Etiket: yürüyüş

  • Suriye’deki Alevi katliamı Dersim’de protesto edildi!-VİDEO

    Suriye’deki Alevi katliamı Dersim’de protesto edildi!-VİDEO

    PİRHA-Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleşen katliamlar Dersim’de Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yapılan yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte kitle sık sık ‘Katil HTŞ, işbirlikçi AKP’ ve ‘Susma haykır, katliamı durdur’ sloganları attı. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu Suriye’deki paramiliter güçlerin yaptığı katliamları kınadıklarını belirterek, “Aleviler bu ırkçı, tekçi zihniyete boyun eğmeyecektir” dedi.

    Suriye’nin kuzeybatısında bulunan Lazkiye, Dera, Humus ve Tartus’ta HTŞ’ye bağlı gruplar, IŞİD ve Türkiye’nin desteklediği SMO’nun, Alevileri hedef aldığı saldırılarda 3000’e yakın sivil katledildi. Çok sayıda kişi ise alıkonuldu veya yerlerinden edildi. Katliama dair tepkiler günden güne artıyor.

    Suriye’de Alevilere yönelik gerçekleşen katliamlar Dersim’de Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, öncülüğünde yüzlerce yurttaşın katılımıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yapılan yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte kitle sık sık ‘Katil HTŞ, işbirlikçi AKP’ ve ‘Susma haykır, katliamı durdur’ sloganları attı.

    Seyit Rıza Meydanı’nda yapılan açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ve yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan ve Dersim’deki siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri de katılırken, açıklamayı Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Emirali Genç okudu.

    “TÜRKİYE VE EMPERALİST DEVLETLER, HTŞ’YE DESTEKLERİNİ DERHAL KESSİNLER”

    HTŞ yönetiminin iktidarı ele geçirdikten sonra Alevileri hedef aldığını belirten Emirali Genç, “Son bir haftadır özellikle Lazkiye, Humus ve Tartus bölgelerinden gelen kan dondurucu görüntüler, katliamların boyutunun giderek arttığını göstermektedir. HTŞ çatısı altında bir araya gelen cihatçı örgütler, Esad diktatörlüğüne duydukları öfke ve kini tarihsel Alevi düşmanlığıyla birleştirerek toplu katliamlara girişmektedir. Suriye’nin özgür ve demokratik geleceği, ancak Alevilerin, Kürtlerin, Dürzilerin, Arapların, Hristiyanların ve diğer ötekileştirilen toplulukların ortak yaşam zeminini genişletmesiyle mümkün olabilir. Türkiye başta olmak üzere emperyalist devletlerin ve bölgesel güçlerin, HTŞ’ye yönelik her türlü finansal, lojistik ve askeri desteği derhal kesmelerini talep ediyoruz. Suriye’de yürütülen katliamcı, ayrıştırıcı ve tehditkâr politikalar, insanlığın evrensel değerlerine karşı işlenen suçlardır ve faillerin yargı önünde hesap vermesi zorunludur” dedi.

    “ALEVİLER, TEKÇİ ZİHNİYETE BOYUN EĞMEYECEKTİR”

    Ardından söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, Suriye’deki paramiliter güçlerin yaptığı katliamları kınıyoruz. Nerede olursa olsun Alevilerin her zaman demokrasinin, eşitliğin, hoşgörünün inancı oldu. Her yerde Aleviler bu özellikleriyle önce hedef haline gelmektedirler. Biz kendi coğrafyamızda bu zihniyeti iyi tanırız. Seyit Rıza Meydanı’nda bir kez daha diyoruz Aleviler bu ırkçı, tekçi zihniyete boyun eğmeyecektir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Ankara’da 8 Mart yürüyüşü: Karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak!-VİDEO

    Ankara’da 8 Mart yürüyüşü: Karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak!-VİDEO

    PİRHA – Ankara’da yüzlerce kadın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle bir araya geldi. Kadınlar, “8 Mart kadınların alanlarda itirazlarını yükselttiği, isyanın ve mücadelenin günüdür. Geçmişten bugüne, birbirimize güç vermeye, ilham olmaya devam ediyoruz! Sokakta, evde, iş yerinde, bulunduğumuz her yerde ve mücadele ediyoruz!” dedi.

    Ankara Kadın Platformu’nun çağrısıyla; demokratik kitle örgütleri, siyasi parti temsilcileri, kadın örgütleri ve çok sayıda kadın bir araya geldi. Kolej Meydanı’nda buluşan kadınlar, Güvenpark’ta basın açıklaması yapmak istedi, kadınların yürüyüşüne polis barikatlar ile engel oldu. Yaşanan arbedenin ardından kadınlar basın açıklamasını yürüyüş esnasında yaptılar. Aynı zamanda polislerin LGBTİ+ bayraklarını indirmek istediği bilgisine ulaşıldı.

    Eyleme katılan Barış Anneleri ise artık barış istediklerini dile getirdi.

    Ankara Kadın Platformu adına metni, Buse Üçer ve Nebahat Çalpan okudu. Aynı zamanda Nebahat Çalpan basın metninin Kürtçesini de okudu.

    “8 MART RUHUYLA BİR ARADAYIZ”

    8 Mart’ın, kadınların emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin en önemli sembollerinden birisi olduğu belirtilirken “ Bu mücadele; ataerkil sistemin yanı sıra, kapitalist sistem, sömürgecilik, ırkçılık, milliyetçilik, LGBTİ+ düşmanlığına karşı mücadelenin tarihidir. 8 Mart kadınların alanlarda itirazlarını yükselttiği, isyanın ve mücadelenin günüdür. Geçmişten bugüne, birbirimize güç vermeye, ilham olmaya devam ediyoruz! Sokakta, evde, iş yerinde, bulunduğumuz her yerde ve mücadele ediyoruz! Hakkımız olanı almak için, direnişimizi sürdürmek için, 8 Mart ruhuyla bir aradayız” denildi.

    “KADIN DÜŞMANI POLİTİKALARA KARŞI SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    “AKP İktidarı 2002 yılından itibaren kadın düşmanı politikaları ile kadınların kazanımlara saldırıyor” denilen açıklamada şunlar eklendi:

    Kadını birey olarak görmeyen, aile içine hapsetmeye çalışan cinsiyetçi politikalarıyla, kadını kamusal alandan uzaklaştırmaya çalışıyor. Patriyarka ve sağlamcılık el ele vererek engelli kadınları yok sayıyor, şiddete karşı korunmasız bırakıyor, eve hapsediyor. 2025 yılını ‘Aile Yılı’ olarak ilan etmesi ile bu politikalar katmerlendi. AKP’nin ‘Aile Yılı’, kutsallaştırılmış aile söylemi; kadınları geleneksel aile yapısı içinde ev içi rollerle sınırlandırmayı ve sosyal devletin yapması gereken bakım ve yeniden üretim emeğini kadınların omuzlarına yüklemeyi hedefliyor. Varolan yasakları daha da arttırarak LGBTİ+ düşmanlığını derinleştiriyor ve nefret söylemlerine zemin hazırlanıyor. Bizler; ‘aile’ denilerek içerisine hapsedildiğimiz tüm uygulamalara karşı tekrar haykırıyoruz ‘Aile Değil Kadınız! İsyandayız!’

    Kadınların kendi yaşamları üzerinde karar verme hakları gasp edilirken ekonomik ve sosyal yükleri de artıyor. İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek, 6284’ü hedef alarak kadınların yaşamlarını riske atan, cezasızlık politikaları ile failleri güçlendiren, kadına yönelik şiddet ve katliamları meşrulaştıran kadın düşmanı politikalara karşı sessiz kalmayacağız.”

    “MADIMAK ANNELERİNİN MÜCADELESİ MÜCADELEMİZDİR”

    Sivas Madımak’ta 33 canı katleden katillerin serbest bırakıldığının hatırlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “İktidarın tüm adaletsizliklerine, düşmanca politikalarına karşı bir aradayız. Madımak annelerinin mücadelesi mücadelemizdir. Sivas’ı unutturmadık, unutturmayacağız. Yaşamlarımıza saldıran gericilik karşısında eşitlik ve özgürlük mücadelesini yükseltelim. Yaşamımızın her alanı gerici uygulamalarla kuşatılmış durumda. Çocukların geleceği tarikat ve cemaatlere iktidar tarafından teslim edilmeye çalışıyor. Fakat biliyoruz ki bu karanlığı kadınların isyan ateşi aydınlatacak! Yaşama dair her şeyi metalaştıran sistemin yarattığı ekonomik krizin faturasını kadınlara kesemezsiniz demek için buradayız!”

    “EŞ BAŞKANLIĞA YÖNELİK SALDIRILARA KARŞI BİR ARADAYIZ”

    Kadınlar, “Kadın iradesini gasp ederek eş başkanlık ve eşit temsiliyet ilkesini hedef alan kayyımlara karşı irademizi en güçlü şekilde ortaya koyacağız” diyerek, “Eş başkanlığa yönelik saldırılara karşı bir aradayız. Eşit temsiliyet ilkesi etrafında kenetleniyoruz. AKP iktidarının kadın düşmanı tüm politikaları karşısında direnmeye devam edeceğiz” dedi.

    “SURİYE’DE ALEVİ KADINLARIN ÜZERİNDEKİ KATLİAM POLİTİKALARI HALA DEVAM ETMEKTE”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Afganistan’da kadınların odalarında pencere bulunmasın diyen Taliban Rejimi, İran’da Kürt kadınlarına idam cezası veren faşist Molla Rejimi ve Suriye’de rejimin çökmesi ile yönetime gelen HTŞ güçlerinin kadınların haklarını ve kazanımlarını yok sayan düzenlemeler yapmak istemesi bunun göstergesidir.

    Bunun bir örneği de yakın tarihte Humus kentinde sırf Alevi inancından ötürü Rasha Al-ali’nin işkenceyle katledilmesidir. Suriye’de Alevi kadınların üzerindeki baskı ve katliam politikaları hala devam etmektedir. Türkiye’de siyasi iktidarın 23 yıldır kadınların haklarına ve kazanımlarına yönelik saldırıları bu savaş siyasetinden bağımsız değil. Barışın öncüleri barış annelerine, direnişini sürdüren cumartesi annelerine selam olsun. Rojava Kadın Devrimi’ne selam olsun! Rojava Kadın Devrimi’nden aldığımız ilhamla 8 Mart’a alanlardayız.”

    PİRHA/ANKARA

  • 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Malatya’da anıldı: Affetmek yok, helalleşmek yok-VİDEO

    6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenler Malatya’da anıldı: Affetmek yok, helalleşmek yok-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli depremlerde hayatını kaybedenler Malatya’da yüzlerce kişinin katıldığı  yürüyüşle anıldı. Yürüyüşte sık sık ‘Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok’ sloganları atıldı. 

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu.

    Malatya 6 Şubat Platformu’nun öncülüğündeki yüzlerce yurttaş, Emeksiz Kavşağı’ndan Eğitim-Sen Malatya Şubesi’nin depremde yıkılan binasının önüne yürüyüş düzenleyerek, basın açıklaması yaptı. Yürüyüşe DEM Parti Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ile çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşlar katıldı.

    ‘Sessiz çığlık’ pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık ‘Unutma, unutturma’ , ‘Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok’ sloganları atıldı. Yurttaşlar yürüyüşte ellerinde ‘Deprem kader değildir’ , ‘Sesimi duyan var mı’ dövizlerini taşıdı.

    “İNSANLAR 2 YILDIR KONTEYNERLERDE YAŞAMLARINI SÜRDÜRÜYORLAR”

    Basın açıklamasında açılış konuşmasını yapan Eğitim-Sen Malatya Şube Başkanı Nevzat Millioğulları, “6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçti ve on binlerce insan hayatını kaybetti. İnsanlar 2 yıldır 21 metrekarelik konteynerlerde yaşamlarını sürdürüyorlar” diye belirtti.

    “6 ŞUBAT’TA YAŞANAN KADER DEĞİL KATLİAMDIR”

    6 Şubat depremlerinin felakete dönüşmesini iktidarın sağladığını ifade eden DEM Parti Mardin Milletvekili Saliha Aydeniz, “İktidar depremin kader olduğunu söyledi ama yaşanan kader değil açıkça bir cinayettir, katliamdır. 1999 yılından itibaren deprem vergileri toplayanların 6 Şubat depremlerinin ardından 2 yıl geçmesine rağmen halen sorunları çözememesi bu ihmalin katliamıdır. Deprem vergilerinin nereye gittiğini halk adına soruyoruz? Karşımızda afeti felakete, felaketi de Allah’ın lütfuna çeviren bir zihniyet var. 6 Şubat’ta toprağa düşen her bir canın hesabını iktidardan soracağız” dedi.

    “YAŞANAN KATLİAMLARIN YAŞANMAMASI İÇİN TEK ÇÖZÜM YOLU İKTİDARI DEĞİŞTİRMEK”

    AKP iktidarında Türkiye’de birçok katliam yaşandığını ancak sorumluların hiçbirinin istifa etmediğini vurgulayan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, “Türkiye çok zor bir dönem geçiriyor. Bu kadar katliamlara karşı istifa etmeyen iktidara karşı tek çözüm yolumuz bu düzeni değiştirmektir. Maalesef Malatya, 6 Şubat depremlerinden önce uyarı almasına rağmen tedbir alınmadı ve depremlerden en çok etkilenen illerden bir tanesi oldu. İnşallah gelecekte yaşanacak depremlerde önlemler alınıp 6 Şubat tarihindeki gibi bir katliam bir daha yaşanmaz” diye konuştu.

    Anma, karanfillerin alana bırakılması ile son buldu.

    PİRHA/MALATYA

  • Malatya’da Yürüyüş ve Açıklama – CANLI

    Malatya’da Yürüyüş ve Açıklama – CANLI

    Malatya Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğündeki kitle, 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenleri meşaleli yürüyüş yaparak anıyor.

    PİRHA/MALATYA

  • 6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    6 Şubat depremlerinde Adıyaman’da hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat 2023 tarihinde Maraş merkezli meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler Adıyaman’da anıldı. Deprem bölgesinde sorunların devam ettiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bir yıl içerisinde depremin ortaya çıkardığı bütün sorunların giderileceğini söyleyen iktidar yetkilileri maalesef söylemiş oldukları sözleri yerine getirmedi” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişinin ölümüne 100 binden fazla kişinin yaralanmasına neden oldu.

    Adıyaman Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğündeki kitle, eski devlet hastanesinden saat kulesine meşaleli yürüyüş yaptı. Yürüyüşe DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz ile çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve yurttaşlar katıldı.

    ‘Yastayız unutturmayacağız’ pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık ‘Hak hukuk adalet’ , ‘Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok’ , ‘Katiller halka hesap verecek’ sloganları atıldı. Yurttaşlar yürüyüşte ellerinde ‘Em bir nakın’ , ‘Sesimi duyan var mı’ , ‘Affetmek yok’ dövizlerini taşıdı.

    “İKTİDAR BİR AN ÖNCE DEPREM BÖLGESİNDEKİ SORUNLARI GİDERSİN”

    Saat kulesi önünde açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bir yıl içerisinde depremin ortaya çıkardığı bütün sorunların giderileceğini söyleyen iktidar yetkilileri maalesef söylemiş oldukları sözleri yerine getirmedi. Halen insanlar konteynerlerde kalıyorlar ve yaşam mücadelesi vermeye çalışıyorlar. İki yıl geçti iktidarı bir an önce sorunlarını giderilmesini belirtiyoruz. Deprem bölgesindeki halkımızla dayanışmaya devam edeceğiz” dedi.

    Adıyamanlı yurttaşlar, saat kulesinin önünde depremin olduğu saat 04.17’de ‘Katiller halka hesap verecek’ sloganları attı.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • İskenderun’da meşaleli yürüyüş: Şehrimizi yeniden kuracağız-VİDEO

    İskenderun’da meşaleli yürüyüş: Şehrimizi yeniden kuracağız-VİDEO

    PİRHA- Depremin 2. yıldönümünde İskenderun’da gerçekleşen meşalesi yürüyüşte, “Sorumlulardan hesap soracak, şehrimizi yeniden kuracağız” vurgusu yapıldı. 

    6 Şubat depremlerinin ikinci yılında yıkımın en büyük olduğu kentlerin başında gelen Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde yaşamını yitirenler için anma gerçekleştirildi. İskenderun 6 Şubat İnisiyatifi’nin düzenlediği anma programı, Deniz Alayı önündeki meşaleli yürüyüşle başladı.

    Yürüyüşte yaşamını yitirenlerin ve hala kayıp olan yurttaşların fotoğrafları taşındı. Kitle sık sık “Deprem değil, ihmal öldürdü”, “Depremi unutma unutturma”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.

    Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri Meral Danış Beştaş ve Saliha Aydeniz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Hacı Bektaş-ı Veli Cemevinde toplanan yurttaşlar, enkaz kalıntılarından yapılan anıta hayatını kaybedenler için mum yaktı. Yaşamını yitirenler için iki dakikalık saygı duruşunun ardından basın açıklaması okundu.

    “KAYIPLARIMIZ NEREDE?”

    Açıklamayı okuyan depremzede Birgül Güden, iki yıldır eğitimden sağlığa, hukuki haklardan temel ihtiyaçlara, barınmadan ulaşıma, altyapı ve üst yapı sorunlarına kadar her alanda büyük sorunlarla mücadele ettiklerini belirtti. Depremde kayıpların hala izine rastlanmadığına da vurgu yapan Güden, “Bizler tam iki yıldır sevdiklerimizi arıyoruz. Kayıplarımız bulunsun, diye haykırıyoruz. Depremin üzerinden iki yıl geçmiş olmasına rağmen 142 vatandaşımıza dair hiçbir bilgimiz yok. Hayattalar mı hayattalarsa neredeler, hayatta değillerse mezarları var mı varsa nerede?” diye sordu.

    Depremde toplu ölümlerin yaşandığı apartmanların ve sitelerin davalarının sürdüğüne de değinen Güder, “Bu kadar yıkımın ve can kaybının yaşandığı bir memlekette hiçbir sorumlu istifa etmemiş, yargılanmamıştır. Kaybettiğimiz canlara ve kentimize sözümüz baki. Sorumlular yargılanana, yetkililer hesap verene kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

    “MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Güder, depremin ardından temel haklara erişimde ciddi ihlaller yaşandığına işaret ederek, şunları söyledi:

    “Bu durum bizleri büyük bir insani krizle karşı karşıya bırakmıştır. Kaybettiklerimize verdiğimiz sözü unutmuyoruz, unutmayacağız! Bizi enkaz altında bırakanları da bugün konteynerlere mahkum edenleri de tanıyoruz. Sorumlulardan hesap soracak, şehrimizi yeniden kuracağız. Bedelsiz kalıcı konutlarımıza nitelikli eğitim ve sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, kayıplarımıza, adil yargılanmalara ve insanca yaşam koşullarına erişene dek mücadele etmeye devam edeceğiz.”,

    Anma sonunda yaşamını yitirenler için lokmalar pay edilerek, deyişler seslendirildi.

    PİRHA/ İSKENDERUN

     

  • Arazilerine el konulan İkizce köylülerinin yürüyüşüne jandarma engeli!-VİDEO

    Arazilerine el konulan İkizce köylülerinin yürüyüşüne jandarma engeli!-VİDEO

    PİRHA- Malatya Yeşilyurt’a bağlı İkizce köyündeki arazilere deprem konutu yapılmak üzere ‘kamulaştırmasız resen el koyma’ kararına tepki gösteren köylülerin yapmak istediği yürüyüş jandarma tarafından engellendi. Avukat Muharrem Gemici, “İkizceliler olarak, yapılmak istenen işlemden bir an önce dönülmesini ve tapularımızın asıl sahipleri olan köylümüze iadesini ivedi olarak istemekteyiz” diye konuştu. 

    6 Şubat Maraş merkezli depremler sonrası afet konutları yapılan Malatya Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce (Haçova) Mahallesinde “Re’sen Kamulaştırmasız El Koyma Suretiyle Tescil” işlemi mesajı, mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.

    Günlerdir eylemde olan İkizce köylülerinin bugün yapmak istediği yürüyüşe jandarmalar tarafından engel olundu. Yaşanan duruma tepki gösteren İkizce köylülerinin avukatı Muharrem Gemici, köylünün anayasal temel hakkı olan mülkiyet ve yaşam hakkının çiğnenerek hukuka aykırı işlem yapıldığını ifade etti.

    “210 ADET TAPULU MÜLKE EL KONULDU”

    Gemici, 3 ay süren OHAL kapsamında çıkarılan kararname ile İkizce köyünde 210 adet tapulu özel mülkiyete el konulduğunu bilgisini paylaşarak, “İkizce de başta 8 bin olarak planlanan konut sayısı bir anda tam 28 bin 297 konut ve iş yerine çıkarılmıştır. Depremde, ilk yaşadığımız sıkıntıların büyüklüğü karşısında yöre insanı da elinden gelen fedakarlığı göstererek 8 bin olarak planlanan konut yapımına o dönemde ses çıkarmamıştır” diye belirtti.

    “HUKUKA AYRIKI OLARAK ÖZEL MÜLKİYETE MÜDAHALEDİR”

    Gelinen aşamada hukuka aykırı olarak özel mülkiyete müdahale olduğunu belirten Gemici, “Köylünün elindeki tapulu tarım arazilerine el koyma işlemi, kamuoyunun ve köylünün bilgisi dışında yapılmıştır. İkizceliler, bir gecede tapuları ellerinden alınarak iş makineleri sokulan yaşam alanlarından terke zorlanmış ve 15 gündür muhatap bulamamaktadır. Yapılan işlem planlama ilkeleri ve doğru kentleşme ilkelerine uygun olarak yapılmış değildir. Herhangi bir ön çalışma yapılmadan yerin özellikleri ve uygunluğu araştırılmadan, burada sosyal konut diğer bir kısım idare ise deprem konutu inşa edileceğinden bahisle işlem tesis edildiğini söylemektedir. Rezerv alanları ve yerinden dönüşüm alanlarına gerekli destek ve önem verilmeden hukuka aykırı olarak özel mülkiyete müdahale ile karşı karşıya bulunmaktayız” dedi.

    “İŞLEMDEN BİR AN ÖNCE DÖNÜLEREK TAPULAR İADE EDİLMELİ”

    Gemici, yapılmak istenen işlemden bir an önce dönülmesi ve tapuların asıl sahipleri olan köylülere iade edilmesi çağrısında bulunarak, “El koyma işlemi, kamu yararına değil aksine kamu zararınadır. Eğer illa da yapılmakta ısrarcı olunuyorsa, yöredeki hazine ve belediye arazilerinde işlem tesisinize mani bir sebep bulunmamaktadır. Yöre de, köylünün anayasal temel hakkı olan mülkiyet ve yaşam hakkı çiğnenerek hukuka aykırı işlem yapılmaktadır. Yerin depreme dayanıklılığı ve kendine mahsus kültürel özellikleri konusunda yeterli bir çalışma yapılmadan işlemler alelacele başlatılmıştır ki ileride ciddi bir külfetle ve plansız bir şehirleşmeyle Malatya’nın karşı karşıya olduğu bilinmelidir. Bu sebeplerle İkizceliler olarak, yapılmak istenen işlemden bir an önce dönülmesini ve tapularımızın asıl sahipleri olan köylümüze iadesini ivedi olarak istemekteyiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ MALATYA

  • Siirt Belediyesi’ne kayyım atanması protesto edildi: İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız-VİDEO

    Siirt Belediyesi’ne kayyım atanması protesto edildi: İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız-VİDEO

    PİRHA-Siirt Belediyesi’ne kayyım atanması protesto edildi. Halkın iradesinin gasp edildiğini söyleyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Siirt halkını itiraz etmeye, iradenize sahip çıkmaya, bu kayyımcı anlayışı buradan gönderinceye kadar mücadele etmeye çağırıyorum. Aksi halde bu kayyımcı zihniyet çalmaya, çırpmaya devam edecek” diye konuştu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Siirt Belediyesi’ne kayyım atanması protesto edildi. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş da kentteki irade gaspına karşı başlatılan protestoya katıldı.

    Demokrasi Park’ından polis ablukasında olan belediye binasına önüne kadar yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşte sık sık “Kayımlar gidecek halklar gelecek” ve “Bijî berxwedana Sêrtê” sloganları atıldı. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada “İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız, kayyım değil demokrasi” pankartı ile “Susmayacağız” ve “İrade gaspına karşı direnerek kazanacağız” dövizleri taşındı.

    “HAVADAN SUDAN GEREKÇELERLE HALKIN İRADESİNİ GASP EDİYORLAR”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Hırsızlar bir türlü yorulmak bilmediler. Havadan sudan gerekçelerle bu halkın iradesini gasp ediyorlar, çarçur ediyorlar” diyerek sözlerine başlayarak şunları dile getirdi:

    “Kürtlerin, Arapların, diğer halkların verdiği oyları yok sayıyorlar. Siirt her seferinde sizi sandığa gömüyor, her seferinde daha güçlü bir şekilde kendi iradesini seçiyor, ancak her seferinde utanmadan kayyım atıyorlar. Badem bıyıklı beyefendiye bakar mısınız? Daha mesai açılmadan cebinden isimliği çıkarıyor. Badem bıyıklı hırsız utanmadan sanki bu halk ona oy vermiş gibi gülerek ve şeker dağıtarak o koltuğa oturuyor Biraz utanma, arlanma olur. Halkların verdiği oylara saygı olur. Biraz utan, neye gülümsüyorsun? Utanmadan mesaiyi bile beklemeden koltuğa oturup poz veriyor. Siirt sana oy vermedi, zulüm düzenine de oy vermedi. Sanki büyük bir zafer kazanmış gibi Türk bayrağını asıyor oraya. Yaptığınız hırsızlıkları, Türkiye’nin bütün bayraklarını da assanız saklayamazsınız.”

    “KÜRT HALKININ İRADESİNE KAYYIM ATAYARAK BARIŞ OLMAZ”

    Kürt halkının iradesine kayyım atayarak barışın olmayacağını ifade eden Tuncer Bakırhan, “Bir taraftan kayyım bir taraftan müzakere olmaz. Bir taraftan halkın iradesini gasp edip, bir taraftan ‘Bu sorunu çözelim, Türkiye barışını sağlayalım’ olmaz. Sayın Bahçeli’ye sesleniyorum. Türkiye barışını böyle mi sağlayacaksınız, bu zulüm düzeni ile gaspçı iktidar ile birlikte. Ayıptır, biraz vicdanlı olun. İnanıyorsanız, kendinize güveniyorsanız getirin sandığı koyun. Siirt’in Arapları, Kürtleri kimi seçmek istiyorsa ona saygı duyacaksınız. Siirt halkını itiraz etmeye, iradenize sahip çıkmaya, bu kayyımcı anlayışı buradan gönderinceye kadar mücadele etmeye çağırıyorum. Aksi halde bu kayyımcı zihniyet çalmaya, çırpmaya devam edecek” diye konuştu.

    “KÜRT HALKI SİZE TESLİM OLMAZ”

    Birlikte mücadele etmek dışında bir seçeneklerinin olmadığını vurgulayan HDK Eş Sözcüsü Meral Danış Beştaş, “Kumpasla soruşturmalarla aç, sonra mahkemeye talimat ver, önceden basına açıklayacağın metni açıkla, sonra sabaha karşı atadığın kayyıma haber ver, kendine isimlik yapsın, kameralar karşısında sırıtsın ve desin ki; ‘Ceza aldığı için ben kayyım atadım.’ Hadi oradan! Kim inanır size? Siz darbecisiniz, kumpasçısınız, meşru değilsiniz. Hukukun kırıntısı kalmadı bu ülkede. Artık anayasa yürürlükte değil. Yargı bağımsız, tarafsız değil. Buna karşı direnmekten başka bir yol yok. Kürt halkının teslim olmayacağını, size oy vermeyeceğini anlamanız için kaç yüzyıl geçmesi lazım” diye belirtti.

    “DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Sustukça sıranın herkese geldiğini belirten Beştaş, “Birlikte mücadele etmek dışında bir seçeneğimiz yok’ dedik ve bu mücadeleye buradan devam edeceğiz, asla bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Daha fazla direneceğiz. Türkiye’nin her tarafında halklara bu yaşananları anlatacağız. Biz direnmeye devam edeceğiz. Bu kararı alan, yöneten, inşa eden, bu kumpasları örgütleyen herkes suçludur ve suçlar ilelebet gizli kalmayacak. Zaten aleni, ama gün gelecek devran dönecek. Elbet herkes işlediği suçun bedelini ödeyecektir” diye ifade etti.

    “YAŞASIN ÖZGÜRLÜK”

    Kayyım atanan Sêrt Belediyesi önünde sürdürülen protesto eyleminde Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır da, belediyelere 3’üncü kez kayyım atandığını hatırlatarak, şunları ifade etti:

    “Bu işgalciler 3’üncü defadır Kürt halkının iradesine el koyuyor. Siz hiç kimseye bu devletin hukuk ülkesi olduğuna inandıramazsınız.  Siz sömürgeci bir devletsiniz. 3’üncü defadır halkın iradesini gasp etmeniz bunun göstergesidir. Kürt halkı kabul etmez, biz kabul etmeyiz. Canımız olduğu sürece bunu kabul etmiyoruz, etmedik de.

    Ankara’da ‘Barışacağız’ diyorlar, ama pratikleri düşmanlıktır, Kürt halkına düşmanlıktır. Bu da bu işgalcilerin ikiyüzlülüğünü, düşmanlığını gösteriyor. Biz iki yüzlülüğünüze karşı, düşmanlığınıza karşı tecrübeliyiz. Sayın Öcalan, ‘Bu süreç önemli bir süreçtir. Bu Türkiye için büyük bir fırsat’ diyordu. Ama bu işgalciler bu fırsatı düşmanlıkla harcıyor. Kendinize akıllı olun. Buradan uyarıyoruz: Bu çözüm fırsatını, kendi çıkarlarınıza göre harcamayın. 3 defadır belediyelerimize el koyuyorsunuz. Biliyoruz hiçbir amacınız yok. Tek bir amacınız var: Kürt halkının iradesini gasp etmek. Kürt halkının iradesinin gasp edilmesini kabul etmiyoruz. Bu belediyeleri hukuki yollarla, halkın iradesiyle aldık, ama siz zorla bu belediyeleri alıyorsunuz. Bu Kürt halkının iradesini gasp etmektir. İsmi bütün dünyada, hukukta işgaldir, işgaldir, işgaldir. Kabul etmiyoruz”

    Demokratik siyasetin davasındayız. Bu direnişimiz her gün büyüyor. Çünkü biz halklıyız. Bu haklarımızın, hukukumuz için başarıya kadar mücadeleye devam edelim. Gün ele ele tutma günü, gün örgütlülüğümüzü büyütme günüdür. Başını öne eğmesi gerekenler bizler değiliz, işgalci, gaspçı onlardır. Bizim direnişimizle, mücadelemizle gidecekler. Başarıya kadar direniş, mücadele edeceğiz. Halkımız direnişine inansın. Sonuna kadar direneceğiz. Yaşasın özgürlük, yaşasın mücadele.”

    Açıklama ardından kitlenin belediye önündeki bekleyişi sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı Almanya’da kitlesel miting düzenlenecek

    Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı Almanya’da kitlesel miting düzenlenecek

    PİRHA- Avrupa’daki Alevi örgütleri, Suriye’de cihatçı çetelerin Alevilere yönelik saldırılarına karşı Avrupa Birliği’nin harekete geçmesini sağlamak amacıyla 25 Ocak’ta Almanya’nın Frankfurt şehrinde yürüyüş ve kitlesel miting düzenleyecek.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu , Demokratik Alevi Federasyonu, Avrupa Arap Alevi Federasyonu’nun da içinde olduğu onlarca kurum, Suriye’de son süreçte cihatçı çetelerin halklar ve inançlar hedef alan saldırılarına nedeniyle Avrupa kamuoyunu bilgilendirmek ve Avrupa Birliği’nin harekete geçmesini sağlamak amacıyla 25 Ocak saat 13.00’de kitlesel yürüyüş ve miting gerçekleştireceklerini duyurdu.

    Birlikte örgütlenen kitlesel yürüyüş ve mitingde Kürtçe, Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak hazırlanmış bildiriler okunacak. Suriye’de halklara, inanç topluluklarına yönelik taleplerin yazılı olduğu Kürtçe, Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak hazırlanmış dövizlerin taşınacağı büyük yürüyüş ve miting için kurumlar tarafından yapılan ortak çağrıda, “Suriye’de yıllardır süren savaş, halkların kimliklerine, inançlarına ve kutsallarına yönelik büyük bir zulme dönüştü. Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar, İsmaililer ve diğer inanç toplulukları, mezhepçi nefretin ve radikal saldırıların hedefi oldu. Kutsal mekânlarımız tahrip edilirken kadınlar, çocuklar ve masum canlar acımasızca katledildi. Biz Aleviler, her zaman mazlumdan yana, haktan ve adaletten yana olduk. Bugün de bu zulme karşı sesimizi yükseltmek, eşitlik ve barış için meydanlarda buluşmak zorundayız” denildi.

    Frankfurt’ta düzenlenecek mitingin bilgileri şöyle:

    Başlangıç: Alte Oper, Opernplatz 1, Frankfurt

    Bitiş: Römerberg, Frankfurt

    Tarih: 25 Ocak 2025

    Saat: 13:00

    PİRHA/ALMANYA

  • Alamut’ta yüzlerce kişi Zorlu Holding’in JES talanına karşı yürüdü-VİDEO

    Alamut’ta yüzlerce kişi Zorlu Holding’in JES talanına karşı yürüdü-VİDEO

    PİRHA- Aydın’ın Bozdoğan ilçesine bağlı Alamut Mahallesi ve çevre köylerde kurulmak istenen JES projesine dair bugün bilirkişi keşfi yapıldı. Köylüler ve çevreciler yaptıkları yürüyüşle ekolojik yıkımı protesto ederek, “JES istemiyoruz” dedi. 

    Aydın’ın Jeotermal Enerji Santrali (JES) çilesi bitmiyor. Zorlu Holding’e ait Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi tarafından Bozdoğan’ın Alamut Mahallesi’nde JES yapılmak isteniyor.

    Zorlu Holding’in Aydın’ın Bozdoğan ilçesinde kurmayı planladığı jeotermal elektrik santralinin ruhsat iznine karşı Alamut köylülerinin açmış olduğu davada bugün bilirkişi keşfi yapıldı.

    Dosya için atanan bilirkişilerin bazılarının ise başka bir dosyada JES’leri savunmuş olması da dikkat çekti.

    Sabah saatlerinde başlayan keşfe Alamut köylüleri, çevre dernekleri ve yaşam savunucuları yoğun bir katılım gösterdi. Akçay Havzası ve Madran Dağı Koruma Derneği, Aydın Çevre Koruma ve Kültür Derneği, Latmos Platformu, Akbelen Köyü ve Muğla Yeşil Yaşam Derneği gibi birçok ekoloji örgütleri alanda hazır bulundu.

    Alamut ve çevre köylerden gelen yurttaşlar ve ekolojistler keşfin yapıldığı saatte köy meydanından başlayarak  keşif alanına yürüdü. “Susma, sustukça sıra sana gelecek” sloganları keşif alanına yürüyen yüzlerce kişi ekolojik yıkımına sebep olacak JES projesinin iptal edilmesi çağrısında bulundu.

    JES PROJESİNİN ÖMRÜ EN AZ 49 YIL

    Zorlu Holding bünyesinde yer alan Zorlu Jeotermal Enerji Elektrik Üretimi Şirketi, geçtiğimiz yıl Aydın’da çeşitli bölgelerde jeotermal kaynak aramak için 49 yıl geçerli işletme ruhsatı almıştı.  Aydın Valiliği YİKOB, Zorlu Jeotermal’in ruhsat talebini onayladı. Kararın ardından harekete geçen Zorlu Jeotermal, JES’ler kurmak için ÇED başvurularında bulundu. ÇED başvurularından bir tanesi de Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarında kalıyor.

    Proje tanıtım dosyasında yer alan bilgilere göre; şirket 948 milyonluk yatırımla yılda 160 milyon kWh elektrik üretmeyi hedefliyor. Proje kapsamında Bozdoğan’ın Alamut Köyü sınırlarındaki 148 Ada 14- 15-16 nolu parseller ve 149 Ada 4-5 nolu parsellerde, 10 adeti üretim, 9 adet reenjeksiyon kuyusu ve 1 adet alternatif olmak üzere 20 adet kuyu açılması planlanıyor.

    ZEYTİN VE İNCİR BAHÇELERİ İLE ÇEVRİLİ

    Kuyu lokasyonlarının tamamı Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli onaylı Çevre Düzeni Planı’nda ‘Sulama Alanı ve Tarım Arazisi’ olarak işaretlenmiş alanlar içerisinde kalıyor. Etrafında incir bahçelerinin ve zeytinliklerin de olduğu proje sahasının Alamut Köyü’ne olan uzaklığı ise 700 metre olacak.

    Projenin ÇED süreci devam ederken Alamutlular, Zorlu Jeotermal’e verilen ruhsat izninin iptali için  dava açtı. Dava dilekçesinde bölgeye inşa edilecek JES’lerin tarım alanlarına, yer altı ve yer üstü sularına ve yaşam alanlarına vereceği zarara dikkat çekildi.

     BİLİRKİŞİLERİN JES’İ SAVUNANLARDAN SEÇİLMESİ DİKKAT ÇEKTİ

    Dosya için atanan bilirkişi heyetinde yer alan isimler ise dikkat çekti. Mezeköylülerin JES projesine karşı açmış olduğu davada atanan Jeoloji Mühendisi Doç. Dr. Mehmet Özçelik açılacak sondaj kuyularının yüzey ve yeraltı sularını kirletme tehlikesi olmadığını ileri sürmüştü. Dava dosyasında yer alan Çevre Mühendisi Prof. Dr. İsmail Tosun da JES için dosyada belirtilen önlemlerin alınması durumda çevreye zarar vermeyeceğini iddia etmişti.

    KÖYLÜLERDEN BİLİRKİŞİYE KARŞI İTİRAZ 

    Öte yandan köylülerin bilirkişine karşı mahkemeye itiraz dilekçesi verdiği öğrenildi. Dava dilekçesinde “Tüm bu hususların yanında keşif incelemesi için görevlendirilen heyetin tümünün Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinde faaliyet gösteriyor olmaları ve yine Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinden belirlenen içerisinde eldeki davamızda yapılacak keşif için görevlendirilen bazı bilirkişilerin de bulunduğu bir heyetin son olarak Aydın’ın Köşk İlçesi Mezeköy’de yapılması planlanan jeotermal elektrik santrali için verilen ÇED gerekli değildir kararının iptali için açılan davada heyet olarak bütün halde İdarenin ÇED gerekli değildir kararının “uygun” olduğu yönünde rapor verdikleri de göz önüne alındığında, aynı konu çerçevesinde eldeki davamız için görevlendirilen bilirkişi heyetinin yine Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinden seçilmiş olmasını genel yaşam deneyimine aykırı olduğunu görüyor, belirlenecek bilirkişi heyetinin farklı üniversitelerin ilgili uzman kişileri arasından da oluşturulabileceği kanaatiyle bilirkişilerin belirlenme yönteminin tarafsızlık ilkesine kamu vicdanında gölge düşüreceğine de ayrıca dikkat çekmek istiyoruz” denildi.

    PİRHA/AYDIN

    İLGİLİ HABERLER:

    Zorlu, Alevi köyü Aydın Alamut’a JES kurmak istiyor; köylüler tepkili-VİDEO

    Alamutlu kadınlar doğa talanına karşı meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi-VİDEO

    Alamut’ta yüzlerce kişi ÇED toplantısını protesto ederek engelledi-VİDEO

     

  • Munzur Üniversitesi öğrencileri: Rojin ve Gülistan için adalet istiyoruz-VİDEO

    Munzur Üniversitesi öğrencileri: Rojin ve Gülistan için adalet istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Munzur Özgür Öğrenci Derneği üyesi öğrenciler, 5 yıldır kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş için basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Katledilen ve kaybettirilen tüm arkadaşlarımızın hesabını soracağız” denildi.

    5 yıl önce kaybettirilen sıra arkadaşları Gülistan Doku ile 27 Eylül’de kaybolan ve daha sonra cansız bedenine ulaşılan Rojin Kabaiş için Munzur Özgür Öğrenci Derneği (MÖDER) öğrencileri, Munzur Üniversitesi’nin yemekhanesi önünde basın açıklaması yaptıktan sonra fakülte içerisinde yürüyüş gerçekleştirdi.

    Öğrenciler yürüyüşte sık sık ‘Gülistan nerede, Rojine ses ol’ ve ‘Kadın cinayetleri politiktir’ sloganları attı. Basın açıklamasını Munzur Özgür Öğrenciler Derneği adına Ruken Ecer okudu.

    “ROJİN VE GÜLİSTAN İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Sözde güvenlik önlemleri ile kampüsleri yaşanamaz hale geldiğini belirten Ruken Ecer, “Gülistan Doku 5 yıl önce özel savaş rejiminin bilinçli ve sistematik politikaları sonucu  kaybettirildi. Özel savaş rejimi tüm kurumları ve kirli politikaları ile Gülistan’a ne olduğunu aydınlatmamaktadır. Baş şüpheli Zaynal Abakarov yargılanmıyor, aklanıyor. Her yeri kamera ile izlenen ve adım başı GBT yapılan, kolluk kuvvetleriyle dolu olan Dersim’de arkadaşımıza ne olduğu hakkında bilgi verilmemesi özel savaş politikaları sonucu olduğunu biliyoruz” dedi.

    “ROJİN VE GÜLİSTAN İÇİN ADALET HERKES İÇİN ADALET DİYORUZ”

    Aynı şekilde intihar süsü verilerek katledilen Rojin Kabaiş’in de intihar etmediğinin altını çizen Ecer, Tüm delillerle ortada, Rojin’in katledilmesi de tıpkı Gülistan’ın kaybettirilmesi gibi özel savaş rejiminin bilinçli ve sistematik politikalarından bağımsız değildir ve ideolojiktir. Bizler biliyoruz ki bunların hiçbiri tesadüfi değildir özel savaş rejimin kadın kırımı politikalarnın sonucudur. Toplumsal adaletin kadın öncülüğünde gelişeceğinin bilinciyle Rojin ve Gülistan için adalet herkes için adalet diyoruz. Erkek egemen zihniyetin bu politikalarına geçit vermeyeceğiz. Kampüslerden sokaklara mücadelemizi büyüterek özel savaş politikalarına boşa çıkartacağız. Katledilen ve kaybettirilen tüm arkadaşlarımızın hesabını soracağız” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Kadınlar, Dersim’den haykırdı: 5 yıldır sormaktan vazgeçmedik, Gülistan Doku nerede?-VİDEO

    Kadınlar, Dersim’den haykırdı: 5 yıldır sormaktan vazgeçmedik, Gülistan Doku nerede?-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de kadınlar Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 5. yıldönümünde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü. Yapılan açıklamada, “Gülistan Doku’nun akıbetinin peşini bırakmayacağız, failler yargılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi. 

    Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden 5 yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Sadece ailesi değil, avukatları, arkadaşları, Dersim halkı ve kamuoyu da Gülistan’ın akıbetini soruyor.

    Sanat Sokağı’nda toplanan kadınlar, buradan ‘Vazgeçmiyoruz Gülistan Doku nerede?’ pankartıyla Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü ve burada bir basın açıklaması yaptılar. Kadınlar yürüyüşte sık sık ‘Gülistan Doku nerede’ , ‘koruma, aklama yargıla’ sloganları attı. Dersim Kadın Platformu adına yapılan açıklamayı Munzur Üniversitesi öğrencisi Eylül Yantemur okudu.

    “GÜLİSTAN DOKU, 5 YIL ÖNCE BUGÜN KAYBEDİLDİ”

    Gülistan Doku’nun Dersim’in ve kadın mücadelesinin sembolik bir değeri olduğunu ifade eden Eylül Yantemur, “Gülistan Doku bundan tam beş yıl önce yine bir pazar günü kaybedildi. Kaybedildi diyoruz çünkü “Gülistan kayboldu” demek biz kadınlar için ne hukuken, ne vicdanen, ne de etik olarak kabul edilebilir bir cümle değil. Her tarafı mobeselerle çevrili, ormanları ve dağları dahi kameralarla izlenen bir şehirde, herkesin ve her şeyin adım adım izlenip takip edildiği, ormanlarındaki dağ keçilerinin bile sayılarak avcılık ihaleleri için raporlanabildiği bir şehrin göbeğinde bir üniversite öğrencisinin beş yıldır bulunamaması hiçbir bakımdan anlaşılabilir, kabul edilebilir veya normalleştirilebilir bir durum değildir. Gülistan Doku’nun kaybedilişinin beşinci yılına girdiğimiz bugüne gelmeden Gülistan dosyasında nice savcılar, hakimler değişti, şehre ve ülkeye nice yeni emniyet yetkilileri, valiler, adalet bakanları geldi. Gelinen noktada hiçbiri sorumluğunu yerine getirmediği gibi Gülistan’ın akıbetinin aydınlatılması için de somut bir ilerleme sağlamadı” dedi.

    “GÜLİSTAN DOKU İÇİN ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Yantemur, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Gülistan’ın ailesinin ve kadınların ısrarlı duruşu olmasa dosyanın çoktan kapatılmak isteneceği ve Gülistan’ın akıbetinin sonsuza dek karanlıkta bırakılmak isteneceği açıktır. Ailesinin evinde, okuldaki sırasında, kaldığı yurdunda, kentteki yaşam alanlarında yokluğu bir an bile eksilmeyen Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılmalı, ailesine, arkadaşlarına, kadınlara ve onu seven ve arayanlara Gülistan’ın kaybedilişindeki hakikatler açıklanmalı, suçlular cezalandırılmalıdır. O gün gelene kadar bulunduğumuz bütün alanlarda Gülistan için adalet istemekten ve “Gülistan Doku Nerede?” sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    “DEVLET, NEDEN BİZE YARDIM ETMİYOR”

    Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise şunları söyledi:

    “Benim kızımı bulun. Dersim’de her yerde kamera var bir insan burada nasıl kaybolur. Devlet neden bize yardım etmiyor. Eğer vicdanınız varsa kızımı ortaya çıkartın, ben bir anneyim.”

    “ADALET İSTİYORUM”

    Kızımı neden kaybettiniz diye soran Gülistan Doku’nun babası Halit Doku, “Kızım bir suç işlemişse cezasını verseydiniz, 5 yıldır kızım nerede?  Bir baba olarak adalet istiyorum” dedi.

    “GÜLİSTAN DOKU^’NUN AKIBETİNİ SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyleyen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Geçen sene bu ülkede yürekli savcılar var mı diye sormuştuk. Ancak görüyoruz ki yetkililer sürekli aileyi oyalıyor. Devlet erkekleri koruyor ve failleri yargılamıyor. İktidarın zihniyeti kadın düşmanı eğer kadın düşmanı olmasalardı İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmezlerdi. Eğer özel güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede olduğu Dersim’de 5 yıl boyunca bir üniversite öğrencisi bulunamıyorsa yaşanan politik bir cinayettir. Yetkilileri göreve davet ediyorum, gerçekler açığa çıkana kadar Gülistan Doku’nun akıbetini sormaya devam edeceğiz.

    “DOSYADA YENİ GELİŞMELER VAR, YARIN SAVCIYLA GÖRÜŞECEĞİZ”

    Dosyada yeni gelişmeler olduğunu vurgulayan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Kardeşim Gülistan Doku tam beş yıldır yok. Tunceli’de avuç içi kadar bir kentte kuş oldu uçtu dediler. Bizim de buna inanmamızı istiyorlar. Ben onu bulmadan o karanlıktan çıkarmadan onu bu karanlığı yaşatanlar adalet kürsüsüne gelmeden size yemin olsun durmayacağım. Şimdi dosyamıza yeni gelişmeler var. Bu gelişmeler hakkında biz yarın savcı hanımla görüşeceğimiz için bir bilgi veremem. Daha önceki savcı ısrarla ben dosyaya koymadığım dediği mesajları yeni savcı koymuş dosyaya. Biz o mesajları görebildik. Dosyada şu anda üç tane başsavcı değiştirdik. Yeni başsavcı bir kadın, bir üstelik kız evladı olan bir kadın. Dosyayı çok derinlemesine ele aldığını söylüyor. Evet bunu herkes bize söyledi. Ben burada hepinizin huzurunda yeni başsavcıya seslenmek istiyorum. Sayın savcım ben size inanmak istiyorum. Ben sizinle görüştüm. Siz bana dediniz ki ben bu dosyayı teker teker ele alacağım Aygül. Teker teker bu dosyada en ufak kimseyi sorgulamadan bırakmayacağım dediniz. Ben size inanmak istiyorum. Ben adalete inanmak istiyorum. Gülistan için adalet herkes için adalet” diye konuştu.

    Açıklama ‘Gülistan Doku nerede?’ sloganlarının atılmasıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Suriye açıklaması: Aleviler ve Kürtler her yerde kenetlenmeli!-VİDEO

    Dersim’de Suriye açıklaması: Aleviler ve Kürtler her yerde kenetlenmeli!-VİDEO

    PİRHA- Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Suriye’de inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alınanlara ilişkin Dersim’de basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, selefi örgütlerin katliamlarına karşı uluslararası güçleri sorumluluk almaya çağırdı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte sık sık ‘Katil IŞİD Ortadoğu’dan defol’ , ‘Yaşasın halkların eşit, özgür birliği’ sloganları atıldı.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını PSAKD Dersim Şube başkanı Ekber Kaya okudu. Açıklamada, ‘Suriye’de katliamlara, emperyalist ve siyonist saldırganlığa hayır’ pankartı açıldı. Açıklamaya DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak, Dersim’deki siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ve inanç kurumlarının temsilcileri ile yüzlerce yurttaş katıldı.

    “SURİYE’DE HALKLARA VE İNANÇLARA DÖNÜK KATLİAM YAŞANIYOR”

    Basın açıklamasından önce kısa bir konuşmaya yapan EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Suriye’de halklara ve inançlara dönük katliam yaşandığını belirterek, “Halkların ve inançların katledilmesi katli vaciptir deniyor. Bunu kabul etmiyoruz” dedi.

    “ALEVİLER SİSTEMATİK BİR ŞEKİLDE BASKILARA VE İŞKENCELERE MARUZ KALMAKTADIR”

    Suriye’de kaos ve çatışmaların yaşandığını ifade eden PSAKD Dersim Şube Başkanı Ekber Kaya, “Suriye’de iktidarı ele geçiren ve Türkiye’nin de desteklediği radikal dinci gruplar, farklı inanç ve kimliklere karşı acımasız baskı ve şiddet uygulamakta; Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar, Dürziler ve şeriata dayalı bir yaşam tarzını benimsemeyen herkes sistematik zulme, ağır baskılara, işkencelere ve ölümlere maruz bırakılmaktadır. Bu insanlar, herhangi bir suç işledikleri için değil; kimlikleri, inançları veya etnik kökenleri nedeniyle hedef hâline gelmektedir” diye belirtti.

    “BENZER SALDIRILAR MARAŞ’TA, SİVAS’TA, DERSİM’DE YAŞANDI”

    Benzer nefret politikalarının yol açtığı katliamları daha önce Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta da yaşadıklarını vurgulayan Kaya, “O dönem de insanlar, eylemlerinden ötürü değil; salt doğdukları kimlik ve inançla var oldukları için katledilmiştir. Bir insanın en temel varoluşunun “suç” olarak görülmesi, insanlık onuruna vurulmuş en ağır darbedir. Bugün Suriye’de yaşananlar, bu tarihsel acıların tekrarı niteliğindedir. Suriye’de yaşananlar temel insan haklarına, evrensel hukuka ve ortak vicdana yönelik ağır bir saldırı niteliğindedir. Aleviler başta olmak üzere tüm farklı inanç gruplarının güvenliğini sağlamak ve onurlarını korumak, yalnızca bölgesel bir mesele değil; insan hakları ve adalet adına evrensel bir sorumluluktur” dedi.

    “ULUSLARARASI GÜÇLERİ SORUMLULUK ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Suriye’de Alevilerin katledilmesine yabancı olmadıklarını belirten DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Biz bu zihniyeti Dersim Katliamı’nda yaşadık. Dolayısıyla ırkçı zihniyetin kendisinin farklılıklara tahammülü yoktur. Irkçı zihniyete karşı Kürtler ve Aleviler olarak özgürlük ve eşitlik için mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz. Suriye’de Alevilerin canına ve malına kast eden çeteler sırtını Türkiye’deki iktidara dayıyor. Biz Aleviler olarak Yezit, Muaviye anlayışına diz çökmedik bundan sonra da diz çökmeyeceğiz. Bu çeteler sosyal medyada Alevi düşmanlığı yaratıyor. Her şeye anında soruşturma açan savcılar Alevilere karşı saldırılara karşı tek bir soruşturma açmadı. Başta Aleviler, Kürtler her yerde kenetlenmeliyiz. Örgütlü bir toplum olduğumuz sürece kazanacağız. Eşit, adil, onurlu bir yaşamı hep birlikte sağlayacağız. Selefi örgütlerin katliamlarına karşı uluslararası güçleri sorumluluk almaya çağırıyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Suriye’de yaşanan katliama 3 Ocak’ta Dersim’de tepki gösterilecek-VİDEO

    Suriye’de yaşanan katliama 3 Ocak’ta Dersim’de tepki gösterilecek-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, yaptığı basın toplantısında Suriye’de HTŞ’ye bağlı çeteler tarafından Alevilerin katledilmesine tepki göstermek için 3 Ocak’ta Yürüyüş yapılıp Seyit Rıza Meydanı’nda açıklama yapılacağını duyurdu.

    Suriye’yi yönetimini ele geçiren HTŞ’ye bağlı çeteler, Alevilerin yaşadığı bölgelerde insanlık dışı uygulamalar ve infazlar gerçekleştiriyor. Cihatçı çetelerden oluşan HTŞ’nin Lazkiye, Humus ve Tartus gibi Alevi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde hak ihlali gerçekleştirdikleri haberleri gelmeye devam ediyor. İnsanlık dışı uygulamaların merkezi olan Alevi coğrafyasında görüntü çekip, kamuoyuyla paylaşanların infaz edildiği aktarılıyor.

    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, yaptığı basın toplantısında Suriye’de HTŞ’ye bağlı çeteler tarafından Alevilerin katledilmesine tepki göstermek için 3 Ocak’ta saat 12.30’da Sanat Sokağı’nda bir araya gelip Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş yapılarak basın açıklaması yapılacağını duyurdu. Açıklamayı platform adına Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin okudu.

    “SURİYE’DE FARKLI İNANÇ VE ETNİK KİMLİKLERE KATLİAM UYGULANIYOR”

    Suriye’de farklı inanç ve etnik kimliklere yönelik katliam yapıldığını belirten Ergin Tekin, “Suriye’de iktidarı ele geçiren Türkiye destekli radikal dinci gruplar kendi diktatörlükleri kurma hedefiyle farklı inanç ve kimliklere acımasız baskı ve şiddet uyguluyor. Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar, Dürziler ve şeriata dayalı bir yaşam tarzını benimsemeyen herkes sistematik zulme, ağır baskılara, işkencelere ve ölümlere maruz bırakılıyor. Bu insanlar, suç işledikleri için değil, yalnızca kim oldukları, hangi inanca sahip oldukları veya hangi etnik kökene mensup oldukları için hedef alınıyorlar. Bu durum, insanlık tarihi boyunca tanık olduğumuz en vahşi ayrımcılık ve nefret politikalarının günümüzdeki yansımasıdır” dedi.

    “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMEK İÇİN HERKESİ BASIN AÇIKLAMASINA DAVET EDİYORUZ”

    Tekin, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Benzer vahşi ayrımcılık ve nefret politikalarının neden olduğu katliamlar, geçmişte Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da ve Sivas’ta da yaşandı. O dönem de insanlar, eylemlerinden ötürü değil; sırf doğdukları kimlik ve inançla var oldukları için katledildi. Bir insanın en temel varoluşunun “suç” sayılması, insanlık onuruna vurulmuş en ağır darbedir. Bugün Suriye’de yaşananlar, bu tarihsel acıların tekrarıdır. Kimlikleri yüzünden baskıya uğrayan, susturulan ve öldürülen insanların acısı, hepimizin vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu trajedilerin bir daha yaşanmaması, inançları ve kimlikleri nedeniyle hedef alınanların sesini yükseltmek ve dayanışmayı büyütmek için herkesi yapacağımız basın açıklamasına davet ediyoruz.”

     PİRHA/DERSİM

  • Ankara’da ‘Haklarımızı alacağız’ mitingi: Milyonlar seçim istiyor! -VİDEO

    Ankara’da ‘Haklarımızı alacağız’ mitingi: Milyonlar seçim istiyor! -VİDEO

    PİRHA- Tandoğan’daki ‘Yurttaş Sesleniyor, Haklarımızı Alacağız’ mitinginde konuşan Özgür Özel, “En kötü örgütlenme örgütsüzlükten iyidir. Milyonlar seçim istiyor, sandık istiyor” dedi.

    Birçok sendika, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşu ile oluşturulan Yurttaş Birlikteliği, 67 katılımcı ve çağırıcı kuruluşun yer aldığı, “kadın, çocuk, engelli, emekli, işçi, hayvan hakları ve ekoloji” konulu mitingi Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda  gerçekleşiyor.

    Atatürk Kültür Merkezi önünde toplanan sivil toplum örgütleri, sendikalar yürüyüşle mitingin yapılacağı Tandoğan Meydanı’na geçti.

    Birçok sendika, sivil toplum örgütü ve meslek kuruluşu ile oluşturulan Yurttaş Birlikteliği, “kadın, çocuk, engelli, emekli, işçi, hayvan hakları ve ekoloji” konulu miting gerçekleştirdi. Ankara’da Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen mitinge birçok yurttaş katıldı. Miting türküler ile başlarken sık sık “hükümet istifa” sloganı atıldı.

    ÖZGÜR ÖZEL: MİLYONLAR SEÇİM İSTİYOR

    Mitingde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Geçim yoksa seçim var” diyerek erken seçim çağrısını yineledi.  “Hakkımı alacağım diyenler hoşgeldiniz. Bugün ülkeyi yöneten iktidar sizin yaşadığınız sorunları yarattı ama sizi görmezden geliyor. Bunu için bir ses yükseltmek gerekiyordu. Meclisi çok önemsiyoruz. Biz sizin sesinizi meclise taşıyoruz. Ama o mecliste konuşulanlar yok sayılıyor. Bugün burası gerçek bir meclistir. Eğer iktidar milyonlarca insanın sesini duymakta ısrar ediyorsa, dünyanın en fedakar insanları olan emeklileri mağdur ediyorsa o zaman gerçek meclis burasıdır, alanlardır. Tayyip bey salon siyasetçisi olma alanlara gel. Bu meydan hakkını yediklerin ile dolu. Sana fetih diyenlere bakma burada sana binlerce insan istifa diye bağırıyor. Başkentte bu kadar insan istifa diye bağırıyorsa seçimden kaçamazsın. Milyonlar seçim istiyor, sandık istiyor. Biz bu asgari ücreti reddediyoruz. Asgari ücret elestirdigimiz 17 bin liranın çok altındadır. İlk defa bir iktidar asgari ücretli zam beklerken 2 bin lirasını cebinden çekip almıştır. Bu sene asgeri ücret çalışmaları başladığında net tavrımızı ortaya koyduk” diye konuştu.

    “GEÇİM YOKSA, SEÇİM VAR”

    ‘Geçim yoksa seçim var’ diyen Özel, örgütlenme çağrısı yaparak, “Artık kaçacak yerleri yoktur. Siyaset taraf olma sanatıdır. CHP’nin yeri Tandoğan Meydanı’dır. Recep Tayyip Erdoğan’ın yeri zenginlerin sofrasıdır. Bu bütçe ile geçim olmaz. Geçim olmazsa, seçim olur. En kötü örgütlenme, örgütsüzlükten iyidir. Örgütlenin, örgütlenin” dedi.

    “SANDIĞA GEL BU HALKA HESAP VER”

    Özgür Özel, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Dün bir kez daha sayın Erdoğan, ‘biz asgari ücretliye enflasyona ezdirmedik’ diyor. Erdoğan hangi enflasyona ezdirmediniz. İlan edilen asgari ücret Ocak aynın sonunda alınacak o zaman kim bilir altın ne kadar olacak. Sami fethettim diyor, Erdoğan yurda dön emekli ve emekçinin yurttaşın gönlünü hoş et ama sen o gönüllerden çoktan düştün. Bu emeklinin, bu asgarilinin hayatını karartıyorsun, sandığa gel bu halka hesap ver diyoruz. Çözüm meydanda, çözüm hak aramakta. Bu ülkenin senden bir umudu kalmamıştır. Biz bu sorunu çözmeye varız. Hep beraber hakkımızı almaya var mısınız? Hep birlikte başaracağız.”

    ŞENAL SARIHAN: GÜÇLERİMİZİ BİRLEŞTİRMEMİZ LAZIM

    Yurttaş Birlikteliği adına konuşan Şenal Sarıhan ise “Bugün milyonlara yaklaşmış bir sayıda bir aradayız. Çünkü bıçak kemikte, bıçak kemikte ve biz yurttaş olarak haklarımızı almak için ayağa kalkmak zorundayız. Hep birlikte olmak zorundayız. Kadınlar öldürülüyor, kadın örgütleri sokağa çıkıyorlar, isyanlarını ifade ediyorlar. Çocuklar öldürülüyor. Bizim güçlerimizi birleştirmeye ihtiyacımız var. Biz yurttaşız. Şöyle yazıyor anayasada; yurttaşın söz söyleme hakkı var, toplanma özgürlüğü var diyor. Kendi yönetimlerini kendi seçme hakkı var. Kayyum getirip belediye başkanlarımızı alıyorlar. Bizim seçme hakkımızı, siyasi hakkımızı elimizden alıyorlar. Biz bunları sadece kayyum atanmış olan belediyelerin önünde bekleyerek çözemeyiz. Işte bu gerekti, halkın birliği gerekti. Halkın hep birlikte ayağa kalkması gerekti, güçlerini birleştirmesi gerekti. 69 örgütüz burada. Alevi arkadaşlarımızın örgütleri de var, farklı grupların örgütleri de var.  Ama biz dedik ki ‘biz hepimiz aynı zamanda yurttaşız. Ve yurttaşlık birliği adı altında hep beraber alanlara çıkalım. O alanlarda sesimizi iktidara duyuralım. Gücümüzü iktidara duyuralım. Haklarımızın ihlal edildiğinin hepimiz bilincindeyiz. Ama en çok en çok açlığın hepimizi ezdiğini, maaşlarımızın giderek azaldığını, giderek artık barınma hakkımızın da elimizden alınma durumuna geldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    ORTAK METİN OKUNDU

    Ortak metni kurumlar adına Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç ve Tertip Komitesi’den Övgü Erdoğan okudu. Ortak metin şöyle:

    “Kadınlar her alanda şiddetle karşı karşıya. Bu şiddet yalnızca fiziksel değil; ekonomik, sosyal ve psikolojik boyutlarıyla kadının kimliğini hedef alıyor. İstanbul Sözleşmesi’ne derhâl geri dönülmeli; 6284 sayılı yasa tam anlamıyla uygulanmalıdır. Kadınların özgürce yaşayabileceği, ekonomik bağımsızlıklarını kazanabilecekleri bir toplum için mücadelede birleştik.

    Cemaat ve tarikatlar Çocuklarımızın bizlerin geleceğini çalıyor. Yoksul ailelerin çocukları, devletin yetersiz öğrenci yurtları nedeniyle cemaat yurtlarına mahkûm ediliyor ve burada şiddet ve tacizle karşılaşıyorlar.Bizler, çocuklarımızın laik ve bilimsel eğitim almasını, devletin hiçbir dini, hiçbir mezhebi veya tarikatı gözetmeden herkese eşit hizmet vermesini istiyoruz.

    “EMEKLİLER AÇLIK SINIRININ ALTINDA YAŞAMAYA MAHKUM EDİLDİ”

    Emekli yurttaşlarımız ekonomik yük değil bugüne kadar değer üreten emekçilerdir. Bugün 16 milyon emekli yurttaşımız açlık sınırının altında adeta ölüme mahkûm ediliyor. Emeklilerin, sendikal örgütlenme hakkı engelleniyor, hükümet yetililerince 2024 yılı emekli yılı ilan edilerek adeta emeklilerle dalga geçildi.

    Açlık sınırının çok altında yaşamaya mahkûm edilen emekliler insan onuruna yaraşır bir gelire kavuşmalı; örgütlenme haklarının önündeki engeller kaldırılmalıdır.

    “SEFALET DÜZENİNİ KAUL ETMİYORUZ”

    Eşitlik ve Onurlu Yaşam İçin Haykırıyoruz! Açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca yurttaş, yeterli ve dengeli beslenmeyen çocuklar, kışın ısınamayan aileler, sağlık, eğitim gibi temel haklardan ulaşamamaktadır. Bu çoğunluğunu sesine ses olacağız.

    Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, milyonlarca insanın sefalet içinde yaşadığı bu düzeni kabul etmiyoruz! Her bireyin onurlu bir yaşam hakkı olduğuna inanıyoruz. Bugün, eşitlik ve adalet taleplerimizi yükseltiyoruz. Susmayacağız.

    Bizi bu düzene mahkûm edenlerin politikaları; Artan gelir eşitsizliği, adaletsiz vergiler, yüksek fiyatlar ve kontrolsüz piyasa düzeni, yoksulluğun ve açlığın temel nedenleridir. Bir avuç zengin karunlaşırken, milyonlarca insanın açlık sınırının altında yaşamasını kabul etmeyeceğiz Yoksulluğun sorumlusu biz değiliz.

    MARAŞ, MADIMAKİ ROBOSKİ..

    Maraş, Madımak ve Roboski katliamını unutmadık, unutmayacağız. Alevi ve Kürtlere karşı yapılan vahşet, iktidarın zihniyet ortakları tarafından bugün de kışkırtılıyor. Türkiye halkının eşit ve özgür yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Adalet, özgürlük ve eşitlik için buradayız! Birlikte kazanacağız

    Halkın iradesine yönelik baskı ve gasp politikalarına karşı sesimizi yükseltiyoruz. Kayyım atamaları, halkın demokratik seçim hakkına vurulan bir darbedir. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik bu hukuksuz uygulamaları reddediyoruz.

    SURİYE’DE ALEVİLERE YÖNELİK SALDIRILAR

    Bugün, Suriye’de Alevilere yönelik artan saldırılar ve AKP-MHP iktidarının bu saldırılara sessizliği bizleri yeniden bir araya getiriyor. Ülkemiz, yanı başımızdaki cihatçı bataklıktan yayılan tehlikelerle karşı karşıya. Savaşı ve mezhepçi gericiliği besleyen bu iktidar politikalarına karşı, dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla mücadele edeceğiz!  Cihatçı gericiliğe karşı, Suriye’nin, toprak bütünlüğünün korunmasını; Demokratik ve laik Suriye Cumhuriyeti’nin inşa edilmesini istiyoruz.

    “HAKKIMIZI ALACAĞIZ”

    Bugün, yalnızca bir miting değil; yurttaşların örgütsüz olmadığının, haklarını savunmak için birleştiğinin ilanıdır. Mücadelemizi her yere taşıyacağız. Özgür, eşit adaletli refah içinde yaşayacağım bir gelecek inşa edeceğiz. Hakkımızı alacağız.

    Çocukların katledilmesine, savaşın ve yoksulluğun hayatımızı kuşatmasına karşı direnmeye, halkın taleplerini haykırmaya, geleceğimiz için amasız ve fakatsız güçlerimizi birleştirenlere. Bu daha başlangıç diyerek mücadelemize güç veren sizlere Teşekkür ediyoruz. Bu mücadele bitmeyecek. Biz kazancayız, biz kazanacağız”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Dersim’de kadınlar kayyıma karşı yürüdü: Kayyımlara karşı kadınlar direnişte olacak-VİDEO

    Dersim’de kadınlar kayyıma karşı yürüdü: Kayyımlara karşı kadınlar direnişte olacak-VİDEO

    PİRHA- Diyarbakır, Mersin, Adana, Mardin ve Bingöl’den dayanışma için Dersim’e gelen kadınlar kayyım gaspına karşı yürüyüş yaptı. Burada yapılan konuşmalarda, kadın kazanımlarına saldıran kayyım politikalarına karşı kadın direnişinin büyütüleceği mesajı verildi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisi öncülüğünde Mersin, Adana, Mardin, Bingöl ve Diyarbakır’dan Dersim’e gelen kadınlar, kayyıma karşı bir oldular.

    Yürüyüşe; Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Devrim Demir, Diyarbakır’ın Bismil, Çınar, Ergani, Kayapınar, Dicle, Bağlar ve Silvan belediyelerinin eş başkanları, ile meclis üyeleri, DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, DEM Parti MYK ve PM üyeleri, DEM Parti Mersin, Adana, Bingöl, Diyarbakır Kadın Meclisleri, Demokratik Alevi Dernekleri Mersin, Dersim ve Ankara Şubeleri Kadın Komisyonu Üyeleri, Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği (İHD) Kadın Komisyonu, Ekmek ve Gül, KESK’e bağlı Tarım Orkam-Sen Genel Başkanı Serap Baysal ve Merkezi Kadın Sekreteri Ayşe Tutsi, Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve bağımsız feministler katıldı.

    Sanat Sokağından başlayan yürüyüşte “Kayyım gaspına karşı yaşasın kadın dayanışması” pankartını taşıyan kadınlar, “Yaşasın feminist mücadelemiz”, “Jin, jiyan, azadi”, “Kayyumlar gidecek kadınlar kalacak” sloganları attı. Yürüyüşü kayyım atanan belediye önünde sonlandıran kadınlar, bariyerlerle çevrili belediyenin önünde basın açıklaması yaptı.

    “BELEDİYEMİZİ TEKRAR YÖNETECEĞİZ”

    DEM Parti İl Eş Başkanı Esma Ateş, anadili olan Kırmancki ile tüm kadınları selamladı. Kayyımın özellikle kadınlar için bir zulüm olduğunu vurgulayarak, “Halkımızla birlikte bu belediyeyi tekrar yöneteceğiz. Bu topraklarda kayyum istemiyoruz. Kayyumun bir an önce gitmesi gerekiyor” dedi.

    “BİRSEN ORHAN ONURUMUZDUR”

    Ev hapsi verilen Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan’a selam göndererek konuşmasına başlayan DEM Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Halide Türkoğlu, “Belediyeyi gasp ettikleri yetmediği gibi kelepçeleyerek susturmaya, ev hapsi ile bu iradeyi kırmak istiyorlar. Kelepçe vurabilirisiniz ama biz özgür olamakta ısrarcıyız. Kadınların özgürlük ruhu sokaklarda, Birsen Orhan’a selam olsun. Onun direnişi kadınların direnişidir” diye konuştu.

    Kayyım politikalarının aynı zamanda kadın düşmanı politikalar olduğunu belirten Türkoğlu, şunları ifade etti:

    “22 Kasım’dan beri Dersim halkı kayyuma karşı isyan ediyor. Bizler de yüreği ve gönlü bizle olan kadın dayanışmasıyla kadın düşmanı kayyumlara karşı mücadelemizi yükselteceğiz. Haklarımız, mücadelemiz gasp ediliyor. AKP iktidarı kadın ve Kürt düşmanı politikalarını kayyumla sürdürmeye devam ediyor. Kayyumlar gelir gelmez ilk olarak kadın kurumlarına ve kadınların kazanımlarına saldırıyor. Bugün kadın kazanımlarını, Kürt kazanımlarını savunan eş başkanlarımıza karşı rehin alma politikası yürütülüyor. Kadınlara kelepçe takarak onların sözünü de bir şekilde bastırmak istiyorlar ama yıllarca verdiğimiz mücadelenin bedeli ne olursa olsun biz bu topraklarda mücadeleden geri atmadık. Kelepçe vurabilirsiniz, ev hapsine gönderebilirsiniz ama düşüncelerimiz, kalbimiz, dayanışma ruhumuzun önünde hiç kimse duramaz. İster zindanlara göndersinler, ister belediyeleri elimizden almaya çalışsınlar belediyeler bizimdir, irademiz bizimdir. Bizler kadın odaklı siysetimizi ve eşitlik mücadelemizi yükseltmeye devam edeceğiz ve kazanımlarımızı büyüteceğiz.”

    “KAYYUMA KARŞI MÜCADELEYİ KADINLAR ÖRECEK”

    Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Devrim Demir, “1 aydan fazladır her kentte direnişteyiz. Toplumun iradesinin gasp edilmesine karşı direniş sürüyor. Toplum kayyum politikasından razı değil ve kabul etmediklerini belirtiyorlar. Dünyada bunun bir örneği daha yok. Bu politikanın yürütülmesinden kimse razı değil. İradeye karşı tahammülsüzlük siyaseti ile daha fazla iktidarlarını sürdüremezler. Biz irademizi sizlere teslim etmeyeceğiz. Mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz. Bu politikalardan en çok kadınlar etkileniyor. Bu kayyum politikalarının yarattığı tahribat 8 yıldır hala sürüyor. Bundan dolayı kayyum darbesine karşı en büyük mücadeleyi biz kadınlar öreceğiz” sözlerini kullandı.

    “DERSİM HİÇBİR ZAMAN EĞİLMEDİ”

    Mersin Cemevi Kadın Komisyonu’ndan Aysel Kılavuz, Dersim’in yüzyıllardır zulüm gören bir coğrafya olduğuna ve zulmün kayyım gaspıyla devam ettirildiğine işaret etti. Kılavuz, “Sivas’ta yandık, Dersim’de katledildik, Maraş’ta kazanlara atıldık ama asla eğilmedik. Dersim halkı kayyım darbesine karşı eğilmeyecektir. Sonuna kadar irademizin arkasındayız. Direneceğiz, onlar gibi zulümle değil eşitlik ve sevgi ile direneceğiz” diye belirtti.

    Adana Barış Anneleri’nden Suphiye Bayav ise AKP iktidarının 22 yıl boyunca Kürtler, Aleviler, kadınlar için hiçbir şey yapmadığını dile getirerek, “Kayyumla bizi korkutup baş eğdiremezler. Biz katliamları, ölümleri istemiyoruz. Herkes gibi irademize saygı gösterilmesini istiyoruz. Kayyum politikalarına ve zihniyetine lanet okuyoruz” diyerek, irade gaspına karşı Dersim halkıyla dayanışma çağrısında bulundu.

    Son olarak, Ankara’dan bağımız feminist İlgi Kahraman erkek devletin işbirliğini kayyım politikalarıyla sürdürdüğünü söyleyip,  “Bir kez daha gördük demokratik alanları kamusal alandan kadınları silmeye çalışanlar gidecek, biz kalacağız” dedi.

    Konuşmaların ardından kadınlar Seyit Rıza Meydanına geçip burada şarkılar eşliğinde halaylar çekti. Daha sonra kadınlar Ana Fatma Ziyaretine giderek, çerağ uyandırdı.

    Canlı Yayını İzlemek İçin: Dersim’de Kadınlar Kayyıma Karşı Yürüyor

    PİRHA/ DERSİM

  • Emeklilerin ‘Geçinemiyoruz’ yürüyüşü Aksaray’a ulaştı- VİDEO

    Emeklilerin ‘Geçinemiyoruz’ yürüyüşü Aksaray’a ulaştı- VİDEO

    PİRHA- 2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi üyeleri, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekmek için Mersin’den Ankara’ya başlattığı yürüyüş Aksaray’a ulaştı. Aksaray’da iktidara seslenen Şube Başkanı Hüseyin Kurt, iktidarın emekçiyi, emekliyi düşünmek yerine sermayenin yanında yer aldığına dikkat çekerek, “Bekle bizi Ankara hakkımızı almaya geliyoruz” dedi.

    2021 Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şubesi, emeklilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için Mersin’den Ankara’ya yürüyüş başlattı. Yürüyüş kolu, Tarsus, Pozantı’dan sonra Aksaray’a ulaştı.

    Aksaray’da konuşan Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklinin sesini duyurabilmek için Ankara’ya yürüdüklerini söyleyerek, “Yaz aylarında geçinemiyorken, kışın gelmesiyle birlikte geçinmemiz daha da zorlaştı. Mutfak masraflarının yanına elektrik, doğalgaz faturaları da eklendi. İktidar ise emekçiyi, emekliyi düşünmek yerine sermayenin yanında yer alıyor, paralarına paralar katmak için bütçe hazırlıyor. Bizler de buna dur demek için yola çıktık. Bekle bizi Ankara geliyoruz” dedi.

    Kararlılıkla Ankara’ya yürümeye devam edeceklerini vurgulayan Kurt, belediyelere atanan kayyımlara da tepki gösterdi. Halkın seçme ve seçilme hakkının elinden alındığına dikkat çeken Kurt, iktidarı kayyım uygulamasından vazgeçmeye çağırdı.

    Yapılan açıklamanın ardından emekliler Ankara’ya doğru yola çıktı.

    PİRHA/AKSARAY

  • İzmir’de binlerce kadın erkek şiddetine karşı ‘Jin, Jiyan, Azadi’ ile öfkeyi kuşandı!-VİDEO

    İzmir’de binlerce kadın erkek şiddetine karşı ‘Jin, Jiyan, Azadi’ ile öfkeyi kuşandı!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’de alanlara çıkan binlerce kadın, erkek/devlet şiddetine karşı dünya kadınlarının sloganı olan “Jin, Jiyan, Azadi” ile öfkeyi kuşandıklarını belirttiler. Kadınlar; şiddetsiz, krizsiz, savaşsız bir dünya istediler.

    İzmir Kadın Platformu (İKP) öncülüğünde kadınlar “25 Kasım’a gel mücadele en güvenli yer” şiarıyla Alsancak Garı önünde bir araya gelerek, Türkan Saylan Kültür Merkezi’ne kitlesel yürüyüş gerçekleştirdi.

    Binlerce kadının katıldığı yürüyüşte, “Haklarımız ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz. Mücadelede bir aradayız” pankartı açılırken, “Tek adama karşı çok kadın”, “Kadının direnişi kadına mirastır”, “Teslimiyet ihanete direniş zafere götürür”, “Tanrım eril kullarını sen affetsen ben affetmem” dövizleri taşındı. Yürüyüşe katılan kadınlar alkışlar, ıslıklarla “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Kadınlar kayyım istemiyor”, “Kadın cinayetleri politiktir” “Kadınlar sokağa özgürleşmeye” ve “Kadınlar yürüyor mücadele büyüyor” sloganları ile yürüdü.

    Yürüyüşe birçok kadın örgütü oluşturdukları kortejlerle katıldı.

    “ERKEKLER 327 KADINI ÖLDÜRDÜ”

    Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde İzmir Kadın Platformu adına basın metninin Türkçesini Eylül Deniz Argun, Nesil Dinçer ve Pınar Çetinkaya, Kürtçesini ise Emine Bozdağ okudu.

    Dünyanın dört bir yanında faşist diktatörlüklere, erkek-devlet şiddetine, yoksullaştırma ve aile politikalarına, savaşa karşı emekleri, bedenleri, hakları ve hayatları için sokaklarda olduklarını vurgulanan açıklamada, “2024 Ocak ayından bu yana erkekler, 327 kadını, en az 39 çocuğu öldürdü, 240 kadının ölümüyse ‘şüpheli’ olarak kaydedildi. Türkiye’de katledilen kadınların sayısı en yüksek sayılara ulaşmışken yüzde 90’ı iktidarın kutsadığı ailenin üyesi olan erkekler tarafından katledildi” denildi.

    “DİRENEN KADINLARI SELAMLIYORUZ”

    Kayyım atamalarına dikkat çekilen açıklamada, “İradelerine kayyım atanan kadınlarla yan yanayız. Kayyum politikalarının 2019 yılından bugüne kadar en çok kadınların kazanımlarına saldırdığını biliyoruz. Ülkenin en yüksek oyunu alan Batman Belediyesi Eş Başkanı Gülistan Sönük’ün iradesi ile kayyuma karşı direnen kadınların isyanını buradan selamlıyoruz” diye belirtildi.

    “JİN JİYAN AZADİ”

    Diyarbakır Valiliği’nin “Jin jiyan azadi” sloganını yasaklanmasına da değinilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Diyarbakır Valiliği’nin yasaklamaya gücünün yeteceğini sandığı tüm dünyada kadınların direnişinin sloganı olan ‘Jin, Jiyan, Azadi’ sloganı ile kuşandık öfkemizi, katledilen, hikayesi yarım bırakılan tüm kadınların kanat çırpışında mücadelemiz. Birbirimizin elini sıkıca tutuyor, sokaklardan, meydanlardan haykırıyoruz. Ben, sen, o birbirimizin çaresiyiz. Hayatlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Dünyada kadınlar otoriter, faşist ve muhafazakâr iktidarlara direniyor. Kadın bedeni ve kazanımlarına yönelik politikalara karşı saldırılar arttıkça kadın mücadelesi ve direnişi de artıyor.”

    Açıklama, yüksek sesle “Jin Jiyan Azadi” sloganıyla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • Mersin’de kadınlar sokakları doldurdu: Yaşamlarımızı savunuyoruz!-VİDEO

    Mersin’de kadınlar sokakları doldurdu: Yaşamlarımızı savunuyoruz!-VİDEO

    PİRHA- Mersin Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü sebebiyle yürüyüş yaptı. Yürüyüşte “Emeğimiz, bedenimiz, kimliğimiz için kocaya, patrona, diktatöre hayatlarımızdaki tek adamlara karşı yaşamlarımızı savunmak için alanlardayız” denildi.

    Mersin’de kadınlar ve LGBTİ+’lar Mersin Kadın Platformu’nun çağrısıyla Kushimato Sokağın’da bir araya geldi. Yürüyüşe Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan, DEM Parti Milletvekilleri Perihan Koca ile Saliha Aydeniz, kadın kurumlarının temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.

    Kadınlar,“Jin, jiyan,azadi”, “Erkek vuruyor devlet koruyor”, “Kadınlar kayyım istemiyor” sloganları attı. Yüzlerce dövizin taşındığı yürüyüşte kadınlar “Erkek devlet şiddetine karşı sokaktayız” pankartı açtı.

    “ERKEK ŞİDDETİNDE İKTİDARIN PARMAĞI VAR”

    Özgecan Aslan parkında son bulan yürüyüşte Mersin Kadın Platformu açıklama yaptı. Açıklamayı platform adına yapan Yüsra Batıhan, 2024 yılında son 5 yılın en yüksek kadın cinayeti oranını açığa çıktığını dile getirerek, kadınların direnişinin ayak seslerinin Afganistan’dan İran’a, Filistin’e, Türkiye’ye ve tüm dünyaya yayıldığını belirtti. Batıhan, “Türkiye’de işlenen her kadın cinayetinde, her çocuk cinayetinde katilleri cezasızlıkla ödüllendiren, kadın kazanımlarına saldıran, kadını ve çocuğu değil aileyi koruyan iktidarın parmağı var” dedi.

    KAYYIMLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Açıklamada son olarak konuşan DEM Parti Milletvekili Saliha Aydeniz, kayyımlara dikkat çekti. Kayyım’ın kadınlara yönelik bir saldırı olduğunu dile getiren Aydeniz, eş başkanlık sistemine de “Jin, jiyan, azadi” felsefesine sahip çıkacaklarını söyledi. Aydeniz, “Kadın mücadelesi Kürdistan’dan Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya yayılıyor” diye konuştu.

    Açıklamaların ardından kadınlar ”jin, jiyan, azadi” sloganına yönelik saldırılara karşı bu slogan eşliğinde halaylar çekti.

    PİRHA/MERSİN

  • Dersim’de yüzlerce kadın irade gaspına karşı yürüdü: Boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    Dersim’de yüzlerce kadın irade gaspına karşı yürüdü: Boyun eğmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de irade gaspına karşı yürüyen kadınlar, eşit, özgür ve demokratik yaşamı kadınların inşa edeceğini belirterek, “Direnenler kazanacak” dedi.

    Dersim Kadın Platformu, irade gaspına karşı “Kentimiz, kimliğimiz, irademiz bizimdir. Kayyımlar mücadelemizle gidecek” şiarıyla Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirdi. “Jin, jiyan, azadî”, “Her tişt ji bo azadî” ve “Gülistan Doku nerede?” dövizlerinin taşındığı yürüyüşte sık sık “Jin, jiyan, azadî”,  “Korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Kayyım defol, belediyeler bizimdir” ve “Birsen başkan onurumuzdur” sloganları atıldı.

    Yürüyüşe, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, EMEP Antep Milletvekili Sevda Karaca, TJA aktivisti Sebahat Tuncel, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, Van Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Neslihan Şedal katıldı.

    “38 ZİHNİYETİ İLE KAYYIM ZİHNİYETİ AYNI”

    Kadınlar ilk olarak bariyerlerle etrafı kapatılan belediye binası önünde durdu ve açıklama yaptı. Burada konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Halkın iradesini kırarak, gasp ederek, abad olmaya çalışıyorlar. Tarihten bugüne Dersim halkı çok Muaviye, Yezid, Firavun’lar gördü. Dersim halkı Hüseynî duruşu sergiledi, kimliğini, özünü savundu. Bunun bedelini ise en ağır şekilde ödedi. Dersim, 38’de 70 bin kefensizini toprağa verdi. Bu ülkenin muktedirleri zulümden geri atmak istemiyorlar. 38’i yapan zihniyet ile Kürdistan’ın dört bir yanına kayyım atayan zihniyet aynıdır. Kürdü, Alevi’yi, kadını yok sayan gerçek anlamda düşman hukukunu işleten bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bizde bu iktidara karşı hiçbir zaman geri adım atmadık. Beton bariyerlerle kapatmış kayyım efendi, neden? Çünkü biliyor meşru değil, halk istemiyor, hırsızdır. Dersim halkının rızası yoktur. Meşru olmayan, halkın iradesini gasp edenler ancak beton bariyerlerin arkasında oturabilirler. Bu ülkede bizler var oldukça demokrasi isteyenler, Kürt halkı, kadınlar, ezilenler var oldukça AKP’nin bu zulmü önüne en büyük seti biz koyacağız. Bu dağlar, Munzur kutsallarımızdır. Bu coğrafyanın her yanında, her ağacının altında insanlarımızın kemikleri var. Dersimli olan herkes bu Yezid anlayışa karşı tutumunu, ortaya koyacaktır” diye konuştu.

    Açıklamanın ardından kadınlar, Seyit Rıza Meydanı’na doğru yürüdü.

    “SİYASİ İRADEMİZ GASP EDİLDİ”

    Siyasi iradelerinin iktidar tarafından gasp edildiğini belirten Sebahat Tuncel, “AKP iktidarı, 2016’dan beri yeni bir uygulama getirdi. Kayyım uygulamasıyla halkın iradesini gasp ediyorlar. Kadınlar ise buna itiraz ediyor. Halk iradesinin gaspı en büyük insanlık suçudur. Bu sadece Dersim’in, Kürtlerin, Mardin’in meselesi değil. Seçtiğimiz belediyelerimize sahip çıkacağız. Dersim acı ve direnişin tarihidir. Zulmün ve zulme karşı çıkışın tarihidir. Dersim Alevilerin, Kürtlerin, sosyalistlerin kentidir. Kadınlar olarak artık yeter, diyoruz. Ne siyasi ne fiziki ne de ekonomik şiddete boyun eğmeyeceğiz. Eşit, özgür ve demokratik yaşamı hep birlikte kuracağız” diye belirtti.

    “HER GÜN DİRENİYORUZ”

    Kayyıma karşı direndiklerini belirten EMEP Antep Milletvekilli Sevda Karaca, “Yaşamlarımız için her gün direniyoruz. Bu ülkede bir gelecek olsun diye her gün direniyoruz. AKP iktidarının kayyım şiddetine karşı direniyoruz. Dersim kadınları kayyımın ne demek olduğunu iyi biliyor. Kadın yaşam özgürlük hayatımızın hakikatidir” dedi.

    “DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    KESK Genel Sekreteri Sevgi Yılmaz, ise şunları söyledi:

    “Bugün İsrail’e karşı Filistin’de direnen kız kardeşlerimiz gibi Dersim’de kayyıma karşı kız kardeşlerimizin direnişini yükselteceğiz. Gülistan Doku nerede? Narin Güran’ı kim öldürdü? Hala bunun açıklanmadığı bir ülkedeyiz. Direnmeye devam edeceğiz.”

    “BİZ KAZANACAĞIZ”

    Dersim hakikatinin karanlığa karşı galip geleceğini vurgulayan DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Dersim’e yenileceksiniz. Ayıptır, günahtır, zulümdür, bir daha yaptınız o ayıbı zulmü. Diz çöktürebildiniz mi? Çöktüremediniz bir daha da çöktüremezsiniz. O duvarlarınızın arkasına gömüleceksiniz. Kadınlar 21’inci yüzyılda son sözünü söyleyecek, biz kazanacağız. Direnenler kazanacak.”

    PİRHA/DERSİM