Etiket: sivas katliamı

  • Sivas Katliamı’nı gerçekleştirenler Sarıgazi’de de lanetlendi – Video

    Sivas Katliamı’nı gerçekleştirenler Sarıgazi’de de lanetlendi – Video

    PİRHA –  İstanbul Sultangazi’de Sivas şehitleri anıldı. Anmada konuşan Şıx Çoban Ocağı Piri Zeynel Kete, “Madımak Katlimı’nı doğru analiz etmek gerekir. Bu nahak zihniyetin, kendinden başka  kimseyi düşünmeyen  bu nemrudi sarhoşluğun halklara, inançlara, kültürlere, doğaya, kadına bütün dünyaya hükümdar olmaya çalıştığı dönemlerdeyiz” dedi.  

    Haberin Videosu

    2 Temmuz 1993 yılında Sivas Katliamı’nda 33 canın yakılarak katledilmesinin 24. yılı. Türkiye’nin bir çok yerinde anma etkinlikleri devam ediyor.

    İstanbul Sarıgazi’de Vatan İlköğretim Okulu’ndan festival alanına kadar gerçekleşen yürüyüş ile 2 Temmuz Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Anmada Sivas şehitleri anısına saygı duruşu yapıldı.  Anmaya, BDP, DHF, Partizan, TKP, HDP, Halkevleri, Mücadele Birliği, AKADER ve DAD katıldı.

    “ZOR ZAMANLARDAYIZ AMA UMUTSUZ DEĞİLİZ”

    Anmaya katılan Sıx Çoban Ocağı Pirlerinden Zeynel Kete Sivas katliamının nedenlerini, diğer katliamlarla benzerliğine ve farklı yönlerine değinerek şunları kaydetti:

    Bugün günlerden 2 temmuz. Alevi siyasal tarihinde hakikat ve özgürlük arayışında bedenlerini iradelerine çerağ yaparak zalim yezit aklına karşı delil uyandıran, Semaha durarak, çarkı pervaz ederek hakka yürüdükleri gündür. Hakikat ve özgürlük arayışında olanları ateşe atarak cezalandırmak (ihrak-ı Binnar), tarihin en eski yöntemlerinden biridir.

    Zamanı doğru kavramak bundan hareketle geleceğe yön vermek, öngörüde bulunmak Alevi yol siyasallığı bakımından bizlere tarihi sorumluluklar yüklemektedir. Bu manada Sivas madımak katliamını doğru kavramak, iyi analiz etmek bilimsel, adaletli bir tarihi perspektifle irdelemek lazım.

    “ARAÇLAR VE DİL FARKLI OLABİLİR, AMA AMAÇ AYNIYDI”

    Her fırsatta, çağdaş uygarlık diye tanımlanan uygarlık tarihi, savaşlar ve katliamlar tarihidir. Savaştan, yalandan, zulümden, göz yaşından, tacizden tecavüzden, şiddetten, ölümden bağımsız bir çağdaş uygarlık tarihi olabilir mi? Yada ulus devlet anlayışı bunları yapmadan Bir ulus devleti inşa edebilir mı? Cumhuriyetle beraber yaşanılanları anlamak için, Osmanlı’dan cumhuriyete geçiş sürecine bakmakta fayda vardır. Reya Heq Alevi halklar, hakikat arayışçıları, Osmanlı’dan günümüze benzer yöntemlerle yok edildiler. Araçlar farklı olabilir, dil farklı olabilir, ama amaç aynıydı. Farklı olanı susturmak, hizaya getirmek, etkisizleştirmek,biat ettirmek, olmadıysa kültürel ve fiziksel olarak soykırıma uğratmak. Osmanlı demek Alevi için; ağır vergi, yıllarca askerlik, kafir, zındık, mülhit, katli vacip, angarya, baskı, zulüm demekti.

    “AMAÇ HERKESİ TEKÇİ ZİHNİYETE İNANDIRMAKTI”

    Osmanlı yıkıldı yerine Cumhuriyet kuruldu. Anayasal süreçlere geçildi. 1921 anayasası hariç, diğer tüm anayasalar Tekçi ulus devlet anlayışının ideolojisini koruyan anayasalar oldu. Cumhuriyet demek, demokrasi, özgürlük, kendi kendini yönetme, söz karar yetki sahibi olma anlamına geliyor. Algı böyle oluşturuldu. Aleviler ve bütün ötekilerden destek gördü. Buna karşı yaşatılan gerçeklik; tek din, tek mezhep, tek dil, tek ideoloji oldu. Herkesi yeni kimliğe inandırmak zorundaydı. Bütün farklılıklar, tutum davranış tarzları, düşünüş yaşayış biçimi, dili, dini, mezhebi, maddi ve tinsel dünyayla kurduğu ilişki biçimini potasında tekleştiren eriten bir değirmen misaliydi. Cumhuriyeti kuran elit kesimin dili, dini, inancı, mezhebi ne ise halkın dini, dili, inancı, mezhebi de o olmalıydı. Buna uymayanları ise, sürgün, katliam, yok etme, ateşe atma bekliyordu. Sivas’ta yaşatılan da buydu. Farklı itikat, etnik yapılar, farklı düşünce mensupları sistematik bir program dahilinde etkisiz hale getiriliyordu. Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Çorum’da, Gezi’de, Sivas’ta yaşatılan; siyasal ve sosyal alanda homojen bir cemaat yaratma siyasetiydi.

    Reya Heq inancı tekçiliğin her türlüsüne karşıdır. Tekçiliğe karşı Alevi siyasallığının renkliliğini yaşatmaya çalışan, bu uğurda bedenlerini iradelerine çerağ yaparak ateşte çark  pervaz Edip hakla hak olanların mücadelelerinin önünde saygıyla eğiliyorum. Devriniz daim olsun diyorum. Bizce, farklı renkler, diller, kültürler, itikatlar, aşirler, hakkın delili, kerameti ve kemalettin nişanesidir.

    “AKTÖRLER DEĞİŞTİ AMAÇ DEĞİŞMEDİ”

    Sivas Madımak katliamı üzerinden çeyrek asır geçti. Ne o yangın söndü, ne de zalimin zulmü dindi. Nahak aklın senaristliği ve yönetmenliğinde gerçekleşti. Dehşetin acıları hala devam ediyor.

    Sivas Madımak katliamını, yaşanılanları, amacını çok boyutlu irdeleyip, bilimsel, arifane ve dervişane bir ruhla, analitik irdeleyerek, Xızır kemaletiyle bilinçle çıkarmak zorundayız. Aslolan umutsuz, ufuksuz ütopyasız kalmamaktır. Bunun için olay ve olguları iyi irdelemek lazım.

    Sivas katliamının diğer katliamlardan bazı özgünlükleri vardı nedenleri açısından.

    -Bölgede Reya Heq Alevi süreği, kendi tarihi, kökleri, kültürel değerleri ile kendi hakikatleri ile bütünleşme arayışına girmişlerdi.

    -Sivas, Maraş, Malatya, Adıyaman hattında Reya Heq Alevileri kendileri ile ulus devlet anlayışı arasındaki ilişkiler tartışılmaya başlanmıştı.

    -Uluslararası güçlerin bölgesel hesapları sonucu ılımlı İslam’a alan açılması çalışmaları söz konusuydu.

    -Cumhuriyete bekçilik yapan, laikliğin teminatı olarak algı oluşturulan Aleviler! Var olan durumu tartışmaya başlamışlardı. Bu tartışmanın büyümesini engellemek, önüne geçmek için de tertiplenmişti. Kısacası kimler, nasıl görev alırsa alsın, hangi aktörler tarafından yapılırsa yapılsın, katliam devletin gözü önünde yapıldı.

    “KATLİAM DEVLETİN GÖZÜ ÖNÜNDE YAPILDI”

    -Sivas katliamı sonrasında mahkeme boyunca Aleviler yine öğrenilmiş çaresizliğe kurban oldular. Modernist bir bakış açısıyla; ilerici-gerici, laik-antilaik, Cumhuriyet düşmanları, yobazlar, şeriatçılar, şeklinde bir okuma ve savunma oluşturuldu. Tamda istenen buydu. Sivas’ta yakılanlar gerçekti. Hasretlerin, Akarsuların bir daha saz çalmayacağı, yanan şairlerin bir daha şiir yazmayacağı gerçekti. Ama Alevilerin ve mahkemelerde ilerici-gerici, laik-antilaik gibi karşıtlıklar üzerinde okuması gerçek değildi. Gerçek failin istediği ve yıllardır yaptığı buydu. Katliam devletin gözü önünde yapıldı ama 70 yıllık tekçi zihniyet sanık sandalyesine oturtulamadı.

    Yıllarca Alevilerin cumhuriyetin bekçisi olduğu, Alevilerin şeriatın dalga kıranı olduğu söylemleri Alevileri iktidar İslamının karşıtı haline getirdi. Sanki bu ülkede laiklik sadece Alevilere lazımmış algısı oluşturuldu ve “Türkiye laiktir laik kalacak” sloganı ne  yazık ki en fazla Alevilerce artırıldı!

    “ALEVİ TOPLUMSALLIĞININ AKLI ÇIKIŞ YOLUDUR”

    Halbuki reya Heq Alevi süreği olarak diyoruz ki; iktidara bulaşmamış bütün itikatlarda, dinlerde, inançlarda hakikat paydası vardır. İslamiyetin içerisinde de bir hakikat paydası vardır. Muhammedi hakikat (Hak yol İslam’ı), Ebuzer Gafari, Suhreverdi, Muhittin Arabi, Şex Bedrettin, Muhammet el Ceziri, Hamdan Bin Karmet, Mansure Hallaç, Ahmede Xane, Melaye Çiziri, Hüseyni duruş ve daha niceleri. İslamdaki yüzlerce komün hareketi ve söylemler bu uğurda yakılanlar, asılanlar ve anti kapitalist Müslümanlar. Aleviler uğradıkları katliamları irdelerken, analitik irdeleyen, yerine göre duygusal düşünen, ruhsal inanan, sezgisel yaşayan, akılda bilimsel ve öğrenilmiş çaresizlikten kurtulmaları lazım. Başkasının aklıyla değil, binlerce yıllık Alevi toplumsallığının aklıyla kendilerini var edebilirler.

    “HAKKA, HAKİKATE ULAŞMAK YOLA TALİP OLMAK ESASTIR”

    Sivas katliamı haber vere vere geldi. Sağır Sultan bile duydu. Katliamı özendirip görev alanlar, senaryoyu yazanlar, oyuncular, yönetmenler bellidir. Her fırsatta aydınları, farklı inanç ve itikatları, etnik farklılıkları, demokratları, sosyalistleri, farklı tüm renkleri, tekçiliğe karşı olanları etkisizleştirip, katleden, mahkum eden, sürgün eden, katliama uğratan, esir alan tekçi akıldır. Dönemsel olarak oyuncular, araçlar değişse de; azmettirenler ve amaç hiç değişmedi. Koçgiri katliamını gerçekleştiren akılla Şex Şait’i asan akıl, Sey Rıza’yı dara götürdü. Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı yaşattı. Aleviler Koçgiri’yi Dersim’i bilince çıkarsalardı, Çorum, Maraş, Sivas Madımak katliamı olmaya bildirdi. Engelleyebilirlerdi.

    Bütün bu yaşatılanlar ve Sivas madımak katliamı ile resmi ideolojinin dışında kalan tüm ötekilerin iletişim kanallarını kapatmak, dilsiz, ruhsuz, umutsuz, ütopyasız, dilsiz ve tarihsiz bırakılmak istenilmektedir.

    Aleviler için, hakka, hakikate ulaşmak ve yola talip olmak esastır. Bu da ikrarlık ve rızalık geleneği üzerinde yaşamakla olur. Alevilik iktidarla, devletle bir çatışma değil her türlü nahak, iktidarcı, devletçi anlayıştan uzak durmaları, hakikatten, kemaletten, rızalık şehrinden, derya toplumundan ısrar etmektir.

    “HAKİKAT İÇİN, ÖZGÜRLÜK, DEMOKRASİ VE SANAT İÇİN SİVAS’A GİDİLDİ”

    Sonuç olarak, Madımak katliamı devletin gözü önünde yapıldı. Bir önceki katliamlar bilince çıkarılıp hesabı sorulmadığı için bir sonraki katliamlar yaşatıldı. Biz biliyoruz ki, devleti yıkmak için Sivas’a gidilmedi ya da din düşmanlığı yapmak için. Umut için, hakikat için, özgürlük için, demokrasi için, sanat için hak için Sivas’a gidildi semaha durup çarkı pervaz olmak için. Sivas’a gidildi. Siivas şehitlerini unutmadık, unutmayacağız. Tarih hakikat ve özgürlük arayışında olanları yazacak, zalimleri lanetleyecektir.

    Aşk ile.”

    Konuşmaların ardından semahlar dönüldü ve anma töreni son buldu. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Almanya’nın birçok kentinde Sivas’ta katledilenler anıldı-VİDEO

    Almanya’nın birçok kentinde Sivas’ta katledilenler anıldı-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın bir kentinde Sivas’ta katledilen canlar için anma etkinliği yapıldı.

     

    Hamburg kentinde  Hamburg HAK-EVİ’nde gerçekleştirilen anmaya HDK-A Eş sözcüsü Demir Çelik, Pir Mustafa Mısır’ın yanında bir çok kişi katıldı. Anma Pir Mustafa Mısır’ın verdiği Gulbang ile başladı. Ardından yapılan konuşmalarda katliamların günümüzde de devam ettiği vurgusu yapıldı. Anma’da Ermeni Duduk ustası Suren Aseduryan da sahneye çıktı.

    Dortmund kentinde Dordmund ve çevresi Alevi Dergahı (DAKME) öncülüğünde gerçekleştirilen anmada çadırlar açıldı. İnsanlara Sivas Katliamı’nı tanıtan broşürler dağıtıldı.  Anmada cerağlar uyandırılırken, Gulbang ile canlar dar oldu, katliamda yaşamlarını yitirenlerin ruhu şad edildi. Günün anlamına yönelik yapılan konuşmaların ardından zakirin eşliğinde semaha duruldu. Daha sonra lokmalar pay edildi.

    Freiburg Alevi Kültür Dergah’ında  yapılan anmaya FEDA Eş başkanı Veli Kaya katıldı. Kaya Sivas Katliamı’nın hesabının sorulması için bir tarih bilinci olması gerektiğine vurgu yaptı. Murat Bay’ın deyişleri eşliğinde semaha duruldu.

    Bergisch Gladbah kentinde Bergisch Gladbach Eğitim ve Kültür Merkezi’nde (Koçgirililer) gerçekleştirilen anmada Sivas’ta katledilenler anısına masaya tek tek güller bırakıldı. Günün anlam ve önemine değinilen konuşmaların ardından Bergisch Gladbach Eğitim ve Kültür Merkezi Kadın Korosu tarafından deyişler seslendirildi.

    Sivas Katliamı’nın 24’üncü yıldönümünde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) tarafından Köln kentinde bir anma düzenlendi.

    Köln Merkez Tren Garı’nın önünde düzenlenen anma AABF İnanç Kurulu Başkanı Alevi Dedesi Cafer Kaplan’ın “Delil Uyandırma” ritüeli ve gulbang okumasıyla başladı. Daha sonra katledilenlerin isimleri okundu. Sivas katliamında yaşamını yitirenler için ağıtlar okundu. Çok sayıda katılımcı ellerinde olayda yaşamlarını yitirenlerin fotoğraflarını taşıdı.

     

    Berlin kentinde ise Berlin Alevi Toplumu – Cemevi tarafından bir yürüyüş düzenlendi. Saat 13.00’da Hermannplatz’da toplanan binlerce kişi,  şiddetli yağan yağmur altında Kreuzberg’e kadar yürüdü.

    (ES)

     

  • ‘Madımak Utanç Müzesi oluncaya dek mücadelemiz sürecek’-VİDEO

    ‘Madımak Utanç Müzesi oluncaya dek mücadelemiz sürecek’-VİDEO

    PİRHA- 33 insanın yakılarak öldürüldüğü Sivas Madımak Katliamı’nın 24. yılında, Ankara’da anma etkinliği yapıldı. Kurtuluş Meydanı’ndan Kolej Meydanı’na yürüyüş yapılarak miting gerçekleştirildi. Mitingte yapılan konuşmalarda, Madımak Oteli’nin Utanç Müzesi yapılıncaya dek mücadelenin süreceği vurgulandı. 

    Haberin Videosu

    PSAKD öncülüğünde oluşturulan aralarında KESK, DİSK, DAD, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı temsilcilerinden oluşan Tertip Komitesi tarafından organize edilen anmaya PSAKD, HBVAK, DAD, HDP, EMEP, CHP, EHP, SODEP, Haziran Hareketi,ESP, AKA-DER, Halk Evleri, Partizan, Kaldıraç, Alınteri, Mücadele Birliği, KESK, TMMOB, ATO, Mali Müşavirler Odası Ankara Şube, ankara Dersimliler Derneği, Kızılırmak Köy Dernekleri katıldı.  Mitinge HDP adına  Diyarbakır Milletvekili Felek Naz Uca ve Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım katıldı.

    Miting için Kurtuluş Kavşağı’nda toplanıldı. Çok sayıda insanın katıldığı mitingde en önde Sivas’ta katledilenlerin resimleri taşındı. Alevi dernekleri, KESK, TMMOB ve çeşitli yöre dernekleri ile birlikte ilerici, devrimci kurumlar da mitingde yer aldı.

    Sivas Katliamı’nda katledilenlerin aileleri adına Nilgün Karababa’nın konuşmasının ardından şehitlere dair kısa anlatılarla tek tek isimleri okundu ve “Burada!” denildi.

    “KATLİAMLARA KARŞI SOKAKLARDA OLMALIYIZ”

    Mitingde ilk konuşmayı PSAKD Genel Sekreteri, ABF Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya yaptı. “Katliamlara karşı sokaklarda olmazsak daha çok Madımaklar, Çorumlar, 10 Ekimler olur!” diyen Kaya, “Öyle bir dünya kuralım ki insanlık birbirini katletmesin. Dilleriyle renkleriyle, inançlarıyla insanlar bir arada hoşgörü içerisinde yaşasın. Ama imkânı yok 24 yıldır ozanların, şairlerin, semah dönenlerin, diri, diri yakanlar yakıldığı yerde katilleri belli olduğu halde adalet yerini bulmadı. Bugün Türkiye’nin gündemine oturan herkes için adalet istiyoruz deyip yollara düşen toplumun tüm ötekilerini birleştiren, ruhta, özde bu yürüyüşü anlamlı buluyoruz” dedi.

    KAYA: MADIMAK’I UTANÇ MÜZESİ MUTLAKA YAPACAĞIZ

    Bülent Kaya, şunları kaydetti:

    “Biz gezide katledilenlerin, yüreğimize bıraktığı sızının Dersim’de Koçgiri’de bıraktığı sızıdan farkı yoktur. o nedenle nerede katliam var, nerede inkar var, nerede asimilasyon var aynı Madımak’taki canlarımızın dumanlardan ateşten yanarak acı çektiği gibi alevi toplumu acı çekiyor. Onların acıları hepimizin acısıdır. Bir Cizre’de bodrumda katledilenlerin acısını Sivas’takilerin acılarından ayrı tutmuyoruz. Ne zamanki bu acılar katliamlar sona erer biz Aleviler insanlık adına huzura kavuşuruz. Bizi diri diri yaktıkları Madımak nedir, bilim kültür evi, bunu reddediyoruz. Biz orayı utanç Müzesi mutlaka, mutlaka yapacağız. Bu irade bu bilinç, bu kararlılık hepimizde var. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi Alevi kurumları Pir Sultan başta olmak üzere saygı ile selamlıyorum. Mücadelemiz kavgamız. Uysal koyun değiliz. Artık olmayacağız.”

    AKÇA:MADIMAK ER GEÇ UTANÇ MÜZESİ OLACAK

    Sonrasında şehit yakınları adına Gülender Akçanın ağabeyi Kalender Akça söz aldı. Akça, “Madımak’ı Bilim ve Kültür merkezi olarak değil, Utanç müzesi oluncaya dek ve benim kardeşimle aynı yerde ismi yazılı olan 2 kişinin ismi kaldırılıncaya dek asla mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Orası er geç utanç müzesi olacaktır” diye konuştu.

    Semaha durulmasının ardından sanatçı  Malik İnce ve Grup Devinim türkü ve deyişler seslendirdi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Zürih’te Sivas katliamında yaşamını yitirenler anıldı

    Zürih’te Sivas katliamında yaşamını yitirenler anıldı

    PİRHA- Madımak Katliamı’nın 24. yıl dönümü nedeniyle Zürih’te çeşitli anma etkinlikleri yapıldı.

    İlk anma etkinliği Birleşik Devrimci Parti tarafından düzenlenen bir seminer ile Mozaik Kütüphane ve Buluşma Yeri’nde yapıldı. Seminere FEDA temsilcisi Songül Çelik konuşmacı olarak katıldı. Çelik yaptığı konuşmada “Bizim yolumuzun adı Reya Haq’tır. Yani haklıdan, ezilenden yana olmaktır. Ancak Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’ten bugüne Alevileri yolundan çıkartmak için her türlü baskı ve katliam denendi. Alevileri İslam içine alma çabaları geçmişte Alevi Dedelerine secere dağıtmak ve onları sisteme, dolayısıyla İslam içine alma ve entegre etmek şeklinde idi. Bunu yapamadıkları yerlerde ise açıktan fiziki bir saldırı ile katliama maruz bıraktılar” dedi. Aleviliğin devletleşmediğini ve bir din formasyonuna dönüşmediğini dolayısıyla da hiyerarşik bir yapısının olmadığını söyleyen Çelik, “Alevilerin potansiyel bir katliam tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını ve Alevilerin örnek alması gerekenin, Çorum’da 1980’de yapılmak istenen katliama karşı bir öz savunma ve direnişin geliştirilmiş olmasıdır. Çünkü bu direniş çok büyük bir çapta yapılmak istenen katliamı engellemiştir” dedi.

    Bir diğer etkinlik ise Zürih’te bulunan Eğitim Kültür Merkezi EKM’de yapıldı. Katliamla ilgili konuşmaların yapıldığı anmada Menekşe’den Önce belgeselinin gösterimi yapıldı. Barış Anneleri’nden Döndü Ergin’in yaptığı konuşma ise duygusal anlar yaşattı.

    Son etkinlik ise, 2 Temmuz akşamı Zürih’in önemli kent merkezlerinden olan Rathaus Meydanı’nda yapıldı. HDK-A Zürih örgütünün düzenlediği etkinlikte katliamın unutturulmayacağını ve katillerden hesap soruluncaya değin mücadelenin süreceğine vurgu yapıldı. Daha sonra katliamda yaşamını yiritirenler anısına mum yakıldı.

    Abidin Çetin / Zürih

     

  • PSAKD Diyarbakır Şube, Sivas’ta katledilen canları andı

    PSAKD Diyarbakır Şube, Sivas’ta katledilen canları andı

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 24. yılı dolayısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube bugün bir anma düzenledi. 

    Katliamda yaşamını yitiren 33 insanın anıldığı etkinliğe, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Diyarbakır Şube Cafer Koluman, HDP Diyarbakır İl Başkan Yardımcısı Şerif Doğan, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, ESP MYK üyesi Mesut Çekisayın, Eğitim-Sen Diyarbakır 1 No’lu Şube Başkanı Abbas Şahin konuşmacı olarak katıldılar.

    Anma saygı duruşu ile başladı. Daha sonra söz alan konuşmacılar, katliamı lanetledi. Konuşmalarda, tarihten bugüne katliamlar neden bitmedi? Nasıl sonlandırılmalı? soruları üzerinde durdu.

    Konuşmaların ardından semah dönüldü, ve derneğin müzik grubu dinleti sundu.  (HABER MERKEZİ)

  • Pir Fırat: Sivas Katliamı İslami şiddetin bir parçası, cehaletin bir kurgusudur – VİDEO

    Pir Fırat: Sivas Katliamı İslami şiddetin bir parçası, cehaletin bir kurgusudur – VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Garip Dede Dergahı’nda Sivas’ta katledilen canlar için anma etkinliği yapıldı. Garip Dede Dergahı Başkanı İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat bir konuşma yaptı. Fırat, “1993 Sivas Katliamı, kendini savunma imkanı bulmayan çok sayıdaki insanın acımasızca öldürülmesidir” dedi. Fırat, Sivas Katliamı’nın İslami şiddetin bir parçası, cehaletin bir kurgusu olduğuna işaret etti. 

    İstanbul’da Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı’nda 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 24. yılı nedeniyle yitirilen canlar için bir anma düzenlendi.

    Anmaya, Demokratik Alevi Derneği Avcılar Şubesi Başkanı Özgür Bulan ve yönetim kurulu üyeleri, İstanbul Umum Sayacılar Oda Başkanı Muharrem Kökoğlu, Erikli Baba Gençlik Kolları, Şahkulu Sultan Dergahı Gençlik Kolları, HBVAKV Okmeydanı Cemevi Gençlik Kolları, PSAKD Esenler Cemevi gençlik kolları, Sefaköy İşçilerin Birliği Derneği katıldı.

    Dergah bahçesinde düzenlenen anma ve protestoda konuşan İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat, “1993 Sivas Katliamı, kendini savunma imkanı bulmayan çok sayıdaki insanın acımasızca öldürülmesidir” dedi.

    Pir Celal Fırat konuşmasında şunları sıraladı:

    -Bu toprakların bilge mimarlarını yok ettiler.
    -Özgür yaşamak isteyen insanların temsilcileri, acılarla susturuldular.
    – Toplumun büyük bir kesiminde görüş ve değerleriyle önemli bir konuma gelen insanlar yok edildiler.
    – Sahte kulluk yaparak din adına kendilerinde başkalarını öldürme hakkı görenler oldu.
    – Sivas sustu…..İnsan, hakikat, erdem ve vicdan karanlığın derinliklerinde yok oldu gitti.
    -Ben daha fazla müslümanım sen az müslümansın diyerek aydınlarımızı tarihi intikam duygularıyla yok ettiler.
    – Şah demek bir kez daha suç sayıldı.
    – Onlar birer Pir Sultandı Çünkü…
    -Pir Sultan, Anadolu Alevilerinin gün ışığıdır, özgürlüktür, insan onurunun ete kemiğe büründüğü renklendiği ve kitleselleştiği bir onur mücadelesidir. Pir Sultan demek, baskı ve engeli tanımamak demektir.
    Bilim demektir, bilgilendirme ve adaleti yaymak demektir. Kadılar, müftüler, beyler, paşalar, valilere karşı yoksul insanların Şahıdır.

    Pir Sultan’ın öğretisinin ve mücadelesinin halkların bir arada yaşama öğretisine dönüştüğünü belirten Pir Celal Fırat, “Birarada yaşama isteklerimize rağmen tarihin her döneminde trajik unutulmaz katliamlarla nabzımızı ölçenler, bu yüreklerin birer Pir Sultan olduğunu bir kez daha gördüler” dedi.

    “Alevi düşmanlığı yaparak bu topraklarda bir yürek içinde kardeşçe yaşamamızı istemeyenler Sivas Katliamı’nı rejime yönelik ve arkasında ırkçı-şeriatçı örgütlerin bulunduğu siyasal bir gelişme şeklinde ele almadılar” diyen Pir Celal Fırat, hukuki sürecin bu yönde işletilmediğini, böylece katliamın düzenleyicileri olan ırkçı-şeriatçı örgütler ve katliamda kusuru bulunan sorumlular ortaya çıkarılmadı” ifadesini kullandı.

    “ALEVİLER, ŞİDDETE KARŞI MÜZİKLE TANRIYA ULAŞMAYI HEDEFLER”

    “Yeryüzünde, diğer din, inanç ve etnik gruplarla barış ve hoşgörüyle yaşayan, insanın sevgide bir olmasını isteyen, şiddet içeren her türlü alete karşı, müzikle, sazla tanrıya ulaşmayı hedefleyen tek toplum Alevi toplumudur” mesajını veren Fırat, “Alevi felsefesi bu yönüyle her bireyi derinden etkilemiş ve tüm dünyanın ilgisini çekmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

    “MÜSLÜMANLAR, TÜM DÜNYAYA İSLAMİ MOTİFLERLE ŞİDDETİN EN ACISINI YAŞATTI”

    Sosyo-kültürel özellikleriyle ve jeopolitik siyasi yapısıyla bir türlü barışamayan müslümanların tüm dünyaya İslami motiflerle şiddetin en acısını yaşattığını vurgulayan Pir Celal Fırat, şunları dile getirdi:

    “Sivas katliamı bu şiddetin bir parçası cehaletin bir kurgusudur. Güldürmeyi, düşündürmeyi çizgilerde seçmiş, karikatürist, halk ozanı, halk Şairleri, sanatçılar ve yobazların sosyal hayatına dokunan birçok aydın, yakılarak öldürüldü ve tam 24 yıl oldu. Aklanan ve savunulanların yazdığı bir kara sayfa kapanmadan duruyor. Sivas’ta kimler katledildi. Sivas’ta, mutluluğun resmi üzerine hayal kurabilenler katledildi. Sivas’ta üreten düne, güne yarına dair düşüncesi insanlığın, doğanın geleceği projesi olan canlar katledildi.
    Tıpkı bu ülke için hayalleri olan Deniz Gezmişler gibi, Hüseyin İnanlar, Mahir Çayanlar gibi İbrahim Kaypakkayalar gibi…Gezi’de kaybettiğimiz canlar gibi, Berkin Elvan gibi, Ali İsmail Korkmaz gibi gençlerimiz katledildi Sivas’ta. Tıpkı Kırklar gibi çarka dönen, semah dönen canlarımız katledildi.

    Tıpkı derisi yüzülen Mansur ve Nesimi gibi… Tıpkı haksızlığa direnen “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pir Sultan gibi ozanlar katledildi Sivas’ta. O ozanlar ki katliama da, kırıma da, zulme de maruz kalsalar hep Pir Sultan’ın şu dörtlüğündeki duruşu akıllara gelir;

    “Kadılar müftüler fetva yazarsa

    İşte kement işte boynum asarsa

    İşte hançer işte başım keserse

    Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.”

    “DEVLET GENCECİK EVLATLARININ KATLEDİLMESİNE GÖZ YUMAR MI?”

    “Bir devlet gencecik evlatlarını dar ağıcına vurarak katledilmesine, yakılarak katledilmesine göz yumar mı?” diye soran Pir Celal Fırat, “Statükoyu korumak adına, onurlu muhalif canları katleden, katliam üreten bataklık unutulursa her gün kaybedilen gün olur. Hafıza kaybı o bataklığı büyütür. Bataklık can almaya devam eder. Unutursak üreten, düşünen, yarına dair hayalleri olan insanları yok ettiğinizde, yerine cehalet alır. Kin alır, nefret alır” dedi.

    Pir Celal Fırat’ın konuşmasının ardından, Garip Dede Gençlik Kolları müzik ve şiir dinletisi verdi.
    Sanatçı Mehmet Karabudak ise sahneye çıkarak deyişler okudu.    (HABER MERKEZİ)

    VİDEO

  • Alevilerin Madımak oteline doğru yürüyüşü devam ediyor-video/güncellendi

    Alevilerin Madımak oteline doğru yürüyüşü devam ediyor-video/güncellendi

    PİRHA -Madımak katliamının 24 yılında yapılacak olan anma için Sivas’a gelen Aleviler HBVAKV Cemevi önünde toplandıktan sonra şu saatlerde ellerindeki dövizler, pankartlarla Madımak oteline doğru yola koyuldular. Çok sayıda Alevi örgütünün katıldığı yürüyüşte katliamı lanetleyen sloganları atılarak adalet talebinde bulunuluyor.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 24 yılında yapılacak anma için Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın bir çok kentinden Sivas’a gelen Alevi yurttaşlar, Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sivas Şubesi Cemevi önünde toplandıktan sonra Madımak oteline doğru yürümeye başladı.

    Kitle ellerinde “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” “Sivas’ı Unutma” “Sivas için adalet” yazılı, Sivas’ta yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu dövizleri taşıyan yurttaşlar sık sık “Sivas’ı unutma unutturma”, “Direne direne kazanacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, sloganlarını atıyorlar.

     

     

  • Adalet Yürüyüşü 18. gününde: Sivas’ta adalet arayışı sürüyor

    Adalet Yürüyüşü 18. gününde: Sivas’ta adalet arayışı sürüyor

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun öncülüğünde başlatılan Adalet Yürüyüşü’nün 17. günü geride kaldı. 420 kilometrelik yürüyüşte bugüne dek yaklaşık 299 kilometre yol katedildi. Bugün yürüyüşte 17 kilometre gidilecek. Madımak Katliamı’nın yıldönümü olması nedeniyle CHP Lideri Kılıçdaroğlu önce Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok ile yürüdü.

     

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Yürüyüşü’nün 18. gününde yaptığı konuşmada, “Bugün 2 Temmuz Sivas Katliamı’nda hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Adalet arayışları hala devam ediyor. Bizim bu Adalet Yürüyüşü’nün ne kadar anlamlı olduğunu gösteren temel göstergelerden birisidir” dedi.

    Kılıçdaroğlu, “adaletli bir yönetim” istediklerini belirterek, “Adaletli bir devlet, adaletli bir toplum istiyoruz. Adaletin egemen olduğu, hepimizin rahatlıkla konuşabildiği, düşüncelerini ifade ettiği için hapse atılmadığı bir düzen istiyoruz. Bu açıdan umuyorum bizim Adalet yürüyüşümüze ülkeyi yönetenler daha fazla kulak kabartmış olurlar. Bizi suçlamasınlar, bizi dinlesinler. Biz bu ülkenin insanlarıyız” dedi.

    ‘BUGÜN 2 TEMMUZ…’

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saat 07.00’de Sakarya’nın Erenler İlçesi Dörtyol Mevkii’ndeki mola yerinde açıklama yaptı.

    Kılıçdaroğlu, 24 yıl önceki Sivas Katliamı’nda katledilenleri anarak, “Adalet Yürüyüşümüzün 18’inci günündeyiz. Bugünümüz de hayırlı olur inşallah. Son derece kararlı, azimli, bilinçli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Yürüyüşümüze destek veren vatandaşlar da bizim arzu ettiğimiz gibi her türlü provokasyona karşı duyarlılıklarını koruyorlar. O nedenle o yurttaşlarıma da içten teşekkürlerimi gönderiyorum. Bugün 2 Temmuz Sivas katliamında hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Adalet arayışları hala devam ediyor. Bizim bu Adalet Yürüyüşü’nün ne kadar anlamlı olduğunu gösteren temel göstergelerden birisidir. Bu bağlamda hiç kimsenin inancından, kimliğinden, siyasi görüşünden ötürü suçlanmaması krimininalize edilmemesi bizim en büyük arzumuzdur. İnsanı düşünceleri, fikirleriyle kabul edip, baş tacı etmeliyiz. Onlar ne zaman düşüncelerini açıklarlarsa bu düşüncelere hepimiz ortaklaşa saygı göstermeliyiz. Farklı düşüncelere sahip olabiliriz ama birlikte yaşama irademizi birlikte ortaya koymak zorundayız” dedi.

    TAŞERON İŞÇİLER İÇİN ADALET

    Yaklaşık 1 milyon taşeron işçisinin kadrolu çalışmak istediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, taşeron işçilerinin dün yanlarında olduklarını ve onların da adalet istediğini söyledi.

    CHP Genel Başkanı, “Onlar diyor ki; bize söz verildi, kadro verilecekti, ne olursunuz bunu bir kez daha dile getirin.’ Adalet yürüyüşünde 1 milyonu aşkın taşeron işçisinin adalet talebini yine bu sabah saat 07.00’de hepinizin huzurunda dile getiriyorum. Onlar için de adalet istiyorum. Onlar da çalışıyor, üretiyor ve alın teri döküyor. Onlar da kadrolu çalışma ve iş güvenceleri olmasını isterler. Dolayısıyla adalet isterler ve adaleti sağlamak zorundayız” diye konuştu.

    “BİZİ SUÇLAMASINLAR DİNLESİNLER”

    Kendilerinin suçlanmamasını, dinlenilmesini isteyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

    “Biz 1 gün değil, hepimiz adaletli davranalım diye yürüyoruz. 1 gün bile değil. Hepimiz bize destek veren tüm yurttaşlarımız adaletli bir yönetim, adaletli bir devlet, adaletli bir toplum istiyoruz. Adaletin egemen olduğu hepimizin rahatlıkla konuşabildiği, düşüncelerini ifade ettiği için hapse atılmadığı bir düzen istiyoruz. Bu açıdan umuyorum bizim adalet yürüyüşümüze ülkeyi yönetenler daha fazla kulak kabartmış olurlar. Suçlama yerine dinlemek, bir yöneticinin temel görevidir. Niçin biz yürüyoruz, hangi gerekçeyle yürüyoruz? Bize yapılan tüm hakaretlere rağmen neden sessiz kalıyoruz? Neden inançla ve kararla ‘Adalet, adalet adalet’ diyoruz. Bizi suçlamasınlar, bizi dinlesinler. Biz bu ülkenin insanlarıyız.”

    Sivas’ın Divriği İlçesi’nden gelen kadınlar Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na açıklamasının ardından çiçek vererek, yürüyüşe katıldı. Hava sıcaklığı nedeniyle bugün yürüyüş 1 saat erkene alınırken, bugün 7.3 kilometre, 6.5 kilometre ve 3.7 kilometre olmak üzere 17.5 kilometre yürünerek Kocaeli’nin Kartepe İlçesi’ne ulaşılması planlandı.

     

  • Aleviler Sivas anması için cemevi önünde toplanmaya başladı-video güncellendi

    Aleviler Sivas anması için cemevi önünde toplanmaya başladı-video güncellendi

    PİRHA -Madımak katliamının 24 yılında yapılacak olan anma için Sivas’a gelen Aleviler HBVAKV Cemevi önünde ellerinde dövizlerle ve sloganlar atarak toplanmaya başladı.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 24 yılında yapılacak anma için Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın bir çok kentinden Sivas’a gelen Alevi yurttaşlar, Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sivas Şubesi Cemevi önünde toplanmaya başladılar.

    Anmaya katılmak için Sivas’a gelen yurttaşları taşıyan araçlar şehrin girişinde durdurularak araçta bulunanların GBT kontrollerinin yapılmasının ardından, cemevine ulaşmaya çalışan yurttaşlar polisin kurduğu üç ayrı aranma noktasından aranarak geçtikten sonra her yıl olduğu gibi bu yıl da toplanma alanı olan cemevinin önünde toplanmaya başladılar.

     

    Cemevi önünde toplanan ellerinde “Sivas’ın ışığı sönmeyecek” “Sivas’ı Unutma” “Sivas için adalet” yazılı, Sivas’ta yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu dövizleri taşıyan yurttaşlar sık sık “Sivas’ı unutma unutturma”, “Direne direne kazanacağız”, “Faşizme karşı omuz omuza”, sloganlarını atıyorlar.

    Cemevinde her yıl olduğu gibi bu yıl da Sivas’a gelen yurttaşlar için kahvaltı hazırlanmış. Burada kahvaltılarını yapan yurttaşlar anma programının başlama saatini bekliyor.

     

  • ‘Sivas Katliamı, demokrasiye, laikliğe, özgür düşünceye bir saldırıdır’

    ‘Sivas Katliamı, demokrasiye, laikliğe, özgür düşünceye bir saldırıdır’

    PİRHA- Madımak katliamının 24. yıl dönümünde Mersin Cemevi anma düzenledi. Anmada konuşan Mersin Cemevi Şube Sekreteri Nuran Engin, “Sivas Katliamı demokrasiye, laikliğe, özgür düşünceye ve en önemlisi insanın yaşam hakkına bir saldırıdır” dedi.

    2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Şenlikleri’ne katılan aydın ve sanatçıların kaldığı Madımak oteline gerçekleştirilen saldırıda 35 canın yaşamını yitirmesinin üzerinden 24 yıl geçti. Mersin Cemevi 24. yılında Madımak anması gerçekleştirdi.

    Anmada konuşan Mersin Cemevi Şube Sekreteri Nuran Engin katliamın karanlığın aydınlığı teslim alma girişimlerinden sadece biri olduğunu belirterek, “Sivas katliamı demokrasiye, laikliğe ve en önemlisi de insan yaşam hakkına bir saldırıdır” dedi.

    Ardından Sivas’ta katledilen canlar için Pir Kazım Açıktepe tarafından Gulbang okundu.

    Emek Demokrasi Platformu adına konuşan Kemal Ulusoy ise Sivas, Roboski, Ankara katliamlarına dikkat çekerek , adalet  istedi.

    Konuşmaların ardından  slayt gösterimi, semah ve deyişler okundu.

    Diren Keser/MERSİN

  • TV10 eyleminde Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler ve Yönetmen Samsunlu anıldı-VİDEO

    TV10 eyleminde Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler ve Yönetmen Samsunlu anıldı-VİDEO

    PİRHA – OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile kapatılan TV10 çalışanlarının başlatmış olduğu eylem 39. haftasında da devam etti. Televizyonların tekrar açılmasını isteyen TV10 çalışanları bu hafta Sivas Katliamı’nda yaşamını kaybedenler hem de geçen sene hakka yürüyen TV10 Yönetmeni Şükrü Samsunlu anıldı.

    HABERİN VİDEOSU

    Tv10’nun yeniden açılması için kanal emekçilerinin başlattığı eylem 39. haftasında Galatasaray Lisesi’nde devam etti. “Alevilerin sesi Tv10 susturulamaz” ve Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankartlarının açıldığı eylemde “Alevilerin sesi susturulamaz”, “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı. 39. haftaya Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, yöneticileri ve üyeleri, Kıbrıs PSAKD Yöneticisi Selver Kaya, Sanatçı Mehmet Ekici, Berkin Elvan’ın Babası Sami Elvan, Cumartesi İnsanları, TV10 Emekçileri ve izleyicileri destek verdi.

    Eylem Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu sonrası katliamda hayatını kaybedenlerin isimleri okunarak karanfiller bırakıldı. İlk konuşmayı TV10 Programcısı Hüseyin Kelleci yaptı. 39 rakamının Aleviler için önemli olduğunu söyleyen Hüseyin Kelleci, “Kırklar Meclisi’nden hareketle 39’un anlamı da biz Aleviler için büyüktür. 2 Temmuz’da Sivas Madımak’ta yakılan canlarımızın şahsında sesimiz susturulmaya çalışıldı. Ama içimizde ki insan haklarını, demokrasiyi, insana bakan yüreğimizi asla susturamazlar” dedi.

    Barış ve kardeşlik içerisinde yaşamaya devam edeceklerinin altını çizen Hüseyin Kelleci, “Ekranımızı karartılar ama insana bakan gözlerimizi karartamazlar. Ekranlarımızı karartsalar da barış ve kardeşlik içinde yaşamaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. 2 Temmuz 1993, Pir Sultan Abdal Şenliklerine katılmak için Sivas’a giden aydın ve sanatçıdan 33’ü, kaldıkları otelin yakılması sonucu hayatını kaybetti diyen Kelleci Sivas’ta babası yakılarak öldürülen Zeynep Altıok’un, “Madımak otelinde yanarak öldüler. Soruyorum yakanlara, sizin anneniz, babanız, kardeşiniz Sivas’taki gibi yandılar mı? Onları yakamazsınız, onların içinde demokrasi ve insan sevgisi var” ifadelerini kullanarak, “Biz de buradan soruyoruz, sizin hiç babanız, ablanız, abiniz, bir yakınınız yakılarak öldürüldü” mü diye sordu.

    Kelleci Sivas katliamında yaşamını yitirenlerin isimlerini tek tek okurken eyleme katılanlar hep bir ağızdan “Burada” diye karşılık verdi. Anıları için getirilen 33 karanfil genç bir kadın tarafından açılan pankartın üzerine bırakıldı.

    “SAMSUNLU’YU UNUTMAYACAĞIZ”

    Eylemde geçen yıl bu gün memleketi Giresun’da toprağa verilen TV10 emekçisi ve yönetmeni Şükrü Samsunlu’da anıldı. Samsunlu’ya ait dövizlerin de taşındığı eylemde Kelleci çalışma arkadaşı Samsunlu’ya ilişkin şunları belirtti:

    “TRT’de başlayan televizyonculuk hayatına emekli olduktan sonra da devam eden Samsunlu meslek aşkından ve insan sevgisinden hiç vazgeçmedi. Karadeniz gibi sert ama yine Karadeniz gibi güzel yürekli olan olan Şükrü Samsunlu’nun ölümü bizi yasa boğdu. Aradan bir yıl geçti ama onun sevdası, sevgisi ve televizyonculuk aşkı hep aklımızda ve yüreğimizde olacak. Sevgili Şükrü Samsunlu ışıklar içinde uyu. Seni unutmadık, unutturmayacağız” dedi.

    “İLK DEFA KENDİMİZE AİT BİR IŞIK GÖRDÜK”

    Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yöneticisi Selver Kaya da, 35 yıldır Kıbrıs’ta yaşadığını ve orada kendi kültürlerinden uzak olduklarını anlattı. Bu kültürlerinden uzak kalmayı TV10 sayesinde atlattıklarını belirten Kaya, “TV10 gündeme geldiğinde ilk defa bize ait bir ses olarak gördük. İlk defa kültürümüzü öğreneceğimiz bir ışık gördük. Bu ışığımızı karartmak istediler. Bizler örgütlü gücümüzle bu zihniyetin önünde duracağız” diye konuştu.

    Eyleme katılarak Sivas Katliamında yaşamını yitirenleri anan Berkin Elvan’ın Babası Sami Elvan ise, “Sivas katliamında hayatını kaybedenlerin aramızdan ayrıldığını düşünmüyorum. Anılarıyla aramızda yaşadıklarını düşünüyorum. Burada oğlumun adının anılmasından ötürü de teşekkür ederim” dedi.

    Sanatçı Mehmet Ekici de Sivas Katliamında yaşamını yitirenleri anarak, “Bu ülkenin en karanlık dönemlerini biz Aleviler yaşadık” dedi. Neredeyse her hafta TV10 eylemine katılarak yalnız bırakmayan Ekici, Pir Sultan’dan “Şu kanlı zalimin ettiği işler” deyişini okurken eyleme katılanlar da eşlik etti.

     

  • Pir Güzelgül: Dünya var oldukça Sivas anılacaktır

    Pir Güzelgül: Dünya var oldukça Sivas anılacaktır

    PİRHA – 1993 yılında Sivas Madımak Otel’inde hayatını kaybeden 33 aydın, yazar, sanatçı İstanbul Alibeyköy Cemevi’nde anıldı. Yapılan anma töreninde konuşan PSAKD Alibeyköy Şubesi Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Bu dünya var oldukça bizler Sivas’ı anmaya devam edeceğiz” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

     

    PSAKD Alibeyköy Şubesi 2 Temmuz Sivas Katliamı anması gerçekleştirdi. Anmaya Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, Kıbrıs PSAKD Yöneticisi Selver Kaya, PSAKD GYK Üyesi Gülizar Taşbilek ve çok sayıda yurttaş katıldı. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada, Alibeyköy Cemevi Başkanı Hüseyin Güzelgül kısa bir konuşma yaptı.

    4’üncüsü düzenlenen Pir Sultan anmalarına giden aydınların, yazarların ve semahçıların 15 bin civarında bir güruh tarafından acımasızca yakıldığını dile getiren Pir Güzelgül, “Yıllarca mücadele vermemize rağmen Sivas şehitlerini anmak için gittiğimizde dahi bizi almadılar. Orası yıllarca et lokantası olarak işletilmeye devam edildi ” dedi.

    “MADIMAK OTELİ UTANÇ MÜZESİ OLUNCAYA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Madımak Oteli’nin utanç müzesi olmasını istediklerini fakat kabul görmediğini belirten Güzelgül, “Orayı bilim kültür merkezine dönüştürdüler. O bilim kültür merkezinde bizi yakanlarla şehitlerin isimleri ile aynı panoda yer aldı” ifadesini kullandı.

    Haktan, hukuktan, adaletten uzak olan idarecilerin tarafından yönetildiklerini söyleyen Pir Hüseyin Güzelgül, “24 yıl geçmesine rağmen hala özür dilenmemiş ve orası bilim, kültür merkezi olarak devam etmekte. Ama biz hiçbir zaman Sivas şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “SİVAS ŞEHİTLERİ YAŞAYACAK VE EVRENSELLEŞECEK”

    Madımak Oteli utanç müzesi oluncaya kadar mücadelelerinin devam edeceğini ifade eden Güzelgül şunları belirtti:

    “Nasıl ki Kerbela evrenselleşmişse Sivas şehitlerimiz de yüreğimizde yaşayacak ve evrenselleşecektir. Dünya var oldukça, onların isimleri anılacak. Bu onların yüz karasıdır, çünkü Ebu Süfyan zihniyeti hüküm sürmektedir. Eğitimi görüyorsunuz ne hale getirdiler. Ortaçağ karanlığına sürükleyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Çünkü kendilerine Osmanlıyı referans almışlar. Alevi yolunda, inancında ve erkanında insanoğlunun yaşaması hem evrenseldir hem de kutsaldır. Alevilik hiçbir mekana sığmaz, ne Türkiye’ye ne de Dünya’ya. Kadimden yana var olmuş dünya var oldukça da yaşayacaktır.”

    Anma töreni Sanatçı Kibar Aslan, Mehmet Ekici, Alkan İşkar’ın sahne almasıyla devam etti. Metin Altıok Şiir Grubu’nun okuduğu şiirler izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Şiir grubunun ardından  ‘Biz ölmedik rüzgar olduk’ tiyatro gösterisi ile Sivas Katliamı’nda yaşananlar anlatılmaya çalışıldı. Anma töreni tiyatro gösterisinin ardından son buldu.

    Semra ACAR – İSTANBUL

  • Sivas Katliamı 24. yılında panellerle anlatılmaya devam ediliyor

    Sivas Katliamı 24. yılında panellerle anlatılmaya devam ediliyor

    PİRHA – Sivas Katliamı 24. yılında çeşitli etkinlikler ve panellerle anılmaya devam ediyor. 

    1993 yılında Sivas Madımak Oteli’nde 33 aydın, yazar ve sanatçının katledilmesinin üzerinden 24 yıl  geçti. Alevi Bektaşi İzmir Bileşenleri,  ‘Madımak’ı unutma, unutturma!’ diyerek Sivas Katliamı’nın 24. yılında 2 Temmuz Pazar günü saat: 20.00’de İzmir Kıbrıs Şehitleri ÖSYM binası önünde bir araya gelerek yaşamını yitirenleri anacak.

    Öte yandan Hatay Samandağ Cemevi’nde de “Sivas Katliamı’ndan kalan yaralar ve Aleviler”  paneli gerçekleşecek. 5 Temmuz Çarşamba günü saat:19.00’da Samandağ Belediyesi Hizmet Binası toplantı salonunda gerçekleşecek panele, CHP İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, Araştırmacı- Yazar Vedat Kara katılacak ve müzik dinletisi yapılacak. (HABER MERKEZİ)

  • HDK-A: Anadolu topraklarında dinmeyen acılardan Sivas Katliamı’nı lanetliyoruz

    HDK-A: Anadolu topraklarında dinmeyen acılardan Sivas Katliamı’nı lanetliyoruz

    PİRHA-Halkların Demokratik Kongresi – Avrupa (HDK-A), 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamının 24. yıldönümü nedeniyle yayınladığı açıklamada “HDK-A olarak 2 Temmuz katliamını lanetliyor, Alevi halkımızın ve diğer inanç topluluklarının inanç özgürlüğünü savunacağımızı, demokrasinin ayrılmaz bir parçasını oluşturan özgürlükçü laikliği hayata geçirmek için mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz” dedi.

    33 aydın, sanatçının yanarak can verdiği Sivas Katliamı’nın 24. yıldömünde HDK-A yazılı bir açıklama yaptı. Katliamı lanetleyen HDK-A ayrıca etkinliklere ilişkin çağrı da yaptı.

    Yapılan açıklamada şu sözlere yer verildi:

    “Halkların, inançların, kültürlerin beşiği sayılan Anadolu ve Mezopotamya topraklarında dinmeyen acılardan biri de Sivas katliamıdır. Sivas katliamı Alevilere ve aydınlara karşı gerçekleştirilmiş, arkasındaki güçler sır gibi gizlenen bir katliamdır. Darbeleri, tertipleri, karanlıkta kalan olayları açığa çıkarmak ve sorumlularından hesap sormaktan söz eden faşist AKP Hükümeti de katliamın arkasındaki karanlık güçleri, bizzat açığa çıkarmamıştır. Dahası, insanlık suçu kabul edilmesi gereken ve zaman aşımına kapsamına alınmaması gereken Sivas katliamının katillerinin bir bölümü “zaman aşımı” gerekçe gösterilerek aklanmış oldu. Sivas Davası’nda “zaman aşımı” kararı verilmesi karşısında Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hayırlı olsun” diyerek yaklaşımını da açıklamış oldu.”

    “HALA ALEVİLERİN TALEPLERİ KABUL EDİLMİYOR”

    Hala bir özür dilenmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Devletin katliamdaki rolü, tutumu mahkum edilmedi. Diğer tarafta Alevi inancına mensup halkımıza yönelik baskılar ve ayrımcılık sürüyor. Alevilerin talepleri kabul edilmiyor. Sürekli olarak yaşandığı gibi, Cemevleri yıkılmaya, Alevi yurttaşların oturduğu evler işaretlenmeye devam ediyor. Alevi çocuklarına zorunlu din dersi okutmaktan vazgeçilmiyor” denildi.

    ANMALARA KATILIM ÇAĞRISI YAPILDI

    HDK-A ayrıca yaptığı açıklamada katliamı lanetleyerek anma etkinliklerine de çağrı yaptı:

    “HDK-A olarak 2 Temmuz katliamını lanetliyor, Alevi halkımızın ve diğer inanç topluluklarının inanç özgürlüğünü savunacağımızı, demokrasinin ayrılmaz bir parçasını oluşturan özgürlükçü laikliği hayata geçirmek için mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. HDK-A olarak, tüm halklarımızı, Avrupa’da Alevi kurumların ve diğer tüm devrimci, demokrat, ilerici kuruluşların ‘2 Temmuz Sivas Katliamını Lanetleme’ etkinliklerine katılmaya çağırıyoruz.” (S.K)

  • Adalet nöbetinde Madımak unutulmadı-VİDEO

    Adalet nöbetinde Madımak unutulmadı-VİDEO

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlatmış olduğu ve 16. gününe giren Adalet Yürüyüşü’ne destek artarak devam ediyor. Mersin KESK bileşenleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) “Adalet” nöbetine katılarak destek verdi. Madımak Katliamı’nda yaşamlarını yitirenlerin anıldığı eylemde “Sivas için adalet, herkes için adalet” denildi.

    CHP Mersin il başkanlığının düzenlediği “Adalet” nöbetine KESK Mersin bileşenleri ve PSAKD Mersin şubesi de katıldı. “Adalet” nöbetinde Madımak katliamında yaşamını yitiren 35 can unutulmadı.

    Eylemde PSAKD adına konuşan Bülent Ufuk Ateş, “Tüm toplumsal kesimler gibi Alevilerinde yaşamsal sorun yaşadığı dönemden geçiyoruz” diyerek, “Türkiye Cumhuriyeti karanlık geçmişiyle yüzleşmediği, Madımak Katliamını aydınlatmadığı sürece, her şey karanlıkta kalacak. Ancak bu karanlığı aydınlatacak güç biziz” dedi.

    KESK bileşenleri adına konuşan Eğitim-Sen Şube Başkanı Sinan Muşlu ise, Adalet Yürüyüşü’nün bir partiyle sınırlandırılamayacağını ifade ederek, “Adalet Yürüyüşü niçin yapılıyor? diye soranlar var. Geçmişten günümüze çözülmemiş, adalet sağlanmamış onlarca katliam ve dava sayabiliriz. Maraş, Madımak, Ankara ve benzeri katliamların hangisi çözülmüş adalet yerini bulmuş ki, adalet demeyelim” dedi.

    Konuşmaların ardından deyişler ile “adalet” nöbeti devam ediyor.

    Diren Keser/MERSİN

  • ABF Başkanı: Sivas ve Çorum’un ardından Hacıbektaş’ta cem olacağız-VİDEO

    ABF Başkanı: Sivas ve Çorum’un ardından Hacıbektaş’ta cem olacağız-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF’nin Sivas ve Çorum anma programlarını anlattı. Yıldız, Sivas’ta gerçekleştirilecek anmanın ardından Alevi kurumları ile Hacıbektaş’ta birlik cemi düzenleneceğini ifade etti.

    HABERİN VİDEOSU

    Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Muhittin Yıldız, Alevi kurumlarının Sivas ve Çorum anmalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu. Yıldız, Alevi örgütleriyle birlikte 15 günden beri Sivas’ın köylerinde çalışmalar, muhtarlarla toplantılar yaptıklarını söyledi.

    Yıldız yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı:

    “Bundan 24 yıl önce Pir Sultan heykelini dikmek adına akademisyenlerimizin sanatçılarımızın entelektüellerimizin hep birlikte Sivas’a gidip Pir Sultan’ın direniş simgesi olan heykelini dikmekte olduklarında o dönemde derin ve kirli eller tekrar devreye girerek insanlığı katletmişlerdir. Dolayısıyla bu yapılan katliam sadece Alevilere değildir bu memlekette yaşayan bütün düşünce özgürlüklerine yapılmıştır. Tabi bu dönemde yapılacak 2 Temmuz’daki anma geçen dönemlere göre daha farklı olacak. Geçmişten bugüne kadar yapılan katliamlar devletin bir kısmının eliyle olmuştur. İşte Koçgiri Katliamı, Dersim soykırımı devlet bunu aleni kendi eliyle yapmıştır. Ama Maraş, Sivas, Gazi, Suruç’ta yapılan katliamlar da bu kirli elleri, derin yapıları, devletin de desteğiyle beraber bu katliamın önünü açmışlardır. Dolayısıyla bunu kınamak, lanetlemek adına, karanlığın tekrar aydınlığa çıkarılması adına da bu anmayı değişik bir şekilde yapacağız. Sivil toplum örgütlerinin, köy derneklerinin, köy federasyonlarının bildiğiniz Divriği Kültür Derneği, Hitit Federasyonu, Varto, Erzurum gibi bu dönem sivil toplum örgütleri de ciddi anlamda bir ilgi ve alaka gösterdiler.”

    Bu anmanın sadece Sivas ile sınırlı kalmayacağını söyleyen Yıldız, Sivas’tan Çorum’a geçeceklerini duyurdu. Yıldız, “Çorum bir katliamdır ancak Çorum’da 38, 39 gün bir direniş olmuştur. Burada da yanı şekilde bu kirli emellerin Çorum’daki Alevi canlarımızı katletmek adına maalesef bu projeyi uygulamışlardır” ifadelerini kullandı.

    “ÖZÜR SAMİMİ DEĞİLDİR”

    Bu 1915’lerde Ermeni Katliamı ile başlayıp  Koçgiri, Dersim, Sivas, Maraş, Gazi, Suruç gibi katliamların devam ettiğine dikkat çeken Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz Aleviler tabi geçmişte bu katliamlardan itibaren köylerden kentlere göç ettiğimizde dedeler ve talipler arasındaki ilişkiler uzak kalmıştı. Ama şuanda Aleviler bir örgütlülük sağladı. İnanç kuruluyla beraber bir araya geldi. Alevi örgütlerinin güçlülüğünü gören bu yapı tekrar rahatsız olmaya başladı. Bu konuda da bir adalet arayışı sadece Sivas’la sınırlı değil. Geçmişin de aynı şekilde hesabını sormak adına Maraş’ın, Sivas’ın, Dersim soykırımıyla da ilgili söylüyorum bütün bu kirli emellerin ortaya çıkması bunu yapan bir anlayışın devlet olarak bir özür dilemesi gerektiğini bekliyoruz. Ancak sadece dönemin yöneticileri hamaset yaparak oy uğruna şahsi bir Dersim’le ilgili özür dilemiştir. Bu samimi bir özür dileme değildir.”

    4 TEMMUZ’DE BİRLİK CEMİ YAPILACAK

    “Alevi canlarımızın geçmişini hatırlaması için Sivas’ta insanlığa yapılan katliama karşı Madımak’ta buluşmak üzere çağrı yapıyoruz” diyen ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, “Madımak’tan sonra Çorum’da aynı şekilde katliamı anacağız. En önemlisi de Temmuz’un 4’ünde Hacıbektaş’ta birlik cemi yapacağız. Bu birlik cemi de Alevi kurumlarının, Alevi canlarının bir araya gelmesiyle bir ikrar cemi olacaktır” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)

  • HDK, ‘Sivas’ı unutmadık unutturmayacağız’ paneli düzenledi-VİDEO

    HDK, ‘Sivas’ı unutmadık unutturmayacağız’ paneli düzenledi-VİDEO

    PİRHA – HDK, İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Abbasağa Parkı’nda Sivas katliamı konulu panel düzenledi. Panelde konuşan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Pakrat Estukyan, CHP Milletvekili Zeynep Altıok, Anti Kapitalist Müslümanlardan İhsan Eliaçık, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ülkedeki adaletsizliğe vurgu yaptılar. 

    Haberin Videosu

    HDK İstanbul İl Meclisi tarafından “Sivas’ı unutmadık unutturmayacağız”, “Sivas için adalet herkes için adalet” pankartları asılırken, merdivenlere de katliamda yaşamını yitirenlerin resimleri konuldu.

    Moderatörlüğünü HDK İstanbul İl Meclis Üyesi Hüseyin Korkmaz’ın yaptığı panelde Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Pakrat Estukyan, CHP Milletvekili Zeynep Altıok, Anti Kapitalist Müslümanlardan İhsan Eliaçık, HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit konuştu.

    Sivas Katliamı’nda yasamını yitirenlerin isimleri alkışlar eşliğinde okunduktan sonra bütün katliamlarda yaşamlarını yitirenlerin anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    “KİRLETİLMİŞ BİR ZAMANI ADIM ADIM YÜRÜYORUZ”

    İlk söz CHP Milletvekili ve Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren şair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok’a verildi.
    Adalet yürüyüşünden geldiğini belirten Altıok, “Kirletilmiş bir zamanı adım adım yürüyoruz” dedi. Altıok Sivas katliamında laikliğin, aydınların, sanatçıların, semah dönen küçücük canların hedeflendiğini belirtti. Dindar ve kindar nesil yaratmak isteyenlerin iktidarında olduğumuzu vurgulayan Altıok, Sivas Katliamı’nın belki de bu amacın ilk adımı olduğunun altını çizdi.
    Dindar ve kindar neslin nefretten, kinden ve kandan beslendiğini söyleyen Altıok, rejimin değiştirilmeye çalışıldığının da altını çizdi.

    “İKTİDAR TOPLUMU AYDINLATAN HERKESİ YOK ETMEK İSTİYOR”

    İktidarın sadece Sivas Katliamı’yla değil Sabahattin Ali’den Hırant Dink’e kadar toplumu aydınlatan herkesi yok etmek istediğini belirten, Altıok eğitimin gericileştirilmesine, KHK’lara da değindi.

    24 yıldır devam eden Sivas Katliamı davasını unutturmamaya çalıştıklarını vurgulayan Altıok bu mücadelenin sadece Sivas Katliamı mağdurlarının mücadelesi olmadığını belirtti.

    Altıok Sivas Katliamı zaman aşımına uğradığı zaman Erdoğan’ın “Hayırlı olsun” sözleriyle karşıladığının altını çizdi.

    24 yıldır ilk defa, “Adalet Yürüyüşü” sayesinde 2 Temmuz için unutmadığını söyleyen Altıok, “Gezi çok büyük bir umut olmuştu. Gezinin umudu 7 Haziran’ı getirdi.  7 Haziran’da referandumda %50’nin üzerinde Hayır’ getirdi. Şimdi de adalet için yürüyen insanların umudu oldu” dedi.

    “TÜRK, SÜNNİ OLMAYAN HERKES ÖTEKİLEŞTİRİLDİ”

    Altıok’un ardından söz alan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Oakrat Estukyan algı operasyonlarıyla zihinlerde Ermenilerin var olmadığı gibi bir sonuç yarattığını belirtti. Türkiye’de kendini etnik olarak Türk, inanç olarak Müslüman, mezhep olarak sunni ve hanefi saymayan herkesin ötekileştirildiğine dikkat çeken Estukyan, “Cumhurbaşkanının hevesle söylediği o tek, tekin içine girerseniz hiçbir sorun kalmayacak.” şeklinde konuştu.

    Bazı köşe yazarlarının televizyonlarda, “Babam Çerkes’di ama ben Türk’üm” diye konuştuğunu söyleyen Estukyan “Ben Çerkeslerin meşreplerinin bunu kaldıracağını sanmıyorum. Birisi de çıkıp ‘Babam neyse ben de oyum. Ben ağaç kovuğundan gelmedim’ der” ifadelerini kullandı.

    “ÜLKE KORKUYLA YÖNETİLİYOR”

    Ülkenin korkuyla yönetildiğini belirten Estukyan, “Korkularından uyuyamıyorlar. Panik halindeler. En ufak bir çıtırtıda bir daha Gezi olacak diye korkuyorlar” dedi.

    Konuşmasında açlık grevinde olan eğitimcilere de değinen Estukyan şunları ifade etti:

    “2 Temmuz acımız o kadar fazla ki 35 kiloya düştü. Nuriye Gülmen’den bahsediyorum. Semih gözlerimizin önünde eriyor. Yüreğimiz ağzımızda. Onların da yürekleri ağzında. Kimileri bunu intihar zannedebilirler ama değil. Bu acılara artık tahammülümüz yok derken kendi etimizi mi kanatacağız. Hayır daha fazlasına ihtiyaç var. ‘Pompalı tüfekler bize yetmez, makineli tüfekler verin bize’ diyen bir anlayış var karşımızda. Nuriye ve Semih kendilerince bir yöntem buldular. Kendi canlarını yakıyorlar ama başkalarının da canını yakıyorlar.”

    Mardin’de 50 tane Süryani kilisesinin Diyanet’e devredilmesine de değinen Estukyan, “2 Temmuz’un acısını yüreğinde hissedenler bu 50 Süryani kilisesinin mücadelesini sadece Süryanilere bırakmamalı” dedi.

    “ADALET HİÇ BU KADAR YERLERDE SÜRÜNMEDİ”

    Estukyan’ın ardından konuşan Anti kapitalist Müslümanlardan gazeteci yazar İhsan Eliaçık, Ataol Behramoğlu’nun “Yaşadıklarımdan öğrendiklerim var” dizesini söyleyerek kendisinin de yaşadıklarından öğrendikleri olduğunu vurguladı.

    “Adaleti savundun mu tam savunacaksın” diyen Eliaçık, İslamın adaletsizliği reddettiğini kaydetti. 15 yıldır adaletin iktidarın umurunda olmadığını belirten Eliaçık, “Adalet hiçbir zaman bu kadar yerlerde sürünmedi” dedi.

    Müslüman, Türk, Sunni, Hanefi konseptinin resmi devlet konsepti olduğuna dikkat çeken Eliaçık, “Ben bu konseptin içinden gelen bir insan olarak eğer sorgulamasaydım bir takım gerçeklere ulaşmam mümkün değildi.” şeklinde konuştu.

    “ADALET YÜRÜYÜŞÜNE KATILACAĞIM”

    Bir Türk ve Sunni olarak Kürtleri ve Alevileri savunurken daha fazla acı çektiğini belirten Eliaçık, 28 Şubat döneminde başı kapalı kızların haklarını savunduğu için 35’i aşkın davadan yargılandığını, Gezi sürecine katıldığı için yine yargılandığını, Diyarbakır’da katıldığı konferansta peygamberin Hendek savaşını anlattığı icin hendekleri meşrulaştırmaya çalıştığı gerekçesiyle hala yargılandığını belirtti. Ayrıca Eliaçık, “Adalet Yürüyüşü’ne katılacağını da duyurdu.

    “CUMHURİYETİ EN FAZLA ALEVİLER SAVUNUYOR”

    Panelde son olarak konuşan Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, Dersimli bir kadın olarak bu ülkede Alevi olmanın ne demek olduğunu çok iyi bildiğini vurguladı. 90’lardan bu yana fazla bir şeyin değişmediğini belirten Koçyiğit, Alevilerin ulus devlet mantığıyla kurulan Cumhuriyetin yanlış politikalarından çok çektiklerini ama Selçukludan ve Osmanlıdan beri sürekli katliamlara maruz kaldığı için Cumhuriyeti en fazla yine Alevilerin savunduğunu kaydetti.

    “EN ÇOK KÜLTÜREL KATLİAM YAŞANIYOR”

    İktidarın var olmak için katliamlara başvurduğunu ifade eden Koçyiğit, en çok da kültürel katliamların yaşandığını vurguladı.

    Kocyiğit Adalet Yürüyüşü’nün önemine dikkat çekerek “Bu adaletin herkes için adalete, Sivas için adalete, Gazi için, Roboski icin, Sur icin adalete dönüşmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

    “Eşitlik olmadan adalet olmaz” diyen Koçyiğit, herkesin Adalet Yürüyüşü’nun öznesi olduğu ve CHP’nin de herkese kucak açarsa bu ülkenin önünün daha açık olacağına inandığını belirtti.

    Konuşmalardan sonra Ayfer Düztaş’ın Alevi deyişleri okumasıyla etkinlik son buldu.

  • PSAKD Diyarbakır Şubesi, Madımak anma programını açıkladı

    PSAKD Diyarbakır Şubesi, Madımak anma programını açıkladı

    PİRHA- Madımak Katliamı’nın 24. Yıldönümü yaklaşırken, ülkenin bir çok kentinde anma etkinlikleri düzenleniyor. PSAKD Diyarbakır Şubesi de bu yıl iki günlük programla anma etkinliği düzenleyecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi, 2 Temmuz 1993 yılından Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’a giden ve gerici, faşist zihniyet tarafından hedef gösterilip katledilen sanatçı ve aydınların da içinde olduğu 35 insan için etkinlik düzenliyor.

    Etkinlik programı şöyle;

    1 Temmuz Cumartesi saat 16.00’da, Cemevi Seyit Rıza Konferans salonunda, Madımak Katliamı’nı anlatan ‘Menekşeden Önce’ adlı film gösterimi yapılacak.

    02 Temmuz pazar günü saat 16.30’da Yenişehir Toplu Konutlar Barış Ormanı’nda 2014 yılında kurulan Sivas Şehitleri Hatıra Ormanı ziyaret edilecek.

    Saat 18.00’de ise Cemevi bahçesinde; saygı duruşu, basın açıklaması, şehitlerin yoklaması, semah ve Grup Pir Sultan’ın müzik dinletisi etkinliği gerçekleştirilecek.

    Etkinlik programına ilişkin PİRHA’ya bilgi veren PSAKD Şube Başkanı Cafer Koluman, bu yıl anma etkinliklerini yerelde yapma kararı aldıklarını, Diyarbakır’dan Sivas’a ses olacaklarını ifade etti. Koluman sesimizin Madımak ile buluşması için tüm canları etkinliğe katılmaya çağırdı.

    Diren Keser/MERSİN

  • Aleviler, Sivas ve Çorum katliamlarını Datça’da protesto edecek

    Aleviler, Sivas ve Çorum katliamlarını Datça’da protesto edecek

    PİRHA – Sivas ve Çorum Katliamlarının yıl dönümü nedeniyle bir çok Alevi kurumu, çeşitli etkinliklerle katliamda hayatını kaybedenleri anarak, katliamcı zihniyet protesto edecek. HBVAKF Datça Şubesi’ne bağlı Cemevi, 2 Temmuz Pazar günü saat 19.30’da Muğla Datça’da katliamda hayatını kaybedenleri anacak.  

    Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Datça Şubesi Cemevi, Sivas ve Çorum katliamlarının yıl dönümü nedeniyle 2 Temmuz pazar günü saat 19.30’da Datça Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması ve sinevizyon gösterisi yapılarak anma töreni gerçekleştirecek. (HABER MERKEZİ)

     

       

  • ‘Sivas’a intikam için gitmiyoruz, sevgiyi yeşertmek için gidiyoruz’

    ‘Sivas’a intikam için gitmiyoruz, sevgiyi yeşertmek için gidiyoruz’

    PİRHA- 2 Temmuz 1993‘te Madımak Otelinde katledilen 33 aydın ve sanatçı 24. yıl dönümünde unutulmazken, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim Dede “Sivas’a bir intikam için gitmiyoruz. Amacımız barışı, kardeşliği, sevgiyi yeşertmek için gidiyoruz” derken, DAD yöneticisi Bülent Şahan ise, “1400 yıldır değişmeyen zihniyete karşı, Sivas’a giderek mücadelemizi ortaya koyacağız. Tüm canları, inanları ve insanlığı Sivas’a çağırıyorum”dedi.

    Madımak Otelinde 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel çalışanının katledilmesinin üzerinden 24 yıl geçti. Her 2 Temmuz günü yollara çıkan Aleviler ve dostları Madımak Oteli önünde anma düzenlerken, otelin müze yapılması ve sorumluların cezalandırılmasını istiyor.

    PİRHA’ya konuşan Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Baba Mansur Ocağı Piri Erdoğan Sevim, Sivas’ın dumanı tütmeye, ateş yanmaya ve feryatlar yükselmeye devam ediyor diyerek şunları ifade etti;

    “Yakılarak katledilen ozanları ellerinde sazları vardı, kimi şair, kimi yazardı. Onların söylemleri haktan, hukuktan, adaletten yanaydı. Anadolu topraklarında geçmişten günümüze bu zulümler hep yaşanmıştır. Sivas topraklarında, Kızılırmak boylarında  birçok Alevi pirinin, dervişinin izleri vardır.”

    “DAVANIN KAPANMASINA ‘HAYIRLI OLSUN’ DİYENLER OLDU

    Sivas Katliamının canlılığını korumak için, Aleviler Türkiye’nin dört bir tarafından Sivas’a gidiyorlar diyen Pir Erdoğan Sevim “Sivas’a bir intikam için gitmiyoruz. Amacımız barışı, kardeşliği, sevgiyi yeşertmek için gidiyoruz” dedi.

    Kıbrıs’a 6 saatte taarruz düzenleyen devlet, Sivas’ta 35 canı koruyamadı diyen Erdoğan Sevim Dede, şunları belirtti;

    “Devlet koruyamadığı gibi, Alevilerin “utanç müzesi” talebine de cevap vermedi. Devlet davanın kapanmasına öncülük etmemelidir. Dava kapatıldıktan sonra da sevinenler oldu, “hayırlı olsun” diyenler oldu. Biz Aleviler, bu ülkede adalet ölmesin istiyoruz. Umutlarımızı kaybetmeden, geleceğe bakacağız.”

    “MUAVİYE ZİHNİYETİ KENDİSİNE UYMAYAN İNANÇLARI YOK EDİYOR”

    Demokratik Alevi Derneği yöneticisi Bülent Şahan ise, 1400 yıldır katliamlar yaşamış bir inançtan geliyoruz diyerek, Muaviye zihniyeti kendisine uymayan inançları ve toplumları ortadan kaldırmak istiyor dedi.

    Sivas katliamının farklı bir boyutu olduğunu belirten Şahan, şunları ifade etti;

    “Türkiye’nin ve Alevi toplumun aydınlarının bulunduğu bir yerde katliam yaparak, bu topraklarda Alevi kültürünü silmeye çalışmışlardır. 1400 yıldır değişmeyen zihniyete karşı, Sivas’a giderek mücadelemizi ortaya koyacağız. Tüm canları, inanları ve insanlığı Sivas’a çağırıyorum.”

    Diren Keser/MERSİN

    Pir Erdoğan SEVİM

    Bülent ŞAHAN