Etiket: alevi inancı

  • Servet Demir’den AKP’nin Alevi planına tepki: Alevi toplumunu kontrol altına alma girişimi

    Servet Demir’den AKP’nin Alevi planına tepki: Alevi toplumunu kontrol altına alma girişimi

    PİRHA – Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu kurucularından Servet Demir, AKP’nin Alevi politikalarına ilişkin “Cumhuriyetin ilk yüzyılını bitirirken devletin Alevilere bakışı değişmedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu son girişimi, var olan Alevi kimliğinin reddi ve bir inanç olarak kabul etmeme halidir” dedi.

    İçişleri Bakanlığı bünyesindeki bir ekibin, Alevi kurumlarını gezerek maddi teklifte bulunması ve ardından hükümet eliyle açılan cemevleri tartışmalı yeni bir süreci de beraberinde getirdi.

    Diyanet İşleri Başkanının elinde Kur’an ile cemevlerine gitmesi ve ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, cemevlerinde boy göstermesi toplumun tepkisini daha da yükseltti.

    Adeta Alevi kurumları ile yarışırcasına cemevi açan AKP-MHP hükümeti, seçimlere yaklaşırken yeni hamlesini de açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde açılacağı belirtilen ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ projesi ile ne amaçlandığını Alevi hareketinde uzun yıllar mücadele yürütmüş olan Servet Demir’e sorduk.

    “ALEVİLERİN İÇİNDEKİ ÇÜRÜK ŞAHSİYETLERİN KULLANILDIĞI ASİMİLASYONCU BİR REFLEKS”

    Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu kurucularından Servet Demir, hükümet politikalarının masum olmadığını ifade ederek “Cumhuriyetin ilk yüzyılını bitirirken devletin, Alevilere bakışı değişmemiştir. Yani bu değişim devletin, bir inanç olarak Aleviliği kabul etmemesidir. Kabul etmediğini hem yaptığı katliamlarla hem de yaptığı değişik tanım ve tahribatlarla birçok kez kanıtlamıştır” dedi.

    Servet Demir, siyasal iktidarın kendi ideolojisi dahilinde bir Alevi inancı yaratma çabasından bahsederek, “Sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu son girişimi var olan Alevi kimliğinin reddi ve bir inanç olarak kabul etmeme halidir. Bunun üzerine Alevilerin içerisinde her zaman tarihte olduğu gibi bir takım çürük, devletin malzemesi olabilecek şahsiyetleri ya da kendilerinin uydurdukları kurumları kullanarak böylesine asimilasyoncu, Alevi inancını, kimliğini reddeden, bunu sadece bir kültürel belge olarak tanımlamaya çalışan bir devlet refleksi olarak değerlendiriyorum” şeklinde konuştu. 

    “ALEVİ TOPLUMUNU KONTROLÜ ALTINA ALMA GİRİŞİMİ”

    Servet Demir, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak bir cemevi başkanlığı projesinin Alevi inancına zarar vereceğini belirterek, “Alevi kimliğinde ‘kültür’ dediğiniz kavram geniş bir yer tutar. İnancı da kapsar başka birçok şeyi de… Fakat burada Alevi inancını kabul etmemesi açısından eşit yurttaşlık hakkını reddeden bir yaklaşım, bir asimilasyoncu içerik ve Alevi toplumunu kontrolü altına alma girişimi söz konusu” diye konuştu. 

    “KUR’AN VEREREK ‘BİZİM GİBİ OLUN’ DİYORLAR; ALEVİ ÖĞRETİSİ BUNA MÜSAİT OLMADIĞINI KANITLADI”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, cemevlerine elinde Kur’an ile gitmesi konusu da Servet Demir’in eleştirileri arasındaydı. Yaşananlara ilişkin Demir, “Kur’an vererek ‘bizim gibi olun’ diyorlar. Biz de bir türlü onlar gibi olmuyoruz. Bizim pirlerimiz, yol önderlerimiz, ozanlarımız var. Alevi dinamikleri, Alevi öğretisi buna müsait olmadığını yüzlerce kez kanıtlamış vaziyette. Benim kendi yaklaşımım olarak Aleviliği sadece Kerbela’dan başlayan bir Alevilik olarak kabullenmiyorum” sözleriyle değerlendirdi.

    “DEVLETE GİDEN DEDELERİ DE BEN ‘DEDE’ OLARAK SAYMAM”

    Servet Demir son olarak devletin dedelere maaş bağlaması konusu ile Alevi örgütlerinin, sürece dair alması gereken tavrı şu sözlerle açıkladı:

    “Şimdi ‘dede’ kavramı yerli bir kavram değil. Alevi yolunu sürdüren, onun değerlerini nesilden nesile aktaran Yol önderlerini biz ‘Pir’ olarak değerlendirmeliyiz. Bu hizmeti de şimdi memur zihniyetine toplamışlar. Devletin memuru olarak bu hizmeti yapmak Yol’a uygun bir davranış değil. Devlete giden dedeleri de ben ‘dede’ olarak saymam.
    Örgütlerin yönetici kadroları bu süreçte nasıl davranılması konusu Hacıbektaş’ta yapılan toplantıda dile getirildi. Orada ortak aklı ön plana çıkaran sadece yönetici aklıyla kendilerini sınırlı tutan bir refleks, Alevi toplumunun birlikteliğini sağlamada yeterli bir davranış olmaz. Onun için de bütün Alevi dinamiklerini harekete geçirebilecek büyük üst akıl gerekli. Bunun girişimlerini de arkadaşlarımıza önerdik. Tabii bugünkü Alevi kurumlarındaki yönetici profilleri bu talepleri karşılayabilecek mi?”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Doğan: Devletin cemevlerine el atması riskli, törenle cemevi açılması inancımıza terstir-VİDEO

    Doğan: Devletin cemevlerine el atması riskli, törenle cemevi açılması inancımıza terstir-VİDEO

    PİRHA-AKP iktidarının cemevleri ziyaretlerininin siyaset taktiği olduğunu belirten Derviş Cemal Ocağı’ndan Menşure Doğan Ana, “İktidarın tam da seçimler yaklaşırken cemevlerine yönelik ziyaretleri ve cemevleri yapılması talimatıyla gündemde olmayı hedeflediği gibi asimilasyona ve yozlaştırmaya da hız vermeyi amaçladığı açıkça görülüyor” dedi.

    Alevilik, bin yılların birikimiyle beslenerek günümüze kadar taşınmış bir inanç. Alevi inancının ibadethanesi dağ, taş, ağaç, akarsu, çeşme, hane (ev) kısacası tüm coğrafya olsa da  günümüz dünyasında insanların bir araya geleceği, sorunlarını konuşacağı, sosyal ve kültürel aktarımların yapılacağı alanlar oluşturulmaya başlandı.

    Köylerde köylünün bir araya geleceği büyük evde cem erkanları yürütülürken, şehirlere yerleşen Alevi toplumu inançlarının gereğini yerine getirmek için cemevleri inşa etmeye başladı.

    1990’lı yıllarda Alevi yurttaşlar kendi imkanlarıyla aldıkları arsalarda daha sonra cemevleri yaptı. Günümüzde ise daha çok belediyeler veya merkezi hükümetlerin desteğiyle cemevleri inşa ediliyor.

    Peki cemevleri; asimilasyonun kıskancında olan, inanç merkezlerine ‘cümbüş evi’, ‘sosyal tesis’, ‘kültür evi’ denilen Alevi toplumunun; inançsal ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılıyor mu?

    Derweş Cemal Ocağı’ndan Menşure Doğan Ana, iktidarın seçimler yaklaştığı bir süreçte ardı ardına cemevleri açması, Dersim’de her taraf ziyaretgah olmasına rağmen cemevlerinin açılması ve Alevi inancı ile mekan arasındaki ilişkiye dair sorularımızı yanıtladı.

    “SAMİMİYETSİZ İNSANLARIN CEMEVLERİMİZE GELMELERİ DOĞRU DEĞİL”

    PİRHA-İktidar seçim yaklaştıkça ardı ardına cemevleri açıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    MENŞURE DOĞAN: İktidarın cemevlerine ziyaretlerini siyaset taktiği olarak değerlendiriyorum. Eğer iktidar yardımcı olup benim Alevim olun diyerek inancımıza karışmayacaksa tabi ki kendi vatandaşının ihtiyacını karşılar gibi Alevilerin de ihtiyacını karşılayabilir ama devletin cemevlerine el atması kesinlikle risklidir. Cumhurbaşkanı, vali ve kaymakamın davet edilip cemevlerinin törenlerle açılması bizim inancımıza terstir. Senin inancına inanmayan birini, pirinin yerinde tutarak karşılamak ve ona özel dizayn yapmayı doğru bulmuyorum. Zaten gelen kişi saygılı olsa bunu istemez davet eden kişi de inancına saygılı ise benim inanç yerimde beni olduğum gibi kabul etmeli diye misafirini karşılamalı. Kendi inancımda samimiyet, dürüstlük, rızalık önemli olduğu için her gelen kişiden misafir olsun, seninle dostluk kurmak isteyen olsun veya senden oy isteyen olsun samimiyetine inanmam lazım ama iktidarın samimiyetsiz olduğu yıllardır Alevilere söylediği sözlerden dolayı asla unutulamaz.

    Cemevlerine gelip pir postuna oturuyorlar inancımıza saygısızlık yapmasınlar, samimiyetsiz insanların bizim ibadethanemize gelmeleri doğru değil. Sürekli bizi ötekileştiren, hor gören bir zihniyeti neden ibadethaneme çağırayım. İktidarın tam da seçimler yaklaşırken cemevlerine yönelik ziyaretleri ve cemevleri yapılması talimatıyla gündemde olmayı hedeflediği gibi asimilasyona ve yozlaştırmaya da hız vermeyi amaçladığı açıkça görülüyor. Benim ibadethanem doğa, toprak ve su gibi temiz olmalı. Ellerinde yetkileri var ibadethanelerimize cümbüş evi diyeceklerine cemevlerini ibadethane olarak kabul etsinler. Ben zaten sen kabul etsen de etmesen de ibadethanemde inancımı yürütüyorum ama devlet inancımı tanırsa kimse kapıma çarpı koymaz. Biz insanlara kendi yüreğimiz gibi yaklaşıyoruz ama sürekli bize tuzak kuruluyor, o yüzden bizim de ders çıkarmamız lazım.

    “DOĞANIN HER KÖŞESİ BİZİM İÇİN İBADET YERİDİR”

    -Özelde Dersim’de genelde Alevi coğrafyasında Alevi köylerine yetkililer eşliğinde cemevleri açılıyor? Coğrafyamızın dağı taşı toprağı ağacı ziyaretgâh iken cemevleri neden açılır?

    Eskiden köylerde cemevleri yoktu ama inancımız devam ediyor. Çünkü doğanın kendisi ziyaretgahtır bizim için, doğanın her köşesi bizim için ibadet yeridir. Hayatın zindanını, savaşını, şiddetini ve işkencesini bir köşeye iterek inancına sarılıp ayakta duruyorsun bizim coğrafyamızda yaşanan bu. Coğrafyamız ziyaretgahtır, doğamız ibadethanedir ama köylerde illaki cemevlerine ihtiyaç yok ama köylerimizden koparıldığımız için büyük şehirlerde cemevleri bir ihtiyaç oldu. Köylerde insanlar buluşarak aynı anda ziyarete gidebiliyorduk fakat büyük şehirlerde buluşabileceğimiz ve kendi ritüellerimizi yerine getirebileceğimiz mekanlara ihtiyacımız var.

    “ZAMAN VE MEKAN İBADET ETMEMİZ İÇİN ŞART DEĞİLDİR”

    -Alevi inancı ve mekân ilişkisi nasıldır?

    Herkes kendi evinde, bir çeşmenin başında veya bir ağacın kökünde olması hiç fark etmiyor. Ziyaret olan yere çıkamadığımızda lokmamızın kabul olmayacağı diye bir şart yoktur. Zaman ve mekan ibadet etmemiz için şart değildir. Neresi uygunsa orası ibadet yeridir çünkü sen gönlünle çağırıyorsun. İbadet gönülde olur, önemli olan yüreğinin ibadete hazır olması.

    Cihan BERK/DERSİM

  • Pertek’in Corovan köyünde cemevi açıldı, 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    Pertek’in Corovan köyünde cemevi açıldı, 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pertek ilçesinin Corovan (Çakırbahçe) köyünde Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışı yapıldı. Corovan köyünde 50 yıl sonra cem erkanı yürütüldü.

    Dersim’in Pertek ilçesinin Corovan (Çakırbahçe) köyünde Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışı yapıldı. 50 yıl sonra Corovan köyünde cem erkanı yürütüldü.

    Celal Abbas Ocağı Corovan Cemevi’nin açılışına HDP Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday, HDP Parti Meclisi Üyesi İbrahim Kasun, Dersim Araştırmaları Merkezi Başkanı Selman Yeşilgöz, Sultan Hıdır Derneği Başkanı Songül Koyun ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Köylülerin kendi imkanlarıyla yaptığı cemevinin açılışına Tunceli Valisi ve Pertek Kaymakamı da katıldı. Açılışa katılan yurttaşlar, “Asıl sorun açılan cemevlerinin yasal statüsünün olmaması, çünkü Türkiye’de Alevi inancı halen kabul edilmiyor. Aleviliğin ve cemevlerinin bir yasal statüsünün olmamasını asıl sorun” diye ifade ettiler.

    “50 YIL SONRA İLK KEZ COROVAN’DA CEM ERKANI YÜRÜTTÜK”

    6 yıldır cemevini açmak için mücadele ettiklerini söyleyen Celal Abbas Ocağı evletlarından Fethi Erdoğan, “Herkes yardımda bulundu ve Corovan’a cemevini yaptık” diye belirtti.

    Almanya Aschaffenburg Cemevi Yöneticisi Ali Altan ise, “Cemevimizi açtık, 50 yıl sonra ilk kez Corovan’da cem erkanı yürüttük, çok güzeldi” diye konuştu.

    “ALEVİ İNANCI ÜZERİNDE CİDDİ BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI VAR”

    Cemevinin insanların kendi imkanlarıyla yapıldığını belirten HDP Alevi Masası Eşsözcüsü Nesimi Aday, “Devlet yetkilileri cemevlerinin açılışlarına katılıyor ancak Alevi inancını resmen tanınmıyorlar. Bu konuda engelleyici çeşitli yasalar var. Örneğin Köy Kanunu’na göre okul ve cami olan yer köydür. Yasaya göre bu köy de, bu Cemevi de yok hükmündedir. Ciddi bir inkar ve asimilasyon politikası var, yüzyıl önce cem tutulduğunda Kur’an ayetleri yoktu, şimdi ise Kur’an ayetleriyle başlanıyor cem erkanlarına. Yüzyıl önce olmayan şeyler şimdi nasıl var oluyor? Tek devlet, tek dil, tek din anlayışıyla birlikte cemevleri üzerinden şekil bulmaya başladı. AKP son zamanlarda Alevilerle ilgili açılımlar yapmaya çalışıyormuş. Cemevlerini kültür merkezi statüsünde Kültür Bakanlığı’na bağlamayı düşünüyorlarmış. Cami, kilise, havra ne ise cemevi de odur. Cemevleri kültür merkezi değil, inanç merkezleridir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, Sultan Melek Ziyareti’nde bulunan asırlık ağaçları kestiler-VİDEO

    Dersim’de, Sultan Melek Ziyareti’nde bulunan asırlık ağaçları kestiler-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinin Vîyalege (Söğütlü) köyünde bulunan Sultan Melek Ziyareti’nde bulunan asırlık ağaçlar defineciler tarafından kesilerek tahrip edildi. Veysel Topuz adlı yurttaş, “Ziyaretimize zarar vermesinler, defineyi başka yerlerde arasınlar, 200 yıllık ağaçlarımızı kesmesinler” dedi.

    Dersim’in Ovacık ilçesinin Vîyalege (Söğütlü) köyünde bulunan Sultan Melek Ziyareti’nde bulunan asırlık ağaçlar defineciler tarafından kesilerek tahrip edildi.

    Define için ziyarette bulunan ağaçların kesilmesine tepki gösteren Vîyalege (Söğütlü) köyünde yaşayan Veysel Topuz, Sultan Melek Ziyareti’nin kendileri için önemine dair PİRHA’ya konuştu.

    “ZİYARETİMİZE ZARAR VERMESİNLER”

    Sultan Melek Ziyareti’nin kendileri için kutsal olduğunu belirten Veysel Topuz, “Yıllardır Sultan Melek Ziyareti’ne gidip lokmalarımızı götürüyoruz. İnsanlardan ricam bir daha Sultan Melek Ziyareti’ne zarar vermesinler. Define mi arıyorlar, yoksa bal mı arıyorlarsa başka yerde arasınlar. Bizim kutsal gördüğümüz ziyaretimize zarar vermesinler. Defineyi başka yerlerde arasınlar, 200 yıllık ağaçlarımızı kesmesinler” dedi.

    Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

  • Dersim Kanoğlu Mahallesi’nde elektrik direğine takılan hoparlörle ezan dinletiliyor-VİDEO

    Dersim Kanoğlu Mahallesi’nde elektrik direğine takılan hoparlörle ezan dinletiliyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de Kanoğlu Mahallesi’nde 2 aydır elektrik direğine takılan hoparlörle yüksek sesle ezan okunuyor. Bu duruma tepki gösteren HDP PM Üyesi Alaaddin Erdoğan, “12 Eylül sonrası Dersim’de Alevi köylerine cami ve mescit yapıldı. Dersim’in Alevi kenti olduğunu herkes bilmesine rağmen farklı bir inancı zorla dayatmak anayasanın 24. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesine aykırı bir tutumdur” dedi.

    Dersim’de asimilasyon politikaları çeşitli şekillerde sürüyor. 1937-1938’de Dersim Katliamı, 1994 köy boşaltmaları, barajlar, maden ocakları, inanç merkezlerine yapılan peyzaj projeleri, Alevi köylerine cami yapılması ve karakollardan hoparlörle ezan okutulması gibi uygulanan birçok asimilasyon politikası toplumun tepkisini çekiyor.

    Dersim’de Kanoğlu Mahallesi’nde 2 aydır elektrik direğine takılan hoparlörle yüksek sesle ezan okunuyor.

    “DERSİM’DE GEÇMİŞTEN BERİ ASİMİLASYON POLİTİKASI UYGULANIYOR”

    Dersim’de geçmişten beri Alevi inancı üzerinde asimilasyon politikalarının uygulandığını belirten HDP PM Üyesi Alaaddin Erdoğan, “12 Eylül sonrası Dersim’de Alevi köylerine cami ve mescit yapıldı. Dersim’in Alevi kenti olduğunu herkes bilmesine rağmen farklı bir inancı zorla dayatmak anayasanın 24. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesine aykırı bir tutumdur. Kürt halkına dilde, kültürde ve inançta asimilasyon politikası uygulanıyor” dedi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Alevi köylerine karakollardan ezan okuma uygulaması yaygınlaşıyor, köylüler tepkili!
    >Alevi köyünde kapalı camiden ezan sesi veriliyor; köylüler tepkili: Biz Aleviyiz
    >Alevi köyünde kapalı camiden 5 aydır ezan dinletiliyor

  • Alevi köyünde kapalı camiden 5 aydır ezan dinletiliyor-VİDEO

    Alevi köyünde kapalı camiden 5 aydır ezan dinletiliyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Pülümür İlçesi, Kırmızıköprü köyünde 12 Eylül döneminde yapılan ve kullanılmayan camiden merkezi sistemle 5 aydır yüksek sesle ezan dinletiliyor. 

    Dersim’de asimilasyon politikaları çeşitli şekillerde sürüyor. İnanca, Dersim kültürüne, doğasına, diline yönelik asimilasyon ve yok sayma politikaları uzun süreden beri devam ediyor.

    1937-1938’de Dersim Katliamı, 1994 köy boşaltmaları, barajlar, maden ocakları, inanç merkezlerine yapılan peyzaj projeleri, Alevi köylerine cami yapılması ve karakollardan hoparlörle ezan okutulması gibi uygulanan birçok asimilasyon politikası toplumun tepkisini çekiyor.

    Dersim’in Pülümür İlçesi, Kırmızıköprü köyünde 12 Eylül döneminde yapılan ve kullanılmayan camiden merkezi sistemle 5 aydır ezan sesi dinletiliyor. Köylülerin tepki göstermesine rağmen bu durum sonlandırılmadı.

    Alevi olduklarını ve köylerinde ezan okunmasını istemediklerini belirten köylüler, PİRHA‘ya yaptıkları açıklamada, “Ezan okunmasını istemiyoruz, köyümüze hizmet getirilmesini istiyoruz. Cami yerine cemevinin olması gerekiyor” şeklinde tepki göstermişti.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER

    >Alevi köyünde kapalı camiden ezan sesi veriliyor; köylüler tepkili: Biz Aleviyiz

  • ‘Ana dilde eğitim hakkımız yasaklandı, bu kadar zulüm bu halka yeter’-VİDEO

    ‘Ana dilde eğitim hakkımız yasaklandı, bu kadar zulüm bu halka yeter’-VİDEO

    PİRHA-HDP, DBP ve TJA Dersim’deki Sanat Sokağı’nda okulların açılmasıyla birlikte ana dilde eğitim ve zorunlu din dersleri konularına dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı. Kırmanckî yapılan açıklamada, “Ana dilde eğitim hakkı herkesin hakkıdır ve son yıllarda inancımız üzerinde artan asimilasyon politikaları devam ediyor. Bu kadar zulüm yeter” denildi.

    Türkiye’de okullar bugün, yıllardır çözüme kavuşturulamayan sorunlar, zorunlu din dersleri tartışmaları, laik, bilimsel, ücretsiz ve ana dilde eğitim talebi ile açıldı.

    HDP, DBP ve TJA Dersim’deki Sanat Sokağı’nda 2022-2023 eğitim yılının başlamasıyla ana dilde eğitim ve zorunlu din dersleri konularına dikkat çekmek için Kırmanckî basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklamasını HDP Dersim İl Eş Başkanı Ferhat Yıldız okudu. Açıklamada, ‘Ma Perwerdeyê Zonê Kırmanckî Wazanime’ ve ‘Kürt Dili Eğitim Dili Olsun’ yazılı pankart açıldı.

    “BU KADAR ZULÜM BU HALKA YETER” 

    2022-2023 yılında okula korkuyla ve endişeyle gidenlerin kendi ana dilinde eğitim alınmasından mahrum bırakılan Kürtlerin ve diğer halkların çocukları olduğunu vurgulayan HDP Dersim İl Eş Başkanı Ferhat Yıldız, “Bu zulüm asırlardır devam ediyor, 2023 yılında 100 yaşına girecek Cumhuriyet döneminde bizi katlettiler, bizi sürgün ettiler, ana dilde eğitim hakkımızı elimizden aldılar, inancımızı inkâr ettiler ve bizi asimile ettiler” dedi.

    Yıldız şunları kaydetti:

    “Ana dilde eğitim hakkı herkesin hakkıdır ama bizim hakkımız yasaklandı. Dersim bir Alevi kentidir ve son yıllarda inancımız üzerinde artan asimilasyon politikaları devam ediyor. Elektrik direklerine hoparlör koyarak günde beş kez ezan dinletiyorsunuz, bu halka yaşatılan bir zulümdür, işkencedir. Bizi asimile etme çabanızdan vazgeçin, bu kadar zulüm bu halka yeter.”

    PİRHA/DERSİM

  • Hüseyin Kasun: Zorunlu din dersi anayasa ve insan hakları ihlalidir

    Hüseyin Kasun: Zorunlu din dersi anayasa ve insan hakları ihlalidir

    PİRHA-AİHM kararlarına rağmen okullarda zorunlu din dersinin okutulmasının anayasa ve insan hakları ihlali olduğunu vurgulayan Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, “Devlet bütün inançlara eşit olmak zorundadır” vurgusu yaptı.

    Yeni eğitim döneminin açılmasıyla birlikte çözülmeyen sorunlar ile zorunlu din dersleri ve anadilinde eğitim gibi talepler bu yıl da karşılanmadı. Ekonomik kriz ile birlikte eğitim emekçileri de yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi verirken, özlük haklarını korumak, geliştirmek ve iktidarın ‘Öğretmenlik Yasası’na karşı sokaklarda mücadele yürütmeye devam ediyor.

    Eğitim-Sen ve Alevi örgütlerinin yanı sıra demokratik kitle örgütleri, eğitim alanındaki dinselleştirmeye dikkat çekerken, Alevi toplumunun, zorunlu din derslerinin kaldırılması için çabaları ise sürüyor.

    “DEVLET BÜTÜN İNANÇLARA EŞİT OLMAK ZORUNDADIR”

    Gerek kimliksel gerekse inançsal olarak kutsanan bütün aidiyetlerin suça ve istismara açık hale geleceğini belirten Eğitim-Sen Dersim Şube Başkanı Hüseyin Kasun, “Gelişmiş ülkelerin temel yapısı yasa ve vatandaş üzerine kurulmuştur. Anayasanın 4. maddesinde laiklik, 24. maddesinde din ve vicdan hürriyeti ve AİHM’in  zorunlu din derslerine ilişkin hükümleri varken hâlâ okullarda din dersinin zorunlu olarak okutulması açık bir anayasa ve insan hakları ihlalidir. Laik bir ülkede toplumun inancı hakkında yüzdelik oran vererek bu kadarı şu inançtandır diyerek ayrıcalık tanımak kimsenin haddine değildir, hakkı da yoktur. Devlet bütün inançlara eşit olmak zorundadır. Laiklik ilkesine aykırı bir şekilde bir kesimin inancı kutsanıp ayrıcalık tanındığında, o aidiyete sahip insanlara günah ve suç işleme hürriyeti sağlanmış olur ki bunun örneklerini, devletin temel yapısını ele geçirerek kanser hücresi gibi saran cemaat örgütlenmesini gördük. Devletin görevi, inançları kutsamak yerine yasayı korumak olmalıdır. Çağdaş bir ülke olmanın ve toplumsal barışı sağlamanın temel koşulu ve kutsalı, eşitlikçi yasalardır. Öteden beri toplumsal aidiyetler, siyasal kaygı ve beklentiler ile istismar edildi. Toplumsal barışı bozan ve ülkeyi acılı bir coğrafyaya çeviren de bu siyaset tarzıdır. Sonuç olarak devlet, bütün inançlara, kimliklere, kültürlere ve dillere eşit olmalı, beka paronoyasından sıyrılarak bunları kendine zenginlik katan bir mozaik gibi görmelidir” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Yazar Ali Yıldırım’dan Erdoğan’a açık mektup: Alevilere ayar vermekten vazgeçin!

    Yazar Ali Yıldırım’dan Erdoğan’a açık mektup: Alevilere ayar vermekten vazgeçin!

    PİRHA- Avukat-Yazar Ali Yıldırım, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medyadan açık mektup yazdı. “Siz Alevi değilsiniz ki, Aleviliğin ne olup olmadığını, içeriğini belirleme, tanımlama hakkınız olsun” diyen Yıldırım, Erdoğan’ı Alevilere ayar vermekten vazgeçmeye çağırdı. 

    Avukat-Yazar Ali Yıldırım, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medyadan açık mektup yazdı. Yıldırım, Erdoğan’ı Aleviliği dizayn etmekten, Alevilere ayar vermekten vazgeçmeye çağırdı.

    Yıldırım, “İktidar yetkisini, kamu gücünü elinde bulunduranların başkalarının inançlarını tanımlaması kabul edilemez. Bu tutumunuz din ve vicdan özgürlüğünün, insanların istedikleri gibi inanma hakkının ihlali ve bu hakka yönelik açık bir tehdittir. İnanç özgürlüğüne alenen bir saldırıdır” dedi.

    Avukat-Yazar Ali Yıldırım’ın Erdoğan’a yazdığı mektup şöyle:

    “”SAYIN” TAYYİP ERDOĞAN
    ALEVİLİĞİ TANIMLAMA HAK VE YETKİSİNE SAHİP DEĞİLSİNİZ…
    ALEVİLİĞİ DİZAYN ETMEKTEN
    ALEVİLERE AYAR VERMEKTEN VAZGEÇİN!
    Tamam, cumhurbaşkanısınız. Kabul, sınırsız yetkileriniz var. Tamam, tam iktidar sahibisiniz, yasama, yürütme yargı sizin denetiminizde. Tamam her sözünüz kanun hükmünde…
    Ama tüm bunlar size asla ve asla Aleviliği tanımlama hak ve yetkisi vermez. Dünyanın hiçbir yerinde o inanca mensup olmayanların insanların inançlarını tanımlamaya kalkışmaları ne görülmüş ne de duyulmuştur. Hele hele iktidar yetkisini, kamu gücünü elinde bulunduranların başkalarının inançlarını tanımlaması kabul edilemez. Bu tutumunuz din ve vicdan özgürlüğünün, insanların istedikleri gibi inanma hakkının ihlali ve bu hakka yönelik açık bir tehdittir. İnanç özgürlüğüne alenen bir saldırıdır.

    “SİZ ALEVİ DEĞİLSİNİZ Kİ ALEVİLİĞİN İÇERİĞİNİ BELİRLEME HAKKINIZ OLSUN!”

    “Sayın” Erdoğan siz Alevi değilsiniz ki, Aleviliğin ne olup olmadığını, içeriğini belirleme, tanımlama hakkınız olsun…
    Aleviler Aleviliklerini ister “Alili”, ister “Alisiz” olarak tanımlarlar… bundan size ne…
    Sizin göreviniz yurttaşların inancını dizayn etmek değil, yalnızca ve yalnızca saygı göstermek ve o inancın kendisini özgürce ifade edeceği ve yaşayacağı koşulları sağlamaktır.
    Sizin dizayn çabalarınızı, Alevileri birbirine karşıt hale getirme teşebbüslerinizi Alevi toplumunun kale alacağını düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz….

    “ALEVİLER HİÇBİR İKTİDAR SAHİBİNE KUL, KÖLE OLMADILAR”

    Aleviler tarihleri boyunca hiçbir iktidar sahibinden emir almadılar, iktidar sahiplerine kul köle olmadılar. Tarihsel varoluşlarını iktidar çevrelerinden uzak hak ve haklının yanında olmalarına borçludurlar.
    Alevi toplumu 72 millete bir nazarla bakarak, insanların insanca yaşayacağı bir dünyayı var etme özlemiyle yollarında yürümeye devam edecektir.
    Bir Bektaşi babasının dediği gibi:
    “Bin kere de çağırsanız bizden size gelen olmaz…!”

    (HABER MERKEZİ)

  • İsviçre’nin Aarau şehrinde aşure paylaştırıldı-VİDEO

    İsviçre’nin Aarau şehrinde aşure paylaştırıldı-VİDEO

    PİRHA-İsviçre Aarau şehrinde aşure lokması paylaşıldı. Ana Narin Gülçiçek tarafından lokma gulbengi verildi. Ana Gülçiçek, “Aşure lokmamız dünyadaki bütün insanların savaşlardan uzak barış içinde yaşamasını nasip eylesin” dedi. FEDA Eş Başkanı Demir Çelik de aşurenin sadece bir tatlı olmadığını belirten bir konuşma yaptı.  

    Muharrem orucunun bitmesinin ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediliyor. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) tarafından İsviçre’nin Aarau şehrinde aşure lokmaları paylaşıldı. Lokma gulbengi Ana Narin Gülçiçek tarafından verildi.

    Ana Narin Gülçiçek ve FEDA Eş Başkanı Demir Çelik aşurenin anlamına dair konuşma yaptı.

    “HER ZAMAN MAZLUMUN YANINDA ZALİMİN KARŞISINDA DURDUK”

    Ana Narin Gülçiçek, “Aşure lokmamız dünyadaki bütün insanlara savaşlardan uzak barış içinde yaşamayı nasip eylesin. Biz her zaman mazlumun yanında yer alıp zalimin karşısında durduk. Birliğimizi bozmak isteyen zalimlere Hakk fırsat vermesin” dedi.

    “AŞURE SADECE BİR TATLI DEĞİLDİR”

    Aşurenin sadece bir tatlı olmadığını belirten FEDA Eş Başkanı Demir Çelik, “M.Ö 10.000’li yıllarda Kürdistan’da başta buğday olmak üzere bitkilerin yetiştirilmesi ve hayvanların evcilleştirilmesine şükran olarak ama aynı zamanda üzerinde yaşadığımız gezegene ve gezegenin parçası olduğu güneş kozmopolisinin bütününe erişmenin, bir olmanın ve birlikte olmanın manasıyla şükranlarını ifade etmek adına yapılmıştır” diye konuştu.

    PİRHA/İSVİÇRE

  • ‘Devletten maaş alan dede artık memurdur, Alevi inancını anlatamaz’-VİDEO

    ‘Devletten maaş alan dede artık memurdur, Alevi inancını anlatamaz’-VİDEO

    PİRHA-AKP iktidarının son süreçte Alevilere yönelik uyguladığı politikaları samimi bulmadığını söyleyen Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Rüzgar, “Devletten maaş alan bir dede devlet memurudur. Maaş alan bir dede artık gerçekleri söyleyemez ve artık Alevi inancını anlatamaz” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine yaptığı ziyarete ve Diyanet aracılığıyla dedelerin Kerbela’ya götürülmesi ile gençlik kampı düzenlemesine Alevilerin tepkisi sürerken, AKP hükümetine yakınlığıyla bilinen Abdülkadir Selvi de geçtiğimiz günlerde “Cemevleriyle ilgili düzenlemeler ne getiriyor” başlıklı bir yazı yazmıştı. Selvi, yazısında AKP’nin Aleviler ile ilgili atacağı olası adımlara değinerek, cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesinin şu an için gündemde olmadığını, dedelere maaş bağlanacağını kaydetmişti.

    Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Rüzgar, AKP iktidarının son süreçte Alevilere yönelik uyguladığı politikalara dair PİRHA‘ya konuştu.

    “EĞER HÜKÜMET SAMİMİYSE CEMEVLERİNİ İBADETHANE OLARAK KABUL ETSİN”

    Dedelere maaş bağlanmasını doğru bulmadığını söyleyen Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Rüzgar, “Devletten maaş alan bir dede devlet memurudur. Devlet ne yapmasını isterse dedeler onu yapmak zorundadır. Maaş alan bir dede artık gerçekleri söyleyemez ve artık Alevi inancını anlatamaz. Eğer hükümet samimiyse cemevlerini ibadethane olarak kabul etsin. Devlet cemevlerini ibadethane olarak kabul etmiyor ama cemevine ve Hacıbektaş’a gidiyor. Ben devleti samimi bulmuyorum” dedi.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    Dersim’de aşure lokmaları paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Dersim Şubesi ve DAD Genel Merkezi tarafından Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun bitmesinin ardından Seyit Rıza Meydanı’nda aşure lokmaları paylaştırıldı.

    Alevi toplumu ve kurumları Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun ardından aşure kazanlarını kurmaya devam ediyor.

    PSAKD Dersim Şubesi ve DAD Genel Merkezi tarafından Muharrem (Yas-ı Kerbela) orucunun bitmesinin ardından Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda aşure lokmaları paylaştırıldı. Lokma gülbengini Kureyşan Ocağı’ndan Muzaffer Yazar okudu.

    PİRHA/DERSİM

  • Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü-VİDEO

    Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü-VİDEO

    PİRHA-Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü. Cem erkanını Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek yürüttü. Acı, keder ve katliamın olduğu yere Kerbela dediklerini söyleyen İçlek, “Kerbela bugün halen yaşatılmaktadır, inancımızın asimile ve inkar edilmesiyle birlikte hem fiziki hem de psikolojik Kerbela süreci devam ediyor” dedi.

    Dersim’in Nazimiye ilçesinde bulunan Kureyş Ocağı’nda cem yürütüldü. Cem erkanını Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek yürüttü.

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri Kureyş Ocağı’nda ‘Ocak hizmetkarlarının ocak ile olan bağlarının güçlendirilmesi’ şiarıyla bir araya geldi. Alınan kararda 17 kişi karar makamı olarak 5 kişi de danışma kurulu olarak seçildi.

    “KERBELA GÜNÜMÜZDE HALEN YAŞATILMAKTADIR”

    Acı, keder ve katliamın olduğu yere Kerbela dediklerini söyleyen Kureyş Ocağı’ndan Hasan Ali İçlek ,”Kerbela bugün halen yaşatılmaktadır, inancımızın asimile ve inkar edilmesiyle birlikte hem fiziki hem de psikolojik Kerbela süreci devam ediyor. İnsanların dili, inancı ve cinsiyeti ne olursa olsun hiç kimsenin kanı dökülmesin” dedi.

    Kureyş Ocağı’nda yürütülen cem erkanı lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • PSAKD Genel Sekreteri Ateş: Erdoğan, göz boyamaya çalışıyor, dikkat etmeliyiz-VİDEO

    PSAKD Genel Sekreteri Ateş: Erdoğan, göz boyamaya çalışıyor, dikkat etmeliyiz-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine gitmesine ve alternatif Hacı Bektaş Veli’yi anma programına katılmasına tepki gösteren PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “20 yıldır Aleviliği ve cemevlerini dikkate almayan bir kişinin bize bu kadar yakın durması 2023 yılında yapılacak seçimlerin bir çalışması olduğunu düşündürüyor” dedi. Ateş, oynanan oyunlara Alevilerin dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’taki Hüseyin Gazi Cemevi’ne gitmesi sonrası tartışmalar devam ederken, Erdoğan’ın Hacıbektaş’ta Alevi kurumlarına karşı alternatif düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma programına da katılması tepki topladı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri İsmail Ateş, Erdoğan’ın Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SEÇİMLER YAKLAŞTIĞI İÇİN ERDOĞAN ALEVİLERE BU KADAR YAKIN DURUYOR”

    20 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son zamanlarda Alevilere çok fazla “sevgi” beslemeye başladığını söyleyen PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş, “Bu durum bizi şaşırtıyor, 20 yıldır Aleviliği ve cemevlerini dikkate almayan bir kişinin bize bu kadar yakın durması 2023 yılında yapılacak seçimlerin bir çalışması olduğunu düşündürüyor” dedi.

    Ateş, Erdoğan’ın Alevilerin gözünü boyamaya çalıştığını belirterek şöyle devam etti:

    “Yüzlerce yıldır katlediliyoruz fakat artık katlederek Alevileri bitiremediklerini gördükleri için şu anda başka bir yol deniyorlar, artık Yol’u zarara uğratmaya çalışıyorlar. ‘Hz. Ali’yi sevmek Alevilikse ben en iyi Aleviyim’ diye Recep Tayyip Erdoğan Muharrem oruçlarının 10. gününde Hüseyin Gazi Cemevine gitti, ancak Hz. Ali ve Hacı Bektaş Veli’nin resimlerine dayanamayarak kendisiyle aynı karede görünmesine tahammül edemedi. Recep Tayyip Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevine ve Hacı Bektaş’a gitmesi Alevilerin gözünü boyamaktan başka bir şey değildir. Son 1,5 yıldır Aleviler üzerinden oynanan oyunlara son derece dikkat etmemiz gerekiyor.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • ‘Erdoğan, Alevilere ‘bizim istediğimiz şekilde olursanız sizi tanırız’ mesajını verdi’-VİDEO

    ‘Erdoğan, Alevilere ‘bizim istediğimiz şekilde olursanız sizi tanırız’ mesajını verdi’-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi’ne gitmesine ve alternatif Hacı Bektaş Veli’yi anma programına katılmasına tepki gösteren ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, “20 yıllık AKP iktidarında cemevlerini ziyaret etmeyen ve meydanlarda Alevi kimliğinden dolayı insanları yuhalatan birisinin ne oldu da bu düşünceleri birden değişti. Erdoğan Alevilere bizim istediğimiz şekilde bir inanca sahip olursanız sizi tanırız mesajını verdi” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’taki Hüseyin Gazi Cemevi’ne gerçekleştirdiği ziyaret sonrası tartışmalar devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak Hacıbektaş’ta Alevi kurumlarına karşı alternatif düzenlenen Hacı Bektaş Veli anma programına da katıldı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Erdoğan’ın Alevilere yönelik faaliyetlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “20 YILDIR CEMEVLERİNİ ZİYARET ETMEYEN ERDOĞAN’IN DÜŞÜNCELERİ NEDEN BİRDEN DEĞİŞTİ”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 1995 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda Karacaahmet Dergahı’nı yıkmaya çalıştığını söyleyen Deniz “20 yıllık AKP iktidarında cemevlerini ziyaret etmeyen ve meydanlarda Alevi kimliğinden dolayı insanları yuhalatan birisine oldu da bu düşünceleri birden değişti. Aleviler içerisine nifak tohumu ekmek için Alisiz Alevilik söylemlerini dile getiren ve Alevilik eğer Hz. Ali’yi sevmekse en büyük Alevi benim diyen birisi Hüseyin Gazi Cemevinde Hz. Ali resminin altında görünmek istemedi ve inancımızda olmayan bir şekilde cem salonumuzda Arapça tablolarla dizayn edip oruç açma merasimi sergiledi. Aslında o gün AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan benim istediğim şekilde olursa ben Alevileri sahiplenirim mesajını verdi” dedi.

    “DEVLETİN ALEVİSİNİ YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Hüseyin Gazi Cemevinde oynanan tiyatronun Hacı Bektaş Veli anma programında da oynandığını vurgulayan Deniz, şöyle devam etti:

    “Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 yıl sonra Hacı Bektaş etkinliğine katıldı ve Alevilere bizim istediğimiz şekilde bir inanca sahip olurlarsanız biz sizi tanırız mesajını verdi. Yapılanların sadece seçimlere yönelik olduğunu düşünmüyorum. Son bir buçuk yıldır AKP hükümeti İçişleri Bakanlığı üzerinden 1583 cemeviyle görüşme yapıp, maddi yardımda bulunarak cemevlerini kendi arka bahçeleri yapma gayretinde. Bir buçuk yıldır yapılan plan sadece Alevilerden oy alarak kendi iktidarlarını sürdürmek için değil bu yapılanlar, artık asimilasyon politikalarının değişik bir versiyonu. Devlet Alevilerin çatı örgütlerini yok sayarak örgütsüzlük durumu yaratıp devletin Alevisini yaratmaya çalışıyor. Yapılanlar sadece seçime yönelik değil asimilasyonu hızlandırmak ve örgütsüzlüğü arttırmak adına yapılan girişimlerdir.”

    Cihan BERK/PİRHA

  • PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi-VİDEO

    PİRHA-Muharrem orucunun bitmesinin ardından PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi. Kerbela’nın zalimlerin mazlumlara zulmettiği ve acı çektirdiği yer olduğunu söyleyen PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı, “Kerbela’da Hüseyni duruş direnişin, Yezid’e biat ederek ölmek yerine, haklının ve mazlumların yanında hak ve adalet için ölümü göze almanın adıdır” dedi.

    Muharrem orucunun bitmesinin ardından PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevinde aşure lokmaları pay edildi. Aşure lokmasına, HDP Milletvekili Ömer Öcalan, Emek ve Demokrasi Bileşenleri, CHP Diyarbakır İl Başkanlığı, DBP Genel Merkez ve Diyarbakır İl Başkanlığı, TİP Diyarbakır İl Başkanlığı, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı ve HDP Bağlar İlçe Başkanlığı, 78’liler Derneği, KESK, TMMOB il Koordinasyonu, TES-İş 2 Nolu şube, Deva Partisi İl Başkanlığı ve Sohram-Der temsilcileri katıldı.

    Matem ayı dolayısıyla Kerbela’da yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşunun ardından konuşma yapan Dede Kargın Ocağı’ndan Musa Kargın dede, “Kerbela bizim sevgi kaynağımız olmuştur. Bu sevgi elbette ki dünya var oldukça var olacak, yüreğimizde yaşatılacaktır” dedi.

    Musa Kargın dedenin gülbeng vermesinin ardından PSAKD Diyarbakır Şube Başkanı Aydın Atlı konuştu.

    “KERBELA HAK VE ADALET İÇİN ÖLÜMÜ GÖZE ALMANIN ADIDIR”

    Kerbela’nın zalimlerin mazlumlara zulmettiği ve acı çektirdiği yer olduğunu söyleyen Atlı, “Kerbela’da Hüseyni duruş direnişin, Yezid’e biat ederek ölmek yerine, haklının ve mazlumların yanında hak ve adalet için ölümü göze almanın adıdır. Kerbela Aleviler için acının hücresine hapsolup kaybolduğu ağlama duvarı değildir. Günümüze uzanan hak ve adalet için acının orucu, umudun aşuresi ve bir daha Kerbela’lar yaşanmaması için direnişin adıdır. Matem orucu sadece Kerbela’da Yezid’in zulmü ile canlara zalimce kıyılmış yetmiş iki can için değildir. Bu yeryüzünde keder, acı, hüzün ve zulmün buluştuğu, Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Suruç, Ankara Garı, Taksim 1 Mayıs, Gezi, Roboski, 6-7 Eylül olayları, Ortadoğu, Afrika, Asya’da ve yeryüzünde yaşanmış tüm Kerbela’larda katledilmiş insanlar ve onların davası içindir” dedi.

    “CEMEVLERİNE YAPILAN SALDIRILARIN ARKA PLANININ AYDINLATILMASINI BEKLİYORUZ”

    Muharrem oruçlarının ilk gününde Ankara’da Alevi kurumlarına yapılan saldırı ve akabinde hem Alevilerin hem de iktidarın gösterdiği refleksin manidar olduğunu belirten Atlı, “Saldırgan kişinin nerede kimlerle bağlantılar var, hangi kapsamda eğitimler aldı şimdilik bilmiyoruz. Saldırının içeriği bakımından öncesinden planlanmış olduğu su götürmez bir gerçektir. Saldırganın, saldırının arka planının bir an önce aydınlatılmasını bekliyoruz. Bu saldırılarla yüzleşilmediği müddetçe ve saldırganlar ile azmettiricileri gerekli cezayı almadığı müddetçe bu saldırılar sona ermeyecektir. Cumhurbaşkanının istediği yeri ziyaret etme hakkı vardır. Ama gittiğiniz yerin bir cemevi olduğunu ve oranın bir ev sahibinin olduğunu da bilmeniz gerekir. Siz misafirsiniz gittiğiniz yerin ritüellerine uymak zorundasınız. Biz de cemevlerimizde, dostlarımızda dedeler, analarımız oturur. Bizim kapımız herkese açıktır eksik gelenler tamamlanır ve giderler. Ancak bu kapılara gelirken bu kapıları kendilerine göre dizayn edemezler. Var olana uyum göstermek ve ritüellere saygı göstermek gerekir. Cemevlerimize yasal statü isterken aynı zamanda saygı gösterilmesini de bekliyoruz” diye konuştu.

    Zeynel Abidin Ocağından zakir İbrahim Erkul’un deyişleri eşliğinde semahlar dönüldü. Semahlar sonrasında aşure lokması pay edildi.

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • DAD Gebze Şubesi Ana Fatma Cemevinde aşure lokması paylaştırıldı-VİDEO

    DAD Gebze Şubesi Ana Fatma Cemevinde aşure lokması paylaştırıldı-VİDEO

    PİRHA-Muharrem orucunun bitmesinin ardından Demokratik Alevi Derneği (DAD) Gebze Şubesi Ana Fatma Cemevinde aşure lokması paylaştırıldı. Lokma paylaşımında konuşan önceki dönem DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu, Muharem oruçlarının başlamasıyla cemevlerine yapılan saldırıların planlanarak yapıldığını belirtti.

    Muharrem orucunun bitmesinin ardından Demokratik Alevi Derneği (DAD) Gebze Şubesi Ana Fatma Cemevinde aşure lokması paylaştırıldı. Aşure lokmasına, Alevi kurum, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Lokma paylaşımında konuşan önceki dönem DAD Eş Genel Başkanı Saime Topçu konuşma yaptı. Topçu, Matem ayında maalesef yezitler yine yezitliklerini yaptılar. Muharrem oruçlarının başlamasıyla cemevlerine yapılan saldırıların planlanarak yapıldığını belirten Topçu, cemevlerinde oruç açma, İslam’a benzetme çabaları var ancak bizim inancımızda toplu oruç açma yoktur diye belirtti.

    Aşure lokmalarının paylaştırılmasının ardından cem cıvat yapıldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • AABK Örgütlenme Sekreteri Çankaya: Cumhurbaşkanı Erdoğan Alevileri bölmek istiyor-VİDEO

    AABK Örgütlenme Sekreteri Çankaya: Cumhurbaşkanı Erdoğan Alevileri bölmek istiyor-VİDEO

    PİRHA-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın alternatif Hacı Bektaş anma programına katılmasına tepki gösteren AABK Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, “Cemevlerine ‘cümbüş evi’ diyen ve Alevi inancını tanımayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Alevilerin taleplerini yerine getirecekse eğer Alevi kurumlarının düzenlediği etkinliğe katılırdı, ancak kendisi Alevileri bölmek ve parçalamak istiyor” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Muharrem’in 10’uncu gününde Ankara Mamak’taki Hüseyin Gazi Cemevi’ne gerçekleştirdiği ziyaret sonrası tartışmalar devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan son olarak Hacıbektaş’ta Alevi kurumlarına karşı alternatif düzenlenen Hacı Bektaş anma programına da katıldı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın alternatif Hacı Bektaş anma programına katılmasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “TÜRKİYE’Yİ ALEVİSİZLEŞTİRMEK İSTİYOR”

    AABK Örgütlenme Sekreteri Mehmet Ali Çankaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Samimiyetsiz bir havası var” yorumunda bulundu. Mehmet Ali Çankaya, Erdoğan’ın cemevlerine ‘cümbüş evi’ demesini de hatırlatarak şu eleştiride bulundu:

    “Cumhurbaşkanının Alevilere şirin gözükmek ve Alevileri tanıyorum mesajı vermek için samimiyetsiz bir havası var. Hacı Bektaş’ı ziyaret ederek Alevilerin taleplerini karşılayacağına dair mesaj vermek için alternatif Hacı Bektaş anma etkinliklerine katıldı. Alevileri düşünüyor ve talepleri yerine getirecekse Alevi kurumlarının düzenlediği etkinliğe katılırdı, ancak kendisi Alevilerle görünmek istemiyor. Alevileri bölmek, parçalamak ve kendileriyle beraber hareket eden Alevilerle yol almak istiyor. Alevilerin devletin bu oyununa gelmemesi gerekiyor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’yi Alevisizleştirmek, Alevi örgütlerini yok etmek ve cemevlerini ayrı ayrı inanç yeri olarak göstererek Alevilerin birlikte hareket etmemesi için elinden geleni yapıyor” dedi.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Varto’da 1. inanç ve kültür festivali başladı-VİDEO

    Varto’da 1. inanç ve kültür festivali başladı-VİDEO

    PİRHA-Muş’un Varto ilçesinde 1. inanç ve kültür festivali başladı. Her coğrafyada egemen kültürlerin alt kültürleri erittiğini belirten AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “O yüzden mevcut egemen kültüre direniş göstermenin tek yolu örgütlenebilmektir” dedi.

    Muş’un Varto ilçesinde 1. inanç ve kültür festivali başladı. Festivalin 1. gününde yapılan panele HDP Muş Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun, DAD Eş Başkanları Musa Kulu ve Kadriye Doğan, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, PSAKD Genel başkanı Cuma Erçe, Tarihçi-Yazar Bülent Felekoğlu ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Varto PSAKD Cemevi Konferans Salonu’nda yapılan panele konuşmacı olarak DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, PSAKD Genel başkanı Cuma Erçe, Tarihçi-Yazar Bülent Felekoğlu katıldı.

    “HAKLARIMIZ ALMAK TEKÇİ VE İNKARCI BİR ÜLKEDE ÇOK ZOR”

    İnkarcı, tekçi ve faşist bir ülkede hakları almanın ne kadar zor olduğunu ifade eden ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Türkiye’de bu tekçi anlayış olduğu sürece bizim mücadelemizin ne kadar zor olduğunu biliyoruz. Yok sayıcı dil Aleviler arasında da asimilasyon politikalarını devam ettiriyor ve Alevilerin yan yana gelmemesi için her türlü oyun oynanıyor” dedi.

    “DİRENİŞ GÖSTERMENİN TEK YOLU ÖRGÜTLENMEKTİR”

    Her coğrafyada egemen kültürlerin alt kültürleri erittiğini belirten AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, “O yüzden mevcut egemen kültüre direniş göstermenin tek yolu örgütlenebilmektir. Bizim kuşağımız biraraya gelmeye başladı ve Avrupa’da 1989 yılında Alevi örgütlenmeleri başladı. Bu örgütlenmelerle birbirimize dünden daha fazla ihtiyacımız olduğunu gördük” diye ifade etti.

    “NEHAK ZİHNİYETİ ALEVİ İNANCININ BÜTÜN DEĞERLERİNİ GASP ETTİ”

    Nehak zihniyetinin Alevi inancının bütün değerlerini gasp ettiğini söyleyen DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Kadının doğum kapısına tahammül edemeyen eril zihniyet doğurganlığı kadından alıp erkek tanrılara vermiştir. İnsan toplum olmadan yaşayamaz, toplumsallaşmayı inşa eden ana kadının doğa ile ilişkisi daha sonra nasıl nehak zihniyetler tarafından nesne haline getirilip köleleştirildiğini toplum olarak bilmemiz gerekiyor” dedi.

    “İNANCIMIZA YABANCILAŞMAYA BAŞLADIK”

    İnançlarına yabancılaşmaya başladıklarını vurgulayan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Ülkenin tek adamı da cemevlerine gelmeye başladı. Bizi çok sevdikleri için mi geliyorlar cemevlerine çünkü bizi kendi içimizde bölmeye çalışıyorlar. Bugüne kadar hiçbir talebimizi kabul etmeyen, cemevlerini cümbüş evi sayan zihniyet cemevlerine gelmeye başladı” diye belirtti.

    “DOĞAYLA İKRARLAŞARAK YAŞAMI YENİDEN İNŞA EDEBİLİRİZ”

    Toplumun bir araya gelme gücünü aşurede gördüklerini söyleyen Tarihçi-Yazar Bülent Felekoğlu, “Biz Aleviler dünyaya Kızılderilerin, Katalanların ve Kürtlerin önerdiği gibi doğayla ikrarlaşarak ancak yaşamı inşa edebileceğimizi dünyaya anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    Soru-cevap bölümüyle panel sona erdi.

    PİRHA/MUŞ

  • Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri 19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda toplanıyor

    Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri 19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda toplanıyor

    PİRHA- Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri 19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda ‘Ocak hizmetkarlarının ocak ile olan bağlarının güçlendirilmesi’ şiarıyla bir araya gelecek. 

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Kureyşan Ocağı pirleri, anaları ve talipleri 19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda ‘Ocak hizmetkarlarının ocak ile olan bağlarının güçlendirilmesi’ şiarıyla bir araya gelecek.

    19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda yapılması hedeflenenler şu şekilde:

    -Yüzlerce yıldır pir talip ikrarı çerçevesinde verilen hizmetin süreklileştirilmesi,

    -Kureyşan Ocağı adına hizmet verenlere eğitim verilmesi, ocak hizmetkarlarının ocaktan el alması, denetleme,

    -Ocağın temsiliyetinin günümüz koşullarına uyarlanması. Pirler Divanı’na rızalık verilmesi,

    -Ocak adına hizmet verenlerin Ocaktan el alması,

    -Ocak hizmetkarlarının Ocak ile olan bağlarının güçlendirilmesi,

    19-20-21 Ağustos’ta Kureyş Ocağı’nda yapılacak program cem yürütüldükten sonra sona erecek.

    PİRHA/DERSİM