Etiket: zeynel özen

  • Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    Özen’den, Besli’nin Alevi nefretine tepki: Söyleyene değil, söyletene bakın -VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Alevilere ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ diyen AKP’li Besli’nin nefret söylemine ilişkin konuştu. Özen, “Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının hep cezasız kalmasından cesaret alan bu zihniyetin sorumlusu sırtını dayadığı iktidardır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alarak, “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Alevilere ‘çifte kavrulmuş yalancılar’ diyen AKP’li Besli’nin nefret söylemine tepkisini dile getirdi. Özen, Besli’nin açık bir şekilde nefret suçu işlediğini belirterek, bu tür suçların cezasız kaldığını ve bu cezasızlığın suç işleyenleri cesaretlendirdiğini ifade etti.

    “NEFRET SUÇLARININ CEZASIZ KALMASI SUÇ İŞLEYENLERİ CESARETLENDİRİYOR”

    Özen, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

    “Eski AKP Milletvekili Hüseyin Besli, Akşam Gazetesi’ndeki köşesinde Kürt Alevilere “çifte kavrulmuş yalancılar” diyerek çok net bir nefret suçu işlemiştir. Aynı iktidar zihniyetinin sarayın eski danışmanı, bir adam bir süre önce de “Alevilerle evlenilmez” diye bir fetva vermişti. Bu nefret suçlarının hiçbirisi için yargı kılını bile kıpırdatmadı. Böyle durumlarda söyleyene değil, söyletene bakılması gerekiyor. Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının hep cezasız kalmasından cesaret alan bu zihniyetin sorumlusu sırtını dayadığı iktidardır. Bu topraklarda doğruluğun, dürüstlüğün sembolü olan Alevilere hakaret etme cüretini gösteren Yezid zihniyetini kınıyoruz ve Hakk’a havale ediyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Alevilerin, AKP’ye yöneleceğini beklemek siyasi saflıktır’-VİDEO

    ‘Alevilerin, AKP’ye yöneleceğini beklemek siyasi saflıktır’-VİDEO

    PİRHA-İktidarın yeni ‘Alevi açılımına’ yönelik tepkisini Alibeyköy Cemevi’nde bir araya gelerek gösteren Aleviler, “Cemevleri ibadethanemizdir” hatırlatmasında bulundu. Aleviler; AKP’ye yaklaşılacağı beklentisini ise siyasi saflık olarak değerlendirdi. 

    AKP yıllar önce sonuçsuz olarak rafa kaldırdığı ‘Alevi açılımını’ yeniden masaya getirdi. İçişleri Bakanlığı yetkililerinin AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiye genelindeki birçok cemevini ziyaret ederek, fiziki ve maddi eksikliklerin tespiti ve karşılanması noktasında başlayan çalışmalar daha sonra genişleyerek sürdü. Beraberinde birçok tartışmayı da getiren bu faaliyetler, cemevlerinin “kültür merkezi” olarak tanımlanması, dedelere maaş bağlanması, cemevinin su ve elektrik giderlerinin karşılanması ve Diyanet benzeri “Alevi cemaati Başkanlığı” kurulması gibi başlıklar etrafında kamuoyuna yansıdı.

    Aleviler; AKP ve Cumhur İttifakı’nın içinde bulunduğu krizden kurtulmak amacıyla bu adımları attığını ifade ederken; sorunların çözümü noktasında iktidarı samimi bulmadıklarını bir kez daha dile getirdiler. Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) öncülüğünde 13 Kasım Cumartesi günü İstanbul’daki Alibeyköy Cemevinde bir araya gelen Aleviler, cemevlerinin ibadethaneleri olduğunu hatırlatarak, yeni açılımlardan kaynaklı AKP’ye yaklaşılacağı beklentisini ise “siyasi saflık” olarak değerlendirdiler.

    “DEVLET, KATLEDEREK ALEVİLİĞİ YOK EDEMEYECEĞİNİ ANLADI”

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, AKP’nin yeni “Alevi açılımını”değerlendirdi. “Devlet; katlederek Aleviliği yok edemeyeceğini anladı” diyen Kaplan, iktidarın ekonomik ve siyasi olarak zorda olduğunu söyledi.

    Kaplan şöyle konuştu:

    “Cemevlerini gezerken de düşündüler ki; örgütleri, genel merkezlerinden maddi olarak ayıralım. Ancak böyle yaparak, çökertebileceklerini düşünerek, yola çıktılar. İktidar, iktidara gelirken Kürtlerin ayağına yapışarak yukarıya doğru tırmandı. İnerken de bizim ayağımıza yapışıp, tutunmak istiyor. Ama Alevi toplumu serçe parmağını bile vermez. Her ne kadar Alevilere şirin gözükse de ortada bir zihniyet farklılığı var.

    Bu zihniyet iktidarda kalmak için Osmanlı da babasını, çocuğunu boğduran bir zihniyettir. İktidar şu an ekonomik ve siyasi olarak çok zor durumda. Alevilere tutunmak istiyorlar. Cemevlerimizin önüne başka sıfatlar koyarak hiç adlandırmaya gerek yok. Alevilerin ibadethaneleri tüm dünyada cemevleridir. İktidar daha hamle yapmadan bunu dile getirmek için buradayız.”

    “DİYANET’İN MEŞRULUĞUNU HİÇBİR ZAMAN KABUL ETMEDİK”

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de AKP’nin daha önceki Alevi açılımlarına değindi. Açılımların sonuçsuz kaldığını belirten Özen, “Bugün de yapılmak istenen Alevi açılımı adı altında Alevileri bölüp, parçalayıp; kendi Alevisini yaratmak. Kurulduğu günden bugüne Diyanet’in meşruluğunu kabul etmedik. Diyanet bir asimilasyon ve inkar kurumudur. Diyanet’in çatısı altında kurulacak “Alevi cemaatler başkanlığı”nı ret ediyoruz.

    Biz özgün bir inancız. Yolumuz, ritüellerimiz var. Bizde rızalık esastır. Dedeler veya başka kişiler maaş alacaksa devletin memurları sayılırlar. O zaman rızalık almaya da gerek yok. Aleviliğin bitişi demektir. Diyanet başta Aleviler olmak üzere tüm inançlar ve inançsızlar üzerinde bir tahakküm aracı olarak olmaktan çıkarılmalıdır. Sünni vatandaşlarımıza devredilmelidir. Her inanç da kendisini finanse etmelidir. İnancını özgürce yaşayabilmelidir” dedi.

    “ALEVİLER, GERÇEK LAİKLİK MÜCADELESİNDE SESİNİ EN ÇOK YÜKSELTEN KESİM”

    Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel ise Türkiye’deki inanç ayrımcılığının sürdüğünü dile getirerek; şunları söyledi:

    “İktidarın hala bu kadar eylem ve istekten sonra Alevi inancının birleştiği bir yer olarak cemevini tanımayışı, onun yerine yıllardır sözler vererek, oyalayışı ve Türk-İslam anlayışını dayatması karşısında Aleviler bir araya gelerek tutumunu gösteriyor. 2021 Türkiye’sinde hala inanç ayrımcılığı var. Özellikle Aleviler’in, Osmanlı’dan günümüze kadar tanınmama ve katliamlarla bastırılmaya çalışılması hala devam ediyor. Bunun karşısında demokrasi, eşitlik, özgürlük ve gerçek laik bir toplum olabilme mücadelesinde en çok sesini yükselten kesimdir Aleviler.”

    “CEMEVLERİYLE İLGİLİ SÖYLENECEKLERİ ALEVİLER SÖYLER”

    İstanbul PSAKD Ataşehir Şubesi ve Cemevi Başkanı Gülsev Kaya da “Her toplum kendisiyle ilgili sözü kendisi söyleyecek. Cemevlerinin statüsü ile ilgili söylenecek bir söz varsa onu Aleviler söylemeli. Farklılıklarımızla bir arada olduğumuzu göstereceğiz. Aleviler üzerinden siyaset yapılmasına karşı çıkmak gerek. Aleviler kendi siyasetini yapmalı ve bu siyaseti de bizler hak için mücadele yürütmek olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “KANUNA DAYANARAK ALEVİ KÖYLERİNE CAMİ YAPMAYA KALKIYORLAR”

    Av. Zeynel Öztürk ise Türkiye’deki birçok kanunda yer alan “cami” ifadelerine dikkat çekti. Alevi köylerine cami yapılmasına dayanak olarak da yasalarda yer alan bu ifadelere dayanıldığını savunan Öztürk; şöyle konuştu:

    “Sorun şuradan kaynaklanıyor. Birçok kanunda olduğu üzere mesela Köy Kanunu’nda, bir yerin köy olabilmesi için “cami, mezra, okul vb.” olması gerektiği yazılı. Bunun üzerine gidip, Alevi köylerine cami yapmaya kalkıyorlar. Bir köyün köy olabilmesi için kanundaki ifade “ibadethane” olarak yazılmalı. Türkiye’de sadece camiye giderek, ibadetlerini yapan insanlar yaşamıyor. Kanuna “ibadethaneler” kelimesini koyacaksın; parantez içinde cami, cemevi, sinagog, havra, kilise, mescit vs. yazacaksın.”

    “HİÇBİR İNANÇ KENDİSİNİ DEVLET KARŞISINDA TANIMLAMAK ZORUNDA DEĞİL”

    “Alevilerin inanç merkezleri cemevleri ve dergahlardır” diyen Öztürk, bu konuda ancak Alevilerin karar verebileceğini belirterek; şunları söyledi:

    “Herhangi bir inanç içerisinde olmayan o inanç ile ilgili karar veremez. Hiçbir inanç kendisini devlet karşısında tanımlamak zorunda değil. Devletin bir görevi vardır. Ben başka bir şeye tapabilirim. Mesela cemevinin binasına da tapabilirim. Devletin görevi benim bu tapma özgürlüğümü sağlayacak ve benim ibadetimi yapacak yeri sağlayacak. Onun dışında hiçbir şeye karışamaz. Laik toplumlarda devletin dini olmaz. Cemevlerini ziyaret eden iktidar temsilcileri, cemevlerinin ne eksiği olduğunu soruyor. Biz o ihtiyaçları karşılarız. Duvarını da, çatısını da, boyasını da yaparız. Bizim inanç özgürlüğüne ihtiyacımız var.”

    “ALEVİLİK, ÖZGÜN VE BAĞIMSIZ BİR İNANÇTIR”

    Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, “Alevilerin isteklerinden neden korkuyorlar?” diye sorarken; “Devlet, inançların arasından çıkmalı. Bütün inançlar özgür olsun. Anayasada güvence altına alınsın. Alevilik, özgün ve bağımsız bir inançtır” diye konuştu.

    “SEÇİM DÖNEMİ VERİLEN SÖZLER VAR”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Eyüpsultan İlçe Başkanı Doğan Sarıtaş ise “Yıllardır Alevi yurttaşlarımıza uygulanan bir adaletsizlik var. Bunun karşısında da bir mücadele var. Bu mücadelede Alevilerin yanında olmamız gerekiyor. Her seçim döneminde Alevilere verilen sözler var. Seçim sonrası ise bütün bunlar unutuluyor” dedi.

    “DEVLET, CEMEVLERİNE GÜVENLİK KONSEPTİ ÇERÇEVESİNDEN BAKIYOR”

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu,ise, Türkiye’deki makbul vatandaş tanımına değinirken, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşundan bugüne Alevilere ve Aleviliğe yönelik bir yok sayma var. Bu devletin genetik kodları ve makbul vatandaş tanımı Türk ve Sünni Müslümanlık üzerine kurulu. Bunun dışındaki kimlik ve inançları yok sayan bir yaklaşım var. Bu yaklaşım anayasa ve tüm yasalara da dahil olmuş durumdadır” ifadelerini kullandı.

    “Cemevleri meselesi devlet tarafından güvenlik konsepti çerçevesinden bakılan bir durum” diyen Kenanoğlu, meseleye yalnızca inançsal olarak yaklaşılmadığını belirtti. Kenanoğlu, cemevlerini ibadethane olarak kabul edilmesinin ayrı bir dinin ve yeni bir azınlık toplumunun oluşması olarak da görüldüğünü söyleyerek şöyle devam etti:

    “Devletin bekası açısından tehlikeli bir durum olarak görüyorlar. Bu sadece AKP ile de sınırlı bir durum değil. Öncesinde de böyleydi. Örneğin 28 Şubat sürecinde de o dönemin askerlerinin “Cemevleri kültürel olarak çok iyi ama asla ibadethane olarak kabul edemeyiz” şeklinde beyanları var. Bu devlet refleksi haline dönüşmüş durumda.

    “ALEVİLERİN AKP’YE YÖNELECEĞİNİ BEKLEMEK SİYASİ SAFLIK”

    Bir Alevi hakikati var. Bunun dışında oluşacak bir karar ve uygulama Alevi toplumu tarafından hiçbir şekilde kabul görmeyecektir. Alevilerin kendi hakikatini kabul etmeyen ve Alevilere dayatma bir tanım getiren anlayış var. Bu anlayıştan sağlıklı ve Alevilerin hayrına bir sonuç çıkmaz. Seçimlere doğru gidiyoruz ve hükümet zor durumda. Bu nedenle her topluma yönelik bir hamle başlatıyorlar. Kültür merkezleri statüsü yeni sorunlar çıkarır. AKP’nin bugüne kadar Alevi açılımlarından olumlu veya olumsuz hiçbir sonuç çıkmadı. Algı yaratıyorlar. Alevilerin etkileneceğini ve AKP’ye yöneleceğini beklemek siyasi saflıktır.”

    “CEMEVLERİNİ TARTIŞMAYA KİMSENİN HAKKI YOK”

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Danışmanı Murat Kantekin ise “Bir inanç topluluğu “Burası bizim ibadethanemizdir” diyorsa orası onun inanç merkezidir. Bir başkasının bir yer tarif etmesi ve tanımlaması olamaz. Aleviler için cemevleri ibadethanedir. Kimsenin bunu tartışmaya hakkı yoktur” dedi.

    Berfin YILDIZ – Barış KOP / İSTANBUL

  • HDP’li Özen: İktidar Alevilerle ilgili samimi ise yargı kararlarını uygulasın-VİDEO

    HDP’li Özen: İktidar Alevilerle ilgili samimi ise yargı kararlarını uygulasın-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Zeynel Özen, iktidarın, cemevlerini gezmesini ve cemevlerine ibadethane yerine ‘kültür merkezi’ statüsü vererek ‘Alevi Açılımı’ yapmayı planladığı iddialarını Meclis’te yaptığı basın toplantısında değerlendirdi. Özen, “İktidar Aleviler üzerinde yeni bir algı operasyonu yapmak istiyor. Samimiyseler kazanılmış yargı kararlarını uygulasınlar” dedi.

    AKP iktidarının, cemevlerine ibadethane yerine ‘kültür merkezi’ statüsü vererek ‘Alevi açılımı’ yapmayı planladığı iddiaları gündem oldu. AKP iktidarının görevlendirdiği kimi isimlerin cemevlerini dolaşarak “talepler raporu” hazırlaması ve ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “58 ilde 1585 cemevini ziyaret ettik” sözü tartışılmaya devam ediyor.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Zeynel Özen, konuya ilişkin Meclis’te basın toplantısı düzenleyerek değerlendirmelerde bulundu. Özen, AKP İktidarının gerçek amacının Alevilerin sorunlarını çözmek değil onları manipüle ederek oy devşirmeye çalışmak olduğunu vurguladı.

    “ALEVİ CEMAATİ BAŞKANLIĞI, ASİMİLASYONUN ARACI BİR KURUM OLACAKTIR”

    İktidarın Aleviler üzerinde yeni bir algı operasyonu yapmak istediğini ifade eden Özen, AKP İktidarının Alevi çalıştaylarından sonuç alamadığını belirterek; “Bugün başka yöntemler deneyip yine Aleviler üzerinde oyunlar oynanmaya çalışıyorlar. Bugün hükümet danışmanlar aracılılığıyla cemevlerini ziyaret ediyor. Badana, boya, demir, çimento, sandalye, masa, elektrik, su ihtiyaçlarını soruyor. Alevi cemaati başkanlığı kurmak istiyor. Aleviler Diyanet kurulduğundan bu yana karşı çıkmışlarıdır. Diyaneti inkar ve asimilasyon kurumu olarak görmüşlerdir. Diyanetin içinde kurulacak Alevi cemaatleri başkanlığı da aynı şeydir” şeklinde konuştu.

    “MAAŞ BAĞLAMA TEKLİFİ HARAM OLARAK GÖRÜLMELİDİR”

    AKP İktidarının, Alevi inancının sistematiğini bilmediğini söyleyen Özen sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Mürşit, Pir, Dede, Ana, Talip ilişkisinin yüzyıllardır bu topraklarda nasıl gerçekleştiğine dair hiçbir fikirleri olmadığı çok açık. Alevi inancında, erkan yürütenler, hizmet edenler ceme katılan canlardan her şeyden önce rızalık alırlar. Rızalık Aleviliğin olmazsa olmazıdır. Siz maaşlı bir Dede veya imam gönderip toplumun rızalığı olmadan inanç hizmetleri yaptıramazsınız. Aleviler asla bunu kabul etmez. Alevilik kendine özgü bir inançtır. Kendine özgü yolu ve ritüelleri vardır. Dedeler ve Analar hizmet ve erkanları maaş karşılığında yapmazlar. Hizmet hak için yapılır. Hizmet yürüten Mürşitler, taliplerinin hakullahlarıyla, lokmalarıyla yaşarlar. Dede ve Anaları devletin memurları haline getirmek istiyorsunuz. Pirimiz Pir Sultana da böyle bir teklif yapılmıştı. Bu teklifi haram olarak değerlendirip kabul etmemiştir. Bugün de Alevilerden bu Pir Sultan duruşunu göreceksiniz.”

    “ALEVİLERİN HAKLARI GERÇEK ANLAMDA TESLİM EDİLMELİDİR”

    Ülkemizin demokratikleşmesi için her şeyden önce Diyanetin yapısının değiştirilip, hâlihazırda tek temsilleri olan Sünni yurttaşlara verilmesi gerektiğini aktaran Özen, “Diyanet; Aleviler, diğer inançlar veya inançsızlar üzerinde bir tahakküm aracı olarak kullanılmaktan çıkarılmalıdır. Her inancın kendi kendisini finanse edebileceği, kendi kararlarını verebileceği bir ortam sağlanmalıdır. Alevi meselesinde sorunun çözümü çok basittir: AİHM ve Türkiye’deki yargı kararları uygulanarak zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Bununla ilgili aylar öncesinde kanun teklifi de verdik. Resmi mevzuatlarda (Köy Kanunu, Belediye Kanunu, Vergi Kanunu vs)  Kilise, Sinagog ve Cami ibadet yeri olarak geçiyor. Bunların yanına Cemevi ibaresi eklenmelidir. Alevilerin hakları teslim edilmelidir. AKP iktidarını, Aleviler üzerinden kurguladığı oyunlardan vazgeçmeye çağırıyoruz! Elinizi inancımızdan ve değerlerimizden çekin!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Özen: Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri belirlenmeli -VİDEO

    Özen: Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri belirlenmeli -VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen Dersim Tertelesi’nin 84. Yıl dönümü dolayısıyla yaptığı konuşmasında Seyit Rıza’nın idamını hatırlatarak; “Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri belli değildir; arşivler açılmalı, mezar yerleri belirlenmelidir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Dersim Tertelesi’nin 84. Yıldönümü dolayısıyla Meclis’te konuşma yaptı. Konuşmasında Seyit Rıza ve arkadaşlarının idamını hatırlatan Özen, mezar yerlerinin belirlenmesi için arşivlerin açılması gerektiğini söyledi.

    “ARŞİVLER AÇILMALI, MEZAR YERLERİ BELİRLENMELİDİR”

    Özen Meclis’te yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

    “Bundan 84 yıl önce pirimiz Seyit Rıza ve yoldaşları, Kasımın 14’ünü 15’ine bağlayan gece Elâzığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler. İdam için Seyit Rıza’nın yaşı küçültüldü, oğlu ise 18 yaşından küçük olduğu için yaşı büyütüldü. İdamdan önce son isteği soruldu Seyit Rıza’ya, Seyit Rıza “Beni oğlumdan önce idam edin” dedi fakat oğlu, Seyit Rıza’nın gözü önünde idam edildi. Seyit Rıza idam sehpasına giderken “Ben sizin hilelerinizle, oyunlarınızla baş edemedim; bu, bana dert oldu. Ben de sizin önünüzde eğilmedim, diz çökmedim; bu da sizlere dert olsun” diyerek sehpaya yürüdü.

    Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri belli değildir; arşivler açılmalı, mezar yerleri belirlenmelidir.

    Seyit Rıza ve yoldaşlarını saygıyla anıyorum, devirleri daim olsun.”

    PİRHA/ANKARA

  • Avusturya’da St. Pölten Cemevi 31 Ekim’de açılıyor!

    Avusturya’da St. Pölten Cemevi 31 Ekim’de açılıyor!

    PİRHA- Avusturya’nın St. Pölten Eyaleti’nde yaşayan Aleviler, mülkiyetini de aldıkları cemevinin açılışını 31 Ekim’de saat 14:00’te yapacak. 

     Avrupa Alevi Birlikleri Bileşenleri St. Pölten Cemevi 31 Ekim’de açılıyor. Saat 14:00’te yapılacak açılışta AABF Bileşenleri St. Pölten Başkanı Ali Çimen, AABF Genel Başkanı Özgür Turak, AABF İnanç Kurulu Başkanı Haydar Bilgin ve St. Pölten İnanç Kurulu adına Ali Akbaba, konuşmacı olarak yer alacak.

    Cemevi açılışında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker, Ana Zekiye Bilgin, AABK Örgütlenme Sorumlusu Mehmet Ali Çankaya, St. Pölten Belediye Başkanı Mathias Stadler, Avusturya Kadınlar Birliği Başkanı Ülker Sinci, HDP Milletvekili Zeynel Özen ile CHP Milletvekili Orhan Sarıbal da bulunacak.

    Sanatçı Metin Karataş, Taner Özdemir ve Gülistan Keleş de açılış etkinliğinde sahneye çıkacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Özen: Diyanet artık bir propaganda bakanlığına dönüşmüştür; yoksulluğu kutsuyor-VİDEO

    Özen: Diyanet artık bir propaganda bakanlığına dönüşmüştür; yoksulluğu kutsuyor-VİDEO

    PİRHA- Milletvekili Zeynel Özen, Diyanet İşleri Başkanlığının artık “propaganda bakanlığına” dönüştüğünü ifade ederek, “Biliyorsunuz, tarihte bir Goebbels vardı, Hitlerin Propaganda Bakanı. Şimdi, bizim de, sarayın da bir propaganda bakanlığı var: Diyanet kendi işleriyle uğraşmıyor, yoksulluğu kutsuyor” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’te görüşülen “3854 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında konuştu.

    Özen, AKP iktidarının Vergi Kanunu konusunda köklü bir değişimden yana olmadığını ifade ederek “Bu kanun teklifinin tek bir maddesinde bile vergi adaletiyle ilgili bir şey yoktur. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınacağına ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır” dedi.

    “SARAYIN DA BİR PROPAGANDA BAKANLIĞI VAR: DİYANET”

    HDP’li Zeynel Özen, vergi yükünün “emekçilerin sırtında” olduğunu belirterek şu konuşmayı yaptı:

    “Türkiye’de vergi dağılımı emeğiyle geçinen yurttaşların aleyhinedir. Bunu, 2020 yılı Merkezî Yönetim Bütçesi vergi giderlerinden okumak mümkündür. 2020 yılında merkezî yönetim, yaklaşık 833 milyar vergi toplamıştır; bu rakamın 159 milyarı gelir vergisidir, beyana dayanan vergi geliri ise ancak bunun yüzde 5’idir. Bu birkaç veri bile en çok vergiyi emekçilerin ödediğini göstermektedir. Çünkü tıpkı asgari ücrette olduğu gibi henüz emekçiler maaşlarını almadan, kaynağında vergi kesintisi yapılmaktadır.

    HDP olarak asgari ücretliden alınan vergiyi asla kabul etmiyoruz. Asgari ücretten yaklaşık 500 lira vergi kesilirken lüks tüketim mallarından ya hiç vergi alınmıyor ya da yüzde 1 alınıyor. Asgari ücretin vergiden muaf kılınmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyoruz ve bir an önce rantın vergilendirilmesi, rant vergisi getirilmesini savunuyoruz.

    “EN ÇOK VERGİYİ EMEKÇİLER ÖEDEMEKTEDİR”

    Ülkede en çok vergiyi emekçiler ödemektedir. Buna karşılık sermayeye sürekli çeşitli vergi kıyakları yapılmakta, devasa şirketlerin borçları silinmektedir. Arkadaşlar, deniz bitti, kara gözüküyor; iktidarın da günleri sayılıdır. ‘Son çeyrekte yüzde 7 büyüdük’ diyorsunuz. Bunu gerçek olarak da kabul etsek iki, üç yıla kadar kişi başına millî gelirin 12-13 bin dolar olduğunu söylüyorduk, bugün 7 bin doların altına düştü. Bu ne demektir? Bir avuç yandaş, 5’li çetenin ve sarayın çevresinin zenginleştiği, halkımızın yoksullaştığı, fakirleştiği anlamına geliyor. AKP Genel Başkanı ‘İngiltere, Almanya, Amerika yiyecek kuyruğunda’ diyor. Arkadaşlar, olur olur da böyle kuyruklu yalanlar olmaz, bu kuyruklu yalanlara kimse inanmıyor. Ailelerinizde mutlaka Almanya’da olan biri var, akrabalarınız var, bir sorun, buna gülüp geçiyor herkes. Biliyorsunuz, tarihte bir Goebbels vardı, Hitlerin Propaganda Bakanı. Şimdi, bizim de, sarayın da bir propaganda bakanlığı var: Diyanet kendi işleriyle uğraşmıyor, yoksulluğu kutsuyor, işte, deniz ürünleri yiyeceğinin helal mi haram mı olduğunu tartışıyor. Hırsızlığın, arsızlığın, yolsuzluğun, vergi kaçırmanın, yurt dışına para çıkarmanın haram olduğunu söylemiyor yani. Mevcut Diyanet artık bir propaganda bakanlığına dönüşmüştür. Hep ırkçılık ve din üzerine siyaset yapıyorsunuz ama bu karın doyurmuyor. İnsanlarımız yoksul, aç, fakir. Onun için biz diyoruz ki: Vergi kanunlarını palyatif hamlelerle çözemezsiniz. Vatandaşın vergi yükü altında ezilmemesi için kalıcı ve istikrarlı çözümlere ihtiyaç vardır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Özen: Isparta Belediye Başkanı ve Vali derhal görevinden alınsın -VİDEO

    Özen: Isparta Belediye Başkanı ve Vali derhal görevinden alınsın -VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen Meclis’te yaptığı konuşmada, Isparta’da AKP’li Isparta Belediye Başkanı’nın PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’a yönelik müdahalesini gündeme getirerek; “Alevilerin üzerinden ellerinizi çekin. Herkes hakkını ve haddini bilsin. Bu Belediye Başkanı ve Vali derhâl görevinden alınsın” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, AKP’li Isparta Belediye Başkanı’nın, Isparta Cemevi’nin açılışında Diyanet İşleri Başkanlığı’nı eleştiren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’a müdahale ederek kürsüden indirmek istemesini Meclis’te yaptığı konuşmada gündeme getirdi.

    “CEMEVLERİMİZ KİMSENİN BABASININ MALI DEĞİLDİR”

    Özen yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:

    “Isparta’da Alevi canların lokmalarıyla bir cemevi yapıldı. Açılışına AKP’li belediye başkanı ve Vali de katılmıştır. Alevi kurum başkanları eşit yurttaşlık taleplerini, cemevlerinin ibadet yeri sayılmasını konuşmalarında talep etmişlerdir. Belediye Başkanı ve Vali ‘Bunlar siyasi taleplerdir. Ben de çimento ve demir verdim…’ sanki kendi cebinden vermiş gibi açılışa müdahale etti ve provoke etti. Tüm Alevi kurumların başkanları ve kanaat önderleri protesto ederek alanı terk ettiler. Burada birçok sefer söyledik, Alevilerin üzerinden ellerinizi çekin. Herkes hakkını ve haddini bilsin. Bu Belediye Başkanı ve Vali derhâl görevinden alınsın.

    Isparta Cemevi’nin açılışında ‘Susturun bunları. Burayı ben yaptım. Diyanete laf söyletmem’ deyip, Alevilere saygısızlık yapan AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen isimli zat haddini bilip derhal istifa etmelidir. Cemevlerimiz kimsenin babasının malı değildir!”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevileri hedef alan din dersi öğretmeni Meclis gündeminde!

    Alevileri hedef alan din dersi öğretmeni Meclis gündeminde!

    PİRHA-Milletvekili Zeynel Özen, Ankara’daki bir okulda din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, “Aleviler neden abdest alıp namaz kılmıyor? Oruç neden tutulmuyor? Biz Hazreti Ali’yi sevmeyiz. Hazreti Ali, peygamber efendimizin eşine küfür etmiş” sözlerini Meclis’e taşıdı. Özen, hazırladığı soru önergesinde “Öğretmen M.K. hakkındaki yoğun şikâyetlere rağmen neden halen bir soruşturma başlatılmamıştır?” dedi.

    Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, Ankara’nın Mamak ilçesindeki Şehit Ali İhsan Okatan Ortaokulu’nda M.K. adlı din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, Alevi öğrencilere yönelik sözleri tartışmalara sebep oldu.

    M.K adlı öğretmenin, 20 Eylül’deki ders sırasında 8. sınıf öğrencilerine “Alevi olanlar parmak kaldırsın” dedikten sonra parmak kaldıran öğrencilere “Aleviler neden abdest alıp namaz kılmıyor? Oruç neden tutulmuyor?” sorularını yönelttiği aktarıldı. Öğretmenin ayrıca “Biz Hazreti Ali’yi sevmeyiz. Hazreti Ali, peygamber efendimizin eşine küfür etmiş” ifadelerini kullandığı da iddia edildi.

    Öğrencilerin, derste yaşananları ailelerine anlatması ve okula gitmek istememesi üzerine veliler, M.K. adlı öğretmenle bir araya geldi. Görüşme esnasında söz konusu öğretmenin, velinin Zülfikar kolyesini işaret ederek “Zaten sormama gerek yok. Kimin ne olduğu belli. Boyunlarındaki kolyeden tanıdım kimin ne olduğunu” ifadelerini kullandığı aktarıldı.

    Yaşananlara dair veliler, okul müdürlüğüne şikâyette bulunarak M.K’nin, “öğrenciler arasında kutuplaşmaya neden olduğu, öğrencilerin problem yaşamasına ve psikolojik olarak yıpranmalarına neden olacak şekilde davrandığı ve öğrencileri olumsuz yönde etkilendiği” vurgulandı. Ancak şikayetlere rağmen, M.K hakkında herhangi bir işlem yapılmadı.

    NEDEN HALEN GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMEMİŞTİR?”

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, nefret söyleminde bulunan öğretmen hakkında Meclis’e soru önergesi sundu. Özen, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından yanıtlanmasını istediği önergede şu sorularına cevap istedi:

    *“Ankara’nın Mamak ilçesindeki Şehit Ali İhsan Okatan Ortaokulu’nda Alevilere hakaret eden Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni M.K. hakkındaki yoğun şikâyetlere rağmen neden halen bir soruşturma başlatılmamıştır?

    *Mevzubahis öğretmen neden halen görevden el çektirilmemiştir?

    *Öğretmen hakkında bir soruşturma başlatıp bitene kadar görevden el çektirilmesi düşünülmekte midir?

    *Alevi çocuklarının bu örnekteki gibi nefret suçlarına sıklıkla maruz kaldıkları zorunlu din derslerinin ‘eşitlik ilkesine aykırı’ olduğuna hükmeden, AİHM ve Türkiye’deki birçok yargı kararının gereğinin yapılmasına dair herhangi bir planınız var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Maraşlı Milletvekilleri, yolu ve suyu olmayan Kürt Alevi köyleri için konuştu: Cezalandırıyorlar

    Maraşlı Milletvekilleri, yolu ve suyu olmayan Kürt Alevi köyleri için konuştu: Cezalandırıyorlar

    PİRHA-Milletvekili Mahmut Toğrul ve Zeynel Özen, Afşin ilçesine bağlı Haticepınarı, Oğlakkaya ve Örenli köylerine yol ve su hizmeti verilmemesini PİRHA’ya değerlendirdiler. Milletvekilleri, “Köylüler, bu çağda halen elektrik ve sudan yoksunlar. Kürt ve Alevi kimlikleri sebebiyle cezalandırılıyorlar. Bölgenin demografik yapısını değiştirmek adına ayrıca doğa da talan ediliyor” sözleriyle eleştirdiler.

    Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Haticepınarı, Oğlakkaya ve Örenli köyü sakinleri, Cumhuriyet tarihi boyunca kamu hizmetlerinden mahrum olduklarını dile getirdi. Kürt ve Alevi yurttaşların yaşam sürdüğü bu coğrafyada “Oy verin ki hizmet gelsin” baskısı sürüyor. Ancak baskılara boyun eğip yerel seçimlerde iktidara oy verseler dahi Alevi köylerine ne yol yapılıyor ne de su hizmeti götürülüyor. Durum öylesine ciddi ki kimi köylere elektrik dahi verilmiyor.

    Alevi yurttaşların sorunları Meclis’te de karşılık bulmuyor. Yıllar önce verilen soru önergeleri cevap bulmazken Genel Kurul’da yapılan konuşmalar da “Bölücülük yapıyorsunuz” tepkisiyle karşılanıyor.

    “BU ÇAĞDA ELEKTRİK VE SUDAN YOKSUNLAR”

    Maraşlı Milletvekili Mahmut Toğrul da yapılan bu ayrımcılığı “Maalesef özellikle Maraş’ta nerede bir köyün yolu ve suyu yoksa emin olun ki o köy, Kürt ve Alevi köyüdür” sözleriyle yorumladı. HDP Antep Milletvekili Toğrul, yurttaşların uzun yıllardır Kürt ve Alevi kimliklerinden ötürü açık bir şekilde ayrımcılığa maruz kaldığını belirterek konuya dair şunları söyledi:

    “AKP-MHP İktidarı döneminde de ‘Bize oy verin ki size hizmet edelim’ diyorlar. Oy aldıkları yerdeki insanlar da diyor ki ‘Size oy veriyoruz ama neden hala bize hizmet etmiyorsunuz?’ Türkiye’nin genelinde bu tür ayrımcılıklar söz konusu iken Maraş’ta, Antep’te maalesef kimlikten kaynaklı olarak bu köylerin hizmeti karşılanmıyor.

    Örneğin hala Pazarcık ilçesinde bazı köylerde elektrik yok. Bu çağda elektrik ve sudan yoksunlar. Maalesef bunlar hala yaşanıyor. Konu ile ilgili zaman zaman soru önergeleri verip Meclis kürsüsünde meseleyi dile getiriyoruz. Ama maalesef AKP’nin bu konudaki yaklaşımı değişmiyor.”

    HUKUKEN YAPTIRIM SÖZ KONUSU MU? 

    Milletvekili Mahmut Toğrul, hizmet almak adına Afşin’e bağlı Örenli köyü sakinlerinin AKP’ye verdiği oyları işaret ederek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Hukuken başvuru yapılabilir mi, muğlak! Şu anda işin doğrusu bir hukuk mercii de bırakılmadığı için insanlar daha çok AKP’ye oy verme yönünde zorlanıyor. Oy verdikleri halde de aslında sorunların çözülmediğini görüyor. Aslında bunu sadece bir baskı aracı olarak kullanıyorlar. Ama zihinlerinde sanki o insanlar, bir yurttaş, vergilerini ödeyen vatandaşlar değilmiş gibi bir tutumları var. Kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil. Zaman zaman bu konuyu Meclis’te dile getirdiğimiz zaman bizi ‘ayrımcı bir dil kullanmakla’ suçluyorlar. Kendileri fiilen ayrımcılık yapmalarına rağmen bunları dile getirdiğimizde de ‘siz ayrımcı bir dil kullanıyorsunuz, böyle bir durum yok’ diyebiliyorlar.

    “BÖLGENİN DEMOGRAFİK YAPISINI DEĞİŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

    Mahmut Toğrul, Kürt ve Alevi kimliği ile bölgeden çok sayıda sanatçının çıktığına da işaret ederek bu yönlü gelişmelerin iktidarları rahatsız ettiğini anlattı. “Kesinlikle köylüler cezalandırılıyor” diyen Toğrul, şöyle devam etti:

    “Pazarcık, Elbistan, Afşin bölgesi kendine ait dili, kültürü ve üretimi olan bir coğrafyadır. Aynı zamanda bu bölgelerin doğası da talan ediliyor. Özellikle Pazarcık Ovası’nda Türkiye’nin en büyük çimento fabrikaları yapıldı. Yine bir Kürt ve Alevi köyü olan Çöçelli’ye biyokütle enerji santrali yapılıyor. Yani sürekli o bölgenin demografik yapısını değiştirmek, bölgenin özgün yapısını bozmaya yönelik bir tutum ve davranış sergilendiğine şahit oluyoruz.”

    ‘TEŞVİK OLSUN’ DİYEREK SADECE BİR KÖYÜN YOLLARINI YAPTILAR!

    Maraşlı bir diğer Milletvekili Zeynel Özen de konuyu defalarca kez Meclis’te gündeme getiren isimlerden. HDP’li Özen, “Bu köylerin yolları, suları yok ve tek suçları Alevi olmaları” diyerek iktidarı eleştirdi.

    İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, “Kendilerine oy vermeyen Alevi köylerine hiçbir hizmet götürülmüyor” diyerek iktidarın, oy alabilmek adına farklı formüller yürüttüğünü de anlattı. Özen, “AKP’ye 15 civarında oy çıkan bir köyün zamanında yayla yollarını dahi yaptılar. O bölge genelde CHP’ye oy verirdi. Köyden çıkan bir de milletvekili olması sebebiyle teşvik amacıyla yollarını yaptılar. Ama diğer köylere bir türlü hizmet gitmedi” dedi.

    500 METRELİK YOLUN 250 METRESİNE ASFALT DÖKTÜLER!

    Zeynel Özen, “Şimdi AKP’ye oy verip kendilerine hizmet yapılsa bile o hizmet, hizmet değil rüşvettir, haramdır” diyerek şunları söyledi:

    “Konu ile ilgili hiçbir soru önergeme cevap dahi vermediler. Örneğin kendi köyüm için 500 metre asfalt yapılması için çokça çaba sarf ettik. Yolun yarısını yapıp diğer yarısını bıraktılar. Sonbahar olması sebebiyle ‘yazın yapalım’ dediler. En son yetkililere ‘artık ben söylemekten utanıyorum siz hiç utanmıyor musunuz?’ dedim. Yani bunların tek nedeni bölgedekilerin Alevi olması. Malesef bizim köylerde kimse AKP’ye oy vermez. Meclis açıldığında konunun yine takipçisi olacağız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Özen’den Kürtçe konuşan din alimlerinin tutuklanmasına tepki: Haddinizi bilin!-VİDEO

    Özen’den Kürtçe konuşan din alimlerinin tutuklanmasına tepki: Haddinizi bilin!-VİDEO

    PİRHA-Milletvekili Zeynel Özen, din hizmetlerini Kürtçe sunmaları sebebiyle tutuklanan din alimleri için Meclis’te konuştu. Özen, “Biz Alevileri zaten yok sayıp asimile etmek için elinden geleni yapanlar şimdi Şafi Kürtleri hedef almışlardır. Hiç kimse bu saray düzenini, şeyhülislamlık makamı olan Diyaneti kabul etmek zorunda değildir” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, çoğu 70 yaş üstünde 28 din aliminin Kürtçe hizmet sunmaları sebebiyle gözaltına alınmalarına ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda konuştu.

    Özen, Kürtlerin ana dili olan Kürtçe’nin kriminalize edilmeye çalışıldığını ifade ederek “Şafii mezhebi ve ritüellerinin yaşanması da suç unsuru olarak sunuldu” dedi.

    “ŞİMDİ DE ŞAFİ KÜRTLERİ HEDEF ALMIŞLAR”

    Zeynel Özen, “9 din âlimi sarayın hocaları olmayıp, sarayın fetvacılarına teslim olmadıkları için tutuklandılar” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Neden insanların kendi ana dilleriyle ibadet etmelerinden korkuyorsunuz? İbadet Tanrı ile kul arasındadır, bırakın kul hangi dilde isterse Tanrı’ya ibadetini o dilde etsin. İslam’da ‘Arapça dışında ibadet edilemez’ diye bir kural mı vardır?

    Âşık Mahzuni Şerif’in ‘Ey Arapça okuyanlar! Allah Türkçe bilmiyor mu?’ diye bir şiiri var. Ben de burada size soruyorum: Haşa! Allah Kürtçe bilmiyor mu? Siz tüm muhalefeti teröristlikle suçladınız, şimdi hızınızı alamadınız AKP’li olmayan din âlimlerini bile Diyanet fetvalarıyla Müslüman olmamakla suçlayan bir hâle geldiniz. Diyanet, biz Aleviler için bir asimilasyon merkezidir, kul hakkıyla finanse edilen gayrimeşru bir kuruluştur. Biz Alevileri zaten yok sayıp asimile etmek için elinden geleni yapanlar şimdi Şafi Kürtleri hedef almışlardır. Hiç kimse bu saray düzenini, şeyhülislamlık makamı olan Diyanet!i kabul etmek zorunda değildir. Toplumun bütün unsurlarını sarayın emrine havale etmek istiyorlar, buna din âlimlerini eklemek istiyorlar. Yani saray, aslında, kendi İslam’ını yaratmak istiyor, rehin alınan din âlimleri ise bunu reddetmektedirler. İslam’ın evrensel değerleri üzerinden, zalimlerin değil mazlumların izinden giden din âlimleri hedef alınmıştır.

    “HER MÜSLÜMANI AKP’Lİ YAPMAK HANGİ KİTAPTA YAZIYOR”

    Din âlimlerine neyi yakıştıracaklar, bunu gerçekten merak ediyoruz. Din görevlilerini gözaltına almak hangi vicdana sığar? Her Müslüman’ı zorla AKP’li yapmak, olmuyorsa onlara zulmetmek hangi kitapta yazıyor? Türkiye, halklar ve inançlar bakımından zengin bir coğrafyadır, bunu her fırsatta büyük bir gururla ve onurla ifade ediyoruz. Bu gözaltılarla kendileri gibi düşünmeyen Müslümanları hedef seçmişlerdir. Buradan Cumhur İttifakına sesleniyoruz: Yeter artık! Haddinizi bilin ve toplumun hassasiyetlerine saldırmaktan vazgeçiniz.

    Din alimleri olmaları gereken yerde olmalıdır. Cenaze kaldırmalı, camilerde görevlerini yerine getirmeli, din alimleri kanaat önderleri olarak toplumun sorunlarına değinebilmeli, toplumun yaralarını sarmalıdırlar. Bunu yapmaya çalışan din alimlerine DİYADER ve Demokratik İslam Kongresi üyelerine yapılanları kabul etmiyoruz, bunu hiçbir vicdan kabul etmez. Toplumun vicdanı yaralanmıştır. Rehin alınan din alimleri serbest bırakılmalıdır.

    Yaşasın dinlerin ve inançların kardeşliği diyorum, saygılar sunuyorum.”

    PİRHA/ANKARA

  • Özen’den Bakan danışmanının cemevlerini ziyaretine tepki: Yeni oyun peşindeler -VİDEO

    Özen’den Bakan danışmanının cemevlerini ziyaretine tepki: Yeni oyun peşindeler -VİDEO

    PİRHA-Milletvekili Zeynel Özen, İçişleri Bakan danışmanının da içinde bulunduğu bir ekibin cemevlerini ziyaret ederek “Bir talebiniz var mı?” sorusunu yöneltmelerine tepki gösterdi. Özen “Aleviler eşit yurttaşlık istiyor” diyerek AKP iktidarının yeni oyunlar peşinde olduğunu kaydetti. 

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, uzun bir süredir İçişleri Bakan danışmanı sıfatı ile cemevlerini ziyaret edenleri Meclis Genel Kurulu’nda gündeme getirdi.

    Özen, bakanlık yetkililerinin ‘talepler listesi’ oluşturmasını eleştirerek Meclis Genel Kurulu’nda şu konuşmayı yaptı:

    “Bugünlerde İçişleri Bakan yardımcıları ve müsteşarları cemevlerimizi ziyaret etmektedir. ‘Cemevlerinin ihtiyaçlarını tespit ediyoruz.’ diyorlar, ‘Boya, tuğla, kapı, pencere ihtiyacınız var mı?’ diye soruyorlar. Yine, iktidar, Alevilerin sorunlarını çözme değil yeni oyunlar peşinde. Buradan iktidara sesleniyorum: Aleviler eşit yurttaşlık istiyor. Bu konuda kanun teklifi de verdim, kanunlarda ibadet merkezleri sayılırken kilise, havra, sinagog, caminin arkasına ‘cemevi’ eklenmesi gerekiyor, Alevilerin sorunlarını çözmek bu kadar basit. Biz cemevlerimizi kendimiz yaptık, Aleviler sadaka istemiyor, eşit yurttaşlık hakkını istiyorlar. Vergilerimizi Diyanet alıyor, Diyanet’e biz bu vergilerimizi helal etmiyoruz, helal etmiyoruz, helal etmiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Depremden etkilenen Bölükkaya Köyü’nde yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı-VİDEO

    Depremden etkilenen Bölükkaya Köyü’nde yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Elazığ Sivrice depreminde etkilenen Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’nde Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun katkılarıyla yaptırılan çeşmenin açılışı yapıldı. Açılışa Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Kurucu Başkanı Turgut Öker, Eş Genel Başkanlar Nevin Kamilağaoğlu, Hüseyin Mat, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, HDP Milletvekilleri Zeynel Özen ile Kemal Bülbül ve Avrupa ile Türkiye’den çok sayıda Alevi katıldı. 

    2020 yılında Elazığ Sivrice’de meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremden etkilenen merkezlerden biri de Malatya’nın Pütürge İlçesi’ne bağlı köyler ve mezralardı. Bunlardan biri de Malatya’nın Pütürge ilçesine bağlı Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’ydü.

    Deprem sonrası Hüsükuşağı (Bölükkaya) Köyü’ne Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun katkısıyla çeşme yaptırıldı.

    Bugün çeşmenin açılışı yapıldı. Açılışa Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker, AABK Eş Genel Başkanları Nevin Kamilağaoğlu, Hüseyin Mat, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, HDP Milletvekilleri Zeynel Özen ve Kemal Bülbül ile Avrupa’dan ve Türkiye’den çok sayıda Alevi temsilci katıldı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nda bu işin sorumluluğunu alan arkadaşlarına  teşekkür eden AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Yapmamız gereken bir sorumluluğu yerine getirdik. Biz çok ciddi bir şekilde konfederasyon olarak özellikle Malatya, Elazığ depremlerine ilişkin Avrupa’da geniş kapsamlı bir kampanya organize etmiştik, aslında bu da yaptığımız kampanyanın bir devamı. AABK’nın isminin olduğu bir pınarın olması bizim için oldukça önemli” dedi.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise, “Biz dağların yarenleriyiz, toprağın dostuyuz o yüzden bu dağlar ve toprak ile yapılan yarenlikten hakikat doğar dolayısıyla burada bulunan insanlar hakikati kendi yaşamından bilen insanlar. Irkçılığın, faşizmin ayyuka çıktığı bir süreçte suyun akarında buluşmak önemli bir şey. Su kutsaldır bizde, suyun üzerine yemin edilir ve su Kerbelanın ilacıdır. Suyu vesile ederek ırkçılığa karşı dayanışmada bulunmak çok anlamlıdır” diye konuştu.

    Alevilerin dayanışmasının çok önemli olduğunu belirten HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, “Bu dayanışma daha da genişlemeli çünkü öyle bir süreçten geçiyoruz ki bir tarafta kirli bir savaş yürütülüyor öbür tarafta Alevilerinde can ve mal güvenliğinin en tehlikede olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu sıkıntılı süreci aşmak için birlik içinde olmamız gerekiyor” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Hüseyin Mat da, “Malatya’nın Pötürge ilçesine bağlı Bölükkaya Köyü’ndeyiz. Malatya-Elazığ depremi kapsamında yaptırılan çeşmenin açılış törenine katıldık.

    Avrupa’dan lokma gönderen ve çeşmenin yapımına katkı sunan cümle canlara teşekkür ediyoruz. Lokmaları hakikat kapısına yazılsın” dedi.

    PİRHA/ MALATYA

     

  • Milletvekili Özen’e fezleke yanıtı: Belki savcının çekmecesinde duruyor!

    Milletvekili Özen’e fezleke yanıtı: Belki savcının çekmecesinde duruyor!

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Meclis’e ulaşmayan fezlekeyi, partiyi kapatmaya yönelik davanın iddianamesinden öğrendi. Dolasıyla olmayan bir fezleke, kapatma gerekçelerinden birisi olarak iddianamenin konusu oldu!

    Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapatmaya yönelik iddianamede siyasi yasak istenen kişiler arasında 29’uncu sırada bulunan İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de yer alıyor.

    2018 yılında HDP’ye üye olan Özen, “partide üst düzey görev alan” diye iddianamede tanımlanıyor. Özen’e dair iddianamede, “27. Dönem Milletvekili Zeynel Özen’in, yasaklama kararına rağmen düzenlenen kanunsuz eylem karşısında tedbir almakla görevli kolluk birimlerinin tüm uyarı anonslarına ve ikazlarına karşın eylemci grup ile birlikte hareket ettiği ve eylemci gruptan ayrılmadığı, dağılmamakta ısrar etmek suretiyle 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde tanımlı suçu işlediği” belirtilerek; “Anayasa’nın 83. maddesine istinaden dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması gerektiği kanaati ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirlerine tevdi olunmak üzere fezleke tanzim edildiği…” ifadeleri yer aldı.

    İddianamede, Özen hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Bürosu tarafından 2021/243 sayılı fezleke hazırlandığını, suç konusunun da 27 Ağustos 2019 tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen kayyım protestosunda yaptığı konuşmalar olduğu belirtildi. Ancak HDP’li Zeynel Özen hakkında Meclis’e gelen herhangi bir fezleke dosyası bulunmuyor.

    HENÜZ YAZILMAMIŞ BİR FEZLEKE İDDİANAME KONUSU OLDU!

    HDP’li Zeynel Özen, yaşananlar sonrası Anayasa Komisyonu’nda fezlekelerle bizzat ilgilenen yetkili kişilerden bilgi talep etti. Özen’in aldığı cevap “Halen gelmiş bir fezleke yok. Bunu savcı hazırlamış olabilir. Belki çekmecesinde duruyor veya Adalet Bakanlığı’nda vs. bekliyor olabilir. Bizlere intikal etmediği için teknik olarak buna ‘fezleke’ demek mümkün değil” yönünde oldu.

    Dolasıyla henüz Meclis’e sunulmayan bir fezleke, kapatma gerekçelerinden birisi olarak iddianamenin konusu oldu.

     

  • Zeynel Özen, Meclis’e gelmeyen fezlekeyi, HDP iddianamesinden öğrendi

    Zeynel Özen, Meclis’e gelmeyen fezlekeyi, HDP iddianamesinden öğrendi

    TRT’nin “fezlekesi yok” diye hakkında günlerce haber servis ettiği HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, kendisine ve Meclis’e ulaşmayan fezlekeyi, partiyi kapatmaya yönelik davanın iddianamesinden öğrendi. 3 yıl önce partiye üye olan Özen, üst düzey yönetici yapıldı. 
    Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapatmaya yönelik iddianamede siyasi yasak istenen kişiler arasında 29’uncu sırada bulunan İstanbul Milletvekili Zeynel Özen de yer alıyor.
    3 YILDA ÜST DÜZEY OLDU! 
    2018 yılında HDP’ye üye olan Özen, “partide üst düzey görev alan” diye iddianamede tanımlanıyor. Özen’e dair iddianamede, “27. Dönem Milletvekili Zeynel Özen’in, yasaklama kararına rağmen düzenlenen kanunsuz eylem karşısında tedbir almakla görevli kolluk birimlerinin tüm uyarı anonslarına ve ikazlarına karşın eylemci grup ile birlikte hareket ettiği ve eylemci gruptan ayrılmadığı, dağılmamakta ısrar etmek suretiyle 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde tanımlı suçu işlediği” belirtilerek; “Anayasa’nın 83. maddesine istinaden dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması gerektiği kanaati ile Türkiye Büyük Millet Meclisinin takdirlerine tevdi olunmak üzere fezleke tanzim edildiği…” ifadeleri yer aldı.
    İddianamede, Özen hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenterler Bürosu tarafından 2021/243 sayılı fezleke hazırlandığını, suç konusunun da 27 Ağustos 2019 tarihinde Diyarbakır’da düzenlenen kayyım protestosunda yaptığı konuşmalar olduğu belirtildi.
    MECLİS’TE FEZLEKE GELMEDİ
    Ancak HDP’li vekil Zeynel Özen hakkında Meclis’e gelen herhangi bir fezleke dosyası bulunmuyor. Özen’in HDP’de üst düzeyde bir görevi de bulunmuyor ve sadece milletvekili olarak çalışmalarını sürdürüyor.
    TRT SERVİS ETMİŞTİ
    TRT’nin Gece Bakışı programında 11 Haziran akşamı servis edilen haberde, “Meclis’te 59 HDP’li isim hakkında düzenlenmiş 930 dosya bulunuyor. HDP’den sadece İstanbul Milletvekili Zeynel Özen hakkında fezleke yok” ifadeleri yer aldı. TRT’nin HDP karşıtı propagandası kapsamında yer alan bu haber, farklı programlarda defalarca servis edildi.
    ÖZEN: BANA ULAŞAN FEZLEKE YOK, İDDİANAMEDEN ÖĞRENDİM
    MA’ya konuşan Özen, “Hakkımda Meclis’e ya da bana ulaşan bir fezleke yok. TRT çarşaf çarşaf haber yaptı, HDP’nin tek fezlekesi olmayan vekili diye servis ettiler. Oysaki varmış! Hakkımda bir fezleke olduğunu Meclis’ten değil de iddianameden öğrendim” dedi. Özen, iddianame yenilenme sürecinde hakkımda hızlıca ve suç uydurmak için bir fezleke hazırladıklarını düşündüğünü söyledi.
    Özen, iddianamede yer alan hakkındaki suçlamalar için, “Amed demişim, iç işgal bakanı demişim. Ben bunları bugün de diyorum, yarın da yaparım. İddianamede, 29’uncu sıradayım. 520 kişiden 29’uncu sıraya konulmuşum. Örgüt yöneticisi olarak gösteriliyorum. Onların örgüt yöneticisi demesiyle olmuyor. Ben 30 yıldır Alevi hareketinde mücadele edip geldim. 2018’de partiye üye oldum. İddianamede ise örgütün üst yöneticisi olduğum söyleniyor. Bu yolgeçen hanı mı? Bunlar kendileri gibi sanıyorlar, rüşvet verilerek bir yerlere gelineceğini sanıyorlar. Bu iddianame yazılmak için yazılmış. İş olsun diye yazılmış” diye konuştu. (MA / Deniz Nazlım)
  • HDP Milletvekili Zeynel Özen ve beraberindekiler Kezban Bektaş’ı ziyaret etti

    HDP Milletvekili Zeynel Özen ve beraberindekiler Kezban Bektaş’ı ziyaret etti

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Mehmet Ali Çankaya ve beraberindekiler, Nisan ayında Hakk’a yürüyen Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş’ı ziyaret edip, Zeynep Yıldırım Cemevine mihman oldular. 

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Mehmet Ali Çankaya ve beraberindekiler, Nisan ayında Hakk’a yürüyen Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş’ı ziyaret ettiler.

    Özen, Facebook hesabından, “Hakka uğurladığımız yoldaşımız Zeynep Yıldırım’ın acılı annesi Kezban anaya mihman olup acılarını paylaştık” dedi.

    PSAKD Sarıyer Zeynep Yıldırım Cemevine de mihman olduklarını belirten Özen, “Zeynep canımızın adı yıllardır hizmet ettiği yerde yaşayacak” dedi.

    Zeynep Yıldırım’ın 40. günü nedeniyle verilen lokmada, Armutlu Cemevinin adı Zeynep Yıldırım Cemevi olarak değiştirilmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    HDP’li Özen: Vergi affı Kanunu 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artıracak-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ Kanunu’nun görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, “Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır” dedi. Özen, çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurguladı.

    1 Haziran Salı günü Genel Kurul’da AKP milletvekillerinin imzasını taşıyan, ‘Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’ teklifi ele alındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen ‘Vergi affı’ kanununun görüşmeleri sırasında Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak görüşülen yasaya ilişkin konuşma yaptı.

    “AKP İKTİDARI SİYASİ ÖMRÜNÜ UZATMA DERDİYLE İÇİ BOŞ KANUN TEKLİFLERİ GETİRİYOR”

    AKP iktidarının günü kurtarmak için yasalar çıkardığını belirten Zeynel Özen konuşmasında şunları dile getirdi:

    “AKP iktidarı, yalnızca günü kurtarmak amacıyla, tamamen siyasi ömrünü uzatma derdiyle getirdiği kanun teklifleriyle içini boşalttığı hazine kasasını sonucu ne olursa olsun yalnızca doldurma gayreti içerisindedir. Burada sözde stok affı kapsamında zaten zor durumda olan KOBİ’lerden KDV alacak, iflasa sürükleyecektir. Bu işletmeler zaten yatırım yamadıkları için zamanını dolduran teçhizat ve makinelerle ayakta durmaya çalışıyor. Ayrıca teçhizat ve makinelerin ilgili iş alanı içerisinde gerekli yeterliliklere sahip olup olmadıklarına yönelik bir inceleme yapılmaması, buna yönelik düzenleme ve incelemelerin öncelikli olarak ele alınması gerekirken yine gayri resmî bir yöntemle sadece vergi gelirlerinin esas alınması gelecekte büyük tahribatlara yol açacaktır.”

    “BU YASA 5’Lİ ÇETENİN VE YANDAŞLARIN KARLARINI ARTIRACAK”

    Çıkarılmak istenen ‘Vergi affı’ yasası ile iktidara yakın büyük şirketlerin kârlarını artıracağını vurgulayan Özen sözlerine şu şekilde devam etti:

    “TÜİK, Türkiye’nin yüzde 7 büyüdüğünü açıkladı. Kişi başına millî gelir 11 bin dolardan 7 bin dolarlara indi. Fakat iktidar onlarca kez çıkardığı özel vergi aflarıyla 5’li çetenin ve yandaşların kârlarını artırdı. Dar gelirlilerin geliri yüzde 30 civarında azalırken 5’li çete ve yandaşlar servetine servet kattı. TÜİK aracılığıyla servis edilen bu veriler gerçekçi ve doğru değil çünkü millî gelir eşit olarak dağıtılmamaktadır. Özellikle pandemi sürecinde kapısına kilit vuran KOBİ’lerin, esnafın, emekçinin, işçinin gerçeğini yansıtmamaktadır. Bazı sermaye grupları pandemiyle kârlarına kâr, servetlerine servet katarken emeğiyle geçinen yurttaşlar işçiler ise perişan duruma düşmüştür. Özellikle küçük esnaflar, KOBİ’ler batmış, pek çok işletme kapısına kilit vurmak zorunda kalmıştır. Hizmet sektöründe gündelik çalışan emekçiler işsiz ve aşsız kalmışlardır. Ancak bu yasa teklifini getiren bu gerçeği yok sayarak tüm mükellefleri aynı kefeye koyarak toptancı bir biçimde vergi affı getirmek istemektedir. Bu toptancı yaklaşımla vergi borcu olan herkes aynı çuvala konmuştur. Vergi affının önceliği pandemiden dolayı vergisini ödeyemeyen işsizler, işçiler, çiftçiler, KOBİ’ler, esnaflar, emeğiyle geçinen yurttaşlar olmalıdır. Pandemi koşullarından dolayı şayet vergi alanında düzenlemeler yapılıyor, yapılandırma veya af getiriliyorsa daha da bozulan gelir dağılımını hesaba katarak öncelikle ve esasen emeğiyle geçinen yurttaşlar üzerindeki hem dolaysız hem de dolaylı vergi yükü hafifletilmelidir.”

    “AKP İKTİDARI, MAFYA VE TARİKAT İLİŞKİLERİYLE KORKU VE İTAAT İKLİMİ YARATTI”

    AKP iktidarının siyasi meşruiyetinin bittiğini dile getiren Özen, “Değerli milletvekilleri, iktidarı, bugüne kadar ülke içinde ve dışında kirli ilişkilerinde kullandığı bir suç örgütü lideri itiraflarda bulunarak hepsini ifşa etmiştir. AKP öncesinde ülkede katliamların çoğunda imzası olan karanlık şahsiyetler, bugün iktidarla birlikte kaldıkları yerden devam ediyorlar. Gazi Katliamı’ndan Suriye’deki cihatçı teröristlerle işbirliğine kadar birçok insanlık suçunun altında imzası olanlar hâlâ bu memleketi yönetiyorlar” diye konuştu.

    Özen şöyle devam etti:

    “Bu ülkede tüm yurttaşlara kan ve gözyaşından başka bir şey ifade etmeyen devlet, mafya ve tarikat ilişkilerini artık bu topraklar kaldırmıyor. “Vatan, millet, Sakarya” edebiyatıyla perdelenmeye çalışılan bu kirlenmişlik artık rögar kapaklarından dışarı taşıyor, bu pis kokular Türkiye’yi sardığı gibi dünyaya yayılıyor. Böylesi bir ortamda siyasi meşruiyeti biten AKP iktidarı, mafya ve tarikat ilişkileriyle korku ve itaat iklimi yaratarak baskı ve zulümlerle iktidarını uzatmaya çalışmaktadır. Bu yüzden önümüzdeki ilk seçimlerde Türkiye halkları, aydınlık bir gelecek ve demokrasi için dar çıkar gruplarının, oligarşik kamu mensuplarının iktidarı olan AKP’den kurtulacaktır.”

    “GEZİ ŞEHİTLERİNİ UNUTMAYACAĞIZ”

    Zeynel Özen konuşmasını bitirirken, “Gezi’de yitirdiğimiz Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan, Ali İsmail Korkmaz ve Berkin Elvan’ı saygıyla anıyorum. Onların mücadelesi bir halk hareketiydi, onları hiçbir zaman unutmayacağız ve unutturmayacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Özen: Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır!-VİDEO

    Milletvekili Özen: Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır!-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen suç örgütü başı Sedat Peker’in “cemevlerine saldırı planları yapılıyor” şeklindeki sözlerine ilişkin Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak konuştu. Özen, “Bu senaryoları daha önce Maraş’ta Sivas’ta ve Çorum’da da gördük. Bu nedenle böylesi bir iddia kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Alevilere yönelik bir saldırı olursa sorumlusu iktidardır, devlettir” dedi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen suç örgütü başı Sedat Peker’in ‘Aleviler üzerinden kaos yaratılmak isteniyor. Mehmet’in adamları cemevlerine saldırı planlanıyor’ mesajının ardından Meclis Genel Kurulunda söz alarak konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Özen, Sedat Peker’in bahsettiği katliamların arkasında yer alan tüm yetkililerin ödüllendirilerek milletvekili veya bakan yapıldığını ifade etti.

    “KATLİAMLARIN ARKASINDA YER ALAN YETKİLİLER ÖDÜLLENDİRİLDİ”

    Peker’in ‘cemevlerine yönelik saldırı olacak’ açıklamasını hatırlatan Özen şunları aktardı:

    “Suç Örgütü Lideri Sedat Peker, Mehmet Ağar ve devlette yuvalanan adamlarını işaret ederek, geçmişte 22 canın katledildiği ‘Gazi Katliamını’ hatırlatarak devletin derin bağlantıları aracılığıyla Alevilere yönelik bir cemevine saldırı olacağını söyledi. Bu katliamın perde arkasındaki tüm yetkililer milletvekili ve bakan yapılarak ödüllendirildi.

    “ALEVİLER DEVLETİN KİRLİ İŞLERİNİN HESAPLAŞMASINA KURBAN EDİLEMEZ”

    Bu senaryoları daha önce Maraş’ta Sivas’ta ve Çorum’da da gördük. Tüm delillere ve tanıklıklara rağmen Alevi katliamlarının asıl failleri her daim saklandı, korundu ve ödüllendirildiler. Bu nedenle böylesi bir iddia kesinlikle ciddiye alınmalıdır. Türkiye artık bunlarla yüzleşmelidir.

    Aleviler devletin kirli işlerinin hesaplaşmasına kurban edilemez. Burada çok açık ve net söylüyorum; Herhangi bir cemevimize veya Alevilere yönelik bir saldırı olursa, bunun sorumlusu devlet ve iktidardır!”

    PİRHA/ ANKARA

  • Zeynel Özen: Bekçi şiddetinin önüne geçilmesi elzemdir!

    Zeynel Özen: Bekçi şiddetinin önüne geçilmesi elzemdir!

    PİRHA-Milletvekili Zeynel Özen, bekçi şiddetine dair araştırma önergesi hazırladı. HDP’li Özen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunduğu önergede “Özellikle muhaliflerin yoğun yaşadığı yerlerdeki yurttaşlar pandemi bahanesiyle ciddi bir bekçi terörüne maruz kalmaktalar” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, son zamanlarda artan bekçi şiddetine ilişkin Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.

    HDP’li Zeynel Özen, bekçi görevlendirmelerinin muhaliflerin yaşadığı yerlerle ilişkisi ile bekçi şiddetinin nedenlerinin ve sorumlularının ortaya çıkarılması amacıyla Anayasanın 98. ve TBMM İç Tüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti.

    “ÜLKEYİ YAŞANMAZ HALE GETİREN BEKÇİLER…”

    İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, araştırma önergesinin gerekçesinde “Yurttaşların iktidardan duyduğu hoşnutsuzluk arttıkça, iktidar her gün yeni bir baskı ve denetim mekanizması üretmektedir” ifadelerini kullandı. Zeynel Özen, bekçilik yasası ile halkın huzur ve güvenliğinin değil, “otoriter rejiminin ihtiyaçlarının” öncelendiğini belirterek şu ifadeleri kaleme aldı:

    “AKP’nin güvenlik paradigması, bugün yurttaşlar için en büyük güvenlik sorunlarından biri halini almıştır. Bu anlamda TBMM’de geçen sene şubat ayında gerçekleşen kanun değişikliği ile bekçilerin seçilmesi, idare edilmesi, yönetmelik çıkarma yetkisi ve talimat zincirleri ile yardımcı kuvvet olarak tanımlanmasına rağmen asil kuvvet yetkilerine sahip olması ‘parti kuvveti’ olarak kullanılmak istendiğinin açık kanıtıdır. İktidarın kent politikaları kapsamında kendisine muhaliflerin yoğunlaştığı, iktidarın kurucu kimliğinin ötekisi olan kimliklerin ve yoksullar-işsizler gibi iktidarların ötekileştirdiği, haklarını gasp ettiği toplumsal grupların yoğun olarak yaşadığı mahalleler kriminalize edilmekte ve süreklileştirilmiş bir şekilde baskı altında tutulmaktadır.

    Tarikat şeyhlerinin veya iktidara yakın kişilerin tüm yasaklara rağmen bizzat İçişleri Bakanının da katılımı ile yüzlerce kişi eşliğinde cenazelerinin kaldırıldığı, lebalep kongrelerin yapıldığı bir ortamda, özellikle muhaliflerin yoğun yaşadığı yerlerdeki yurttaşlar pandemi bahanesiyle ciddi bir bekçi terörüne maruz kalmaktalar.

    Bu minvalde neredeyse her gün bir bekçi şiddeti vakası yaşanmaktadır. Asıl görevleri genel kolluğa bildirimde bulunmak ve önleyici tedbir almak olan yardımcı personel niteliğindeki bekçilerin sürekli yurttaşlara darp görüntüleri, havaya ateş açarken ve hakaret ederken görülmeleri dikkate alındığında güvenlik paranoyasıyla muhaliflere dayatılan kaos ortamı artık ülkeyi yaşanamaz bir hale getirmektedir.

    Son olarak sokağa çıkma yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle Batman’da 15 yaşında bir çocuğun yere yatırılıp öldüresiye dövülerek, tekmeler ve yumruklarla darp edilmesi, bu soruna bir an önce çözüm bulunması gerektiğini göstermektedir. Sadece idari para cezası uygulanabilecek bir durumda dahi şiddete başvurulması bekçilere bahşedilen kontrolsüz gücün istismarının, verilen eğitimlerin yetersizliğini ve kurum içi cezasızlık kültürünün sonuçlarını ortaya koymaktadır. Bu anlamda iktidarın bir parti kuvveti olarak kullandığı bekçi görevlendirmelerinin iktidarın siyasi ve kültürel ideolojik yönelimleri ile doğrudan bağı, bu bağın muhaliflerin yaşadığı yerlerle ilişkisi, gerçekleştirdikleri suçlar ve ülkeyi yaşanmaz hale getiren bu bekçi şiddetinin önüne geçilmesi için araştırılması elzemdir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Özen: ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen Feyzi Gürtürk’ü görevden alacak mısınız?

    Özen: ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen Feyzi Gürtürk’ü görevden alacak mısınız?

    PİRHA-İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü’nün, “Alevi köyüne okul yaptırmam” sözleri üzerine konuyu Meclise taşıdı. HDP’Lİ Özen, Bakan Ziya Selçuk’a “Mezhepçi bir yaklaşımla engel olduğu belirtilen il Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk hakkında bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz? sorusunu yöneltti.

    Elazığ’ın merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’ndeki okul, 2016 yılında yaşanan depremin ardından ağır hasar aldığı gerekçesiyle yıkılmıştı.

    230 öğrencisi olan okulunun tekrar yapımı için ihalesi yapılmasına karşın, Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk tarafından okulun yapımının engellendiği belirtildi.

    Elazığ İl Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün, “Alevi köyüne okul yaptırmam, peşine düşmenizin bir anlamı yok” sözleri üzerine HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen konuyu Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a sordu.

    Milletvekili Zeynel Özen, il milli eğitim müdürünün ayrımcı, mezhepçi bir yaklaşım içerisinde olduğunu belirterek Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    -Elazığ’ın merkeze bağlı Uzuntarla Köyü’nde 230 öğrenci bulunmasına rağmen yatırım planında olan, ihalesi dahi yapılan köy okulunun inşası neden başlamamıştır?

    -Tüm yasal yükümlülüklerinin tamamlanmasına karşın 5 yıldır bu köy okulunun inşa edilmesine engel olan ve 230 öğrencilerin mağdur edilmesine neden olan gerekçeler hakkında herhangi bir araştırmanız var mıdır?

    -Uzuntarla Köy okulunun yapımına mezhepçi bir yaklaşımla engel olduğu belirtilen il Milli Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk hakkında bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?

    -Uzuntarla Köy okulunun inşaatının önündeki keyfi engellerin kaldırılıp tamamlanması ve eğitim-öğretime başlaması için herhangi bir planınız var mıdır?

    PİRHA/ANKARA

    İlgili Haberler

    Alevi kurum başkanlarından, ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen müdüre tepki
    Kenanoğlu’ndan önerge: Alevi köyüne okul yapımını Milli Eğitim Müdürü neden engelliyor?
    ‘Elazığ Milli Eğitim Müdürü, Alevilere yönelik nefret suçu işlemiştir görevden alınmalı!’
    Akbulut ve Geçmez’den o müdüre tepki: Alevilere saldıranlar terfi alıyor
    CHP’li vekillerden ‘Alevi köyüne okul yaptırmam’ diyen müdüre tepki

  • Milletvekili Özen: Dersim Soykırı’mını daima gündemde tutmalıyız-VİDEO

    Milletvekili Özen: Dersim Soykırı’mını daima gündemde tutmalıyız-VİDEO

    PİRHA- Milletvekili Zeynel Özen, Dersim Katliamı’nın daima gündemde tutulması gerektiğini ifade ederek, “Bu soykırım ile yüzleşip tarihi gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlamak zorundayız” açıklamasını yaptı.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen Dersim Katliamı’nın 84. yılı sebebiyle 2018 yılında Meclis’e sunduğu Kanun teklifini hatırlattı. Özen, 4 Mayıs’ın ‘Dersim Katliamı’nda Hayatını Kaybedenleri Anma ve Yas Günü’ ilan edilmesi için Meclis Başkanlığına Kanun Teklifi sunmuştu.

    HDP’li Zeynel Özen, 4 Mayıs 1937’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin en karanlık tarihlerinden biri olduğunu ifade ederek “Biliyorsunuz ki bu Cumhuriyet kurulurken tekçi bir zihniyet ile kuruldu. Özellikle de tek dil, tek din, tek ırk üzerine şekillendi. Bunun için 1921 yılında Koçgiri ile başlayan katliamdan sonra 25 Aralık 1935 yılında ‘Tedip ve Tenkil Kanunu çıkarıldı” dedi.

    ‘Tedip ve Tenkil Kanunu’nun Dersim Katliamı’nın zeminini oluşturduğunu belirten Zeynel Özen, “4 Mayıs 1937 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Dersim Harekatı kararı alındı. Yani o dönemde o coğrafyada yaşayan Kürt, Alevi, Kızılbaş nüfusunu bir şekilde katledip oradan göç ettirilmesi amaçlandı. Katliamda binlerce Kürt Alevi katledildi, geri kalanlar da sürgüne gönderildi veya kimsesiz kalan çocuklar belgelerde de çıktığı gibi bazı ailelere evlatlık olarak verildi” ifadelerini kullandı.

    “DERSİM HAREKATI BİR SOYKIRIM GİRİŞİMİDİR”

    Milletvekili Zeynel Özen, “Bu soykırım ile hiçbir zaman yüzleşilmedi” diyerek 15 Ekim 2018’de TBMM’ye verdiği Kanun Teklifine ilişkin 3 yıl süre geçmesine rağmen cevap verilmediğini vurguladı. Özen, söz konusu Kanun Teklifini her yıl Meclis’e sunacaklarını söyleyerek şunları ifade etti:

    “Yani yüzleşme ve özür dilenmesi, araştırılması, özellikle de Seyit Rıza ve yoldaşlarının mezar yerinin tespit edilmesi için kanun teklifi vermiştik. Fakat bu kanun teklifi gündeme alınmadığı gibi biz de her yıl teklifi tekrarladık.

    Bizler bu olayların gerçek yüzünü biliyoruz. Aslında Hitler’in Yahudilere karşı yaptığı o soykırımdan önce Almanya bu katliama da ortak oldu. Binlerce ton zehirli gazın Almanya’dan, uçakların Amerika’dan alınıp ve bunların kullanıldığını biliyoruz. Belgeleri ile kanıtlandı. Dersim harekatı çok önceden hazırlanmış bir soykırımdır.

    Bugün itibarıyla tüm şehitlerimizi saygı ile anıyorum. Mutlaka ve mutlaka bizlerin bu soykırımı gündeme getirip, hatta gündemden hiç düşürmeyip katliamla yüzleşilmesi gerektiğini ve tarihi gerçeklerin de ortaya çıkmasını sağlamak zorundayız.”

    Eren GÜVEN/ANKARA