgül ve Ayberk Demirdöğen süresiz açlık grevine devam ediyor. Açlık grevindeki tutsakların talepleri; Arkadaşlarının bulunduğu ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak, başta Ufuk Keskin olmak üzere İnfaz Kanunu’nun 16. Maddesi uygulanarak tüm hasta tutsakların serbest bırakılması, tehlikeli mahkum statüsünün kaldırılması, infaz yakmalara son verilmesi, kuyu tipi hapishanelerin kapatılması” dedi.

    “OĞLUMUN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”

    Ali Hasan Akgül’ün annesi Kader Güler, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Tutuklu bulunan henüz 26 yaşında olan oğlum için adalet istiyorum. Sağlık bakanlığına da sesleniyorum, çocuklarımızın sağlığı elden gidiyor. Çocuklarımız kuyu tipi hapishanelerde tutuklu bulunuyor. Ali Hasan Akgül’ü bir ay önce gördüm. Onun yanından çıkıp müdüriyetin yanına gittiğimde, ‘Emir yukarının’ diye cevap verdi. Çocuklarımızın talebi niye kabul edilmiyor dediğimde, ‘Biz bir şey yapamayız’ dediler Ali Hasan’ın çok ciddi bir kilo kaybına uğradığını, gözaltlarında morarmalar vardı. Hasta tutsak Ufuk Keskin için ilaçlarının verilmediğinin, havalandırmanın kısıtlanıp güneşin olmadığı anlarda dışarı çıkarılıyorlar. Camlarının üç aşamalı elek telleri ile kapatıldığını, kurşun kalemin bile içeri giremeyeceği kadar dar havalandırmanın olduğu söylendi. Bu hapishaneler kapatılsın. Oğlum Ali Hasan Akgül’ün talepleri kabul edilsin.”

    Açıklamanın ardından 15 dakikalık oturma eylemi yapıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevilere polis engeli: Adalet arayışımız devam edecek-VİDEO

    Alevilere polis engeli: Adalet arayışımız devam edecek-VİDEO

    PİRHA- Alevilerin, Adalet Bakanlığı önünde yapmak istediği açıklamaya polis engel oldu. PSAKD Genel Merkezi önünde yapılan açıklamada engelleme kınanarak, “Bu karar, sadece Sivas’ın hesabını kapatma girişimi değildir; aynı zamanda memlekette hukuku ve adaleti tamamen ortadan kaldırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür” denildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hapis cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla, ’33 gün, 33 can’ şiarıyla 33 gün boyunca ‘Adalet Nöbeti’ tutma kararı almıştı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, “Sivas için adalet, herkes için adalet” çağrısıyla genel merkez önünde toplanıp Adalet Bakanlığı’na yürüyüş düzenlemek istedi ancak polis yürüyüşe engel oldu.

    Yaşanan arbedenin ardından PSAKD Genel Merkezi önünde yapılan açıklamada adalet nöbetlerinin devam edeceği belirtildi.

    “DEMOKRASİDEN YOKSUNLUK, BARIŞTAN YOKSUNLUĞU GETİRMEKTEDİR”

    Adaletin ayaklar altına alındığı, hukukun bir siyasi silaha dönüştürüldüğü karanlık bir dönemden geçildiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Biz biliyoruz ki, katliamlarla yüzleşilmeden ve katliamcı zihniyetten hesap sorulmadan yani tam anlamı ile bir hesaplaşma yaşanmadan bu ülkeye ne barış, demokrasi ne de adalet gelmeyecektir. Bugün yaşadığımız bütün anti demokratik uygulamaların, kanun tanımamazlığın, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, her türlü çürümüşlüğün nedeni demokrasiden yoksunluktur. Demokrasiden yoksunluk ise adaletten ve barıştan yoksunluğu getirmektedir. Önü alınmaz ise de rejim hızla otokrasiye dönüşecektir” dedi.

    “FAİLLERİN SERBEST BIRAKILMASI YÜREKLERİMİZE BİR KEZ DAHA KOR DÜŞÜRMÜŞTÜR”

    Sivas katliamı faillerinin serbest bırakıldığını hatırlatan Erçe, “Bu karar, yalnızca hukukun içine düştüğü durumu değil, aynı zamanda rejimin nereye savrulduğunun açık göstergesidir. Bu karar, analarımız ve ailelerimiz başta olmak üzere insanım diyen herkesin vicdanını yaralamış, yüreklerimize bir kez daha kor düşürmüştür. Bu karar, sadece Sivas’ın hesabını kapatma girişimi değildir; aynı zamanda memlekette hukuku ve adaleti tamamen ortadan kaldırmaya çalışan bir zihniyetin ürünüdür! Bu zihniyet bugün sadece Sivas davasında değil, memleketin her köşesinde kendini dayatıyor” diye konuştu.

    “HİÇBİR HUKUKSUZLUĞA BOYUN EĞMEYECEĞİZ!”

    “2 Temmuz 1993 tarihinde gerçekleştirilen Sivas Madımak Katliamının gerçek sorumluları, planlayıcıları ve asıl aktörleri yargı önüne çıkarılmadı” diyen Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Aileler ve örgütlü gücümüzün 32 yıldır sürdürdüğü mücadele sayesinde bu günlere kadar sürdürülen dava, önce zaman aşımına uğratıldı, sonra da her biri ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan katiller serbest bırakıldı. Bu kararın ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği örgütlülüğü olarak başlattığımız nöbet eylemi dernek binalarımızda, cemevlerimizde, sokakta, parklarda sürdürülüyor. Ancak, adalet arayışımız ve mücadelemiz asla bitmeyecek ve katliamlarla hesaplaşıncaya kadar devam edecektir. Bugün Suriye’de Alevi Soykırımı yapan, selefi, cihatçı çetelerin sahip olduğu zihniyet ile Türkiye’de gerçekleştirilen onlarca yüzlerce katliamın sorumlularının sahip olduğu zihniyet, bire bir aynı zihniyettir. 33 canımızın katillerini serbest bırakanlar, bayram arifesinde de Hizbullahçı katilleri serbest bıraktılar. Onlar, taraflarını hiçbir zaman değiştirmediler. Onlar yakanlardan, katillerden yana oldular. Biz de tarafımızı değiştirmedik, biz de mazlumdan yana, haktan ve hakikatten yana taraf olduk, olmaya da devam ediyoruz. Hiçbir güç bizi bundan vaz geçiremeyecektir. AKP/MHP Hükümeti her gün yeni bir hukuksuz uygulama ile karşımıza çıkıyor. Ama bilsinler ki, biz hiçbir hukuksuzluğa boyun eğmeyeceğiz!”

    “FAŞİZM KENDİSİNİN BEĞENMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ KABUL ETMEMEKTİR”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan ise yaptığı Adalet Bakanlığı önüne yürüyüşe izin vermeyen polisi kınadı.

    CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, mücadelenin devam edeceğini vurgulayarak, “Her türlü katliama rağmen direnen canlar. 33 canımızın bugüne kadar süren mücadelesi devam edecektir. Faşizm kendisinin beğenmediği hiçbir şeyi kabul etmemektir. Saray’daki ne ise Vali de öyle hareket ederek hukuk tanımamıştır. Bu ülkeye demokrasi gelene kadar mücadele edeceğiz. Kahrolsun faşizm” dedi.

    “ADALET İSTİYORUZ”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Dr. Zeliha Aksaz Şahbaz, “Faşizme karşı bu ülkede eşitliği, demokrasiyi, barışı hep birlikte savunacağız” diyerek  “Bugün burada Pir Sultanların torunları olarak buradayız. Ülkemizde yıllardır iktidarlarını katliamlara dayanarak sürdürenlere karşı burada bir aradayız. İktidarları katliamlardan besleniyor, faşizmden besleniyor. Adalet istiyoruz. Katledilen canlarımız için adalet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumlarının Adalet Bakanlığı’na yürüyüşüne polis engeli!-VİDEO

    Alevi kurumlarının Adalet Bakanlığı’na yürüyüşüne polis engeli!-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin, ‘Sivas için adalet, herkes için adalet’ çağrısıyla Adalet Bakanlığı’na düzenlemek istediği yürüyüş polis tarafından engellendi. 

    Sivas Madımak’ta 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hapis cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesini protesto etmek amacıyla başlatılan ‘Adalet Nöbeti’nin son gününde Adalet Bakanlığı önünde yapılacak eylem polislerce engellendi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi önünde toplanan Alevi kurum temsilcileri ve çok sayıda kişi Madımak şehitlerinin fotoğraflarının olduğu pankartla birlikte Adalet Bakanlığı’na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşün önünü kesen polisler kitlenin ilerlemesine izin vermeyeceklerini belirterek yürüyüşü engelledi.

    Yasaklama kararını kabul etmeyen Alevi kurumları oturma eylemine başladı.

    Kitle basın açıklaması için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi önüne geçiyor.

    PİRHA/ANKARA

  • İmamoğlu’nun tutuklanması Dersim’de yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    İmamoğlu’nun tutuklanması Dersim’de yürüyüşle protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı Dersim’de yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atıldı.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen tutuklama kararına yönelik tepkiler ikinci gününde de devam etti.

    Ekrem İmamoğlu hakkındaki tutuklama kararı Dersim’de yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganları atıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de ‘İmamoğlu’ protestosu-VİDEO

    Dersim’de ‘İmamoğlu’ protestosu-VİDEO

    PİRHA-İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının üçüncü gününde Dersim’de açıklama yapıldı ardından da yürüyüş gerçekleşti.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının 3’üncü gününde CHP Dersim İl Başkanlığı’nın çağrısıyla yüzlerce kişi Yer Altı Çarşısı üzerinde toplandı. Açıklamaya KESK, Emek ve Demokrasi Platformu’da destek verdi.

    Yeraltı Çarşısı üzerine toplanan kalabalık sık sık ‘hükümet istifa, gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ sloganları attı.

    Daha sonra KESK Dersim Platformu adına Mehmet Aşkın konuşma gerçekleştirdi. Ardından da CHP il başkanı Kemal Özcan açıklama yaptı. Açıklamalarda, halkın iradesinin en büyük güç olduğu, yapılan gözaltıların hukuksuzluk ve demokrasiye darbe olduğu söylendi.

    Açıklamalarının ardından da kalabalık sağanak yağışa aldırmış etmeden Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Ankara’da ‘İmamoğlu’ eylemi: Meclise yürüdüler-VİDEO

    Ankara’da ‘İmamoğlu’ eylemi: Meclise yürüdüler-VİDEO

    PİRHA-  Ankara’da binlerce yurttaş İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ikinci gününde protesto ediyor. Mamak Emek  ve Demokrasi Güçleri, Hacı Bektaş’i Veli Parkı’nda toplanarak Güvenpark’a yürüdü. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberinde 105 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin yurdun dört bir yanında eylemler sürüyor.

    Ankara’da ise çok sayıda siyasi parti, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar Kızılay’da bulunan Güvenpark’ta bugün tekrar toplandı. İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki gösteren yüzlerce yurttaş, Güvenpark’a doğru yürüyüşe geçti.

    20.30’da polis yurttaşların Güvenpark’a geçişini engellemek için barikatlar kurdu. Polis, Güvenpark’ı çembere alırken eyleme katılanlara biber gazıyla müdahale etti.

    20.40’da Atatürk Bulvarı’na kurulan barikatlar kitle tarafından aşılarak yol trafiğe kapatıldı ve yürüyüşe devam edildi.

    Ankaralı yurttaşlar 21.10’da eski Meclis’in önünde toplanmaya başladı.

    PİRHA/ANKARA

  • Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması Dersim’de yüzlerce kişinin katılımıyla yürüyüş yapılarak protesto edildi. Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.

    CHP Dersim İl Başkanlığı’nın çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Protestoya Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Cevdet Konak ile Dersim’deki siyasi ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri katıldı.

    Yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Faşizme karşı omuz omuza’ ve ‘Susma sustukça sıra gelecek’ sloganları atıldı.

    “BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Yürüyüşün ardından açıklama yapan CHP Dersim İl Başkanı Kemal Özcan, “Siyasi iktidarını uzatmaya çalışan Erdoğan iktidarının büyük saldırılarıyla güne başladık. Halkın seçme ve seçilme hakkına açık bir darbe girişiminde bulunulmuştur. Seçimle kazanamayacaklarını anlayış zorbalığa başvurmaktadır. Kararlıyız ve boyun eğmeyeceğiz” diye belirtti.

    “İKTİDAR ER YA DA GEÇ HALKA HESAP VERECEK”

    ‘Tek adam iktidarı kendi önünde engel olabilecek her bir mesele karşısında faşist baskılarını devam ettiriyor’ diyen Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan da, “Bu ceberrut iktidar anlayışının yapacağı tek şey şiddet ve baskı politikalarını sürdürmektedir. AKP iktidarına Dersim’den sesleniyoruz; belediyelere aradığınız kayyımlar, baskılar, gözaltılar, tutuklamaların hepsi nafile er ya da geç bu halka hesap vereceksiniz. Artık birlikte hareket etmekten başka bir çaremiz kalmadı. Bugün artık ülkede genel direnişler hep birlikte örgütlemek zorundayız” dedi.

    “İKTİDAR, DARBECİ ANAYASAYA BİLE UYMUYOR”

    Darbeci anayasaya bile uymayan bir iktidar ile karşı karşıya olduklarını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “AKP iktidarının ülkenin demokrasisine vurduğu darbe ile karşı karşıyayız. Bu topraklarda barış çağrısı gerçekleşti bugün yapılan gözaltılar barış çağrısına atanan bir kayyımdır. Demokrasiye ve özgürlük mücadelesine yapılan bir provokasyondur. Bundan sonra da birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye ifade etti.

    “ÖRGÜTLÜ MÜCADELE ETMEMİZ GEREKİYOR”

    Mücadelelerinin sürdükçe baskı ve gözaltı terörünün devam ettiğini vurgulayan Ezilenlerin Sosyalist Partisi MYK Üyesi Orhan Çelebi, “İktidar ülkeyi yönetmeliği için kendisine muhalif güçlere saldırılarını artırarak devam ettiriyor. Biz örgütlü bir mücadele edersek onlar yenilmeye mahkumdur. Ülkeye barışı ve özgürlükleri getirmenin yolu birlikte mücadeleyi büyümekten geçmektedir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Suriye’de Alevilerin katledilmesi Mersin’de protesto edildi-VİDEO

    Suriye’de Alevilerin katledilmesi Mersin’de protesto edildi-VİDEO

    PİRHA-Suriye’de Alevilerin katledilmesi Mersin’in Tarsus ilçesinde protesto edildi. İktidara Suriye’deki Alevi katliamını durdurma çağrısında bulunan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Suriye’deki Alevi Katliamını durduruncaya kadar ve Suriye demokratikleşinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de yaşanan Alevi Katliamını protesto etmek için Tarsus Kültür Parkı’ndan Yarenlik Alanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirdi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin milletvekilleri ve yüzlerce yurttaşın katılım sağladığı yürüyüşte, “Susma hayır, katliama hayır”, “Suriye’de Alevilere ve tüm ezilen halklara uygulanan insanlık dışı zulmü dünya görmüyor. Sen gör, sen duy” pankartı açılırken, “Katliamcı zihniyet kaybedecek”, “Aleviler yalnız değildir”, “Katliamı durdur, kahrolsun barbarlık” dövizleri taşındı. Yürüyüşte sık sık, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Katil HTŞ işbirlikçi AKP” ve “Katil HTŞ Ortadoğu’dan defol” sloganları atıldı.

    “SURİYE’DE BİR SOYKIRIM VAR”

    Suriye’de yaşanan “insanlık dışı zulmü” dünyaya haykırmak için burada olduklarını dile getiren CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, “Biz buradan iktidara sesleniyoruz. Biz buradan Avrupa’ya sesleniyoruz. Biz buradan tüm dünyaya sesleniyoruz. Orada Suriye’de insanlık kıyılıyor, bir soykırım var. Herkes bunu görsün, herkes bunu duysun diyoruz. Bir an önce bu vahşetin durması için ne gerekiyorsa yapacağımızı bildirmek istiyorum” dedi.

    “ALEVİ KATLİAMINI DURDURUN”

    Suriye’de yaşanan Alevi Katliamı’nı meşrulaştırmaya çalışan iktidarın kalemleri olduğunu vurgulayan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, “Suriye’de yaşanan Alevi Katliamını meşrulaştırmaya çalışan bir AKP gerçekliği var. Ne diyorlar? Suriye’de katledilen Alevi çocukları, kadınları, hamile kadınları, yaşlıları, sivillere diyorlar ki ‘Esat artıkları’. Biz biliyoruz Suriye’de katledilen Aleviler ‘Esat artıkları’ değil. Ama Suriye’de Alevileri katledenler ‘IŞİD artıkları’dır. Bizler, Gazze’de İsrail Gazze’lilere saldırırken Gazze’de katliam yaparken Sünniydik. IŞİD Kobani’de Kürtlere saldırırken Kürt idik. Bugün de aynı zihniyet Lazkiye’de Tartus’a Alevilere saldırırken Alevi’yiz. AKP’ye sesleniyoruz. İktidara Suriye’deki Alevi katliamını durdurun, Alevi katliamını durdurun. Ve bizler bundan sonra da biri olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve Suriye’deki Alevi Katliamını durduruncaya kadar Suriye demokratikleşinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/MERSİN

  • Etimesgut’tan Alevi katliamlarına tepki: Alevilere yönelik sistematik katliam sürüyor-VİDEO

    Etimesgut’tan Alevi katliamlarına tepki: Alevilere yönelik sistematik katliam sürüyor-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Etimesgut Şubesi Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesini ve Suriye’de yaşanan Alevilere dönük katliamı protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, ” Geçici hükümet, onun lideri Colani ve Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) başta olmak üzere El Kaide bağlantılı cihatçı çeteler, yıllardır Alevilere, Hristiyanlara ve farklı inanç gruplarına yönelik katliamlar düzenlemektedir” denildi

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Etimesgut Şubesi ve KESK Ankara Şubeler Platformu, Anayasa Mahkemesi’nin Madımak faili 17 kişi hakkında tahliye kararı vermesini ve Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun katliamlarını protesto etmek için bir araya geldi. Yapılan yürüyüşün ardından PSAKD Etimesgut Şubesi önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı PSAKD Etimesgut Şube Başkanı Lale Günay okudu.

    “CAMİLERDEN YAPILAN ANONSLAR LA ÖZELLİKLE ALEVİ HALKI HEDEF GÖSTERİLİYOR”

    Suriye’de Alevilere yönelik katliamın devam ettiğini belirten Lale Günay, “Suriye’de, 8 Aralık 2024’de gerçekleşen yönetim değişikliğinden sonra, Alevilere yönelik sistematik ve bilinçli bir katliam sürüyor! 8 Aralık’tan bu yana, İdlib, Humus, Hama ve Lazkiye kırsalında Alevi köyleri kuşatma altında, halk ölüm tehdidiyle yüz yüze. Camilerden yapılan anonslarla özellikle Alevi halkı hedef gösterilirken, saldırılar doruk noktasına ulaşmış durumdadır. Kaçırılan kadınlar tecavüz tehdidiyle sindirilmekte, gençler işkence edilerek kaybedilmekte, köyler yakılıp yıkılmakta ve faili meçhul cinayetler sıradanlık kazanmıştır” dedi.

    “TÜRKİYE, BU KATLİAMLARIN NERESİNDE?”

    Suriye’de yaşananların bir soykırım olduğunu ve bu zulmün faillerinin belli olduğunu belirten Günay, şunları söyledi:
    “Buradan yüksek sesle haykırıyoruz! Geçici hükümet, onun lideri Colani ve Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) başta olmak üzere El Kaide bağlantılı cihatçı çeteler, yıllardır Alevilere, Hristiyanlara ve farklı inanç gruplarına yönelik katliamlar düzenlemektedir. Suriye’de kurulan geçici hükümet, onun sözde lideri Colani ve bu çeteler, Batılı emperyalist güçlerin desteğiyle büyütülmüş, silahlandırılmış ve eğitilmiştir. Bugün Suriye’de, Alevi köylerinde, sadece bu çetelerin eli kanlı militanları değil, onları besleyen, onlara lojistik sağlayan, siyasi zemin açan tüm devletler de sorumludur. Türkiye, bu katliamların neresinde?
    Basının Colini’yi ‘istikrar figürü’ olarak sunması gerçeği çarpıtmaktan başka bir şey değildir. Başından beri Türkiye ve emperyalist güçlerin bölgedeki işbirlikçilerinin desteklediği HTŞ iktidarı, katil HTŞ ve işbirlikçi AKP desteğiyle, bu katliamların faillerine göz yummaktadır. HTŞ ve benzeri örgütler, yıllarca Türkiye sınırlarından serbestçe geçiş yapmıştır.”

    “ALEVİLERİ VE DİĞER AZINLIKLARI HEDEF ALAN BİR ETNİK TEMİZLİK PLANIDIR”

    “Suriye’deki ‘güvenli bölge’ politikaları, ‘Esad artıkları söylemleri’ aslında Alevileri ve diğer azınlıkları hedef alan bir etnik temizlik planıdır” diyen Günay şunları kaydetti:

    “Bölgedeki askeri ve istihbarı unsurlar, bu çetelerin hareketlerini desteklemekte, Suriye’nin parçalanmasını derinleştirmektedir. Medya ve uluslararası kurumlar, bu katliamları görmezden geliyor, emperyalist propaganda makinesiyle gerçeği çarpıtıyorlar. Alevi halkının yaşadığı zulümden bahsedenler ya susturuluyor ya da kara propagandayla itibarsızlaştırılıyor. Körfez ülkeleri ve Batılı devletler, petrol ve doğal gaz hesapları uğruna radikal çetelere finansman sağladılar, onları ‘özgürlük savaşçısı’ olarak sundular. Bugün bile, bu katil sürülerini ‘ılımlı muhalif’ gibi göstermeye devam ediyorlar. Colani ve yönetimi ve onları destekleyenleyen bu katliamların doğrudan sorumlusudur. ”

    “SUSARSAK BU VAHŞETİN SUÇ ORTAĞI OLURUZ”

    Saldırıları gerçekleştiren çetelerin meşrulaştırılmaması gerektiğini belirten Lale Günay, “Bu kanlı planları yürüten hükümetler, istihbarat servisleri ve medya organları hesap vermelidir. Uluslararası kamuoyunu, insan hakları örgütlerini, vicdan sahibi herkesi Suriye’deki Alevi soykırımına karşı harekete geçmeye çağırıyoruz. Susarsak, bu vahşetin suç ortağı oluruz” dedi.

    “TÜM DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNDE BİR SOYKIRIM YAŞANIYOR”

    Eğitim Sen Ankara 4 No’lu Şube Başkanı Gülhan Şimşek, Suriye’de olan katliamı lanetleyerek, “Tüm dünyanın gözleri önünde bir soykırım yaşanıyor. Suriye bir kez daha savaş politikaları ve kanla sınanıyor. Savaşı ve şiddeti araç olarak kullanan emperyalist güçler coğrafyayı kana bulamaktan vazgeçmiyor. Suriye’de Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde cihatçı, mezhepçi çetelerin katliamları dur durak bilmiyor. Yaşananlar sadece mezhepçi bir saldırı olmaktan öte tüm coğrafya üzerinde büyüyen savaş politikalarının göstergesidir. Suriye’nin de, Türkiye’nin de dahil olduğu bu süreç bölgenin tamamını karanlığa sürüklemiş ve emperyalist çekişmelerin de tehlikeyi boyutlara gelmesini sağlamıştır. HTŞ rejiminin muhalif kesimlere karşı izlediği inkar ve katliam politikalarının devletleşme süreci ile birlikte, resmi kolluk kuvvetleri ile sürdürülmesi bu süreci daha da vahim hale getirmektedir” diye konuştu.

    “KATLİAMCI ZİHNİYETİN KARŞISINDA BUGÜNE KADAR HİÇ EĞİLMEDİK”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise yaşanan katliamları hatırlatarak şunları söyledi:

    “Onlar katliamları ile övüne dursunlar, bizler her türlü baskıya her türlü işkenceye rağmen onların önünde eğilmedik. Zalimin önünde eğilmedik. Biz katliamcı zihniyetin karşısında bugüne kadar hiç eğilmedik. Dün dünyanın her bir yanını cinayetler ile süsleyenler, aynı güçler bugün Suriye’de yine Alevileri katlediyor. Katiller aynı, besleyenler, büyütenler, onlara sahip çıkanlar aynı. Sivas’ta 33 canımızı yakanlar, bugün serbest bırakanlarla Suriye’de bu cinayeti işleyenler aynı kafadır. Sivas’taki katilleri savunanlar, mahkemelerde onlara avukatlık yapanlar bugün ülkeyi yönetiyorlar, ülkenin en önemli mercilerine getirildiler, milletvekili seçildiler, bakan yapıldılar”

    “ALEVİLER HİÇBİR DÖNEM KİMSENİN ARTIĞI OLMADI”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan da, Alevilerin güçlü olmaktan başka çaresi olmadığını belirterek, “Bize Esad artıkları diyenlere buradan haykırıyoruz; Aleviler hiçbir dönem kimsenin artığı olmadı. Aleviler Pir Sultan, Nesimi’nin yoldaşları oldular. Bu ülkede devrimcilerin, sosyalistlerin yoldaşları oldular. Sizin gibi kendi menfaati ve çıkarı için dün katil dediklerini bugün kardeş diye karşılamadılar. Aleviler için faşist olan her zaman faşisttir. Diktatör her zaman diktatördür. Diktatörün ne dili, ne inancı, ne de kimliği olur” diye söyledi.

    “MADIMAK ADALET NÖBETİ 15.GÜNÜNDE”

    PSAKD, Madımak Adalet Nöbeti’nin 15’inci gününde nöbet eylemini sürdürmeye devam ediyor. Eylemden sonra PSAKD Etimesgut Şubesi’ne geçilerek adalet nöbeti tutulmaya başlandı. Bugün PSAKD Etimesgut Şube ve Yenimahalle Şubesi’nde devam eden nöbete Huriye Özkan’ın adı verildi.

    Etimesgut Şubesi’nde tutulan nöbete katılan Cuma Erçe, Karşıyaka Mezarlığı’nda başlatılan nöbeti Adalet Bakanlığı önünde yapılacak eylem ile sonlandıracaklarının altını çizdi. Aynı zamanda başvurularının sonucu olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Suriye’de yaşanan Alevi soykırımı nedeniyle kınama cezası kararı verdiğini belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • 15 Mart Platformu, Gazi ve Ümraniye’de katledilenleri andı-VİDEO

    15 Mart Platformu, Gazi ve Ümraniye’de katledilenleri andı-VİDEO

    PİRHA – 15 Mart Platformu, 1995 yılında Gazi ve 1 Mayıs Mahallesinde yapılan katliamlarda yaşamını yitirenleri andı. Yapılan açıklamada, Suriye’de devam eden Alevi katliamına da vurgu yapılarak “Bu hükümet, Alevilerin düşman olduğunu her fırsatta ortaya koymaktadır” denildi.

    12-15 mart 1995’te Gazi ve 1 Mayıs Mahallelerinde yapılan katliamlar 30. yılında protesto edildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şubesi önünde başlayan yürüyüşe çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı yürüyüşte “Katil HTŞ işbirlikçi AKP. Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz. Katil ABD, Ortadoğu’dan defol” sloganları atıldı. Yürüyüş, katliamda 5 kişinin yaşamını yitirdiği 30 Ağustos İlkokulu’nun önünde son buldu.

    “DEVRİMCİLERLE GÜÇLÜ BAĞI OLAN GAZİ SEÇİLDİ”

    Kurumlar adına ortak basın açıklamasını Engin Gürbüz okudu. Gürbüz, şu açıklamayı yaptı:

    “Bundan tam 30 yıl önce 12 Mart 1995 yılında devlet yine ezilenlere, emekçilere yönelik saldırılarından  birisini gerçekleştirdi. Hedefte yine devrimcilerle bağı güçlü olan emekçiler vardı. Bu yüzden saldırmak için Gazi Mahallesi’ni seçti. 30 yıl önce Gazi’deki bu saldırı, emekçileri yıldıramamış, aksine onları devrimcilerin öncülüğünde büyük bir direnişe sevk etmiştir. Gazi’deki bu direniş yankısını tabi ki de ilk olarak kendisi gibi olan politik mahallelerde bulmuş ve en başta da 1 Mayıs Mahallesi emekçileri 15 Mart günü sokakları kuşatarak Gazi’nin sesine ses katmıştır. Bu eylemler devletle göğüs göğüse bir çarpışmaya kadar gitmiş ve Gazi’de 17, 1 Mayıs Mahallesi’nde de İsmihan Yüksel, Hasan Puyan, Genco Demir, İsmail Baltacı ve Hakan Çubuk devlet tarafindan katledilmiştir. Tüm bu başkaldırılar içerisinde bulunup eylem dalgasını büyüten devrimcilerden onlarcası gözaltına alınmış, devletin zindanlarına atılmıştır. İşte Hasan Ocak da bu eylemlerin içerisinde yer alan, bu eylemlerin büyümesi için gerekli devrimci sorumluluğu üstlenen ve en öne çikan devrimcilerden birisidir.

    SURİYE’DEKİ ALEVİ KATLİAMINA TEPKİ 

    Bugünün devlet, iktidar eliyle kendi çaresizliğine derman olabilmek için, Suriye’li emekçilerin ve  ezilenlerinin üzerine saldıran çeteleri besleyip onlara destek olmaktadır. Devletin desteklediği  çetelerin hedefinde, en başta Kürtler ve Aleviler vardır. Arap ve Sünni bir devlet kurmak isteyen bu  güçler, elbette Kürtleri ve Alevileri teslim alarak onları sindirmeyi hedeflemektedir. Özellikle son  haftalarda HTŞ eliyle Suriye’deki Alevilere yönelik katliamlar hat safhaya çıkmış durumdadır. Binlerce  insan, kadın, çocuk, yaşlı demeden HTŞ’li çetelerin hedefi durumunda kalmıştır. Bu katliamın en büyük ortağı ise AKP iktidarının ta kendisidir. Suriye’deki bu katliamlara karşı çıkmak elbette bu topraklardaki demokrasi güçlerinin ertelenemez sorumluluklarındandır. Bunun en geçerli yolu ise, o çeteleri besleyen, destekleyen bugünkü AKP iktidarına ve devlete karşı mücadele etmektir.”

    Basın açıklaması ardından yaşamını yitirenler adına alana karanfiller bırakıldı. Anmanın son bulması ardından kolluk güçleri, basın metnindeki ifadeleri gerekçe gösterilerek Engin Gürbüz’ü gözaltına aldı. Gürbüz kısa süre sonra serbest bırakıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Suriye’deki Alevi katliamına Hozat’tan tepki: Katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz-VİDEO

    Suriye’deki Alevi katliamına Hozat’tan tepki: Katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hozat Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’deki Alevi katliamına tepki göstererek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “HTŞ terör örgütüdür ve halklarımızın geleceğinde yeri olamaz. HTŞ teröristlerini meşrulaştıran, onu muhatap alıp görüşen herkes bizim için suçludur” denildi.

    Hozat Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’deki Alevi katliamına tepki göstermek için yürüyüş düzenledi. Kitle yürüyüşte sık sık ‘Faşizme karşı omuz omuza’ , ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’ , ‘ABD uşağı katil HTŞ’ sloganları attı. Açıklamayı platform adına Sol Parti Hozat İlçe Başkanı Hıdır Dilekçi okudu.

    “KATLİAM KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR”

    Ortadoğu’da yaşanan kaosun gün geçtikçe daha da büyüdüğünü belirten Hıdır Dilekçi, “Emperyalizmin bölge politikaları sonucu halkların, inançların birbirine kırdırıldığı ve tarihsel düşmanlığın tohumlandığı günlerden geçiyoruz. Emevi zihniyetinin yeniden hortlatılması sonucu insanlık düşmanı HTŞ terör örgütü, Suriye’de Alevi katliamına girişmiştir. Aleviler ve diğer azınlıklar köylerinde, sokakta, görüldükleri her yerde kıyıma uğruyor. Adım adım geliştirilen bu kıyım politikalarına yabancı değiliz. Yezit zihniyet yeniden tezahür ediyor. Aleviler Kerbela’dan Dersim’e maruz kaldıkları katliamcı Emevi zihniyetinin bir kez daha kurbanı olmaktadır. Zulüm, katliam ve haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır diyor, bu katliamcı Yezit zihniyetini kabul etmiyoruz” dedi.

    “HTŞ TERÖR ÖRGÜTÜDÜR, HALKLARIMIZIN GELECEĞİNDE YERİ OLAMAZ”

     Hıdır Dilekçi, HTŞ’nin terör örgütü olduğunu vurgulayarak, “Halklarımızın geleceğinde yeri olamaz. AKP sözcüsü yaptığı açıklamayla Suriye’deki katliamın işbirlikçisi olduğunu itiraf etmiştir. Suriye’de çözüm Kürt, Arap, Dürzi, Alevi, Sünni ve Süryani’nin bir arada yaşamasıdır. Bunun yegane yolu ise Suriye’de yaşayan tüm etnik kimlik ve mezhepten halkların eşit, özgür birlikteliğindedir. Rojava’dan Lazkiye’ye çözüm de kurtuluş ta cihatçı emevi gericiliğine karşı birleşmektir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM